Hamamözü, ülkemiz turizminde, iki önemli kaplıca tesisiyle gündeme gelmekte ve öne çıkmaktadır.
ULAŞIM
İlçe, Amasya il merkezine, 90 km. uzaklıktadır.
Çorum il merkezine ise, 43 km. uzaklıktadır. Hamamözü ilçesine olan ulaşım: Gümüşhacıköy üzerinden sağlanmaktadır. Hamamözü-Gümüşhacıköy arasındaki uzaklık: 23 km. dir.
Amasya Hamamözü
TARİHİ
Yörenin tarihi geçmişi incelendiğinde: Frigler, Kimmerler ve Romalıların etkin oldukları görüşmektedir.
Özellikle, Romalılar döneminde, bölgenin hareketlendiği öğrenilmiş olup, bu dönemden günümüze: kaplıca, mezar taşları ve cami duvarlarında bulunan yazılı taşlar kalmıştır.
Romalılar hakkında, bölgede birçok kalıntı bulunmakta olup, resmi arkeolojik kazılar yapıldığında, burada kurulu bir Roma yerleşiminin bulunabileceği düşünülmektedir.
İlçe sonraki dönemde, Gümüşhacıköy ilçesine bağlı bir köy olarak kurulmuş, 1887 yılında Kafkasya’dan göç eden Çerkezler tarafından yerleşilmiştir. 1972 yılında belde statüsü kazanmış, 1990 yılında ise ilçe olmuştur.
Amasya Hamamözü
GENEL
İlçede, karasal iklim egemendir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Rakımı 690 metredir.
Amasya Hamamözü
GEZİLECEK YERLER
KAHRAMANLAR İÇMELERİ
İlçe merkezine, 1 km. uzaklıktadır.
Kahramanlar içmesi adıyla anılan bu su kaynağı, özellikle yerel halk ve ziyaretçiler tarafından içme kürü amacıyla kullanılmaktadır.
İçmelerin yararlı geldiği önerilen rahatsızlıklar şunlardır: bağırsak parazitleri hastalıkları.
Hamamözü Arkutbey Kaplıcası
HAMAMÖZÜ (ARKUT BEY) KAPLICASI
Amasya il merkezine, 90 km. uzaklıktadır. Laçin yolu üzerindedir.
Kaplıcaların tarihi, uzun bir geçmişe dayanmaktadır.
Hamamözü Termal Otel
Kaplıcanın ismi: 1095 yılında, bölgede hakimiyeti ele geçiren Selçuklu döneminden Arkut Bey nedeniyle verilmiştir.
Bu dönemde, bölgede, yer yüzüne bir sızıntı halinde çıkan kaplıca suyu: takip eden dönemlerde, tabiat şartları nedeniyle, yer altında kalmıştır.
Hamamözü Arkutbey Kaplıcası
Ancak, zamanla yapılan araştırmalar sonucunda: 1303 yılında, üstü tamamen kapanan sıcak su sızıntıları, yeniden bulunmuş ve kaplıcalar, yeniden inşa edilmiştir.
Kaplıcanın mülkiyeti, Hamamözü Belediyesine aittir. Termal Tesisler yenilenerek 2000’li yıllarda hizmete girmiştir.
Suyun sıcaklığı yaklaşık 42.5 derece civarındadır.
Şifalı suların yararlı olduğu rahatsızlıklar şunlardır: romatizmal hastalıklar, tıravmatik rahatsızlıklar, kalp ve damar hastalıkları, psikosomatik rahatsızlıklar, dermatolojik hastalıklar, kırık-çıkık sonu hareket gücünün açılması, sinir sistemi rahatsızlıkları, çocuk felci, ruhsal bozukluklar, bel fıtığı ve siyatik, kadınlarda adet bozuklukları, cildin korunması, saçların kepeklenmesinin önlenmesi.
Bölgede: 63 odalı bir tesis bulunmaktadır. 2000 metre karelik, tamamen kapalı, güzel bir havuz bulunuyor.
Bunun dışında: kür havuzu, jakuzi, sauna, Türk hamamı gibi etkinlikler de var.
Amasya Hamamözü Gimpaş Termal Tesisleri
GİMPAŞ TERMAL TESİSLERİ
İlçe merkezinden ulaşımı mümkündür. Adı “Termal Tesis” olarak geçiyor yani sadece havuz ya da günübirlik kullanım değil, konaklamalı termal tesis olarak hizmet veriyor.
Tesislerde, 64 oda bulunmaktadır. Yatak kapasitesi yaklaşık 138 yataktır. Odalarda termal su kullanımı mevcuttur.
Ayrıca: Türk hamamları ve kür havuzları bulunuyor. Ayrıca, aile olarak kullanıma uygun, 17 adet özel havuz var.
Buranın termal suyu: 43 derece sıcaklıktadır.
Özellikle: romatizmal hastalıklar, çocuk felci, sinir sistemi hastalıkları, bel fıtığı, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ve cilt hastalıklarının tedavisinde şifalı olduğu söyleniyor.
Ayrıca konaklama, havuz, spor salonu gibi imkanlarla dinlenme, sağlık turizmi amacı taşıyanlar için uygundur.
Hamamözü Hamit Kaplan Müze Evi
HAMİT KAPLAN MÜZE EVİ:
Dünya çapında başarılı olan Hamit Kaplan, genç yaşta güreşe başlamış ve milli formayı birçok kez giymiştir. 1934 doğumludur. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonudur.
Evet; Hamit Kaplan’ın evi müzeye çevrilmiştir. Burada ünlü güreşçinin kazandığı madalyaları, giydiği forma ve kıyafetleri sergileniyor.
Hamamözü Hamit Kaplan evinin ilk hali
Müze ev, küçük odalardan oluşuyor ve yerel halkın yardımıyla restore edilmiştir. Kültür ve Spor tarihine ilgi duyanların ziyaret etmesini öneririm.
Eşek mi, keşkek mi? Ben Merzifon’da eşek görmedim, sadece sanayi de bir fabrika bahçesinde eşek anıtı vardı. Ama, burada, keşkek bol. Zaten, mutlaka bulun ve “keşkek” yiyin.
Peki, Merzifon denilince, “eşek” bu kadar ünlü de, nerede bu eşekler. Bir kısım diyor ki, “ İlçenin kurulduğu dağdan, ilçenin görünümü eşek gibiymiş”, diğer bir kısım ise şöyle diyor “Osmanlı Padişahlarından birine, bu bölgeden biri tarafından eşek armağan edilmiş”.
Bir başka kısım ise şöyle diyor “Osmanlı döneminde, yörede meşhur cirit oyunu, Amasya-Merzifon arasında oynanırmış ve eşek, Merzifon bölgesinin bir simgesi olarak kullanılırmış”. Artık hangisine inanırsınız bilmiyorum ama tek bir gerçek, Merzifon’da eşek yok.
Ancak; göremeyeceğiniz bu eşek ile ilgili olarak, bazı bilgiler mevcut. Merzifon eşeğinin semerinin, özellikle Çorum-İskilip bölgesinde yapıldığı bildiriliyor. Merzifon eşeklerinin, nispeten yüksek rakımda bulunmaları nedeniyle, sert sesle anırdıkları ve bu şekilde meşhur oldukları da bildiriliyor.
Amasya Merzifon
ULAŞIM
Merzifon: Samsun-Ankara karayolu üzerindedir. Merzifon-Samsun arası uzaklık: 109 km. Merzifon-Çorum arasındaki uzaklık; 61 km. Merzifon-Amasya arasındaki uzaklık: 45 km. Merzifon-Ankara arasındaki uzaklık: 311 km. Merzifon-İstanbul arasındaki uzaklık: 600 km.
Amasya Merzifon
TARİHİ
MÖ.700 yıllarında, bugünkü yerleşim yerinin 4 km. doğusunda, günümüzde “Marınca” diye bilinen köyün bulunduğu yerde, bu bölgede vali olarak görev yapan Barseviç tarafından, kendi adını taşıyan yeni bir yerleşim yeri yaptırılır. Bu yerleşim yerinin “Marseviç” olan ismi, zamanla değişerek, günümüze “Mersuvan” ve “Merzifon” olarak gelmiştir.
Tarihi süreç içinde, Karadeniz sahiline ve Orta Anadolu’ya giden yollar, Merzifon’da kesişmektedir. Bu yüzden, ünlü coğrafyacı yazar Strabon, yazılarında, bu bölgeyi “Bin köy” bölgesi olarak tanımlamıştır.
Zaten, yakın zamanlarda yapılan arkeolojik araştırmalarda, bölgede yüzlerce höyük ve yerleşim yeri bulunmuştur. Bu höyüklerde elde edilen bulgulara göre, Merzifon bölgesindeki ilk yerleşimin, MÖ.5500 yıllarında olduğu tahmin edilmektedir.
Takip eden dönemde, bölgedeki “Oymaağaç” köyü, önemli bir Hitit yerleşimi olarak öne çıkıyor. Bu dönemde: Merzifon şehrinin ilk yerleşimi olan, bir kale inşa edilmiştir. Daha sonra ise, Frigler, yine Hititler tarafından yapılan bu kaleyi onararak, bölgede yerleşmişlerdir.
MÖ.6. ve 4. yüzyıllarda ise,
Pers hakimiyeti görülüyor. MÖ.333 yılında ise, Pers hakimiyeti biter. Başkenti Amasya olan Pontos devleti döneminde ise, Merzifon önemli bir ticaret merkezi olarak öne çıkıyor. MÖ.47 yılında ise, Romalılar, bölgede egemenliği ele geçirirler.
Roma döneminde: günümüzdeki “Karşıyaka” köyünde “Zeus Stratios” adına bir tapınak inşa ettirilir. Bu tapınağa ait: sütun başlıkları ve sunak yazıtı, halen Amasya Müzesinde sergileniyor. Roma’nın devamında, Bizans döneminde de, bölge önemli bir kültür merkezi olmuştur. 8.yüzyıldan sonra ise, bölgede Arap akınları görülmeye başlanır.
11.yüzyılda: Danişmentliler, bölgede hakimiyeti ele geçirirler. Şehrin, İslam hakimiyetine girmesiyle, burada bulunan bir kısım Bizans eserleri de, cami ve medreseye dönüştürülür. 12-14.yüzyıllar arasında, bölgede, İlhanlılar hakim olurlar. 1353-1396 yılları arasında ise, Türkmen Beylerinden Taşanoğulları, hakimiyeti ele geçirirler. 1393 yılında ise, Yıldırım Beyazıt ile birlikte, bölgede, Osmanlı hakimiyeti başlar.
1919 yılında, Merzifon, İngilizler tarafından işgal edilir. Aynı yılın sonlarında, yaklaşık 6 aylık bir süre sonunda, işgalci birlikler, Merzifon’dan çekilirler.
Amasya Merzifon
Tarih denilince,
Merzifon Amerikan Kolejlinden söz etmeden olmaz. 1876 yılında kurulan okul; ilçe merkezinin kuzeyinde ve en yüksek noktasında, yaklaşık 30-40 dekarlık bir alan üzerinde bulunan irili-ufaklı bir kısım yapıdan oluşmuştur. Amerikan Misyoner Cemiyeti tarafından kurulan okulda: bir hastane, kız ve erkeklere ait okul, zengin kütüphane, müze, eczane, laboratuvar, marangoz atölyesi, sinema ve rasathane bulunuyormuş.
1904 yılında, Merzifon Amerikan Kolejlinde, gizli olarak Rumlar tarafından “Pontus Cemiyeti” kurulur. 1921 yılında yapılan baskında, Pontusçuluk Teşkilatına ait, birçok gizli ve zararlı belge ele geçirilir. Takip eden dönemde, İstiklal Savaşı sonrasında: burası, yalnız kız öğrencilere yönelik, ilkokul düzeyinde ve sınırlı kadro ile eğitim verilen bir yer olarak öne çıkmıştır.
Ancak, 1938 yılında, tüm binalar, Devlet tarafından satın alınarak, Milli Savunma Bakanlığı emrine tahsis edilmiştir. Bu yapılar: bir süre, 8. Kolordu Karargah merkezi ve bir süre de, Kara Astsubay Okulu olarak kullanılmıştır.
Amasya Merzifon
Amasya Merzifon
Amasya Merzifon
GENEL
Merzifon denilince, ülkemizdeki insanların genelinin bildiği üzere, burada “eşek” meşhur. Ama, bu sözüme bakıp ta, buraya yolunuz düşerse “eşek” aramayın, bulamazsınız. Ama: İlçeyi bir baştan bir başa geçen “Cumhuriyet Caddesi” mutlaka karşınıza çıkacaktır. Çünkü: şehrin tüm yerleşik halkı, burada bir aşağı-bir yukarı, zaman geçiriyorlar. Hatta, bu cadde, o kadar kalabalık ki, rahat yürümek bile mümkün olmaz.
Yörede: yazlar kurak ve kışlar yağışlı geçen bir iklim hakimdir. Kışları çok soğuktur.
İlçe topraklarının: % 51’i tarım arazisidir ve bunun tamamında tarla bitkileri ekilidir. Arazinin, % 23’lük bölümü ise, orman arazisidir. İlçe merkezinin ortalama rakımı: 700 metredir.
Halkın geçim kaynağı: tarım. Özellikle: soğan üretimi başta geliyor.
İlçe merkezinde: Polis Eğitim Merkezi bulunuyor. POMEM ismi ile hizmet verilen merkez; 2006 yılında kurulmuştur. Burada, Üniversite mezunları, polislik eğitimi almaktadırlar.
Amasya Merzifon Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA
Bu Osmanlı devlet adamı: Osmanlı Padişahı Avcı Mehmet zamanında, 1676-1683 yılları arasındaki, 7 yıllık sürede, Sadrazamlık yapmıştır. Bu dönemde, kendisinin tarih sayfalarına yazılmasına neden olan olay ise: II. Viyana kuşatmasıdır. Ancak, kuşatmanın hüsranla sonuçlanması üzerine, idam edilmiştir.
Ancak: 173.000 kişilik bir orduyu, İstanbul’dan alıp, Viyana şehri önlerine kadar götürmek ve şehri kuşatmak, aslında bir güçtür. Daha önce, I. Viyana kuşatmasını yapan, Kanuni Sultan Süleyman’da, başarılı olamamıştır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın en büyük suçu: şehri kuşatmış ve saldırıda gecikmiş olmasıdır. Çünkü: şehrin teslim olmasını ve böylece, şehrin hazinelerinin devlet eline geçmesini beklemiştir. Şehre saldırıp, ele geçirseydi, şehrin hazineleri, yeniçeriler tarafından yağma edilecekti.
Amasya Merzifon Gül Baba
GÜL BABA
Bu satırları okuyan siz okuyucularım arasında, Macaristan-Budapeşte şehrine gidenler varsa, burada, mutlaka “Gül Baba” isimli şahsın türbesini ve heykelini görmüşlerdir. Evet, Gül Baba isimli o şahıs Merzifonludur.
Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte, Avrupa fetihlerine katılan Gül Baba, bir elinde “gül” ve diğer elinde “tahta kılıcı” eksik olmamış, ancak, Budapeşte’nin fethinde ölmüş ve türbesi ile heykeli, günümüzde, şehirde bulunmaktadır.
MERZİFON HAVA ALANI
İlçe merkezine, 6 km. uzaklıktadır. Yıllık; 120.000 yolcu kapasitelidir.
Burası, 2008 yılında, sivil hava trafiğine açılmış, aslında askeri amaçlar için yapılmış bir havaalanıdır. Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 5.Ana Jet Üs Komutanlığı burada konuşludur. Dolayısıyla, Merzifon merkezinde, çok sayıda askeri personel de bulunmaktadır. Ayrıca: Askeri Hastane de bulunuyor.
NE YENİR. NE İÇİLİR
Merzifon’da, mutlaka “keşkek” yemelisiniz. Ayrıca: haşhaşlı çörek ve kuşburnu marmelatı da önerebilirim.
Amasya Merzifon
GEZİLECEK YERLER
Amasya Merzifon Paşa Hamamı
PAŞA HAMAMI
İlçe merkezindedir. Kitabesine göre, Sadrazam Kara Mustafa Paşa tarafından, 1678 yılında yaptırılmıştır. Güzel ve değişik bir mimari tarzı var. Osmanlı mimari özelliklerini taşıyor. Kubbeli soyunmalığı, uzun-dikdörtgen soğukluğu ve kubbe ile örtülü sıcaklığı bulunuyor. 1971 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarım görmüştür. Yapının duvarlarında: düzgün kesme ve kaba yontu taş ve tuğla malzeme kullanılmıştır.
Amasya Merzifon Bedesten
BEDESTEN
Bedesten yapısı: Merzifon’un Osmanlı dönemindeki en önemli yapılarından biridir. Günümüze gelirken, uzun süre, dokuma atölyesi olarak kullanılmıştır. Ancak, bu dönemde, bedesten, önemli tahribata uğramıştır. Yapının, orijinalliği bozulmuş. Daha sonra ise, yapı, uzun süre, Tekel deposu olarak kullanılmış.
2000 yılında ise, iç kısımda, onarım çalışmaları yapılmış ve zemin düzeltilerek, halı dokuma tezgahları yerleştirilmiştir. Ancak, takip eden süreçte, bina, özel bir tekstil firması tarafından üretim yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. 2006 yılında, yine bir restorasyon çalışması yapılır. Ancak, bu sefer, yapı, orijinaline uygun olarak restorasyona sokulur.
Evet, bedesten yapısı: 30 x 28 metre boyutlarında, dikdörtgen şekildedir. İçten dükkan bölüntüsü bulunmamaktadır ve dıştan dükkanlıdır.
Amasya Merzifon Taşhan
TAŞHAN
İlçe merkezinde; Kara Mustafa Paşa Camisi yanındadır.
17.yüzyılda inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı ve iki katlıdır. İç kısmı, kesme taşlardan yapılmıştır. Kubbeli odalar bulunmaktadır. Kitabesi bulunmadığından, kim tarafından ve hangi yıl yaptırıldığı belli değildir.
Han: dikdörtgen planlıdır. Güney cephesinde, yarım kemerli, büyük bir kapısı vardır. İki katlı olan yapının alt katında: dükkanlar sıralanır. Birinci katı oluşturan dükkanların üzerindeki duvarlar, üç sıra tuğla ve bir sıra kesme taş kullanılarak yapılmıştır. İç orta kısımda, avlu var. Kuzey cephesinde, revakların önüne yapılmış, iki çeşme bulunuyor.
Amasya Merzifon Abide Hatun Camisi
ABİDE HATUN CAMİSİ
Narince köyündedir. Sadrazam Merfizonlu Kara Mustafa Paşa’nın annesi, Abide Hatun tarafından, 1680 yılında yaptırılmıştır.
Ahşap üzerine, kalem işi tekniğiyle yapılmış uygulamalar muhteşem, görülmeye değer. Sade olmasına rağmen, eğimli bir tepe üzerinde bulunmasından dolayı, heybetli bir görünüme sahiptir. Ancak, yapı, geçirdiği depremler sonrasındaki onarımlarda, esas planını bozmayacak şekilde değişimlere uğramıştır. Cami, günümüzde halen kullanıma açıktır.
Amasya Merzifon Kara Mustafa Paşa Camisi
KARA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ
1666 yılında yapılmış olan cami, Gazi Manbup Mahallesindedir. Dış cephe, kesme taştan yapılmıştır. İbadet mekanının üstü, büyük ve tek bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin şadırvanının, 1900’lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. Şadırvandaki kalem süslemeleri, Zileli Emin tarafından yapılmış, süslemelerde eski İstanbul tanımlanmıştır.
Amasya Merzifon Çelebi Mehmet Medresesi ve Saat Kulesi
ÇELEBİ MEHMET MEDRESESİ VE SAAT KULESİ
1414 yılında, Yıldırım Beyazıt’ın oğlu, Çelebi Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Mimari yapı: Selçuklu tarzıdır. Giriş kapısı üzerindeki “Saat Kulesi” ise, Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından, 1865 yılında ilave edilmiştir. Aslında: burası bir minare.
Biraz önce söylediğim gibi, yapıldığı yıllarda: Sultan Abdülmecit tarafından, her ile, bir saat kulesi kazandırılması fermanı doğrultusunda, ilçenin merkezi yerine, bu minareye, köşeleri prizma şeklinde olduğu için, her bir yüzüne, birer saat yerleştirilmiştir. Kule yapısı: yakın zamana kadar öğrenci yurdu olarak kullanılıyor iken, günümüzde, burada bir kafeterya var ve bu kafeterya da, eski Merzifon resimleri yoğunlukta bulunuyor.
Uzunca bir süre, Tokat’ın bir ilçesi olmuş, 1939 yılındaki depremden sonra yeniden yapılandırılan ve yeniden yapılandırılırken, bütün cadde ve sokakların birbirini kestiği, ızgara sistemi kullanılan, yeşil, küçük ve şirin bir yöre.
Özellikle: Yeşilırmak buraya başka bir hava veriyor. Yörenin çocukları: Yeşilırmak’ta yüzüyorlar ve ayrıca, muhteşem bir balık avcısı olmuşlar.
Amasya Taşova
ULAŞIM
Ulaşımı kolay bir konumdadır. Amasya il merkezine uzaklığı: 55 km. dir. Ankara-Taşova arasındaki uzaklık: 343 km.
Taşova-Erbaa arası uzaklık: 22 km.
Amasya Taşova
TARİHİ
Yöreye, önce Hititler ve daha sonra ise, Frigler geldiler. Daha sonra, Med imparatorluğu, Persler, Makedonyalı İskender, Pontus krallığı, Roma İmparatorluğu ve 395 yılından sonra Bizanslılar. 712 yılında Emeviler ve daha sonra, 1071 yılını takip eden dönemde: Türkler.
Horasan’dan gelen Seyyid Nurettin Alparslan: günümüzdeki “Alparslan” Kasabasına gelerek yerleşir. Bu şahıs, yörenin Türkleşmesinde etkili olur. Seyyid Nurettin tarafından kurulan vakıf, 1901 yılına kadar bölgede etkin olur.
1075 yılında Danişmentliler, bölgede hakimiyeti ele geçirirler. 1174 yılında ise, Selçuklular görülür. Kösedağ savaşından sonra Moğol istilası, kıtlık, yoksulluk ve kargaşa dönemleri. Özellikle: Babai ayaklanması, yörede etkili olur. Tacettinoğulları Beyliği: 1425 yılına kadar, yörede hakimiyeti sürdürür.
1425 yılında, Osmanlı Sultanı Çelebi Mehmet, Tacettin Beyliğine son verir ve Taşova’yı, Osmanlı topraklarına dahil eder.
Kurtuluş Savaşında, Taşova, Rum çetelerinin saldırılarına uğrar. Ancak, yapılan silahlı çatışmalar sonucu, Rum çeteleri bölgeden temizlenir.
1944 yılında, Taşova, ilçe statüsünü kazanır. Bu tarihten önceki ismi: “Yemişenbükü” dür.
Tokat iline ulaşım güçlüğü nedeniyle, Amasya iline bağlanır.
Amasya Taşova
Amasya Taşova
GENEL
İlçenin ortasından, Yeşilırmak geçmektedir. Yeşilırmak’ın suyu, ilkbaharda artar, yazın azalır. Rejimi düzensizdir. Ancak, tarımda sulamada yoğun olarak yararlanılır. İlçe merkezinde, Yeşilırmak çevresinde: önceki yıllarda başlatılan yeşillendirme çalışmaları, burayı tam bir yeşillik diyarı haline getirmiştir. Kıyı boyları: söğüt ve çam ağaçlarıyla bezenmiştir.
İlçe toprakları: dağlık ve engebelidir. Denizden yükseklik: 230 metredir.
Bölgede: geçiş iklimi görülür. Genellikle ılıman olan hava şartları, yazları kurak ve sıcak, kışları ise ilçe merkezinde ılık ve yağışlı geçer. Ancak, yüksek kesimler, soğuk ve yağışlıdır.
İlçe, tabii orman sınırları içinde kurulmuştur. Yer yer korunmuş ormanlar yoğunluktadır.
İlçenin ekonomisi: tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Şekerpancarı, buğday, arpa, üzüm, tütün, elma yetiştirilir. Sanayi kuruluşu olarak ise, yaprak tütün işleme tesisi bulunmaktadır.
Amasya Taşova Yeşilırmak
YEŞİLIRMAK
Asıl adı: Tozanlı ırmağı olmasına rağmen, yöre insanı tarafından “Yeşilırmak” olarak isimlendirilir. Köse dağından doğan ırmak, Almus Barajına kadar gider. Amasya şehrinden geçen ırmak: Taşova’yı da geçtikten sonra, Erbaa civarında, Kelkit ırmağı ile birleşir.
Orta derecede tuz ve çok miktarda alkali bulundurur. Çarşamba ovasını geçtikten sonra, Karadeniz’e dökülür. Tüm uzunluğu: 276 km. dir.
Biraz önce de, söylediğim gibi: akış bakımından çok düzensiz bir yapısı vardır. Mevsimlere ve hatta bazen günlere göre bile değiştiği söylenir. Geniş ve verimli tarım arazilerini, bazen, sular altında bırakarak, büyük zararlar verir.
Amasya Taşova
NE YENİR. NE İÇİLİR
Taşova denilince, buraya has, muhteşem lezzetli “bamya” var, bamya yemeği yemelisiniz.
NE SATIN ALINIR
İlginizi çekerse, Taşova yöresinden, kuru bamya satın alabilirsiniz.
GEZİLECEK YERLER
ALPASLAN MÜZESİ
İlçe merkezine bağlı, Alpaslan beldesindedir. 1991 yılında, Osmanlı döneminden kalan bir tarihi hamam, müze olarak düzenlenir ve 1994 yılından itibaren, burası, müze olarak halkın ziyaretine açılır.
Müzede: yöresel bir köy odası sergileniyor. Ayrıca: antik dönemlere, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait, ahşap işçiliğini yansıtan çeşitli objeler sergileniyor. Müzenin en değerli eseri ise: 13.yüzyıla tarihlenen, kasabanın kuzeyindeki bir ören yerinden bulunup getirilen, Selçuklu dönemine ait, orijinal bir ahşap sanduka ve türbe kapısıdır.
Amasya Taşova Borabay Gölü
BORABAY GÖLÜ
İl merkezine, 65 km. ve ilçe merkezine 15 km. uzaklıktadır. Amasya-Taşova karayolunun 44.km. sola ayrılarak, Taşova-Samsun karayolunu takiben, 14.km. den, tekrar sola ayrılarak ulaşılıyor.
Göl, denizden 1050 metre yükseklikte, krater gölüdür. Genişliği: 80 metre ve derinliği ise, 25 metredir. Doğu-batı yönünde uzanan bir vadide bulunmaktadır. 900×300 metre boyutlarındadır. Güney kıyısı, sarp ve diktir.
Bakanlar Kurulu tarafından, Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Bölgede: bungalov evler, gazino, kamp ve piknik alanları, yürüyüş parkurları var.
Gölün kıyısında, piknik ve yürüyüş yapabilirsiniz. Kayık ile, gölde gezebilirsiniz.
BARAKLI KALESİ
İlçe merkezine 2 km. uzaklıkta, Özbaraklı Beldesinin güneyinde: Kale tepesi denilen bir yerdedir. Kalenin, Romalılar döneminde, buradan geçen kervanları korumak için yapıldığı tahmin edilmektedir. Moloz taş ve kireç harçtan yapılmıştır. Günümüzde: gözetleme kulesi ve sur duvarları ayaktadır.
Amasya Taşova Baraklı Şelalesi
BARAKLI ŞELALESİ
E-80 kara yolu kenarındadır.
Baraklı köyündeki şelale: 8 metre yükseklikten akmaktadır. Yaz aylarında: şelale çevresine masalar ve sandalyeler konuluyor ve ziyaretçilerin burada piknik yapması sağlanıyor. Küçük bir tesis te var. Ayrıca: şelalenin kaynağının çıktığı, çanak tipindeki düz alan üzerinde, Roma ve Bizans dönemlerinden kaldığı sanılan kalıntıların, temel izleri görülüyor.