Ankara Çubuk Karagöl

Ankara Çubuk Karagöl

Birkaç yıl önce gittiğim, Ankara yakınlarındaki bu doğa cenneti yere yine gitmeye karar verdim ve arabama atlayıp, uzun da olsa kesinlikle sonucunda değeceğini düşündüğüm bir yolculuğa çıktım. Çünkü: burası, dört mevsim farklı güzellikleri barındırıyor.

Her iki tarafı: yamaçlarla çevrili, çevresi çam ve dağ kavak ağaçları ile kaplı. Yani, buraya doğal bir terapi alanı denilebilir. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, kafasını dinlemek isteyenler için ideal bir yerdir.

Ankara Çubuk Karagöl Ulaşım

ULAŞIM

Çubuk ilçesi yakınlarında, bir göl. Ankara’ya: 74 km. uzaklıktadır. Ankara-Esenboğa-Çankırı kara yolundan ilerliyorsunuz ve Esenboğa Hava alanına gelmeden önce, sola, Çubuk yönüne sapıyorsunuz. Çubuk ilçesini geçtikten sonra: 29 km. sonra, Karagöl’e ulaşıyorsunuz. Uzun süre “Karagöl” tabelalarını görmek mümkün, yalnızca Çubuk ilçesi içinde ilerlerken kaybolma riskine karşı, Karagöl yolunu sormanızı öneririm, sonrasında yolu bulmak gayet kolay.

Gelelim yola: Çubuk ilçesine varana kadar yol gayet güzel, Çubuk ilçe merkezinden sonra ise, yol yine asfalt ama bir hayli çukur var, yani yavaş gitmek gerekiyor ve bu durum yolculuğu biraz sıkıcı hale getiriyor, bu çukurlu yol bir süre sonra, yine gayet güzel bir asfalt olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan: gerek Çubuk ilçe merkezi ve gerekse hemen çıkışında, Karagöl yolcuları için, ünlü “Çubuk Turşuları” satılan mekanlar göreceksiniz.

Bu mekanlardan, ülke çapında ünlü Çubuk turşuları satın almanızı öneririm. Hatta: yine bu yol üzerinde, çok büyük bir tavuk-yumurta üretim merkezi ve küçük küçük köy yumurtası satılan mekanlar da bulunuyor. Yani, yolculuk esnasında hızlı gitmek pek anlamlı değil, özellikle turşu almanızı öneririm.

Gelelim mesire yerine. Karagöl mesire yerinin girişi: hemen ana yol üzerinde, yani ana yoldan ayrılıp, ara yollarda rezil olmak yok. Mesire yeri girişinde, bir bekçi kulübesi var, daha önce buraya girmek için ücret alındığını biliyorum, ama bu kez sanırım mevsim gelmedi diye ücret alınmadı, daha doğrusu bekçi kulübesi boştu ve ücret ödemeden içeriye girdik. Aslında giriş için ücret ödeniyor.

Ankara Çubuk Karagöl Genel

GENEL

Karagöl: Çubuk ile Kızılcahamam arasında: küçük ve derin bir krater gölüdür. Kavak dağı ile Yıldırım dağı eteklerindedir. 22 hektarlık küçük bir alanı kapsasa da, bu alanda, mor çiğdem çiçeğine bile rastlayabileceğiniz, 50 çeşit bitki türünü barındırıyor.

Gölün çevresi, ormanlarla kaplıdır. Karagöl A tipi mesire yerinde: misafirhane, bekçi evi, kır gazinosu ve tuvalet bulunuyor.

Ankara Çubuk Karagöl

Mesire yeri içinde: tek bir restoran var. Bu restoran: Karagöl yakınlarındaki köyden olan, bir şahıs ve aile fertleri tarafından işletiliyor. Sabah kahvaltısını: bu restoranda: doğal ürünler yiyerek yapabilirsiniz. Öğle yemeğinde ise: et çeşitleri ve alabalık yiyebilirsiniz.

Sıcak havalarda:

Göl manzaralı bir balkon var, burayı da kullanmak mümkün. Soğuk günlerde ise, ahşap ağırlıklı iç mekanda, yemek yiyebilirsiniz. Restoranın bahçesinde çocuklar için, küçük bir oyun alanı bulunuyor. Restoranın hemen yanında ise: burada konaklamayı düşünenler için; 6 kişilik bir aileyi barındıracak şekilde, bir kulübe var. Göl manzarasını yüksekten gören, sıcak suyu, mutfağı ve buzdolabı bulunan bu mekan: gecelik olarak, isteyenlere kiralanıyor. Ancak: burada kalmayı düşünenler için, elbette gitmeden önce, mutlaka telefonla uygunluk durumunu sormakta yarar var. (Telefon: 0312-8332393)

Evet, tüm bunları anlattım ancak bu gidişimde, sanırım sezon açılmadığı için: bu yukarıda sözünü ettiğim tesisler de açık değildi. Restoran kapalı idi ancak girişin biraz ilerisinde, gözleme ve birkaç aperatif satılan küçük bir satış yeri vardı. İnsanlar burada tahta masalara oturup gözleme yiyorlardı.

Ayrıca: yine çocuk oyun alanı, özellikle çocuklu ailelerin çocukları için hoş zaman geçirilecek bir ortam oluşturmuş. Öte yandan: Karagöl mesire yerinin en güzel tarafı: çok sayıda çeşme olması ve temiz olduğunu gördüğüm tuvaletlerin bulunması. Yani: mangal yakarken, ziyaretçiler bu çok sayıdaki çeşmeyi rahatlıkla kullanıyorlar ve tuvalet bulunması da büyük imkan.

Göle adını: (Karanlık göl ismini) üzerine yansıyan ağaçların gölgesi veriyor. Gölün hemen kıyısında, göle doğru uzanan ağaçlar güneşli günlerde gölün üzerine gölge yansıtıyorlar ve bu yüzden, göl karanlık görünüyor. Öte yandan: benim şahsi fikrin, her ne kadar bu şekilde bir söylenti olsa da, göl yüzeyi daha çok “yeşil” görünüyor. Çünkü: gölün kıyısında görüleceği üzere, göl çok yosunlu, yeşil yosunlar gölün üzerini tamamen kaplamış gibi bir durum oluşmuş.

Gölün derinliği, yer yer : 80 metreye kadar iniyor. Çünkü: buranın bir krater gölü olduğunu belirtmiştim. Zaten: göl kıyısında sık sık “Gölde yüzmek tehlikeli ve yasaktır” tabelalarını görmeniz mümkün. Kışın, soğuk günlerde: göl yüzeyi donuyor. Tepelerde, yazın bile kara rastlanıyor.

Ankara Çubuk Karagöl

Gölün çevresinde

200 ahşap piknik masası var. Masaların hepsi: göle yakın ve göl manzaralı. Gölün hemen kıyısında: görüntüyü etkilemeyen taş duvar dikkat çekiyor, masalar hemen bu duvarın yanında yerleştirilmiş, ancak bu durumun bir sıkıntısı var, göl çevresinde yürüyüş yapmak isteyenler, bu masalara yerleşen ziyaretçiler yüzünden, bazen yürüyüş yolunun  dar bölümlerinde sıkıntı yaşıyorlar.

Mangal keyfi yanı sıra: göl çevresindeki sanırım 800-900 metrelik yolda, doğa yürüyüşü yapmakta mümkün. Ama, biraz önce sözünü ettiğim gibi, bu yürüyüş yolunun bazı bölümlerinde, piknik masaları çekilmiş ve yürüyüş yolunun dar bölümlerinde geçit zorlaşıyor.

Göl: olta balıkçılığı yapmak için de çok uygun. Yetenek ve şansı olanlar: gölde, sazan balıklarını tutabiliyorlar. Sanırım balık tutmayı düşünenlere, özellikle konserve mısır götürmeleri önerilir.

Her şey bir yana

Karagöl bölgesinde mangal yakmak serbest değil, Jandarma müdahale ediyor ve iyi ki de müdahale ediyor. Ayrıca: burada içki içen, birkaç kendini bilmez şahsın attığı naralar, maalesef buranın muhteşem güzelliğine gölge düşürüyor. Hatta: uzaklardan da olsa insanı rahatsız eden silah sesi sanki hiç bitmiyor, birileri sürekli silah atıyor denilebilir.

Tabii: mangalla ilgili bu yazdıklarımı görünce şaşırdınız. Nisan 2015 tarihinde gittiğimde, her yanda mangal yakılıyordu, hatta mangalı olmayanlar, 3-4 taş parçasını yan yana getirip, aralarında ateş yakıyorlar ve üstünde, bir şeyler pişirmeye çalışıyorlardı. Bu mangal yakma yasağı, sanırım sezonda yani “Haziran-Temmuz-Ağustos” döneminde uygulanıyor. Yoksa, şu an dediğim gibi, her yan mangal idi ve ne jandarma ne de bekçi, hiçbir denetim birimi yoktu.

Umarım

Gerek temizlik ve gerekse güvenlik bakımından tedbirler alınır. Çöp yığınlarının oluşması engellenir. Bir de güvenlik personeli görevlendirilir. Karagöl : gerçekten turizm için bulunmaz bir nimet. Evet; mangal belki şu an yani sezon dışı dönem için yakmak serbest ama çöp konusu başlı başına dert, çünkü: insanlar yanlarında getirdikleri sonucunda oluşan çöplerine sahip çıkmıyorlar, bunda piknik alanında bulunan çöp kutularında bulunması gereken çöp poşetlerinin takılı olmaması da önemli, çöp kovaları var, ama bunlara çöp poşetleri takılmamış, sanırım ilgililer buna bir cevap verebilirler.

Yine de biz ziyaretçiler, çöplerimizi naylon poşetlere doldurup, uygun çöp alanlarına atma bilincini göstermeliyiz, çünkü sizden sonra burayı temizleyen kimse yok, sadece köpekler: piknikçilerin artıkları yiyecekleri temizlemek için dolanıp duruyorlar, ama insanlara pek zararları olabilecek bir pozisyon yok, gayet uyuşuklar.

Ankara Çubuk Karagöl

En son haberlere göre: Çubuk Belediyesi; Karagöl’ü korumak, bakmak ve işletmek için; Milli Parklar Müdürlüğünden ihale ile, 5 yıllığına almış.

Sonuç olarak

Karagöl: Ankara ya nispeten yakın (merkeze 75-80 km uzaklıkta) bir doğal cennet, sanırım insanlar ya burayı bilmiyorlar ya da yol uzun geliyor, bu yüzden henüz kalabalıklar buraya akmamış, doğanın güzelliği bozulmamış. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, burada birçok çeşme var, bir çeşmenin üzerinde yapılış tarihi olarak “1964” yazınını gördüm, yani burası buna bakılırsa 50 yıldır kullanıldığını gösteriyor. Ayrıca: yine gölün kıyısında, tepe yamaçlara tırmanmak için, yine çok eski dönemden kaldığını düşündüğüm taş merdivenler görülüyor.

Hatta: ziyaretçiler, bu  taş merdivenleri veya yamaçları kullanarak, yürüyerek arazi yürüyüşü yapıyorlar. Ama ne kadar güvenli olduğu meçhul, yazıda yukarıda sürekli silah seslerinin geldiğini, ağaçlıklı bölgede, görünmediğini düşünen ve değerlendiren birtakım kişinin, sürekli olmasa da sık sık silah attığını ve ortamın silah sesi ile etkilendiğini söylemiştim, yani bu nedenle, bu ağaçlıklı bölgelerde, yamaçlarda, tepelerde yürüyüş ne kadar güvenli olur, sizin takdirinize bırakıyorum.

Öte yandan: zaten burayı ziyaret edenlerin büyük çoğunluğu ellerinde fotoğraf makineleriyle sürekli fotoğraf çekiyorlar. Burada dikkatimi çeken bir diğer durum ise, birçok motor ve motorcunun bulunması, sanırım Ankara veya çevreden, insanlar buraya motorlarına binerek geliyorlar. Bunun dışındakiler, arabaları ile geliyorlar, arabalar için uygun otopark alanı var, bu insanlar gerek tahta piknik masalarını ve gerekse yerleri, kilimlerini sererek kullanıyorlar.

Burayı ziyaret edecekler için bir öneri daha: burada sürekli esen ve insanı rahatsız eden bir rüzgardan söz etmek istiyorum. Bu rüzgar: sürekli ve sert eserek, ziyaretçileri rahatsız edici boyutta, hatta mangal veya semaver yakmak isteyenler bu rüzgardan korunmak için çeşitli alternatifler geliştirmişler, yani bu rüzgarı düşünerek masanızı veya konaklayacağınız alanı seçmeniz gerekiyor.

Evet: Ankara’nın çok yakınlarındaki bu doğa cennetini mutlaka ziyaret ediniz, yolculuk sizi yorsa da, mangalınızı ve yiyeceklerinizi alın, bir gün ayırın ve burayı ziyaret edin, inanıyorum ki, hoşunuza gidecek, ortamın görüntüsünün güzelliği ve sessizlik, sakinlik hoşunuza gidecektir. Evet, bu doğa cenneti ile ilgili birçok resim aşağıdadır.

Ankara Çubuk Karagöl

 

Ankara Çubuk Karagöl

 

Ankara Çubuk Karagöl

 

Ankara Çubuk Karagöl

 

Artvin Borçka

Artvin Borçka

Artvin Borçka; Borçka denilince ilk akla gelen, yemyeşil bir doğa ve özellikle Karagöl, Karagöl özellikle Karadeniz turlarında mutlaka uğranılması gereken bir yer, tam bir doğa harikası bir yer olarak önem kazanıyor. Evet, buralara yakın gelirseniz, mutlaka Karagöl’ü görün.

ULAŞIM

İl merkezine uzaklığı 32 km dir. Borçka Hopa arası: 26 km. Borçka Arhavi arası: 36 km. Borçka Murgul arası: 16 km Borçka Ardeşen arası: 70 km. Borçka Sarp sınır kapısı arası: 57 km. Borçka Gürcistan sınır kapısı arası:

TARİHİ

Bu bölgenin ilk yerleşimcileri, Orta Asya kökenli “Hurriler” dir. MÖ 2000 yılında, Hurriler bu bölgeye yerleşmeye başlamışlar ve bir devlet kurmuşlardır. Daha sonra Hititlerin yıkılmasıyla, burada Urartular egeme olurlar. Ardından Kimmerler, Sakalar, Arsaklılar, Bizanslılar hakim olurlar. 645 yılında Osmanlılar, Bizanslıları yenerek bölgeyi alırlar. Sonra Emeviler, Hazar Türkleri ve Bagratlılar hakim olurlar. 1063 yılında Selçuklular burayı ele geçirirler. Trabzon valiliği döneminde Yavuz Sultan Selim, burayı Osmanlı topraklarına katar. 1877-1878 yıllarındaki Osmanlı-Rus savaşı sonrasında, bölge Rus yönetimine bırakılır. 30 Ekim 1918 tarihindeki Mondros Mütarekesinden sonra ise, İngiliz işgali görülür. İngilizler ayrılınca Gürcüler gelir. 1921 yılında ise, Gürcüler çekilir ve 7 Mart 1921 tarihinde Artvin ve çevresiyle birlikte Borçka, Anayurda katılır. Borçka 1928 yılında ilçe olur.

Artvin Borçka

 

GENEL

İlçenin eski ismi “Porçha” dır. Osmanlı kayıtlarında “Borçha” olarak geçer. Sonradan “Borçka” ismini almıştır. Borçka, Karadeniz bölgesindedir. Artvin-Hopa yolu üzerinde Çoruh nehri kıyısında şirin bir yerleşim yeridir. Kuzeyde Gürcistan toprakları ile komşudur. Denizden uzaklığı 36 km ve rakımı 125 metredir. İklim olarak, Karadeniz iklimi hakimdir ve buna bağlı olarak yaz ve kış mevsiminde bol yağış görülür, hava ılıktır. İlçe topraklarının büyük bölümü sarp ve geçit vermeyen dağlarla kaplıdır. Çoruh vadisi, bu dağlık bölgeyi ikiye ayırır. İlçede ovalık alan yoktur. İlçenin vadisinde akan Çoruh nehri, derin vadiler, debisi yüksek akarsu yataklarından oluşur. Artvin topraklarından Erzurum sınırına girer, Borçka’da Gürcistan sınırına geçerek yurdu terk eder. İlçenin önemli gölü Aralık köyü yakınlarında bulunan “Karagöl” dür. Karçal dağları eteklerinde ise “Yıldız Gölü” vardır. İlçe halkı, çay, fındık, tütün ve orman ürünleriyle geçinir.

NE YENİR

Borçka yöresinde kara lahana sarması, mısır ekmeği, tereyağında alabalık, benekli balık ve macahel balı tatmalısınız. Ayrıca Gürcü tavuğu ve şerbetli silor tatlısı ve lor çorbası deneyebilirsiniz. Ama listenizin başına çağ kebabını koyun.

 

BORÇKA ACARLAR MESLEK YÜKSEK OKULU

Artvin Çoruh Üniversitesine bağlıdır. Okul 2014 yılında eğitime başlamıştır. Bünyesinde çeşitli programlar bulunmakta, 25 öğretim üyesi ve 1 yardımcı doçent ile eğitim sürdürülmektedir.

Artvin Borçka

GEZİLECEK YERLER

 

Artvin Borçka Şehitliği

 

BORÇKA ŞEHİTLİĞİ

İlçe merkezindeki şehitlik, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında şehit düşen Yüzbaşı İsmail Bey, vazife başında şehit düşen Yüzbaşı Ahmet Berk ve Üsteğmen Lütfi Dalkıran adına yaptırılmıştır. Burada 14 şehit mezarı bulunuyor.

Artvin Borçka Macahel

 

MACAHEL

Burası, Camili (Macahel) yöresindeki 6 köyü içerir. Camili havzası içinde: Camili, Düzenli, Efeler, Kayalar, Maral ve Uğur köyleri vardır. Ancak Camili köyü yörenin merkezi konumundadır.  

Artvin Borçka Macahel

Köyün eski ismi “Hertvis” dir. Bu kelime: “Hevi” yani “dar ve derin dere/vadi” ile “irtvis” yani “karışma, birleşme” kelimelerinin bileşiminden oluşmuş olup “dereler/sular birleşiyor” anlamındadır. Aslında Camili’de; Efeler deresi ve Uğur-Maral dereleri birleşirler. Gelelim en önemli hususa: Birleşmiş Milletler UNESCO MAB sekreteryası tarafından, 2005 yılında, Camili Biyosfer Rezervi ilan edilmiştir. Dünyanın 25 sıcak noktasından birisidir. Ülkemizin ilk ve tek biyosfer alanıdır. Yapılan araştırmada: alanın florası, faunası, biyoçeşitliliği araştırılarak ortaya çıkarılmıştır.

Artvin Borçka Camisi (Macahel)

 

BORÇKA CAMİSİ (MACAHEL)

Camili (Macahel) yöresi, 6 köyü içerir.

Köyün eski ismi Hertvis’dir. Bu kelime: “Hevi” (dar ve derin dere/vadi) anlamına gelir. “İrtvis” (karışma, birleşme) anlamına gelir. Bu iki kelimenin bileşimi olup “dereler, sular birleşiyor” anlamını taşır. Gerçekte ise, Efeler deresi ile Uğur-Maral dereleri Camili’de birleşirler. Halen bucak yönetimi bulunmasa da Camili köyü yörenin merkezi konumundadır. Camili köyünde bulunan sağlık ocağı, PTT acentası, yatılı ilköğretim okulu ve jandarma karakolu diğer köylere de hizmet veren tek kuruluştur. Yöre köylerinin yerel idare birliği Camili köyler birliğinin merkezi, Camili köyüdür.

Artvin Borçka Karagöl

 

BORÇKA KARAGÖL

İlçe merkezine uzaklığı 25 km.dir. Yolun Camili köyüne kadar olan 7 km bölümü iyi, kalan bölümü topraktır. Ulaşım güçlüğüne rağmen, doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor.

Kuzey Anadolu Dağlarının devamı niteliğinde olan Karçal Dağlarının kuzeybatısındadır. Buradaki göl; bir heyelanla meydana gelmiştir. Karçal dağlarındaki Aralık yaylasının yakınlarında bulunan bir tepenin, 1800’lü yılların başında heyelan sonucu, Klaskur deresinin önünün kapatılmasıyla oluşmuştur. Biri büyük, diğeri küçük iki göl, Karagöl’ü oluşturur.

Artvin Borçka

Deniz seviyesinden 1450-1480 metre yüksekliktedir. Gölün en derin yeri 25 metredir. Suyu tatlıdır. 2002 yılında Tabiat Parkı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Gölün çevresi anıt sayılabilecek çeşitli yaşlı ağaçlarla çevrilidir. Hatta, heyelan sonucu oluşmuş olması nedeniyle, suyun altında hala canlı ağaçlar bulunduğu söyleniyor. Gölde avlanma yasak olduğundan, bol miktarda yöreye özgü kırmızı pulla alabalık vardır. Zengin bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğine sahiptir. Burada 10 yıldan beri ağaç kesmek yasaktır. Bu yüzden, yeşilin her tonuyla karşılaşılır.

Artvin Borçka Karagöl

Kuşların göç yolunda bulunduğundan, Eylül ayında çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır.

Yörede: yaban hayatı da hareketlidir. Çok sayıda ayı ve az sayıda vaşak bulunmaktadır. Özellikle geceleri, kurt, çakal ve tilkilere rastlanır, sesleri duyulur.

Karagöl çevresinde yapılaşmak yasaktır. Sadece Orman İşletmesine ait 27 yataklı bir tesis vardır.

Zengin orman örtüsü ve flora çeşitliği ile ilgi çekmekte olup, kamp turizmi için uygun bir yerdir. Ayrıca yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılır. Gölde sandal kiralayıp gezinti yapabilirsiniz. Göl çevresindeki parkurda yürüyüş yapabilirsiniz. Göl kıyısında kamp yaparak unutulmaz bir gece geçirebilirsiniz. Muhteşem doğa fotoğrafları çekebilirsiniz.

Ancak gölün sığlaşan bölümlerinde kurbağa varlığı dikkat çekici yoğunluktadır. Doyumsuz güzelliği, kimi zaman kurbağaların çıkardıkları sesler bozabilmektedir. Ayrıca göl çevresinde yoğun sivrisinek vardır. Kamp yapanlar bundan şikayetçidir, önlem alarak gidiniz. Göl çevresine gelen ziyaretçiler, doyumsuz manzarayı izlemek için kontrolsüz bir şekilde gölün çevresindeki yamaçlara tırmanıyorlar. Bu oldukça sakıncalı bir durumdur. Çünkü çevre bilinci oluşmamış bazı kişiler tarafından, orman altı florasına zarar verilmekte, sigara izmaritlerini ve bazı plastik çöpleri, gelişigüzel çevreye atmaktadırlar. Karagöl’de bulunan mevcut konaklama tesisi yerel mimari özelliklerini yansıtmıyor. Yeşil örtü içinde, betonarme olarak inşa edilen tesisler, manzara bütünlüğünü bozuyor.

Artvin Borçka Beyazsu Yaylası-Yıldızlı Göl

 

BEYAZSU YAYLASI-YILDIZLI GÖL

Beyazsu yaylası, Balcı köyündedir. Balcı köyü, ilçe merkezine 13 km uzaklıktadır. İlçe merkezi ve Beyazsu yaylası arasındaki uzaklık, yaklaşık 50 km dir. İl merkezine uzaklık ise 82 km.dir.

Artvin Borçka Beyazsu Yaylası-Yıldızlı Göl

Buraya “Otingo Ormanları Ilıcası” olarak da tanımlanır. Yayla, sırtını Karçal dağlarına dayamıştır. İlçe sınırları içinde olup yayla evlerinin ilginç mimari özelliğiyle dikkat çeker. Bol ve köpüklü akan kaynak suyundan dolayı “Beyazsu” ismini almıştır. Yaylada kamp ve konaklama yapılacak yerler vardır. Bu yaylada, 2 saat uzaklıktaki Yıldızlı Göl, yürüyüş için elverişli alandır.

Artvin Borçka Beyazsu Yaylası-Yıldızlı Göl

“Otingo Ormanları Ilıcası” olarak isimlendirilen bu kaynağın suyunun şifalı olduğu söyleniyor. Su kaynağı yakınında, TEMA yardımlarıyla yapılan bir de 24 yataklı pansiyon bulunur.

KARÇAL DAĞLARI

Karçal dağları, WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) tarafından belirlenen, küresel düzeyde korunmada öncelikli “200 Ekolojik Bölge” den birisidir. Kafkasya ve Kuzey Anadolu Ilıman Kuşak Ormanları sınırları içindedir. CI (Conservation International), Dünya Bankası ve GEF gibi uluslararası kuruluşlar da Kafkasya Bölgesini, dünyanın en zengin ama tehlike altındaki 25 karasal “ekolojik bölge” sinden biri olarak göstermektedir. Bölge, Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan coğrafyadaki en geniş doğal yaşlı orman ekosistemlerine dahildir.

ARALIK KÖYÜ

Atanoğlu köyü ile birlikte Klaskur yöresini oluştururlar.Aralık köyü “Aşağı Klaskür” olarak da adlandırılır. Borçka-Camili karayolu üzerindeki ilk köy olan Aralık, il merkezine 45 km ve ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır.

Artvin Borçka Maral Şelalesi

 

MARAL ŞELALESİ

İlçe merkezine bağlı Maral köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine 55 km uzaklıktadır.

Maral şelalesi: 3415 metre yükseklikte bulunan Karçal dağlarının Maçahel vadisini süsler. Şelale yolu: ladin ve kayın ağaçları arasında, rengarenk kelebekler eşliğinde, dik bir yamaçtan aşağıya doğru iner. Şelale yolunda: yürüyüş yapabilirsiniz. Ancak bu yol zorludur. Bazen ağaçların iri kökleri, bazen de köylülerin yaptığı ahşap merdivenler yürümeye yardımcı olur. Düz bir alana geldiğinizde, Maral şelalesi tüm güzelliğiyle gözler önüne gelir. Oldukça yüksekten yani 65 metreden dökülen su, aşağıda döküldüğü yerde büyükçe bir göl oluşturur.

Burası 2005 yılında UNESCO’nun “İnsan ve Biyoküre Programı” çerçevesinde, Türkiye’nin ilk biyosfer rezervi ilan edildi. Kış aylarında, çetin kış koşulları buraya ulaşım yollarını kapattığında, Camili köylüleri, Gürcistan üzerinden Arvin merkeze geçiyorlar.

Artvin Borçka Barajı ve Hidro Elektrik Santralı

 

BORÇKA BARAJI VE HİDRO ELEKTRİK SANTRALI

Çoruh nehri üzerindedir. Baraj 1999-2006 yılları arasında yapılmıştır.  Türkiye’nin 59 ve Artvin ilinin 3’ncü büyük elektrik santralıdır. Set yüksekliği 86 metre, göl alanı 11 km karedir.

Artvin Borçka İbrikli Kilise

 

İBRİKLİ KİLİSE

Birkaç evden oluşan mahallenin güneydoğusundaki çayırlık alandadır. Çevresi ağaçlarla çevrilidir ve bu yüzden gizlenmiş durumdadır.

Kitabesi yoktur. Oldukça küçük boyutludur ve serbest haç planındadır. Yapı muhtemelen Ortaçağ döneminde, Begratlılar zamanında inşa edilmiştir. Girişi batıdandır. Kilisenin içi iki bölümden oluşur. Batı kısmında üstü tonoz örtülü mekan ve bunun devamında asıl mekan yani naos kısmı gelir. Naos kasnaklı kubbe ile örtülmüştür. Kilisenin en önemli yanı, fresk süslemeleridir. Naos bölümünde bulunan ve burayı tabandan tavana kadar kuşatan, çeşitli fresk süslemeler vardır. Bu süslemelerde: Aziz figürleri ve Tevrat ile İncil’den seçilmiş çeşitli dini konular içeren sahneler işlenmiştir. Freskler: kahverengi, mavi, yeşil ve sarı renklidir ve iyi bir işçiliğe sahiptir. Ancak, oldukça harap bir şekilde günümüze ulaşmıştır. Yörenin İslamlaşmasından sonra ise herhangi bir amaç için kullanılmamıştır, yani camiye dönüştürülmemiştir. Günümüzde harabe halindedir.

Artvin Borçka Gorgit Efeler Milli Parkı

 

GORGİT EFELER MİLLİ PARKI

İlçe merkezine 50 km uzaklıkta bulunan Camili köyündedir.

Camili ormanlarının Gorgit mevkiindeki bölümde, Efeler köyü civarındaki bir alandır. Gorgit-Efeler Doğa Koruma Alanları, Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemlerini barındırmasıyla önem kazanır. Burada bulunan ağaçların hepsi anıt niteliğindedir. Biyosfer Rezerv Alanına sahip olup, Biyolojik çeşitlilik açısından zengindir. Saf Kafkas Arı ırkı için, gen koruma havzasıdır. Doğal yaşlı ormanı, her biri anıt olma özelliğine sahip ağaçları bünyesinde barındıran ve dünya doğal koruma kriterinden son derece önemli parametre olan Doğal Eski Ormanlardır.

Artvin Borçka Düzköy Camisi

 

DÜZKÖY CAMİSİ

İlçe merkezine 9 km uzaklıktaki Düzköy’dedir.

Kitabesi yoktur. Ancak kuzey cephesinde asılı levhasına göre, 1850 yılında, köylüler tarafından inşa edilmiştir. Zaman içinde geçici onarımlar ile, günümüze ulaşmış ve halen ibadete açıktır. Yapıda, bodrum katı üzerinde, geçmişte medrese olarak kullanılan kare planlı cami vardır. Cepheler sade olmasına rağmen, kapı kanatlarından başlayan ve tüm iç bölümü de ihtiva eden bitkisel, realist, geometrik ve geçmelerden oluşan motiflerle süslenmiştir. İç mekandaki abartılı bu süslemeler, iç ile dış arasında tezat yaratır.

Murgul tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Hopa tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Artvin tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.