Avusturya Viyana Genel

Avusturya Viyana Genel

Avusturya Viyana Genel:

Sakin bir insanım, huzur ve güven arıyorum diyorsanız, Viyana şehri, tam size uygun bir yer. Eğlenmeyi, hareketli bir yaşamı severim, geceleri uyumayan bir şehir istiyorum diyorsanız, Viyana’dan hoşnut kalmayacaksınız.

Şehrin adı: Almanca “Wien” olarak okunuyor. Bunun dışında, tarihi süreç içinde; şehre verilen diğer isimler şunlar: Venia, Wienne, Vedunia. Bu kelimelerin anlamı: orman akışı. Habsburg hanedanlığı: Osmanlının en güçlü olduğu dönemde: Osmanlıya kafa tutan ve defalarca kuşatılmasına rağmen, düşmeyen bir şehri yüzyıllarca yönetmiş. Bu nedenle: hanedanlık “Bütün Dünya Egemenliği Avusturya’ya Aittir” sözünün Latince karşılığının baş harflerini “armasına” yazmıştır.

Şehir: 16.yüzyıldan günümüze, Avrupa’nın müzik başkenti olarak biliniyor. Müzik, bu şehirde, günümüzde de önemini koruyor. Johann Strauss’un valslerini, şehirdeki gezinizde, birçok yerde duyabileceksiniz.

Viyana: birçok yıl, dünyanın yaşanılacak en iyi şehirlerinin başında seçilmiştir. Tabii bu sözlerimi Viyana’ya gittiğinizde hatırlayıp ta, nerden uydurduğumu düşüneceksiniz. Ama, unutmamak gerekir ki, bu söylediklerim, Avrupa basınındaki ciddi yayın organlarının yaptıkları araştırmalar sonucu elde edilen veriler.

Zaten: dünyanın yaşanılacak en iyi şehri seçiminde, belli kriterler ön plana çıkıyor. Bu kriterler: güvenli, düzenli, ulaşımı rahat, eğitim ve sağlık sistemi gelişmiş, konumu özel olmak. Viyana; tüm bu kriterler değerlendirildiğinde, rakiplerinden öne çıkıyor. Özellikle: bu şehirdeki güven duygusu had safhada.

İnsanlar, birbirlerine o kadar güveniyorlar ki, şaşırmamak elde değil.

Evet, şehir güvenli bir yer. Burada: bir şeyiniz çalınmaz, ancak, siz bir şeylerinizi düşürüp kaybedebilirsiniz. Özellikle: pasaport öne çıkıyor. Bu yüzden, değerli eşyalarınızı ve özellikle pasaportunuzu yanınızda taşımamanız önerilir.

Benden size bir öneri: ülkeden ayrılmadan önce pasaportunuzun ilgili sayfalarının bir fotokopisini çektirin ve pasaportunuzu yanınızda gezdirmekten se, bu fotokopi sureti yanınızda bulundurun. Hatta, tüm yurtdışı seyahatlerinizde, bu iyi bir yöntemdir. Yoksa, pasaport kaybolduğunda, çok büyük sorunlarla uğraşmak zorunda kalırsınız.

Mimarisi

Muhteşem bir şehir. Tarih ve sanatın muhteşem eserlerini görebilirsiniz. Görkemli heykelleri, düzenli yaşamı, az ama kültürlü nüfusu ile, Avrupa’nın kalbinde, ziyaretçilerin ilgisini çeken bir şehir.

Avusturya ülkesinin toplam 8 milyonluk nüfusunun, yaklaşık 2.5 milyon kişisi, burada yaşıyor. Bu şehir nüfusunun, büyük bölümü ise, öğrencilerden oluşuyor. Bir zamanlar: 50 milyon nüfuslu ve Habsburg hanedanlığı tarafından yönetilen Avusturya-Macaristan imparatorluğunun başkentliğini yapmıştır.

Yüzölçümü açısından düşünüldüğünde ise

Şehir 414 kilometrekarelik yüzölçümü ile, Avusturya’nın en küçük eyaletinin başşehri durumundadır. Kaplamış olduğu alanın, % 30’u yeşil alan.

Şehir meydanlarının birçoğunda: saatler var ve bunlar çalışır durumda ve zamanı doğru olarak gösteriyorlar.

Sokaklar ve caddeler çok temiz. Avrupa’nın en temiz suyu: Avusturya’daymış. Sular: Alplerden geliyor ve musluklardan akan sular içilebiliyor.

Şehirde: her şeyin olumlu olmasının yanında, bazı olumsuzluklar da yok değil. Örneğin: yazın bolca bulunan sivrisinekler. Özellikle, bir parkta otururken, gökyüzüne baktığınızda, sivrisinek bulutlarını görebiliyorsunuz. Bunun sonucunda, elbette ki, sivrisinekler tarafından ısırılıyorsunuz ve kaşıntılarınız başlıyor.

Viyana’da bulunduğunuzda: yaşadığınız yerin pencerelerini açtığınızda: muhteşem bir uğultu duyuyorsunuz. Sanırım: sokakların darlığı, apartmanların yüksekliği nedeniyle, böyle bir akustik oluşmuş. Sokakta olup biten her şey, bulunduğunuz yüksek katlara kadar, büyük bir uğultu halinde ulaşıyor.

2001 yılında, Innere Stadt (İç kent) bölgesi

UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edilerek, koruma altına alınmış. Ancak, burası listeye alınan tek yer değil. 1996 yılında, Schloss Schönbrunn bölgesi de, Dünya Mirası Listesine alınmıştır.

Avusturya Viyana Genel

ULAŞIM

İstanbul-Viyana arasındaki uçak yolculuğu, yaklaşık 2 saat sürüyor. Ama, ülkemizden hareket eden turların çoğunluğunda olduğu gibi, Prag-Viyana şehirlerinin birlikte bulunduğu bir tur paketi seçerseniz veya kendi başınıza giderseniz, bilin ki, Prag-Viyana arası, karayolu yaklaşık 4 saatlik bir zaman gerektiriyor ve bence bu yolu, kesinlikle gece yapın.

Çünkü, gündüz zaman kaybetmeye değecek bir yol değildir. Öte yandan, tura katıldınız, seçme hakkınız yok, gündüz saatlerine denk gelirse uyuyarak gidersiniz, çünkü yol keyifli değil, otobandır.

HAVAALANI

Viyana şehir havaalanı ismi: Wien-Schwechat. Havaalanı şehir merkezine, 20 km. uzaklıktadır. Modern olanaklara sahip bölgede, gelen yolcu katında: Turizm Danışma Bürosu da bulunuyor.

Bu ofisten: Viyana şehrine ait: broşür ve harita temin edebilirsiniz. Havaalanı düzenli, polisler sıkıntı yaratmıyor, pasaport kontrolünden çabuk geçiliyor ve hemen ardından bagaj alım bölümüne ulaşılıyor ve kapıdan çıkınca, dışarıda araçların park yeri vardır. Yani, düzenli bir havaalanıdır.

Bu arada, havaalanında bulunan satış mağazalarına yani free shop mağazalarına aldanmamanızı öneririm, çünkü: hava alanında satılan ürünleri, şehir merkezinde daha ucuza bulma şansınız var. Ancak, bu hava alanında diğer birçok yerde görmediğim bir özellik gördüm.

Bu hava alanında iki tane süpermarket var. Spar ve Billa olarak isimlendirilen bu süpermarketlerden özellikle Spar çok büyük, çeşit bol, fiyatlar uygun ve hemen merkeze yakın, yani zaman kaybetmezsiniz. Bence Viyana’dan almayı düşündüğünüz birçok şeyi, giderken yani geri dönerken hava alanındaki bu süpermarketlerden alın, fiyatlar uygun, hatta et ürünleri bile var ve uçak için gayet iyi paketliyorlar.

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım bağlantıları için çeşitli alternatifler var. Bu alternatifler: ulaşım süresine ve ücretine bağlı olarak değişiyor. Tercih sizindir.

İlk seçenek

CAT (City Airport Train) denilen bir ulaşım aracı. Bu araç, her 30 dakikada bir hareket ediyor ve 16 dakikada şehir merkezine varıyor. Ücreti: 10 Euro. İkinci seçenek: Şehir hatları treni. Bu araç: 25-30 dakikalık bir yolculuktan sonra, şehir merkezine ulaşıyor. Ücreti:  3 Euro. Diğer bir seçenek: otobüs. Havaalanından şehir merkezine giderken, toplam: 3.40 Euro’luk bilet kullanmanız gerekiyor.

Çünkü: şehir merkezi ve havaalanı bölgeleri, birbirinden farklı ve bu nedenle, yani aynı bölgede bulunmadıklarından, çift bilet kullanılması gerekiyor. Ancak: şehir içi ulaşımı yazısında belirttiğim gibi, 72 saat boyunca tüm ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanmanızı sağlayacak “Wienne Card” denilen pasoyu kullanırsanız, böyle bir sıkıntı yaşamanızın gereği kalmayacak. Bu kart: havaalanındaki Turizm Ofisinde satılıyor.

TURİZM

Evet, daha önce söylediğim gibi: Viyana şehrine gidenler, genellikle: Prag-Budapeşte-Viyana paket tur programını satın alıp ta, buraya uğrayan ziyaretçilerden oluşuyor. Prag ve Budapeşte: tarihi süreç içinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun iki şehri ve Viyana bu imparatorluğun başşehri olmasına rağmen: günümüzde Prag ve Budapeşte: mimari yapılarının bozulmaması, doğa ve tarihin uyum içinde olması ile, Viyana’nın önüne geçmiş durumdalar.

Yani: Prag ve Budapeşte şehirlerini gören ziyaretçiler, Viyana şehrine gelince, bu şehri önceleri pek beğenmiyorlar. Viyana, daha çok yeni bir görüntü sergiliyor ve turizm açısından pahalı bir şehirdir. Prag ve Budapeşte ise daha çok tarihi binaların bulunduğu, tarihin daha çok egemen olduğu ve özellikle alışverişlerin ucuz olması açısından Viyana’dan üstündür. Ama, Viyana şehri de kendine has kültürü ve yapısı ile insanların ilgisini çekiyor, burada sadece gezin gezin gezin, sakın alışveriş yapmayın.

İKLİM

Şehir: nemli bir karasal iklime sahiptir. Kış mevsimi ve özellikle, Mart ayları: genellikle kar yağışlı geçiyor. İlkbahar ve sonbahar mevsimleri: hafif serin geçiyor. Yaz sıcakları: genellikle 22 derece civarında seyrediyor. Bu şehri gezmek için: kış aylarını tercih etmeyin. Kışın şehrin havası, muhteşem şekilde dondurucu.

Kışın bu şehre giderseniz, beş dakika gezersiniz, beş dakika bir kafede oturup ısınmanız gerekir ve bu şekilde, zamanınız geçer. Hani derler ya, “ayaz” yani “soğuk doğu rüzgarları”; havayı iyice soğutuyor.

Hani, kendinize güvenip de, “soğuk bana işlemez “ gibisinden düşünür ve kışın giderseniz, büyük olasılıkla pişman olacaksınız. Şehirdeki en güzel mevsim: ilkbahar. Yani: bu şehri görmek için, seçmeniz gereken en güzel zaman: Mayıs-Ekim ayları arasındaki dönem. Bu dönemde: özellikle, ilkbaharda: kestane ağaçları, beyaz leylaklar ve rengarenk açan çiçekler görebilirsiniz.

Ama: ilkbahar ve yaz başlarında, yine de, havanın kesin bir garantisi yok. Soğuk olmasa da, gündüzleri yağmur görülebiliyor ve akşamları, serinlik etkiliyor.

Bir bakıyorsunuz güneş açıyor, bir bakıyorsunuz yağmur ve yine güneş, sonra yine yağmur. Bu şehirde: Temmuz ve Ağustos ayların dışında, mutlaka yanınızda yağmurluk ve kalın giysiler bulundurmanız şart.

Kışın elbette yünlü giysiler şart ama bunun dışındaki zamanlarda, şehir gezinizde; sizi, akşam serinliğinden koruyacak bir kısım giysiyi yanınızda bulundurmanız şart. Sıkça yağmur yağıyor ve yağmur yağdığında, her yeriniz sırılsıklam olsa da, yerlerde asla su birikintisi oluşmuyor.

Çünkü: şehrin alt yapısı mükemmeldir. Temmuz ve Ağustos aylarında ise; Viyanalılar, şehirlerini, geçici olarak ziyaretçilere terk ediyorlar ve kendileri, tatile çıkıyorlar. Zaten: Temmuz ve Ağustos aylarında, şehir iyice ısınıyor ve muhteşem sıcak oluyor. Özellikle: merkezi bölgelerde bulunan bina, taş ve asfalt: sanırım şehrin aşırı sıcak olmasına neden oluyor.

GİYİM

Viyana şehrinde: doğu rüzgarları çok etkin. Bunlar: kışın ayaz şeklinde ve aşırı dondurucu olabiliyorlar. Bu yüzden, kışın bu şehre gidecek olanların, sıkı giysiler götürmelerini öneririm. Bunun dışında ise: gündüzleri sıcak olsa da, akşamları serinlik çıkıyor ve bu nedenle, akşam gezilerinizde, yanınızda mutlaka ilave bir üst giysisi bulundurmalısınız.

Ayrıca: çok ve belirsiz zamanlarda yağmur yağan bu şehre giderken, mümkünse, yanınızda mutlaka yağmurluk bulundurun. Bu arada: giyimden söz ederken, eğer bu şehirde: opera, tiyatro ve konser gibi sanat etkinliklerine mutlaka katılmayı düşünüyorsanız ki ben kesinlikle önermiyorum, giderken, yanınızda koyu renk bir takım elbise ve kıyafet götürmenizi öneririm. Çünkü, bu tür etkinlikler için, kıyafet zorunluluğu var.

DİL

Şehirde: “Almanca” resmi dil olarak kullanılıyor. Bunun  dışında ise, en yaygın dil “İngilizce” Şehirde, herkes İngilizce anlayabiliyor. Adres sorduğunuzda, insanlar size yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ama yine de İngilizcenin yaygın konuşulduğunu sanmayın, örneğin bir süpermarkete girdiğinizde eleman İngilizce den hiç anlamıyor.

DİN

Şehirde yaşayanların, çoğunluğu: % 50 kadarı: Katolik’tir ki hem de koyu Katolik’tir. Bunun dışında: % 8 Müslüman, % 6 Ortodoks bulunuyor.

Avusturya Viyana Genel

İNSANLAR

Yapılan bir araştırmaya göre: bu şehirde yaşayanların % 44’ü yabancı kökenliymiş. Üstelik bu araştırmaya, 1960’lı yıllardan sonra, bu ülkeye çalışmaya gelenlerin torunları, yani üçüncü nesil dahil edilmemiştir. Tabii, ortaya büyük bir göçmen nüfus çıkıyor. Ama: bunlar, Viyanalılar tarafından sevilmiyorlar. Viyanalılar; genellikle çok sakin ve kibar insanlar. “Merhaba” ve “Hoşça kalın” anlamında kullanılan “Servus” sözcüğünün anlamı; bu ülke insanları tarafından “hizmetkarınızım” gibi kabul ediliyor.

Yani: bu derece kibar insanlar. Siz de, bu şehirdeki gezinizde, bu kelimeyi yani “Servus” sözcüğünü kullanmaktan kaçınmayın. Yani: Viyanalılar yardımsever insanlar. Şehirde: birçok Türk ile karşılaşmak mümkün. Bunların çalıştırdıkları yerlerde ise, ülkemizden getirtilen birçok gıda ürününü bulabiliyorsunuz. Ancak, elbette fiyatları çok yüksek. Bunun yanında: metro istasyonlarında “tezgahtar aranıyor” türünden, Türkçe yazılı ilanlar görürseniz, şaşırmayın. Hatta: metrodan çıktığınızda, karşınıza “Denizbank” ve  “Vakıfbank” çıkabiliyor.

Bu iki banka şubesinin arasında ise “Topkapı Kebap Salonu”. Yani: bu derece yoğun Türk etkisi görülen bir şehir. 1529 yılındaki kuşatmada yapılamayanı, günümüzde göçmen işçilerimiz ve devam eden nesilleri sanırım yapmışlar ve şehirde yaşayan büyük bir Türk nüfusu ortaya çıkmış. Ama, bunlar yaşayış tarzı bakımından, yerel kültürlerinden asla vazgeçmiyorlar, yaşam tarzlarından taviz vermiyorlar ve yerli Viyanalılara değişik geliyor ve göçmenleri sevmiyorlar.

Özellikle: zenciler ve Hintliler, akşam saatlerinden yani saat: 19.00’dan sonra şehri ele geçiriyorlar. Şehirde yaşayan özellikle genç kesim, oldukça yardımsever ve İngilizce konuşma konusunda sorun çıkarmıyorlar. Ama, orta yaş ve üstü kesim, “Almanca” konuşma konusunda kararlılar. Çok da yardımsever değiller. Kısa ve net cevaplar vererek, başlarından savmayı tercih ediyorlar. Ben şehirde kaldığım sürede, Viyanalılarla ilgili bir problem yaşamadım, yani genelde sessiz ve sakin insanlar, herkes kendi ayarında, kimse kimseye sataşmıyor.

BAHŞİŞ

Oteller ve restoranlarda, hesap pusulasına dahil edildiğinde, bahşiş vermek zorunlu değil. Ama, yine de hesabın % 10 kadarı, bahşiş olarak verilebilir. Bir yerde yemek yediğinizde hesap fişine bakın, en altında bahşiş yani tip hesaba eklenmiş ise belirtilir, aksi halde hesabın % 10’u kadar bahşiş vermek gerekir.

ELEKTRİK

Şehirde ve otellerde: 230 volt elektrik akımı kullanılıyor. Fişler ise: yuvarlak-delikli. Tıraş makinası prizleri, genellikle çift voltajlıdır.

TUVALETLER (TOİLETTEN)

Şehirde, halka açık tuvaletler: genellikle, önemli cadde veya meydanların yakınlarında ve yaya alt geçitlerinde bulunuyor. Bunun dışında, acil durumlarda, kafelerdeki tuvaletleri de kullanabilirsiniz. Ancak genel yerlerde bulunan tuvaletlerin hepsi paralıdır.

Ya bir görevli oturur ve sizden 0.5 Euro para ister ya da tuvaletin kapısı şifrelidir veya tuvaletin kapısı, yine 0.5 Euro atılarak açılan bir düzenekle korunmuştur.

Yani, tuvalete girmek için yanınızda sürekli olarak 0.5 Euro bulundurmanızı öneririm. Bu arada, fast food restoranlarının tuvaletlerini ücretsiz olarak kullanmayı düşünenlere de, bu tuvaletler de ücretli, yine 0.5 Euro veya görevli tarafından para verilerek kullanılıyor. Bunu değerlendirirken, bir kafeye oturup birkaç Euro vererek bir şeyler içmek ve ardından ücretsiz tuvaleti kullanmak da bir alternatif olabilir.

Avusturya Viyana Genel

TUNA NEHRİ

Tuna, şehrin merkezinin kuzeyinden yani bir anlamda ortasından geçiyor, ama şehirle tam uyumlu bir yapısı yok. Özellikle: Tuna nehri üzerindeki köprüler, güzel veya mimari özellikleri yansıtan köprüler değil. Bunun yanında: Tuna nehri kıyısına: “Donaustadt” yani “Tuna şehri” isimli bir ilçe yapmışlar. Tarih kokan bir nehir yanında, tarihle pek ilgisi olmayan bir ilçe.

Hatta, bazı söylentilere göre: bu Avusturyalılar, şehirlerinin mimarisine o kadar güveniyorlarmış ki, şehrin içinden geçen Tuna nehrine, sırtlarını çevirmişler. Yoksa, koca nehir, niye öyle kendi başına salına salına akıyor, anlamak veya bunu herhangi bir şeyle izah etmek mümkün değil diye düşünüyorum.

Tuna nehri boyunca gezmek isterseniz, gezinti teknelerine binebiliyorsunuz.

VALS (DANS)

Vals, bir Alman dansı olarak biliniyor. Ancak, Viyanalılar tarafından, canlı bir dönüş hareketine dönüştürülmüştür. İlk kez: 1819 yılında görülüyor. Küçük bir müzik gurubu yöneten: Joseph Lanner, vals dansını, dans salonlarına taşıyor. Özellikle: Johann Strauss isimli kemancı, bu guruba katıldıktan ve gurup bir orkestraya dönüştükten sonra: vals, büyük bir gelişim ve değişim gösterir. Ancak, takip eden süreçte, Strauss, guruptan ayrılır ve kendi orkestrasını kurar. Bu gelişme üzerine: Lanner (Ayrılık Valsi)’i besteler.

Daha sonra: Lanner ve Strauss, şehrin kafelerinde, halk önünde, uzun yıllar vals müziği savaşları sergilerler. Özellikle: Strauss tarafından, Lanner’in cenaze töreninde bile vals çalınması, ilginç bir anı olarak tarihe geçer.

Avusturya Viyana Genel

MOZART

Aslında, Almanya-Salzburg doğumlu olan Mozart: burada en geniş şekilde kullanılıyor. Çeşit çeşit Mozart çikolataları, konserleri, restoranları, evi, cd’leri. Bunların tümünün, Avusturya ekonomisine üst düzey katkı sağladığı kesin. Hatta ve hatta, ünlü sanatçının, Osmanlı Mehter Marşından etkilenerek bestelediği, “Türk Marşı”, günümüzde bizim bile gururumuz olmuş. Ülke, tanıtımında kullanıyoruz. Sağlığında yeteri kadar değer bulamamış bu ünlü müzik adamının isminden, günümüzde, Viyanalılar had safhada yararlanıyorlar.

Hong Kong Ocean Park

Hong Kong Ocean Park

 

Evet “Ocean Park”; “Disneyland” ın yarattığı rekabet ortamından etkilenmemek için, başarılı bir şekilde yenilenmiş ve her yıl, milyonlarca turist-ziyaretçi çekmektedir.

Alan olarak Disneyland’dan daha büyük olması ile dikkati çeker, ama Disneyland, malum dünyaca bilinen temaların buluştuğu ve ziyaretçilere sunulan bir yer olarak öne çıkıyor.

Çünkü, burada, birçok eğlence aktivitesi bulunur. Bunlar arasında öne çıkanlar ise: roller-coaster, Grand Prix go kart’dır.

Ayrıca: büyük bir akvaryum içinde: yunuslar, denizaslanları, foklar ve penguenler görülür.

Park: 2 ayrı bölümden oluşur. “Headland” ve “Lowland” olarak isimlendirilen bu bölümler arasında; Çin denizinin muhteşem manzarası görülen bir “teleferik” bulunmaktadır.

Park alanında: genel olarak “çeşitli canlıların orijinal yaşam alanlarında görülebildikleri bölüm” ve “eğlence araçlarına ayrılan” bölüm var.

Parkın en gözde hayvanları: sürekli bambu yiyen “pandalar” dır. Akvaryum bölümünde ise: deniz yaşamından örnekler sergilenmektedir ki, bunların en ilgi çekenleri “mercanlar” ve “köpekbalıkları” galerileridir.

Gelelim, “Ocean park” hakkında, sizlere ayrıntılı bilgiler vermeye:

Hong Kong Adasının güney tarafından, Aberdeen yakınlarında, Wong Chuk Hank bölgesindedir. Park: şehirde, 1977 yılında açılmıştır. 870 bin. metre karelik park, Hong Kong adasının güneyindedir. Buraya ulaşmak için: Waterfront ve Cabla Car ve Ocean Expres feniküler trenini kullanmanız gerekir.

Burada: hayvan sergileri ve deniz canlıları tarafından çeşitli gösterilerin sunulduğu temalı alanlar bulunmaktadır.

2012 yılında “Eğlence ve Tema Parkı” sektöründe, Asya kıtasında, en prestijli ödül olan “Alkış Ödülü” bu park tarafından kazanılmıştır.

Park ziyaretçileri: gerek eğitim ve gerekse koruma alanında yapılan çalışmalar ve eğlence faktörlerini bir arada yaşamaktadırlar.

Park alanında, 2000 tam zamanlı personel istihdam edilmektedir. Parkın mevcut kapasitesi, 36.000 kişi olmasına rağmen, en fazla 33.000 ziyaretçi alınmaktadır. Dünya üzerinde, en çok ziyaret edilen 18’nci temalı park alanıdır. Asya kıtasında, en çok ziyaret edilen 5’nci temalı park alanıdır.

Asya kıtasının en büyük “Cadılar Bayramı” ve “Summer Splash su oyunu” etkinliklerinde, Ocean park, festival sezonu boyunca özel etkinlikler düzenlemektedir.

Parkın giriş ücretleri

Yetişkinler için günlük giriş ücreti: 280 HKD.dır. Çocuklar için ise, 140 HKD.dır. Kredi kartı ile, bir kerede en fazla 10 bilet satın alınabilir. Çocuk tanımı: 11-15 yaş arasındaki çocukları kapsamaktadır.

Günlük giriş biletleri, gün boyunca geçerlidir. Gece biletleri ayrıdır. Buraya gitmeyi düşünürseniz, internet ortamından özel günleri olup olmadığını takip etmenizde yarar var. Burada da, Disneyland’da olduğu gibi, özel günlerde, özel fiyatlar yani daha yüksek fiyatlar uygulanıyor.

Ziyaret saatleri

Park: özel günler haricinde, her gün saat: 10.00-19.00 arasında açıktır.

Hong Kong Ocean Park

Park alanı, iki bölümden oluşmaktadır. Bu iki bölüm arasındaki geçiş için: ya teleferik ya da tren kullanmanız gerekiyor, yani yürüyerek bir bölümden diğerine geçmek mümkün değildir.

Teleferiğe binmek için, Aqua City bölümünde bulunan “Old Hong Kong” denilen yerin hemen yanındaki “Cablo Car” istasyonu kullanılmalıdır.

Teleferik, diğer bölümdeki “Rainfrost” bölümüne iniyor. İki bölüm arasında trenle yolculuk yapmak isterseniz, bu kez “Waterfront Stanion” denilen yerden trene binmeniz gerekiyor.

Parkın bölümleri

1. Aqua City.

2. İkinci bölümde bulunan kısımlar:

a. Thrill Mountain

b. Rain Forest

c. Adventure Land

d. Machine World.

Evet, gelelim bölümlerin gezilmesine. Bu bölümlerde: gördüklerim hakkında, sizlere kısa kısa bilgiler vereceğim, siz yine de hemen girişte, parkın haritasını temin ederek, gezmek istediğiniz yerleri inceleyebilir ve buna göre kendinize bir gezi planı yapabilirsiniz.

Çünkü: park çok büyük, tüm bölümleri gezmek isterseniz, büyük olasılıkla eğlence araçlarına binmek için sıraya girdiğinizde harcayacağınız zaman da değerlendirildiğinde, parkın birçok yerini gezmeye zamanınız olmayacak, bu yüzden iyi bir planlama yapmanız şart.

Hong Kong Ocean Park
Evet, park gezisine başlıyoruz.

Araçların bırakıldığı otopark veya otobüslerden inilen yerden ilerlediğinizde, ilk karşımıza çıkan yer: “Aqua City” denen bölüm. Buradan; “Entrance” denilen yerden, park alanı içine giriliyor.

AQUA CİTY

Burası, konukların su altı deneyimlerini yaşayabilecekleri, denizcilik temalı bir bölümdür. Ocak 2011 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Burada: dünyanın ilk 360 derece dönebilen su ekranı bulunmaktadır. Ayrıca: 400 türden, yaklaşık 5000 deniz canlısı bulunduğu söyleniyor.

Büyük akvaryum içindeki bu canlılar: 5.5 metre çapındaki kubbe ve 8×13 metrelik dev izleme paneli aracılığı ile izleniyor. Burada bulunan “Neptün Restoran”a uğrarsanız, akvaryumdaki deniz canlılarını izleyerek yemek yiyebilirsiniz.

Hong Kong Ocean Park
Hong Kong Ocean Park
Hong Kong Ocean Park

Aqua City Lagoon

Buradaki gösterileri izlemek isterseniz, gösteri saatleri: 12.00-14.00-15.30-17.30’dur. Deniz rüyaları olarak isimlendirilen bu gösterilerde: “okyanus parkının yetenekli deniz memelileri ve eğitmenler, insan ve hayvan sevgisi ve saygısı ile birlikte yaşanabilecek bir rüya hakkında, keyifli bir gösteri sunuyorlar. Gösteri sırasındaki canlı müzik performansları da ilgi çekiyor.

Hong Kong Ocean Park
Hong Kong Ocean Park

Grand Aquarium

Buradaki yolculuğunuz, güneşli deniz kenarında başlayıp, hızla okyanus tabanının karanlık derinlerine doğru ilerleyecektir. Buraya girdiğinizde, suyun, bir delikten kükreyerek, havuzlara aktığını göreceksiniz.

Muhteşem mercanlar bölümünde, dalgalanan canlı mercanları geçtikten sonra, kum heykellerin süslediği bir plaj bölümüne geçeceksiniz. Daha sonra, deniz yaşamının en büyük aktivitesi olan, dokunmatik havuzuna geliyorsunuz ve burada, deniz salatalıkları ve deniz yıldızlarına dokunabiliyorsunuz.

Daha sonra: “Reef Tünel” bölümüne giriyorsunuz. Tünelden sonra ise, çapı 5.5 metre olan bir kubbenin altındaki dev akvaryum bölümüne giriliyor. Daha sonra ise, 13 metre genişliğindeki akrilik camdan yapılan bir izleme paneli bölümü var.

Burada, okyanusun en garip yaratıklarını görebiliyorsunuz ki, burada 400 çeşitten, 5000 civarında deniz canlısı; 5.2 milyon litreden fazla suyun bulunduğu akvaryum içinde yaşıyorlar. Burada görebileceğiniz, türleri tükenmekte olan nadide balıklar: pasifik mavi yüzgeçli orkinos ve Napolyon balığı.

Waterland Plaza

Burası “Rıhtımlar Plaza” olarak isimlendiriliyor. Buradaki gösterilerde: izleyenlere eğlenceli sürprizler dolu, tam bir hareketli karnaval havası yaratılıyor. Gösterilerde: palyaçolar, cesur akrobatlar, hokkabazlar var. Evet, bu renkli alanda, park alanındaki kutlamalar yapılıyor.

Sea Life Carousel

Atlı karınca, genç-yaşlı her kez tarafından sevilen bir eğlence aracıdır. Bu atlı karıncada, at figürlerine değil, deniz yaşamından deniz hayvanlarına biniliyor. Bunlar arasındaki favoriler: deniz atı, yunus balığı, köpek balığı ve su altı dünyasının diğer fantezi canlılarıdır.

Hong Kong Ocean Park Cable Car
Hong Kong Ocean Park Cable Car

Cable Car

Teleferik: Waterfront bölgesine seyahat için harika bir yoldur. Teleferik yolculuğu sırasında: Ocean Park ve çevresinin görülmemiş bir manzarasını izleyebilirsiniz. Elbette bu yolculuğun en büyük güzelliği: muhteşem fotoğraflar çekebilecek olmanızdır. Evet, 12 dakikalık, Deepwater Bay, Stanley Yarımadası ve Lama adası manzaralarının izlenebileceği bu yolculuğa mutlaka katılmalısınız.

 

Old Hong Kong

Park: Hong Kong kültürünün 1950-1960 ve 1970’li yıllardaki durumu günümüze geri getiriyor. Burada: Hong Konglular, büyüdükleri toprakların ilk günlerini yeniden yaşıyorlar. Çünkü, eski Hong Kong kültürünün, burada korunarak sonsuza dek gelecek nesillere aktarılacağına inanıyorlar.

Evet: parkın bu bölümünde, otantik sokaklar oluşturulmuş ve sahneler ile, eski Hong Kong yaşantısının renkli ve faaliyetleri canlandırılıyor. Geçmişin bir parçası olmak isterseniz, burayı ziyaret edin. Ayrıca, yine buradaki “antika hediyelik eşya” dükkanına uğramayı ihmal etmeyin.

 

Ocean Express Waterfront Station

“Ocean Express” fantastik bir yolculuk sunmaktadır. Parkurdaki yolculuk: hızlı, sarsıntısız, heyecanlıdır. Her yönde, saatte 5.000 kişi taşıma kapasitesindedir. Yolculuk yalnızca 4 dakika sürmektedir. Trenin tasarımı da çok ilginçtir.

Tasarım, bir dalgıç benzeri şeklindedir ve okyanus derinliklerine yapılan bir yolculuk, simule edilmektedir. Yolculuk sırasında, okyanus derinliklerindeki bazı yaratıklar, sürpriz yapacak şekilde karşınıza çıkıyorlar.

Trenin bu yolculuk hattı: 71.300 metrekarelik toprak kazılarak yapılmış ve bu 1.3 km. uzunluğundaki hatta, tampon tampon dizilmiş 532 otomobil sığmaktadır. Yolculuk hattına yerleştirilen demiryolları, uç uca yerleştirilse, 29 futbol sahası uzunluğunda olduğu görülür.

Evet, bu inanılmaz maceralı yolculuğu mutlaka yapın. Waterfront ve zirvesi arasındaki yolculuk, unutulmaz anılarınız arasına girecek kadar heyecanlıdır.

Hong Kong Ocean Park Honk Kong Jockey Club Sichuan Treasures
Hong Kong Ocean Park Honk Kong Jockey Club Sichuan Treasures

Honk Kong Jockey Club Sichuan Treasures

Burası: Nisan 2012 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Çin kültüründe, efsanevi maymun kral “Yukong bilinmektedir. Günümüzde, onun kuzenleri olan altın maymunlar, burada yaşamaktadırlar.

Bunlar: 3 yaşındaki “Le Le” ve 2 yaşındaki “Mu Mu” dur. Bunlar: Çin ülkesinin Sichuan Eyaletinden, Chengdu Hayvanat Bahçesinden, 3 yıllık bir dönem için buraya gönderilmişlerdir.

Çünkü: “Altın Maymunlar” Çin’de ulusal hazine olarak kabul edilirler. Bu altın maymunlar, yaşlı dev pandalar “Jia Jia” (1978 doğumlu) ve “An” (1986 doğumlu) ile birlikte yaşıyorlar. Bu pandalar, Çin’de doğmuşlar ve Çin hükümeti tarafından, Hong Kong için hediye olarak hibe edilmişlerdir.

Onların sevimli mavi yüzleri ve turuncu kürkleri, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve bu güzel yaratıkların nasıl neslinin tüketilmesine müsaade edildiği konusunda insanları hayrete düşürüyor. Evet, burada dev pandaların neslinin tükenmemesi için koruma yöntemleri sürdürülüyor ve pandaların günlük yaşamlarını ve beslenmelerini izlemek istiyorsanız, buraya mutlaka uğramalısınız.

Hong Kong Ocean Park AMAZİNG ASİAN ANİMALS BÖLÜMÜ

AMAZİNG ASİAN ANİMALS BÖLÜMÜ

Burada: Asya kıtasında bulunan en nadide hayvanların bazılarını görebilirsiniz. Bunlar arasında: dev pandalar, kırmızı pandalar, Çin dev semenderleri ve Çin timsahları bulunur. Ayrıca: buraya yolunuz düşerse, renkli kuşların bulunduğu yeri ve panda köyünü de mutlaka ziyaret edin. Hatta. Asya kıtasına has, küçük pençeli su samuru mutlaka ilginizi çekecektir.

Evet, Nisan 2009 tarihinde ziyarete açılan bu bölümde, 25.000 metrekarelik bir yer var, 2008 yılı Pekin olimpiyatlarında da kullanılan saydam malzeme ile kaplıdır. Çünkü, içerideki sıcaklık, sürekli olarak 18 ile 25 derece arasında sabit tutulmaktadır.

 

Goldfish Treasures

Burada, başta siyah-beyaz olmak üzere, çeşitli renklerde yüzlerce balık görülüyor. Bu balıklar arasında, öne çıkanlar ise: dragon eyes, rare varieties, black oranda, marble fantall, blue phoenix gibi balıklardır. Asya kıtasının bu yerli kökenli balıklarının ataları: Çin kültüründe önemli yer tutmaktadır.

 

Panda Village

Burada: ağaçların arasında dolaşan, canlı renkli ve akıllı küçük su samurunu görebilirsiniz. Asya kıtasının bu en küçük su samuru: izleyenlere büyüleyici gösteriler sunmaktadır.

 

Gator Marsh

Evet, burası timsahların yaşadığı bir yer. Kim timsahlardan korkar? Eğer onlara korkmadan bakmayı becerebilirseniz, ne kadar büyüleyici yaratıklar olduklarını anlarsınız. Çin timsahları, tarihsel süreçteki “toprak ejderhaları” olarak bilinirler. Efsanelerinde, timsahlar yani toprak ejderhaları, yağmur çağırmak için kullanılmışlardır.

Çin topraklarında: vahşi yaşam, habitat ve tıbbi kullanım için her ne kadar katledilseler de, günümüzde 50 yaşını geçmiş timsah bulmak neredeyse imkansızdır. Evet timsahların alışkanlıkları hakkında bilgi edinmek ve onları korumak için, parkın bu bölümünde bir timsah bölümü açılmıştır. Bu toprak ejderhalarını görmenizi öneririm.

 

Giant Panda Adventure

Çin anakarasının ılıman ormanlarının en son sakinleri olan kırmızı pandalar, burada ağırlanıyor. Bu kırmızı ve sevimli pandaların nesli tükenmek üzere. Burada bulunan “Le Le” isimli sevimli pandayı mutlaka görmenizi öneririm.

Hong Kong Ocean Park Skyfair
Hong Kong Ocean Park Skyfair

Skyfair

Bu bir tür “helyum” balon yolculuğudur. Gökyüzüne 100 metre kadar tırmanılır.

Amazing Bird Theatre

Buradaki gösterileri izlemek isterseniz, gösteri saatleri: 11.00-13.30-15.30-17.00 dir. Bu gösterilerde: papağan, puhu kuşu, bozkır kartalı gibi koruma altındaki kuşların, hava gösterileri izlenebiliyor.

Whiskers Theatre

Bu eğlenceli ve eğitici drama salonunda: deniz aslanlarının hayatından kesitler ortaya konulan bir gösteri sergilenmektedir.

Ayrıca: “Whiskers” ve arkadaşlarının interaktif gösterisi, şarkıları ve dansları ile tiyatro oyunlarını izlemek mümkündür, çocukların hoşuna gidiyor.

Çünkü: Ocean Park maskotları, palyaçolar ve diğer bazı masal kahramanları, burada izleyicilerle bir araya geliyorlar. Burada sunulan gösterileri izlemek isterseniz, gösteri saatleri: 12.00-14.00-16.15 olarak belirlenmiştir. Bu gösterilerde: deniz aslanlarının günlük hayatlarından çeşitli kesitler sunuluyor.

Whiskers Harbour Games Zone

Burada, 20’den fazla şansınızı ve yeteneklerinizi deneyebileceğiniz, beceri ve şans oyunu var. Bu oyun aletleriyle yeteneklerini değerlendirerek, bir şeyler kazanabilirsiniz.

Merry-Go-Round

Burası, bir tür atlı karınca denilebilen eğlence aracıdır. Çocuklar ve ebeveynleri, bu karnaval havasındaki ve görüntüsündeki eğlence aracına binmeyi seviyorlar.

Bouncer House

Burası, çocuklar için bir zıplama, sıçrama yeridir. Burada, çocuklar, güvenle hoplayıp, zıplayabiliyorlar. Çünkü, burada şişme yastıklar var. Daha doğrusu her yer şişme yastıktır.

Emerald Trail

Yemyeşil bir bahçede gezinti yapmak muhteşem bir keyif. Yolun iki tarafından renkli çiçekler, bulunmaktadır. Yolculuk sırasında, güneş gibi parıldayan bir havuzun üzerindeki, taş köprüden geçiliyor. Çevrede ise, tamamen kuş sesleri hakim. Muhteşem bu tren yolculuğuna mutlaka katılın.

Hong Kong Ocean Park

Evet, buradan sonra, park alanının “Diğer Bölümü” hakkında bilgiler vermek istiyorum.

THRİLL MOUNTAİN

Bu bölüme, trenle gitmek isterseniz: “Summil Station” (to The Qaterfront) denilen yerde inmeniz gerekiyor. Bu bölgede, ziyaretçiler: roller coaster ve benzeri eğlence cihazlarına binebilirler, hatta baş aşağı asılarak, baş üstü sallanabilirsiniz. Ayrıca: çarpışan arabalar, uçuş hissi veren aviator ile yüksek hız ve enerjik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

The Flash

Gökyüzünde sallanan bir oyuncak olarak dikkat çekiyor. Heyecan yaşamak isteyenler için, ideal ve mutlaka kullanmaları gereken bir eğlence aracıdır.

 

Whirly Bird

Burası, yerden 30 metre yükseklikte, yanlara açılarak hareket eden, bir eğlence aracı olarak dikkat çekiyor.

 

Rev Booster

Bir merkez çevresinde dönen, bir eğlence aracıdır.

 

Arctic Fox Den

Burada, dünya üzerinde yine nadir bulunan beyaz tilkinin yaşam yeridir, görmek isterseniz, buraya uğramanız gerekiyor.

 

North Pole Encounter

Burada, kuzey denizinde yaşayan “deniz aslanı” yaşam alanı bulunuyor. Görmek isteyenler girebilirler.

 

South Pole Spectacular

Evet, burada “penguenler” bulunuyor. Penguenlerin, canlı, neşeli ve şirin yaşam alanlarını gözlemek isterseniz, buraya mutlaka girmelisiniz.

 

Arctic Blast

Burada da, bir roller-coster benzeri, çelik raylar üzerinde hareket eden, eğlence aracı bulunuyor.

 

Bumper Blaster

Çarpışan arabalar, bilmemek mümkün mü, sanırım herkes bu iki kelimelik eğlence aracına aşinadır.

 

Hair Raiser

Burası da bir eğlence aracıdır. Belli bir parkur üzerinde, hızla ilerleyen kabinler var.

Hong Kong Ocean Park

RAİNFOREST BÖLÜMÜ

Burada: tropikal yağmur ormanlarının egzotik seslerini duyabilirsiniz. Bir “sal” ile yapılan yolculukta, dünyanın en büyüleyici bazı hayvanları ile karşılaşacaksınız. Bunlar arasında: dünyanın en küçük maymunu, cüce marmoset ve dünyanın en büyük kemirgeni ve kinkajou gibi esrarlı yaratıkları görebilirsiniz.

 

Expedition Trail

Burada: dünya üzerinde bulunan nadir bazı canlıların örneklerini görebilirsiniz. Bunlar arasında: mavi kurbağa ve cüce maymun sayılabilir.

 

The Rapids

Sallara biniyorsunuz ve bir parkur üzerinde, nehir benzeri bir parkur üzerinde, suyun üzerinde dönerek ilerliyorsunuz, ancak zaman zaman, parkurun kıyısından ani su akmalarına ve ıslanmaya hazır olmanız gerekiyor.

 

Sea Jelly Spectacular

Burada: yine deniz canlılarından “deniz anası” denilen canlıların, birçok çeşidi sergileniyor.

 

Garden of Joyy

Bu sevimli bahçe “Japon” tarzında tanzim edilmiştir. Bahçenin en büyük özelliği, bahçenin havuzunda bulunan, gayet iri boyutlu ve çeşit çeşit renkli Japon balıklarıdır.

 

Chinese Sturgeon Aquarium-Yangtze Exploration

Burada, Çin anakarasının en büyük nehirlerinden olan “Yangtze” nehrinde yaşayan tatlı su canlıları barındırılıyor ve konuklara gösteriliyor.

 

Ocean Park Tower

Bu kulenin yüksekliği 72 metredir. Bu kabine binerseniz, yerden 72 metre yükseklikte, park alanının muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Kule: 360 derece dönüyor.

Hong Kong Ocean Park Pacific Pier

Pacific Pier

Burada, Pacific deniz aslanları var. Deniz aslanları, gösterilerini, hünerlerini sunuyorlar ve izleyenler ile birebir yakınlık kuruyorlar.

Hong Kong Ocean Park

ADVENTURE LAND BÖLÜMÜ

Hong Kong Ocean Park Raging River

Raging River

Yine, bizim lunapark alanlarımızda da bulunan bir eğlence aracı. Burada, bineceğiniz botlar: bir su hattı üzerinde ilerliyor ve hızla aşağıya düşüyor, bu sırada muhteşem şekilde ıslanacağınızı göze almanız gerekiyor. Yanınızda yedek giysiler, kıyafetler yoksa, bence bunu denemeyin, çünkü ıslandığınız anda, park geziniz sona erebilir.

Hong Kong Ocean Park Escalator

Escalator

Burası, 225 metre uzunluğunda, üzeri cam pano ile kapatılmış bir yürüyen merdivendir.

 

Space Wheel

Bu, bulundurduğu kabinleri ile, bir dönme dolaba benziyor. 20 tane kabin/gondol bulunmaktadır. Toplam 17 metre yüksekliğe kadar çıkılıyor. Bir tur, yaklaşık 2 dakika sürüyor.

Hong Kong Ocean Park Mine Train

Mine Train

Bu bir eğlence trenidir ve kendisine has parkurunda, 85 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Roller coster değil de, daha sakin ilerleyen bir tren.

 

Ocean Theatre

Buradaki gösterileri izlemek isterseniz, gösteri saatleri: 12.00-14.00-15.30-17.30’dur. Bu gösterilerde: deniz memelileri ve eğitmenleri, izleyicilere güzel şovlar sunuyorlar.
Evet, burayı ziyaret ederseniz, yunusların muhteşem gösterilerini izleyebilirsiniz.

 

Eagle

Burası, binildikten sonra bir merkez sütun üzerinde yükselen, gerek kendi çevresinde ve gerekse bu merkez milin çevresinde dönen eğlenceli kabinlerin bulunduğu bir araçtır. Toplam yükseklik:31 metredir. Ancak, maksimim 18.5 metre yüksekliğe çıkılır.

Hong Kong Ocean Park The Abyss
Hong Kong Ocean Park The Abyss

The Abyss

Yine, bir eğlence aracıdır. Ayaklarınızı basabileceğiniz bir yer olmaması, yer çekimi etkisini ortadan kaldırıyor ve hızla yükselerek bir platforma çıkıyorsunuz, oradan yan tarafa geçip bu kez, hızla aşağıya iniyorsunuz.

Hong Kong Ocean Park

MACHİNE WORLD BÖLÜMÜ

Crazy Galleon

Bu eğlence aracı, ülkemizdeki lunaparklarda da bulunan, bir hat üzerinde, yanlara doğru sallanan gemidir. Geminin uzunluğu: 26 metredir. Bot: 20 metrelik bir hat üzerinde hareket etmektedir.

Ferris Wheel

Bu eğlence aracı da, bizim ülkemizdeki ve birçok yerdeki “dönen dolap” benzeri bir araçtır. Döner dolap kabinleri: 27 metre yüksekliğe kadar çıkıyorlar. Bir tur: yaklaşık 1.4 ile 1.8 dakika arasında bitiyor.

The Dragon

Bu eğlence aracı: bir tren rayı üzerinde hareket eden roller-coaster benzeridir. Buna binerseniz, muhteşem bir heyecana hazır olun. Hatta: zaman zaman tam ters dönmeyi bile kabullenerek, buna binmelisiniz, gerçekten büyük bir heyecan.

Flying Swing

Bu bir tür, bizim lunapark alanlarımızda da bulunan “uçan sandalye” dir. Küçük bir heyecan yaşamak isterseniz, buna binmeyi deneyebilirsiniz. Yaklaşık 2 dakika süren seans süresince, 7 metre yüksekliğe kadar çıkılıyor.

New Territories

Disneyland

Stanley

Repulse Bay

Hong Kong Yeme İçme

Hong Kong Yeme İçme

 

Çinliler için, yemek özel bir anlam taşır. Yani: yemeğe, tutkuyla ilgi duyarlar. Çin restoranları ise, ailelerin ve arkadaşların toplanma yeridir.

Dışarıda yemek yemek: başlıca sosyalleşme biçimidir ve Çinliler, yemeklerini, genellikle büyük guruplar halinde yerler. Yemekler ne kadar çeşitli ise, o kadar beğenilir.

İyi bir Çin yemeği: tatlıdan ekşiye, çıtır dan yumuşağa uyumlu bir geçiş içermelidir. Sonuçta, Çin ziyafeti, çok boyutlu bir yemek sanatı gösterir.

Hong Kong şehrinde, kötü bir Çin yemeği bulamasınız. Esas sorun: binlerce restoran ve bu restoranlarda size sunulan binlerce yemek arasında seçim yapmaktır.

Hemen yine başta belirtmek gerekir ki, şehirde “yemek çubukları” kullanılır. Yemek çubuğu ile yemek yemek için “önce alttaki çubuğu başparmağınız ve işaret parmağınız dengeleyerek, yüzük parmağının ilk boğumuna yerleştirin. İkinci çubuğu ise: başparmağınızın ucuyla, işaret parmağınızın içinde tutarak hareket ettirebilirsiniz.

Ancak, yemek çubuklarını, kesinlikle çapraz olarak yerleştirmeyin ve pilav kasesine, dikine saplamayın. Ancak, yemek çubuklarını kullanmak istemezseniz, restoranların birçoğunda çatal ve bıçak bulunduğunu ve rahatlıkla isteyebileceğinizi bilin. Unutmayın ki, birçok Çinli de, çatal-bıçak ile yemek yerken zorlanırlar.

Otellerin büyük çoğunluğunda:

Saat: 07.00-10.00 arasında, Çin ve Batı yemeklerinden oluşan bir kahvaltı açık büfesi sunarlar. Açık büfe yanında, geleneksel Çin kahvaltısının temelinde “congee” yani içine her şey eklenebilen “pirinç lapası” bulunmaktadır.

Öğlen yemeği ise, saat: 13.00-14.30 arasında, restoranlarda verilir. Akşam yemeği saatleri: 19.30-21.30 arasındadır. Ancak, oteller dışındaki Çin restoranlarının bir çoğunda, bu saatler tek değildir ve esnektir, yani restoranların birçoğu gece sabaha kadar açıktır.

Yerel yemekler arasında öne çıkanlar: genellikle buğulama ve kızartma şeklindedir. Bu şekilde, malzemenin rengi, vitamini ve tadı korunur. Yerel yemeklerin başında: yerel balık “garoupa” gelir. Zencefil, taze soğan, soya sosu ve sarımsakla buğulama yapılarak servis edilir. Yine deniz ürünlerinden karides: kırmızı biber, yeşil biber ve ananas parçaları ile servis edilir. Ayrıca: şeker, sirke, soya ve kepçap sosu kullanılır.

Bunların yanında tavuk da tercih edebilirsiniz. “Limonlu tavuk” yemeği: şekerli limon suyu ve tavuk suyunun, kremamsı sosunda kızartılmış tavuk parçalarından oluşmaktadır.

Genellikle yemeğin sonunda “mısır çorbası” sunulur.

Evet, bu şehri ziyaret ederseniz ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, mutlaka “Pekin ördeği” yemelisiniz. Ördek, fırına verilmeden önce “balla” kaplanır ve masaya getirilerek kesilir. Ördeğin, çıtır çıtır kızarmış derisi, taze soğan ve tatlı bir sosla karıştırılarak, krepe sarılır ve ayrıca yenir. Ördeğin kalan eti ise, diğer malzemelerle karıştırılarak kızartılır ve daha sonra yemek olarak servis edilir.

Son bir yerel lezzet önerim daha var. Bu da, şehirde “dilencinin tavuğu” olarak bilinen bir tür yerel lezzettir. Söylenenlere göre: bu yemeği bulan şahıs “bir tavuk çaldığı halde, onu pişirecek mutfak malzemesi bulamayan bir dilencidir”.

Bu dilenci: bütün tavuğu, biraz tuz ve soğanla birlikte, çamurla kaplar ve ateşe koyar. Çamur: pişip iyice kuruduğunda kabuğu kırar. Bu sırada: tavuğun tüyleri de çamurla birlikte çıkar ve geriye, mükemmel pişmiş tavuk eti kalır.

Evet, son bir not: bu şehirde bir şeyler yemek isterseniz, garip bir koku ile karşılaşacaksınız ki, ben bu koku ile, Tayland da da karşılaşmıştım, sanırım yemekler için kullandıkları bir “yağ” dan kaynaklanıyor. Ama, alışkın olmadığınızdan, bu yağ hoş kokmuyor ve yemekler de hoş kokmuyor. Dolayısı ile, yemek yerken olumsuz etkilenmemek elde değil. Genellikle, soya yağında kızartılan ördek kokusu ve nem birleşince, bu kötü koku ortaya çıkıyor.

Ama, aç kalırım diye korkmayın, çünkü: yine de bu şehirde pek çok keyifli ve lezzetli yemeklerin yenebileceği yerler var. Özellikle: “The Peak” bölgesinde güzel ve ağız tadına uygun restoranlar bulabileceksiniz. Hatta: bunlara hiç bakmam diyorsanız, unutmayın, bu şehirde çok sayıda fast-food (mc donalt’s) bulunuyor.

Öte yandan: KFC gibi bir tavuk fast-food yerine gittiğinizde ise, farklı lezzetlerle karşılaşabiliyorsunuz. Çünkü: tavukları elektro şok ile öldürüp kestikleri ve beklemedikleri için, bütün kan, tavuk içinde kalıyor ve bu da ete yansıyor, beyaz diye nitelenen tavuk eti, kahverengi bir görünüm kazanıyor, lezzeti de bozuluyor, yani en azından alıştığımız lezzet değil.

Daha fazla alternatif derseniz, bu kez, yine THY personelinin sık ziyarette bulundukları bir restoran olan, Kowlood adasında, deniz ürünleri yemek isteyenler için, “Temple Street” caddesindeki bir lokantayı önerebilirim.

Peki, şehirde ne içilir, nerede içilir, nasıl içilir?

Şehirde, pek çok bar var. İnsanlar, bu barlarda, içeride olmaktan öte, içkileriyle sokakta yürümeyi ya da barın dışındaki masalarda oturmayı tercih ediyorlar. Ama, bu barlarda veya içki içilen yerlerde en çok göreceğiniz, masalar üzerindeki küçük kaselerdeki yer fıstığıdır, Hong Konglular, yer fıstığı olmadan içki içemiyorlar.

Disneyland

 Aberdeen

 Macau