Amasya Göynücek

Amasya Göynücek

Amasya’nın elması, Göynücek’in bamyası.

Amasya Göynücek

Amasya il merkezine olan uzaklık: 45 km. Göynücek-Zile arasındaki uzaklık: 38 km. Göynücek-Ortaköy arasındaki uzaklık: 30 km.

Amasya Göynücek

TARİHİ

Yapılan araştırmalar sonucunda, İlçe tarihinin, Amasya ve Anadolu tarihi kadar eski olduğu anlaşılmıştır. Ayvalıpınar höyüğü: yöredeki en eski yerleşimin bulunduğu bölgedir ve MÖ.3000-2500 yıllarına kadar gitmektedir. Gediksaray höyüğü ise, Tunç çağı yerleşmelerine ev sahipliği yapmıştır.

Takip eden tarihi süreçte ise, bölge, Hitit Uygarlığı sınırları içinde kalır. Hititlilerin kayıp şehri “Hakmiş” in, Göynücek sınırları içinde bulunduğu  düşünülmektedir. Takip eden dönemlerde, burada: Frig, Kimmer, İskid, Med, Pers hakimiyetleri yaşanır. Bu dönem yerleşimlerinin en göze batanı ise: Ilısu Kocaman Tepe höyüğüdür.

MÖ.301 yılında, yörede, Pers-Pontus egemenliği görülür. Daha sonra, Roma hakimiyeti. Roma döneminde yapılan ve günümüze gelen en güzel eser ise: Gökçeli kalesidir.

Bölge, Türkler tarafından, 1175 yılında, II. Kılıçaslan tarafından ele geçirilir. 1393 yılında ise, Osmanlılar görülüyor.

Amasya Göynücek

GENEL

Göynücek, Amasya ilinin en küçük ve ekonomik yönden en zayıf bölgesidir. Denizden yüksekliği: 450-1100 metre arasındadır.

İlçede, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Ancak, kışların pek sert geçtiği söylenemez.

Yeryüzü şekilleri bakımından: oldukça engebeli ve dağlıktır.

İlçenin ekonomik getirileri: özellikle bamya, soğan, şeker pancarı, haşhaş, arpa ve buğday başta gelmektedir.

Ünlü güreşçi Hamit Kaplan, buralıdır. Hamit Kaplan, katıldığı Olimpiyatlarda: 1956 yılında altın, 1960 yılında gümüş ve 1964 yılında bronz madalya kazanmıştır.

Bamya

NE YENİR. NE İÇİLİR

Burada, mutlaka, “Göynücek bamyası” yemeği yemelisiniz. Diğer yöresel lezzetler: yöreye has tarhana çorbası, bulgur pilavı, keşkek, yarma çorbası, baklalı dolma ve haşhaş çöreği en çok yapılan yemekler arasındadır. Amasya’nın elması, Göynücek’in bamyası sözü, ilçenin tarımsal üretimindeki ününü simgeleyen bir deyim olarak bilinmektedir. 

NE SATIN ALINIR

Ülke çapında belli bir ünü olan “Göynücek Bamyası” satın alabilirsiniz. Göynücek bamyası vakumlu paketler olarak satın alınabilir. 

GEZİLECEK YERLER

Göynücek Gökçeli Kalesi

GÖKÇELİ KALESİ

İlçe merkezinin 8 km kuzeybatısında, Gökçeli köyünün yaklaşık 1 km kuzeydoğusundaki kayalık üzerinde, Çekerek Vadisine hakim bir mevkide yer almaktadır. Stratejik konumuyla çevreye hakim bir görüş alanı sunmaktadır. 

Tarihçe:

Gökçeli kalesinin kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, yapılan arkeolojik ve tarihsel araştırmalar, kalenin Demir Çağında inşa edildiğini düşündürür. Kale çevresinde ele geçirilen Roma Dönemi seramiklerinin yanı sıra MÖ 7 yüzyıla tarihlenen Demir Çağı çanak-çömlek parçaları, yapının esas olarak bu dönemde inşa edildiğini ortaya koymaktadır. 

Tarihi kaynaklara göre, Göynücek ve çevresi, MÖ 47 yılında gerçekleşen Zela Savaşının ardından Roma hakimiyetine girmiştir. Bu bağlamda Gökçeli kalesinin Roma dönemindeki savunma sisteminin bir parçası olarak inşa edildiği veya mevcut yapısının güçlendirildiği değerlendirilmektedir. 

Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşim gören kalenin çevresi halen arkeolojik alan olarak korunmaktadır. 

Göynücek Gökçeli Kalesi

Mimari özellikleri:

Basamaklardan oluşan tünel biçimindeki yapısıyla dikkat çeken kalenin bazı bölümlerinde kayalara oyulmuş  dehlizler bulunmaktadır. Görüntüsüyle ilginç ve özgün bir yapı olup Roma döneminde garnizon olarak kullanılmıştır. 

Aslına bakarsanız, güzel bir kale yapısı. Ama, yeterli reklamı yapılmadığından, insanların haberi yok. Çünkü: yörenin insanları, bu güzel kale yapısını yeterince tanıtmayı becerememişler. Sizler, bu yörelerden geçerseniz ve tarihe ilginiz varsa, bu kaleyi mutlaka görün, nispeten günümüze sağlam ulaşmış bir yapı olarak öne çıkıyor.

Göynücek Kaplıcaları

GÖYNÜCEK KAPLICALARI;

Göynücek ilçesinde iki önemli kaplıca bulunmaktadır. Bunlar: Ilısu kaplıcası ve çok  daha gelişmiş olan Terziköy (Terziler) Kaplıcasıdır. İkisi de aynı bölgede yer aldığından birlikte ele almak gerekir. 

 

ILISU KAPLICASI:

Amasya merkezine 63 km uzaklıkta, Göynücek ilçesi Ilısu köyünde bulunan bu kaplıcanın su sıcaklığı 25 derece civarındadır. Tıbbı ve teknik özellikleri Terziköy Kaplıcasıyla benzerlik gösterse de yerel yönetimlerin yatırım yapmaması nedeniyle ikinci planda kalmış olup sadece bölge halkına hizmet vermektedir. Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilin Dalının raporuna göre, Amasya’daki Terziköy, Gözlek, Ilısu ile Hamamözü kaplıca sularının “Oligo-Mineral suları” gurubunda oldukları belirlenmiş ve bu suların birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığı ifade edilmiştir. 

Göynücek Terziköy Kaplıcaları

TERZİKÖY KAPLICASI:

Amasya-Gediksaray yolu yakınında yer alan ve modern tesisleriyle iç turizme büyük katkılar sağlayan bu kaplıca, Terziler köyünde bulunması nedeniyle Terziler Kaplıcası da denir. Kaplıcanın tarihi hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte yanı başında inşa edilen otelin temel kazısı sırasında Roma dönemine ait su borularıyla MS 4 yüzyıldan kalma bakır sikkeler bulunmuştur. 

Göynücek Terziköy Kaplıcaları

Su özellikleri: Kaplıcada 3 kaynak bulunmakta olup, ortalama sıcaklıkları 38-40 derece, radyoaktiviteleri 6 eman, pH değeri ise 7.4 tür.

Hangi hastalıklara iyi gelir: Banyo tedavisinin: iltihaplı olmayan romatizmal hastalıklara, nevralji, nevrit ve kadın hastalıklarına, deri hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir. İçme tedavisinin ise mide ve bağırsak hastalıklarının lezyonel ve enflamatuvar vakalarında ise spastik ağrılarda etkili olduğu görülmüştür. 

Tesis imkanları: 55 bin metre karelik yeşil alan üzerine kurulu olan Terziköy kaplıcası bünyesinde tüm odalarda termal suyu bulunan 72 yataklı otel, 45 yataklı motel, gazino, lokanta, yüzme havuzu, özel kabinler, alışveriş imkanı, çocuk oyun bahçesi ve piknik alanları bulunmaktadır.

 

İÇMELER (ŞİFALI SU KAYNAKLARI)

İlçe merkezine 6 km uzaklıkta bulunan Çamurlu köyü İlice mevkiinde çıkan bu kaynak suyu, böbrek taşlarına ve idrar yolları iltihaplarına iyi geldiği söylenen bir şifalı sudur. Su kaynağı dağda olmasına rağmen özel borularla ilçe merkezine kadar getirilmiştir. 

Su: mineral oranı düşük, hafif ve yumuşak yapıda olan, böbrekleri yormadan temizleyen içme suyu türüdür. Bu özelliği nedeniyle böbrek ve idrar yolları sorunlarında tercih edilir. 

En yaygın bilinen faydası, böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olduğudur. İdrar yolları iltihaplarında doğal temizleyici olduğu düşünülür. Suyu bidon ve şişelere doldurulup yanında götürmek isteyen ziyaretçilere de imkan tanınmaktadır. 

 

YEŞİLIRMAK KIYISI-MESİRE ALANLARI;

Yeşilırmak huzur veren kıyısında piknik yapılabilir, kuş sesleri arasında doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Nehir kıyısının serin havası ve dingin manzarası, özellikle yaz aylarında aileler ve doğa severler için vazgeçilmez bir kaçış noktasına dönüşür. 

Ormanlı Mesire Alanları: Yemyeşil ormanlık alanlar, temiz hava ve sakin yürüyüş yolları barındırır. Göynücek şehir yaşamının stresinden kaçmak isteyenler için adeta bir terapi merkezidir. 

Terziköy Kaplıcaları mesire alanı: Göynücekte en donanımlı mesire noktalarından biri Terziköy Kaplıcaları çevresidir. Kaplıca çevresindeki ormanlık alanlarda yürüyüş parkurları vardır. Hem düz hem de hafif engebeli patikalar, farklı seviyelerdeki yürüyüşçülere uygun rotalar sunar. Doğay peyzaj, termal buharların oluşturduğu atmosferik görüntüler ve çevredeki ormanlık alanlar mutlaka görülmesi gereken yerlerdir. Piknik alanlarında mangal ateşini sadece izin verilen yerlerde yakmak ve ayrılmadan önce tamamen söndürmek gerekmektedir. 

 

 

 

AYVALIPINAR VE GEDİKSARAY HÖYÜKLERİ:

Yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca üst üste kurulmuş yerleşim katmanlarından oluşan bu höyükler, Göynücek’in Anadolu tarihindeki derin köklerinin somut kanıtıdır. 

 

Ayvalıpınar Höyüğü:

Göynücek ilçesi sınırları içerisindeki en eski yerleşmeler Kalkolitik döneme aittir. Ayvalıpınar höyüğü bu dönem yerleşmelerine en güzel örnektir. İlçede bu höyükle birlikte Tunç Çağından itibaren kesintisiz yerleşim izleri tespit edilmiş olup bu arkeolojik alanlar tarihsel sürekliliğini yansıtır niteliktedir. 

 

Gediksaray Höyüğü:

İlk Tunç Çağından Demir Çağına, Helenistik ve Roma dönemlerine kadar kesintisiz yerleşim görmüştür. Gediksaray Beldesinin 1 km kuzeyinde yer alan Gediksaray Höyüğü, yaklaşık 15 metre yüksekliği ve 350 x 150 m boyutu ile Oluz Höyük gibi Orta Karadeniz Bölgesinin en büyük höyüklerinden biridir. Gediksaray Beldesine giden yol höyüğü ikiye bölmüştür. Höyükte yapılan incelemelerde, İlk Tunç Çağı II-III, Son Tunç Çağı, Helenistik Çağ ve Roma Çağına ait yerleşmelerin yanı sıra Orta ve Geç Demir Çağlarına ait yerleşmeler de tespit edilmiştir. Ele geçen çanak-çömlek parçaları bezeksiz ve boya bezekli olarak iki guruba ayrılmaktadır. 

 

 

GÖYNÜCEK CAMİİ:

Göynücek Merkez Camii, ilçenin merkezinde (Atatürk Caddesi üzerinde) bulunan ve bölge halkının ibadet ihtiyaçlarını karşılayan ana camilerden biridir. 

Mimari yapısı: Geleneksel ve modern betonarme mimarinin harmanlandığı, kubbeli ve minareli, tipik bir Cumhuriyet dönemi ilçe camisi yapısındadır. Geniş bir ana harim, hanımlar mahfili ve cemaatin toplanabileceği bir avlu alanına sahiptir. 

 

 

Zile tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Ortaköy tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Amasya tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Ankara Atakule

Ankara Atakule

 

Atakule, biraz önce de belirttiğim gibi, Ankara’nın simgesi ve şehrin birçok yerinden görülebiliyor, özellikle yeni açıldıktan sonra muhteşem güzel bir ışıklandırma yapılmış, böylece karanlıktan kurtulmuş ve akşamları da şehrin birçok yerinden görülebiliyor.

Hatta 2017 yılında Atakule “Şehrin İşareti” ödülüne layık görülmüştür.

Ankara Atakule

Eski Atakule Alışveriş Merkezinin en büyük sıkıntısı: otopark olmaması, bodrum bölümündeki otoparkın ücretinin yüksek olmasıydı. Şimdi: Atakule’de Çankaya Köşkü istikametinde giderken hemen solda otopark girişi var, otopark şimdilik sıkıntılı değil, yani yer bulunabiliyor.

Atakule, Kızılay merkezinden yaklaşık 4.5 km uzaklıktadır. Buraya aracınızla gelirseniz, bodrum bölümündeki otoparkı kullanabilirsiniz. Otobüsle gelmeyi düşünürseniz, Kızılay’dan gelen birçok özellikle 413 nolu otobüs buradan geçiyor.

Ankara Atakule

Ankara Atakule

Ankara Atakule

 

Atakule hakkında genel bilgiler

Seyir terasına çıkış ücreti, yetişkinler 600 TL, öğrenci, 65 yaş üstü ve engelliler: 400 TL. dir. (2026 yılı ücretleri) Açık olduğu saatler: 10.00-22.00 arasındadır. Biletler Atakule Danışma Danışma noktasından kredi kartı ile alınabilir. Kule eş zamanlı olarak aynı anda 100 kişiye hizmet verebilmektedir.

Atakule, 125 metre yüksekliktedir. Bir iletişim ve gözlem kulesi olarak yapılmıştır.

Üzerinde, Türkiye’nin ilk döner restoranı bulunuyor. Kuleye çıkış ve inişler için, şehir manzarasına hakim iki panoramik asansör bulunuyor. Her bir asansör 10 kişiliktir.

Kule ve eski alışveriş merkezi, 13 Ekim 1989 tarihinde açılmış, açıldığı tarihte Türkiye’nin ikinci ve Ankara’nın birinci en yüksek yapısıdır. Plan ve projesi, mimar Ragıp Buluç tarafından hazırlanmış. Türk mühendis ve işçileri tarafından yapılmış olması, gurur kaynağı.

Buranın ismi, yani “Atakule” ismi, hazırlanan bir anket sonucu, Ankara halkı tarafından belirlenmiş.

Evet kulenin toplam yüksekliği 125 metre. 125 m yükseklikte 600 metre karelik çok amaçlı kokteyl salonu ve Seyir terası var. Buranın rakımı 1173.6 metredir.

111.80 metre yükseklikte ise, döner restoran var. Her birim, saatte kendi ekseni etrafında tam bir dönüş sağlar. 10.38 metre yükseklikte Seyir Terası bulunuyor. 99.8 metre yükseklikte ise kafe-bar var.

Seyir terasından Ankara nın tüm yönleri, görülebiliyor. Ama bir yön hariç, Çankaya ile özdeşmiş “Çankaya Köşkü” (Eski Cumhurbaşkanlığı köşkü) yönü ve Eski Başbakanlık konutunun bulunduğu bölüm branda ile kapalıydı. Bunun hikayesini aşağıda anlatacağım.

Bu bölüm yani terasın altında, kafe-bar bölümü vardı, terasın üstünde ise, döner platformlu lokanta katı vardı. Burası, her 1 saatte bir tur atarak dönüyor, en üst bölümde kubbe altında ise bir kokteyl salonu var.

Ankara Atakule

Ankara Atakule

Alışveriş merkezi

Atakule alışveriş merkezi ilk yapıldığında, Türkiye’nin 2 ve Ankara’nın ise ilk alışveriş merkezi olarak hizmete girmişti. 2009 yılında yeniden yapılanmaya girilmiş ve alışveriş merkezi yenilenerek 2018 yılında yeniden hizmete açılmıştır.

Ancak inşaat oldukça yavaş ilerlemiştir. Çünkü ilk alışveriş merkezini yapan mimar, sonraki yenilenme için kendisinden izin alınmadığı için mahkemeye vermiş, Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası da kendisini desteklemiş ve inşaat uzun süre durdurulmuştur.

Evet, gelelim günümüze.

Atakule alışveriş merkezi, 5 katlıdır. Ortada boşluk bulunmakta ve mağaza ve diğer tesisler, yan bölümlere yerleştirilmiştir.

Özellikle: kuzey yönündeki kafe ve diğer tesislerde muhteşem Ankara manzarası izlenebilir. Yapının en üst katında ilginç bir sinema var. Sinema birçok yere verdiği ilanlarda aşırı rahat ve geniş koltukları, yatak olabilen koltuklarıyla öne çıktı, bilet fiyatlarının yüksek olduğunu duydum; ama sinema meraklılarına duyurulur.

Ankara Atakule

Eski alışveriş merkezinde, özellikle bodrum bölümü çocuklara yönelik “Dream Land” denen yerle öne çıkıyordu, yeni yapıda bu ve benzeri bir yer yok. Daha çok giysi mağazaları yoğunlukta, özellikle büyük bir giysi markasının gayet lüks mağazası dikkat çekiyor, hatta mağazanın içinde yine aynı markaya ait pastane var.

Ayrıca, alışveriş merkezi içinde, birkaç tane fotoğraf çektirme mekanları düzenlenmiş, ilginç, başka bir yerde görmedim. Ziyaretçiler, bu özel bölümlerde ilginç hatıra fotoğrafı çektiriyorlar.

ATAKULE TARİHİNDEKİ İLGİNÇ OLAYLAR:

Ünlü fotoğraf muhabiri Sökmer Baykara, dron ların henüz olmadığı o dönemde, büyük bir cesaret göstererek, kulenin en tepesine çıkıp, yapım aşamasında, Ankara yı yukarıdan aşağı fotoğrafladı.

Bu fotoğrafları gören dönemin Başbakanı Turgut Özel, “Sökmen ne işin vardı orada, o kadar yüksekte, ben fotoğrafa bakınca içim tuhaf oldu” dedi.

Kendisinin de kuleye çıkmak istediğini belirtti.

Birlikte gittiler, Özal ın Çankaya Köşkünü gördüğü o ünlü fotoğrafı “GÖZÜ ÇANKAYADA” başlığıyla yayınlandı.

Ancak bu fotoğraflar, o dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren i son derece rahatsız etti, güvenliği bahane ederek Çankaya köşküne bakan tarafa, özel önlem alınmasını istedi ve kapattırdı.

 

Bir başka olay:

Yapılına 1987 yılında başlandığında kulenin ismi henüz belli değildi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kulenin ismini halkın belirlemesini istedi.

Bir yarışma düzenlendi.

Böylece “Atakule” adı, Ankaralılar tarafından seçildi, bu Türkiye de bir yapıya halk tarafından isim verilmesinin çok az örneğinden biridir.

 

Bir başka olay:

Seyir terasında bir yön hariç, Ankara nın tüm çevresi görülebiliyor.

Çankaya köşkü ve eski Başbakanlık konutunun bulunduğu bölüm, branda ile kapalıydı.

Devlet güvenliği gerekçesiyle yıllarca bu yönün kapatılmış olması, kulenin siyasi tarihle ne denli iç içe olduğunu gösteriyor.

 

Sonuç:

Sonuç olarak, güzel bir yer, otopark sorunu çözülmüş, nezih bir alışveriş merkezi, kaliteli markaların satış yerleri var, kaliteli kafe ve restoranlar var, eğer bir gün: muhteşem Ankara manzaralı birkaç saat geçirmek isterseniz, mutlaka Atakule’yi ziyaret etmenizi öneririm.

Ankara Atakule

Ankara Atakule

 

Malatya Doğanşehir

Malatya Doğanşehir

Malatya Doğanşehir: Malatya’nın hemen yakınlarında, küçük ve şirin bir ilçe olarak öne çıkıyor. Özellikle, elma.

ULAŞIM

Doğanşehir ilçesi, il merkezi olan Malatya’ya, 58 km. uzaklıktadır. Doğanşehir-Gölbaşı arasındaki uzaklık: 67 km. Doğanşehir-Adıyaman arasındaki uzaklık; 97 km.

Malatya Doğanşehir

TARİHİ

Yörede ilk yerleşimin, MÖ.66 yılında, Romalılar tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. O zamanlar: Zipetra olarak isimlendirilen ilçe: daha sonra Bizanslıların egemenliğine girer. Daha sonra Müslüman Araplar tarafından fethedilir ve 857 yılına kadar, Arapların egemenliği altında kalır.

1399 yılında ise, bu kez, Yıldırım Beyazıt tarafından, yöre toprakları, Osmanlılara bağlanır. 1401 yılında Timur tarafından yağmalanır ve 1515 yılında, tekrar Osmanlılar tarafından ele geçirilir.

1877 yılı öncesinde: Viranşehir ve Harapşehir olarak isimlendirilen bölge: 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sırasında, doğudan getirilerek yöreye yerleştirilen halkından dolayı: Muhacir köy olarak isimlendirilir. 1929 yılında, bucak merkezi olur.

1933 yılında Başbakan İsmet İnönü, ziyareti sırasında “Böyle güzel bir şehre Viranşehir adı yakışmaz, burası olsa olsa Doğanşehir” olur diyerek ilçenin adı Doğanşehir olarak değiştirilmiştir. 1946 yılında, bağımsız bir ilçe olarak Malatya’ya bağlanır.

Malatya Doğanşehir

GENEL

İlçe merkezinin, deniz seviyesinden yüksekliği: 1290 metredir. Yerleşim yeri, genellikle ova ve dağlık bir kısımda kurulmuştur.

İlçenin en önemli gelir kaynağı: tarımdır. Başlıca tarım ürünleri: fasulye, şeker pancarı, buğday, patates, tütün, kayısı ve elmadır. Bunlardan başka, bağcılık ve arıcılık da gelişmiştir.

Doğanşehir Ekşili Köfte

NE YENİR

Malatya mutfağının temeli bulgur, et ve baharattır. Doğanşehir’de de bu zengin mutfak geleneği paylaşılır. 

 

GIRIK-SULU KÖFTE.

Bulgur, kıyma ve soğan ile hazırlanan sulu bir köfte yemeği olan Gırık, Malatya’nın en sevilen yöresel yemeklerinden biridir. Minik yuvarlak sebzelerle yavaşça kaynatılır ve suyundan koyultularak sıcak servis edilir. 

KARA ÇORBA:

Malatya’ya has kara nohuttan yapılan Karra Çorba, yoğun kıvamıyla yörenin en karakteristik lezzetlerinden biridir. Gendime (dövme), maş, kara nohut, tereyağı, domates salçası ve baharatlarla hazırlanan bu çorba özellikle soğuk kış günlerinin favorisidir. 

Doğanşehir Avrat Köftesi

AVRAT KÖFTESİ-KİRAZ YAPAĞI SARMASI:

Yarma ile hazırlanan iç harcın, kiraz yapraklarına sarılarak suda haşlanmasıyla pişirilen avrat köftesi, Malatya mutfağının özgün ve karakteristik lezzetlerinden biridir. 

 

TAKAZ ALABALIĞI:

Doğanşehir’e özgü bir lezzet olan Sürgü Takaz Mesire Alanının taze alabalıkları öne çıkar. Doğa ile iç içe bir mekanda taze alabalık yemek isteyenler için Doğanşehir Sürgü deki tesisler, yörenin en gözde lezzet duraklarından biridir. 

Doğanşehir kayısı ve ürünleri

NE SATIN ALINIR

 

KAYISI VE KAYISI ÜRÜNLERİ

Malatya’nın dünyaca ünlü kayısısı, götürülebilecek en değerli hediyeliğin başında gelir. Kurutulmuş kayısı, kayısı pekmezi ve yeşil kayısı turşusu gibi çeşitli kayısı ürünleri almak için Malatya ideal bir yerdir. Gün kurusu kayısı, fıstıklı muska, kayısı çekirdeği ve hediyelik kayısı paketleri en çok tercih edilenler arasındadır. 

Doğanşehir Köme cevizli sucuk

PESTİL, KÖME VE CEVİZLİ SUCUK

Doğanşehir ve çevresinin vazgeçilmez yöresel lezzetleri arasında pestil, köme ve cevizli sucuk yer alır. Üzüm, dut veya kayısıdan yapılan pestil ve içine ceviz doldurulmuş sucuklar hem lezzetli hem de uzun süre dayanıklı hediyeliklerdir. 

Doğanşehir el dokuma kilimler

EL DOKUMA HALI VE KİLİMLER:

Malatya halısı ve kilimi, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtan geleneksel el dokuması ürünler arasında yer alır. Bu halı ve kilimler genellikle yün iplikle ve doğal kök boyalarıyla dokunur. El tezgahlarında üretilen her parça usta ellerin emeğiyle motif motif işlenerek ortaya çıkar.

 

GEZİLECEK YERLER

Doğanşehir Polat Sulu mağara

POLAT SULU MAĞARA

İlçe merkezine bağlı Polat kasabası sınırları içindedir. İlçe merkezi ve Polat mahallesi arasındaki yol asfalttır. Polat mahallesinden 6 km stabilize yolu araç ile aşmak mümkündür. Bundan sonra 4.5 km lik yol, 2.5 saatte yürünerek mağaraya ulaşılır. Yani, yol oldukça zorlu.

Mağara, 2260 m yükseklikte, Kuzkaya Tepesinin 2150 metresindedir. Bu yüksek rakım sayesinde temiz hava ve etkileyici bir manzara sunan bölge, doğa turizmi açısından stratejik bir noktada bulunuyor. 

Mağara özellikle doğa yürüyüşü ve keşif tutkunları için dikkat çekici bir rota oluşturur. 

Mağara, koruma altına alınırken tabiat varlığı olarak tescil edilmiştir. 

Mağara adını, suyun taşlaşması nedeniyle oluştuğundan aldığı ifade edilmektedir. 

Doğanşehir Polat Sulu mağara

Mağaranın içi:

Girişi 20 m uzunluğunda dar ve alçak bir geçitten oluşur. Zeminin nemli ve kaygın olması nedeniyle dikkatli yürünmelidir. 

Birinci bölüm: yaklaşık 35 m çapında dairesel bir forma sahiptir ve burada yoğun şekilde sarkıt ve dikitler bulunur. 

İkinci bölüm: Bu bölümde kuzeydeki terasa tırmanarak, mağaranın ikinci bölümüne çok dar bir boğazdan, sürünerek geçilir. 

Gizemli devamı; Yerli halk, mağaranın ikinci bölümünden sonra da devam ettiğini söylemektedir. Fakat burada herhangi bir geçiş yeri bulunamamıştır. 

Doğanşehir Polat sulu mağara

Sonuç;

Dar ve kaygan yapısı nedeniyle mağaraya girişin tecrübeli rehber eşliğinde yapılması önerilir. Zemin rutubetli ve kaygan olduğundan sağlam tabanlı, kaymaz ayakkabı şarttır. El feneri veya kafa lambası mutlaka yanınızda olmalıdır. Yürüyüş mesafesi 4.5 km ve yaklaşık 2.5 saatlik yorucu bir tırmanış gerektirir. Fiziksel olarak hazırlıklı olunmalıdır. Mağara içi serin ve nemli olduğundan ekstra katman giysi almanız önerilir. Tek başına gitmek yerine gurup halinde ziyaret edilmesi tavsiye edilir. Kış aylarında kar ve buz nedeniyle, yollar kapalı ve tırmanış tehlikeli olabilir. 

Doğanşehir Polat Beypınarı Mesire Alanı

POLAT BEYPINARI MESİRE ALANI

Doğanşehir’in Takaz’dan sonra en beğenilen mesire alanlarından biri olan Polat Beypınar, Polat beldesine 3 km, Doğanşehir ilçe merkezine ise 7 km uzaklıktadır.

200 metre yükseklikteki bir dağın eteğinden çıkan soğuk ve berrak sularıyla, gür çam ormanlar arasından geçerek Soğuksu Çayına karışır. Burada: piknik ve aile gezileri için uygun gölgelik alanlar bulunur. Bölgede alabalık üretim tesisi ve restoran hizmetleri mevcuttur. Gürültüden uzak, sakin ve doğa ortamı sunar. 

Bölgede hizmet veren bilinen en ünlü işletme: Beypınarı Balık Restoranıdır. Burada taze alabalık, yöresel kahvaltı ve açık hava oturma alanları bulunmaktadır. İşletme çevresinde su kaynakları ve ağaçlık alanlar mesire yerinin en dikkat çeken bölümleridir. 

 

POLAT BARAJI:

Doğanşehir’in doğal kaynaklarından biri olan Polat Barajı, geniş su yüzeyiyle dikkat çeker, çevresindeki yeşil alanlar barajı daha da etkileyici kılar. Baraj Fındık çayı üzerindedir. Bu baraj ile, Sürgü, Doğanşehir, Polat ve Akçadağ ovaları sulanmaktadır. 

Yapım tarihleri: 1985-1990 yıllarıdır. Yükseklik 54  metredir. Baraj ilçe merkezine 10 km uzaklıktadır. İlkbahar ve yaz aylarında göl çevresi oldukça yeşildir. Balıkçılık ve doğa fotoğrafçılığı için uygun manzaralar sunar. Gün batımında göl yüzeyinde güzel yansımalar oluşur. 

Genellikle balık tutmak isteyenler burada zaman geçirir. 

 

Doğanşehir Roma dönemi sur kalıntıları

ROMA SUR KALINTILARI

Roma döneminde: Doğanşehir ilçesinin çevresini dolanan surların kalıntıları, birkaç yerde ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır. Doğanşehir ilçesi bölgesinde bulunan kale ve bu kaleyi çevreleyen surların: MÖ.66 yılında, Bizanslılar döneminde yaptırıldığı sanılıyor.

Ancak: kale ile ilgili, eski bir gravür, günümüze ulaşmamıştır. Temel izlerine dayanılarak, kalenin beşgen bir planı olduğu ve moloz taştan yapıldığı sanılıyor.

2025 yılında Doğanşehir ilçe merkezinde rezerv yapı alanında yapılan çalışmalar sırasında yaklaşık 2000 yıllık olduğu değerlendirilen bir sur duvarı ortaya çıkarıldı. İlk incelemeler bunun Roma dönemine ait olabileceğini gösterdi ve bölgede çalışmalar durdurularak arkeolojik değerlendirmeler başlatıldı. 

Ne yazık ki surların önemli bir kısmı zaman içinde yerleşim ve yapılaşma nedeniyle zarar görmüştür. Bazı bölümler evlerin arasında kalmış, bazı kesimler ise tamamen yok olmuştur.

 

ELMALI KÖYÜ:

Elmalı köyü, Doğanşehir’in sakin ve otantik köylerinden biridir. Geleneksel taş evleri ve misafirperver insanlarıyla kültürel bir deneyim sunar. Köyde yapılan yürüyüşlerde yöreye özgü meyve bahçelerini gezebilir, doğal ürünlerin tadına bakabilirsiniz. 

Doğanşehir Sürgü Takaz Mesire Alanı

SÜRGÜ TAKAZ MESİRE ALANI

İlçe merkezinin 14 km güneydoğusunda bulunan Sürgü beldesindeki Takaz, yöre halkının oldukça rağbet ettiği bir mesire yeridir. Malatya’ya 70 km mesafede olan mesire yeri soğuk ve temiz sularıyla doğal bir akvaryum görünümündedir. Suyun içindeki balıkların çıplak gözle görülebildiği mesire alanı, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler sunar. 

Burada: Takaz suyunun kaynağında, alabalık üretim tesisleri var. Sürgü Takaz: halkın, piknik için kullandığı yerlerden biri. Ayrıca: burada muhteşem lezzetli alabalık yiyebilirsiniz.

Doğanşehir Sürgü Barajı

SÜRGÜ BARAJI:

Sürgü Barajı, Sürgü çayı üzerinde, sulama amacıyla 1965-1969 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Baraj, Malatya-Adıyaman yolu üzerinde Doğanşehir ilçesi Sürgü mahallesinde yer alır. Tahliye suyu, Atatürk Barajına kadar ulaşmaktadır. 

Akarsu yatağından 55 m yüksektedir. Göl alanı 5.10 km karedir. 

Sürgü barajı, geniş gölet yüzeyi ve çevresindeki yeşilliklerle sakinlik arayanların gözdesidir. 2023 Depreminde, 7.6 büyüklüğündeki depremin merkezi olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesindeki Sürgü Barajının kretende (baraj gövdesinin en üst noktasında) çatlaklar meydana gelmiş, DSİ görevlileri tarafından incelemeler yapılmıştır. 

 

Doğanşehir Erkenek Yaylası

ERKENEK YAYLASI:

Erkenek Yaylası, yemyeşil doğası ve temiz havasıyla ziyaretçilerine huzurlu bir ortam sunar. İlçe merkezine 30 km ve Malatya il merkezine 90 km uzaklıktadır. Osmanlı döneminde ait 1524 yılı sayımlarında Erkenek, 35 haneli bir köy olarak geçmektedir. Yani, Erkenek’in yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmıştır. 

Yayla özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir noktadır. Kamp, doğa yürüyüşü ve piknik yapmak için oldukça elverişlidir. 

Erkenek kasabasının görülmeye değer doğal güzellikleri arasında: Elektrik santralı şelalesi, sulama tünelleri, Güpdüştü Şelalesi, Eskiköy ve vadisi, Kınalıtaş mevkiindeki yeşil renkli taşlar, Reşadiye geçidi, Karanlıkdere geçidi, Karayolu tüneli, Yumurta köprü ve Bozkavak sayılabilir. 

Doğanşehir Erkenek Güpdüşen Şelalesi

GÜPDÜŞEN ŞELALESİ:

Erkenek mahallesindeki bu şelale, bölgenin gizli hazinesi olarak bilinir. Malatya il merkezine uzaklık 90 km ve İlçe merkezine uzaklık 30 km dir. 

Yoğun kar yağışının ardından havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar suları şelaleyi harekete geçirir, şelalenin çevresini saran buz sarkıtları ve katlı çam ağaçları, akan suyun coşkusu birleşince kartpostallık görüntüler ortaya çıkar. Son bir not: İstanbul Teknik Üniversitesinden deprem sonrası hazırlanan raporda Güpdüşen Şelalesinin 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında kurulduğuna yer verilmiştir. 

 

GELENEKSEL YAYLA KAMPI:

Erkenek dağlarında bir gurup dağcı, 7 yıldır dedelerinin çadır kurduğu yaylalarda kamp yapmaktadırlar. Doğayı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği’ni de kuran bu doğaseverler, gittikleri yaylalarda tahrip olan çeşmeleri ve su kaynaklarını onararak bölgeye gelen gezginlerin ve dağdaki hayvanların kullanımına imkan sağlamaktadırlar. Kampa katılanlar dedelerinden kalan keçeleri giyinip yaylanın serin havasının tadını çıkarıyor, dağlarda yürüyüş yapıp dağ çayı ve kekik topluyorlar. 

 

Gölbaşı tanıtımı.

Doğanşehir tanıtımı.

Malatya tanıtımı.