Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

Norveç ülkesinde, UNESCO tarafından, kültür mirası kabul edilerek “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilen ve koruma altına alınan yerler hakkında, sizlere aşağıda kısaca bilgi vereceğim. Norveç ülkesine bir gezi düşünürseniz, bunlardan ilginizi çekenleri gezebilirsiniz.

Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

 

ALTA ROCK ART

Burası: 1985 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Finnmark ilçesinde, Alta belediyesi bölgesindedir. Buraya ulaşmak için: E6 büyük karayolunu takip etmek gerekir. E6 karayolu boyunca “Alta Sentrum” için otobüs seferlerini kullanarak buraya ulaşabilirsiniz. Ancak, otobüs durağından itibaren, kaya resimlerinin bulunduğu yere ulaşmak için 2.5 km. yürümek gerekir.

Kuzey kutup dairesi yakınlarındaki bu “Alta Fiyordu” bölgesinde, milattan önceki dönemlere tarihlenen bir yerleşim izi bulunmaktadır. Resimler ve gravürler üzerinde yapılan incelemede, yaklaşık MÖ.4200-500 yıllarına tarihlendikleri görülür. Yani: Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında, günümüzden yıllarca önce, bir insan yerleşimi bulunması ilginç ve burada, yani “Alta” bölgesinde, bu kaya çizimleriyle, bu kanıtlanıyor.

Bölgenin bulunmasına gelince: Alta ilk olarak 60 yıl önce keşfedilmiştir. Pippisteinen isimli küçük bir taş bulunduğunda: 1966 yılında Tromse Müzesine bildirilmiştir ve ardından ilk kaya resimleri bulunmuştur. Bölgede bulunan alanların her birindeki ilk keşifler, özel kişiler tarafından tesadüfler sonucu yapılmıştır.

Kaya çizimleri: deniz seviyesinden 26 metre yüksekliktedir. Resimlerde: ren geyiğini temsil edilmiş, ayrıca ayı, köpek ve kurt, tilki, tavşan, ördek, kuğu, kaz, karabatak, pisibalığı, balinalar ve somon balıkları betimlenmiştir. Ayrıca: avcılık, balıkçılık, yakalama, tekne, dans ve yine çeşitli ritüel eylemler resmedilmiştir.

Resimlerin, sert kumtaşı kaya üzerine: oyma bir çekiç ve keski olarak taş veya boynuz kullanılarak yapıldığı düşünülüyor. Daha sonra ise, çizgi yüzeyler tıraşlanarak düzleştirilmiştir. Çoğu boyalı olmayan resimlerin, boyalı olanları kırmızıdır.

Tüm resimler, 7 bölgeye dağılmış, 45 yerde görülmektedir. Binlerce resim ve gravür: kronolojik bir sıra dahilinde yapılmıştır. En büyük resim/gravür alanı ise “Alta Müzesi” bölgesindedir. Buradaki çizimler, 3000 civarındadır. Ayrıca, zaten yalnızca bu alan ziyarete açıktır.

Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

 

ROROS MADEN KASABASI VE ÇEVRESİ:

Roros bölgesi: 1980 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültü Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Roros bölgesi: 3 siteden oluşur ve 1646 yılında: Danimarka-Norveç arasında yapılan bir anlaşma ile, ayrıcalıklı bir bölge olarak kabul edilmiştir.

Roros maden kasabası ve çevresindeki bakır madeni kaynakları: 17’nci yüzyılda kurulmuş ve 1977 yılına kadar, tam olarak 333 yıl boyunca işletilmiştir. Bu yüzden, bölge: sanayi ve kırsalın birlikte görüldüğü bir kültürel manzara göstermektedir. Bu manzara içinde: 2000 tane, tek ve iki katlı ahşap ev görülmektedir. Bu evler ve mevcut binalar: bölgeye tam bir ortaçağ görünümü vermektedirler.

Evet, 1646 yılında kurulan Roros Maden Kasabası gerçekten benzersizdir. Soğuk iklimli, yolları olmayan, ormanlar ve tarım alanları nedeniyle, marjinal büyüme koşullarından uzak bu bölge: madencilik faaliyetleri ve inşa, ulaşım ve yaşam biçimi ve bunların doğal çevreye uyumu ve adaptasyonu konusunda: burası, görülesi bir yer olarak önem kazanmaktadır.
Roros sokaklarında gezerken: el sanatları üreten esnafları görebilirsiniz. Bunlar: cam ve ahşap oyma üretirler. Ayrıca: gümüşcüler, demirciler, seramik sanatçıları, ressamlar görebilirsiniz.

Evet, gelelim burada gezmenizi önereceğim yerlere:

Roros Müzesi-Olavsgruve Mine

Burası, Roros madencilik tarihinin 300 yıllık bir geçmişinin izlerini barındırmaktadır. Buraya ulaşmak için: yüzeyden 50 metre ve dağın içinde 500 metrelik bir yürüyüş yapmanız gerekiyor.

Roros Yürüyüş Turu

Rehberli tur ile, bu küçük maden kasabasında insanların nasıl yaşadığını ve çalıştığını görebileceğiniz bir yürüyüş turu yapmak mümkündür. Yürüyüş: anıtsal cüruf yığınları, çiftlikler ve büyüleyici binalar arasından ilerler.

Roros Kilisesi-Bergstadens Ziir

Kilise: 1784 yılında inşa edilmiştir. Norveç ülkesinin en önemli kiliselerinden birisi ve dağ katedrali olarak kabul edilir.

Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

 

STRUVE JEODEZİ ARK

Yazının başlığı “Norveç ülkesinin UNESCO değerleri” olmasına rağmen, burası hakkında farklı bir değerlendirme yapmak gerekir, çünkü: burası hakkında birçok ulusun egemenlik hakkı bulunduğu söyleniyor. Evet, burası ve devamındaki zincir yapılar, 2005 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahi edilerek koruma altına alınmıştır.

Evet: Struve Arc; 10 ülke arasında, 2820 kilometrelik, Norveç’ten başlayan ve Karadeniz’e kadar uzanan bir zincirin halkasıdır. Bu zincir: 1816-1855 yılları arasında, Astronom Friedrich Georg Wilhelm tarafından yapılan bir “meridyen” uzunluğu ölçüm sistemidir. Bu sistem: gezegenin şekli ve boyutunun hesaplanmasında ve yer bilimleriyle topografik harikaların geliştirilmesinde öncü olmuştur. Orijinal yay: 266 ana istasyon ve 258 ana üçgenden oluşuyor. Orijinal istasyonlar: farklı işaretlerle belirlenmiştir. Bunlar: kaya, demir haç, dikili veya delikli taş şeklindedirler.

Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları
Norveç UNESCO Dünya Kültür Mirasları

 

URNES STAVE CHURCH

Stavkirke diye de bilinen bu ahşap kilise: Sogn on Fjordane denilen yerde, doğal ortamında bulunmaktadır. Yapı: 12 ve 13’ncü yüzyıllarda, geleneksel İskandinav ahşap mimarisi tarzında inşa edilmiş ve o dönemin seçkin bir örneği olarak görülmektedir. Yapıda: Viking gelenek ve Romanesk mekansal özellikler dikkat çekiyor. Tarihi kilise, 1979 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

UNESCO Dünya Kültür Mirasları
UNESCO Dünya Kültür Mirasları
UNESCO Dünya Kültür Mirasları

 

VEGAOYAN-VEGA TAKIM ADALARI

Vega takımadaları: 2004 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Adalar: Kuzey Kutup Dairesinin hemen güneyindedir ve kültürel bir peyzaj oluştururlar. Bu soğuk ortamda: adalarda, balıkçılık ve ördek avı yapılır. Balıkçı köyleri: iskeleleri, depoları, evleri, tarım manzaraları, fenerleriyle dikkat çeker. Yapılan araştırmalara göre, 1500 yıldır burada yerleşim bulunduğu tahmin ediliyor.

Evet, burada 6500’den fazla ada, adacık bulunuyor. Kıyı dağlarının manzarayı süsleyen silüetinin önünde, deniz yüzeyinde neredeyse ağaçsız adalar, deniz ve kara parçası, bunlar muhteşem bir görüntü oluşturuyorlar. Norveç’in Kuzey Atlantik kıyısındaki bu adalar, oldukça iyi korunarak günümüze ulaşmıştır.

Kıbrıs Casinolar

kumar.1
Kıbrıs Casinolar

Ülkemizden, Kıbrıs adasının kuzeyinde, KKTC topraklarına giden insanlarımızın büyük bölümü tatil yapmanın yanında, burada bulunan otellerin Casinolar’ında oyun oynamaya gitmektedirler.

Aslında: KKTC topraklarında bulunan birçok lüks otelin hepsinde Casino bölümleri bulunmaktadır ve bunlara sadece Türk konuklar değil, aynı zamanda, Yeşil hat yani sınırdan rahatlıkla geçip buraya gelen Rumlar ve diğer bazı ülke vatandaşları da gelmektedirler.

Yani, adanın güney bölümünde bulunan Rumlar, sınır olarak kabul edilen Yeşil Hat boyundaki kapılardan rahatlıkla girebilmekte ve kuzeye yani KKTC topraklarına girmektedirler ama bunların giriş amacı, sadece otellerin Casinolarında kumar oynamaktır.

Ama söylediğim gibi, bu Casinolara ülkemizden de giden birçok ziyaretçi var. Hatta ve hatta: KKTC topraklarında bulunan birçok üniversitede okuyan öğrenciler ve adadaki askeri personel bile, bir zamanlar bu Casinoların daimi müşterisi iken, bir süre sonra önce askeri personel ve ardından öğrencilerin bu Casinolara girişi yasaklanmış, ancak elbette bu yasakların ne kadar uygulandığı veya kontrol edildiği meçhul.

Evet, otellerin Casinoları: yurt dışında birçok örnekleri bulunanlar gibi: ışıltılı bir ortam, güzel kızlar, görevliler, sürekli ücretsiz içki ikramı ve yine ücretsiz yemek ikramları ile tanınıyor.

(Son gittiğimde 2023 yılında Casinoların ikramlarının oldukça kısıtlı olduğunu gördüm, çünkü Kıbrıs’ı ziyaret edenlerin bir kısmı, sırf ikramlar yüzünden bu gazinolara gidiyorlardı ve az miktarda oyun oynayıp çıkıyorlardı, ancak ikramlar, özellikle içki ikramları oldukça azalmış, geneldeki tasarruf tedbirlerine gazinolar da uymuş, yemek ikramları bile oldukça kısıtlı olmuş. Yani, sonuç olarak ikramlar için burayı tercih edenlerin gitmelerini önermem.)

Tabii kumar aletleri ve özellikle bir zamanlar kollu ve jetonlu olarak tabir edilen ancak günümüzde ne kollu ne de jetonlu özellikleri kalmayan makineler vardır.

Para: girişte verilen karta veya doğrudan makineye yükleniyor, puan kredisi alınıyor ve istediğiniz oranlarda (en düşük önceki yıllarda 0.40 TL iken, bu yıl en düşük rakımın 4 TL olduğunu gördüm) oynanabiliyor.

Yani: küçük bir meblağ ile, zevk için oynayayım derseniz, eğer çok çok aşırı şansınız yoksa, paranız kısa sürede bitecektir.

Makinalar yanında: elbette canlı oyunlar da var. Sonuç olarak: Otellerin Casino bölümleri: ışıltılı ve hayallere hitap eden, ancak kazanma hayallerine hitap eden ve buraya giren binlerce kişiden sadece çok küçük bir bölümünün kazandığı, büyük bölümünün kaybettiği yerler olarak öne çıkıyor.

Casino girişindeki kurallar: önce kılık-kıyafet, ama bunu derken takım elbiseli istemiyorlar, sadece terlik ve atlet kabul etmiyorlar, ayrıca yaş zorunluluğu var, 25 yaş ve üstü olmak gerekiyor.

Kapıda: girmeden önce kısa bir kayıt ve kart çıkarttırma faslından sonra içeriye giriliyor. Ancak bir konuda bilgi vermek gerekirse, sadece içki içmek veya sadece yemek için içeriye girmeyi düşünenler varsa, bu konuda dikkatli olmalarını öneririm, çünkü Casinolar tamamen kameralarla dolu, bu tür kişiler tespit edildiğinde, belli bir ücret alınıp (120 TL. olduğunu duydum) kişi dışarıya çıkarılıyormuş.

Bir gerçek de şu ki “ben dışarı çıkarılan kişi görmedim” çünkü buraya gelen yemek yemek için gelse bile bir miktar para kaybetmeyi düşünerek oyun oynuyor, içki derseniz, ikram edilen içkilerin çok çok az olduğunu ve garsonların yanınıza pek sık uğramadıklarını unutmamak gerekir.

Ayrıca, yemek durumları da karışık, bazı otellerin yemek ikramları çok çeşitli iken bazı otellerin yemek çeşitleri çok az, sadece çorba ikram eden oteller var, ayrıca yemek yerlerinin açılma zamanlarının kısıtlı olduğunu unutmamak gerek, birçok otelin yemek yeri saat: 19.00-21.00 arasında açık, kapanıp saat: 01.00 de tekrar açılıyor.

Yani, burada önemli olan: sizin tercihiniz bir tercih “para kazandıran makineleri ama hizmet ve ikram az”, ikinci tercih “hizmet ve ikram çok, para kazandıran makineler az” evet buna göre otel seçmeniz gerek.

Evet: işte böyle şansını denemek adı altında buraya giden birçok kişinin kaybettiğini unutmayalım. Buradaki kişisel şans oranının çok düşük olduğunu unutmayalım. Yine de, denemek isteyenler için iyi şanslar dilemekten başka çere yok. Unutmayın kumar kazandırmaz, sadece hayal ettirir.

Bence uzak durun. Ama bu satırları okuyanların: Milli Piyango, haftanın 7 gününe yayılan At yarışları, sayısal loto, spor toto, süper loto, her gün 2 milyon kere oynanan iddia ve benzerleri nedir, nedendir dediklerini duyar gibiyim.

Bursa Mudanya

Bursa Mudanya

Mudanya denilince, Mudanya Mütarekesi hemen akla geliyor, ama Mudanya Marmara denizi kıyısında, güzel bir yöremiz.

ULAŞIM

Mudanya-Bursa arası uzaklık: 32 km. Bu mesafe: yaklaşık olarak 20-25 dakikada alınmaktadır. Mudanya’ya İstanbul’dan özel aracınız ile gelmek isterseniz: arabalı vapurdan yararlanabilirsiniz. Bayramoğlu-Darıca sapağında, otobandan ayrılın. Eskihisar’dan araba vapuruna binin ve Topçular iskelesine geçin.

Yalova üzerinden, Bursa yoluna çıkın. Bursa’nın girişinde, çevre yoluna girerek, çevre yolundan Mudanya ayrımına gelince çıkın. Geçit Köyünün içinden geçtikten sonra, tabelaları izleyerek Mudanya’ya ulaşabilirsiniz.

Bursa Mudanya

İstanbul’dan deniz yolu ile Mudanya’ya ulaşmak isterseniz: İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından işletilen, hızlı feribot ile, 1 saat 30 dakikada, Mudanya’ya 5 km. uzaklıktaki Güzelyalı’ya ve oradan da kolaylıkla Mudanya’ya ulaşabilirsiniz.

Bursa Mudanya

GENEL

KONUM

Gemlik körfezinin güney yüzünü kaplayan ve Bursa Ovasını denizden ayıran Mudanya Dağları, doğu-batı yönünde uzanıyor. Batıdan: Susurluk Çayı’nın denize döküldüğü yere kadar uzanan, en yüksek tepe 600 metre yüksekliğindeki Kartepeye kadar erişir. Belli başlı akarsuyu: Nilüfer çayıdır.

İKLİM

Mudanya’da yazlar sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı, Akdeniz iklimi hüküm sürüyor. Yükseltinin azlığı ve denizin etkisiyle, kışın ılıklığı ve yaz mevsiminin fazla sıcak olmayışı belirgin.

EKONOMİK DURUM

Zeytincilik, Mudanyalıların gelir kaynaklarının başında. Zeytincilik yapmayanlar da: üzüm, incir, ayçiçeği ve soğan yetiştiriyorlar.

Bursa Mudanya

TURİZM

Mudanya, el değmemiş bakir koylara sahip. Ama, bu koylara, yalnızca denizden ulaşılabiliyor.

Bunun dışında, Mudanya merkezde, ara sokaklarda, eski evlerin arasında yürüyüş yapın, kafeler var, buralarda oturup dinlenin. Mütareke evinin bulunduğu meydan da, restoranlar var. Özellikle asker kişiler için, burada oldukça güzel bir tesis var. Tesis Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ait, denizin hemen kıyısında. 

Ayrıca, yine Mudanya’da deniz kıyısında, Mütareke evinin bulunduğu meydanda, oldukça güzel yerler var, burada yürüyüş yapabilirsiniz, deniz kıyısında yürüyüş yolları düzenlenmiş.

 

DENİZE GİRİLECEK YERLER

Mudanya’da doğal güzelliklere sahip ve denize girilebilecek yerler, eski Rum yerleşimleri olan: Siye (Kumyaka) ve Trilya (Zeytinbağ) dır.

BALIKÇILIK

Mudanya’nın geçim kaynaklarından biri de balıkçılık. Balıkçı tekneleri dışında, amatör balıkçılar da, sandallarıyla veya iskeleden, balık avlıyorlar. Merakınız varsa, iskeleden mutlaka balık tutmayı deneyin, oltanızı atın ve bekleyin.

Özellikle: orada bulunduğum dönemde, aldığım bir ipucu şöyle idi. İskeleden, vapur hareket ettiğinde, deniz dibindeki kumları karıştırıyor ve bu durumda, özellikle büyük balıklar, yemlenmek için iskele yakınlarına geliyorlar. Akşam saatlerinde, buradan çok büyük balık tutmak mümkün.

NE YENİR

Mudanya’da: çarşaf böreği, cevizli lokum ve balık yemelisiniz.

TARİHİ

Mudanya, MÖ.700 yıllarında, İyonlu kolonistlerden Kolofonlular tarafından kurulmuştur. İlk adı: Myrlea’dır. Sonraki dönemlerde: sürekli olarak, işgale uğradığı; arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır.

Makedon hükümdarı 5’nci Filip (Phliposs) tarafından, istila edilen, Myrlea yıkılmış ve yerine, Apameıa adı ile, yeni bir şehir inşa edilmiştir. Apemia; deniz yolu ile gelecek tehlikelerin bertaraf edilmesi için yaptırılan bir hisarla çevriliydi.

Zeytinbağı (Trilye) ve Kumkaya (Siği)’da, halen bu hisarın kalıntılarını görmek mümkün. Apemia’nın işgalinin ardından, kent tekrar imar edilerek, Montanıa adını alır. Şimdiki adı olan Mudanya’nın, buradan geldiği düşünülüyor.

Mudanya: 1321 yılında, Orhan Bey tarafından fethedilerek, Osmanlı topraklarına katılır.

Evet, yakın geçmiş tarihi ele alırsak, şunlar ortaya çıkıyor. Mudanya Kasabası, Mondros Mütarekesinden sonra, önce İngiliz istilasına uğrar. Fakat, bu işgal bir gün bile sürmez. Vatan toprağına aşık, Jandarma Onbaşısı Şükrü Çavuş, kimseden emir almadan, yalnız başına mavzerini kaparak, İngiliz Deniz Piyade askerlerinin çıkartma yaptığı iskeleye gider ve silahını ateşler.

25 Haziran 1920 günü akşamı, İngiliz ordusundan 1 binbaşı ile, 1 eri öldürdükten sonra İngilizler tarafından şehit edilir. Fakat, 11 gün sonra, 6 Temmuz 1920 tarihinde, İngilizler yerlerini Yunanlılara bırakırlar. Kent, düşman işgali altında, iki yıldan uzun bir süre kalır.

11 Eylül 1922 tarihinde, Bursa’nın kurtuluşundan sonra, Mudanya’da top seslerini duyan Türk ordusu birlikleri, Mudanya istikametine yönelir. Bunun üzerine, 11 Eylül akşamı, Fransız süvarileri, bizim birliklere, “Mudanya’nın tarafsız bölge” olduğunu bildirirler.

Bunun üzerine: Türk ordusunun bir bölümü, Mudanya’ya gönderilir. Mudanya’da, düşman kuvvetleriyle bir çatışma olur. 12 Eylül 1922 günü, saat: 16.00 sıralarında, düşmanın teslim olması ile çatışmalar sona erer. Düşmanın büyük bölüm personeli, silahları ile birlikte teslim alınır. Bir kısmı ise, savaş gemisiyle kaçmayı başarır. Günümüzde: her yıl 12 Eylül günü, Mudanya’nın bu kurtuluş günü, büyük coşku ile kutlanmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Bursa Mudanya Mütareke Evi

MUDANYA MÜTAREKE EVİ

Kordonboyunun sonunda bulunuyor. Yalının: 19’ncu yüzyıl başlarında yapıldığı düşünülüyor. İlk sahibi: Rus asıllı tüccar Aleksandr Ganyanov’dur. Art Noueo üsluplu bir yalı olarak yaptırılmıştır. 

Daha sonra, Mudanyalı işadamı Hayri İpar, binayı satın alarak tamir ettirir.

Bu tarihi yalı, 3-11 Ekim 1922 tarihlerinde, Kurtuluş Savaşını zaferle bitiren tarihi antlaşmaya katılan tarafların, hararetli görüşmeler yaptıkları yerdir.

11 Ekim 1922 tarihinde TBMM Hükümeti ile İhtilaf devletleri arasında Türk-Yunan savaşına son veren ateşkes anlaşması, bu binada imzalanmıştır. Bir hafta süren ateşkes görüşmelerinde, TBMM Hükümetini İsmet Paşa, İngiltere’yi General Harrington, Fransa’yı General Charpy ile İtalya’yı General Monbelli temsil etmiştir.

Ateşkes anlaşmasının imzalandığı Mudanya Mütarekesi, TBMM Hükümetinin işgalci güçlere karşı siyasi anlamda kazandığı bir zaferdir. Yapı günümüzdeki ismini ve işlevini bu nedenle almıştır. 

Bodrum ve çatı katının dışında, iki katlı olan ahşap evin birinci katında Mütarekenin imzalandığı salon ve İsmet Paşa’nın çalışma odası, üst katta İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır. 

Yalnız Temmuz 2022 tarihinde Mudanya’yı ziyaret ettiğimde, Mütareke evi kapalıydı, restorasyon vardı.  Mütareke evinin hemen karşısında, görüşmeleri yürüten İsmet İnönü heykeli bulunuyor.

Bursa Mudanya Giritli Mahallesi

GİRİTLİ MAHALLESİ

Eski ahşap evler bulunmaktadır. Piçiretu adlı bir İtalyan mühendis tarafından planlanmıştır. Mahallede, evler o kadar iyi yapılmıştır ki, nereden bakarsanız bakın, denizi görmeniz mümkün. Eski Cami’nin doğusunda Türkler, batısında ise Rumlar otururmuş.

Mütarekeden sonra, Rumlar Yunanistan’a gidince, Girit’ten gelen Türkler buraya yerleştirilmişler.

Aslında, Mudanya’nın yerlisi yok denecek kadar az. Mütarekenin imzalandığı 1922 yılına kadar, burada 45 hane Türk varmış. O nedenle, bugün Mudanya’da, Mudanya’nın yerlisinden çok, Girit göçmeni, Bursa ve başka şehirlerden gelip yerleşenler çoğunlukta.

Bursa Mudanya Tahir Paşa Konağı

TAHİR PAŞA KONAĞI

Osmanlı mimarisi eserlerinden olup, Şükrüçavuş Mahallesindedir. Kültür bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Halen, alt katında: İlçe Halk Kütüphanesi hizmet vermektedir. Mudanya’da, Osmanlı döneminden kalma pek çok cami ve sivil mimarlık örneklerini görmek mümkün. Tahir Paşa Konağı, burada bulunan 196 tarihli yapılardan biri.

18’nci yüzyıl konaklarının en güzel örneği olan: iki katlı konak, planı çok değişiklik geçirdiği için, orijinal halini kaybetmiş. 1985 yılında, restore edilmiş, vitrayları, bitki ve geometrik tavan süslemeleri, kalem işleri, ender örnekler arasında. İlginizi çekerse, gidip görebilirsiniz.

Bursa Mudanya Eski İstasyon Binası

ESKİ İSTASYON BİNASI

Mudanya’nın hemen girişinde. Ancak, günümüzde otel olarak kullanılıyor. 1948 yılında: Bursa ile kara yolu bağlantısı sağlanınca, demir yolu kapanmış. Bunun üzerine: Fransızların yaptığı, iki katlı, tipik istasyon binası, bir süre Tekel satış deposu ve ardından da Gümrük deposu olarak kullanılmış. Sarı badanalı, eski istasyon binası artık “Montanya Oteli.”

HASANBEY CAMİİ

1652 yılında yapılmıştır. Hasanbey Mahallesindedir. Tavanı, minberi, pencere kenarları ile son cemaat yerindeki ağaç oymaları ile süslemeler, Osmanlı devri süslemeleri hakkında bilgi vermektedir. Cami yanında yaptıranların türbesi bulunuyor.

Bursa şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazıma ulaşmak için.

Trilye/Zeytinbağı tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazıma ulaşmak için.