Irak Dur-Şarrukin

Kral II Aşşur-nasir-apli’den II Şarru-kin’e kadar uzanan, yaklaşık 160 yıl boyunca Asur kralları yaşamlarını Kalhu’da sürdürdüler.

Ancak güçlü Asur hükümdarlarından II Şarru-kin tahta çıktıktan sonra kendisi ve artık çok büyümüş olan İmparatorluğu için yeni bir başkent kurmaya karar verdi.

Bu kararı almasının gerçek nedeni bilinmiyor.

Çünkü, Kalhu’dan 60 km kuzeyde, Muşri dağının eteklerindeki bugün Khorsabad adını taşıyan kent, yer seçimini haklı gösterecek belirli bir avantaja sahip değildir.

Bu yüzden de kralın, inşaatın henüz tamamen bitirilemediği bir sırada, 705 yılındaki beklenmedik ölümünün sonrasında, derhal terk edilmiştir.

 

Şehrin kuruluşu:

Yapımına 717 yılında başlanan ve bir bölümü 706 tarihinde tamamlanıp açılışı törenlerle kutlanan şehre, kurucusuna göre Dur-Şarkukin adı verilmiştir.

Dur-Şarrukin, şehrin kuruluşunu şu sözlerle anlatır.

” ……. Ninive’nin yukarısında, Muşri dağının eteğinde bir kent kurdum ve adını Dur-Şarrukin koydum. Ülkemin valileri, katipleri ve yöneticileri, soyluları ve memurları ve yaşlılarıyla birlikte, hayatlarını bağışladığım, egemenliğimi kabullenmiş dört bir taraftan prenslerden zengin armağanlar aldım. Onlara ziyafet verdim ve müzik şöleni yaptım.”

Asur kentlerinin en tipik örneğini oluşturan bu yeni başkent, aslında Kalhu’nun biraz farklı bir kopyası gibiydi. Ancak bir tek kral döneminde yapılıp, hiçbir eklentiyle değiştirilmeden, hemen terk edildiği için, Asurlu mimarların şehircilik anlayışı en iyi biçimde burada görülür.

320 hektar kadar bir alana yapılan Dur-Şarrukin genel olarak, kenarları 1600 x 1750 metre uzunluğunda, kareye yaklaşan bir plandadır.

 

Surlar:

Taş temel üzerine kerpiç duvar düzeniyle inşa edilmiş, 24 metre kalınlığındaki surlar yaklaşık 7 km uzunluğundadır. Yüksekliğinin 12 metreyi bulduğu düşünülen surların üzerinde, her 27 metrede bir yerleştirilmiş destek çıkıntıları bulunur. Kuzey dışında, ikişer kapı geçidi vardır. Bu 7 geçitten üçü taştan koruyucu kabartmalarla süslüdür.

Kuzeybatı duvarının doğusunda bulunması gereken kapı geçidi, muhtemelen saray terasının aynı kesimine rastlamış olması nedeniyle inşa edilmemiştir.

Kent aslında 8 kapılı olarak inşa edilmiştir. Bu sayı, II Şarru-kin’in kendi ifadesinde belirtilmiştir. Kral, yeni başkentinin kuruluşunu tanımlayan yazıtlarında, Dur-Şarrukin’in dört bir yanına 8 kapı yaptırdığını, bu kapıların adlarını teker teker sayarak belirtmiştir.

 

Sitadel:

25 hektarlık sitadel, kuzeybatı suruna yapışık bir konumdadır. Kalhu şehrininkinden farklı olarak düz bir alan üzerinde kurulmuştur. Aşağı kentten zemin seviyesindeki kalınlığı 7.50 metreyi bulan destekli bir surla ayrılmıştır. Bu surun güneydoğu ve güneybatı duvarlarına açılmış, dış yüzleri sırlı tuğlalar, insan başlı kanatlı boğa ve cin kabartmalarıyla bezeli iki kapıyla ulaşılır.

İç surun aslında Kalhu’daki gibi tek geçitli olarak tasarlandığı, güneybatıdaki ikinci geçidin ise sonradan düşünülüp, plandaki bir değişiklikle uygulandığı anlaşılmaktadır.

Güneydoğudaki ana kapı geçidi, doğrudan doğruya sitadel içindeki büyük meydana açılır, Sitadelin içinde, alçak bir tepe ve teras üzerinde kurulmuş saray ile yine yapay bir teras üzerindeki Nabu Tapınağından başka, her biri birer minyatür saray görünümündeki konaklara yer verilmiştir.

 

Zigurat:

Sarayın terası üzerinde yükseltilmiş olan ziggurat, güneybatıdadır. Hemen önünde ise 6 küçük kutsal alan vardır.

 

Kentin terk edilişi:

Yukarıda da belirttiğim gibi Kralın ölümü üzerine, kent aniden terk edilmiştir. Hatta, aşağı kentte halka ilişkin konutların yapılmamış olduğu söylenebilir.

 

Suriye Hadatu

Asur eyalet kentlerinden Hadatu, günümüzde Suriye sınırları içinde, Arslantaş adını taşıyan yerdedir.

Kargamış’ın 30 km kadar doğusunda, günümüzde Til Barsip gibi, Aramilerin Bit-Adini Devletine bağlıydı. Assur ile Suriye arasında, Guzana, Harran ve Til Barsip üzerinden gelip, stratejik önem taşıyan bir yol üzerinde kurulmuş olan kent, II Tukulti-apil Eşarra tarafından iyi bir biçimde donatılarak tipik bir Assur eyalet kenti durumuna sokulmuştur.

 

Kentin Mimari Planı:

Kabaca elipse benzer daire biçimindedir.

 

Kentin Suru:

Kent suru 4 metre kalınlığındadır. Taş temel üzerine kerpiç duvar yöntemiyle inşa edilmiş olan surlarda, yaklaşık olarak her 16 metrede bir, payanda görevi yapan çıkıntılara yer verilmiştir. 36 hektarlık bir alanı kuşatan ve uzunluğu 2 km yi geçen bu surun batı, doğu ve kuzeyinde üç büyük geçit bulunmaktadır. İki kuleli olan bu geçitler, 2.45 metre yüksekliğindeki taştan aslan ve boğa kabartmalarıyla simgesel olarak korunmuştur. Bunlardan batıdaki koruyucu aslanlardan başka, taştan kabartmalarla da bezenmiştir.

 

Saray:

Kentin kuzeyinde, 7 metre kadar yükseklikteki bir tepe üzerinde kurulmuştur. Sitadeli oluşturan saray ve bunun ayrılmaz bir parçası durumundaki tapınağın doğu-batı yönündeki uzunluğu 150 metreyi bulur. Bu büyük kompleksin doğusunda, saraydan 4.50 metre kadar daha alçak bir terasta, küçük boyutlu başka bir saray bulunur.