İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler

 

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler: Şehirdeki gezimize: ilk olarak Oozells Street üzerinde bulunan bir sanat galerisinden başlıyoruz. Burası: kırmızı tuğlalı bir yapı olarak dikkati çekiyor.

 

İKON GALLERY-SANAT GALERİSİ-İKON EASTSİDE

B1-2HS-Oozells Street adresindedir.
Galeri: çağdaş sanat için Avrupa’nın önde gelen mekanlarından biridir. Geniş bir sergi alanı, düzenli görüntüler ve olaylar: İkon da bir kitapçı ve lezzetli İspanyol mutfağı ile tanınan saygın bir restoran bulunmaktadır.
Salı ve Cuma günleri, saat: 11.00-19.00 arasında açıktır. Cumartesi ve Pazar günleri ise: 11.00-17.00 arasında açıktır ve giriş ücretsizdir.

Burayı gezdikten sonra, kuzeye doğru kanal boyunu takip ederek yürüyoruz ve bu kez karşımıza büyük ve ilginç mimarisiyle bir yapı çıkıyor.

 

NİA-NATİONAL INDOOR ARENA

B1-King Edwards Road adresindedir.
Burası: İngiltere’nin önde gelen spor arenasıdır. Seyirci kapasitesi: yaklaşık 10 bin kişidir. Bir kamu eğlence merkezi ve konser alanı olarak görev yapmaktadır.

Daha sonra aynı yoldan geri dönüyoruz ve kanalın karşı yakasındaki bir meydana ulaşıyoruz. Burası: Centenary Square’dir ve burada iki yapıyı göreceğiz.

 

SYMPHONY HALL-CENTRE

B1-2EA-Broad Street adresindedir.
1991 yılında açılmıştır. Dünya standartlarında akustiği ve çarpıcı oditoryumu sayesinde İngiltere’nin en iyi konser salonudur ki, dünyanın da en iyilerinden birisi olarak kabul edilir.
Birmingham City Senfoni Orkestrası burada çalışmaktadır. Ayrıca: düzenli toplumsal olaylar, mezuniyet törenleri ve konferanslar burada yapılır. Oditoryum konser salonunun seyirci kapasitesi 2262 koltuktur.

 

THE ICC-ULUSLARASI KONGRE MERKEZİ

B1-Broad Street, West Midlands bölgesindedir.
7 salonu ile, şehrin önde gelen konferans mekanıdır. 12 Haziran 1991 tarihinde Kraliçe Quenn Elizabeth II tarafından açılan bina: 4.5 yıllık bir süreçte tamamlanmıştır. Mimarlar Percy Thomas ve Renton Howard dır.

 

SOSYAL KONUT

B1-1BB-Victoria Square bölgesindedir.
Bir zamanlar “Ann Street” olarak isimlendirilen bölgedeki bu yapı: 1874-1879 yılları arasında Yeoville Thomason tarafından inşa edilmiştir. Yapıldıktan sonra: kent konseyi ofisleri burada bir araya gelmiştir.
Binanın cephesi: Victoria meydanına bakmaktadır ve alınlık kısmında: Britannia Birmingham üreticilerini gösterir sembol bulunmaktadır.

 

BİRMİNGHAM CANALS-KANALLAR

Birmingham şehrinde Venedik’ten daha fazla kanal olduğu söyleniyor. Ama yazının başında da söz ettiğim gibi, şehir Venedik’ten daha büyük olduğundan bu kanalların çokluğu hissedilmiyor. Kanalların geneli şehrin merkezinden öte çevre bölümündedir.
Kanallar ilk olarak, 18.ve 19.yüzyıllarda: suyolları oluşturmak için şehrin kalbine su taşıması sağlanması için yapılmıştır. Kanallardaki su: bu güne kadar muhafaza edilmiştir. 18.yüzyılın sonlarında: yüzlerce kanal teknesi Midlans ve ötesindeki hedeflere yük taşımak üzere şehrin içinden geçerek ilerlemişlerdir.

Şehirde: 18. yüzyılın ortalarında 174 km. kanal bulunduğu biliniyor. Ancak, günümüze bunlardan yalnızca 114 km. lik bölüm kalmıştır. Çünkü: diğerleri ortadan kalkmıştır. Şehrin merkezinde bulunan 15 km. lik kanal boyunca: güvenli ve keyifli yürüyüşler yapılabilmektedir. Yürürken veya botla kanallardan gezerken: şehrin ve sanayinin gelişimini görebilirsiniz. Dar tekne ve kabin kruvazörler şehir merkezinde demirlemektedirler.

En popüler demirleme yeri, birçok pub ve parlak boyalı dar teknelerin bulunduğu: Gas Street havzasıdır.

Kanallardaki günlük tekne gezileri: Gas Street Havzası ve Kingston Row boyunca: hergün çalışır. Ayrıca: biraz önce söylediğim gibi: kanal boyu yürüyüşleri için: Brindley Walk, Summer Row ve Kingston Row gibi yürüyüş yolları bulunmaktadır.

İngiltere Manchester Genel

İngiltere Manchester Genel

İngiltere Manchester

Şehrin sembolü arıdır. Çünkü: çok çalıştıklarını ve sanayinin çok geliştiğini söylemektedirler. Bu arı sembolüne şehrin çeşitli yerlerinde rastladığınızda, mutlaka ilginizi çekecektir.

Şehir, İngiltere’nin kuzeybatı bölgesindedir. Şehir yemyeşil olmasıyla göze batmaktadır. Uçsuz bucaksız yeşillikler, şehir ziyaretçilerinin ilgisini çekmektedir. Ancak, yine de bu şehirdeki yeşil alanlar, Londra şehrindekilerden daha azdır. Burası bir anlamda, beton bir endüstri şehridir de denilebilir. Şehir her ne kadar deniz kıyısında olmamasına rağmen, Liverpool şehrinden buraya yapılan 50 km. lik kanal üzerinde büyük gemiler geçiş yapabilmektedirler ve bunun sonucunda: Manchester şehrinde üretilen mallar: dünyaya Liverpool limanı üzerinden dağıtılmaktadır.

İngiltere’nin diğer şehirleri değerlendirildiğinde, buranın pek fazla güzel yanından söz etmek mümkün değildir. Buranın özellikle müzeleri ilgi çekmektedir. Öte yandan: sanat ve müzik açısından da şehir ileri düzeydedir. Öğrenci ağırlıklı bir şehir olduğu için: özellikle gece hayatı hareketlidir ve İngiltere’nin diğer yerlerinde olan birçok konser, burada da düzenlenmektedir. Londra şehri ile kıyaslandığında: Manchester şehri: sakinliği ve kalabalık olmaması ile öne çıkar.

Müzik severler hatırlayabilirler, bu şehir; 1960’lı yıllarda “Be Gees” gurubunun doğduğu yer olarak bilinir.

Lonely  Planet’in Seyahatin En İyisi 2023 listesinde yer alan tek Birleşik Krallık şehridir ve National’daki tek Birleşik Krallık şehridir. Geographic’in dünya çapında ziyaret edilmesi gereken mutlaka görülmesi gereken yerlerden 25’ini her yıl belirleyen etkili “Dünyanın En İyileri Listesin” dedir.

Şehir merkezi benzersiz ve eklektik restoran ve barlarla doludur. Mağazalar, müzeler, galerilere sahip olan şehir bölgesinde kolayca gezinebilir, ulaşım bağlantılarına göre ilçeleri, ilgi çekici pazar kasabaları, geleneksel barlar, güzel yeşil alanlar ve yürüyerek veya bisikletle keşfedilecek su yolları dahil olmak üzere burada güzel zaman geçirebilirsiniz.

 

TARİH

Roma döneminden bu yana, şehrin bugün bulunduğu yerde yerleşim söz konusu olmuştur. MS.140 yıllarında: Romalılar bölgeden çekilince: onların “Mamuciam” olarak isimlendirdikleri ve kullandıkları şehir: harabeye dönüşür. 920 yılında ise, Sakson kral Edward Elder, burayı ele geçirir ve şehrin surlarını yeniden yaptırır.

1066 yılında: Norman işgalini takiben, şehir ve çevresindeki birçok arazi: Norman baronları arasında paylaşılır. Aynı dönemde, şehrin bulunduğu alan Albert de Gresie Manchester Monar tarafından satın alınır ve takip eden 200 yıl boyunca, ailesi buraya sahip olur.

14.yüzyıla gelindiğinde: Manchester şehrinin varlığını sürdürdüğü ve St Ann meydanında, yıllık fuar düzenlendiği ve her hafta cumartesi günleri Pazar kurulduğu bilinmektedir. 1322 yılında, burada, tekstil üretiminin yapıldığı görülür.

1422 yılında: Thomas de la Warre isimli bir baron tarafından: şehirde bir üniversite ve Anglikan kilisesi kurulur. 1596 yılında ise, bölge Londra eski Belediye Başkanı Sir Richard Mosely tarafından satın alınır.

18.yüzyıl ortalarında: şehir bölgenin en kalabalık yeri olarak ortaya çıkar. 1759 yılında, madenlerden kömür taşımak için kanal inşaatı başlar. 1765 yılında: Castlefield kanalı tamamlanır.

19.yüzyıla gelindiğinde: şehirde mekanizasyon ve sınai faaliyetler hızla büyür. Tekstil üretimi için büyük fabrikalar inşa edilir.

Evet, bir zamanlar: Karl Marx’ı derinden etkileyen Engels: babasının tekstilde çalışması nedeniyle, burada yaşamış ve bu sürede: dokuma ve tekstil işçilerinin sıkıntılı durumunu görünce “The Condition of the Working Class in England” isimli eserini, 1845 yılında yazmıştır.
1894 yılına gelindiğinde ise, 7 yıllık bir çalışmanın ardından, Manchester Ship Canalı açılır.
II. Dünya Savaşı dönemine gelindiğinde ise, bu tekstil fabrikalarının çoğunun: silah üretimine ayrıldığı görülür.

Ancak, 1940 yılına gelindiğinde: şehirde Free Trade Hall, Katedral başta olmak üzere, birçok Victoria dönemi binasının, Nazilerin hava akınları sonucu yıkıldığı görülür.
1996 yılında IRA örgütünün bombalar patlattığı şehir, takip eden dönemde: önemli ölçüde değişmiş ve post-endüstri kenti olarak, depolar, fabrikalar, daire ve ofisler, sanat merkezleriyle önem kazanmıştır.

Günümüzde: halen şehirdeki büyük dokuma ve tekstil sanayi: Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi ülkelerin çarşaf, havlu, yastık gibi ürünlerine olan ihtiyacı karşılamaktadır.

 

 

ULAŞIM

Londra-Manchester arasında trenle 2 saatlik yolculuk yapmak gerekir. Northern Rail: genelde Manchester Oxford Road, Piccadily veya Victoria istasyonlarına: kuzeyden, hızlı, düzenli ve direkt hizmetler sunmaktadır.

İstanbul-Manchester arasında, direkt uçuşlar bulunmaktadır. Uçuş süresi yaklaşık 3.5-4 saat sürmektedir. Uçuş sırasında, uçakta dağıtılan “Landing Card”ı: havaalanına inmeden önce doldurmanızı öneririm. Bu kart: vize görevlisini, pasaportunuz ile birlikte verilecektir.

Havaalanına gelince, şehrin havaalanı ismi “Manchester-Boston” bölgesel havaalanıdır. Burası, aynı zamanda, ülkenin en büyük üçüncü kargo havaalanı olarak hizmet vermektedir. İngiltere’nin üçüncü büyüklükteki bu havaalanı: şehir merkezine 16 km. uzaklıkta, güneybatıdadır.
Havaalanında: vize kontrol ve ardından valizlerinizi aldıktan sonra: çıkışa, gümrük kontrole doğru yürümelisiniz. Yanınızda gümrüğe tabi eşya varsa “Goods to Declare” yani “kırmızı” kapıya: yanınızda gümrüğe tabi eşyanız yoksa “Nothing to Declare” yani “yeşil kapı” ya yönelmeniz gerekir.

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım çok kolaydır. Havaalanından “Trains” tabelalarını takip edin ve yaklaşık 10 dakika kadar yürüyün, tren istasyonuna ulaşırsınız. Buradan, sık sık hareket eden trenler ile şehir merkezine gidebilirsiniz. Yaklaşık 25-30 dakika sonra, şehir merkezindeki Piccadily istasyonuna varabilirsiniz. Buradan ise, şehrin her yerine ulaşmak mümkündür.

 

ALIŞVERİŞ

Alışveriş merkezleri, Manchester Arndale ve The Trafford gibi merkez ve ana cadde destinasyonları bulunmaktadır. Özellikle King Street ve Spinningfields civarındaki butikleri ziyaret etmenizi önerebilirim. New Cathedral Street’e gidin ve tasarımcı mağazalarını görün. Kuzey Mahallesi sayısız vintage mağazaları, plak dükkanları, kafeler, bar ve restoranlara ev sahipliği yapmaktadır.

Harika fırsatlar ve çeşitli tasarım markaları sunan bir alışveriş mağazası için Cheshire Oaks Designer Outlet mağazasında 145’den fazla butikten oluşan çeyrek milyon metrekarelik perakende alanına sahiptir.

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIMI

Şehirde, trafikle ilgili başlıca konu: trafiğin, birçok yerin tersine “sağdan” akmasıdır. Bu durum: gerek araba kullanırken ve gerekse yaya geçitlerinden geçerken, ziyaretçileri etkilemektedir.

Araba kullanırken, sağdan akan trafiğe alışmak bir süre zor olabilmektedir. Araba kullanmasanız da, bu kez yaya geçitlerinden geçerken, yine bu sağdan akan trafik sıkıntı yaratabilmektedir, çünkü: trafik soldan aktığında yaya geçidinden geçerken önce sağa bakmanız gerekir, halbuki trafik sağdan akarken önce sola bakmanız gerekiyor, bu söylediklerimi unutursanız, yaya geçitlerinde tehlike yaşamanız mümkün olacaktır.

Şehirde mükemmel bir toplu taşıma sistemi bulunmaktadır. Bu toplu taşıma sisteminde: tramvay, otobüs ve trenler etkin bir ağa sahiptir. Londra için metro ne ise, Manchester için tramvay odur. Yani, şehirde her yere, tramvay ile ulaşabilirsiniz.

Gezginlerin ihtiyaçlarını karşılamak için, bilet ve paso sistemi bulunmaktadır. “Day Saver” denilen bir bilet ile: otobüs, tren ve tramvayların hepsine binebilirsiniz.
Bunların dışında: şehir ziyaretçileri, çoğu zaman burada bir araba kiralamaktadırlar. Araba ile çevre seyahatleri en uygun yöntemdir ve kolaydır.

Otobüs

Otobüs sistemi, şehrin tümünü kapsar ve bölgedeki otobüsler: hem halk ve hem de turistler tarafından yoğun olarak kullanılır. Otobüsler şehir ve çevresine seyahat etmek isteyenler için en ucuz yolu sunarlar. Çevredeki birçok kasaba ve bölgelere, otobüsler ile ulaşabilirsiniz. Otobüs tarifeleri ve rota bilgileri, otobüs duraklarında bulunmaktadır.

Metrolink

Şehir merkezinde hızlı seyahat etmek isterseniz, bu tramvay sistemini kullanmalısınız.

Trenler

Şehirde, 4 ana tren istasyonu bulunmaktadır. En büyük ve popüler istasyon: Piccadily Tren istasyonudur. Sürekli tren kullanarak şehri gezmek isterseniz, günlük 2.5 paund ücret ödeyerek, sınırsız tren ulaşımı bileti satın almalısınız.

Taksiler

Taksiler, şehir merkezinde kısa mesafeli yolculuklar için en popüler ve kullanışlı yollardan birisidir. Şehirde, iki gurup taksi bulunmaktadır. Bunlar: “Mini cab” olarak isimlendirilen, siyah ve eski tip taksiler ve özel taksilerdir.

Özel taksiler, siyah taksilere göre biraz daha pahalıdır. Ancak, şehir merkezi çok büyük olmadığından hangi taksiyi tercih ederseniz edin, en fazla 15-16 paund ödemeniz gerekir. Evet, taksiler oldukça ucuzdur ve şehrin birçok yerinde bulunurlar.

Yalnız, ilçelerde taksiler telefon ile çağırılır. Taksiye bindiğinizde, sürücü hemen taksimetreyi açar, ancak birçok yerde olduğu gibi, sürücü yabancı olduğunuzu anladığında gitmek istediğiniz yere, birkaç kilometre daha uzaktan gidebilecektir.

Bu da en fazla 4-5 paund fazla yazacaktır. Ayrıca: gerek gece geç saatlerde ve gerekse fazla bagajınız olması durumunda, sürücü ilaveten fazla ücret talep edebilecektir. Taksiye binmeden önce, sürücü ile konuşmanızı öneririm.

TATİL GÜNLERİ

1 Ocak New Years Day
29 Mart Good Friday
1 Nisan Easter Monday
6 Mayıs Early May Bank Holiday
27 Haziran Spring Bank Holiday
26 Ağustos Summer Bank Holiday
25 Aralık Christmas Day
26 Aralık Boxing Day

 

TURİZM

Öncelikle şunu bilmekte yarar var. Manchester şehrini ziyaret ettiğinizde, şehir haritası almak isterseniz, bir turizm ofisine müracaat etmeniz gerekir ki, bu ofisler, saat: 10.00 da açılıyorlar.
Kapsamlı tramvay sistemi sayesinde, şehirde gezinmek gayet kolaydır.

Çeşitli ilçelerdeki en popüler gezi alanlarının başında, merkezi bir konumda bulunan “Piccadilly Garden” gelmektedir.

Kuzeyde: biraz daha bohem tarzdaki Kuzey Mahallesi, Chinatown ve Canal Street bulunur.
Batıda: Milliennium Quarter da oldukça özeldir.

Güneybatı uçta: Castlefield ve kıyı restoranları ve Deansgate Dock bulunur.

Şehirde konaklamak için en uygun alanlar: St Peter Meydanı ve Albert Meydanı çevresindeki yerlerdir. Ancak, şehirde konaklamayı düşünenler: Manchester United futbol takımının kendi evinde yani dünyaca ünlü Old Trafford stadyumunda maçı varsa: kısa süreli konaklama için yer bulmak neredeyse imkansız hale gelmektedir. Böyle bir durumda: otel bulmak için, Greatar Manchester ilçesinde bulunan banliyöleri tercih edebilirsiniz.

Muhtemelen şehrin en güzel binası “John Rylands Kütüphanesi” dir.

“Town Hall” merkezi: Albert meydanına hakim bir konumda, Victoria gotik mimari stilinin en güzel örneğidir ve büyük cam, üçgene benzeyen yeni ve çarpıcı müze ilgi çekmektedir.
“Manchester Katedrali”: 15.yüzyıldan kalma birçok parçası ile, şehir merkezinde ayakta durmaktadır.

“Bilim ve Sanayi Müzesi”: buhar motorları ve lokomotiflerle ile ilgili interaktif görüntülerin de bulunduğu, şehrin en büyük müzesidir.

“Manchester Sanat Galerisi”: tablolar ve etkileyici heykellerden oluşan daimi koleksiyonu ile ilgi çekmektedir.

“İmperial War Museum”: askeri hatıralara ait geniş koleksiyona sahiptir.

“Lowry”: dramatik bir cam ve çelik yapıdır ve burada, şehrin en sevilen sanatçıları Lawrance Stephan Lowry’e ait 300 tablo ve çizim bulunmaktadır.

“Manchester Üniversitesi”: şehir merkezinin güneyinde, yaklaşık 1.5 km. uzunluğundaki bir alanda yayılan İngiltere’nin en eşsiz üniversitelerinden birisidir.

Kapsamlı üniversite tesisleri içinde iki müze bulunmaktadır. 40 bin öğrencinin eğitim gördüğü söyleniyor.

Machester şehri: İngiltere’nin en önemli gay ve lezbiyen yerlerinden birini barındırmaktadır. Şehir merkezinde, birçok eşcinsel ve gay dostu: bar, kulüp ve oteller bulunmaktadır.

Canal Street, Rochdale bölgesi ve Gal Village alanlarında yerleşiktirler.

 

MANCHESTER ÜNİVERSİTESİ

Manchester üniversitesi, geçmişinde: Rutherford tarafından atomun ilk olarak parçalandığı yer olarak bilinir. Ayrıca: radyo, astronomi ve programlanabilir kompüter uygulamaları, dünya bilimsel tarihinde ilk defa burada yapılması ile bilinir. Buradan yetişen öğrencilerin, 20 civarında Nobel sahibi oldukları söyleniyor.

Günümüzde, 154 ülkeden 40 bin öğrencinin eğitim görmektedir. Kampus: Oxford Road yolundadır. Öğrenci nüfusu olarak İngiltere’nin en çok öğrenci barındıran üniversitesi olarak bilinir.

 

 

MANCHESTER ŞEHRİ FUTBOL

Şehir 2008 yılında “Spor şehri” olarak seçilmiştir. Bu şehirdeki futbol kulüpleri, dünya üzerinde çok popülerdir.

Manchester City Futbol Takımı

Şehir halkının büyük yoğunluğu, bu takımı desteklemektedirler. Ancak: diğer takıma göre daha az başarılı olmuşlardır. Takım: maçlarını şehir içindeki “Etihad Stadium” da yapmaktadır.

Ancak, bu stadyumun söylenenlere göre yakın zaman önce: ADUG isimli bir Abu Dabi kökenli gurup tarafından satın alındığı söyleniyor.

Manchester United Futbol Takımı

Dünyanın en popüler futbol kulüplerinden birisidir. 1968 yılında, Avrupa çapında şampiyonluk kazanmış ilk İngiliz kulübüdür. Bunlar: sanayi devriminden bu yana; Liverpool futbol takımı ile büyük bir çekişme içindedirler. İki taraf arasındaki maçlar, her zaman büyük kalabalıklar çekmektedir.

Sporcity

Şehir merkezinin doğusunda bulunan bu bölüm: Avrupa’nın en büyük spor mekanlarından birisi olarak bilinir ve 2002 yılında düzenlenen Commonwealth Games için yapılmıştır. Gezilecek yerler bölümünde, burası hakkında ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

 

 

İKLİM

Şehirde: sürekli yağmur yağması ilk iklimsel özellik olarak dikkati çekmektedir.
Yani: yazları sulak ve soğuk, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Burada: İngiltere şehirlerinin en büyük özellikleri olan “yağmur-hava-kasvet” süreklilik göstermektedir.

Burada: sürekli esen rüzgar ve soğuk hava ve yağmur, yaşamı olumsuz etkilemektedir.

Burayı ziyaret edecekler: kış döneminde uygun giysiler ve diğer dönemlerde ise mutlaka yağmurluk ve şemsiye bulundurmalıdırlar. Ancak: sürekli esen rüzgar, yağmur ile birleşince, yağmurluk ve şemsiyelerin pek de faydalı olmadığını göreceksiniz.

Gelelim sıcaklık ortalamalarına: şehirde Ocak ayı sıcaklık ortalaması: 6 derece ve Temmuz ayı sıcaklık ortalaması: 19 derecedir. Hava genellikle ilkbahar ve yaz aylarında ılıktır.

Nisan-Mayıs-Haziran aylarında: ılık ve güneşli hava görülür. Ancak, yukarıda da söz ettiğim gibi, hava oldukça değişken olabilmektedir. Sabah oldukça kasvetli ve nemli başlayabilir ve öğleden sonra güneşli ve yüksek sıcaklıklara ulaşan, parlak güneş görülen bir hava ortaya çıkabilir.

 

İNSANLAR

Şehir nüfusu: 500 bin kişiye yaklaşıktır. Bu nüfus yoğunluğu ile, İngiltere’nin en kalabalık yedinci şehridir. Bu kalabalık nüfus içinde, hatırı sayılır miktarda Türk vatandaşımız bulunmaktadır.

Hatta “Venüs süpermarketi” denilen yere gittiğinizde, kendinizi ülkemizin bir süpermarketinde alışveriş yapar gibi hissedebilirsiniz.

Marketin içinde kebap ve lahmacun satılan bir de restoran bölümü bulunuyor. Ancak, şunu da belirtmem gerekir ki, şehirdeki yabancı nüfus içinde, en az sayısı bulunan Türklerdir, yani birçok yabancı şehirde ikamet ediyorlar. Özellikle, Pakistanlılar yoğunluktadır. Ayrıca, birçok zenci de bulunuyor.

 

DİL

Şehirde yaşayanlar İngilizceyi garip bir aksanla konuşmaktadırlar. Yani burada konuşulan İngilizceyi anladığında, İngilizceyi tam olarak söktünüz denilebilir.

Sri Lanka Dambulla

Sri Lanka Dambulla

Şehir: Colombo şehrinin 149 km kuzeydoğusundadır. Kandy şehriyle arasındaki uzaklık ise, 71 km. dir. Dambulla ismi: kayada bulunan bir çeşmeden suyun sürekli damlama sın dan oluşmuştur.

Şehrin bulunduğu geniş izole kaya kütlesi: UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Şehir: deniz seviyesinden 1118 metre yüksekte bulunan, yüksekliği 600 metre olan, 2000 metre uzunluğunda, çevresinde ovaları bulunan bir kaya yükseltisidir.

Şehirde, Sri Lanka’nın en önemli uluslar arası stadyumu olan “Rangiri Dambula” stadyumu bulunmaktadır.

Burası: geniş ve izole bir kaya kütlesi üzerinde bulunan tapınak mağaraları ile önem kazanmaktadır. Mağaraların tavanında: Budist mitolojiye ve Buda’nın doğum hikayelerine ait renkli resimler yani tasvirler görülmektedir. Bunların bazılarının, yaklaşık 2000 yıllık olduğu söyleniyor.

Bir kaya mağaranın içinde: 14 metre uzunluğunda, kayaya oyulmuş bir Buda heykeli ilgi çekmektedir.

Sri Lanka Dambulla

 

GEZİLECEK YERLER:

Sri Lanka Dambulla

 

MAĞARALAR:

Bunlar şehir merkezine 2 km. uzaklıktadır. Buraya ulaştığınızda, taş merdivenleri (300 basamak) tırmanmanız gerekiyor ki, yaklaşık 10 dakika sürüyor. Burada hassas bir durum var, yukarı tırmanmaya başlamadan önce, aşağıda mutlaka bilet satın alın, yoksa yukarı çıktığınızda biletiniz yoksa yine aşağıya inmeniz gerekecektir.

Evet, mağaraların bölgeye Hint etkisi gelmeden çok önceleri, yerli uygarlıklar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Yani, sonuç olarak bunlar ilk olarak, günümüzden 2000 yıl önce kullanılmışlardır. Yani: MÖ.3’ncü yüzyılda burada insanlar yaşamıştır.
Mağaralardaki heykel ve resimler ise: MÖ.1’nci yüzyıla tarihlenmektedir.

Ama bu resim ve heykellerin büyük bölümü: MS.11, 12 ve 18’nci yüzyıllarda yeniden boyanmış ve restore edilmişlerdir. Mağaralar özellikle: Kral Valagamba’nın 14 yıllık sürgün hayatını burada geçirmesiyle ünlüdür.

Budist rahipler, bu mağaralarda meditasyon törenleri düzenlemişler ve kralı, düşmanlarından korumuşlardır. MÖ.1’nci yüzyılda, kral, Anuradapura şehrindeki krallık tahtına geri dönmüştür. Dambula’daki rahiplere ise, şükranlarının ifadesi olarak, muhteşem bir kaya tapınağı yaptırmıştır.

Sri Lanka Dambulla

Sri Lanka Dambulla

Sri Lanka Dambulla

MAĞARA TAPINAK KOMPLEKSİ:

Burası: Sri Lanka ülkesinin günümüze kadar olan süreçte en iyi korunarak gelmiş mağara tapınak kompleksidir. Mağaraların çevresinde: 80 civarında kule, korunmayı sağlamaktadır. Özellikle: 5 mağara, turistik özellikleriyle önem kazanmaktadır. Bunların içinde: çeşitli heykeller ve resimler bulunur.

Bu resim ve heykeller: genellikle “Buda” ve onun hayatı ile ilgilidir. Mağaralarda Buda’ya ait 3 heykel ve Hindu tanrı ve tanrıçalara ait ise 4 heykel bulunur. Duvar resimlerine gelince, bunlar o kadar çoktur ki, 153 duvar resmi toplam 2100 m.karelik bir alanı kapsamaktadırlar. Bu duvar resimlerinde en çok tasvir edilen konu: Buda’nın ilk vaazı ve diğer öğretileridir.
Toplamda: kompleks içinde, 4 manastır bulunmaktadır. 1848 yılında, tapınak rahipleri, burada İngilizlere karşı ilk milliyetçi hareketleri başlatmışlardır.

Sri Lanka Dambulla

Sri Lanka Dambulla

 

Golden Rock Tapınağı

Dambulla şehrindeki karmaşık tapınaklar kompleksinde, en etkileyici Budist tapınaktır. Düz arazide, 350 metre yükseklikte, kayanın batı tarafında, geniş bir mağara parçasıdır. Mağaranın büyük bölümü doğal olup, ancak bir kısmı kral ve haleflerine nimet olarak kazılarak büyütülmüştür.

Yukarıda söz ettiğim kral Vattagamini Abaya, MÖ.1’nci yüzyılda buraya sığınmış ve 14 yıl kalmıştır. Bu mağara daha sonra, bir kaya tapınak haline getirilmiştir. Takip eden süreçte: kral Giri Ran ve Kral Nisanka Malla: tapınakta daha da ileri gelişmeler yaratılmasını sağlamışlardır.
Bu tapınak: 1991 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Çünkü: 22 yüzyıl boyunca, buranın, beş kutsal mağara manastır ile birlikte, Sri Lanka’nın en büyük kutsal hac sitesi olduğu, çok iyi korunarak günümüze ulaştığı belirlenmiştir. Budist duvar resimleri, 2100 m.karelik bir alanı kapsamakta ve 157 tane heykel, özel bir önem kazanmaktadır. Arkeolojik çalışmalar yapılan mağaralarda bulunan boyalı yüzeyler ve heykeller: ölçek ve korunma derecesi bakımından benzersizdir.

Sri Lanka Dambulla

1 Nolu Mağara-Deva Raja Viharaya

Tapınak kompleksi içindeki ilk mağara tapınaktır. Bu mağaranın asıl görüntüsünün, Hint tanrısı Saka (Tanrıların kralı) tarafından verildiği düşünülmektedir. Mağaranın uzunluğu 47 metredir. Mağara içinde Buda heykeli görünmektedir. Heykel, doğal kayaya oyulmuştur. Yüz görünüşü: ahşap, şekilsiz ve mattır. Her zamanki uzun elbisesi, sağ omuz ve gögsünü açıkta bırakarak ayak bileğine kadar vücudu kaplar.
Bu mağarada da duvar ve tavan resimleri bulunmasına rağmen, bu resimler, buraya gelen Budistlerin yaktıkları tütsüler nedeniyle hasar görmüştür.

2.Nolu Mağara-Maha Raja Viharaya

En büyük ve en etkileyici mağaradır. Girişte, taş figürler tarafından korunan bir kemer görülür. Buraya: Büyük kral tapınağı denilir. Çünkü, bu mağaranın kurucusunun bizzat kral Vattagamani Abbaya olduğuna inanılıyor. Mağaranın tümünde, parlak renkli boyalı ve gayet iyi durumda resimler bulunmaktadır. Bunların uzunluğu 172 metre ve genişliği ise 75 metredir. Yükseklik ise 21 metredir. Mağarada birçok heykelde bulunmaktadır ki, heykellerin çoğu Buda’nın farklı tutumlarını betimlemektedir.

Sri Lanka Dambulla

3.Nolu Mağara-Maha Alut Viharaya

Burası “Büyük Yeni Tapınak” olarak bilinir ve tanınır. Mağaranın taş duvarı, 2 Nolu Mağaranınkine benzemektedir. Burası: 18’nci yüzyıl öncesinde, bir depo olarak kullanılmıştır. Mağaranın girişinin sol tarafında: 1815 yılında İngiliz işgaline kadar ülkeyi yöneten Nayakkar hanedanı kralları tarafından giyilen elbiseler görülmektedir.

Mağaranın genişliği 81 metre, uzunluğu 90 metre ve yüksekliği 36 metredir. Mağara içindeki kayanın büyük yüzeyi, en zengin renklerle boyanmıştır. Bu fresklerde: Budistler, çeşitli olaylar, Budizm tarihini temsil eden figürler görülmektedir.

4.Nolu Mağara-Paschima Viharaya

Bu mağaraya “Paschima Viharaya” veya “Western Temple” denilir. Uzunluk 54 metre, genişlik 27 metredir. Yükseklik ise 27 metredir. Bu mağarada, Buda’nın heykelleri görülmektedir. Özellikle: Buda’nın meditasyon duruşu durumunda, doğal kayaya oyulan heykeli muhteşemdir. Heykel: parlak renkli boyalarla boyanmıştır.

 

RANGİRİ DAMBULLA İNTERNATİONAL STADİUM

Burası, ülkemizde pek tanınmayan “kriket” sporuna ait bir stadyum olarak öne çıkmaktadır. Stadyum 2001 tarihinde yapılmış ve 2003 tarihinde ışıklandırılmıştır. Yapının inşaatı 167 gün sürmüş ve bu kısa kadar kısa sürede yapılmış olması ilgi çekmiştir.