Malezya Malakka

Malezya Malakka

Eyalet, Malezya ülkesinin güneyindedir. Malakka boğazına bakar. Eyaletin başşehri “Malakka” şehridir. Malezya ülkesinde: büyüklük bakımından Perlis ve Penang eyaletlerinin ardından üçüncü büyüklüktedir.

Eyalet, birçok kültürün buluştuğu ve kaynaştığı bir yerdir. 1511 yılında bölgeye gelen Portekizliler, yaptıkları yapılar ile mimariyi etkilemişlerdir. Özellikle: nehre bakan ve “A Famosa” olarak isimlendirilen kale ilgi çeker. Bu kale: Güneydoğu Asya’daki en eski Avrupa kökenli yapılardan birisidir ve günümüze kadar Uzakdoğu’da korunarak gelmiştir.

Ayrıca: Malakka içindeki Portekiz meydanı da ilgi çekmektedir. Portekizlilerin iskan edildiği “Ujong Pasır” şehri: Malaca şehrinden 20 dakika uzaklıktadır. Burada: deniz meltemi eşliğinde, Portekiz yemek kültürünün örneklerini tadabilirsiniz.

Eyalette: Portekiz etkisi dışında, evlilikler yoluyla yerel Malay kültürüne gelen Çinli soyundan kişiler yani yerleşimciler de vardır. Baba ve Nyonya Müzelerini ziyaret ettiğinizde, bu durumu görebilirsiniz. Malaca Town

Malezya Malakka
Malezya Malakka

 

MALAKKA ŞEHRİ

Kuala Lumpur şehrinden bir taksi veya otobüs ile kısa sürede ulaşılabilen bu şehir: Malezya ülkesinin en eski şehridir. Kuala Lumpur ile arasındaki uzaklık148 km. dir.

Şehir: özellikle baharat ve dokuma ticareti yapan ve limanın kontrolünü ele geçirmeye çalışan güçlerin yıllar süren mücadelelerine sahne olmuştur. En parlak döneminin yaşandığı 15.yüzyılda, şehrin limanına 2000 geminin yanaştığı söyleniyor. Yani, bir anlamda Güneydoğu Asya’nın en büyük ve en önemli limanı olmuştur. Bu nedenle: rakip sömürgeci güçler limanı ele geçirmek için birbirleriyle büyük savaşlar yaptılar.

Bu yoğun ticaret nedeniyle, Sultanlar: ticaretten elde ettikleri gelirlerini topraklarını genişletmekte kullanmışlardır.

Günümüzde şehir: yüksek ve modern binaların görüldüğü, sömürgeci geçmişin bir kısım mimari ve anıtlarda hissedildiği bir yerdir. Şehrin “Chinatown” yani “Çin Mahallesi” özellikle antika sever konukların tercih ettikleri bir yerdir.

TARİHİ MERKEZ

Tarihi şehir merkezi, 7 Temmuz 2008 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Tarihsel ve kültürel öneme sahip şehrin eski merkezi: Melaka nehrine yürüme mesafesindedir.

Malezya Malakka Dutch Square-Hollanda Meydanı

Dutch Square-Hollanda Meydanı

Şehrin tarihi ve kültürel merkezi: Malakka ırmağının alt kıyısında bulunan “Dutch Square” yani “Hollanda Meydanı” denilen yerdedir. Dutch Square: Melaka Bridge’nin hemen yanındadır. Melaka nehri yanındaki burada tüm çevre binaları kırmızı boyalıdır. Çünkü aynı zamanda, Hollanda Meydanı, Kırmızı meydan diye adlandırılır. İngiliz vali: Hollandalı beyaz binaların somon kırmızı boyanmasını emretmiştir.

Burası şehrin eski bölümünü gezmek için iyi bir başlangıç noktasıdır. Buradan çek-çek kiralayabilirsiniz. Stadhuys, Christ Church ve Tang Beng Swee Saat kulesi buradadır.

Burada bulunan köprü: nehrin iki yanını birleştirir. Bu nedenle: Avrupalı işgalciler bu köprüye özel önem vermişlerdir.

 

Gelelim bu meydanda bulunan yapılara

Malezya Malakka Stadthuys-Town Hall-Belediye Binası

 

Stadthuys-Town Hall-Belediye Binası

Jalan Gereja adresindedir. Yerel tarih ve kültüre ait bir anıttır. Meydana bakan binalar arasında öne çıkandır.

Yapı: 1641-1660 yılları arasında inşa edilmiş, Hollanda yapısıdır ve ilk zamanlarda Hollandalı valilerin ve ona bağlı memurların konutu olarak kullanılmıştır. Yapı: bir Portekiz kale kalıntıları üzerine, 1641-1660 yılları arasında inşa edilmiştir. Doğu’daki en eski ve büyük Hollanda yapısı olduğuna inanılmaktadır.

Bu büyük kırmızı bina: sağlam kapıları ve pancurlu pencereleriyle, Hollanda sömürge mimarisinin tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Ana bina: biraz önce sözünü ettiğim eski Portekiz kalesinden elde edilen taşlarla yapılmıştır. Yapının inşaat malzemelerinin büyük kısmı ise Hollanda’dan getirilmiştir, ancak tamamlanması 20 yıl sürmüştür.

Yapı: 1980 yılına kadar olan süreçte, 300 yıl boyunca ardışık hükümetlerin idare merkezi olarak kullanılmıştır. 1982 yılında ise müzeye dönüştürülerek: Malacca geçmişi, büyük Malay saltanatı ve Portekiz, Hollanda ve İngiliz kolonizasyon dönemlerine ait nesneler sergilenmektedir.

Günümüzde “Museum of History” ismiyle ziyarete açıktır.

Malezya Malakka Queen Victoria Jubiles Fountain-Kraliçe Victoria Çeşmesi

Queen Victoria Jubiles Fountain-Kraliçe Victoria Çeşmesi

Jalan Gereja denilen yerdedir. Çeşme: Kraliçe Victoria Diamond anısına, 1901 yılında İngilizler tarafından inşa edilmiştir ve günümüze kadar zarif görünümünü koruyarak gelmiştir.

Kraliçe Victoria: 1896 tarihinde, İngiltere ve İskoçya tarihinde en uzun hükümdarlık dönemi yaşayan olarak tarihe geçmiş ve bu durum İngiliz İmparatorluk topraklarında bu tür anıtlar yapılarak kutlanmıştır.

Çeşme: günümüzde Malezya’da tek işleyen sömürge dönemi su çeşmesidir. Çeşmenin ucunda: Kraliçe anısına Malakka halkı tarafından dikilmiş “Victoria Regina 1837-1901”yazılı bir plaket bulunmaktadır. Bu anıt: Malezya’da İngiliz sömürge döneminin son izlerinden birisi olarak bilinir ve Malezya’da İngiliz sömürge döneminin şaşalı günlerini sembolize eder.

Anıt: bir cüce geyik heykelinin hemen arkasındadır. Bu cüce geyik heykelinin anlamı: Malakka’yı başkent yapma haberini veren cüce geyik anısınadır.

Malezya Malakka Tang Beng Swee-Jam Besar-Saat Kulesi

Tang Beng Swee-Jam Besar-Saat Kulesi

Bu kırmızı saat kulesi: Çinli cömert ve zengin tüccar Tan Beng Swee şerefine 1886 yılında inşa ettirilmiştir.

Malezya Malakka Christ Church

Christ Church

Bu kırmızı cepheli dini yapı: 1741-1753 yılları arasında, Hollanda işgalinin 100. yıldönümü anısına Hollandalılar tarafından yapılmıştır. Protestan kilisesidir. Özellikle, kilise içindeki sunak: sırlı çinilerle yapılmış olması nedeniyle ilgi çeker.

Kilise, 19. yüzyılda İngilizler tarafından genişletilmiştir. İç mekandaki uzun tavan kirişleri, tek bir ağaçtan kesilmiş olması ile ünlüdür. Sıralar: masif ve el yapımıdır. Kilisenin en önemli özelliği: 15 metrelik tavan üzerindeki kirişlerin her birinin tek bir ağaçtan yapılmış olmasıdır.

Malezya Malakka St Paul Kilisesi

 

 

 

 

 

St Paul Kilisesi

Jalan Kota, Bandar Hill adresindedir. Bu kiliseye gitmek istediğinizde yolunuza birçok müze çıkacaktır, o yüzden buraya ulaşım sorunlu değildir.

Kilise: St Paul Hill’deki kilise kalıntılarının üstüne yapılmıştır. Tepe aslında Malacca Tepesi olarak seçilmiştir. Ancak Portekizliler tepeyi devir aldıktan sonra: ismi “Mary Tepesi” olarak değiştirilmiştir.

St Paul kilisesi: 1521 tarihinde Portekizli bir kaptan tarafından bir şapel olarak yaptırılmıştır. Güçlü ve kalın tuğlalı bu şapel: o dönemin mimari bir şaheseri olarak hatırlanmaktadır. Hollanda koloni döneminde, kilisenin kaderi değişmiştir. Şapel, artık bir ibadet yeri olarak kullanılmaya başlanmış ve aynı zamanda bir mezarlık haline getirilmiştir.

Kiliseye ulaşmak için, kalenin yanında, yamaç boyunca uzanan merdivenleri tırmanmanız gerekir ki, bu yürüyüş yaklaşık 5-10 dakika sürecektir. Kilisenin bulunduğu St Paul Hill tepesine ulaştıktan sonra: Malacca ve kıyı şeridi, şehrin muhteşem bir manzarası karşınıza çıkacaktır.

Kilise kulesinin önünde: St Francis Xavier isimli İspanyol Cizvit misyonerin 1545 yılında burayı ziyareti anısına yapılmış bir heykeli bulunmaktadır.

Malezya Malakka Ford A Famosa

Ford A Famosa

Jalan Kota adresindedir. Stadthuys binasının hemen yanındadır. Aynı zamanda “Porta De Santiago Kalesi” olarak da bilinir. Şehirde ziyaret edilen en popüler sitelerden birisidir.

Ayrıca Malacca şehrinde en çok fotoğraflanan yapıdır. Aynı zamanda Asya kıtasında ayakta kalan en eski Avrupa mimari kalıntılarından birisidir.

Kale: Alfonso Albuquerque komutasındaki Portekizliler tarafından 1511 yılında: Malacca Sultanlığının ordularını bozguna uğratmalarının ardından, Malacca bölgesinde kendi kazanımlarını pekiştirmek için inşa edilmiştir.

Çünkü, o  dönemde, Malacca: Çin’den baharat ticareti için Portekizliler için önemli bir liman durumundadır. Kale: uzun surlar ve dört büyük kuleden oluşmaktaydı. 4 katlı kulelerden biri: kaptan ve subaylar için ikametgah olarak kullanılıyor ve ayrıca bir oda mühimmat depolamakta kullanılıyordu.

1641 yılına gelindiğinde, kale el değiştirdi ve Hollandalıların hakimiyetine girdi. Hollandalılar kaleyi aldıktan sonra: onların şirket logosu, kalenin kapılarına yerleştirildi. ( bu logo “VOC” şeklindedir ve açılımı “Verenigde Oostindische Compagnie” dir. )

19. yüzyılın başlarında, kale bu kez İngilizlere teslim edilmiştir. Ancak, İngiliz vali, kalenin yıkılmasını emretmiştir. Ancak, bu yıkım 1810 yılında Sir Stamford Raffless tarafından durduruldu ve bugün gördüğümüz kadar olan kısım kurtuldu.

Evet, şehirde, 16.yüzyılda yapılan Portekiz kalesinden günümüze yalnızca kemer ve kapı sağlam olarak gelmiştir. Hatta: bir zamanlar bu kapı da yıkılacakmış ama Penang’da bulunan bir yerel yöneticinin uğraşıları sonucu kurtulmuştur. (biraz önce sözünü ettiğim, İngiliz vali tarafından emredilen yıkım)

Kapının üzerinde: Hollanda-Doğu Hindistan Kumpanyası tarafından 1670 yılında işlenen bir arma ilgi çeker. Biraz önce bu logonun yerleştirilmesinden söz etmiştim. Logonun sağ tarafında, bir asker tarafından taşınan kalkan ve silah görülmektedir.

Kapıdaki basamakları takip ederseniz, bu kez: 1521 yılında Portekizli kaptan Duarte Coelho’nun yaptırdığı St Paul’s Church kalıntılarına ulaşabilirsiniz. Aslında burada: 1641 yılında Malakka’yı ele geçiren Hollandalılar tarafından yapılan ve “Church of Our Lady of the Annunciation” ismiyle bilinen şapel bulunmaktadır.

Ancak; Christ Church inşa edildikten sonra burası kullanılmamıştır.

Günümüzde kilise kulesinin önünde: İspanyol misyoner Aziz Francis Xavier heykeli bulunur. Kendisi: 1553 yılına kadar Malakka’yı defalarca ziyaret etmiştir. Ancak; mezarı burada olmasına rağmen, kalıntıları Hindistan-Gao şehrindeki mezara taşındığı için buradaki mezarı boştur.

Hollanda döneminden kalma, granit mezar taşları duvarlara yaslı durmaktadır. Tepenin biraz daha aşağısında Hollanda ve İngiliz mezarlıkları bulunur.

Malezya Malakka İslam Müzesi

İslam Müzesi

Jalan Kota adresindedir. Müze: Malakka İslam Konseyi tarafından kullanılan bir binada bulunmaktadır. Müze, Malezya’da en çok ziyaret edilen alanlardan biri olarak bilinir.

Müzede, İslam dinine ilişkin belge ve eserler sergilenmektedir. Ama aynı zamanda İslamın Malacca’ya nasıl geldiğinin araştırılması için bir merkez konumundadır.

Bu binaya müze yapılmasına karar verildiğinde: kapsamlı bir tadilat yapıldı ve yenileme çalışmalarında geleneksel İslam sanatları karışımı ve ayrıca yerel ve uluslar arası işçilik kullanıldı.

Müzede: kendi temasına uygun sekiz ana sergi alanı bulunur. Genel sergiler; Malacca bölgesine İslam’ın gelişi ve nasıl tüm Malezya’da yayılmış olduğu hakkında ziyaretçilere knonolojik bilgiler sunulur.

Tugu Pengistiharn Kemerdekaan-Bağımsızlık İlanı Anıtı

Bu anıt: 1912 yılında inşa edilen bir villada bulunmaktadır. Bu villa: o dönemlerde yalnızca İngiliz sömürgecilerin ve zengin toprak tacirlerinin girebildikleri bir kulüp olarak bilinmektedir. Kulumün oyun sahası olan “Pagand” denilen bölümdeki anıt: 1956 yılında Londra görüşmelerinde Başbakan Tunku Abdurrahman tarafından başarılı sonuç alınması ve özgürlüğün ilan edilmesi üzerine yapılmıştır.

Günümüzde; biraz önce söylediğim gibi “Pagand Pahlawan” denilen bu gösteri alanında: akşamları ses ve ışık gösterileri düzenlenmektedir.

Malezya Malakka Portekiz Meydanı

Portekiz Meydanı

Jalan D’Albuquerque adresindedir. Kaleye850 metre uzaklıktadır. Bu yüzden kolaylıkla erişilebilir. Meydan: Malacca’daki Portekiz  topluluğunu sembolize eder. İhtişam ve renkler: Portekiz kültürünü temsil eder. Ancak bu kültür, son 400 yıl içinde, bu meydanda, yerel Malay kültürü ile kaynaşmıştır.

Meydan: benzersiz ve ilginç tezgahları, restoranları ve eğlence noktalarına ev sahipliği yapmaktadır ve şehirde bu yüzden çok popüler olmuştur. Çoğunlukla hafta sonlarında canlanır ve ziyaret edilir. Festival zamanında: meydan Portekiz topluluklarının geleneksel kostümlerle yaptıkları performans gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır.

Malezya Malakka Jonker Street

Jonker Street

Jonker caddesi, şehrin merkezindedir. Bu nedenle, şehirde burayı bulmak gayet kolaydır. Burada: devlet tarafından korunmuş çeşitli antik binalar bulmak mümkündür. Ayrıca: birçok dükkan, gıda tezgahları, sanat ve zanaat tezgahları, hediyelik eşya tezgahları, giyim tezgahları bulunur.

Burası, aynı zamanda gece hayatı ve aktiviteleriyle de öne çıkmaktadır. Özellikle festival zamanlarında, etkinlikler burada düzenlenir. Öte yandan, burada bulunan barlara ve kafelere de takılmak mümkündür.

Malezya Malakka Taming Sari Kulesi

Taming Sari Kulesi

Jalan Merdeka Bandar Hill adresindedir. Kule merkezi konumdadır ve Portekiz kalesine yalnızca350 metre uzaklıktadır.

Kule: Nisan 2008 tarihinde açılmıştır. İsmi: efsanevi silahı olan bir yerel savaşçı Hang Tuah’dan gelmektedir. Zaten kulenin yapı tasarımı da, bu efsanevi savaşçının silahına benzemektedir.

Richter ölçeğine göre 10 büyüklükte depreme dayanıklı yapılan kulenin yüksekliği 110 metredir. Kulenin tepesindeki seyir bölümü: 7 dakika içinde, 360 derece dönerek panoramik seyir sağlar. Kulede: bir kafe, restoran, hediyelik eşya  dükkanları bulunur.

Malezya Malakka Maritime Museum

Maritime Museum

Jalan Quayside adresinde, hemen Stadthuys önündedir. Müze: Malakka açıklarında batan ve değerli eşyalarla yüklü, Portekiz gemisi “Flor DeLa Mar” ın bir modelini bulundurmaktadır. Bu gemi modeli34 metre yükseklikte ve 8 metre genişliktedir.

Müzenin ana odak noktası: Malakka denizcilik tarihi ve Saltanatın altın çağının sunulmasıdır. Resimlerde: Malakka boğazında doğu ve batı yönünde muson rüzgarlarını beklerken kendi işlerini yürüten tüccarların görüntüleri sunulmaktadır.

Yine: bu kişiler tarafından kullanılan: porselen, ipek, tekstil ve baharatlar sergilenmektedir. Hatta: bir gemi enkazından çıkarılan batık hazineleri görülür. Yine müzenin vitrinlerinde: Malakka bölgesinde Portekiz dönemi, Hollanda dönemi, Malakka Sultanlığı ve İngiliz döneminin farklı evreleri görülmektedir.

Gemi fanatikleri için, müzede farklı gemi modelleri koleksiyonu görülmeye değerdir. Bunlar, şehrin uzun ve görkemli tarihi sürecinde, limana uğrayan ünlü gemilerin modelleridir.

Malezya Malakka Istana Kesultanan Melayı-Malay Sultanlık Sarayı

Istana Kesultanan Melayı-Malay Sultanlık Sarayı

Kota Kompleks Warisan adresindedir. Bu kültür müzesi, zarif bahçelerin ortasında, St Paul Tepesi eteğindedir.

Saray: eski taşbaskı resimlerden yararlanılarak yeniden inşa edilmiştir. Çünkü: Mansur Şah’a ait saray 1460’lı yılların ortalarında yanarak yok olmuştur. Yani: bu sultanlık sarayı: aslında Malacca’ta zaten tükenmiş olan saltanat tarafından inşa ettirilmiş yapının bir kopyasıdır.

Malacca’da saltanat: 1500’lü yıllarda Portekizliler gelmeden önce, şehrin hükümdarıdır. Sarayın planı: Sultan Mansur Şah tarafından tanzim edilmiştir ve Malay krallığının mimari kültürüne bir bakış sunmaktadır.

Saray günümüzde: Malacca tarihine ışık tutan bir müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Müzede, Malacca geçmişine ait 1300 parça nesne sergilenmektedir. Bunlar arasında bulunanlar: yabancı elçilerin fotoğrafları, silahlar, çizimler, müzik aletleri ve hediyeler vardır. Tüm bu nesneler: sekiz farklı odada,  sarayın üç katındaki galerilerde sergilenmektedir.

Malezya Malakka Chinatown

Chinatown

Malakka kültüründe tarihin en canlı tanıkları: bir zamanlar buraya gelen Çinli öncülerin Malay kadınları ile evlenmeleri sonucunda ortaya çıkan “Baba Nyonya” topluluğudur.

Chinatown: nehir kıyısındadır. Mahallenin sokaklarında: 19. yüzyılın izlerini görebilirsiniz. Jalan Tun Tan Cheng Lock: üzerinde bulunan evler “Milyonerlerin sıra evleri” olarak bilinir. Bu evlerin bulunduğu semt: heykeller, mücevherler, porselenler, gümüş çatal-bıçak takımları ve süslü 19.yüzyıl mobilyaları ile doludur. Antika arayanlar şehrin bu bölümünü mutlaka ziyaret ederler. Bu mahallenin en önemli yapısı bir müzedir.

Malezya Malakka Baba Nyonya Heritage Museum

Baba Nyonya Heritage Museum

Jalan Tun Tan Cheng Lock semtinde bulunan 50 büyük malikaneden üç tanesi birleştirilerek bu müze oluşturulmuştur. Müze: ünlü Jonker Caddesine yalnızca 220 metre uzaklıktadır.

Çin doğumlu, ancak Malay kültürünü benimsemiş Çinlilerin torunları “Baba Nyonya” olarak tanınırlar. Çin ve Malay kültürlerinin benzersiz karışımı: değişik bir kültür doğurmuştur. Bu kültürün özellikleri, bu müzede görülebilmektedir.

Müzenin bulunduğu bu ev: 1896 yılında kauçuk plantasyon sahibi Chan Cheng Siew tarafından yaptırılmıştır. Müze; Çin tarzı mobilyalar ve dekorasyon tarzı, neo-klasik sütunları ve ağır sert kapıları ile o dönemin zenginliğine tanıklık eder. Yani: Baba Nyonya gelenekleri gösterilmektedir. Tarih ve kültür, bu müzede harmanlanmıştır.

Müzeyi ziyaret ederseniz: Chan ailesinin bir üyesi, yaklaşık 1 saate yakın tur için rehberlik yaparak evin “özellikle ipekleri, telkari ve gümüş işleri, fildişi ve sedef kaplamalı parıldayan mobilyaları ve üst katta yatak odalarına giden yaldızlı anıtsal tik merdiveni hakkında bilgi verir.

Malezya Malakka Cheng Ho Kültür Müzesi

Cheng Ho Kültür Müzesi

Jalan Dayan Jebat bölgesindedir. (Malakka nehri Stadhuys karşısındadır) Müze: şehrin eski kısmındadır ve Cheng Ho tarafından depo kompleksinin orijinal sitesindedir. Şehrin birkaç ünlü caddesine yakın olması nedeniyle rahatlıkla ulaşılabilir.

Müzenin bulunduğu binanın: 200-300 yıllık olduğu ve Ming mimarisiyle yapıldığına inanılmaktadır. Cheng Ho ise: 1405-1433 yılları arasında, Malacca’yı birçok kez ziyaret etmiş bir Ming hanedanı amiralidir.

Kendisinin: Malacca nehrinin kuzey tarafında büyük bir depo kompleksi kurduğu biliniyor. Ancak, günümüze kadar bu depo kompleksinin yeri konusunda çeşitli ve çelişkili tartışmalar yapılmıştır.

Bununla birlikte: müzenin vitrinlerinde: çay evleri, navigasyon aletleri, gemi hazineleri, yerel etnik ve Çin kültür alışverişi kanıtları sergilenmektedir.

Malezya Malakka Cheng Hoon Teng Temple-Yeşil Bulut Tapınağı

Cheng Hoon Teng Temple-Yeşil Bulut Tapınağı

Malezya ülkesindeki en eski Çin tapınağıdır. Taocu tapınak 1646 yılında Çin’den buraya göç eden Lee Wei King tarafından Çin’den gelen vasıflı işçilere yaptırılmıştır.

Tapınağın gösterişsiz şekilde dekore edilen iç mekanında, özellikle çok renkli can ve porselen figürleri görülmeye değerdir. Ayrıca: 19.yüzyılda Hindistan’dan getirilen, Merhamet Tanrıçası “Kwan Yin” in bronz heykeli ilgi çekmektedir. Seçkin mimari özellikleri nedeniyle, tapınağın restorasyonu UNESCO tarafından ödüle layık görülmüştür.

Çünkü, tapınak Güneydoğu Asya’nın en önemli Çin kökenli dini yapısıdır ve yaklaşık 400 yıldır dayanarak günümüze ulaşmıştır.

Malezya Malakka Kampung Kling Mosque

Kampung Kling Mosque

Jalan Tukang Emas adresinde bulunan cami 1748 yılında yapılmıştır, aynı zamanda gözlem kulesi olan minaresi ve çatısı ilgi çekmektedir.

Cami: Kampong Kling mahallesinde bulunması nedeniyle bu ismi almıştır. Bu mahallede, ilk dönemlerde Güney Hintliler yerleştirilmiştir. Hollanda sömürge döneminde ise 1748 yılında Hintli Müslüman tüccarlar tarafından bu cami yaptırılmış ve günümüze kadar özgün tasarımını korumuştur. Malezya’nın en eski camilerinden birisidir.

Caminin mimari tasarımı: Sumatra, Çin, Hindu, yerel Malay toplumu ve Avrupa etkilerini birleştirmektedir. Ama, genel anlamda Güneydoğu Asya camilerinde olduğu üzere, kare plan üzerine inşa edilmiştir.

Çin’den getirtilen seramik ve fayanslar: caminin çatısı, zemini ve alt duvarlarını süslemektedir. Ayrıca kapı ve pencerelerde: dekoratif motifler görülür. 1868 yılında, cami ve minaresini sokaktan korumak için, yüksek bir duvarla çevrilmiştir.

Malezya Malakka Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Temple

 

Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Temple

Caminin hemen yanında; Jalan Tukang Emas adresindeki bu tapınak: 1781 yılında Lord Vinayagar tarafından yapılmıştır ve ülkenin en eski tapınaklarından birisidir. Tapınağın mimarisinde Hollanda etkisi dikkat çekmektedir.

Bu etki: duvarlar ve sütunların ayrıntılarında bellidir ve kubbe ve çatı tonozunda bellidir. Çoğu Güney Hint tapınaklarında: anıtsal kule üzerinde tanrılar, bilgeler, melekler heykelleri vardır.

Burada ise, bunların yerine: rölyef görüntüleri ile mavi kalıp kenarları ve kenar nişleri görülür. Kutsal inek heykelleri, zenginlik ve mutluluk bereket simgeleyen, tapınağın çitle çevrili çatısını süslemektedir.

Tapınağın bulunduğu caddeye “Armoni” denilir. Çünkü, bu alanda farklı dinlerin kutsal yapıları birbirlerine yakındır. Bunlar: Cheng Hoon Teng Tapınağı, Kampung Klıng Camii ve Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Tapınağıdır.

Bu tapınak: Malacca’da yaşayan seçkin bir Hintli tarafından bağışlanan arazi üzerine yapılmıştır. Pek çok Hintli kişinin bu tapınak ile yakından ilişkisi vardır ve zamanla Malacca şehrinde ikamet eden Hintliler arasında güçlü bağlantılar oluşturmuştur.

En şenlikli tapınak alayları, kendi tapınaklarına geçmeden önce, Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi tapınağında başlatılır. Önemli festivallerin bazıları burada kutlanır.

Malacca River

İskelenin arkasında “Malacca River” günlük nehir turları yapılmaktadır. Bu 45 dakikalık tur sırasında, godowns ve balık pazarı görülebilmektedir. Ayrıca: Villa Sentosa olarak bilinen tipik bir Malezya Kampung House görülür. Malakka boğazındaki adalara da tekne gezileri yapılabilmektedir.

ŞEHİRDEKİ ALIŞVERİŞ MEKANLARI

Malezya Malakka Jusco Melaka

Jusco Melaka

Lebuh Ayer Keroh adresindedir. Burada, günlük ihtiyaçlarınızın her türlüsünü bulmak mümkündür. Çeşitli ürünler arasında, moda ve elektronik aletlerin satıldığı departman mağazaları ve dükkanlar bulunur. Ayrıca alışveriş sonrasında kısa mola merkezleri, yemek yerleri de bulunur.

 

Melaka Sentral

Jalan Abdul Razak Peringgit adresindedir. Özellikle hafta sonlarında arkadaşlar ve ailecek takılabileceğiniz bir yer olarak önem kazanır. Huzurlu bir yerdir, klimalar ile donatılmıştır. Yani, havasız ve sıcak bir yer değildir.

Malezya Malakka Dataran Pahlawan Melaka Megamall

Dataran Pahlawan Melaka Megamall

Jalan Merdeka adresindedir. Buraya mutlaka uğramanızı öneririm. Çünkü: tarihsel ve modernize temalar bir aradadır. Burası, büyük bir şehir algı ve görünümü verir. Dış görünümü yanı sıra, benzersiz bir kapalı tasarıma sahiptir. Burada, sık sık değişik ve heyecan verici etkinlikler düzenlenmektedir.

Malezya Malakka Mahkota Parade

Mahkota Parade

Jalan Merdeka adresindedir. Sahile yakındır. Dış görünüşü ilgi çeker, içinde mağazaların çeşitliliği önem kazanır.

Malezya Malakka Plaza Hang Tuah

Plaza Hang Tuah

Jalan Hang Tuah adresindedir. Malakka’nın yerel yapımı ürünleri keşfetmek istiyorsanız, burayı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Şehirden hediyelik eşyalar satın almak isteyenler burayı görmelidirler. Çünkü dediğim gibi, burada benzersiz yerel yapım öğeleri bulup satın alabilirsiniz. Hediyelik eşya arayanlar buraya gitmelidirler.

Malezya Malakka Al-Harizmi Astronomi Kompleksi

Al-Harizmi Astronomi Kompleksi

Tanjung Bidara adresindedir. Burası Melaka Eyalet hükümeti tarafından, kamuda astronomi bilinci oluşturmak ve turizm faaliyetlerini geliştirmek için yapılmıştır. Ünlü astronom Abdullah Muhammed İbn Musa’ya atfen bu kompleks adlandırılmıştır.

Nisan-Mayıs aylarında astronomi günü kutlamaları yapılır. Şehri bu tarihlerde ziyaret ediyorsanız, bu kutlamalara mutlaka katılmanız önerilir. Komplekste: üç ana bina bulunmaktadır. Bunlar: gözlemevi, planetarium ve eğitim merkezidir. Gözlemevinde: gece gökyüzünü gözlemlemek mümkündür. Planetariumda heyecan verici aktiviteler düzenlenir.

Malezya Malakka Hayvanat Bahçesi

Hayvanat Bahçesi

Hayvanat bahçesine ulaşmak için, Malacca otobüs terminalinden yalnızca13 km yol yapmak gerekir.

Burada: 200 üzerinde farklı türden 1200 civarında hayvan bulunmaktadır. Malezya’nın ikinci büyük hayvanat bahçesidir. Özellikle, nadir bulunan ve nesli tehlike altındaki Sumatra Gergedan burada görülür.

Ayrıca,  hafta sonlarında fil gezileri de düzenlenmektedir.

ŞEHİR MERKEZİNİN DIŞINDA GEZİLECEK YERLER

Tarihi şehir merkezi dışında bir yerlere gitmek isterseniz, özellikle: “Gluttan Corner” olarak bilinen açık hava restoranlarının bolca bulunduğu yeri tercih edebilirsiniz. Bir akşam zamanı, burayı ziyaret ettiğinizde denizin doldurulması ile oluşturulmuş bölgedeki restoranlarda: Malay, Çin ve Tamil-Hint yemek kültürlerinin sunulduğu yerleri görebilirsiniz. Buralarda özellikle bol baharatlı erişte ilgi çekmektedir ve deneyebilirsiniz.

Malezya Malakka Tanjung Bidara Beach

Tanjung Bidara Beach

Şehir merkezinin yaklaşık20 km kuzey batısındadır. Burada: Malakka Boğazında yüzmenin keyfini yaşayabilirsiniz. Plaj: Kuala Lumpur şehrine 2 saat uzaklıktadır. Malezya yarımadasının doğu kıyısında bulunan diğer adalara göre daha yakın ve ulaşımı kolaydır. Bu nedenle, yaygın olarak ziyaret edilen bir plajdır. Ancak: deniz pek iyi değildir. Plaj kumludur.

Malezya Malakka Seri Tanjung Homestay

Seri Tanjung Homestay

Mescit Tanah adresindedir. Şehir merkezine yaklaşık 24 km uzaklıktadır. Burada: ziyaretçilere Tanjung köylüleri ev sahipleri tarafından kumpung kültürü sunuluyor. Bu gezi sırasında: Malacca kültürü tanıtılıyor. Tanıtım: Malacca Eyalet Hükümeti ve Malezya Turizm Bakanlığı tarafından organize ediliyor.

Ülke dışından gelen birçok ziyaretçi: modern kentleşme dışındaki bu yaşam tarzını yaşamak için bu tura katılıyor. Turda: uzun boylu ağaçlar arasında, geleneksel evlerde konaklanılıyor ve büyük kentlerin yoğun ve telaşlı yaşam ortamından uzaklaşılıyor. Yerel meyve sezonu içinde yapılan ziyaretlerde, ziyaretçiler ağaçlardan taze meyve tadabiliyorlar. Geleneksel yemekler tadılıyor ve ayrıca: conkkak ve basi gibi geleneksel oyunlar ve aktiviteler yapılıyor.

Malezya Malakka Bukit Cina

Bukit Cina

Burada bir Çin mezarlığı bulunmaktadır ve bu mezarlıkta 12.000 civarında mezar bulunduğu söylenmektedir. Yani Çin ülkesi dışındaki en büyük Çin mezarlığıdır. En erken mezar 1622 tarihine tarihlenir. Ancak birçok mezar Malezya’nın İngiliz işgali döneminde tahrip edilmiştir.

Mezarlığın bulunduğu tepenin diğer tarafında, 16.yüzyılda yapılan bir Portekiz manastırının temelleri görülebilir. Portekizce “Madre de Deus” yani “Tanrının Annesi” ne adanan bu tepede, Portekizliler tarafından bir Fransisken manastırı inşa edilmiş olmasına rağmen, 1629 yılında Achinese saldırısı sırasında bitişik bir manastır ile birlikte bu manastır da imha edilmiştir.

Malakka Çin toplumu: Hollanda işgali sırasında burayı Hollandalılardan satın almışlardır. Günümüzde yukarıda da belirttiğim gibi 12 bin civarında mezar bulunmaktadır. Şehirde 250 bin kişilik Çin toplumu bulunduğu düşünülünce bu mezarlığın boyutu uygun görülmektedir. Bu arada, mezarlıkta 20 Müslüman mezarı da bulunduğu söyleniyor.

Ayrıca, yine bu tepenin bulunduğu yerden: Malakka boğazının muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

Yine bu tepenin eteklerinde muhteşem bir manastır bulunmaktadır.

Malakka hükümeti: Temmuz 1984 yılında, 42 hektarlık tepeyi geliştirmeye yönelik bir plan açıkladı. Bu plana göre: burası konut ve ticaret bölgesi haline getirilecekti. Ancak: plan ülkede eski atalarını simgeleyen mirası korumak için bir araya gelen farklı toplulukları hareketlendirdi ve ülke genelinde öfke ve tepkilere yol açtı.

Bunun üzerine devlet hükümeti yumuşadı ve zengin kültürel mirasın bir parçası olarak Bukit Çin koruma altına alındı. Günümüzde tepe mezarlar arasında koşu yapanlar tarafından kullanılmaktadır ve bir eğlence yeri haline getirilmiştir.

Ayrıca, biraz önce söylediğim gibi zirveden harika manzara sunmaktadır. Şehir ziyaretçileri: tepeye ek olarak, 1795 yılında Chua Su Cheong tarafından inşa edilen Poh San Teng Tapınağı da gezilmektedir.

Ayrıca: bir yükseltilmiş platform üzerinde bulunan, Guomindang bayrağı bulunan ve Çin hat sanatı ile yazılmış bir dikilitaş: Japon işgali sırasında Kenotaph denilen yerde vahşice öldürülenleri hatırlatmaktadır. Bu anıt: 15 Ocak 1942 tarihinde, Japonlar tarafından süngülerle bıçaklanarak bebekleriyle birlikte öldürülen binlerce kurban anısına yapılmıştır.

 

Sam Po Kong Temple

Bu dini yapı: 1409 yılında Malakka’yı Çin ticaretine açan ünlü Amiral Cheng Ho için yapılmıştır. Binanın parlak kırmızı, altın ve beyaz renkli cephesi ilgi çeker. Tapınağın bahçesindeki kuyu: “Perigi Raja” yani “Sultan Kuyusu” olarak bilinir ve Prenses Hang Li Po için, 15. yüzyılda yapılmıştır. Kuyu: sonraki dönemde Hollandalılar tarafından inşa edilen surlarla koruma altına alınmıştır.

 

Malezya Pahang

Malezya Pahang

 

Yarımadanın en uzun nehri olan 475 km uzunluğundaki Pahang, yine yarımadanın en büyük eyaletinin sınırları içindedir. Eyalet Malezya yarımadasının en büyük devletidir ve doğu kıyı bölgesinde yer almaktadır.

Güney Çin Denizi boyunca: yumuşak kum plaj, görkemli zirveleri ve Malezya’nın birçok farklı ortamı burada bulunur. Burada yaşayan halk ise: Malay, Çin ve Hint karışımıdır. Şu an da nüfus 1.2 milyon kişidir.

En güzel manzaraları, batı yönünde uzanan Genting ve Cameron yaylalarında seyretmek mümkündür. Ancak epey güneyde yer alan ve Johor’daki Mersing iskelesinden deniz yoluyla ulaşılan ünlü Pulau Tioman (Tioman Adası) gibi kıyı bölgeleri de görülmeye değer.

Yakınlardaki Johor eyalet sınırında bulunan Endau Rompin National Park, kuzeydeki, daha çok tanınan Taman Negara’yı tamamlar. Eyalet başkenti Kuantan’dan buraya karayolu ulaşımı vardır. Pahang’ın diğer doğal güzelliklerinden biri de Cini Gölüdür.

Malezya Pahang

 

Eyaletin şehirleri şunlardır

Kuantan

Kuala Lipis

Pekan

Malezya Pahang

KUANTAN ŞEHRİ

Kuantan, ziyaretçilerin, geniş bir oteller yelpazesi, hareketli bir alışveriş ve Pazar atmosferi ve iyi yiyecek büfelerinin bulunduğu nehir kıyısında sessiz bir ortam sunar. Kalay madenciliğinden gelen servetle inşa edilen başkent, Pahang’ın petrol, palmiye ve diğer sanayi faaliyetlerinin merkezi ve doğu kıyısı petrol ve doğalgaz boru hatlarının ana bağlantı noktasıdır.

Burada, 1926 yılında inşa edilen Hotel Min Heng ve Tung Nam Ah Hotel gibi ilgi çekici geçmişleri olan bir dizi Çin kökenli otel vardır. Nehir kıyısındaki Mega View Hotel’in adı, otelden görülen güzel manzarayı belirtir.

Buna karşın, Shahzan Inn gibi nehre yakın ve etkileyici “Masjid Negeri” (Eyalet Camii) manzarasına sahip birçok yeni otel bulunur. Aynı cadde üzerinde, yani Jalan Masjid’de “infokraf” kültür merkezi ve hemen karşısında açık hava spor sahası bulunur.

Jalan A.Aziz ve Jalan Besar çevresi, dükkanları, çeşitli ürünlerin sıralandığı tezgahları ve arada sırada rastlayabileceğiniz tefecileriyle hareketlidir. “Selamat” köyü, kain songka sırmalı ipek kumaşıyla ünlüdür. Bu şehri ziyaret ederseniz, mermer üstlü masalarda; özellikle şekerli, yoğunlaştırılmış süt ile aromalı, koyu kahve içmeyi sakın unutmayın.

Kuantan’ın 25 km kuzeybatısında yer alan mağara tapınak “Gua Charah”, şehri kuşatan kireçtaşı kayalıkların birine inşa edilmiştir. Yarasa seslerinin yankılandığı ve “esneyen kafatası mağarası” olarak bilinen mağara, çevresi aydınlatılmış mezarların arasında bulunan 9 metrelik uzanan Buda heykeliyle ilgi çekicidir.

PEKAN ŞEHRİ

Kuantan’ın 45 km güneyinde bulunan sessiz-sakin eski saltanat şehri Pekan, sultanın resmi ikametgahıdır. Yani, eyaletin başkentidir.

Pahang Nehri’nin yukarısındaki parıltılı “Istana Abu Bakar” sarayı kusursuz yeşillikteki polo sahalarının arasında yer alır. Altın kaplama ve cam göbeği mavi kubbeler, iki beyaz mermer camiyi ve “Sultan’s Mausoleum”u tamamlar.

Hemen yandaki Victoria dönemi “State Museum”da eski sultanlığın zaferleri ve Güney Çin Denizinde batan bir Çin yelkenlisinin hazineleri sergilenir. Şehrin4 kmuzağındaki “Kampung Pulau Kelabi” de bir ipek dokuma merkezi bulunur.

Malezya Pahang Devlet Müzesi

 

Devlet Müzesi

Jalan Sultan Ahmad denilen yerdeki müze: Pekan antik Çin döneminden kalma büyük cam kalıntılar ve seramik antika eşyalar ile tanınır. Müzede: özellikle Pahang eyaletinin antik krallıklar döneminde “That” krallığının kalıntıları dikkat çeker.

Ayrıca, yine müzede Pahang kraliyet ailesinin yaşamlarına ait nesneler görülür. Müzenin gölgeli bahçesinde mini bir hayvanat bahçesi, Sultanın eski Cadillac aracı, geleneksel bir köy evi ve nehir üzerinde kullanılan bir geleneksel bot görülür.

Malezya Pahang

KUALA LİPİS ŞEHRİ

Burası tarihsel bir şehir olarak önem kazanmaktadır. Stratejik ilk günlerinde, kalabalık bir ticaret noktası olarak bilinir. Ayrıca Pahang eyaletine 57 yıl başkentlik yapmıştır. Şehirde: sömürge dönemine ait neo-klasik yapılar görülmektedir.

Pahang Club House: bu kasabada İngilizler tarafından inşa edilen ilk bina olarak bilinir. Burada, İngiliz yöneticiler ikamet etmişlerdir.

Ayrıca 1913 yılında: Okul Sir Hugh Clifford Resident, şehirdeki ikinci İngiliz yapısı olarak inşa edilmiştir. Malezya ülkesinde birçok devlet lideri, bu prestijli okulda öğrenim görmüştür.

Malezya Pahang Taman Negara Parkı

 

Taman Negara Parkı

Burası olağanüstü muhteşem bir ormanlık alandır. Bu ormanlık alanda, yüksek ağaçlar gölgelik geçitler sağlamaktadır. Dünyanın en eski tropik yağmur ormanı olan bu ormanlık alanda: sekiz yüzden fazla bitki çeşidi bulunmaktadır.

Ayrıca: Sumatra gergedanı, Leopar ve Malezya Tiger gibi yaban hayatı hayvanları da bulunur. Bu sonsuz çeşitli çevre de, dünyanın en nadir ve en dikkat çekici hayvanları bulunur. Ormanlar: Amazon veya Kongo ekvator ormanlarından çok daha eskidir. On binlerce yıl, göçebe orman halkları burada yaşamışlardır.

Malezya Pahang Kenong Rimba Park

 

Kenong Rimba Park

Bu park, eyaletin doğu ve kuzey sınırları ile Kenong vadisi arasında 120 km karelik alana yapılmıştır. Burada, özellikle mağaralar ilgi çeker. Kenong ırmağı boyunca, görülmeye değer yerler bulunur ve doğa manzarası izlemek isteyenler bu rotayı takip etmelidirler. Burada yerli Batek kabilesi halen yaşamaktadır.

Malezya Pahang Jeram Besu

 

Jeram Besu

Burası, Malezya’nın en hızlı, en zorlu ve en iyi rafting yapılan yerlerindendir. Ayrıca yine burada mağara turizmi yoğundur. Burada: 19.yüzyılın başında bir altın madenciliği yapılan kasaba da bulunmaktadır. Bu kasaba çevresinde, sömürge  dönemi geçmişine ait dağınık eski binalar görülmektedir.

Malezya Pahang Gelanggi

Gelanggi

Buraya rehberli turlar düzenlenmektedir. Bu alanda ziyaretçiler için, önemli bir mağara bulunur. 150 milyon yıllık bu efsanevi mağara: karmaşık ve eşsiz bir fauna, flora ve kaya oluşumlarına sahiptir. Muhteşem mağara odaları, bu bölgede mutlaka gezilmesi önerilen yerlerdir. Ziyaret ettiğinizde, birçok sarkıt ve dikit ve garip şekilli oluşumlar mutlaka ilginizi çekecektir.

Kuala Gandah Elephant-Fil Koruma Merkezi

Burada filler koruma altına alınmıştır. Özellikle beslenme zamanlarında bu sevimli yaratıkları mutlaka görmelisiniz. Fil koruma merkezinin bulunduğu ve Tioman denilen bölgede: kelebekler, kertenkeleler, geyik ve maymunlar, büyük ve küçük binlerce bitki görülebilir.

Malezya Pahang Cherating

 

Cherating

Burası: ülkenin en popüler ve uzun sahillerinden biridir ve burada Asya kıtasının ilk “Club Med” tatil köyü bulunmaktadır. Burası, Kuantan şehrinden 45 dakika uzaklıktadır.

Önceleri: hippiler ve sırt çantalı gezginler burayı işgal etmişken, son yıllarda burası turizme açılmıştır. Dolayısı ile, bu bölge 80’li yıllardan daha önceki gibi kalabalık değildir, ancak barlar ve kulüpler ile birçok turist bu bölgeye çekilmektedir.

Malezya Pahang Cameron Highlands
Malezya Pahang Cameron Highlands

 

Cameron Highlands

Malezya ülkesinin en büyük tepesinde “Highlands” denilen yerde: çay tarlaları, teraslı çiçek bahçeleri, meyve bahçeleri ve sebze çiftlikleri bulunur. Eğer vadiler ve görkemli dağların arasında, ferahlatıcı serin bir tur yapmak isterseniz, burayı ziyaret etmelisiniz.

Malezya Pahang Genting Highlands

Genting Highlands

Burası, açık ve kapalı tema parkları ve büyük bir golf sahası, açık su parkı, kapalı sıçrama havuzu ve kumarhane sunmaktadır. Bu özellikleri nedeniyle bu bölge “Eğlence Şehri” lakabı ile anılır. Buranın, başkent Kuala Lumpur’a yakın olması (45 dakika) da büyük avantajdır. Burada zirve için ilginç bir teleferik yolculuğu yapılmaktadır.

Endau-Rompin State Park

Burası, içinde Endau ve Rompin Rivers denilen ırmakların bulunduğu Malezya yarımadasının en büyük milli parkıdır. Bu milli park; el değmemiş vahşi flora ve fauna, görkemli kaya oluşumları, güzel şelaleler ile doğa tutkunları için tam bir cennettir.

Malezya Pahang Lake Chini

Lake Chini

Bu vahşi alan, Kuantan denilen yerden yaklaşık 100 km uzaklıktadır. Göl: büyüleyici mitler ile turistlerin ilgisini çekmektedir. Çünkü: antik Khmer şehrinin burada bulunduğu düşünülüyor ve yerli-yabancı arkeologlar tarafından bu araştırılıyor.

Ayrıca, yöre halkı: gölün derin sularında mistik bir canavar bulunduğuna inanıyorlar. Hatta, bu canavarın görülmesi için göl kıyısında pusuda nöbetçiler bulunuyor. Lake Chini gece ziyaret edilirse, burada ahşap dağ evlerinde ve restoranlarda konaklama imkanları bulunuyor. Buraya kara yolu ile giderseniz, yol üzerinde palmiye yağı satıcıları görebilirsiniz.

Malezya Pahang Weir Jaleh

Weir Jaleh

Burada bir göl bulunmaktadır. Ayrıca: yine burada Malezya yarımadası içinde ormanlarla kaplı en yüksek tepe bulunur. Kuş gözlemcileri burayı daha çok tercih ediyorlar.

Malezya Pahang Tekam Plantation Resort

Tekam Plantation Resort

Burası: temiz hava, kuş sesleri ve yeşillikler ile ziyaretçilerini karşılamaktadır. Burada: tropikal ağaçlar ve meyve bahçeleri bulunur. Kakao, kahve, palmiye yağı ve kauçuk plantasyonları, kazlar ve horozların sesleri.

Malezya Pahang Sungai Lembing

 

Sungai Lembing

Bu sakin kasaba: İngiliz ve Japon dönemlerinde Malezya’nın geçmişine şahitlik yapmaktadır. Kasabanın altın dönemi: Güneydoğu Asya’daki en büyük yer altı kalay madeni dönemlerinde yaşanmıştır.

Kasabanın zengin geçmişini görmek için müzeyi ziyaret etmelisiniz. İngiliz kalay madeni endüstrisi, burada 1880’li yıllarda gelişti ve 1891 yılından itibaren İngiliz kontrolüne girdi. Çünkü, İngilizler burayı 77 yıllığına kiralamışlardı. 1986 yılında ise dünya kalay fiyatları çökünce, burayı tasfiye ettiler.

Ayrıca, bu kasabaya yolunuz düşerse ve bulutsuz bir günde iseniz, mutlaka gün doğumunu izlemelisiniz. Ancak, sabah saat 04.30 de uyanmanız ve yaklaşık 45 dakikalık bir yolculukla tepeye tırmanmanız gerekir. Ama tepede gün doğumunu izleyemeseniz bile, muhteşem bir manzaranın sizi beklediğini sakın unutmayın.

Burayı ziyaret ederseniz, Tr Lembing Pasar denilen yerdeki, Çinli işportacı merkezini de ziyaret etmeyi unutmayın.

Buradaki yemek yerlerinde: ünlü yumuşak dolma tofu ve noodle denemenizi öneririm. Pazarın hemen yanından, biraz önce sözünü ettiğim tepeye bir yol gidiyor.

Malezya Pahang Balok Plaj

Balok Plaj

Kuantan’ın 15 km kuzeyinde bu canlı plaj, özellikle rüzgar sörfü ve yelken tutkunları içindir. Burada muson rüzgarları sürekli eser. Deniz ise, masmavi bir deniz ve beyaz kum bulunmaktadır. Bu altın kumlarda birçok sportif etkinlik düzenlenmektedir. Ayrıca yine bu sularda, şnolkerle dalış, tüplü dalış, yüzme ve kayak yapılabilmektedir.

Malezya Pahang Tasik Bera

 

Tasik Bera

Bu doğal tatlısu göl sistemi: 35 km uzunluğunda ve 20 km genişliktedir. Bera nehri, kuzeyden Pahang nehri buraya akar.

Burası, Malezya yarımadasının en büyük tatlı su bataklığıdır. Göl çevresinde bataklık ormanları ve adacıklar bulunur. Yaban hayatı ve bitki örtüsü çok zengindir.

Diğer birçok sulak alanlar gibi, Tasik Bera da taşkın kontrolü, su arıtma ve akış düzenlemesinde önemli rol oynar ve yerel topluluklar için doğal kaynaklar sağlar. Göl uluslar arası Ramsar sözleşmesi gereği 1994 yılından bu yana koruma altına alınmıştır.

Evet, burayı ziyaret etmek isterseniz, mevsim önemlidir, çünkü ıslak ve kuru mevsim bulunur. Islak mevsim: Nisan-Mayıs ve Eylül-Ocak ayları arasındaki dönemdir. Kuru dönem ise Şubat, Ağustos-Nisan ve Haziran aylarıdır. Orman yollarının bazı bölümlerine yağışlı havalarda erişmek mümkün değildir.

Burada: yaklaşık 200 den fazla çeşit kuş, 50 memeli ve 90 balık türü bulunur. Ama genel olarak su kuşları azdır. Vahşi hayat, genişletilmiş sulak alan ve çevresindeki ormanlarda görülür. Yaban hayatında: filler, leopar, yaban domuzları, maymunlar, sincaplar ve nadir görülen timsah türleri bulunur.

 

Semelai

Yörenin yerli insanları, yaklaşık 600 yıldır Tasik Bera da yaşamaktadırlar. Günümüzde burada 1200 civarında yerli yaşamaktadır. Bunlar: pirinç, sebze, meyve ve kauçuk ağaçları yetiştirirler. Geleneksel evler: standart duvarlar ve döşeme için ağaç kabuğu ve bambu kullanılarak inşa edilmiştir.

Göl ve ormanlık alanda yaşayan bu yerliler: ek gelir için balık, av ve yaban hayatı tuzakları kurarlar. Semelai onların günlük yaşantısı ve geleneklerini izlemek için hala ziyaret edilen bir yerdir.

 

Tekam Plantation Resort

Jerantut yakınlarındaki yeşil ormanlarda dağ evleri, yemek imkanı içeren restoranların bulunduğu bir Resort bulunmaktadır. Ziyaretçiler, burada ilgi çekici özel geziler ve macera turları yaşarlar. Resort noktalarının birçok yerinde: mağaralar, kauçuk ve palmiye yağı tarlaları görülür. Resortta ayrıca: tenis, mini market, su sporları ve kafeteryalar bulunur.

Malezya Pahang Gambang Su Parkı

 

Gambang Su Parkı

Kuantan şehrinden 35 km uzaklıktadır. 46 dönümlük alanı kapsamaktadır. Göl ve eğlenceli su sporları, ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Dikkat Salı günleri kapalıdır.

Portekiz Lizbon Evora

Portekiz Lizbon Evora

Lizbon şehir merkezinden buraya ulaşmak için: Sete Rios terminalinden kalkan, otobüslere binmelisiniz. Yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Tren ile de gidebilirsiniz ki, tren yolculuğu da, yaklaşık 1 saat 50 dakika sürüyor. Lizbon şehir merkezi ve Evora şehri arasındaki uzaklık130 km. dir.

Evora : Portekiz’in en güzel ve en iyi şehirlerinden birisidir. Çok sayıda anıt ve bina ile, tam bir açık hava müzesi gibidir. Beyaz badanalı evler, kemerler ve diğer kalıntılar ki, bunların bir kısmı da, Magribi dönemi izlerini yansıtmaktadır.

Tüm bunlar nedeniyle: bir açık hava müzesi gibi olan şehir: 1986 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

Burada egemenlik kuran her uygarlık: Evora üzerinde iz bırakmıştır. Ancak: bölge Romalılar açısından özel bir öneme sahiptir. Roma imparatorluğu döneminde “Ebora Cerealis” olarak bilinen şehrin ismi İmparator Jul Sezar tarafından “Liberalitas” olarak değiştirilmiştir. Böylece Roma döneminde, şehir özel bir statüye kavuşmuştur.

Takip eden Keltler ve Magribi döneminin ardından, Portekiz kralları da buraya özel önem vermişlerdir. Portekiz kralı Afonso Henriques döneminde şehir Araplardan ele geçirilmiştir. Kral Joao II zamanında, kızı, düğün için burayı seçmiştir.

Ortaçağ’ın ileri dönemlerinde, kral Joao III ve kral Manuel I döneminde de, Evora şehri önemini yitirmemiştir. Sao Francisco Manastırı ve Kraliyet Sarayı bu dönemde inşa edilmiştir. Sao Francisco manastırı: Portekiz’in en iyi kiliselerinden biridir. Kraliyet Sarayı ise, İslam dekoratif etkisiyle Gotik tarzın, alışılmadık bir kombinasyonudur.

16’ncı yüzyıl, şehirde altın bir dönemin yaşandığı zamandır. Flanders, İtalya ve İspanya’dan gelen sanatçılar: buraya akın ettiler. Hatta: 1553 yılında kurulan ve hala fonksiyonları devam eden Üniversiteye katılmak için, Salamanca ve Paris bölgesinden birçok gelenler oldu.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

 

Templo de Diana (Roma Tapınağı)

Yukarıda kısaca söz ettiğim gibi: Evora şehri; MÖ.80-72 yılları arasında, Romalı komutan Quintus Sertorius tarafından genel merkez olarak kullanılmıştır. Daha sonraki süreçte de, uzun yıllar, Roma askeri merkezi olarak kabul görmüştür. Çünkü: şehrin ismini bizzat veren Jul Sezar’ın bu şehre bahşettiği ayrıcalıklar vardır.

Bunun bir sonucu olarak: MS.2’nci yüzyılda: şehirde muhteşem bir tapınak yapılır. Tapınağın, geleneksel tanrıça “Diana” ile ilişkisi olduğuna inanılıyor. Başka bir olasılık ise; Yunan kültüründeki “Zeus” un, Roma kültüründeki benzeri “Jüpiter” için de yapılmış olmasıdır.

Evet: tapınak son derece iyi korunarak günümüze kadar ulaşmıştır. İber yarımadasında en iyi korunan Roma dönemi eseri olarak bilinir. Hatta: 1755 yılındaki büyük depreme bile dayanmış ve  etkilenmemiştir. Tapınak: 1870 yılında engizisyon ve bir aralar da mezbaha olarak kullanılmıştır.

Tapınak:3 metrelik bir taş platform üzerinde yükselir. Tepesindeki dekoratif oymaları ve 14 tane orijinal granit korint sütunu ilgi çekmektedir.

Tapınağın hemen yanında ise: Roma su kemeri ve çevresinde kırsal manzaralı bir bahçe bulunmaktadır. Tapınağın kuzeyindeki bu bahçe, Roma duvarına kadar uzanmaktadır. Bu büyük düzlük: panoramik bir manzara sunmaktadır.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

 Sao Joao Evangelista ve Loios Manastırı

Roma tapınağının hemen yanında; güneyindedir. Giriş ücretlidir, 3 Eurodur. Salı ve Pazar arasındaki günlerde: saat: 10.00-18.00 arasında ziyaret edilmektedir.

Burası: 15’nci yüzyıldan kalmadır. 1485 yılında, Kral Joao II emriyle, Kont Rodrigo Melo tarafından: burada bulunan Arap dönemi kalesi üzerine yaptırılmıştır. Ancak: 1383-1385 yılları arasındaki, devrim sırasındaki yangında tahrip olmuştur. 1755 yılındaki büyük depremde ise, yine tahrip olmuştur. Ancak,  daha sonra yeniden inşa edilmiştir.

1834 yılında ise, manastır, kraliyet emriyle, Portekiz’de bulunan diğer tüm manastırlarla birlikte kapatılmıştır. Son olarak ise, 1965 yılında kapsamlı bir yenileme faaliyetleri sonucunda “tarihi otel” olarak yeniden açılmıştır. Günümüzde burada “Loios County Hotel” bulunmaktadır.

Yapının özelliklerine gelince: cephede: parlak sarı ve beyaz boyalı büyük bir sundurma ve kule bulunur. Giriş: kulenin altındaki büyük gotik portaldandır. Burada bulunan kapı: ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Çünkü: 15’nci yüzyıl sonlarından kalmadır, gotik kapı, kiremitli/seramik kaplamaları muhteşem güzeldir.

Yapının içinde, tavan zemininde: Sao Lourenço Justiniano’nun hayatından sahneler bulunan ve 1700’lü yıllarda Antonio Oliveira Bernardes tarafından yapılan, resim ilgi çekmektedir. Bunun dışında yine manastır içindeki resimlerden ilgi çekenler: Afrikalıların şiddetine ait bir sahne, bir papa ve bir Hıristiyan misyoner (gözleri ve ayakları ile hareketli bir görüntü verilmiştir)

Manastırın içinde, önceki süreçte ikametgah olarak kullanılan “Cadaval en Dukes” denilen bölüm: Shields Sarayı olarak bilinir. Burası: iki heybetli kule ile çevrilidir. Dörtgen kule “Fernando” olarak bilinir ve Kral Joao II’ye karşı komplo düzenlemekle suçlanan Bragança: 1483 yılında, burada hapsedilmiştir.

Bu saray bölümünde: ilginç bir müze de bulunmaktadır. Diğer kule yani “Marqueses de Marialva” içinde ise “Dini sanat eserleri” bulunan bir müze bulunmaktadır. Burada: 1536 yılında bölgede kurulan engizisyon mahkemesi tarafından kullanılan araçlar bulunmaktadır ki, burada 22 binden fazla kişinin mahkum edildiği söyleniyor.

Portekiz Lizbon Evora

Şehir gezinize: ana meydan olan “Praça do Giroldo” dan başlayabilirsiniz. Bu meydan: engizisyon döneminde, etkin olarak kullanılmış olup, günümüzde burada mağazalar ve kafeler görülmektedir. Ayrıca: yine burada bulunan evlerin, demir balkonları dikkat çeker. Yine meydanın bir ucundaki: Rönesans dönemine ait “Santo Antao Kilisesi” önünde: 1571 yılından kalma bir havuz dikkati çeker.

Meydandan sonra: yürüyerek “Rua 5 de Outubro” denilen yere geçebilirsiniz. Burası: hediyelik eşya dükkanları ile doludur. Yürümeye devam ettiğinizde ise, Roma tapınağı ve Loios manastırını görebilirsiniz.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

 

Evora Katedrali

Daha sonra “Se” yani “Katedral” görülüyor. Burası, tüm Portekiz’in en büyük katedralidir.

Katedral, daha önce cami bulunan buraya, 1186 yılında yapılmaya başlanmış ve 1204 yılında tamamlanmıştır. Giriş ücretlidir, 1 euro. Katedral: Pazartesi günleri hariç hergün açık olup, saatleri: 08.30-13.00 ve 14.30-18.00 arasındadır. Elbette, giriş için kısa kollu üst giysileri, şort ve terlik kabul edilmiyor.

Vasco da Gama’nın : Hindistan yolculuğu öncesinde 1497 yılında gemilerinin bayrakları bu katedralde kutsanmıştır.

Mimari stil olarak: Romanesk ve Gotik karışımıdır. Portal üzerinde: 14’ncü yüzyıl yapımı, havari heykelleri görülür. Dışta bulunan ve cennete doğru uzanan asimetrik kuleler ilgi çekiyor. Kuzey kulede: eşsiz ve paha biçilmez dini sembollerin bulunduğu bir müzeyi barındırıyor.

Ülkede bulunan katedraller içinde en uzun nef bölgesi buradadır ve 70 metredir ve Cebrail heykeliyle dengelenmektedir. Katedralin taş cephesi: 1200 yılından kalmadır. Ana portalda, 12 havari heykeli bulunur. Bunlar: Portekiz’de gotik heykel sanatının başyapıtları olarak kabul edilirler. Yapının çan kulesi, sekizgendir. Sunak: pembe, siyah ve beyaz mermerden yapılmıştır. 13’ncü yüzyılın sonunda yapılan, merkezi kubbe ayrı bir güzelliktedir.

Yapının içinde: 15’nci yüzyıldan kalma: “Meryem” heykeli ilgi çekmektedir. İlginç olan, burada “Meryem” in, hamile olarak tasvir edilmiş olmasıdır. Yerel rahiplerin: doğurganlık üzerine odaklanılması için, böyle bir heykel yaptırdıkları düşünülmektedir. Günümüzde de: genç kadınlar, doğurganlık için dua etmek üzere, bu heykele gelirler. Hatta: zor gebelik için de, bu heykelde dua edenler bulunur.

Evet: burayı ziyaret etmek isterseniz: misyoner heykellerinin bulunduğu bir portal üzerinden yapıya giriliyor. Karanlık, dar koridorlar bulunuyor. Gotik dehlizlerden ilerleyerek, terasa kadar çıkabilirsiniz ve burada, yani terasta Evora şehrinin muhteşem bir görüntüsü izleniyor.

Portekiz Lizbon Evora

 

 

 

 

 Praça Conde Villa Flor

Bu meydanda: Evora Müzesinin bulunduğu Piskoposluk Sarayı görülmektedir. Meydanın sağında: Casas Pintadas sokağı bulunuyor. Bu sokakta: Cizvit rahiplerin oturduğu bir ev ve Vasco da Gama’nın, Hindistan yolculuğuna çıkmadan önce, 1519-1524 yılları arasında yaşadığı bir ev bulunmaktadır. Ziyarete açık bulunan evde: keşif seferleri için yaratıcı boyuttaki deniz kızları ve fantezi hayvanları tasvir eden küçük freskler görüldüğü küçük bir Manuelin manastırı dikkat çekiyor.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

 

Museu de Arte Sacra de Evora-Evora Şehir Müzesi

Largo da Se-Ala Notre da Se Catedral de Evora adresindeki müze: hemen katedralin bitişiğinde Piskoposluk sarayındadır. Saray: Romanesk-Gotik mimari stilleri barındırmaktadır.

Piskoposluk sarayında, güney kulede bulunan müzede: 16’ncı yüzyıldan kalma resimler ve modern heykeller ve Evora’nın tarihine ait objeler sergilenmektedir.

Resimler arasında dikkati çekenler: 15’nci yüzyıl yapımı “Paradise Our Layd” yani “Madonna ve Çocuk” tablosudur. Ayrıca: 12’nci yüzyıldan kalma, fildişi kaplı, yakut, safir, elmas ve zümrüt gibi taşlarla süslü ve yaldızlı gümüş kutu içinde, dini hazineler bulunur. Hatta: bu dini hazinelerden en değerlisinin; gerçek haç (İsa’nın çarmıha gerildiği haç) dan bir parça olduğu söyleniyor.

Müzede bulunan: 16-18’nci yüzyıllar arasındaki döneme ait dini mobilyalar: Portekiz’in en etkileyici koleksiyonlarından birisidir.

Portekiz Lizbon Evora

Evora Üniversitesi

Katedralin arkasına doğru yürürseniz, bu kez karşınıza “Cizvit Üniversitesi” çıkacaktır. 1559 yılında kurulan üniversite: zarif Rönesans dehlizleriyle dikkati çeker ve sınıf girişlerinde, öğretilen konuların yazıldığı çini panolar bulunmaktadır. Günümüzde, bu tarihi bina “Evora Üniversitesi” olarak kullanılıyor.

Katedralin yanından: bir merdiven ile “Porta da Moura” meydanına inebilirsiniz. Burada: 1556 yılından kalma: Magribi mimarisi egemendir ve ilginç bir küresel Rönesans havuzu dikkati çeker.

 

Sao Francisco Kilisesi

Şehir gezinizde, özellikle “Sao Francisco Kilisesi” nin kaçırılmaması önerilir. 1510 yılında: Manuelin ve gotik stillerin kullanımı ile yapılan bu kilisede, efsanevi Portekizli denizci Gil Vicente gömülüdür. Kilisenin duvarları, mavi renkli çinilerle döşenmiştir. Sunak ise altın rengindedir.

Portekiz Lizbon Evora
Portekiz Lizbon Evora

 

Bones the Chapel-Capele dos Ossos

Ancak, burada bundan daha önemli bir özellik var. Kilisenin hemen yanında bulunan bir şapel var. Şapelin ismi “Capele dos ossos” dur. “Kemiklerin şapeli” olarak da biliniyor. Giriş ücretli, giriş ücreti 1 eurodur. Pazartesi-Cumartesi günleri, saat: 09.00-12.45 ve 14.30-17.45 arasında açıktır. Yani, Pazar günleri kapalıdır.

Şapele: boyalı bir kafiye/yazı taşıyan büyük bir kemer altından giriliyor.

16’ncı yüzyılda: şehirde bulunan mezarlıkların çok yer kaplaması üzerine, rahipler, buna bir çözüm bulmak isterler ve sıra dışı bir çözüm bulurlar. Mezarlarda bulunan tüm kemikleri, bir şapelde toplamaya karar verirler. ( Ara not: Fethiye’de bulunan Rumlardan kalma “Kayaköy” e giden varsa, orada bir kilise var, kilisenin arka bahçesinde bir kuyu var, kuyunun içi insan kemikleriyle dolu, çünkü: mezarlıkta yer kalmayınca, gömüldükten sonra 5 yıl geçen mezarları açıp, kemikleri, bu kuyuya atıyorlar, oraya da yeni gömü yapıyorlarmış)

Evet: biz gelelim yine Ossos şapeline. Hayatta olan insanlara “ölümün kaçınılmaz” olduğunu hatırlatmak ve göstermek isterler. Bu yüzden: kemikleri kapalı bir yerde değil de, sergilemeye karar verirler.

Hatta: bunu açıklayan bir yazıyı, şapelin hemen giriş kapısı üzerine asarlar ki, bu Latince yazının (Nos ossos que aqui estamos, pelos vossos esperamos) tercümesi “Biz, buradaki kemikler, sizinkileri bekliyoruz” Girişin hemen sağında ise, asılı halde, kurutulmuş bir çocuk cesedi görülüyor. İçeride de bir insanın kurumuş cesedi daha görülüyor. Diğerleri kemik halinde iken, bu iki cesedin, niye bu şekilde kaldığı konusunda ise söylenenler şunlar: “bunlar kıskanç bir eş tarafından lanetlenen bir adam ve onun küçük çocuğuna ait imiş”

Her ne kadar ürkütücü de olsa: şapelin içine girdiğinizde, 5000 kadar insan kemiğinin, duvarlarda ve sütunlarda sergilendiğini, asılı bulunduğunu görüyorsunuz. Bunların: bir savaşta ölen askerler veya bir salgın hastalıkta ölenler oldukları yönünde söylentiler de bulunmaktadır. Ancak: kemikler arasındaki çimento kalıntıları nedeniyle, tam olarak insan iskeleti görünümü vermiyor.

Şapeli kuran rahiplerin kemikleri de şapelde bulunuyor, ancak onların kemikleri diğerleri gibi duvarlara asılmamış, mihrabın yanındaki lahite konulmuştur.

Evet: bu binlerce insanın kemikleri: hergün binlerce insan tarafından ziyaret ediliyor.

Portekiz Lizbon Evora

Tren istasyonu yolunda, şehir duvarlarının dışında: ortaçağ kalesi görümündeki bir yapı dikkati çeker. “Ermita de Sao Bras” isimli bu olağanüstü binada: büyük siperler, canavarlar ve yuvarlak payandalar görülmektedir. Bu yapı, 1485 yılında “veba” dan kurtuluşun anısına dikilmiştir.

Portekiz Lizbon Evora

Burada görmenizi önereceğim son ilginç yer: büyükçe 7 taştan oluşan ve ulusal bir anıt olarak değerlendirilen,6 metre yüksekliğindeki taşlardır. Bunların: 2000-4000 yıllık olduğu düşünülüyor. Yuvarlak, granit yekpare taşların üzerine, sembolik işaretler kazınmıştır.

Son bir not:

Evora’nın restoranlarının yemekleri çok ünlüdür. Geleneksel yemekleri mutlaka tatmanızı öneririm.