Elazığ Arıcak

Elazığ Arıcak

Elazığ Arıcak, Elazığ il merkezi arası uzaklık 77 km dir. Bu yol kara yolu ile olan uzaklıktır. 2015 yılında Ağın-Elazığ kara yolunda Keban baraj göleti üzerinde Türkiye’nin 4’ncü büyük asma köprüsü yapılarak kara yolu ulaşımı sağlanmıştır. Ama Keban baraj gölü üzerinden Ağın ile Elazığ arasında feribot ulaşımı da vardır. Ağın, Keban arası uzaklık: 38 km.

TARİHİ

Yörede, Keban barajı öncesinde yapılan kurtarma kazılarında: Yontma Taş devrinden Bizans dönemine kadar birçok medeniyete ait kalıntılar bulunmuştur. Romalılar bölgede kale karakolları kurmuştur. Böylece bölgeyi denetlemişlerdir. Malazgirt zaferinden sonra, bölge Mengüceklerin eline geçmiştir. 1220 yılında Anadolu Selçukluları, 1514 yılında Osmanlı hakimiyeti görülür. Osmanlı döneminde Ağın, Kemaliye’ye bağlı bir ilçedir. Cumhuriyet döneminin ardından ise, Keban ilçesine bağlı bir bucaktır ve 1954 yılında İlçe olmuştur.

Peki neden “Ağın” ismi ? Toprağının beyaz olması nedeniyle AĞ YURT anlamına geldiği ifade edilir. Türkçede: akıcı, cereyan anlamına gelir.

Elazığ Arıcak

 

GENEL

İlçe Elazığ il merkezinin kuzey batısındadır. İlçenin en büyük özelliği: topraklarının üç tarafının bir hilal şeklinde Keban Baraj gölü ile çevrili olmasıdır. Keban baraj gölünde 70 km kıyı şeridi vardır. İlçe engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Büyük dağlara rastlanmaz. Rakımı ortalama 955-1005 metre arasındadır. Ormanlık saha yoktur. Yörede Keban baraj gölü nedeniyle yumuşak bir iklim görülür. Buna göre yazlar kurak ve sıcak, kışlar ise ılıman geçer. Ağın sürekli dışarıya göç vermiş ve vermektedir. Çünkü yörede tarım alanları ve hayvancılık sahaları atıl durumdadır. Ayrıca tarım alanlarının büyük kısmı, Keban baraj gölünün altında kalmıştır. Yazın ilçenin nüfusu aşırı şekilde yükselir.

 

NE YENİR

Buralara yolunuz düşerse, mutlaka “Ağın Leblebisi” tadın ve hatta gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik olarak alın, buradaki leblebi gerçekten ilginçtir.

Elazığ Arıcak

 

GEZİLECEK YERLER

Elazığ Arıcak Sülük Gölü

 

SÜLÜK GÖLÜ

İlçe merkezine bağlı Balkayası köyüne 3 km uzaklıktadır. İlçe merkezine uzaklığı ise 16 km dir.

Burada iki göl vardır. Göllerin doğallığı ve güzelliği ilgi çeker. Sülüklü göl, içinde bulunan Sülükler nedeniyle bu ismi almıştır. Tektonik göl, yeraltı kaynaklarından ve dağdan gelen sularla besleniyor. Derinliği 4.5 ile 6.5 metre arasında değişiyor.

Elazığ Arıcak Sülük Gölü

Gölde: aynı zamanda karabatak, angut, sığırcık kuşları ve yaban ördekleri bulunuyor. Sülük gölü kıyısında: dinlenme alanları bulunur. Bu alanlara: Ağın Kaymakamlığı tarafından çeşmeler yapılmış, banklar ve barbeküler yerleştirilmiştir. Göl kıyısında çadırlı kamp yapmak ta mümkündür. Bence buralara yolunuz düşerse mutlaka gidin ve bu saklı cenneti görün.

 

AĞIN NEKROPOLÜ

Keban baraj gölü suları altında kalan, Ağın’ı Pağnikköy’e bağlayan vadinin ucundaki “Nekropol” sahasında 1968-1971 yılları arasında kurtarma kazıları yapılmıştır.

Kazılarda yamacın kalkerli yüzeyine oyulmuş mezarlar açığa çıkarılmıştır. Uzun süre kullanıldığı anlaşılan mezarlar, kayaya oyulduktan sonra üzerleri ayrıca plaka taşlardan parçalı kapaklar yapılarak örülmüştür. Mezar buluntuları olarak değişik tipte gözyaşı şişeleri, oval karınlı, ince boyunlu gözboyası şişeleri, altın bilezik, küpe, yüzük, diadem yaprakları ve Traianus, Antoninus Pius ve Commmodus dönemlerine ait sikkeler bulunmuştur. MS 2’nci yüzyıla tarihlenen Nekropol’ün zenginliği vadi boyunca uzanan yerleşim yerinin önemli bir Roma dönemi yerleşimi olduğuna işaret etmektedir.

Elazığ Arıcak Hastek Kalesi

 

HASTEK KALESİ

İlçe merkezine bağlı Yenipayam köyündedir. Kalenin büyük bölümü Keban Baraj gölü altında kalmıştır. Bu yüzden: kaleye sadece kayıkla göl üzerinden ulaşmak mümkündür.

Kale hakkında net bilgiler yoktur. Ancak kalenin bazı araştırmacılara göre muhtemelen MS 1’nci yüzyılda yapıldığı, Roma imparatorluğunun doğu sınırındaki bir karakolu olduğu tahmin edilmektedir. Bir başka tahmin de, kalenin 1018 yılında, yöre halkı tarafından Türk akınları ya da Bizans saldırılarından korunmak için yapıldığı yönündedir.

Burada kale ile ilgili ilginç bir özellikten söz etmek gerek, zaten bu hikaye nedeniyle kaleye duyulan ilgi daha da artıyor. Bu yazıt: 118 yıl önce Hastek kalesi ile ilgili ilk araştırmayı yapan Berlinli Eski Çağ tarihçisi Haunt tarafından kale içerisinde bir kaya bloku üzerinde kazınmış olarak bulmuştur. Yazıt Latincedir ve 11 satırdan oluşur. Yazıtı tercüme eden Haunt: dönemin yerel kralının, ölen eşine duyduğu sevgiyi Hastek kalesinde hüzünlü bir mektup ile ortaya çıkardığını vurgulamıştır. Bu vezinli yazıt: bir prenses ya da kontese yazılmıştır. Prenses ya da kontesin muhtemelen, Orta Anadolu’dan Hastek bölgesine getirilmiş bir gelin olduğu düşünülmektedir.

Elazığ Arıcak Hastek Kalesi

Yazıt şöyledir “ Burada vaktiyle evlenerek memleketime getirdiğim; iyi duygular taşıyan Athenais yatıyor. Bu mezarın önünden gelip geçenlerden, onu bir gül ile ya da başka bir çiçekle onurlandırana, tüm göksel güçler bağışlayıcı olsun. Fakat eğer bir başkası mezara zarar vermek amacıyla gelirse, tüm yer altı tanrıları ona kötülük yapsın.”

Evet bu yazıtı: babasıyla aynı adı taşıyan Aeimaries’tir. Kendisi kısa bir hayat sürmüş olan eşini çok sevmiştir.

Sonuç nedir derseniz, ben bu kaleye gidemedim, kayıkla ulaşım oldukça zor, kaleye gidemediğim gibi bu yazıt hala kalede duruyormu, varmı yokmu onu da bilmiyorum, yazıtın bir fotoğrafı bile yok, umarım bu satırları okuyan birileri kaleye gider, o yazıtı bulur, resmini çeker ve bizlerle paylaşır. Gerçekten, tarih sahnesinde oldukça büyük aşklar var ama bu tür bir yazıt, büyük bir aşkın kanıtı olması nedeniyle ilgi ve merak çekiyor.

Gelelim kalenin yapısına

Kale, baraj gölüne inan kayalıkların, alttan itibaren kat kat oyulmasıyla yapılmıştır. 3 katlıdır. Bu katlar birbirine gizli geçitlerle bağlanmıştır. Her katta: geniş bir salon ve depoyu andırır odalar ve bunları birbirine bağlayan dar galeriler vardır. Ayrıca: yer yer havalandırma bacaları, ışık alma veya korunma için yapılmış mazgal delikleri bulunur.

Elazığ Arıcak Roma mezarları

 

ROMA DEVRİNDEN KALMA MEZARLAR

İlçe merkezine bağlı Bademli köyü çevresindedir.

Roma dönemine ait olduğu bilinen yüzlerce oyma kaya mezar vardır. Kaya mezarların genişliği 2 ile 2.5 metre arasındadır. Stil olarak: Urartu kaya mezarlarına büyük benzerlik gösterir. Mezarların girişleri, 90 x 60 cm ebatlarındadır. Yükseklikleri ise yaklaşık 1.90 metredir. Mezarların Roma döneminden kaldığı düşünülüyor.

Elazığ Arıcak Roma mezarları

Çünkü Roma döneminde burada bir yerleşim yeri varmış. Bölge Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır, umarım en kısa zamanda resmi arkeolojik kazı çalışmaları yapılır.

 

TARİHİ YAPI KALINTISI

İlçe merkezine bağlı Beyelması köyünün yaklaşık 2 km kuzeybatısındadır.

Ağın-Beyelması köy yolunun 200 metre kuzeyindedir. Eğimli bir yamaç üzerindedir. Yöre halkı tarafından yapı: “Köşne Kilisesi” diye tanınıyor. Yapının üst yapısı tamamen çökmüş, sadece kuzey duvarı ayaktadır. Güney duvar tamamen yıkılmıştır. Doğu ve batı duvarları ise kısmen sağlam kalabilmiştir. Kuzey duvarında 4 adet kemerli pencere boşluğu bulunur. Muhtemelen giriş kapısı batı duvarındadır. Ancak tarihi yapı içinde kilise özelliklerini yansıtan herhangi bir buluntu görülmemiştir.

Keban tanıtımı.

Palu tanıtımı.

Maden tanıtımı.

Sivrice tanıtımı.

Elazığ tanıtımı.

 

Niğde Çiftlik

Niğde Çiftlik

Çiftlik, Niğde il merkezine 67 km uzaklıktadır. Çiftlik, Aksaray arası uzaklık 65 km. dir.

TARİHİ

İlçenin ismi, buradaki eski bir sığır çiftliğinden gelir. Bölgenin eski ismi “Melendiz” dir. Yerleşim yeri bucak iken 1990 yılında ilçe olmuştur.

Niğde Çiftlik

GENEL

İlçe: Niğde, Aksaray ve Nevşehir illerinin arasında bulunur. İlçe merkezi Beyazsu deresi kıyısında kurulmuştur. İlçe toprakları orta yükseklikteki düzlüklerden meydana gelir. Ortalama rakım 1555 metredir.

Güneyde Melendiz dağı ve güneybatısında Hasan dağı bulunur. Dağları çıplaktır, orman yok denecek kadar azdır. Başlıca akarsu Melendiz çayıdır. Karasal iklim hakimdir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. Ekonomi tarıma ve hayvancılığa dayalıdır.

GEZİLECEK YERLER

Niğde Çiftlik Tepecik-Çiftlik Höyüğü

TEPECİK-ÇİFTLİK HÖYÜĞÜ

Burası, Orta Anadolu’da bulunan tarihöncesi döneme ait bir höyük tipi yerleşim yeridir.

Yerleşme tarihöncesi insanları için önemli bir hammadde kaynağı olan obsidiyenin bolca bulunduğu Orta Anadolu obsidiyen yataklarına oldukça yakın bir konumdadır. Zaten bölgede bol miktarda bulunan obsidiyenden yapılmış yontma taş aletler, gerek yapım tekniklerindeki ustalık ve gerekse alet çeşitliliği nedeniyle yerleşmede oldukça zengin bir yontma taş alet endüstrisinin varlığını gösterir.

Orta Anadolu’daki çağdaş yerleşmelerde bulunan ok ve mızrak uçlarının hemen hemen tüm çeşitlerine burada rastlanır. Yerleşmenin yakınında bulunan obsidyen kaynaklarının MÖ 10 bin yıldan beri uzak yerlerde bulunan sayısız Neolitik yerleşmede tespit edilmiş olması, buranın insanlarının yaşamında obsidyen üretimi ve dağıtımının önemini gösterir.

Zaten yerleşmede farklı tabakalarda, toplu halde obsidyen aletler bulunmuştur. Ayrıca çok sayıda pişmiş toprak ve taş mühürler, buranın insanının diğer topluluklar ile yoğun ticari ilişkiler içinde bulunduğunu gösterir.

Niğde Çiftlik Tepecik-Çiftlik Höyüğü

Höyük oldukça büyük bir alana yayılmıştır. Yüksekliği yaklaşık 9 metredir.

Kazı çalışmaları: 2000-2006 yılları arasında Niğde Müze Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.

Kazılardan elde edilen sonuçlara göre, burada bulunan yerleşmede, çanak-çömleksiz Neolitik dönemden, ilk Kalkolitik dönem sonlarına  kadar uzanan kesintisiz tabakalanma sayesinde, Orta Anadolu’nun doğu kesiminde bulunan Volkanik Kapadokya Bölgesindeki Neolitik dönem kültürlerinin anlaşılmasında anahtar yerleşme niteliğindedir.

Niğde Çiftlik Göllüdağ Harabeleri

GÖLLÜDAĞ HARABELERİ

İlçe merkezine bağlı Kömürcü köyü yakınlarındadır.

Göllüdağ ören yeri, Orta Anadolu’da yeri belli olan tek Geç Hitit merkezidir. Burada MÖ 1200-700 yıllarını kapsayan Geç Hitit Şehir Devletleri döneminde, muhtemelen MÖ 8’nci yüzyıldan kalma yerleşim alanı izleri bulunur.

Ören yeri: çevresi surlarla çevrili geniş bir alanı kapsar. Sur içindeki bölgede yerleşim birimleri, tapınak, ev temelleri ve küçük bir göl bulunur. Kazılarda çıkarılan çift başlı aslan kabartması, Kayseri Müzesinde ve diğer buluntular ise Niğde Müzesinde sergileniyor.

Niğde Çiftlik Göllüdağ Ören Yeri

GÖLLÜDAĞ ÖREN YERİ

Kömürcü köyünün güneybatısı yönünde kalan sönmüş bir yanardağdır. Yüksekliği 2173 metredir. Volkan konisinin üst kısmında bir krater çukurluğu ve bu kraterin bir kısmında dağa adını veren Krater gölü vardır.

Niğde Çiftlik Murtaza Kalesi

MURTAZA KALESİ

İlçe merkezine bağlı Murtaza köyünün yaklaşık 700 metre kuzeyindedir.

Murtaza, Hacı Abdullah yolunun batısındadır. Yol seviyesinden yaklaşık 60 metre yüksektedir. Doğal bir kaya kütlesi üstündedir. Kaleden kuzeydoğuya doğru Misli ovası ve eski Ulu yolun önemli bir kısmı görülebiliyor. Kalenin batı duvarı yer yer bozulmakla birlikte nispeten sağlam durumdadır.

Kalenin ana girişi batı yönündedir. Güneybatı köşede yuvarlak planlı burç görülür. Duvar olmayan doğu cephesi, sarp kayalık üzerindedir. Özellikle kale içerisinde kaçak kazılar sonucu olan yoğun tahribat göze çarpar.

Bölgede bulunan çanak, çömlek ve alet kalıntıları değerlendirildiğinde kalenin Erken Kalkolitik döneme ait olduğu düşünülmektedir. Bazı çanak çömlek kalıntıları ise Tunç ve Demir çağına aittir.

 Niğde Bor hakkındaki gezi yazım için  Bor

Niğde Altunhisar

Niğde Altunhisar

Altunhisar, Niğde arası uzaklık 35 km. dir. Altunhisar, Bor arası uzaklık: 22 km. Altunhisar, Aksaray arası uzaklık: 72 km. Altunhisar, Çiftlik arası uzaklık: 35 km.

TARİHİ

Altunhisar, Kapadokya krallığı sınırları içerisindeki Athar (Hasandağı) eteklerinde kurulu “Anduğu” olarak bilinmektedir. MÖ 334 yılında, Bergama krallığı döneminde, Antigu (bugünkü Altunhisar) isminin geçtiği bilinmektedir.

Çömlekçi Bucağının MÖ 1200’lü yıllara kadar uzanan tarihi geçmişi vardır. Karamanoğlu İbrahim Bey, hükümdarlığı sırasında topraklarını oğulları arasında paylaştırırken, Anduğu (bugünkü Altunhisar) İsmail Beye verilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hakimiyetine geçen beldenin ismi “Ortaköy” olmuş sonra tekrar “Anduğu” yapılmıştır. Halk arasında bugün dahi Ortaköy ismi kullanılmaktadır.

Belde 1910 yılında Belediye teşkilatına kavuşmuştur. 1928 yılında nahiye olmuş, 1956 yılında ismi Altunhisar olarak değiştirilmiştir. 1991 yılında ilçe olmuştur.

Niğde Altunhisar

GENEL

İlçenin kuzeyinde Melendiz dağları uzantıları vardır. Güneyi ise ovalarla kaplıdır. Deniz seviyesinden yükseklik 1050 metredir. İlçenin doğal bitki örtüsü steptir.

İlçede karasal iklim hüküm sürer. Buna göre yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçer. İlçede yaşayanların ekonomik hayatı tarım ve hayvancılığa bağlıdır.

NE YENİR

Altunhisar yöresine yolunuz düşerse “çilek” yemenizi öneririm. Mevsiminde taze çilek, mevsimi dışında çilek reçeli, marmelatı düşünebilirsiniz.

Niğde Altunhisar Aşık Tahiri

AŞIK TAHİRİ

Aşık Tahiri, Türk Edebiyatına önemli eserler vermiştir. Kendisi 1812 yılında Altunhisar’da doğmuştur. Ozanlığı yanında, koşmalar ve destanlar söylemiştir. Şöhretini “Halk Edebiyatı” çevresinde bulmuş ve ünlü halk şairleri arasında sayılmaya hak kazanmıştır.

1881 yılında ölmüştür. Horoz köyü mezarlığına defnedilmiştir. Kabri, Altunhisarlılar tarafından ölümünden 100  yıl sonra bulunmuş, ilçeye taşınmış ve vasiyeti üzerine büyükçe bir  taş dikilen kabrine defnedilmiştir.

Niğde Altunhisar Aşık Tahiri Kültür ve Yayla Etkinlikleri

AŞIK TAHİRİ KÜLTÜR VE YAYLA ETKİNLİKLERİ

Altunhisar Kaymakamlığı ve Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen etkinlikler Zindan Yaylasında yapılmaktadır.

Niğde Altunhisar

GEZİLECEK YERLER

BAYRAM GAZİ KÜLLİYESİ

Külliye: cami, namazgah ve türbeden oluşmaktadır.

Cami

1872-1873 yılları arasında yapılmıştır.

Namazgah

Eskiden köylerden gelen misafirlerle birlikte topluca bayram namazı burada kılınırmış.

Türbe

Namazgahın güneydoğu tarafındadır. Türbe inşa kitabesine göre, 1816 yılında yapılmıştır. Orijinal özelliğini büyük ölçüde korumaktadır. Yapının taş kubbesi dıştan betonla kaplanmış, cephe duvarlarındaki derzler yenilenmiş ve iç duvarlar ile kubbe sıvanarak, badana edilmiştir. Türbe doğu tarafından geçen yol seviyesinin biraz altında kalmıştır.

Türbenin içinde dikdörtgen prizma şeklinde taş sanduka bulunur. Sandukanın üstünde kitabe olmadığından kime ait olduğu bilinmemektedir.

KARAMAN CAMİİ

İlçe merkezinde Karaman Mahallesi Karaman Caddesindedir.

Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Ancak caminin kitabesi yoktur. Yaptıranın ismi bazı kaynaklarda kayıtlıdır. Bazı değişik kaynaklarda ise caminin Karamanoğlu İbrahim Bey oğlu Yakup Bey tarafından yaptırıldığı öne sürülmektedir.

Caminin yanında halen faal olan bir de çeşme yaptırmıştır. Evet eskiden düz toprak damlı, kerpiç bu cami yıkılarak yerine 1915-1920 yılları arasında günümüzde görülen cami yapılmıştır. Ancak bu camide 1994 yılında çıkan yangında oldukça hasar görmüş ve ardından büyük onarıma alınmıştır.

Yuvarlak kemerli, çift kanatlı ahşap kapısı, batıya caddeye açılır. Ahşap kanatlar üst üstü üç bölmelidir. Mihrap mermer kaplama çerçevelidir. Yarım soğan kemerlidir. Minber basit ve ahşaptır. Tavan ahşaptır. Tavanda içi bitkisel desenli üç göbek içinden lambalar sarkar.

Minare yapıdan ayrıdır. Minarenin kesme taş işçiliği, saçağa kadar uzanır ve tuğla silindir gövdesinde mavi çini bilezik bulunur. Şerefe: demir parmaklıklıdır, külah kurşun kaplıdır.

ÇÖMLEKÇİ GIRNAVUZ MEVKİİ

İlçe merkezine 8 km uzaklıktaki Çömlekçi köyündedir.

Gırnavuz mevkiinde, tüf kayaya oyularak yapılmış kaya mezarları bulunur. Ayrıca bunların 100 metre batısında, bir kilise kalıntısı vardır. Kilise, belde merkezine 1.5 km uzaklıktadır. Düz bir arazidedir.

Dış duvarları moloz taş, iç kısımları ise kesme taştan, yığma tekniğiyle yapılmıştır. Ancak günümüzde yıkılmış durumdadır. Kilisenin mevcut kalıntılarından, üç nefli olduğu anlaşılır.

Kilise toprak seviyesi altında kalmıştır. Beldenin kuzey tarafında Opsal deresi kıyısında ise kale kalıntısı görülür. Buraya yolunuz düşerse bu beldede çok güzel çömlek yapıyorlar, mutlaka satın alın.

Niğde Altunhisar Bayatönü Karaasmaz Mağaraları

BAYATÖNÜ KARAASMAZ MAĞARALARI

İlçe merkezinin kuzeyinde, Bayatönü mevkiindedir.

Kapadokya’nın geleneksel kaya oyma mekanlarına benzer. Geniş bir alana yayılırlar. Yapılan incelemeler sonucunda: bir dönemin sosyal ve kültürel yaşamının yaşandığı bu mekanlar, birbirlerine geçitlerle bağlıdır ve bir tür yeraltı şehri gibidir.

Günümüzde: depo ve hayvan barınağı olarak kullanılan bu mekanlar, yakın zaman öncesine kadar mekan olarak kullanılıyormuş.

 

YEŞİLYURT BELDESİ

İlçe merkezi yakınlarındaki Yeşilyurt’un bulunduğu alan, çok zengin bir tarih hazinesidir.

Yerleşmenin olduğu vadinin iki yakasında da tarihi kalıntılar vardır. Yeşilyurt Beldesi: Romalılardan kalma kilise çevresinde yeraltı yerleşkesi, mağaralar, kaya oyma yerleşmeler, değirmen, kral mezarları, kale, manastır, Niğde Müzesinde sergilenen tanrı figürleri ile çok önemli ayrıntılar barındırmaktadır.

Bölgede, 1980 yılında yapılan araştırmalarda andezit taşından yapılmış steller ve kaidelere rastlanmıştır ve bölgenin MÖ 1 bine tarihlendiği düşünülmektedir. Bütün bulgular değerlendirildiğinde bölgenin bir tapınma ve kült merkezi olduğuna karar verilmiştir.

Bölgenin önemini ortaya koyan en önemli eserler, günümüzde Niğde Müzesinde sergilenen iki ayrı steldir. İki ayrı tanrıyı tanımlayan bu bulgular dışında, bölgede parçalanmış kalıntılar, Hitit dönemi ve sonrasında burada atölyelerin bulunduğunu işaret eder. Bir dağ yamacında insan yüzüne benzeyen işleme ilgi çeker.

Kurra Kalesi

Altunhisar-Çiftlik yolu üzerindedir. Bu kale çevresindeki doğal arazi içinde kral mezarları bulunmaktadır.

Niğde Altunhisar Yeşilyurt Beldesi Kayadan oyma mağaralar

Kayadan oyma mağaralar

Yeşilyurt kasabasında, Ihlara vadisi görünümünü andıran zenginliğe sahip, vadiye bakan çok sayıda kayadan oyma mağara vardır. Bu oyma mağaralardan bir tanesi: Taş değirmendir. Bu taş değirmende ise halen tarihi bir taş kenara atılmış durmaktadır. Mağara evlerin yanında, yakın döneme kadar halkın “hamam” olarak kullandığı, oyma yapı, taş değirmen yanında üst katlara çıkılan mağaralar bulunmaktadır.

Keşlik Bölgesi

Bu bölgede önemli kalıntılar bulunmuştur. Roma ve Bizans dönemine ait yerleşim yeri olan bölgede manastır ve kilise kalıntıları, kaya oyma mağara evler bulunmaktadır. Bölgede, 1962 yılında bulunan “Keşlik Steli” Geç Hitit şehir devletlerinden “Tabal” krallığı dönemine aittir.

Roma kilisesi

Bu yörenin en eski yapılarından olan Roma kilisesi büyük ölçüde harap edilmiştir. Delik deşik edilerek soyulmuştur.

Rahibeler Evi

1975 yılında bir açığa çıkan Rahibeler Evi bölümünün ise, tüm freskleri kazınarak yok edilmiştir.

Kasnaklı Kilise

Bölgedeki en ilginç kilise kalıntısıdır. İç dokusu tamamen bozulmuştur. Diğer kiliselerden farkı, Romalılardan kalan bir örnek olmasıdır. Halen, yıkılmak üzeredir.

Yeraltı Şehri

Yeraltı şehrinin girişi, Sivri kalesinin koruma alanındadır. Ancak halen moloz yığınları ile kapalı durumdadır.

Niğde Altunhisar Yeşilyurt Beldesi Sivri Kilisesi

Sivri kilise-Sıraçakıl Han

İlçe merkezine 6 km batısında, Tarihi İpek Yolu üzerindedir. Tarım arazisi olarak kullanılan bir alanda, bahçelerin arasındadır. Kilise, dıştan yarıya kadar toprağa gömülmüştür. Yapı: kaba yontu taşlardan inşa edilmiştir.

Devşirme malzeme de kullanılmıştır. Yuvarlak sütun ve kemerleri bulunur. Giriş kapısının üst kısmı diş motifi ile bezelidir. Dıştan doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen plana sahiptir. Bir dönem cami olarak da kullanılmıştır. Son olarak han olarak da kullanılmıştır ve “Sıra Çakıl Han” olarak isimlendirilmiştir. Günümüzde oldukça bakımsızdır ve kaderine terk edilmiştir.

Han Köprüsü

Tarihi köprü, Sivri kiliseye 1 km uzaklıktadır. Altunhisar çayı üzerindedir. Köprü: üç kemerlidir. Kemer içleri kesme taş, kemer ayakları blok bazalt taştan yapılmıştır. Köprü günümüzde oldukça harap vaziyettedir.

Niğde Altunhisar Yeşilyurt Beldeki Kınık Höyük

Kınık Höyük

İlçe merkezine bağlı Yeşilyurt Beldesi yakınlarındadır.

Burada 2010 yılından bu yana arkeolojik kazı çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmalarda, günümüzden 6000 yıl öncesine tarihlenen. 12 metre yükseklikte bir sur duvarı bulunmuştur. Ayrıca bir tapınağa rastlanmıştır.

Bu tapınak kalıntısı alanı: 100 metre karelik 4 odadan oluşur ve içerisinde çeşitli hayvan heykelcikleri bulunmuştur. Tapınağın, muhtemelen Pers dönemine ait olduğu yani 2500 yıllık olduğu düşünülmektedir.

Kazı ekibine göre, Orta Anadolu’da bugüne kadar hiç Pers tapınağı bulunmamış olup, o yüzden burada bulunan tapınak önemlidir. Yine kazı alanında bulunan diğer önemli eserler: bütün olarak bir taş şahin heykeli, inek, kuş figürleridir.

Niğde Altunhisar Yeşilyurt Beldeki Kınık Höyük Şahin Heykeli

Şahin heykeli özellikle önemlidir. Çünkü orijinalliği bozulmadan günümüze kadar saklı kalan ve yaban keçisinin üzerine pençeleriyle basar şekilde ayakta tasvir edilen, kanatları kapalı, başı yukarıda hafif sağa dönük, 70 santimetrelik heykel: restorasyonun ardından Niğde Müzesinde sergileniyor. Geçen yıl bölgede yapılan kazılarda çıkarılan yaklaşık 1 metre boyundaki Kartal Heykeli de Niğde Müzesinde sergileniyor.

Niğde Altunhisar Zindan Vadisi Mesire Alanı

ZİNDAN VADİSİ MESİRE ALANI

Altunhisar-Çiftlik yolu üzerinde 13’nci kilometrededir.

Zindan Vadisi ismi: dağların yapısı nedeniyle, güneşin erkenden etkisini kaybetmesi nedeniyle verilmiştir. Buradaki doğal mesire alanı, Belediye tarafından düzenlenmiştir. Rakımı 1930 metredir.

Vadinin ortasından edere geçer. Vadide, ahşap kamelyalar, zindan konağı, kum havuzu, gölet, kerpiç yapılı mangal yerleri, taş mescit, seyir terası ve çocuk oyun parkları bulunur.

Niğde Ulukışla hakkındaki gezi yazım için  Ulukışla