Çankırı Atkaracalar

Çankırı Atkaracalar

Sanırım ülkemizdeki ilginç yerlere meraklı olan duymuşlardır; “asker balıklar” burada, ayni Atkaracalar ilçemizde. İlginç özellikleriyle öne çıkan bu balıkları, mutlaka görmelisiniz. Yakınlardan yolunuz düşerse, mutlaka zaman ayırın, gerek doğal güzellik ve gerekse balıkların ilginç özellikleri, kısa da olsa zaman ayırmanız gerek.

ULAŞIM

Atkaracalar ilçesine ulaşım zor değil. Çünkü: İstanbul-Tahran bağlantısını sağlayan E-80 karayolu, Çerkeş ilçesi ve takiben Atkaracalar ilçesinin hemen kıyısından geçerek ilerliyor.

Ayrıca: Zonguldak-Çankırı demiryolu da ilçe merkezi yakınlarından geçmektedir.

İlçenin, il merkezi olan Çankırı’ya olan uzaklığı: 105 km. dir. Atkaracalar-Kurşunlu arası uzaklık: 18 km. Atkaracalar-Çerkeş arası uzaklık: 16 km. Atkaracalar-Kızılcahamam arası uzaklık: 70 km. Atkaracalar-Ilgaz arasında uzaklık: 53 km.

TARİH

Atkaracalar isminin ortaya çıkışı: Sultan IV. Murat, Bağdat seferinden İstanbul’a  dönerken: Çorak ovasında karargah kurulur. Bunu duyan yöre halkı: süvari askerleri öncülüğünde, padişahın bulunduğu yere giderler. Padişah IV. Murat, süvarileri görünce, “burada asker mi var” diye sorar.

Bunun üzerine, yöre halkı “hayır, burada asker yok, burada Karaca halkı yaşıyor, ama burada çok iyi at yetiştirilir”  derler. Sultan IV. Murat: “bundan böyle buranın adı Atkaracalar” olsun, bundan böyle sefere giderken, atlarımızı burada değiştirelim” der.

Evet, Atkaracalar, 1927 yılına gelindiğinde, Belediye statüsüne kavuşur. Sonuç olarak: bölgenin tarihi çok eskilere dayanmıyor.

GENEL

Atkaracalar ilçesinin bugün bulunduğu yer, önceden boş bir araziymiş. Ancak, bu boş arazinin çeşitli yerlerinde, mezra şeklinde yerleşimler varmış. Bu mezralarda yaşayanlar, zaman geçtikçe, güvenlik, korunma ve diğer bir kısım ihtiyaçlarını gidermek için, bu boş arazinin tam ortasında, bugünkü ilçenin kurulu bulunduğu yerde, sık sık toplanırlarmış. Hatta, bu insanların, Türklerin “Karaca” boyundan geldikleri söylenir. Boş arazinin ortasında kurulan yeni yerleşim yerine de, bu nedenle “Atkaracalar” ismi verilir.

İlçenin doğu-batı yönünde uzunluğu: 7 km. ve kuzey-güney yönündeki uzunluğu ise, 16 km. dir. Denizden yüksekliği: 1270 metredir.

Yörede: karasal iklim hüküm sürmektedir. Buna bağlı olarak, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve karlı geçer.

İlçe halkının geçim kaynağı: tarım ve hayvancılıktır. Özellikle: büyük baş hayvancılığı ve koyun besiciliği öne çıkmaktadır. Ancak, her şeye rağmen tarım olanakları çok yeterli değil ve buna bağlı olarak köylerden başka yerlere yoğun göç yaşanmaktadır.

NE YENİR

Atkaracalar yöresine yolunuz düşerse, buraya has bir lezzet olan: keşkek, hamurlu (mayalı hamurdan yapılan bir çeşit ekmek), yağlı gözleme, mıhlama ve höşmerim yemelisiniz.

GEZİLECEK YERLER

Çankırı Atkaracalar

HOŞİSLAMLAR TÜRBESİ

İlçe merkezine 3 km. uzaklıkta, Dumanlı dağı eteklerindedir. Türbeye gitmek isterseniz: ilçenin tren istasyonunun bulunduğu yere yönelin. Türbe: hemen tren istasyonunun bulunduğu yerin, çaprazındaki yeşillik alan üzerindedir.

Burada: türbe, cami, misafirhane, yemekhane ve çeşme var. Ancak, bu yapılan yeni. Yani, mimari bir özellik yok.

Türbede: Pir Hamza Sultan gömülü. Bu şahıs: Fatih Sultan Mehmet döneminde, Horasan bölgesinden gelmiş ve yöredeki Müslümanlar için, bir Cuma mescidi yaptırarak, dağınık ahalinin bir araya toplanmasını sağlamıştır.

Ama, bu Cuma mescidi, zamanla, Atkaracalar ilçe merkezinin tam ortasında kalmış ve yıkılmış, ilçe halkı daha sonra bu mescidin bulunduğu yere bir cami yaptırmış. Evet, Pir Hamza Sultan Türbesi, özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi çekmektedir.

Çankırı Atkaracalar

BALIKLI GÖL

İlçe merkezine 3 km. uzaklıktaki bir göl. Dumanlı dağının, ilçe merkezinin güneyinde, Ilıpınar köyündedir. Buraya ulaşmak için: Çerkeş istikametinden gelirken, Atkaracalar ilçe merkezi girişini geçin ve ilk sağ yola sapın. Bu yolu doğruca takip ettiğinizde, Ilıpınar köyüne ulaşıyorsunuz. Yol düzgün, sıkıntılı bir yol değil. Eğer önce Hoş İslamlar türbesine gittiyseniz, bu türbeden kuzeye doğru ilerleyen yoldan gidin ve ilk sağa dönün, yine Ilıpınar köyüne ulaşırsınız.

Çankırı Atkaracalar

Balıkların bulunduğu havuz, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Havuzun bulunduğu yerin deniz seviyesinden yüksekliği: 1000 metredir. Havuzun iç kısımları, taş duvarla çevrilmiştir. Su derinliği: 70 cm. ve havuzun büyüklüğü ise: 14×12 metre ebatlarındadır.

Küçük havuz ise: 14×6 metre büyüklüğündedir. Her iki havuzun yüz ölçümü ise: yaklaşık 300 metre karedir. Her iki havuz arasında, altta küçük bir kanal var. Su akışı ve balıkların her iki havuz arasındaki hareketleri, bu küçük kanaldan sağlanıyor.

Havuz suyu: sedef ve mantar hastalığına, el ve kol ağrılarına iyi gelmektedir. Saçlara sürüldüğünde ise parlaklık vermektedir. Havuzun hemen kıyısında: bir kır kahvesi görülüyor. Burada, küçük bir mola vererek, yorgunluk atabilirsiniz.

Havuz, iki kısımdır ve bu iki kısımlı havuzda, iki çeşit balık bulunuyor. Bunların bir çeşidi, yeşil ve diğer çeşidi ise, siyah renktedir. Bu balıkların buraya nereden geldikleri bilinmiyor. Ancak, yapılan tahminlere göre, uzun yıllardır burada bulundukları ve yerin çok çok derinlerinden geldikleri tahmin ediliyor.

Ama, bu balıkların en büyük özellikleri: gerek Çanakkale savaşlarında ve gerekse 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatında, havuzdaki bu balıkların sayısında, önemli ölçüde düşüş yani azalma yaşandığının bizzat buranın halkı  tarafından görülmüş olmasıdır. Hatta: Çanakkale savaşı sonunda, havuzdaki balıkların bir kısmının vücutlarının çeşitli yerlerinde yaralar bulunduğu görülmüştür. Evet, bunları bir söylenti olarak düşünebilirsiniz.

Ancak, gerçekten buradaki balıklar, Şanlıurfa’daki havuzda bulunan balıklar gibi değerlendiriliyor. Yani: hiç kimse bunları tutmuyor, tutmaya çalışmıyor, yemeye çalışmıyor, yılda havuz içinde ölen birkaç balık, çevrede toprağa gömülüyor. Yöre insanı, bu balıkların yenilmesine karşı, yenildiği takdirde sıkıntıların olacağına inanıyorlar.

Ama kesin olan şu ki, havuzun bulunduğu yer çok güzel, tam bir mesire yeri. Buralardan yolunuz geçerse, bence bu yöreyi ve asker balıkları mutlaka ziyaret etmelisiniz. Balıkların sırtlarındaki beyaz yara/lekeleri görmelisiniz.

Çankırı Atkaracalar

MAĞARALAR

Ilıpınar köyüne, yaklaşık bir saatlik yürüyüş uzaklığında: mağaralar var. Bu mağaralar: Dumanlı yaylasındadır ve henüz tam olarak açılmamıştır. Yani, buraya gitmeyi düşünürseniz, mağaraları doğal haliyle görebilirsiniz, herhangi bir resmi çalışma yapılmamış.

Ancak, açık olan mağaraların boyutlarının: 15×5 metre civarında olduğu tahmin ediliyor. Ama söylediğim gibi, şu an için bu mağaralarda görebileceğiniz çok özel bir şeyler yok.

Kurşunlu tanıtımı.

Çerkeş tanıtımı.

Kızılcahamam tanıtımı.

Çankırı tanıtımı.

Ilgaz tanıtımı.

 

Çankırı Ilgaz

Çankırı Ilgaz


Ankara’ya çok yakın, Uludağ ve Kartalkaya kadar kalabalık olmayan, kayak yapmak için elverişli bir yer. Özellikle: son günlerde kar yağışının hızlanması ile, kar ve kayak turizmi önem kazanıyor. 

Evet, ülkemizde “kayak” pek tutulur spor veya uğraşı değil. Ancak burayı sadece kayak üzerine değil de, kar turizmi üzerine de yoğunlaştırmak uygundur.

Örneğin: bembeyaz bir ortamda, yürüyüş, mangal keyfi, tertemiz bir hava….. Ilgaz elbette sadece kayak değil, bu  nedenle, kayak bilmeseniz, kayak merakınız olmasa bile, inanın Ilgaz Milli Parkında güzel zaman geçirebilirsiniz. 

Elbette: kayak bilenler, kayak meraklıları için, Ilgaz, muhteşem bir güzellik ve kayak konusunda güzel imkanlar sunuyor ama yalnızca kayak bilenler mi, hayır, Ilgaz, özellikle bir hafta sonu tatil gününde, güzel zaman geçirmek isteyenler için, ideal ortam. Özellikle: burası hem kışın hem de yazın ayrı yaşanması gereken bir güzelliktir. 

Çankırı Ilgaz

ULAŞIM

Ankara, İstanbul ve diğer İllerden, Ilgaz ilçesine otobüs ile gelindiğinde, İlçeden 16 km. uzaklıktaki kayak merkezine, taksi ve minübüsler ile ulaşmak mümkündür.

Özel araçla gelenler ise: Ilgaz-Kastamonu kara yolu üzerinde, Yenice köy mevkiinde, sağa dönerek, 6 km. düz asfalt yolu takip ederek, kolayca kayak merkezine ulaşabilirler. Vadi boyunca, kayak merkezine kadar olan yol düzdür ve bu nedenle ulaşım kolaydır.

Kayak merkezinin, doruk noktasının, belli başlı merkezleri uzaklığı şöyledir. Ankara uzaklığı: 200 km. İstanbul uzaklığı: 430 km. Samsun uzaklığı: 386 km. Kastamonu’ya uzaklığı: 45 km. Çankırı il merkezine uzaklığı: 65 km. ve Ilgaz ilçe merkezine uzaklığı: 24 km. dir. Ulaşım: devlet kara yolu ile sağlanmaktadır.

İstanbul yönünden gelindiğinde: Tem otoyolu üzerinden Ankara istikametine doğru, muhtemelen 295 km. ilerledikten sonra, Gerede çıkışından Samsun-Çankırı yönüne sapın. Yaklaşık 150 km. sonra: Ilgaz-Ankara-Samsun-Kastamonu sapağına ulaşacaksınız. Sapaktan: Kastamonu istikametine döndükten sonra, 25 km. gidiyorsunuz ve solunuzda Ilgaz Dağı Milli Park girişini göreceksiniz.

Ankara yönünden gelindiğinde ise: Çankırı-Kastamonu yolu takip edilerek, Milli Park girişine ulaşılabilir.

Çankırı Ilgaz

GENEL ÖZELLİKLERİ

ILGAZ DAĞI

Ilgaz dağı: Büyük Hacet (2587 metre) ve Küçük Hacet (2546 metre) tepeleri ile Batı Karadeniz bölümünün zirvesini teşkil eder. Dağların uzunluğu: 140 ile 150 km. olup, genişliği 30 ile 40 km. kadardır. Jeolojik yapısı karmaşıktır. Dağın güney yamaçları: meşeliklerle kaplıdır.

Kuzey yamaçlarının yüksek kısımlarında ise, nem serinden hoşlanan kayın ağaçları, daha aşağılarda ise, boyları 30-40 metreye ulaşan, ladin ve köknar ağaçları çoğunluktadır. Aşırı avlanmaya rağmen nesillerini devam ettiren: geyik, karaca, ayı, yaban domuzu, tilki, kurt, tavşan, keklik gibi yabani hayvanlara uygun yaşama ortamı bulunmaktadır.

Bunun yanında: orman örtüsünün meydana getirdiği eşsiz doğal güzelliklere sahiptir.

Ilgaz dağları eteklerinden doruklarına doğru değişen, çok değişik görünümlü ve çekici güzellikte: sarıçam, karaçam ve köknarın hakim olduğu ağaç türlerinden oluşan orman örtüsü ile kaplıdır. Bu orman örtüsü ve saha: zengin bir orman altı bitki topluluğu ile desteklenmektedir. Bu bitki topluluğu içinde: özellikle, orkidelere sık sık rastlanır.

Bölge: orkide bakımından Avrupa ve Orta doğunun en zengin yerlerinden biridir. Türkiye’de, 24 cins orkide bulunmaktadır. Bunların çoğu: mevsiminde gezildiğinde, Ilgaz dağlarında görülebilir. Orkidenin yumrularından salep elde edilmektedir. Her yıl: salep elde edilmek üzere, aşırı derecede ve bilinçsizce orkide toplanması, bu güzel bitkinin varlığını tüketmek üzeredir.

İyi bir koruma ile, son derece güzel ve gösterişli bu bitkiler, gelecek nesillere ve araştırma kurumlarına açık bir inceleme alanı yaratacaktır.

milli park.1
Çankırı Ilgaz

MİLLİ PARK

1986 yılında, Ilgaz dağlarının belli bir bölümü “Milli Park” olarak ayrılmıştır. Ilgaz, yalnızca kış sporları ve turizm için değil, her mevsim gidilebilecek bir yer. 1088 hektar büyüklüğündeki Milli Park; zengin bitki örtüsü ve hayvan varlığına sahip. Kış turizmine meraklı değilseniz, yazın da gidebilirsiniz.

“Ilgaz, Anadolu’nun sen yüce bir dağısın” diye şarkı mırıldanarak, orman içinde uzun yürüyüşler ve piknik yapabilirsiniz. Buz gibi pınarların suyundan için, enerji toplayabilirsiniz. Ancak: buranın bir özelliği daha var. Ülkemizin en uzun ve en hareketli fay hattı, Ilgaz dağlarının eteklerinden geçmektedir. (Kuzey Anadolu Fay Hattı)

Ayrıca: Baldıran vadisinde “Alabalık Üretme Çiftliği” var. Buradan alabalık satın alabilirsiniz veya burada bulunan lokantadan yararlanabilirsiniz. Burada avlanma göleti de var.

15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında, ziyaretçiler, bu sahada, sportif olta balıkçılığı yapabilmektedirler.

gece kayak yapma.1
Çankırı Ilgaz

KAYAK ALANI

Yılın 6 ayı karlarla kaplı olan Ilgaz dağları, kış sporları imkanlarına da sahiptir.

Milli Park alanı içindeki kayak alanına: 8 km. lik dik bir asfalt yoldan çıkılıyor. Milli park içinden geçen Çankırı-Kastamonu kara yolunun Çatmalı pınar mevkiinden kuzeybatıya sapılıyor. Kış aylarında, buzlanma nedeniyle, kayganlaşan yol için hazırlıklı olmanız gerekiyor. Yanınızda: kesinlikle zincir bulunmalı ve kar lastiği kullanmalısınız.

Kayak merkezi: yaklaşık 200 metre uzunluğunda, kuzeyde 80-85 metre genişliğinde, güneye doğru daralmaktadır. Çevresi: Sarıçam ve Köknar ağaçları ile kaplıdır. Burası: Ankara Konağı olarak anılmaktadır. Ankara konağının en yüksek noktası: 1852 metredir. Bu alanın doğusu ve batısı: % 40’a varan bir eğimle alçalmaktadır.

Kayak alanı: spor turizmi için elverişli bir özellik taşımaktadır. Kayak sporu için: mevsim uzunluğu: Aralık başı ile 15 Nisan tarihleri arasındadır. Kar kalınlığı ve kalitesi uygundur. Kayak alanları: doğal çayırlarla örtülüdür ve ara ara bodur ağaçlar görülmektedir. Çevresi: Göknar-Sarıçam ormanları ile kuşatılmıştır.

Çankırı Ilgaz

PİST UZUNLUKLARI

Ana pist uzunluğu: 800-900 metredir. İkinci pistin uzunluğu ise: 750 metredir. Çocuk pistinin uzunluğu: 350-400 metredir. Bu pistlerin eğimleri: 10-28 derece arasındadır ve kayak için elverişlidir. 2 Numaralı pistin zirvesinde, 2010 metre rakımdaki “Zirve Kafe” panoramik manzaraya karşı, küçük bir mola için ideal. Hafta sonları ve tatillerde: 1 Numaralı pist gece aydınlatılıyor. Dolayısı ile, gece kayak yapmanın keyfi bir başka oluyor.

Çankırı Ilgaz

MEKANİK TESİSLER

3 tane telesiyej var. Kayak merkezinde: 900 metre uzunluğunda, çift sandalyeli telesiyej, 2 km. uzunluğunda bir teleski ve 250 metre uzunluğunda da bir baby liftten oluşan, mekanik tesisler bulunmaktadır. Özellikle: yeni kayak öğrenmek isteyenler için son derece uygun.

Zengin bitki örtüsü eşliğinde kaymanın keyfine doyum olmuyor. Uludağ ve Kartalkaya kadar kalabalık olmaması da büyük bir avantaj. Otellerden: kiralık kayak takımları bulabilirsiniz.

Çankırı Ilgaz

KONAKLAMA TESİSLERİ

Ayrıca: Türkiye Kayak Federasyonu’na ait: Ilgaz Dağı Kamp Eğitim Merkezi, 100 yatak kapasiteli Köy Hizmetleri Tesisi, 115 yatak kapasiteli Dağbaşı otel, devre mülk şeklinde yapılan Ilgaz Mountain Resort, 150 yatak kapasiteli Doruk otel, 45 yatak kapasiteli Derbent Motel, Ankara Üniversitesine ait Örsem Club, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir tesis olmak üzere, toplam 2000 yatak kapasitesi bulunmaktadır.

ILGAZ YÖRESİNİN LEZZETLERİ

Kastamonu ve Çankırı’ya yayılan Ilgaz ve Küre dağlarının bereketli toprakları, yetiştirdikleri ürünlerle de sofralara lezzet katmaktadır. 2014 yılında İtalya’da düzenlenen Salone Del Gusto’da “en eski ürün” olarak tanımlanan siyez bulguru, dünyada evcilleştirilen ilk buğday türüdür. Bu havzanın ayrıca elması ve eriği de ünlüdür. Ilgaz elmasının kaymaklı tatlısı, hoşafı ve turşusunun yanı sıra dolması da yapılır.

Kastamonu tanıtımı.

Çankırı tanıtımı.

 

Çankırı Çerkeş

Çankırı Çerkeş

Çerkeş ilçesine, ilk kez: 2018 yılında gittim, sonra bir iki kez de geçerken uğradım. Gerçekten, burada kurulu iki sanayi tesisi, buranın tüm özelliklerini etkilemiş. Ankara’dan giderken, Işık dağını geçiyorsunuz ve karşınıza çıkıyor. Yani, bağlı bulunduğu Çankırı ilinden, Ankara daha yakın. Bir de, “Çerkeş-Çerkez”, bu iki kelimeyi karıştırmamak lazım, yani burada yaşayan insanlar, Çerkez değil.

ULAŞIM

Çerkeş, E-80  kara yolu üzerinde, ayrıca, Ankara-Zonguldak demir yolu buradan geçiyor. Yani: E-80 kara yolu, hemen ilçenin kenarından geçiyor.

Çerkeş-Kızılcahamam arası uzaklık: 54 km. Çerkeş-Gerede arası uzaklık: 69 km. Çerkeş-Ilgaz arası uzaklık; 68 km. Çerkeş-Çankırı arası uzaklık: 85 km. Çerkeş-Karabük arası uzaklık: 80 km. Çerkeş-Ankara arası uzaklık: 128 km. Çerkeş-İstanbul arası uzaklık: 365 km. Çerkeş-Samsun arası uzaklık: 343 km.

TARİH

Bölge: Roma imparatorluğu döneminde, önemli bir askeri ve dini merkez olmuştur. MÖ.41-32 yılları arasında, Roma generallerinden Antonios tarafından, buranın, Antonipolis ismi verilerek kurulduğu biliniyor. İlk kuruluş yeri ise, bugünkü Aydınlar yani Kızıllar köyünün bulunduğu yer olarak tahmin ediliyor.

1074 yılına gelindiğinde, Çankırı ve bu bölge, Danişment Beyliği komutanlarından Emir Karatekin tarafından ele geçirilir. 1392 yılında ise, Yıldırım Beyazıt, yöreyi Osmanlı topraklarına katar. 1402 yılındaki Ankara savaşı yenilgisi sonucu elden çıkan yöre, 1414 yılında yeniden Osmanlılar tarafından fethedilir.

Osmanlı döneminde, İstanbul-Bağdat arasında bulunması nedeniyle önem kazanmıştır.

1860 yılında, kaza olarak teşkilatlanmıştır.

İlçe isminin kaynağı hakkında söylenenler: ilçe merkezinin bulunduğu alan, düz bir ova ve toplanmaya elverişli. Bu nedenle, sefere çıkacak askerler, önceden buradan toplanırlarmış. Bu nedenle, asker toplayan anlamına, buraya “Çeriçeken”  denilmiş ve bu kelime, günümüze “Çerkeş” olarak gelmiştir.

Çankırı Çerkeş

GENEL

Çerkeş, ilçe merkezinin rakımı: 1140 metredir.

Bölgede: Batı Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin iklim özellikleri hakimdir. Ancak, yükseltinin fazla olması nedeniyle, karasal iklim özellikleri hakimdir. Buna bağlı olarak: kışlar soğuk ve yağışlı, yazlar ise kurak geçer. Yılın, 3 ay’ı yerde kar kalır. Bazen, Ağustos ayında bile, soba yakılmasını gerektirecek kadar soğuk bir yer.

İlçe, birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. 1944 yılındaki depremde, yörede büyük hasar meydana gelmiştir.

Bölgedeki bitki örtüsü değerlendirildiğinde: daha çok orman ağırlıklı ağaçların bulunduğu görülür.

Çerkeş ilçesinin en öne çıkan özelliği: burada kurulu bulunan, sanayi tesisleri. Bunların başında: Aytaç Et Entegre Tesisleri ve Hey Tekstil geliyor. Her ikisi de, hemen ilçe girişinde, batı yönündedir. Bunların ilçede kurulu bulunması: ilçenin ekonomisini olumlu etkilemiş olup, işsizlik yok denecek kadar azdır. Hatta: buna bağlı olarak, ilçenin merkez nüfusu artmaktadır.

Çankırı Çerkeş

NE YENİR

Çerkeş yöresinde, size önerebileceğim yöresel lezzetler: Badıma bükmesi, sırma baklava, pirhoy, hamur köftesi. Özellikle: Çerkeş baklavası yemeyi unutmayın. Bir de, bilmiyorum belki ilginizi çekebilir, burada bir de “pırasa dolması” var.

NE SATIN ALINIR

Yörede arıcılık yapılıyor ve elde edilen bal, çok meşhur. Özellikle, buraya yolunuz düşerse, Çerkeş balı almayı ihmal etmeyin.

Çankırı Çerkeş

GEZİLECEK YERLER

PİR-İ SANİ TÜRBESİ

İlçe merkezindedir. E-80 kara yolunda ilerlerken, Dörtyol’dan ilçe merkezine sapan yola girerseniz, buraya ulaşırsınız.

Türbe, 18’nci yüzyılda: moloz taştan, 5 x 5 metre ölçülerinde yapılmıştır. Pir-i Sani isimli şahıs: Halveti Tarikatı, Şabaniye kolu büyüklerindendir. Yoğun ziyaretçi akını olmaktadır.

IV.MURAT HAMAMI

Osmanlı döneminde, Sultan IV. Murat tarafından yaptırılmıştır. Kadınlar kısmı, hasar görmüş ve tamamen yıkılmıştır.

ORMAN İŞLETMESİ FİDANLIK

İlçe merkezine, 3 km. uzaklıktadır.

Burası, ilçe merkezinde gezinti ve piknik yeri olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, 4 tane suni gölet var. Ücretli olarak girilen bu alanda: alabalık ve sazan balığı üretiliyor. Ahşap masalar, ocaklar, çeşmeler, çocuk parkları var. Olta balıkçılığına merakınız varsa, buraya yanınızda olta götürmelisiniz.

IŞIK DAĞI MESİRE YERİ

Çerkeş-Kızılcahamam kara yolu üzerindedir. İlçe merkezine 20 km. uzaklıktadır. Işık dağının kuzey yamacında bulunan mesire yerinde, piknik yapmak mümkün. Burada da, piknik yapmak için uygun ortam, oturma yerleri, ocaklar, çeşmeler, otopark var.

Çankırı Çerkeş

KEMER KÖPRÜ

Ulusu çayı üzerindedir. Bu kemer köprünün yapılış tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Ancak, tahminen 1520-1560 yıllara arasında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Taş köprünün uzunluğu: 50 metre, genişliği ise, 3.20 metredir. Yerden yükseklik: 5 metredir. Köprü, 1883 yılında tamir ettirilmiştir.