Bursa Uludağ

Bursa Uludağ


Bursa Uludağ: Özellikle: kış aylarına girdiğimiz şu günlerde, Uludağ gerek kayak meraklıları ve gerekse bu güzel doğal ortamı görmek isteyen insanlarla dolup taşıyor.

Her ne kadar günümüzde, ülkemizde birçok kayak merkezi açılmışsa da, Uludağ bu konuda ilk olması nedeniyle, öne çıkıyor.

ULAŞIM

Bursa’nın 36 km. güneyinde bulunuyor. Havaalanına: 60 dakika uzaklıktadır. Uludağ yolu: şehir merkezinden, Milli Parkın girişine kadar, 22 km. Milli Park ile Oteller Bölgesi arası ise: 12 km. dir. Kış aylarında, günün her saatinde, Bursa kent merkezinden (Tophane Eski Garajlar) minibüs bulmak mümkündür.

Bu minibüsler ile, kayak merkezine, 1.5 saatte ulaşmanız mümkün. Özel aracınız ile gidecekseniz: Bursa’dan en uygun yol: Çekirge üzerinden gidilen yoldur. Kış aylarında, arabada zincir, takoz ve çekme halatı bulundurmanız şart. Yol üzerinde, zincir alınacak ya da kiralanacak yerler de bulunuyor.

Uludağ ya da Olimpos Dağı, Bursa ili sınırları içinde, 2543 metre yüksekliği ile, Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ. Eski bir yanardağ olan Uludağ, Marmara Bölgesinin en yüksek dağıdır. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ’ın uzunluğu: 40 km. dir.

Genişliği ise: 15-20 km. dir. Bursa’ya bakan yamaçları: kademeli, güneye Orhaneli’ne bakan tarafları ise, düz ve daha diktir. En yüksek noktası: Uludağtepe’dir.(2543 metre) Dağın kuzey tarafında: Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları bulunuyor.

TARİHİ

Uludağ’da, 3’ncü yüzyıldan sonra, keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanır. Manastırlar, 8’nci yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır.

Uludağ’da Nilüfer Çayı ile Delikçay arasındaki vadi ve tepelerde, 28 manastır kurulmuştur. Orhan Gazi, Bursa’yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğulu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi Müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur.

Bursa’nın fethinden sonra, Türkler, dağa “Keşiş Dağı” ismini vermişlerdir.

16’ncı yüzyılda, Bursa’ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ’ın Türklerin eline geçtikten sonra, keşişlerin yalnızca gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.

“Olimpos Mysios” veya “Keşiş Dağı”, 1925 yılında, Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyetinin girişimleri ve Osman Şevki Bey’in önerisi ile, “Uludağ” adını almıştır.

Bursa Uludağ

 

KAYAK-KAR TURİZMİ

Uludağ’da kayak dışında: snowboard, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktivitelerine de imkan tanımaktadır. 8 telesiyej ve 7 telesiki hizmet vermektedir.

Dağdaki pistlerin toplam uzunluğu: 25 km. yi bulur. 13 farklı pist var. Kayak alanı: 1750-2543 metre yükseklikler arasındadır. Alp ve Kuzey Disiplini ile, Tur Kayağı ve Helikopterli Kayak uygulamalarına elverişlidir.

Kayak mevsimi: Aralık-Nisan arasındadır. Suni karlama yapılarak bu süre uzatılabilmektedir. Normal kış koşullarında, kar yüksekliği 3 metreyi geçebilmektedir. Mevsim başında tozlu kar, sonunda ise ıslak kar özelliği gösterir.

Uludağ Kayak Merkezi: I ve II. Gelişim Bölgeleri olmak üzere, iki bölgeye ayrılmıştır. 2005 yılı itibarı ile, I. Gelişim Bölgesi yatırımlarını tamamlamış durumdadır. Şu anda faaliyette olan 17 tesis vardır.

12 tesis kamu kuruluşlarına, 15 tesis özel sektöre ait, toplam 27 konaklama tesisinde, 3000 üzerinde yatak kapasitesi bulunmaktadır. Kamu tesislerinden bir tanesi de: Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olan tesistir.

Oteller bölgesinde, sol yanda kalan tesis: gerek mimarisi ve gerekse arka bölümünde bulunan kayak pisti, telesiyeji ile, kayak meraklıları için her türlü olanakların yaratıldığı bir tesis görünümündedir.

Bursa Uludağ

 

ULUDAĞ MİLLİ PARKI

Uludağ milli parkı, 1961 yılında Milli Park olarak ilan edildi. Milli Parka ulaşım: karayolu, teleferik ve telesiyejle yapılabiliyor.

Dağın kuzey ve güney yamaçlarında, çok sayıda patika ile vadiler ve tepeler arasında ulaşım mümkündür. 1963 yılından 1972 yılına kadar, Uludağ Milli Parkı Orman Bölge Şefliği olarak, 1500 metre yükseklikteki Kirazlıyayla’dan idare edildi.

Bu dönemde tamamlanan projeler arasında: Kirazlıyayla yönetim merkezinin geliştirilmesi, Sarıalan yolunun açılması, Birinci Oteller Bölgesinin geliştirilmesi, Karabelen Milli Park giriş alanının düzenlenmesi, onlarca çeşme inşaatı, Sarıalan kamp alanının inşası ve Çobankaya kamp alanlarının düzenlenmesidir.

O dönemde Etibank’ın işlettiği Wolfram madenine elektrik getirilmesi, maden yolunun park standartlarına uygun olarak açılması, kayak alanlarının düzenlenip geliştirilmesi ve Yeşiltarla’daki geyik üretme alanının geliştirilmesi ve kamp alanlarında yol işaretleri ve tabelalarının belli bir milli park standardına göre üretilmesi de dikkate değer çalışmalardır.

1972 yılında bölge şefliği, Milli Park Orman İşletme Müdürlüğü haline getirilmiştir. Bakanlar Kurulu, 13 Şubat 2006 tarihinde almış olduğu bir kararla, toplam 1600 hektar sahayı, Milli Park alanı dışına çıkarmıştır.

Bu karar ile, Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Milli Parkın büyük bir doğa harikası olan kısmını savunmasız bırakmıştır.

Bursa Uludağ

 

TURİZM

1933 yılında, Uludağ’a bir otel, bir de muntazam şose yol yapılmıştır. Böylece: bu tarihten sonra, Uludağ kış kayak sporları için bir merkez haline gelmiştir.

Düzenli otobüs seferlerinin başlaması da, buraya ilgiyi olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Sonradan asfaltla kaplanan bu yol, Uludağ’ın Kadıyayla hariç bütün yerleşim birimlerini doğrudan Bursa’ya bağlar.

Uludağ modern dağ tesisleri, 1963 yılında açılan Türkiye’nin ilk teleferiği, dördüncü büyük kent olan Bursa’nın hemen yanında olması ile dağ ve kış turizminin merkezi olmuştur. Uludağ, Türkiye’nin en büyük kayak merkezidir.

Yol durumunun uygunluğu, uzun kış mevsiminde (Ekim-Nisan ayları arasında) kar bulunması, eşsiz manzarası buraya turist çekmektedir. Dağın doruk noktasından açık havada: İstanbul, Marmara denizi ve civar yakın yerlerin görünmesi, buraya ayrı bir özellik vermektedir.

Ayrıca teleferiğin son istasyonu olan Sarıalan’da ve Sarıalan’dan telesiyeje ulaşılan Çobankaya’da Kızılay Derneğinin her yaz düzenlediği yaz kampları bulunmaktadır. Kirazlıyayla’da kurulu bulunan Sanatoryum, hastalara terapi ve tedavi olanağı sağlamaktadır. Uludağ’da, 15 adet özel ve kamuya ait 12 resmi konaklama tesisi vardır. Bunlara ait pek çok telesiyej ve telesiki hattı bulunmaktadır.

Evet, Uludağ’ın iklimi, yüksek dağ özelliğindedir. Yükseklere çıkıldıkça kar yağışı ve miktarı fazlalaşır. Yüksekliğe bağlı olarak da ısı azalır. Dağın doruk noktasındaki karlar, yaz-kış erimez. Bazı yerlerde kar kalınlığı 2 metrenin üzerine çıkar. Uludağ’dan kaynaklanan derin vadiler içindeki pek çok dere, Nilüfer Çayı ile Göksu’ya ulaşır.

Bursa Uludağ

 

İNKAYA

Doğa harikası, herkesin görmesini öneriyorum. Resmen yaşayan efsane. İnsan yanına gidince: onca tarihin tanığı ile karşılaşmanın heyecanını yaşıyor. İnkaya çınarı: Türkiye’nin en yaşlı çınarı olarak bilinen doğa harikası bir ağaçtır. Bursa’nın anıt ağaçları arasında en çok tanınmışıdır.

Uludağ yolunda, Osmanlı Devletinin ilk köylerinden olan İnkaya Köyünde bulunuyor. 35 metre boyunda, 9.2 metre çevresi bulunmaktadır. Her bir dalı: 3-4 metre kalınlığında bir ağaç büyüklüğündedir. Dakikalarca yürüseniz, yine onun gölgesinde kalıyorsunuz.

600 yaşındadır. Altında: çay bahçesi, et lokantası, market, hediyelik eşya dükkanları var. Çınar: köyde yaşayan ve çınarı ziyarete gelenlere hizmet sunarak kazanç elde eden, 85 ailenin geçim kapısı olmuştur.

TELEFERİK

Heykelden kalkan araçlarla, teleferiğe ulaşmak mümkündür. Tesislerin yapımına, 1955 yılında başlanmıştır. 1963 yılında ise tamamlanmış ve işletmeye açılmıştır. Türkiye’deki ilk teleferik. Bursa şehrinin sembollerinden biri olmuş. Teleferik, Bursa’nın teleferik semtinden.

20 dakikada bir kalkar. 30 kişilik kabinler ile önce, 1235 metre yükseklikteki “Kadıyayla” ya gelinir, oradan kabin değiştirilir ve 1621 metre yükseklikteki “Sarıalan” a giden kabinlere binilir. Yolculuk: her iki kademe arasında, yaklaşık 8’er dakika sürer.

Teleferiğin ilk durağı olan Kadıyayla’da: yalnızca durak binası ve hediyelik eşya dükkanı var. Sarıalan’da kır gazinosu, hediyelik eşya satış dükkanları, piknik alanları, et-mangal lokantaları, bungalovlar, çadır alanları gibi tesisler bulunuyor.

Daha ileri gitmek isteyenler: Sarıalan’dan minübüse binerek 7 km. uzaklıktaki Oteller Bölgesine gidebilirler. Yazın 1750 metre yükseklikteki Çobankaya’ya gitmek için telesiyeje binmek de mümkündür.

Teleferik hattının uzunluğu: 4817 metredir. Yalnızca: piknik ve doğa yürüyüşü gibi amaçlarla Uludağ’a gidenler teleferiği kullanabilirler. Kayak için gidenlerin karayolu ile ulaşımı tercih etmesi gerekir. Çünkü: teleferik içine kayak takımları alınmamaktadır.

Hattın Oteller Bölgesine kadar uzatılması için, 2006 yılında başlanan çalışmalar sürdürülmektedir. Oteller Bölgesine 22 dakikada ulaşım mümkün olacak, hattın uzunluğu 8.5 km. çıkacak ve Bursa, dünyanın en uzun teleferik hattına sahip olacaktır.

Teleferik ilginç bir ulaşım aracı. Yükseklik fobisi olanların binmemesi gerek. Gerçekten güzel bir manzara izlemek mümkün, ama söylediğim gibi, yükseklikten etkilenebilirsiniz.

Bursa şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazıma ulaşmak için.

 

Sakarya Geyve

Sakarya Geyve

Modern görünümlü bir yerleşim yeri. Burada yediğim ayvanın tadını ve lezzetini, başka bir yerde asla bulamadım. Siz de, mutlaka denemelisiniz.

Sakarya Geyve

ULAŞIM

Adapazarı il merkezine, 33 km. uzaklıktadır. Her ne kadar ana yollar üzerinde bulunduğu söylenemez ise de, yine de pek sapa bir yerde değil, yani ulaşım kolay.

Sakarya Geyve

TARİHİ

İlçe, Türkler tarafından, 1312 yılında, Osman Gazi döneminde ele geçirilmiştir.

Milli Mücadelenin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkar. 1920’li yıllarda, Yunan işgali ve hücumları karşısında, Geyve ve yöresinde, mahalli milis teşkilatı kurulmuştur.

Daha sonra: Kurtuluş Savaşı komutanlarından Ali Fuat Cebesoy, günümüzde aynı isimle anılan kasabada karargah kurarak, Milli Mücadelede önemli görevler yapmıştır. Bunun sonucunda, Geyve ilçesi ve bölgesi, işgal görmemiş ve düşman buraya yaklaşamamıştır.

Sakarya Geyve

GENEL

Bölgenin: ayvası ve üzümü çok meşhur. Üretilen ayvaların büyük bölümünün İsrail’e ihraç edildiğini duydum.

Ülkemizin havai fişek ihtiyacının büyük bölümü, buradaki fabrikadan karşılanıyor. Bu yüzden, her gece olmasa da, genellikle, üretilen havai fişeklerinin denenmesi için, ilçe üzerinde, sürekli bir havai fişek gösterisi izlemek mümkün.

İlçede, muhteşem tekstil fabrikaları da bulunuyor. 2008 yılında düzenlenen, Avrupa Futbol Şampiyonasında kullanılan, 1 milyondan fazla kaşkol-şapka, buradaki tesislerde üretilmiştir. Ayrıca, bu tesislerde, bayrak ta üretiliyor.

Sakarya Geyve

NE YENİR. NE İÇİLİR

Burada, uygun zamanda giderseniz, tadabileceğiniz ayvanın muhteşem lezzetini, inanın, dünyanın başka bir yerinde bulamasınız. Burası, tam bir “ayva” cenneti. Bunun sebebini sorduğumda: ayva meyvesinin ağacının köklerinin çok derinlere gittiğini ve bu yörede, bu derinlikte, yani köklerin ulaşabileceği derinlikte su bulunduğunu ve bu nedenle, ayvanın çok lezzetli olduğunu söylemişlerdi. Evet, hani derler ya “ekmek ayvası” işte, tam burada.

GEZİLECEK YERLER

Sakarya Geyve Ali Fuat Paşa Kuva-i Milliye Müzesi

ALİ FUAT PAŞA KUVAY-I MİLLİYE MÜZESİ

İlçeye bağlı, Ali Fuat Paşa kasabasındadır. Kasabada, Ali Fuat Paşa parkının yanındadır.

Yapı: 1956 yılında, tek katlı olarak inşa edilmiş ve uzun süre Belediye binası olarak kullanılmıştır. 1983 yılında ise, Müze olarak düzenlenmiş ve 1989 yılında ziyarete açılmıştır.

Garp Cephesi komutanı Ali Fuat Paşa’dan kalan fotoğraflar ve belgeler ile, kendisine ait kişisel eşyaların sergilendiği bir müzedir. Bina 2 katlıdır. Birinci katta: dönemin önemli kişilerini ve olaylarını simgeleyen belgeler ve kitaplar sergileniyor. İkinci katta ise, Ali Fuat Cebesoy Paşa zamanından kalma: fotoğraflar ve kişisel eşyalar sergileniyor.

Her yıl, 10 Ocak tarihinde, burada anma töreni düzenleniyor.

Sakarya Geyve Ali Fuat Paşa Köprüsü

ALİ FUAT PAŞA KÖPRÜSÜ

İlçe merkezi ve Ali Fuat Paşa kasabası arasındadır. Köprünün uzunluğu: 198 metre ve genişliği 7 metredir. 3 kemerlidir. 6 ayak üzerinde, taştan yapılmıştır. Köprünün 4 ayağı, Sakarya nehri içinde bulunmaktadır.

Buradaki ilk köprü: Bizans imparatoru Justinyenin karısı tarafından yaptırılmıştır. Günümüze ulaşan köprü ise, bu ilk köprünün yıpranması üzerine, onun yerine: 1495 yılında, Sultan II. Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle: Türk mimari tarzını taşımaktadır. Kitabesi yoktur. Yıldırım Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim, doğu seferlerine giderken, bu köprüyü kullanmışlardır.

Sakarya Geyve Elvan Bey İmarathanesi

ELVAN BEY İMARETİ

İlçe merkezindedir. 1450 yılında inşa edilmiştir. Günümüze, sağlam olarak gelmiştir. Bahçesinde: ismini aldığı, Elvan Bey’in mezarı bulunmaktadır. Yapı: kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. Üç kubbelidir. 1698 ve 1969 yıllarında restorasyon görmüştür. Burası, günümüzde “Kütüphane” olarak kullanılıyor.

Sakarya Geyve Kırca yaylası

KIRCA YAYLASI

Ali Fuat Paşa kasabasına, yaklaşık 20-25 dakika uzaklıktadır. Her yıl Temmuz ayı başlarında, burada şenlik düzenleniyor. Geleneksel olarak düzenlenen şenliklerde, katılanlara, kazanlarla pişirilen pilav, gözleme, ayran, tavuk ve çörek ikram ediliyor.

Sakarya Geyve Ilıca köyü gazlı su

ILICA KÖYÜ GAZLI SUYU

İlçe merkezinin 15 km. güneydoğusunda, Geyve-Taraklı karayolunun 13.km.den ayrılan yoldan, bir süre gidildikten sonra ulaşılan Ilıcak köyü içindedir. Kaplıca suyu: mineral yönünden çok zengindir. Ayrıca: bromür ve iyodür içermektedir. Suyun, ortalama sıcaklığı 26 derecedir.

ACISU İÇMESİ

İlçe merkezinin 5 km. güneydoğusunda, Ahibaba köyündedir. Tadı nedeniyle, acısu olarak isimlendirilmiştir. Su sıcaklığı, 26 derecedir. Kaplıca suları, içildiğinde: mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Suyun çevresi ise, özellikle dinlenme ve mesire yeri olarak hafta sonlarında, büyük ziyaretçi yoğunluğu çekmektedir.

Sakarya Sapanca hakkındaki gezi yazım için Sapanca

Sakarya Hendek

Sakarya Hendek

Turizm açısından, büyük özellikleri olan ve öne çıkan bir yer değil. Burada: bir gün kaldım, söylediğim gibi, tarihi ve turistik pek fazla özellikleri olan bir yer değil.

Sakarya Hendek

ULAŞIM

Hendek: D-100 kara yolu üzerindedir. Hendek-İstanbul arası uzaklık: 170 km. Hendek-Ankara arası uzaklık: 275 km. Hendek-Adapazarı arası uzaklık: 30 km. dir.

Sakarya Hendek

TARİHİ

Söylentilere göre: bu yörede, küçük bir yerleşim yeri ve burada küçük bir han varmış. Buradan esinlenerek, bu bölgeye “Hantek” ismi verilmiş ve bu isim, günümüze “Hendek” olarak gelmiş.

Evet, buraların tarihi süreç içindeki sahipleri: Btinyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular. Ama, geriye dönüp bakıldığında, yalnızca Bizanslılara ait az sayıda kalıntı günümüze kadar ulaşmıştır.

1300’lü yılların sonunda, bölgede Osmanlılar görülüyor. 1500’lü yıllarda, Bağdat seferi için yapılan, ünlü “Bağdat yolu” kalıntıları, bugündü yerleşimin içinden geçiyor.

1907 yılında, burada, Belediye kurulur. 1920-1921 tarihlerinde, Düzce ayaklanmasında, yörenin ismi de, bu ayaklanmaya katılan olarak geçer. Kurtuluş Savaşı sırasında, Düzce’de çıkan isyanı bastırmakla, Geyve’de bulunan Tümen Komutanı Miralay Mahmut Bey görevlendirilir. Mahmut Bey, isyancıları, Hendek’te karşılar. Yapılan konuşmalar sonucu, isyancılar tarafından kandırılan, Mahmut Bey ve askeri güçler: Sanbayırı mevkiinde pusuya düşürülür ve imha edilirler.

Takip eden  süreçte: 1950 yılında Karadeniz kökenli vatandaşlar ve 1980 yıllarından sonra ise, Güneydoğu kökenli vatandaşların göçmesiyle, bölgedeki nüfus yoğunluğu artar. Ancak: 1999 yılında yaşanan deprem olayından sonra, bölge göç almamaktadır.

Sakarya Hendek

GENEL

Çevre: zengin ormanlık alanlara sahiptir. İl merkezi yönünden, ilçeye girişte: her iki yanı kapsayan ağaçlar, muhteşem güzel bir görüntü veriyor.

İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği: 175 metredir. İlçenin ortasından, Uludere isimli bir çay geçiyor. İlçenin en büyük özelliklerinden biri: Sakarya Üniversitesine bağlı, Eğitim Fakültesinin burada bulunması. Yaklaşık 4000’e yakın öğrenci burada eğitim görüyor ve bu öğrenciler, ilçenin sosyal ve ekonomik hayatını etkiliyor.

Yörede: nakliyecilik gelişmiştir. İlçedeki araçlar ile, yöre halkı: yurt içi ve yurt dışı taşımacılık yapmaktadır. Bunun dışında: fındık üretimi de yaygındır. Ayrıca, ilçeyi çevreleyen dağlarda, kaynak suları bulunuyor. Buralarda; ülkemiz pet su piyasasının önde gelen firmaların, fabrikaları var.

İklim: bölgede, Marmara ve Batı Karadeniz iklimi hakimdir. Yazları: kısa ve sıcak, kışları ise uzun ve bol kar yağışlı geçer.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Hendek bölgesine yolunuz düşerse, burada tadabileceğiniz birkaç lezzet: cevizli tavuk ve değişik bir şekilde hazırlanan, kuru fasulye yemeği: ağudırşışı. Bunların yanında: hamsili pilav da tercih edebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

ÇİĞDEM YAYLASI

İlçe sınırlarındadır. Hendek-Karadere üzerinden, Dikmen ve Çiğdem köylerine ve buradan da, 1500 metre rakımlı, Çiğdem yaylasına ulaşabilirsiniz.

Özellikle, bir süre önce, bir yayın organında oluşturulan jüri tarafından, Türkiye’nin en güzel 10 yaylasından biri seçilmesi, burayı öne çıkarmıştır. Yaylada, her yıl Temmuz ayının ikinci haftasında, yayla şenlikleri  düzenleniyor. Güzel ve tamamen çimle kaplı bir alan. Küçük ve hafif eğimli tepeler var. Muhteşem bir manzara bulunuyor. Kamp yapmaya da müsait olan bu alanda, gerçekten güzel zaman geçirebilirsiniz.

Sakarya Hendek Dikmen Yaylası

DİKMEN YAYLASI

İlçe merkezine uzaklık: 30 km.dir. Dikmen köyüne uzaklık ise: 7.4 km.dir. Keremali dağı eteklerinde kurulmuştur. Deniz seviyesinden yükseklik: 1727 metredir. Yaylanın zirvesinde, bir şehitlik var. Çadırla konaklama yapmak mümkün. Bunun dışında, kurulu konaklama tesisi yok. Çadır düşünürseniz, yeme-içme ihtiyaçlarınızı, köy merkezinden karşılayabiliyorsunuz.

Sakarya Hendek Bayraktepe

BAYRAKTEPE

İlçe merkezinde, Bayrak tepesinde, 16 Türk devletini temsil eden bayraklar var. Bayrakların altında: bayrakların temsil edildiği devletlerin simgeleri, bir tiyatro salonu, çeşitli spor tesisleri, otopark alanları ve bir betonarme yapı bulunuyor.

Sakarya Hendek Çamlıca Beldesi

ÇAMLICA BELDESİ

İlçe merkezine 12 km. uzaklıktadır. Burada, muhteşem doğal su kaynakları var. Birçok önemli su markası, buradaki suyun şişelenmesi ile ülkemizde satışa sunuluyor. Yörede: alabalık tesisleri var. Bu alabalıkların, lezzetle yenilmesinin yanında, şifa özellikleri de kullanılıyor. Balıklar, vücuda sarılarak şifa aranıyormuş. Burada: her yıl, Temmuz ayında, “Yayla Şenlikleri” yapılıyor.

MADEN DERESİ

İlçenin kuzeyinde, Çaltepe bölgesinden çıkan “Maden Deresi”, 30 km. uzunluğunda olup, Kocaeli’nin batısından Karadeniz’e dökülüyor. Dere, ormanlık alanda akıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında, burada bir altın madeni bulunmuş, ancak daha sonra terk edilmiştir. Derenin çevresi ağaçlık olup, mesire yeri olarak kullanılıyor. Dere içinde ise, alabalık ve sazan olmak üzere, tatlı su balıkları yaşıyor.

Sakarya Sapanca hakkındaki gezi yazım için  Sapanca