İngiltere Londra Hampstead

İngiltere Londra Hampstead

Hampstead her zaman biraz Londra’nın uzağında kalmıştır. George döneminden kalma görünümü, büyük ölçüde koruyan köy, başkentin kuzeyindeki sırttan aşağıya bakar.
Hempsted’i Highgate’ten ayıran korular, modern şehir karmaşasından zaten uzak olan bölgeyi daha da yalıtarak çekiciliğini arttırır. Köy sokaklarında ve korularda yapacağınız bir yürüyüş, unutulmaz bir deneyim olacaktır.

Londra şehrinin en pahalı konutlarından bazıları buradadır. İngiltere’nin bazı milyonerleri burada oturmaktadırlar.

 

FLASH WALK&WELL WALK

Hampstead’ın şehir merkezinden uzaklarda bir köy olduğu 18.yüzyılda, yörenin şifalı suları şişelenerek ziyaretçilere satılır ya da Londra’ya gönderilirdi. Mineral bakımından zengin suyun kaynağı: yakınlardaki “Well Walk” denilen yerdir. Buraya adını veren kuyunun yerinde, günümüzde kullanılmayan bir çeşme bulunur.

Pub’un tam karşısındaki Wells Tavern, evlilik dışı ilişkilerin mekanıydı. Bu yüzden kaplıcaların adı kötüye çıkmıştır.

Well Walk daha sonraları aralarında ressam John Contable, romancı D.H.Lawrance ve J.B.Priestley ile şair Keats’in de bulunduğu çok sayıda ünlüye ev sahipliği yapmıştır.

High Street’in sonunda bulunan Flask Walk, eski dükkanların sıralandığı dar bir sokaktı ve adını burada bulunan Pub’dan almıştır. Pub’ı geçtikten sonra yol Naiplik dönemi evleriyle çevrilir. Romancı Kingsley de burada yaşamıştır.

 

BURGH HOUSE

New England Square adresindedir. Pazartesi-Salı günleri kapalı olan müze: diğer günleri saat: 12.00-17.00 arasında açıktır.

Burgh House: 1704 yılında Kraliçe Anne döneminde inşa edilmiştir. Orada ilk yaşayanlar: Henry ve Hannah Sewel’dir. 1708 yılında Henry’nin ölümünün ardından, Hannah 1720 yılına kadar burada yaşamaya devam etmiştir.

Günümüzde: burası “SPA” olarak kullanılmaktadır. 1720 yılında Spa hekimi Dr William Gibbons: buraya taşınmıştır. Kendisi, burada çıkan demirli suların içilmesi için insanları teşvik etti ve her sabah 2-3 bardak içmenin gerekli olduğunu ileri sürdü.

Onun zamanında: Burgh House genişlemiş ve onun baş harflerini taşıyan mevcut ferforje kapı eklenmiştir.

1740 yılında: evde en uzun yaşayan Sarah ve İsrail Lewis’in buraya yerleştikleri görülür. 1822 yılında İsrail Lewis’in ölümünün ardından ev: Rev Allatson’a satıldı.

Kendisi: St Lawrence Yahudilerinin kilisesinin papazı idi ve 1856 yılında ölene kadar papaz olarak kaldı.

1906-1924 yılları arasında, portre minyatürleri konusunda uzmanlaşmış, uluslar arası bir sanat uzmanı olan Dr. George Williamson’un eşi işgal ettiği görülür. Kendisi burada 100 ün üzerinde kitap yazdı.

Burg House’ın son kiracısı yazar Rudyard Kipling’in damadı olmuştur. Kipling de 1936 yılına kadar zaman zaman burada kalmıştır.

Bina Hampstead Borough Council’in mülkiyetinde kaldıktan sonra, bağımsız bir kuruluş olan Burgh House Trust’a devredildildi. Vakıf, evi, 1979 yılından bu yana, yerel tarihin sergilendiği ve ünlü sakinlerinden bazılarının tanıtıldığı Hampstead Müzesi olarak işletilmektedir.

Evin salonlarından biri Hampstead Health’ten bulutların olağanüstü görünümlerini tasvir eden John Constable’ın hayatına ayrılmıştır.

Lawrence Keats, ressam Stanley Spencer ve bu bölgede yaşayıp çalışmış diğer kişilere ayrılmış bölümler ile 18. ve 19.yüzyıllarda bir kaplıca kasabası olarak Hampstead’in tanıtıldığı sergi görülmeye değer.

Burgh House, çağdaş yerel sanatçıların sergilerine de düzenli olarak yer vermektedir.

Büyük değişiklikler geçiren iç mekanda muhteşem oyma merdiven öne çıkar. 1920 yılında yenilenmesine karşın, bir başka evden getirilen 18.yüzyıl tarihli panolarla dekore edilmiş müzik salonu da görülmeye değer.

Açık hava bölümünde: evin güzel bahçesini seyredebileceğiniz bir kafe, bodrum katta hizmet vermektedir.

Günümüzde bu evde, çok sayıda düğün düzenlenmektedir.

 

Hampstead Museum

Müzede, 3000 den fazla nesne bulunmaktadır. Bunların çoğu: sosyal tarih, güzel sanatlar ve bölgenin eski sakinleriyle ilgilidir.

Sanat koleksiyonunun öne çıkan objeleri: CRW Nevinson, Fred Uhiman, Donalt Towner ve Duncan Grant gibi sanatçıların çalışmalarıdır.

Sosyal tarih koleksiyonunda ise: 1960 yılında yapılan, ünlü yerel yazarlar tarafından imzalanan “High Hill Penguin” gibi birçok değerli taşları içeren objeleri.

Müzede ayrıca küçük bir sözlü tarih koleksiyonu bulunmaktadır. 2006 yılında yerel sakinler ile Dünya Savaşı hakkında görüşülmüş ve bu görüşmelerin bazıları interaktif ortamlarda ziyaretçilere sunulmaktadır.

İngiltere Londra Hampstead

OLD BULL&PUSH

North End Way. Golders Green adresindedir.

Londra’nın en eski pub’larından biri olan bu pub’ın tarihi, binanın bir çiftlik evi olduğu 1645 yılına kadar uzanmaktadır.

Pub 1721 yılında bira satış ruhsatı almış ve ünlü sanatçıların ve yazarların mekanı olmuştur. Bunların arasında ünlü sanatçı William Hogarth ve yazar Austin Deoson bulunmaktadır.
Hogarth’ın pub’ın bahçesine bir ağaç diktiği söylenmektedir.

Hampstead Heath’in hemen yanındaki pub, öğlen ve akşam saatinde yemek servisi yapar. Yaz aylarında da bahçede mangal yapılır. İç mekan rahat bir atmosfere sahiptir.

 

FENTON HOUSE

Hampstead Gr adresindedir.
William ve Mary döneminden kalma malikane, 1667 yapımı bu muhteşem eski ev: National Trust tarafından idare edilmektedir. Hampstead bölgesindeki en eski evlerden birisidir. İçeride yazları halka açılan iki özel sergi bulunmaktadır.

Burada bulunan erken döneme ait klavyeli çalgılar koleksiyonu: dünya çapında ünlüdür.

Özellikle: ünlü müzisyen Handel’in çaldığı söylenen 1612 tarihli bir “Harpkikord” ilgi çekmektedir. Kullanılabilir durumdaki enstümanlar, burada verilen konserlerde hala kullanılmaktadır.

Ayrıca: Benton-Flecther isimli eşsiz bir porselen koleksiyonu bulunur.

Bu porselen koleksiyonunun büyük kısmı: 1952 yılında: bu evi, içindekilerle birlikte National Trust’a bırakan Lady Binning tarafından oluşturulmuştur.

 

CHURCH ROW

Kuzey Hampstead bölgesinde Golden Hill Park karşısındadır.

Burası George dönemi izlerini en iyi koruyabilmiş sokaklardan birisidir. 18.yüzyıl evlerinin bulunduğu bu sokak: kendi orijinal dövme demir işçiliği olan kapıları, lambaları, Hampstead Parish Kilisesi, sivri kuleli St John kilisesi ile tanınır. Demir işleri gibi özgün ayrıntılar bugün de görülmeye değerdir.

Sokağın batı ucunda 1745 tarihli St John Hampstead’s köy kilisesi bulunur. Edgwate’deki Canons Park’tan getirilen demir kapılar ise daha eski bir tarihe aittir.

“Peter Pan” klasiklerine ilham veren Llewellyn Davies ailesinden JM Barrie, komedyen Peter Cook ve İşçi Partisi Lideri Hugh Gaitskell, burada gömülüdür.

Kilisenin içinde John Keats’in büstü bulunur. John Constable’ın mezarı kilisenin avlusundadır. Ünlü bölge sakinleri de mezarlığa gömülmüşlerdir.

İngiltere Londra Hampstead

DOWNSHİRE HİLL

Naiplik dönemi evlerinin sıralandığı bu güzel sokak, aralarında Stanley Spencer ve Mark Gertler’in bulunduğu, iki dünya savaşı arasında No.45 de bir araya gelen bir gurup sanatçıya adını vermiştir.

Televizyon dizisi Muphett Kukla gösterisinin yaratıcısı Jim Henson da No.2 de yaşamıştır.
Hemen yakınlarda yer alan kilise, Hill sakinlerine hizmet vermesi amacıyla 1823 yılında inşa edilmiştir. Kilisenin orijinal sıraları günümüzde de kullanılmaktadır.

 

KEATS HOUSE

Keats Gr. Adresindedir.
Bu ev 1816 yılında kısmen yapışık iki ev olarak inşa edilmiştir. Keats, bir dostunun ısrarlarıyla 1818 yılında daha küçük olan bölüme taşınmıştır. Büyük şair John Keats: 1818-1820 yılları arasında burada yaşamıştır.

Sanatçı burada iki üretken yıl geçirmiştir. En ünlü şiirlerinden biri olan “Ode to a Nightingale”, bahçedeki bir erik ağacının altında yazılmıştır. Bir yıl sonra büyük eve Brawne ailesi taşındı ve Keats, Brawneler’in kızı Fanny ile nişanlandı.

Ancak hiçbir zaman evlenemediler, çünkü ünlü şair Keats iki yıl sonra 25 yaşında tüberkülozdan kurtulamayarak Roma’da öldü.
Ev: dönemin mobilyaları ile, bir müze olarak restore edilmiş ve Temmuz 2009 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Müzede: Keats’ın Fanny’e yazdığı aşk mektuplarından biri, verdiği nişan yüzüğü ve Fanny’nin bir saç lülesi, günümüzde burada sergilenmekte olan eşyalar arasındadır.

Ziyaretçiler Keats’ın özgün el yazmalarının yanı sıra kitaplarından bazılarını da görebilirler. Bu sayede Keats’ın yaşamı ve çalışmaları bugün de hatırlanmaktadır.

 

HAMPSTEAD HEATH

Londra çevresinde, burası 320 hektarlık büyüklüğü ile en büyük yeşil alan olarak bilinir ve tanınır. Londra şehir ziyaretinizde, sadece biraz temiz hava almak ve sakin bir doğal çevre istiyorsanız, burayı ziyaret etmelisiniz.

8 kilometre karelik alana yapılan bu güzel parkı keşfetmek için en uygun zaman, yöre insanının gazete haberlerini tartışıp, öğle yemeğinde rosto yemek için evlerine çekildikleri bir Pazar günü öğleden sonrasıdır.

Tepenin üzerindeki Hampstead köyleriyle Highgate’i birbirinden ayıran koru, çayırlar, yaşlı ağaçlar, tepeler havuzlar ve göllerden oluşur.

Bu alan Londra’nın merkezindeki parkları süslediği düşünülen gelişigüzel yerleştirilmiş yapılarla ve heykellerle bozulmamıştır. Bu yüzden buradaki el değmemiş alanlar, çevreleri giderek kalabalıklaşan şehir sakinleri için daha da değer kazanmıştır.

Ayrıca resmi tatil olan üç hafta sonunda-Paskalya, bahar sonu ve yaz sonu- Heath’in güney yakasında düzenlenen eğlenceli panayıra katılmak çok zevklidir.

Yıkanma Havuzları

Burada, 3 önemli açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Doğu kıyısındaki küçük göletler: Erkekler Göleti, Kadınlar Göleti ve Highgate havuzları olarak bilinir. Havuzlarda hem yüzebilir, hem de balık tutabilirsiniz.

Yüzme saatleri: mevsimsel şartlara ve yaşa bağlı olarak sık sık değiştirilmektedir, bu yüzden burayı ziyaret etmeden önce kontrol etmenizde yarar vardır.

Golders Hill Park

Parkın kuzeybatı bölümünde bulunan bu alan: küçük bir kuş kafesi ve hayvanat bahçesi ile özellikle çocukların ilgisini çekmektedir.

Hill Garden ve Pergola

Burası: Londralılar için West Heath üzerindeki gizli bir bahçedir. Bu büyüleyici bahçenin yaratıcısı: Edward döneminde sabun imalatçısı ve sanat hamisi Lord Leverhulme’dır. Önceleri: Lord’un evinin arazisine dahil olan bahçe: günümüzde Hampstead Heath’in bir parçasıdır ve çiçeklerin açtığı yaz aylarında pergolalı yürüyüş yolları büyük ilgi çekmektedir.

Kenwood House

Burada: 1660 yılından beri bir konut olduğu söyleniyor ve bugün görülen muhteşem ev: ormanlık ve büyük bahçelik alanın ortasındadır.

Bu ev: 1764 yılında Robert Adam tarafından, Mansfield Kontu Lord Şansölyesi için yeniden tasarlanmıştır. Adams: mevcut odaları yenileyerek, ilk binaya eklemeler yapmıştır. Başta kütüphane olmak üzere yapılan bu düzenlemeler bugün de görülebilmektedir.

Buranın bahçeleri bile görülmeye değerdir. Çünkü mükemmel bir 18.yüzyıl peyzajı hakimdir. Manzarası ile muhteşemdir, çünkü manzara gören bir alanda kurulmuştur.

Evde ise: Rambrant, Turner, Reynolds ve Vermeer gibi ustaların resimleri ve bahçede Henry Moore tarafından yapılmış önemli heykeller görülür. Rembrand’ın kendi portresi ilgi çekmektedir.

Her yaz burada: açık havada opera düzenlenir. Film meraklıları için de film gösterileri yapılır.

Parliament Hill

Parlamento Tepesi’nin adının, buradan kaynaklandığı söylenmektedir. Guy Fawkes ve arkadaşları: 5 Kasım 1605 yılında, Houses of Parliament’i havaya uçurma girişimlerinin sonucunu buradan izlemişlerdir.

Öte yandan: bu tepe, bu olaydan yaklaşık 40 yıl sonra yapılan iç savaş sırasında konumu nedeniyle öne çıkmış ve bu nedenle, bu ismi almış olduğu da söylenmektedir. Çünkü: iç savaş sırasında topçular, Londra şehrini, buradan tam karşıdan apaçık görebiliyorlardı.

Buradan: çok sayıda yüksek bina bulunmasına rağmen yine de şehrin güneye bakan manzarası muazzam görülür. Açık bir yaz günündeki havada: doğuda Canary Wharf ve batıda Battersea Power Station’a kadar bütün bölgeyi görebilirsiniz.

St Paul Katedralinin kubbesi, buradan belirgin şekilde görülür. Günümüzde burası; uçurtma uçurmak ve model tekne yüzdürmek isteyen Londralılarla doludur.

 

SPANİARDS INN

Spaniards Road adresindedir. Bu pub: İngiltere’deki pub’lar arasında birçok kez ödül kazanmıştır. 2009 yılında, Guardian tarafından “İngiltere’nin en iyi pub”larından” birisi olarak seçilmiştir.

Evet; Londra’nın en eski pub’larından birisi olarak bilinen ve 1585 yılında yapıldığı düşünülen bu mekan: 18.yüzyılın ünlü soyguncusu Dick Turpin’in sık sık geldiği bir yer olarak da önem kazanmaktadır. Hatta: Turpin’in babasının buranın bir önceki ev sahibi olduğu söyleniyor.

Haydut, Londra’ya gelen arabaların yolunu kesmediği zamanlarda atı Black Bess’i Kenwood ahırlarına bağlarmış. Bu yapının Turpin’in zamanından kaldığı kesindir. Pub’ın alt katları sık sık tadilat geçirmişse de, Turpin Bar’ın küçük üst katları, orijinal halini korumuştur.

Ünlü soyguncu pub’a 200 metre kala yakalanmış ve yolun sonundaki bir ağaca asılarak idam edilmiştir.

Tezgah gerisindeki bir çift silahın Gordon isyanları sırasında Lord Şansölyesinin Kenwood’daki evini yakmak üzere Hempstead’e gelen Katolik karşıtı isyancılardan alındığı söylenir. Lord, bira ısmarlayarak isyancıları sarhoş ettikten sonra silahlarını da almıştır.

Pub’ın ünlü müdavimleri arasında şairler Shelley, Keats ve Byron, oyuncu David Garrick ile ressam Sir Joshua Reynolds sayılabilir.

Geçiş parası alındığı günlerde yolcuların ücretini ödemeden geçmesini önlemek için yolun üzerine yapılmış olan kulübe ise restore edilmiştir.

 

VALE OF HEALTH

1770 yılında kurutulan bataklık, daha önceleri Hatches Bottom olarak anılırmış. “Sağlık Vadisi” anlamına gelen bugünkü adının kaynağı 18.yüzyılın sonlarında kolera salgınından buraya sığınan insanlar olabileceği gibi, 1801 yılında kayıtlara geçirilirken, kadastro görevlisinin bölgenin çekiciliğini arttırmaya çalışması da olabilir.

Bölgeyi edebiyat dünyası ile tanıştıran 1815 yılında buraya taşınan ve Shelley ile Keats’e ev sahipliği yapan şair James Henry Leigh Hunt’dır.

D.H.Lawrence de bir süre burada yaşamıştır. Stanley Spencer 1964 yılında yıkılan Vale of Health Hotel’in bir odasında kalmıştır.

Malezya Negeri Sembilan

Malezya Negeri Sembilan

Bu eyalet: Malezya’nın güneybatısındadır. Yüzölçümü6.600 km karedir. Malakka boğazına 48 km lik kıyısı bulunmaktadır. Eyalet ekonomisinin temelleri: turizm, tarım ve madencilik sektörlerine dayalıdır.

Etnik kimlik olarak Malaylar ve din olarak ise Müslümanlar çoğunluktadır. Tarımsal faaliyetler içinde yaygın olan: kauçuk ve palmiye yağı üretimidir. İklim: ekvatora yakın olması nedeniyle genellikle sıcak ve nemlidir.

Ortalama ısı 27-30 derece arasındadır. Ekim-Nisan ayları arasındaki dönem ise, muson yağmurları nedeniyle ıslak dönem olarak isimlendirilir. Bunun dışındaki aylar ise, genellikle kurudur.

Eyalette alışveriş yapmak için birçok alışveriş merkezi bulunmaktadır. En önemli alışveriş merkezi “Seremban Parade” dir. Burası şehrin ortasında olması nedeniyle en uğrak yerdir.

Burada: yerel lezzetleri tatmak isterseniz, özellikle, bir tür pişmiş pasta olan “Seremban Siew Pau” denemelisiniz. Bu pasta: hafif, sıcak ve çıtırdır.

Bir fincan çay ile mükemmel gider. Ayrıca, burada deniz ürünlerinin de birçok çeşidini gayet uygun fiyatlara bulabilirsiniz.

Malezya Negeri Sembilan

Eyaletin popüler turistik bölgeleri şunlardır

Malezya Negeri Sembilan Tampin Müzesi

Tampin Müzesi

Jalan Bukit Tampin denilen yerde bulunan bu tek katlı müze binası: 1920 yılında inşa edilmiştir. Bina: sarkan ağaçlar ve çalılarla kaplı bir dinlenme parkı yakınlarındaki tepelik alandadır. Yapı uzun yıllar yüksek rütbeli devlet memurları tarafından ikametgah olarak kullanılmıştır.

Eyaletin ilk müzesi olarak bilinir. Müzedeki sergi alanlarında: müzik aletleri, geleneksel Malay silahları ve geleneksel kıyafetler gibi Malay toplumunun kültürel yaşamını simgeleyen eşyalar sergilenmektedir.

Müze aynı zamanda, eski günlerin tarım araçları gibi bazı sıra dışı ve bilgilendirici öğeleride barındırmaktadır.

Malezya Negeri Sembilan Seremban Şehri

SEREMBAN ŞEHRİ

Kuala Lumpur ile şehir arasındaki uzaklık 64 km dir. Malaka ile arasındaki uzaklık ise70 km. dir. Şehir, Victoria dönemi yapıları ve Çin ticarethaneleriyle ilgi çeker. İlk olarak madencilik toplumu için inşa edilmiştir.

Şehirde Malay, Çinli ve Hintliler yaşamaktadır. Şehirde konuşulan dil “Malayca” dır. Genç kuşak Mandarin ve Tamil dili konuşur. Şehirdeki ilk demiryolu tren istasyonu 1924 yılında inşa edilmiştir. Şehir eski kraliyet merkezidir ve bu yüzden “Kraliyet Şehri” olarak tanınır.

Deniz kıyısından biraz içeride kalıyor yani deniz kıyısında değildir. Denize 30 km uzaklıkta, Linggi nehri vadisindedir. Zaten bu nehir şehrin gelişiminde önemli rol oynamıştır. Bölgede geçmişten gelen “kalay” madenciliği de yaygındır. Nehir, kalay tüccarları tarafından ulaşım için yoğun kullanılmıştır.

Şehir: Malezya genelinde suç oranı düşük yerlerden birisidir yani oldukça güvenli bir şehirdir. Şehri ziyaret etmek isterseniz: Nisan-Ekim dönemleri arasında muson yağmurlarını dikkate almanızı öneririm. Yılın geri kalan kısımlarında hava kurudur. Sıcaklık genellikle 25-30 derece arasındadır.

Dewan Undangan Negeri-Eyalet Meclisi

Burası şehrin en etkileyici mekanlarından birisidir. Eyalet meclisi olarak kullanılmaktadır.

 

Taman Seni Budaya Negeri-Sanat ve Kültür Kompleksi

Sanat ve Kültür Kompleksi: Seremban şehrinden 2 km uzakta, Jalan Labu denilen yerdedir.

8 dönümlük kültür kompleksi içinde, geleneksel tarzda restore edilmiş iki küçük bina (Teratak Perpatih, Minangkabau evi) bulunuyor. Ayrıca: bir zamanlar saray olarak yapılan ve günümüzde “Kraliyet Müzesi” olarak kullanılan bir yer de bulunmaktadır.

Minangkabau geleneksel evi: task şeklindeki benzersiz çatısı ile ilgi çeker. Minangkabau evi: halk arasında “Hayalet evi” olarak bilinir. Burası: 1898 yılında bir Malay prensesi tarafından yaptırılmıştır. Ahşap ve gizemli ev: eski mobilyalar ile döşenmiştir.

Malezya Negeri Sembilan Kraliyet Müzesi-Sri Menanti Sarayı

Kraliyet Müzesi-Sri Menanti Sarayı

Burada bulunan “Kraliyet Müzesi” (Sri Menanti Sarayı) ise, şehrin en çok ziyaret edilen yerlerinden birisidir. Müze 1953 yılında kurulmuştur. Müzenin bulunduğu ahşap kale: ince oyma panelleri ile göze batar ve ağır sürgülü bir çift kapıdan içeriye girilir.

Binanın uzunluğu 66.5 metre ve genişliği 23 metredir. Yapının en büyük özelliği: tek bir çivi veya tahta kazık olmadan yapılmış olmasıdır. Çünkü: sarayı yapan ustalar, yapının uzun süre dayanmasını hedeflemişlerdir.

Malezya’da son kalan birkaç ahşap saraydan biridir. 4 katlı saray: dübel ve perçinlerle yapılmıştır. Ahşap direklerin üzerinde yükselmektedir. Sarayın merkezinden yükselen, tek bir cengal ağaç gövdesinden oyularak yapılan kule 20 metre yüksekliktedir.

Merkez kulenin çatı dekorasyonu: Minangkabau evlerinin koruyucu bir sembolü olarak kabul edilen kilitli bir çift manda boynuzu şeklindedir. Saray: özellikle çeşitli klan savaşçılarını temsil eden 99 sütunu ile dikkat çeker. Siyah renkli saray: altın-oyulmuş çiçek motifleriyle süslenmiştir. Zeminden 2 metre yüksektedir. Uzun bir balkonu vardır.

Çeltik tarlası alanındaki bir sırta inşa edilen saray, iki Malay marangoz tarafından tasarlanmış ve Tukang Kahar ve Tukang Taib isimli ressamlar tarafından dekore edilmiştir. Burada yapılan ilk saray: bir yangın sonucu yok olmuş ve yerine yapılan “İstana Lama” isimli saray: (söylenenlere göre İngilizler tarafından yeni saray yapılmıştır) 1905 yılında tamamlanmıştır. (Yine bir söylenti: İngilizler, 1924 yılında bu sarayı sökmüşler ve bir sergi için Londra şehrine götürmüşler, sonra geri getirmişlerdir)

Saray: 1908-1931 yılları arasında kraliyet mensupları tarafından ikametgah olarak kullanılmıştır. 1953 yılında tamamen terk edilen saray, 1980 yılında restorasyona tabi tutulmuştur. 1992 yılında ise, Kraliyet Müzesine dönüştürülmüştür. Bugün müzede sergilenenler: pirinç ve gümüş çatal-bıçak takımları, çeşitli silahlar, büyük bir kraliyet düğününün resmedildiği tablo.

 

Devlet Camisi

Jalan Dato Hamzaçebi bölgesindedir. 9 ili temsilen 9 direği bulunmaktadır. Camiye girmeden önce giysilerinize dikkat etmeniz gerekir ve elbette ayakkabı çıkarmanız istenir.

 

Devlet Kütüphanesi

Jalan Dato Hamzaçebi bölgesindeki bu bina: devlet sekreterlik binası olarak 1912 yılında inşa edilmiştir. Sömürge dönemi mimari özelliklerini göstermesi bakımından ilgi görmektedir.

 

Devlet Sekreterlik Binası

1987 yılında inşa edilen bu alanda: ayrıca Wisma Federasyon Binası ve Dewan Undangan Negeri yani Devlet Konferans Salonu bulunmaktadır. Salonun yapısı “Minangkabau” mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Burayı ziyaret ederseniz: doğu bölümünden Sembilan şehrinin güzel manzarasını izleyebilirsiniz.

Malezya Negeri Sembilan Jelita-Devekuşu Çiftliği

Jelita-Devekuşu Çiftliği

Jelita devekuşu çiftliği: şehir merkezine 90 dakika uzaklıkta: Kampung Sungai Terip bölgesindedir. 4.2 hektarlık alanı kaplayan çiftlik Malezya’daki ilk devekuşu çiftliği olarak onaylanmıştır.

Çiftliği ziyaret etmek isterseniz; rehberli turlar düzenleniyor ve ziyaretçiler: devekuşu yumurta toplama işlemi dahil, devekuşuna binme gibi olanaklara sahip olabiliyorlar. Sert ve güçlü devekuşu yumurtaları:100 kg üzerindeki bir insanı taşıyacak güçtedir ve ziyaretçiler yumurtanın üstüne oturtuluyorlar ve kırılmıyor.

Devekuşuna bindiğinizde, size bir de sertifika veriyorlar. Ayrıca: hediyelik eşya mağazası bulunuyor ve hepsinden önemlisi, burada devekuşu eti tadabileceğiniz bir de restoran bulunuyor. Çünkü: devekuşu eti, en sağlıklı et olarak kabul görmektedir.

Malezya Negeri Sembilan Visitation Kilisesi

Visitation Kilisesi

Jalan Yam Tuan denilen yerde, şehir merkezinin batısında bulunan bu dini yapı etkileyici bir Katolik kilisesidir. Kilise: 1848 yılında Malakka bölgesine gelen Fransız Misyonerin şehri ziyaretinin ardından yapılmıştır. Kilise, 1899 yılında tamamlanmıştır. İnanılmaz mimari yapısı ile ilgi çekmektedir.

Malezya Negeri Sembilan Wesley Methodist Kilisesi

Wesley Methodist Kilisesi

Şehir merkezindeki bu çekici bina, 1915 yılında Polis Müfettişi Bailey desteğiyle yapılmıştır. Özellikle madencilik sektöründe çalışan Çinliler tarafından ibadet için kullanılmıştır.

Malezya Negeri Sembilan Main Post Office

Main Post Office

Burası Tren istasyonu yanında ana postane binasıdır.

Malezya Negeri Sembilan Parade-Alışveriş Merkezi

Parade-Alışveriş Merkezi

Jalan Dato Bandar Tunggal adresindedir. Şehri ziyaret eden turistler, burayı da mutlaka ziyaret ederler. Çünkü şehir merkezinde rakipsiz bir konuma sahiptir. Kolayca ulaşılabilir. 1996 yılında inşa edilen ve 4 katlı burada batı tarzı dükkanlar bulunuyor.

Klimalı bu alışveriş merkezinde rahat bir ortamda alışveriş yapabilirsiniz. Burada: gıda maddeleri, yerel el sanatları ürünleri, cep telefonları, elektrikli cihazlar, altın süs eşyaları, çiçekler ve hediyelik her türlü eşya bulabilirsiniz. Fiyatlar oldukça ucuzdur.

Malezya Negeri Sembilan Terminal 1 Mall

Terminal 1 Mall

Jalan Lintang adresindedir. Yerli halk tarafından Terminal veya T1 olarak isimlendirilir. Şehrin merkezindeki bu alışveriş merkezi 1996 yılında inşa edilmiştir. Burada: dev hipermarket, sinema kompleksi, Parkson isimli büyük bir departman mağaza bulunuyor. Ayrıca popüler kitapçılar da görebilirsiniz.

Malezya Negeri Sembilan Belediye Binası

Belediye Binası

Burası geleneksel Minangkabau özelliklerine sahiptir. Minangkabau kelimesi: yapıdaki sivri boynuzlarla belirgindir.

 

Era Square-Meydanı

Burası şehir merkezi yakınlarında Jalan Labu Lama içindedir. Burada dükkanlar ve batılı tarzda restoranlar bulunuyor. Yani, burası batı ağırlıklı bir ticaret merkezidir.

Malezya Negeri Sembilan Pasar Malam

Pasar Malam

Burası bir gece pazarıdır. Burada: yiyecek ve giyecek satılmakta ve yerel halk tarafından çok tercih edilmektedir. Şehir merkezine 2 km uzaklıktaki bu pazarı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Burada: giyecek, yiyecek, korsan Cd ler ve günlük ihtiyaçların her türlüsünü bulmak mümkündür. Ayrıca, fiyatlar da ucuzdur, çünkü burası yerel işçi sınıfının alışveriş yaptığı yer olarak bilinir.

 

Göl Bahçeleri

Şehrin en önemli turistik yerlerinden birisidir. Burada yeşilliklerle çevrili 2 göl bulunmaktadır. Şehirde, özellikle günbatımı sırasında göl kıyısında mutlaka bir yürüyüş yapmalısınız. Zaten özellikle şehrin en iyi restoranları bu gölün kıyısında bulunuyor.

Göl kıyısındaki park alanında, ayrıca balıkçıları ve spor yapanları, koşanları görebilirsiniz. Gölün yakınlarında bir de orman bulunuyor.

Malezya Negeri Sembilan Port Dickson Şehri

PORT DİCKSON ŞEHRİ

Burası: halk arasında PD olarak bilinir ve aynı zamanda Malakka Boğazı deniz tarafından güzel ve kumlu plajları ile eyaletin önemli bir turistik yeridir ve burada muhteşem günbatımı manzarası izlenir.

Şehir, 1880’li yıllarda boğazlarda iskan sorununu çözmek için kurulmuştur. Takip eden süreçte ise, Sir Frederick Dickson tarafından liman olarak geliştirilmeye çalışılmıştır. Çünkü: kalay madenlerinin nakliye maliyeti ve süresini azaltmaya çalışıyordu.

Daha sonra yoğun bir ticaret merkezi haline gelen liman: birçok potansiyel alan yaratmıştır. Daha kolay ulaşım için demiryolu inşa edilmiş ancak liman, bölgedeki diğer Deepwater limanı kadar başarılı olamamıştır.

Ancak: PD’nin popüler plajları: özellikle hafta sonlarından şehirlerden kaçan binlerce kişiyi buraya çekmektedir. Kuala Lumpur şehri ile, burası arasında: sık otobüs seferleri, banliyö trenleri ve taksiler bulunur. Öte yandan burada her türlü konaklama imkanları bulunmaktadır.

 

Plajlar

PD nin ana cazibesi: güneyde Tanjung Tuan ve kuzeyde Tanjung Gemuk bölgelerindeki kumsallardır. Bunlar: sıra sıra dizilmiş Hindistan cevizi ağaçları ile korunmaktadırlar. Tanjung Tuan yakınlarında bir de lagün bulunur. “Blue Lagoon” olarak isimlendirilen bu alan: bölgenin en ünlü piknik noktasıdır ve su sporları meraklıları buraya yoğunlaşırlar.

Şehirde turistik açıdan görülmesi gereken yerler şunlardır

Cape Rachadu (Tanjung Tuan)

Eagle Ranch Rekreasyon Alanı

Silahlı Kuvvetler Müzesi

Lukut Kalesi

Pengkalan Kempas Historical Sitesi.

Tay Odyssey

Malezya Negeri Sembilan Tanjung Tuan (Cape Rachadu)

Tanjung Tuan (Cape Rachadu)

Port Dickson şehrinden 16 km uzaklıktadır. Buradaki “Rachado Feneri” orman reserve bakan bir tepe üzerinde görülmektedir. Burası, Malezya’nın en eski deniz feneridir. Fener: 1528 yılında, Malakka Limanının güvenliği için Portekizliler tarafından inşa edilmiştir.

Deniz fenerine ulaşmak isterseniz: Tanjung Tuan Forest Reserve giriş yapmanız gerekir. Buraya araç ulaşımı yasak olduğu için buraya ulaşmak için küçük bir tepeye tırmanmanız gerekiyor.

Ama, fenerin önünde: Malaccan Boğazı ve masmavi bir panoramik deniz manzarası görülmeye değerdir. Havanın açık olduğu günlerde, buradan ufukta Sumatra adası dahil görülmektedir. Ayrıca: sularda bazı mercanları da görebilirsiniz.

Tanjung Tuan çevresinde, tarihi süreç içinde önemli bir savaş yapılmıştır. 16. yüzyılda: Portekiz ve Hollanda donanmaları burada büyük bir savaş yapmışlar ve ünlü Nassau denilen gemi dahil, 4 Hollanda gemisi batmıştır. Nassau gemisinden bazı eserler: denizden çıkartılmış ve günümüzde Lukut Müzesinde sergilenmektedir.

Ayrıca: Melaka Sultanlığının efsanevi 15.yüzyıl Malay Savaşçısı Hang Tuah’ın bir zamanlar burada yaşadığı söyleniyor. Yine, Melaka’nın ilk sultanı olan Parameswara’nın burada gömülü olduğuna inanılmaktadır.

Tanjung Tuan: aynı zamanda 54 kuş türü ve çeşitli orman flora ve faunasına sahiptir. Kuş gözlem meraklıları, göçmen kuşları izlemek için buraya gelirler.

 

Eagle Ranch

Şehir dışındaki küçük bir alanda bulunan bu merkez: at binicilik merkezi olarak kullanılır ve halka açıktır. Eskiden burada Eco-Goodlife denilen bir köy varmış, daha sonra burası genişletilerek bu merkez oluşturulmuştur.

Alanda: ilaveten kano, kayak,  trekking, go-carting ve okçuluk yapılabilmektedir. Burayı ziyaret ederseniz, meyve bahçesine uğramayı unutmayın. Konuklar: burada bungalovlarda konaklayabilmektedirler. Yöre insanı, burayı tatil yapmakta değerlendiriyor.

Malezya Negeri Sembilan Askeri Müze

Askeri Müze

Şehir merkezinin 8 km yakınlarındadır. Müze: eski savaş araçları, topçu ve uçakların geniş bir yelpazesine ev sahipliği yapmaktadır. Yükseltilmiş bir arazi üzerinde, savaşta ölmüş askerler için yapılan bir anıtın ortasında bulunmaktadır.

Anıtın çevresinde: trenler, askeri ve zırhlı araçlar bulunmaktadır. Ayrıca: bir savaş uçağı, bir nakliye uçağı ve yanlarında bir helikopter görülür. Kargo uçağının yakınında bir metro tüneli bulunmaktadır. Bu tünel: acil dönemlerde komünistler tarafından kullanılan tünellerin bir benzeri olarak yapılmıştır.

 

Kota Lukut

Seremban şehrinin 30 km güney-doğusundadır. Burası, Malezya’nın en iyi korunmuş “Bugis” kalelerinden birisidir. Kale 1847 yılında değerli kalay ticaretini korumak için Raja Jumaat bin Raja Jaafar tarafından yaptırılmıştır. Elephant Hill üzerine inşa edilen bu 19.yüzyıl kalesi: bölgenin savunma sisteminin mükemmel bir örneğidir.

Kalenin genişliği 505 metre ve uzunluğu 607 metredir. Lukut nehir vadisinde, açık manzaralı yapı: ağızdan doldurmalı silahlarla savunulur ve önünde 15 metrelik bir hendek bulunur. Ayrıca: yine kalenin çevresinde sivri bambu sopalarla sıkıştırılmış bir koruma düzeni daha bulunur.

Günümüzde, kale merkezinde: büyük iki katlı bir ev ve kaleyi korumak üzere 22 üniformalı Malay polisi bulunuyor. Eski kalenin kalıntıları: yine burada görülmektedir.

Malezya Negeri Sembilan Pengkalan Kempas Tarihsel Kompleksi

Pengkalan Kempas Tarihsel Kompleksi

Port Dickson şehrinin 35 km dışındadır. Bu küçük kasaba: tarih ve gizemli eserlerin meraklıları tarafından ziyaret edilmektedir. Palmiye yağı çiftliğinden kısa bir uzaklıktadır. Burada: Malakka Sultanı Mahsur Şah’ın ezeli rakimi Şeyh Ahmed Mecnun türbesi bulunur. Şeyh Ahmed Mecnun: 14. yüzyılda bir İslam misyoneri olarak Melaka’ya gelmiş kutsal bir adam olarak bilinir.

Kendisi Sultan Mansur ile bir tartışma sırasında, muhtemelen öldürülmüştür. Günümüzde görülen mezarına bitişik, 3 yekpare granit mezar taşı görülür. Bu taşların çevresinde ise, yine bazı megalit taşlar bulunur. Bunların bazıları tam işlenmiş ve diğerleri ise yarım bırakılmıştır.

3 yekpare granit mezar taşı: yerliler tarafından kendi şekillerine atfedilerek işlendiklerine inanılır ve bu üç garip şekilli taş isimlendirilir. Bazılarının üzerinde Arap ve Sumatra dilinden yazıtlar bulunur. Ama bunların ne zaman ve kimler tarafından oyulduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Bu yüzden, bu taşların gizemi hakkında efsaneler söylenmektedir.

Bu antik taşların özel güçlere sahip olduğu, bazı yöre sakinleri tarafından kabul edilmektedir. Hatta söylenenlere göre, bu taşlar geceleri büyümektedirler. Ortada bir deliği olan mezar taşının “yalan dedektörü” olduğuna inanılır.

Bu deliğe kolunu sokan kişi: yanlış cevaplar verdiğinde delik kolu sıkıştırmaktadır. (Evet, bu tür inanışlar nedeniyle, buranın sırlarla dolu olduğu bir gerçek)

Malezya Negeri Sembilan Tay Odyssey

Tay Odyssey

Bandar Dataran Segar adresinde, Konuk Hotel de bulunan bu mekan: özellikle “Tay geleneksel masajı” meraklılarının uğrak yeridir. Ayrıca Malezya ülkesinin en iyi Spa olanakları burada sunulmaktadır.

 

İngiltere Londra Greenwich ve Blackheath

İngiltere Londra Greenwich ve Blackheath

Dünya zamanının belirlendiği Greenwich; gerek kara ve gerekse nehir üzerinde, şehrin doğu girişini belirler. Burada: National Maritime Museum ve Queen’s House görülmeye değer yerler arasında öne çıkar.
Greenwich zarif kitapçılar, antika mağazaları ve kalabalık pazarlarıyla dikkate değer. Hemen güneyde ise “Blackheath” bulunur.

 

ST ALFEGE CHURCH

Bu kilise dev sütunları ve urnalarla süslenmiş alınlıklarıyla Nicholas Hawksmoor’un hemen fark edilen güçlü tasarımlarından biridir.

1012 yılında Danimarkalı istilacılar tarafından burada katledilen Canterbury Başpiskoposu Aziz Alfege onuruna yapılmış daha eski bir kilisenin yerine 1774 yılında inşa edilmiştir. O zamanlar ,Greenwich Gent St Peter manastırı: pagan Vikinglere karşı, Hıristiyanlığın ana savunucusu olarak bilinen kiliseye aitti ve başpiskopos Vikingler tarafından kaçırılarak öldürüldü.

Kilise: Henry VIII, Thomas Tallis, General James Wolfe ve John Flamsteed gibi İngiliz tarihindeki birçok ünlü figür ile bağlantılıdır. Son inşa edilen kilise: Wren’in ünlü öğrencisi Nicholas Hawskmoor tasırımıdır.

Yapının içi 18.yüzyıl işçilik ve tasarımının güzel örneklerini içerir. Özellikle, ahşap oymalarının bazıları Grinling Gibbons’a ait olması önem taşır.

Bunlar II. Dünya Savaşında hasar gördüğü için restore edilmiştir. Altar ve galerinin demir parmaklıkları orjinaldir ve Jean Tijou’ya atfedilmektedir.

Girişte VIII Henry’nin eski kilisede vaftiz edilişini anlatan bir reprodüksiyon, 1759 yılında Quebec’te Fransızlar’a karşı savaşırken çarpışma sırasında ölen General Wolfe’un mezarını betimleyen pirinç levha ile 16.yüzyılda buraya gömülen besteci ve org sanatçısı Thomas Tallis’in anısını yaşatan pencere görülebilir.

 

RANGER HOUSE-WERNHER COLLECTİON

Chesterfield Walk Blackheath adresindedir. Greenwich park içindedir. Giriş ücretlidir, yetişkinler için 6.70 paund ödemek gerekir.

1700 yılında “Palladian” tarzında inşa edilmiştir. Özgün sahibi Amiral Hosier 1727 yılına kadar evi işgal etmiştir. 1748 yılında ise daha sonra Dışişleri Bakanı olacak olan Chesterfield Earl tarafından kullanılır.

1782 yılında yeni sahip Richard Hulse dir. 1850-1912 yılları arasında yaşamış elmas patronu Alman doğumlu Sir Julius Wernher’in ikametgahı olarak kullanılmıştır. 2002 yılından itibaren Wernher Koleksiyonu: burada teşhir edilmeye başlanmıştır.

Koleksiyon 12 oda boyunca yerleştirilen yaklaşık 700 eserden oluşmaktadır. Bu tablolar, porselen, gümüş ve mücevherler çarpıcı bir guruptur. Resimlerde özellikle eserleri bulunan sanatçılar: Gabriel Metsu, Filippino Lippi, John Hopper, George Romney, Sir Joshua Reynolds.

Ortaçağ döneminden kalma Bizans piyanosu, duvar halıları, mobilyalar ve porselenler de ilgi çekmektedir. Bergonzoli tarafından yapılan mermer heykel: “Melekler Aşkı” ismini taşır ve bir başkuş şeklinde Hindistan cevizi kabuğu içindeki yarı çıplak kadınla öpüşen bir melek figürü betimlenmektedir. Ayrıca: opal kertenkele ve mineli bir kafatası ilgi çekmektedir.

 

OLD ROYAL NAVAL COLLEGE

Bu deniz kolejli: 1873 yılında buradan ayrılmış ve yapıdaki tüm koğuş alanları, konferans salonları, derslikler ve ofisler müze odaları olarak kullanılmıştır. Müze odalarında bulunan objeler, 1937 yılında Ulusal Denizcilik Müzesine taşınmıştır.

Evet: Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri personeli kolejleri birleştirilince, Greenwich bölgesindeki bu binaların ne yapılacağı konusunda uzun tartışmalar yapılmış ve ardından bu binalar hükümet tarafından, 1996 yılında Royal Naval College Greenwich Vakfı’da verilmiştir. Kraliyet Donanması, Aralık 1998 tarihinde bu siteden ayrılmıştır.

Evet: Sir Christopher Wren’in tasarladığı bu iddialı binalar VIII Henry, I Mary ve I Elizabeth’in yaşadığı 15.yüzyıldan kalma bir kraliyet sarayının yerine inşa edilmiştir.

Okulun şapel ile salon bölümleri halka açıktır. Batı cephesi Vanbrugh tarafından tamamlanmıştır.
Wren’in şapeli 1779 yılında yangında yıkılmıştır. James Stuart’ın eseri olan Yunan Canlandırmacı tasarım sayesinde iç mekan zarif alçı bezeklerle aydınlık ve havadardır.

 

Placentia Sarayı

Old Royal Naval College’nin üzerinde bulunduğu arazi: tarihi süreç içinde çeşitli alanlarda kullanılmıştır. 1427 yılında bu arazi: nehir yakınlarında bir saray inşa ettirmeyi düşünen Gloucester ve Regent Dükü tarafından seçilmiş ve saray inşaatına başlanılmıştı. Dikdörtgen kapalı ve Greenwich park olarak isimlendirilen arazi alanı içinde: şimdi Old Royal Naval College ve Ulusal Denizcilik Müzesi siteleri bulunmaktadır.

Dük: 1447 yılında öldüğünde: malikane/saray: Henry VI’nın eşi Anjou Margaret’in ikametgahı oldu. Saray: özellikle Henry VII döneminde, yeniden inşa edildi ve sonraki 200 yıl boyunca, Kraliyet Sarayı haline geldi.

Kral Henry VIII: 1491 yılında bu sarayda doğdu ve Aragonlu Katherine ve Anne Bolayn ile yaptığı evlilikler sırasında, zamanının çoğunu bu sarayda geçirdi. I. Elizabeth’de 1533 yılında, bu sarayda Anne Boleyn’den doğmuştur.

Greenwich parkında: sürekli oynadığı “meşe” ağacı: ülke çapında tanındı ve “Kraliçe Elizabeth’in Meşe” si olarak tanındı. Bu ağaç: 19.yüzyılda şiddetli bir fırtına sonucu ölünceye kadar, dik tutuldu.

I.James ve Charles I. dönemlerinde: Kraliçe Evi, sarayın bir parçası olarak inşa edildi. Ancak, saray: 1660 yılında bakımsızlıktan kurtarılması için yeniden inşa edildi. Queen Anne bloku altında eski sarayın kalıntıları görülebilir.

 

Royal Naval Hastanesi

William II. Greenwich’de yaşamak istemiyor, Kensington’u tercih ediyordu. Bunun üzerine: Kraliçe Mary ve Kral Charles: eski sarayın bulunduğu sitede blokları birleştirerek bir “Kraliyet Deniz Hastanesi” inşa ettirmeye karar verdiler. Sir Chriptopher Wren: bilirkişi olarak görevlendirildi.

Wren: hastanenin dört blok halinde yapılmasına karar verdi ve diğer önde gelen mimarlarla birlikte: 1696-1712 yılları arasında hastanenin inşaatı tamamlandı. Ancak, hastanenin tam olarak hizmete girmesi, 1752 yılına kadar uzadı.

Binalar: dört ayrı blok ve merkezde bir avludan oluşmaktadır. Nehir boyunca: King Charles ve Queen Anne blokları bulunur. Önde ise kubbeli binalar King William Blok ve Queen Mary Blokları bulunur.

 

Painted Hall

Burasının dekorasyonu tam bir başyapıttır. Sanatçı Sir James Thornhill: yapının iç dekorasyonunu 1727 yılında 9 yıllık bir çalışmanın ardından tamamladı. Burası: 1939-1998 yılları arasında Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılmıştır. 1806 yılında Amiral Nelson’un cenazesi, St Paul Katedraline gömülünceye kadar burada bekletilmiştir.

18.yüzyılın başından kalma Resimli Salon James Thornhill’in zengin süslemeleriyle ilgi çeker. Göz yanıltıcı tavan resimleri, sütun ve frizler dikkate değer. Thornhill, batı duvarında yer alan resimlerden birinin alt kısmında, para almak için elini uzatmış bir halde kendisini de betimlemiştir.

TRAFALGAR TAVERN

Trafalgar Tavern: 1837 yılında inşa edilmiştir. Buranın bir zamanlar müdavimleri arasında bulunanlar: Charles Dickens, William Thackeray ve Wilkie Collins gibi seçkinlerdir. Burası: Charles Dickens’ın en çok sevdiği uğrak yerlerinden birisiymiş. Hatta: romanlarını resimleyen ünlü gıravür sanatçısı George Crukshank ile burada içki içip sohbet ederlermiş.

Ayrıca: bakanlar ve diğer ileri gelenler, önemli olayları kutlamak için “Westminster” ve “Charing Cross” dan nehir yoluyla buraya gelip, kendilerine balık ziyafeti çekerlermiş. Thames nehri, günümüzde kirlenmiş olsa da, mevsimi geldiğinde pub menülerinde yine balık hala ilk sıradadır. Çünkü; buranın o yıllardan günümüze kalan en meşhur yemeği ise “Whitebait” denilen küçük bir balık ve buzlu şampanya.

19.yüzyılın sonlarına doğru, bina sırasıyla denizci tüccarların mekanı, bir erkek kulübü, apartman daireleri için bir enstitü olarak kullanılmıştır. Ancak, 1965 yılında, yeniden restore edilerek Victoria tarzı bir pub olarak yeniden açılır.

Pub: büyüleyici panolarıyla öne çıkar.

 

GREENWİCH PARK-ROYAL PARK

Burası Londra şehrinde mevcut 8 Royal Park’tan birisidir. Her yıl Londralılar ve şehir ziyaretçileri burayı sık sık ziyaret ederler.

Orijinal olarak bir kraliyet sarayının arazisi olan ve günümüzde de kraliyet mülkü sayılan parkın çevresi 1433 yılında çitle çevrilmiş, tuğla duvarlar ise I.James döneminde inşa edilmiştir.

Daha sonra 17.yüzyılda, Versailles bahçelerini yaratan Fransız saray bahçevanı Andre Le Notre, Greenwich’e davet edilmiştir. Bunun sonucunda günümüzde hala burada birçok Fransız tarzı ağaçlar görülmektedir.

Güneyden tepeye doğru çıkan bu geniş cadde, onun tasarımının bir parçasıydı. Nehir tepeden tüm güzelliğiyle görünürken, havanın açık olduğu bir Londra manzarası izleyebilirsiniz. Özellikle: Docklands ve Blackheath ve Thames Nehri arasında Londra şehri, Thames nehri boyunca etkileyici manzaralar izlenebilir.

Parkın güneydoğu ucunda ve parkın gül bahçesinin kıyısında yer alan Ranger’s House, günümüzde büyüleyici Wernher Collection’u barındırmaktadır.

Tepenin eteğinde yer alan Greenwich köyüne giderken inmeniz gereken yokuş nedeniyle, güzel Blackhealth köyüne yapılacak görece kolay ve düz yürüyüşü tercih edebilirsiniz.

Park alanı günümüzde: Meridyen Hattı, Kraliyet Gözlemevi, Ulusal Denizcilik Müzesi, Old Royal Naval College ve Greenwich Denizcliik Dünya Mirası’na ev sahipliği yapmaktadır.

 

BLACKHEATH

Bu geniş koruluk, bir zamanlar, Londra’ya giren 1381 yılındaki köylü ayaklanmaları sırasında Wall Tyson’a bağlı isyancılar gibi büyük guruplar için bir toplanma noktası olmuştur.
Burası aynı zamanda İngiltere kralı I. James’in , İskoçya’ya ait bir oyun olan golfü İngilizlere tanıttığı yerdir.

Bugün bu koruluk alan görkemli George dönemi evleri ile çevresindeki sıra evler için de görülmeye değer. Johnny Deep tarafından “Karaip Korsanları” filmi burada çekilmiştir. 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında oyuncuların kalma yerleri buraya yapılmıştır. İlk Londra maratonu: 29 Mart 1981 tarihinde yapılmış ve buradan başlamıştır.

Güney yönünde yer alan Tranquil Vale’de kitap, el yazması ve antikaların satıldığı dükkanlar bulunur.

Evet: Blackheath: Londra’nın gerçek köylerinden birisidir. Burada: genellikle bir okul cazibesi bulunur. Güney doğu Londra’nın göbeğinde, Blackheath olarak adlandırılan bu odak noktasında: bir çiçekçi de dahil olmak üzere, köy mağazaları, fırıncılar, kasaplar, Blackheath Galerisi ve hatta bir manav, bir Pazar ve görkemli ve tarihi fundalık bulunmaktadır.

 

CROOM’S HİLL

Burası, 17. ve 19. yüzyıl başlarında düzenlenen Londra sokakları arasında en iyi korunmuş olanıdır. En eski binalar güney kısımdadır. Croom’s Hill’in ünlü sakinleri arasında İrlandalı aktör Daniel Day Lewis vardır.

Nevada caddesi, Burney caddesi ve Stockwell caddesi ve Greenwich parkınun bulunduğu bölge: Crooms tepesi olarak bilinir.

 

FAN MUSEUM

12.Crooms Tepesi. Adresinde, Greenwich alanının kalbinde ve Dünya Mirası içindedir. Müze: Salı-Cumartesi günleri arasında, saat 11.00-17.00 arasında açıktır. Pazar günleri ise saat 12.00-17.00 arasında açıktır. Müzeye giriş ücretli olup, yetişkinler için ( 10 kişilik gurup ile birlikte girilebilmektedir) 3 paund.

Londra’nın en tuhaf ve dünyada bir eşi daha bulunmayan Yelpaze Müzesi, 1991 yılında burada açılmıştır.

Helene Alexander’in çabalarıyla kurulan müzenin 17.yüzyıldan bugüne dünya çapında 4.000 yelpazeden oluşan koleksiyonu yapılan bağışlarla genişlemiştir.

Bunların arasında çeşitli sahne yelpazeleri bulunur.

Eğer oradaysa size sergiyi bayan Alexander gezdirecektir. Salı ve Pazar günleri öğleden sonraları: müzenin ziyaretçileri geleneksel ikindi çayı keyfini yaşarlar.

 

GENERAL WOLFE HEYKELİ

General James Wolfe’un heykeli: Old Greenwich Kraliyet Gözlemevi gibi aynı tepenin üzerinde nehre doğru bakmaktadır.

General Wolfe: Fransızlara karşı, Quebec’de İngiliz kuvvetlerine komuta etmiş ve hayatı pahasına büyük bir zafer kazanmıştır. Greenwich St Alfege kilisesinde gömülüdür.

Heykeli, 1930 yılında dikilmiştir. Yazıtta “Bu anıt, Kanadalı insanların bir hediyesidir ve Marques de Montcalm tarafından açılmıştır” yazmaktadır.

 

VANBRUGH CASTLE

1719 yılında, Kraliyet Deniz Hastanesinde Surveyor iken: mimar ve oyun yazarı Sir John Vanburgh tarafından inşa edilmiştir. Dışarıda mavi bir plakada “1719-1726 yılları arasında Sir John’un burada yaşadığı yazılıdır”

Kale: 1690-1692 yılları arasında İngilizler tarafından Fransa’daki Bastille cezaevinden modellenmiştir.

Modern zamanlarda, yapı: 1975 yılında öldürülen RAF personeli oğulları için Kraliyet Hava Kuvvetleri Hayırsever Fonu tarafından işletilen bir okul olmuştur. 1977 yılında bina restore edilmiştir.

 

BLACKWALL TÜNELİ

Tünel: East Greenwich ile Doğu Hindistan dock yolu arasında, Thames nehrinin altından bir yol sağlamaktadır. Tünelin ilk deliği, 22 Mayıs 1897 tarihinde açılmıştır. İkinci delik ise 2 Ağustos 1967 tarihinde açılmıştır.

Artan trafik yoğunluğu nedeniyle ikinci delik yani tünel açılmıştır.

Tünel açıldığında o anda, dünyanın en uzun sualtı tüneli olarak önem kazanmıştır. Tünel bölümünde yaşayan insanların evleri yıkılmış ve onlara belediye tarafından başka evler tahsis edilmiştir. Çünkü: 6 yıllık inşa süresi sırasında 641 kişi evinden olmuştur.

Tünel: yalnızca nehir yatağından 1.67 metre derinliktedir. Tünel içinde basınçlı hava kullanıldığından bazen baskı çok fazla hissedilir.

 

FOOT TÜNNEL

Bu tünel: Köpekler adası üzerinde: Cutty Sark Gardens ile Island Gardens arasındadır ve Thames nehrinin altından geçer.

Tünelin uzunluğu 371 metredir. Yükseklik 2.5 metredir.

Onun asıl amacı: Londra’nın güneyinde yaşayan halkın, Köpekler adası üzerinden geçerek Milwall Doklarına yani rıhtım çalışmalarına katılmalarıdır.

Sir Alexander Binnie tarafından tasarlanan tünel: 4 Ağustos 1902 tarihinde açılmıştır. Tünel: 200.000 camlı beyaz çini ile süslenmiştir.

Kırmızı tuğlalı ve cam kubbeli dairesel giriş binası: nehrin her iki tarafında da birbirine benzer ve bir asansör ve uzun sarmal bir merdiven içerir. Asansörler 24 saat açıktır.

Elbette şehir gezginleri için bu tünel ilginç gelebilir ama güvenlik kameraları olmasına rağmen, gece burada bulunmamanız önerilir.

 

GREENWİCH MARKET

Pazar 1831 yılında bugünkü yerinde kurulmuştur. 1958 yılında ise yalnızca meyve-sebze pazarı haline dönüşmüştür. 1984 yılında ise el sanatları, sanat ürünleri, gıda ve içecek pazarı haline gelmiştir. Pazarın kenarındaki yuvarlak dükkanlar depoya dönüştürülmüştür.

 

DÜNYANIN İLK DÜKKANI

Burasının dünyanın ilk dükkanı olduğu elbette bir iddiadır ama meridyene yakın olması bu iddiayı güçlendirmektedir. Dükkan: King William Walk ve Romney Road köşesindedir.

 

MİLLENİUM DOME ARENA

2000 yılında yapının üstündeki kubbe: ülkede milenyum kutlamalarının odak noktası olmuştur. Tüm dünyadan gelen uçaklar, Londra havaalanına inmeden önce burayı görürler. Yapının kubbesinin yüksekliği 50 metre, çapı ise 300 metredir.

Tüm dünyada, 10 milyondan fazla ziyaretçi, Millenium fuarını ziyaret etmişlerdir. 2000 yılı sonunda fuarın kapanmasından sonra, 5-6 yıl boyunca yapı boş durmuştur. Daha sonra ise bir eğlence kompleksine dönüştürülmüştür.

Arenanın bir bölümünde: konserler için büyük bir alan, küçük bir müzik mekanı, bir sinema kompleksi, restoran ve barlar, bir sergi merkezi ve kışın buz pisti haline dönüştürülen bir plaj bulunmaktadır.

Birçok ünlü gurup ve şarkıcı, burada konserler vermiş ve vermektedirler.
2012 Olimpiyat oyunlarında basketbol yarışmaları burada yapılmış, ayrıca yine Arena, buz hokeyi müsabakalarına ev sahipliği yapmaktadır.

İngiltere Londra Greenwich ve Blackheath EMİRATES TELEFERİK

 

EMİRATES TELEFERİK

Thames Cable Car olarak da bilinir. Teleferik hattı: Emirates Havayollarının sponsorluğunda yapılmıştır. Thames nehri boyunca ilerler. Hizmet: 28 Haziran 2012 tarihinde açılmıştır. Teleferik hattı: Thames Nehrinin diğer tarafında Kraliyet Dock (Arena yakınlarındadır) ile Greenwich arasında çalışır.