Ankara Akyurt

Ankara Akyurt

Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki bu şirin ilçemiz, Ankara’ya olan yakınlığı ve hemen dibinde Esenboğa Havaalanını bulundurmasıyla tanınıyor.

Ankara Akyurt

ULAŞIM

Şehir merkezi, Ankara’ya 33 km. uzaklıktadır. Çankırı-Kastamonu ve Sinop illerini, Ankara’ya bağlayan devlet kara yolu, İlçeden geçmektedir.
Akyurt-Çubuk arasındaki uzaklık: 16 km. dir. Akyurt-Ankara devlet karayolu, 12’nci km. den sonra Esenboğa-Ankara protokol yolu ile birleşmektedir.

TARİH

Yörede ilk yerleşimcilerin, günümüzden 5000 yıl öncesinde buraya geldikleri tahmin edilmektedir. Çünkü: Balıkhisar Mahallesindeki “Höyüktepe” mevkiinde, Elecik Mahallesindeki “Kızıleşik” tümülüsünde yapılan yüzey araştırmalarında; MÖ. 3000’li yıllara tarihlenen çanak-çömlek parçaları bulunmuştur.

Özellikle, Roma döneminde, ilçenin “Krallar yolu” üzerinde bulunması, önemini arttırmış ve birçok Roma dönemi kalıntısının, yörede bulunmasına neden olmuştur.

Sonraki dönemlerde ise, yöre: Bizanslılar, Anadolu Selçukluları, Danişmentliler arasında el değiştirmiştir. 1071 Malazgirt savaşından sonra ise, Türk göçleri, buraya kadar ulaşmış ve yöre, özellikle Türkmenler tarafından yerleşim yeri ve otlak olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Bu dönemde, Akyurt’un adı “Ravlı” olarak bilinir. Hemen yanındaki Kızık ve Büğdüz köylerinin de Oğuzeli kollarının isimleridir. Ve yine bilinen bir gerçek, Anadolu’ya gelen Oğuz boylarının, Türkmenlerin atalarının isimlerini yaşadıkları yörelere vermişlerdir ve onların sadece isimlerini değil, gelenek ve göreneklerini de yaşatmışlardır.

İlçenin eski ve yeni isimleri konusundaki bulgulara bakıldığında, Kaçkarlı’da Alka-Bölük olarak karşımıza çıkan bu boy içinde Ravlı olarak telaffuz edilip Oğuz Türkçesinde karşılığı “Avlu, Evli, İvli” olarak verilmiştir. Bunun yurt manasına alınması söz konusudur.

Nitekim, Cumhuriyet döneminde Akyurt isminin ortaya çıkışı ve İlçeye verilişi geçmişten gelen güzel bir geleneğin bugünkü Türkçemizde yaşatılması şeklinde ortaya çıkmış; Alka’nın “Ak” ve Ravlı’nın “yurt” olması şeklinde yerini bulmuştur. 1928 yılında, bu Ravlı ismi, Akyurt olarak değiştirilmiştir.

Yörenin tarihindeki en önemli olay: 1402 yılındaki Ankara savaşının bu bölgede yapılmış olmasıdır. Savaş sırasında Yıldırım Beyazıt, otağını, Akyurt yöresinde kurmuştur.

1463 yılında ise, Akyurt yöresinin ilk yerleşimi olan Ravlı köyünün: Melike Hatun Medresesi vakfı olduğu kayıtlıdır. Melike Hatun: Sultan I. Murat zamanında yaşamış ve Ankara yöresinde birçok hayır kurumları yaptırmış, hayırsever bir kişiliktir. Bu arada: Hacı Bayram-ı Veli, bir zamanlar yörede bulunan Melike Hatun Medresesinde “ki diğer adı Kara Medresedir” dersler vermiştir.

Kurtuluş mücadelesinde ise, yöre insanının, Karadeniz bölgesinden gelen silah ve cephanenin, cephe bölgelerine aktarılmasında üstün gayretleri görülmektedir.

Ankara Akyurt

GENEL

İlçe: Ankara’ya yakın ve özellikle “Esenboğa Hava alanını” içinde barındırmasıyla önem kazanmaktadır. Düzgün bir arazi üzerinde kurulmuştur.
Denizden yükseklik: 950 metredir. En büyük yükselti, kuzeydeki “Tekebeli dağı” dır ve 1250 metredir. Biraz önce söylediğim gibi, düz bir arazide kurulu olması nedeniyle, yörede, tarıma elverişli arazi yoğundur.

Özellikle: Ravlı çayı çevresinde, kavak-söğüt ve meyve ağaçları sıktır.
Aslında tarihi süreç içinde, geçmiş dönemlerde tamamen ormanlık alan olan bölge; zamanla Ankara’nın hamamlarının yakacak ihtiyacının karşılanması için telef edilen ormanlar yüzünden, günümüzde orman varlığının yoğunluğundan pek söz edilemez hale gelmiştir.

Yine tarihi süreç içinde, Akyurt bölgesinin “üzüm bağları” nın da yoğunluğu ve ünü, önem kazanmıştır. Ancak, günümüzde, bu üzüm bağlarının yeniden canlandırılması çalışmaları sürdürülmektedir.

Yörenin iklimi: karasal özellikler taşır ve buna bağlı olarak, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçer. Özellikle, gece ve gündüz arasındaki ısı farklarının yüksek olması önem kazanır.

Bölgede aynı zamanda “nem” oranı da yüksektir ve bu durum, Esenboğa Hava alanı bölgesini yoğun etkiler ve sık sık “sis” görülür.

Bölge insanının ekonomik etkinliklerinin başında: tarım ve hayvancılık gelmektedir. 1995 yılından sonra ise, nispeten sanayi gelişmeye başlamış, hayvancılık azalmıştır. Özellikle hava alanına yakın olunması nedeniyle: elektrik, mobilya, otomotiv, tekstil vb. gibi çeşitli sanayi sektörü firmaları, burada konuşlanmıştır.

Bu sanayi tesislerinde çalışanlar nedeniyle, özellikle gün içinde ilçe nüfusu, 50 binli rakamlara kadar ulaşmaktadır.

Ankara Akyurt

GEZİLECEK YERLER

BALIKHİSAR KÖYÜ HÖYÜĞÜ

İlçe merkezine 9 km. uzaklıktaki, asıl adı “Balasar” olan “Balıkhisar” köy merkezine 1 km uzaklıkta, MÖ. 3000 yıllarından kaldığı düşünülen bir höyük bulunmaktadır.

Köyün “Balasar” olan isminin kaynağı: bir zamanlar, burada balcılıkla uğraşan birinin bulunması ve bu kişinin ballarını korumak için ağaç dalına asmasıdır. Balasar ismi, buradan gelmektedir .

Evet, biz gelelim, tarihi geçmişe. Köyde bir höyük var. Höyüğün, muhtemel tarihinin: Eski Tunç dönemine aittir.

Höyük yüksekliği: 15 metre, çapı ise 200 x 300 metredir. Buradaki buluntularda: bakır ile kalayın karışımı ile elde edilen “tunç” metalli kalıntılar ile, taş temelli ve kerpiç duvarlı mimari örneği konutların kalıntıları bulunmuştur.

Özellikle: seramik yapımında, seramik çarkının kullanıldığının tespiti, yörenin önemini ortaya koymaktadır. Bu höyük üzerinde yapılan kazılarda; Hitit dönemine ait bir adet pişmiş toprak testi, bir adet kulplu vazo ve Hitit ve Frig dönemlerine ait çeşitli seramik parçaları bulunmuştur.

KIZILEŞİK TÜMÜLÜSÜ

İlçe merkezine bağlı, Elecik mahallesi sınırları içindedir. Burada: 1987 yılında, bir süre resmi arkeolojik kazılar yapılmıştır.

Bu kazılar sonucunda: Roma dönemine ait: gözyaşı şişeleri, bir çift altın küpe, koku kapları, bir yüzük, bir kolye ve bronz parçalar ile yine 4 bronz halka ve düğme tekniğiyle yapılmış çiviler bulunmuştur.

Tümülüs üzerindeki mezarın mimari yapısı, yanının MS. 1 ve 2’nci yüzyıllar arasındaki dönemde yapıldığını ortaya koymaktadır.

Sri Lanka Colombo

Sri Lanka Colombo

Colombo: Sri Lanka ülkesinin hareketli ve ticari başkentidir. Adanın batı kıyısında kurulmuştur ve nüfus, yaklaşık 1.800.000 civarındadır.

Nehir boyunca: insanları, karmaşık çarşıları, yarı beline kadar nehre batan evleri, çatıları, yol boyunca yürüyen ayağı çıplak insanları, o karanlık izbe dükkanları, yerlerde bacaklarından asılmış yeni tüyleri yolunmuş tavukları, etlerin satış hallerini, pazarlarını, evsizlerini, kaç yüzyıl öncesinde yaşadığından haberi bile olmayan bu insanları mutlaka görmelisiniz.

Şehir: kırmızı kiremitli çatıları bulunan, sömürge dönemi binalarını barındırır. Ayrıca: sokaklarda: pazarlar, yüksek ofis katları, otel merkezleri de görülür. Hatta: nefis baharat kokuları, birçok yerde karşınıza çıkacaktır. Şehrin: cadde ve sokaklarında dolaşırken: Sri Lanka’nın etnik mirasının sembolü olan zarif Budist tapınakları, Hindu tanrı heykellerini ve ince minareli Müslüman camilerini görebilirsiniz.

Şehrin en büyük geçim kaynaklarının başında: çay ve tekstil ürünleri geliyor.

Evet, giriş bölümü için son bir not: Colombo şehri, gerçekten Sri Lanka adasının en kalabalık şehirlerinden birisidir ve burada, elbette gelişmiş bir şehir beklemek yersizdir. Burada: büyük çöp yığınları, cadde ve sokaklarda büyük çukurlar, insanların yaşadıkları kötü ev daha doğrusu gecekondu koşulları göreceksiniz.

Ama öte yandan: Sri Lankalıların muhteşem hoşgörüsü ve güler yüzlülüğü, Budizm ve Hindu tanrılarının ibadet yerlerini, köri sosu ve envai çeşit baharat kokusunu hissedeceksiniz. Ayrıca: Colombo şehri dışında, Sri Lanka’nın keşfedilecek o kadar çok yeri var ki, bu büyük adada, eminim ki, keyif alarak gezinizi sürdüreceksiniz.

Sri Lanka Colombo

TARİHİ SÜREÇ

Şehir, 2000 yıl önce, antik dönem tüccarları tarafından biliniyordu.
1915 yılında, İngiliz sömürgesi döneminde, adanın başkenti olarak kabul edilmiştir.
1948 yılında bağımsızlık ilan edilince, idari fonksiyonlar, Sri Jayawardenepura şehrine alınmış olmuş, 1978 yılında ise, Colombo, ülkenin başkenti olarak ilan edilmiştir.

Yani: ilk Arap tüccarlar, daha sonra Portekizliler, Hollandalılar ve İngilizler, sömürgeleştirmek üzere ülkeyi işgal etmişlerdir. Çünkü: Kelani nehri ağzında, doğal bir liman pozisyonundaki şehir, her zaman için bir cazibe merkezi olmuştur.

Sri Lanka Colombo

ULAŞIM

Colombo uluslar arası havaalanı “Bandaranaike” ismindedir ve Colombo şehri kıyısında, kuzeyde, Negombo bölgesindedir.
Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki uzaklık, taksi ile, yaklaşık yarım saat sürmektedir. Colombo havaalanından, şehir merkezine gitmek için taksi düşünürseniz, pazarlık sonucu 10000 Rs ücretle taksi bulabilirsiniz. Ancak, elbette ilk anda daha fazla isteyeceklerdir.

Sri Lanka Colombo

İKLİM

Şehirde, tropikal muson iklimi egemendir. Buna bağlı olarak: Mart-Nisan ayları arasındaki dönemde, ortalama sıcaklık 31 derecedir. Mayıs-Ağustos ve Ekim-Ocak ayları arasındaki dönemde ise: muson yağmurları görülür. Ancak, bu muson yağmurları zaman zaman çok şiddetlidir ve şehrin ziyaretçilerini olumsuz etkilemektedir. Özellikle: yağışların en yoğun olduğu: Mayıs-Ekim-Kasım aylarında, bu ülkeyi ziyaret etmemenizi öneririm.

Sri Lanka Colombo

İNSANLAR

Şehirde çok kültürlülük esastır. Bu etnik guruplar arasında: Sinhala, Sri Lanka Mors ve Tamiller bulunur. Ayrıca: küçük topluluklar halinde: Çinliler, Portekizliler, Hollandalılar, Malaylar ve Hintliler bulunur. Öte yandan: Sri Lankalılar gerçekten çok güler yüzlüler, bir yer sorduğunuzda, size eşlik ederek gideceğiniz yere kadar gidiyorlar.

Sri Lanka Colombo

NE YENİR

Sri Lanka’da gıdalarda genellikle Sinhala ve Hindu gelenekleri önemli yer tutar. Kültürel festivallerde: Hindistan cevizi sütü, bal-süt-pirinç karışımıyla özel tatlılar yaparlar.
Yemeklerde ise, köriler ve baharatlar yoğun olarak kullanılır. Ancak: Sri Lanka yemeklerinde: genellikle sebze ağırlıklıdır. Pirinç ve köri: ülkenin ana besinidir. Köriler, sıcak baharatlı tatlar için kullanılır. Hindistan cevizi sütü ise, ülkenin farklı bölgelerinde yemeklerde kullanılır.
Burada: “Lunu dehi” denilen bir tür turşu, “Jaadi” denilen bir tür güneşte kurutulmuş balık deneyebilirsiniz. “Karawala” denilen kurutulmuş (tuzla) balık da ilgi çekmektedir.

 

ALIŞVERİŞ

Colombo şehrinde birçok alışveriş mekanı bulunuyor. Bunların başında ise “Odels Unlimited” denilen ve adanın en iyi alışveriş yerlerinden birisi gelmektedir. Burada: orijinal markaların, Sri Lanka üretimi olanlarını uygun fiyatla bulup satın alabilirsiniz.
Ayrıca, yine “Cotton Colection” denilen yerde de, güzel tekstil ürünleri bulmak mümkündür. Ancak, alışveriş yaparken pazarlık yapmayı sakın unutmayın.

Burayı ziyaret ederseniz, siz de gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için türlü türlü çay ve tekstil ürünleri satın alabilirsiniz. Ayrıca, yine burada, özellikle “mavi taşlı safir” ile yapılan takılar, özellikle yüzükler büyük ilgi çekiyor, ancak elbette pazarlık ve iyi bir fiyat araştırması yapmak gerekiyor. “Colombo Jewellery Stores” ve “Nithyakalyani Jewellery” kaliteli ve iyi ürünler bulup satın alabileceğiniz yerler olarak başı çekmektedir.

Bunların dışında hediyelik olarak ne almak gerekir derseniz: buradan, özellikle “şeytan” figürlü masklar ve tahta oyma fil bibloları satın alabilirsiniz.

 

SEYLAN ÇAYI

1860 yılına kadar, Sri Lanka’da ana ürün olarak “kahve” üretilmiştir. Ama, 1869 yılında kahve bitkisi bir hastalık geçirir ve üreticiler, diğer bazı bitkileri de üretmeyi düşünürler.
1867 yılında, ülkede ilk çay tohumu ekilmiştir. Kuzey Hindistan’da, çay tarımı konusunda temel bilgileri bulunan İan Taylor isimli şahıs: ülkede ilk kez, çay üretimiyle ilgili deneyler yapmıştır. 1872 yılında üretilen ilk çaylar yöresel olarak satılır. 1873 yılında ise, Taylor, ilk kaliteli çayları, İngiltere-Londra’ya gönderir. 1873-1880 yılları arasındaki dönemde: ülkede, çay üretimi hızla artar.

Evet: Seylan çay bahçeleri, adanın güneybatı kesimindeki iki alanda: Colombo ile Galle’nin güneyinde, 3000-8000 metre arasındaki yüksekliklerde yaygınlaşmıştır. Buralardaki yükseltilerin eteklerindeki sıcak ve nemli ovalarda, çay, tüm yıl boyunca üretilir ve toplanır. İyi çaylar: batı bölgelerinde, en geç “Haziran” ve doğu bölgelerinde ise “Ağustos” ayı sonunda ve “Şubat” ayı başında, en geç “Mart” ayı ortasında toplanır.

Öte yandan: 1971 yılına kadar, adanın çay sitelerinin % 80’den fazla bölümü: halen İngiliz şirketleri tarafından yönetilmektedir. 1971 yılında, Sri Lanka hükümeti: bu sitelerin büyük bölümünü devlet kontrolüne alan bir “Toprak Reformu” yapmıştır. 1990 yılında ise, yine, çay sitelerinde yeniden yapılandırma faaliyetleri sürdürülmektedir.

 

EFSANEVİ KAPICI

Colombo şehrinde, “Galle Face” oteli dışında “K.Chattu Kuttan” isimli bir şahıs görebilirsiniz. Üzerindeki ilginç giysileri dikkat çeken bu şahıs: efsanevi kapıcı olarak tanınmaktadır.
70 yıldır burada kapıcılık yapan, 90 yaşındaki bu şahıs: bugüne kadar birçok devlet başkanı, kraliyet üyesi ve hatta Sovyet kozmonotları ile samimi dialoglara girmiştir. 90 yaşındaki Kuttan: bağımsızlık ve etnik çatışmaların yaşandığı karanlık günlerde, onyıllarca burada bulunmuştur. Hatta: II. Dünya Savaşında, bir Japon uçağının, otel yakınlarına inişine tanıklık etmiş, 1976 yılındaki yılbaşı balosunda, ünlü yıldız “Ursula Andress” ile dans etmiştir.
Evet, aslen Hindistan doğumlu olan ve 1938 yılında Colombo şehrine gelen bu şahıs: ilginç kıyafeti ve hayat hikayesiyle ilgi çekiyor.

Sri Lanka Colombo

 

GEZİLECEK YERLER

 

Sri Lanka Colombo

FORT-KALE

Şehrin kalbi olarak bilinen bu bölüm: Colombo’nun kuzey ve güney doğrultusunda, Beira gölünün lagununa doğru ilerlemektedir. Özellikle. Portekiz sömürge döneminde, burada bulunan kale genişletilmiştir. Daha sonra Hollandalılar tarafından kullanılan kale, 19’ncu yüzyılda, ülkeyi ele geçiren İngilizler döneminde yıkılmıştır.

Günümüzde, bu bölge: şehrin finans ve ticaret merkezidir. Ayrıca: yine burada uluslar arası standartlarda oteller ve hükümet merkezi bulunmaktadır.

Yine bu bölgede: 19’ncu yüzyıldan kalma bir saat kulesi bulunmaktadır ki, bu kule bir zamanlar deniz feneri olarak kullanılmıştır. Ayrıca: Sri Lanka devlet başkanının konutu olan neo-klasik mimari stildeki bir saray, Cumhurbaşkanlığı bahçeleri bulunmaktadır.

 

PETTAH

Burası: Fort bölgesinden, doğuya doğru, Beira gölünü, dış limandan ayıran kanal boyunca uzanmaktadır. Buradaki cadde ve sokaklar, bir labirent gibidir ve bu sokaklarda: tekstil, altın-gümüş ve sömürge döneminden kalma eski eserlerin yığılı bulunduğu depolar bulunmaktadır.

Günümüzde, buradaki dükkanlarda ve tezgahlarda: her türlü baharat, meyve-sebze, kurutulmuş balık, parafin, pil, elektrikli eşya, giysi, ayakkabı gibi malzemeler bulup satın alabilirsiniz. Yani: Petteh bölgesinde ne aranırsa bulunur gibisinden bir söz söylenir.

Gezi ve alışveriş için, en ilginç sokakların başında: “Sea Street” gelmektedir. Burada, kuyumcu atölyeleri bulunur. Ayrıca: yine burada eski bir Hindu tapınağı görülür. Tapınak: kraliçe ile Hindu tanrı Murugan’ın evliliğini kutlamak için yapılmıştır. Her yıl Ağustos ayında, burada bir festival düzenlenmektedir.

Yine bu bölgede: Jami Ul Affar Camisi bulunan “Moor Street” ilgi çekmektedir. Cami, şehirdeki Arap tüccarlar döneminden kalmadır. Ama, Sri Lanka’lı Müslümanlar için en önemli cami olarak tanınıp bilinmektedir.

 

BEİRA GÖLÜ

Şehrin merkezinde, günümüzden 100 yıl önce oluşturulan “Beira” isimli göl bulunmaktadır. İlk dönemde, 165 hektarlık alana yapılan göl, günümüzde 65 hektara kadar düşmüştür ve şehrin birçok yerinde, kanallar bulunmaktadır. Çünkü: bu gölün kıyısında bulunan işletmeler arasındaki ulaşım: bu göl ve kanallar üzerinden yapılmaktadır.
Gölün fazla suları: Gale Face bölgesinden, Hint Okyanusuna dökülür.

 

GALLE FACE

Fort bölgesinin hemen güneyindedir.
Şehirde, kıyı boyunca, 1.5 km uzunluğundaki bir park alanıdır. Şehrin en büyük açık alanıdır. 2001 yılında ziyarete açılmıştır.
1859 tarihinde İngiliz sömürge döneminde Sir Henry Ward tarafından temelleri atılmıştır.
İlk yapıldığında: burada at yarışı düzenlenmiştir. Daha sonra ise, golf alanı olarak kullanılmıştır.
Günümüzde, burada: çocuklar, satıcılar, gençler zaman geçirmektedirler.

Genellikle Cumartesi ve Pazar akşamları çok kalabalıktır, yöre insanı burada piknik yaparlar. Çünkü: akşamları yiyecek stantları ile doludur ve yerel halk burayı buluşma yeri olarak da kullanır.

Burada ayrıca: ABD Büyükelçiliği, İngiliz Yüksek Komisyonunun resmi ikametgahı ve şehrin bir dizi en iyi alışveriş merkezleri ve yine şehrin en iyi otelleri bulunmaktadır.

 

VİHARAMAHADEVİ PARK

Colombo limanında bulunan parkın ismi: Dutugamunu kralının annesi “Viharamahadevi” den gelmektedir. Kendisi: Kelaniye hükümdarı kral Kelanitissa’nın kızıdır.
Park: Sri Lanka’nın İngiliz sömürgesi olduğu dönemde inşa edilmiştir. Bu yüzden, eski ismi “Victoria Park” dır.
Günümüzde parkın içinde bulunanlar: özellikle “Buda heykeli” dikkat çekmektedir. Ayrıca: bir dizi havuz bulunur. Bir mini hayvanat bahçesi, çocuk oyun alanı, ulusal müze ve Belediye binası bulunur. Bunlara ilaveten park alanı içinde: konser ve büyük toplantıların düzenlendiği bir açık hava stadyumu ve savaş anıtı bulunmaktadır.

Sri Lanka Colombo

Colombo Ulusal Müzesi

Viharamahadevi Park yanındadır. Sir Marcus Fernando Mawatha olarak da bilinir.
Şehirdeki iki müzeden birisidir. Ülkenin en büyük müzesidir. İlk olarak, 1877 yılında, İngiliz Seylan Valisi Sir William Henry Gregory tarafından kurulmuştur. Müzenin ilk kuruluşunda, müze ile birlikte, aynı mekanda bir de kütüphane kurulmuştur.

Bu kütüphanede: Sri Lanka’da: resmi olmayan bir ulusal kütüphane olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Kütüphanede, 500 binden fazla kitap bulunduğu söyleniyor. Özellikle, 4000 palmiye yaprağına yazılmış el yazmaları ilgi çekmektedir. 19’ncu yüzyılda, İngiliz sanatçıların gözü ile, Sri Lanka’yı gösterir gravürler de önem kazanmaktadır.

Sri Lanka’nın çok önemli koleksiyonu burada sergilenmekte olup, bu koleksiyon içinde: 17’nci yüzyıldan kalma, ulusal kıyafetler Kandyan hükümdarlarına ait giysiler, taç, taht bulunmaktadır.
Müze hakkında son bir not, Ulusal Müze içinde, birinci katta “Kukla ve Çocuk Müzesi” bulunmaktadır. Çünkü: “kukla” Sri Lanka’nın kültürel mirasının bir parçasıdır.

 

Town Hall

Burada: Colombo Belediye Meclisi ve Belediye Başkanının ofisi bulunmaktadır. Bina: 1924 tarihinde temeli atılmış ve 1927 yılında tamamlanmıştır.

 

Cenotaph Savaş Anıtı

Anıt: her iki dünya savaşında ölen, kadın ve erkekler için adanmıştır. 1920 yılında inşa edilmiştir. II. Dünya savaşı sırasında anıt sökülmüş, daha sonra yeniden dikilmiştir.

 

DOĞA TARİHİ MÜZESİ

Sir Marcus Fernando Mawatha bölgesindedir. Ulusal Sanat Galerisiyle aynı binadadır.
Müzede, özellikle: Sri Lanka adasında yetişen nadir çiçekler görülmektedir. Ayrıca, yine Sri Lanka’da yaşayan doldurulmuş kuşlar ve doğal yaşam ortamlarında gösterilen hayvanlar görülür. Müzedeki en çarpıcı obje: bir filin iskeleti ve ülkenin iddialı hidroelektrik ve sulama mühendislik programlarından bazı bölümlerin görüntülerinin bulunduğu bölümlerdir.

 

ULUSAL SANAT GALERİSİ-KÜLTÜR MÜZESİ

Müze, Viharannahadevi park kenarındadır.
Burada: Sri Lanka ülkesinin öncüleri ve devlet başkanlarının portreleri bulunmaktadır. Ayrıca: yine müzede, çağdaş Sri Lankalı sanatçıların resimleri sergilenmektedir.

 

HOLLANDA DÖNEMİ MÜZESİ

95 Prince Street, Pettah bölgesindedir.
Burası: 17’nci yüzyılın ikinci yarısında, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi valisinin ikametgahı olarak inşa edilmiştir. Yani: Colombo şehrinde, Hollanda sömürge döneminden miras kalan birkaç kalıntıdan birisidir. Müze: Pettah’ın en uç bölgesinde: Pazar tezgahları, antika dükkanları ile çevrilidir.
Müzede, Sri Lanka adasında, Hollanda sömürge döneminden kalma objeler sergilenmektedir. Özellikle: paralar, silahlar, seramikler, portre ve Hollanda dönemine ait mobilyalar ilgi çekmektedir.

 

WOLVENDAAL KİLİSESİ

Burası da, Hollanda döneminden kalma bir yapıdır ve Wolvendaal caddesi üzerinde bulunan taş kilise: 1749 yılında inşa edilmiştir. Kilisenin zemininde, 1813 yılında, Fort bölgesindeki bir kiliseden taşınan mezar taşları bulunmaktadır. Hatta: barış zamanında, hastalıktan ölenler, konaklarken ölenler ve Hollanda valileri de, buraya gömülmüşlerdir.

Muş Bulanık

Muş Bulanık

Bir kere gittim ve iki gün, bir gece kaldım. Ülkemizin şirin diyarı, buralara yolunuz  düşerse, biraz zaman ayırıp, özellikle Haçlı gölünü görmenizi öneririm. Bunun dışında, ilçe merkezinde birkaç cami var, ilginizi çekebilir.

ULAŞIM

İlçe, Muş-Ağrı kara yolu üzerinde bulunmaktadır. Muş il merkezine uzaklığı: 101 km. Ağrı il merkezine uzaklığı: 155 km. Malazgirt ilçesine uzaklığı:25 km.

TARİHİ

Yörenin eski ismi “Kop” olup, daha sonradan “Bulanık” ismini almıştır. Çünkü: bu ismi, ilçe sınırları içinde bulunan, Kazan gölünün sularının bulanık oluşundan dolayı almıştır.

Yörede, ilk yerleşimcilerin, MÖ.3000 yıllara kadar indiği görülmektedir. MÖ. 2500-3000 yılları arasında, yörede, Nobi denen bir kavmin yerleştiği ve bunların, burada, Gobin isimli bir yerleşim yeri kurdukları bilinmektedir. Daha sonra ise, Urartu hakimiyeti görülür. 1071 yılına gelindiğinde ise, bu kez Selçuklular görülür. 1555 yılında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından, bölge, Osmanlı hakimiyeti altına alınmıştır.

I. Dünya Savaşı döneminde, bir süre, Rus işgali görülür. 6 Nisan 1918 tarihinde ise, Rus işgali sona erdirilir. 1927 yılında ise, Bulanık, Muş iline bağlanır.

Yörenin isminin kaynağı: ilçe sınırları dahilinde bulunan, Kazan gölünün sularının bulanık olmasından kaynaklanmaktadır.

GENEL

Muş ilinin, en büyük ilçesidir. İlçe merkezinin nüfusu: 41 bin civarındadır. Arazi yapısı, genel olarak düzgün ve engebesizdir. Deniz seviyesinden yükseklik: 1480 metredir. İlçe merkezinden, Körsu deresi geçmektedir.

Bulanık ovası: Bu ova, Murat nehri boyunca uzanıyor ve bir şerit görünümündedir. Ovanın genişliği: yer yer birkaç km. iken, uzunluğu, toplam 20 km. dir. Ova gayet verimli olup, ovada: genellikle tahıl yetiştirilir ve hayvancılık yapılır. Özellikle: koyun ve sığır yetiştirilir.

Halkın geçim kaynağı: tarım ve hayvancılıktır. Tarım olarak, özellikle: arpa, buğday, mercimek öne çıkmaktadır. Hayvancılık olarak ise, koyun ve sığır yetiştiriciliği önem kazanmaktadır.

Muş Bulanık Bilican Taşı

BİLİCAN TAŞI

Bilican  taşı: İlçenin güneyindeki Bilican dağının havzasında: dağın eteklerinde ve düzlüklerinde bulunmaktadır. Bu taşlar: yüzyıllar boyunca, rengini korumaktadır. Renkleri: beyaz, siyah ve kahverengidir ve en çok kahverengi taşlar tercih edilir Hafif olması nedeniyle, kullanıldığı yapıya, fazla yük getirmez. Ses ve ısı yalıtımı sağlar ve kolay işlenebilme özelliğine sahiptir.

GEZİLECEK YERLER

MOLLAKENT CAMİSİ

İlçenin Mollakent köyündedir. Selçuklu dönemi yapısıdır. Yapının: 1290 yılında, Şeyh İbrahim tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Sitolarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

MOLLAKENT MEDRESESİ

İlçenin Mollakent köyündedir. Selçuklu dönemi yapısıdır. Ahlat taşından yapılmış olması, yapıya güzel bir görüntü vermektedir. Yapının: Şeyh İbrahim tarafından, 1321 yılında yapıldığı bilinmektedir. Medrese yapısında: iki büyük oda ve bir salon bulunmaktadır. Odalarda: 3 kitaplık penceresi görülüyor.

ESENLİK CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı, Esenlik köyündedir. Selçuklu dönemi yapısıdır. 1194 yılında, Şeyh İbrahim tarafından yaptırılmıştır. Ahlat taşından yapılan yapı; güzel bir görünüm arz eder. Taş işlemeleri, son derece estetiktir. Ayrıca: bir Çilehane bulunmaktadır. Çilehane içinde: Şeyh Ömer Sabuhi isimli bir şahsın, mezarı bulunmaktadır.

HAÇLI GÖLÜ

İlçe merkezinin güneyindedir. Adını: hemen yakınındaki Haçlı köyünden almıştır. Kuzeydeki, Kızkopan volkanının yükselmesi ile oluşmuştur. Büyüklüğü, 10 km. karedir. Derinlik: 7 metre civarındadır. Gölün deniz seviyesinden yüksekliği: 1600 metre ve kapsadığı alan ise 10 km. karedir. Tatlısu gölüdür. Ancak, suları bulanıktır. Kışın donar ve yüzeyinde yürünebilir. Alabalık ve sazan yetiştirilmektedir. Gölde görülebilen kuş türleri: boz ördek, kaşıkçı.