
Adıyaman ilinin kuzeyinde, pek te işlek olmayan yollar üzerindedir. Yani, herhangi bir yere gelip-giderken buraya uğrama durumu yok.
Yine de Çelikhan gittiğimde gördüğümde güzel bir yer olarak hafızamda kaldı. Özellikle, Çat barajı üzerinde bulunan yüzen adaları mutlaka görmeniz gerekir.
Çat baraj gölü, çevresinde atık bulunmayan tek sulak alan olarak dikkat çekiyor.
Bunun sonucunda, buradan tutulan balıkların lezzeti muhteşem, bir de Çelikhan denilince muhteşem güzel tütünü unutmamak gerekir.

ULAŞIM
Çelikhan, bağlı bulunduğu Adıyaman il merkezine 57 km. uzaklıktadır. Çelikhan-Malatya arasındaki uzaklık: 95 km.

TARİH
Yöre, tarihi süreç içinde: Hitit, Asur, Pers, Makedonya, Seleukos, Roma ve Bizans devletlerinin egemenliğine şahit olmuştur.
Hz. Ömer zamanında ise, Arap egemenliğine girmiş ve Keysun’a bağlanmıştır. 949 yılında, Bizanslılar yöreyi tekrar ele geçirirler. 1071 yılından sonra ise: bölge, Selçukluların eline geçer.
1391-1389 yılları arasında, bu kez Osmanlılar, bölgeyi Memluk Beylerinden alırlar.
1839 yılında Tanzimat Fermanından sonra yapılan ıslahatlar sonucunda, yöre Mamurat-ül Aziz eyaletine bağlanır.
1927 yılına kadar Akçadağ yöresine bağlı bir ilçe olan Çelikhan, 1927-1931 yılları arasında ise, Koçali Bucak Müdürlüğüne bağlanır. 1931 yılında ise, burada Bucak Müdürlüğü kurulur.
1934 yılına gelindiğinde, halk arasında “Mıtık” adı verilen bulaşıcı ve salgın bir hastalık: yörede ortaya çıkar ve sonucunda birçok yöre insanı ölür, birçok aile başka yerlere göç etmek zorunda kalır.
1954 yılına gelindiğinde, Çelikhan, Adıyaman iline bağlanır.
Yörenin ilk ismi: Komişir olarak bilinir. Cumhuriyet döneminden sonra bu isim “Çelikhan” olarak değiştirilmiştir.
Deprem Riski:
Çelikhan ovası aktif Doğu Anadolu fay zonu üzerindedir. Bu yüzden birinci derece deprem kuşağındadır. Yörede geçmişten günümüze çok sayıda şiddetli deprem olmuştur. 1896 yılında meydana gelen depremde 100’e yakın insan ölmüştür. 26 Şubat 2004 tarihinde Çelikhan’da 5.1 şiddetindeki depremde 200’den fazla ev ve işyeri hasar görmüştür. 26 Mayıs 2004 tarihindeki 5 şiddetinde ölçülen deprem, yörenin deprem açısından riskli bir alan olduğunu göstermektedir.
6 Şubat 2023 tarihinde de yörede bir deprem meydana gelmiştir.

GENEL
Çelikhan: Güneydoğu Torosların devamı olan yüksek dağlar arasında kurulmuş bir ilçedir. İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 1388 metredir.
Bu yüzden, genel coğrafi yapı olarak: dağlık ve engebelidir denilebilir. Yörede: Abdulharap çayı üzerinde, Çat barajı kurulmuştur.
İlçe halkını geçimini: tarım ve hayvancılık yaparak sağlamaktadırlar. Ancak, yörenin arazilerinin engebeli oluşu nedeniyle, tarıma elverişli alanlar oldukça sınırlıdır.
Yine de, tütün, hububat, meyvecilik ve sebzecilik yapılmaktadır. Özellikle, tütün ön plana çıkmaktadır. Çelikhan denilince akla tütün gelir.
Sert, temiz ve kaliteli bir tütün olarak biliniyor. Tadı, kokusu ve içiminin güzel olduğu söyleniyor. Özellikle, bu tadı ve lezzeti bilenler, bu tütünü kapışıyorlar.
Yörede karasal iklim hüküm sürmektedir ve buna bağlı olarak: kışları kar yağışlı ve soğuk yazları ise sıcak ve serin geçer.
Ancak, rakım yüksek olduğundan, Adıyaman ilinin diğer ilçelerine nazaran yaz ayları daha serin geçer.
BAL, KÜLTÜR VE TURİZM FESTİVALİ
Çelikhan ilçesinde 10 bin arı kovanı kapasitesi bulunuyor ve 200 aile geçimini arıcılıktan sağlıyor.
Her yıl Ağustos ayının 1-3 günleri yapılır. İlçenin en büyük gelir kaynaklarından birisi olan
Çelikhan Balını ulusal düzeyde tanıtmak ve üreticileri teşvik etmek, ürün için Pazar bulmak amacıyla düzenlenir. 3 gün süren festival kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenir.
GELENEKSEL JARİ ŞENLİKLERİ
Her yıl 2700 metre rakımlı Akdağ’dan akan ve birçok hastalığa şifa olduğu söylenen soğuk Jari suyunun turizme kazandırılması ve bölgenin tanıtılması için Ağustos ayında düzenlenir.
GEZİLECEK YERLER

SAAT KULESİ
2012 yılında Çelikhan Belediyesi tarafından yapılmıştır. Kulenin yüksekliği 11 metredir.
Kulenin dört bir yanında Çelikhan’ı simgeleyen resimler vardır. Kule, Selçuklu ve Osmanlı mimarisini yansıtır. Saat kulesi ışıklandırılmış olup iki yanında çeşmeler vardır.

ÇELİKHAN İÇMESİ
İlçe merkezinin 19 km kuzeydoğusundadır. İçmeye ilçe merkezinden ulaşım sağlanmaktadır.
Korucak deresinin yamaçlarından çıkan içme suyu, Esenli köyü civarında yer alır.
İçme suyu, yer altından doğal yollarla çıkan ve içilebilir nitelikte olan bir su kaynağıdır. İçeriğinde bol miktarda magnezyum, kalsiyum, sülfat ve bikarbonat gibi mineraller bulunmaktadır. Bu mineraller, vücudun ihtiyaç duyduğu birçok temel elementi sağlar ve genel sağlık üzerine olumlu etkiler yaratırlar.

İçme suyu yerel halk tarafından uzun yıllardır tüketilmektedir. İçme suyunun bulunduğu bölgede, vatandaşlar için kolay erişim sağlanmış olup, suyun hijyenik koşullarda korunmasına özen gösterilmektedir.
Her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında çevre il ve ilçelerden buraya yoğun ziyaret var, yıllık olarak yaklaşık 5-7 bin kişinin geldiği söyleniyor.
Ancak suyu oldukça şifalı olmasına rağmen burada herhangi bir sosyal tesis bulunmuyor, çevre kirli ve pis, derenin temizlenmesi ve acil olarak tuvalet yapılması bekleniyor.
Çelikhan içmesinin içme suyu hakkında 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen rapora göre şu hastalıklara şifa vermektedir: mide, bağırsak, safra salgısını azaltan hastalıklar, mide asidi azaltması veya artmasına bağlı hazım bozuklukları, gastrit veya ülser geçirmiş, ülser ameliyatı olan kişilerde, asabi nedenlerle ishaller, kabızlık, karaciğerin ve safra kesesinin kronik nezle, safra kesesi ameliyatı sonrası şikayetler, şişmanlık, gut ve diyabet, böbrek taşları, bağırsak parazitlerinin giderilmesi.

ÇAT BARAJI-ABDÜLHARAP GÖLÜ VE YÜZEN ADALAR
İl merkezine 59 km ve ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır.
Çat Barajı, Abdulharap Çayı üzerine kurulmuştur. 1985 yılında yapımına başlanıp 1996 yılında bitirilmiştir.
Toprak ve kaya dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 2.5 milyon metre küptür, akarsu yatağından yüksekliği 78 metredir.
Barajın en büyük özelliği, üzerinde hiçbir atık suyun olmamasıdır.
Yani üzerinde herhangi bir fabrika atık suyu ve kanalizasyon yoktur.
Baraj suyunun yapılacak tünellerle Çelikhan ve Bulam ovalarını sulaması planlanır.
Gölün su seviyesi iklim şartlarına ve beslendiği su kaynaklarına göre değişir.
Hiçbir atık suyun karışmadığı gölün suyu oldukça temizdir, olta balıkçılığı için idealdir.


Yüzen Adalar:
Göl yüzeyinde, yaklaşık 2000 yıllık süreçte oluşan, yoğun saz ve otlarla kaplı onlarca yüzen ada vardır.
Bu özellikleriyle Abdülharap gölü, hem dinlenme alanı hem de sportif olta balıkçılığı açısından tercih edilir.
Çelikhan Çat barajı Petelik mevkiinde bulunan yüzen adalar vardır.
Bunlar: 3 bin yılda oluşumunu tamamlayan, bitkilerin 3-5 metreye kadar giden kılcal köklerinden oluşan ve genişlikleri 100 ile 1000 m. Kareye kadar büyüyen adalardır.
Adaların üzerinde keçemsi ve saz gibi birbirini tutan bitkiler vardır.
Bunlar sudan daha az yoğun bir kara kütlesi oluştururlar ve adalar meydana gelir.
Yüzen adaların sayısı: suyun debisine bağlı olarak 30 ile 80 arasında değişmektedir.
Çat barajında, mevsimsel olarak su seviyesinin yükselip alçalması ve dalgalanmalar nedeniyle yüzer durumda olan, ülkemizde ve dünyada eşine çok az rastlanan doğa harikası bu çim adacıklar kıyıya vurmaktadır.
Baraj suyunun tarımsal amaçlı olarak kullanılması nedeniyle su seviyesinin düşmesi sonucu kıyıda kalan ve korumasız olan bu çimler, halk tarafından tahrip edilerek yakılmakta veya çiçek gübresi olarak satılmaktadır.

Bu nedenle böyle bir doğal güzelliğin turizme kazandırılması için gerekli önlemlerin alınması şarttır. 2024 yılında yüzen adaların kurtarılması için bir proje yürürlüğe konulduğunu öğrendim.
Yaklaşık 30 yıl önce 100 dönüm büyüklüğü olan yüzlerce adanın, her geçen gün daha çok yok olma tehdidi altında olduğu, günümüzde sadece 2-3 dönüm adanın bulunduğu, bunların da 1-2 yıl içinde kurtarılmaz ise tamamen kaybedilme durumu olacağı tespit edilmiştir.
Proje kapsamında, 2 adanın çelik halatlarla baraja doğru çekildikten sonra doğaya zarar vermeyen ve çapa olarak adlandırılan beton bloklarla sabitleneceği böylelikle bu adaların zincir uzunluğu kadar hareket edebileceğini ve karaya vurmalarının engelleneceğini, daha sonraki aşamada ise adaların yeniden eski bitki örtüsüne kavuşmasının sağlanacağı söylenmektedir.
Bitki örtüsünün oluşmasıyla adaların yeniden göçmen kuşları ağırlamaya başlayabileceği, adaların gölün ortasında kalmasıyla baraj suyunun filtre edilerek temiz kalmasının sağlanabileceği düşünülmektedir.

ZERBAN MESİRE ALANI-GELENEKSEL ZEBRAN ŞENLİKLERİ
İlçe merkezinin 5 km kuzeybatısındaki Pınarbaşı beldesindedir.
Özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi akını olur.
Alevi vatandaşlar tarafından burası kutsal sayılır.
Burada bulunan türbe, çevre il ve ilçelerden gelen Alevi ziyaretçiler tarafından bir çekim alanıdır.
Çevre düzenlemesiyle yöre iyi bir potansiyele sahip olmuştur.
Her yıl, Temmuz ya da Ağustos ayında yapılır. Festival, Pınarbaşı (Bulam) kasabasında bulunan Zerban anıtı ve kutsal sayılan Zebran suyu çevresinde, Alevi kesim tarafından düzenlenir.
Zerban Suyunun Efsanesi:
Zebran, siyah elbiseli, mavi gözlü, sarı saçlı ve uzun boylu bir kızdır.
Efsaneye göre, adını verdiği kaynağın yanında arada sırada görünürmüş, inanılası değil ama efsane böyle diyor.
Yine bir efsane: eskiden kasaba halkı üzerine “Kav Aşireti” saldırır.
Aşiret adamları Zerban’ın yanına geldiğinde, Zebran onların üzerine ateş püskürtür ve Kav Aşiretinin birçok adamı ölür.
Sonuç olarak, Zebran köylülerin yardımına koşan, uzun boylu, sarışın ve renkli gözlü bir kızdır.
Zebran adındaki bu kutsanmış kız, su kaynağının etrafında göründüğünden bu kaynağa Zebran adı verilmiştir.
Bir de türbe bulunuyor.
Suyun tam kaynağında, yuvarlak planlı, üstü kapalı bu türbe, ziyaretçilere umut ve şifa dağıtıyor.
Evet, Zebran ile ilgili son bir efsane anlatalım.
İki çingene kadın kasabada hırsızlık yaparlar.
Kasabalı bu iki kadını yakalar, ancak ellerinde delil yoktur, kasabalılar “Eğer hırsız değil iseniz Zebran üzerine yemin edin” derler, kadınlar “Zebran üzerine hırsız değiliz diye yemin ederler” ancak yalan yere yemin eden iki kadın, ertesi gün ölür.
Bunun üzerine yöre insanı haklı-haksız Zerban üzerine yemin etmezler.
Zebran şenliklerinde hep birlikte eğlenilir, birlik ve beraberlik mesajı verilir.
Evet halk kendi inanışlarına göre, burayı ve türbeyi ziyaret ederler.
Ziyaret edenler: türbe denilen yerde taşları öperler, toprak alırlar ve çaput bağlarlar.
Ziyaret amacı ise: günahlardan arınmak, çocuk sahibi olmak, kısmet açmak, hastalıklardan kurtulmaktır.
Zerban suyunun başında yatmak ta: bu arzuların gerçekleşmesi için etkin imiş.

HAVŞERİ PINARI
İlçe merkezine bağı Pınarbaşı kasabasındadır.
Pınar: Bulam çayının ana kaynağıdır.
Suyunun soğuk olması ve söğüt ağaçlarının yarattığı gölgelikler, buranın halk tarafından tercih edilen bir günübirlik piknik alanı olmasını sağlamıştır.
Yerin altından çıkan tertemiz ve berrak su aynı zamanda buz gibidir.
Ancak, bu kaynağın suyu: Çelikhanlılar yanında Adıyamanlılar için de, şehirdeki susuzluğun önlenmesi için bir çare olarak düşünülmektedir. Adıyaman ilinin su sorununun kalıcı olarak çözülmesi için Havşeri isale hattı yapılmıştır. Emlak Konut, depremde zarar gören bölgeyi toplam uzunluğu 5050 metre büyük boy çelik boru ve 1630 metre HDPE boru döşeyerek çalışmaları tamamlamıştır.

DOĞANLI ÇINARI TABİAT ANITI
Doğanlı köyü Meydan Mevkiinde bulunan bu anıt ağacın 550 yaşında olduğu biliniyor. 2006 yılında Orman Bakanlığı tarafından Tabiat Anıtı olarak tescillenmiştir.
Çınar, Adıyaman-Çelikhan kara yolu üzerinde olup, Adıyaman il merkezine 40 km uzaklıktadır.
Doğanlı köyü vadisinde, kuzeye bakan yamaç üzerindeki sürekli bir su kaynağının yanı başındaki çınar ağacı volkanik kumlu topraklar üzerinde gelişmiştir.
Yaşlı yayvan gövdeden itibaren kalın çatallıdır.
Ağacın uzunluğu 40 metre, çapı 3.82 metre ve kapladığı alan 12 metre karedir.
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 2006 yılında Anıt Ağaç olarak tescil edilmiştir.
Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, yöre halkı piknik yapmak için burayı ziyaret ederler.

JARİ YAYLASI
İlçe merkezinin güneyinde, Akdağ’ın 2550 metre yüksekliğindeki bu yaylada bulunan “jari suyu”, yörenin en soğuk suyu olarak önem kazanmaktadır.
Her yıl ilkbahar ayının sonunda Jari yaylası sezonu açılır. Büyüleyici ve doğal güzellikleriyle insanları etkileyen Jari yaylası geçmişten gelen gelenekleriyle beraber devamlılığını sürdürmeye devam ediyor.
Burası: ilçe halkı tarafından günübirlik piknik yapılmakta kullanılmaktadır.
Ancak, yatılı olarak da kalınmaktadır.
Çünkü, ulaşımın zor olması nedeniyle, günübirlik kullanım nispeten güç olmaktadır.
Ancak, yaylaya ulaşım için araba yolu yok, ulaşım ya yaya olarak ya da binek hayvanlarıyla sağlanmaktadır.
KOYUNPINARI YAYLASI
İlçe merkezine bağlı, Korucak köyünün Tucak dağının 2000 metre yüksekliğindeki bölümündedir.
Yayla: özellikle yaz aylarında Malatyalıların akınına uğramaktadır.
Burası: günübirlik piknik ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca: burada yazlık villa tipi evler de var.
Adıyaman şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.




































