Yunanistan Larissa

Yunanistan Larissa

Yunanistan Larissa ; Yunanistan’ın Teselya bölgesinin en büyük şehridir. Larissa-Atina arasındaki uzaklık 355 km ve Larissa-Selanik arasındaki uzaklık 150 km. dir. Şehrin isminin anlamı, Yunancada “kale” demektir. Burada genellikle Kıbrıs’tan göç eden Rumlar yaşar ve “Kıbrıs’ın Türkler tarafından işgal edildiği” hakkında bir dernek kurarak propaganda yapmaktadırlar.

Şehir nüfusu 130.000 kişidir. Yunanistan’ın dördüncü büyük şehridir. Deniz kıyısına uzaklık 60 km. dir. Şehir tam bir kahve şehri olarak tanınmaktadır. Çünkü 1674 tane kafe bulunduğu söyleniyor.

Tarihi süreç incelendiğinde, Larissa yöresinin atlarının meşhur olduğu görülür. MÖ.5’nci yüzyılda darp edilen sikkelerde, gururlu ve güçlü Larissa atı resmedilmiştir. Atlar, şehre büyük ekonomik faydalar getirmiştir ve Larissa şehrinin sembolü olmuştur.

 

NE YENİR-NE İÇİLİR

Teselya mutfağının en lezzetli yemekleri burada tadılabilir. Et yemekleri çok çeşitlidir. En iyi Yunan peynirleri ve şarap koleksiyonu burada bulunabilir. Özellikle bir tür kırmızı şarap olan “Rapsani” şarabı, Yunanistan’ın birçok yerinde bulunmasına rağmen, esas üretildiği yer Güney Olimpos dağı eteklerindeki bir dağ köyüdür. Bunu tatmanız öneririm.

 

ALIŞVERİŞ MERKEZİ

Pantheon Plaza: Büyük bir alışveriş merkezidir.

Gaea Yaşam Merkezi: Bir alışveriş merkezidir.

Süpermarketler: Lidl ve Galaxias’dan her türlü alışveriş yapılabilir.

 

TURİZM

Turistik yönü zengin olmayan küçük ve sıkıcı bir şehirdir. Yani buraya özel olarak gitmeyin, yolunuz düşerse birkaç saatliğine uğrayabilirsiniz. Şehri tanımanın en iyi yolu yürüyüştür. Zaten şehir merkezinin % 70’i yayalara ayrılmıştır.

Yunanistan Larissa Gezi Planı

Gezi planı

Larissa Antik tiyatrosunu ziyaret edin.

Meteora görülmelidir.

Eski şehir (kale) ve Aziz Achilleas Kilisesi,

Postane meydanında bir fincan kahve keyfini çıkarın.

Frourio (kale) tepesinde meyhanelerde lezzetli tatları deneyin.

Bir yürüyüşe çıkın ve Alcazar Park ve Estetik Grove bölgelerinde rahatlayın.

Arkeoloji Müzesi görülmelidir,

Neopolis meydanında, kafelerde eğlenin.

Alışveriş yapmak için Kouma Street’e gidin.

Yunanistan Larissa Gezilecek Yerler

GEZİLECEK YERLER

Neapoli Meydanı

Larissa şehri, özellikle şehir merkezindeki meydanları ile ünlüdür. Neapoli meydanı, aynı zamanda Larissalılar için de çok tercih edilen bir yerdir. Burada birçok kafeterya, gıda mağazaları ve barlar bulunmaktadır.

Yunanistan Larissa Akropol
Yunanistan Larissa Akropol

     

Akropol

Burası neolitik dönemden beri bir yerleşim yeridir. Klasik dönemde, Bizans imparatorluğunun ilk yıllarında, Larissa kalesi burada kurulmuştur.

Yunanistan Larissa Antik Yunan Tiyatrosu
Yunanistan Larissa Antik Yunan Tiyatrosu

     

Antik Yunan Tiyatrosu

Akropol tepesinin güney kanadında: antik tiyatro kalıntıları görülür. MÖ.3’ncü yüzyılda, Makedonya kralı Philiph tarafından yaptırılmıştır. Tiyatronun içine girmek mümkün değil, sadece dışarıdan görülebiliyor.

 

Aziz Achilleios Kilisesi-Larissa Katedrali

Bir tepenin kenarında, Pineios nehrinin kıyısındadır. Agios Achilleios şehrin koruyucu azizidir. Mezarı katedralin içindedir.

Azize ait emanetler, 330 yılında Bulgaristan imparatoru tarafından buradan çalınmış, 1980 yılında ise geri alınmıştır.

Kendisi MS.3’ncü yüzyılda yaşamış ve pagan tapınaklarını yıkarak kiliseler kurarak ünlü olmuştur. Birinci İznik konsülüne kayıtlı 318 kişiden biridir.

 

Türk Pazarı

15’nci yüzyıl yapılarının arasındadır.

Yunanistan Larissa Arkeoloji Müzesi
Yunanistan Larissa Arkeoloji Müzesi

 

Larissa Arkeoloji Müzesi

Mplana meydanında, eski cami de yer alan müzede, Neolitik dönemden Ortaçağ dönemine kadar klasik Yunan ve Roma eserleri sergileniyor.

Cami 19’ncu yüzyılda yapılmıştır ve1923 yılındaki mübadele öncesine kadar kullanılmıştır. Günümüzde ise, şehirdeki bazı camiler kullanılmasına rağmen, bu cami kullanılmayıp müze yapılmıştır.

Camide 1939-1941 yılları arasında küçük bir arkeoloji sergisi varken, Naziler tarafından 1941-1944 yılları arasındaki dönemde talan edilmiştir. 1941-1955-1957 yıllarında ise, bu kere deprem binayı tahrip etmiştir. Günümüzde caminin sadece tek odasında bir sergi bulunuyor ve çoğu zaman içeriye girmek mümkün olmuyor.

Yunanistan Larissa Georgios Schwartz Konağı

Georgios Schwartz Konağı

3 katlı bina, Yunanistan’ın en önemli yapılarından birisidir. 1787 yılında yapılmıştır ve zengin resim dekorasyonuna sahiptir. 1965 yılında Yunan devleti tarafından satın alınan konak, bu tarihe kadar bir kooperatifin merkezi olarak kullanılmıştır.

18’nci yüzyılın geleneksel mimarisinin tipik örneğidir. Konağın içindeki en ilginç süslemeler: ahşap lambri üzerindeki tüm alanları kapsayan freskler, duvar resimleri, geometrik ve bitkisel motifler ve manzaralardır.

 

Hipokrat Mezarı

Tyrnavos yolunda, büyük bilim adamının ve Tıbbın babasının mezarı 1826 yılında keşfedilmiştir.

Yunanistan Larissa Alkazar Parkı

  

Alkazar Parkı

Pinios nehri boyunca uzanır.

Yunanistan ülkesi gezi planı.

Atina şehri tanıtımı.

Slovakya Bratislava

Slovakya Bratislava

Şehir: Slovakya’nın en büyük şehri, aynı zamanda eyalet başkentidir. Ayrıca: ulusal Slovak Cumhuriyet Konseyi, Slovak Cumhuriyet Hükümeti, Ulusal Bakanlıklar ve Slovak Cumhuriyeti devlet yönetiminin diğer merkez organları bu şehirde bulunmaktadır. “Brat” kelimesinin anlamı, “kardeş” demektir. Yani “Slav kardeşliği” anlamına gelmektedir. Macarlar ise, bu şehre “Pozsony” ismini verirler.

Şehir: bir yandan eski komünist yönetim zamanından kalma çirkin blokları barındırırken, öte yandan 18’nci yüzyıldan kalma Rokoko tarzı binaları da bulundurmaktadır.

Şehir çok küçük. Yalnızca 430 bin kişi yaşıyor. Tuna nehrinin iki kıyısına kurulmuş şehirde, kıyılar arasındaki bağlantılar için köprüler bulunuyor.

Bratislava’da yaklaşık 450 bin kişi yaşamaktadır. Bu sayı ne kadar küçük görülse de, Slovakya’nın en kalabalık şehridir. Şehirdeki ekonomik etkinliklerin başında: otomobil, mobilya imalatı, kimyasal madde, tütün ürünleri, müzik aletleri, yün ürünleri ve deri ürünleri üretimi yaygındır.

Slovakya Bratislava

TARİH

Şehir: 10’ncu yüzyıldan önce kurulmuş ve ilk olarak “Pressburg” ismiyle bilinmektedir. 12’nci yüzyıla gelindiğinde ise, şehirde büyük ve güçlü tahkimatların kurulduğu görülür.

1541-1784 yılları arasında, şehir Macaristan’ın başkenti olur. 1805 yılında: Napolyon ile yapılan savaş sonrasında: Avusturya İmparatoru Alexander I ile Napolyon orduları: Rus çarının ordusunu yenmiş ve ardından: Bratislava şehrinde Başpiskopos sarayında, barış antlaşması imzalanmıştır.

I. Dünya savaşının ardından, 1919 yılında Çekoslovakya oluşturulduğunda: Bratislava şehri, Slovakya eyaletinin başkenti yapılmıştır.

 

ULAŞIM

Şehirdeki havaalanı olan “MR Stefanika” şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır. Havaalanından şehir merkezine ulaşım için otobüsler bulunuyor.

Bratislava-Viyana arasındaki karayolu 60 km. dir. Trenle 1 saatte gidilir ve tren ücreti, 7 eurodur. Bratislava-Budapeşte arasındaki uzaklık: trenle 3 saat ve Bratislava-Prag arasındaki uzaklık, trenle 2.5 saattir. Bratislava ve Viyana: Avrupa’da birbirine en yakın iki başkent olma özelliğine sahiptir. Biraz önce de söylediğim gibi, araları yalnızca 60 km. dir.

 

İKLİM

Şehir: Tuna nehrinin her iki yakasında bulunması nedeniyle, hafif ve sıcak bir iklim yapısına sahiptir. Yıllık sıcaklık ortalaması 9.9 derecedir ve Slovakya’nın en sıcak bölgeleri arasında yer alır.

Kışın buraya gidiyorsanız, ülkemizden daha sert bir kış olduğunu bilmeli ve ona göre tüm kalın kıyafetlerinizi almalısınız. Yazın gidiyorsanız, ince giysiler götürün ancak, buranın bir Orta Avrupa ülkesi olduğunu, gece ve gündüz sıcaklıkları arasında muhteşem farklar olduğunu unutmadan, gece giymek için hırka gibisinden bir şeyler yanınıza alın.

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIMI

Tramvay ve otobüslere bindiğinizde: biletinizi damgalatmayı sakın unutmayın.
Bratislava City Card satın alırsanız: ulaşımda ve bazı müzelere girişte indirim sahibi olursunuz.

 

NE YENİR

Slovakya mutfağında “Macar” etkisi görülür. Ne içmek gerekir derseniz, bu kez Slovak biralarının mutlaka tadına bakmanızı öneririm. Bu biralardan en iyilerinden birinin markası “Spis” dir.

Bratislava şehrinde en ilgimi çeken özellik: öğlen saatlerinde, bütün restoranların fiks menü benzeri, ana yemek, salata ve  tatlıdan oluşan ve bir içecek te bulunan bir menüyü uygun fiyatla müşterilerine (10 euro) sunmalarıydı.

Yani, menüde saatlerce bir şeyler aramak zorunda kalmadan fiks menü alıp karnınızı doyurabilirsiniz.

 

ALIŞVERİŞ

Şehirdeki en önemli alışveriş mekanı “Aupark” dır ve New Bridge denen yere yakındır. Yani Old Town Tuna karşısında, Batı tarzı inşa edilmiş bir alışveriş merkezidir. Şehrin en büyük alışveriş merkezi olan “Avion” da ise: mağazalar, food court, IKEA mağazası, giyim mağazaları bulunur.

Bunun dışında, şehir merkezinde küçük, irili ufaklı dükkanlar bulunuyor. Ama alışverişi çok canlı bir şehir olduğu söylenemez, yani alışveriş yapmak için uğraşmayın, bir şey bulmak pek mümkün değildir. Alışveriş merkezlerine gitmek gerekiyor.

 

GECE HAYATI

Slovakya ülkesinde alkollü içkiler ucuzdur. Özellikle: Slovak birası önem kazanmaktadır. Bunun yanında: zengin bir gece hayatı yaşamak isteyenler için “Old Town” bölgesi önerilmektedir.

Şehir insanının arasına karışıp eğlenmek isterseniz, kent merkezini denemelisiniz. Burada birçok yer bulabilirsiniz. Bira içmek için en uygun barlar: Budvar, Pilsen Urquell, Kozel, Radegast, Starobno.

Hviezdoslavovo meydanında bulunan: Svet ve Piya da tercih edilebilir. Sedlarska caddesi üzerindeki Dubliner en Irısh Pub önerebileceğim diğer bir bardır.

Slovakya Bratislava

TURİZM

Şehrin tarihi kısmı olan “Stare Mesto” bölgesinde: St.Michael kulesinden, Avusturya’dan Macaristan’a kadar uzanan muhteşem güzel bir manzara izlemek mümkündür.
Şehirdeki önemli yerler, yürüyüş mesafesindedir. Bunlar arasında öne çıkanlar: Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde yapılanlardır.

Eski şehir ve kale: şehrin en turistik yerleridir. Eski şehirde özellikle bazı müzeler ilgi çekerler. Bunlar arasında bulunanlar: İşkence ve Şarap üretim müzesi, Belediye Müzesi’dir. Slovak ulusal müzesi de ziyaretçi çekmektedir.

Ayrıca: Başpiskopos Sarayı ve Mirbach Sarayı ilgi çeker. Tuna nehri üzerinde inşa edilen kale ise: MS.1 ve 5’nci yüzyıllar arasında, Roma İmparatorluğunun bir sınır kalesi olarak kullanılmıştır. 9’ncu yüzyıldan sonra ise ve en son olarak 2000 yılında restore edilmiştir.

Son bir not, şehir merkezindeki caddede, güzel ve esprili heykeller var ve bunları mutlaka görmelisiniz. Bunların arasında en rağbet göreni, yoldan geçen bayanların eteklerinden bacaklarına bakan bir kanalizasyon işçisinin heykelidir.

 

GEZİLECEK YERLER

Her zaman olduğu gibi, ben şehirde gezmenizi önereceğim yerleri aşağıda sıralıyorum. Siz, bu şehirde kalış sürenize ve anlatılan yerler içinde ilginizi çeken yerlerin durumuna göre, bir şehir haritası üzerinde gezeceğiniz yerleri işaretliyorsunuz ve böylece, Bratislava şehrinde, gayet güzel bir tur yapıyorsunuz.

Slovakya Bratislava Old Town

OLD TOWN

Kalenin de bulunduğu bu bölgede: tepeyi keşfederken, ilginç özellikler görebilirsiniz. Dar sokaklar, çeşitli hoş restoranlar, kafeler ve galeriler bulunur. Kalenin bulunduğu tarihi tepe: Komünist dönemi ve çağdaş peyzaj karışımıdır.

Bu bölüme araç girişini yasaklamışlar. St. Martins katedralinin arkasından başlayan yürüyüş yolunun hemen sağında güzel kafeler var. Bu güzel kafelere oturup gelip geçeni seyrederek yorgunluk atabilirsiniz. Ayrıca, bu kafeler, kendi yaptıkları ürünleri servis ediyorlar.

Şehrin bu bölümünde birkaç heykel bulunuyor. Bu heykeller hakkında sizlere kısa bilgiler vermek istiyorum.

Old Town bölgesinin hemen girişinde yolun kenarında “Schöne Naci” isimli heykel bulunuyor. Bu şahıs: aslında fakir ve zihinsel özürlü bir kişi olmasına rağmen, Slovak halkı arasında çok meşhurdur.

Çünkü: bu kişi, sokaktan geçen herkese: şık kıyafetleri içinde, şapkasını çıkararak ve gülümseyerek selam verirmiş. Bu nedenle, öldükten sonra, kendisinin heykelini dikmişler ve heykel de zaten, şapkasını çıkararak yine gelip geçene selam veriyor.

Evet, 1897 yılında doğan, şık smokin ve silindir şapkalı şehrin sokaklarında yürüyerek meşhur olan bu şahıs, ölümünden sonra da, gelip geçene selam vermeyi sürdürüyor.

Şehrin eski bölümünde, biraz ileride yine bir heykel bulunuyor. Bu heykel “Çumil” heykelidir. Çumil: kanalizasyon kanalından yeni çıkmış ve sokaktan geçenlere bakan bir durumda betimlenmiştir ve bazı Slovakyalılarda, kendisini yoldan gelip geçen bayanların eteklerine bakıyor olarak nitelendirirler.

Heykelin hemen yanındaki “çalışan adam” levhası da dikkat çekiyor. Bu heykelleri anlatan görevli, hemen Eskişehir ve Eskişehir Belediye Başkanının yaptırdığı bu tür heykelleri örnek veriyor ki, haklı, Eskişehir’de de benzeri heykeller var.

Bölgenin ana meydanında; tam Fransız konsolosluğunun önünde ise; Juray Melus tarafından yapıldığı yazılı olan “Napolyon” heykeli bulunuyor. Ama: bu heykelde betimlendiği şekilde, Napolyon, halkın arasına karışmıştır.

Napolyon ordusu, Bratislava şehrine iki kez girmiş ve 300 süvari ve 9000 asker ile şehir sokaklarında yürümüştür. İlk olarak, 1805 yılında şehre girmiştir. Yine burada Napolyon’la ilgili anlatılan bir söylenti var.

Napolyon ordusundan bir asker, buralı bir kıza aşık olur. Gün gelir, Napolyon ordusu ile şehri terk edeceği zaman, bu aşık asker şehri terk etmek istemez ve burada kalmak ister.

Bunun üzerine, Napolyon, askere senin her şeyin orduya ait, burada kalırsan bunları iade etmen gerekir der ve bunun üzerine, asker üstünde bulunan bütün eşyaları orduya teslim eder ve şehirde kalarak sevdiği kızla beraber olur.

Evet, bu bölgede daha birçok heykel var.

Slovakya Bratislava Kalesi

 

BRATİSLAVA HRAD-BRATİSLAVA KALESİ

Kale: Tuna nehri kıyısında, denizden 150 metre yükseklikte, Küçük Karpat Dağları üzerinde, güneydeki bir tepe üzerine yapılmıştır. Yapılış amacı: Osmanlı korkusudur.

Osmanlılar, Budapeşte şehrini ele geçirdiklerinde, Macar kraliyet ailesi burada yaşıyormuş. Ancak: eski çağlardan beri, burada insan yerleşimi olduğu bilinmektedir.

Büyük Moravya İmparatorluğu zamanında, bu tepe üzerinde büyük bir kale bulunuyordu. Kale hakkındaki ilk yazılı kaynaklar, MS.907 yılından gelmektedir. Büyük Moravia imparatorluğunun bitiminden sonra, Bratislava kalesi, Macarlar ile arada bir sınır görevi görmüştür.

Ancak: 1811 yılında, büyük bir yangın, kaleyi harap etmiş ve tamamen yanmıştır. Günümüzde görülen yapı, 1950 yılında yapılan restorasyon sonucu ortaya çıkmıştır.

Buraya: iki yönden yürüyerek erişilebilir. Bunlar: birinci olarak Beblaveho sokak üzerinden ve diğer yol Slovak Parlamentosu tarafında tarihi şehir merkezinden ve Mudronova sokak üzerindendir.

Slovakya Bratislava Ulusal Tarih Müzesi

Ulusal Tarih Müzesi

Müze: Pazartesi hariç her gün saat: 09.00-17.00 arasında açıktır.
Burada, özellikle arkeolojik sergi: Slovakya’nın uzun geçmişine ait hazineleri barındırmaktadır ki, bunlar arasında: mobilya ve saatler başı çeker. Ayrıca, bir de müzik sergisi bulunur.

Slovakya Bratislava St Martin Katedrali

Slovakya Bratislava St Martin Katedrali

 

DOM SV MARTİNA-ST. MARTİN KATEDRALİ

Katedral hemen otobanın yanında bulunmaktadır. Yani, Rudnaıyovo nam bölgesindedir. Turlar şeklinde geziler yapılmaktadır. 1563-1830 yılları arasında hüküm süren 12 yöneticinin yani Macar kralının burada taç giydiği söyleniyor.

Yapı her ne kadar 13’ncü yüzyılda yapılmış olsa da 19’ncu yüzyılda restore edilmiştir. Güney bölümdeki portal giriş, Slovakya’nın en eski Rönesans mimarisi örneğidir. Kule: 85 metre yüksekliktedir ve neo-gotik stildedir.

Kuleye özellikle dikkatle bakın, üstünde, 300 kg. ağırlığında Macar kraliyet tacı örneği görülmektedir. Bu taç: 2×2 metre boyutlarındadır ve bu nedenle, 1563-1830 yılları arasında kilise, taç giyme kilisesi olarak kullanılmıştır.

Her yıl Eylül ayı başlarında, burada Bratislava zafer ve taç giyme günü kutlamaları yapılır.

 

CHATAM SOFER MEMORİAL

Mauzoleum Chatama Sofera.Svobodu bölgesindedir.
Anıt: Pressburglu Haham Moşe Schreiber’den ismini almıştır. Kendisi, 19’ncu yüzyılda, Avrupalı Yahudi liderlerinden birisiydi. Buradaki mezarı: 1943 yılında bölgedeki 17 Yahudi mezarıyla birlikte Naziler tarafından yıkıldı.

Daha sonra ise, mimar Martin Kvasnica tarafından yeniden tasarlandı ve yapıldı. Günümüzde görülen mezar, 2002 yılında açılmıştır. Ziyaret etmek isteyenlerin önceden rezervasyon yaptırmaları gerekiyor.

Slovakya Bratislava Manderlov Evi

MANDERLOV EVİ

Nam SNP bölgesindedir.
Şehrin ilk yüksek katlı binasıdır. 10 katlı bu bina uzun süre Bratislava’nın gökdeleni olarak anılmıştır. Yapı, 1935 yılında mimarlar Ernest Spitzer ve Ludwig tarafından yapılmıştır. Binanın karakteristik özelliği, cephesinin koyu kırmızı dikey çizgiler bulundurmasıdır. Zemin katta, yeni Grand Cafe mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olarak bilinir ve tanınır.

Slovakya Bratislava Palffy Palace

PALFFY PALACE

Panska bölgesindedir.
Bugünkü sarayın sitesi içinde, 19’ncu yüzyıldan kalma eski evler görülür. 1885 yılında yapılan yenileme çalışmaları sırasında, arkeologlar, 13’ncü yüzyıldan kalma mimari duvar kalıntıları tespit ettiler.

Ayrıca, bodrum katında yapılan arkeolojik araştırmalarda, Roma ve Kelt dönemine ait bulgular ortaya çıkarıldı. Böylece, şehirde daha önceki dönemlerde bir Kelt yerleşimi bulunduğu, buradan belgelenmiş oldu.

Günümüzde saray: ziyaretçiler için çağdaş sanatın ustalarının eserlerini barındıran klasik koleksiyonu sunmaktadır. Ayrıca, 15 bin kitaptan oluşan büyük bir kütüphane de sarayın içindedir. Daimi sergilerde: cam, heykel ve resimler bulunur ve daha çok Hollandalı ve Flaman ve İtalyan ustaların, 17 ve 18’nci yüzyıl eserlerini barındırır.

 

PARLAMENTO

Burası, Slovak Cumhuriyeti Ulusal Konseyi olarak da bilinen Slovak Parlamentosunun toplanma yeridir. Tuna nehri yakınlarında bir uçurumun üzerindedir, yani şehrin en iyi yerinde bulunmaktadır.
Parlamento içine gezi turları, her gün saat 14.00 de yapılmaktadır. Bina halka açıktır ve özellikle, parlamento restoranından, muhteşem bir manzara izlenmektedir.

 

PANTEON

Vojnovy pamatnik Slavin bölgesindedir.
Kale manzaralı bir tepe üzerinde yapılmıştır. Bratislava şehrinin birçok yerinden görülebilir. Burada, Nisan 1945 tarihinde, kentin kurtuluşu için çağırılan “Kızıl ordu” nun 6845 şehit askerinin mezarı bulunmaktadır.

Boyutlarının büyüklüğü ile etkileyici bir anıttır. Yüksekliği 39 metredir ve 11 metrelik bir heykeli bulunmaktadır. 1957-1960 yılları arasında inşa edilmiştir. Sovyet savaş anıtları mimarisinin güzel bir örneğidir. Ancak, bu anıt, aynı zamanda Slovaklar arasında karışık duygular ortaya çıkarmaktadır.

Çünkü, bir yandan şehri kurtarması için çağırılan Sovyet askerleri, gelmişler ve binlerce şehit vererek şehri kurtarmışlardır, ancak öte yandan: 1968 yılında, Slovak lider Alexander Dupçek tarafından yönetilen bir hareket ve Varşova paktı birlikleri tarafından işgal edilen bir şehir var.

Yine anıta gelecek olursak, anıtın en önemli özelliği: etkileyici ufuk çizgisi ve şehrin silüetinde yarattığı büyüleyici güzelliktir. Anıtın yakınlarında “Mountain Park” var, ayrıca, bu anıtın çevresi, yine şehrin en zengin bölgelerinden dir ki, birçok villa görebilirsiniz.

Slovakya Bratislava Ulusal Tiyatrosu

SLOVAK ULUSAL TİYATROSU

Jesenskeho bölgesindedir.
Yapı: Viyanalı mimarlar Fellner ve H.Helmer tarafından tasarlanmış ve 1886 yılında neo-Rönesans stilinde inşa edilmiştir. Cephedeki oval deliklere: Viyanalı heykeltıraş Tiğner tarafından, ünlü bestecilerin taş heykel büstleri yerleştirilmiştir.

Yine, tiyatro girişinde bulunan havuz mimar Tilgner tarafından tasarlanmıştır. Havuz: bir kartal tarafından karşılanan Zeus heykeli ile süslüdür.

Evet bu bina, günümüzde Slovak Ulusal Tiyatro ve Bale topluluğu tarafından kullanılmaktadır

OLD CİTY HALL

Stara radnica.Primaciaine namestie bölgesindedir.
Buranın geçmişi, 13’ncü yüzyıla kadar uzanmaktadır. Orijinal bina romanesk tarzda yapılmıştır. Binanın eşsiz duvar resimleri, 15’nci yüzyıldan kalmadır. Belediye binasında, bir de “Belediye Müzesi” bulunmaktadır. Özellikle yaz aylarında, yapının önündeki avluda, kültürel etkinlikler ve konserler düzenlenmektedir.

Slovakya Bratislava Michael Kapısı

MİCHAEL KAPISI

Michalska brana bölgesindedir.
Bakır çatılı Michael kapısı, Bratislava şehrinin sembollerinden birisidir. Kapının ortasında bulunan gotik kule: 14’ncü yüzyıl yapımıdır. Çatı ise, 1753-1758 yılları arasında yapılmıştır. Kule: 7 katlı ve 51 metre yüksekliktedir.

Üst terasta, muhteşem bir şehir manzarası izlenmektedir. Kulenin üstünde ise, Başmelek tarafından bir ejderhanın öldürülmesi sahnesi olan heykel bulunur. Kapının altında ise “Silah Müzesi” bulunuyor. Ayrıca, yine kapının bulunduğu yerde “sıfır kilometre taşı” görülüyor ve buradan, 29 büyük şehre olan mesafe yazılıdır.

 

MİRBACHOV PALACE

Frantiskanke namestie bölgesindedir.
Bu rokoko tarzı saray: 1768-1770 yılları arasında, şehirde yaşayan Michael Rush tarafından yaptırılmıştır. Sarayın son sahibi ise, Kont Emil Mirbach’dır ve sarayı yani yapıyı “Şehir Galerisi” kurulması için şehir yönetimine devretmiştir.

Kont Emil’in arzusu yerine getirilerek, saray resim ve heykel daimi sergisi alanı olmuştur. Burada, ayrıca geçici sergiler de düzenlenmektedir. Sarayın avlusunda, Viktor Tilgner tarafından yapılmış etkileyici heykeller bulunan bir havuz görülüyor.

Slovakya Bratislava Macaristan Eski Kraliyet Sarayı

MACARİSTAN ESKİ KRALİYET SARAYI

Michalska Ventürska bölgesindedir.
Saray, şehir manzaralı bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Barok mimari stildeki saray: 1753-1756 yılları arasında, mimar Martinelli tarafından tasarlanmıştır. Yapı; 19’ncu yüzyılda uzun süre Macar Parlamentosu olarak kullanılmıştır. 1847-1848 yılları arasında ise, burası Slovak Ulusal Hareketi Başkanı ve Ulusal Konsey Üyeleri tarafından kullanılmıştır. 1953 yılında ise, sarayın içine bir üniversite kütüphanesi yapılmıştır.

Slovakya Bratislava Üniversiteler

ÜNİVERSİTELER

Şehirde: 1919 yılında kurulan Comenius Üniversitesi, 1938 yılında kurulan Bratislava Slovak Teknik Üniversitesi ve 1953 yılında kurulan Slovak Bilimler Akademisi bulunmaktadır.

 

Academia Istropolitana

Burası, eski Macar krallık döneminin ilk üniversitesi olarak dikkat çekmektedir. 1465 yılında kurulan üniversite, Bratislava kralı Matthias Corvinus tarafından, gelişimi ve yayılması için büyük önem verilen bir yer olmuştur. Üniversite binasının bir kısmı: 1490 yılında kral Matthias’ın ölümünün ardından, bir manastır olarak kullanılmaya başlanmıştır. Üniversite de görev yapan hocalardan Regiomontanus Johannes Müler (1436-1476) Avrupa’nın büyük eğitimcilerinden birisidir ve dünyanın güneşin çevresindeki hareketlerini incelemiştir.

Slovakya Bratislava En Spn

EN SPN

Burası, tek bir direk üzerine asılı bir çelik köprüdür ve 1967-1972 yılları arasında inşa edilmiştir. Şehrin en tipik mimari yapısı olarak dikkati çeker. Tek çelik ayağın üst kısmında, 80 metre yükseklikte, hızlı asansör ile çıkılan bir restoran bulunur. Ayrıca, 430 basamaklı bir acil merdiveni de bulunmaktadır.
Köprüye gelince: uzunluğu 431.8 metredir. Genişliği 21 metredir. Toplam ağırlığı ise, 7.537 tondur.

 

APOLLO KÖPRÜSÜ

Apollo köprüsü: Petrzalka ilçesi ve şehir merkezini birbirine bağlayan, Tuna nehri üzerindeki asma bir köprüdür.

Slovakya Bratislava Old Bridge

OLD BRİDGE

Tuna nehri üzerinde, hala kullanılan en eski köprülerden birisidir. Ayrıca “Franz Joseph köprüsü” olarak da bilinir.

 

GRASSALKOVİC PALACE

Hodzovo namestie bölgesindedir.
Rokoko tarzından inşa edilen sarayda, Başkan yaşamaktadır.
İlk yapılışı ise: 1760 yılında: Macar İmparatoriçesi Maria Theresa’ya kadar uzanır. Takip eden süreçte de, soyluların ikametgahı için popüler bir yer olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise, biraz önce de söylediğim gibi, Slovak Cumhuriyeti Başkanının ofisi bulunmaktadır.
Burayı ziyaret etmek isterseniz, sarayın içi kapalı, ancak bahçesi yani park bölümü serbesttir.

Park da Grassolkovich

Burası, Başkanlık sarayının bahçesi olarak bilinir. Aslında: bir Fransız süs bahçesi olarak tasarlanmıştır ancak 1919 yılından bu yana: popüler bir yer haline gelmiştir. Burada: yürüyüşler, konserler düzenlenir ve şehrin gürültüsünden kaçmak isteyenler, burayı tercih ederler.
Bahçenin ortasında bir heykel dikkati çeker. Bu heykel: at sırtındaki İmparatoriçe Maria Theresa’nın heykelidir. Heykel: ünlü Slovak heykeltıraş Tibor tarafından yapılmıştır. Park sokakta ise, devlet başkanlarının büstleri bulunur.

 

MÜZELER

Slovakya Bratislava Yahudi Kültür Müzesi

MUZEUM ZİDOVSKEJ KULTURY-YAHUDİ KÜLTÜR MÜZESİ

Müze binası, 17’nci yüzyıldan kalmadır, ancak günümüze kadar birçok kez yenilenmiştir. Bina, 1993 yılındaki restorasyonun ardından, Yahudi Kültür Müzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Slovakya Bratislava Slovakya Ulusal Müzesi

SLOVENSKE NARODNE MUZEUM-SLOVAK ULUSAL MÜZESİ

1961 yılında kurulmuştur. Müze binası: Bratislava eski şehir bölümünde, Doğa Tarih Müzesiyle birliktedir. Binanın inşaatı, mimar Harminec tarafından tasarlanmış ve Temmuz 1928 tarihinde tamamlanmış ve müze, 1930 yılında açılmıştır.
Slovakya’nın bu en büyük müzesi: ülke çapında 16 özel müzeyi yönetir.

 

SLOVENSKA NARODNA GALERİA-SLOVAK ULUSAL GALERİSİ

Burada: gotik sanattan, grafik sanatına kadar pek çok eser sergileniyor. Galerinin kendi koleksiyonunda, antik, modern ve çağdaş sanata ait yaklaşık 55 bin eser bulunduğu söyleniyor.

 

BRATİSLAVA CİTY MUSEUM

1868 yılında kurulmuş, ülkenin en eski müzesidir. Şehrin Old Town bölümündedir. Şehir müzesi, Bratislava şehrindeki 11 müzeyi yönetir.

 

APPONYİHO PALACE

Radnicna bölgesindedir. Cumartesi ve Pazar günü: saat: 11.00-18.00 arasında ve diğer günler: saat: 10.00-17.00 arasında açıktır.
Saray: Macar asilzadesi, Kont George Appony tarafından yaptırılmıştır ve günümüzde, burası: Bratislava şehir müzesi olarak kullanılmaktadır. Müzede: Bratislava bölgesindeki üzüm tarihi, şarap barları ve şarap malzemeleri sergilenmektedir. Macar şaraplarının popülütesi: Macar kralı Matthias Corvinus yani 1767 yılından bu yana sürmektedir.
Eğer: bölgeye ait iyi bir şarap tatmak isterseniz, sarayın avlusunda oturup tadabilir ve hatta satın alabilirsiniz.

Slovakya Bratislava Saat Müzesi

GOOD SHEPHERD EVİ-SAAT MÜZESİ

Zidovska ul. Bölgesindedir ve 4 katlı bina, rokoko mimari stilinde, 18’nci yüzyılda inşa edilmiştir. Yeri de ilgi çekicidir, birbirine yaklaşan iki sokağın bitim yerinde, kama şeklinde, bir boşluk doldurmaktadır.

Ev çok dar olmasıyla ilgi çeker. Önünde yalnızca bir oda ve merdiven genişliğindedir. Ama, Bratislava şehrinin en iyi binası olarak kabul edilir. Binanın köşesinde “Good Shepherd” yani “İsa heykeli” bulunmaktadır. Binanın içinde ise: eşsiz bir “saat müzesi” bulunur.

 

ŞEHİR DIŞINDA GEZİLECEK YERLER

Slovakya Bratislava Devin-Castle Kalesi

DEVİN CASTLE-KALESİ

Muranska ul. Bölgesindedir.
Kale; Tuna ve Morava nehirlerine bakan bir tepe üzerinde bulunuyor. Çünkü, burası Keltler, Romalılar, Lombardlar, Gotlar ve diğer bölgede yaşayan uygarlıklar için hep stratejik bir yer olarak değerlendirilmiştir.

Kalenin günümüzdeki haliyle, Moravya İmparatorluğu döneminde yapıldığı sanılıyor.

Çünkü, kale ile ilgili ilk yazılı bilgiler, 1223 yılına aittir. 19’ncu yüzyılda ise, kale, Slovak ayaklanması için önemli bir yer olarak kullanılmıştır.
Tarih sevenlere cazip gelecek bir kaledir. Yalnızca yürüyüş olarak değil, çevresindeki muhteşem güzel doğa da ilgi çeker.

Slovakya Bratislava Antik Gerulata Rusovce

ANTİK GERULATA RUSOVCE

Burası: Gerulata İmparatorluğunun kuzeyinde kurulmuş bir “Roma askeri kampı” dır. Mezarlıklardan anlaşıldığına göre, kamp geniş bir alanda yay gibi yerleşmiştir.

Bölge ile ilgili ilk karşılaşma: 1961 yılında, inşaat işçilerinin toprak çıkarma sırasında, taş sütunlarla karşılaşmaları ile olmuştur. 1963 yılında da yoğun arkeolojik araştırmalar başlamış ve Gerulata, kültürel bir yer olarak belirlenmiştir.

Burada: bir kilise ve müze bulunuyor. Antik Gerulata Müzesinde: takı, giysiler, silahlar, seramikler, tuvalet eşyası, harita modelleri, fotoğraf malzemeleri, taş sanat eserleri bulunmaktadır.

İtalya Pisa

İtalya Pisa

İtalya ve Pisa  denilince ilk akla gelen “Pisa kulesi” yani “eğik kule” dir.

Ama, Pisa şehrinde, bunun yanında, birkaç Ortaçağ dönemi yapısı daha var.

Hatta, bu şehre, küçük “Floransa” diyenler bile var. Yine de, siz bu şehre yolunuz  düşerse, bir gün içinde, şehrin güzelliklerini gezip görebilecek şekilde, plan yapmalısınız.

Peki gidilmeli mi, bence gidilmeli ve görülmeli, özellikle İtalya gezisinde, Roma-Floransa gezisi yaparsanız, küçük bir gayret ile, zaman ayırarak, mutlaka Pisa şehrini de görmelisiniz.

İtalya Pisa

ULAŞIM

Floransa şehrine, 1 saat uzaklıktadır. Bu durum, şehrin ziyaret edilmesi için en uygun nedendir. Trenle bu yolu alabilirsiniz. Tren ücreti: 5.80 Euro’dur. Tren istasyonuna indiğinizde, Pisa kulesinin bulunduğu yere, 15 dakikalık bir yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. Hatta: kulenin bulunduğu yeri gösteren bolca tabela olması, büyük avantajlıdır.

Şehirde: “Gaileo Galilei” havaalanı bulunmaktadır. Havaalanından, şehir merkezine 10 dakikada ulaşmak mümkündür.

TARİH

Ortaçağ dönemlerinde, şehir, önemli bir Akdeniz limanı olmuştur. Yani, bir anlamda “İtalyan Denizcilik Cumhuriyeti” olmuştur.

12’nci yüzyılda: Kuzey Afrika ve İspanya ile ticaret geliştirilmiş ve şehir zenginleşmiştir.
Ancak, Arno ırmağının alüvyonlar ile dolması ve 1280 yılında, yüzyıllar boyunca rekabet halinde bulundukları Cenovalılar ile yapılan savaşta alınan yenilgi, Pisa şehrinin gelişimi ve zenginliğini engellemiştir.

1405 yılından sonra, şehir, Floransa’nın egemenliğine girer.
II. Dünya savaşında ise, şehirde, büyük tahribat olur.

GENEL

Şehir, Orta İtalya’nın Toscana bölgesindedir. Arno nehrinin denize dökülen ağzının, sağ kıyısındadır.

Şehirde, 100 bin kişi yaşamaktadır. Ancak, bu şehirden söz ederken: “Pisa Üniversite” sinden söz etmemek olmaz.

Çünkü: bu 100 bin nüfuslu şehirde, ilaveten 60 bin üniversite öğrencisi barınmakta ve bunlar, şehrin kültürel hayatını etkilemektedirler. Şehir merkezindeki sokaklar, sık sık üniversite öğrencileri tarafından doldurulmaktadır.

Şehirde: Akdeniz iklimi hakimdir. En sıcak ay: 28-29 derece ile, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. En soğuk aylar ise: ortalama 2 derece ile, Aralık-Ocak-Şubat aylarıdır. Yağışlar, Ekim-Kasım aylarında yoğunlaşır.

Şehirde: gece hayatı denilince: bir çok kulüp ve canlı müzik mekanı bulunduğunu bilmelisiniz. Özellikle: Borgo Stretto bölgesinde: gerek bar ve gerekse restoranlar yoğun olarak bulunmaktadır. Üniversite öğrencileri: Piazza Garibaldi ve Lungarni bölgelerinde dolaşmaktadırlar.

Turizm özellikleri incelendiğinde: günümüzde, şehirde: birkaç tarihi saray, 20 civarında kilise ve Arno ırmağı boyunca sıralanmış tarihi köprüler görülmektedir.

Ayrıca, her yıl 16 Haziran tarihinde, şehrin koruyucu azizi için “Luminara” festivali düzenlenmektedir. Bu festivalde, dün batımında, binlerce mum yakılır, daha sonra çeşitli etkinlikler düzenlenir, gece boyunca havai fişekler atılır.

ALIŞVERİŞ

Şehirde, birçok ürünün, özellikle el sanatı ürünlerinin satıldığı bir Pazar yeri olarak “Piazza di Cavalieri” önem kazanıyor.

Ayrıca: Pisa kulesi çevresinde, turistlere yönelik hediyelik eşyaların satıldığı yerler, tezgahlar görebilirsiniz.

Ancak, özellikle bu tezgahlardan alışveriş yaparken, mutlaka pazarlık yapmanızı öneririm.

Diğer objelerin ise, orijinalliği şüphelidir, sahte ürün satın almamaya dikkat etmelisiniz. Özellikle, güneş gözlüklerine dikkat.

Ama, şık mağazaların bulunduğu bir yer düşünürseniz, bu kez “Borgo Stretto” caddesine gitmeniz gerekir.

Peki, bu şehirden ne satın alınır? Özellikle: Toscana ekmeği, Pecorino peyniri, Monte Piano zeytini düşünebilirsiniz.

NE YENİR

Pisa şehrine yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, mutlaka “Biscotti” yani “kurabiye/büsküvit” denemelisiniz.

Bunun dışında, yemek yemek için “Head” bölgesini düşünün. Burada: çok iyi ve uygun fiyatlı restoranlar bulabilirsiniz.

Pisa kulesinin bulunduğu yerde “Kinzica” isimli, restoran-pizzacı önerebilirim.

Son olarak, burada mutlaka dondurma yemelisiniz. Sadece 2-3 Euro karşılığında, muhteşem bir dondurma yiyebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Evet, Pisa şehrindeki gezimize, bulunduğumuz yerden bir şekilde: Piazza del Miracoli meydanına ulaşarak, şehrin en ünlü anıtlarının ve yapılarının bulunduğu yerden başlayacağız. Bir şekilde, bu meydana ulaşıyoruz.

Şehirde: turistlerin en yoğun olarak ziyaret ettikleri yerdir. Özellikle: yaz döneminde, meydandaki çimenlerin üzerinde o kadar çok turist bulunur ki, yürümekte zorlanırsınız.

Bu arada: Pisa kulesinin eğriliğini bilenler, ilginç fotoğraf çektirme yarışına girerler, elleriyle Pisa kulesini düzeltmeye çalışır şeklinde, değişik fotoğraflar verirler.

PİAZZA DEİ MİRACOLİ-DUAMO MEYDANI

Katedral meydanı: şehrin kalbindedir ve dünyada, Ortaçağ sanatının en güzel örneklerinin bulunduğu bir yer olarak dikkati çekmektedir.

Meydan, öte yandan “Piazza del Miracoli” yani “Mucizeler Meydanı” olarak da bilinir.

Meydanın en büyük özelliği: 1987 yılında, UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmasıdır.

Meydanda: 4 büyük dini yapı görülür.

Bunlar

1. Domo-Katedral
2. Campanile-Çan kulesi
3. Vaftizhane,
4. Camposanto

TORRE PENDENTE-PİSA KULESİ

Katedralin çan kulesi olarak, 1173 yılında inşaatına başlanan kule yapısı, 1350 yılında tamamlanmıştır. 8 katlıdır. Elbette, en büyük özelliği “eğik” olmasıdır.

Neden? Çünkü; kule, alüvyonlar üzerine ve fazla derin olmayan bir temel ile yapılmış ve yapıldığı dönemde, üçüncü katına gelindiğinde eğilmeye başlamıştır.

Bunun üzerine, binanın yapımı, 100 yıl boyunca durmuştur. 1272 yılında ise, üst katlarda, eğimi engellemek için, bir taraf, diğer tarafa göre daha uzun yapılarak inşaat tamamlanmıştır.

1319 yılında, yedinci ve son kat bitirilir.

İnşaat tamamlandığında, eğim: yaklaşık 1 derece (80 cm) dir. 1990 yılına gelindiğinde ise, eğim: 5.5 derecedir.

Bunun üzerine, yıkılma tehlikesine karşı: 2000 yılında, kulede, sağlamlaştırma çalışmaları yapılmış ve eğilmenin devamı engellenmiştir.

2010 yılında ölçülen eğim: yaklaşık 4 derece civarındadır.

İlginç, İtalyanlar, bu kulenin yıkılmasını önlemek için, eğitim kontrol altına alma çabalarını sürdürüyorlar ama öte yandan, her yıl milyonlarca turist, bu eğik yani yamuk kuleyi görmeye geliyorlar.

Evet, kulenin yüksekliği: 60 metredir. Kulenin üstünde: 7 tane çan bulunmaktadır.

Bunların: en eskisi, 1655 yılı yapımı ve 3600 kg. ağırlıktadır. En yenisi ise, 1606 yılı yapımı ve 652 kg. ağırlıktadır.

Bir zamanlar: ünlü fizikçi “Galile”, buraya tırmanmış ve cisimlerin düşme hızı ve yerçekimi konusunda çeşitli deneyler yapmıştır. Galile, Pisa şehrinde doğmuştur.

Evet, sizde, dünyaca ünlü bu kulenin, 296 basamak merdivenle tırmanılan tepesine, 40 kişilik guruplardan birine katılarak çıkabilirsiniz.

2001 yılında ziyarete açılan kulede, bu sayı kısıtlaması, tamamen güvenlikten kaynaklanıyor.

Ancak, bunun karşılığında, 15 Euro ücret ödemeniz gerekiyor.

Hatta: bu aldığınız bileti, kullanma zamanınız belirleniyor, yani bu aldığınız bileti, en geç 3 saat içinde kullanmanız şart, yoksa bilet geçerliliğini yitiriyor.

Bu yüzden, önceden bilet satın almayın, kuleye girmeyi düşündüğünüz anda bilet satın alın.

İtalya Pisa

İtalya Pisa

DUOMO:

Daha önceki yazılarımda belirtmiştim, bizdeki “Ulucami” ismi gibi, İtalya şehirlerinde de, en büyük ve ünlü katedrallere, yani dini yapılara “Duomo” ismi veriliyor.

Pisa şehrindeki Duomo katedrali de, dünyanın en iyi “Romanesk” katedrallerinden birisidir. Pisa başpiskoposu, 1092 yılından bu yana, burada ikamet etmektedir.

Katedralin yapımına başlanılması konusunda bir söylenti var: 1062 yılında, Pisa Cumhuriyeti askeri güçleri, Toscany kıyılarında, bir Müslüman askeri birliği bozguna uğratmışlar ve bunun onuruna, bu katedrali inşa etmeye başlamışlar.

Yapı: Buscheto tarafından yapılmıştır. İnşaata 1064 yılında başlanmıştır. Romanesk mimari özellikleri taşımaktadır.

Cephe: mermer ve renkli mermer diskler, beyaz ve gri taş kullanılarak yapılmıştır. Merkez kapı: ilk yapıldıktan sonra çıkan bir yangın sonucu yanmıştır.

Bunun üzerine, 1595 yılında; bronz kapı yapılmıştır.

Dış doğu ucunda, yükselen bir sütun üzerinde bulunan heykel, yapıldığı dönemde, yani 11 ve 12’nci yüzyıllar arasında, dünyanın en büyük metal heykeli olarak önem kazanmıştır. (Bu heykel, günümüzde Katedral Müzesinde sergilenmektedir)

Yapının uzunluğu: 100 metre, yüksekliği 54 metredir. Cephe genişliği: 35.40 metredir.

Yapının içine gelince: iç kısım, siyah ve beyaz mermerler ve altın yaldızlı bir tavan ve fresk süslemeler ile bezenmiştir.

Bu bezemelerin, büyük ihtimalle: 1595 yılındaki büyük yangın sonrasında yeniden yapıldığı düşünülmektedir.

Ancak: yapının içinde bulunan mozaik bezemeler, bu yangında yok olmamışlardır.

Buraya yolunuz düşerse, yapının içindeki “Hz. İsa” mozaiğini mutlaka görmenizi öneririm.

Son olarak: bütün Katolik şehirlerinde olduğu gibi, bu şehrin de koruyucu bir azizi var. Pisa şehrinin koruyucu azizi “Tino da Camaino” nun kemiklerinin bulunduğu mezar: Roma imparatoru VII Henry tarafından, 1315 yılında yaptırılmıştır.

Ayrıca: Papa VIII Gregory’in mezarı da buradadır.

İtalya Pisa

İtalya Pisa

BATTİSTERO-VAFTİZHANE

Yine, aynı bölgededir. St. John için adanmıştır ki kubbenin üstünde heykeli bulunmaktadır. Yuvarlak, Romanesk tarzı yapı: 12’nci yüzyıl ortalarında yapılmıştır. İtalya ülkesinin en büyük vaftizhanesidir. Çevresinin uzunluğu: 107 metredir.

Bu yapı da, akustiğiyle önem kazanmaktadır. Yapının içinde, koro herhangi bir eser icra ettiğinde, sesinin 2 km. uzaklıktan duyulduğu söyleniyor.

İtalya Pisa

CAMPO SANTO MONUMENTALE-ANIT/ESKİ MEZARLIK

Katedral meydanının kuzeyindedir. Çevresi duvarlarla çevrili mezarlığın, dünyanın en güzel mezarlığı olduğu iddia edilmektedir.

Burası “kutsal topraklar” olarak anılıyor. Çünkü: bir söylentiye göre: 12’nci Haçlı seferi sırasında, Pisa Başpiskoposu Ubaldo de Lanfranchi: “buraya gömülecek cesetlerin, 24 saat içinde çürüyerek yok olacağını” söylemiştir.

Dolayısı ile, burası kutsal topraklar olarak kabul edilmiştir. Hatta: temelde, buraya, haçlılar tarafından, Kudüs’ten toprak getirildiği de söylenir.

Dikdörtgen şeklindeki yapı: önceki mezar zemin üzerine inşa edilmiştir. Mimari tarz: Gotik. İnşaata 1278 yılında başlanmış ve 1464 yılında tamamlanmıştır.

Başlangıçta, buranın tamamen orijinal bir mezarlık olması düşünülüyorsa da, sonradan bir kilise (Santissima Trinita) haline getirilmiştir.

Yapı içinde, 3 şapel bulunmaktadır. Bunların en eskisi: 1361 tarihli “Ligo Ammannati” şapelidir. II. Dünya savaşındaki bombardıman sırasında: gerek yapı ve gerekse lahitler büyük zarar görmüştür.

Bunun üzerine, fresklerin bir bölümü: Sinopie Müzesinde sergilenmektedir.

Günümüzde, burayı ziyaret ederseniz: içeride, Roma dönemine ait, büyük bir lahit koleksiyonu görebilirsiniz.

Bu lahitler, daha önce tüm katedral çevresinde, dağınık olarak bulunuyor iken, bu mezarlık inşa edildikten sonra, ortadaki çimenlik bölüm üzerinde toplanmışlardır.

Ayrıca: duvarlarda çeşitli freskler görebilirsiniz. Bunların en eskisi, 1360 yılından kalmadır.

Güney batı tarafından “Çarmıha germe” freski, Francesco Traini tarafından yapılmıştır ve ilgi çekmektedir.

İtalya Pisa

SPEDALE NUOVO Dİ SANTO SPİRİTO

Burası, 1257 yılında inşa edilen bir hastane yapısıdır. Bu yapıda: yoksullar, hastalar, terk edilmiş çocuklar ve hacılar sığınmışlardır. Yapı içinde: Santa Chiara isimli küçük bir kilise bulunmaktadır.

1562 yılında, Medici ailesinin hükümranlığı sırasında, yapı, yeniden yapılandırılmıştır. Tüm kapı ve pencerelere, gri kumtaşı kaplı dikdörtgen alanlar, yeniden modifiye edilmiştir.

Bina: yakın geçmişe kadar hastane olarak kullanılmakta iken, 1979 yılında, Sinopias Müzesi olarak hizmetini sürdürmektedir.

Evet, meydanın merkezindeki bu yapıları gezdikten sonra, hemen yakındaki, 2 müzeyi ziyaret ediyoruz. Hemen katedralin karşısındaki uzunca yapının, kıyısında: yüzlerce hediyelik eşya satıcısı tezgahlar bulunuyor.

Bunları gezerken, mutlaka ilginizi çekecek bir şeyler bulabilirsiniz. Bu yapının hemen arka bölümünde 2 müze var.

MUSEO DELL’OPERA DEL DUOMO

Bu müzede, ünlü heykeltıraş Pisonu’nun heykelleri ve katedral hazineleri bulunmaktadır.

MUSEO DELLE SİNOPİE-SİNOPİAS MÜZESİ

Müzede: Camposanto fresklerinin orijinalleri bulunmaktadır. Bunlar: anıt mezarlıkta bulunan: kırmızı aşı boyalı, yeşilimsi ve kahverengi toprak rengi ile yapılan fresklerdir.

Buranın hemen kuzeyindeki caddeden biraz yürürseniz, bu kez, şehrin önemli bir yeşil alanı ile karşılaşacaksınız.

İtalya Pisa

ORTO BOTANİCO Dİ PİSA

Burası, Pisa Üniversitesi kontrolündeki bir botanik bahçesidir. Bahçe, ilk olarak: 1545 yılında kurulmuştur. Avrupa’nın ilk üniversite botanik bahçesidir.

Bulunduğu yere, 1591 yılında taşınmıştır. Aynı zamanda, İtalya ülkesinde ilk inşa edilen demir çerçeveli sera da buradadır.

Günümüzde, bu bahçede: 1591 yılında inşa edilen botanik enstitüsü binası, bitki bahçeleri ve deniz kabukluları koleksiyonları görülebilir.

Daha sonra: 63 Via Santa Maria caddesinden yürümeye devam ediyoruz ve Arno nehrinin kıyısına vardığımızda, yine güzel bir yapı ile karşılaşıyoruz. Hemen solda, bir saray yapısı var.

PALAZZO REALE-ULUSAL MÜZE

1989 yılında, bazı özel koleksiyonların sergilenmesi için hazırlanmıştır. Müze binası: 17 ve 19’ncu yüzyıllar arasında, burada yaşayan aristokratların yaşam tarzını göstermesi açısından ilginçtir.

Müzede: tarihi zırhlar, İtalyan ve Flaman sanatçılara ait resimler ve resmi portreler görülmektedir.

Buradan sonra, sol yöne ilerliyoruz. Arno nehrinin kıyısındaki bu güzel yürüyüşten sonra, ilk köprüden, nehrin karşı kıyısına geçiyoruz.

Köprüyü geçince, yine sola dönüyoruz, Arno nehrinin kıyısındaki güzel bir kilise yapısını göreceğiz.

SANTA MARİA DELLA SPİNA

Burası, 1230 yılında yapılmış, Gotik mimari özellikleri taşıyan, küçük bir kilisedir. Kilisenin isminin sonundaki “Spina” kelimesi, sonradan eklenmiştir.

Çünkü: 1335 yılında, söylentilere göre: Hz. İsa, çarmıha gerildiğinde, başında bulunan taçın, diken parçalarından birisi, buraya getirilmiş ve “diken” kelimesinin, İtalyanca anlamına istinaden, kilisenin isminin sonuna “Spina” yani “diken” kelimesi eklenmiştir.

Ancak, daha da ilginç olanı: 1870 yılında, Arno nehrinin taşkın felaketlerinden korunması için, kilise bulunduğu yerden sökülmüş ve günümüzdeki daha yüksek konumlu yerine taşınmıştır.
Başta da söylediğim gibi: yapı, Gotik mimari özellikleri taşımaktadır.

Ancak: gördüğünüzde hissedeceğiniz gibi, Avrupa’nın en ünlü Gotik yapılarından biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle, mermer cephesi ilgi çekmektedir.

Ayrıca: 14’ncü yüzyılda, birçok sanatçı tarafından, yapının dış kısmı, birçok heykel ile zenginleştirilmiştir.

Yani, sonuç olarak yapının dört cephesi de, zengin bezemeler ile süslenmiş ve tam bir görsel zenginlik yaratılmıştır.

Yapının içine gelince: dışı kadar muhteşem değil, daha sade bir görüntü sunuyor.

Evet, gezimizin bu bölümü burada bitiyor.

ŞEHİRDE GEZİLECEK DİĞER YERLER

İtalya Pisa

PALAZZO DELLA CAROVANA

Burası, bir saray yapısıdır.

Yapı: 1560-1564 yılları arasında yapılmıştır. Yapılış amacı: Stephen Şövalyelerinin bir karargahı olmasıdır. Yapının cephesi ve cephede bulunan heykeller: yapıldığı dönemi yansıtmakta ise de, yapıda bulunan resimler: 19 ve 20’nci yüz yıl arasındaki döneme aittir.

Heykeller arasında: Medici arması ilgi çekmektedir. 1563 yapımlı: Toskana Grand Dükü büstleri dikkati çeker.

Ön cephedeki, çift taraflı merdiven: 1820 tarihinde yapılmıştır. Yapının salonunda, 16’ncı yüzyıl yapımı, çeşitli resimler görülebilmektedir.

SANTO STEFANO DEİ CAVALİERİ

Burası bir kilisedir. 17’nci yüzyılda yapılmıştır. Burada: Donatello tarafından yapılan bir büst ve çeşitli sanatçıların resimleri bulunmaktadır.

Ama, buranın en ilgi çeken yanı: 16 ve 18’nci yüzyıllar arasındaki deniz savaşlarında elde edilen ganimetlerin sergilendiği yer olmasıdır.

Bu sergide bulunan bazı objeler: 1571 yılında yapılan Lepanto deniz savaşında ele geçirilen Ali Paşa” Amiral gemisinin savaş flamasıdır.

İtalya Pisa

MUSEO NAZİONALE Dİ SAN MATTEO

Piazza San Matteo bölgesindedir.

Müzede, tüm Pisa şehri ve çevresindeki kiliselerin orijinal eserleri sergilenmektedir. Yapı ise: Toskana bölgesi, Rönesans sanatının en büyüleyici eserlerinden birisidir.

Burada, 12 ile 15’nci yüzyıllar arasındaki döneme ait, resim ve heykeller sergilenmektedir.

Eserleri sergilenen sanatçılardan öne çıkanlar: Pisano, Giovanni, Martini, Masaccio.

ESKİ GEMİLER MÜZESİ

San Rossore istasyonu çevresindeki alanda, yürütülen çalışmalar sırasında, 1998 yılında, şehrin antik limanı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.

Helenistik ve geç Roma dönemine ait bu kalıntılar: antik Medici cephaneliklerinin bulunduğu yerde sergilenmektedirler. Burada, eski gemi kalıntıları görebilirsiniz.

ŞEHİR DIŞINDA GEZİLECEK-DENİZE GİRİLECEK YERLER

İtalya Pisa

VİAREGGİO

Toskana bölgesinde, şehrin, deniz kıyısında, plajlarıyla ünlü bir bölgesidir. Burada, güzel ve temiz plajlar, restoranlar ve dükkanlar bulunmaktadır.

Şehir merkezine, 20 km. uzaklıktadır. Floransa şehrine 80 km. ve Siena şehrine ise, 130 km. uzaklıktadır.

Kumlu plajlar, özellikle çocuklar için idealdir. Derinlik, denizde uzun süre gidildikçe artar.

İtalya Pisa

FORTE DEİ MARMİ

Buranın en büyük özelliği: 18’nci yüzyılda inşa edilmiş, 300 metre uzunluğundaki iskeledir. İskele: bölgeden çıkarılan mermerlerin nakliyesi için inşa edilmiştir.

Muazzam ve son derece beyaz “Carrara” mermer blokları, özellikle Michelangelo tarafından, tüm zamanların en büyük heykelleri haline getirilmiştir.

Ancak, bölge, özellikle, son yüzyılda, burası, önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir. İskele çevresinde: Apuan Alpleri bulunmaktadır.

Bunların ön tarafında bulunan kıyı kesimi, muhteşem bir güzellik gösteriyor. Daha doğrusu “Toskana Riviera” sı ortaya çıkıyor.