Burdur Altınyayla

Burdur Altınyayla

Burdur Altınyayla; İlçe Fethiye-Denizli karayolu üzerindedir. Altınyayla ilçesi, il merkezi Burdur’a 125 km uzaklıktadır. Altınyayla, Antalya arası 144 km. Altınyayla, Fethiye arası 90 km. Altınyayla, Denizli arası 120 km. dir.

TARİHİ

Yörede MÖ 3 binli yıllardan itibaren Anadolu’da hüküm sürmüş olan birçok uygarlık hakimiyet kurmuştur. Bölgenin eski ismi “Dirmil” dir.

Cybria, Bubon, Balbura üçgeni arasında kalan bölgenin, Üç Meşe denen yerin kuzeyindeki yerli halkın “Gavur Beşiği” dediği alan, Dirmil’in çok eskiden itibaren bir yaşam alanı olarak kullanıldığının kanıtıdır. İlçe toprakları, Batı Torosların geçit vermez dağlarıyla ve yükse platolarıyla kapalı olduğundan, uzun yıllar göçerlerin yurdu olmuştur. 1839 yılında Tefenni kazasının kurulmasıyla, yöre aynı kazaya bağlı olarak idare edilmeye başlanmıştır. Bu tarihlerde, Dirmil, yoğun göç alarak kalabalık bir merkez haline gelmiştir. Tarihi süreç içinde, ilçe özellikle tarım ve hayvancılık alanında birçok meslek erbabı yetiştirmiştir. Birinci Dünya Savaşında, bölgede herhangi bir işgal görülmez. Ancak 1911-1922 yılları arasında, Dirmil kazasından savaşlara katılan birçok insan şehit ya da gazi olmuştur. Çanakkale savaşlarında ve Yemen de her sülaleden en az bir kişi savaşmış ve çoğu da geri dönmemiştir. İlçe 1990 yılında “Altınyayla” ismini almıştır.

Burdur Altınyayla

GENEL

Yüzey şekilleri açısından karmaşık bir özellik gösterir. İlçe merkezinin rakımı 1250 metredir. Güney batıda Maşta ve Pırnaz köyleri arasında kalan Boncuk dağı, yörenin en yüksek dağıdır ve 1600 metre yüksekliktedir. Eğim son derece yüksek olduğundan dağa tırmanmak oldukça zordur. İlçe toprakları akarsular bakımından zengindir. Bölgedeki akarsular, farklı su yollarından akarak Akdeniz ve Ege denizine dökülür. Akarsu rejimleri, iklime bağlı olarak düzensizdir. Bazı akarsular yazın kurumaktadır. Yöre, kaynak suları bakımından da oldukça zengindir. Özellikle Esmerpınar denen yer, yaz döneminde insanların içme suyu temin ettikleri başlıca yerlerden birisidir.

Yörede Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.

Burdur Altınyayla

GELENEKSEL ALTIN SİPSİ, YAĞLI GÜREŞLERİ, KÜLTÜR MANTARI VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ

Her yıl Temmuz ayında yapılır. Kırkpınar güreşlerini takip eden hafta yapılan Dirmil güreşleri, 23 yıldır geleneksel olarak sürdürülmektedir. Kırkpınar yağlı güreşlerinden bir hafta sonra yapıldığı için tam anlamıyla Kırkpınar’ın rövanşı olan Altınyayla Güreşleri hem çok sayıda güreşçinin müsabakasına sahne olur, hem de Ege bölgesi yoğunlukta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında gelen sporseverlere güzel bir gün yaşatıyor.

Burdur Altınyayla Sipsi

SİPSİ

Sipsi, ülkemizin değişik yörelerinde kullanılan bir tür nefesli çalgıdır. Sipsi: ova ve derelerde yetişen su kamışından imal edilir. En önemli kısmı “Cuk Cuk” adı verilen ağız kısmıdır. Dirmil sipsisi, gerek kullanılan malzeme ve gerekse büyük ustaların vermiş oldukları ses tonu nedeniyle, diğerlerinden farklıdır. Curayla kullanıldığında muhteşem bir ikili olur.

Burdur Altınyayla Sipsi Anıtı

Sipsi Anıtı

Teke yöresinin simgelerinden olan yöresel müzik aleti sipsi, ana vatanı Altınyayla ilçesinde, ilçe meydanına konulan dev “Sipsi” kaidesiyle ölümsüzleştirildi.

Burdur Altınyayla Mehmet Tuğrul Meslek Yüksekokulu

ALTINYAYLA MEHMET TUĞRUL MESLEK YÜKSEK OKULU

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesine bağlıdır. 2015 yılında kurulmuştur. İlçe merkezine 1 km uzaklıkta, Altınyayla-Burdur karayolu üzerindedir. Binanın yapımı, hayırsever Mehmet Tuğrul tarafından sağlanmıştır. Bina tamamlandıktan sonra, eğitim binası ve arazisi Mehmet Akif Ersoy Üniversitesine devredilmiştir.

Burdur Altınyayla

GEZİLECEK YERLER

Altınyayla ilçesinde tarihi ve turistik yerler maalesef kısıtlı, tarihi birkaç yer var ama o yerler hakkında bilgiye ulaşamadığım için yazmadım, sonuçta tarihi ve turistik bir yeri görmeye gittiğimizde elbette ora ile ilgili bilgi sahibi olmak, gezip gördüğümüz yerleri daha anlamlı kılıyor, bilgi olmayınca da elbette anlamsız.

BALLIK ARDICI

Ballık (Maşta) köyü Marş Beli mahallesindedir. Köy ilçe merkezine 24 km uzaklıktadır. Karanlıkdere kanyonuna doğru giderken, 3 km sonra sağ tarafta, meyilli ve terk edilmiş bir tarladadır. Ağaca verilen isim “Ballık Ardıcı” dır. Gövde çapı 2 metre, çevresi 6.10 metredir. Boyu 10 metreden fazladır. Ağacın yaşının 1200 yıllık olduğu düşünülmektedir. Ballık köyü halkı bu ağacı sevmekte ve korumaktadır.

Burdur Altınyayla Tabiat Anıtı Sedir Ağacı

TABİAT ANITI SEDİR AĞACI

Ballık köyü yakınlarında, yaklaşık 4 km uzunluğundaki karanlık dere kanyonunun “Batı Toros” olarak bilinir, bölgede Türkiye’nin en kaliteli sedir ağaçları yetişmektedir. Bunlardan, karanlık dere kanyonu girişindeki sedir ağacı 1996 yılında “Tabiat Anıtı” olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Sedir ağaçları, Lübnan, Himalaya ve Kıbrıs bölgelerinde bulunur, iğne yaprakları genellikle dört köşedir ve yatay kesitlerinde bitişik iki adet reçine kanalı bulunur. Boyları 40 metreye, çapları ise 3 metreye kadar ulaşabilir. Buradaki sedir ağacının uzunluğu 49 metredir. Çevresi 7.22 metredir.

Burdur tanıtımı.

Fethiye tanıtımı.

Denizli tanıtımı.

 

Bitlis Hizan

Bitlis Hizan

Hizan, Bitlis arası uzaklık: 77 km. Hizan, Tatvan arası uzaklık: 49 km.

TARİHİ

1071 yılındaki Malazgirt zaferinden sonra bölgeye Selçuklu Beyliklerinden Dilmaçoğulları yerleşmiştir. Bunların merkezi Nevs-i Hizan’dır. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı hakimiyetine alınır. Bu dönemlerde yörenin ismi “Erzent” dir.

1514 yılından sonra Azarbaycandan gelen Murtaza Bey, bölgede bir beylik kurar ve nispeten bağımsız yaşamaya başlar. Ölünce yerine oğlu Abdal Bey geçer. Daha sonra ise, Beyliğin başına Mir Şerafettin geçer. Bu beylik, 19’ncu yüzyılın ikinci yarısına kadar bölgede hüküm sürer.

1913 yılında bölge Rus işgaline uğrar. Bu işgal sırasında, Rusların desteğini alan Ermeniler, bölgede tam bir vahşet yaşatırlar, birçok insan katledilir. 1914 yılında Ruslar bölgeden çekilir. 1919 yılında ilçe yapılarak Bitlis şehrine bağlanır. 1929 yılında Bucak yapılır. 1936 yılında ise yeniden ilçe yapılarak Bitlis iline bağlanmıştır.

Hizan isminin Nevs-i Hizan isminden geldiği bilinmektedir.

GENEL

Bölge: Van gölünün güneyinde sarp bir yerdedir. Yerleşimin yüzde 90 bölümü dağlıktır. Yörede tipik karasal iklim hakimdir.

HİZAN FINDIĞI

Ülkemizde Karadeniz bölgesinden sonra en çok fındık üretimi Hizan yöresinde yapılır. Çünkü yörede fındık üretimi için uygun iklim koşulları vardır. Hizan fındığının yüksek yağ oranı ilgi çeker.

HİZAN KARAKOVA N BALI

Yörede organik karakovan balı üretilmektedir. Ülkemizde mevcut kovan sayısının yüzde 40 bölümü, Hizan yöresinde bulunmaktadır. Hizan yöresinde 2450 metre rakımlı yüksek dağ ve yaylalarda üretilen balın tadı ve aroması oldukça farklı ve güzeldir. Nem oranını dengelemek iin söğüt dallarından yapılan, etrafı tezek veya çamurla sıvanan özel kovanlarda elde edilen, prolin değeri yüksek karakovan balı, meşakkatli bir sürecin ardından satışa sunuluyor.

Hizanda üretilen bal: yapılan bal yarışmalarında sürekli dereceye girmekte, dünya birinciliği ve dünya ikinciliği bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

GİRİ SERGİNCİ KÖŞKÜ

Mir Şerafettin bölgede iki tane köşk yaptırır. Bu köşklerden en önemlisi günümüzde Serin Tepe’de bulunan Giri Serginci köşküdür. Yapı 336 odalıdır. Mir Şerafettin’in her gece, odalardan birinde kaldığı anlatılır. (Bu köşk günümüzde var mı yok mu bilmiyorum, sadece adını duydum, köşk hakkında herhangi bir yerde varlığına ait bir kayıt da bulamadım, sadece birkaç satır yazılı anlatım var, köşk günümüzde var mı yok mu bilen varsa yorum bırakması rica olunur.)

Hizan yöresinde, başkaca tarihi veya turistik yer bulunmuyor.

Bitlis hakkındaki gezi yazım için Bitlis

Bitlis Güroymak

Bitlis Güroymak

Güroymak, Bitlis arası uzaklık: 30 km. Güroymak, Muş arası uzaklık: 52 km. Güroymak, Tatvan arası uzaklık: 31 km. Güroymak-Muş havaalanı arasındaki uzaklık: 51 km.

TARİHİ

İlçe, tarihi İpek yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu yüzden tarihi süreçte değişik uygarlıklar burada egemenlik kurmuştur ve bunların izlerine rastlanılır. MS 641 yılında İslam hakimiyetine giren bölge, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Büyük Selçuklu hakimiyetine girer. Akkoyunlular, bölgeyi yazlık olarak kullanmışlardır. İlçenin ilk ismi “Çukur” dur. Daha sonraki ismi Ermenice bir sözcükten gelen “Norşin” dir. İsmin anlamı “Yeni köy” demektir. 1960 yılında ilçenin ismi “Güroymak” olarak değiştirilmiştir. 1987 tarihinde ilçe olur.

GENEL

İlçe Yukarı Murat havzasının doğusunda bulunmaktadır. Doğu-batı yönünde uzanan iki dağ sırasının arasındaki ovada kuruludur. Rakımı ortalama 1300 metredir. Yörede bir geçiş iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak kışlar soğuk ve yoğun kar yağışlı geçer. Yazlar kısa ve ılıktır.

TANDIR

İlçe merkezine bağlı Günkırı beldesinde, çamurdan tandır yapılmaktadır. İlçede gün boyunca yaklaşık 100 kadar tandır üretimi yapılmaktadır. Bu tandırlar, yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.

Bitlis Güroymak Meslek Yüksek Okulu

GÜROYMAK MESLEK YÜKSEK OKULU

Bitlis Eren Üniversitesine bağlıdır.

GEZİLECEK YERLER

Bitlis Güroymak Haydarbey Camii

HAYDAR BEY CAMİİ

İlçe merkezinde Erentepe Mahallesindedir.

Kitabesi yoktur, herhangi bir yerde kayıt ta bulunmadığından yapılış tarihi ve yaptıran bilinmez. Osmanlı döneminde muhtemelen bir mescit olarak yaptırılmış, küçük boyutlu, tek kubbeli, kare planlı bir camidir. Yapılış tarihi olarak 15 ile 16’ncı yüzyıllara tarihlenmektedir. Yöreye özgü Ahlat taşından yaptırılmıştır. Kubbesi 7.70 metre çapındadır. Evet, cami bölgedeki ender kubbeli camilerden olması nedeniyle önemlidir.

 

ERENTEPE MEZARLIĞI

İlçe merkezinde Erentepe mahallesindedir.

Geniş bir alana yayılan mezarlıkta, şahideli veya sadece sandukalı çok sayıda mezar bulunur. Birçoğunda süsleme ve kitabe olmayan mezar taşlarının üstünde: kandil, kılıç-kalkan kompozisyonları ile bitki ve geometrik süslemeler görülür. Mezarlıkta tespit edilen en eski mezar: 1438-1439 yılları arasından kalmadır.

Bu mezar: Hasan Yakub bin Hasan Ömer bin Yakub’a aittir. Mezarın şahidesinin dış yüzü, niş içine alınmış kandil kompozisyonu ile doldurulmuştur. Bunun yanındaki Hacı bin Yakup’a ait mezar 1442-1443 yıllarını gösteren şahideye sahiptir ve benzer süslemelere yer verilmiştir.

Mezarlıkta bulunan 1502 tarihli Yusuf bin Mikail’e ait mezar şahidesi: sülüs hatlı kitabesi, palmet-rumi ve kıvrık dallardan oluşan süslemesi ve özellikle “Amele İbrahim İbn Şükri” şeklindeki usta kitabesi ile dikkat çeker.

Bunların yanında, mezarlıkta kabartma olarak koçbaşı ve tırmık tasvirlerinin yapıldığı şahidelere de rastlanılmıştır. Ancak bunlar kitabesiz olduğundan kime ait oldukları ve tarihleri bilinmez.

Bitlis Güroymak Selçuklu Mezarlığı-Kalender Baba Kümbeti

SELÇUKLU MEZARLIĞI-KALENDER BABA KÜMBETİ

Kümbet Mahallesinde Selçuklu Mezarlığı içerisindedir. Şelale parkı yanındadır.  

Selçuklu mezarlığında iki kümbet bulunmaktadır. Bunlardan büyük olanı “Kalender Baba Kümbeti” olarak tanınır.

Bitlis Güroymak Selçuklu Mezarlığı-Kalender Baba Kümbeti

Taş işçiliğinin güzel bir örneğidir. Selçuklu döneminde Ahlat taşından yapılmıştır. Kapısında Arapça bir kitabe bulunmaktadır.

İki katlıdır. İkinci katına, iki taraflı 11 basamaklı merdivenle çıkılır. Bir kapı ile kümbete girilir. Kümbetin birinci katında ise, cenazelik kısım vardır. Alt kaide kare planlıdır. Köşelerde, yukarı doğru silindirik gövde ile birleşmektedir. Kümbet, 2019 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Kümbet oldukça ilginç, buralara yolunuz düşerse gezmenizi öneririm.

 

KIRMIZI ŞEHİTLİK MEZARLIĞI

İlçe merkezine 10 km uzaklıktaki Aşağı Kolbaşı köyündedir. Köyün güneyindeki mezarlık büyük bir alana yayılmıştır. Mezarlıktaki mezarlar: 13 ile 14’ncü yüzyıllardan kalmadır. Mezarlıktaki mezarların çoğu sandukalı ve şahidelidir. (şahide: mezar baş taşıdır.) Mezar taşları beyaz mermerden olup yan yana dizilmiştir. Ayrıca birçok mezar taşı da Ahlat taşı denen volkanik taştan yapılmıştır.

Anadolu’da benzeri mezarlarda genellikle mezar baş taşı yani şahide taşı yazılı olmasına rağmen, burada hem ayak ve hem de mezar baş taşları yazılıdır. Bu şahidelerdeki kitabeler kazıma şeklinde yapılmıştır. Bu kitabelerde: kandil, hançer ve kılıç motifleri ile Mühr-ü Süleyman simgeleri görülür.

Bu da Anadolu’daki diğer mezar taşlarından farklılık gösterir. Çünkü Anadolu’daki benzeri mezar taşlarında genellikle “Hu-el Baki, Hu-el Hayyul baki” gibi ifadeler bulunmaktadır. Burada karşılaşılan taşlardaki yazılar ise “Es said es şehid” ve “Halet” ve “Vel İhlas” gibi diğerlerinden farklıdır.

Mezar taşları: ait olduğu kişinin cinsiyet ve statüsüne göre değişiklik gösterir. Sonuç olarak: mezarlıktaki mezar taşları, Selçuklu dönemine tarihlenmektedir.

 

TAHTALI KÖYÜ MEZARLIĞI

Güroymak-Tatvan kara yolunun 1 km güneyindeki Tahtalı köyünün doğusundadır.

Mezarlık büyük bir alana yapılmıştır. Mezarlıkta baş ve ayak şahidelerinden oluşan bir mezarın kitabesi 1270-1271 yıllarını verir. Buna göre mezarlık 13’ncü yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Deformasyon nedeniyle kitabenin büyük bölümü okunamamaktadır.

Sadece tarih veren son iki satırı okunabiliyor. Mezar taşının dış yüzü, Aşağı Kolbaşı köyündeki mezar taşlarını hatırlatan bir kompozisyon sergiler. At nalı kemerli yüzeysel bir niş içine işlenen, kandil motifinin üstünde, iç içe geçen dairelerin meydana getirdiği bir kompozisyon bulunur.

Mezarlıkta: kapaklı çatma lahit formlu üç mezar daha bulunmaktadır. Süsleme ve yazının bulunmadığı prizmatik sandukalardan birinin yanındaki kırık şahidede kılıç-kalkan kompozisyonuna yer verilmiştir.

 

TAHTALI KÖYÜ KİLİSESİ

Köyün güneybatısında, bir yüksek yamaç üzerinde kilise vardır. Kilisenin duvarları büyük ölçüde yıkıktır. Apsisinin kaplama taşları dökülmüştür. Üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. Yapının çevresinde ve üst bölümünde çok sayıda seramik bulunmuştur.

Bitlis Güroymak Budaklı Kaplıcaları

BUDAKLI KAPLICALARI

İlçe merkezine bağlı 10 km uzaklıktaki Budaklı köyündedir. Kaplıcada bulunan 3 termal su kaynağı: yaz ve kış aylarında yakın çevreden gelenler tarafından kullanılmaktadır. Kaplıca suyunun sıcaklığı 45-50 dereceyi buluyor.

Hava sıcaklığı eksi 10 dereceye düştüğünde, kaplıcada bulunan açık havuzlarda ziyaretçiler yüzme keyfi yaşıyorlar. Kaplıca suyunun cilt hastalıklarına ve özellikle romatizmaya iyi geldiği söyleniyor.

Kaplıcanın çevresi taşlarla kapatılmıştır. Kadın ve erkekler ayrı yerlerde kaplıca havuzlarına girerler. Kaplıca bölgesinde tesis yoktur. Özellikle soyunma yeri olmaması büyük sıkıntı yaratmaktadır.

Bitlis hakkındaki gezi yazım için Bitlis