Sivas Zara

Sivas Zara

Zara, Sivas arası uzaklık: 72 km. Zara, Suşehri arası uzaklık: 61 km. Zara, Hafik arası uzaklık: 60 km. Zara, İmranlı arası uzaklık: 38 km.

TARİHİ

Zara-Hafik arasında yapılan arkeolojik araştırmalara göre: Neolitik döneme ait çakmak taşından yapılmış çeşitli (minik uçlar, el değirmeni taşları, hayvan kemikleri) objeler bulunmuştur. Yöre 1398 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

1888 Osmanlı dönemi Salnamesine göre, 1539 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın bir fermanı ile yöreye Koçgiri Aşireti yerleştirilir ve yöreye “Koçgiri” ismi verilir. Koçgiri, 1868 yılında kaza olur.

Evet, yörenin tarihi geçmişinde bir ayaklanma var. Milli Mücadele sırasında, Koçgiri ayaklanması yaşanır. O dönemde İmranlı’daki nahiye müdürü Haydar Bey’in Kuruçay kazası kaymakamı olması için yapılan talep kabul görmeyince, 1921 yılının 6 Mart ile 17 Haziran tarihleri arasında ayaklanma çıkar. Ancak ayaklanma büyümeden bastırılır. Bölgede Nurattin Paşa komutasında sıkıyönetim ilan edilir.

ATATÜRK VE ZARA

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Sivas’tan Erzincan’a giderken, 28 Eylül 1924 günü eşi Latife Hanım ile birlikte Zara’ya uğrar. Daha sonra 12 Ekim 1924 günü, bu seyahatin dönüşünde Şebinkarahisar’a giderken, yine Zara’ya uğrarlar.

Sivas Zara

GENEL

Yerleşim genellikle Kızılırmak havzasındadır. Kuzey bölümü kara bölgesine girer. Kızılırmak’ın geçtiği ve aynı yönde uzanmış, geniş bir vadidedir. Kızılırmak, ilçe merkezinden geçer ancak daha sonra genişlemeye başlar. Rakımı ortalama 1350 metredir. Havza dışında ise rakım 2000-2500 metreye kadar çıkar.

ZARA BALI

Yörede üretilen balın kendisine has aroma, tat ve görünümü vardır. Çünkü bölgede ballı bitkiler çoktur. Bunlar özellikle: kekik, nane, ballıbaba, taş yoncası ve kevendir. Buralara yolunuz düşerse, bal satın almayı unutmayınız.

ZARA BAL VE KÜLTÜR FESTİVALİ

Her yıl geleneksel olarak Ağustos ayı içerisinde Zara Festival alanında yapılmaktadır. Festivalde, halk konserleri, buzağı yarışı, karakucak güreşleri, bal standı, sünnet şöleni, yöresel yemek standı, halk oyunları, köy seyirlik oyunları gibi etkinlikler düzenleniyor. Amaç Zara balını ve ilçenin kültürünü il dışına tanıtmaktır.

Sivas Zara

GEZİLECEK YERLER

Sivas Zara Çarşı Camii-Meydan Camii

ÇARŞI CAMİİ-MEYDAN CAMİİ

İlçe merkezinde Çarşı içerisindedir. Cami kuzey güney doğrultudadır. Dikdörtgen planlıdır.

Sivas Zara Çarşı Camii-Meydan Camii

Osmanlı dönemindeki kayıtlarda cami “Zaralızade Mehmet Paşa camisi” olarak geçer. Bu yüzden, caminin Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Yapılış yılı da muhtemelen 1750 yılıdır.

Sivas Zara Çarşı Camii-Meydan Camii

Bodur minare, kuzeybatı köşesindedir. Çift şerefeli bodur minare, kesme taştan yapılmıştır. Minare kaidesinde, minarenin Zaralızade Lütfullah tarafından 1809 yılında yaptırıldığı yazılıdır.

Sivas Zara Konakları

ZARA KONAKLARI

İlçe merkezinde günümüze kadar korunarak gelmiş konak sayısı özel mülkiyettedir ve 6 tanedir. Bunlardan: 1 tanesi Kızılırmak Mahallesinde, 5 tanesi Yenicami Mahallesindedir. Hepsi birbirine yakındır. Bu yüzden, ilçeyi ziyaret ettiğinizde bu konakların hepsini gezme şansı bulabilirsiniz. Bu 6 konak, 1982 yılında sivil mimari olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Sivas Zara Nufgil Konağı

Nufgil Konağı

İlçe merkezinde en iyi korunmuş durumdaki yapılardan birisidir. Ahşap ve iki katlıdır. Girişi sütunludur. Taş duvarlıdır. Bu giriş, ilçedeki başka yapılarda görülmez. Doğu cephesinin ortasındaki bölümde köşk odası yükselir. Üstü kiremit örtülüdür. Söylenenlere göre, konak ilk olarak, Ermeniler tarafından, okul olarak kullanılmak üzere yapılmıştır.

Sivas Zara Seyfullah Paşa Konağı

Seyfullah Paşa Konağı

Temeli yerden 1.10 metre yüksekliğe kadar moloz taştan yapılmıştır. Yapı, iki katlıdır. Üstünde köşk odası bulunur. Köşk odasının ön cephesini süsleyen ahşap sarkmaların bazıları kırılmıştır. Çatı saçla kaplıdır. Birinci kattaki pencereler demir parmaklıklıdır.

Sivas Zara Sami Paşa Konağı

Sami Paşa Konağı

Doğu-Batı yönünde, bahçe içindeki ahşap konak, iki katlıdır. Avluya girişi sağlayan çift kanatlı ahşap kapı, batıdadır. Zemin kat: ahşap dikme araları kerpiç dolgudur. Üzeri sıvalıdır. Kuzey cephede, ahşap bir balkon bulunur. Balkon korkulukları: demir çubuklarla biçimlendirilmiştir. Ön cephenin orta kemeri, diğer kemerlerden daha büyük ve yüksektir. Çatı üstü saç kaplıdır.

Sivas Zara Murat Paşa Konağı

Murat Paşa Konağı

Dikdörtgen planlıdır. Zemin kat duvarları taş örgülüdür. Birinci kat ise ahşaptır. Yapıya: demir korkuluklu, kesme taşlı ve 9 basamaklı bir merdivenden çıkılır. Bu giriş katı: ahşap tabanlı ve tavanlıdır. Koridorun sağ ve solunda odalar vardır. Bu kat okul ve lojman olarak kullanılmaktadır. Girişin karşısındaki çift taraflı merdivenden üst kata çıkılır. Doğu ve güneydeki odalar, günümüzde harap durumdadır. Çatı çökmüş, ahşap dikmeler çürümüştür. Binanın bahçesinde, binaya yaklaşık 10 metre uzaklıkta güzel bir çeşme vardır. Çeşme, kesme taştan yapılmıştır. Dikdörtgen prizma şeklindedir. Üçgen alınlığında “ay-yıldız” bulunur.

Sivas Zara Mehmet Şenol Konağı

Mehmet Şenol Konağı

Ahşap yapı, iki katlıdır. Temeli, yerden 1 metre yükseklikte moloz taştan yapılmıştır. Kuzey ve güney yönünde, girişlerden köşk odasına kadar sundurma vardır. İki ailenin oturduğu bina, beş girişlidir.

Sivas Zara Şehitliği ve Anıtı

ZARA ŞEHİTLİĞİ VE ANITI

1915 yılında, burada konuşlu 36’ncu Piyade Alayı askerleri arasında salgın hastalık başlamış, Zara ilçe merkezinde 3 doktorun çalıştığı bir hastane kurulmuştur. Ancak salgının önü alınamamış ve birçok asker ölmüştür. Bu yüzden, aynı yıl, ölenlerin çok olması nedeniyle ve ayrıca şehit askerleri defnedecek kimse olmadığından (tüm askerler cephelerdedir), her biri 50-60 cenaze alabilen büyük toplu mezarlara gömülmüşlerdir. 1917 yılında toplu mezarların bulunduğu yere bir anıt yapılır. Söylenenlere göre, bu anıt Zara Kaymakamı Osman ve Rum usta Simon Veyani tarafından yapılmıştır. Ancak bu anıt, 1939 yılındaki depremde hasar görür. 1974 yılında hasar gören bu anıt yıkılmış ve yerine Mimar Veli Yıldızhan tarafından ikinci bir anıt yapılmıştır. Günümüzde görülen anıt ise, dikdörtgen planlıdır ve 1987 yılında, aslına benzer şekilde yapılmıştır. Şehitlikte 64 tane sembolik mezar bulunmaktadır.

Sivas Zara Büyük Hamam

BÜYÜK HAMAM

İlçe merkezinde Yenicami Mahallesindedir. Hamam, Klasik Osmanlı hamamları özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır.

 

ŞEYH MERZUBAN TÜRBESİ

İlçe merkezinin güneyinde, 5 km uzaklıktaki Tekke köyü girişindedir.

Şeyh Merbuzan, Horasan erenlerindendir. Halkın inancına göre, Şeyh Merbuzan, Zara yöresinin manevi koruyucusudur. Bu yüzden 700 yıldız, dertlerine çare arayanlar ve çeşitli dilekleri olanlar türbeyi ziyaret ederler. Evet, türbe, Şeyh İbrahim El Aziz cami ile karşı karşıyadır. Türbe kapısı üzerindeki kitabeye göre: 1528 yılında Şeyh Merzuban adına yaptırılmıştır. Türbe, sekizgen gövdelidir ve üstü kubbe ile örtülüdür. Kubbe üstü: piramidal sivri külah ve çinko ile kaplanmıştır.

Türbe içinde bir sanduka bulunur. Türbenin güneyinde bulunan mihrap nişinde: alçıdan yapılmış yaldız boyalı ay-yıldız ve kıvrım motifler görülmektedir. Türbe içinde iki kitabe bulunur. Birinci kitabe: 1792 yılı tarihlidir. Şeyh İbrahim ve Şeyh Mehmet Efendiler tarafından yaptırılan onarım kitabesidir. İkinci kitabe: 1889 yılı tarihlidir. Şeyh Osman, Şeyh Mehmet, Şeyh İbrahim ve Şeyh Mahmut Efendiler tarafından yaptırılan onarım kitabesidir.

Sivas Zara Acısu Köprüsü-Tekke Köprüsü

ACISU KÖPRÜSÜ-TEKKE KÖPRÜSÜ

Zara ilçe merkezine 12 km uzaklıktaki Tekke köyüne girerken Kızılırmak nehrinin bir kolu olan Acısu çayı üzerindedir. Köy merkezine 500 metre uzaklıktadır. Zara-Divriği yolu üzerindedir. Köprünün kitabesi yoktur. Bu yüzden ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmez. Ancak kullanılan mimari malzemeye göre, geç Osmanlı döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Köprü: iki gözlü ve yuvarlak kemerlidir. Köprünün uzunluğu 14 metre, genişliği 4.5 metredir. Korkuluk duvarları vardır. Köprünün 100 metre kadar ilerisinde, Şeyh Merzuban türbesi bulunur.

ŞEYH İBRAHİM EL AZİZ CAMİİ

İlçe merkezine 12 km uzaklıktaki Tekke köyündedir. Cami, büyük bir höyük üzerine kurulmuştur. Caminin muhtemelen türbe içindeki tamir kitabesinde ismi geçen Şeyh İbrahim tarafından, 1792 tarihinde yaptırılmış olmalıdır.  Cami, kuzey-güney doğrultusunda, dikdörtgen planlı ve kırma çatılıdır. Harimde, iki büyük ağaç direk ve kuzeyde bir üst mahfil bulunur.

KUŞÇU HASAN DEDE TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı 16 km uzaklıktaki Kuşçu köyündedir. Şeyh Merbuzan müritlerindendir. Kendisinin, kuşların dilinden anladığına inanılır. Ayrıca, Selçuklu sarayında, kuşçubaşı olarak görev yapmıştır. Hasan Dede, bölgeye geldiğinde kuşlarını uçurmuş, kuşları Kuşçu köyü arazisine konunca gelip buraya yerleşmiştir. Böylece Kuşçu köyünün temelleri atılmıştır. Selçuklu Sultanı I Alaaddin Keykubat, köyde onun adına bir cami yaptırmıştır. Caminin kitabesinde: “Hasan-ı Selçukiyle Mülkü” yazılıdır. Cami, Yavuz Sultan Selim döneminde tamir ettirilmiştir.

Sivas Zara Pir Gökçek Türbesi

PİR GÖKÇEK TÜRBESİ

İlçe merkezine 17 km uzaklıktadır.  Söylentilere göre: Şeyh Merzuban ve İmranlı’da yatmakta olan Cogi Baba’nın kardeşidir. Türbe: İlçe merkezine bağlı Akdeğirmen ve Bağlama köyü arasındaki bir dere içindedir. Önceleri, türbenin üstü açıktır. Yakın zaman önce, yöre köylüleri tarafından türbenin üstü örtülmüştür. 25-30 yıl öncesine kadar, her yıl Mart ayının ilk üç Çarşamba gününde, burada törenler düzenlenir ve ziyaretler yapılırmış, sanırım günümüzde bu etkinlik yok.

Sivas Zara Ala Kilise

ALA KİLİSE

İlçe merkezine 26 km uzaklıkta Suşehri yolunda Müslümabat köyündedir.  Kızılırmak nehrini çevreleyen yamaçlardan birinde, günümüzde de ayaktadır. Muhtemelen 800 yıllık olduğu söylenen kilisenin, Rumlar tarafından yapıldığı, daha sonra Ermeniler tarafından kullanıldığı tahmin edilmektedir. Yapı, doğu-batı doğrultusunda, dikdörtgen planlıdır. Üzerine yuvarlak beşik tonoz örtülüdür. Tek nefli kilisenin doğusunda yuvarlak bir apsis ve iki yanında, üzeri beşik tonoz örtülü hücreler bulunur. Hücreler ve apsis, dışarı taşmaz. Giriş kuzeybatı köşededir. Köye yeni bir cami yapılıncaya kadar, kilise yaklaşık 30 yıl boyunca cami olarak kullanılmıştır. Caminin inşaatı tamamlandıktan sonra kilise, tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

 

TÖDÜRGE KÖYÜ

İlçe merkezine 26 km uzaklıktadır. Köyün yeni ismi “Demiryurt” köyüdür. Tödürge kelimesi: Eski Türk boylarından “Dodurga” nın adıdır. Sivas-Erzincan kara yolu üzerinde, Kızılırmak’ın iki yakası üzerinde kurulmuştur.

Tödürge Köyü Camii

İlçe merkezine bağlı Tödürge (eski ismi: Demiryurt ) köyündedir. Asıl ibadet mekanında bulunan ahşap direklerden birinin üzerinde “Said Ağa 1914” tarihi yazılıdır. Diğer ahşap direklerden birinin üzerinde ise “1916” tarihi yazılıdır. Yapı: kuzey-güney doğrultudadır. Dikdörtgen planlıdır. Tavan ve kadınlar mahfilinde, ahşap üstü ajur tekniğiyle yapılmış süslemeler görülmelidir. Minare, kuzeydoğu köşede ve ahşaptır.

Sivas Zara Tödürge Mağaraları-Zara Kaya Mağaraları

Tödürge Mağaraları-Zara Kaya Mağaraları

Sivas-Erzurum kara yolunun 55’nci kilometresinde, kara yoluna 1 km kadar uzaklıktadır. Kızılırmak nehrinin iki tarafına bakıldığında, sayıları 40-50 civarında olan bu kaya mağaraları görülebilmektedir. Sayıları 100 civarında olan kaya mağaraları, bazı kaynaklara göre, MÖ 1200-750 yılları arasına tarihlenmektedir. Ayrıca, bu mağaraların geçmişte Roma döneminde barınma amaçlı kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Sivas Zara Tödürge Mağaraları-Zara Kaya Mağaraları

Roma döneminden sonra da çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. İnsanlar tarafından oyularak yapılan mağaralar, bazı yerlerde yan yana, bazı yerlerde ise içerisinde küçük odacıklar bulunan çok katlı şekilde düzenlenmiştir. Mağaraların bazı bölümlerinde: gözetleme delikleri bulunur. Ayrıca yine bazı kısımların Horasan harcından yapılmış taş duvarlarla bölündüğü görülür. Yine bazı mağaralarda haç sembolleri görülür. Bu değerlendirildiğinde mağaralarda bir dönem Hıristiyan topluluklarının yaşadıkları anlaşılır.

Sivas Zara Tödürge Mağaraları-Zara Kaya Mağaraları

Evet, geçmişi binlerce yıl öncesine giden bu mağaralar, yakın zaman öncesine kadar yöre halkı tarafından soğuk hava deposu olarak kullanılmıştır. Ancak günümüzde bunlar ziyaret için düzenlenmiştir, yani burayı ziyaret edip mağaraları görebilirsiniz.

Sivas Zara Tödürge Gölü

Tödürge Gölü

Tödürge köyünde Cencin ovasının doğusundadır. Demiryurt gölü olarak da tanınır. Sivas ilinin en büyük gölüdür. Göl genellikle sığdır, büyük bölümünde ortalama derinlik 4 metreyi geçmez.

Sivas Zara Tödürge Gölü

En derin yeri, kuzey kıyısında, 500 metre açıkta, 26 metredir. Dipten kaynayan sularla beslenir. Suyu kireçli ve tuzludur. Denizden yüksekliği yani rakımı 1295 metredir. Gölün bol tuzlu ve kireçli sularında gümüş ve yayın balığı bulunur.

Sivas Zara Tödürge Gölü

Ayrıca yine gölde 17 çeşit balık yetiştiği söylenir. Gölde çok sayıda kuş barınmaktadır. Gölün doğusunda ise iki tane adacık vardır. Bu adacıklar, turnaların uğrak yeridir. Turnalar, sayıları tükenmekte olduğundan koruma altına alınmıştır, avlanmaları yasaktır. Gölde kayıkla gezilebilir. Gölün kıyısında Cumhuriyet Üniversitesi dinlenme tesisleri vardır. Yöre halkı gölün kıyısındaki mesire yerlerini sık sık piknik yapmak için kullanır. Her yıl Haziran ayında burada Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından geleneksel “Su Sporları Şenliği” yapılmaktadır.

SÜLÜK GÖLÜ

İlçe merkezine 33 km uzaklıkta bulunan Şerefiye Beldesinin 1 km batısındadır. Göl: sarıçam ormanları içindedir. Dipten kaynayan sular ve gözelerden akıp gelen sularla beslenir. Gölün doğal ortamında yaşayan sülükler: yöre halkı ve ziyaretçiler tarafından toplanır, tedavi amaçlı kullanılır.

Suşehri tanıtımı.

Hafik tanıtımı.

İmranlı tanıtımı.

Sivas tanıtımı.

 

Denizli Bekilli

Denizli Bekilli

Bu yöreye yolunuz düşerse: üzüm üretimi ile elde edilen sirke, pekmez, şarap satın alabilirsiniz, oldukça meşhurdur. Yine buraya yolunuz düşerse Poyrazlı camisindeki sancağı görmeyi unutmayınız. Antik dönemdeki Şarap Tanrısı Dionysosun yaşadığı yerin burası olduğu iddia ediliyor.

ULAŞIM

Bekilli, Denizli arası uzaklık: 86 km. Bekilli, Uşak arası uzaklık: 83 km. Bekilli, Çal arası uzaklık: 23 km. Bekilli, Karahallı arası uzaklık: 16 km. Bekilli, Sivaslı arası uzaklık: 44 km.

TARİHİ

Yöredeki ilk yerleşimciler ve tarihi hakkında bilgi yoktur. Yerleşim, Osmanlı döneminde Afyonkarahisar Sancağına bağlı bir köy iken, 1884 yılında İzmir iline bağlanmış, daha sonra ise Denizli iline bağlanmıştır. 1910 yılında bucak olmuş ve Çal ilçesine bağlı kalmış, 1987 yılında ise ilçe statüsü kazanmıştır.

Denizli Bekilli

GENEL

İlçe, Ege bölgesinin İç Ege bölümünde yer almaktadır. İlçenin rakımı ortalama 850 metredir. Çevresi tepelerle çevrilidir. İlçenin güneyinde Asar Tepesi, kuzeyinde Aslankara tepesi bulunmaktadır. İlçe merkezi ve köylerinin arazisi oldukça engebelidir. Tarıma elverişli düz arazi kesimi oldukça az olup, Medele ovasındadır. İlçe merkezinin 5 km güneyinden Büyük Menderes ırmağı geçer. Irmağın aktığı vadinin derin ve sarp olmasından dolayı, sulamada yararlanılamaz. Yörede deniz iklimi karasal iklime geçiş yapar.

Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Kış aylarında zaman zaman kar yağışı görülür. İlçe nüfusu dışarıya göçler nedeniyle sürekli azalmıştır. Özellikle: Denizli, İzmir, Aydın ve İstanbul gibi illere göç vermektedir. Çünkü: ilçe topraklarındaki arazi verimsizdir. İlçe: üzümü, şarabı ve pekmezi ile ünlüdür.

Çünkü ilçede üzüm yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçe merkezinde 7, köylerde ise 3 olmak üzere toplam 10 şarap imalathanesi ve ilçe merkezinde 4 tane sirke ve 2 tane pekmez imalathanesi vardır. İlçede üzüm şarabı yanında vişne, böğürtlen, kara dut, nar gibi meyve şarapları da imal edilmektedir. Antik dönemde, Şarap Tanrısı ile bilinen ünlü “Dionysos” şehrinin burada bulunduğu iddia edilmektedir.

BEKİLLİ ZEYNEP ŞAMİL GİRGİN MESLEK YÜKSEK OKULU

Pamukkale Üniversitesine bağlıdır. 2000-2001 eğitim öğretim yılında açılan okulda 4 bölümde eğitim öğretim sürdürülmektedir. Öğrencilerin konaklaması için, okulun yanında Kredi Yurtlar Kurumunun yurdu bulunmaktadır.

Denizli Bekilli

GEZİLECEK YERLER

Denizli Bekilli Medele Taş Evleri

MEDELE TAŞ EVLERİ

İlçe merkezine bağlı Yeşiloba mahallesinin eski adı “Medele” dir. Antik dönemde, bölgede adı geçen Motella Antik Kentinin bu çevrede bulunduğu ve Medele adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Mahalle, Büyük Menderes nehri kenarında bulunan tepe üzerindeki düzlükte kuruludur. Mahalledeki taş evlerin birçoğu, Cumhuriyet döneminde yapılmıştır. Hemen her evin duvarında yapım tarihi ve ustasının adının yazıldığı bir mini kitabe bulunmaktadır. Duvarlar da küçük taş parçalar ve bu parçalardan elde edilmiş dairesel motifler sıklıkla görülür. Evleri yapan taş ustalarının büyük çoğunluğu Uşak-Güney ilçesinden gelmiştir.

Denizli Bekilli Medele Taş Evleri

Medele taş evleri, görenleri hayran bırakacak güzelliktedir. Tamamı kaba yontu taş ve kiremit malzeme bir arada kullanılarak yapılmıştır. Evler tek veya iki katlı olup, çoğunluğu hanay ev tipindedir. Duvarlarında gülbezek adı verilen ince süslemeler bulunur. Aradan geçen yıllara rağmen kendini koruyabilmiş pencerelerin hemen hepsi, yuvarlak kemerli ve süslemelidir. Bazı evlerde ahşap işçiliği ile süsleme yapıldığı görülür. Evlerin bazılarının duvarlarında çevredeki antik yerleşimlerden getirilmiş mimari bloklar bulunur. Bu da Medele’nin geçmişinin yüzlerce yıl öncesine dayandığını göstermektedir. Bir ivin duvarında ise içinde Grekçe “Motella” adının okunabildiği bir yazıt bulunur. Bu evin ne zaman yapıldığı hakkında ise herhangi bir bilgi yoktur.

POYRAZLI TARİHİ SANCAK

İlçe merkezine bağlı Poyrazlı mahallesinde bir adet tarihi sancak bulunmaktadır. Sancak, Kurtuluş Savaşında Poyrazlı mahallesine götürülüp emanet edilmiş, mahalle halkı yıllardır sancağı özenle koruyor. 240 yıllık sancak, mahalle halkı tarafından 106 yıldır korunuyor. Sancağın üzerinde: Peygamberin, 4 halifenin adı ve Fetih Suresi yazılıdır. Ayrıca sancağın üzerinde 1770 yazılıdır. Sancağın kumaşı, işleme tekniğinden ve üzerindeki yazılardan savaş sancağı olduğu anlaşılıyor. Yıllarca Poyrazlı camisinin tavan arasında duran sancak, tahribata uğramış, ancak daha sonra cam içine aldırılarak korumaya alınmıştır.

Poyrazlı Mahallesi camisinde bulunan sancağı gidiniz ve görünüz.

Denizli Bekilli Asartepe-Pepuza

BEKİLLİ ASARTEPE (PEPUZA)

Asar Tepesi, ilçenin 500 metre güneydoğusunda, Çal ve Bekilli arasında ulaşımı sağlayan karayolunun güneyindedir. Şehir merkezinin bulunduğu alandan yaklaşık 100-150 metre daha yüksektir. Yakın çevresinin en yüksek ve hakim tepesidir. Bu özelliği ile savunmaya elverişlidir. Tepe düzlüğü üzerinde, antik dönemlere ait moloz taşlardan örülü, kale sur duvarları bulunur. Duvar yükseklikleri yer yer 1.5 metre ve genişlikleri ise 2-3 metredir.

Antik çağda, Frigya bölgesinin Lydia bölgesine komşu olan bölümünde bulunmaktadır.

Euripides’in tragedyasında: şarap, eğlence ve bağbozumu tanrısı Dionysos’un kaynak ve niteliklerinden söz edilirken: Frigya-Lydia Tanrısı olduğundan bahsedilmektedir. Bağcılık ve şarapçılığın: bu bölgede önemli olması, Asar Tepesi çevresinde değer verilen en önemli tanrının Dionysos’dur. Antik dönemde: değer verilen en önemli tanrılardan birisi de: güneş, müzik ve sanat tanrısı Apollon’dur. Apollon Lermanos: Bahadınlar köyü ve çevresinde değer verilen kutsal alanlardan birisidir. Asar Tepesinin kuzeye bakan yamaçlarında bulunan, sonradan doldurulmuş bazı çukurların; İstiklal Savaşı öncesinde bölgeyi işgal eden Yunanlılar tarafından top ve makineli tüfek yerleri olarak kazıldığı bilinmektedir.

 Denizli Sarayköy gezi yazım için Sarayköy

Denizli Baklan

Denizli Baklan

Boğaziçi camisi içindeki süslemeleri mutlaka görün. Hüsameddin Gazi Bey Türbesini ziyaret edin. Peki başka, hayır yok.

ULAŞIM

Baklan, Denizli il merkezine 60 km uzaklıktadır. Baklan, Çivril arası uzaklık: 43 km. Baklan, Bozkurt arası uzaklık: 47 km.

TARİHİ

Bir rivayete göre, Horasan Beylerinden Abdi Bey, 12 çadırla buraya geldiğinde, içlerinden birinin nereye yerleşeceğiz demesi üzerine, ovayı göstererek “Bak-alana” demiş ve ondan sonra ilçenin ismi “Baklan” olmuştur. Yerleşim yerinin ilk kurucusu Abdi Bey; Horasandaki Kayı Boyu Beylerindendir. Bu boy, Horasandan yola çıkmış ve Bağdat üzerinden daha sonra Konya havalisine gelmiş. Buradan bir kısmı Bursa yöresine yerleşen Osmanlının kurucusu Kayı Aşiretidir. Abdi Bey ise Afyonkarahisar üzerinden Denizli Baklan bölgesine gelmiş aşireti temsil eder.

Burada, daha sonra Anadolu Selçuklu Uç Beylerinden Hüsamettin Bey gelerek yerleşmiş, çarpışmalar sırasında ölen Hüsamettin Bey burada bulunan türbeye defnedilmiştir. Daha sonra buraya “Dedeköy” ismi verilmiştir. Dedeköy, 1867 yılında kaza olur, 1885 yılında ise nahiye olur. Dedeköy, 1990 yılında ilçe olur ve ismi “Baklan” olarak değiştirilir.

Denizli Baklan

GENEL

İlçe Denizli ilinin Akdeniz bölgesine yakın kısmındadır. Arazinin çok büyük bir bölümü, en geniş düzlüklerden olan Baklan ovasındadır. Tek akarsu: Ege bölgesinin de en önemli nehri olan Büyük Menderestir. Yöredeki tek dağ, kuzeybatı eteklerinde Baklan ilçesinin kurulu bulunduğu ve 1307 metre yükseklikteki “Beşparmak” dağıdır. Dağlar: beş parmak sıralanışı ve görüntüsünü andırdığı için bu isim verilmiştir. İlçenin rakımı ortalama 950 metredir. Yörede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak kışın soğuk ve yağışlı, yazın serin ve kurak geçer. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı, tarım ve hayvancılıktır.

GEZİLECEK YERLER

Denizli Baklan Hüseyin dede türbesi

HÜSEYİN DEDE TÜRBESİ

Alp Eren Hüsameddin Gazi Bey

Bizans İmparatoru Alexis Kommenos, Menderes vadisindeki şehirlerin tamamını tahrip etmesi ve Burdur-Gölhisar taraflarına gelmesi üzerine, Selçuklu Sultanı, bu bölgeye Hüsameddin Gazi Bey ve Osman Bey adlı komutanları görevlendirmiştir. 1199 yılında Bizanslılara karşı birlikte mücadele ederek Bizanslıları mağlup etmişlerdir. Daha sonra Hüsameddin Gazi Bey ayrılarak ve müstakil bir komutan olarak Çal bölgesine yönelmiştir. Beşparmak dağının etekleriyle Baklan ovasını sarmış ve Menderes havzasını düşmandan temizlemiştir. Alp Eren Hüsameddin Gazi Bey, hayatının sonuna kadar sınır boyunda Bizanslılarla mücadele etmiş, aynı zamanda Uç Denilen bu bölgenin Türkleşmesi ve İslamlaşmasının mimarlarından olmuştur. Bu yörenin tarihinde iz bırakmış ve etkisi yüzyıllarca devam etmiş olan bu manevi kahraman, Bizanslılarla çarpışırken 1252 yılında şehit olmuştur.

Türbe

İlçe içindeki eski mezarlıktadır. Türbe, Selçuklu mimari özelliklerini taşır. Türbe: 8 x 8 metre ölçülerinde ve kare planlıdır. Duvarlar kesme blok taştan yapılmış, yer yer ise iki renkli taş kullanılmıştır. Türbe içinde 4 tane sanduka vardır. Sandukaların üstü ve zemin, çeşitli dokum eşyaları ile örtülmüştür. Duvarlar ve kubbe, sıva kaplıdır. Yapının kapı kanatları ahşaptır.

Denizli Baklan Tekke camisi

TEKKE CAMİSİ

İlçe merkezindedir. Kitabesine göre 1826 yılında yapılmıştır. Avlu içinde, dikdörtgen planlı, ahşap destekli bir camidir. Cami ahşap sütunların taşıdığı son cemaat yeri, harim ve harimim kuzey tarafındaki ahşap direklerin taşıdığı mahfilden oluşur.

Denizli Baklan Tekke camisi

Caminin kuzeybatı köşesinde, silindirik gövdeli sonradan yapılmış minaresi vardır. Caminin ahşap kapısı, pvc pencereleri ve ahşap minberi sonradan yapılmıştır. Caminin mihrabı ve dışa taşkın alınlığı, kalem işi süslemelerde süslenmiş olup, mavi, yeşil ve turuncu renklerle, geometrik ve bitkisel desenlerle dekore edilmiştir. Bu süslemelerin içinde ise ayetler yazılıdır. Mihrap nişinin içinde, ortada güneş batarken, kızıl rengi ile iki tarafında hilal şeklindeki ay stilize edilerek resmedilmiştir. Cami ahşap oyma yönünden zengin işçiliğe sahiptir. Özellikle ahşap sütun başlıkları ve tavanı, ahşap bindirme tekniğiyle yapılmıştır.

Denizli Baklan Boğaziçi Camisi

BOĞAZİÇİ CAMİSİ

İlçe merkezinde Boğaziçi mahallesindedir.

Osmanlı dönemi cami mimarisi özelliklerini yansıtan yapı, 1772 yılında inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı olan caminin harim kısmı, iki sıra halinde, beşer adet ahşap sütunla üç sahına ayrılmıştır.

Denizli Baklan Boğaziçi Camisi

Camide bulunan sütunların arası ahşap Bursa kemerleriyle kaplanmıştır. Orijinal çatısı düz dam halindeyken, 1948 yılında dört tarafa meyilli kiremit çatı haline getirilmiştir. Duvarları kerpiç malzeme ile yığma tekniğiyle yapılmıştır.

Denizli Baklan Boğaziçi Camisi

Caminin tavanı: ince ahşap süslemelere sahiptir. Sütun kemerleri ve duvarları bitkisel motifli kalem işi süslemelere sahiptir ki bu süslemeler görülmeye değerdir, mutlaka zaman ayırın ve görün. Duvar süslemelerinde ayrıca panolar içinde dini yazılar ve Kabe motifleri görülmelidir. Cami, geçtiğimiz yıllarda yanına yeni bir cami yapıldığı için günümüzde kullanılmamaktadır.

Denizli Baklan Karacatepe Höyük

KARACATEPE HÖYÜK

İlçe merkezine bağlı İcikli Mahallesine 3 km uzaklıktadır. Höyüğün yüzeyinde seramik parçaları bulunur. Bunlara göre: burada Tunç, Frig, Hellenistik ve Roma dönemlerinde yerleşim bulunduğu tahmin edilmektedir. 1998 yılında höyüğün nekropülünde kurtarma kazası yapılmıştır.

Denizli Baklan Han yıkığı höyüğü

HAN YIKIĞI HÖYÜĞÜ

İlçe merkezi ve Boğaziçi kasabası arasında bulunan uluyol güzergahında, Ortaçağ dönemini yansıtan kalıntılar, duvar, mimari elemanlar, sütunlar bulunmaktadır. Burası yöre halkı tarafından “Han Yıkığı” höyüğü olarak isimlendirilmiştir.

Denizli Baklan Çalbekir höyüğü

ÇALKEBİR HÖLÜĞÜ

İlçe merkezine bağlı Boğaziçi mahallesi sınırları içindedir. İlçenin 5.5 km batısındadır. Denizli-Baklan karayolu üzerindedir. Höyük: güneybatı-kuzeydoğu istikametinde 140 metre ve kuzey-güney istikametinde ise 90 metre uzunluğundadır. Yüksekliği 20-25 metre arasında değişir.

Höyükte: Frig ve Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen seramik örnekleri bulunmaktadır.

Denizli Baklan Beşparmak Dağı Arkeolojik Yerleşimi

BEŞPARMAK DAĞI ARKEOLOJİK YERLEŞİMİ

Beşparmak dağında: antik bir taş ocağı, bir anıta ait düzgün kesme blok taşlar, mimari elemanlar, arşitrav ve lentolar bulunmaktadır. Düzlük alanda ve kayalıklar üstünde, çok miktarda Roma dönemine ait seramikler görülür.

 Denizli Güney gezi yazısı hakkında Güney