Tanzanya Dar-es Salaam

Tanzanya Dar-es Salaam

 

Tanzanya ülkesinin en büyük şehridir. Uzun yıllar: Arap hükümdarları, kendi ülkelerini bırakıp, Tanzanya’ya hükümdarlık yaptılar. Bugün, Tanzanya ve Dar-es Salaam şehri denilince ilk akla gelenler: tozlu giysiler, tavuklar, keçiler, safari cipleri, iyi giyimli ve takım elbiseli ofis çalışanları, sabahları yol kenarlarına oturmuş ellerindeki kahveyi yudumlayanlar, yerel giysiler giymiş sokak satıcıları, okyanustan esen tatlı rüzgarlar, mükemmel kumsallar.

İşte: Dar-el Salaam şehri denilince ilk akla gelen bunlar. Öte yandan: şehir, daima Tanzanya ve Afrika’nın yakın çevresinin doğa güzelliklerini ve yaban hayatını izlemeye gelenler, Zanzibar’ı gezmeye gelenler tarafından pas geçilmektedir ki, ben şahsen buralara yolunuz düşerse, birkaç gün, Dar-es Salaam şehrine ayırmanızı öneriyorum.

Şehrin isminin kelime anlamı “barış yurdu” anlamına gelmektedir. Eski ismi ise “Mzizima” dır. Burada beyazlara beyaz adam anlamında “Mzungu” diyorlar.

Müslüman ve Türk olduğunuzu rahatlıkla ifade edebilirsiniz, bizlere karşı yaklaşımları olumlu.

Şehirde, yaklaşık 3 milyon insan yaşamaktadır ve bu yüzden sakin değildir. Bu nüfus yoğunluğu içinde: Müslümanlar, Hıristiyanlar, Araplar, Afrikalılar, Hintliler ve Asya kökenliler bulunmaktadırlar. Bu nüfusun yarısı Müslümandır.

Öte yandan, Tanzanya ülkesinin ekonomik kalbidir ve çok katlı iş merkezleri şehirde birçok yerde görülür. Her ne kadar ülkenin siyasi başkenti olma özelliğini Dodoma şehrine kaptırmış olsa da: Tanzanya hükümet üyeleri bile, zamanlarının büyük çoğunluğunu burada geçiriyorlar.

Tanzanya Dar-es Salaam

TARİHİ SÜREÇ

19’ncu yüzyılda, Mzizima ( bu kelimenin Swahili dilindeki anlamı “sağlıklı şehir” dir) : Hint Okyanusu ticaret yolları üzerinde, bir balıkçı köyü olarak görülmektedir.

1865 yılında: Sultan Mecid bin Zanzibar Dedi: buranın çok yakınlarına yeni bir şehir inşa etmeye başlar ve günümüzdeki Der-es Salaam şehrinin ilk temelleri böyle atılır.

1870 yılına gelindiğinde: Sultan’ın ölümünün ardından, şehir düşüşe geçer ve 1887 yılında, Alman Doğu Afrika Şirketinin buraya kurulması ile yeniden hızlı bir kalkınma sürecine girer. 1900’lü yılların başında ise, merkezi tren hattının yapılması ile, gelişim hızlanır.

Takip eden İngiliz döneminde de, şehir, idari ve ticari bir merkez olarak kullanılır. Dünya Savaşından sonra ise, gelişim iyice hızlanır.

Tanzanya Dar-es Salaam

İKLİM

Şehirde ve yakın çevresinde: tropikal iklim koşulları egemendir. Ekvator’a ve Hint Okyanusuna yakın olması, bunların da yörenin iklimi üzerinde yoğun etkilerinin hissedilmesine neden olur. Bölgede iki mevsim görülür ki bunlar: tropikal ıslak ve kuru mevsimlerdir.

Ekim ve Kasım ayları yağışlıdır. En sıcak ay: Aralık-Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarıdır ve bu aylarda sıcaklık ortalaması 30 derecenin üstündedir. Buraya gitmek isterseniz en iyi tarih “Haziran” ayı yani kuru mevsimdir.

Tanzanya Dar-es Salaam

HAVAALANI

Şehirde “Julius Nyerere Uluslar arası Havaalanı” (JNIA) bulunmaktadır. Alanın ismi, ülkenin başkanlarından birine aittir. Oldukça küçük ve düzensizdir. Vize alınmayan ülkeye giriş için, uçakta verilen formları doldurmanız gerekiyor. Formu doldurup, pasaport ile birlikte görevliye teslim ediyor ve daha sonra ülkeye giriyorsunuz.

Alan, şehir merkezine 12 km. uzaklıkta ve bu uzaklık yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. 2 terminallidir. Yıllık 2 milyon yolcuya hizmet verilmektedir. Yakında III numaralı terminalin açılacağı ve yolcu kapasitesinin yıllık 3.5 milyon olacağı söyleniyor.
Evet, İstanbul’dan uçağa bindiğinizde 7 saat sonra buraya, havaalanına iniyorsunuz.

Tanzanya Dar-es Salaam

PARA

Şehirde, Tanzanya Şilini kullanılıyor ama Amerikan doları da her yerde geçerlidir.

 

NE YENİR

Tanzanya’nın en büyük ihraç ürünü olan, bir tür meyve “ cashew” denemelisiniz. Bunun hem suyu içiliyor, hem de reçel ve marmelat yapılarak satılıyor. Dünyaya ihraç ediyorlar, mutlaka denemenizi öneririm.

Burada ayrıca muzlu çorba denemenizi öneririm. Bu çorba: muz, havuç ve patates ile yapılıyor.
Evet: şehirde dünya yemek kültürlerine ait her türlü restoranı bulabilirsiniz.

Özellikle: lüks Hint yemekleri servis edilen “Dar Addis” veya “Nawabi Khana” tercih edilebilir. Tay/Japon yemek kültürünü denemek isterseniz, bu kez “Oriental” iyi bir seçim olacaktır.

 

ALIŞVERİŞ

Şehirdeki her türlü alışverişinizde, mutlaka pazarlık etmenizi ve bir şeyi satın almadan önce birkaç yere bakmanızı öneririm. Şehir ziyaretinizde, buraya özgü bir şeyler almak isterseniz, abanoz ağacının oyulmasıyla yapılan bir tür el sanatı olan “Makonde” alabilirsiniz.

Bunun dışında, kumaş ve tişört satın alabilirsiniz. Bunları alabileceğiniz alışveriş caddesi “Samora Avenue” dir. Ayrıca: yine el sanatı ürünleri satan, Nyumba ve Sanaa bölgesindeki dükkanları (Mwalimu Nyerere Kültür Merkezi olabilir) gezebilirsiniz.

Bazı orijinal “Tingatinga” tabloları bulmak isterseniz: Haile Selessie yolu üzerinde bulunan Tingatinga Merkezine gitmelisiniz. Eğer ahşap oymalar isterseniz: Mwenge Carver pazarı nı tercih etmelisiniz.

Mwenge Carvers Market

Burası: Köy müzesi karşısında, Sam Nujoma caddesindedir. Her gün saat: 08.00-18.00 arasında açıktır.
Burada: tezgahlar üzerinde satış yapan satıcılarda: oymacılık ürünleri bulup satın alabilirsiniz. Burası, büyükçe bir alışveriş merkezidir. El işleri, resimler, çanak-çömlek, Afrika yerel kıyafetleri bulup satın alabilirsiniz. Fiyatlar da uygun.

Msasani Slipway Weekend Craft Market

Burası, yalnızca Cumartesi ve Pazar günleri açıktır. Buranın fiyatları daha yüksek olmasına rağmen, şehirdeki diğer alışveriş mekanlarına göre daha kaliteli mallar satılır ve atmosfer daha iyidir. Burada: el sanatları ve bazı resimler bulup satın alabilirsiniz.

Mnazi Mmoja

Burası: Bibi Titi Mohammed caddesi üzerindedir. Burada, birçok Tanzanyalı kadın tarafından giyilen “Kangas” isimli tekstil ürünlerinin satıldığı bir yerdir.

Kariakoo

Msimbazi&Mkunguni caddesi üzerinde bulunan bu Pazar yeri: Tanzanya’nın en büyük açık pazarıdır. Buradaki saat kulesi de ilgi çekmektedir. Burada yankesicilere dikkat etmenizi öneririm.

KONAKLAMA

Şehir merkezinde birçok otel bulunuyor. Ama, sakin bir yerde kalmak isterseniz: hemen şehir merkezinin güneyindeki Ras Kutanı kıyısında veya Amani Beach bölgesinde bir otel seçebilirsiniz. Ayrıca, şehir merkezinin hemen kuzeyinde, Retreat sahilinde de çok güzel butik oteller var.

ETKİNLİKLER

Şehre, eğer Mayıs ayında gidiyorsanız, burada düzenlenen “keçi yarışları” nı mutlaka izleyin, ilginç bu yarışlarda elde edilen gelirler, sosyal kurumlara veriliyormuş ki, keçilerin bu kadar hırslı ve hızlı koştuğunu bilmiyordum.

Bunun yanında: Haziran ayında, el sanatı ürünlerinin satıldığı “Tanz Hands” fuarına uğramalısınız. Ekim ayında burada olursanız bu kere “Avrupa Film Festivali” ilginizi çekebilir. Aralık ayında “Art in Tanzanya” denilen ve Afrika sanatı ürünlerinin sergilendiği bir sergi gezilebilir.

Bunun dışında: burada, yeni yıl ve dini bayram günleri dışında, 12 OCAK tarihi, “Devrim Günü” olarak kutlanıyor ve bu günde alışveriş merkezleri kapatılıyor. Her yıl, 8 AĞUSTOS tarihinde Çiftçiler günü, 1 MAYIS tarihinde Nyere günü, 9 ARALIK tarihinde ise, Bağımsızlık günü kutlanıyor. Bu tarihlerde resmi tatil uygulandığını bilmelisiniz.

Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam

 

GEZİLECEK YERLER

Tanzanya Dar-es Salaam

TANZANYA ULUSAL MÜZESİ

Müze: 1934 yılında kurulmuş ve 1940 yılında ziyarete açılmıştır. Giriş ücretlidir, giriş ücreti yetişkin için 5 dolar, öğrenci için 2 dolardır. Her gün saat: 09.30-18.00 arasında açıktır.
Burada: Tanzanya tarihine ait kalıntılar ve objeler sergilenmektedir.

Bunların en önemlisi: Olduvai bölgesinde Loui Leakey tarafından bulunan; “Paranthropus boisei” olarak isimlendirilen, binlerce yıl öncesinden günümüze kalan insan kafatası kemikleridir.

Ayrıca: yine bu müzede: otomobil meraklıları için, önce İngiliz sömürge hükümeti tarafından kullanılan ve daha sonra yerel kral King George V tarafından kullanılan “rolls royce” marka otomobil sergilenmektedir. Ayrıca: Doğu Afrika Alman topluluğu tarafından kullanılan “Mercedes” marka otomobil görülüyor. Burada: ilgi çeken bir diğer obje: ahşap bisiklettir ve hiç metal kullanılmadan yapılmıştır.

Müzenin bir bölümü ise: Tanzanya’nın en büyük arkeoloji sitelerinden biri olan “Kilwa” yöresinden çıkarılan eserlere ayrılmıştır. Yine: müzede Çin seramikleri sergilenmektedir. Tanzanya kültürüne ait koleksiyonlar ise, müzenin Etnoğrafya bölümünde sergilenmektedir.
Evet, sonuç olarak bu müze elbette ülkemizdeki müzelere benzemiyor, küçük, yarım saatte müzeyi gezebiliyorsunuz.

 

BOTANİK BAHÇELERİ

Ulusal müzenin hemen yanındadır. Burada: tropik bitki ve ağaç örnekleri bulunmaktadır.

 

ST JOSEPH KATEDRALİ

Sivri külah şeklinde kulesi bulunan katedral: günümüz de de ibadete açıktır ve bir Pazar sabahı buraya uğranıldığında, içeriden şarkı sesleri duyulacaktır. Burası: Alman misyonerlerin, Lutheran kilisesi ile birlikte inşa edilmiş ve Katolik kilisesidir.

Ana sunak arkasındaki vitray pencerelerin güzelliği dikkat çekmektedir. Ana sunak üzerindeki oyma kabartmalar ve orijinal Alman yazıtlar da sanatsal içerik taşımaktadırlar.

Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam

 

BALIK PAZARI

Burası: şehrin en hareketli Pazar yerlerinden birisidir ama burayı ziyaret edecekseniz, sabah saatlerinde gitmeniz gerekir. Öte yandan, kötü kokuya, pis ve düşmanca bakışlara ve pisliğe razı iseniz buraya girmelisiniz.

Balık pazarı girişindeki tezgahlarda: Tanzanya ülkesine ait geleneksel oymalar var. Bu oymalara “Makonde” oymaları diyor ve aynı zamanda bir kabile ismi olarak kullanılıyor.

Bu geleneksel oymalar: özellikle koyu renkli ve sert olarak, abanoz ağacından oyularak yapılıyorlar. Yine balık pazarının bu bölümünde: kurutulmuş çeşitli deniz kabukluları hediyelik eşya gibi satılıyor.

Pazarın iç bölümlerine doğru yürürseniz, bu kez balık kokuları egemen olmaya başlıyor. Hatta: pazarın bazı yerlerinde balıkları pişirip hemen servis ediyorlar.

KİKİTU MEYVE PAZARI

Burada: tropik meyvelerden birçok çeşidini bulup satın alabilirsiniz. Burada: karşılaşacağınız meyveler: Hindistan cevizi, ananas, papaya, muz çeşitleri, avokado, mango, karpuz.

Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam

THE VİLLAGE MUSEUM-KÖY MÜZESİ

Bu müze: 1996 yılında kurulmuştur.

Müze: şehir merkezi dışındadır ve burada geleneksel ve 16 farklı etnik gurubun kullandığı kulübeler bulunmakta ki bunların içi onların yaşadığı şekilde döşenmiştir. Bu görüntüler, ziyaretçiler için ilginç ve ilkel geliyor. Ama rehberin söylediğine göre: günümüzdeki ülke yöneticileri de, hangi düzeyde olursa olsun, kendi köylerine gittiklerinde aynı ortamlarda yaşıyorlarmış.

Ayrıca: yine her gün, ziyaretçiler için geleneksel müzikler ve dans gösterileri sunulmaktadır. Elbette, bahşiş vermeyi unutmayın.

Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam
Tanzanya Dar-es Salaam

BAGAMOYO

Şehir merkezinin 75 km kuzeyinde, Zanzibar adasına yakın ve Hint Okyanusu kıyısındaki burası: 18’nci yüzyılda kurulmuştur. Doğu Afrika kıyılarındaki en önemli ticari limanlardan birisidir. Kurulduğu dönemlerde, Afrika’nın doğu kıyısında, Alman sömürgesi ve Hıristiyan misyonerler, Hintli ve Arap tüccarlar için bir merkez görevi görmüştür.

Evet: 18’nci yüzyılın sonlarında, burada, Müslüman aileler yerleşiktir. Burası, ticaret için önemli bir liman haline gelince: fildişi ve köle ticareti, tamamen buradan yapılmaya başlandı. Özellikle: Afrika içlerinde ticaret yapan tüccarların, taşıyıcı yani hamal olarak köleleri kullanmaları, zaman zaman şehirde, binlerce kölenin bulunmasına neden oluyordu.

Köle ticareti, Doğu Afrika’da, 1873 yılında yasaklanmasına rağmen, 19’ncu yüzyılın sonuna kadar gizlice devam ettirilmiştir.

1868 yılına gelindiğinde, burada, misyonerlerin etkisiyle Katoliklik yayılmaya başlanmıştır. Doğu Afrika’daki ilk Katolikler buraya yerleşmişlerdir. Şehrin bir bölümünde tahsis edilen arazide: bir kilise, okul ve bazı atölye çalışmaları yapılan yerler kurulmuştur.

Zamanla: Bagamoyo: fildişi ticaretinin yanında hindistancevizi ticaretinin de merkezi durumuna gelmiştir. Aynı zamanda, ünlü Avrupalı kaşifler, buradan Afrika içlerine girmişlerdir. Hatta: Nil nehrinin kaynağını bulmak için, birçok kaşif buraya gelmiştir.

1905 yılına gelindiğinde, Almanlar Dar-es Salaam bölgesine bir demiryolu inşa etmeye başlayınca, buranın önemi azalmaya başlamıştır.

Günümüzde, buradaki nüfus 30 bin civarındadır. Şehrin otantik yapısı: dünya mirası listesine aday gösterilmesine neden olmuştur.

 

KARİMJEE HALL

Burası: Dodoma şehrine taşınmadan önce Tanzanya Parlamentosu tarafından kullanılan bir yerdir ve günümüzde halka kapalıdır. Burası: meclis komitesi ve siyasi işlevler için kullanılır.

Tanzanya Dar-es Salaam

ASKARİ MONUMANENT-ANIT

I. Dünya savaşında ölen Afrikalılara adanmış, bronz bir heykeldir. Öyle pek ilgi çekecek bir şey değil, ama yine de gidip görülüyor.

Tanzanya Dar-es Salaam

KUNDUCHİ HARABELERİ-KAOLE KALINTILARI

Şehir merkezine, araba ile 1 saatlik uzaklıktadır. Burası küçük bir kasabadır. Bagamoyo şehrinin çok yakınında ve Hint okyanusu kıyısındadır. 13-16’ncı yüzyıllar arasında, burada, Müslüman Şirazi’ler yerleşmiştir. Bu nedenle: 15’nci yüzyıldan kalma iki cami kalıntısı ve 30 mezar bulunmaktadır.

Camilerden birisi, Doğu Afrika’nın bilinen en eski camisidir. Mezarlar ise: özel olarak inşa edilmiştir. Sütunları ve mercan işlemeleri ilgi çekmektedir. Bu mezarlarda: yerel sultanların torunları gömülüdür. Buraya gitmeye niyetlenirseniz, sakın yalnız gitmeyin, gasp olayları oluyor, yanınıza mutlaka yerel rehber alın.

Evet: burada bulunan bazı kalıntıların sergilenmesi ve muhafazası için, bölgede küçük bir müze bulunmaktadır. Müzede sergilenen kalıntılar-buluntular arasında: özellikle Çin malları ve özellikle Uzak doğu ile ticari ilişkileri yansıtan bazı belgeler ve objeler bulunmaktadır.

 

COCO BEACH

Oyster Bay bölgesindedir. Özellikle hafta sonlarında çok yoğundur. Buranın adının coco olmasının nedeni sahil boyunca burada çok sayıda “coconat” ağacının bulunmasına bağlıyorlar. Buradaki kumsalda: tahta tezgahlar üzerinde satılan yerel yiyecekleri (kasava kızartması) tadabilirsiniz.

Ayrıca, yine burada yaygın olarak Tanzanya’nın en büyük ihraç ürünü olan ve bir tür meyve olan “Cashew” satılıyor. Şehir çevresinde: çok sayıda cashew fabrikası var. Buralarda: bu meyvenin gerek suyunu içiyorlar ve gerekse reçel ve marmelatını yapıyorlar.

MSASANİ

Burası, şehrin plajlarının bulunduğu yöredir.

KİGAMBONİ

Şehir merkezinin plaj bölgesi olan burası, gerek şehirliler ve gerekse turistler tarafından yoğun olarak ziyaret edilir.

Tanzanya Dar-es Salaam

BONGOYO ADASI

Burası: tekne ile gidilen bir yerdir ve burada: yüzme, güneşlenme ve dalış etkinlikleri yapılır.

Çin Shanxi eyaleti Datong

Çin Shanxi eyaleti Datong

Buraya ulaşım için, Pekin şehrinden, yaklaşık 7-8 saatlik bir tren yolculuğu yapmak gerekmektedir. Şehir: İç Moğolistan sınırındadır.

Deniz seviyesinden 1000 metre yüksekteki bir platoda kurulmuştur. Fakir bir madenci kenti olarak öne çıkmaktadır. Ancak: yaklaşık 100 yıl süresince, Wi hanedanı döneminde, başkentlik yapmıştır.

Günümüzdeki nüfus: 3 milyondan biraz fazladır. Yerleşimin denizden yüksekliği: 1040 metredir. Şehrin, üç tarafı dağlarla çevrilidir. Kömür şehri olarak bilinmektedir. Bu yüzden, eyaletin en büyük ikinci sanayi şehri haline gelmiştir.

Geniş kömür rezervleri nedeniyle, Çin ülkesinin önemli bir enerji üssüdür. Bu enerji önemi nedeniyle, ülke içinde, ulaşım bağlantıları ve özellikle karayolu bağlantısı ve tren bağlantısı oldukça uygundur. Turizm açısından ise, Çin ülkesinin, 24 ünlü tarihi ve kültürel şehirlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. 2400 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır.

Çin Shanxi eyaleti Datong

Şehirde sert bir iklim var Buna bağlı olarak: yazlar kurak ve kısa, kışlar ise soğuk geçer. Şehirde: biraz önce sözünü ettiğim başkentlik yıllarından kalma, birkaç yapı var.

GEZİLECEK YERLER

Çin Shanxi eyaleti Datong

Dokuz Ejderha Duvarı (Jiulongbi):

Her gün, saat. 09.00-17.00 arasında ziyarete açıktır ve giriş ücreti: 10 yuandır.

1392 yılında Ming hanedanı  döneminde yapılmıştır. Burası: ülkede, ejderha figürleriyle süslenmiş, en büyük ve en eski duvarı barındırmaktadır. Bu duvar: 45.5 metrelik uzunluğu ile, Pekin şehir merkezindeki Yasak Şehirde bulunan duvardan daha uzundur. Duvarın yüksekliği: 8 metre, kalınlığı ise, 2.02 metredir. Özel, atış sırlı tuğladan yapılmıştır.

Kaide, gövde ve çatı olmak üzere, üç bölümden yapılmıştır. Kaide: 2.09 metre yüksekliktedir. Gövde  tasarımı: alt ve üst kısmında, mavi-sarı bulut üzerinde, yeşil bir dalga var. Bu merkezde: parlak gözlü bir ejderha ile 9 uçan ejderha görülüyor. Ejderha çevresindeki alanlarda: bitkiler, dağlar, taşlar, su ve ot görüntüleri bulunuyor.

Yani, sonuç olarak, buradaki duvarda: 9 ejderha bulunmakta ve her biri, hareket halinde bir pozde betimlenmiştir. Duvarın üzerindeki resimler: özellikle güneş ışınları vurduğunda, duvarın hemen dibinden akan su ya yansıyor ve muhteşem canlı ve parlak görüntüler ortaya çıkıyor.

Çatı bölümü: çinilerle kaplıdır. Duvarın önünde, bir taş köprü ve gölet var. Bir esinti olduğunda, duvarın suya yansıyan görüntüsündeki ejderhalar, daha dinamik ve hatta sanki hareket halinde gibi görünmektedirler.

Çin Shanxi eyaleti Datong

Huayan Manastırı (Hwayansi)

Şehir merkezinde, Daxi caddesi üzerindedir. Saat: 09.00-17.00 arasında gezilebilir, giriş ücreti: 20 yuandır.

Liao hanedanı zamanında başlanan manastır yapısı, 1130 yılında, Jin hanedanı döneminde bitirilmiştir. Liao hanedanı, Budizme içtenlikle inanmışlar ve bu yüzden, birçok manastır inşa ettirmişlerdir.

Bu manastırın ilginç yönü, ön cephesinin ülkedeki diğer birçok manastırın tersine, güneye değil, doğa yönüne bakmasıdır. Manastırda bulunan “Büyük Hazine Sarayı” ülkede günümüzdeki en büyük Budacı saraylardan biridir. Saray yapısının tavanındaki her bir karo da, ayrı bir resim var. Salonun ortasında ise, Beş Buda heykeli görülüyor.

Bu heykel: bir lotuz çiçeği altında, üst üste duran beş heykel şeklindedir. Duvarlardaki resimler ise, Sutra hikayelerini betimlemektedir. İyi korunmuş renkli fresklerin toplam alanı: yaklaşık 890 metre karedir. Bu resimlerde. Ejderha, çiçekler tasvir edilmiştir.

Shanhua Manastırı(Shanhuasi)

Giriş ücreti: 20 yuandır.

713 yılında, Tang hanedanı döneminde yapılmıştır. Ancak, 12.yüzyılda: Liao hanedalığı döneminde çıkan yangında tamamen yanan bina, Jin hanedanlığı döneminde (1115-1234) aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır. Yani, günümüzde, Liao ve Jin hanedanlığı dönemine ait, en iyi korunmuş tapınak olarak öne çıkmaktadır.

Manastır yapısının dışındaki kırmızı duvarlı pavyondaki 24 muhafız heykelini görmenizi öneririm. Hepsinin yüzünde, ayrı bir ifade bulunuyor olması ilginçtir.

Çin Shanxi eyaleti Datong

Hanging Monestery (Xuankong Si)

Şehir merkezinin 5 km. Hunyaan ilçesinin güneyindedir. Manastır: bir dağ yamacında, yerden 50 metre yükseklikte, uçurumda asılı durmaktadır. Saat: 09.00-17.00 arasındaki manastıra, 130 yuan karşılığında girilmektedir.

Manastırın 491 yılında inşa edildiği biliniyor. Yani, günümüzden 1400 yıl önce. Yapımı: Ming ve Qing hanedanlıkları döneminde sürdürülmüştür. İşin ilginç olanı, zaten gördüğünüzde sizde bunu düşüneceksiniz, böyle bir yapı, nasıl olur da, yıllarca, rüzgar ve fırtınalara dayanabilmiştir. Çünkü, gerçekten uçurum kenarında, asılı bir şekilde duruyor.

Bu duruşunda ise, en büyük etkin, büyük bir mekanik teori kullanılmış olmasıdır. Yapının gerisine kaya destek olurken, yapı, kaya içine yarım yerleştirilmiştir. Altından bakıldığında, havada bir kale gibi görünür.

Neden böyle bir manastır yapıldığına gelince: düşünülenlere göre, yağmur ve kardan korunmak ve güneş hasarlarını azaltmak için böyle bir yapı düşünülmüştür. Dinsel açıdan değerlendirilirse. Özellikle Taoistler: horoz ötmesi ve köpek sesi dahil, hiçbir ses duymak istemezler ve bu yüzden üst yerlerde, tüm seslerden uzak yerlerde dini mabetlerini yaparlar.

Özellikle, bu inşa şeklini görmek için bölge birçok batılı inşaat uzmanı tarafından ziyaret ediliyor. Onların deyişine göre: manastır, mekanik-estetik ve Budizm karışımı bir yapı. Çin halkının kültürel başarısının bir göstergesi.

Manastır içindeki heykellerle: Budizm, Konfüçyus ve Taoizm özellikleri gösteriyor. Manastır içinde, 40 salonda, 80 civarında heykel var. Heykeller: bakır, demir, pişmiş toprak ve taştan yapılmıştır.

 

Yungang Mağaraları (Yungang Shiku) 

Şehir merkezinin 16 km. batısındadır. Çin ülkesinin en büyük üç mağara kümesinden biridir. Wuzhou dağı, Datong kuzeyinde uçurum bölümündedir. Bu mağaraları: saat: 08.30-17.00 arasında gezmek mümkündür. Giriş ücreti. 130 yuandır. Ama, 5 ve 6 numaralı mağaralar için ilave giriş ücreti alıyorlar. (70 yuan)

Burada: Budacı heykel sanatının en güzel örneklerini görmek mümkündür. Bölgede bulunan 53 mağarada; 51.000 üzerinde taş heykel bulunmaktadır. Bunlar: doğudan-batıya, 1 km. uzanan dağ boyunca kazılmıştır. Peki nasıl yapılmışlardır?

Bu heykellerin: şehir merkezinde yaşayan yaklaşık 30 bin kişinin, buraya sürülmesi ile yaptırılmıştır. Bu kalabalık ekip, yaklaşık 50 yıl boyunca: bölgede bulunan 20 kadar kaya tapınağının duvarlarında, oyularak yapılan 100 bin heykeli yapmışlardır.

Bu heykellerden, yaklaşık 50 bin tanesi, günümüze ulaşmıştır. Bu binlerce heykel içinde: beş katlı bir bina boyutundaki heykel bulunurken, aynı zamanda bir pul boyutunda heykel de bulunmaktadır. Bu simgelerin birçoğu, yaklaşık 1000 yaşındadır.

Evet, buradaki gezi ilk önce bir dini yapıdan başlanıyor.  Bu dini yapı, bir zamanlar, 2000 civarında keşiş barındırılan bir manastır. Bu manastır yapısı: Ming hanedanı döneminde yapılmış,  dört katlı ve ahşaptır. Çatısındaki, manastır yapısını yangından koruduğuna inanılan, Ejderhanın üçüncü oğlu adlı oymayı görmeyi unutmayın.

Manastır yapısı: aynı zamanda, mağaraları, şiddetli rüzgar ve fırtınalardan da korumaktadır. Ancak, yine de mağaraların dış cephelerindeki heykeller zarar görmüşlerdir.

Daha sonra ise mağaralar gezilmektedir

5.Nolu Mağara:

Burada: 17 metre yüksekliğinde: Oturan Buda Heykeli var. Heykel: Qing hanedanı döneminde, altınla kaplanmıştır.

6.Nolu Mağara:

Burada, tavana kadar yükselen bir pagoda var. Bu arada, pagodanın ne olduğundan söz etmek gerekirse, pagoda: çok katlı, kule şeklinde dini yapıdır. Mağara içinde: pagodanın yani kulenin çevresinde ise, zarif oymalı frizler ve Buda’nın hayatı betimlenmiştir. Mağarada bulunan bu bezemeler, yöredeki sanat eserlerinin en iyileridir.

7.Nolu Mağara:

Bu mağaranın tavan oymaları, ilgi çekmektedir.

8.Nolu Mağara:

Bu mağaranın hemen girişinde, birbirine bakan, Hint  tarzı iki heykel dikkat çekiyor.

9.Nolu Mağara:

Burada, bölgenin ne küçük Buda heykelciklerinin bulunduğu yer olarak önem kazanıyor. Burada, Budanın 2 cm. büyüklüğünde heykelleri görülüyor.

10.Nolu Mağara:

Mağaranın girişindeki muhafız figürünün başlığında, Yunan etkisi görülüyor.

11.Nolu Mağara:

Bu mağara, barındırdığı 12 bin Buda heykeliyle, bölgenin en zengin mağarasıdır. Bu heykellerin yapımı için: 83 heykeltraş yaklaşık 6 ay boyunca çalışmışlardır.

12.Nolu Mağara:

Mağaranın girişinde, 12 farklı antik çalgı çalan, 12 müzisyen figürü görülüyor.

13.Nolu Mağara

Burada, dev Buda heykeli var. Ancak, buradaki heykelde, diğerlerinden farklı olarak, Budanın sağ bileğinde:  dört kollu, küçük bir sporcu heykeli bulunuyor.

15.Nolu Mağara

Mağara içindeki figürler, güvercin yuvası gibi, ızgara şeklinde dizilmişlerdir.

16.Nolu Mağara

Bu mağarada üç delik görülüyor. Bu delikler, buradan çalınan Buda heykellerinin yerlerini göstermektedir. Bölgeden çalınan Buda heykelleri, günümüzde Amerika-Metropolitan Müzesinde bulunuyormuş.

18.Nolu Mağara

Buradaki Buda heykelinin kıyafeti ilginç. Burada, Buda: ağırbaşlı ve canlıdır. Budanın üzerinde: Bin Buda Cüppesi denilen değişik bir giysi görülüyor. Heykeli yapan, bu giysiyi, çok sayıda minik Buda figürü kullanarak süslemiştir.

20.Nolu Mağara

Yine, burada da dev bir oturan Buda heykeli görülüyor. Heykel: görkemlidir.

Çin seddi

Pekin

Portekiz Lizbon Cascais

Portekiz Lizbon Cascais

Burası, birkaç yüzyıl öncesinde basit bir balıkçı kasabası iken, günümüzde Portekiz’in en önemli sayfiye yerlerinden biri haline gelmiştir. Eski bir balıkçı köyü olan Cascais’de: çok sayıda plaj bulunuyor. Ayrıca: küçük bir kale ve önünde Cascais Marinası bulunuyor.

Nüfusu 150 binden fazla olan kasabada: yaz aylarında, nüfus yoğunluğu 500 bin rakamına ulaşmaktadır. Burada özellikle plaj ilgi çekiyor. Ancak: deniz soğuktur.

Portekiz Lizbon Cascais
Portekiz Lizbon Cascais

Buranın en büyük özelliği: Lizbon şehrinde denize girmek isteyenlerin, demiryolu ile yani en kolay ulaşım aracı ile kısa zamanda buraya ulaşabilmeleridir. Çünkü: Burası, Lizbon şehir merkezinin 30 km batısındadır.

Lizbon şehir merkezindeki “Cais de Sodre” tren istasyonundan, Cascais’e düzenli aralıklarla tren kalkıyor. Yarım saatlik yolculuk, sahil şeridinden yapılıyor.

Cascais tren istasyonunun önünde, balık pazarına kadar uzanan “Rua Frederico Arouca” öncelikli olmak üzere, diğer cadde ve sokaklarda yürüyüş yapabilirsiniz.

Largo da Praha denilen yerde Rainha meydanında: deniz kenarında yürüyebilirsiniz. Burası: okyanusun Afrika ya bakan yüzüdür.

Günümüzde: bu ilçe: şık mağazaları, restoranları, barları, şık yaya yolları ile renkli bir kozmopolit şehir görünümü sunar. Ama en ilgi çeken bölüm: şehir merkezinde, dalga şekilleri şeklinde düzenlenen yaya sokaklarıdır.

Buralar, 17’nci yüzyıl sanatçısı Josefa de Obidos tarafından resimleri ile dekore edilmiş iyi restoranlar, barlar ve dükkanlar la doludur.

Portekiz Lizbon Cascais
Portekiz Lizbon Cascais

Cascais kasabasındaki alışveriş olanaklarına gelince: kasabadaki alışveriş mekanları olarak “Cascais Villa” ve “Cascais Shopping” bulunmaktadır.

Bu iki ana alışveriş merkezinde: Zara, Hussel, Mango, Pepe Jeans ve benzeri uluslar arası markaların mağazaları bulunmaktadır.

Bu alışveriş mekanlarının zemin katlarında ise, restoran bölümleri bulunmaktadır. Plajlara yakın yerlerde ise: deniz kabukluları ve ahşap el yapımı eserler satılmaktadır.

Portekiz Lizbon Cascais
Portekiz Lizbon Cascais

Cascais Marina

Cascais Marina, 1999 yılında hizmete girmiştir. Marina’da: 36 metre ve üstü boyutlardaki “Megayatlar” ın demirlemesi için bir dış iskele bulunur. Bunun haricinde, rıhtımda, bir helikopter pisti ve tekne bağlamak için 650 palamar bulunmaktadır.

Limanın en ilgi çeken bölümü ise: 2000 metrekarelik etkinlikler platformu bölümüdür. Burası, uluslar arası deniz etkinlikleri için kullanılmaktadır. 2007 yılında düzenlenen, ISAF Yelken Dünya Şampiyonasında: burada, 74 ülkeden 1700 denizci bulunmuştur.

Ayrıca: yine burası: Avrupa’nın birçok ünlü ismi içinde yatları ile bir konaklama yeri olmuştur. Marina da: yalnızca yelken için tesisler değil, aynı zamanda restoranlar, mağazalar ve barlar bulunmaktadır.

 

Boca do İnfermo (Cehemnem Ağzı) 

Sahil boyunca 20 dakikalık bir yürüyüş mesafesindedir. Yani, Cascais merkezine 1.5 km. uzaklıktadır. Buraya giderseniz, yol üzerinde, bölgenin en güzel hediyelik eşyalarının satıldığı küçük Pazar tezgahlarını görebilirsiniz.

Burada, denizde yüksek dalgalar nedeniyle kayalara oyulmuş dev mağaralar görülür. Aleister Crowley 1930 yılında burada intihar etmiştir. Kendisi, Amerikalı bir sihirbaz olarak tanınmaktadır ve intiharı, ölümü aslında bir sır perdesi olarak geçmişten günümüze uzanmaktadır.

Çünkü: Crowley isimli büyücü, astrolog ve mistik bilimlerle uğraşan şahıs: intihar sahnesinden üç hafta sonra Berlin şehrinde görülmüştür ve intihar için dublör kullandığı düşünülmektedir. Dönemin gazetelerinde, bu ünlü kişinin gerçekten intihar edip etmediği, uzun süre tartışılmıştır.

Burası ile ilgili anlatılan son bir hikaye var, ondan da söz etmek istiyorum. Söylenenlere göre: Kristof Colomb’dan 10 yıl önce: Cascaisli denizci Afonso Sanches: 1482 yılında daha önceden bilinmeyen bir araziye, yani Amerika’yı keşfetti, ancak: bir navigasyon hatası sonucu, bu keşfini anlayamadı.

Sanches ve mürettebatı: dönüş yolculuğunda, Madeira denilen yerde; Colomb’un evinde durdular. Bu duraklama sırasında, Colomb: onun yani Sanches’in keşfini, yolculuk rotalarını öğrendi (çünkü Sanches’in günlüğünü ele geçirmişti) ve 10 yıl sonra aynı yolculuğu tekrarlayarak, Amerika kıtasını keşfeden insan olarak tarihe geçti.

 

Cidadela de Cascais

Kale: ilk olarak, deniz yolu ile olabilecek istilalardan Cascais’i korumak için yapılmıştır. 15’nci yüzyılda ise, üzerine “Santo Antonio” veya “Cascais kulesi” kulesi inşa edilmiştir. Daha sonra, Filipe kral olunca: o da, “Fortaleza da Luz” olarak bilinen kuleyi inşa ettirmiştir. 1755 yılındaki büyük depremden sonra, kule yeniden inşa edilmiştir.

Kale: günümüzde, üç burç ile çevrilidir. Ayrıca, yine kale içinde: “Santa Catarine” yani “Kraliyet Sarayı” ve asker hastanesi olarak kullanılan “Sao Luis” ve dört bina daha bulunmaktadır. Ayrıca, günümüzde kullanılmayan bir de sarnıç bulunuyor.

Günümüzde, Portekiz kralları: yaz döneminde, burada bulunan; “Cidadela de Cascais” sarayını kullanıyorlar. Ayrıca, günümüzde yine “Cidadela de Cascais” içinde, 1940 yılında kurulan ve Portekiz’in en ünlü deniz kulüplerinden biri olan “Yelken Kulubü” bulunuyor.

Bu kulübün okulunun öğrencileri: uluslar arası yelken yarışlarında büyük başarılar kazanmışlardır.

Portekiz Lizbon Cascais

Cascais Kültür Merkezi-Piedade Manastırı

Yapı: 1834 yılında bir manastır olarak inşa edilmiştir. Daha sonraki süreçte, manastır bir süre terk edilmiş olarak kalmıştır. 19’ncu yüzyılda: Visconde de Gandarina isimli bir şahıs: burayı satın almış, bugün görülen saray ve bahçeleri inşa etmeye karar vermiştir.

20’nci yüzyıla gelindiğinde ise: Espirito Santos ailesi: burayı Kent Konseyine bıraktı ve burası bir Kültür Merkezi haline getirilerek, Mayıs 2000 tarihinde açıldı.

Kültür merkezi, sanat tanıtımı için kullanılmaktadır. Ama çoğunlukla: plastik sanatlar, çeşitli toplantılar, atölye çalışmaları, konser ve sergiler düzenlenmektedir.

Evet, köyün merkezindeki pembe boyalı burası günümüzde artık bir dini yer değildir. Sadece bir şapel bulunmaktadır. Picasso, Konstantin, Bessmertny gibi uluslar arası sanatçıların eserlerinin sergilendiği sergiler düzenleniyor.

 

Saint Sebatian Chapel

Burası: 17’nci yüzyıldan kalmadır ve günümüzde, burada: sergiler ve konserler düzenlenmektedir. Şapel: 17’nci yüzyılda yapılmasına rağmen: Aziz Sebastian’ın hayatı hakkındaki paneller: 20’nci yüzyıldan kalmadır. Onun en büyük merakı “çini” toplamaktı ve şapelde onun büyük bir çini koleksiyonu bulunmaktadır.

Şapelin tüm odalarında: 16-20’nci yüzyıllara ait sanat sergileri bulunmaktadır. Ayrıca: yine odalarda, Portekiz ve diğer Avrupa ülkelerinin geleneksel mobilyaları görülür.

Portekiz Lizbon Cascais

Praia do Guicho

Burası, muhteşem kumlu bir plaj olarak önem kazanmaktadır. Burası, Avrupa’nın en iyi su sörfü alanı olarak belirlenmiştir. Dünya Sörf Şampiyonası, burada yapılmıştır. Burada: rüzgar sörfü ve uçurtma sörfü yapılmaktadır.

Haziran-Ağustos ayları arasında, kuvvetli kuzey rüzgarları görülür. Elbette: sörf bilmeyenler için sörf kursları, dersleri ve kiralık sörf imkanları da bulunuyor.
Yalnız, Atlantik okyanusu kıyısında olması nedeniyle, deniz suyu soğuktur.

Portekiz Lizbon Cascais

Castro Guimaraes Müzesi

Belediyeye ait bu müze, denize bakan bir yamaçta, geniş bir bahçe ile çevrilidir. Manuel Costra Guimares: tüm mal ve mülkünü Belediyeye bırakmıştır. Mülkiyetin yanı sıra, müzenin bulunduğu saray içindeki tüm eserler de, Cascais Kent Konseyine bırakılmıştır.

Müzede sergilenen objeler arasında: altın ve gümüş, seramik heykeller, dekoratif sanat koleksiyonu ve ince mobilyalar bulunmaktadır.

Ayrıca, yine müze içinde, çok büyük bir kütüphane (25 binden fazla kitap) bulunuyor. Kütüphanenin en değerli eseri, 1505 yılına ait, Kral D.Afonso Henriques’e ait bir resimli el yazmasıdır.

Müzenin bahçesinde mini bir hayvanat bahçesi vardır.