İstanbul Taksim Meydanı

İstanbul Taksim Meydanı

İstanbul Taksim Meydanı:

Tarihi süreçte, meydan ilk olarak: 15 ve 16’ncı yüzyıllarda bölgenin ticaret alanı olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise gayrimüslim merkezidir. 16 ve 17’nci yüzyıllarda, bölgede elçilikler fazlalaşmış, elçilik binalarının ve bölgedeki yapıların mimari uygulamalarında yaygın olarak ahşap malzeme kullanılmıştır. 1535 yılında Fransız Elçiliği ile mekânsal ve sosyal yapıda büyük değişim gözlenir. 17 ve 18’nci yüzyıllarda bölge ticari ve diploması merkezine dönüşür. Tünel ile Taksim arası, yerleşim merkezi olarak düzenlenmeye başlanır.

Meydan, ismini Osmanlı döneminde “Galata-Beyoğlu” suyunun taksim edildiği yer olan “Taksim Maksemi” den almıştır. Taksim meydanında, yayalaştırma projesi kapsamında trafik 2013 yılında yer altına inmiştir.

Taksim Su Maksemi

TAKSİM SU MAKSEMİ

İstanbul Taksim Meydanı, Cumhuriyet anıtının hemen karşısındadır. İstiklal Caddesinin hemen başındadır.

Yapı, 1731-1733 yılları arasında yapılmıştır. Burası, Sultan I Mahmut döneminde, İstanbul’a su dağıtmak üzere inşa edilmiştir. Buraya su ise, Belgrad Ormanlarından, su bentleri inşa edilerek getirilmiştir. Bu uzun ve alçak taş bina, bir zamanlar küçük altıgen bir yapıya, borularla bağlanan bir su depolama ünitesi olarak yapılmıştır. Su, Osmanlı döneminde bu binadan, çevredeki bölgelere dağıtılıyormuş. Yani “Maksem” bir tür su sarnıcıdır. Daha sonra ilaveler ve düzeltmelerle tesis son şeklini 1839 yılında almıştır.

Taksim Su Maksemi

Gelelim mimari özelliklerine

Makseminin üstü: külah şeklinde kurşun kaplıdır. Kapının sağ ve solunda: mermerden iki zarif kuş evi bulunmaktadır. Bunlar binayı yapan mimar tarafından düzenlenmiştir. Bina 2 katlıdır. Kargir olarak yapılmıştır. Dört cephesi, dövme demirden şebekelerle donatılmıştır.

Taksim Su Maksemi

İç mekan sekizgendir.

Girişte, sol yanda beyaz mermer kaplı bir divan bölümü vardır ve buraya 3 basamak merdivenle çıkılır. Burada mermerden bir divan vardır. Bu divan, maksemi ziyaret eden önemli kişilerin istirahat etmeleri için tanzim edilmiştir. Yapının kubbesi ve duvarları, yağlı boya nakışlarla süslüdür. Duvarların her birinde, pencere hizasına gelecek şekilde birer sivri kemerle ayrılmış nişler bulunur. Debi ölçme sandığının arkasına mermer plakalar döşenmiştir. Bu mermer sandık, binanın içinde üç ayrı kola ayrılan suyu, taksim etmeye yarar. Sandığın üzerinde bulunan pirinç lüleler, her kola verilen suyun miktarının tayin etmeye yarar.

Taksim Su Maksemi İçi

Sultan Mahmut Han I Çeşmesi:

Binanın hemen karşısında ise bir çeşme bulunmaktadır. Yelpaze şeklinde yuvarlak bir kemeri ve kemerin altında bitki motifli bir korniş bulunur. Çeşmede mermer cepheli sivri alınlık içinde: Kuran’dan bir alıntı bulunmaktadır, şöyle yazmaktadır “Her şey sudan yaratıldı.” Çeşme günümüzde kullanılmaz durumdadır.

Taksim Su Sarnıcı

TAKSİM SU SARNICI-SU DEPOSU

Belgrad ormanlarından şehre getirilen su: burada Makseme girip şehre dağıtılmadan önce, su sarnıçlarında bekletilirdi.

Taksim Su Sarnıcı Girişi

Su kesilmesi durumunda, bu sarnıçlardaki su şebekeye basılıyordu. Bu su sarnıçları: büyük bir taş yapıdır.

Taksim Su Sarnıcı İçi

Uzunluğu 90 metre ve genişliği 21 metredir. Osmanlı döneminde, bu su sarnıcının önünde çeşitli yapılar vardı, daha sonra bunlar yıkıldı ve su sarnıcı ortaya çıkarıldı. Sarnıç boş ve kullanılmaz durumda iken, sarnıcın 1200 metre karelik alanı 2008 yılından bu yana: “ Sergi alanı” olarak düzenlenmiştir. Sarnıç: sık sık sergi ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Taksim Cumhuriyet Anıtı

TAKSİM CUMHURİYET ANITI

İstanbul Taksim Meydanı; meydanın ortasındadır. İtalyan Mimar Pietro Canonica: daha önce Türkiye’ye gelmiş Mustafa Kemal Atatürk’ün büstünü ve at üstünde tunç heykelini yapmıştır. Anıtın yapımı için yapılan yarışmayı Canonica kazandı. Ayrıca: günümüzdeki ismiyle Mimar Sinan Üniversitesinde öğrenciler arasında bir yarışma düzenlendi ve yarışmayı kazanan Sabiha Ziya: devlet tarafından İtalya’ya Canonica’nın yapına yardımcı olması için gönderildi.

Böylece, 2.5 bir çalışmanın ardından tamamlanan anıt, gemiyle Roma şehrinden İstanbul’a getirildi, 23 günlük bir çalışmanın ardından yerine yerleştirildi.  

Ancak Mimar Canonica’nın anıtın içine oturtulmasını projelendirdiği havuz mali sıkıntılar nedeniyle yapılamadı. Havuzsuz anıt, 8 Ağustos 1928 günü açıldı.

Açılış töreninde Kazım Özalp tarafından söylenen İstiklal Marşına, 30 bin kişinin katıldığı söylenir.

Anıtın çevre düzenlemesi ise, Birinci Ulusal Mimarlık Akımının önemli isimlerinden mimar Guilio Mongeri eseridir.

Anıt halktan toplanan bağışlarla yapılmıştır. Bankalar, büyük firmalar, tüccar ve esnaf da bağışta bulunmuştur.

Anıtın yapımında: bronz ve pembe Trentino ve yeşil Suza bölgesi mermerleri kullanılmıştır. Anıtın ağırlığı 85 tondur. İtalya’nın Roma şehrinde yapılan anıt, İstanbul’a gemiyle getirilmiştir. Anıtın yüksekliği 11 metredir. Zaman içinde: burası halk tarafından toplanma ve gösteri yapma yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Anıtın bir yüzünde

Mustafa Kemal Atatürk ve askerleriyle Kurtuluş savaşı simgeleniyor.

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Anıtın diğer bir yüzü:

Cumhuriyeti simgelemektedir.

Burada sivil giyimli Atatürk, Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü heykelleri bulunmaktadır.

Kurtuluş Savaşında yapılan Rus yardımları unutulmamış ve Atatürk’ün emriyle, 2 Rus generali (General Frunze ve Mareşal Voroşilov), anıtın Cumhuriyeti anlatan yüzünde Atatürk’ün tam arkasına yerleştirilmiştir.

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Anıtın yan yüzlerinde: birer asker heykeli bulunmaktadır.

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Ayrıca: anıtın doğu bölümünde yüzü peçeli mutsuz bir kadın portresi vardır. Batı bölümünde ise, gökyüzüne bakan ve yüzü gülmekte olan mutlu bir kadın portresi görülür.

İlk yapıldığında, anıtın yan yüzlerinde mermer yalaklar bulunuyormuş. Çünkü ilk hazırlanan projede, anıtın bir havuz içine yerleştirilmesi düşünülüyordu ama yukarıda da belirttiğim gibi mali imkansızlıklar nedeniyle havuzun yapılmasından vazgeçilmiştir.

Taksim Camii

TAKSİM CAMİİ

İstanbul Taksim Meydanı Taksim Makseminin arkasında yapılmaktadır. Rum Ortodoks ve Ermeni Katolik kiliselerine komşudur. Caminin yapımına 2017 yılında başlanmış ve inşaatı halen devam etmektedir. Mimarlar Şefik Birkiye ve Selim Dalaman’dır. Bu iki mimar aynı zamanda Ankara Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin mimarlarıdır. Ana kubbenin yüksekliği 9.6 metredir.

Taksim Camii

Caminin 2 tane minaresi vardır. Minare yüksekliği 61 metredir. Bu yükseklik çevredeki diğer dini yapıların yükseklikleri esas alınarak hesaplanmıştır. Caminin yer altında 3 katlı otoparkı bulunuyor. Buradaki araç kapasitesi 165 araçtır. Yapıda ayrıca sergi ve konferans salonları bulunuyor. Aynı anda camide toplam 2575 kişinin ibadet edebileceği söyleniyor.

Taksim Ayyıldız Apartmanı

AYYILDIZ APARTMANI

İstanbul Taksim Meydanı, Su sarnıcının hemen yanındaki bu yapıda çeşitli ticarethaneler vardı. 1987 yılında yıkıldı. Yapı hakkında fazlaca ayrıntılı bilgi yoktur.

KRİSTAL GAZİNOSU

İstanbul Taksim Meydanı, meydana bakan bir konumda bulunuyordu. Muhtemelen 1930’lu yılların başında kurulduğu tahmin edilmektedir. Yapının en üst katında “Kristal Gazinosu” bulunuyordu. İstanbul şehrinin en önemli eğlence mekanıydı. Gazinonun açıldığı dönem, II Dünya savaşına rastlamaktadır, ülkemiz bu savaşa girmemiş olmasına rağmen ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşanmış ve bu dönemde özellikle kıtlık ve karaborsa had safhalara çıkmış, karaborsadan zengin olanlar bu gazinoda büyük paralar harcamışlardır.

Alt katlarında ise dükkanlar vardı.

Gelelim gazino ile ilgili en ilginç hikayeye: Evet burası bir gazino ama burada sünnet, düğün ve benzeri çeşitli eğlenceler de düzenleniyordu. Hatta, 1957 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul İl toplantısı burada yapıldı. Elbette bunu öğrenen iktidardaki parti, derhal gazinoya denetimciler gönderdiler ve gazinonun yapı ruhsatında pürüzler olduğu ortaya konuldu. Ardından da bu rapora dayanarak gazino yıkıldı.

Taksim Topçu Kışları, Taksim Gezi Parkı

TAKSİM TOPÇU KIŞLASI-TAKSİM GEZİ PARKI

Burada, dikdörtgen şeklindeki oldukça büyük ve eskiden bir Ermeni mezarlığı olan alan vardı. Ermeni mezarlığı: Şişli’ye taşındı ve mezarlıktan boşalan alana 1780 yılında Sultan III Selim tarafından Avrupa yakasındaki karşılığı olarak ahşap Topçu Kışlası yapılmıştır. Yapının mimarı Baş Mimar Kamil Ağa’dır. Nizam-ı Cedid ordusunun Topçu sınıfı için yaptırılmıştır. Selimiye Kışlasından sonra İstanbul şehrinin en büyük 2’nci kışlasıdır.

Bu ahşap kışla yapısı, Sultan III Selim dönemindeki Kabakçı İsyanında tahrip edildi.

Daha sonra Sultan II Mahmut döneminde, Mimar Hafız Emin Ağa tarafından tamir edildi.

Taksim Topçu Kışlası

1802 yılına gelindiğinde ise, bu kez Topçu Kışlası tamamen yeniden Mimar Kirkor Balyan tarafından Hint ve Rus mimarisi tarzında ve çok gösterişli olarak yeniden inşa edildi.

Yapı 2 katlıydı. Kubbesi soğan tipi ve köşelerinde kuleler vardı, kuleler 3 katlıydı.

Bu sefer kışlanın ismi: “Halil Rıfat Paşa Toplu Kışlası” oldu.

Gelelim kışlanın yıkılmasına sebep olan olaylara: 31 Mart 1909 tarihinde “31 Mart” denen gerici ayaklanma Taksim Kışlasında başlamış, diğer askeri birliklere yapılmış hatta Anadolu’ya bile yayılma emareleri göstermiştir. Bunun üzerine: kanlı ayaklanma Selanik’ten gelen aralarında Atatürk’ün de bulunduğu Harekat Ordusu tarafından bastırılmış ve sonuç olarak Sultan II Abdülhamit tahttan indirilmişti. Ancak ayaklanmanın bitirilmesi için kışla bombalanmış ve oldukça fazla hasar görmüştü.

Takip eden süreçte: İstanbul şehrinin işgal yıllarında, kışla işgal ordusunun Senegalli askerlerine tahsis edildi, ancak bu işgal yıllarında yapı tamamen tahrip oldu.

Taksim Stadyumu

İstanbul şehrinin işgal yıllarında Topçu kışlası, yabancı askerlere tahsis edilince, kışlanın ortasındaki boş alan “Futbol Sahası” olarak kullanılmaya başlandı.

İşgalin ardından, Cumhuriyet döneminde ise, bu futbol sahası “Stadyum” olarak düzenlendi. 1929-1947 yılları arasındaki 18 yıllık süreçte burada futbol müsabakaları yapıldı. Ayrıca: spor bayramı kutlamaları, gösteriler, konserler ve hatta at yarışları burada yapıldı. Türk milli futbol takımı, 1923 yılından itibaren burada 9 milli maç yaptı. Fenerbahçe futbol takımı: işgal yıllarında İngiliz takımını yenip “İşgal güçleri komutanı General Harrington kupasını” aldı.

1939 yılında İnönü Stadyumu temeli atılıp 1947 yılında açılınca, Taksim Stadı kapandı.

Evet devam edelim:

Topçu Kışlası: 1940 yılında kışla; Atatürk’ün daveti üzerine İstanbul’a gelen şehircilik uzmanı Henry Prost tarafından yapılan kentsel tasarım planı çerçevesinde yıkıldı. Çünkü zaten oldukça fazla tahrip olmuştu ve onaracak para yoktu.

Taksim Gezi Parkı

Taksim Gezi Parkı

Ortaya çıkan alan: “Taksim Gezi Parkı” olarak düzenlendi. Dolayısı ile bu park alanı, Cumhuriyet döneminde İstanbul şehrinde yapılan ilk park alanıdır.

Ancak: 1950’li yılların başından itibaren park alanında değişik, başka yapılar yapılmaya başlandı. İlk olarak park alanının kuzey bölümüne “Taksim Belediye Gazinosu” yapıldı. Bu gazino 1970 yılında yıkılarak yerine “Sheraton Oteli” yapıldı.

Daha sonra 1955 yılında yine park alanına, İstanbul Hilton Oteli yapıldı. Ardından yine birçok zincir oteller buraya dikildi ve park alanının, yeşil alana oldukça azaldı.

Park alanında: mermer merdivenler, oturma mekanları, çim sahaları, banklar, parkın İstanbullular tarafından kısa sürede çok sevilmesini sağladı.

İsmet İnönü Heykeli

Gezi parkında, bir de heykel krizi yaşandı. Park alanının Taksim meydanına bakan bölümüne, 1944 yılında Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’nün heykeli dikilmek üzere bir kaide yapıldı. Ancak İsmet İnönü’nün at üzerindeki heykeli, bu kaideye dikilemedi, çünkü 1950 yılında farklı bir parti iktidara geldi ve heykel, uzun süre depoda bekletildi. Daha sonra anılan heykel buraya değil ama başka bir parka dikildi.

TALİMHANE

Topçu kışlasındaki askerler, talimlerini yani eğitimlerini, caddenin karşısındaki büyük düzlükte yapıyorlardı. Bu yüzden bu büyük düzlüğe “Talimhane” ismi verilmiştir.1920 yılında, Topçu Kışlası işlevini kaybedince, bu büyük düzlük alan da iskana açıldı. 1945 yılına kadar burası tamamen apartmanlarla doldu. Günümüzde, burası araç trafiğinden arındırılıp oteller bölgesi haline getirilmektedir.

Taksim Atatürk Kültür Merkezi-Akm

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ-AKM

İstanbul Taksim Meydanı, 19’ncu yüzyılda Elektrik İdaresinin Fransız müdürü için burada bir lojman yaptırılmıştır. 3 katlı olan bu bina, II Dünya savaşından sonra yıktırılmış ve yerine, Atatürk Kültür Merkezi binası yapılmıştır.

Mimar Feridun Kip ve Rüknettin Güney tarafından projesi çizilen yapının temeli, 1946 yılında atılır. Ancak ödenek yokluğundan inşaat durur ve sonrasında ise 1956 yılında yapının projesi değiştirilir, yapı tamamlanır ve 1969 yılında hizmete girer. Yapı, hizmete girdiği tarihte dünyanın en büyük 4’ncü sanat merkezidir.  

Yapının ismi “İstanbul Kültür Sarayı” dır.

1970 yılında bir oyun (Arthur Miller’in Cadı Kazanı oyunu) sırasında, yapıda büyük bir yangın çıkar ve yapı ile birlikte Sultan IV Murat oyunu için Topkapı Sarayından getirilen birçok eser de yanar. (Bunların başında Sultan IV Murat’ın kaftanı gelir.)

Yangından sonra merkez yeniden onarılır ve 1978 yılında hizmete girer. Bu kere ismi “Atatürk Kültür Merkezi” dir.

Merkezde: bir büyük salon (1307 seyirci kapasiteli), konser salonu (502 seyirci kapasiteli), tiyatro salonu (296 seyirci kapasiteli), “Aziz Nesin Sahnesi” (190 seyirci kapasiteli) ve bir sinema salonu (206 seyirci kapasiteli) bulunuyordu. Ayrıca, üst katta büyük bir sergi salonu vardı.

2000 yılına kadar faaliyette bulunan yapı, bu tarihten sonra 2005 yılına kadar boş kalır, bu tarihte ise yıkılmak istenir ancak Koruma kurulu tarafından tescil edilerek koruma altına alınır. 2012 yılında binanın mevcut haliyle korunması, sadece güçlendirme, tamirat ve tadilat yapılmasına karar verilir. Binada söküm işleri tamamlandıktan sonra, İTÜ İnşaat Fakültesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, tahribatın beklenenden daha çok olduğu anlaşıldı ve bu konudaki rapor üzerine, tadilat işlemleri Mayıs 2013 tarihinde durduruldu.

Taksim Atatürk Kültür Merkezi

Son olarak: Atatürk Kültür Merkezi, 2018 yılında yıkılır ve yerine yeni yapılan projeye göre inşaat başlar. Yeni proje kapsamında yapılan Atatürk Kültür Merkezinde, 2500 kişilik opera salonu, konser ve tiyatro salonları, sinema, kütüphane, tasarım dükkanları ve restoranları ile birlikte 885 araçlık bir kapalı otopark yapılmaktadır.

The Marmara Taksim Oteli

THE MARMARA TAKSİM OTELİ

Otelin tam karşısında: otobüs terminalleri bulunmaktadır. Birçok tanıdım firma (Kamil Koç, İnanöz, Varan gibi) tek katlı, 3 odalı bu yapıdan hareket ediyordu.

Osmanlı Bankası, 1965-1968 yılları arasında, burada kendisine ait bölgeye bir otel yaptırdı. 1975 yılında otel, bir Amerikan şirketi tarafından satın alınıp işletilmeye başlandı. Ancak, 1980 öncesindeki toplumsal olaylar nedeniyle, Amerikan firması oteli kapatıp ülkeden ayrıldı. Daha sonra otel Fransız Etap Otelcilik gurubu tarafından satın alındı. Halen 5 yıldızlı ve panaromik İstanbul manzaralı: “The Marmara Oteli” olarak isimle hizmette olan otelde 388 oda bulunmaktadır. Ayrıca: açık ve kapalı yüzme havuzları vardır.

Taksim Ceylan İntercontinental Oteli

CEYLAN İNTERCONTİNENTAL OTELİ

Taksim Belediye Gazinosu

Otel yapılmada önce, Belediyeye ait olan bu arsada “Taksim Belediye Gazinosu” bulunuyordu. Çünkü, Fransız mimar ve şehir plancısı Henry Prost tarafından burada bir eğlence mekanı tasarlanmıştı.

Gazinonun: Mimar Rüknettin Güney tarafından hazırlanan projesine göre yapılan inşaatı: 1939 yılında tamamlanır ve 29 Ekim 1939 günü Cumhuriyet Balosu ile hizmete açılır.

Gazinonun açık mekanlarında dans yarışması gibi etkinlikler ve kapalı mekanlarda ise balolar ve yemekli toplantılar düzenleniyordu.

Arazi: Vakıflar Bankasına satılır.  

1959 yılında burada bir otel yapılması için Vakıflar Bankası tarafından proje yarışması yapılır. Yarışmayı çok ortaklı bir ofis olan Ahe Mimarlık gurubu kazanır.

Ancak: yarışmanın hemen ardından otel yapımı başlamadan 1960 yılı ihtilali olur ve otel inşaatı kalır.

Bu yıllarda yani 1960’ların başında gazino, Maksim gazinosu ile paralel işletilmeye başlandı. Zeki Müren, Behiye Aksoy gibi solistler burada sahne almaya başladılar. Orhan Boran ilk sahne şovlarını burada yaptı. Ayrıca. Dalida, Charles Aznavour gibi uluslararası sanatçılar burada konserler verdiler. 1965 yılında Erol Büyükburç, uzun süre burada sahne aldı.

Vakıflar Bankası, 1966 yılında “Taksim Otelcilik Anonim Şirketi” ni kurar ve bu şirket, “Sheraton otelcilik gurubu ile anlaşır. Bunun üzerine otelin yapılacağı arazi üzerinde bulunan Taksim Belediye Gazinosu, 1967 yılında yıkılır.

1968 yılında başlayan yeni otelin inşaatı, 1975 yılında tamamlanır ve Sheraton Oteli açılır.

Otelin en büyük özelliği: tamamen yerli malzeme ve yerli sermaye ile yapılmış olmasıdır. Ayrıca otelin yapımında Türk mühendis ve mimarlarının çalışmış olması da, Türk Mimarlık Tarihi için bir ilktir. Otel 25 katlıdır ve 90 metre yüksekliktedir.

Otel binası, 1995 yılında yenilenmiş ve 5 yıldızlı “Ceylan İntercontinental Oteli” olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Taksim Aya Triada Kilisesi

TAKSİM AYA TRİADA KİLİSESİ-AYİA TRİAS KİLİSESİ

İstanbul Taksim Meydanında Katip Çelebi Mahallesinde Taksim İstiklal Caddesi Meşelik Sokaktadır. Ön cephesi Taksim meydanına bakmasına rağmen, girişi İstiklal Caddesi üzerindendir.

Kilise, daha önce burada bulunan ahşap bir mezarlık kilisesi üzerine yapılmıştır. Burada 19’ncu yüzyılda eski bir Rum mezarlığı bulunuyordu. Ancak kolera salgını çıkınca, burası kullanılmamaya başlamış ve mezarlık olarak Pangaltı semtindeki mezarlık kullanılmaya başlamıştır. Kilise yapılmadan önce, buradaki mezarlık Pangaltı semtindeki mezarlığa taşınmıştır.

Kilisede bulunan kitabeye göre, kilisenin temeli: Patrik Grigorios zamanında, 1867 yılında atılmıştır. Yani Tanzimat sonrası dönem yapısıdır. Kilisenin yapımı 13 yıl sürmüş ve 1880 yılında ibadete açılmıştır. Mimarı Vasilaki’dir.

Kilise: İstanbul şehrindeki en görkemli kiliselerden birisidir ve Taksim meydanına görkemli bir görünüm verir.

Şehirdeki en büyük Rum Ortodoks kilisesidir.

Kilise, büyük bir bahçe içinde inşa edilmiştir ve çevresi yüksek duvarlarla çevrilidir.

Avlunun kuzey ve kuzeybatı bölümlerinde sosyal yapılar bulunmaktadır.

Kilise: cadde zemininden yüksek bir platform üzerine yapılmıştır. Narteks bölümüne 6 basamaklı bir merdivenle girilir. Girişte en tepede gül pencere bulunmaktadır.

Kilisenin merkezi kubbesi oldukça ilginçtir ve bu kubbe nedeniyle yapı uzaktan camiye benzetilebilmektedir. Çünkü kilise 1880 yılında Osmanlı mimarisi örnek alınarak yapılmıştır. Öte yandan, 1839 yılına kadar kubbe, sadece İslam eserlerinde kullanılabiliyordu. Yapının iki yanında 2 tane çan kulesi vardır. Kilise son olarak 2003 yılında restore edilmiştir.

Taksim Esayan Ermeni Kız Lisesi

ESAYAN ERMENİ KIZ LİSESİ

İstanbul Taksim Meydanı Meşelik Sokaktadır.

Surp Yerrortutyun kilisesi yanındadır.

Naregyan Okulu: 1890 yılında Hovhannes ve Mıgırdıç Eseyan kardeşler tarafından, buradaki arazi satın alınarak kurulmuştur. Arazide aynı zamanda Surp Harutyun kilisesi vardı ve kilise okul inşaatı ile birlikte yenilenmiştir.

Taksim Esayan Ermeni Kız Lisesi İçi

1908 yılında okulun “Kız Lisesi” olmasına izin verildi. 1913 yılında ise okulda karma eğitim başladı. Ancak, 1’nci Dünya Savaşı sırasında okul binası, hemşirelere tahsis edildi. 1921 yılında Türkiye’nin ilk laboratuvarı, burada okul binasında kuruldu. 1922 yılında okulun bir bölümü Yetimhane olarak kullanılmaya başlandı. 1923 yılında ise yeniden okul olarak eğitime başlandı.

Halen, okulda: karma olarak: ana sınıfı, ilk ve orta okul ile 4 yıllık Lise eğitimi verilmektedir.

Beyoğlu gezisi.

İstiklal Caddesi gezisi.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo

1600 yıllarında, Hollandalılar, Portekiz egemenliğindeki burayı işgal etmeye çalışmışlar ve bu sırada Portekizliler tarafından Hollandalılara “Flaman” denilmektedir ve bölgenin ismi buradan gelmektedir.

Günümüzde ise: Botafogo ile Centro arasında kalan Flamengo: plajları, palmiye ağaçları ve geniş yeşil alanları ile sakin ve huzurlu bir yerdir. Şehrin birincil konut bölgesidir, orta üst sınıf oturmaktadır, müze ve kültür merkezleriyle birlikte 295 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. Bölgedeki bazı evler oldukça yüksek fiyatlıdır.

Günümüzde Brezilya ülkesinin en büyük şehir parkı buradadır. Parkın ismi “Parque Brigadeiro Eduardo Gomes” dir. Mahallede gece hayatı yoktur.
Burası daha çok huzurlu ve apartmanlarla uyumlu büyük ve güzel sömürge evleriyle bilinir.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo

Restoranlar

Rio şehrindeki en iyi restoranlardan bazıları bu mahallede bulunmaktadır.

 

Emporio Santa Fe

Burası semtin en iyi restoranlarından birisidir. Zemin katta küçük bir şarap barı bulunur. Üst katta zarif “L” şeklindeki yemek yerinde, pencere kenarında güzel bir yer seçmelisiniz. Tüm yemekler taze yapılır ve bazı yaratıcı tatlarla birleştirilir.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Casa de Arte e Cultura Julieta de Serpa

Casa de Arte e Cultura Julieta de Serpa

Bu güzel neoklasik konak, muhteşem bir kültür kompleksi haline getirilmiştir. Salon eski büyük salonlardan birisidir ve günümüzde yemek salonu olarak kullanılmaktadır.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo

 

GEZİLECEK YERLER

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Castelinho

 

Castelinho

Praia do Flamengo adresindedir.
“Oduvaldo Vianna Filho Kültür Merkezi” çeşitli dönemlere ait öğelerin karışımı ile ve genel İtalyan etkisiyle 76 yıl önce yani 1916 yılında inşa edilmiş bir yapıdır. Yapının ilk yapılış amacı: 1918 yılında varlıklı bir Portekizli girişimci Joaquin da Silva Cardoso için konut olmasıdır. Tasarım mimar Gino Copene’ dır.

Yapı: bir yangın geçirmiş ve ardından terk edilerek uzun süre hasarlı şekilde durmuştur.
Yapı: 1990’lı yıllarda kültür merkezi haline getirilmiştir ve ismi 1974 yılında ölen ünlü yazar “Oduvaldo Vianna Filho” onuruna verilmiştir.

Burada: fotoğraf ve video performansları sergilenir. Aynı zamanda: burada sanat atölyeleri, kurslar, tartışmalar, seminerler ve video özel film gösterileri düzenlenir. Kütüphanede ise, kurgu, belgesel ve birçok müzik eseri bulunmaktadır. Fotoğraf bölümünde ise 1500 üzerinde film arşivlenmiştir.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Flamengo Parkı-Parque Brigadeiro Eduardo Gomes

 

Flamengo Parkı-Parque Brigadeiro Eduardo Gomes

Guanabara körfezi yanında Flamengo mahallesindedir.
Aynı zamanda “Aterro” olarak da bilinir. Kelime anlamı “Flamengo deposu” demektir.
Bu yeşil kentsel park alanı yaklaşık 300 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. Park alanında 3000’den fazla farklı türde bitki ve ağaç bulunmaktadır.

Ünlü mimar Lota de Kacedo Soares tarafından tasarlanmıştır. Peyzaj tasarımı ise ünlü peyzaj mimarı Roberto Burle Marx tarafından yapılmıştır. Kendisi Copacabana’nın dalgalı siyah ve beyaz mozaik döşemelerini tasarlamış olan ünlü peyzaj mimarıdır.

Brezilya’nın en büyük eğlence alanıdır. Ama deniz suyu temiz olmadığından denize pek giren görülmez. Park alanı yalnızca güneşlenmek, koşu ve diğer açık hava etkinlikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Dünyaca ünlü “Rio bisiklet yarışı” burada yapılmaktadır.

Özellikle hafta sonlarında Rioluların birçok bu park alanını ziyaret ederler. Aileler burada mangal/barbekü yakarlar. 2016 yılı Olimpiyat oyunları bisiklet yol yarışlarının burada yapılacağı söyleniyor.

Burada rehber eşliğinde bir elektrikli araba turu yapabilir ve flora ve fauna çeşitlerini görebilirsiniz. Ayrıca burada Guanabara körfezi ve Sugar Loaf manzaraları muhteşem etkileyicidir. Park alanının hemen önünde “Marina da Gloria” bulunuyor ve burası 1500 tekne kapasitelidir.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Catete Sarayı

 

Catete Sarayı

Yapı 1897-1960 yılları arasında, birçok Brezilya hükümetine ev sahipliği yapmıştır. Ama burası özellikle: I ve II Dünya savaşlarında Brezilya’nın giriş bildirgesi ve Brezilya’nın siyasi hayatında önemli olaylardan bazıları ile tanınır.

Yapı: 1954 yılında müze ye dönüştürülmüş ve 1983-1989 yılları arasında restorasyon için kapatılmıştır. Restorasyon ardından “Cumhuriyet Müzesi” adı ile açılan binada: sergiler, konserler, tiyatro, film, video, restoranlar ve bir kitapçı bulunmaktadır. Müze bahçesi, 71 ferforje ile aydınlatılmaktadır.

Günümüzde: zemin kattaki giriş holünde bulunan “Bakanlar odası” hala ülkenin kaderine ilişkin toplantıların yapıldığı ve kararların alındığı ciddi atmosferi korumaktadır. Kalan odalarda; Cumhuriyetçi Brezilyanın çeşitli yönlerini temsil eden sergiler düzenlenmektedir.

Asıl zemin olarak bilinen ikinci katta: lüks ve tematik çeşitlilik göze çarpar. Buradaki odalar heykeller, avizeler ve resimlerle süslenmiştir.
Üçüncü katta: Başkan Getulio Vargas’ın odası ilgi çekmektedir. Kalan odalarda müzenin koleksiyonundaki diğer nesneler sergilenmektedir. Burada ayrıca bir de tiyatro bulunuyor.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Oı Futuro Kültür Merkezi

 

Oı Futuro Kültür Merkezi

Burası Brezilyanın ünlü oyuncusu Rua Dois de Dezembro tarafından desteklenen bir kültür merkezidir. Dört katlı binanın her katında farklı sergiler düzenleniyor. Burası: zengin bir program dahilinde müzik, video ve plastik sanatlar ile ilgili faaliyetler içermektedir. Ayrıca bir araştırma merkezi ve kütüphane bulunuyor. Tiyatro salonu 180 koltukludur.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Modern Sanat Müzesi-MOM

 

Modern Sanat Müzesi-MOM

Flamengo park içinde ve görülmeye değer bir yerdir.
Müze: Raimundo Castro Maia başkanlığındaki sanat meraklıları tarafından 1948 yılında kurulmuştur. Müze 1958 yılında bugün görülen daimi merkezine taşınmıştır. Bina: mimar Affonso Reidy tarafından tasarlanmıştır.

Brezilya’nın en sevilen peyzaj tasarımcısı Burle Marx tarafından tasarlanan bahçelerle çevrili, Flamengo mahallesinin merkezinde yer almaktadır.
Müze: Rio şehrinin kültürel sahnesinde çok aktif rol oynamış ve Brezilyalı sanatçıların çeşitli kuşaklarını etkilemiştir.

1978 yılında trajik bir yangın sonucunda koleksiyonun çoğu yanmış ve bina zarar görmüştür. Önemli bir yenileme çalışmalarının ardından, gerek bina ve gerekse koleksiyon yeniden yapılandırılmış ve bugün koleksiyonda 2000’in üzerinde eser bulunduğu söyleniyor. Ayrıca müzede 4000 eserlik “Gilberto Chateubriand” koleksiyonu bulunmaktadır.

Ayrıca: yine bu müzede 12.000’in üzerinde bir film koleksiyonu bulunmaktadır ki bu koleksiyon Latin Amerika’nın en iyilerinden birisidir. Bu koleksiyonda, Brezilya üretimi kült filimler, açık oturumlar ve festival filmleri bulunmaktadır.

Evet, bu müzeyi ziyaret etmenizi öneririm, zaten yalnızca “Camille Claudel” heykelleri, 1998 yılında 120.000 ziyaretçi çekmiştir.

 

Carmen Miranda Müzesi

Park alanı içinde; Modern Sanat Müzesinin yakınındadır.
Carmen Miranda Brezilya’nın en ünlü simalarından birisidir. Portekiz doğumlu ve Brezilya’da yetişen sanatçı, 1930 yılındaki ilk filminde tipik “Baiana” kostümü içinde “Pra Voce Goster de Mim” filminde görülmüştür.

1939 yılındaki “Karnaval sırasında Rio Sokakları” filmi ise: onun benzersiz yapıtlarının başında gelmektedir. Kendisi 1940-1953 yılları arasında 14 Holywood filminde rol almıştır.
1955 yılında ölümünün ardından ise, eşi: kocasının giyim ve aksesuarlarından oluşan muhteşem koleksiyonu buraya bağışlamıştır.

1976 yılından bu yana, bu paha biçilmez objeler “Carmen Miranda” müzesinde görülebilmektedir. Kalıcı koleksiyonda 3000’den fazla obje bulunmaktadır. Şubat-Ağustos aylarında özel sergiler açılmaktadır.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Estacio De Sa Anıtı

Estacio De Sa Anıtı

Park alanı içinde “Eduardo Gomes Parkı” içindeki bu anıt: II. Dünya Savaşı anıtı olarak bilinmektedir. Rio şehrinin en ayırt edici anıtlarından birisidir. Dünya savaşına Brezilyanın katılımı onuruna inşa edilmiştir.

Mimarlar Helio Ribas Marinho ve Marcos Konder Neto tarafından tasarlanan anıt 1960 yılında bitirilmiştir ve üç kat arasına bölünmüştür.

Birinci katta: yer altı savaş müzesi ve askerlerin mezarları bulunur.
İkinci katta: üç askerin metalik heykeli görülür.
Üçüncü katta: hava savaş motorları görülür.

Brezilya Rio da Janeiro Flamengo Marina Gloria

Marina Gloria

Rio şehrinde yat veya sürat teknesi park etmek için en uygun yerdir. Eduardo Gomes parkı içinde: Santos Dumont havaalanı ve Dünya Savaşı anıtı arasındaki bu marina, Rio şehri içindeki en büyük marinadır ve 105 bin metre karelik alanı kapsamaktadır. Burada: restoranlar, özel otopark ve bir yüzer havuz bulunur. Yani: tekneler için destekleyici her türlü altyapı mevcuttur.

İstanbul Teşvikiye

 

İstanbul Teşvikiye
 

TEŞVİKİYE

Tanzimat Fermanı ile, Padişah Abdülmecit tarafından yabancılara özel mülk edinme hakkı verilince; Sultan Abdülmecit, bu bölgede bir yerleşim oluşturulmasını istediği, benzer iki taş üzerine “Eser-i Avatıf-ı Mecidiye Mahalle-i Cedide Teşvikiye” yani “Abdülmecid’in karşılıksız iyilikseverliğinin eseri olan yeni Teşvikiye Mahallesi” yazısı bulunmaktadır.

Günümüzde bu iki taştan bir tanesi: Teşvikiye caddesi üzerinde eski Nişantaşı Karakolu yanındadır. Diğer taş ise: Rumeli ve Valikonağı caddesinin kesiştiği kavşakta bulunmaktadır.

İstanbul Teşvikiye
 

Semte bu ismin verilmesiyle ilgili olarak bir söylenti daha vardır. Şöyle ki, Sultan Abdülmecid, eskiden çayırlık olan ve askerlerin talim yapmak için geldikleri bu bölgeyi imara açmak için: cami, yol ve karakol yaptırarak yerleşime teşvik etmek istemiştir. Bu durumu etkileyen bir faktör de: Osmanlı ailesinin Topkapı Sarayından Dolmabahçe sarayına taşınmasıdır.

Evet, günümüzde Teşvikiye, İstanbul’un birçok ünlü semtine yürüme mesafesindedir. Nişantaşı, Beşiktaş, Osmanbey yürüme mesafesindedir. Levantenlerden kalma eski yapılarıyla göz doldurur. Teşvikiye caddesinde: 1920 ve 1930’lardan kalma oldukça ilginç ve güzel apartmanlar bulunmaktadır.  

İstanbul Teşvikiye
 

Bunlar arasında öne çıkanlar “Ralli Apartmanı”, “Belveder Apartmanı” ve “Maçka Palas” dır. Günümüzde burada bulunan tüm apartmanların alt katları kafe ve restoranlarla dolmuştur. Ayrıca semt oldukça yüksekte olduğundan, havası temizdir.

İstanbul Teşvikiye
 

Teşvikiye Camii

18’nci yüzyılda yani daha önce caminin bulunduğu yerde bir mescit vardır. Bu mescit 1794 yılında Sultan III Selim tarafından yaptırılmıştır. Padişahın gezileri sırasında namaz kılması için ahşaptan yapılan bir mescittir.

Ancak zamanla harap olunca 1853 yılında Padişah Abdülmecid tarafından cami yapılmıştır. Caminin mimarının Krkor Balyan olduğu tahmin edilmektedir.

Osmanlı mimarisinde batı etkilerinin görüldüğü son ve en güzel örneklerinden birisidir. Dış görünüşü, mimari estetik açısından bir konağa benzemektedir. Çünkü camiye kuzey cepheden bakıldığında, camiden ziyade dönemin resmi yapılarının karakteristik görüntüsü vardır.

İstanbul Teşvikiye
 

Günümüzde cami, Teşvikiye caddesine cephelidir. Cami bir avlu içinde inşa edilmiştir. Eğimli bir araziye yapıldığı için güney kesiminde bir alt yani bodrum katı vardır.

Caminin harim bölümü boyutları: 13 x 12 metredir. Kareye yakın dikdörtgen caminin içi padişah ve çevresine ayrılmış, giriş katında cemaatin geri kalanı için yer ayrılmıştır.

Teşvikiye Camii İçi

Özellikle caminin giriş cephesi ilginçtir. Çünkü klasik düzenlemenin dışında farklı bir şekilde tasarlanmıştır. Bu tasarım cinsi, Batı mimarisinde yaygın şekilde görülen “portik” düzenlemesidir. Girişte, başlıklı mermer sütunların taşıdığı bölümün üstünde: kemerle çevrili bölümün ortasında içinde bayrak ve kılıç olan tuğralı bir arma görülmektedir. Ana eksen üstünde bulunan iki kanatlı kapı, son cemaat yeri işlevini gören mekana açılır. Cami son olarak 1891 yılında Dolmabahçe ve Ortaköy camisiyle birlikte yenilenmiştir. Günümüzde cami, ünlü kişilerin cenaze namazlarının kılındığı bir protokol camisi haline gelmiştir.

 

Caminin bahçesindeki Nişantaşı

Caminin avlusunda iki tane nişan taşı bulunuyor. Bu taşlar, ok veya tüfekle atış yapıldığında bir rekor kırıldığında dikilirlerdi. Taşlardan birincisi tam kapı girişinde: Sultan III Selim tarafından 1790 yılında diktirilmiştir. Çünkü Sultan Selim 1620 gezden (yani adımdan) tüfekle bir su testisini vurmuştur. Taşlardan ikincisi ise, Sultan Mahmut tarafından 1811 yılında yapılan bir atışın anısına dikilmiştir. Tabii bu arada bir konudan söz etmek gerekir. Bu bölge 1789-1807 yılları arasında yani yerleşime açılmadan önce avlanma ve askerlerin talim sahası imiş.

İstanbul Teşvikiye
 

Şişli Bilim Merkezi

Teşvikiye caddesindedir. Burada: birçok farklı deney ünitesinde deneyler yapılabilmektedir. Ayrıca: sergiler, atölyeler, seminerler ve bilim şenlikleri düzenlenmektedir.

Beyoğlu gezisi.

Taksim Meydanı gezisi.