Karamanlı, bağlı bulunduğu Burdur iline 60 km uzaklıktadır. Burdur-Fethiye, Denizli-Antalya yollarının kavşak noktasındadır. Karamanlı, Denizli arası 120 km, Karamanlı-Antalya arası 115 km, Karamanlı-Isparta arası 90 km, Karamanlı-Fethiye arası 140 km. dir.
TARİHİ
1071 Malazgirt savaşının ardından bölgedeki ilk düzenli idare Anadolu Selçuklu devleti tarafından kurulmuş ve Karamanlı, 1282 yılında Hatay’dan Muğla’ya kadar uzanan Karamanoğulları Beyliği idaresinde kalmıştır. 1469 yılında Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğulları Beyliğini hakimiyeti altına alınca, tekrar birleşmelerini önlemek için o zaman topluca oturmakta oldukları Larende (bugünkü Karaman) den, farklı yerlere göndermiştir. 1911 yılında Osmanlı döneminde Karamanlı köy statüsünde iken Belediye teşkilatı kurulmuştur. İlçe 1988 yılında ilçe olmuştur.
Burdur Karamanlı
GENEL
İlçe Akdeniz Bölgesinde göller yöresindedir. Yerleşim yeri olarak Ardıçtepe eteklerinde ve Karamanlı ovasına hakim bir yerdedir. Yöredeki başlıca dağlar: doğuda 1850 metre yükseklikte Bozdağ, Batıda 2254 metre yükseklikte Akkaya ve güneyde Manca tepesidir. Yöredeki iklim Akdeniz ve İç Anadolu iklimleri arasında bir geçiş iklimidir. Genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. Karamanlı ekonomisi tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Son yıllarda mermercilik ve açık ocak işletmeciliği yapılmaktadır. Mermer ocakları ve mermer fabrikalarında işlenen mermerler yurt dışına ihraç edilmektedir.
CEVİZ, YAYLA VE MERMER ŞENLİKLERİ
2003 yılından bu yana bu şenlikler yapılmaktadır. Ağustos ayı içinde 3 gün süreli düzenlenir. Şenliklerde ilçede üretilen ceviz ve mermer ocaklarının tanıtımı yapılır. Öğrendiğime göre, son yıllarda bu şenlikler yapılmıyormuş ve bu şenliklerin yapılması için harcanacak para ile Karamanlı Meslek Yüksek Okulu binası yaptırılıyormuş, güzel bir düşünce çünkü malum her şeyin başı eğitim.
Burdur Karamanlı
GEZİLECEK YERLER
Karaman’da gezilebilecek herhangi bir turistik ve tarihi yer yoktur.
Eskişehir-Afyonkarahisar üzerinden gelen karayolu, ilçenin içinden geçerek Antalya’ya ulaşır. Çeltikçi ilçesinin il merkezi Burdur’a olan uzaklığı 31 km. dir. Çeltikçi Antalya arası uzaklık 90 km, Çeltikçi Isparta arası uzaklık 60 km Çeltikçi Ankara arası uzaklık 450 km Çeltikçi Afyonkarahisar arası uzaklık 200 km. Çeltikçi Denizli arası uzaklık 200 km Çeltikçi İstanbul arası uzaklık 700 km. dir.
TARİHİ
İlçede ilk yerleşim, 1725 yılında Koklan sülalesinden bir kişinin Pınar Boğaz denen derenin ağzına gelerek yerleşmesiyle oluşur. Sonraki yıllarda, Burdur tarafından ilçe girişinin sağ ve sol yanlarına “pirinç” ekilmesiyle ilçeye “Çeltikçi” ismi verilmiştir. Halk arasında anlatılan bir söylentiye göre: Çeltikçi ovası, Osmanlı Padişahlarından Sultan Abdülhamit’e ait bir çiftlik iken, 1914 yılında, Harbiye Nazırı Enver Paşa, bu bölgeye yaptığı bir gezide, Çeltikçi’nin bulunduğu yerde halkla görüşür ve bedeli 12 yılda ödenmek koşulu ile, araziyi halka verir. Arazinin halk tarafından alınmasının sonrasında, halk bugünkü iki mahallede yerleşmeye başlar ve 1968 yılında Belediye Teşkilatı kurulur. 1990 yılında ise ilçe statüsü kabul edilir.
Burdur Çeltikçi Genel
GENEL
İlçe, Burdur il merkezinin güneydoğusundadır. İlçe göller yöresindedir. İlçe sınırları içinde Çeltikçi Beli mevkiinde Karaevli gölü vardır. Ancak son yıllarda kuraklık nedeniyle Karaevli gölü kurumuştur. Kışın yağışlarla birlikte göl alanı bataklık olur. İlçenin denizden yüksekliği 850 metredir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. İlçe merkezinde Pazartesi günü Pazar kurulur. Ekonomi, tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
GEZİLECEK YERLER
Çeltikçi yöresinde tarihi ve turistik kalıntı, gezilebilecek yer yoktur.
Şehrin, kendine özgü bir yemek kültürü yoktur. Fakat: kaliteli yemek restoranları bulunmaktadır.
Şehrin geleneksel yemeği: bir zamanlar fabrikalarda ve doklarda çalışan işçiler için büyük kazanlarda yapılan “scouse” denilen yemektir.
Halkın bu geleneksel yemeği: düdüklü tencerede pişirilir. İçinde ise şunlar bulunur: Biftek, et suyu, soğan, patates, havuç, taze kekik, tuz, biber.
Bunun dışında: geleneksel İngiliz yemeklerinin özünü: fırınlanmış etler, haşlanmış sebzeler ve patates oluşturur. İngilizler, geleneksel Pazar yemeğinde, bunlardan oluşan yemek tercih ederler. Bu geleneksel yemekte: et ya da tavukla birlikte, fırında pişirilen haşlanmış patates ve genellikle içine yerleştirilen sebzelerden oluşmaktadır.
Bunların yanında, İngilizlerin geleneksel yemeği olarak: yağda kızartılmış balık yanında, patates kızartmasıdır. Birçok yerde bulunabilen bu yemek türünü, 6-15 paund arasında bulabilirsiniz.
Bunun dışında: kıyı ve deniz şehri olması nedeniyle: deniz ürünleri oldukça çeşitli ve başarılı şekilde sunulmaktadır. Bunun dışında: ortak dünya mutfağı ve zincir restoranlar, şehirde oldukça bol bulunmaktadır.
Hint yemekleri: şehirde o kadar popüler hale gelmiştir ki, Hint körisi, ulusal bir yemek olarak kabul edilmektedir. Tatlı olarak ise “puding” tercih ederler. Ancak, bu tatlı değildir, yemeğin bir parçası olarak, et suyu ile birlikte servis edilir.
Kahvaltı
Kahvaltı genellikle, saat: 07.00-09.00 arasında alınır.
Geleneksel İngiliz kahvaltısında: oteller ve kafelerde genellikle: yağda yumurta, kızartılmış sosis, domates, domuz pastırması, mantar ve bazen de fırınlanmış fasulye ve kızarmış ekmek servis edilir. Kışın İngilizler, genellikle lapa veya haşlanmış yulaf yemektedirler.
İngilizler, kahvaltılarında genellikle, tahıllı yiyecekler, meyve suyu ve ekmek kızartması veya kahve kullanırlar. Domuz eti kullanmak istemeyenler: sosis ve domuz pastırmasını tercih etmemelidirler.
Öğle-Akşam Yemeği
Şehirde öğle yemeği: 12.00-13.30 arasında ve akşam yemeği: 18.30-20.00 arasında alınır.
İngilizler, öğle yemeğinde, genellikle bir sandviç, bir paket cips, bir parça meyve ve bir içecek alırlar. Hatta: bunlar genellikle bir plastik kab içinde tutulur. Sandviçlerden tatmanızı önereceğim cinsi: karides ve mayonezli sandviçtir. Bununla birlikte, mayonez, jambon ve turşu isteyebilirsiniz.
Pub ve restoranlarda, geleneksel olarak sunulan lezzetlerden birisi de böreklerdir. Burada iki çeşit börek karşınıza çıkar. Bunlar: ya etli, ya da etsiz yapılanlardır. En popüler börek ise: içinde peynir, soğan, patates ve et bulunandır. İkinci çeşitte yani etsiz börekte ise: balık bulunur. Her iki çeşit börekte, yoğun olarak patates kullanılır.
İngilizler, akşam yemeğinde genellikle “et” yerler. Et yemeklerinin yanında genellikle patates olmak üzere, haşlanmış sebzeler servis edilir. Daha önce söylediğim gibi, yemeklerinde genellikle “köri” kullanırlar.
Tatlılar
Şehirde tatlı tatmak isterseniz: meyve tatlısını denemelisiniz. Bu: elma üstüne ufalanmış hamur ve bir çeşit muhallebi ile birlikte servis edilir.
İçecek
Bu ülkede, dünya çapında meşhur ve daha doğrusu geleneksel içecek olarak “çay” kullanıldığını biliyoruz. Restoranlar ve kafelerde, pek çok çeşitli çay servis ediliyor. Genellikle şekerli ve sütlü içilen çayı farklı tercih ediyorsanız, bunu mutlaka söylemeniz gerekir.
İngilizler: geleneksel çaylarını, saat: 15.00-18.00 arasında içerler. Çayın ardından ise: salatalıklı veya ton balıklı ince bir sandviç ikram edilir ve daha sonra üzerine reçel sürülmüş kurabiye verilir.
Alkollü içki tercih ederseniz, bir bar veya pub’a gitmeniz gerekir. Publar: İngilizlerin sosyal yaşamlarının büyük bir parçasıdır. Çoğunun yemek servisi olduğu gibi, alkollü içecekler, çay ve kahve de servis edilir. Publar: genellikle öğleden sonra açılır ve akşam saat: 23.00 gibi kapanırlar.
Fast-food
Şehirde, gayet güzel yemek restoranları yanında: McDonalds, Burger King ve Metro gibi fast-food restoran zincirinin halkalarını da bulabilirsiniz.
Buraya has fast-food bir şeyler yemek isterseniz:o zaman “Fish and Chips” denilen, klasik İngiliz geleneksel besinini tercih edebilirsiniz. Yağda kızartılmış balık ve yanında patatesten oluşan bu yemek türü, şehirde genellikle yanında bezelye ile birlikte servis edilmektedir ve demiryolları ile balık taşınmaya başlanılan 1860 yılından sonra yaygınlaşmıştır.
ŞEHİRDE YEMEK YENİLEBİLECEK BAZI MEKANLAR
La Vina Liverpool
North John Street adresindedir. Moorfields tren istasyonuna yalnızca 5 dakikalık yürüme mesafesindedir.
Burası: otantik İspanyol restoranıdır. Her Perşembe burada İspanyol gitarist ve vokalist tarafından, canlı müzik yapılmaktadır. Burada: lezzetli tapaslar ve fantastik İspanyol gıdaları bulmak mümkündür.
Cain Liverpool Brewery
Robert Cain: 1826 yılında Cork şehrinde doğdu ve Liverpool şehrine geldi. Kendisi: bir pub satın almak için, 18 yıl boyunca ticaret yaptı ve sonunda yeteri kadar para kazandı. 1883-1902 yılları arasında yapılan, Stanhope caddesindeki eski bir “Brewhouse” denilen pub’da: kaliteli bira üreterek itibar kazandı.
Aynı dönemde: Liverpool limanı: yoğun bir limandı ve önemli ticaret limanlarından birisiydi. İşte bu dönemde, Cain tarafından üretilen bira çok popüler oldu. Zamanla 200 birimlik bir zincir haline geldi.
Genellikle publarında: müşterilerinin konforu için olması gereken her şeyi sağlaması ile tanındı ve yine bu publarda: süslü ve görkemli mobilyalar ve etkileyici sıva dizaynları kullandı.
Cain birası, günümüzde hala üretilmektedir.
Maharaja
Lime Street tren istasyonuna iki dakikalık yürüme mesafesindedir. Burası, bir Güney Hint yemeklerinin sunulduğu restorandır. Özellikle, menüsünde: köri, pirinç, ekmek, tatlı (sütlaç) bulunur.