Mısır Memphis

memfis.genel.1
Mısır Memphis

Mısır’da, imparatorluğun kurucusu sayılan Kral Menes: ilk kez bataklıkları kurutur ve ilk kent olan Memphis’i kurar ve insanlığı; kültür ve uygarlıkla tanıştırır.
Sakkara’nın güneydoğusunda bulunuyor. 6’ncı sülale başa geçinceye (MÖ.2200) kadar: Mısır’ın başkenti olmuş. Önceleri Aşağı Mısır’ın başkenti iken, Aşağı ve Yukarı Mısır’ın birleşmesiyle, Mısır’ın başkenti olmuştur. Din ve krallığın bütünleştiği bir kenttir. Firavun, yönetici ve askerlerin kenti Memphis ile, dini ve siyasi merkez olan Heliopolis, eski imparatorluktan başlayarak önemli bir rol oynamıştır.

ÖLÜLER KENTİNİN İLK MEZARI

Kral Aha; Kahire’nin 20 km. güneyinde, bugünkü Sakkara’nın çok yakınlarında, görkemli bir mezar kompleksi inşa ettirir. Kayaya oyulmuş, 5 yer altı odasının üzerine, güneşte kurutulmuş Nil çamuru tuğlar ile: yaklaşık 40×15 metre boyutlarında, büyük bir bina yaptırır. 3000 yıl boyunca: krallar, memurlar ve kutsal hayvanların gömüleceği, Memphis ölüler kentinin ilk mezarıdır bu.

Dolayısı ile: Memphis’in kuruluşu: Menes’in değil, devletin merkezini kuzeye, Yukarı ve Aşağı Mısır’ın kesiştiği noktaya taşıyan ve bu bölgede bir ikametgah ya da en azından bir kale kuran, Kral Aha’nın eseridir.

memfis.heykel.1
Mısır Memphis

GERİYE KALANLAR

Memphis şehri: eski krallık dönemine ait yapıları ile ünlüdür. Ancak, kentten geriye, günümüze çok az şey kalmış. Bunlar: II. Ramses heykeli ve MÖ.1400 yılından kalma; kaymaktaşı sfenks sayılabilir. Özellikle: II. Ramses heykeli gerçekten muhteşem ve mutlaka görülmesi gereken bir eser. Bu heykel, daha önce Kahire’de Ramses Meydanında iken, kirlenme nedeniyle, daha sonra buraya getirilmiştir.

memfis.heykel.2
Mısır Memphis

Mısır ülkesi genel hususlar hakkındaki yazı için.

Asuan tanıtım ve gezi yazısı.

Abu Simbel tanıtım ve gezi yazısı.

Karnak tanıtım ve gezi yazısı.

Sakkara tanıtım ve gezi yazısı.

Luksor tanıtım ve gezi yazısı.

Memphis tanıtım ve gezi yazısı.

 

 

Mısır Sakkara

Mısır Sakkara

Gize ile el-Feyyum vahası arasında uzanan bölgeye: 90’dan fazla piramit yapılmış. Ancak, Mısır tarihindeki en eski piramit: Kahire’nin 14 km. güneyinde, yani bir saat uzaklıkta bulunan, Sakkara bölgesinde bulunuyor.

Sakkara: Memphis’i yöneten kralların: son dinlenme yeri. Aynı zamanda: Mısır’ın en büyük kral mezarlığıdır.

sakkara.basamaklı.1
Mısır Sakkara Basamaklı Piramit

BASAMAKLI PİRAMİT

Memphis’in batısındaki Sakkara, Eski Krallık’ın başlıca gömü mekanı haline gelmiştir. Bölgede başka alanlar da mezarlık olarak kullanılmış, ama hiçbiri cazibesini Sakkara kadar uzun koruyamamıştır. Tüm Mısır mimarisinin kilit yapılarından biri olan Sakkara’daki en büyük mezar yaklaşık MÖ 2650’de, 3’ncü hanedan firavunu Coser için yapılan Basamaklı Piramittir.

Basamaklı piramit, biçim ve yapı tekniği açısından cesur yenilikler sergiler.

Biçimi: daha önceki mastaba mezarlarındaki kraliyet gömülerinden 4’ncü hanedan ve sonrasının düzgün kenarlı piramitlerine geçişi temsil eder. Yapı tekniği açısından da aynı derecede önemlidir. Güneşte kurutulmuş kerpiç tuğlalar yerine, yapı malzemesi olarak taş kullanılmıştır. Bilindiği kadarıyla taşın bu tür kullanımının öncesi yoktur. Eskiden taş, ayrıntılar için kullanılır, ama asla yapının tamamında kullanılmazdı.

Mısırlıların kendileri de bu komplekse hayran oldukları için mimarinin adı yüzyıllar boyunca “İmhotep” i anımsattı. Daha sonraki Mısırlılar, İmhotep’i, mimar, firavun Coser’in bilge danışmanı ve hekim olarak yücelttiler. Geç dönemde tanrılaştırdılar. Grekoromen dönemde Yunan şifa tanrısı Asklepion ile özdeştirdiler.

 

sakkara.zoser heykeli.1
Mısır Sakkara Kral Zoser

Kral Coser

Coser’in cenaze kompleksi, arkaik dönem gömü uygulamalarını ve mezar biçimlerini büyük ölçüde geliştirdi. Kuzey-güney yönünde, dikdörtgen biçimindeki 15 hektarlık geniş alan, 545 x 278 metre boyutlarında, küçük taşlardan yapılmış ve kerpiç mimariyle Abydos’taki çevrili cenaze alanlarında aşina olunan “Saray cephesi”  girintileriyle bezenmiş bir duvarla çevrelenmişti. Kompleksin öğelerinin çoğu gibi, duvar da modern zamanlarda restore edildi.

Duvarlarda görünen 14 giriş vardır, ama sadece güneydoğu girişi gerçektir. Açık konumda yontulmuş sahte kapılar, sıralı şekilde dizili, her biri yan duvara yapışık ve kalın saz öbeklerini andırması için dışbükey demetler biçiminde yontulmuş, 20 çift sütundan oluşan sütunlu bir yola açılır.

Tavanlar orijinal olarak palmiye gövdelerini andırır. Kompleks boyunca bu tür ayrıntılar İmhotep’in eserinin önemli bir kaynağını açığa vurur. Çünkü bunlar tümü kerpiç, ahşap, saz gibi dayanıksız materyallerden yapılan geleneksel mimarinin taşa uygulanmış halidir.

Sütunlu yol, bir avluda biter.

Avlunun kuzeyinde kralın gömüsünün üzerini kaplayan Basamaklı Piramit ve güneyinde de kuzeydeki gömünün daha basit bir versiyonunu içeren yeraltı kenotafı veya sahte mezarının olduğu duvarlı bir avlu vardır.

Özelliklerin böyle tekrarlanması, kompleksin ilginç yöntemlerinden biridir ve hala mükemmel şekilde tek bir devlet olarak kaynaşamamış iki bölgeye saygı olarak, hem Yukarı Mısır (Abydos’ta), hem de Aşağı Mısır’daki (burada Sakkara’da) cenazeler gibi belli kral ritüellerinin yerine getirilişini yansıtıyor olabilir. Ayrıca piramit, çok uzaklardan bile görülebilin yepyeni bir simge olmuştur.

Şimdi, iki ayrı bina kümesiyle, ayinler kolaylık olarak bu tek mekanda gerçekleştirilebilirdi.

Geniş avluda, kral tarafından önemli bir gençleşme ayini olan “sef festivalinde” törensel bir koşu yarışı için kullanıldığı anlaşılan, iki B biçiminde imleyici vardı.

Sed festivalleriyle ilgili nesnelerin bu cenaze kompleksindeki varlıkları, bu törenlerin öbür dünyada da gerçekleştirileceğini gösteriyor.

Yukarı ve Aşağı Mısır’ın nomos’larını veya illerini temsil eden tanrı heykellerini barındıran sahte tapınakla dizili uzun dar bir mekandan oluşan doğudaki  daha küçük boyutlu Jübile Avlusunda da ilgili ritüeller gerçekleştirildi.

Jübile avlusunun kuzeyinde, Yukarı ve Aşağı Mısır’ın idari binalarını temsil etmesi muhtemel avlu ve yapılardan oluşan, iki ayrı kompleks daha vardı.

Mimari ayrıntılar arasında yer alan yivli sütunlar (dikey içbükey oluklara sahip) daha sonra Mısır ve Yunan mimarisinde rastlanacak bir özelliğin ilk örnekleridir.

Güney binanın girişinin hemen içinde, hiyeratik yazıda bir grafiti neredeyse 1.000 yıl sonra Teb’den gelen Yeni Krallık turistlerinin ziyaretlerinin kaydıdır.

 

BASAMAKLI PİRAMİT:

Basamaklı piramidin kendisi tüm komplekse egemendir. İlk olarak kare planlı bir mastaba olarak tasarlanan yapı, 60 m yüksekliği ulaşan, farklı boyda 6 yüksek basamağa sahip bir piramit olarak son bulur.

İnşaatın evreleri, piramidin içinde çeşitli noktalarda bulunan moloz çekirdeklerinin dış yüzeyi olarak kullanılmış, ince taş işçiliğine sahip kireçtaşı kalıplarından anlaşılmıştır.

Son versiyon, orijinal olarak Nil’in doğu kıyısındaki yakın taşocaklarından gelen yüksek kaliteli Tura kireçtaşı ile kaplıydı.

 

GÖMÜ ODASI:

2.96 x 1.65 x 1.65 m boyutlarındaki, iç yüzeyi granit döşeli gömü odası, piramidin altında, 28 m derinliğe inan bir kuyunun dibinde, kraliyet sarayının yeraltı versiyonu olarak düşünülmüş olabilecek geniş bir koridor ve odalar kompleksinin ortasındadır.

Gömünün derinliğine ve labirent benzeri koridorların sağladığı güvenliğe rağmen, mezar muhtemelen birinci ara dönemde soyulmuştu.

 

CENAZE TAPINAKLARI:

Piramidin kuzeyinde, gömü odasına giden koridorun girişinin üzerinde cenaze tapınaklarının kalıntıları vardır. Bu tapınaklarda, öbür dünyadaki ruhunun yararına kral için ritüeller gerçekleştirilirdi.

 

PİRAMİTLERE GİRİŞ:

Piramitlere uğurlu bir yön olan kuzeyden girilirdi. Çünkü kralın arasına katılmak istediği kutup çevresi yıldızları bu yöndeydi ve Köpek yıldızı Sothis’in (Sirius) kuzey gökyüzünde 19-20 Hazirandaki yükselişi, yıllık Nil taşkınının ve tarımsal toprakların yeniden canlanışın habercisiydi.

 

MİNİK ODA:

Keskin gözlü bir ziyaretçi, piramidin kuzeydoğu yönündeki 6 eğimli basamağın en alttakinde, arkaya doğru eğik, büyük bir dikdörtgen kutuyu andıran, minik odayı fark edecektir.

Ön duvarlarında göz hizasında iki küçük delik vardır. Bunun dışında girişi yoktur. Bu odaya serdab adı verilir. Odanın içinde Coser’in oturan bir heykeli bulunmuştur. Orijinal heykelin yerinde bugün kopyası durmaktadır. Heykelin çok özel bir dini işlevi vardır. Antik Mısır inancına göre, her ölümlünün sahip olduğu ruhlardan biri olan ka’nın ikameti için yapılmıştır. Ka; o kişinin kopyası veya benliği, bedene can veren yaşam gücüydü ama insan öldüğünde ka varlığını sürdürürdü. Serbest şekilde dolaşabilirdi ama bir yuvaya ihtiyacı vardı.

Özenli sarma yöntemiyle ve daha sonraları da mumyalamayla korunan merhumun bedeni en tercih edileniydi. Ama yazıyla kimliklerin belirtilmesi ve Ağzın açılması gibi ayinlerle düzgün şekilde etkin hale getirilmeleri durumunda heykeller de gayet iyi işlev görebiliyordu.

Bu serdabın kuzey duvarındaki iki delik, yaşayanlarla ölüler arasında temas kurulmasını sağlıyordu ve heykelin tütsü kokuları gibi güzelliklerden keyif almasına imkan veriyordu.

Coser’in 1.42 m boyutundaki boyalı kireçtaşı heykeli, yüzyıllarca devam edecek standart poz ve kostüm özellikleri sergiler. Kaideye oyulmuş adından tanınan kral, dik, ayakları bitişik olarak alçak sırtlı bir koltukta oturur. Sed festivaline ait bir pelerin giyiyor, ama ince kumaş, altındaki bedeni gösteriyor. Ayrıca bir kraliyet peruğu ve başlığı ile krallığın başka bir sembolü olan uzun bir sahte sakal takmıştır. Uçları aşağıya dönük ağzı bir zamanlar farklı materyallerle kakılmış olan hasarlı gözleri, ona sert bir görünüm kazandırır. Dolgun ağzı Coser’in rölyef yontma tasvirlerinde de rastlandığına göre, buradaki görüntü kralın gerçek görünüşünü bir dereceye kadar yansıtıyor olmalı.

 

sakkara.basamaklı.0
Mısır Sakkara Basamaklı Piramit

Sakkara bölgesinde:

Basamaklı piramit dışında; Arkeolog Mariette tarafından yapılan çalışmalarda bulunan, başka antik yapılarda bulunmaktadır.

Bunlar

sakkara.genel.3
Mısır Sakkara Kutsal Yol

KUTSAL YOL

Arkeolog Mariette; Sakkara yıkıntılarında dolaşırken, büyük basamaklı piramidin karşısında bir sfenks bulur. Ama, bunun yalnızca başı kumdan çıkmaktadır. Bu sfenksin: Kahire ve İskenderiye’dekilerle aynı olduğunu anlar.

Ayrıca: Apis’e (Mısırlıların Mempis’deki kutsal boğasına) bir söylev taşıyan bir de yazıt bulur. Okuduğu, işittiği, gördüğü şeyler bir zamanlar var olduğu bilinen, fakat nerede olduğundan artık kimsenin bilgisi bulunmayan, o gizemli, kayıp sfenksli yolla hayalinde birleşir. Birkaç Arap toplar ve kendi de küreğe sarılarak, 141 sfenksi ortaya çıkarır. Sfenksli yol: iki tapınağı birbirine bağlamaktadır. Bu sfenksli yolla birlikte, Kutsal Apis Boğalarının mezarlarını da bulur.

sakkara.sfens.1
Mısır Sakkara Apis Boğalarının Mezarları

APİS BOĞALARININ MEZARLARI

Tıpkı: büyüklerin mezarlarında olduğu gibi, bunun giriş yerinin üstünde de bir tapınak vardır. Bir eğik rampa, Büyük Ramses döneminden başlayarak, bütün Apis Boğalarının bir arada uyudukları mahzenlere iniyordu. 100 metre uzunluğunda bir galeriye, mezar odaları açılıyordu. Ta Ptolomaios’lar dönemine dek giden; genişletme işlerinde, galeriler 350 metre uzunluğa erişmişti. Boğaların yattığı taş lahitler: ağır kara ve al granittendi.

Her biri: tek bir bloktan, perdahlı 3 metreyi aşkın yükseklikte, 2 metreyi aşkın en ve 4 metreyi aşkın uzunluktaydı. (Bu bloklardan her birinin: 65 ton ağırlığında olduğu hesaplanmıştır.) Evet, ilk bulunduğunda, birçok lahdin kapakları, yana itilerek açılmıştı. El değmemiş ve içinde süs eşyaları da bulunan yalnız 2 lahit bulundu. Ötekiler, yağma edilmişti.

Bugün, boğalar mezarlığından çıktığınızda: Arkeolog Mariette evinin terasında dinlenirken, kahvenizi içebiliyorsunuz. Sağda basamaklı piramit, solda Serapeion var.

Ayrıca: Basamaklı piramidin yakınında: 3’ncü hanedandan kalma, sınırlı sayıda: kaynağı, yazıtları ve kabartmalarıyla zenginleştirilmiş memur mezarları var. Bunlara: mastabalar deniliyor. Üzeri taşla kapatılmış mezarlar. Mezarlara, yaşam öyküsü yazma geleneği: ölümden sonraki hesaplaşma olarak, o dönemde başlar.
Bunlar: muhteşem duvar resimleriyle süslenmiş.

m.duvar resmi.1
Mısır Sakkara Mastabalar

MASTABALAR

Sayısız memur yaşam öyküsü içinde, en eskisi: Metyen’in mezarında bulunmuştur. Mezardaki ahşap tabletler üzerindeki ( bu tabletler halen Kahire Müzesindedir) kabartmalar: Mısır kabartmalarında, insan bedeninin tasviriyle ilgili, biçim yasalarını yansıtması bakımından ilginç. Bedenin çeşitli kısımlarının: önden ya da yandan tipik görünüşüyle, doğal örneğin, yalnızca en gerekli hatlarını taşıyan, estetik açıdan tatmin edici bir bütün oluşturulmuştur.

3’ncü hanedanın saray atölyelerinde: özel kişilerin de çok sayıda heykeli yapılmıştır. Bunlardan biri: beğenilirliğini son döneme kadar koruyan “yazıcı heykeli” dir.

Ne de olsa, bir memur, her şeyden önce kralın “yazıcısı” dır ve bu işlevini, yaşam enerjisinin öldükten sonra da devam etmesini sağlayan mezar heykelinde de görülmesini ister.

Teti piramidinin kalıntılarının yanındaki:

Kagemni ve Vezir Merekura Mezarlarında (MÖ.2300) (32 numaralı mezar) : soyluların avlanması, festival ve balık tutma sahnelerine ait zengin kabartmalar görülüyor. Muhteşem ve çok etkileyici olan bu duvar resimlerini kaçırmayın, mutlaka görün.

Ankh-ma-hor’un mezarında: ameliyat yapan doktorlar betimlenmiştir.

Dinlenme Tesisi ve günümüzde kapalı olan Serapeum yakınlarındaki: Akhet-hotep ve oğlu Ptah-hotep mastabaların’da : çeşitli çocuk oyunlarının da aralarında bulunduğu, Antik Mısır’a özgü, günlük hayattan kesitler sunulmuş.

Prenses İdut’un Mastabasında; denizcilikle ilgili harika sahneler betimlenmiş.

En önemli ve Mısır’daki güncel hayatın tanınması açısından, en önemli mastaba ise, Büyük Bay Ti’nin mezarı:

Serapiondan az ötede: Saray memuru ve büyük çiftlik sahibi Bay Ti’nin mezarı var. Bu mezar: MÖ.2600 yıllarına tarihlenmektedir. Burada: koridorlarda ve salonlarda karşılaşılan şeyler, gündelik yaşamın ayrıntılı ve üstün betimlemeleridir. Zengin Bay Ti; yaşarken çevresinde olan her şeyin, ölümünden sonra da, yine çevresinde bulunmasına önem vermiş. Bütün resimlerin ortasında, kendisi, zengin Bay Ti, kölelerinden ve aşağılık halktan, dört kez daha büyük, düşkünler ve güçsüzlere karşı güç ve önemini, beden ölçüleriyle de belirterek, durmaktadır.

Bay Ti’nin özel yaşamını: bir pencereden bakar gibi izlemek mümkün. Bay Ti’nin en güzel kabartmalarından biri: Papirüs Sazlığında. Ayakta durduğu kayık, sularda kayıp gidiyor. Kayıkçılar: canlarını dişlerine takarak, küreklere sarılmaktalar. Yukarıda, sazların arasında, kuşlar uçuyor. Altındaki suda, balıklarla, başka Nil hayvanları kaynaşıyor.

Önden, bir kayık daha gitmekte. Bundaki adamlar: suaygırlarının şişman enselerine, zıpkınları fırlatıyorlar. Bir zıpkını: bir timsah ısırıp koparıyor. Sanki Bay Ti; Papirüs Sazlığından değil, tarihin arasından geçiyor. Evet bu resim, eski Mısır’daki gündelik yaşamı, en özel ayrıntılarıyla günümüze taşıyor.

Mutlaka girin, mutlaka görün, güzelliği görünce gözlerinize inanmayacaksınız.

Mısır hakkında genel bilgiler içeren yazı için.

Mısır Abu Simbel Tapınağı

Mısır Abu Simbel Tapınağı

Assuan’dan Abu Simmel’e giderken: yaklaşık 50 dakika süren tarifeli uçuşlar tercih ediliyor.

Ama yeterli zamanınız varsa, dört saat süren karayolunu tercih ederek, turistik Mısır kentlerinin dışındaki hayata da tanık olabilirsiniz.

Tercih sizin. Zamanınıza göre hareket edin.

Abu Simbel Tapınakları: antik Mısır uygarlığının en önemli arkeolojik anıtları arasında anılır.

Kayaya oyulmuş, tek parça blok tapınak olarak tekdir. Bu özelliğiyle öne çıkar.

Sabah gün doğumundan, ses ve ışık gösterilerinin başladığı saat: 19.00 a kadar açık.

Bu anıtın diğer bir özelliği de: dünya çapında en çok tanınan anıtlardan biri olması. Giriş ücreti: 36 EP.

Normal ulaşım aracı yok.

Dolayısı ile, herhangi bir tur şirketiyle gitmeyip, yalnız gitti iseniz, kaldığınız otel aracılığı ile, bir tur şirketinden rezervasyon yaptırmalısınız.

Tur şirketleri 75 EP karşılığında, sizi buraya götürebilir, ancak bu ücrete ilaveten giriş ücretini de ödemeniz gerekir.

Bu ücret içinde, rehber de yok.

II. Ramses

II Ramses sadece 2 yıl tahtta kalmasına rağmen, soyundan gelen 19. Hanedan firavunları ülkeyi 100 yıl daha yönetecekti. (MÖ yaklaşık 1295-1186) Oğlu I. Seti ve özellikle de torunu II. Ramses, Mısır’ın özellikle güçlü olduğu bir dönemde iktidardaydılar.

II. Ramses özellikle ünlüdür. 67 yıl boyunca (MÖ yaklaşık 1279-1213), ülkeyi Teb ve Delta’daki Per-Ramessu’da bulunan idari merkezlerden yönetti. Mısır anıtlarının en iyi durumdaki ve en büyüklerinden bazılarını inşa ettirdi, Hititlerle çarpışmalarıyla ünlü oldu.

Duvar süslemeleri ve kendisinin dev heykelleriyle donatılmış yapım projeleriyle hırslı bir şekilde şanını yaymaya çalıştı. Luksor ve Karnak’taki Amon tapınaklarına eklemeler yaptı. Bir anıttan daha bahsetmek gerekir. Modern Mısır’ın güney sınırında, ücra bir noktada yer alan olağanüstü Abu Simbel Tapınağı.

Tapınak, Nübye bölgesinde, Sudan sınırının 7 km yakınında, Nil vadisinin sarp kayalarına oyulmuştur.

MÖ 13’ncü yüzyılda, gücünün zirvesindeyken krallığının tamamına otoritesini göstermek amacıyla yaptırmıştır.

Yapılma gerekçesi: Ramses’in karısına duyduğu aşkın ifadesi olmasının yanı sıra, ülkesini Mısır’ın düşmanlarına (Sudan) ne kadar güçlü olduğunu göstermek istemesidir. Ayrıca, tapınak Orta Afrika’dan develerle gelen altınları ve  diğer değerli eşyaları saklamak için de kullanılmıştır.

 

Tapınağın yerinden taşınması:

Bu tapınak ile kraliçesi Nefertari’nin buna eşlik eden daha küçük tapınağı, Nübye’de Nil boyunca uzanan kumtaşı yarlarda oyulmuştu.

Tıpkı Buhen’deki kale gibi, bu anıtlar da Asvan’daki barajın inşasından sonra su altında kalacak bölgede yer alıyordu. 1972 yılında Assuan yüksek barajının inşa edilmesi ve Nasır gölünün oluşturulması, tapınakların sular altında kalmasına yol açacaktı.

Ama bu tapınakların yazgısı Buhen’inkinden daha parlaktı.

UNESCO destekli uluslararası bir ekip, tapınakları bloklar halinde keserek sonra da kuru toprakta, yaklaşık 210 metre daha içeride ve 65 metre yüksekte tekrar birleştirdi. Yüksek zeminde, her detayı orijinalinin aynısı olan yapay bir sarp kayalık, arka plan oluşturuldu. Tapınak bazıları 15 ton ağırlığında olan onbinlerce parçaya bölündü ve toplam 300 bin tonluk bu tapınak, önceden düzenlenen yüksek bir yere taşınarak, yeniden kuruldu.

 

Tapınağın özellikleri:

Görünüşte tanrıları yücelten Abu Simbel’deki bu tapınağın aslında II. Ramses’i yüceltiyor olması hükümdarların büyüklüklerini halk karşısında sergilemekten nadiren kaçındıkları bir kültürde bile kralın istisnai gücünün bir göstergesidir.

Tapınaklardan daha büyük olanın cephesi II Ramses’in, her biri 20.1 metre yüksekliğinde 4 dev heykeliyle kendisine bakanları adeta ezer. Tapınağın bu ön cephesi, Mısır’ın en çok kullanılan sembolü olmuştur. Pek çok rehberin ve broşürün kapağı olmuştur. Ama hiç biri sizi tapınağın gerçek görüntüsüne hazırlayamaz. Tek kelimeyle büyüleyici bir yapı.

Evet devam edelim. Cephedeki heykellerin anlamı, başka herkes daha küçük ve ona tabidir.

Bacaklarının alt kısmında duran eşleri ve çocukları, girişin önünde tahtının altında geçit yapan tutsaklar, hatta girişin üzerindeki tanrı Ra-Harakte.

 

Tapınağın iç planı:

İçeride, tapınak bir eksen üzerindeki 4 odadan meydana gelir.

Büyük bir hol, daha küçük bir hol, giriş holü ve kutsal oda.

Muhtemelen depo olarak kullanılan birkaç yan oda ise bu eksenin yanlarındadır.

Büyük hole, üzerinde kralın önemli öbür dünya tanrısı Osiris olarak görüntüsünün oyulduğu iki sıra sütun egemendir.

Yan duvarlarda kralın Suriye’de Hititlere karşı yaptığı Kadeş Savaşı da dahil askeri zaferlerinin rölyefleri vardır.

Araştırmacılar aslında bu savaşın galibi olmadığını düşünseler de II Ramses’in bu konuda nesnel olmak gibi bir derdi yoktur.

Arkadaki kutsal odada oturur halde, II Ramses ile 3 önemli tanrı Ra-Harakte, Amon ve Memphis’in baştanrısı Ptah duruyordu.

 

ebu simbel.çok güzel resim.1

Mısır Abu Simbel TapınağıTapınağın içine gelen ışık:

Tapınağın konumu, yılda 2 kere, Şubat ve Ekimde sadece bir gün, güneşin ışıklarının tapınağın dibine erişip üç tanrı ile firavunun üzerine düşmesine imkan veriyordu.

İlk tarih, II Ramses’in taç giydiği gün veya belki de ilk jübilesinin tarihi olabilir, zira tapınak bu olayı kutlamak için yapılmıştır.

21 Haziran gününde, yani Ramses’in doğum gününde, güneş ışığı, tapınma taşına doğrudan yansır. Yalnız, tapınak taşındığı yeni yerinde, güneş ışığı, tapınma taşına, 20 Haziran tarihinde geliyormuş.

abu simbel.taşınıyor.1
Mısır Abu Simbel Tapınağı

 

TAPINAK İÇİNDE GEZİ

Girişin hemen yanlarında, II. Ramses’in 20 metre boyunda dört anıtsal heykeli var. Kaideleriyle birlikte yükseklikleri 33 metreyi buluyor. Firavunu, firavunun annesini, eşi Nefertari’yi temsil ediyor.

Ayrıca, firavunun çocuklarını temsil eden küçük heykeller de bulunuyor. Her gün: güneş tanrısının enerjisiyle yeniden dolmak için yüzlerini güneşin doğuşuna döndürmüşler.

Hem Aşağı ve hem de Yukarı Mısır’ın hakimi olduğunu gösteren, çifte tacı giyen firavun, ağırbaşlı bir biçimde oturuyor.

Ayaklarının ucundaki küçük figürler; ailesini temsil ediyor. Firavunun tahtına oyulmuş, yarım kabartmalarda, Nil tanrıları betimlenmiş.

Ortadaki iki heykelin arasında, Ramses’in tapınağı paylaştığı Ra-Herekti’nin (Horus’la birleşen güneş tanrısı Ra) küçük bir heykelinin bulunduğu niş var.

abusimbel.2
Mısır Abu Simbel Tapınağı

Büyük tapınak: 55 metre, kaya içinde uzanıyor. Eski Mısır’ın: 3 büyük tanrısı (Ra, Amon, Herakhkes) na ve firavunun kendisine sunulmuştur.

Tapınağın girişinde 18 metre genişlikte, büyük bir yer altı salonu bulunuyor. Tavanı, sütunlarla sırtını dayamış, hepsi de II. Ramses’i temsil eden ve tanrı Osiris’e benzetilerek yapılmış, 8 adet heykel var.

Tapınağın ön avlusu olmadığı için, doğrudan ”Hipostil Salonu” giriliyor. Sütunlardaki oymalarda (Osiris olarak betimlenmiş): Ramses, tanrılara adak sunarken görülüyor.

Duvarlarda: Ramses’in yüzlerce Hitit savaş esiriyle askeri seferden dönüşü ve zaferi anlatılmış.(Yalan, daha önce sözünü ettim, Kadeş Savaşının galibi yok, tam Mısır ordusu, Hitit ordusu tarafından yok edilecekken, ay tutulması oluyor ve savaş bırakılıp, barış imzalanıyor)

Neyse, devam edelim.

Kuzey bölümü neredeyse tamamıyla: genç firavunun katıldığı Kadeş Savaşına ayrılmış. Büyük salondan sonra, daha küçük olan ikinci salona geçiliyor. Bu salonun en dibinde de, büyük Mısır tanrısı ile karşılaşılıyor.

abusimbel.küçüktapınak resim.1
Mısır Abu Simbel Tapınağı Küçük Tapınak

KÜÇÜK TAPINAK

Diğerinin yanındadır. Tanrıça Hathor ve Kraliçe Nefertari’ye sunulmuştur. Cephede, firavunu ve kraliçeyi temsil eden, 6 büyük heykel var. Ayrıca: II. Ramses’i at üstünde gösteren, 10 metre yüksekliğinde bir heykel daha var.

Mısır’da bir eşe çok nadir bahşedilen bir onurla; kocasınınki ile aynı boyda olan, 11.5 metrelik altı heykeli, tapınağın ön cephesine yerleştirilmiş.

Heykeller doğuya bakıyorlar. Ama: altı heykelin, yalnızca ikisi Nefertari’nin. Diğer dört heykel: Ramses’e aittir.

Yani: konumunun üstünlüğünü koruyor. “İnek başlı” olarak temsil edilen Hathor’a adanan tapınakta: Ramses ile Nefertari’nin, tanrılara adak sunduğu ve firavunun ilahlaşan karısına tapındığı bir oda bulunuyor.

Mısır hakkında genel bilgiler içeren yazı için.