Bilecik Bozüyük

Bilecik Bozüyük

Bilecik Bozüyük: Nüfusu, il merkezi olan Bilecik’ten daha fazla. Eskişehir-Bursa karayolu üzerinde, ülkemizde yaşayan büyük bir çoğunluk, bir şekilde, mutlaka buradan geçmiştir. Zaten bu merkezi konumu nedeniyle, hızlı gelişmiştir.

ULAŞIM

Bozüyük-Bilecik arasındaki uzaklık: 34 km. Bozüyük-Eskişehir arası uzaklık: 45 km. Bozüyük-Bursa arası uzaklık: 126 km. Bozüyük-İnegöl arası uzaklık: 59 km. Bozüyük-Kütahya arası uzaklık: 80 km. Bozüyük-İstanbul arası uzaklık: 246 km. Bozüyük-Ankara arası uzaklık: 296 km.

TARİHİ

Bölgede ilk yerleşimciler olan Kimmerler:: bugünkü İçköy, Yaylacık ve Manişar olarak adlandırılan bölgede “Mina” şehrini kurmuşlardır. Yaklaşık 100 yıllık süreç sonunda, Lidyalılar tarafından, Kimmer uygarlığı yıkılır. Daha sonra ise, sırasıyla: Persler, Makedonyalılar, Roma ve Bizans egemenlikleri görülür. Bu dönemde, yörenin ismi: “Lamunia”

1071 yılında ise, Selçuklu Türkleri bölgede görülmeye başlarlar. Ancak: Haçlı seferleri sırasında, bölge sürekli el değiştirir. Ancak, 1289 yılında, Selçuklu Sultanı II. Gıyasettin Mesut tarafından, Osman Bey’e sancak beyliği olarak verilince, bölgede Osmanlı egemenliği başlamış olur.

1525 yılında: bugünkü yerleşimin olduğu yerde: Çayköy, Arıklar, İçköy ve Atkaydı isimli dört köy vardır. Osmanlı devleti orduları herhangi bir sefere giderken, önceden gidiş yolu ve yol üzerindeki ordunun ihtiyaçlarının karşılanacağı yerler, önceden belirlenirmiş. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Ordu, Bağdat seferine giderken, Kasım Paşa komutasındaki ordu, Bozöyük’te konaklar ve Bozöyüklüler, ordunun tüm ihtiyaçlarını karşılarlar.

Kasım Paşa, bu durumdan çok hoşnut olur ve “ eğer savaşı kazanarak dönersem: bu dört köyün ortasına bir cami yaptıracağım” der. Evet, daha sonra, takip eden süreçte, savaşı kazanarak bölgeye gelen Kasım Paşa; 1525-1528 yılları arasında; sözünü tutar ve yöreye: cami ve külliye yaptırır. Bunun üzerine, bu dört köy halkı birleşir ve günümüzde Kasımpaşa Mahallesinin bulunduğu yere toplanarak, günümüzdeki “Bozüyük İlçe Merkezini” oluştururlar.

Kurtuluş savaşı döneminde ise, burada bir süre cephe karargahı kurulur ve halkın gösterdiği vatan sevgisinin sonucunda: Yunan ilerleyişi durdurulmuş, daha sonra I ve II. İnönü savaşlarında bir süre Yunan işgali altında kalan yöre: 4 Eylül 1922 tarihinde, harap bir halde Yunan işgalinden kurtarılmıştır.

Bozüyük isminin kaynağı: yerleşim yerinin kuzeyinde: çevresindeki tepelere göre daha bozkır olan bir tepe var. Bu tepe: bozkır olduğundan ve bir höyüğe benzediğinden: yöreye “Bozüyük” ismi verilmiştir.

Bilecik Bozüyük

GENEL

İlçe, Marmara bölgesinin güneyindedir. Bilecik ilinin, en büyük ilçesidir. İlçe merkezi, şehrin ortasından geçen kara yolunun kuzey ve güneyinde kurulmuştur.

İlçe merkezinin, denizden yüksekliği: 750 metredir. Bölge: engebeli ve dağlıktır. Arazinin, yarıya yakın bölümü ise, ormanlarla kaplıdır.

İklim durumu değerlendirildiğinde: yörede, birbirinden farklı iklim etkileri görülmektedir. Yani: tam bir geçiş iklimi egemen.

Ekonomik şartlar düşünüldüğünde: ilçede, Bozüyük Seramik Sanayi, Demirdöküm fabrikası ve gayet büyük bir organize sanayi sitesi var. Bunun yanında, gerçekten Bozüyük denilince akla hemen fabrikalar geliyor.

Çünkü, yolun yani ana kara yolunun kıyısında: Ezzacıbaşı, Ford Otosan, Demirdöküm, Eti, Ak Enerji, Halıser vb. gibi birçok fabrika bulunuyor. Bu fabrikalarda çalışan personel, servis araçlarıyla sabah ve akşam saatlerinde, gerek Eskişehir ve gerekse Bozüyük merkezine taşınıyor. Yani, yörede büyük bir canlılık ve hareket var.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Bozüyük denilince, akla hemen “boza” geliyor. Eskiden, hatırlayanlarınız olabilir; bozacılar, yani boza satıcıları özellikle akşamları, mahalle aralarından geçerdi, ama günümüzde, maalesef böyle bir alışkanlık kalmadı. Boza içmek isterseniz: Bozüyük, bunun tam merkezi. Zaten, buraya gittiğinizde veya buradan geçtiğinizde, yol kıyısındaki birçok alışveriş yerinde, yöreye has boza satıldığını göreceksiniz. Mutlaka deneyin, mutlaka tadın. Kesinlikle bir vitamin deposu olarak özellikle kış aylarının vazgeçilmezi. Ama, içindeki alkol oranı, sanırım birçok insanı bu güzel içecekten uzak tutuyor. Ama unutulmaması gereken şu ki; boza, yapımı sırasında içine alkol katılan bir içecek değil. Mayalanma sonucu, alkol kendiliğinden oluşuyor. Sonuçta, tercih sizin.

Ülkenin veya dünyanın birçok yerinde boza üretiliyor olmasına rağmen, burada üretilenlerin tadı bir başka.

Bu arada, Bozüyük yöresinde ne yenir diye düşünürseniz, buraya has “Bozüyük” olarak isimlendirilen bir tatlı türü var, bunu  deneyebilirsiniz.

NE SATIN ALINIR

Bozüyük ilçesinden, buraya özgü, şişelerle satılan “boza” satın alabilirsiniz. Kendiniz ve yakınlarınız için iyi bir hediyelik olacağı kesin.

GEZİLECEK YERLER

Bilecik Bozüyük Kasım Paşa Camisi

KASIM PAŞA CAMİSİ

İlçe merkezindedir. Yöredeki en eski yapıdır.

Klasik Osmanlı camilerinin tipik bir örneğidir. 1525-1528 yılları arasında, Kanuni Sultan Süleyman’ın komutanlarından Kasım Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ancak, aynı dönemde yaşamış ve vezirlik yapmış, 2 tane Kasım Paşa var. Bunlardan biri Cezeri Kasım Paşa ve diğeri Güzelce Kasım Paşa. Camiyi, hangisinin yaptırdığı net olarak belli değil.

Yapının mimarı: Mimar Sinan. Ancak, bu konuda herhangi bir yazılı kayıt yok. Ölçüleri: 17 x 17 metredir.

Duvar kalınlıkları: 2 metreye yakındır. İnşasında: düzgün kesme kırmızı ve beyaz taşlar kullanılmıştır.

Yapıda: giriş kapısı ve mihrabın yanındaki pencerelerin ahşap kanatlarındaki: ağaç işçiliğini mutlaka görmelisiniz. Ayrıca: bunlar, fildişi kakmalarla süslenmiş. Minber: ak mermerden, çeşitli renkte çinilerle kaplanmış. Cami: tek minareli ve tek şerefelidir. Minarenin kaidesi, kırmızı taştan yapılmış. Minarenin yüksekliği, yaklaşık 33 metredir. En üstünde, çinko külah var.

Caminin içinde: kalem işi süslemeler var. Bunlar: lacivert, yeşil, beyaz, altın yaldız, kırmızı renkte. Bunların yapılında, rozetler, örgüler, kıvrık dal motifleri kullanılmış. Yani, çini süslemeleri açısından oldukça zengin.

Cami: 1938-1939 yılları arasında büyük onarım görmüş olup, günümüzde halen kullanılmaktadır.

Bilecik Bozüyük Kasım Paşa İmareti

KASIM PAŞA İMARETİ

Caminin 20 metre uzağındadır. Yapının tam ortasında: aydınlatma feneri var. Ayrıca: dört kapısı ve üç penceresi görülüyor. Hemen yanında, eskiden bir kilise varmış.

Burası, günümüzde “aşevi” olarak hizmet veriyor.

Bilecik Bozüyük Atatürk İlkokulu

ATATÜRK İLKOKULU

Burası, 1925 yılında hizmete giren ve yörenin resmi ilk okuludur. Yörenin çocukları, mahalle mekteplerinde okurken, buranın açılması ile, modern bir okulda eğitim görmeye başlamışlardır. Burada: 1928 yılına kadar, Arap alfabesiyle eğitim-öğretim sürdürülmüştür. 1928 yılında ise, yapılan harf devrimi sonucu, Latin harfleriyle öğretime başlanılmıştır. Okul, yörede yetişen bir çok ünlüyü yetiştirmesiyle öne çıkıyor.

DEVLET DEMİR YOLLARI İSTASYON BİNASI

Demir yolları istasyonunda; Almanlar tarafından yapılan  4 kumpanya binasından; günümüzde sadece bir tanesi, orijinal haliyle ayaktadır.

Bilecik Bozüyük Metristepe Zafer Anıtı

METRİSTEPE ZAFER ANITI

Eskişehir tarafından, Bozüyük ilçe merkezine gelirken, 10 km. kala ana yoldan ayrılarak ulaşılan bir yer. Ana yoldan ayrıldığınızda, bu 1 km. lik kıvrıla kıvrıla ilerleyen yol boyunca, sürekli şehitlikler göreceksiniz. Bunlar: İnönü savaşlarında şehit olmuşlar. Metristepe’nin Bozüyük ilçe merkezine uzaklığı: 16 km.

Anıt ise: Metristepe’de, betonarme olarak, 24 metre yüksekliğinde yapılmıştır. Anıt, Cumhuriyetin ellinci yılında, İnönü Savaşları Zafer Anıtı olarak, 1975 yılında açılmıştır.

Metristepe, yöredeki en büyük yükseltilerden biri. Özellikle, akşam olduğunda tepe üzerinden: Eskişehir, Bozüyük, Söğüt ve İnönü yerleşim yerlerinin ışıklarını görmek mümkün.

Anıtın üzerindeki rölyeflerde: savaşa katılan birlikler ve komutanlarıyla ilgili bilgiler verilmektedir. Kurtuluş savaşının en çetin mücadelelerinin yapıldığı İnönü çarpışmaları burada yürütülmüş ve şehitlerimizin anısına, bu anıt yapılmıştır. Anıtın çevresinde mevziler kazılmış.

Burasının önemini ortaya koyması açısından, büyük önder Atatürk, Batı cephesi komutanı İsmet İnönü’ye gönderdiği kutlama telgrafında şöyle yazar: “ Siz orada düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz”. Bu sözler: anıtın üzerine yazılmış.

Her yıl, 1 Nisan tarihinde, burada anma törenleri düzenleniyor. Ayrıca: çevre Belediyeler tarafından, özellikle gençlere yönelik, buraya, kültür turları düzenlendiğini duydum ki, muhteşem bir uygulama. Çünkü, yeni nesil, genç nesil, buradaki şehit mezarlarını görmeli ki, bu ülkenin nasıl kurtarıldığını ve kurtarılırken nasıl canların bedel olarak ödendiğini görsün, öğrensin ve ülkesine daha çok sahip çıksın.

Bilecik Bozüyük İnönü Şehitliği

İNÖNÜ ŞEHİTLİĞİ

İlçe merkezine  6 km. uzaklıkta: Akpınar köyündedir. 1981 yılında yaptırılmıştır.

Burası: İnönü savaşlarının geçtiği yerler. Burada: çok sayıda şehit mezarı (toplam: 844 mezar) ve mermerden yapılmış bir şehitlik nişan taşı var. Taşlarla çevrili dikdörtgen mezarların ayak uçlarında, Türk bayrakları var.

Her yıl, 1 Nisan tarihinde, “İnönü Şehitleri Anma Günü” olarak burada tören yapılıyor.

Bilecik Bozüyük İntikam Tepe Şehitliği

İNTİKAM TEPE ŞEHİTLİĞİ

Bozöyük-Dodurga yolu üzerindedir. Burada: kurtuluş savaşında şehit düşen çok sayıda şehidimizin mezarı bulunmaktadır. Özellikle, mezar taşlarından bir tanesinin üzerindeki yazı dikkati çeker: “ 126.Alay.3.Tabur.9.Birlik kahramanları, burada şehit düştüler. 30-31 Mart 1921.Mezarları Zaferlerin Beşiği oldu. “

Batı cephesi komutanı İsmet paşa, İnönü soyadına buradaki çatışmalar sonucu hak kazanmış. Kurtuluş savaşı destanının yazıldığı bir yer olarak öne çıkıyor. Burada da, her yan şehitlik, yere basarken bile ürpermemek elde değil. Hani, meşhur bir deyim var ya “bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı”

Bilecik Bozüyük Kömürsu Yaylası

KÖMÜRSU YAYLASI

İlçe merkezine 28 km. uzaklıktadır. Burada: yaz mevsiminde, özellikle yemyeşil orman ve rengarenk çiçekler, muhteşem bir güzellik ortaya çıkarıyorlar.

Yükseklik: 1700 metredir. Yaylada, 4-5 tane kaynak suyu var. Yayla turizmi açısından önem taşıyor.

Bilecik Bozüyük Kumral Abdal Türbesi

KUMRAL ABDAL TÜRBESİ

İlçe merkezine 2 km. uzaklıkta, Kovalıca yolu üzerindedir.

Bu şahıs: Osmanlı devletinin kuruluş yıllarında, Ertuğrul Gazi’nin sancaktarlığını yapmasıyla öne çıkmıştır.

Bilecik Bozüyük Türbin

BOZÜYÜK TÜRBİN

İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Burası: muhteşem güzel bir piknik alanıdır. Yamaçta bulunan şelaleden: jeneratör vasıtasıyla elektrik üretiliyor. Bu jeneratörün türbininden dolayı, buraya bu isim verilmiş. Güzel bir mesire yeri, özellikle yörenin insanı, buraya çok rağbet ediyor.

Bilecik Bozüyük Atatürk Köşkü ve Çolak İbrahim Bey Köşkü

ATATÜRK KÖŞKÜ VE ÇOLAK İBRAHİM BEY KÖŞKÜ

Albay İbrahim Çolak: Balkan harbinde, sağ elinden yaralanır ve çolak kalır. 1917 yılında ise emekli olur ve buraya yerleşerek, ticaretle uğraşmaya başlar. Daha sonra, 1921 yılında, emrindeki müfrezeyle kurtuluş savaşına katılır. 1922 yılında Albay olur ve I ve II. İnönü ve Sakarya Savaşlarına katılır. Kurtuluş savaşı bitince emekli olur ve üç dönem Bursa Milletvekilliği yapar. 1944 yılında ölür. Atatürk’ün yakın silah arkadaşıdır.

İbrahim Çolak, 1930 yılında, Çolak İbrahim Bey Köşkü olarak bilinen binayı yaptırır. Binanın mimarisi: Bulgar tipindedir. Ayrıca: Muratdere köyüne, 10 km. uzaklıkta bulunan Gülalan mevkiinde; Atatürk Orman Köşkünü yaptırır. 1930 yılında, Bozüyük ilçesini ziyaret eden, büyük önder Atatürk, bu köşkte konaklamıştır.

Bilecik Bozüyük Camiyayla Köyü

CAMİYAYLA KÖYÜ

İlçe merkezine 35 km. uzaklıktadır. Köyün en büyük özelliği: su ve peyniridir. Özellikle: su: yapılan tahliller sonucu içerdiği asit oranı ile, böbreklerdeki kum ve taşları düşürdüğü tespit edilmiştir. Ayrıca: muhteşem güzel peyniri var. Yolunuz düşerse, mutlaka peynir tatmalı ve satın almalısınız.

Bilecik tanıtım yazısı.

Eskişehir tanıtım yazısı.

İnegöl tanıtım yazısı.

Kütahya tanıtım yazısı.

 

Bilecik Söğüt

Bilecik Söğüt

Her ne kadar ana kara yolu üzerinde bulunmasa da, yakın, çok yakın. Burası; Osmanlının kurulduğu topraklar, burada, 400 çadırdan oluşan bir aşiret, dünyaya egemen oluyor. Buraya giderseniz, büyük bir kaya parçası var. Bu kayanın çevresinde ise, bir zincir göreceksiniz.

Bu zincir, kayanın yerinden koparak aşağıya düşmemesi için  takılmış, çok ilgimi çekmişti. Bir de, Ertuğrul Gazi’nin türbesinin duvarındaki mermi izleri, Yunanlıların vahşice türbe kurşunlamalarının, ölüye bile saldırmalarının hatırasını mutlaka görün ki, kurtuluş savaşının ne tür vahşi bir düşmana karşı kazanıldığını daha iyi anlayalım.

ULAŞIM

Söğüt, yukarıda söylediğim gibi, ana kara yolu üzerinde değil, ama merkezi yerlere çok yakın. Söğüt-Bilecik arası uzaklık: 28 km. Söğüt-Bozüyük arası uzaklık: 22 km. Söğüt-İnhisar arası uzaklık: 28 km. Söğüt-Eskişehir arası uzaklık: 91 km. Söğüt-Bursa arası uzaklık: 131 km.

Bilecik Söğüt

TARİHİ

Söğüt yöresinin, tarih sahnesinde bilinen ilk ismi: İtea. Bizans  döneminde: Thebasion ve Sebasiyon.

MS.796 yılında, bölge, Müslümanların eline geçer ve bu dönemde kullanılan ismi: Beldet Safsaf.

Safsaf: kelime anlamı olarak: Söğüt anlamındadır.

Tarihi süreç incelendiğinde, Osmanlı devletinin kuruluşu, bölgenin tarihinde öne çıkmaktadır. Özellikle: İstanbul’un fethedilmesinden sonra, İstanbul-Mekke yolu, Söğüt üzerinden geçmiştir. Bu nedenle, bu yola, “Hacılar Yolu” denilmiştir. Bu yol, günümüz yerleşiminde: Küsnük ve Mezarlık bölgelerinden geçmektedir.

Biraz önce de sözünü ettiğim gibi; 13.yüzyıl sonlarında; doğudan gelen Oğuz Türklerinin Kayı boyu; bu küçük kasaba sınırları içine, toplam 400 çadırlık bir aşiret olarak yerleşmiştir. Bu dönemde, Kayılar, Selçuklu Türklerinin yanında, savaşlara katıldıklarından, Selçuklu hükümdarları, Kayılara, Anadolu’da yerleşecekleri yurtluklar vermiştir.

Özellikle: Selçuklu ordusunun, bugünkü Bozüyük-Pazaryeri arasındaki “Ermeni Derbent” bölgesinde Bizans ordusu ile karşılaştığında, aşiret lideri Ertuğrul Bey ve akıncılarının üstün başarıları, Selçukluları çok hoşnut etmiştir.

Evet, tarihi mevzuları uzatarak, sizleri bıktırmamak için, kısa kesiyorum. Şöyle ki, Söğüt, Bursa’nın fethine kadar, Kayı Aşiretinin merkezi olmuştur. Yani, kısa da olsa, Osmanlı devletinin ilk başkenti gibi. Bursa’nın fethinden sonra, başkent, Bursa olmuştur.

Bilecik Söğüt

GENEL

Söğüt: Kayı boyunun Orta Asya’dan, 400 kadar çadırla gelip yerleştiği ve Osmanlı devletinin kuruluşunun ortaya çıktığı bir yer olarak öne çıkmaktadır.

Coğrafi konum olarak: Marmara bölgesinin doğusundadır denebilir. Güneyden kuzeye eğimli bir arazi üzerinde kurulmuştur. İklim  durumu değerlendirildiğinde, bölgede geçiş ikliminin egemen olduğu, kar yağışının az olduğu görülür. Deniz seviyesinden yükseklik: 695 metredir.

SÖĞÜT ŞENLİKLERİ

Kayı boyu aşireti mensupları: 700 yıldan fazla zamandır, geleneksel olarak, her yıl Eylül ayının ikinci Pazar günü, burada: Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenliklerini kutlamaktadırlar. Bu şenliklerin diğer bir ismi: Yörük bayramıdır. Türkiye’nin dört bir yanından gelen “Kayı boyu Yörükleri” ile yöre halkı: bu şenliklerde bir araya gelirler ve geleneksel, mahalli kıyafetlerini giyerek, gösteriler ve ikramlarda bulunurlar. Yapılan aktiviteler ile, Osmanlı devletinin kuruluş yılları yaşatılır.

Şenliklerde: folklor ekiplerinin gösterileri, paraşüt gösterileri, cirit oyunları, Yörüklerin kına gecesi gibi adetten olan uygulamaları canlandırılır. Törenler, üç gün sürer ve  törenlere katılan konuklara, bu sırada, şifalı pilav ikram edilir.

NE YENİR

Söğüt ilçe merkezinde, bolca lokanta var, ama yöreye has bir lezzet olarak herhangi bir şey göremedim.

GEZİLECEK YERLER

ERTUĞRUL GAZİ MÜZESİ

İlçe merkezinde: Kayhan Mahallesindedir. Eski bir Türk evi restore edilerek, 2001 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Çadır şeklini andıran bir mimari yapıya sahip olan müze yapısı, sadece bir salondan ibarettir. Yani, Osmanlının kurulduğu bu topraklarda, o dönemlere ait pek çok şey beklerken, sadece Yörük kültürünü yansıtan objeler görünce şaşıracaksınız.

Müzedeki eserler: 1 vitrinde sikkeler, 1 vitrinde tartı aletleri, 1 vitrinde, İznik Müzesinden devredilen Osmanlı çini örnekleri, 1 vitrinde, arkeolojik eserler için ayrılmış. Diğer vitrinlerde ise, Etnoğrafik eserler, karışık olarak sergileniyor. Bunlar arasında: sancak, eski giyim-kuşam, halı ve kilimler, silahlar, ölçü aletleri, peşkir ve para keseleri var. Sergilenen bu eserler: müze açılmadan önce, 1970’li yıllarda kurulan bir komite tarafından, Bilecik-Söğüt ve civardaki köylerden toplanmıştır ve bir süre Eskişehir müzesinde saklandıktan sonra, burada müze açılınca, buraya taşınmış ve sergilenmeye başlanmıştır.

Müzede özellikle görmenizi önereceğim obje: Bahçecik köyünde yaşayan, Karakeçili Yörüklerinin Beyi, Hacı Bey’e; 1891 yılında, Sultan II. Abdülhamit tarafından verilen “Ertuğrul Sancağı”.

HAMİDİYE CAMİSİ

Cami, ilçe merkezinde, 1903-1905 yılları arasında: II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Duvarlarında: kırmızı kesme taş kullanılmıştır. Caminin 2 minaresi bulunmakta olup, yöre insanı tarafından “Çifte Minareli Cami” olarak da isimlendirilmektedir. Yapının üstü, kurşun kaplı, tek kubbeyle örtülmüştür. Caminin de içinde bulunduğu külliye; uzun yıllar eğitime destek vermiştir. Buraya, 1919 yılında, Sultan Reşat tarafından, Yetimler Yurdu ilave edilmiştir.

Bilecik Söğüt Çelebi Mehmet Camisi

ÇELEBİ MEHMET CAMİSİ

İlçe merkezindedir.

1414-1420 yılları arasında, Sultan I. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı mimari yapılarından, kubbeli yapıların ilk örneklerinden biri olması nedeniyle önem kazanmaktadır. Caminin 12 kubbesi bulunmakta olup, II. Abdülhamit döneminde önemli onarım görmüştür. İlçenin merkezinde bulunan cami “Çarşı camisi” olarak da bilinir. Günümüzde, avlusunda bulunan büyük çınar ağaçları ile, geçmiş ile günümüz arasında bağlantı kuruyor.

Bilecik Söğüt Kaymakam Çeşmesi

KAYMAKAM ÇEŞMESİ

İlçe merkezindedir. 1919 yılında ilçe kaymakamı Sait Bey tarafından yaptırılmıştır. Çeşme: Osmanlı mimarlık sanatının son dönem örneklerindendir. Çeşme: dört cephelidir ve üstü Kütahya çinileri ve mermerle kaplanmıştır. Üç kenarda: dilimli vazo biçiminde yalakları var.

Bilecik Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesi

ERTUĞRUL GAZİ TÜRBESİ

Türbenin ilk kez, hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor.

Ancak, Ertuğrul Gazinin buradaki mezarının, ilk dönemde açık mezar olarak ve Osman Gazi tarafından yaptırıldığı bilgileri var. Açık mezarın, daha sonraki dönemlerde, Çelebi Mehmet tarafından, türbe haline getirildiği düşünülüyor. Türbe yapısı: çevresi geniş duvarlarla çevrili ve ağaçlandırılmış bir bahçe içinde bulunuyor. Son olarak, 1886-1887 tarihleri arasında, II. Abdülhamit döneminde restorasyon yapılmış.

Türbenin arka kapısının sağ ve solundaki çeşmeler: 1986-1987 yılları arasında yapılmıştır. Türbenin bahçesinde ve hemen yanında, Ertuğrul Gazinin geçici mezarı bulunmaktadır.

Türbeyi gezdiğinizde: duvarlarda yer yer kurşun izleri göreceksiniz. Bunlar: işgal yıllarında, Yunanlılar tarafından bırakılan hatıralardır. Düşünün; türbeleri bile kurşunlamışlar.

HAMİDİYE CAMİ (ÇİFTE MİNARELİ CAMİ)

İlçe merkezinde, İstiklal caddesindedir. Sultan II. Abdülhamit tarafından, 1790 yılında yaptırılmıştır. Cami: kare planlıdır. İbadet mekanı: büyük ve tek bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin, kesme taştan iki tane minaresi bulunmakta olup bu yüzden çifte minareli cami olarak anılmaktadır.

Bilecik Söğüt Türk Büyükleri Platformu

TÜRK BÜYÜKLERİ PLATFORMU

İlçe merkezinde, Ertuğrul Gazi türbesinin hemen yanındadır.

Türk büyüklerinin büstlerinin ve bayraklarının bulunduğu bir platformdur. Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri törenleri, burada yapılıyor. Bu törenlere: Dünyanın ve ülkemizin birçok yerinden gelen binlerce Yörük katılıyor.

Bilecik Söğüt Dursun Fakıh Türbesi

DURSUN FAKIH TÜRBESİ

İlçenin, Küre Beldesindedir. Söğüt-Bilecik karayolu yakınında, huni şeklinde bir tepe üzerindedir.

Dursun Fakıh: Şeyh Edebali’nin damadı ve aynı zamanda Osman Gazi’nin bacanağıdır. Tefsir, hadis ve fıkıh eğitimi almış ve yaşadığı dönemde: ilim adamı ve hukukçu olarak, Osmanlı devletinin kurulmasında hizmet etmiştir. Osman Bey ile birlikte, birçok çatışmaya katılmıştır. Katıldığı bu seferlerde, askerlerin imam hatipliğini ve vaizliğini yapmıştır.

Bilecik Söğüt Dar’ul Eytam (Yetimler Yurdu)

DAR’UL EYTAM (YETİMLER YURDU)

İlçe merkezinde, Sultan Reşat zamanında yaptırılmıştır. Taş duvarlı ve iki katlı yapının giriş kapısı üzerinde bulunan, muhteşem güzellikteki 12 parça çiniden, 11 parçası düşerek kırılmış ve kalan 11 parçası ise, Söğüt Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.

HAMİDİYE İDADİSİ

İlçe merkezindedir.

Giriş kapısının üstündeki Osmanlı arması: söylenenlere göre, İstanbul’dan 19 mandanın çektiği bir araba ile taşınarak buraya getirilmiş. Bu armayı görmelisiniz.

Bilecik tanıtım yazısı.

İnhisar tanıtım yazısı.

Boyöyük tanıtım yazısı.

Bilecik Osmaneli

 

Bilecik Osmaneli: Tarihi geçmişinde, Yunan işgalinde tamamen yakılıp yok edilen bu şirin ilçemiz, daha sonra yeniden inşa edilmiş ve özellikle, merkezdeki kilise, tarih meraklılarının ilgisini çekebilecek özellikte. Ayrıca: İstanbul ve yöresinden çıkıp, güneye giden binlerce insan buradan geçmesine rağmen, asla merkeze uğramıyorlar, bence Sakarya ırmağı kıyısındaki çay bahçelerinde bir yorgunluk çayı içmeniz, yola devamınız açısından muhteşem bir mola yaratacak ve size güç verecektir, buraya biraz zaman ayırmalısınız.

Bilecik Osmaneli

ULAŞIM

İstanbul-Eskişehir kara yolu ve İstanbul-Eskişehir-Ankara demir yolu, ilçe merkezinden geçer. Bunun sonucunda, özellikle yaz aylarında, güneye giden binlerce insan, buradan geçer ama asla, ilçede kısa bir süre dahi olsa konaklamayı düşünmezler. Halbuki, Sakarya kıyısında bir çay molası verebilirsiniz.

Osmaneli-Bilecik arası uzaklık: 34 km. Osmaneli-Eskişehir arası uzaklık: 106 km. Osmaneli-Adapazarı arası uzaklık: 72 km. Osmaneli-Kocaeli arası uzaklık: 110 km. Osmaneli-İstanbul arası uzaklık: 202 km. Osmaneli-Bursa arası uzaklık: 104 km.

TARİHİ

Eski ismi: Lefke. Bunun kelime anlamı: kavaklık-yeşillik. Adının Luwi dilinden geliyor olması, yörede, MÖ.2000’li yıllardan bu yana yerleşim bulunduğunu göstermektedir.

1308 yılında Osman Gazi tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. Takip eden dönemde, İstanbul-Bağdat-Mekke yolunun buradan geçiyor olması, yörenin tarih boyunca önemini ortaya koymuştur. Zaten o yıllarda, İznik şehrinin ana kapılarından birinin “Lefke kapı” olması da, ayrı bir özelliktir.

Yöreye, İstanbul’dan bir yeniçeri ağası, Serdar olarak atanmış ve şehir, uzun yıllar bu aile tarafından yönetilmiştir. Halk, uzun süre Cebecioğlu ailesinin oturduğu büyük konaktan idare edilmiştir. 1874 yılında, yörede büyük bir yangın felaketi yaşanır. Sığırlık mahallesi olarak bilinen bölgedeki evlerin hepsi yanarak yok olur ve halk, uzun süre çadırlarda yaşamak zorunda kalır.

Lefke adı, 1913 yılında, Osmangazi’ye atfen “Osmaneli” olarak değiştirilmiştir.

 

GENEL

Bilecik Osmaneli

Osmaneli, güney Marmara bölgesindedir. Sakarya nehri, ilçe merkezinden geçerek, yerleşim yerini ikiye ayırır. İklim özellikleri olarak Akdeniz iklimi egemendir. Buna göre: yazları sıcak ve kışları ılıktır. Yörenin denizden yüksekliği: 80-926 metre arasında değişmektedir. İlçe merkezinin yüksekliği: 103 metredir.

Bilecik Osmaneli

İlçe merkezinde: Cami Kebir ve Cedit mahallelerindeki binalar, bitişik düzende yapılmış, genellikle doğrudan sokağa bakan cepheleri ve bahçeleriyle öne çıkıyor. Bu evlerin giriş katları: ipek böceği yetiştiriciliğine ayrılmış. Ahşap merdivenlerden çıkılan ikinci katta, kullanım odaları var. Çatı: kiremit kaplı.

Cumhuriyetten önce, ilçede 3 ipek fabrikası bulunmasına rağmen, Cumhuriyetten sonra sadece bir fabrika üretime devam etmiş, bu fabrika da, on yıl kadar önce yıkılmış, günümüze bacası ve kozalığı kalmıştır. Çünkü, ipek böceği yetiştiriciliği, son yıllarda oldukça azalmıştır. Çünkü, çevrede tarımsal ilaç kullanımı, problemler yaratmaktadır. Ayrıca, gelir miktarı da azalmıştır. Yine de günümüzde, burada çok miktarda dut ağacı görebilirsiniz.

Yörenin ekonomisine gelince: genelde tarımsal ağırlıklı bir çalışma hayatı var. Özellikle: son yıllarda: Ağustos ayı başlarında yapılan “Alaca karpuz Festivali” buranın kültürel hayatında büyük önem arz ediyor. Bu şenliklerde: folklor gösterileri, stat konserleri, havai fişek gösterileri, sanat sokağı sergileri, klasik müzik konseri gibi etkinlikler düzenleniyor.

NE YENİR

Burada: mevsimine göre, karpuz ve ayva tatlısı (lokum) yemeden sakın ayrılmayın. Çünkü, burası, tam bir “ayva” cenneti, muhteşem lezzetli ayva üretiliyor.

NE SATIN ALINIR

Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, buradan “Ayva lokumu” satın almalısınız. Tamamen saf ve içinde hiçbir katkı maddesi yok.

GEZİLECEK YERLER

Bilecik Osmaneli Kilise

KİLİSE

İlçe merkezindedir. Orijinal adı: Hacios Georgios (Aya Yorgi) kilisedir.

İznik-Rum imparatorluğu döneminde yapılmıştır. Ortadaki küçük kubbesi ve çatı örtüsü yıkılmıştır. Yapının ön cephesinde, iki köşede, iki tane çan kulesi görülüyor. Yapının, 19.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılıyor. Çünkü: burada daha önce bulunan kilise yanmış. (Tarih bölümünde sözünü ettiğim, bütün ilçeyi etkileyen yangında)

Günümüzde görülen kilise: 1874 yılında, Macar bir mimar tarafından yapılmış. Zaten, uzaktan bakıldığında, Avrupa kiliselerini andırıyor. Yapının ana giriş kapısının kemerlerini, çapları 40 cm. civarında olan mermer sütunlar taşıyor. Ancak, yapıda kullanılan bazı taşlar, kalker olmaları nedeniyle, suya olan dayanıksızlıklarından erimişler.

Bilecik Osmaneli Kilise

Evet, bu görkemli yapı, 1924 yılındaki mübadele sonucu, Rumların bölgeyi terk etmeleri üzerine, maalesef yıkılmaya yüz tutmuş. Özellikle: bu tür bir dini yapının, uzunca bir süre hayvan ağılı olarak kullanılması hoş değil. Günümüzde: 2005 yılından itibaren, buranın bir “Kültür Merkezi” haline getirilmesi için Belediye ve Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından çalışmalar yapıldığını duydum.

RÜSTEM PAŞA CAMİSİ

İlçe merkezinde, Sakarya caddesi üzerindedir.

Cami: Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri ve damadı Rüstem Paşa tarafından; 1527 yılında yaptırılmıştır. Mimarı: Mehmet Paşa. Ulu cami ve Cami-i Kebir olarak da bilinmektedir. Cami: dikdörtgen planlı ve ahşap tavan ve çatılıdır. Kesme taş kullanılmıştır.

 

SELÇİK İÇMELERİ

İlçe merkezine 9 km. uzaklıktadır. İçmenin suyu: dört ayrı çeşmeden akmaktadır. Bu suyun içeriği: sodyum klörür, sodyum karbonat, sodyum sülfatça zengindir. Sıcaklığı ise: 15-20 derecedir. İçme suyunun faydalı geldiği bilinen hastalıklar: mide, karaciğer, safra kesesi, bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ile böbrek ve mesane taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.

TAŞ KÖPRÜ KALINTISI

Göksu ırmağı üzerindeki köprünün, Mimar Sinan tarafından yapıldığı söyleniyor. Ancak, günümüzde, köprü ortada yok. Köprü yıkılarak, Göksu nehrinin içine düşmüş ve bir taş yığını olarak görülebiliyor.

Bilecik Osmaneli Akkaya Şelalesi

AKKAYA ŞELALESİ

İlçe merkezine 12 km. uzaklıktadır. Burası, gayet güzel bir piknik yeri olarak öne çıkıyor.

Bilecik tanıtım yazısı.

Eskişehir tanıtım yazısı.

Adapazarı tanıtım yazısı.