Düzce Çilimli

Düzce Çilimli

İlçe, doğuda ve güneyde Düzce Merkez ilçe, batıda Cumayeri, güneydoğuda Gümüşova, kuzeyde ise Akçakoca ilçeleriyle çevrilidir.

İlçenin üçte birlik bölümü ormanlık alandır.

İlçede inanç turizmi açısından önem arz eden Şeyh Aliyyü-l Muslihiddin Hazretleri, oğulları ve torunları türbeleri bulunmaktadır.

Düzce Çilimli Tepeköy Camii

Tepeköy Camisi:

Tepeköy’de bulunan cami, dikdörtgen planlı, ahşap çatkılı tuğla örgülü ve kırma çatılıdır.

Cami yazıtında 1954 yılında yapıldığı belirtilmektedir.

Caminin çinko kaplı minaresi vardır. 

Çilimli Tepeköy Camii Balkon bölümü

Caminin ahşap minber ve mihrabı yanında tavan ve balkon bölümünde ahşap işçiliği görülür.

Giriş bölümüne sonradan eklemelerin yapıldığı cami kırma çatılıdır. 

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından 1999 yılında tescil edilmiştir.

Çilimli Tepeköy Mesire Alanı

Tepeköy Mesire Alanı

Tepeköy’dedir. İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. 

Meşe ağaçlarıyla kaplı ormanlarla çevrilidir. Her yıl 6 Mayıs gününde bu mesire alanında Hıdırellez Şenlikleri düzenleniyor. 

Çilimli Kaplandede Şifalı Su Yürüyüş Yolu

Kaplandede Şifalı Su Yürüyüş Yolu

Önce Kaplandede; Kaplan Dede’nin kabri onun ismi verilmiş olan Kaplan Dede sıradağlarının en yüksek tepesi olan Dede Dağının tam zirvesinde bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 1154 metredir. Çevresinde büyük ve sık asırlık ağaçlarla dolu olmasının yanında zirve yaklaşık 1 hektarlık boş alandır. Yaşadığı dönem tam olarak bilinmiyor. Bu dağın zirvesinde yaşar, üç beş hayvanı onun için hem geçim kaynağı hem de arkadaştır. 

Evet işte Kaplandede isminin kaynağı bu.

Gelelim yürüyüş parkuruna: 35 km lik bir parkurdur. Düzce-İstanbul yolu Çilimli sapağı ayırımından Çilimli’ye ulaşılarak yürüyüşe başlanır. Orta zorlukta, sağlıklı her insanın rahat yürüyebileceği bir parkur olup, her mevsim yürünebilir. Parkur çoğunlukla orman içini takip eder. Kışın kar tedbirleri alınması gerekir. 

 

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

Şeyh Muslihiddin ve Oğulları Türbesi:

Rivayete göre: Şeyh Muslihiddin’in 1484 yılında doğduğu ve Horasan’dan geldiği sanılmaktadır.

Soy itibarı ile Zeynel Abidin Oğullarından Bakir/Bakir oğlu, Yahya/Yahya’nın soyundan geldiği söylenir.

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

Anadolu’ya gelerek Ankara’da Hacı Bayram Dergahında ve İstanbul Fatih Külliyesinde ilim tahsilinde bulunan Aliyyül Muslihiddin, Kastamonu’da meftun bulunan Şeyh Şaban-ı Veli ile tanışıp arkadaş olmuştur.

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

1526 yılında İstanbul-Ankara yolculuğunda, Bolu’nun Elmalık köyünden geçerken büyük İslam mutasavvıfı Halveti Tarikatı pirlerinden Şeyh Tokat-i dergahına uğrayarak 12 sene kalmış, Tokat-ı’ye hizmet etmiştir.

Sonra Çilimli ilçesi, Yukarı Karaköy’üne gönderilir. Buranın o günkü ismi “Kokabeli” dir.

Kendisi bir süre burada kalmış ve burada vefat etmiş, vefat ettiği yere türbesi yapılarak defnedilmiştir.

Çilimli Hasan Dede Türbesi

Hasan Dede (Çoban Dede) Türbesi;

İlçe merkezine bağlı Karaköy’dedir. 

Hasan Dede’nin yaşadığı dönem 18 ve 19’ncu yüzyıl, vefatı ise bu yüzyılın başındadır. Bu da türbenin giriş kapısı tarafından yatan Hasan Dede hikayesiyle özdeş merhum Kadir Ağa’nın o döneme ait mezar taşı kitabesinden anlaşılıyor. Kadir Ağa’nın mezar taşına, vefat tarihi Nisan 1220 düşülmüştür. Yani, Kadir Ağa, miladi takvime göre 1807 yılında vefat etmiştir. 

Hasan Dede, Kadir Ağa’nın çobanıdır. 

Şimdi gelelim Hasan Dede ile ilgili yörede anlatılan rivayete:

Yaklaşık 300 yıl kadar önce Çilimli ilçesi Yukarı Karaköy’den gelen Hacı Kadir adlı bir şahsın buraya yerleşmesi sonucu kurulmuş olan köy ismini de bu şahıstan almıştır. 

Rivayete göre, Hasan Dede, Hacı Kadir’in manda çobanlığını yapmıştır. Hacı Kadir’in Hacca gittiği bir zamanda hamımı Hasan’a “Ağan bu yemeği (hoşmerim) çok severdi” demiş. Hasan yemeği beze sarmış ve mandalarını da alarak kıra gitmiştir. Hacı Kadir Hacda namaz kılarken bu yemek önüne gelmiştir. Hacı Kadir tabağının ve bezin kendilerine ait olduğunu anlamıştır.

Hacı Kadir, Hacdan döndükten sonra hanımına yemek tabağını ve bezi göstererek “bu yemek önüme koyulduğunda buharı tütüyordu, bunu bana kim getirdi” demiş. Hanımı da yemeği Hasan’a yaptığını söylemiştir. Onların yıllardır yanlarında çalışan, bu t emiz ve çalışkan kişinin bir Allah dostu, veli olduğunu anlarlar. Kadir Ağa otlağa onun yanına koşar, fakat çoban Hasan’ı vefat etmiş bulur, çünkü kerameti belli olmuştur. 

Onların o dönemde yaşadıkları yer Hacı Kadirler köyüdür. Bu köy Hacı Kadir’in adıyla anıla gelip bu adı almıştır. Hacı Kadirler köyü, türbeye göre güney kısımda 2 km mesafededir. Türbe ise Yukarı Karaköy’ün Düzce çıkışından E-5 istikametindeki mezarlığın karşısında ayrılan Yeniköy’e bağlayan yol üzerindedir. 

O dönemde Efteni Gölü, daha büyük olduğundan göle yakın ve su havzasında bulunan bu yerleşimin, çok sulak olup mezar kazıldığında aşırı su çıktığı bilinmektedir. Bu bölgenin mezarlık olarak bu kısımların kullanıldığı biliniyor. Çünkü türbe çevresi eski mezarlıktır. 

O günden sonra Hasan Dede’nin ismi halk arasında “Allahın sevgili kulu” olarak anılmaya başlar. Çilimli halkı onun adına bir türbe yaptırır ve hatırasını yaşatır. Bugün bile, Hasan Dede’nin Türbesinde dualar edilir, dilekler tutulur. 

 

 

Düzce Yığılca

Düzce Yığılca

Düzce il merkezine 38 km. Adapazarı’na 100 km. Ankara’ya 276 km ve İstanbul’a 234 km uzaklıktadır.

Yığılca, Düzce ilinin doğusunda, Kızıltepe’nin güneybatı eteklerinde, Melen nehri kıyısında kurulmuştur.

İlçe toprakları genel olarak dağlıktır. Deniz seviyesinden yüksekliği: 350 metredir.

Düzce Yığılca

En önemli akarsu: Melen ırmağıdır. Irmak Yığılca ilçesi içinden geçer ve Hasanlar Barajına dökülür.

Dağlar sık ormanlarla kaplıdır. Karadeniz iklimine uygun olarak sık ve yeşil orman türleri hakimdir.

Yedigöller Milli Parkı, ilçe merkezine 38 km uzaklıktadır, ancak bu yol stabilizedir ve çok bozuktur.

Düzce Yığılca

TARİHÇE

Bölge 1321-1323 yılları arasında Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Orhan Gazi’nin komutanlarından biri, bölgede yığınak yapmış ve İlçenin ismi buradan gelmektedir.

Yörede: Orhan ismini taşıyan bir dağ, bir cami ve ayrıca Redifler isimli bir köyün varlığı, bu tahmini doğrulamaktadır.

Çünkü, Orhan Gazi’nin küçük ordu kuvvetlerine “Redif” ismi verilirdi.

Yığılca 1904 yılında bucak olarak Düzce’ye bağlanır. 1954 yılında ise müstakil ilçe olur. 1999 yılında Düzce ilinin ilçesi olur.

Düzce Yığılca

YIĞILCA ARISI VE BALI

Ülkemizde 56 farklı lokasyondan örnek alınarak yapılan araştırmada: Yığılca arası: vücut iriliği ve organlarının uzunluğu bakımından, diğer illerin arı popülasyonundan farklı bulunmuştur.

Daha sonra sürdürülen araştırma sonuçlarına göre, Yığılca arı ekotipinin genetik ve morfolojik bakımdan farklılığı ortaya koyulmuştur.

Literatüre giren Yığılca ekotipi yüksek bal verimi, çalışkan, kışa dayanıklı ve bölgesine iyi adapte olmuştur.

Yapılan araştırmalara göre: Yığılca’da aracılar dışarıdan ana arı satın almamışlar, 20-30 yıllık bir zaman diliminde atadan, dededen kalma kolonilerin devamlılığı sağlanmıştır.

Yani dışarıdan göç alınmamıştır ve Yığılca’da coğrafi izolasyona bağlı olarak arılar bulunduğu çevreye ve floraya adapte olmuştur.

Yığılca Arıcılık Meslek Yüksek Okulu

YIĞILCA ARICILIK MESLEK YÜKSEK OKULU

Yığılca Tıraşlar Merkez Mahallesindedir.

Düzce Üniversitesi bünyesindedir. Arıcılık alanında eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütmektedir. Okul, arıcılık sektörünün gelişimine katkı sağlamayı hedeflemektedir ve bu alanda nitelikli eleman yetiştirmektedir. 

 

GEZİLECEK YERLER

Yığılca Orhangazi Cuma Camii

 

Yığılca Orhangazi Cuma Camii

ORHANGAZİ CUMA CAMİİ

İlçe merkezine bağlı Gaziler Köyü mezarlığı yakınındadır. 

300 yıllık olduğu tahmin edilen cami, ahşap kütüklerin birbirine kertilmesiyle, iki katlı olarak yapılmıştır. 

Temeli yatay ahşap kütükler üzerine oturtulmuştur. 

Kare planlı yapı, tek bir ibadet mahallinden oluşmaktadır. 

Caminin son cemaat mahallindeki kapı yüzeyinde, kök boyadan yapılmış kiremit renginde çiçek ve çarkıfelek betimlemeleri bulunur. 

Çarkıfelek arasında oyma tekniğiyle simetrik ay şeklinde süsleme vardır. 

İbadet mahallinde bulunan ve ikinci katı taşıyan, 8 ahşap direk, minber, yer döşemeleri ve pencere söveleri özgündür.

Minaresi bulunmayan caminin geometrik şekilde biçimlendirilmiş ahşap tavan göbeği bulunmaktadır. 

Kırma çatılıdır. Cami bahçesinde “Şıh İsmail Türbesi” olarak bilinen türbe bulunmaktadır. Bu kişinin caminin buraya yapılmasına vesile olduğu düşünülür.

Ayrıca bölgede isim yapmış kişiler ve mollaların mezarları da vardır.

Eski adı Şıhlar şimdiki adı Aydınyayla Köyünde yaşayıp burada türbesi bulunan Köse İsmail’in Osmanlının kurtuluş yıllarından sora Bekirler Köyündeki Bekir Dede, Aksaklar köyündeki Aksak Dede ile birlikte ilçeye gelen öncü Anadolu erenleri olduğu düşünülmektedir.

Onun için Gaziler köyünün eski adı Şıhlar’a bağlı Köseler Mahallesidir.

1991 yılında Gaziler köyü olup Aydınyayla’dan ayrılmıştır.

Köy muhtarları ve köylüler, Köse İsmail Türbesine sahip çıkıp yeniden yaptırmışlardır. 

Caminin restorasyonu, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılmıştır. 

 

 

Yığılca Paşabükü Dişbudak Ağacı Tabiat Anıtı

PAŞABÜKÜ DİŞBUDAK AĞACI TABİAT ANITI

Kırık köyü, Paşabükü mevkiinde ormanlık alandadır.

Dışbudak ağacı, 110 yaşındadır.

Boyu 46 metre, çapı 1 metre ve çevre genişliği 3 metredir.

Dışbudak ağacı, bulunduğu bölgede bir ekosistem merkezi gibi işliyor. Derin kökleriyle toprağı besliyor, gövdesiyle barınak sağlıyor ve  dallarıyla gölge sunuyor. Onu diğer ağaçlardan ayıran en büyük özelliği ise, doğayla kurduğu uyumlu ilişki. Her bir yaprağında, geçen on yılların izlerini, mevsimlerin döngüsünü ve insan eliyle şekillenen çevresel etkileri görmek mümkündür. 

1000 metre karelik alan Tabiat Anıtı olarak 6 Eylül 2002 tarihinde tescil edilmiştir.

Yığılca Kayadibi Porsuk Ağacı Tabiat Anıtı

KAYADİBİ PORSUK AĞACI TABİAT ANITI

Gökçeağaç köyü, Kayadibi mevkiinde ormanlık alanda yer almaktadır.

Porsuk ağacı: 800 yaşındadır. Boyu 27.5 metre, çapı 1.90 metre, çevre genişliği 4.80 metredir.

1000 metre karelik alan, 2002 yılında Tabiat Anıtı olarak tescil edilmiştir.

Yığılca Sırık yayla göknarı Tabiat Anıtı

SIRIKYAYLA GÖKNARI TABİAT ANITI

Merkez ile Çınardüzü Köyü Odayeri bölgesi Sırıkyayla Mevkiinde ormanlık alanda yer almaktadır. 

Göknar ağacı türü 300 yaşlarında, 70 metre boy, 1.36 metre çap ve 6 metre çevre genişliğine sahiptir. 

1000 metre karelik alan, Tabiat Anıtı olarak 2002 yılında tescil edilmiştir. 

 

 

Yığılca Samandere Şelalesi

SAMANDERE ŞELALESİ

Bulunduğu köye adını veren şelale, tabiat olaylarının meydana getirdiği özellikleri sebebiyle “Tabiat Anıtı” olarak tescil edilmiştir. 

Samandere şelalesinin de bulunduğu 500 m dere boyunca, anıt ağaçlar, üç adet şelale ve bir de cadı kazanı adı verilen derin bölümde tescillidir ve oldukça ilginçtir.

Şelalenin kaynak değeri oluşturmasının yanı sıra oldukça dik kayalık alana sahip alanda karayemiş, şimşir, ıhlamur, adi gürgen, çınar yapraklı akçaağaç, doğu kayını üvez, dağ karaağacı, mor çiçekli orman gülü, ateş dikeni gibi ağaç ve çalı formundaki türlerimizi bakir bir şekilde görmek mümkündür.

Özellikle sonbahar mevsiminde yeşil tonlarıyla şelalenin buluşması, fotoğrafçılar için muhteşem bir manzara sunar. 

Tabiat Anıtı girişinde, giriş kontrol noktası, büfe, manzara seyir noktaları, şelale yürüyüş yolu yer almaktadır. Tabiat anıtı dışında kalan bölümde otopark, çocuk oyun alanı, kır lokantası, tuvalet bulunmaktadır. Alan günübirlik ziyaret edilebilir. 

 

 

Yığılca Saklıkent Şelalesi

SAKLIKENT ŞELALESİ:

İlçe merkezine bağlı Melen Kıyısı Yağcılar Mahallesindedir. Yedigöller yolu güzergahında, Düzce il merkezine 40 km ve Yığılca ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır.

Yeni keşfedilen doğa güzelliklerinden olan Saklıkent şelalesi, trekking ve foto-safari yapmak isteyenler için oldukça uygundur.

Şelale 100 metre yükseklikten dökülür. Çevresi kayın, meşe ve fındık ağaçlarıyla kaplıdır. Böylece doğanın her tonunu görebilirsiniz. Yazın bile suyu soğuk olur. 

Yığılca Saklıkent Şelalesi

Yığılca-Hebeler-Yağcılar-Saklıkent Şelalesi arasında 7 km yürüyüş parkuru vardır.

Orta zorlukta bir parkur olup, dört mevsim yürünebilir.

İyi kondisyona sahip, uzun yürüyüş tecrübesi ve yol bulma yeteneği olanlar için uygundur.

Yığılca-Yedigöller yolu üzerinde Hebeler köyü sapağından yürüyüşe geçilir. Yer yer çam ve kayın ağaçları ve bağ bahçe arasında geçen bir parkurdur.

Yığılca Saklıkent Şelalesi Peyzaj Projesiyle, gerekli düzenlemeler yapılarak bölgenin piknik ve mesire alanı olarak hareketlenmesi sağlanmıştır. Bölgede bir de alabalık tesisi var. 

 

Yığılca Yoğunpelit Şelalesi

YOĞUNPELİT ŞELALESİ

Yoğunpelit köyündedir. İlçe merkezine 20 km uzaklıktadır. Yoğunpelit köyü yolu, şelaleye ulaşacak kadar stabilize edilmiştir. 

Şelale: Düzce il merkezine 56 km ve Yığılca ilçe merkezine 20 km uzaklıktadır. Bulunduğu konum, Yığılca’nın genel doğa turizmi güzergahındaki diğer öğelerle (Saklıkent, Hasanlar Baraj gölü, Sarıkaya Mağarası) sinerjik bir ağ oluşturur. 

Fiziki konumu açısından dağ içi şelale tipiyle tanımlanabilecek bir jeomorfolojik özelliğe sahiptir. Şelale, yüksek eğimli ormanlık bir vadinin iç kısmında, doğal kayalıkların arasından dökülen bir su akışı şeklinde oluşmuştur. Her ne kadar şelalenin düşüş yüksekliği resmi kaynaklarda kesin olarak belirtilmemiş olsa da görsel verilere göre yaklaşık 8-12 metre arasında bir kot farkı bulunmaktadır. 

Şelalenin su akışı, yıl boyunca değişiklik göstermekte olup özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde maksimum debisine ulaşmaktadır. Karasal ve nemli iklim geçişinin etkili olduğu bölgede, şelalenin beslenme kaynağı dağ içi yeraltı sızıntıları, mevsimlik dereler ve kar erimesiyle artan yüzey akışlarıdır. Bu kaynaklar sayesinde şelale, yılın büyük bir bölümünde aktif akış gösterir ve kurak yaz aylarında dahi tamamen kurumaz.

Doğal taş basamaklar, çevredeki sık orman dokusunun açtığı aralıklarla birlikte şelaleye ulaşımı adeta bir keşif yürüyüşüne dönüştürmektedir. Bu da mekanın sadece bir rekreasyon alanı değil aynı zamanda doğa ile bütünleşmiş bir gözlem alanı olarak kullanılmasını mümkün kılmaktadır. 

 

Bölge doğal güzellikleri açısından zengin bir yapıya sahip olup, trekking, foto-safari, piknik gibi aktiviteler için oldukça uygundur.

Ayrıca: bölge doğal güzellikleri yanında eko-köy potansiyeline sahiptir.

Yığılca Ağlayan Şelale

YILANÇATI KANYONU TABİAT PARKI-GEYİKBELİ KANYONU 

Yığılca ilçesinin Karakaş ve Hoca köyü sınırında, Düzce il merkezine 55 km uzaklıktadır. İlçe merkezine ise 14 km uzaklıktadır. 

Kanyonun olduğu bölge, Yedigöller Milli Parkı ulaşım yolu güzergahında olup, bu güzergahı kullanan ziyaretçilerin kolaylıkla ulaşabileceği ve tercih edeceği bir konumdadır.

Yığılca Yılançatı Kanyonu Tabiat Parkı

2666 dekar büyüklüğündeki kanyon boyunca: ormanlık alan, göknar, kayın, karaçam ve meşe ağaçları, irili ufaklı bir çok gölcük ve şelale ile süslenmiş, seyir noktaları, dinlenme alanlarıyla doğal bitki örtüsü ve berrak akan suları oldukça dikkat çekicidir.

Sahada doğa yürüyüşü, foto safari, günübirlik piknik, olta balıkçılığı, kanyon tırmanışı ve bisiklet gezisi yapmak mümkündür. Keşfedilen 10 adet ağlayan şelale ziyaretçileri bekliyor.

Yığılca Ağlayan Şelale

Ağlayan Şelale:

Yılançatı kanyonunda 7 km uzunluğundaki arazi üzerinde, en yükseği 10 metreden dökülen 10 ayrı ağlayan şelale vardır. 

En büyük şelale, 10 metreden aşağıya süzülüp göz damlası şeklinde akar ve görenleri hayrete düşürür. 

7 km uzunluğundaki arazinin içinde bulunan yirmiye yakın doğal göletler de şelalelere ayrı bir güzellik katıyor. 

Özellikle sonbahar aylarında gezilmeye değer bir cennet niteliği taşımaktadır. 

 

Yığılca Hasanlar Baraj Gölü

HASANLAR BARAJ GÖLÜ

Küçük Melen Çayı üzerinde, 425 Hektar alana kurulmuş olan baraj gölü, Düzce il merkezine 20 km ve Yığılca ilçe merkezine 16 km uzaklıktadır.

Sulama ve taşkın kontrolü amacıyla 1965-1972 yılları arasında kurulmuştur. 

İlçe merkezine girmeden hayranlık uyandıran güzellikteki Hasanlar Barajı, göze sığmayan büyüklükte ve güzellikteki her kıvrımından ve her yüksekliğinden tüm coşku ve güzelliğiyle insanı cezp ediyor.

Alternatif su sporlarının yanı sıra, her yıl geleneksel olarak düzenlenen yelken yarışları, zengin balık kaynakları ile sportif amaçlı olta balıkçılığına müsait kıyıları ile dikkat çekiyor. Kano, yelken, kürek sporları, su bisikleti ve olta balıkçılığı yapılabilir. 

Hasanlar Baraj gölü su sporları festivali:

Her yıl Haziran ayının ikinci haftası düzenlenir. Gerçekleşen aktiviteler şunlardır: Su sporları etkinlikleri, yöresel halk oyunları ve yöresel yemek ikramı.

 

Yığılca Hasanlar Baraj Gölü

Hasanlar köyü-Hasanlar Barajı arasındaki yürüyüş yolu 4 km dir.

Orta zorlukta olup, su içinden geçmek gerekebilir.

Boğazlı yürüyüş ayakkabısı ile dört mevsim yürünebilir.

Sağlıklı her insanın yürüyebileceği bir parkurdur, Düzce-Yığılca yolu üzerinde Hasanlar köyü Orhangazi camisi önünden yürüyüşe başlanır.

Kayın ağaçları arasında yürürken Hasanlar Baraj Gölü’nün muhteşem manzarasını izleyebilir, parkur boyunca karşılaşılan vadi ve kayalıklarda kaya tırmanışı yapabilirsiniz.

Yığılca Sarıkaya Mağarası

SARIKAYA MAĞARASI

Yığılca ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Sarıkaya köyünün 1.5 km kuzeydoğusundadır.

İçeriye indiğinizde uzun bir merdiven ile tüm mağarası gezebilirsiniz.

Mağara, Batı Karadeniz Bölgesinin en büyük mağarasıdır. İçinde şelaleler ve göletler vardır.

Toplam uzunluğu 717 metredir. Ana galeri uzunluğu 510 metre, genişliği 80 metre, boyu 75 metre, tavan yüksekliği 15-40 metre arasındadır.

Salonda: iki gelişim dönemine ait fosil ve genç damlataş şekilleri bulunmaktadır.

Salonun ortasında, Aksu çayından gelen derenin oluşturduğu küçük bir şelale ve ikinci evreye ait bir kanyon-vadi bulunmaktadır ve ilk oluştuğu bölümden 17 metre ve gittikçe artan bir derinliktedir.

Mağara, yakın çevresinin yüzey sularını toplayarak Aksu Mağarası ile Melen Çayı’na boşaltır.

Yığılca Sarıkaya Mağarası

Birinci derece doğal sit alanıdır. 2021 yılında tescil edilmiştir. 

Kireçtaşından ve kumtaşlarından derine doğru kazılma ile oluşan Sarıkaya mağarası aynı zamanda bir su geçiş yoludur.

Sarkıt, dikit ve odaları bulunan mağaranın girişi sarmaşıklarla kaplıdır. Kaya tırmanışı, çadır kampı için uygundur.

Yığılca Sarıkaya Mağarası

Yığılca-Sarıkaya mağarası arasındaki yürüyüş yolu 12 km dir. Yığılca’nın Gökçeağaç köyünden yürüyüşe geçilir. Yer yer çam ağaçları ve bağ bahçe arasında geçen bir parkurdur.

Kolay bir parkur olup iyi kondisyona sahip, uzun yürüyüş tecrübesi ve yol bulma yeteneği olanlar yürümelidir.

Parkur üzerinde mutlaka görülmesi gereken Sarıkaya Mağarası vardır.

Yığılca Bacaklı Yaylası Gümele Porsuk Ağacı

BACAKLI YAYLASI;

Yığılca ve Alaplı ilçeleri sınırında olan ve ortak kullanılan Bacaklı Yaylası, 4115 yaşında olan Türkiye’nin en yaşlı ağacı Gümele Porsuğuna ev sahipliği yapıyor. Yaylada rakım 1680 metredir. 

 

 

 

Düzce Akçakoca hakkındaki gezi yazım için Akçakoca

Düzce Gümüşova

 

Düzce Gümüşova

D-100 karayolu üzerinde bulunmaktadır.

Düzce il merkezinin güneybatısında bulunan ilçe, batıda Sakarya, güneybatıda Bolu, güneyde Gölyaka, doğuda Çilimli ve kuzeyde Cumayeri ilçeleriyle komşudur.

İlçenin büyük bölümü ormanlık alandır. Düzce il merkezine 20 km mesafededir.

En önemli turizm potansiyeli Çaybükü köyünde bulunan Dedekoru piknik ve mesire alanıdır.

Düzce Gümüşova

Tarihi

Gümüşova ilçesi, 1321 tarihinde Osman Bey’in silah arkadaşı Konuralp Gazi tarafından, Düzce ve Üskübü ile birlikte fethedilmiştir.

Bu bölge yerleşim yeri olarak Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren kullanılmaya başlanır.

Daha sonra, bölge, büyük askeri yararlılıklar gösteren Davut Paşa’ya tımar olarak verilir.

Osmanlı ordusunda bulunan hayvanların kışlaklayacağı ahırların Gümüşova’da yapılması sebebiyle bölge “Kışla” adını alır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Kışla işgale uğrar. Milli Mücadele döneminde cereyan eden Düzce isyanları, yoğunlukla bu bölgede etkisini gösterir.

Daha sonra bu isyanlar: Ali Fuat Cebesoy ile Meraşal Fevzi Çakmak tarafından önlenmiştir.

Kışla 1927 yılında nahiye olur. 1963 yılında Belediye teşkilatı kurulur.

1987 yılında Cumayeri ile birleşerek Cumaova isimin alır.

1993 yılında Cumayeri’nden ayrılarak Gümüşova adı altında yeni ve müstakil bir ilçe olur.

Gümüşova, Aralık 1999 tarihinde Düzce’nin il olmasıyla Düzce’ye bağlanır.

Gümüşovalılar genellikle tarımla uğraşıyorlar ve halk geçimini fındıktan sağlıyor.

Bu yüzden, çevre fındık bahçeleriyle doludur, buradan fındık satın almanızı öneririm.

 

GEZİLECEK YERLER;

 

Düzce Gümüşova

Saat Kulesi

Gümüşova Belediyesi tarafından, Kültür Mahallesi, Cumhuriyet Caddesinde, Halk tarafından Beşyol Ağzı diye tabir edilen yere saat kuleli havuz yaptırılmıştır.

Saat kulesinin yüksekliği 8.5 metredir. Havuz gece aydınlatılarak daha güzel bir görüntü sağlamaktadır. Saat kulesi ay-yıldız temalıdır.

2021 yılında restorasyon yapılmıştır. 

Gümüşova Dedekoru Mesire Alanı

DEDEKORU MESİRE ALANI (ÇAYBÜKÜ KÖYÜ)

İlçenin en önemli turizm potansiyeline sahip alanlarından biridir. 

Çaybükü köyü sınırları içinde yer alan piknik/mesire için doğal ortamdır. Doğa içinde vakit geçirmek isteyenler için uygun bir tercihtir. 

Gümüşova Koru dede türbesi

Piknik ve mesire alanı içerisinde Çaybükü camii arkasında Dede Koru Türbesi bulunmaktadır. Türbenin çevresine bırakılan bez parçaları, adak mumları ve dualar, halkın maneviyatla iç içe yaşadığının göstergesidir. Dede Koru, sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktasıdır. Bayram sabahları, piknikler ve köy etkinlikleri bu türbenin etrafında şekilleniyor. 

 

Gümüşova Dereköy Mesire Alanı ve Doğa Yürüyüş Rotaları

DEREKÖY PİKNİK VE MESİRE ALANI VE YÜRÜYÜŞ ROTALARI

İlçede doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenlenmektedir. 

Örneğin: Dereköy ve Yeşilyayla köyleri arasında doğa yürüyüşü yapılmaktadır. Bu tarz etkinlikler doğa severler için ilçe çerçevesinde bir alternatif oluşturmaktadır. 

 

Gümüşova Selamlar köyü
 

Selamlar Köyü

Selamlar köyü, Gümüşova ilçe merkezine 1 km uzaklıktadır. Selamlar köyü, Gümüşova’nın en büyük köyüdür. Köy Balkan göçmenlerinden oluşmaktadır. 93 Harbinden sonra buraya göç etmişlerdir. 

18 Temmuz 1934 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk: Ankara’dan yola çıkıp İstanbul’a 2 araçla giderken: Gümüova ilçesindeki Selamlar Köyü (eski adı İbrahimağa köyü) den geçecekti.

Güzergahta bulunan bütün il, ilçe ve köy halkı, heyecanla Atatürk’ü misafir etmek istiyordu.

Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerinden Çorlulu Hafız Dayı olarak bilinen Ahmet Altan’ın girişimleriyle, Atatürk o dönem 90 kişinin yaşadığı Selamlar köyüne gelmeye karar verdi.

Atatürk köye geldiğinde onu karşılayan Hafız Dayı, köylü kadın ve erkekler ile çocukların gözlerinden sevinç gözyaşları akıyordu.

Osmanlı döneminden kalan köyün 200 yıllık çeşmesinin önünde oturan Atatürk, önce dertleri ve sorunları dinledi, sonra Hafız Dayı’ya “Bu köyün ismi bundan sonra Selamlar olsun” dedi.

Ardından kendi gibi mavi gözlü olan 13 yaşındaki Fatma ile konuşmaya başladı.

Elinde tepsi, yayıktan yapılan soğuk köpüklü ayranlarla Atatürk’ün karşısına gelen Fatma, ayranları ikram etti,

Atatürk ayranı içti ve köylüyle sohbet ettikten sonra, yola devam ettiler.

Gümüşova Selamlar Köyü Çeşmesi

Selamlar köyü sakinleri: Osmanlı döneminde yapılan ve Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınan tarihi çeşmeden, Atatürk’ün ziyaret ettiği 18 Temmuz 1934 tarihinden bu yana, her yıl bir günlüğüne ayran akıtıyor.

18 Temmuz’u bir festival havasında kutlayan Selamlar Köyünde, o gün yer yerinden oynuyor.

Köylü kadınları yemek pişiriyor, yürüyüş kortejleri, protokol konuşmaları ve festival düzenleniyor.

 

Atatürk Müzesi

Tarihi çeşmenin hemen yanında, bir de “Atatürk Müzesi” bulunuyor.

Müzenin içinde, Atatürk’e ayran yapılan ahşaptan yayık sergileniyor. Ayrıca Atatürk’ün eşyaları ve fotoğrafları sergileniyor. Dönemin Başbakanı Turgut Özal da köyü ziyaret etmiştir.

 

 

 Düzce Akçakoca hakkındaki gezi yazım için  Akçakoca