Düzce Cumayeri

Düzce Cumayeri

Doğuda Çilimli, güneyde Gümüşova, batı ve kuzeyde Sakarya, kuzeydoğuda Akçakoca ile çevrilidir.

İlçenin üçte biri ormanlık alandır.

150 yıllık tarihi geçmişi olan Cumayeri, önce Çevrik köyü adı altında Büyük Melen çayı kenarında kurulmuş, yerleşim daha sonra bataklık ve buna bağlı sıtma hastalığı nedeniyle batı bölgelerine kaymıştır. 

Bölgeye Balkanlarda 93 Muhaciri olarak gelen göçmenler yerleştirilmiştir. 

1987 yılında Cumaova, 1993 yılında ise Cumayeri olmuştur. 

İlçeden geçen Büyük Melen nehri üzerinde, Kasım ve Mart ayları arasında rafting ve kano sporları yapılır.

Dokuzdeğirmen köyünde, bu amaca yönelik olarak kurulmuş birçok tesis bulunur.

Cumayeri-Dokuzdeğirmen köyü yanından geçen Büyük Melen nehri, raftinge elverişli 13 km parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük raftign sporlarının yapıldığı yerdir.

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Dokuzdeğirmen köyü, içinden geçen Melen çayı üzerine kurulmuş 9 adet su değirmeninden dolayı bu isimle anılmaktadır.

Yılın her döneminde, profesyonel rafting ve kano yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER:

Düzce Cumayeri Yenicami

Cumayeri Yeni Camisi:

Cami, 1942 yılında inşa edilmiştir.

Yöresel ahşap iç mimari özellikleri oldukça dikkat çekicidir.

Orijinali dikdörtgen planlı olan cami, sonrasında kare planlı olarak yeniden yapılmıştır.

Yeni cami, ahşap iç mimari özellikleri nedeniyle, Ankara Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiştir.

Düzce Cumayeri Harmankaya Şelalesi

Harmankaya Şelalesi:

Harmankaya köyünde bulunan şelale, il merkezine 31 km ve Cumayeri ilçe merkezine 11 km uzaklıktadır. Şelaleye ulaşmak için dere içinde ortalama 750 metre taşlı, ağaçlı engelli yürüyüş ile yarım saatte ulaşmak mümkün olur. Yürüyüş tecrübesi olmayanlara tavsiye edilmez. Mevsim şartlarına bağlı olarak, toprak kayması gözlenmekte olup şelaleye ulaşımı da güçleştirmektedir. Şelaleye ulaşmak için navigasyon kullanırsanız, sizi Harmankaya köyü içine kadar götürür ancak köyün içinde şelaleye iniş yoktur. Bu yüzden, eğer şelaleye gitmek istiyorsanız, Harman köyü içine gelmeden nehir evleri sapağından, köprünün dibinden giriş yapmalısınız.

Düzce Cumayeri Harmankaya Şelalesi

Harmankaya Şelalesi, Cumayeri Dokuzdeğirmen köyü yanından geçen Büyük Melen nehri üzerindeki, 13 km lik parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük rafting alanıdır. 

Şelale kendi görkemli görüntüsü yanında, 700 metre uzunluğunda, orta zorlukta bir yürüyüş parkuruna sahiptir. 

Bölge doğa yürüyüşü ve foto-safari için oldukça uygundur.

 

 
Cumayeri Dokuzdeğirmen köyü değermeni

Tarihi Dokuzdeğirmen Köyü ve Çınar Ağacı:

Tarihi Dokuzdeğirmen köyü: İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. İçinden geçen Melen Çayı üzerinde 150 yıl önce kurulmuş 9 tane su değirmeninden (söylenenlere göre Rumlardan kalmıştır) dolayı, bu isimle anılmaktadır. Bu değirmenlerden ayakta kalmayı başarabilen iki tanesi, taşlarını bir asırdan fazladır döndüren sudan aldığı güçle zamana direniyor. Değirmenlerin 4 tanesi yıkılmış, 3 tanesi tamamen yok olmuştur. Zamana direnen iki değirmen de mısır ve buğday öğütülmektedir. 

Yılın her döneminde, burada profesyonel rafting ve kano yapılmaktadır. 

Cumayeri Dokuzdeğirmen Tarihi Çınar Ağacı

Şimdi gelelim köydeki çınar ağacına:

Dokuzdeğirmen köyü sınırları içinde bulunan ve yaklaşık 600 yıllık olduğu belirtilen çınar ağacıdır. Boyu 20 metre, çapı 3.36 metre ve çevre genişliği 11.3 metredir. Ağaç yerli ve yabancı turistler tarafından sık ziyaret edilmektedir. 5 kişinin içinde rahat bir şekilde oturabileceği, geniş bir alana sahip çınar ağacının içinde bulunan oturma bankı ve masa dikkat çekerken, köyü ziyarete gelenler, ağacın içine girerek hatıra fotoğrafı çektirirler. 

Çevresiyle birlikte 2004 yılında koruma altına alınmıştır. 

 

Düzce Cumayeri Dokuzdeğirmen Rafting

 

Düzce Cumayeri Dokuzdeğirmen Rafting

Dokuzdeğirmen Köyü Rafting Tesisleri:

İlçe merkezine 3 km mesafede bulunan Cumayeri-Dokudeğirmen köyü, yanından geçen Büyük Melen Nehri ile tanınmaktadır.

Raftinge elverişli orta zorluktaki 13 km lik parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük rafting sporlarının yapıldığı bölgedir.

Cumayeri-Dokuzdeğirmen köyü, yüksek adrenalini, eşsiz doğal güzellikleri içinde yaşayabileceğiniz ender yerlerden biridir.

Yılın her döneminde, profesyonelce rafting ve kano yapılan Dokuzdeğirmen köyü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından pilot bölge seçilmiştir.

Alt yapısı tamamlanmış ve İl Özel İdaresi tarafından gerekli tesisler yapılmıştır.

Eski evler ve su değirmenleri arasında bulunan tesislerde, yöresel ürünler tadılabilir, lezzetli sazan ya da Melen balığı yiyebilirsiniz.

Dokuzdeğirmen köyü, içinden geçen Melen çayı üzerinde kurulmuş 9 adet su değirmenlerinden dolayı bu isimle anılan bir köydür.

Köyde, tabii varlıklara kayıtlı 600 yaşında, 20 metre boyunda, 3.6 metre çapında ve 11 metre çevre genişliğinde asırlık çınar ağacı bulunmaktadır.

Dokuzdeğirmen köyü rafting alanına, 5 km mesafede bulunan Harmankaya Şelalesi, kendi görkemli görüntüsünün yanında, 700 metrelik orta zorluktaki yürüyüş parkuru ile de bölgenin saklı cennetidir.

 

 

Dokuzdeğirmen Köyü-Melenağzı Köyü Yürüyüş Parkuru:

Cumayeri Dokuzdeğirmen Köyü ve Melenağzı Köyü arasındaki 24 km lik parkurdur. Düzce İstanbul yolu Cumayeri sapağından Dokuzdeğirmen köyüne ulaşarak yürüyüşe geçilmektedir. Kolay bir parkurdur. Parkur genellikle köy içlerinden geçer ve sahile ulaşır. Bölgede dikkat çekici yerler: restoran, taş işlemeli cami, su kuyusu, anıt ağaç, su değirmeni, Harmankaya Şelalesi, konaklama, sahil, sivil mimari ve benzerleridir. 

 

 

Düzce Cumayeri Yeni camii

Cumayeri Yeni Camii;

Çevrik Mahallesindedir. Yazıtında belirtildiği üzere 1942 yılında yapılmıştır. Ancak 12 Kasım 1999 depreminde ağır hasar görmüş ve sonrasında, kare planlı olarak günümüzde görülen cami yapılmıştır. Yöresel ahşap iç mimarisiyle dikkat çekmektedir. 

 

 

 

 

 

Düzce Akçakoca gezi yazım için Akçakoca

Düzce Gümüşova

 

Düzce Gümüşova

D-100 karayolu üzerinde bulunmaktadır.

Düzce il merkezinin güneybatısında bulunan ilçe, batıda Sakarya, güneybatıda Bolu, güneyde Gölyaka, doğuda Çilimli ve kuzeyde Cumayeri ilçeleriyle komşudur.

İlçenin büyük bölümü ormanlık alandır. Düzce il merkezine 20 km mesafededir.

En önemli turizm potansiyeli Çaybükü köyünde bulunan Dedekoru piknik ve mesire alanıdır.

Düzce Gümüşova

Tarihi

Gümüşova ilçesi, 1321 tarihinde Osman Bey’in silah arkadaşı Konuralp Gazi tarafından, Düzce ve Üskübü ile birlikte fethedilmiştir.

Bu bölge yerleşim yeri olarak Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren kullanılmaya başlanır.

Daha sonra, bölge, büyük askeri yararlılıklar gösteren Davut Paşa’ya tımar olarak verilir.

Osmanlı ordusunda bulunan hayvanların kışlaklayacağı ahırların Gümüşova’da yapılması sebebiyle bölge “Kışla” adını alır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Kışla işgale uğrar. Milli Mücadele döneminde cereyan eden Düzce isyanları, yoğunlukla bu bölgede etkisini gösterir.

Daha sonra bu isyanlar: Ali Fuat Cebesoy ile Meraşal Fevzi Çakmak tarafından önlenmiştir.

Kışla 1927 yılında nahiye olur. 1963 yılında Belediye teşkilatı kurulur.

1987 yılında Cumayeri ile birleşerek Cumaova isimin alır.

1993 yılında Cumayeri’nden ayrılarak Gümüşova adı altında yeni ve müstakil bir ilçe olur.

Gümüşova, Aralık 1999 tarihinde Düzce’nin il olmasıyla Düzce’ye bağlanır.

Gümüşovalılar genellikle tarımla uğraşıyorlar ve halk geçimini fındıktan sağlıyor.

Bu yüzden, çevre fındık bahçeleriyle doludur, buradan fındık satın almanızı öneririm.

 

GEZİLECEK YERLER;

 

Düzce Gümüşova

Saat Kulesi

Gümüşova Belediyesi tarafından, Kültür Mahallesi, Cumhuriyet Caddesinde, Halk tarafından Beşyol Ağzı diye tabir edilen yere saat kuleli havuz yaptırılmıştır.

Saat kulesinin yüksekliği 8.5 metredir. Havuz gece aydınlatılarak daha güzel bir görüntü sağlamaktadır. Saat kulesi ay-yıldız temalıdır.

2021 yılında restorasyon yapılmıştır. 

Gümüşova Dedekoru Mesire Alanı

DEDEKORU MESİRE ALANI (ÇAYBÜKÜ KÖYÜ)

İlçenin en önemli turizm potansiyeline sahip alanlarından biridir. 

Çaybükü köyü sınırları içinde yer alan piknik/mesire için doğal ortamdır. Doğa içinde vakit geçirmek isteyenler için uygun bir tercihtir. 

Gümüşova Koru dede türbesi

Piknik ve mesire alanı içerisinde Çaybükü camii arkasında Dede Koru Türbesi bulunmaktadır. Türbenin çevresine bırakılan bez parçaları, adak mumları ve dualar, halkın maneviyatla iç içe yaşadığının göstergesidir. Dede Koru, sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktasıdır. Bayram sabahları, piknikler ve köy etkinlikleri bu türbenin etrafında şekilleniyor. 

 

Gümüşova Dereköy Mesire Alanı ve Doğa Yürüyüş Rotaları

DEREKÖY PİKNİK VE MESİRE ALANI VE YÜRÜYÜŞ ROTALARI

İlçede doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenlenmektedir. 

Örneğin: Dereköy ve Yeşilyayla köyleri arasında doğa yürüyüşü yapılmaktadır. Bu tarz etkinlikler doğa severler için ilçe çerçevesinde bir alternatif oluşturmaktadır. 

 

Gümüşova Selamlar köyü
 

Selamlar Köyü

Selamlar köyü, Gümüşova ilçe merkezine 1 km uzaklıktadır. Selamlar köyü, Gümüşova’nın en büyük köyüdür. Köy Balkan göçmenlerinden oluşmaktadır. 93 Harbinden sonra buraya göç etmişlerdir. 

18 Temmuz 1934 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk: Ankara’dan yola çıkıp İstanbul’a 2 araçla giderken: Gümüova ilçesindeki Selamlar Köyü (eski adı İbrahimağa köyü) den geçecekti.

Güzergahta bulunan bütün il, ilçe ve köy halkı, heyecanla Atatürk’ü misafir etmek istiyordu.

Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerinden Çorlulu Hafız Dayı olarak bilinen Ahmet Altan’ın girişimleriyle, Atatürk o dönem 90 kişinin yaşadığı Selamlar köyüne gelmeye karar verdi.

Atatürk köye geldiğinde onu karşılayan Hafız Dayı, köylü kadın ve erkekler ile çocukların gözlerinden sevinç gözyaşları akıyordu.

Osmanlı döneminden kalan köyün 200 yıllık çeşmesinin önünde oturan Atatürk, önce dertleri ve sorunları dinledi, sonra Hafız Dayı’ya “Bu köyün ismi bundan sonra Selamlar olsun” dedi.

Ardından kendi gibi mavi gözlü olan 13 yaşındaki Fatma ile konuşmaya başladı.

Elinde tepsi, yayıktan yapılan soğuk köpüklü ayranlarla Atatürk’ün karşısına gelen Fatma, ayranları ikram etti,

Atatürk ayranı içti ve köylüyle sohbet ettikten sonra, yola devam ettiler.

Gümüşova Selamlar Köyü Çeşmesi

Selamlar köyü sakinleri: Osmanlı döneminde yapılan ve Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınan tarihi çeşmeden, Atatürk’ün ziyaret ettiği 18 Temmuz 1934 tarihinden bu yana, her yıl bir günlüğüne ayran akıtıyor.

18 Temmuz’u bir festival havasında kutlayan Selamlar Köyünde, o gün yer yerinden oynuyor.

Köylü kadınları yemek pişiriyor, yürüyüş kortejleri, protokol konuşmaları ve festival düzenleniyor.

 

Atatürk Müzesi

Tarihi çeşmenin hemen yanında, bir de “Atatürk Müzesi” bulunuyor.

Müzenin içinde, Atatürk’e ayran yapılan ahşaptan yayık sergileniyor. Ayrıca Atatürk’ün eşyaları ve fotoğrafları sergileniyor. Dönemin Başbakanı Turgut Özal da köyü ziyaret etmiştir.

 

 

 Düzce Akçakoca hakkındaki gezi yazım için  Akçakoca

 

Tekirdağ Muratlı

Tekirdağ Muratlı

Muratlı, küçük bir yer. Özellikle: bir zamanlar, burada göçmenlerin yerleşmiş olmasıyla tanınıp biliniyor.

Bunun yanında: yine bölgede olduğu gibi, burada da yoğun fabrika yapılaşması var.

Bunun doğal sonucu olarak, bu fabrikalarda çalışan işçilerin yerleştiği ve yaşadığı bir yer olarak biliniyor.

Tekirdağ Muratlı

ULAŞIM

Muratlı ilçesinin bağlı bulunduğu Tekirdağ il merkezine olan uzaklığı: 23 km. dir. Muratlı-İstanbul arasındaki uzaklık: 150 km. Muratlı-Çorlu arasındaki uzaklık: 40 km. Muratlı-Lüleburgaz arasındaki uzaklık: 36 km.

TARİH

Osmanlı Sultanı I. Murat: bir sefer dönüşü, bu bölgeden geçerken, bu bölgeyi çok beğenir ve eski kara yolu köprüsü yanında, ordugah kurar.

Bu sırada: yaveri, hükümdara: “Sultanım, bu beldeyi çok beğendiniz, buraya ne isim koyalım?” der.

Bunun üzerine, Sultan Murat “Murat Eli olsun” der. Böylece, yöreye “Muratlı” ismi verilir.

Yörenin tarihi geçmişindeki diğer öne çıkan hususlar: Sultan II Beyazıt ile oğlu Yavuz Sultan Selim’in: bu topraklarda savaşmış olmalarıdır.

Ayrıca: Yavuz Sultan Selim; Edirne istikametinde ilerlerken, Muratlı ilçesinin Yukarı Yeşilsırt köyü, Ulaz mevkiinde ölmüştür.

Muratlı yöresi: küçük bir köy iken, 1870 yılında buradan demiryolu geçirilmiş ve bunun üzerine hızla gelişerek, 1910 yılında nahiye ve 1957 yılında ilçe olmuştur.

Özellikle, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında, çeşitli yerlerden (Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya) getirilen göçmenler buraya yerleştirilmişlerdir.

Tekirdağ Muratlı

GENEL

Yörenin büyüklüğü yani yüz ölçümü: 408 km. karedir.
İlçe arazilerinin büyük bölümü: sulanabilir durumdadır. Bunun sonucu olarak toprakların büyük bölümü, tarıma elverişlidir.

Ama, orman yapısı, yok gibidir. Bölgenin iklim özellikleri düşünülürse: karasal bir iklim yapısına bağlı olarak, kış aylarının soğuk ve yağışlı, yaz aylarının ise sıcak ve kurak geçtiği görülür.

NE YENİR/NE İÇİLİR

Buraya yolunuz düşerse “Tekirdağ köftesi” yemenizi öneririm.

Tekirdağ Muratlı

GEZİLECEK YERLER

Muratlı Tren İstasyonu

MURATLI TREN İSTASYONU

İlçe merkezindeki istasyon binası: 1870 yılında, Avrupa-İstanbul demir yolu yapımı sırasında Avusturyalılar tarafından inşa edilmiştir. 1937 yılına kadar Fransız demiryolu şirketi tarafından işletilmiştir. Aynı yıldan itibaren TCDD ye geçmiştir.

1997 yılında elektrifikasyon altyapısı yenilenerek tekrar hizmete girmiştir. 2023 yılında ise, Gar binası, Gar çay bahçesi  tadilatı, Gar lojmanları tadilatı ve çevre düzenlemesi yapılmış, aslına uygun şekilde restore edilmiştir.

Muratlı İnanlı Çeşmesi

İNANLI ÇEŞMESİ

Kitabesine göre: 1914 yılında yapılmıştır. Ancak tarihi kitabesi sonradan yok olmuştur. İlçe merkezinin kuzeyinde Mesire alanının karşısındadır.

1914 yılından sonra, 1934 yılında, çeşmenin onarım gördüğü bilinmektedir.

Bu çeşmenin en büyük özelliği: suyunun, uzun yıllar boyunca Tekirdağ iline getirilerek içme suyu olarak satılmış olmasıdır.

Yılda bir defa yapılan Hıdırellez Şenlikleri burada düzenleniyor.

Muratlı Mesire Alanı

İNANLI MESİRE ALANI

2016 yılında yapılmıştır.

Mesire alanı içinde 1 tane restoran, tuvalet ve anfi tiyatro vardır. Ayrıca 29 adet bank ve oturma alanı, kiremit tozu yürüyüş yolu, 2 adet çeşme, 30 adet barbekü ocak, 2 adet çocuk oyun parkı bulunmaktadır.

 

Tekirdağ Muratlı

ATATÜRK TARAFINDAN ZİYARET EDİLEN GÖÇMEN EVİ

Burası: 1936 yılında, Büyük Önder Atatürk’ün, burada yapılan göçmen evlerini görmek üzere, bölgeyi ziyaret ettiğinde kaldığı evdir.

Ev: günümüzde demir yolu boyunca Gazi caddesi üzerinde bulunmaktadır.

Aynı yıllarda, Bulgaristan ve Romanya’dan göç ederek buraya gelenler için, Kazım Dirik paşa tarafından, buraya göçmen evleri yaptırılmıştır. Yapısından ve planından o sorumluymuş.

Bu göçmen evlerinde, Atatürk tarafından 3 Haziran 1936 tarihinde ziyaret edilen evin bahçesinde bir anıt bulunuyor.

Atatürk bugün demiryolu boyunda Gazi Caddesinde bulunan bu evi ziyaret etmiştir.

Anıtın üzerinde, şöyle bir yazı bulunmaktadır.” Ey bahtlı göçmen, Unutma, üç Haziran, Yurdun en büyük insanı, Konuk oldu evinize, Sevgi sundu hepimize. 03.06.1936 ”

Muratlı Müsellim göleti

MÜSELLİM GÖLETİ VE PİKNİK ALANI

Müsellim Mahallesinde bulunan gölet bir sulama göleti olarak yapılmıştır. Gölet kenarında piknik ve mesire alanları var ve Muratlı halkı burayı yoğun olarak piknik için  tercih etmektedir.

 

YUKARISEVİNDİKLİ ESKİ CAMİİ

Muratlı ilçesinin tek tarihi camisidir. 395 yıldır dimdik ayakta durmaktadır. Osmanlı Sultanlarının en kudretlilerinden biri olarak tarihe geçen IV Murat döneminde inşa edilen ve ibadete açılan cami, o günden bu yana, 3 kez onarılmıştır, Kurtuluş Savaşında Bulgarlar tarafından yıkılan minaresi de Cumhuriyet döneminde tadilat görmüştür.