Bilecik Söğüt

Bilecik Söğüt

Her ne kadar ana kara yolu üzerinde bulunmasa da, yakın, çok yakın. Burası; Osmanlının kurulduğu topraklar, burada, 400 çadırdan oluşan bir aşiret, dünyaya egemen oluyor. Buraya giderseniz, büyük bir kaya parçası var. Bu kayanın çevresinde ise, bir zincir göreceksiniz.

Bu zincir, kayanın yerinden koparak aşağıya düşmemesi için  takılmış, çok ilgimi çekmişti. Bir de, Ertuğrul Gazi’nin türbesinin duvarındaki mermi izleri, Yunanlıların vahşice türbe kurşunlamalarının, ölüye bile saldırmalarının hatırasını mutlaka görün ki, kurtuluş savaşının ne tür vahşi bir düşmana karşı kazanıldığını daha iyi anlayalım.

ULAŞIM

Söğüt, yukarıda söylediğim gibi, ana kara yolu üzerinde değil, ama merkezi yerlere çok yakın. Söğüt-Bilecik arası uzaklık: 28 km. Söğüt-Bozüyük arası uzaklık: 22 km. Söğüt-İnhisar arası uzaklık: 28 km. Söğüt-Eskişehir arası uzaklık: 91 km. Söğüt-Bursa arası uzaklık: 131 km.

Bilecik Söğüt

TARİHİ

Söğüt yöresinin, tarih sahnesinde bilinen ilk ismi: İtea. Bizans  döneminde: Thebasion ve Sebasiyon.

MS.796 yılında, bölge, Müslümanların eline geçer ve bu dönemde kullanılan ismi: Beldet Safsaf.

Safsaf: kelime anlamı olarak: Söğüt anlamındadır.

Tarihi süreç incelendiğinde, Osmanlı devletinin kuruluşu, bölgenin tarihinde öne çıkmaktadır. Özellikle: İstanbul’un fethedilmesinden sonra, İstanbul-Mekke yolu, Söğüt üzerinden geçmiştir. Bu nedenle, bu yola, “Hacılar Yolu” denilmiştir. Bu yol, günümüz yerleşiminde: Küsnük ve Mezarlık bölgelerinden geçmektedir.

Biraz önce de sözünü ettiğim gibi; 13.yüzyıl sonlarında; doğudan gelen Oğuz Türklerinin Kayı boyu; bu küçük kasaba sınırları içine, toplam 400 çadırlık bir aşiret olarak yerleşmiştir. Bu dönemde, Kayılar, Selçuklu Türklerinin yanında, savaşlara katıldıklarından, Selçuklu hükümdarları, Kayılara, Anadolu’da yerleşecekleri yurtluklar vermiştir.

Özellikle: Selçuklu ordusunun, bugünkü Bozüyük-Pazaryeri arasındaki “Ermeni Derbent” bölgesinde Bizans ordusu ile karşılaştığında, aşiret lideri Ertuğrul Bey ve akıncılarının üstün başarıları, Selçukluları çok hoşnut etmiştir.

Evet, tarihi mevzuları uzatarak, sizleri bıktırmamak için, kısa kesiyorum. Şöyle ki, Söğüt, Bursa’nın fethine kadar, Kayı Aşiretinin merkezi olmuştur. Yani, kısa da olsa, Osmanlı devletinin ilk başkenti gibi. Bursa’nın fethinden sonra, başkent, Bursa olmuştur.

Bilecik Söğüt

GENEL

Söğüt: Kayı boyunun Orta Asya’dan, 400 kadar çadırla gelip yerleştiği ve Osmanlı devletinin kuruluşunun ortaya çıktığı bir yer olarak öne çıkmaktadır.

Coğrafi konum olarak: Marmara bölgesinin doğusundadır denebilir. Güneyden kuzeye eğimli bir arazi üzerinde kurulmuştur. İklim  durumu değerlendirildiğinde, bölgede geçiş ikliminin egemen olduğu, kar yağışının az olduğu görülür. Deniz seviyesinden yükseklik: 695 metredir.

SÖĞÜT ŞENLİKLERİ

Kayı boyu aşireti mensupları: 700 yıldan fazla zamandır, geleneksel olarak, her yıl Eylül ayının ikinci Pazar günü, burada: Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenliklerini kutlamaktadırlar. Bu şenliklerin diğer bir ismi: Yörük bayramıdır. Türkiye’nin dört bir yanından gelen “Kayı boyu Yörükleri” ile yöre halkı: bu şenliklerde bir araya gelirler ve geleneksel, mahalli kıyafetlerini giyerek, gösteriler ve ikramlarda bulunurlar. Yapılan aktiviteler ile, Osmanlı devletinin kuruluş yılları yaşatılır.

Şenliklerde: folklor ekiplerinin gösterileri, paraşüt gösterileri, cirit oyunları, Yörüklerin kına gecesi gibi adetten olan uygulamaları canlandırılır. Törenler, üç gün sürer ve  törenlere katılan konuklara, bu sırada, şifalı pilav ikram edilir.

NE YENİR

Söğüt ilçe merkezinde, bolca lokanta var, ama yöreye has bir lezzet olarak herhangi bir şey göremedim.

GEZİLECEK YERLER

ERTUĞRUL GAZİ MÜZESİ

İlçe merkezinde: Kayhan Mahallesindedir. Eski bir Türk evi restore edilerek, 2001 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Çadır şeklini andıran bir mimari yapıya sahip olan müze yapısı, sadece bir salondan ibarettir. Yani, Osmanlının kurulduğu bu topraklarda, o dönemlere ait pek çok şey beklerken, sadece Yörük kültürünü yansıtan objeler görünce şaşıracaksınız.

Müzedeki eserler: 1 vitrinde sikkeler, 1 vitrinde tartı aletleri, 1 vitrinde, İznik Müzesinden devredilen Osmanlı çini örnekleri, 1 vitrinde, arkeolojik eserler için ayrılmış. Diğer vitrinlerde ise, Etnoğrafik eserler, karışık olarak sergileniyor. Bunlar arasında: sancak, eski giyim-kuşam, halı ve kilimler, silahlar, ölçü aletleri, peşkir ve para keseleri var. Sergilenen bu eserler: müze açılmadan önce, 1970’li yıllarda kurulan bir komite tarafından, Bilecik-Söğüt ve civardaki köylerden toplanmıştır ve bir süre Eskişehir müzesinde saklandıktan sonra, burada müze açılınca, buraya taşınmış ve sergilenmeye başlanmıştır.

Müzede özellikle görmenizi önereceğim obje: Bahçecik köyünde yaşayan, Karakeçili Yörüklerinin Beyi, Hacı Bey’e; 1891 yılında, Sultan II. Abdülhamit tarafından verilen “Ertuğrul Sancağı”.

HAMİDİYE CAMİSİ

Cami, ilçe merkezinde, 1903-1905 yılları arasında: II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Duvarlarında: kırmızı kesme taş kullanılmıştır. Caminin 2 minaresi bulunmakta olup, yöre insanı tarafından “Çifte Minareli Cami” olarak da isimlendirilmektedir. Yapının üstü, kurşun kaplı, tek kubbeyle örtülmüştür. Caminin de içinde bulunduğu külliye; uzun yıllar eğitime destek vermiştir. Buraya, 1919 yılında, Sultan Reşat tarafından, Yetimler Yurdu ilave edilmiştir.

Bilecik Söğüt Çelebi Mehmet Camisi

ÇELEBİ MEHMET CAMİSİ

İlçe merkezindedir.

1414-1420 yılları arasında, Sultan I. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı mimari yapılarından, kubbeli yapıların ilk örneklerinden biri olması nedeniyle önem kazanmaktadır. Caminin 12 kubbesi bulunmakta olup, II. Abdülhamit döneminde önemli onarım görmüştür. İlçenin merkezinde bulunan cami “Çarşı camisi” olarak da bilinir. Günümüzde, avlusunda bulunan büyük çınar ağaçları ile, geçmiş ile günümüz arasında bağlantı kuruyor.

Bilecik Söğüt Kaymakam Çeşmesi

KAYMAKAM ÇEŞMESİ

İlçe merkezindedir. 1919 yılında ilçe kaymakamı Sait Bey tarafından yaptırılmıştır. Çeşme: Osmanlı mimarlık sanatının son dönem örneklerindendir. Çeşme: dört cephelidir ve üstü Kütahya çinileri ve mermerle kaplanmıştır. Üç kenarda: dilimli vazo biçiminde yalakları var.

Bilecik Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesi

ERTUĞRUL GAZİ TÜRBESİ

Türbenin ilk kez, hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor.

Ancak, Ertuğrul Gazinin buradaki mezarının, ilk dönemde açık mezar olarak ve Osman Gazi tarafından yaptırıldığı bilgileri var. Açık mezarın, daha sonraki dönemlerde, Çelebi Mehmet tarafından, türbe haline getirildiği düşünülüyor. Türbe yapısı: çevresi geniş duvarlarla çevrili ve ağaçlandırılmış bir bahçe içinde bulunuyor. Son olarak, 1886-1887 tarihleri arasında, II. Abdülhamit döneminde restorasyon yapılmış.

Türbenin arka kapısının sağ ve solundaki çeşmeler: 1986-1987 yılları arasında yapılmıştır. Türbenin bahçesinde ve hemen yanında, Ertuğrul Gazinin geçici mezarı bulunmaktadır.

Türbeyi gezdiğinizde: duvarlarda yer yer kurşun izleri göreceksiniz. Bunlar: işgal yıllarında, Yunanlılar tarafından bırakılan hatıralardır. Düşünün; türbeleri bile kurşunlamışlar.

HAMİDİYE CAMİ (ÇİFTE MİNARELİ CAMİ)

İlçe merkezinde, İstiklal caddesindedir. Sultan II. Abdülhamit tarafından, 1790 yılında yaptırılmıştır. Cami: kare planlıdır. İbadet mekanı: büyük ve tek bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin, kesme taştan iki tane minaresi bulunmakta olup bu yüzden çifte minareli cami olarak anılmaktadır.

Bilecik Söğüt Türk Büyükleri Platformu

TÜRK BÜYÜKLERİ PLATFORMU

İlçe merkezinde, Ertuğrul Gazi türbesinin hemen yanındadır.

Türk büyüklerinin büstlerinin ve bayraklarının bulunduğu bir platformdur. Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri törenleri, burada yapılıyor. Bu törenlere: Dünyanın ve ülkemizin birçok yerinden gelen binlerce Yörük katılıyor.

Bilecik Söğüt Dursun Fakıh Türbesi

DURSUN FAKIH TÜRBESİ

İlçenin, Küre Beldesindedir. Söğüt-Bilecik karayolu yakınında, huni şeklinde bir tepe üzerindedir.

Dursun Fakıh: Şeyh Edebali’nin damadı ve aynı zamanda Osman Gazi’nin bacanağıdır. Tefsir, hadis ve fıkıh eğitimi almış ve yaşadığı dönemde: ilim adamı ve hukukçu olarak, Osmanlı devletinin kurulmasında hizmet etmiştir. Osman Bey ile birlikte, birçok çatışmaya katılmıştır. Katıldığı bu seferlerde, askerlerin imam hatipliğini ve vaizliğini yapmıştır.

Bilecik Söğüt Dar’ul Eytam (Yetimler Yurdu)

DAR’UL EYTAM (YETİMLER YURDU)

İlçe merkezinde, Sultan Reşat zamanında yaptırılmıştır. Taş duvarlı ve iki katlı yapının giriş kapısı üzerinde bulunan, muhteşem güzellikteki 12 parça çiniden, 11 parçası düşerek kırılmış ve kalan 11 parçası ise, Söğüt Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.

HAMİDİYE İDADİSİ

İlçe merkezindedir.

Giriş kapısının üstündeki Osmanlı arması: söylenenlere göre, İstanbul’dan 19 mandanın çektiği bir araba ile taşınarak buraya getirilmiş. Bu armayı görmelisiniz.

Bilecik tanıtım yazısı.

İnhisar tanıtım yazısı.

Boyöyük tanıtım yazısı.

Bilecik Osmaneli

 

Bilecik Osmaneli: Tarihi geçmişinde, Yunan işgalinde tamamen yakılıp yok edilen bu şirin ilçemiz, daha sonra yeniden inşa edilmiş ve özellikle, merkezdeki kilise, tarih meraklılarının ilgisini çekebilecek özellikte. Ayrıca: İstanbul ve yöresinden çıkıp, güneye giden binlerce insan buradan geçmesine rağmen, asla merkeze uğramıyorlar, bence Sakarya ırmağı kıyısındaki çay bahçelerinde bir yorgunluk çayı içmeniz, yola devamınız açısından muhteşem bir mola yaratacak ve size güç verecektir, buraya biraz zaman ayırmalısınız.

Bilecik Osmaneli

ULAŞIM

İstanbul-Eskişehir kara yolu ve İstanbul-Eskişehir-Ankara demir yolu, ilçe merkezinden geçer. Bunun sonucunda, özellikle yaz aylarında, güneye giden binlerce insan, buradan geçer ama asla, ilçede kısa bir süre dahi olsa konaklamayı düşünmezler. Halbuki, Sakarya kıyısında bir çay molası verebilirsiniz.

Osmaneli-Bilecik arası uzaklık: 34 km. Osmaneli-Eskişehir arası uzaklık: 106 km. Osmaneli-Adapazarı arası uzaklık: 72 km. Osmaneli-Kocaeli arası uzaklık: 110 km. Osmaneli-İstanbul arası uzaklık: 202 km. Osmaneli-Bursa arası uzaklık: 104 km.

TARİHİ

Eski ismi: Lefke. Bunun kelime anlamı: kavaklık-yeşillik. Adının Luwi dilinden geliyor olması, yörede, MÖ.2000’li yıllardan bu yana yerleşim bulunduğunu göstermektedir.

1308 yılında Osman Gazi tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. Takip eden dönemde, İstanbul-Bağdat-Mekke yolunun buradan geçiyor olması, yörenin tarih boyunca önemini ortaya koymuştur. Zaten o yıllarda, İznik şehrinin ana kapılarından birinin “Lefke kapı” olması da, ayrı bir özelliktir.

Yöreye, İstanbul’dan bir yeniçeri ağası, Serdar olarak atanmış ve şehir, uzun yıllar bu aile tarafından yönetilmiştir. Halk, uzun süre Cebecioğlu ailesinin oturduğu büyük konaktan idare edilmiştir. 1874 yılında, yörede büyük bir yangın felaketi yaşanır. Sığırlık mahallesi olarak bilinen bölgedeki evlerin hepsi yanarak yok olur ve halk, uzun süre çadırlarda yaşamak zorunda kalır.

Lefke adı, 1913 yılında, Osmangazi’ye atfen “Osmaneli” olarak değiştirilmiştir.

 

GENEL

Bilecik Osmaneli

Osmaneli, güney Marmara bölgesindedir. Sakarya nehri, ilçe merkezinden geçerek, yerleşim yerini ikiye ayırır. İklim özellikleri olarak Akdeniz iklimi egemendir. Buna göre: yazları sıcak ve kışları ılıktır. Yörenin denizden yüksekliği: 80-926 metre arasında değişmektedir. İlçe merkezinin yüksekliği: 103 metredir.

Bilecik Osmaneli

İlçe merkezinde: Cami Kebir ve Cedit mahallelerindeki binalar, bitişik düzende yapılmış, genellikle doğrudan sokağa bakan cepheleri ve bahçeleriyle öne çıkıyor. Bu evlerin giriş katları: ipek böceği yetiştiriciliğine ayrılmış. Ahşap merdivenlerden çıkılan ikinci katta, kullanım odaları var. Çatı: kiremit kaplı.

Cumhuriyetten önce, ilçede 3 ipek fabrikası bulunmasına rağmen, Cumhuriyetten sonra sadece bir fabrika üretime devam etmiş, bu fabrika da, on yıl kadar önce yıkılmış, günümüze bacası ve kozalığı kalmıştır. Çünkü, ipek böceği yetiştiriciliği, son yıllarda oldukça azalmıştır. Çünkü, çevrede tarımsal ilaç kullanımı, problemler yaratmaktadır. Ayrıca, gelir miktarı da azalmıştır. Yine de günümüzde, burada çok miktarda dut ağacı görebilirsiniz.

Yörenin ekonomisine gelince: genelde tarımsal ağırlıklı bir çalışma hayatı var. Özellikle: son yıllarda: Ağustos ayı başlarında yapılan “Alaca karpuz Festivali” buranın kültürel hayatında büyük önem arz ediyor. Bu şenliklerde: folklor gösterileri, stat konserleri, havai fişek gösterileri, sanat sokağı sergileri, klasik müzik konseri gibi etkinlikler düzenleniyor.

NE YENİR

Burada: mevsimine göre, karpuz ve ayva tatlısı (lokum) yemeden sakın ayrılmayın. Çünkü, burası, tam bir “ayva” cenneti, muhteşem lezzetli ayva üretiliyor.

NE SATIN ALINIR

Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, buradan “Ayva lokumu” satın almalısınız. Tamamen saf ve içinde hiçbir katkı maddesi yok.

GEZİLECEK YERLER

Bilecik Osmaneli Kilise

KİLİSE

İlçe merkezindedir. Orijinal adı: Hacios Georgios (Aya Yorgi) kilisedir.

İznik-Rum imparatorluğu döneminde yapılmıştır. Ortadaki küçük kubbesi ve çatı örtüsü yıkılmıştır. Yapının ön cephesinde, iki köşede, iki tane çan kulesi görülüyor. Yapının, 19.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılıyor. Çünkü: burada daha önce bulunan kilise yanmış. (Tarih bölümünde sözünü ettiğim, bütün ilçeyi etkileyen yangında)

Günümüzde görülen kilise: 1874 yılında, Macar bir mimar tarafından yapılmış. Zaten, uzaktan bakıldığında, Avrupa kiliselerini andırıyor. Yapının ana giriş kapısının kemerlerini, çapları 40 cm. civarında olan mermer sütunlar taşıyor. Ancak, yapıda kullanılan bazı taşlar, kalker olmaları nedeniyle, suya olan dayanıksızlıklarından erimişler.

Bilecik Osmaneli Kilise

Evet, bu görkemli yapı, 1924 yılındaki mübadele sonucu, Rumların bölgeyi terk etmeleri üzerine, maalesef yıkılmaya yüz tutmuş. Özellikle: bu tür bir dini yapının, uzunca bir süre hayvan ağılı olarak kullanılması hoş değil. Günümüzde: 2005 yılından itibaren, buranın bir “Kültür Merkezi” haline getirilmesi için Belediye ve Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından çalışmalar yapıldığını duydum.

RÜSTEM PAŞA CAMİSİ

İlçe merkezinde, Sakarya caddesi üzerindedir.

Cami: Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri ve damadı Rüstem Paşa tarafından; 1527 yılında yaptırılmıştır. Mimarı: Mehmet Paşa. Ulu cami ve Cami-i Kebir olarak da bilinmektedir. Cami: dikdörtgen planlı ve ahşap tavan ve çatılıdır. Kesme taş kullanılmıştır.

 

SELÇİK İÇMELERİ

İlçe merkezine 9 km. uzaklıktadır. İçmenin suyu: dört ayrı çeşmeden akmaktadır. Bu suyun içeriği: sodyum klörür, sodyum karbonat, sodyum sülfatça zengindir. Sıcaklığı ise: 15-20 derecedir. İçme suyunun faydalı geldiği bilinen hastalıklar: mide, karaciğer, safra kesesi, bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ile böbrek ve mesane taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.

TAŞ KÖPRÜ KALINTISI

Göksu ırmağı üzerindeki köprünün, Mimar Sinan tarafından yapıldığı söyleniyor. Ancak, günümüzde, köprü ortada yok. Köprü yıkılarak, Göksu nehrinin içine düşmüş ve bir taş yığını olarak görülebiliyor.

Bilecik Osmaneli Akkaya Şelalesi

AKKAYA ŞELALESİ

İlçe merkezine 12 km. uzaklıktadır. Burası, gayet güzel bir piknik yeri olarak öne çıkıyor.

Bilecik tanıtım yazısı.

Eskişehir tanıtım yazısı.

Adapazarı tanıtım yazısı.

 

Bilecik Gölpazarı

Bilecik Gölpazarı: Ana yolların dışında, şirin bir ilçe. Buraya yolum düştüğünde fazla kalmadım, aşağıda anlatacağım gibi, buranın en büyük özelliği: gerek askeri ve gerekse meslek yüksek okulunun öğrencilerinin getirdiği hareketlilik. Bir de, kiraz.

ULAŞIM

Gölpazarı, her ne kadar ana yol üzerinde kalmıyorsa da, İstanbul ve yöresini, güneye bağlayan ana yola çok yakın. Yani, İstanbul ve civarından, doğa ile baş başa olmak isteyenler için, kısa bir süreçte ulaşılabilecek bir yer. İstanbul-Gölpazarı arasındaki uzaklık: 203 km. Gölpazarı-Bilecik arasındaki uzaklık: 43 km. Gölpazarı-Yenipazar arası uzaklık: 27 km. Gölpazarı-Taraklı arası uzaklık: 29 km. Gölpazarı-Ankara arası uzaklık: 355 km.

TARİHİ

Bölgede, MÖ.3.yüzyılın başlarında, Btinya krallığı kurulur. MÖ 1’nci yüzyılda ise, Romalılar bölgede egemen olurlar ve daha sonra ise Bizans devleti.

1071 yılından sonra ise, Türkler bölgede görülmeye başlanır. 1243 Kösedağ Savaşından sonra ise, Anadolu’da birçok beylik kurulur ve bu bölgede, Osmancık diye anılan Osmanoğulları Beyliği kurulur. Osmanoğulları Beyliği, Anadolu’daki en küçük beylik olmasına rağmen, Osman Gazinin izlediği siyasetler sonucu, kısa sürede, bölgenin en güçlü unsuru haline gelir.

Bu dönemde: Osman Bey ve diğer akıncı liderler, Bizans üzerine sürekli akınlar düzenlemişlerdir. Bu akıncı teşkilatında yer alan ailelerden birisi de “Mihaloğulları” ailesidir. Bunlar, Harmankaya Tekfuru iken, Müslümanlığı kabul eden Abdullah ismini alan, Köse Mihal’in ailesidir. Bunlar: kuruluş yıllarında, Osmanoğulları’na büyük hizmetler etmişlerdir.

Aslında, elbette Köse Mihal ile, Osman Bey’in dostluklarının başlangıcı, çok önemli bir olaya dayanmaktadır. Çünkü, bu olay gerçekleştirilmiş olsaydı, Osmanoğulları daha kuruluş yıllarında yok olacaklardı. Bu olay şöyle gelişti:” Yarhisar Tekfuru, kızını evlendireceği zaman, bölgede yaşayan Osman Bey’i düğüne davet eder. Aslında, düğün olayı bir düzmece, amaç bölgede hızla büyüyen Osman Bey’i öldürerek ortadan kaldırmaktı.

Ancak, bu sırada Harmankaya bölgesinde hakimlik yapan Köse Mihal, olayı öğrenir ve Osman Bey’i bu durumdan haberdar eder. Çünkü: Osman Bey, kendisini Bizanslılarla yapılan bir savaşta esir etmiş, ancak öldürmeyerek, serbest bırakmıştır. Bu durumu bilen, Köse Mihal, biraz önce söylediğim gibi, suikast planından, Osman Bey’i haberdar eder ve bunun üzerine Osman Bey, düğüne gitmeyerek, kendisinin öldürülmesi üzerine kurulan plan bozulur”

Evet, 1299 yılında, Osman Bey, Beyliğinin bağımsızlığını ilan eder.

Köse Mihal, öldüğünde geriye üç oğlu kalır ve bunlar da, Osmanlı ile birlikte Rumeli akınlarına katılırlar.

Bilecik Gölpazarı

GENEL

Gölpazarı ilçesinde, Jandarma askerlerinin temel eğitimlerinin verildiği, Er Eğitim Tabur Komutanlığı var. Elbette, bu askeri birliğin bulunması, Gölpazarı ilçesinin sosyal durumunda çok etkili, çünkü, kısa aralıklarla buraya gelen acemi askerler ve yakınları, ilçeye bir hareketlilik ve ekonomik kalkınma sağlıyorlar.

İlçe merkezinde, 1994-1995 yıllarında hizmete açılan: Bilgisayarlı Muhasebe ve Vergi Uygulamaları ile Pazarlama olmak üzere, iki programlı olarak faaliyetini yürüten bir de Meslek Yüksek Okulu var. Okul, ilçe merkezinde, Milli Eğitim Bakanlığına ait 4 katlı bir binada hizmet vermektedir. Okulda, 501 öğrenci eğitim görmektedir.

Bilecik Gölpazarı

Gölpazarı’nda “Kiraz Festivali”  düzenleniyor. Bu festivalde, binlerce kiraz üreticisi buluşarak, çeşitli organizasyonlara katılıyorlar. Bu şenlikler: ilçe stadyumunda yapılan ve çeşitli sanatçıların katıldıkları konserler ile devam ediyor.

Sonuç olarak: ilçe halkının geçim kaynağı: asker ve kiraz denilebilir.

NE YENİR

Gölpazarı’nda: nohutlu mantı ve büzme tatlısı deneyebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

MİHAL BEY HANI (TAŞHAN)

İlçe merkezindedir. Burada, eskiden kervanlar konaklayıp, kervandakiler istirahat etmişlerdir. Kemerli giriş kapısının üzerindeki kitabede: yapının, 1318 yılında Mihal Bey tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Duvarlar, iri taşlarla örülmüştür. En üstte ise, tuğla malzemeyle tonoz örtü yapılmıştır. 1969 yılında, restorasyon çalışmalarında, kuzey doğu bölümü yeniden yapılmıştır. 2007 yılında ise, yenileme çalışmalarına devam edilmiştir.

MİHAİL GAZİ CAMİSİ

İlçe merkezindedir. Halk arasında “Çarşı camisi” diye de bilinmektedir. Köse Mihal Bey’in torunu Gazi Mihal Paşa tarafından, 1415-1418 yılları arasında yaptırılmıştır. 1811 yılında ise, Kaza müdürü Mehmet Bey tarafından yenilenerek, üzerine bir kat çıkılmıştır. 1975 yılında orijinal minaresi yıkılmış ve doğu tarafına yeni minare yapılmıştır. Halen ibadete açıktır.

DİĞER TARİHİ ESERLER

Gölpazarı bölgesinde, bunların dışında yine birçok tarihi eser var. Ama, bu eserler, sizlerin gidip te görmenizi gerektirecek şekilde, günümüze sağlam olarak gelmemiştir. Bunlar; bulundukları yerde belli-belirsiz bulunan tarihi eserler olarak önem kazanıyor, ama tarih meraklılarının buralarda görebilecekleri çok özel objeler yok ve bu yüzden, buralar hakkında ayrıntılı bilgi vermek istemedim.

Sadece kısa kısa anlatmak gerekirse: İlçe merkezinin 2 km. doğusunda, Gölpazarı-Taraklı kara lan bir oda. Yine, ilçeye bağlı Kasımlar köyü yakınlarında, içinde üç lahit bulunduğu öne sürülen bir kaya mezarı. Kasımlar ve Derecik Ören köylerindeki tarihi camiler. Bir zamanlar, minaresi bulunmayan camilerde kullanılan, Ezan taşları.

Bilecik tanıtım yazısı.

Yenipazar tanıtım yazısı.

Taraklı tanıtım yazısı.