Japonya Tokyo Ueno Asakusa İkebukuro

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

TOKYO SKYTREE

Burası, şehrin televizyon yayıncılığı yapılan bir kulesidir. Kulenin uzunluğu: 634 metredir. Bu yükseklik ile, Japonya ülkesinin en yüksek yapısı ve dünyanın ise ikinci en yüksek yapısıdır. Kulenin zemininde: büyük bir akvaryum ve alışveriş kompleksi bulunuyor.

Evet, Tokyo şehrinin muhteşem manzarasını izlemek için, mutlaka buraya çıkmanızı öneriyorum. Kulede: 2 tane gözlem güvertesi bulunuyor. Bu kapalı güverteler: 350 ve 450 metre yüksekliklerdedir.

350 metre yükseklikteki güverteye “Tembo Güverte” ismi veriliyor. Burası: 2 katlıdır ve üç cephede, uzun ve geniş pencerelerden şehir manzarasını izleyebilirsiniz.

450 metre yükseklikteki güverteye ise “Tembo Galeri” deniliyor. Burası: dünyanın en yüksek Skywalkına sahiptir. Burası: kulenin çevresinde bir tur atıldığında, spiral gibi yükselerek rampa oluşturuyor. Bu spiral rampanın üst kısmı: 451.2 metre yüksekliğe ulaşıyor ve bu yükseklik, gözlem güvertelerinin en yüksek noktası olarak önem kazanıyor.

Evet: kulenin gözlem güvertelerine çıkmak için biletler, 4’ncü katta satılıyor. Buradan asansörlere binerek, gözlem güvertelerine çıkabiliyorsunuz.
Son olarak: kule, hergün saat: 08.00-22.00 arasında açıktır. Giriş ücretleri: ilk gözlem yeri için 3000 yen, birinci ve ikinci gözlem güvertelerinin her ikisi için 3000 yen. Yalnız çok yoğun günlerde, günlük 10.000 den fazla ziyaretçiye bilet satılmıyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro
Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

ASAKUSA

Tokyo şehrinde, geçmiş yılların atmosferini yaşamak isterseniz, bu bölgeyi ziyaret etmeniz gerekir. Burası: Tokyo şehrinin genel özelliklerini anlatırken sözünü ettiğim “Edo” kültürünü doğuran işçi sınıfının geleneklerinin etkin olduğu bir yer olarak önem kazanmaktadır.
Burayı yürüyerek gezmelisiniz. Özellikle: Sumida nehri boyunca yapabileceğiniz 20 dakikalık yürüyüş, büyük keyif verecektir.

Alternatif olarak ise “çekçek” denilen bir tür binek araç ile, bir tur düşünebilirsiniz. İki kişilik bu çekçeklerle, 30 dakikalık bir tur, yaklaşık 8000 yen civarındadır. Öte yandan, kısa veya uzun tur tercih edebilirsiniz.

Tarihi süreç içinde, yüzyıllar boyunca: Asakusa, şehrin önde gelen eğlence bölgesi olmuştur. Edo döneminde (1603-1687) bölge şehir sınırlarında iken, Asakusa, “kabuki” tiyatrosu ve şehrin kırmızı ışık bölgesi (genelevlerin bulunduğu bölge) olarak dikkat çekiyordu. 1800’lerin sonlarından, 1900’lerin başına kadar olan dönemde ise, diğer modern eğlence yerleri ile, bölge yine bu özelliğini devam ettirmiştir.

Ancak: II. Dünya Savaşında, Asakusa bombardıman sonucunda, bu özelliklerini kaybetmiştir. Bölgede bulunan “Sensoji Tapınağı” savaştan sonra eski özelliğini korumuş ise de, Asakusa bölgesi için bu söylenemez.

Evet: Edo şehri, Şogunluğun başkenti olduğunda: bu köy, bir eğlence yeri olarak önem kazanmıştır. Özellikle: 19’ncu yüzyılda, burada “kabuki” tiyatrosu kurulunca: bu eğlence özelliği iyice ön plana çıkmıştır. Zaten: Meici İmparatorluğu dönemindeki restorasyonda ve Japonya’nın Batı tarzı eğlence alışkanlıklarına yönelmesinden sonra: Asakusa şehri, tamamen bir “eğlence” şehri özelliği kazanmıştır.

1875 yılında, Tokyo şehrinin ilk fotoğraf stüdyoları burada kurulmuştur. 1903 yılında, yine Tokyo şehrinin ilk sineması, yine burada açılmıştır. 1880 yılında, ülkenin ilk barı: yine burada açılmış ve hala çalışmaktadır. Evet, takip eden süreçte, zamanla: Asakusa şehrinin cadde ve sokakları: müzikholler, tiyatrolar, batakhaneler, meyhanelerle dolup taşmıştır.

Evet, bölgenin en büyük özelliklerinden birisi de, yukarıda söz ettiğim “Tokyo Skytree” kulesidir. Bunun dışında bölgede gezebileceğiniz yerler şunlardır:

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Kaminarimon-Kaminari Kapısı

Sensoji Tapınağına giden yoldaki iki büyük giriş yapısından birincisidir. 1000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Asakusa bölgesinin sembolüdür. Kapı: 1927 yılında inşa edilen “Ginza” metro hattının “Asakusa” istasyonunun hemen çıkışındadır ve kırmızı fenerler asılıdır. Kelime anlamı “Yıldırım Tanrısı Kapısı” olarak bilinir. Aşağıda ayrıntılı olarak anlatacağım “Sensoji Tapınağı” nın ana girişidir. Kapının cumbalarına dikkatle bakın, burada: kötü ruhlardan korunmak için konulmuş iki figür bulunuyor. Bu figürler: Tapınağın koruyucu tanrılarıdır. Soldaki: Yıldırım tanrısı (Kaminari no Kami) ve sağdaki ise Rüzgar tanrısı (Kaze no Kami) dır.

Kaminarimon kapısından çıktıktan sonra, tapınak yönünde değil de, tam ters yönde yürürseniz, burada ilk olarak, küçük bir tepe olan “Bentenyama” karşımıza çıkıyor. Burada: “İyi Talih Tanrıçası” mabedi görülüyor. Daha sonra ise: 17’nci yüzyıldan kalma bir çan kulesi olan “Toki-no-kane” ye ulaşılır. Bu çan kulesi: Edo döneminde, Asakusa halkına, saati bildirmek için kullanılırmış. Günümüzde de, her sabah, tapınak bölgesi açıldığı zaman çalmaya devam etmektedir.

Bentenyama’nın karşısındaki dükkanlara bakmayı unutmayın, çünkü burada da, birçok hediyelik eşya bulabilirsiniz. Bunlar arasında: festival kostümleri, Sanca Masturi süsleri önem kazanır. Hyakusuke bölümünde: kozmetik ürünleri, el yapımı fırçalar, kabuki sanatçıları, geyşalar ve geleneksel düğünler için hazırlanan teatral makyaj malzemeleri bulup satın alabileceğiniz yer olarak önem kazanır.

Edo döneminde, bülbül gübresinden yapılan ve kadınların kullandığı, cilt temizleme tozu: Tokyo şehrinde, yalnızca burada satılmaktadır. Fujiya bölümünde ise: “tenugui” denilen geleneksel Edo motifleriyle süslenmiş, şablon boyalı, pamuk el havluları satılmaktadır.

Yürümeye devam ettiğinizde, köşeden dönüp kemer altından geçtiğinizde, dükkanlar ve atölyelerle karşılaşacaksınız. Caddenin solundaki “Yonoya” mağazası: geleneksel Japon saç kesimi ve peruklar için kullanılan, şimşirden yapılma, el işi taraklar satar ki, bu satış 300 yıldır sürmektedir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Denbo-İn

Caddede yürümeye devam ettiğinizde, biraz ileride, sağ bölümde, baş keşişin bahçesi “Denbo-in” görülür. Tapınak yönetim binasından satın alınan biletle (yukarıda bilet almanızı yazmıştım) buraya girip gezebilirsiniz. Bu bahçe: 1579-1647 yılları arasında, mimar ve şair olan Kobori Enşu tarafından düzenlenmiştir. Bahçede: girintili-çıkıntılı küçük göletler, ağaçlar ve çalılar görülür. Bahçe genellikle boştur, çünkü çok az ziyaretçi buranın girişini bilmektedirler.

 

Asakusa Tapınağı

Sanja-sama olarak da bilinir. Edo döneminde inşa edilmiştir, ancak 1945 yılındaki hava saldırılarında büyük hasar görmüştür. Tapınak: özellikle Sanja Matsuri etkinliklerinde kullanılmaktadır. Bu etkinlikler, her yıl Mayıs ayında, hafta sonunda düzenlenmektedir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro
Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

Nakamise Dori-Alışveriş Caddesi

Kaminarimon kapısından, tapınak bölgesine kadar uzanan, 250 metre uzunluğunda dar ve uzun geçit: Nakamise dori olarak isimlendirilir ve sürekli olarak ziyaretçilerle doludur. Burada: yöresel yemeklerin sunulduğu restoranlar, hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar bulabilirsiniz. 50’den fazla mekanda: su kabağı şeklinde ahşap şişelerde acı baharatlar, kızarmış pirinç patlağı, oyuncaklar, bebekler, yelpazeler, kimano süslemeleri ve başkaca birçok çeşit hediyelik eşya satılmaktadır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Kappabashi Alışveriş Caddesi

Denbo-in’den çıkıp, güneye doğru yürür ve geniş bulvar “Asakusa-dori” ye geri dönün. Sağ yönde, bulvarın sonuna doğru gittiğinizde, Kokusai-dori’den karşıya geçin. Batıda bulunan iki blok: bölgedeki restoranlara malzeme sağlayan toptancı bölgesi “Kappabaşi” dir.
Burası: günümüzde, turistik bir mekan haline gelmiştir. Çünkü: turistler, dükkan sahiplerinin buradan ucuz hediyelik eşyalar aldıklarını görünce, kendileri de, buradan alışveriş yapmaya gelirler. Buradan özellikle: plastik yiyecekler satın almanızı öneririm. Evet, her gün saat: 09.00-18.00 arasında açık olan bu dükkanlarda, bulup satın alabilecekleriniz hakkında kısa bilgi vermek istiyorum.

Maizuru’da

Japon restoranlarının ve Suşi barlarının menülerini göstermek için vitrinlerine koydukları plastik yiyecekler çok ünlüdür. Bu plastik yiyecekler, o kadar gerçekçi yapılmıştır ki; şaşırtıcı derecede gerçek görülen bu malzemeler; 1961 yılında, İngiltere-Londra’da “Victoria and Albert Museum” da yapılan “Japon üslübu” sergisinde ziyaretçilere sergilenmiştir.
Nishimura’da: dükkanların girişine asılmak için üretilen, pamuklu kumaş ve ketenden yapılmış “noren” ismi verilen dekoratif parçalı perdeler satılır. Burada: güzel duvar süslemeleri ve bölme tahtaları da bulunur.

Kondo Shoten

Burada çeşit çeşit bambu tepsiler, sepetler, kepçeler ve kaplar satılır.
Shoten: Japonya’nın kuzeydoğusundaki “Tohoku” bölgesine özgü, geleneksel bir el sanatı olan, el yapımı dökme demir çaydanlıklar, tencereler satılır.

Tsubaya Hochoten

Burada çatal-kaşık-bıçak gibi mutfak aletleri ve özellikle suşi aşçılarının kullandıkları çelik bıçaklar satılır.

Kokusai-dori ve Asakusa-dori’nin kesiştiği kavşaktaki ilk blokta

Japonların, atalarının ruhlarına sundukları şeyleri koydukları Budist sunakları satan birçok dükkan bulunur. Özellikle: Japonya’da, bu sunakların bulunmadığı ev bulmak mümkün değildir. Bunlar arasında en değerli olanları: kıymetli ahşaplar ve altın varak kullanılarak elde yapılmış olanlardır ve fiyatları, milyonlarca yen değerindedir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Rox Department Store

Burada: bir ana bina ve üç tane ek bina bulunan büyük bir alışveriş kompleksidir. Burada: özellikle bayanlar ve çocuklara hitap eden birçok dükkan bulunuyor. Bodrum katında ise, 24 saat açık, büyük bir süpermarket vardır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Asakusa Kültür Turizm Danışma Merkezi

Burası, 2012 yılında açılmıştır. 8 katlı binada: turistik bilgiler verilmekte olup, bir kafe ve gözlem güvertesi de bulunmaktadır. Bu güverteden: Sensoji Tapınağı ve Nakamise Alışveriş caddesi izlenmektedir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Sumida Park

Sumida nehrinin her iki kıyısında uzanan bu nehir parkı: birkaç yüz metre uzunluktadır. Özellikle, ilkbaharda kiraz çiçekleri açtığında, parkın görüntüsü muhteşem olur. Ayrıca: Temmuz ayının son Cumartesi günü, burada havai fişek gösterileri düzenleniyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Rokku Entertainment District

Rokku: eskiden şehrin ve Japonya ülkesinin ilk sinemasına ev sahipliği yapmıştır. Ancak, savaştan sonra eski popülitesini kazanamamıştır. Günümüzde, yine de burada sinema, tiyatro gibi etkinliklerin sunulduğu yerler var.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Hanayashiki Eğlence Parkı

Burası, yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahiptir. Sensoji Tapınağına birkaç adım uzaklıktaki bu eğlence parkında: küçük bir dönme dolap, roller coster, atlıkarınca ve birkaç eğlence aracı daha bulunuyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Taikokan-Drum Museum

Bu müze, Pazartesi-Salı günleri haricinde her gün saat: 10.00-17.00 arasında açıktır ve giriş ücreti 500 yendir.
Müzede: Japon taiko davulu başta olmak üzere, dünyanın dört bin yanından gelen davullar sergilenmektedir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

SENSOJİ TAPINAĞI

Burası: Asakusa bölgesinin odak noktası, çekim merkezi, çok popüler bir Budist tapınağıdır. 7 nci yüzyılda inşa edilmiştir. Burada: geleneksel ve yerel özellikler taşıyan hediyelik eşyalar bulup satın alabilirsiniz.

Evet; Sensoji tapınağı, aynı zamanda “Kannon Tapınağı” olarak da bilinir. Tokyo şehrinin en popüler ve renkli tapınağıdır.

Tapınak hakkında anlatılan bir efsaneden söz etmek istiyorum.

Efsaneye göre: 628 yılında, Edo şehrinin varoşlarından biri olan “Asakusa” köyünde, iki balıkçı: Sumida nehrinde bir küçük Budist merhamet tanrıçası heykeli bulurlar. Bu tapınak, söylenenlere göre: bu heykeli barındırmaktadır, ancak, tapınakta görevli hiçbir rahip, bu heykeli hiçbir zaman görmemişlerdir. Ayrıca: böyle bir heykelciğin varlığına şahit olan hiç kimse yoktur. Ancak: bu heykelcik, 1000 yıldan bu yana: bölgede anlatılan bu efsanenin ışığında, saygı gören bir obje olarak bilinmektedir. Tapınak: MS. 645 yılında tamamlanmıştır.

Ancak: 1945 yılındaki bombalamada: birçok yapı ve tapınak küle dönüşmüştür. 1958 yılında ise, bölge halkı: Senso-ji ve çevresindeki önemli yapıları yeniden ayağa kaldırmak için atağa geçerler ve bu tapınak bölgesi: halktan toplanan paralarla yeniden düzenlenir ve günümüzde, yalnızca bir turistik çekim merkezi olmanın yanında: şehir hayatında önemli bir yer haline gelmiştir.

Tapınağı ziyaret ederseniz: önce “Kaminarimon” yani “Thunder Gate” denilen kapıdan geçeceksiniz. Bu kapı: gerek Asakusa semtinin ve gerekse Tokyo şehrinin sembolüdür.

Geçidin hemen sonunda: 2 katlı bir kapı olan “Homozon” kapısı bulunuyor. Kapının arka duvarında “dev sandalyeler” görülüyor. Bunlar, tapınağın iki koruyucu tanrısının, cumbalarından ayrılıp gezmek istemeleri halinde kullanmaları için konulmuştur.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Homozon kapısının ötesinde, tapınağın “Ana salonu” ve “beş katlı pagoda” bulunuyor. Öte yandan, savaşta tahrip olan binalar, daha sonra yeniden yapılmıştır.

Homozon kapısını geçince, solda tapınağın yönetim binası görülüyor. Burada: “Denbo-in” denilen “Baş keşişin” evini gezmek için bilet alabilirsiniz.

Homozon avlusundan karşıya geçince: Sensoiji tapınağının ana salonunda bulunan “Beş katlı pagoda” görülüyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Ana Salon

Ana salona girmeden önce, bronz tütsü ocağının önünde durulur ve geleneklere göre: el ve yüz, dumanlarla yıkanır. Çünkü, bu şekilde yapılan ibadette, ibadet eden kişi, yılın sağlıklı kişisi seçilir veya hasta olanlar, vücutlarının hasta olan bölümünü, bu dumana tutarlar. Salondan baktığınızda, sağda kalan yapı: Sanca San yani “Asakuca-cinca” dır.

 

Asakusa-Cinca

Burası: 1649 yılında yapılmış ve 1945 yılındaki bombardımandan sağ olarak çıkmış nadir binalardan birisidir. Yapı: senco-ci’nin kurucularına adanmıştır. Bir “Şinto” mabedidir. Japonya’da Budistler ve Şinto dini mensupları: benzer tanrıları paylaşırlar ve birbirleriyle barış içinde geçinirler.

Tapınak alanında: yıl boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bunlardan en büyük olanı “Sanja Matsuri” festivalidir. Bu festival, her yıl “Mayıs” ayında düzenlenmektedir. Bunun dışında, Ağustos ayında, Asakusa Samba Karnavalı düzenlenir ve burada geleneksel oyunlar oynanır.
Son olarak: tapınak ziyareti ücretsizdir. Ancak: ana salon, her gün saat: 06.00-17.00 arasında açıktır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

EDO-TOKYO MÜZESİ

Müze: Ryogoku bölgesinde, muhteşem güzel görünümlü bir binada bulunmaktadır. Müzede: özellikle Edo dönemi mimarisi, kültürel mirası, siyasi iklimi, ticari durumu ve daha fazlası hakkında: interaktif bir biçimde bilgiler edinmek mümkündür. Yani: görüntülerle, kasabalar, figürinler ve gerçek boyutlu modeller canlandırılıyor.
Hafta sonlarında müzede, tiyatro gösterileri de düzenleniyor. Daimi sergiler yanında, geçici özel sergiler de düzenleniyor.
Evet: müze, pazartesi günleri hariç, her gün, saat: 09.30-17.30 arasında açıktır. Giriş 600 yendir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

RİKUGİEN

Bahçe: her gün, saat: 09.00-17.00 arasında açıktır ve giriş ücreti, 300 yendir.
Burası, Tokyo şehrinde, Japon peyzaj bahçe tasarımının en güzel örneği olarak değerlendirilmektedir. Bahçe: 1705 yılında inşa edilmiştir. Kelime anlamı olarak altı şiir bahçesidir. Edo dönemine ait iyi bir örnektir. Bahçede: yürüyüş yolları, suni tepeler, ormanlık alanlar, merkezinde bir gölet bulunur. Hızlı şekilde yürüseniz bile, bahçedeki gezinti, yaklaşık 1 saat sürmektedir. Gölet’in kuzey kıyısındaki kır kahvesi “Fukiage Chaya” ya uğramanızı öneririm. Burada bir çay içmelisiniz. (ücreti 500 yen)

Bahçede: çok sayıda “akçaağaç” bulunuyor. Bu yüzden burayı ziyaret için en uygun zaman sonbahardır. Ama: çeşitli çiçekli ağaçlar ve çalılar da, özellikle çiçek açtıkları ilkbaharda muhteşem bir görüntü sunarlar. Çiçekli dönemi görmek için Nisan ayı başını tercih etmek gerekir. Bu dönemde, bahçedeki kiraz ağaçları da çiçek açarak, muhteşem bir görüntü ortaya çıkarırlar.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

UENO PARK

Bu bölgede bulunan “JR” istasyonu: uzun yıllar boyunca, şehrin kuzeydoğusundaki az gelişmiş bölgelerden, şehre gelen hattın son noktası olarak kullanılmıştır.

Bu park alanı: Ueno istasyonunun yanında, şehrin en büyük kamusal park alanlarından birisi olarak önem kazanmaktadır. Park alanını, yıllık 10 milyon insan ziyaret etmektedir. Öte yandan, parkın bir başka yüzünden söz etmek gerekir ki, Tokyo şehrindeki evsizlerin büyük bölümü bu park alanında barınırlar. Park alanı içinde, genellikle karton kaplı, mavi brandalı derme-çatma yerlerde yaşayan bu evsizler, zaman zaman polisle çatışırlar, yine de, bu park alanındaki evsizlerin barınması engellenememiştir.

Evet, biz park alanını anlatmaya devam edelim.

Park alanı: Edo döneminde: şehrin en büyük ve zengin tapınağı olan “Kaneiji Tapınağı” nın bir parçası olarak düzenlenmiştir.

1868 yılındaki Boshin iç savaşı sonrasında ise, burası, Japonya’nın Batı tarzındaki ilk parklarından birisi olarak düzenlenmiş ve 1873 yılında ziyarete açılmıştır.

Parkın güney girişi yakınlarında, savaşta bulunan generallerden birinin (Saigo Takamori) heykeli bulunmaktadır.

Parkın güneybatı bölümünde ise: Kaneiji Tapınağını hatırlatan “Shimobazu Pond” görülüyor.
Göletin ortasında ise bir ada bulunuyor. Bu ada üzerinde ise, Benten tanrıçasına adanmış bir tapınak vardır.

Ayrıca: park alanı, 1000’den fazla kiraz ağacı barındırdığı için, şehrin en popüler ve canlı kiraz çiçeği gözleme yerlerinden birisidir. Kiraz çiçekleri, her yıl Mart sonu ve Nisan ayı başlarında açarlar ve “hanami” denilen kiraz çiçeği izleyicilerini buraya çeker.

JR Yamanote metro hattında: Ueno istasyonunun park çıkışındaki caddede “Tokyo Metropolitan Festival Salonu” görülür.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Tokyo Metropolitan Festival Salonu

Burası: 1961 yılında tamamlanmıştır. Şehrin, başlıca klasik müzik mekanlarının başında gelmektedir. Aslında, yapının mimarisi bir özellik göstermiyor ancak hemen karşısındaki bir müze ilginizi çekecektir.

Tüm bunların yanında: günümüzde Ueno Parkın en önemli özelliği: burada bulunan çok sayıda ve ünlü müzedir. Bu müzeler:

1. Tokyo Ulusal Müzesi.
2. Batı Sanatı Ulusal Müzesi.
3. Tokyo Metropolitan Sanat Müzesi.
4. Ulusal Bilim Müzesi.
Bu park alanı içinde, bir de “Ueno Hayvanat Bahçesi” bulunuyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

Kaneiji Tapınağı

Girişin ücretsiz olduğu bu tapınak, her gün saat: 09.00-17.00 arasında açıktır.
Edo döneminde: istasyonun hemen arkasındaki tepe, bir güç noktası olarak kullanılmıştır. Çünkü: 1625 yılında, Şogun Hidetaka tarafından, buraya, şehri kötü ruhlardan korumak için bir tapınak yaptırılmıştır. Tapınağın ismi “Kaneici’dir. Tapınak II. Dünya savaşı sırasında hasar görmüş ve yeniden yapılandırma çalışmaları sürdürülmektedir.

17’nci yüzyılın sonlarında, bu küçük tapınağın salonları, bütün tepeye yapılarak büyümüştür. Bu dönemde, tapınak alanında 30 dan fazla yapı bulunduğu söyleniyor. 15 Tokugawa şogunundan 6 tanesi burada gömülüdür.

Tarihsel süreçte, bölgede yaşanan bir savaştan söz ediliyor. Ueno Savaşı olarak bilinen bu savaşta: devrimci güçler, Tokyonun büyük bölümünü işgal ederler, ancak şogun güçleri, Ueno bölgesinde bir barikat kurarlar. 1868 yılındaki bu çatışmada: 2000 civarındaki güçlü ve şoğun yanlısı erkek (bunlar tapınakta görevli hizmetli askeri birimlerdi) tarafından oluşturulan savunma hattı: 4 Şubat 1868 yılında devrimci güçler tarafından kırılır ve topçu atışları ile desteklenen bu saldırı sonucu: bölgedeki bütün yapılar tahrip olur veya yanar. 300 civarında şoğun erkeği ölür, tapınağın rahibi ise kılık değiştirerek, bir tekne ile bölgeden kaçar. Ölenler dışında kalan gençler ise, Kaneici tapınağının içine girerler ve tapınağı ateşe vererek, topluca ve törensel bir şekilde intihar ederler.

İmparatorluk güçleri, tepeyi ele geçirdiklerinde: tepede 53 hektarlık “Uno Parkı” kuruldu. Tapınaktan geriye kalanlar restore edilerek bölgede: müzeler, konser salonları, kütüphane, güzel sanatlar üniversitesi ve hayvanat bahçesi oluşturuldu.

Ueno parkının güney ucunda: 1892 yılında yapılan “Takamori Saigo” heykeli görülür. Saigo: 1868 yılında Kokugava kalesini savaşmadan teslim alan imparatorluk güçlerinin komutanıydı. Burada: köpeği ve kınındaki kılıcıyla yürürken betimlenmiştir.
Evet: özellikle burayı ziyaret etmek istediğinizde Nisan ayına denk gelirse: kiraz ağaçlarının çiçeklerinin muhteşem görüntüsü, mutlaka sizi etkileyecektir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Shinobazu Göleti

Gölet: 17’nci yüzyılda, Tokyo körfezinden oluşturulmuş ve Kaneici’nin ilk baş keşişi Tenkai tarafından düzenlenmiştir. Gölün çevresi, yaklaşık 2 km. dir.
Gölet, üç bölümden oluşur.

Birinci bölüm: kuş barınağı olarak düzenlenmiştir.

İkinci bölüm: kuzeydedir ve Ueno Hayvanat Bahçesi’nin bir kısmını kapsar.
Üçüncü bölüm: burada ziyaretçiler pedallı tekne veya sandal kiralayarak gölde gezinti yapabilirler. Yani, burada bir kayıkhane bulunuyor. Burada: yaz aylarında gölün yüzeyini tamamen kaplayan bitkiler (nilüferler) görülüyor.

Gölet’in ortasında bir ada bulunuyor. Adanın ismi “Benten” adasıdır.
Adanın ortasında: Yedi İyi Şans Tanrısından biri olan “Bentendo” nun bir mabedi bulunuyor. Benten: her zaman, elinde bir “biva” taşır halde betimlenir ve sanat ana tanrıçası olarak tanınır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

  Benten-do Mabedi

Sekizgen yapıdaki, Benzaiten adına yapılan bu mabet: 1945 yılında, bombardıman esnasında yıkılmış ve daha sonra orijinal şekline sadık kalınarak yeniden yapılmıştır. Benzaiten: mutluluk, zenginlik, bilgelik ve müzikle bağdaştırılan Hintli bir tanrıdır ve 8’nci yüzyılda, Japonya ya gelmiştir. Dolayısı ile, burası bir Budist tapınağıdır. Tanrının, genellikle su kenarlarında yani nehir, gölet hatta deniz kıyısında bulunduğu kabul edildiği için, tapınaklarda buralara yapılır. Tanrı: iyi şans, zenginlik, müzik ve bilgi tanrıçasıdır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Tokyo Ulusal Müzesi

Pazartesi günleri hariç, her gün saat:; 09.30-17.00 arasında açıktır. Giriş ücreti, 600 yendir.

Ueno park içinde bulunan ve TNM olarak kısa ismiyle bilinen müze: 1872 yılında kurulmuştur. Asya ve özellikle Japonya kökenli: arkeolojik ve sanat eserleri yönünden kapsamlı bir koleksiyona sahiptir.

Müze: 4 binadan oluşuyor. Uneno bölgesine gidip te, sakın ola bu müzeyi görmeden ayrılmayın. Çünkü: bu müze, dünya üzerinde Doğu Asya sanatı ve tarih öncesine ait en muhteşem koleksiyonu barındırıyor.

Evet, müze 4 binadan oluşuyor demiştim. Bu yapı kompleksinde, en eski bölüm: Hyokeikandir ve bu bölümün tarihi 1909 yılına kadar uzanır. Müzenin tamamında: mabet ve tapınaklardan ödünç olarak alınan 90.000 eşya sergilenmektedir. Bunlardan: 84 tanesi, Japon devleti tarafından “Ulusal Servet” olarak belirlenerek özel statüye alınmıştır.

Komplekste: 9 sergi salonu bulunur. Ancak: özellikle: bu sergi salonlarında “Comon” dönemi (MÖ.3500-2000) yıllarına ait bölümü ve 4 ile 7’nci yüzyıllar arasına ait “haniva” denilen pişmiş toprak mezar taşlarının bulunduğu bölümleri mutlaka görmenizi öneririm.

Gelelim “Hazine Salonu”na

Burası 2 katlıdır. “Horyu-ci” olarak isimlendirilir. Burada sergilenen eserler, 1878 yılında, Horyu-ji tarafından, İmparatorluk Sarayına bağışlanmıştır ve bunlar 6 odada sergilenmektedirler.
1999 yılında ziyarete açılan burada: Nara bölgesinde, 7’nci yüzyıl yapımı “Horyu-ci” tapınağından getirilen 330 civarında ahşap heykel, parşömen ve benzeri sanat eserleri sergileniyor. Birinci katta ise, bir restoran bulunuyor.

Ana binada, “Honkan” (Japon Galeri) denilen bölümde ise

Bu galeri, orijinal ana galeri iken, 1923 yılındaki depremde büyük hasar görmüştür. Daha sonra ise, Batı tarzı ile yeniden düzenlenmiş ve 1938 yılında ziyarete açılmıştır. Burada: 2 galeri ve 24 sergi salonu bulunuyor. Buradaki objeler: MÖ.10 bin yıllarından, MS.19’ncu yüzyıla kadar uzanmaktadır. Burada: Japon resim sanatı ürünleri, el yazmaları, heykeller, dokumalar, seramikler, kılıç ve zırhlılar görülüyor.

Komplekse en son eklenen yapı (1968 yılında eklenmiştir) “Toyokan” (Asya Galeri) olarak biliniyor ve burada ise

Diğer Asya kültürlerine ait objeler sergileniyor. Bu 3 katlı bölümde: birinci bölümde: restoran ve hediyelik eşya mağazası bulunmaktadır. Galeriler ise: 7 bölümde düzenlenmiş, 10 sergi salonundan oluşmaktadır. Burada: özellikle Çin-Kore-Güneydoğu Asya-Hindistan-Orta Doğu-Mısır kültürlerine ait eserler sergilenmektedir.

Müzenin arkasında “Kan’eici nin “hondo” su yani “ana salon” u bulunmaktadır.

Bu salon, 1879 yılındaki bir yangın sonrasında yeniden onarılmış olup, günümüzde biraz hırpalanmış olarak görülmektedir. Ancak, yine de salonun: Şogun Tsunayoşi’nin mozolesine açılan kapısı görülmeye değerdir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Ulusal Bilim Müzesi

Pazartesi günleri hariç, her gün saat: 09.00-17.00 arasında açıktır. Giriş ücreti, 600 yendir. Müzede: uygulamalı fizik ve robotik deneyimler ve monte edilmiş hayvanların etkileyici bir koleksiyonu bulunmaktadır.

 

Tokyo Metropolitan Sanat Müzesi

Nisan 2012 tarihinde açılan bu müze: altı galeriden oluşmaktadır. Kalıcı koleksiyon ve geçici sergiler görülebilmektedir. Bazı sergiler ücretli gezilir, bunun dışında giriş için ücret alınmaz.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 Batı Ulusal Sanat Müzesi

Ueno-koen, Taito-ku adresindedir. Pazartesi günleri kapalıdır. Diğer günler, saat: 09.30-17.30 arasında açıktır. Giriş ücreti: yetişkinler, 420 yen, üniversite öğrencileri 130 yen, 18 yaş altında olanlar ücretsizdir.
Bu müze, özellikle Avrupalı sanatçıların eserlerini sergilemektedir.

Binanın tasarımı: Le Corbusier tarafından yapılmış ve 1959 yılında ziyarete açılmıştır.
Müzede: özellikle dünyaca ünlü bazı ressamların resimlerinin bulunduğu koleksiyonu mutlaka görmelisiniz. Bu ressamlar arasında: Monet, Cezanne, Rubens, El Greco, Pollock gibi dünyaca ünlüler var.

Evet, bu ressamların, 850 civarındaki kalıcı eseri müzenin daimi koleksiyonu içinde bulunmaktadır. Aslında, bu eserler, zengin bir işadamı olan Kojiro Matsukata tarafından müzeye bağışlanmıştır. Müzede, birkaç önemli heykel de görülmeye değerdir. Bunlar: avludaki “Cehennem kapısı, Düşünen adam, Calais Burjuvaları” gibi Rodin tarafından yapılmış heykellerdir. Bunlar: heykeltıraşın orijinal kalıplarından dökülmüş olmaları nedeniyle önem taşımaktadır.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Shitamachi Museum

Giriş ücreti 300 yendir.
Bu müzede: 300 yıldır, Tokyo şehrinde, bu bölgede hüküm süren hayat tarzı hakkında bilgi sunan objeler sergileniyor. İlk katta: bir “nagaya” röprodüksiyonu görülüyor. Bu: Ueno bölgesindeki dar ve dolambaçlı sokaklarda, yan yana dizili, uzun ve tek katlı, bitişik nizam evlerin bire bir bir örneğidir. Bununla birlikte: bir atölye ve dükkan da bulunuyor. Burayı ziyaret ederseniz: ayakkabılarınızı çıkararak, “tatami” odalarının örgü döşemeleri üzerinde yürüyebiliyorsunuz.
İkinci katta: araç, gereçler ve mobilyalar sergileniyor.
Tüm bunların yanında: müzede: el sanatları hakkında video kütüphanesi bulunuyor.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

Ueno Zoo-Hayvanat Bahçesi

Giriş ücretlidir ve 600 yen, yaşlılar 300 yen, öğrenciler 200 yen, 12 yaş altı çocuklar ücretsizdir. Pazartesi hariç her gün saat: 09.30-17.00 arasında açıktır. Ueno parkın çıkışından itibaren 5 dakikalık yürüyüş mesafesindedir.
Hayvanat bahçesi: 1882 yılında ziyarete açılmıştır. Toplam 14 hektarlık ve 2 bölüme ayrılan alanda: bir köprü ve tek raylı sistem çalışmaktadır. Japonya ülkesinin en eski hayvanat bahçesi olarak bilinir.
Tarihsel süreç içinde, burada yaşanmış ilginç bir olaydan söz etmek istiyorum. II Dünya savaşı öncesinde, Japon ordusu: buraya yapılacak bir saldırı sonucunda, vahşi hayvanların bulundukları yerden kaçarak Tokyo şehrindeki insanlara zarar verebileceğini ileri sürerek, vahşi hayvanların öldürülmesini ister. Bu talep, önce hayvanat bahçesi personeli tarafından kabul edilmese de, daha sonra, hayvanat bahçesinde bulunan hayvanlar: zehirlenme, boğulma, aç bırakılma yolu ile telef edilmişlerdir. 1975 yılında, bu öldürülen hayvanlar için, buraya bir anıt dikilmiştir.

Evet, burada yaklaşık 464 türden, 2600 hayvan bulunduğu söyleniyor. Özellikle: ana girişin hemen yanındaki bölümde bulunan dev pandalar, ziyaretçileri buraya çekerler. 1972 yılında, Japonya-Çin ilişkileri normale dönünce, Çin devleti, buraya 2 dev panda hediye olarak gönderir. Ancak: bunlardan biri (Ling Ling) 2008 yılında ölür.

Bunun üzerine, 2011 yılında, iki bebek panda daha alınır. Bunun dışında: Sumatra kaplanı ve ova gorili ilgi çekiyor. Bunların yanında: hayvanat bahçesi içinde, 5 katlı bir pagoda ve çay töreni evi ve bahçesi bulunuyor. Pagoda: 1631 yılında yapılmış, daha sonra yangında yok olmuş ve 1958 yılında yeniden yapılmıştır. Çay töreni evi ise, 17’nci yüzyılda, Shoguns döneminde eğlence için inşa edilmiştir.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

 

Toşo-gu Mabeti

Bu kutsal alan: 1616 yılında ölen, ilk Tokugava Şogunu İeyasu’nun mezarıdır. Japon devleti tarafından “Ulusal Servet” ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Çünkü: muhteşem Çin kapısı (neredeyse, her yüzeyi doğal ve geometrik motiflerle oyulmuş ve boyanmıştır) ve içindeki sanat eserleriyle büyüleyicidir.

Şogun İeyasu: İmparatorluk makamı tarafından “tanrı” ilan edilmiş ve burası: aynı zamanda, “Nagano Dağları”ndaki “Nikko” ruhuna tahsis edilmiştir. Yani: burası bölgedeki en önemli ve orijinal “Toşo-gu” mabedidir. Ueno bölgesindeki ise, daha sonra inşa edilmiştir.

Evet: mabedin girişinde taş bir kemer ve 200 civarında taştan fener dizili görülüyor. Hemen içerideki fenerin yüksekliği ise 5.5 metredir ve bu ölçüsü ile, Japonya’daki en büyük üç fenerden birisidir.

Toşo-gu mabedi: 1868 yılındaki yangından, 1923 yılındaki büyük depremden ve 1945 yılındaki bombardımandan sağlam olarak çıkmayı başarmıştır.
Tokyo şehrinde: az sayıdaki Edo dönemi orijinal yapısından birisidir.

 

Saiyoken

Bu tapınak: 9’ncu yüzyılda yapılmış ve Heian soylusu olan “Sugavara no Miçizane” ye adanmıştır. Miçizane: seçkin bir saray şairi olarak bilinir. Ancak: İmparatora komplo kurmak suçundan, haksız yere suçlanmış ve sürgünde iken ölmüştür.
Ancak: bu haksızlık daha sonra anlaşılmış ve kendisine “Tencin” yani “efendi-bilgin” sıfatı verilerek büyük saygı gösterilmiştir.
Bir alışkanlık-efsane-gelenek: Her yıl ŞUBAT-MART aylarında, ülkenin dört bir yanından gelen öğrenciler: burayı ziyaret ederler ve sınavlarında başarılı olmayı dilerler.

Japonya Tokyo Ueno, Asakusa İkebukuro

Kiyomizu Kanon Temple

Burası: Kyoto şehrindeki (İmparatorluk başkenti idi) büyük ve ünlü “Kiyomizu Tapınağı” modeline benzetilerek; 1631 yılında, aslında Kaneiji Tapınağının bir parçası olarak yapılmıştır. Kaneici dini kompleksinin orijinal bir bölümüdür. Bu yapı da: Japon devleti tarafından “Ulusal Servet” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Burada: 2 tanrıça bulunduğu söylenir. Bunlar: Sencu Kanon (Merhamet Tanrıçası) ve Kosotate Kanon’dur. Sencu Kanon: kısırlık ve zor doğum konularında yardım isteyen kadınların; dua etmeye geldikleri bir tanrıça olarak bilinir.

Buradan ayrılıp, daha güneye ilerlediğimizde: aşağıya doğru inen 2 merdiven bulunan yerde: park iyice daralmaya başlar.

Merdivenlerin hemen tepesinde: 1868 yılında, Şogunluğu yıkan ve yeniden İmparatorluğu kuran, İmparatorluk ordusu komutanı Takamori Saigo’nun bir heykeli görülüyor. Saigo’dan kısaca söz etmek gerekirse: Japon tarihinde sorunlu bir kahraman olarak yerini aldığı söylenir. Çünkü: 1871 yılında Meici yöneticileriyle sorunlar yaşamış ve başarısız bir isyanda öldürülmüştür.

 

Ameya Yokoço

Burası: II. Dünya Savaşından sonra, çiftçilerin kuzeyden getirdikleri değerli yiyecek maddelerini karaborsa olarak sattıkları bir Pazar yeri olarak bilinir. Günümüzde ise, burada: ünlü markaların aksesuarları, çantaları, saatleri ve mücevherlerinin taklitleri satılıyor. Aynı zamanda tabii ki, yiyecek de satılıyor. Tokyo şehrinde: geleneksel yılbaşı yiyeceklerinin en taze ve lezzetlileri buradan bulunuyor.

Güney Afrika Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası

Güney Afrika’nın en çok ziyaret edilen yeri: V&A Waterfront’dur. Çünkü: alışveriş yapmak istiyorsanız, yerel bir gece eğlencesine katılmak istiyorsanız, en iyi restoranlarda yerel lezzetleri tatmak istiyorsanız ve müzeleri ziyaret etmek ve şehrin limanını araştırmak istiyorsanız: bunların hepsini burada bulabilirsiniz.

Burada 400 den fazla mağaza ve 45 farklı restoran ve bir sanat ve el sanatları merkezi de bunmaktadır. Bu mağazalar akşam saat 21.00 e kadar açık kalırlar.

Prens Alfred (İngiltere kraliçesi Victoria’nın ikinci oğlu) : dalgakıranın ilk taşlarını 1860 yılında yerleştirmiştir. İki liman havzasının inşaatı: 1860-1920 yılları arasında gerçekleşti. Bu dönemde, alan üzerine yapılan binalar dikkat çekicidir.

Victoria sanayi mimarisi ve yelken ve buharlı gemilerin ilk günleri için yapılmış liman büyüklüğünü korur, ancak 1970’li yıllarda konteynerleştirme, kargo taşımacılığı başlıca üzerine yapılaşma sağlandı.

Öte yandan: Süveyş kanalının açılmasıyla ve Güney Afrika üzerinde ırkçılık nedeniyle ekonomik tecrit başlayınca: liman tesislerinin kullanımında azalma oldu. Geçen 140 yıl boyunca: liman ve çevreleyen binaların yeniden geliştirilmesiyle çok sayıda değişiklik yaşandı.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası

 

ALFRED AND VİCTORİA WATERFRONT

Burası: Cape Town şehrinin en popüler ve canlı alanlarındandır ve şehir merkezine yürüme mesafesindedir.

Şehrin ilk Victoria dönemi limanı: günümüzde kargo gemileri ve dev tankerlerin “Duncan Dok” bölgesine yanaşmalarıyla son 20 yıldır terkedilmiş durumdadır. Ancak: bölge 1990 yılından sonra yeniden gelişmeye başlamıştır.

Kaderine terk edilen limandan, günümüzde: Robben Island adasına giden feribotlara binebilirsiniz. Ayrıca: liman çevresinde ve kıyı boyunda tekne turlarına katılabilirsiniz.

Tarihi depolar ve Dok binaları: restore edilerek şehirdeki en iyi restoranlardan bazıları ve yine en iyi dükkanlardan bir kısmı buraya taşınmıştır. Yine burada: çeşitli müzeler, sergiler, sokak eğlenceleri, bir akvaryum, el yapımı ürünlerin satıldığı bir açık hava pazarı, bir sinema kompleksi ve küçük bir birahane bulunmaktadır. Bunlar: Waterfront denilen yerin bir alışveriş cenneti olmasını sağlamıştır.

 

Saat Kulesi

Bu Victoria dönemi gotik saat kulesi, her zaman eski rıhtım için bir simge olmuş ve Waterfront bölgesindeki son kentsel tasarımın önemli bir odak noktasıdır. Saat kulesinin bulunduğu yapı, 1882 yılında liman kaptanının ofisi olarak tasarlanmıştır. İkinci katta: limanın tüm faaliyetleri görülebilir.

Alt katta: gel-git seviyelerini kontrol etmek için kullanılan bir gel-git gösterge mekanizması vardır. Saat kulesinin restorasyonu 1997 tarihinde tamamlanmıştır.

Birlik Kale Yapısı

Tırkaz, kare bina: 1919 yılında Sir Herbert Baker tarafından tasarlanmıştır. 19.yüzyılın sonlarında İngiltere ve Güney Afrika arasında aylık posta gemilerinin ulaşımını sağlamıştır. İngiltere’ye son posta gemisi 1977 yılında gitti.

Zaman Topu Kulesi

Yüzbaşı Robert Wauchope tarafından icat edilen zaman topu: liman kullanılırken kronometrelerin hata ve oranını gemi kaptanlarına bildirmek için kullanılan bir sinyal cihazıdır. 1894 yılında inşa edilmiştir. Liman Mühendisinin eski ikametgahı yani Dock House yanındadır. Burası yeni teknolojiyle Kasım 1997 tarihinde restore edilmiştir. Bu zaman topu 40 yıl kullanımda kalmıştır.

Ejderha Ağacı

Bu ejderha ağacı (Dracaeno Draco) Kanarya Adaları kökenlidir ve buraya ekilmiştir. 100 yaşından fazla yaşlı olduğu biliniyor. Cape Town yöresinde kendi türünün en büyüğüdür. Bu ağacın özsuyunun “dizanteri ve ishal” tedavisinde ilaç olarak kullanıldığı söyleniyor. Ne yazık ki, bu ağaç 2001 yılındaki fırtınada zarar gördü, ağacın yaprakları tüm ağaç yeniden kendisini toparlasın diye kesilmiştir.

Robben Island Biniş Binası

Burası, Robben Adasına gönderilen mahkumların teknelere biniş yapısıdır.
Robben Island Fuar ve Bilgi Merkezi: Saat kulesi binasının yanında bulunan ve Robben adasının geçmişini ve ırkçılığı ortadan kaldırmak için yapılan siyasi mücadeleyi anlatan eşsiz bir müzedir. Robben adası günlük feribot turları: bu merkezin yanındaki iskeleden yapılır.

Robben adası rehberli turlarında: cezaevi, kireçtaşı ocağı, garnizon kilisesi, deniz feneri, cüzamlı kilisesi, deniz kuşları görülebilir. Biletler biniş binasından satın alınır.

Dalgakıran Cezaevi

Orjinal dalgakıran cezaevi, mendirek üzerinde 1860 yılında inşa edilmiştir. 1890 yılında burası otel yapılmıştır.

Victoria Wharf Shopping Centre

Burada: restoranlar, kafeler ve fast-food dükkanları ile mükemmel seçimler yapabileceğiniz ulusal perakendeciler ve butikler bulunur. “Red Shed” bitişiğindeki sanat atölyesinde: etnik hazineler, el yapımı biblolar ve köpek balığı dişleri ve değerli taşlar bulabilirsiniz. “Alfred Mall” tarihi Pierhead içindedir ve burada mücevher ve Afrika yerel lezzetleri bulabilirsiniz.

Victoria&Alfred Hotel

Bu otel: Waterfront canlı bölgesinde bulunur ve Masa dağı ile birlikte dünyanın eşsiz manzarasına sahiptir.

Waterfront Craft Market

Burası Güney Afrika’nın en büyük el işi pazarıdır. Burada, yerel sanatçılar tarafından yerel el sanatları ve özgün sanat eserlerinin en iyileri sunuluyor. Bu nedenle, ziyaretçiler burayı her ziyaret ettiklerinde büyüleyici yeni sanat eserlerini bulabiliyorlar.

Günümüzde: Waterfront aktif bir limandır. Liman çevresinde: yatlar, yolcu gemileri ve balıkçı tekneleri görülür.

Penny Ferry

Limandan Robben Adası çevresindeki kıyılara ve Clifton bölgesine kadar kiralama hizmeti veren 13 tekne turu bulunmaktadır. Penny Ferry: yüzyılı aşkın bir süredir yayılan gelenek doğrultusunda, ilk olarak 1880 yılında düzenlenen tekne turlarını sürdürüyor ve bu tura katılırsanız dalgaların keyfini çıkarırken, Old Clock Tower yanındaki doklarda güneşlenen kürklü fokları görebilirsiniz.

South African National Maritime Museum

Dock Road üzerinde bulunan bu müzede: Cape Town şehrinin denizcilik tarihi ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Müzede birkaç mükemmel maket de bulunmaktadır. Bunlar: Ssomerset gemisinin maketi ve 1886 yılında, Cape Town limanının görüntüsünün maketidir.

Victoria Museum Ship

Pierhead bölgesindeki bu gemi: denizcilik hayatının başka yönlerini ziyaretçilerine sunmaktadır. 18. yüzyıl yapımı savaş gemisinin kopyasında: gerek Cape Town ve gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki gemi kazalarından kurtarılan eşyalar sergilenmektedir.

Yaya Köprüsü

Yayaların yürüdüğü bu köprü, sallanması ile bilinir.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Two Oceans Aquarium-İki Okyanus Akvaryumu

 

Two Oceans Aquarium-İki Okyanus Akvaryumu

Portswood meydanındadır. Giriş ücretlidir. Yetişkinler 106R, 4 yaş altı çocuklar ücretsiz, 4-13 yaş arası çocuklar 52R, 14-17 yaş arası çocuklar 83R, Emekliler 83R.dir. Her gün 09.30-18.00 arasında açıktır.

5 katlı burada: camla çevrili özel bir orman; Cape yarımadası, Hint ve Atlantik okyanuslarında yaşayan: köpekbalıkları, kaplumbağalar ve başkaca bir çok türlü yırtıcı hayvanı barındıran, geniş ve büyüleyici bir akvaryum bulunmaktadır ve Güney Afrika’nın en büyük akvaryumudur. Burada: 3000’den fazla deniz canlısı bulunduğu söyleniyor.

Akvaryumda: özelikle fok ve penguen havuzları ilgi çekmektedir. “Fangs” (Dişler) bölümünde ise: deniz yılanları ve yılan balıkları görülmektedir. Dokunma havuzları: ziyaretçilere cana yakın olan deniz canlılarını yakından inceleme fırsatı sunar. Ayrıca: köpekbalıkları, penguenler ve kaplumbağaları: beslenirken izleyebilirsiniz.

Dalmaya merakınız varsa: görevli dalgıçlar nezaretinde; “Yırtıcı Sergisi” denilen bölümde “Raggie” köpekbalıkları arasında yüzerler veya “Varek” ormanlarına dalabilirsiniz.

Akvaryum bölümleri

Kontrast Oceans-Atlantik Okyanusu Galerisi

Burada: soğuk Atlantik Okyanusu su altı yaşamı görülür. Saydam denizanası ile yüz yüze gelebilirsiniz. Dev örümcek yengeçler de ilgi çekiyor.

Kontrast Oceans-Hint Okyanusu Galerisi

Sıcak Hint Okyanusu deniz yaşamı burada sergileniyor. Akvaryumlarda: mercan resiflerinde bulunan parlak renkli balık zenginliği görülüyor.

I&J.Predator Sergisi

Burada köpekbalıkları ve vatozlar görülüyor. Hatta: eğer yeterli cesaretiniz varsa, bu akvaryumda uzmanlar eşliğinde bir dalış yapabilirsiniz. Pazar öğleden sonra balıkların beslenme zamanıdır, burayı ziyaret için Pazar öğleden sonrayı düşünün.

Sappi River Menderes

Bu heyecan verici sergi: yüksek dağlardan akarak okyanusa karışan Western Cape nehrinin su altı hayatı görülmektedir. Burada, penguen kolonisi yakından görülebilir.

Kelp Ormanı Sergisi

Burada büyüleyici sualtı ormanı, güneş ışığında parıldayan gümüş balıkları sürülerini görebilirsiniz.

Afrisam Çocuk Merkezi

Burada: 4-10 yaş arası çocuklar için eğlenceli aktiviteler sunuluyor. Bunlar: kukla gösterileri, yüz boyama ve denetimli sanat ve el faaliyetleridir.

Sonuç olarak

Waterfront denilen yerde, mutlaka bir akşam geçirmelisiniz. Çünkü özellikle akşamları: burada cıvıl cıvıl barlar, kulüpler ve restoranlar bulunmaktadır. Her ay: yaklaşık 1 milyonu aşkın kişi, burayı gece-gündüz doldururlar. “Agfa Amphithetar” denilen yerde ise: her gün caz ve rock konserleri düzenlenmektedir. Ayrıca yine burada sık sık “Cape Town Senfoni Orkestrası” ücretsiz konserler vermektedirler. IMAX Sinemasının, 5 kat yüksekliğindeki devasa ekranında ise, her gün doğa belgeselleri gösterilir. Burada görüntülerin boyutları emsalsizdir ve uzun süre hatırlanır.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası

 

ROBEN ISLAND

Robben Adası turlarına katılmak isterseniz biletler V&A.Waterfront’dan satın alınabilir. Bilet ücretleri yetişkinler için 150R ve çocuklar için 75R dir. Tur: feribot yolculuğu ve adadaki etkinlikleri içerir.

Adada: adanın çevresinde 1 saatlik otobüs turu ve daha sonra cezaevi bölümündeki 1.5 saatlik tur yapılır. Feribot yolculuğu 30 dakika sürer. Bu yolculuk sırasında Cape Town şehir ve Masa dağının muhteşem manzarası izlenir. Feribotun üst açık güvertesini tercih etmelisiniz. Rüzgarlar çok güçlü ise, feribot seferleri iptal edilir. Feribot ile adaya vardığınızda, eski bir mahkum sizi bilgilendirir ve adanın tarihi ve ekolojisini yaklaşık 1 saat boyunca gezersiniz.

Özellikle kireçtaşı ocağı ilgi çekmektedir. Ocağın güneş ışıkları ve tozlu ortamı: Nelson Mandela ve diğer birçok eski mahkumun, yaşam boyu görme ve solunum problemleri yaşamalarına sebep olmuştur.

Evet, gelelim ada hakkında ayrıntılı bilgiler vermeye

Bu ada: Cape Town şehrinin kuzey bölümünde, kıyıdan 10 km açıkta bulunmaktadır. Hollandalı yerleşimciler Cape açıklarındaki sularda yaşayan foklar kelimesinden esinlenerek adaya “robbe” ismini vermişlerdir. Ada: 1999 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Ada: özellikle “Nelson Mandela” ve “Walter Sisulu” gibi ünlü ırk ayrımcılığı karşıtlarının uzun süre tutuklu tutulmasıyla hatırlanmaktadır.

Bu nedenle, ülke tarihinin ayrılmaz bir parçası olan ada: günümüzde ulusal bir müze olarak kullanılmaktadır. Ada aynı zamanda: yabani hayatı koruma bölgesi olarak seçilmiştir.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası

Mandela: 19 yıl geçirdiği ( bu sürenin 18 yılı hücrede geçmiştir) burayı “Güney Afrika’nın ceza sisteminin en acımasız demir yumruklu karakolu” olarak nitelendirmiştir.

Kendisinin yıllarını geçirdiği küçük hücresi: günümüzde adayı ziyaret eden on binlerce turist tarafından gezilmektedir. Burayı gördüğünüzde: gerçekten kendisinin olağanüstü bir insan olduğuna inanmamak mümkün değildir. Serbest bırakıldıktan sonra: Millenium kutlamaları sırasında, bu hücreye geri dönüp, gelecek için umut simgeleyen bir mum yaktığı söylenmektedir.

1964 yılında: Nelson Mandela: bu adaya getirildiğinde, ada geçmişindeki 300 yıllık vahşiliğiyle anılmaktaydı. İlk siyasi mahkumlar adaya 1960 yılında getirilmişlerdir. Bunların hepsi siyah olduğu için, bunlar adaya getirilmeye başlayınca adanın siyahi bekçileri işten çıkarılmıştır.

Adada: ilk hapishane 1660’lı yıllarda kurulmuştur.

İlk politik mahkum: Hollandalılar tarafından buraya sürülen, yerli Koikoi lideri “Autshumato” olmuştur. Takip eden süreçte ise, bunu: Müslümanların kutsal saydıkları kişiler de dahil, bir dizi politik tutuklu izlemiştir.
Hapishanenin yakınındaki cami: Cape şehrinde İslamiyet’in kurucusu olan bu insanlar için bir türbe olarak kullanılmıştır. Takip eden süreçte ise: Güney Afrika tarihinde hangi rejim iktidarda ise, kendisine muhalif olanları, suçluları, delileri ve cüzamlıları buraya gönderiyorlardı.

Katiller ve tecavüzcüler kıyafet dikmeme gönderilirken, siyasi mahkumlar kayaları kırmaya gönderiliyorlardı. Mahkumlara: taş işçiliği, elektrik işçiliği ve kendilerine yararlı olacak işler öğretilirken, siyasi tutuklular el emeği görevlerinde görevlendirildiler.

Bu siyasi mahkumların hepsi: siyah renkli veya Hint kökenli idiler. Beyaz siyasi tutuklu bulunmuyordu. Siyasi tutuklular: çocuklarını göremiyorlardı, çünkü 16 yaşından küçüklerin adaya ziyareti yasaktı.

1800’lü yılların ortalarından itibaren: ada bir hastane olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, burada hastalar korkunç koşullarda yaşamışlar ve kronik hastalar, suçlular ve politik tutuklularla birlikte yaşamışlardır. 1844-1900 yılları arasında adanın bir cüzamlı kolonisi olduğu görülür. Cüzamlı mezarlığında 1500 kişinin gömülü olduğu bilinmektedir.

Adanın bu vahşi cezalandırma sistemi yanında, bitki örtüsü ve yaban hayvan bolluğu da dikkat çeker. Burada: özellikle Cape gözlüklü penguenleri ve soyu tükenme tehlikesi altındaki Afrika deniz saksağanları ve 74 kuş türü sayılmıştır.

Penguenler: 1983 yılında adada yeniden yaşamaya başlamışlar ve yaklaşık 60.000 sağlıklı nüfus edinmişlerdir. Bunlar adada tavşan sürüleriyle birlikte yaşamaktadırlar. İlk baharda: burada rengareng çiçekler açarken, çevredeki sular deniz canlılarıyla dolar.

Adada: müdürler ve ailelerinin kullanımı için yapılmış ve artık bir mezhebe bağlı olmayan küçük bir Anglikan kilisesi de görülür. Adada yaşayan insanların çocukları için bir ilköğretim okulu da bulunuyor. Müze çalışanları arasında, eski bir kısım siyasi tutuklular bulunmaktadır.

2004 yılında Hindistan’dan gelen bir genç: Cape Town ile Robben Island arasındaki 12 km lik mesafeyi yüzmek istedi ama başarılı olamadı. Çünkü: Atlantik okyanusu çok soğuktur ve donma tehlikesi bulunur. Ayrıca: okyanusta köpek balıkları vardır. Özgürlüğe yüzmek için ilk mahkum 1640 yılında hamle yapan, Hollandalı Jan Rykman olmuştur.

Adadaki Tesislerin Ayrıntıları

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Robben Adası Cezaevi Müzesi-Nelson Mandela Geçidi

 

Robben Adası Cezaevi Müzesi-Nelson Mandela Geçidi

Burası: Waterfront bölgesinden, Robben Adası feribotunun ayrılış noktasıdır. Resmen 1 Aralık 2001 tarihinde Nelson Mandela tarafından açılmıştır.

Zaman zaman kötü hava koşulları ve dalgalı deniz nedeniyle turlar iptal edilmektedir. Normal zamanlarda ise feribot geçişleri 30 dakika sürer. Yolculuk oldukça inişli çıkışlı geçecektir. Güverte alanı: güzel manzara sunmaktadır. Yoksa kilimalı kabin de yolculuk yapabilirsiniz.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Robben Adası Cezaevi Müzesi Girişi

Robben Adası Cezaevi Müzesi Girişi

Burası: adanın MAlmesbury taş ocağındaki taşlar kullanılarak, siyasi mahkumlar tarafından inşa edilmiştir. Robben Island amblemi: soldaki Güney Afrika Cezaevi Hizmeti, sağdaki ise bir zambaktır.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası B-Blok

B-Blok

Eğer yönetim bloğuna doğru yürürseniz, sol tarafta, siyasi tutuklular B bölümü için: duş, yemek odası ve dinlenme alanını görebilirsiniz. Nelson Mandela burada kalmıştır. Bölüm yolundaki halatlar: II. Dünya savaşından kalmadır.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Yönetim Binası

Yönetim Binası

Cezaevi idare binası: mahkumların mektuplarının sansür edildiği çeşitli indiksiyon adalarının bulunduğu ve bir hastane kliniğinin olduğu yerdir.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Tur Rehberi

Tur Rehberi

Robben adası turunun en iyi yönlerinden biri: cezaevi kılavuzlarının eski mahkumlar olmasıdır. Rehber tarafından gösterilen bu resim: 1991 yılında serbest bırakılan bir takım siyasi mahkumun gurup fotoğrafıdır.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası F-Bölümü

F-Bölümü

Burada adi suçlular kalıyordu. Bunlar bir büyük odada, 50 veya 60 kişi bir arada ortak hücreyi paylaşıyorlardı. Bunun dışında Nelson Mandela gibi yüksek düzeyli siyasi mahkumlar B-Bölümde tutuluyorlardı.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Mahkum Kimlik Kartı

Mahkum Kimlik Kartı

Mahkumlar cezaevine geldiklerinde kimlik kartları tutuluyordu. Resimde görülen kimlik kartında, mahkum Billy Nair’in sabotajdan 20 yıl hapse mahkum edildiği yazılıdır.
Mahkumlar: dört farklı seviyeye ayrılarak sınıflandırılırlardı. (A,B,C,D)

Kategori A mahkumları: en ayrıcalıklı olarak radyo ve gazetelere ulaşırlar ve cezaevi dükkanından kendi gıdalarını (örneğin kahve, fıstık ezmesi, margarin ve reçel gibi) satın alırlardı.

Kategori D mahkumlarının radyo, gazete ve dükkana erişimlerine izin verilmiyordu. Onlar yalnızca yılda iki kez, altı ayda bir: 500 kelimeyi geçmeyecek şekilde yazışmaya ve bir yarım saatlik ziyarete tabi tutuluyorlardı. Buna ilave olarak D kategorisi mahkumları: kireç ocağında ağır işçi olarak çalıştırılıyorlardı.

Irk ve din mahkumları standart cezaevi kıyafeti, sandalet, kısa pantolon ve ceket giyerlerdi. Siyah veya Hintli mahkumlar, ancak ayakkabı, çorap, uzun pantolon ve mayo giyerlerdi.

Güney Afrika,Cape Town A&V Waterfront ve Roben Adası Tutuklu Yatağı

Tutuklu Yatağı

Mahkumların üzerinde uyumaları için, bu yataklar verilirdi.

 

Sonuç

Robben Island: günümüzde artık resmi turları düzenleyen “Sanat-Kültür-Bilim ve Teknoloji Bakanlığı” tarafından idare edilmektedir. Ayrıca: 1999 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Bunlar tarafından “Robben Island” gezisi olarak düzenlenen turlar: yalnızca ada çevresinde tekne gezisi şeklindedir ve adaya yolcu indirme izinleri yoktur.

Bu yüzden: burayı ziyaret etmek isterseniz, iyi bir tercih yapmanız gerekir. Waterfront denilen yerden her gün 2 saatte bir feribot buraya hareket etmektedir. Tekne yolculuğu dahil, tur yaklaşık 3-4 saat sürmektedir.

Adayı ziyaret etmek unutulmaz bir deneyim olacaktır. Ada ziyaretçileri: birçok mahkumun zor koşullara dayandığı koğuşları, kireç ocağını ve Pan-African Kongresi Lideri Robert Sobukwe’nin hücre hapsinde kaldığı evi, cüzamlılar mezarlığı ve kiliseyi görebiliyorlar.

Tur rehberleri (bunların birçoğu eski mahkumlardan oluşmaktadırlar): hapishane içindeki yaşama ait çarpıcı bir ışık tutarlar. Eski gardiyanlar ile eski mahkumlar, günümüzde artık birlikte çalışmaktadırlar.

Güney Afrika Cape Town Masa Dağı Ulusal Parkı

Güney Afrika Cape Town Alışveriş

Güney Afrika Cape Town Ne yenir

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

 

ŞİNAGAVA VE SENGAKU-Cİ TAPINAĞI

Şinagava bölgesinde, özellikle Sengaku-ci tapınağı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Tapınak: bir “Zen” tapınağıdır.

1701 yılında: Şogon mahiyetindeki Kira isimli bir memur tarafından: Asona Takumi no Kami isimli bir derebeyi “hakarete” ve ardından saldırıya maruz kalarak yaralanır.

Sonucunda: Asona intihar etmekle cezalandırılır ve saldırıyı yapan Kira ise serbest bırakılır. Bunun üzerine: Asona’nın kabilesinin reisi Oişi Kuranosuke ve 47 adamı: intikam yemini ederler. 14 Aralık 1702 tarihinde: Sumida nehrinin doğu yakasında, Kira’nın evine saldırırlar ve Kira’nın kafasını keserek: Asona’nın aile tapınağı olan “Sengaku-ci” deki mezarına getirirler.

Bu olay: “Tokugava” otoritesi için bir kaos yaratır. Bir yandan: bu intikamın samuray geleneklerine uygun olduğu düşünülür. Diğer yandan ise, yüksek dereceli bir memur olan Kira öldürülmüştür.
Sonunda: “Oişi” ve adamları: intihara mahkum edilirler ve Şubat 1703 tarihinde topluca intihar ederler ve Senguku-ci tapınağına gömülürler.

Evet: bu hikaye, Japon halkını, duygusal yönden aşırı etkiler. Bu yüzden: bir çok kukla oyunu, televizyon, sinema ve kabuki’ye uyarlanır.

Her yıl: Sengaku-ci tapınağına gelen binlerce ziyaretçi: deste deste tütsüleri mezar taşlarına dizerler ve bu olaydan arda kalan kişisel eşyaların sergilendiği, küçük müzeyi gezerler.
Tapınak binası: 1859-1873 yılları arasında, İngiliz elçiliği olarak kullanılmıştır.

Britanya’nın ilk elçisi olan “Sir Rutherford Alcock”: bölgede bulunduğu sırada, Mito kabilesinin saldırısına uğrar ve tapınağın banyosuna saklanarak hayatını kurtarır. Çünkü: Fuji dağının zirvesine tırmanarak dağın kutsallığına hakaret etmiştir.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato
Japonya Tokyo Shinagawa Minato

 

ODAİBA

Burası: popüler bir alışveriş ve eğlence bölgesidir. Burası: Edo döneminde, denizden gelebilecek saldırıları önlemek için (1603-1868) yapılmış bir kalenin bulunduğu bölgedir. Tokyo körfezi üzerinde, toprak dolgulu ada üzerinde yapılmıştır. Buraya ulaşmak için, yükseltilmiş demiryolu üzerinde ilerleyen ve “Yurikamone” ismi verilen taşıt kullanılır. Odaiba bölgesini ana karaya bir köprü bağlar.

1980’lere gelindiğinde, burası: konut ve iş merkezleri yapımına açılmış ve muhteşem bir kalkınma projesi uygulanmıştır. Ancak, bu yapılaşma, 1990’lardaki ekonomik kriz nedeniyle yavaşlamıştır. Şehrin cesur mimari eserlerinden olan: Fuji Tv binası, Telekom Merkezi, Tokyo Big Sight gibi binalar buradadır. Modern şehir plancıları: bu büyük binalar yanında, bölgeyi yeşil alanlar ve yürüyüş yolları ile donatmışlardır. Sonuçta: gerek yaya trafiği ve gerekse motorlu araç trafiği için hoş bir bölge ortaya çıkmıştır.

Yine de: bu bölge, Tokyo şehrinin en popüler turistik alışveriş, yemek ve eğlence merkezlerinin başında gelmektedir.

Evet: Odaiba bölgesini ziyaret ederseniz, görebilecekleriniz şunlardır: restoranlar, gençlere yönelik alışveriş merkezleri, oyun salonları, büyük bir dönme dolap, iki lüks otel, bir televizyon merkezi ve bir fuar alanıdır. Ayrıca: geleneksel Edo dönemine has bir havayı yansıtan kaplıca kompleksi olan “Oedo Onsen Monogatari” de görülmeye değerdir.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Fuji Tv Binası

Buradaki gözlem güvertesi ilgi çekiyor, giriş ücreti 500 yendir. Fuji televizyon, Japonya’nın ilk özel ulusal televizyon kanallarından birisidir. Buradaki mağazadan Fuji televizyon ürünleri satın alabilirsiniz. Ayrıca: gözlem güvertesinden çevrenin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Güverte

Burası: çeşitli mağazalar, restoranlar ve temalı parkların bulunduğu bir alışveriş merkezidir. Temalı parklar içinde: özellikle “Legoland Discovery Merkez” ilgi çeker.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Aquacity Odaiba

Her gün, saat 11.00-21.00 arasında açıktır. Burada: çeşitli mağazalar, butikler, restoranlar, kafeler ve 13 salonlu bir sinema bulunmaktadır. Beşinci kattaki gıda tema parkına mutlaka uğramalısınız. Burada: Japonya’nın birçok bölgesine ait gıda maddelerini tadabilirsiniz. Buradan ayrıca: Gökkuşağı köprüsünün güzel manzarasını izleyebilirsiniz.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato
Japonya Tokyo Shinagawa Minato

 

Rainbow Bridge-Gökkuşağı Köprüsü

Şehrin diğer bölümünü, Odaiba bölgesine bağlamaktadır. 2 katlı köprü, körfezin ilginç bir sembolüdür ve özellikle gece aydınlatıldığında, güzel görünüm sunar. Köprünün her iki yanı boyunca, otoban, düzenli yol, tren hattı ve yaya yürüyüş yolları bulunmaktadır.
Köprüyü yürüyerek geçmek mümkündür. Yürüyüş genellikle 30-45 dakika arasında sürmektedir ve kıyı alanının güzel manzarası izlenir. Yaya yolu: Odaiba Kaihinkoen İstasyonu Odaiba tarafından başlar. Bisikletle geçilmesine izin verilmiyor.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Telekom Center

Telekom merkezi: gözlem güvertesi, birkaç büyük uydu anteniyle, karayolu üzerinde hemen göze çarpmaktadır. Turizm anlamında: buranın gözlem kulesi ilgi çeker ve açık havada, bu gözlem kulesinden “Fuji dağı” görülür.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Deniz Bilim Müzesi

Bu müze: Odaiba sahil boyunca yerleştirilmiş, büyük bir yolcu gemisi gibi görülmektedir. Gemi ve nakliye tarihi ve teknolojileri sergilenmektedir.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Gelişen Bilim Ulusal Müzesi

Giriş ücreti 600 yendir. Bu bilim müzesinde: çevre sorunları, robotlar, bilgi teknolojileri, biyoloji ve uzay araştırmaları hakkında sergiler düzenlenmektedir.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Oedo Onsen Momogatari

Burası: 2003 yılında açılmıştır ve Edo dönemindeki kaplıca atmosferi yaşatılan bir tema parkı olarak önem kazanmaktadır. Burada: 1400 metre derinlikten çıkarılan sıcak kaynak suları ile, açık ve kapalı banyolarda, kaplıca keyfi çıkarabilirsiniz. Ayrıca: restoranlar, masaj salonları ve başka eğlence imkanları sunulan tesiste, gece konaklama imkanı da var.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato
Japonya Tokyo Shinagawa Minato

 

Palet Şehir

Burası bir alışveriş ve eğlence kompleksidir.

1. Venüs Fort: Giriş ücretsizdir ve burada: 18’nci yüzyıl, Güney Avrupa şehri tarzında bir alışveriş merkezi kurulmuştur. Alışveriş merkezinde, 100’den fazla mağaza, moda butikleri, kafeler ve üst katta üç katlı restoran bulunmaktadır.

2. Toyoto Mega Web: Burada: Toyota’nın son model otomobilleri, otomobil aksesuarları ve teknolojileri sergilenmektedir. Ayrıca: yine burada sürüş testi (Japonya için geçerli ehliyet ibraz etmek şartı ile) yapılabilmektedir.

3. Dönme Dolap: Dönme dolap, 125 metre yüksekliğe kadar çıkabilmektedir. Bu yükseklik ile, dünyanın en büyük dönme dolaplarından biri olarak kabul edilir. Buna binmeli ve Tokyo körfezinin ve Odaiba bölgesinin muhteşem güzel manzarasını izlemelisiniz. Her kabinde: 6 koltuk bulunmaktadır ve tam bir tur, yaklaşık 15 dakika sürmektedir.

4. Leisureland: Bu büyük eğlence kompleksinde: büyük bir oyun salonu, bowling salonu, karaoke, dart, masa tenisi, spor oyunları bulunmaktadır.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato
Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Big Shit Alanı

Tokyo Big Sight: Burası: aynı zamanda Tokyo Uluslar arası Fuar Merkezi olarak da bilinir. Japonya’nın en büyük fuar ve kongre merkezidir. Cesur mimarisiyle ilgi çeker. Tokyo Uluslar arası Anime Fuarı, Tokyo Motor Show burada yapılmaktadır.

 

Panasonic Merkezi

Burası, Panasonic Corporation tarafından en son ürünler ve teknolojilerinin sergilendiği bir galeri olarak kullanılmaktadır. Ekranda: en yeni kameralar, televizyonlar, bilgisayarlar, Nintendo oyunları, ev aletleri ve daha birçok ürün tanıtımı yapılmaktadır. Üçüncü katta ise: bir matematik-fen müzesi bulunur.

 

DOĞA ENSTİTÜSÜ

Pazartesi hariç, her gün saat: 09.00-17.00 arasında açıktır. Giriş ücreti 300 yendir.
Doğa Araştırmaları Enstitüsü: Tokyo Meguro istasyonu yakınlarındadır. Enstitü: yaklaşık 500 yıl önce, yerel bir lordun konutu olarak kullanılmıştır. 1917 yılında ise, imparatorluk emlakı olur ve o zamandan günümüze, doğal ortam muhafaza edilmektedir.

Burayı ziyaret ederseniz: şehrin gürültüsünden, kokusundan kurtulabilirsiniz. Enstitünün amacı: Tokyo ormanları, bataklık arazi ve doğal çevreyi korumak için gerekli çalışmaları yapmak ve önlemleri almaktır.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato
Japonya Tokyo Shinagawa Minato

ROPPONGİ HİLLS

Burası: şehir içinde şehir örneklerinden en iyisi olarak önem kazanmaktadır. Tokyo şehir merkezinde, 2003 yılında açılan bu bina kompleksinde: ofisler, daireler, dükkanlar, restoranlar, bir otel, sanat müzesi, gözlem güvertesi ve daha birçok özellik bulunmaktadır.

Ofis katları: önde gelen bilişim ve finans sektöründeki şirketler tarafından kullanılmaktadır.
Merkezdeki: Mori kulesi, 238 metre yüksekliğiyle dikkat çekmektedir. Bu yükseklik ile, şehrin en yüksek yapılarından birisidir.

Tokyo City View olarak isimlendirilen gözlem güvertesi: Tokyo şehrinin en iyilerinden birisidir. Mori Towerın üst katlarında bulunan, Mori Sanat Müzesi ise, dünyanın her yerinden yeni sanatsal fikirlerin sergilendiği modern bir sanat müzesidir.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Mori Tower

Burası, 54 katlı bir gökdelendir. İlk 6 kat, dükkanlar ve restoranlar tarafından işgal edilmiştir. Ayrıca: binada, bir sanat müzesi ve gözlem güvertesi bulunmaktadır. Ofisler, binanın 43 katına yerleştirilmiştir. Tokyo şehrinin en yüksek binalarından birisidir ve şehrin silüetini etkilemektedir.

 

Tokyo City View

Giriş ücreti 1500 yendir. Her gün saat 10.00-23.00 arasında açıktır. Hava uygun olduğu takdirde, Sky Deck denen açık bölüm ziyarete açılır. (11.00-20.00)
Mori kulesinin üst kısmında bulunan bu gözlem güvertesi: ziyaretçilere tüm şehir manzarasını izleme fırsatı yaratır. Biraz önce sözünü ettiğim gibi, hava izin verdiği durumda: açık hava çatı güvertesi de, ziyaretçilere açılır.

Japonya Tokyo Shinagawa Minato

Mori Sanat Müzesi

Çağdaş ve uluslar arası sanata odaklanarak: modern sanatın yenilikleri sunulmaktadır. Genellikle, aşırı karanlıkta gezilir.

 

Roppongi Hills Alışveriş Merkezi

Burada, 200’den fazla mağaza, kafe ve restoran bulunmaktadır ki, bunlar, her gün saat 11.00-21.00 arasında açıktır. Dükkanlar: moda konusunda uzmanlaşmıştır ve aksesuar, iç tasarım ve ev eşyaları satarlar. Restoranlarda ise, Japon ve dünya mutfaklarının örneklerini bulabilirsiniz.

Tokyo Shinagawa Minato

Mori Bahçe

Her gün saat 07.00-23.00 arasında açıktır. Yüksek binalar arasında, yeşil küçük bir vaha görünümündeki Mori bahçesi, geleneksel tarzda inşa edilmiştir. Japon peyzaj bahçesi örneklerindendir. Özellikle kiraz ağaçları dikilmiştir ve Mart ve Nisan ayları başında, kiraz ağaçları çiçek açtığında güzel görünümler ortaya çıkar.

Japonya Tokyo Shibuya hakkındaki gezi yazım için  Tokyo Shibuya