Nevşehir Avanos

 

Nevşehir Avanos

Nevşehir ilinin 18 km. kuzeyindedir.

GENEL

Antik devirdeki adı: Venessa’dır. Bu kasabanın altı, in denilen yeraltı şehirleriyle kaplanmıştır. Yeni evler, bunların üzerine inşa edilmiş. Bu eski şehrin uzantıları, tepelerde bir yerde açığa çıkıyormuş. Yani; Avanos’tan yer altından birkaç kilometre yürüyüp, dağın yamacında, tekrar yer üstüne dönmenin mümkün olduğu söyleniyor.

Kurtuluş Savaşında, asker kaçakları, buralarda barınmış. Kervanları soymuşlar. Cumhuriyet Hükümeti, çeteleri önleyebilmek için, yeraltı dehlizlerini kapattırmak zorunda kalmış.

Kışın; gerçekten soğuk iklimi olan bir yer. Kızılırmak’a paralel uzanan cadde, İlçenin merkezi. Bu cadde üzerinde: her üç dükkandan biri çömlekçi. Avanos’un en önemli özelliğidir çömlekçilik.

Bu bölgede, kil toprağının yapısı, Avanos’u, özellikle bu tür işlerin merkezi konumuna getirmiş. Dükkanlardan kimisi yalnızca sergi ve satış yapar, kimisi de küçük bir atölyede üretim yapar. Genelde, yeraltı şehirlerine açılan odalarda kurulu bu atölyelerde, isteyen turistler için, çömlek yapımı da gösterilir ve hatta bizzat kendilerine yaptırılır.

Kapadokya’ya özgü; tarihi taş konaklar var. Bunlar, bugün, otel ve pansiyon olarak hizmet vermekte. Özellikle; geçen yıllarda, televizyonda izlenen ” Asmalı Konak ” dizisinin ve sinema filminin burada çekilmiş olması, buraya olan ilgili arttırmış idi.

Bu konakların bulunduğu cadde ve sokaklarda gezebilir ve hatta ata binerek de küçük bir gezinti yapabilirsiniz.
Bölgede, çömlek işi kapkacaklar, deri işleri, halıcılık, süs eşyaları, bakır ve oniks taşından yapılmış süslemeler önem taşıyor ve hediyelik-hatıra eşya olarak alınabilir. Özellikle: civarda bulunan zengin oniks taş yatakları sayesinde, oniks taşı işlemesi oldukça gelişmiş ve yaygın.

Çömlekçilik

ÇÖMLEKCİLİK

Nevşehir Avanos: Avanos’ta, Hititlilerden beri, çarkla, çanak-çömlek yapıldığı tahmin edilmekte. Bu el sanatı, kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar ulaşmış. Avanos’un dağlarından ve Kızılırmak’ın eski yataklarından, yumuşak ve yağlı kil toprakları elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir.

Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar, önce güneşte ve daha sonra ise gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda, 800 dereceden başlayıp 1200 dereceye varan sıcaklıklarda, özenle pişirilir.

BAĞCILIK

İlçe’de ki önemli uğraşlardan birisi de, bağcılıktır. Elde edilen üzüm, sofralık olarak kullanılabildiği gibi, mağaralardaki doğal depolarda şarap üretiminde de kullanılır. Özellikle, bölgede üretilen el yapımı şaraplar, rağbet görmektedir. Bunları; tadarak satın almak mümkün.

Nevşehir Avanos

GEZİLECEK YERLER

PAŞABAĞ

Nevşehir Avanos: Avanos’un güney çıkışında, yoldan 1 km. içeridedir. Küçük vadide, iki ve üç başlık taşıyan birleşik peri bacaları görülür. Bu bölge, aslında, peri bacalarının oluşumunun izlenebileceği, küçük bir müze gibidir. Bu bölgedeki, peri bacalarının bazıları oluşum halinde, bazıları oluşumunu tamamlamış ve bazıları ise olgunlaşıp bozulmaya başlamıştır.

Vadinin ortasında görülebilen, üç başlı peri bacasının özelliği var. Şöyle ki; keşiş Simeon’un aziz rütbesine ulaştığı ve çok saygı kazandığı inziva hücresi burada. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen bu hücrenin girişini, haçlar süsler.

Burada resim yok. Bir sunak, taş oturma ve yatma yerleri, sedirler, derin su çanağı ve ocak ile içeriye ışık girmesini sağlayan pencere aralıkları vardır. Bu durum, etkileyici bir görüntü sunuyor. Keşişlerin başını koyduğu yastığa bakıp şaşırmamak elde değil.

Ama diğer keşişhanelere bakıldığında ise, burasının bu haliyle bile konforlu olduğu söylenebilir.
Günümüzde, demir kapılı bölüm Simeon Şapeli, üst bölüm ise Simeon Hücresi olarak görülebilir. Suriyeli olan bu keşiş, çileci bir aziz idi.

Bugün, çevresinde üzüm bağları, kayısı ağaçları bulunan bu kaya oluşumu, geçmiş zamanda da, aynı güzelliklerin içindeydi. Bu bölgedeki keşiş topluluğu, kendilerini halktan ayırmamış, halkla birlikte üretim yapan bir toplum olarak bulunmuştur.

Bu durum; Kapadokyalı keşişlerin, diğer bölge keşişlerinden olan farkını gösterir. Onlar, tümüyle münzevi bir yaşam sürdürmek yerine, üretime katılmaktan yana idiler.
Simeon Şapeline girdiğinizde: resimlerin çok yıprandığı görülebilir. Resim yasağının kalkmasından sonra, buranın bezendiği anlaşılıyor.

ZELVE

Güneyde, Avanos’tan 3 km. uzakta. Gezmekten çok zevk alacağınız yerlerden biri. Tırmanmaya elverişli bir vadi var. Kapadokya peri bacalarının en yoğun olduğu yer. Vadideki peri bacaları, sivri uçlu ve geniş gövdeli.

Burası, özellikle; 9 ve 13’ncü yüzyıllarda, Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş. Aynı zamanda, rahiplere ilk dini seminerler burada verilmiş. İlk yerleşim; vadinin duvarlarına oyulmuş evlerde oluşmuş. 1924 yılındaki mübadeleden sonra, buraya Türk’ler yerleştirilmiş. 1952 yılında ise, bölge tamamen boşaltılmış.

ÇAVUŞIN

Avanos’tan Göreme’ye giderken, 2 km. sonra soldadır. Çok eski yerleşim yeridir. Kaya içine oyulmuş bir köydür.

Bölgenin en önemli ve eski mekanlarından olan burada; Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından peygamber olarak kabul edilen, Vaftizci Yahya (Yahya Peygamber) kilisesi var. Hz. İsa’nın MS.27 yılı civarında, Şeria Nehri kıyısında, vaftizci Yahya tarafından vaftiz edildiğine inanılıyor.

Kilisenin yapımının; 964-965 yılları arasında olduğu tahmin edilmekte. Kapadokya’da pek görülmeyen geniş avlusu, son yıllarda, kayaların kopması sonucu yer yer yıkılmış.
Resim yönünden, zamanında, ağır tahribata uğramış. Apsise cepheden bakınca: sağ duvarda çok yıpranmış da olsa, ” Solome’nin dansı ” tasviri görülebilir.

Burada: ” Hirodes’in , Hirodias’ın kızı Solome’nin, Yahya’nın öldürülmesi isteğini yerine getirdiği ” anlatılır. Bir de, apsisin tam karşısındaki kapının sağ bölümünde, ” elinde bıçağı ile oğlunu kurban eden İbrahim ” sahnesi seçilebilir. Bu çok yıpranmış resim, Kapadokya bölgesindeki nadir örneklerden biridir.

İç duvarlardaki resimlere gelince; doğu duvarında: tonozda müjde, ziyaret, Mısır’a kaçış, Yusuf’un ikinci rüyası, havarilerin tanrı yoluyla görevlendirilmesi, batı duvarında: doğum, son yemek, ihanet, vaftiz, kuzey duvarında: İsa plarus önünde, İsa çarmıhta, İsa’nın ölümü, güney duvarında: Kudüs’e giriş, kör adamın iyileştirilmesi, İsa’nın çarmıhtan indirilmesi konularında tasvirlere ait resimler görülebilir.

Bu kilisenin duvarlarında, çevrimli öykülemeye en güzel örnek olan resimler var. En solda; müjde, onun yanında Elizabet’i selamlama, en sağda ise su.

Evet, vaftizci Yahya kilisesi, gerçekten güzel, görülmeye değer.

Nevşehir Kozaklı hakkındaki gezi yazım için  Kozaklı

 

Nevşehir Hacıbektaş

Nevşehir Hacıbektaş

Hacı Bektaş Veli Külliyesi: 2012 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde bulunmaktadır.

Burada bulunan ve kutsal kabul edilen “Aslanlı çeşme” den su içilmeli, külliye içindeki müze ve aşevi ile pir evi gezilmelidir.

Sırf bunlar mı? Elbette hayır, Hacıbektaş ilçesinde gezilecek birçok yer var, hatta Onyx taşından yapılma hediyelik eşyalar da satın alabilirsiniz. Aşağıda ayrıntılı bir gezi yazısı bulacaksınız.

ULAŞIM

Hacıbektaş, Nevşehir arası uzaklık: 61 km. Hacıbektaş, Ankara arası uzaklık: 230 km. Hacıbektaş, Kırşehir arası uzaklık: 42 km. Hacıbektaş, Mucur arası uzaklık: 25 km. Hacıbektaş, Gülşehir arası uzaklık: 27 km. Hacıbektaş, Avanos arası uzaklık: 49 km. Hacıbektaş, Kayseri arası uzaklık: 90 km.

Nevşehir Hacıbektaş

TARİHİ

Ünlü Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli: 13’ncü yüzyılda Horasan-Nişabur kentinden ayrılarak Anadolu’ya gelir ve Suluca Karahöyük’e yerleşir. Burada bir ilim yuvası kurar. Daha sonra yörenin çehresi değişir.

Yerleşim yeri 1541 yılında Niğde iline bağlı bir nahiyedir. 1854 yılında Belediye teşkilatı kurulur. 1948 yılında ise Kırşehir iline bağlı bir ilçe olur. 1954 yılında ise Nevşehir iline bağlanır.

Nevşehir Hacıbektaş

GENEL

İç Anadolu bölgesindedir. Kızılırmak havzasının orta bölümünde yer alır. Yöredeki en büyük yükselti, Yeniyapan köyü yakınındaki Kırlangıç dağıtır. (1720 metre) İlçe merkezine 15 dakika uzaklıktaki Hırka dağının yüksekliği ise, 1670 metredir.

Yörede tipik karasal iklim hakimdir. Buna göre, yazlar sıcak ve kurak, kışlar sert, soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçe arazisinin büyük kısmında tarım yapılır. Bu yüzden ekonomisi tarıma dayalıdır. Ayrıca ağırlıklı olarak Karaburna beldesinde: bağcılık ve şarap üretimi yapılır.

Nevşehir Hacıbektaş Meslek Yüksek Okulu

HACI BEKTAŞ MESLEK YÜKSEKOKULU

Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesine bağlıdır. 2003-2004 Eğitim yılında açılmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Onyx taşı

ONYX TAŞI

Hacı Bektaş ilçesine geldiğinizde, buradan hediyelik bir şeyler satın almak isterseniz, tek önerim “Onyx Taşı” ürünleridir. Çünkü bu taşın birçok yararları bulunduğuna inanılıyor. Dışarıdan bakıldığından mermerden ayırt edilemez. Ancak mermerden farklı bir taş türüdür.

Nevşehir Hacıbektaş Onyx Taşı Ürünleri

En büyük özelliği: yarı saydam olması, ışığı geçirmesidir ki, mermer ışığı geçirmez. Mermer: yeryüzüne yakın katmanlarda bulunurken, Onyx taşı: daha derin katmanlarda bulunur ve renklerine göre ayrı değer kazanır. Cam parlaklığındadır.

Gerçekte gri ve siyah karışımı renklidir. Diğer renkler boyanarak elde edilir. Biraz da tarihi geçmişe gidelim. Onyx taşı: antik Yunan ve Roma’da oldukça popülerdi. İsmini Roma mitolojisindeki bir Güzellik Tanrıçasından alır.

HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ

1925 yılında Türkiye’de tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla, Hacı Bektaş Veli Dergahı da kapatılmıştır. Dergah, 1964 yılında müze olarak açılmıştır. 16 Ağustos 1964 tarihinden sonra, her yıl geleneksel olarak 16-17-18 Ağustos günlerinde, uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri düzenlenmektedir.

Nevşehir Hacıbektaş

GEZİLECEK YERLER

Hacıbektaş ilçesinde, oldukça fazla gezilecek yer, ben bütün gezilebilecek yerlerle ilgili aşağıda ayrıntılı bilgiyi veriyorum. Siz, burada kalış sürenize göre, bunlardan seçecek olduklarınıza gidecek şekilde bir gezi planı yapabilirsiniz.

Nevşehir Hacıbektaş Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi

HACI BEKTAŞ-I VELİ TÜRBESİ

Türbe ile ilgili ayrıntılı gezi yazımı, yine bu sitede bulabilirsiniz.

Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi hakkındaki tanıtım yazım için Nevşehir Hacıbektaş Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi

Nevşehir Hacıbektaş Suluca Karahöyük

SULUCA KARAHÖYÜK

İlçe merkezinin kuzeyinde bir tepedir.

Hacı Bektaş Veli’nin “Suluca Karahöyük” denen bu yere, güvercin olarak indiği ve ilk müritleriyle burada toplantı yaptığı rivayet edilir.

Suluca Karahöyük:

220 x 250 metre ölçülerinde ve 20 metre yüksekliktedir. Höyükte 1967 yılından sonra yapılan kazılarda, 11 metre kota inilmiş ve 6’dan fazla kültür katı ve evreleri tespit edilmiştir. Hitit, Frig, Helenistik ve Roma dönemlerine ait katmanlar bulunmuştur. Bu katmanlarda her döneme ait seramikler ele geçirilmiştir.

Nevşehir Hacıbektaş Suluca Kara Höyük

Burada yapılan araştırmalarda, özellikle keşfedilmiş “kuş biçimli kap” ilgi çekmektedir. Çünkü: tip ve mal özellikleri bakımından Erken Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Kuş biçimli kap: biçimsel ve oransal açıdan gerçekçi üslupla yapılmıştır.

Ancak boyut itibarıyla oldukça küçüktür. Bütün bu özellikleri ele alındığında kabın işlevi konusunda çeşitli yorumlar yapılabilir. En büyük özelliği, kuş biçimli ritonun alt kısmında eseri yapan kişinin parmak izleri görülmektedir. Eser bugün diğer kalıntı eserlerle birlikte Hacıbektaş Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Nevşehir Hacıbektaş Hırka Dağı

HIRKA DAĞI

İlçe merkezine yaklaşık 15 km uzaklıktadır.

Burada: Hacı Bektaş Veli’nin hırkasını yaktığı söylenir. Volkanik bir dağdır. Yüksekliği 1670 metredir. Dağın etekleri, meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Hırka dağı ile ilgili bir rivayet var, benim ilgimi çekti, Şöyle “Bir gün halifeler ve dervişler Hırka dağına gelirler.

Rada bulunan ardıç ağacının dibine otururlar, odun toplanıp ateş yakılır. Alevler iyice yükselince, Hacı Bektaş Veli, ateşin çevresinde 40 defa döner ve sonra sırtındaki hırkayı çıkarıp ateşin üstüne bırakır, hırkanın külünü alıp havaya savurur ve çevresindekilere “İşte bu kül zerrelerinin her birinin düştüğü yerde bir ağaç bitsin ve bu kıyamete kadar devam etsin” der.

BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ

Müzenin batısında ve yaklaşık 200 metre uzaklıktadır.

Bektaş Efendi’nin hayatı hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Türbe üzerindeki yazıta göre: Türbenin 1603 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbe mimari olarak Balım Sultan Türbesiyle benzerlik gösterir.

Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

HACIBEKTAŞ ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Müze 1988 yılında ziyarete açılmıştır.

Müzede: Karahöyük kazılarında bulunan eserler sergileniyor. Giriş bölümünde ise: Hacıbektaş ve yöresini anlatan belgesel film sunumu yapılmaktadır.

Müze: birbirine geçmeli 3 odadan oluşur. Kronolojik sırayla sergilenen eserler, Suluca Karahöyük’e ait tanıtım panosuyla tanıtılır. Son bölümde: Osmanlı dönemine ait kullanılan eşyalar sergileniyor.

Müzeyi elbette bütün bölümleriyle birlikte gezebilirsiniz. Ama eğer zamanınız kısıtlı ise, ben özellikle birkaç eseri görmenizi önereceğim.

Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Müzenin birinci bölümünde, Karahöyük’te bulunan kuş biçimli kabı görünüz. Oldukça nadir bir buluntudur.

Müzenin ikinci bölümünde: bağ ve şarapçılık tanrısı Dionysos’un çocuğu Priapos heykelcikleri sergileniyor. Priapos’un: bolluk ve bereket getiren, insanları kötülüklerden koruyan bir tanrı olduğuna inanılıyordu.

Müzenin üçüncü bölümünde; Hacıbektaş taşı olarak bilinen Onyx’den yapılmış hediyelik eşyaların örnekleri sergileniyor.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Sultan Türbesi

BALIM SULTAN TÜRBESİ

Hacı Bektaş Veli Dergahı avlusundadır.

Türbe önünde: Hacı Bektaş-ı Veli ile çağdaş olduğuna inanılan “kara dut” ağacı bulunur. Bektaşi inancında: Balım Sultan, ikinci bir pir olarak kabul edilir ve inanılır. Türbe: Yavuz Sultan Selim’in kumandanlarından Şehsuvaroğlu Ali Bey tarafından 1519 yılında yaptırılmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Sultan Türbesi

Türbenin içinde: kanatlarında ejder ve buket taşıyan güvercin heykelleri bulunan, büyük bir şamdan vardır. Türbenin kuzeyinde bir niş içerisinde: Balım Sultan’ın kardeşi Şah Kalender’in mezarı bulunur.

Türbenin ön kısmında: bir erkek ve bir kadına ait demir parmaklıklarla çevrili iki mezar vardır. Bu mezarlardan erkek mezarın kitabesinde 1790 tarihi yazılıdır. Kadın mezarın kitabesinde ise 1850 tarihi yazılıdır.

Nevşehir Hacıbektaş Atatürk’ün Konakladığı Atatürk Evi

ATATÜRK’ÜN KONAKLADIĞI ATATÜRK EVİ

Büyük Önder Atatürk: Sivas Kongresi öncesinde Temsil Heyeti ile birlikte 22 Aralık 1919 günü Hacıbektaş’a uğramıştır.  Atatürk, o günün gecesini Çelebi Cemalettin’in evinde geçirdi. Bu ziyaret: her yıl Hacıbektaş’da 22 Aralık tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. 22 Aralık tarihinde Atatürk’ün ağırlandığı Ulusoy ailesine ait ev “Atatürk Evi” olarak düzenlenmiştir.

Nevşehir Hacıbektaş Atatürk’ün Konakladığı Atatürk Evi

Yine, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde, Atatürk’ün Dergahta dinlendiği yer olarak bilinen mekanda,  Filinta Önal tarafından yapılan bir “Atatürk Rölyefi” bulunmaktadır.

Nevşehir Hacıbektaş Beştaşlar

BEŞTAŞLAR

İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Çivril köyü yakınlarındadır.

Burada: 5 tane büyükçe taş vardır. Hacı Bektaş Veli, hayatta iken bu taşların konuştuğuna ve şahitlik yaptığına dair rivayet bulunur.

Nevşehir Hacıbektaş Dedebağı

DEDEBAĞI

İlçe merkezine 2 km uzaklıktadır.

Burası, Dergahın açık olduğu dönemlerde önemli bir ocak olarak kabul edilir. Bugün ise mesire alanı olarak kullanılıyor. Yine burada küçük ve bakımsız bir yatır içinde iki tane mezar bulunmaktadır. Yatırın girişinde 1310 tarihi yazılıdır.

Dedebağ alanının ortasından geçen derenin kenarında bir çeşme vardır. Çeşmeye “Şeker Pınarı” denir ve taştan yapılmış çeşmenin ön yüzündeki yazıtta 1919 tarihi yazılıdır.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Evi-Kadıncık Ana Türbesi

BALIM EVİ-KADINCIK ANA TÜRBESİ

Karahöyük güneyinde, dere kenarındaki Akpınar çeşmesinin arkasındadır.

Kadıncık Ana: Bektaşi anlayışında kadının rolü ve konumunu gösteren simgesel bir öneme sahiptir. Bu ev: Hacıbektaş yöresinin en eski evlerinden birisidir. Geçmişte bir ara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Ev 3 odalıdır.

Tüm odaların küçük aydınlatma pencereleri vardır. Birinci oda: üç küçük penceresi bulunur. Bu odanın sol tarafında bulunan eğri duvar: yıkılmak üzere iken Hacı Bektaş Veli tarafından yıkılmasına engel olunduğu rivayet edilir. Üçüncü oda: tavanı kemerlidir. Bugün ise kendi kaderine terk edilmiş durumdadır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane

ÇİLEHANE

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Delikli Taş

Delikli Taş

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta, meyilli bir tepededir.

Burası: giriş ve çıkışı bulunan küçük bir mağaradır. Mağara girişi: bir insanın yürüyerek rahatça girebileceği genişliktedir. Ancak, mağara çıkışı ilginçtir.

Şöyle ki, mağara içirişinde yüksekçe bir yerde ve bir insanın içinden zorlukla geçebileceği, dışarıya açılan bir deliktir. Hacı Bektaş Veli’nin bu mağarada zaman zaman halvete kaldığı söyleniyor.

Yaygın bir inanışa göre: mağaraya girdikten sonra kilo olarak zayıf dahi olsa, eğer günahı varsa, çıkış deliğinden geçemiyormuş. Çünkü delik onu sıkarmış, bir adak adayınca serbest bırakırmış. Günahı olmayanlar ise, çıkış deliğinden rahatça geçerlermiş.

Tabii siz burayı ziyaret ettiğinizde, mağara önünde oldukça fazla bir kalabalık göreceksiniz ve mağaranın çıkış deliğinden geçmeye, çıkmaya çabalayan insanlar göreceksiniz, ama bence beklemeye değer, deneyin.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Ozanlar Yolu

Ozanlar Yolu

Çilehanenin girişi tel örgü ile kapatılarak koruma altına alınmıştır. Burada: Ozanlar Yolu denen bir bölüm bulunur. Bu bölümde: Yedi Ozan heykeli bulunuyor. Yolun devamında ise, yine ozanlara ait heykeller vardır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Ozanlar Yolu

Ozanlar yolunun sonunda 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas-Madımak Otelinde yakılarak katledilenlerin anısına dikilmiş “Ozanlar Anıtı” bulunmaktadır. Ozan Aşık Mahzuni Şerif’in mezarı da buradadır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Minder Kaya

Minder Kaya

Çilehanenin bulunduğu meyille tepededir. Bu kayaya, Hacı Bektaş Veli’nin oturduğuna inanılır.

Kulunç Kaya

Çilehanenin bulunduğu meyilli tepededir. Hafif meyilli bir kayadır. Sırt ağrısına iyi geldiği söylenir. Kayanın üstüne sırt üstü yatarak aşağı doğru kayılır. Bu yüzden, yani ziyaretçilerin kaymasından dolayı, zaten kayanın üstü iyice kayganlaşmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Anfi Tiyatro

Anfi Tiyatro

Burada: Hacıbektaş Belediyesi tarafından yaptırılan İnsanlık Anıtı ve Müzesi bulunuyor.

Nevşehir Hacıbektaş İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı

İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı

Ozanlar yolunun doğusundadır.

Burada öldükten sonra Hacıbektaş’a defnedilmeyi vasiyet edenlerin mezarları bulunmaktadır.

Nevşehir Ürgüp Ortahisar

 

Nevşehir Ürgüp Ortahisar

Nevşehir-Ürgüp kara yolu üzerinde, Ürgüp’e yaklaşık 1 km. uzaklıktadır.

GENEL

Yerleşim merkezinin yola yakın bölümünde, günümüzde kötü bir yapılanma var. Kasabanın kaya oluşumu çevresinde kalan bölümü, belki de Kapadokya’nın en az zarar gören, sivil mimarlık örneklerini barındırıyor.

Hisarın hemen yanındaki bir sokaktan başlayarak, aşağı doğru yürüyün. Balkan deresine girin. Burada, yaklaşık 1500 metre ileride, sağda, bir sırtta Sarıca Kilise ve 1000 metre ötede üçgen bir kaya oluşumunun yanında, bir tünel ve Balkan deresi Kiliseleri var.

Nevşehir Ürgüp Ortahisar

Yüksek ve stratejik konumu ile, geçmişte korunaklı bir yerleşim sağlaması nedeniyle, burası büyük önem taşıyor. Buradan, tüm Göreme ve Avanos görülebiliyor.

Bölge: zengin bir manastır yaşamının örneklerini barındırır. Harım kilisesi, sarıca kilise ve cambazlı kilise, bu beldede görülecek yerlerden bazılarıdır.

Çukurova’nın ürünü olan limon; bu bölgede, volkanik kayalar içine oyularak yapılmış olan tabii soğuk hava depolarında muhafaza ediliyor ve buradan tüm Türkiye’ye dağıtılıyormuş. Bölgede, turizme ilk açılmış olan kasabanın halkı, konukseverliği ile ünlü.

Nevşehir Ürgüp Ortahisar

KALE

Merkezde ve 50 metre yükseklikte. Ana yoldan da görülebiliyor. Eski bir barınma merkezi. Üzerine çıkılabiliyor. İlginç bir seyir ve resim çekme noktası.