Şanlıurfa Halfeti

Şanlıurfa Halfeti


Muhteşem sessiz, insanı sakinleştiren ve aynı zamanda tedirgin eden bir yer.

Çok az insan yaşıyor ve bunlar Antep fıstığı ve baraj gölünde teknecilik yaparak geçiniyorlar.

Gaziantepliler, buraya özellikle hafta sonlarında günübirlik piknik yapmak üzere geliyorlar.

Eski Halfeti ve yeni Halfeti arasındaki uzaklık 7 km. Tepeden Halfeti’ye baktığınızda, bir anlamda, uzaktan İstanbul’u izler gibi bir izlenim yaratılıyor.

Evet, tarihi ve turistik özellikleri yoğun, bölgede bu anlamda turizmin öne çıktığı başlıca yerlerden biridir, yolu düşenler veya yakınlardan geçenler, mutlaka Halfeti’ye uğrasınlar.

Özellikle: eski Halfeti’nin göl üzerinde yükselen cami minaresi ilginç. Tek sorun yolunun bozuk olması.

Şanlıurfa Halfeti

ULAŞIM

Halfeti, bağlı bulunduğu Şanlıurfa il merkezine, 120 km. uzaklıktadır. Aslında, büyük turizm potansiyeli olan bölgenin en büyük sıkıntısı: il merkezine olan bu uzaklığıdır ve yol ağı yeterli değildir. İlçe merkezi: Gaziantep-Şanlıurfa kara yoluna 40 km. uzaklıktadır.

Halfeti, Birecik arasındaki uzaklık ise 35 km. dir. Halfeti-Gaziantep arasındaki uzaklık: 105 km. Bu nedenle, yörede yaşayan insanlar genellikle Gaziantep iline gitmeyi tercih etmektedirler, Şanlıurfa ilini yalnızca resmi işlerin takibi için tercih ederler.

Şanlıurfa Halfeti

TARİH

Yöre, MÖ.855 yılında Asurlular tarafından ele geçirilir ve “Şitamrat” ismiyle anılır. Ancak, Yunanlılar, bu ismi değiştirerek bölgeye “Urima” adını verirler.

Süryaniler ise, buraya “Kal’a Rhomeyta” ve “Hesna d’Romaye” ismini verirler.

Bölge: Araplar tarafından ele geçirilince, bu kez ismi “Kal’at-ül Rum” olur. 11’nci yüzyıla gelindiğinde, bölgede bu kez Bizanslılar görülür.

Bölgenin ismi ise “Romaion Koyla” olur.

1280 yılına gelindiğinde, Memlük ordusu bölgeyi kuşatır ve yağmalarlar. Memlüklüler döneminde şehrin ismi “Kal’at-Müslimin” dir.

Yavuz Sultan Selim zamanında, yöre, Osmanlı egemenliğine girer. Bu dönemde, yörenin ismi “Urumgale” ve “Rumkale” olarak değiştirilir.

1954 yılına gelindiğinde, bölge, ilçe statüsüne kavuşur.

Burada ilginç bir durumdan daha söz etmek istiyorum. 1920 yılında Fransızlar tarafından işgal edilen Gaziantep ilinde yaşayan birçok aile: Yavuzeli-Araban ve Halfeti yörelerine göç ederler.

Bu yüzden: burada yaşayan halkın yerel dili, Gaziantepliler ile büyük benzerlik gösterir. Hatta: halkın büyük çoğunluğu, Halfeti ilçesini, Gaziantep’in bir ilçesi olarak görmektedirler.

Şanlıurfa Halfeti

GENEL

Halfetinin coğrafi özellikleri denilince: arazisinin büyük kısmı Birecik Barajı sularının altında kalan, yeni yerleşim yeri olarak “Karaotlak” bölgesi tespit edilip, yeniden inşa edilen bir ilçe akla geliyor. Evet, Birecik Barajı nedeniyle ilçe bulunduğu yerden başka yere taşınmıştır.

Bölgenin yüz ölçümü: 645 km. karedir. Rakım ise 525 metredir.

İlçe merkezinin, Fırat nehri sahili, yeşil bir kıyı şeridi görünümündedir. Ancak, bu 200 metrelik sahilin bitiminde sarp kayalık bölge başlar. İlçe merkezi: bu kıyı şeridi ve sarp kayalıkların yamacında kurulmuştur.

Yöre insanının ekonomik etkinliklerinin başında tarım gelir. Tarımsal ürünlerin başında ise: Antep fıstığı, bağ ve az miktarda olmak üzere zeytin üretimi vardır.

Zeytin denilince şaşırmamak elde değil, çünkü zeytin iklim şartları gerektirir. Ancak: ilçenin iklimi, Fırat nehrinin etkisiyle, mini klima şeklindedir ve Akdeniz iklimi özellikleri görülür.

Yazın yüksek sıcaklıklar, kışın ise en fazla eksi 5 derece sıcaklık görülür. Kar yağışı ise nadirdir.

Yöre insanı bir zamanlar Fırat nehri kıyısındaki bahçelerde sebze-meyve üretimi yaparken, Birecik Barajı nedeniyle bu bahçeler sular altında kalmış ve halk, günümüzde geçimini baraj gölü üzerinde tekne turları yaparak sağlamaktadırlar.

Yani, Halfeti gerçekten turizm bakımından bir düzeye gelmiştir.

Şanlıurfa Halfeti

ESKİ HALFETİ

Günümüzde bir kısmı Birecik Barajının suları altında kalan ve terk edilen bu bölge: turistik bir yer haline geliyor.

Çünkü: bu bölge, tarihi olarak bir hayli eskilere kadar gidiyor. Ama, özellikle Romalılar döneminden sonrası biliniyor.

Zaten, Halfeti’nin bilinen ilk tarihi, Romalılar tarafından “Ekamia” adı ile kurulmasıyla başlıyor. Takip eden Bizans döneminde ise, yörenin ismi “Romaion Koyla”dır.

Eski Halfeti bölgesinin günümüze intikal eden en orijinal görüntüsünde, caminin minaresi bulunuyor. Suların oluşturduğu bir gölün ortasında, gökyüzüne uzanan bir minare göreceksiniz.

SİYAH GÜL

Halfeti yöresinde efsanevi “siyah gül” yetiştiği söyleniyor. Aslında, bu gül, tam siyah değil, siyaha yakın kırmızı renktedir. Kokuludur. Boyu: 1 ile 1.5 metre arasındadır. İlk bahar ve sonbahar da çiçek açar. Çiçeklerinin çapı ise: 6-7 cm. dir.

Şanlıurfa Halfeti

CİTTASLOW-SAKİN ŞEHİR

Merkezi İtalya’da bulunan ve ülkemizdeki irtibat başkenti Seferihisar olan Cittaslow yani sakin şehir ağı: Halfetililerin de ilgisini çekmiş ve bu ağa katılmak üzere müracaat etmişlerdir.

Sisteme: dünya üzerinde, 25 ülkede 154 şehir kayıtlıdır. Ülkemizde ise: İzmir-Seferihisar, Çanakkale-Gökçeada, Sakarya-Taraklı, Muğla-Akyaka ve Aydın-Yenipazar.

Halfetililer; bu ağa katılmak için müracaat etmişler ve müracaatları belli bir aşamayı geçerek, merkez konumundaki İtalya’ya iletilmiş.

Sanırım, bu istek kabul görünce, Halfeti’nin turizm özelliklerinin reklam yani tanıtım boyutu da tamamlanacaktır.

Şanlıurfa Halfeti

NE YENİR-NE İÇİLİR

Halfeti yöresine yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, önerim: erik tavası, lövlez dürümü, dolma eziği olabilir.

Ayrıca: mumbar da düşünebilirsiniz. Tatlı olarak peynir helvası denenebilir.

Ayrıca: Birecik Baraj gölü üzerindeki tekne lokantalarında: yine Fırat nehrinde ve baraj gölünde tutulan ve şabut olarak isimlendirilen balık yiyebilirsiniz. Ve tabii son olarak çiğ köfte ve haşhaş kebabı diyorum.

Son bir not: özellikle baraj gölü kıyısında, dubalar üzerindeki restorana mutlaka uğramanızı ve balık yemenizi öneriyorum.

Hatta, bir akşam yemeğinde, burada “yakamoz” izleyebilirsiniz.

NE SATIN ALINIR

Halfeti bölgesinden yöresel bir hediyelik almak isterseniz göreceklerinize kanmayın, çünkü bunların hepsi Gaziantep ilinden getirilerek bizzat Gaziantepliler tarafından satılıyor.

Şanlıurfa Halfeti

GEZİLECEK YERLER

Halfeti denilince, turizm etkinlikleri denilince, akla hemen Birecik Baraj gölü geliyor. Bu göl üzerinde: su sporları yapabilirsiniz. Ayrıca: tekne turlarına da katılabilirsiniz. Su sporları denilince: su kayağından dalışa kadar her türlü su sporunu yapmak mümkündür.

BEY KONAĞI

İlçe merkezindeki bu tarihi yapı: 1910 yılında inşa edilmiştir. Yapıda, havara taşı kullanılmıştır ve yöre halkı tarafından “Hamid Bey Konağı” olarak tanınıp bilinmektedir. Havara taşı: Halfeti’ye özgüdür. Halfetililer taşı havara olarak isimlendirirler.

Yapı, 2 katlıdır. Üst katta: erkek misafirlere ait odalar, alt katta ise tuvalet, ahır ve hizmetlilere ait odalar bulunmaktadır. Güney bölümde ise harem bulunur. Harem geleneksel biçimde inşa edilmiş olup, ortadaki havuzun çevresindeki odalarda hayat sürdürülürmüş.

KANNECİ KONAĞI

İlçe merkezindeki bu tarihi yapı: 1900’lü yılların başında inşa edilmiştir. Haremlik ve selamlık bölümleri bulunmaktadır. Havara taşı kullanılarak inşa edilmiştir.

Süsleme ve bezemeleri ise ahşaptır. Konağın en önem kazanan bölümü kapısıdır. Bu kapı, geniş bir avlu içine, bahçe tanzimi yaparak hazırlanmıştır.

Şanlıurfa Halfeti Feyzullah Efendi Konağı

FEYZULLAH EFENDİ KONAĞI

Birecik Barajında su tutulması sonucu baraj suları altında kalan eski Halfeti ilçesindeki Feyzullah Efendi Konağı: Harran Üniversitesi tarafından taşları numaralandırılarak yerinden sökülmüş ve Üniversitenin Osmanbey yerleşkesine taşınarak yeniden oluşturulmuştur.

Şanlıurfa Halfeti Kantarma Mezrası Hanı

KANTARMA MEZRASI HANI

Halfeti ilçe merkezine bağlı, Kalkan köyündedir.

Yöre halkı, buraya: Selçuklu hanı diyorlar. Kitabesi bulunmamaktadır.

Yapı: büyük boyutlu kesme taşlardan yapılmıştır. Ancak, inşa tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Yapı tekniği incelendiğinde ise, yapının ortaçağ döneminde yapıldığı düşünülmektedir.

Köy merkezinde, yenilenmiş caminin güneybatısında bulunan yıkıntılardan oluşmaktadır. Ana yol, bu yıkıntıların kuzeyindedir.

Yıkıntılar derken: bazı kemer ve duvar kalıntılarıdır. Taşıyıcı sistem tamamen yıkılmış ve kaybolmuştur. Günümüze ulaşan kemerler ise, üzengi seviyesine kadar toprak altındadır.

Şanlıurfa Halfeti Rum Kale

RUM KALE

İlçe merkezinin kuzeyinde, Fırat nehri kıyısında, Şanlıurfa karayoluna bakan bir tepe üzerindedir.

Asurlular döneminde: burası, Şitamrat ismiyle biliniyordu. Asur kralı III. Salmanassar, 885 yılında burayı ele geçirmiştir. Daha sonraki süreçte “Urima” olarak isimlendirilen bölgede Ermeni piskoposu olarak Kogh Vasil’in görev yaptığı görülür.

Rumkalenin Süryanice ismi olan “Kala-a Rhoma” ismi Kogh Vasil’in “Urima” sına karşılık gelmektedir.

Evet, burası: 12’nci yüzyılda Ermeni Piskoposluğunun merkezidir. 1292 yılında, Memlüklü sultanı Melik el-Eşref tarafından bölge ele geçirilir.

1516 yılında ise, Mercidabık savaşından sonra, Osmanlı egemenliği görülür. 1737 yılında, Rumkale bölgesinin eyalet olduğu ve derebeyleri ile yerel yöneticiler tarafından idare edildiği görülür.

17’nci yüzyıl ortalarında Rumkale’yi ziyaret eden Evliya Çelebi: bir tepe üzerinde, gayet sağlam ve müstahkem bir kale olduğunu belirtir. Kalenin dışında camisi, hamamı, hanı ve küçük çarşısı bulunduğunu, suyunun kale dibindeki Fırıt nehrinden karşılandığını yazar.

1838 yılında Rumkale’yi ziyaret eden Maraşal Von Motte ise: eski Roma surlarının kalıntılarını dolaştığını, derin ve sarp bir vadi üzerinde olan Fırat nehrinin gümüş bir şerit gibi ayaklar altında uzandığını, bir zamanlar İskender, Pers kralı Kurus ve Sezar’ın: ay ışığında bu nehri atlarının sırtında geçtiklerini yazar.

Evet, günümüzde buraya giderseniz görebilecekleriniz şunlardır: Kale harabeleri, Aziz Nerses kilisesi harabesi ve Barşavma Manastırı haramesi.

BARŞAVMA MANASTIRI

Bu manastır yapısı: 13’ncü yüzyılda, Rumkale’de yaşayan Yakubi Azizi Barşavma tarafından yaptırılmıştır. Yapının bazı bölümleri günümüze kadar gelebilmiştir.

Yapıda: büyük blok kesme taşlar, düzgün kesme taşlar kullanılmıştır.

Kemer ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar kullanılmıştır. Manastır yapısının içinde, bir de kuyu bulunmaktadır.

Şanlıurfa Halfeti Aziz Nerses Kilisesi

AZİZ NERSES KİLİSESİ

Bu kilise, 12’nci yüzyılda, Rumkale’de ölen Patrik Nerses anısına inşa edilmiştir. Patrik Nerses: Urfa şehrinin İmadeddin Zengi tarafından ele geçirilmesinden sonra yazdığı manzum mersiyesiyle tanınır. 1186-1173 yılları arasında: Rumkale Ermeni patriği olarak görev yapmıştır.

Kilise yapısı: sur içinde, kalenin güneyindedir. Yapı: 1292 yılına kadar Ermeniler tarafından kullanılmıştır. 17’nci yüzyıla gelindiğinde, Rumkale, Türkler tarafından ele geçirilince, kilise camiye çevrilmiştir.

Yapı günümüzde doğu cephesinin yamaca yaslanan bölümü dışında yıkık durumdadır. Yapının doğu cephesindeki süslemeli iki levha, Ermeni Kaçkarları (Ermeni levhaları) nın tipik bir örneğidir.

Şanlıurfa Halfeti Norhut Kilisesi

NORHUT KİLİSESİ

İlçe merkezine bağlı Norhut köyündedir. Kilise: 3 nefli ve bazilikası “V” planlıdır. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Bizans döneminden kaldığı düşünülmektedir.

Yuvarlık apsisin iki yanında, papaz hücreleri bulunmaktadır. Üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Kilise yapısının büyük kısmı, günümüze kadar sağlam olarak ayakta gelebilmiştir.

Şanlıurfa Halfeti Tekne Turları

TEKNE TURLARI

Halfeti bölgesine yolunuz düşerse: Çekem mahallesindeki iskeleden binebileceğiniz irili-ufaklı teknelerle, Birecik baraj gölü üzerinde muhteşem güzel bir tekne gezintisi yapabilirsiniz ki, yolu buraya düşenler için bu tekne gezintisini mutlaka öneririm.

Özellikle: Rum kale bölgesine gitmelisiniz, yol üzerinde artık kimsenin yaşamadığı “Savaşan” köyünü görüp hüzünleneceksiniz.

Birecik tanıtımı.

Gaziantep tanıtımı.

Şanlıurfa tanıtımı.

 

Yalova Armutlu

Yalova Armutlu

Jeotermal kaplıcaları ve Marmara Denizinin en temiz denizine sahip olması nedeniyle, öne çıkan bir bölge. Armutlu’da bulunduğum sürede, aklımda kalan tek şey; bir süre yazlık konut, sıra sıra evler.

ULAŞIM

Armutlu-Yalova arası uzaklık: 55 km. ve Armutlu-Gemlik arası uzaklık: 37 km. dir. Bursa-Armutlu arası: 70 km. dir.

Yalova Armutlu

GENEL

KONUMU

İlçenin, yüzde 70’lik bölümü eğimli, diğer kısmı ise düz arazidir.

EKONOMİ

İlçede, büyük sanayi kuruluşları yok. Zeytincilik, balıkçılık ve son yıllarda turizm ağırlıklı faaliyetler ön plana çıkmış durumda.

ORGANİK TARIM

Armutlu köylerinden: Mecidiye, Hayriye, Fıstıklının bulunduğu havza “Organik Tarım” havzası olarak belirlenmiş olup, bu bölgede her türlü organik bitki, sebze ve hayvansal ürünlerin üretimi teşvik edilerek devam etmektedir.

Yalova Armutlu

SAHİL ŞERİDİ

16 km. lik sahil şeridine sahip olan ilçenin, “Yılanlar Mevki”: her ne kadar adı itici görünse de; tertemiz denizi ile 4 km. lik pırıl pırıl bir kumsal sahili bulunmaktadır.

KAPLICALAR

İlçeye 5 km. uzaklıkta bulunan ve sürekli ulaşımı olan Armutlu Kaplıcaları, yıl boyunca şifalı sularından yararlanmak isteyenlere, şifa dağıtır. Yemyeşil bir vadide bulunan kaplıcalar, bir çok kaynaktan oluşuyor.

Kaplıcalar bölgesinde: otel, restoran, Türk hamamı, Masaj salonları, Jakuzi ve kapalı yüzme havuzu bulunuyor. Banyo ve içme kürlerine uygun olan kaplıca suları: banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazlar, teneffüs yoluyla da uygulanabiliyor.

Armutlu kaplıcaları: radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına giriyor.

ARMUTLU’NUN İSİM KAYNAĞI

Armutlu’nun adının nereden geldiği hakkında, rivayetler bulunmaktadır. “Bizans imparatorunun kızı Armodies’in vücudunun her yerinde, yaralar çıkar. İmparator, kızının bu durumundan utandığı için; kızını, askerleriyle birlikte, şimdiki kaplıcaların bulunduğu yere bırakır.

Kız, buradaki termal sularda, her gün yıkanır ve bütün yaraları iyileşir. İmparator kızının iyileştiğini görünce, onu tekrar yanına alır ve Armodies adı Armutlu olarak günümüze kadar gelir.

Diğer bir söylenti: Armutlu adının “Armodo” veya “Armodies” sözcüklerinden geldiğidir, bu sözcükler “Donanma” veya “Donanmaya gözcülük eden kimse” anlamına gelir.

Evliya Çelebi ise, kasabanın çevresinin armut bahçeleriyle süslü olmasından bahisle, adının “Armutlu” olduğunu söyler.

Yalova Armutlu

Yalova Armutlu

GEZİLECEK YERLER

MECİDİYE KÖYÜ

Turizm ve organik bir köy. Burada: 1996 yılından bu yana, hormonsuz ürün yetiştiriliyor. Dağdan gelen kaynak suyu ile yetiştirilenlerin büyük bölümü, eko pansiyon mutfağında konuklar için tüketiliyor.

ÇARŞI KÖPRÜSÜ

Armutlu merkezindedir. Yapım tarihi bilinmiyor. Fakat: günümüze kadar kullanıma olanak tanıması ilginç.

Yalova Armutlu evleri

ARMUTLU EVLERİ

Yalova Armutlu

Bunca yıla rağmen güzelliklerini korumaya devam etmektedirler. Geçmiş yıllarda, şarapçılıkla uğraşan Rumların oturduğu bilinen yörede, günümüzde 24 ev koruma altına alınmış.

ARMUTLU TATİL KÖYÜ

Tesis: Armutlu ilçesinin Bozburun (Tavşantepe) mevkiindedir. Arazinin kuzeyi orman, güney ve batı istikameti denizle çevrilidir. Burası, özel bir şirkete ait: Sağlık Bakanlığından onaylı, kaplıca tesisi.

Kür Merkezi: (bay ve bayan ayrı ayrı olmak üzere): Türk hamamı, Fin hamamı, sauna ve termal havuzdan oluşuyor.

Aile banyolarında: Jakuzili deniz suyu havuzu, sauna, duş ve soyunma kabinleri var. Ayrıca: deneyimli ve sertifikalı personel tarafından: bitkisel ve aromatik yağlarla: masaj hizmeti de veriliyor.

Yalova Armutlu Kaplıca Havuzu

Kaplıca Havuzu

Romatizmal hastalıkların kronik dönemlerdeki kronik bel ağrısı, eklem ağrıları, travma gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası uzun süreli hareketsiz kalma durumlarının tedavisinde, nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyonda, stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılıyor.

Yazının başında da belirttiğim gibi, tesiste: 1300 metrelik sahil şeridi var.

Sahil şeridinde: plajlar, deniz otobüsü iskelesi ve deniz aktiviteleri merkezi var.

Gümüşhane Kürtün

Gümüşhane Kürtün

2017.07.17-2.Kürtün.0
Gümüşhane Kürtün

Tirebolu-Torul kara yolu üzerinde bulunması ve tarihi süreç içinde, gerek Türkmen ve gerekse Çepni Türklerinin, Malazgirt savaşından önce buraya yerleşmiş ve buradan Anadolu içlerine dağılmış olmaları ile önem kazanan bir yöredir.

ULAŞIM

İlçenin, Gümüşhane, Giresun ve Trabzon illeriyle bağlantıları vardır. Ulaşımda güçlük çekilmemektedir. Kürtün-Gümüşhane arası uzaklık: 59 km. Kürtün-Torul arası uzaklık: 35 km. Kürtün-Tirebolu arasındaki uzaklık: 56 km. Kürtün-Trabzon arası uzaklık: 102 km.

TARİHİ

Yörenin önceki ismi: Kürtün-i Bala. Anadolu Türkmen tarihinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü: Türkmen ve Çepniler; buraya gelerek yerleşmişlerdir. Çatalağaç köyündeki yerleşimleri, zamanla Harşit havzasına ve oradan da günümüzde Espiye olarak isimlendirilen yere doğru değişmiştir.

Ancak, dediğim gibi, birçok Türk boyu (Çepniler, Hazarlar, Peçenekler) Malazgirt savaşından önce, bu yöreye gelerek yerleşmişlerdir. Yani: Türkmen ve Çepniler, bu yol üzerinden Karadeniz’e açılmışlardır. Anadolu Çepni Türklerinin manevi lideri Güvenç Abdul’un türbesi, Kürtün ilçesine bağlı Güvendi yaylasındadır.

Gümüşhane Kürtün

GENEL

Kürtün ilçesi, uzun süre Torul ilçesine bağlı iken, 1990 yılında, İlçe statüsü kazanmıştır. Kürtün isminin kaynağı: kışın buraya çok kar yağar, dağın yamacı tamamen karla kaplanır, aşağıda vadide ise çok şiddetli rüzgar eser. Rüzgar, karın üzerinde yukarıdan aşağıya doğru yarıklar açar ve bu yarıklara “kürtün” denir.

İlçe: Harşit (harşit kelime anlamı: güneşin en çok ısıttığı yer demektir) ırmağı kıyısında Tirebolu-Torul kara yolu üzerindedir. Kayalık bir arazi yapısı hakimdir. Yani, ilçe çevresi kayalıklarla çevrilidir. Bu yüzden, buralarda pek bitki yetişmez. Özellikle, orman bitkileri görülmez.

Denizden yüksekliği: 600 metredir. Arazi ve ekonomik şartların olumsuzluğu nedeniyle, yöre insanı başka yerlere göç etmektedirler. Bu elverişsiz şartları bir nebze giderebilmek için, Gümüşhane yöresinde, sadece buraya fındık üretim izni verilmiştir.

Yörede: deniz ve karasal iklim arasında bir geçiş iklimi hakimdir. Yazları kuru ve yağışsız, kışları ise yoğun kar yağışı görülmektedir.

İlçede yaşayanların ekonomik faaliyetleri: tarım, hayvancılık ve turizm olarak şekillenmektedir. Turizm  dedim de, turizm etkinlikleri, tarihi etkinliklere dayanmıyor. Turizm, burada: yayla ve baraj üzerine yoğunlaşmıştır.

Barajda, yaklaşık 10 yıllık bir geçmişi olan ve günümüzde de sürdürülen: Baraj etkinlikleri yürütülmektedir. Yayla turizmi ise, yine yörenin etkinliklerinin başında gelmekte ve çevre yörelerden birçok insanı buraya çekmektedir.

Buranın bir diğer özelliği: silah sanayisidir. Karadenizli bodrumda, su borusundan tüfek yaparsa, fabrikada-atölyede neler yapılmaz, burada özel işlemeli, gümüş saplı silahlar yapılıyor. Kürtün: özel yapım, el yapımı silahlarıyla ünlüdür.

2017.07.17-2.Kürtün.14c
Gümüşhane Kürtün

2017.07.17-2.Kürtün.13a
Gümüşhane Kürtün

Yörenin en önemli olan akarsuyu Harşit Çayı: bölgede, 3 baraj yapımına neden olmuştur.

NE SATIN ALINIR

Kürtün yöresine yolunuz düşerse, almanızı önerebileceğim başlıca ürün bir el sanatı. Her ne kadar, sonradan bu yöreye gelmiş olsa da, ipek halı dokumacılığı burada pek yaygın. İki kişi  tarafından dokunan ipek halılar, yaklaşık iki aylık bir zahmetin ürünü. Özellikle, ilçe merkezindeki birçok evde ipek halı dokumacılığı yapılıyor. Muhteşem güzel bu halılar, mutlaka ilginizi çekecektir.

2017.07.17-2.Kürtün.2
Gümüşhane Kürtün

2017.07.17-2.Kürtün.6
Gümüşhane Kürtün

GEZİLECEK YERLER

ÖRÜMCEK ORMANLARI

İlçe merkezinden, Yeşilköy istikametinde , yaklaşık 12 km.lik stabilize bir yol ile gidiliyor.

Burası, bir tabiat varlıkları koruma alanı olarak ayrılmış-belirlenmiş bir yer. Burada: Ladin ve Göknar ağaçları var. Ama, bu ağaçlar, Avrupa ve Kafkaslardaki en uzun boylu ve çaplı ağaçlar olarak öne çıkıyor.

Köknarların boyu: yaklaşık 62 metre ve Ladinlerin boyu ise, yaklaşık: 58 metre ve civarındadır. Ayrıca, yaşları da çok ileri ki, yaklaşık 400-450 yıllık ağaçlar. Yani, buraya gittiğinizde göreceğiniz bu doğal güzellikleri, anıt ağaçları başka yerde görme şansınız yok.

Gümüşhane Kürtün Baraj gölü

KÜRTÜN BARAJ GÖLÜ

Doğu Karadeniz bölgesinde, Doğankent projesi kapsamında yapılması düşünülen 18 barajdan biridir. 2003 yılında hizmete açılmıştır. Ön yüzü beton kaplı baraj olarak, ülkemizde ilktir. Gövde yüksekliği: 133 metredir. Bunun yanında, baraj gölünde, DSİ tarafından balıklandırma çalışmaları yapılmıştır. Göl gerek piknik ve gerekse olta balıkçılığına düşkün ziyaretçiler tarafından tercih ediliyor.

Gümüşhane Kürtün Güvende Yaylası

GÜVENDE YAYLASI

Kürtün ilçesinin en önemli yaylasıdır. İlçe merkezine, 23 km. uzaklıktadır. Yolu stabilizedir. Ancak, yaz  döneminde, ilçe merkezinden buraya toplu taşıma yani dolmuş bulmak mümkün. Hatta, Güvende yaylasına giderken, Örümcek ormanlarından geçiliyor, anıt ağaçları da görebilirsiniz.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin öğrencisi, Türkmen manevi lideri; Alevi-Bektaşi manevi önderi Güvenç Abdalın ismine atfen, bu yaylanın ismi verilmiştir. Bu konu hakkında bir söylenti var. Kısaca anlatmak istiyorum, çünkü söylenti, günümüze kadar uzanan bir etkinliğin temelini oluşturuyor. Güvenç Abdal: Güvende yaylasına doğru yola çıkınca, takipçileri gitmesini istemezler.

Bunun üzerine, Güvenç Abdal, onlara döner ve “Ben nereye gidersem gideyim, peşimden gelecek misiniz” der. Takipçileri, “Evet, geleceğiz” derler. Bunun üzerine, geri döner ve tam bu sırada sis bastırır ve sis kaybolduğunda, Güvenç Abdalın aralarında bulunmadığını görürler. Bir süre, döner umudu ile beklerler, ama gelen-giden olmaz. Bunun üzerine, takipçileri, burada bir türbesini yaptırırlar.

Türbe: her yıl, belirli zamanlarda, inananları tarafından ziyaret edilir, kurbanlar kesilir. Ancak, 1955 yılında, bu ziyaretler yasaklanır. Daha sonraki ziyaretler yani anma törenleri, yayla şenliği şekline dönüşür. Her yıl, Temmuz ayı sonlarında burada yapılan şenliklere “Güvende Yayla Şenlikleri” ismi veriliyor ve gerek yöreden ve gerekse başka mahallerden birçok ziyaretçi, yöreye geliyor.

Ayrıca: burada bulunan tarihi mezarlık incelendiğinde, yörenin yaklaşık 400-500 yıllık bir geçmişinin olduğu ortaya çıkıyor. Yaylanın denizden yüksekliği: 2250 metredir. Yazın, yaylada, Cuma günleri Pazar kuruluyor. Pazarın kurulduğu yerde, bazı tesisler var. Bunlar: yaklaşık 30 civarında iş yeridir. Bu iş yerleri arasında: otel, lokanta, dükkan ve kahvehane gibi yerler var. Pazar yerinin çevresi ise, yerleşim yerleri olarak kullanılan obalar la çevrilidir. Evet, bu yaylada rahatlıkla piknik yapmak mümkün.

KAZIKBELİ YAYLASI

İlçe merkezine bağlı, Söğüteli köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine, 100 km. uzaklıktadır. Ancak, bu yolun, yaylaya yaklaşıldığındaki son 50 metresi stabilizedir.

Yaylada bulunan tesisler: bakkal, manav, kır kahvesi, lokanta, otel, pansiyon. Ayrıca; elektrik ve su bulmak mümkündür. Yayla sahası içinde: doğal çim alanları mevcut olup, kamp ve karavan turizmi için elverişli imkanlar bulunmaktadır.

Ayrıca, bu çim alanlarda, yazın çim kayağı ve kışın kayak pisti oluşturulabilmektedir. Yayla şenlikleri, Kürtün ilçesinin diğer tüm yaylalarında olduğu gibi burada da yapılıyor. Yaz ayları boyunca, Temmuz ayının ilk çarşambasından başlanarak yapılan şenlikler, yaz süresince sürüyor.

KADIRGA YAYLASI

İlçe merkezine bağlı, Süme köyündedir. İlçe merkezine uzaklığı ise, 90 km. dir. Ancak, bu yolun son kısımları yani yaklaşık yarısı, stabilizedir. Kadırga yaylasında: otel, lokanta, kır kahvesi, bakkal, manav, elektrik ve telefon var.

Yani, konaklama yapabilirsiniz. Güvende yaylasında olduğu gibi, Kadırga yaylasında da, yazın yayla şenlikleri düzenleniyor. Her yıl, Temmuz ayının üçüncü Cuma günü başlayan şenlikler, her Cuma günü tekrarlanıyor.