Osmaniye Hasanbeyli

Osmaniye Hasanbeyli

Osmaniye il merkezine 35 km. uzaklıktadır. En yakın yerleşim yeri olan, Bahçe ilçesi ise, Hasanbeyli İlçesine, 27 km. uzaklıktadır.

Osmaniye Hasanbeyli

TARİH

Bölgede, bilinen tarihi geçmişte: Elamlar, Sümerler, Babiller, İyonlar, Mısırlılar, Fenikeliler, Etiler, Romalılar ve Osmanlılar yerleşerek, uygarlık kurmuşlardır.

İlçeye: Malatya yöresinden gelen Fettanlı ailesi, Ferizeoğulları ve Kocabeylerden sonra, çevre köylerden gelen insanlarla, nüfus artmaya başlamıştır.

I. Dünya Savaşından sonra, İngiliz ve Fransız işgali ve sonrasında işgal bitirilmiştir.

İlçe belediyesi, 1975 yılında kurulmuştur. 1996 yılında ise, ilçe statüsüne kavuşmuştur.

Osmaniye Hasanbeyli

 

GENEL

İlçenin önemi: Çukurova’yı doğuya bağlayan, Nurdağı geçidi üzerinde bulunmasıdır. Amanos dağlarının doğu yamaçları üzerindedir.

İlçe merkezi: denizden 800 metre yüksekliktedir. Yaz aylarında, Osmaniye il merkezinin yaylası durumundadır.

İlçe Belediyesi, 1975 yılında kurulmuştur.

İlçenin ekonomisi, tarıma dayalıdır. Tarım sektöründe: tahıl, meyve ve sebze üretimi öne çıkar.

Bölgede yoğun olarak üretilen kiraz nedeniyle “Kiraz Festivali” yapılmaktadır. Bölgenin en güzel domates ve kirazları, bu ilçede yetiştirilmektedir.

1995 yılından bu yana, burada, yivsiz tüfekle, atıcılık yarışmaları yapılmaktadır.

 

NE YENİR NE İÇİLİR

Hasanbeyli ilçesinde, kiraz öne çıkıyor. Zamanında giderseniz, mutlaka burada kiraz yemelisiniz.

Hasanbeyli Kiraz Festivali

KİRAZ FESTİVALİ

Kiraz festivali ile yörenin isminin duyurulması ve Pazar alanlarının çoğaltılması hedeflenmektedir. Festival yıllarında 30-40’a yakın üreticinin katıldığı yarışmalarda jüri puanlamasıyla değerlendirme yapılmaktadır.

Festivalde konaklara 1.5 ton kiraz dağıtılıyor. Festivalde: en iyi kiraz yetiştiricisi, Kiraz güzeli ve Kiraz Yakışıklısı seçimleri yapılmaktadır.

Hasanbeyli’de ihracata yönelik 650 ton organik kiraz üretimi yapılmakta ve yüzde 80 bölümü ihraç edilmektedir.

Osmaniye Hasanbeyli

GEZİLECEK YERLER

 

Hasanbeyli Tarihi Ev

TARİHİ EV:

İsmet Karayiğit evi olarak bilinir. Cumhuriyet Mahallesindedir.

İki katlı yapı, 1901 tarihinde yapılmıştır. Kemerli dış kapının girişi siyah-beyaz kesme taşlardan yapılmıştır. Kemerli giriş kapısından avluya, buradan da binaya giriş bulunmaktadır.

İki katlı ve kagir olarak yapılmıştır. Duvarları kaba yontu ve moloz taştan yapılmıştır. Zemin kat, dikdörtgen planlı olup depo olarak kullanılmaktadır. Zemin kat giriş kapısının sağında ve solunda bulunan asıl giriş kapısı, penceresi ve iki tane takası sonradan moloz taşlarla kapatılmıştır.

Birinci katın dış duvarları düz yontu taştır. Binanın birinci katına çıkış merdiveni avludandır. Sonradan yıkılmıştır. Birinci katın merdiven girişinde sivri bir kemer yer alıp binanın ön cephesinde sofanın girişinde yer almaktadır. Birinci katın iç duvarları, ara dolgu ahşap üzeri çamur ve samandan oluşan sıva ile kaplıdır. Bunun üzerine de badana yapılmıştır. Tavan döşemeleri ahşap kaplıdır. Birinci kata, binanın arka cephesinden sonradan açılan bir giriş kapısından girilir.

Binanın güney cephesinde iki pencere üstünde yazılı bir kitabe mevcuttur.

Bu ev Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.

 

Osmaniye Hasanbeyli Almanpınarı Yaylası

ALMANPINARI YAYLASI

Özellikle, yaz aylarında, buranın nüfusu, yaklaşık 5.000 kişiye kadar ulaşmaktadır. Alman pınarından doğup, İlçe merkezinden geçen ve Kalecik barajına akan bir dere var.

İlçe merkezine, yaklaşık 4 km. uzaklıkta olan yaylaya ulaşım için kullanılan yol, asfalt ve güzel. Yayla: bağ ve bahçeler arasında bulunması ile, muhteşem bir doğal güzellik sunuyor.

Yaylada: kır kahvesi, lokantalar, bakkal ve fırınlar var. Ayrıca, çadırla kamp yapmak ta mümkün. Peki neden buraya Alman pınarı denilmiştir?

Çünkü buradaki yolları Almanlar yapmıştır. Eskiden, bu yollar anayol olarak kullanılıyormuş, otobüsler buraya yanaşır, yolcular burada yemek yermiş. Ancak yaylanın ismi bazı kaynaklarda “Türkmen Pınarı Yaylası” olarak da geçer.

Bu pınardan su içer ve yola ondan sonra çıkarlarmış. Buranın suyu şeker gibidir, insanlar gelir sularını buradan doldurur ve giderler.

Osmaniye Hasanbeyli Kara burç

 

KARABURÇ

İlçe merkezinde 752 metre rakımlı konumlu Karaburç, neredeyse tamamen yıkılmış, sadece 3 metre yüksekliğe sahip tek bir duvarı ayakta kalmıştır.

Evlerle çevreli olan burç duvarı, ancak uzaktan ayırt edilebilmektedir. Burası küçük bir gözetleme kulesi olarak tanımlanmaktadır. Kalenin geri kalan kısmı zaman içinde tahrip olmuştur. Kalenin yapımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir.

 

Osmaniye Hasanbeyli Karafenk Kalesi

KARAFENK KALESİ

İlçe merkezinin 7 km. doğusunda, Hürriyet mahallesi, Karafenk semtindedir.1180 metre rakımdadır. Amanos dağları olarak bilinen Nur Dağlarının yükseklerinde bir dağ geçidinde yer almaktadır.

Toprak yoldan araçla gidilerek yanına ulaşılır.

1271 tarihli bir belge, Töton Şövalyelerinin Savranda Kalesi yakınlarında “Kara Kule” olarak bilinen bir gişe istasyonuna sahip olduğunu belirtir. Koyu renkli taşlardan inşa edildiği için, Karafenk’in bu sur olabileceği düşünülür. Ancak kalenin Orta çağ dönemindeki adı ve tarihi bilinmemektedir.

Ancak mimari kalıntılara göre, kalenin 13’ncü yüzyıl yapısı olduğu düşünülür.

Bu kale: dört köşesinde gözetleme kuleleri olan, basit bir yapıdır. Kare planlıdır ölçüleri 10.60 x 11 metredir.

Bu gözetleme kulelerinin yüksekliği: 5 metredir. Kuzeybatıda bulunan kule, en yüksektir. Kuzeybatıdaki kulenin taşları dökülmüş olmasına rağmen, temelden yukarıya  doğru, konik bir yapı göstermektedir.

Hasanbeyli Karafenk Kalesi

Yapıldığı tarih ve yapanlar hakkında, maalesef herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak Edward isimli araştırmacıya göre: kalenin plan tipi Bizans ve Arap sınır kalelerini andırır ve buna bağlı olarak yapının Arap kaynaklarında geçen al-Kanisha as-Sawda olabileceği belirtilmektedir.

Kale yapısı incelendiğinde: kara taş kullanılarak yapıldığı, duvarlarında üst örtüyü taşıyacak ahşap hatıl boşluklarının bulunduğu, çatısının ahşap olduğu ve iki katlı olarak yapıldığı anlaşılmıştır.

Bunun dışında: kale içinde, eskiden kalma herhangi bir mimari öğe bulunmuyor.

Kalenin batı yönünde, ilginç mezar taşları bulunan mezarlık var. Bu mezar taşları: insan motifini andırıyor.

Mezarların üstüne konulan taşlar, çok basit işçilikle yapılmış. Kale içine zamanında yapılan köy evi betonarme olarak genişletilmişse de kullanılmamaktadır.

Hasanbeyli Karafenk Kalesi

Kalenin kuzey duvarı kısmen çökmüştür diğer kısımlarında da statik sorun vardır ve kale duvarlarının acil olarak onarılması gerekmektedir. Geçtiğimiz yüzyılın sonuna kadar, yıkık kalenin içinde  iki modern konut inşa edilmişti. Bunlar artık yok olsa da bazı izleri hala duruyor.

Sonuç: ziyaret etmenizi öneririm, merkeze fazla uzak olmayan ve ilginç bir yapıdır.

Hasanbeyli Savranda Kalesi

SAVRANDA-KAYPAK-SAVURAN KALESİ

Kalecik köyündedir. Yaklaşık 652 metre rakımdadır. Kalecik barajının yanındadır. Osmaniye il merkezine, 30 km. uzaklıktadır. Yapıya en yakın yer 3 km kuzeydeki Kalecik köyüdür. Doğusunda 1985 yılında kurulan Kalecik Barajı bulunur.

Bahçe Geçidinin güney ucunu korumak için inşa edilmiştir.

Araziye uydurularak dikdörtgen biçimde olup, surları 7-10 metre, burçları ise 8-10 metre yüksekliktedir. 12 burcu ve kulesi vardır. Kale, Romalılardan kalmadır.

Güneydoğu, kuzey ve batı yönlerini Kaypak çayının keskin yamaçlarına, doğusunu sert kalkerli kayaların dikleşen böğrüne dayayarak, o taraflardan gelebilecek tehlikeleri bu şekilde tabii sitlerle önlemiş bulunmaktadır. Bütün gücünü güneydeki bir noktaya veren Savranda kalesi, bu yöndeki sur ve burçları aşılması güç denecek derecede yükseltmiştir.

Bu yüzden kaleye açık bulunan tek kapısından girilir. Tabandan itibaren kayalar üzerinde oyulan merdivenler bu kapıya kadar yükselir. Çevresinde müdafaa suru veya hendeği yoktur. Kale içindeki düzlük çam ağaçlarıyla kaplıdır.

Kale meydanında su sarnıçları, bina kalıntıları vardır.

Güneyden kuzeye doğru girişin devamı olan ince bir yol uzanır. Kuzeye bakan surun dibinde 2 metre tabii setreli bir geçit, Kaypak çayına kadar iner.

Burçların içleri boş, ikişer katlıdır. Hepsinin altında kale meydanına açılan kapılır bulunur. Surun üzerinden geçen yol, burçları birbirine bağlamıştır. Çamların arasından fışkırırcasına yükselen kale, tabiat güzellikleri ortasında görülmeye değerdir.

Kalenin, Baraj gölüne hakim manzarası ve konumlu olduğu tepe üstünde görüntüsü mükemmeldir. Ancak zaman içinde oluşmuş yoğun bitki örtüsü, yapı içinde dolaşımı zorlaştırmaktadır.

 

Hasanbeyli Çan Çan Mağarası

ÇAN ÇAN MAĞARASI

İlçe merkezinde, Karapınar mevkiindedir. Burası: bir mezar mağara şeklindedir. Roma döneminden kaldığı tahmin edilmektedir.

Mağara koruma altına alınmıştır.

Hasanbeyli Yanıkkışla Mozaikli alan

YANIKKIŞLA MOZAİKLİ ALANI

İlçe merkezine bağlı Yanıkkışla köyü, Yalangoz mevkiinde, 2004 yılında tescil edilmiş olan Yanıkkışla mozaiğinin bir bazilikaya ait olduğu ve yapının apsisinde derin bir kaçak kazı çukuru açıldığı, mozaiğin en az üç kısımdan kaçak kazı çukurlarıyla parçalandığı ve art arda dizilmiş olarak yürüyen hayvan figürlerinin betimlendiği mozaik panonun 4 metrelik kısmının itina ile kesilip çıkartılmış olduğu gözlemlenmiştir.

Malatya Doğanyol

Malatya Doğanyol

Doğalyol, il merkezi olan Malatya’ya 90 km uzaklıktadır. Doğanyol, Elazığ arası uzaklık: 162 km. Doğanyol, Gerger arası uzaklık: 86 km. Doğanyol, Adıyaman arası uzaklık: 146 km.

TARİHİ

İlçenin eski adı “Keferdiz” dir. Osmanlı döneminde Adıyaman-Kahta ilçesine bağlıdır, daha sonra Elazığ ve Cumhuriyetten sonra Malatya iline bağlanmıştır. 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe sınırları içinde herhangi bir tarihi kalıntı yoktur.

24 Ocak 2020 saat: 20.55’de Elazığ el merkezinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen çevre beldelerinden birisi de Doğanyol ilçesi olmuştur.

İlçede çok sayıda evde hasar meydana gelmiştir. Çünkü Doğanyol ilçesinde evlerin birçoğu kerpiç tir ve bu evler depremde ağır hasar görmüştür.

Malatya Doğanyol

GENEL

İlçede karasal iklim hüküm sürmektedir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur. Rakımı 860 metredir. Sarp dağlar çoğunluktadır, ilçenin en yüksek noktası Ulubaba dağıdır. (2116 m. )

İlçede en büyük ekonomik gelir kaynağı “kayısı” yetiştiriciliğidir.

Doğanyol

Şimdi gelelim en önemli hususa: 6 Şubat 2020 Elazığ-Sivrice depreminde, ilçede yüzlerce konut, iş yeri kullanılmaz hale gelmiş. Ancak, depremden 4 ay sonra, ilçe merkezi yeniden inşa edildi. TOKİ tarafından üç mahallede 600’den fazla modern  konut, 75 ticarethane, 2 cami ve 85 ahırdan oluşan bir kentsel dönüşüm çalışması yapılmıştır. Hak sahibi vatandaşlar, 2023 yılının başından itibaren modern konutlara yerleştiler.  

Doğanyol Gökçe Mahallesi Kemal Sunal’ın baba evi (Bu eski ev depremde yıkılınca yerine yenisi yapılmıştır.)

GÖKÇE MAHALLESİ:

Türk sinemasının yüzünü güldüren Kemal Sunal’ın köyüdür. Halk eski ismi olan Ağvan’ı kullanıyor. Gökçe ismi sadece resmi tabelada ve resmi yazışmalarda kullanılıyor. Gökçe mahallesi de yerinde yapılanma ile villa köy olmuş durumdadır. Kemal Sunal, Gökçe Mahallesindeki baba evinde doğmuştur. Bu ev: Elazığ-Sivrice depreminde ağır hasar almış ve kentsel dönüşüm kapsamında bu ev de diğerleri gibi yıkarak yeniden yapılmıştır. Yeni evde halen sanatçının amca çocukları yaşamaktadır. 

Geçmiş dönemlerde Belediye Hizmet Binası olarak kullanılan ve bugüne kadar atıl durumda olan Gökçe Mahallesinde bulunan bir bina, Kemal Sunal adına kütüphane ve Kemal Sunal anılarının yaşayacağı bir müzeye dönüştürülecekmiş. 

 

Malatya Doğanyol Karakaya Barajı

KARAKAYA BARAJI

İlçe sınırları içindedir. Baraj seti, Diyarbakır-Çüngüş ilçesindedir. Baraj Türkiye’nin en büyük 3’ncü enerji santralıdır. Baraj 1987 yılında hizmete girmiştir. Karakaya barajının uzantısı, ilçeye 1.5 km uzaklıktadır. 

Doğanyol Karakaya Barajı

Fırat nehri üzerinde Atatürk Barajından sonra kurulu en büyük ikinci barajdır. Karakaya baraj gölünden sulama suyu akıtılarak araziler sulanmakta, kayısı ve diğer meyve ve bitki üretimi yapılmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER:

Doğanyol İskele Mesire Alanı

İSKELE MESİRE ALANI:

Doğanyol ilçesinin Koldere Mahallesinde, Fırat Nehri kıyısında sakin bir mesire alanıdır. İlçe merkezine 15 dakika uzaklıktadır. Malatya il merkezine uzaklık ise 90 km dir. Doğal su kaynakları ve göl manzarasıyla dikkat çeker. 

Doğanyol İskele Mesire Alanı

Mesire alanı, Karakaya Baraj gölünün manzarasına hakimdir ve çevresi dağlarla çevrilidir. Fırat Nehrinin suları ve çevredeki yeşil alanlar, ziyaretçilere huzurlu bir atmosfer sunar. Alanda yürüyüş yolları, banklar ve piknik masaları gibi olanaklar bulunmaktadır. Göl kıyısındaki taş döşeli yürüyüş yolları olağanüstü güzeldir. 

Doğanyol Kayacık köyü mesire alanı

KAYACIK MESİRE ALANI:

İlçe merkezine bağlı Çolak Mahallesinde, ilçe merkezine yaklaşık 30 dakika uzaklıkta doğal bir dinlenme alanıdır. Yüksek konumu sayesinde özellikle yaz aylarında serin atmosferiyle tercih edilmektedir. Buz gibi suyu ve etkileyici manzarasıyla doğa severler için huzurlu bir kaçış noktasıdır.  

Mesire alanında çardaklar ve piknik masaları bulunmaktadır. Ancak tesis veya market bulunmadığı için ziyaretçilerin yanlarında yiyecek ve içecek getirmeleri önerilir. 

 

ZİYARET DAĞI:

İlçenin en yüksek rakımlı dağıdır. Doğanyol ilçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Doğal kaynak suyu, temiz hava ve panoramik manzara sunuyor. Gün doğumu ve batımı için güzel noktalardandır. Haziran ayında uçkun (ya da uhçun) ve laleleriyle ünlüdür. 

Doğanyol Hellegıran Mesire Alanı

HELLEGIRAN MESİRA ALANI:

İlçe merkezine yarım saat uzaklıkta, Konurtay yolu üzerinde, Ulutaş Mahallesindedir. İlçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Dağlardan gelen soğuk suyu ile serinlemek mümkündür. Doğayla iç içe yürüyüş yapma imkanı sunar. Uygun piknik alanları mevcuttur. Dağların arasından çıkan suyun oluşturduğu doğal güzellik, ilgi çeker. Mesire alanında çeşitli piknik masaları ve oturma alanları bulunmaktadır. Ancak tesis ve market yoktur. 

Doğanyol Konurtay Köyü

KONURTAY KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı Konurtay köyü, geleneksel köy evleri, dar sokakları ve samimi köy halkıyla ziyaretçilere güzel ortamlar sağlıyor. Köyün çevresindeki patikalarda doğa yürüyüşü yapabilir, ayrıca köy yaşamını izleyebilirsiniz. Köydeki yerel lezzetler, el sanatları ve geleneksel yaşam biçimi görülmeye değerdir. 

 

 

Malatya Hekimhan

Osmaniye Toprakkale

Osmaniye Toprakkale

Adı üstünde, antik döneme ait, bölgede öne çıkan “Topkakkale” ile tanınıyor.

Buralardan geçerken, çok uzaklardan bile görünebilen bu kale, tarihi yer meraklılarının mutlaka ilgisini çekecektir.

Osmaniye Toprakkale

ULAŞIM

Toprakkale: Adana-Osmani-Gaziantep Otoyolu ve karayolu üzerindedir. Osmaniye iline 8 km. uzaklıktadır. Akdeniz sahiline 23 km. uzaklıktadır.

Osmaniye Toprakkale

TARİH

İlçenin tarihi gelişimi, Çukurova tarihiyle paralellik gösterir.

Çukurova’ya ilk gelen kavim: Luviler. MÖ.17-16.yüzyıllarda: Çukurovalılar, güneydoğudan gelen göç dalgalarından korunmak için, bir krallık kurarlar.

Kizvatno isimli bu krallık, MÖ.12.yüzyılın sonlarında, Hitit devleti ve denizci kavimler tarafından çökertilir. Ancak, MÖ. 612 yılında, Kilikyalılar olarak, yeniden eski krallıklarını diriltmişlerdir.

Kilikya ismi: Finike hükümdarı “Kilik”in adından gelmektedir. MÖ. 6.yüzyılda, bölge, Persler’in işgaline uğrar. MÖ. 333 yılında, Büyük İskender bölgeye hakim olur.

Orta çağın ilk yarısında, bölge etnik yönden büyük değişikliklere uğrar. Çünkü, şiddetli depremler sonucu, bölgedeki köy ve şehirlerin büyük bölümü yıkılır ve buraların halkı, çevreye dağılır.

7.yüzyılda, İslam orduları, bölgede görülmeye başlanır. 11.yüzyılda ise, Türkler, bölgeye yerleşmeye başlarlar. 14.yüzyıldan itibaren, Mısır Memlukları ve Ramazanoğulları bölgede üstünlüğü ele geçirirler.

1608 yılında ise, Osmanlılar egemen olurlar. Bu dönemde, Toprakkale ilçesi, Osmanlı idaresi altındaki “Cebel-i Bereket” vilayetinin içinde yer alır.

I. Dünya Savaşından sonra, bölge İngiliz ve Fransız askerleri tarafından işgal edilir. 1920 yılında, ilçe, işgalden kurtulur.

Daha önce Adana’ya bağlı olan Osmaniye ilçesinin bir kasabası olan Toprakkale, 1996 yılında, Osmaniye’nin il haline getirilmesiyle, Osmaniye iline bağlanır.

Osmaniye Toprakkale

GENEL

Toprakkale, adını: sınırları içinde bulunan bir kaleden alır.

İlçenin, güneybatısı dağlarla çevrilidir. Bunun dışında, kuzey ve doğu yönleri, büyük ovalardır. Çeşitli meyve ağaçları ve tabii bitki örtüsüyle, şirin bir ilçedir.

İlçenin rakımı: 123 metredir.

Yörede, tipik Akdeniz iklimi görülür. Yazları: sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yağışlar sonbaharda başlar ve ilkbahara kadar sürer.

Amanos dağlarının denize bakan yamaçları, gür ormanlarla kaplıdır. Karaçay, ilçenin en önemli akar suyudur. Sulamada kullanılır ve Akdeniz’e dökülmektedir. Ancak, taşıdığı su miktarı genelde yetersiz.

Tarım ürünleri olarak ise: en çok, buğday, mısır, soya ve yer fıstığı yetiştirilir. Hayvancılık ise, tarımdan sonra, bölge insanının en büyük geçim kaynağıdır.

GEZİLECEK YERLER

Osmaniye Toprakkale

TOPRAKKALE

İlçe sınırları içinde, D-400 ve D-817 karayollarının kavşağında, 65 rakımda, bir Tunç çağı höyüğü yani yığma bir toprak üstünde konumludur.

Kale, Osmaniye il merkezine 7 km asfalt yolla bağlıdır. Osmaniye yolu üzerinden 3 km içeride olan orman içindeki bir kaledir. Anayol üzerinde bulunması ve Suriye’ye yakınlığı nedeniyle önemli bir konuma sahiptir.

1966 yılında restorasyon yapılmış ve çevre ağaçlandırılmıştır.

Kale: ilk çağlarda, Çukurova’yı, Suriye’ye bağlayan yolu kontrol altında tutmak için yapılmıştır.

Kale, MÖ 312-64 yılları arasında Selevkoslar tarafından 75 metre yükseklikteki yığma bir tepe üzerine kurulmuştur.

Abbasiler döneminde Harun Reşit’in Çukurova’yı fethinde (786) siyah taş kullanılarak yeniden yapılmıştır.

İskenderun-Osmaniye yol kavşağında bulunan kaleye, Abbasiler “Al-Kenisat-Tüs Savda” (Kara Kilise), Hamdaniler 10’ncu yüzyılda Tel-Hamdün adını vermişlerdir.

Sonrasında: Bizans ve Memlüklar zamanında esaslı değişikliklere maruz kaldığı düşünülmektedir. 1337 yılında Memlükler kalenin kalıcı sahibi olmuşlardır.

Kalede beyaz taş dekorasyon ve yuvarlak formlu mazgal delikleri, Memluk dönemi mimari üslubundadır.

Kale dikdörtgen planlıdır. Dış ve iç kaleden oluşmaktadır. Sur ve iç kalede kulelere yer verilmiştir.

İç kaleye kuzeybatı köşeden giriş sağlanmaktadır. Örtü sistemi olarak giriş kısmında çapraz tonoza, diğer mekanlarda ise, beşik  tonoz örtü sistemine yer verilmiştir.

Toprakkale kalesi, iki sura sahiptir. Dış sur, kalenin batısında arazinin etkisiyle geniş bir alanı kapsarken, doğuda eğimin artmasından dolayı iç sura daha yakın bir şekilde planlanmıştır.

Surlar üzerinde çok sayıda burç bulunmaktadır. Bu burçların planları farklılık gösterir. Güneydeki yol batıdaki surun alt kısmından geçer. Aşağı surda Y kulesini çevreleyen kiriş delikleri vardır. Bu durum, yapının içinde ahşabın kullanıldığını gösterir.

Kuzeydoğuda üst çevre duvarında iç kaleye girişten sonra ön giriş formunda bir avlu bulunur. T noktasındaki bazı kapı kalıntıları, dış suru ön avlu ile ilişkilendirir fakat ön avlu içerisinde günümüze gelen herhangi bir iz yoktur.

Batı cepheyi koruyan surun özelliklerinden birisi 12 kulenin konumu ve şeklidir. Kulenin üç tanesi kare, beş tanesi beşgen, üç tanesi yarım dairevi olup güney uçtaki kulenin formu belirsizdir. Batı surunun güney tarafında belirli aralıklarla beşgen kulelere yer verilmiştir.

Bir kaç kule doğal tahribata maruz kalmıştır. Meyilli kısma düşen taşlar siyah değildir, kalenin üzerindeki kuleler ve duvardaki taşlarla birlikte bazalttan yapılmış ve Kilikya’daki gibi gri kireç taşıdır. Bu, Ermeni Kilikya sınırları içindeki sadece büyük kaya parçaları birikintileridir. E ve I kuleleri arasına güçlendirilmiş yer altı sığınağı yapılmıştır. Bu sığınaklara mazgal pencereler açılmış ve kuzey-güney yönünde dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Üzeri tonoz örtülü olup günümüzde kısmen yıkılmıştır.

Toprakkale

Kulelerin cephelerindeki beyaz renkli düzgün kesme taştan oluşan şeritler ya Hamdanilere ya da Bizanslılara özgü veya Franklara atıfta bulunacak derecede önemlidir. Yapının ilk inşasında Bizans izlerini göstermektedir.

Evet, Toprakkale kalesi: yaklaşık 105 x 66 metre boyutlarındaki bir iç kale ve onu çevreleyen bir dış kaleden oluşur.

Yuvarlak kalın surlarla birbirine bağlanmıştır.

Duvarları bazalt blok taşlarla örülü kalenin, iç kale ve dış kale olarak düzenlenmiş olması, dış kale surlarında beşgen burçların varlığı, bir Bizans yapısına işaret etmekteyse de kalenin ilk yapıldığı tarih kesin değildir.

Toprakkale

Kale, 1517’den sonra Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında ele geçirilen kale, Osmanlı döneminde bir süre Kışla olarak kullanılmış ve terk edilmiştir. Evliya Çelebi, o dönemde Toprakkale kalesinde yaşanan bazı huzursuzluklar nedeniyle 1670 yılı civarında kalenin boşaltıldığını bildirmiştir.

Osmanlıların “Kınık Kalesi” olarak isimlendirdikleri Toprakkale, Çardak, Bodrum Kalesi, Hemite, Anavarsa ve Tumlu kalelerinin görüş ve kontrol alanı içindeydi. İstanbul-Bağdat demiryolunun yapıldığı yıllarda Kınık Kale’sinin adı değiştirilerek Toprakkale ismiyle anılmaya başlanmıştır.

Toprakkale kalesinin kuzeyinde, Adana yolu üzerinde eski Kınık Şehri (Örenşehir) bulunmaktadır.

Osmaniye Toprakkale

Son olarak: kalenin restorasyonu yapılmış ve kazı çalışmaları devam etmektedir. Kalenin gece ışıklandırması ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Evet ilçe merkezindeki kaleyi gezebilirsiniz. Giriş ücretsizdir. Otopark var. Kale, tarih, mimari ve manzara açısından zengindir. Kaleye çıkan tepe ve çevresi, fotoğraf çekimi için oldukça uygundur. Özellikle gün batımı manzaraları önerilir.

Toprakkale Tren İstasyonu

DEMİRYOLU TREN İSTASYONU:

İlçedeki demiryolu istasyonu 100 yıllık bir tarihe sahiptir. Gar binası iki katlıdır, kırma çatılı, geniş saçaklı, kapı ve pencereleri sivri kemerlidir. Bu stil, erken 20’nci yüzyıl Osmanlı/Alman demiryolu mimarisini yansıtır.

Gar binası ve yardımcı yapılar, düz bir sahaya kurulu kampüs şeklindedir. Bağlı lojmanlar, servis binaları ve bakım alanlarını içerir.

İstasyon binası, Osmanlı Bağdat Demiryolları Şirketi izniyle Alman imtiyazı çerçevesinde inşa edilmiştir. İnşaat ve açılış yılı olarak 1913 yılı verilmektedir. I. Dünya Savaşının ardından bölgeye yönelik işgal süreci başlamış ve istasyon stratejik bir nokta haline gelmiştir.

Evet istasyonda günümüzde: Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattı için modernizasyon çalışmaları yürütülmektedir.