Aydın Kuyucak

Aydın Kuyucak


Kuyucak denilince, büyük olasılıkla birçoğumuzun aklına “Kuyucaklı Yusuf” efsanesi gelmektedir.

Ama, elbette, Kuyucak ilçemiz, bu efsaneden ibaret değildir.

İşte, size Kuyucak ilçesini tanıtan kısa bir yazı.

Aydın Kuyucak

ULAŞIM

İzmir-Denizli demiryolu ve E-24 devlet karayolu, ilçe içinden geçmektedir. Kuyucak, bağlı bulunduğu Aydın iline, 58 km. uzaklıktadır. Kuyucak-Denizli arasındaki uzaklık: 67 km. Kuyucak-İzmir arasındaki uzaklık ise, 180 km. dir. Kuyucak-Nazilli arasındaki uzaklık: 12 km. Kuyucak-Buharkent arasındaki uzaklık ise, 28 km. dir.

Aydın Kuyucak

TARİHİ

Yörede, MÖ.2000’li yıllarda Hitit egemenliği görülür. MÖ.1200 yıllarında ise, bu kez Lidya hakimiyeti görülür.

Daha sonraki tarihi süreçte ise, Pers, Roma ve Bizans hakimiyeti ve takiben Selçuklu ve 1425 yılında ise Osmanlı hakimiyeti görülür.

Bunun yanında, bölge: özellikle antik dönemde: Aphrodisias ve Efes kentleri arasındaki yol üzerinde bulunması ve gerek ticaret kervanlarının ve gerekse askeri birliklerin geçiş güzergahında bulunmasıyla önem kazanmıştır.

Gelelim yörenin isminin kaynağına:

Bir zamanlar, burada oturan Yörükler: birbirlerine oturdukları yeri tarif ederken: Kuyucak yöresini göstererek “biz karşıdaki koyakta oturuyoruz” şeklinde bir deyim kullanırlarmış.

Bu koyak kelimesi zamanla değişerek, günümüze “Kuyucak” olarak gelmiştir.

İlçe bugünkü yerleşim yerine, MS.7-8’nci yüzyıllar arasında yerleşilmiştir.

Söylenenlere göre: Gıyasettin Keyhüsrev, saltanatı ele geçirmek için, İstanbul’dan Konya’ya dönerken: Bizans imparatorunun damadı Laskaris, kendisine zorluk gösterir ve araları açılır.

İki ordu, Büyük Menderes ovasının güneyinde, Çiftlik (Antiokya) yakınlarında karşılaşırlar ve burada yapılan savaşta Laskaris yenilir, ancak bir kargaşa anında bir Rum askeri, Gayesettin Keyhüsrev’i öldürür ve bunun üzerine, Selçuklu ordusu dağılır.

Ancak, yine de Selçuklular yöredeki hakimiyeti devam ettirirler ve bu savaştan sonra Türkmenler yöreye yerleşirler.

Aydın Kuyucak

GENEL

Yerleşim yeri: Aydın dağları ile, Menteşe dağlık yöresi arasında uzanan Büyük Menderes nehrinin doğusunda bulunmaktadır.

Merkez ilçenin büyüklüğü, 28 km. karedir.

Bölgede: ılıman bir iklim kuşağı egemendir.

Buna bağlı olarak yazları oldukça sıcak geçer. Kışları ise, yağışlı ama sıcak geçer.

Yaz aylarında kuraklık ta hakimdir.

Yöredeki ekonomik etkinliklerin temelinde: tarım, hayvancılık ve orman ürünleri sanayi gelmektedir.

Ancak, son yıllarda, özellikle: elma, şeftali ve çilek üretimi önem kazanmıştır.

KUYUCAKLI YUSUF

Kuyucak yöresinde, Hacı Mehmet Efendi’nin ilk çocuğu olan Yusuf: Derekavak köyünde doğdu.

Çocukluğu: tozlu, çamurlu ve Arnavut kaldırımla yollarda, çıkmaz sokaklarda geçti.

Gençlik dönemi ise, Kabak dağında uçurtma uçurmak ve çayırlarda güreş tutmakla geçti.

Yokluk ve sıkıntı içinde büyüdü. Ancak, yaradılıştan itibaren, lider ruhluydu.

Haksızlığa ve adaletsizliğe dayanamaz, karşı kor, mücadele eder, gerekirse dövüşür, hiçbir haksızlığa boyun eğmezdi.

Bunun yanında, mağdurları ve güçsüzleri korur, kollar, bundan dolayı arkadaşları onu çok sever ve saygı duyar, ona uyar, ondan çekinirlerdi.

Evet, Kuyucaklı Yusuf’un hayatı, bu uğurda yapılan mücadelelerle geçer ve sonunda, cezaevinden kaçtığında jandarmalar tarafından sarılır ve vurularak öldürülür.

İlginç bir hayat hikayesi var, aslında daha uzun olmasına rağmen, okurların sıkılmaması için ayrıntıya girmiyorum.

Bu arada, Kuyucaklı Yusuf isimli kitabın yazarının, Sebahattin Ali olduğunu da hatırlatırım.

Roman, 1937 yılında yazılmıştır.

Romanda: Anadolu insanının düşünüş ve yaşayış tarzları yansıtılmaktadır.

İlek

İLEK

Aydın ili ve yöresinde, özellikle incir yetiştiriciliği önem kazanmaktadır. Ancak: incir üretilirken, incirin erkeği olarak bilinen “İlek” burada, yani Kuyucak yöresinde yetiştirilir. İlek: incire benzer, incir görünümlüdür ama Haziran ayının ilk günleri geldiğinde, bunun içinde bir tür sinek oluşur ve oluşan bu sinek, incirin içine girip aşılayarak incirin dayanıklılığı ve lezzetini oluşturur. İlek satın alınır, sonra dişi incir ağaçlarına asılır ya da döllenme için uygun şekilde yerleştirilir. 

Evet, lezzeti tarifsiz incirin oluşumu için İlek çok önemli.

Kuyucak Meslek Yüksek Okulu

KUYUCAK MESLEK YÜKSEKOKULU

İlçe merkezinde Sümer Mahallesi Hürriyet Caddesindedir. 

Adnan Menderes Üniversitesine bağlı olarak, 1995 yılında, 51 öğrenci ile eğitime başlayan okulda: Bilgisayarlı Muhasebe ve Vergi uygulamaları ile Kooperatifçilik bölümleri açılmıştır.2012 yılında Yerel Yönetimler programı eklenmiştir. 

Daha sonraki dönemlerde, yeni bölümler eklenen eğitim düzenine, halen 800 öğrenci devam etmektedir. 

 

 

Aydın Kuyucak

GEZİLECEK YERLER

Kuyucak Şatır Ali Ağa Camii

ŞATIR ALİ AĞA CAMİİ-KUYUCAK ÇARŞI CAMİİ:

İlçe merkezinde bulunan caminin 1591 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Osmanlı döneminden kalmadır. Çarşı camii olarak da bilinir. Taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen camide, ilave cemaat yerinde devşirme sütunlar görülür. Cephesi oldukça ilginçtir.

Kuyucak Şatır Ali Ağaoğlu Camii

Caminin minaresinin yan kısmında caminin dış duvarında anıtsal çınar ağacı ile kitabesi bulunan çeşme yer alır. Yakın zaman önce restore edilen cami, iyi durumdadır. 

 

Kuyucak Belenova Yaylası

BELENOVA YAYLASI:

Belenova Mahallesindedir. Belen geçit anlamındadır. Köyün aşağı tarafı da ova olduğundan, bu iki kelime birleştirilerek köye isim olmuştur. Bu yol ve geçit sürekli kullanılan bir güzergahtır.

Yaklaşık 1200 metre rakımıyla, yazın serinlemek isteyenlerin uğrak yeridir. Buraya muhteşem manzaraların eşliğinde 21 km lik yoldan ulaşılır. Tertemiz yayla havası, mis gibi kokan çam ormanları, otantik lavanta bahçesi ve muhteşem güzellikteki gölü ile tabiat harikası olan yayla, yörede ilgi çekmektedir. 

Belenova göleti, olağanüstü güzelliktedir. 

Kuyucak Belenova Sosyal Tesisi

Belenova Sosyal Tesisleri

Şehre yakınlığı nedeniyle özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi akımı olmaktadır. 2018 yılında faaliyete geçirilen Kuyucak Belediyesi Belenova Sosyal Tesisi için, hiçbir ağaç kesilmemiş, doğal yaşam bozulmamış ve tamamı ahşaptan yapılmıştır. 

Toplam 150 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Yanında çam ormanı ve gölet vardır. 1200 rakımlı yüksekliktedir.

Burada: çocuk oyun alanı, otopark, yaya yürüyüş yolu, spor alanları, Köy ürünleri satış reyonu bulunmaktadır.  Ziyaretçiler çamların arasında bulunan otantik kamelyalar, şelale, tüm alanı gezebileceğiniz yürüyüş yolları ile ilgi çeker. 

 

  

Kuyucak Yakup Paşa Maksemi

YAKUP PAŞA MAKSEMİ:

Tek kubbeli ve kare planlı yapı, dönemin Aydın Valisi Yakup Paşa tarafından, su sıkıntısı çeken Kuyukcak’ın bu sorununu çözmek için yaptırılmıştır. Bu maksemle şehre getirilen suyun mahallelere inşa edilen ve günümüze gelen dört çeşmeyle dağıtılması sağlanmıştır. 

Kuyucak Dibek Sokak Çeşmesi

DİBEK SOKAK ÇEŞMESİ

Kitabede Yakup Paşa’nın ismi geçmekle beraber, tarih yazmamaktadır. İlçedeki diğer çeşmeler gibi dönemin Aydın Valisi Yakup Paşa tarafından yaptırılmıştır. Muhtemelen 19’ncu yüzyıl eseridir. 

Kuyucak Antıokheia

ANTIOKHEIA AD MAEANDRUM

İlçe merkezine 1 km uzaklıkta, Mersinlidere mevkiinde bir antik kent kalıntısı vardır. 

Adı antik kaynaklarda, komşu kentlere nazaran neredeyse hiç anılmamıştır. Bu yüzden gözlerden uzak kalmıştır.

Klasik Karia bölgesi kentlerinden biridir. 

Günümüzde, Kuyucak ilçesinde Azizabat ve Başaran Mahalleleri arasında bulunan kent, Mrsynos (Dandaloz) ırmağının Maiandros (Büyük Menderes) ırmağına karıştığı yerde, Maiandros’un güney kıyısında kurulmuştur. 

Kent, Helen kaynaklarında, bulunduğu konumdan dolayı “Maiandros ırmağının üzerindeki ya da kıyısındaki Antiokheia” olarak geçmektedir. 

Kuyucak Antiokheia

MS 2’nci yüzyılın birinci yarısında yaşamış ünlü coğrafyacı Ptolemaios, dünyanın bilinen ilk büyük atlası özelliği taşıyan eserinde, kentten “Maiandros’un kıyısında” şeklinde söz etmektedir. 

Evet sonuç olarak, kentin tarihini yazan tüm araştırmacılar, kentin MÖ 3’ncü yüzyılda Helenistik Krallardan Seleukos Krallığı zamanında kurulduğundan bahsederler. 

En garip olanı da, tüm bu yazarların şehirden söz etmesine rağmen, şehrin binlerce yıldır doğayla baş başa kalmış olması, herhangi bir arkeolojik resmi araştırma yapılmamasıdır. 

 

 

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Nazilli tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

 

Aydın İncirliova

Aydın İncirliova

Aydın-İzmir otobanı yapılmadan önce, Aydın-İzmir karayolu bu ilçeden geçmekte iken, günümüzde otoyol nedeniyle, ilçeyi görmek mümkün değildir.

Burayı ziyaret etmek isterseniz, otoyoldan çıkmanız gerekir.

Burayı ziyaret ederseniz, elbette büyük olasılıkla, mevsiminde ise yaş incir ve mevsim dışında ise veya yakınlarınız için hediyelik olarak kuru incir satın alacaksınız.

Ben, burayı ziyaret ettiğimde, bir miktar incir almıştım ama “Tariş” haricinde, yöresel pazardan satın aldığım bu incirlerin bir süre sonra maalesef “kurtlu” olduğunu görünce, büyük pişmanlık ve üzüntü duydum, bu yüzden, buradan incir satın alırken, ya orijinal kutusu içinde kuru incir tercih edin, ya da tek tek olmasa da kontrol edin, çünkü incirler, kurtlanmaması için bir kısım işleme tabii tutuluyormuş.

Aydın İncirliova

ULAŞIM

İncirliova, bağlı bulunduğu Aydın il merkezine, yalnızca 11 km. uzaklıktadır. İncirliova-İzmir arasındaki uzaklık: 110 km. İncirliova-Kuşadası arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Germencik arasındaki uzaklık: 11 km.

TARİHİ

Aydın İncirliova: Bölgede, MÖ.13’ncü yüzyılda, Hitit egemenliği görülür.

Ancak, devam eden tarihi süreçte, burada: Frigler, Lidyalılar, İonlar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliği ele geçirirler.

1280 yılına gelindiğinde ise, Menteşe Bey, yörenin Türk hakimiyetine girmesini sağlar.

1310 yılında ise Aydınoğulları ve 1426 yılında, II. Murat tarafından yörenin Osmanlı egemenliğine alındığı görülür.

1400’lü yıllarda ise, bölgeye gelen bir gurup insan ve Madanoğlu ailesi tarafından, günümüzdeki İncirliova’nın temeli atılır.

Buraya yerleşen insanlar zamanla çevreye yayılmışlardır.

Bu yer, çok sulak olduğundan, adına “Karapınar” denilmiştir.

Bu insanlar: Karapınar ismini verdikleri yörede, bir zaman sonra mevcut bataklıkların kuruyup, yerlerinde incir ağaçları çıkmıştır.

 İncir ve pamuk üretim alanlarının zamanla artması sonu, bataklıkların kuruması sağlanmıştır.

9 Ekim 1937 tarihinde, Söke ovasındaki manevraları izlemek üzere, bölgeden geçen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk: demir yolu kıyısındaki incir ağaçlarını gördüğünde, buranın ismini sorar: Karapınar olduğunu duyunca, buraya “İncirliova” isminin daha da yakışacağını söyler ve yörenin ismi değiştirilir.

Hatta: 1941-1942 yılları arasında, yörede incir üretiminin arttırılması için, İncir Araştırma Enstitüsü kurulur.

 

GENEL

Yerleşim yerinin güneyinde, Menderes havzası bulunmaktadır.

Kuzeyde ise, Cevizli dağları uzanır. Büyük Menderes nehri, güneyde akar.

Yörede, Akdeniz iklimi egemendir. Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçer.

Bölgenin ekonomik etkinliklerinin başında: tarım ve buna bağlı sanayi gelmektedir.

Özellikle sebze üretiminde, bölge üst düzeydedir. Seracılık yapılmaktadır. Bal üretimi de yaygındır.

 

İNCİR FESTİVALİ

Her yıl geleneksel hale getirilen festival etkinlikleri, 1997 yılından bu yana yapılmaktadır.

Bu etkinliklerde, yöre insanı ve çevreden gelenlerin eğlenmesi için birçok etkinlikler ve yarışmalar düzenlenir.

Hatta, üreticiler arasında, en kaliteli incir yetiştiren üretici seçilerek ödüllendirilir.

Ayrıca, en güzel incir bahçesi sahibi üretici de ödüllendirilir.

Genç kızlar arasında ise “İncir güzeli” yarışması düzenlenir.

Aydın İncirliova Deve Güreşleri

DEVE GÜREŞLERİ

Deve güreşleri geçmişi, 19’ncu yüzyıla kadar uzanmaktadır.

O dönemlerde, İzmir yönüne giden kervanlar, İncirliova yöresinde konaklamaktadırlar.

Bu konaklama sırasında, yük bulunmayan develer birbirleriyle güreştirilirlerdi.

Zamanla bu durum, geleneksel hale gelmiştir.

Her yıl, belirli zamanlarda düzenlenen deve güreşlerine, yalnızca bu yörenin insanları değil, yakın çevreden de develer ve sahipleri katılmaktadırlar.

Hatta, güreşlere davet edilen deve sahiplerinin her türlü ihtiyaçları, İncirliova deve üreticileri tarafından karşılanmaktadır.

Şenliklerden bir gece önce, Halı gecesi denilen bir eğlence programı uygulanır.

Ertesi günü ise, davul-zurna eşliğinde develer güreştirilir.

Her deve kendi kategorisinde güreştirilir ve birinci gelen develerin sahiplerine, para ve halı gibi ödüller verilir.

 

NE YENİR. NE İÇİLİR

İncirliova yöresine yolunuz düşerse, tatmanızı önereceğim yöresel lezzetler: katmer, çılbır, cingan pilavı ve paşa böreğidir.

Ayrıca, doğada bulunan her çeşit ot, kavrularak ot kavurması adında bir yemek yapıyorlar ki, bunu da öneririm.

Son bir not: burada “deve sucuğu” yazılarını görünce şaşırabilirsiniz, ama ilginç bir tat.

Deve sucuğu tatmak isteyenler için ilginç gelebilir.

 

GEZİLECEK YERLER

İncirliova Kültür Park Sosyal Tesisleri

İNCİRLİOVA KÜLTÜR PARK SOSYAL TESİSLERİ

İlçe merkezinin batısında, İzmir-Aydın karayolu üzerindedir.

2015 yılında, İlçe merkezindeki bu yeşillik alan, Belediye tarafından yaptırılmıştır. Park alanı içindeki lunapark ilgi çekmektedir. 

İncirliova Kültür Park ve Sosyal Tesisleri

Yöre halkı, burada günübirlik piknik yapmaktadırlar.

 

 

İncirliova Dedeağzı Köprüsü

 

İlçe merkezine bağlı Dereağzı Mallesinde İkizdere çayı üzerindedir. Köprünün ismi bazı kaynaklarda “Tarihi Yunan Köprüsü” olarak da geçer.  

Köprünün Osmanlı döneminde 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. O zamanki ismi “Çatma köprü” dür. Aydın yöresinin Yunan işgali sırasında büyük öneme sahipken, savaş döneminde köprü zarar görür. 

Eski Aydın-İzmir hattı üzerinde 1970’li yıllara kadar hizmet verir. Zaman zaman sel felaketlerinden zarar gören köprü, son olarak 1970 yılında restore edilmiştir. Bir süre daha kullanılan köprünün yanına, 1985’li yıllarda yeni köprü yapılır. Böylece tarihi köprünün görevini yeni köprü yapmaya başlar. 

İkizdere çayı üzerine kurulan İkizdere Barajının faaliyete geçmesi nedeniyle, İncirliova-Tire yolu güzergahı değişmiştir. Yol kullanım dışı kalınca, tarihi köprü de kaderine terk edilmiştir. 

İncirliova Dereağzı Köprüsü -eski hali

Daha sonra üç asırlık tarihi köprünün ayağa kaldırılması çalışmaları başlamıştır. O dönemde demir ve çimento kullanılmadan sıkıştırma yöntemiyle yapılmış 4 kemerden oluşan nadir eserlerden biri olduğu belirtilmiştir. 

Köprünün restorasyonu Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. 

Restorasyonu sonrası ilçe için yeni bir cazibe noktası haline gelmiştir. İnce tarihi detayları ve köprünün doğal çevresi ile fotoğrafçılar için de uygun bir mekandır. 

İncirliova Dereağzı Köprüsü

Evet köprünün mimari özellikleri: köprü 3 büyük kemerden meydana gelmektedir.

Ortada büyük bir kemer ve yanlarda, iki küçük kemer görülmektedir. Su, büyük kemerin altından akar.

Köprü: Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Daha sonraki yıllarda yanına yeni köprü yapılınca, bu köprü geçişlere kapatılmıştır. Yöre sakinleri köprü çevrisinde bir alana sosyal tesis yapılmasını istemektedirler. 

İncirliova İkizdere Barajı

İKİZDERE BARAJI VE ÇEVRESİ:

İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki İkizdere köyündedir.  

İkizdere çayı üzerindedir. 2009 yılında hizmete girmiştir. Baraj adını iki derenin birleştiği yerde kurulmuş olan eski İkizdere köyünden alıyor. Eski İkizdere köyü, Aydın şehrinin su ihtiyacını karşılamak için yapılan barajın su tutmaya başlamasıyla 2010 yılında boşaltılmış ve İncirliova’nın hemen kuzey batısında inşa edilen yeni yerine taşınmıştır. 

İncirliova İkizdere Barajı

Baraj gölü çevresinde yürüyüş yolları, bisiklet parkurları ve piknik alanları mevcuttur. 

Doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyenler için sakin bir ortam sunuyor. 

 

İncirliova Ballıkaya Mağaraları

BALLI KAYA MAĞARALARI

İlçe merkezine bağlı Dereağzı Mahallesindedir. 

Ballıkaya mağarası ismini, orada bulunan kayaların üzerinde, arıların bal ürettiği zamanlardan almaktadır. 

Ballıkaya mağarası, Dereağzı Mahallesinin hemen üzerindeki dağda yer alıyor. Bu kayanın oyularak yapılmış bir barınak olduğu tahmin edilmekle birlikte, yazılı belge ve kaynak bulunmadığı için ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Kayanın içine oyularak yapılmış olan barınakları ise zamanın eşkiyası olarak bilinen Derebeyi Çetesi tarafından kullanıldığı bildirilmiştir. 

Bu kütlenin en yüksek yerindeyse bir oyuk bulunuyor. Oyukta erken Hıristiyanlık dönemine ait “Cebrail freskosu” bulunuyor. 

2006 yılındaki tescil kayıtlarında: Ballıkaya Mevkiinin alçak kesimlerinde iki adet kaya mezarı ve doğudaki yüksek bölümde ise duvarında fresk bulunan bir mağara tespit edildiği yazılmıştır. 

Doğu yönünde yer alan mezar, ön oda ve asıl mezar odasından oluşmaktadır. Ön odadan mezar odasına, dikdörtgen formlu bir kapıdan geçilir. Kare planlı olan mezar odasının doğu duvarında tahrip edilmiş bir kline bulunur. Batı yöndeki mezarın ön odası yoktur. Doğu ve batı duvarına bitişik yapılmış, iki adet kline vardır. 

Kuzeydoğu ve daha yüksekte yer alan freskli mağaraya giden yol üzerinde antik dönemde yapıldığı düşünülen, kaya üzerine yapılmış merdiven basamakları vardır. 

Mağaranın batı duvarında yer alan freskte, bordo, kahverengi, bej renklerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı ve elinde asası bulunan kanatlı bir melek figürü yer almaktadır. 

 

Cebrail Freskosu:

Evet, aslında mağaranın giriş koridorundan başlayarak iç kesimlere doğru duvar resimleriyle kaplı olduğu, kalan izlerden anlaşılmaktadır. Bu resimler içinde korunmuş  tek sahne, giriş bölümündeki Melek Tasviridir. 

Ballıkaya’da oldukça sarp bir alanda bulunan mağaranın girişinin sağ tarafında, sıvalı yüzeyinin üzeri mavimsi-gri bir fondan oluşan panonun içerisine tek figür olarak cepheden ve ayakta Başmelek Mikhail resmedilmiştir. 

Başının etrafı sarı bir haleyle çevrilmiş, kahverengi saçları arkadan toplu olan figürün yüzü tümüyle tahrip olmuştur. 

Sağ taraftaki yazıt okunurken, sol  taraftaki tanımsızdır. 

Melek bir tunik üzerine, önü işlemeli bir zırh giymiştir. 

İki yana yayılmış açık kanatları yere kadar uzanan melek, bir eliyle omuzuna dayanan kılıcı, diğeriyle kını; aşağıya doğru tutmaktadır. Kılıcın metal yapısı, gri üzerine yoğun beyaz uygulanmasıyla sağlanmıştır. Kın’ın koyu kıyafet üzerinde belirgin hale gelmesi için, beyazla aydınlatıldığı görülür. 

Üzerinde omzundan bağlamalı mavi-gri renkte bir pelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm gövde ve halesi, dıştan siyah, sonrasında beyaz olmak üzere çift konturla çevrilidir. 

Sonuç olarak: Ballıkaya Kaya Mezarları ve Cebrail freski, bölgenin zengin tarihini ve kültürel mirasını gözler önüne sermektedir. 

İncirliova Erbeyli İlk Kurşun Şehitliği ve Şehitler Abidesi

ERBEYLİ İLK KURŞUN ŞEHİTLİĞİ VE ŞEHİTLER ABİDESİ

Erbeyli köyü ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır. 

Şimdi bu anıtla ilgili geçmişe dönelim:

Kurtuluş mücadelesinde, Aydın ve Nazilli bölgesini işgal eden Yunan kuvvetlerinin, Erbeyli tren istasyonunda konuşlandıkları, Muğla yöresi gönüllü müfrezesi birlikleri tarafından tespit edildiğinde, bir baskın yapılması için hazırlıklara başlanır.

İncirliova Erbeyli Tren İstasyonu

20-21 Haziran 1919 gecesi; müfreze askerleri, tren istasyonu yakınındaki hangarlarda bulunan Yunan askerlerine karşı saldırıya geçerler ve büyük çatışmalar çıkar.

Ancak: yanlış bilgi alma sonucu, Türk kuvvetleri, işgal ordusunun askerlerinin iki ateşi arasında kalırlar.

Bu birkaç saatlik çatışma sonucunda: Yunan güçleri 70-80 kişilik kayıp verirken, Türk kuvvetleri 7 şehit ve birkaç yaralı verir.

Ancak, aynı tarihlerde yörede ele geçirdikleri, savunmasız sivil Türk vatandaşlarının bir kısmını da katlederler.

Evet, Erbeyli baskınında şehit düşenlerin hatırasına, 21.06.1919 tarihi anısına, bir anıt yaptırılmıştır. Anıt üzerinde “Arkadaş Anayurdu saldıranlara karşı ilk kurşun atan yiğitleri unutma, o yiğitler ki bu koşuğu okuyarak yurda canlarını armağan ettiler. Öz Türk olan yağınına baş eğmez Özgürlüksüz Türk’e ülke gerekmez.”

İncirliova Erbeyli İlk Kurşun Şehitliği ve Şehitler Abidesi

 Anıt, Aydın-İzmir karayolu üzerinde, İncir Araştırma Enstitüsünün hemen karşısında Erbeyli Tren İstasyonundadır. Anıt, Erbeyli Köyünün köklü ailelerinden Sarı Hüseyin Ağa oğlu Ahmet Sarı, söz konusu anıtı 1934 yılında yaptırır.  

 

İnciriova Erbeyli Camii

ERBEYLİ KÖYÜ SARI HÜSEYİN AĞA KÜLLİYESİ

Cami merkezli külliyenin kuzeydoğusunda medrese, sebil ve batısında hazire bulunmaktadır. İnşa tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte caminin kapısının yukarısında Sarı Hüseyin Ağa tarafından 1891 yılında inşa ettirildiği yazılıdır. 

Cami, plan olarak: tek kubbeli kübik gövdeli camilere bir örnektir. Yapı, tek kubbeli kübik gövdeli camilerden mihrap yönündeki kubbeli bölümün kuzeyine eklenen üç bölümlü kubbeli mekanla harimin dikdörtgene uzatılmasıyla farklılık göstermektedir. 

İncirliova Erbeyli Köyü Sarı Hüseyin Ağa Camii

Caminin minaresi 1956 yılında Sarı Hüseyin Ağa’nın torunları tarafından inşa ettirilmiştir. 

Bir dönem kulüp binası olarak kullanılan medrese, külliyenin doğu ve kuzey sınırını belirleyen iki ayrı dikdörtgen kütleli binadan meydana gelmektedir. Medrese, malzeme bakımından cami ile benzer özellikler sergilediğinden cami ile çağdaştır. 

Sebil, malzeme ve inşa tekniği bakımından değerlendirildiğinde cami ve medreseden farklı zamanda inşa edilmiştir. 

Caminin batısındaki hazirede Sarı ailesine ait 12 mezar bulunmaktadır. Mezar taşlarının bezeme kompozisyonunda, akant yaprakları, asma ağacı, servi ağacı ve vazodan çıkan çiçek motifleri görülür. Hazire alanında konumu sabit olan en erken tarihli mezar 1895 tarihli Sarı Hüseyin Ağa’nın kızı Ümmühan hanım’a aittir. 

 

ATATÜRK ANITI

İncirliova ilçesi Erbeyli Mahallesindeki anıt: 3 Haziran 1985 tarihinde Belediye tarafından yaptırılmıştır.

Anıtın en önemli özelliği: her şeyi ile, Türk yapımı ilk anıt olmasıdır.

Anıtı yapan: Marmara Üniversitesinden Prof. Tankut Ökten’dir. 

Bronz heykelde, Atatürk bir elini cebine sokmuş, diğer eliyle vatandaşlara hitap eder vaziyette tasvir edilmiştir. bu büst, Atatürk’ün liderliğini ve modern Türkiye’nin kuruluşundaki rolünü simgelemektedir. 

 

 

 

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Kuşadası tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Aydın İncirliova

Aydın İncirliova: bayağı işlek bir anayol üzerinde bulunuyor. Yani: Aydın şehrinden çıktıktan sonra, Ege denizi kıyısındaki bir çok yöreye gitmek için, buradan geçmek durumundasınız. Ama, burada herhangi bir yoğun tarihi ve turistik özellik aramamak gerekir. Buraya yolunuz düşerse ve severseniz, mutlaka kuru incir almanızı öneririm. Bunun dışında, mevsiminde zaten yol boyunca incir satan tezgahları göreceksiniz. Ama kuru incir alacaklara önemli tavsiyem: açıkta satılan kuru incir satın almayın, çünkü büyük olasılıkla kurtlu çıkacak veya kurtlanacaktır, TARİŞ mamulü ürünler almanızı öneririm.

ULAŞIM

İncirliova, bağlı bulunduğu Aydın il merkezine, yalnızca 11 km. uzaklıktadır. İzmir otoyolu: coğrafi olarak ilçe topraklarını ikiye böler. İncirliova-Germencik arasındaki uzaklık: 11 km. İncirliova-Selçuk arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Kuşadası arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Torbalı arasındaki uzaklık: 67 km. İncirliova-Aliağa arasındaki uzaklık: 153 km.

TARİHİ

Bölgede, MÖ.13’ncü yüzyılda, Hitit egemenliği görülür. Ancak, devam eden tarihi süreçte, burada: Frigler, Lidyalılar, İonlar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliği ele geçirirler. 1280 yılına gelindiğinde ise, Menteşe Bey, yörenin Türk hakimiyetine girmesini sağlar.
1310 yılında ise Aydınoğulları ve 1426 yılında, II. Murat tarafından yörenin Osmanlı egemenliğine alındığı görülür.
1400’lü yıllarda ise, bölgeye gelen bir gurup insan ve Madanoğlu ailesi tarafından, günümüzdeki İncirliova’nın temeli atılır.
Bu insanlar: Karapınar ismini verdikleri yörede, bir zaman sonra mevcut bataklıkların kuruyup, yerlerinde incir ağaçlarının çıkmasıyla, 1934 yılında, buraya, İncirliova ismini verirler.
Son bir not: yörenin ismi “Karapınar” iken, 1942 yılında “İncirliova” olarak değiştirilmiştir.

GENEL

İlçenin yerleşim alanının büyüklüğü: 151 km. karedir. Deniz seviyesinden yükseklik: 65 metredir. Yerleşim yerinin kuzeyinde: Cevizli dağları, güneyinde ise Büyük Menderes ovası bulunmaktadır. Zaten, yörenin en önemli akarsuyu: Büyük Menderes’tir.
Bölgenin ekonomik etkinliklerinin başında: tarım ve buna bağlı sanayi gelmektedir. Özellikle sebze üretiminde, bölge üst düzeydedir. Seracılık yapılmaktadır. Bal üretimi de yaygındır.

İNCİR FESTİVALİ

Yörede, her yıl, düzenli ve geleneksel olarak “İncir festivali” düzenlenmektedir. Festival bünyesinde: çeşitli etkinlikler düzenlenir. Bu etkinliklerde, festivale katılanlar eğlenirler ve çeşitli yarışmalar da yapılır. Üreticiler arasında, en kaliteli incir yetiştiricileri ödüllendirilir. Ayrıca, İncir güzeli ve ses yarışmaları da düzenlenir.

TARİŞ

1913 yılında: İncirliova bölgesindeki çeşitli tüccarlar; bulundukları yöredeki yabancı tüccarların, yerli üreticileri ezmelerini önlemek için bir kooperatif kurarlar. Daha sonra, Ege Bölgesi genelindeki üreticileri, kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda örgütleyen bu ilk kuruluş ve benzerleri: 21 Ağustos 1915 tarihinde, Milli Aydın Bankasının bir kolu olarak birleştirilirler ve bu tarih: günümüzdeki TARİŞ’in kuruluşu olarak kabul edilir. Evet: TARİŞ, gerçekten yöreye has, sattığı ürünler ile dikkat çekiyor. Özellikle: bu ürünleri gayet güzel ambalajların içinde satması tam bir profesyonelliktir. Buralara yolunuz düşerse, özellikle TARİŞ ürünleri olan “kuru üzüm” ve “kuru incir” satın almanızı öneririm. Çünkü: açıktan satın alacağınız kuru incirlerin, kurtlu olması veya yakın zamanda kurtlanması ihtimali çok yüksek, ama TARİŞ mamullerinde böyle bir sıkıntı yok.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Bu yöreye yolunuz düşer ve yöresel lezzetlerden tatmak isterseniz: öncelikle: katmer, cingan pilavı ve paşa böreği önerebilirim.
Bu yemek konusunda son bir not: İncirliova yöresinde bir şey daha çok meşhur ve tüketiliyor, evet “deve sucukları”. Belki ilginizi çekebilir.

NE SATIN ALINIR

Bu yöreye yolunuz düşerse: kuru üzüm veya kuru incir satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Aydın İncirliova Ballıkaya

BALLIKAYA

İlçe merkezine bağlı, Dereağzı köyündedir. İzmir’den Aydın istikametine giderken, yolun solunda, uzaktan fark edilebilmektedir. Çünkü: kireç taşından oluşmuş, gayet büyük bir kütledir. Bu kütlenin en yüksek yerinde bir oyuk var ve burada, yani oyukta erken Hıristiyanlık dönemine ait “Cebrail” fireskosu bulunuyor.
Ancak, bu oluşumun, ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir, ancak yapıldığı dönemde barınak olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Kaya içine oyularak yapılmış bu barınağın yapıldığı dönemde bir giriş kapısının bulunduğu, ama sonraki dönemlerde bu kapının yok olduğu bilinmektedir. Evet, buraya ulaşım gayet zor. İkizdere barajı nedeniyle, güzergahı değiştirilen Tire-İncirliova yolundan sapılarak, bir süre arazi tırmanışı yaptıktan sonra ulaşılıyor. Ama, Cebrail fireskosunu görmek için gitmeye değebilir.

Aydın İncirliova Dereağzı Köprüsü

DEREAĞZI KÖPRÜSÜ

İlçe merkezine bağlı Dereağzı köyü sınırları içindedir. Yapım yılı olarak: 1400’lü yıllar düşünülmektedir.
Köprü: doğu-batı yönünde yapılmıştır. 3 kemerden oluşmaktadır. Bu kemerler, ortada bir büyük ve yanlarda iki küçük kemer şeklindedir. Su: büyük kemerin altından akar. Köprü: 1970 yılında restore edilmiş ve daha sonraki yıllarda ise, yanına yeni bir köprü yapılarak, kullanım dışı kalmıştır. Zaten koruma altına alınmaz ise, büyük ihtimalle, köprü yakın gelecekte yıkılarak yok olacaktır.

ERBEYLİ KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı, Erbeyli köyündeki bu cami: 1891 yılında, Erbeyli köyünde yaşayan Sarı Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Ancak, mimarı bilinmemektedir. Camide: 1 şadırvan, 2 tuvalet, 8 çeşme ve 3 oda bulunmakta olup, toplam alanı 200 metre karedir. Yapımında taş malzeme kullanılmıştır.

DİBEKTAŞI ÇEŞMESİ

İlçe merkezinin Dibektaşı mevkiinde bulunan yapı, 1894 yılında yapılmıştır. Çeşme, kitabesine göre: Muhammet Ali oğlu şahıs tarafından yaptırılmıştır. Çeşme, 1976 yılında Belediye tarafından onarılmış olup, günümüzde de kullanılmaktadır.

KÜLTÜR PARK

İlçe merkezinin batısında: İzmir-Aydın kara yolu üzerindedir.
Bu mesire yeri ve piknik alanı: İncirliova Belediyesi tarafından yaptırılmıştır. Park alanı içinde: düğün salonu, çay bahçeleri ve çocuk oyun yerleri bulunmaktadır. Yöre halkı, burayı piknik yapmak için kullanmaktadırlar.

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.