Arjantin Buenos Aires Monserrat

Arjantin Buenos Aires Monserrat

San Nicolas ve Puerto Madero bölgeleri arasında kalan Monserrat: Buenos Aires şehrinin iş bölgesi olan burada: tarihi binalar ve Cafe Tortoni bulunmaktadır. Arjantin’in en önemli kamu binaları buradadır.

İspanyol fatih Juan de Garay: yanındaki ilk göçmenler ile birlikte 11 Haziran 1580 yılında buraya geldi. 1594 yılında daha sonra hükümet binası olarak kullanılacak olan “Juan Baltazar” ait kaleyi inşa ettirdi.
17. yüzyıl başlarında bölgeye Cizvitler geldiler ve kendilerine bağışlanan arsa üzerine “San Ignacio de Loyola de Iglesia” kilisesini kurmaya başladılar. 1734 yılında bitirilen kilise, günümüzde Buenos Aires şehrinin en eski varlığı olarak önem kazanmaktadır.

1810 yılında Plaza de Mayo: İspanyol sömürgecilere karşı bağımsızlık savaşını tetikleyen bir hafta sürecek devrime sahne oldu. 1800’lerin sonunda ise: Paseo Colon ve Avenida de Mayo gibi bölgenin iki önemli caddesinde geniş yenilemeler yapıldı.

Bu dönem, aynı zamanda Casa Rosada’nın tamamlanması ve 20. yüzyılın başlarında bölgenin daha da gelişmesine sebep oldu.

1950’lerde, Monserrat ucuz kiralar nedeniyle sanatçıların uğrak yeri oldu. Günümüzde, bu mahalle, San Telmo mahallesine yakınlığı ile, çekicilik ve kültürel açıdan zengin bir mahalle olarak önem kazanmaktadır.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Julio Argentino Roca Anıtı-Monumento a Julio Argentino Roca
Arjantin Buenos Aires Monserrat Julio Argentino Roca Anıtı-Monumento a Julio Argentino Roca

 

Julio Argentino Roca Anıtı-Monumento a Julio Argentino Roca

Julio Argentino Roca: 1843-1914 yılları arasında yaşamış ve 2 dönem Arjantin Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. 1898 yılından önce ise 1880-1886 yılları arasında Savaş Bakanı olarak görev yapmıştır.

Uruguaylı heykeltıraş Jose Zorrilla de San Martin tarafından yapılan bu bronz anıt: ulusal kahramanı anmak için 1941 yılında dikilmiştir. Üstündeki iki figür: vatan ve Roca’nın çalışmalarını sembolize etmektedir.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Lights Aapple
Arjantin Buenos Aires Monserrat Lights Aapple

 

Lights Aapple

Burası şehirdeki Cizvitlerin çalışmaları eserlerini ve özellikle San Ignacio kilisesini barındırmaktadır. Ayrıca: San Ignacio Koleji bulunmaktadır ki, 1821 yılındaki bir gazetede yazılı makalede buradan “Buenos Aires Ulusal Koleji” ile birlikte şehrin en prestijli liselerinden biri olarak söz edilmiştir.

Burası: aynı zamanda şehrin ilk tiyatrosuna ev sahipliği yapmıştır.
Burayı ziyaret ederseniz, San Ignacio kilisesi, Procurator misyonu, Temsilciler Kurulu ve 17. yüzyıl tünellerini görebilirsiniz. Bu tüneller: o dönemde savunma ve kaçakçılık için yapılmışlardır.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Ulusal Kolej
Arjantin Buenos Aires Monserrat Ulusal Kolej

 

Ulusal Kolej

San Ignacio Lisesi: 1662 yılında buraya taşındı ve 200 yıl boyunca burada bulunmuştur. 1863 yılında Cumhurbaşkanı Bartolome Gönye: buranın ismini “Buenos Aires Ulusal Koleji” olarak değiştirmiştir. Son olarak buranın ismi 20. yüzyıl başlarında Buenos Aires Üniversitesi Koleji olarak yenilenmiştir. Mevcut bina 1918 yılında Fransız mimar Norbert Maillart tarafından tasarlanmıştır. Yapıldığı dönemde, şehrin en prestijli orta öğrenim kurumu olmuştur.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Porto Rico

Porto Rico

Şehrin tarihi alanının merkezindeki bu yapı: 1887 yılında Şehir müzesine komşu olarak kurulmuştur. Granit cephesi ve büyük pencereleri ilgi çeker. İçeride taze öğütülmüş kahvenin kokusu tüm çevreye yayılır ve onun geniş salonunda masalardan birine oturarak tarihi yaşayabilirsiniz.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Altos de Elorriaga

 

Altos de Elorriaga

Bu 2 katlı yapı, şehirdeki ilk yapılardan biridir ve korunarak günümüze gelmiştir. Yapı 1808 yılında inşa edilmiştir. Üst katta konut, alt katta ise dükkanlar vardır. Terastan: Rio de la Plata görülür.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Etnoğrafya Müzesi-Juan B.Ambrosetti

 

Etnoğrafya Müzesi-Juan B.Ambrosetti

Müze 1904 yılında Buenos Aires Üniversitesi Sanat Fakültesi tarafından kurulmuştur. Plaza de Mayo’dan sadece iki blok uzaklıktadır. Burada yani müzede: arkeolojik, biyolojik, antropolojik ve Etnoğrafya koleksiyonlarını bulabilirsiniz.

Müzenin en değerli objeleri: farklı toplumlardan edinilen ve bazı mumyalanmış organları ve kemikleri bulunan bireylere ait yaklaşık 10.000 kalıntıdır. Ayrıca: çoğunlukla Patagonya ve Northwestern ve And Kolomb öncesi döneme ait seramikler ve tekstiller ve arkeolojik malzeme ilgi çekmektedir.

Etnoğrafik koleksiyonlar: Kuzey Amerika yerli toplumları, Afrika oymaları, büyük bir set parçaları ve bazı Okyanusya nesnelerini içermektedir.
Burada sergilere ek olarak dersler de verilmektedir. Rehberli turlarla, Edebiyat Fakültesinin derslerine girilebilir. ( küçük bir ücret ödeyerek)

Arjantin Buenos Aires Monserrat Milli Kütüphane

 

Milli Kütüphane

Burası ilk yerel yönetimin emriyle 1810 yılında kurulmuştur. Milli kütüphane, 1901 yılında buraya taşınmıştır. Bina İtalyan mimar Carlos Morra tarafından tasarlanmıştır. Burada: 1955-1973 yılları arasında yazar Jorge Luis Borges müdür olarak çalışmıştır. Milli kütüphane 1992 yılında “Avenida del Libertador” da bulunan bugünkü binasına taşınmıştır.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Guemes Galeri

 

Guemes Galeri

Buenos Aires şehir merkezindeki bu hazineyi kaçırmayın. Burada: eşsiz bir kültürel ve tarihsel değeri olan sokaklar ve geçitler bulunuyor. Özellikle 100 metre uzunluğundaki Florida ve San Martin bağlantısını yapan sokağı mutlaka görün. Burada 19. yüzyılın Avrupa mimarisi ve Art Nouveau stilleri korunmuş binalar ziyaretçilerin hayranlığını sağlar.

Evet, Guemes Gallery: 1915 yılında açılmış ve alışveriş ile sosyal etkinlikler için kullanılmıştır. Burada: bir balo salonu, bir restoran ve bir tiyatro bulunmaktadır. Ayrıca: ofisler ve lüks daireler bulunur. Öte yandan, burası şehrin ilk gökdeleni olarak kabul edilmiş ve gelişmiş asansörlü ve yükselen cam ve demirden oluşan kubbeli yapısı ile ayrıcalık sahibi olmuştur. 1917 yılında ünlü Carlos Gardel burada yaşamıştır.

Burada: mağazalar, deri ürünleri, kitapçılar, şarap dükkanları ve hediyelik eşya satan yerler bulunmaktadır.

Arjantin Buenos Aires Monserrat San Ignacio de Loyola Kilisesi

 

San Ignacio de Loyola Kilisesi

Kilise 1686-1722 yılları arasında Cizvitler tarafından inşa edilmiştir ve şehrin en eski yapılarından birisidir. Cizvit mimarlar: Kraus, Bianchi ve Primoli eseridir.
1767 yılında Cizvitler kovulduktan sonra, buradaki kilise binalarında: Tıp okulu, Milli kütüphane ve Buenos Aires Üniversitesi kuruldu. 18. yüzyılda ise uras şehrin katedrali olarak görev yaptı. 1806 yılındaki İngiliz işgalinde ise askeri kışla oldu. Günümüzde burayı gezerseniz: 17. yüzyıl yapımı ahşap oyma ve sonradan Isidro Lorea tarafından altınla kaplanan sunak ilginizi çekecektir.

Arjantin Buenos Aires Monserrat Şehir Müzesi
Arjantin Buenos Aires Monserrat Şehir Müzesi

 

Şehir Müzesi

Müze 1968 yılında düzenlenmiştir. Amacı: korumak, araştırmak ve Buenos Aires şehrinin kültürel mirasını ve geleneklerini yaymak ve oluşturmaya devam etmektir. Onun koleksiyonunda: fotoğraflar, mimari elemanlar, mobilyalar, haritalar, kartpostallar, dergiler, günlük yaşamın çeşitli nesneleri bulunmaktadır. Eğer şehir konusunda bilgi sahibi olmak isterseniz, şehir müzesinin kütüphanesi gezilebilir.

Buenos Aires Monserrat Eczane La Estrella
Buenos Aires Monserrat Eczane La Estrella

 

Eczane La Estrella

Bu dükkan: 1885 yılında Buenos Aires şehri Belediyesi Genel Merkezi olarak inşa edilmiş binada, bugün bulunduğu yerde 1895 yılında açılmıştır. Özgün mobilya ve duvar resimleri korunarak günümüze ulaşmıştır. Ayrıca günümüzde de burası eczane olarak çalışmaya devam etmektedir.

Buenos Aires Monserrat Ex Nane
Buenos Aires Monserrat Ex Nane

 

Ex Nane

Mühendis Eduardo Castilla tarafından tasarlanan bina 1881 yılında açılmıştır. 1944 yılında ise “Darphane” olarak kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise tarihi eser olarak koruma altına alınmış bu binada Arjantin Ordusu Arşivleri muhafaza edilmektedir.

Arjantin Buenos Aires La Boca

Arjantin Buenos Aires La Boca

Burası “Riachuelo” nehrinin ağzında kurulduğu için, İspanyolcada “ağız” anlamına gelen “Boca” ismi verilmiştir. İlk zamanlarda burası fakir bir semt iken, günümüzde turistik bir merkez haline dönüşmüştür. Burası aynı zamanda “Boca Juniors” kulübünün amblemidir.

Burası söğütler ve otlarla dolu bataklık bir alan iken: 1536 yılında Don Pedro de Mendoza’nın buraya gelişi ile kurulmaya başlanmıştır. Ancak birkaç yıl sonra bölge terk edilmiştir. 1580 yılında Don Juan de Garay: burada ikinci kere bir yerleşim kurmuş ve ardından liman burada kurulmuştur. Uzun bir süre La Boca banliyösü: çiftlikler ve marketlerden oluşan bir kalabalığa ev sahipliği yapmıştır.

Arjantin Buenos Aires La Boca

 

19.yüzyılda liman çevresinde gemilerin hareketlenmesi ile bölge de hareketlenmeye başlamıştır. Özellikle Cenevizliler olmak üzere birçok göçmen istihdam olanakları nedeniyle buraya yerleşmeye başlamıştır.

Onlar ahşap ve kaplama ve conventillo denilen evler inşa ettiler ve duvarlarını, tersanelerin artık boyaları ile rengarenk boyadılar. Yani mahalle başlangıçta özellikle İtalyan liman işçileri tarafından doldurulmuş, bir işçi sınıfı mahallesi olmuştur.

Daha sonra mahalleye ressamlar, heykeltıraşlar, müzisyenler ve şarkıcılar geldi. Caminito caddesindeki birçok ev de, ressam Benito Quinquela tarafından çeşitli renklerde boyandı. Caminito caddesi günümüzde, keyifli bir yerdir ve hafta sonlarında burada bir el sanatı pazarı kurulmaktadır.

Ama: güvenlik nedeniyle; özellikle hava karardıktan sonra, burada yalnız başına dolaşmamak önerilir. “Boca Juniors” takımının stadyumu “Bombonera da La Boca” da buradadır. Özellikle üzerinizde River Plata formasının bulunmaması çok ama çok önemlidir.

Arjantin Buenos Aires La Boca Hayalet Kulesi-Ghost Tower-La Torre del Fantasma
Arjantin Buenos Aires La Boca Hayalet Kulesi-Ghost Tower-La Torre del Fantasma
Arjantin Buenos Aires La Boca Hayalet Kulesi-Ghost Tower-La Torre del Fantasma

 

Hayalet Kulesi-Ghost Tower-La Torre del Fantasma

Bu 19. yüzyıl yapısı: Wenceslao Villafane caddesi üzerindedir. Yapı: mimar Guillermo Alvarez tarafından tasarlanmıştır. Ancak mimari stilde Katalanca ve art nouveau etkileri görülür ve halk bu nedenle yani mimari stil nedeniyle yapının mimarına öfkelidir.

Efsaneye göre: burada Clementina isimli çok güzel bir kadın ressam yaşamaktadır. Bir gazeteci onunla raportaj yapmak ve resimlerini çekmek için buraya gelir. Fotoğraf çekerken, gazeteci sanatçının kuledeki odasında üç cin görür ve şok olur. Ardından: bu güzel kadın ressam, kuleden kendini atarak intihar eder ve ölür. Ancak, yöre insanı, her gece Clementina’nın işitildiğini ve hala orada ikamet ettiğini söylemektedirler.

Arjantin Buenos Aires La Boca Caminito Boyalı Evleri
Arjantin Buenos Aires La Boca Caminito Boyalı Evleri

 

Caminito Boyalı Evleri

Caminito: yerel yani La Bocalı sanatçı Benito Quinquela Martin eseridir. 1950 yılında mahalle Martin isimli bu sanatçı tarafından idare edilmiştir. Bu ünlü sanatçılın doğumunda terk edildiği ve yetim olarak çocukluğunun büyük kısmını burada geçirdiği söyleniyor. La Bocagece okulunda çizim eğitimini tamamladıktan sonra, Arjantin’in en ünlü ressamlarından biri ve mahallenin önemli bir hayırseveri olmuştur.

Buradaki “General Roca” demiryolu 1954 yılında kapatıldı ve ardından Martin, bu mahalleyi kurtarmak için işe koyuldu. O mahallede oturan göçmenleri topladı ve evlerini parlak renklere boyamaları için onları teşvik etti.

Martin zorlamasıyla, 1959 yılında şehir hükümeti: burayı yani El Caminto sokağını: açık hava müzesi olarak ilan etti. Bu esnada Martin ve tango melodi yazarı Juan de Dios Filibrito, burada ikamet ediyorlardı.

Terk edilmiş bu100 metre uzunluğundaki sokak: 1960 yılından sonra boyalı duvarları ile sanatçıların performanslarını sergileyecekleri bir yer haline dönüştürülmüş ve burada hızla inşa edilen yapılarda sanatçılar yaşamaya başlamışlardır.

Buranın yollarında yürürken: renkli oluklu demir evleri ve sanatçı stüdyolarını görebilirsiniz. Ayrıca: yine burada turistler için tamamen tuzak olarak değerlendirilen, yüksek fiyatlı hediyelik ürünler satılmaktadır.

Buraya yolunuz düşerse, açık hava kafelerinde dinlenirken, açık havada yapılan tango gösterilerini izleyebilirsiniz. Ayrıca para karşılığında bu tango yapanlarla fotoğraf çektirebilirsiniz.

Arjantin Buenos Aires La Boca Museo de Bellas de La Boca
Arjantin Buenos Aires La Boca Museo de Bellas de La Boca

 

Museo de Bellas de La Boca

Bu müze: Arjantin’in en önemli sanatçılarından biri olan Benito Quinquela Martin adına düzenlenmiştir ve kendi atölyesi buradadır.

Kendisi 1890 yılında bu mahallede doğmuş, bir gece okulunda çizim eğitimi almış ve ardından şehirde yaptığı çalışmaları sürdürdükten sonra Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde yeteneklerini geliştirmiştir. Onun eserleri: Riachuelo nehri üzerindeki rıhtımda ve gemilerde görülebilir ve bu eserlerinin çoğu günümüzde bu müzede sergilenmektedir. Ayrıca: farklı gemilerin ölçekli modelleri de müzedeki bir odada görülebilir.

Martin’in heykeli: doğumunun 120. yılı nedeniyle yakın zaman önce müze yakınlarında Avenida Pedro de Mendoza’da açılmıştır. Kendisi 28 Ocak 1977 tarihinde Buenos Aires şehrinde ölmüş ve La Chacarita Mezarlığında gömülmüştür.

Arjantin Buenos Aires La Boca Antiguo Puente Trasbordador de Nicolas Avellaneda
Arjantin Buenos Aires La Boca Antiguo Puente Trasbordador de Nicolas Avellaneda

 

Antiguo Puente Trasbordador de Nicolas Avellaneda

Bu demir taşıyıcı köprü: halen Güney Amerika’da ayakta kalan türünün tek örneğidir.

Hatta dünya üzerinde bu tür 20 benzer köprü varken, günümüzde sadece 8 tanesi kalmıştır. Köprü: 1874-1880 yılları arasında yapılmış ve 1914 yılına kadar yayalar ve sürücüler için Riachuelo nehri üzerinde önemli bir bağlantı yeri olarak kullanılmıştır.

Köprü İngiltere’de inşa ediliş ve gemi ile taşınarak parça parça burada monte edilmiştir. Köprü40 metre uzunluğundadır. Nehirdeki beton 8 silindirik ayak,24 metre derine gömülmüştür. Her bir silindir4 metre çapındadır ve 978 ton yük destekleyecek şekilde yapılmıştır.

Evet bu köprü ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Hatta bu tarihi köprünün Quinquela Martin’in çeşitli eserlerinde ilham kaynağı olduğu söyleniyor. Eski köprünün altında: Riachuelo nehrinde gezinti için tekne kiralamak mümkündür.

1940 yılında ise hemen arkasında100 metre uzaklıkta ve “Nicolas Avellaneda” isimli yeni bir taşıyıcı köprü yapılmıştır. Bu köprüde 1960 yılına kadar kullanılmıştır.

Arjantin Buenos Aires La Boca Banchero Pizzeria
Arjantin Buenos Aires La Boca Banchero Pizzeria

 

Banchero Pizzeria

1857-1958 yılları arasında Buenos Aires şehrine yaklaşık 3 milyon İtalyan göçmen gelmiştir. Don Agustin Banchero da: 1893 yılında Cenova şehrinden, şansını denemek üzere Buenos Aires şehrine gelmiştir.

Onun oğlu Juan: Buenos Aires şehrinde pizza satmak için küçük bir fırın ile işe başladı ve ilk pizza restoranını 28 Mart 1932 tarihinde La Boca bölgesinde oğulları Tito ve Antonio ile birlikte açtı.

Ardından: Arjantinli şarkıcı Tita Merello, ressam Benito Quinquela Martin buraya düzenli olarak gelmek suretiyle popülerliğini arttırdı. Özellikle “Fugazza Con Queso” isimli pizza popüler oldu. Bu pizza: kekik, baharat ve karamelize soğan kullanılıyordu. Daha sonra buna peynir eklendi. Bu pizza, günümüzde de çok popülerdir.

Günümüzde bu pizzacının şehirde birçok şubesi bulunmaktadır ama merkez burasıdır.

Arjantin Buenos Aires La Boca La Bombonera Stadyumu-Estadio Alberto J Armando
Arjantin Buenos Aires La Boca La Bombonera Stadyumu-Estadio Alberto J Armando

 

La Bombonera Stadyumu-Estadio Alberto J Armando

1940 yılında açılan ve takımın renkleri olan mavi-sarı boyalı burası dünyaca ünlü “Boca Juniors” takımının stadyumudur. Stadyumun proje çalışmaları 1932 yılında mühendisler Delpini, Sulcic ve Bes tarafından gerçekleştirilmiştir. Çoğunlukla Floransa’nın stadyumu “Artemio Franchi” örnek alınmıştır.

Boca Juniors ile River Plate takımları arasındaki maçlar “Super Clasico” olarak bilinmektedir ve bu iki takım arasındaki bir maça rastlarsanız, mutlaka gitmeniz önerilir. Mavi ve sarı renklere bürünmüş çılgın hayranları izleyebilirsiniz. Mavi ve sarı renkler: 1905 yılında kabul edilmiş ve limanda bir tekneden bayrak sallanarak tüm taraftarlara ilan edilmiştir.

Stadyum 49.000 kişi kapasitelidir. Bombonera (şeker kutusu) olarak bilinir. Çünkü: stadyum “Bombones” olarak isimlendirilirken, işçiler mühendis Jose L. Delpini’ye bir kutu çikolata ile teşekküre gittiler. Tuhaftır, kutu stadyum ile aynı şekle sahipti ve mühendis kutuya bakarken bağırdı “Bu stadyum; Bombones, bu kutu gibi görünüyor” Bu sözlerle, Bombonera efsanesi doğmuş oldu.

Çikolata kutusu gibi stadyum “D” şeklindedir. Biraz eğri üç bölümü vardır. Üç düzeyde inşa edilen tirübünler, oyun alanının güzel görünmesini sağlamaktadır. Dördüncü bölüm ise basit ve izole bir yapıya sahiptir.

Stadyumda açılış maçı: 25 Mayıs 1940 tarihinde Boca Juniors ve San Lorenzo arasındaki maçtır. Stadyumun üçüncü katmanı: 1951-1953 yılları arasında tamamlanmıştır.

Burası aynı zamanda Diego Maradona hayranları için bir tapınak gibidir çünkü o buradan yetişmiştir. Burayı gezmek isterseniz: oyuncuların soyunma odalarının da dahil olduğu bir tur satın alabilirsiniz. Son bir not: Stadyum şehrin işçi sınıfı mahallesinde bulunduğundan özellikle akşam saatlerinde kesinlikle buralarda bulunmamanız önerilir.

 

Fundacion Proa

Burası harap bir konak iken, yenileme çalışmalarının ardından 1996 yılında açılmış bir çağdaş sanat galerisidir. 2008 yılında yapılan son restorasyonun ardından, günümüzde burada 4 sergi salonu, multimedya oditoryum, bir kitapçı, bir kafe ve teras bulunmaktadır.

Evet burası uluslar arası tanınmış bir kültür merkezidir.

Arjantin Buenos Aires Alışveriş

Arjantin Buenos Aires San Telmo

Isparta Aksu

Isparta Aksu

Isparta Aksu: Isparta’nın merkeze uzak ilçelerinden biri, zengin tarihi kalıntıları ile öne çıkıyor. Antik çağlarda, önemli iki kent, burada kurulmuş.

ULAŞIM

Aksu ilçesinin, Isparta il merkezine uzaklığı: 62  km. dir. Eğirdir ilçesinin doğusunda, Eğirdir’e 22 km. uzaklıkta, Isparta’nın merkezi bölgelerine biraz uzak bir ilçe. Tek ulaşım yolu: Eğirdir üzerinden.

TARİH

Günümüzdeki Aksu ilçesinin, Akcaşar Mahallesi: bir antik kent üzerine kurulu. Bu antik kent: Timbriada. Bu şehir: MÖ.2000 yıllarında: Arzava krallığına bağlı Pisidia bölgesinin önemli şehirlerinden biri.

Şehir: Romalılar zamanında, en parlak dönemlerini yaşamış. Yöredeki buluntular: bu şehirde, MÖ.1 ve 2.yüzyıllarda, sikke basıldığı ve önemli bir yerleşim yeri olarak öne çıktığı görülüyor. En büyük özelliği ise: önemli ticaret yolu üzerinde bulunması imiş.

Roma imparatorluğunun parçalanmasından sonra, yöre; Bizans toprakları içinde kalmış, Akrotiri (Eğirdir) Piskoposluğuna bağlı bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür.

1080 yılında, yörede, Anadolu Selçuklularının hakimiyeti görülüyor. Beylikler  döneminde ise: bu kez, Hamitoğulları Beyliği, yörede etkinliğini hissettiriyor. Bu dönemde yörenin ismi: Anamas.

16.yüzyılda, ulaşım şartlarının zorluğuna rağmen, Anamas’ın bazı köylerinde, pazarlar kurulduğu öğreniliyor. 18 ve 19. yüzyıllarda ise, Yılanlı oğulları isimli göçebe oba hayatı yaşayan Yörüklerin, bölgeye yerleştikleri görülür.

Ancak, bunların yöre halkına baskısı neticesinde, Anamas yöresindeki halkın göç etmek zorunda kaldıkları da, tarihi kayıtlara işlenmiştir. Sonraki dönemde: 1965 yılında, Anamas beldesi, Aksu ismini alır ve 1987 tarihinde ilçe statüsü kazanır.

GENEL

İlçe, 1250 metre rakımda bulunmaktadır. Eski adı: Anamas. Çünkü: İlçe coğrafyasına hakim, 2388 metre yüksekliğinde, Anamas dağı var. Zaten ilçenin büyük bölümü: dağlar ve ormanlarla kaplı.

Bu dağlar, pek çok tabii mağaranın oluşumunu sağlamış. Bu mağaralardan en önemlisi, 765 metre uzunluğundaki zindan mağarası. Bunun dışında: Sorgun mağarası ve Gümüş ini mağaraları var.

İlçe, iklim bakımından İç Anadolu’nun karasal iklim özelliklerine sahiptir. Kışları uzun, yağışlı ve soğuk, yazları ise kısa ve ılıman geçer.

Aksu ilçesinin bulunduğu bölgede yapılan kazılarda: ilk çağlardan bu yana iskan bulunduğu görülmüştür. Yörede: Helenistik döneme ait, MÖ. 2. ve 1.yüzyıllardan kalma sikkeler bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde: Eğirdir’e bağlı bir bucak olarak Yenice adı altında varlığını sürdüren Aksu, 1988 yılında İlçe statüsüne kavuşmuştur.

İlçede, önemli bir akarsu: Köprü çayı. 156 km. uzunluğundaki bu çay, ilçe merkezine 5 km. uzaklıktaki Sorgun yaylasından doğuyor. Bu ırmak: ilçeyi ikiye bölerek, Aksu ovasını suluyor ve daha sonra Serik ilçesi yakınlarından Akdeniz’e dökülüyor.

İlçenin ekonomik durumu: temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Ayrıca, ağaç işleri üzerine kurulu, küçük atölyeler var. Elma üretimi önemli bir yer tutuyor. Yılda, yaklaşık 13 bin ton elma üretiliyor.

NE SATIN ALINIR

Aksu yöresinde arıcılık yaygın, güzel bal bulup satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Isparta Aksu

TYNADA

İlçe merkezinin 8 km. doğusunda, Terziler köyündedir. Antik kente ulaşmak biraz zahmetli. Terziler köyünden stabilize bir yol ile gidiliyor. Şehrin hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu, net olarak bilinmiyor. Ama şehrin isminin, yörenin ismi olan “Tuwana”dan geldiği düşünülüyor. Bina kalıntılarından ise, kuruluş yıllarının, Helenistik döneme ait olduğunu ortaya koyuyor.

Şehirdeki en önemli yapı: sivri tepenin güney yamacında bulunan: kaya mezarı.

Günümüzde, bu antik şehirde: tapınak ve bina kalıntıları ile, yazıtlar ve mezar taşları bulunuyor. Bunları görebilirsiniz.

Isparta Aksu

TİMBRİADA

İlçenin, Akcaşar Mahallesinin kuzeyinde, Asartepe civarındadır. Bu antik şehir, bu bölgede büyük bir alana yapılmaktadır. İlçe merkezine, yakındır, stabilize bir yolla, rahatça ulaşılıyor.

Şehrin net kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, MÖ.1.yüzyılda kurulduğu sanılıyor. Şehirde: Helenistik döneme ait, MÖ.2.yüzyılda basılmış sikkeler bulunmuş. Özellikle: İmparator Hadrianus döneminden (17-138) İmparator Maximunus dönemine kadar (222-235) sikke basıldığı tespit edilmiş. Bu sikkelerden bir kısmı ve mezar taşları, günümüzde Isparta Müzesinde sergileniyor.

Şehir: Bizans döneminde, Akrotiri (Eğirdir) piskoposluk merkezine bağlı bir yer imiş. Adının anlamı ise: Gürsu.

Antik şehirde, herhangi bir resmi kazı çalışması yapılmamış. Ancak, günümüzde, burada: bina ve tapınak kalıntıları görülüyor.

Isparta Aksu

EURYMEDON KUTSAL ALANI

Kentin zindan mağarası önünde, Eurymedon Tanrısına (Köprüçay tanrısı) adanmış, bir Açıkhava tapınağı bulunuyor.

Bu Açıkhava tapınağı: Romalılar döneminde inşa edilmiş ve ibadet yeri olarak kullanılmış. Mağara önünde, sırası ile üç teras var. Mağara ağzı taş duvarlarla örülüyor. Mağara girişinin hemen sağ tarafında: Eurymedon tanrısının insan ölçülerindeki heykelinin durduğu niş var. (heykel, halen Isparta Müzesinde) Eurymedon tanrısının durduğu bu yerden: köprü çaya inen merdiven basamakları bulunuyor.

Kutsal alanın hemen karşısında ise, mezarlık var.

Kutsal alanın önüne, Roma döneminde tonozlu bir köprü yapılarak, kutsal alan ile güneydeki mezarlık birbirine bağlanmıştır.

Isparta Aksu

ZİNDAN KÖPRÜSÜ

İlçenin 2 km. kuzeydoğusunda, Zindan mağarası önünde, Köprüçay üzerindedir. Tek kemerli ve yuvarlaktır. Kilit taşı üzerinde: Eurymedon (Köprüçay) Tanrısının, sakallı büst heykeli var. Blok taşlarla yapılan köprünün yan taraflarında, nehre inen bir merdiven de var.

Isparta Aksu

ZİNDAN MAĞARASI

Mağaranın toplam uzunluğu: 765 metre. Mağaranın ilk girişinde: yükseklik 8 metre ve genişlik ise 12 metredir. Mağara girişi geniş olmasına rağmen, daha sonra daralan bir koridora sahip. Geniş olan ağız kısmının tavanında, binlerce yarasa var.

Mağara: önünde akan köprü suyu çayından; 12 metre daha yüksektedir. Mağaranın içinde: ilginç sarkıt ve dikitler var.

Mağara: Pisidia döneminde kutsal alan ve Bizans döneminde ise kilise olarak kullanılmıştır. Bu dönemlerde: mağaranın ağzı kapatılıyormuş ve aynı zamanda bir sığınak olarak da kullanılmış.

Mağara içinde yer altı deresi var. Bu suyun: cilt ve deri hastalıkları için iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca: mağara içindeki havanın, astım hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Mağaranın önünde bulunan: Eureymedon tanrısı heykeli, buradan taşınmış ve halen Isparta Müzesinde sergileniyor. Bu tanrı heykelinden de, biraz önce söylediğim gibi, buranın kutsal bir alan olarak kullanıldığı belirleniyor. Mağara ışıklandırılmış. Gezmek mümkün. Özellikle: yarasa kolonisinin kaybolmaması için, mağara Sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmış.

Isparta Aksu

KÖPRÜÇAY KANYONU

Köprüçay: İlçenin, 8 km. kuzeyinde bulunan Anamas Dağlarının güney yamacından  doğar. Bölgede, küçük bir dere niteliğindedir. Bu küçük dere, Sorgun Yaylasına ulaştığında, Anamas Dağlarının haşin yapısından kurtulmanın rahatlığı ile salınarak akmaya devam eder. 4.km.lik Sorgun yaylasını geçtikten sonra, güneye yönelir ve Aksu kaynağının sularını da alarak, Zindan Boğazına girer.

Bu alanda coşar ve şelaleler oluşturur. Derenin buradaki adına: Aksu çayı denilir. Zindan Boğazı: güneyde Aksu ve Yılanlı Ovasına açılır. Burada: Kanyonun suları, ovanın şah ve kılcal damarlarını oluşturarak ilerler. Aksu çayı: daha sonra güneydoğuya yönelir ve Belence Boğazına girer. Daha sonra güçlenerek, Kasımlara doğru yönelir. Buradan sonra, adı Köprüçay ırmağıdır.

Kartoz çayının da desteğini alarak, kalın kireçtaşlarını delmeye hazır bir potansiyel oluşturur. Bu nehir: 12 km. boyunca, yalnızca, kireçtaşları arasından yoluna devam eder. Bu kesimde: kendisinden 200-300 metre yüksekliğe ulaşan, derin bir kanyon oluşturur. Kanyon boyunca: kanyonun iki tarafındaki yüksek kayalar yer yer birbirlerine yaklaşmakta ve yöre halkı tarafından kayalara “Öpüşen Kayalar” ismi verilmektedir.

Nehir: Değirmenözü Köyünün güneybatısında, bir menderes yaparak, tekrar güneye yönelir ve ikinci bir kanyona girer. Bu kanyonun uzunluğu: 1.5 km.dir. Bu kısa kanyondan sonra: nehir kıvrımlar çizerek, adacıklar oluşturur. Çaltepe güneyine kadar, yaklaşık 15-20 km. boyunca yöre halkının “Uyuyan Su” dedikleri, durgun su şeklinde akar.

Çalltepe güneyinde, tekrar karbonatlı kayaçlar içine giren su: Oluk köprüye kadar, dar ve derin bir kanyon daha oluşturur. Bu kanyonun uzunluğu; 15 km. den fazladır. Burada, nehir zaman zaman, kayalar altında kaybolur. Köprüçay: Antalya Serik yakınlarında, Akdeniz’e dökülür.

Isparta tanıtımı.

Eğirdir tanıtımı.