Siirt Pervari

Siirt Pervari

Pervari ilçesinin il merkezi Siirt ile karayolu bağlantısının uzaklığı 96 km dir.

Kış aylarında yoğun kar yağışı nedeniyle, bu yol sık sık kapanır.

Pervari, Van ili arasındaki uzaklık 150 km dir.

TARİHİ

Pervari ve yöresi, 1514 yılında Osmanlı hakimiyeti altına girdi. 1852 yılında Siirt Sancağının Eruh kazasına bağlı bir nahiye olarak görülür. Ne zaman ilçe olduğu bilinmemektedir.

Siirt Pervari

GENEL

İl merkezinin kuzeyindedir.

Yöre son derece dağlıktır, sarp ve derin vadilerle birbirinden ayrılmış kompartımanlar halindedir.

Rakımı 1380 metredir.

Vadilerin ayırdığı bölümlerde, çeşitli yükseklikte ova, plato ve dağlar bulunur.

İlçe halkının başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır.

Pervari Balı

PERVARİ BALI

Ama Pervari denilince ilk akla gelen arıcılık ve baldır.

Bal üretimi, yerli kara kovan ballarıyla yapılır.

Yıllık üretim 50-70 ton arasında değişmekte olup, ülkemizde Pervari balı olarak oldukça ünlüdür.

Çünkü diğer ballardan farklı özellikler gösterir.

Normal bal nem oranı yüzde 17.22 iken Pervari balı nem oranı yüzde 13 dür.

Asitlik oranı Pervari balında 11.5 iken, normal balda çok daha düşüktür.

Yine bölgede bol miktarda “Bıttım ağacı” bulunur.

Bıttım ağacı aşılanınca fıstık üretmeye başlar.

Bölgede çok sayıdaki bıttım ağacının aşılanmasıyla, fıstık üretiminin oldukça artacağı değerlendirilmektedir.

 

Pervari

 

GEZİLECEK YERLER

Pervari Çemikari Yaylası-Herekol dağı etekleri

ÇEMİKARİ YAYLASI-HEREKOL DAĞI ETEKLERİ:

Yaklaşık 2047 metre rakımda bulunan bir yayladır.

Bölgede ünlü Pervari Balı üretimi yapılmaktadır, zengin flora ve yüksek rakım nedeniyle kalite açısından öne çıkıyor. Pervarili bal üreticileri, hasattan yaklaşık 4 ay önce zengin floraya sahip Çemikari Yaylasına çıkarlar. Kovanları ayılardan korumak için geceleri nöbet tutarlar. Gündüz ise arı işiyle uğraşırlar. Burada rekolte tahminen 2-3  ton civarındadır. 

Doğa yürüyüşleri, yayla havası ve manzara isteyenler için ideal bir seçenek olarak bazı kaynaklarda belirtilmiştir.   

Pervari Botan Vadisi Milli Parkı

BOTAN VADİSİ-MİLLİ PARK:

Siirt il merkezine 35 km uzaklıktadır. 

Önce: Botan vadisi hakkında bilgi: Botan vadisi, Güneydoğu Torosların Van güneyi dağlarının Nordüz Platosunu batıdan kuşatan Siirt-Hakkari ve Siirt-Van sınırlarını oluşturan yüksek dağlardan kaynağını alıp, Siirt şehrinin 20 km güneydoğusunda Dicle Nehrine karışan Botan çayının oluşturduğu vadi sistemidir. 

Botan Vadisi

Milli Park:

15 Ağustos 2019 tarihinde Türkiye’nin 45’nci Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. 

Siirt Merkez, Tillo ve Eruh ilçelerinde bulunan Botan Vadisi, 120 bin dönümden ve 29 km lik güzergahtan oluşmaktadır. Park, Botan çayının oluşturduğu ana ve yan vadileri içine almaktadır. 

Pervari Botan Vadisi

Botan çayının milyonlarca yıl boyunca aşındırmasıyla oluşan kanyon, jeolojik açıdan da büyük önem taşır. 

Botan vadisinde 800’den fazla bitki türü bulunmaktadır. 

Bölgede yaşayan başlıca hayvan türleri: yaban keçileri, vaşak, kızıl tilki, şahin, kartal türleri, kaya kartalıdır. 

Tarihsel olarak da önemlidir. Eski İpek yolu ticaret yolları, mağaralar ve kaya oyma yapılar vadide yer almaktadır. 

Botan Vadisi

Bunlar arasında erken Hıristiyanlık dönemine ait oyma kayalar: Yerlibahçe Kayaboğaz, Kalender ve Koçlu köylerinde kiliseler, Deyr mevkiinde Mor Yakup Manastırı ve Tillo’ya hakim bir tepe üzerindeki Üstad Kalesi önemli yapılardır. 

 

Botan Vadisi Akabe Yolu

Akabe Yolu:

Aşağı Botan vadisi yamaçları boyunca, dünyanın 3 antik yol akabesinden biri olan Siirt Akabe yolu bulunmaktadır. Bu yol,  Asur dönemine ait ticaret yoludur. 3500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Anadolu’yu Mezopotamya ve Suudi Arabistan’a bağlayan bir yoldur. 

İnsan eliyle yapılmış, sarp ve zor geçitlerden oluşan Siirt Akabesi, 6 metre genişliğinde ve yaklaşık 3.5 kilometre uzunluğundadır. Taşlarla döşenmiş olan bu antik yol, doğa yürüyüşleri için oldukça uygun ve ilgi çekicidir. 

Botan Vadisi Akabe Yolu

Botan Nehrinden başlayıp dik bir uçurumdan Siirt’e tırmanan yolun zeminindeki orijinal taş döşemelerin bir kısmı, halen orijinal haliyle yerinde duruyor. Tarihi yol, taşların kaymasını önlemek için, 3 metrede bir yolu paralel kesen taşlar yerleştirilerek inşa edilmiş ve asırlardan beri korunarak günümüze ulaşmıştır.

Bu tarihi yol, Siirt merkezini Botan Vadisi/Çayına bağlar ve başta Irak ile Suriye olmak üzere birçok ülkeye ulaşım sağlar. Arifi Paşa tarafından 19’ncu yüzyılın ikinci yarısında yazılan Diyarbekir Seyahatnanesine göre, yol o zamanlar kullanılıyormuş.

 

Botan Vadisi Rasıl Hacar Tepesi

Rasıl Hacar Tepesi:

Evet Rasıl Hacar Tepesi, kapsadığı doğal güzellik, Amerika Arizona’daki kanyonlardan çok daha ihtişamlı durmaktadır.

Botan Vadisi Rasıl Hacar Tepesi

Burası, Botan vadisinin en ilgi çekici noktalarından birisidir. 350 metre yüksekliktedir. Burada, MÖ devirlerde dik kireç taşlarının oyulmasıyla yapılmış ve barınma amaçlı kullanıldığı bilinen Taşbaşı Mağarası bulunmaktadır. 

Botan vadisi delikli taş
Botan Vadisi Delikli Taş

Mağaranın hemen yanında, dikine yükselen ve atlama taşı denilen bir kaya ile bir doğa harikası olan Delikli Taş yer alır. 

 

Botan Vadisi Tillo Vadisi Cam Seyir Terası

Tillo vadisi cam seyir terası

Botan vadisinin eşsiz manzarası Tillo ilçesindeki kalenin hakim bir noktasında inşa edilmiş Tillo Kalesi Cam Seyir Terasından da izlenebilmektedir. 

Son bir not: Ilısu barajının su tutmasıyla büyük bir göl oluşacaktır. Tillo kıyısında, milli park çerçevesinde bir vapur iskelesi kurulması planlanıyormuş.

 

Vadideki yapılabilecek etkinlikler:

Botan Vadisi doğa yürüyüşü
Doğa Yürüyüşü:

Vadide, yaya, atlı ve bisikletli doğa yürüyüşleri için oldukça elverişli alanlar bulunmaktadır. Vadinin  tabanı ile dik yamaçlar arasında birçok saha yaya yürüyüşü için elverişli iken, vadi tabanı boyunca ise bisiklet ve atlı doğa yürüyüşleri için son derece uygun sahalar yer almaktadır.

Botan Vadisi Doğa Yürüyüşü

Özellikle Yerlibahçe-Sağlarca köyleri arasında Botan çayı kenarı, bu faaliyetler için oldukça elverişlidir. 

Doğa yürüyüş yolları haritalandırılarak dijital ortama aktarılmıştır. 

 

Dağcılık:

Dağcılık faaliyetleri için çok uygun bir yapıya sahiptir. Sahada eğim derecesi oldukça yüksek diklikler, yamaçlar ve yüksek dağlık sahalar bulunmaktadır. Söz konusu jeomorfolojik oluşumlar profesyonel ve amatör dağcılar için oldukça uygun parkurların oluşmasına yol açmıştır. Özellikle Rasulhacer tepesi, Tillo Kalesi, Çatılı dağı, Dolusalkım, Narsuyu ve Gökçekorur köyleri kuzeyindeki dağlık saha ile vadinin hemen hemen birçok kesininde oluşan dik yamaçlar, dağcılık faaliyetleri için çok büyük bir potansiyele sahiptir. Yörede güçlük derecesi değişebilen çok sayıda tırmanma parkuru bulunmaktadır. 

 

BİSİKLET TURLARI;

Son yıllarda doğa sporları içinde yoğun bir ilgi ve talep gören bisiklet turları, ekoturizm faaliyetlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Sahada bisiklet parkurlarına çok uygun, hem tarihi ve kültürel hem de doğal açıdan büyük zenginlik oluşturan güzergahlar bulunmaktadır. Tillo kalesi ile Tillo kasabası arasında kalan saha, Siirt şehri ve yakın çevresi, Botan çayı çevresi, köy yolları, orman içi yollar ve patikalar, bisiklet turları için oldukça uygun sahalardır. 

Botan vadisi yamaç paraşütü
Botan Uçuş Noktası-Yamaç paraşütü:

Birçok derin kanyona sahip olan Botan Vadisinin yaklaşık 3 km kadar genişlediği bir bölgede, yamaç paraşütü yapılmaktadır. Botan Uçuş Noktası, Siirt kent merkezinden arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıktadır. 

Toprak zeminli kalkış pisti deniz seviyesinden 960 metre, vadi tabanındaki iniş noktasından ise 470 metre yüksektedir. 

Özellikle Resulhacer tepesi ve Tillo kalesinin Botan vadisi istikametindeki diklikleri, yamaç paraşütü için olağanüstü güzellikler oluşturmaktadır. 

 

MAĞARA TURİZMİ

Orta ve Aşağı Botan vadisi ve yakın çevresinde, doğal olarak turizm açısından ilgi çekici birçok mağara bulunmaktadır. 

Gökçebağ köyü yakınları, Resulhacer Tepesi dik yamaçları ve Eğence köyü yakınlarında çok sayıda mağara bulunmaktadır. 

Özellikle Resulhacer ve Gökçebağ mağaralarında antik yerleşme izlerine rastlanır ve ekoturizm açısından ilgi çeker. 

Eğlence köyü güneyinde, Botan Çayının hemen kenarında yer alan mağaralarda termal su çıkışları, sağlık turizmi açısından oldukça önemlidir. 

 

YAYLA TURİZMİ

Botan Çayının oluşturduğu vadi sistemi çevresinde çok sayıda plato bulunmaktadır. Plato sahaları üzerinde gelişen yaylacılık, doğal ve beşeri açıdan büyük bir zenginlik barındırır. Çeme Kare, Nur ve Şeref gibi yaylalar, turizm faaliyetler için elverişli sahaları oluşturmaktadır. 

Botan Vadisi Kano
AKARSU TURİZMİ-KANO-RAFTİNG VE BALIKÇILIK

Özellikle rafting faaliyetleri için Botan Çayı, Türkiye’nin en uygun sahalarının başında gelmektedir. Yörede rafting sporu ile ilgilenen profesyoneller, Botan Çayının her mevsim yüksek olan debisi, farklı rapitleri, eğimli ve yüksek akış hızı gibi özellikleri, rafting için olağanüstü bir potansiyel oluşturduğunu ifade ederler. İklim şartlarının da son derece elverişli olması, bu faaliyetlerin yılın tamamında yapılabilmesine imkan sağlar, ancak özellikle Nisan ve Mayıs ayları rafting için çok uygun koşullar yaratır. Yörede: Botan çayının Meydandere, Kayaboğaz, Sağlarca, Sağlarca doğrultusu boyunca akış gösteren kesimleri, rafting için en ideal güzergahlardır. 

Botan çayı, aynı zamanda kano etkinliği içinde son derece elverişlidir. Nehrin birçok yerinde kano için uygun parkurlar bulunmaktadır. Ayrıca Botan çayı üzerinde yer alan Alkumru Baraj gölü, çeşitli su sporlarına ev sahipliği yapacak potansiyele sahiptir. 

Botan çayı aynı zamanda akarsu balıkçılığı bakımından da zengin kaynaklara sahiptir. Nehrin farklı kesimlerinde olta balıkçılığına uygun yerler bulunmaktadır. Botan çayında: sazan, aynalı sazan, turna, kayabalığı, alabalık gibi birçok balık türü olta balıkçılığıyla avlanmaktadır. 

 

 

Pervari Sinebel Vadisi

 

SİNEBEL VADİSİ-MASİRO KANYONU:

Pervari ilçe sınırları içinde bulunan bir kanyondur. Dicle nehri havzasındaki Botan Çayının bir kolu olan Sinebel deresi tarafından oluşturulmuştur. Van, Siirt ve Şırnak illerinin sınırlarında yer alır. 

Pervari Sinebel Vadisi-Masiro Kanyonu

Masiro Kanyonu, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir yerdir. Kanyon yemyeşil bitki örtüsü, serin suları ve temiz havasıyla ünlüdür. Kanyonun bazı bölümleri, dik kayalıklarla çevrili ve geçit vermezken, bazı bölümleri daha rahat ve ormanlık alanlarla kaplıdır. Toplum uzunluğu yaklaşık 12 km dir. 

Pervari Sinebal Vadisi-Masiro Kanyonu

Doğu yürüyüşü, kamp, kaya tırmanışı gibi aktiviteler için uygun bir ortam sunar. 

 

 

Siirt Tillo Aydınlar

Siirt Eruh

Siirt Eruh

Eruh, il merkezi Siirt iline 53 km uzaklıktadır. Siirt-Şırnak karayolunun 98’nci kilometresindedir.

TARİHİ

Eruh, Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

1872 tarihli Diyarbakır Salnamesinde, Siirt sancağına bağlı 4 kaza arasında Eruh da vardır.

1899 tarihli Bitlis Salnamesinde ise, Eruh, Siirt Sancağına bağlı bir kazadır.

Cumhuriyetin kuruluşuyla Eruh Siirt iline bağlı bir ilçe olmuştur.

Siirt Eruh

GENEL

İlçe dört yanı dağlarla çevrili ve engebeli bir arazide kurulmuştur.

Eruh ilçesinin rakımı 1125 metredir.

Bu konumu ilçenin ekonomisini de etkilemiştir.

Eruh halkının çoğunluğu küçükbaş hayvancılıkla uğraşır.

Ayrıca fıstık yetiştiriciliği yapılır.

İlçede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak kışlar sert ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer.

Siirt Eruh Meslek Yüksek Okulu

ERUH MESLEK YÜKSEK OKULU

Sarıgül Mahallesi Yibo caddesindedir. 

Siirt Üniversitesi bünyesinde 2009 yılında açılmıştır. Mevcut bölümler içerisinde, 3 ayrı bölünde öğretim sürdürülmektedir. Halen Sosyal Hizmetler ve Danışmanlık programı ile Çocuk bakımı ve gençlik hizmetleri programı vardır. 

Okul bünyesinde 350 kapasiteli erkek öğrenci yurdu ve 100 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdu vardır.

 
Eruh

GEZİLECEK YERLER

Eruh Kever kalesi

KEVER KALESİ

İlçenin güneyinde Kever Dağı yamacındaki 1750 metre yükseklikteki kalenin 12 ile 13’ncü yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kaleden geriye bazı kalıntıları günümüze ulaşmıştır.

Eruh Kever Kalesi

EMİR NASREDDİN KÜLLİYESİ

İlçe merkezine bağlı Kavaközü köyünde, vadi içindedir. Külliyeyi oluşturan yapıların hiçbirinde kitabe yoktur, bu yüzden yapıldığı tarih ve yaptıran bilinmemektedir.

Ancak gerek türbe içindeki mezar taşları üzerinde bulunan tarihler ve gerekse yazılı kaynaklar ve inşaat malzemeleri, külliyenin muhtemelen 16’ncı yüzyılda inşa edildiğini gösterir. Türbedeki mezar taşlarında en erken tarih olarak 1565 tarihine rastlanmaktadır.

Külliye: cami, türbe, medrese, han, değirmen ve bir su yapısından oluşur. Moloz ve kesme taş kullanılmıştır. Cami, türbe ve medrese bir avlu çevresinde toplanmıştır. Cami ve türbe, avlunun güneyindedir.

Avlunun kuzeyinde medresenin dershane kısmı, doğusunda ise medrese odaları bulunur. Avlunun dışında güneybatı bölümünde sadece bir duvar günümüze ulaşmıştır ve buranın su yapısı yani bir hamam olduğu düşünülmektedir.

Ayrıca batıda değirmen ve yaklaşık 200 metre ileride bir han bulunur.

Siirt Eruh Üzümlü Köyü Değirmeni

ÜZÜMLÜ KÖYÜ DEĞİRMENİ

İlçe merkezine bağlı Üzümlü köyünün aşağısında akan Zarova çayının üstündeki köprünün 100 metre doğusunda Zarova deresinin hemen kenarındadır. Üzerindeki kitabeye göre, 1569 yılında Bedreddin adında biri tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde oldukça harap bir durumda olan yapının üst örtüsü yıkılmıştır. Yapı değirmen odası, su kanalı ve su kulesinden oluşur.

Siirt Eruh Gerra Han

GERRA HAN

Siirt-Eruh-Şırnak yolu üzerinde, Hesta kaplıcaları yolu üzerinde, Ormanardı mevkiinde Botan ırmağının kenarındaki yamaçtadır. Siirt’ten yaklaşık 40 km uzaklıktadır.

Eruh Gerra Han

Han, kuzey-güney doğrultusunda olup iki ayrı yapı şeklindedir. Güneydeki yapı, toprak seviyesindedir. Diğer bölüm, temel seviyesine kadar yıkılmıştır.

İki bölümde, tek sahınlı ve kapalı hanlar gurubuna girer. Han, günümüzde sağlam durumdadır. Yapıya giriş batı tarafındaki kapıdan sağlanır. Giriş kapısı, basık kemerlidir, cephelerde düzgün kesme taş kullanılmıştır.

Yapı, içten moloz taş malzeme ile örülüdür ve üzeri de sıvanmıştır. Hanın üzeri beşik tonoz örtülüdür ve dıştan düz dam şeklindedir.

Eruh Bilgili Köyü Camisi

BİLGİLİ KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezine 26 km uzaklıktaki Bilgili köyü, eski Eruh olarak bilinir. Köy vadinin bitiminde ve vadiye hakim tepedeki düzlükte kurulmuştur. Cami, sağlam olup günümüzde ibadete açıktır.

Giriş kapısı üzerindeki Arapça yazılı kitabede “Fakih Mahmut” ismi okunmaktadır. Kitabede caminin inşa edildiği tarih yazılı değildir. Harim giriş kapısının üzerindeki Arapça kitabede de “Bu mescit Ömer oğlu Yusuf” tarafından yaptırılmış yazılıdır.

Yapı dıştan doğu-batı doğrultusunda enine dikdörtgen planlıdır.

İç mekana doğu cephesinde yer alan yuvarlak kemerli eyvan şeklindeki bir kapıdan girilir. Harim: kıble duvarına paralel bir sahın ile giriş veya son cemaat yeri durumundaki ikinci sahından oluşmaktadır.

Caminin duvarlarının alt kısmı düzgün kesme taştan, üst kısmı kırma taş malzemeden yapılmıştır.

Eruh Sağlarca Kaplıcası

SAĞLARCA (BİLLORİS) KAPLICASI

Siirt-Eruh yolu üzerindeki kaplıca, Botan çayı kıyısındaki mağara içinde bulunmaktadır. Eruh ilçe merkezine uzaklık 17 km dir. 

 Mağaranın genişletilmesi ve düzenlenmesi ile kaplıcadan yararlanılmaya başlanmıştır. Kaplıca havuzunu besleyen kaynağın yakınında ikinci bir kaynak daha bulunmaktadır. Bu kaynağın suyu doğrudan doğruya Botan çayına karışmaktadır. 

Vücut sıcaklığına sürekli yakın olan kaplıca suyuna girmek oldukça kolay ve rahatlatıcı bir etki gösterir. Kaplıca suyu banyo kürü olarak kullanılır. Termal su özelliğiyle (örneğin: romatizma, deri rahatsızlıklarına iyi geldiği söyleniyor) doğal şifa amaçlı ziyaret edilen bir yerdir.

Gelelim sonuca: Kaplıca tesisleri, uygun bir yerde bulunmayıp çok ilkel ve yetersizdir. Ayrıca Botan çayı suları kaynak sularına karışarak kaplıca sularını kirletmektedir. Kaplıca sahasında herhangi bir konaklama tesisi yoktur. 

 

Siirt Baykan Veysel Karani

 

Siirt Baykan Veysel Karani

Siirt Baykan Veysel Karani

Veysel Karani Türbesi: Baykan’ın Ziyaret Beldesinde, Diyarbakır-Bitlis karayolu üzerindedir. Siirt’e 40 km. uzaklıktadır. Baykan ilçesine ise: 8 km. uzaklıktadır. Her yıl: yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret ettiği bu mekan: gerçekten pek fazla düzenli değil.

Türbenin bulunduğu bölüm çevresinde: salkım-saçak çok sayıda satıcı var. Bunlar: hoş bir görüntü oluşturmuyor. Ayrıca: gerekli temizlik sağlanmaması nedeniyle, çevre çöp içinde. Umarım: her yıl birçok insan tarafından ziyaret edilen bu mekan; daha düzenli ve temiz bir hale getirilir.

Çünkü: Hz. Peygamber, bir hadisinde: “ Beni ziyaret etmek imkanına erişemediğinizde, kardeşim Veysel Karani’yi Makamını ziyaret ediniz” buyurmuştur.

Evet, burası hakkında, birçok rivayet bulunmakta, ancak, sanırım ilginizi çeker, bir rivayet şöyle demektedir. “ Hz. Veysel Karani’nin türbesini bir kez ziyaret eden, iki kez daha gelir, yani toplam üç kez ziyaret edilir”

VEYSEL KARANİ

Veysel Karani: İslam din büyüğüdür. Yemen’in Karn köyünde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Müslüman olduktan sonra: her hareketi ve her sözü ile insanlara ibret ve nasihat oldu.

Onun en önemli vasfı: Peygamberimize olan aşkı, ibadete canla başla devamı ve annesine saygısıydı. Annesine çok hizmet edip, hayır duasını aldı.

Annesi; kendisine bakacak kimse olmadığından, ona izin vermedi ve Peygamberimizi göremedi. Bu durum nedeniyle, İslam’dan anne sevgisini yücelten bir konumu vardır.

Sıffın savaşı sırasında: 657 yılında ölmüştür. Bu savaştaki şehitlerin büyük çoğunluğu, savaşın olduğu yerde toprağa verilir. Şehitlerini memleketlerine götürmek isteyenler için tabutlar yaptırılır.

Şehitlerin içinde: Hz. Veysel Karani’de vardır. Mübarek naaş için: 3 ayrı kabile toplanmış ve sahip çıkmışlardır.

Şehit birdir, ancak sahipleri üçtür. Saatlerce tartışılır. Ne var ki; hiçbir kabile, diğerini tatmin edip inandıramaz. Sonunda iş: Hz. Ali’ye ulaşınca, o, olayı İslami açıdan anlatmaya çalışır.

Hz. Veysel Karani’nin, köken olarak Yemenli olduğunu ve Yemenlilere verilmesi gerektiğini belirtir. Ancak, diğer iki kabile bu teklife razı olmazlar.

Hz. Ali, kura çekme teklifinde bulunur, buna da razı olmazlar. Bunun üzerine, Hz. Ali: “Peki Veysel Karani’nin mübarek naşını ben korumaya alıyorum, yarın görüşürüz” der. Her üç kabile başkanları dağılırlar.

Hz. Veysel Karani, son kerametini gösterir ve sabah kalktıklarında, her üç kabilenin tabutlarında da görünür. Her kabile, birbirinden habersiz, naşın kendilerine verildiğini düşünerek, sessizce naaşı alırlar ve biri Yemen yolunu, biri Şam yolunu ve biri de Bitlis yolunu tutar.

Böylece: Hz. Veysel Karani ; yeni olayların çıkmasını önler.

O’nun defni ve mezarıyla ilgili anlatılanlar, birer rivayete dayanır. Nereye ve nasıl defnedildiği konusunda kesin bir bilgi yoktur.

Kendisine gönderilmiş olan “Hırka-i Şerif” günümüzde “Hırka-i Şerif Camisinde: soyundan gelenlerin himayesindedir.

Van-Diyarbakır istikametine giden otobüsler, burada mola verir ve vatandaşlarımız hemen türbeye koşarak dua eder, adağı varsa adak adar, namaz kılarlar.

Siirt Baykan Veysel Karani

VEYSEL KARANİ KÜLLİYESİ

Veysel Karani Külliyesi: Vakıflar Müdürlüğünün girişimleriyle, 1974 yılından itibaren çok daha bakımlı bir görünüme kavuşturulmuştur.

1982 yılında: avlu düzenlemesinden sonra, 1983 yılında kesimhane binaları, daha sonra da otel ve konuk evi binaları devreye sokulmuştur.

Siirt Baykan Veysel Karani

VEYSEL KARANI TÜRBESİ

Ziyaret Beldesindedir. Yörenin “Cas” denilen harcıyla 1901 yılında yapılıp, kubbe ile örtülmüş olan türbe, 1967 yılında yıktırılmış ve yerine yeni türbe yapılmıştır.

Veysel Karani Türbesi ve Külliyesi, 2001 yılında Valilik tarafından restore edilerek, modern bir görünüme kavuşturulmuştur.

Bu nedenle: günümüzde görünen türbenin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır.

Her yıl: 16-17 Mayıs tarihlerinde, Veysel Karani’yi anma etkinlikleri düzenlenmektedir. Bunun yanında: aslında, burada büyük bir külliye inşası düşünülmektedir.

Ancak: yöredeki esnaf, buna karşı çıkıyormuş.

Yine de: Konya’da Mevlana Külliyesi gibi, buraya da daha modern tesisler bulunan bir külliye yapılması düşünülüyormuş.

Siirt Baykan Veysel Karani

ŞEYH OSMAN TÜRBESİ

Anlatıldığına göre, Hz. Veysel Karani’nin peşinden gelen Şeyh Osman, “Veysel Karani nerede kalırsa, bende olduğum yerde kalayım “demiş ve şu an 200 metre ara ile, mezarları bulunuyor.

Bir başka rivayete göre: Şeyh Osman; Hz. Veysel Karani’nin türbesini bulmak üzere, Irak’tan yola çıkar. Günlerce ilerler ve günümüzde, türbesinin bulunduğu yere geldiğinde; karşısına kılık değiştirmiş olarak şeytan çıkar.

Şeyh Osman; ona, Hz. Veysel Karani’nin türbesinin nerede olduğunu sorar. Şeytan: onu yanıltmak için, türbenin bu civarda olmadığını, tam tersi istikamete gitmesini söyler.

Bunun üzerine: Şeyh Osman; türbenin tam tersi istikamete doğru yola çıkarken, yorgunluktan, vefat eder ve vefat ettiği yerde, bugün türbesinin bulunduğu yerde gömülür.

Bu rivayet: Hz. Veysel Karani’nin naaşının gerçekte burada bulunduğu hakkında, bir doğruluk payı vermesi açısından ilginçtir.

Siirt Baykan hakkındaki gezi yazım için Baykan

Siirt Tillo Aydınlar hakkındaki gezi yazım için Tillo Aydınlar