Hindistan Genel

Hindistan Genel

Hindistan Genel; Ülkenin kuzeyinde, Himalaya dağları var. Güneyde ise, Hint Okyanusu kıyısındaki “Kanyakumari” bölgesine kadar uzanıyor. Toplamda ise: 3000 km. karelik bir ülke, daha doğrusu bir yarımadadır.

Arazi şekilleri, büyük çeşitlilik sunmaktadır. Bu çeşitlilik içinde: Himalaya dağlarının karlı zirveleri, Racasthan bölgesindeki çöller ve Kerala bölgesinin verimli tropik arazileri bulunmaktadır.

Himalayalar; ülkede, en çok saygı duyulan Hindu tanrılarından olan Şivanın meskeni olarak kabul edilir.

Keşmir bölgesi: yeşil ormanları ve yüksek otlakları ve gölleriyle, doğal cennet görünümündedir.
Pencap bölgesi: ülkenin kuzey batısında, ülkenin buğday, arpa ve darı üretiminin temel yeridir.
Delhi bölgesi: ülkenin pirinç ihtiyacının büyük bölümünün karşılandığı bir yer olarak öne çıkar. Özellikle: Ganj nehri havzası önemlidir.

Ülkenin güneyi: engebeli yapısı ile dikkat çeker.

GENEL

Hindistan Genel; Hindistan, dünyanın 7’nci büyük ülkesidir. Nüfus yoğunluğu düşünülürse, dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip, 2’nci ülkesidir. Çin ile birlikte, dünya üzerinde, nüfusu 1 milyarı geçen ikinci ülkedir. Ülkenin nüfusu, yaklaşık 1.2 milyardır. Söylenenlere göre, bu ülkede, dakikada: 51 bebek doğuyormuş.

Ülkenin en büyük şehirleri: Bombay, Delhi ve Kalküta’dır. Cebinizde 1000 dolar ile, bu ülkede, bir süre krallar gibi yaşayabilirsiniz.

Bu ülkeye giderken, çok şeyler beklemeyin. Özellikle: Delhi şehrine gittiğinizde, şehrin Yeni Delhi denen bölümü, inanın, eski Delhi’den hiç te farklı değil.

Şehirde, lüks ve 5 yıldızlı otel yok mu? Elbette var, ama otelden adımınızı dışarı attığınız anda, pislikle karşılaşıyorsunuz ve bu pislik, Hintliler tarafından yaratılıyor.

Alışveriş merkezi var. Ama, ucuz mu? Hayır. Alışveriş merkezinde, bir ayakkabı beğendim ve ülkemizde, çok daha kalitelisini 150 TL. ye aldığım ayakkabının benzerini, orada 150 Amerikan dolarına satıldığını gördüm.

Bir de, taksiye bindiğimde, cep telefonumu elimde gören Hintlinin bir bakışı vardı, inanmak mümkün değil.

Ekonomik değerlendirme

Hindistan Genel; Ülke, dünyanın en büyük 12’nci ekonomisine sahiptir. Yine de yoksulluk ve kötü beslenme oranları yüksektir. Okur-yazarlık oranı ise düşüktür.

Okuryazarlık oranı, kadınlarda: % 55 ve erkeklerde ise % 76’dır. Ancak, ülkenin ekonomisi hızla gelişmekte ve gelecek yüzyılda, ekonomik yönden önde gelen ülkelerden biri olmaya adaydır.

Hindistan, dünyanın en kalabalık demokrasisidir. Bir parlamenter cumhuriyet ve çok partili sistem bulunmaktadır. Bunun altında ise, 40’dan fazla bölgesel parti bulunmaktadır. Hindistan Anayasası: ülkenin en yüce yasal belgesi olarak kabul edilir ve 1950 yılında yürürlüğe girmiştir.

Hindistan Cumhurbaşkanı, devletin başıdır. Hindistan Başbakanı ise, 5 yıllık süreç için seçilir ve hükümetin başıdır.

Ülke, 28 tane eyalete ayrılmış olup, parlamenter sistem ile yönetilmektedir. Federal cumhuriyet yönetiminde, her eyalet: kendi seçilen hükümetlerine sahiptir. Eyaletler: konuşulan dillere göre oluşmaktadır.

Bu 28 eyalet dışında, 7 tane federasyon birlik toprakları bulunmaktadır. Bu birlik toprakları, doğrudan merkez tarafından atanan yöneticiler tarafından yönetilir. Bu yapılandırma sistemi: 1956 yılında hazırlanarak kabul edilmiştir. Her eyalet ya da birlik, kendi içinde ilçelere ayrılır.

İsim kökeni

Hindistan Genel; Ülkenin ismi, Farsça kökenli “İndus” kelimesinden türemiştir. Anlamı ise: İndus nehri ve çevresi için kullanıldığını ifade etmektedir. Bu arada, ülkenin ismi, birçok mahalli dilde ve Hindistan Anayasasında “Bharat” olarak geçmektedir. Bu isim: Hinduların efsanevi kutsal krallarından olan “Kral Bharata” dan türetilmiştir.

Ülke o kadar büyük ki, bunun doğal bir sonucu olarak, ülke genelinde çok çeşitli ve genellikle birbiriyle çatışma halinde bulunan etnik kültür gurupları bulunuyor.

Hindistan: hiç aklınıza gelmeyecek ölçüde: pis bir ülkedir. Sokak-cadde yani yol ortasına tuvaletlerini yapmaktan asla çekinmiyorlar. Elbette, sonuçta ortaya çıkan durum: idrar kokan koca bir şehir.

Temizlik ve hijyen kesinlikle yok.

Hindistan Genel; Şehirlerde, birçok yer, pislikten geçilmiyor. Ama her yeri gerçekten pislik götürüyor. Özellikle: Ganj nehri diye kutsal kabul ettikleri nehir var ki, inanılmaz.

Nehirde: ölüsünü yakıyor, küllerini oraya atıyor, hayvanlarına su içiriyor, kendisi giriyor yıkanıyor, çamaşırlarını yıkıyor, kanalizasyon atıklarını oraya atıyorlar, inanılır gibi değil.

Daha sonra bu konuda ayrıntılı bilgi vereceğim ama burada birazcık değinmek gerekirse, kendi söylediklerine göre: Ganj nehri kimyasal bir özellik taşıyormuş ve bu nedenle mikrop, mikroorganizma tutmuyormuş. İnanılır gibi değil. Tifo ve sarılık olmaması mümkün değil, ama nüfus o kadar yoğun ki, ölenin ardından kimse düşünmüyor.

Bu anlattıklarımda sizi ilgilendiren konu: eğer hijyen konusunda takıntılarınız varsa, sakın bu ülkeye gitmeyin. Bu konuda son bir not: Hindistan ülkesine giderken, yanınızda mutlaka “ishal” ilacı götürmeyi sakın ihmal etmeyin.

Trafik ise

Hindistan Genel; Bu konu başlığı altında ayrıntılı anlatacağım gibi, tamamen rezalet ve felaket. Korna sesinden geçilmiyor. Günün her saatinde, her yerde, her araç korna çalıyor.

Zaten, havaalanında uçaktan indiğiniz anda “rikşa” denilen özel bir ulaşım aracı ile karşılaşacaksınız.

Eğer bu araçlar olmasa zaten şehirlerde trafik hiç ilerlemezdi. Rikşalar, şehirlerdeki ulaşımın temel aracıdır.

Elle taşımalı olanlar, bisikletli olanlar ve motorlu olup, üç tekerlekliler, şehir trafiğini rahatlatıyor mu zorlaştırıyor mu belli değil, çünkü çok sayıdalar ve hiçbir kural tanımıyorlar.

Ayrıca, bu rikşalar çok ucuz ve uygun fiyatla sizi istediğiniz yere götürüyorlar, pardon, istediğiniz yer dedim, rişka sürücülerinin çoğu, sizi istediğiniz yere götürmeden önce, anlaştığı ve komisyon aldığı satış yerlerine götürüyorlar. Bu onların ek işi.

Güvenlik derseniz

Hindistan Genel; Sokaklar, sümüklü çocuklarla doludur. Ayrıca, elbette bunlar tarafından çarpılmamak için gerekli önlemleri almanız şart.

Ha oldu da, polise yolunuz veya işiniz düşerse, önce elinizi cebinize sokmanız gerektiğini sakın ola unutmayın. Ayrıca, dilenciler ile sakın göz göze gelmeyin, yoksa kesinlikle peşinizden ayrılmazlar.

DİL

Hindistan Genel; Ülke genelinde, toplam 22 resmi dil konuşuluyor dediğimde, kesinlikle çok şaşıracaksınız. Dikkat: resmi dil olarak 22, bunların lehçe olarak değişiklikleri gündeme geldiğinde, ülke genelinde, toplam 800 farklı dil konuşulduğu söyleniyor.

Ama, daha önce de söylediğim gibi, ülke o kadar büyük ki, birçok farklı topluluk barınıyor. Konuşulan dillerden bazıları: Nepali, Keşmir, Hintçe, Urduca, Marathi, Bengali, Malayam, Konkani, Tamil, Telugu gibi.

Bu arada: ulusal resmi dil olarak “Hintçe” kullanılıyor. Hintçe, resmi işlerde kullanılmasına rağmen: uzun yıllar İngiliz sömürgesi olmanın yarattığı bir sonuç olarak, bazı yerlerde “İngilizce” konuşuluyor. Ancak, ülke genelinde, nüfusun yalnızca % 5’lik kısmının İngilizce konuştuğu söyleniyor.

VİZE

Hindistan Genel; Nepal ve Bhutan ülkesi vatandaşları hariç, ülke dışından burayı ziyaret edecek herkesin vize alması gerekiyor. Bizim için “yeşil pasaport” dahil vize almamız isteniyor. Vize bedeli: 43 Amerikan doları.

Vize alırken: 2 fotoğraf, banka hesap defteri istiyorlar. Alınan 43 dolarlık vize bedeli, sanırım elçilik giderlerinin karşılanmasına yönelik, çünkü böyle bir şey anlamsız.

ULAŞIM

THY’nin, İstanbul ile Hindistan ülkesindeki: Delhi ve Mumbay şehirleri arasında ulaşım sağlanmaktadır. Air İndia havayolları da, Delhi-İstanbul seferleri düzenlemektedir. İstanbul-Delhi arasındaki uçak yolculuğu, yaklaşık 6-6.5 saat sürer.

Ancak, saat farkı bulunduğunu unutmamak gerekir. Yani: saat: 06.00’da İstanbul’dan uçağa bindiğinizde: Türkiye saati ile, 12.00’de Delhi şehrinde oluyorsunuz. Ancak, oranın saati ile: 09.30’de ulaşmış oluyorsunuz. Yani: yaklaşık 3.5 saatlik bir farklılık var.

HAVAALANI

Hindistan Genel; Bombay veya Delhi havaalanlarına ayak bastığınızda, ilk dikkatinizi çekecek olan: Hint halkının çeşitliliğidir. Bu çeşitlilik fiziksel özelliklere de yansır. Keşmirliler: mavi gözlü ve kızıl saçlı iken, Tibetliler, ülkenin kuzey ve orta kısımlarında yaşayanlar: daha siyah derilidirler. Bunlar: tipik Hintli olarak da kabul edilirler.

Havaalanına vardığınızda, iniş formunu doldurmanız gerekir. Ama, siz bu formu, uçakta temin edin ve uçakta doldurun, indiğinizde, o koşuşturmaca da bu formu doldurmanız sorun olabilir. Yanınızda, gümrüğe beyan edeceğiniz herhangi bir şey varsa: kırmızı hatta, yoksa yeşil hatta yönelin.

Bundan anlatmak istediğim şu: yanınızda çok değerli fotoğraf makinesi, video kamera veya not book varsa, bunları pasaportunuza kaydettirmelisiniz. Pasaportunuza kaydedilen eşyalar, ülke içinde satılamaz ve çıkışta, gümrük görevlilerine bunları göstermek zorundasınız.

Havaalanları ile şehir merkezleri arasında düzenli otobüs seferleri vardır. Taksi bulmak ta kolaydır. Ancak, havaalanı içindeki ofislerden, ön ödemeli taksi fişi satın alın ve kapının önündeki taksilere binip, gitmek istediğiniz yere gidin ve böylece kazıklanma riski almasınız. Şehir merkezindeki birçok yerin ismi ve taksi ücreti yazılı olan tabelalar havaalanlarında görülmektedir.

Burada, birkaç havaalanından söz etmek istiyorum

Çatrapati Şivacı Uluslararası Havaalanı

Mumbay şehir merkezinin 29 km. kuzeyindedir. Ülkenin en işlek havaalanıdır. Modern bir havaalanında bulunması gereken tüm alt yapı bulunmaktadır. Ancak, trafiğin yoğun olduğu saatlerde, havaalanı ile şehir merkezi arasındaki yolculuğunuz, 3 saate kadar uzayabilir.

İndira Gandhi Uluslararası Havaalanı

Delhi şehir merkezinin 20 km. güneyindedir. Terminalde bulunanlar: döviz bozdurma büroları, yemek alanı, bagaj emanet servisi, otel rezervasyon bürosu, araba kiralama ofisi, gümrüksüz eşya satış mağazaları. Özellikle, Delhi havaalanı çok güzel görünüyor.

PARA

Hindistan Genel; Hint ülkesinde kullanılan para birimi: Rupi’dir. Madeni paralar: Paise ve kağıt paralar ise, Rupi olarak isimlendirilir. Özellikle, kağıt paralarda: paranın üzerinde yırtık, kopuk bulunmamasına dikkat etmelisiniz.

Çünkü, Hintli bir dükkan sahibi, alışveriş yaptığınızda, yırtık, ucu kopuk veya yanık kağıt parayı almayı kabul etmeyebilir. Bu yüzden, alışverişlerinizde: kirli, yırtık, kopuk, yanık gibi sorunları olan kağıt paraları kabul etmeyin, yoksa elinizde kalır. Hatta, bu tür paraları şeffaf bantlar onarmaya kalkmayın, çünkü kesinlikle kabul etmezler.

Bunun yanında, biraz önce söylediğim gibi, madeni para da kullanılıyor. Ancak, ülkede büyük ölçüde, bozuk para sıkıntısı yaşandığı kesin ve buna istinaden, genellikle paranızın üstünü: sakız, şeker gibi saçma sapan şeylerle ödemeyi tercih ediyorlar. Hatta ve özellikle, taksi ve motor sürücüleri, kesinlikle para üstü vermezler.

Bu yüzden, döviz bozdururken, bir kısım paranın, madeni para olarak verilmesini istemelisiniz. Yoksa, her türlü ödeme de, bir kısım fazla para ödemeniz kaçınılmazdır. Para bozdurduğunuzda, dekontları saklayın, çünkü sahte para verdiler se, bunu ispatlamak için dekont ibraz etmeniz gerekebilir.

Gelelim paranın değişim değerlerine. Hindistan ülkesinde

1 Amerikan doları = 47.5 Rupi

1 Rupi= 0.35 TL.

 

İKLİM

Ülkenin ikliminde, güçlü muson yağmurları etkindir. Himalayalar: Orta Asya bölgesindeki soğuk rüzgarların, Hint yarımadasına girmesini engeller. Buna bağlı olarak ülkenin genelinde sıcak havalar egemendir. Özellikle: Thar Çölü: Haziran-Ekim ayları arasında, nem yüklü, yaz muson rüzgarlarını çekmekte, önemli rol oynar.

Bunun dışında, bu büyük ülkenin iklimi hakkında söylenecek şu olabilir: ülke genelinde, 4 iklim gurubu hakimdir. Bunlar: tropikal nemli, tropikal kuru, subtropikal nemli ve dağlarda etkili olan iklim şartlarıdır.

İNSANLAR

Şehirlerin yoksul kesimlerinde: kadınlar, başlarının üstünde tuğla öbekleri taşırlar. Kadınları genellikle güzeldir, erkekler ise genellikle kafası hoş dolaşırlar. Ancak, buranın insanı hakkında, ilginç bir söylenti var.

Şöyle ki: bu ülkede, kız tarafı, erkek tarafına başlık parası veya evlilik halinde yapacakları veya alacakları konusunda, bazı sözler verirlermiş. Ancak, bu verilen sözler tutulmadığında, erkek ve ailesi tarafından, geline büyük işkenceler yapılırmış ve hatta, bu yüzden Hindistan ülkesinde her yıl 10 bin civarında kadın öldürülüyormuş.

Koklata ve Mumbay bölgelerinde yaşayan insanların günlük yaşamları: şehir hikayelerine konu olmuştur. Cadde ve sokaklarda: hani bizdeki bir deyim gibi “iğne atsan yere düşmez” misali, insan kalabalığı göreceksiniz.

Hatta: insanlar, dışarı sarkarak çekçek arabalarına binerler. Tren ve otobüslerin üstü, insan kalabalığından görünmez hale gelir. Çünkü, araç üstünde yolculuk edenler bilet almazlar ve bu yüzden, araç üstünde yolculuğu tercih ederler.

Ülkedeki hacılar

Küçük bir ayna ile, ülke genelindeki mabetlerinde, alınlarına “tilak” ya da “tika” denilen boyalardan sürerler. Bunların renkleri: sarı, beyaz, kırmızı olabilir. Bu renkler: kişinin bağlı olduğu mezhebi ifade etmektedir. Diğer anlamda, üçüncü gözdür.

Budha’nın gözü olarak betimlenen ve alnın ortasına sürülen bir benek veya alnın ortasına takılan ve bindi ismi verilen boncuk. Hoş, siz de ülkeyi ziyaret ettiğinizde, mutlaka size de bu boyadan süreceklerdir.

Anlamı, üçüncü göz, yani Buda’nın gözüdür. Bunun dışında, bir de bileklerine taktıkları ip var. Bu ip, kutsal tapınaklardan alınıyor ve dilek tutularak bileğe bağlanıyor, eğer koparsa, akan suya, denize veya ırmağa atmak gerekiyor. İp: erkeklerde sağ, kadınlarda ise sol bilektedir.

Kadınlar

Medeni durumlarını göstermek için, saçlarının bir bölümüne “kına” yakarlar. Bunun dışında ise, kadınlar ister evli ister bekar olsunlar: alınlarının ortasına “bindi” denilen, genellikle süslü bir figür işlerler. Bunlar, herhangi bir renkte olabilir ve yalnızca aksesuar olarak yapılır.

Evet: aslında, bağımsızlıktan sonra, ülkede her ne kadar engellenmeye çalışılsa da, günümüzde de ülkedeki halk arasında, çeşitli kast sistemleri kullanılmaktadır. Bu durum, özellikle: iş, eş ve siyasi parti seçimlerinde büyük rol oynar. Ruhban sınıfı Hintliler, üniversiteler ve devlet yönetiminde, üst düzey pozisyonlarda görev alırlar.

Hindistan silahlı kuvvetlerinde bile, bu sınıf ayırımı öne çıkmaktadır. Şudralar: tarımla uğraşan, en alt kast sınıfıdır. Dalit denilen kast sınıfı insanları ise, endüstri dünyasında üst düzeylere kadar çıkabilmişler ve hatta, bazıları kamu yönetiminde, Başbakan bile olmuşlardır.

Bunun yanında, ülkede uzun süre sömürge yönetimi gösteren İngiltere, kendi kültürüne ait “hokey” ve “kriket” oyunlarını burada yaygınlaştırmıştır. Burada oynanan “polo” oyunu ise, İngilizler tarafından kendi kültürlerine aktarılmıştır.

Son bir not: ülkede, sevmek amaçlı dahi olsa, sakın çocukların kafalarına dokunmayın.

KUTSAL İNEKLER

Hindu inancında, kutsal olarak kabul edilen “ineklere” her türlü ortamda öncelik ve yol verilir. İster şehir merkezinde, ister otoyol boyunca uzanmış olsun, inekler daima önceliğe sahiptirler. Siz de, ülkenin şehirlerinde gezerken, yollarda bir şekilde çevresini süzen inekleri gördüğünüzde, sanki onların kutsallığına inanır hale geliyorsunuz.

Bu durumu: kendi ülkemizde, Siirt şehrinde yaşarken görmüştüm. Orada da, şehir içinde yaşayan insanlar, evlerinin yanındaki ahırlarda inek beslediklerinden, sabah ve akşam saatlerinde, inekler, caddeleri-sokakları aşarak, yaşam yerlerine gelirler ve bu durum, şehrin ana cadde ve sokaklarında gezinen inekler ile, değişik bir görünüm sunardı.

Unutmayın ki, bu inekler üzerinize dahi gelseler, asla kovalamayın, kaba davranmayın, yoksa birçok sorunla karşılaşırsınız.

HİNDUİZM

Ülke nüfusunun, büyük bölümü, Hinduizm dinini benimsemiştir. Hatta, birçok batılı, bu dinin özelliklerini merak eder ve bu merak sonucu da, ülkeyi ziyaret etmeyi tercih eder. Bu dini günlük yaşamında benimseyenler: iş, sağlık, doğum, ölüm gibi insan yaşamının dönüm noktası olan etkinlikleri, düzenli olarak yıldızbilimcilere yani falcılara yorumlatırlar.

Dinin genel yapısı: dünyevi zevklerden yoksun bir yaşam sürmek, sükunet ve kendinden geçmenin egemen olduğu ayinler yapmaktır.

Hindu inancında: 330 milyon tanrı bulunduğu söylenir. Ancak, bu büyük ve muhteşem rakam: aynı zamanda, tek bin tanrının 330 milyon özelliği olarak da kabul edilebilir.
Tanrının bir diğer en önemli özelliği ise: Vişnu, Brahma ve Şiva’dır.

Vişnu

Evrenin koruyucusudur, 4 kolludur ve her bir elinde: deniz kabuğu, sopa, tekerlek ve nilüfer tutar. Görünümü: fülüt çalan bir aşık veya yaramaz bir çocuk şeklindedir. Gayet sakindir. Karısı Lakshmi: bereket tanrıçasıdır.

Brahma: Evrenin yaradılışında, Vişnunun göbeğindeki bir nilüferden, annesiz doğmuştur. Yani: dünyanın yaratıcısıdır.

Şiva: hem boynunda ve hem de kollarında: kafatası ve yılanlardan oluşan bir çelenk bulunmaktadır. Kendisi: dans eden, yok edici bir tanrıdır. Zaman ile, dünyanın kaderini belirler. Çok hiddetlidir.

Hindu dilinin temelinde

Doğruluk, dürüstlük ve zevk bulunmaktadır. Nihai amaç: yeniden doğum döngüsünden kurtulmak anlamındaki ruhsal kurtuluşa (yani: moksha) ulaşmaktır. Bu ülkeyi ziyaretinizde, bazı Hintlilerin kafalarının üzerinde, bir başlık göreceksiniz.

Söylenenlere göre: Müslümanlar bölgeyi ele geçirdiklerinde, Hindular, dağlara kaçmışlar ve günler-aylar-yıllarca saç ve sakallarını kesememişler.

Günümüzdeki Hintlilerin bir kısmı: bu duruma istinaden yani atalarının yaşadıklarını yaşamak için: saçlarını ve sakallarını kesmemeyi yeğliyorlar.

Özellikle: saçlar o kadar uzuyor ki, bu saçları, başlarına taktıkları o giysinin içine sara-sara muhafaza ediyorlar, zaten birçok Hintlinin de sakallı olduğunu göreceksiniz. Ama, en ilginç olan ne biliyor musunuz?

Hintlilerin bu tür fanatikleri, atalarının Müslümanlar tarafından topraklarından sürülmelerini hala hazmedememişler ve Müslüman düşmanlığını sürdürüyorlarmış.

İSLAM

Ülkedeki Müslüman nüfus: kuzeydeki büyük şehirler ve özellikle Delhi ve güneydeki Haydarabat şehrinde yaşamaktadırlar. Ülke: Endonezya ve Pakistan’dan sonra, dünya üzerinde, en çok Müslüman nüfusa sahip ülkedir.

Mezhep olarak ise: Sünni ve Şiilik yaygındır. Ancak: her ne kadar Müslümanlık putperestliğe karşı çıksa da, uzun yıllarca, putperest Hindularla birlikte, barış içinde yaşamışlardır.

Birçok yerde, Hinduların Müslüman evliya türbelerini ziyaret etmeleri yadırganmaz. Birçok yerde ise, Müslümanlar, Hindu festivallerine katılırlar. Ancak, yine de günümüzde birçok kez, karşılıklı eylemler görülmektedir.

Bu arada, bu ülkede, günümüzde 300 binden fazla aktif cami bulunduğu söyleniyor.

SİHLER

Bunlar ülke nüfusunun % 2’sini oluştururlar. Kelime anlamı: mürit. Bunlar: Hindu ve İslam prensiplerini birleştirenlerdir. Bunların lideri yani gurusu Nanak: 1469 yılında, Hindu olarak doğmuş ve İslam prensipleriyle yetiştirilmiştir.

Temelinde: putperestliğe karşı gelirler. Ayrıca, insanların sınıflara ayrılmasına yani kast sistemine de karşıdırlar. Ancak, her ne kadar İslam dinindeki tek tanrı prensibini almış olsa da “Allah” kavramını kabul etmezler.

Hinduizm deki gibi, tanrının: yarattığı dünyanın her yerinde ve farklı görünümlerde var olduğuna inanırlar. Bunlar aynı zamanda savaşçıdırlar, kendilerini koruma ihtiyacından gelen bir geleneğe sahiptirler ve Hint ordusunun askeri kanadının birçoğu bunlardan oluşur.

Hindular bölümünün son paragrafında yazdıklarım, Sihler içinde geçerlidir. Yani, Sihler de, ülkedeki Müslüman çoğunluğa karşı düşmanca hisler ve duygular besliyorlar ve zaman zaman bu konuda terör saldırıları gerçekleştiriliyor.

BUDACILIK

Bu dini görüş: halen ülkenin dinsel ve sanatsal yaşamında etkilidir. Ülke içinde, Himalaya sakinleri ve Tibetli mülteciler tarafından kabul görmektedir.

ARABA KİRALAMA

Ülkenin karayolları, dünyanın belki de en zorlu ve tehlikeli karayolları arasındadır. Çünkü: bu ülkede, gerçekten trafik kuralları yok denilebilir. Arabaların hepsinin direksiyonları sağda ve trafik sağdan ilerliyor, çünkü uzun süreli İngiliz egemenliği, trafik düzenini etkilemiştir.

Araba sürücüleri asla kural dinlemezler. Sürekli “korna” çalınan bir ülkede bulunduğunuzu, kısa sürede hissedeceksiniz, çünkü sürekli korna çalıyorlar.

Hatta: bazı arabaların arkasında şu yazıyı görürseniz şaşırmamalısınız “korna çal” çünkü, öndeki sürücü, siz korna çaldığınızda, gerekli tedbiri alacaktır. Öte yandan, birçok arabada dikiz aynası yok, düşünün artık ne şekilde döndüklerini ve birçok göreceğiniz arabanın kazalı-hasarlı olduğu da kesin.

Sonuçta, bu ülkede sakın araba kiralamayın. Arabayı, şoförü ile birlikte kiralayın çünkü ucuz, evet bir yere gitmek isterseniz, arabayı, sürücüsü ile birlikte kiralayın.

Taksi kiralama ücreti, günlük:; 6500 Rupi. Yani: 150 Amerikan doları. 400 kilometrelik Yeni Delhi-Agra arasındaki yolculuk için: taksi kiralama ücreti, sürücü dahil: 6500 Rupi yani 150 Amerikan doları ki, kesinlikle çok uygun, mutlaka bu yöntemi deneyin. Yani, sürücüsüz araba kiralamayın.

BAHŞİŞ

Bu ülkede, memur statüsündekilere sakın bahşiş vermeye kalkmayın, çünkü yasaktır. Restoranlarda ise, hesabın % 10 kadarı, garsona bahşiş olarak bırakılabilir.

Müze gezilerinde, rehberler de gezi sonunda bahşiş isterler ama verip vermemek size kalmıştır. Ancak, tapınak gezilerinde, içeriye ayakkabısız girildiği için, ayakkabılarınızı kapıda teslim ettiğiniz şahsa, küçük bir bahşiş vermeniz gerekir.

ELEKTRİK

Ülkedeki elektrik akımı: 220 volttur. Priz olarak ise: ikili-üçlü yassı prizler kullanılır. Özellikle, sıcak yaz günlerinde klimalar sürekli çalıştığı için, elektrik akımı, alçalıp yükselmektedir.

Hindistan Genel

TURİZM

Hindistan ülkesinde turizmin en yoğun olarak yaşandığı yer: “Altın Üçgen” denilen: Delhi, Agra ve Khajuraho şehirleri ve kutsal Ganj nehrinin bulunduğu Varanasi şehridir. Buraları gezmek için, 15 günlük bir süreye ihtiyaç duyulmaktadır.

Yüzme

Hindistan ülkesi, sonuçta, üç bir yanı denizlerle çevrili bir yer ve buranın birçok beldesinde yüzmek mümkündür.

Özellikle: başlıca liman şehirlerindeki ünlü plajları tercih etmenizi öneririm. Örneğin: Mumbay şehrindeki “Çovpati” ve “Cuhu” plajları, yüzmek isteyenler için çok uygun şartlar sağlamaktadır. Ancak, yine de bazı özel durumlara ( yer altı akıntıları, dalgalar, girdaplar gibi) dikkat etmek gerekir.

En iyi kumsallar: ülkenin batı bölümündeki “Goa” ve “Kerala” bölgelerinde görülebiliyor. Ülkenin doğusunda ise, denize girilebilecek yerler: Koklata bölgesinin güneyindeki “Puri” veya “Pondiçeri” olabilir.

Ayrıca: büyük şehirlerin birçoğunda, yüzme havuzu bulunuyor. Bunun yanında: gölet, nehir, göl ve baraj gölleri gibi yerlerde yüzmenizi kesin olarak önermem, çünkü kirlidir.

Su Sporları

Sörf yapmak isterseniz: Goa düşünülebilir. Şnorkelle yüzme ve dalış düşünürseniz: Kerala bölgesindeki “Lakshadvip” adaları olabilir.

Doğal Yaşam

Bu ülkede, yaklaşık 75-80 civarında, ulusal park ve 350 civarında, doğa koruma alanı bulunuyor. En önem kazanan yani ünlü doğal yaşam alanları ise: Jim Corbett, Ranthambore ve Kanha’dır. Bu doğal yaşam alanlarında: nesli tükenme tehlikesi altında olan bir kısım vahşi hayvanları, Asya aslanlarını, filleri görebilirsiniz.

Kriket

Evet, bizim kültürümüze çok yabancı bir spor dalıdır. Ancak, bu ülkedeki gezinizde, birçok yerde “kriket stadyumları” ve sokaklarda “kriket” oynayan gençler göreceksiniz. Bu yüzden, bu ülkede çok sevilen bu spor hakkında, kısacık bir bilgi vermek istiyorum.

Ülkedeki ilk kriket kulübü: 1792 yılında kurulmuştur. Mücadelenin yüksek olduğu, gürültülü karşılaşmalar, büyük çekişmelere sahne olur. İster atıcı, ister vurucu olsun, gençler tarafından muhteşem ve yoğun ilgi görür.

Özellikle: Hindistan-Pakistan arasındaki kriket karşılaşmaları, büyük seyirci potansiyeli çeker.

Delhi

Maharashta-Mumbai-Bombay

Eğlence-Gece hayatı

Hindistan Maharashta-Pune

Hindistan Maharashta-Pune

Maharashta eyaletinin en büyük ikinci şehridir ve ülkenin en büyük 7’nci şehridir. Şehir nüfusu, 4.5 milyon civarındadır.

Eyaletin kültür ve miras başkentidir. Ama, aynı zamanda geçmişte büyük depremlerin yaşandığı, deprem bölgesindedir.

Şehir, başkent Mumbai şehrine, 170 km. uzaklıktadır. Eyaletin tüm gelir ve yargı reformları, buradan başlamıştır.

Deniz seviyesinden 560 metre yüksekteki Deccan platosunda bulunmaktadır.

Mula ve Mutha nehirleri, şehir sınırları içindedir. En yüksek tepe olan Vetal tepesi, 800 m. yüksekliktedir.

Hindistan Maharashta-Pune

İklim durumuna gelince: yörede, ıslak ve kuru tropikal iklim hüküm sürmektedir. Ortalama sıcaklık: 20-25 derece arasında değişmektedir. Mevsimlere gelince: yaz, muson ve kış mevsimi görülür. Mart-Mayıs ayları arasındaki yaz döneminde sıcaklık: 30-38 derece arasına kadar yükselir.

Ancak, şehrin yüksekte bulunması nedeniyle, gündüzleri ne kadar sıcak olsa da, gecelerin soğuk olduğunu unutmamak gerekir. Haziran-Ekim ayları arasında ise, orta derecede muson yağışları görülür.

Kış mevsimi, Kasım ayında başlar. Şehri ziyaret etmenizi önereceğim en uygun dönem: Mart-Ekim ayları arasındaki dönemdir. Bunun dışındaki, şehirde kutlanan bayram günleri şunlardır: 26 Ocak tarihinde Cumhuriyet Bayramı, 15 Ağustos tarihinde Bağımsızlık Günü ve 2 Ekim tarihinde Gandi Jayanti günü kutlanmaktadır.

Elbette, bu bayram günlerinde, alışveriş şansınız, dükkanlar ve birçok kurumun kapalı bulunduğunu unutmamak gerekir.

Hindistan Maharashta-Pune

Tarihi geçmişe bakılınca, 937 yılından bu yana, şehirde, yaşamın sürdürüldüğü görülmektedir. Matahta İmparatorluğunun kurucusu, Shivaji, gençliğinde burada yaşamış ve daha sonra, onun saltanatı sırasında, şehirde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Özellikle: 1730 yılında, şehir, önemli bir siyasi merkez haline gelir.

Günümüzde ise, şehir: eğitim tesisleriyle birlikte, refah seviyesi yüksek bir yerleşim olarak bilinir. Özellikle: ülkenin cam ve şeker üretim merkezidir. Aynı zamanda: klasik müzik, tiyatro, spor ve edebiyat gibi, çeşitli kültürel etkinlikler görülmektedir.

Hindistan Maharashta-Pune

Şehirde, yerel lezzetlerden tatmak isteyenler için birkaç öneri: buranın yerel mutfağında, Hindistan cevizi ve sarımsak ağırlıklıdır. Hindistan cevizinin kokusuna alışmanız zor olacaktır. Aynı zamanda: yemeklerde, yeşil biber, aşırı olarak kullanılır. Ama, bu şehirde bence yemekten öte, tatlıları denemelisiniz. Çünkü, buraya has tatlılar çok meşhur. Bunlar: Chewda, bhakerwadi ve pedas.

Ayrıca, şehirde yerel lezzetleri tadabileceğiniz restoran önerisi derseniz: Laxmi, Fergusson College Road, JM, Koregon olabilir.

Son olarak

Alışveriş hakkındaki öneriler: şehir, ziyaretçilere geniş alışveriş imkanları sunmaktadır. Alışveriş yerlerinde bulamayacağınız herhangi bir şey olmadığı söylenebilir. Özellikle: zarif el sanatları, biblolar satın alabilirsiniz.

Ancak: alışveriş yaparken, pazarlık yapmayı sakın unutmayın ve hatta, satıcının size önerdiği rakamın, dörtte birini önerin ve ilk anda kabul etmemesine rağmen, yavaş adımlarla yürüyerek ayrılmaya kalktığınızda, büyük ihtimalle kabul ettiğini göreceksiniz.
Evet, şehirdeki alışveriş mekanlarının birkaçı hakkında bilgi vermek istiyorum.

Laxmi

Burası, şehrin en işlek pazarıdır. Ana bir yol ve yan sokaklardan oluşur. Burada: giysiler, kumaşlar ve genellikle mücevher dükkanları bulunuyor. Mücevher almak için burayı tercih etmeniz gerekir.

Mahatma Gandhi Road-MC Road

Burada; her türlü hediyelik eşya bulabilirsiniz.

Moda Caddesi

Buradaki Pazar tezgahlarında: giysi ve ayakkabı bulabilirsiniz. Burada, yaklaşık 450-500 civarında satış yeri var. Yani, çok amaçlı bir alışveriş merkezidir.

Deccan Gymkhana

Burada bulabilecekleriniz: oyuncaklar, takım elbise kumaşları, çelik ve plastik eşyalar, nakışlar.

Hindistan Maharashta-Pune

GEZİLECEK YERLER

Hindistan Maharashta-Pune PATALESHWAR

 

Hindistan Maharashta-Pune PATALESHWAR

PATALESHWAR

Burası, kayaya oyulmuş bir mağara tapınaktır. Burada: kaya mimarisini görebilirsiniz.
Muhtemelen, 8’nci yüzyılda oyulduğu düşünülmektedir. Başlangıçta şehir dışında bulunmasına rağmen, şehir sınırları, günümüzde, tapınağın bulunduğu yere kadar genişlemiştir.

Bazalt kayaya oyulan tapınak, Hindu tanrısı “Shiva” ya adanmıştır. Her iki tarafında, 3-4 metre, küp şeklinde bir odası bulunan evler var. Mağaranın önünde ise, büyük sütunlar tarafından desteklenen bir kare şemsiye görünümündeki gölgelik bulunuyor.

Hindistan Maharashta-Pune SHİNDE CHHATRİ

SHİNDE CHHATRİ

Burası, şehirde tanınmış bir yerdir. Wanowrie bölgesindedir. Zarif mimarisiyle öne çıkmaktadır.
Anıtın yapılma amacı ise, 18’nci yüzyılda “Mahadji Shinde” isimli bir askeri lidere olan saygıdır. Bu şahıs: 1760-1780 yılları arasında, Marathan ordusunda komutanlık yapmıştır. Anıt kompleksi: Hint tanrısı Şiva’ya adanmış bir tapınak ve anıttan oluşur.
Anıtın en büyük özelliği, yukarıda da söz ettiğim gibi zarif mimarisidir. Hindistan’da kullanılan zarif mimari stil yansıtılmaktadır. Ziyaret saatleri: her gün, saat: 06.00-19.00 arasındadır.

Hindistan Maharashta-Pune SHANİWAR WADA

 

SHANİWAR WADA

Pune tren istasyonu yakınında, Shaniwar Peth bölgesindedir.
Burası, bir saray kaledir. Şehir içindeki yapı: 1736 yılında inşa edilmiştir. 1828 yılına gelindiğinde ise, burada büyük bir yangın olur. Bu yangın sonucu ayakta kalarak günümüze ulaşan yapılar ise, artık bir turistik site olarak koruma altına alınmıştır.
Yapının 5 kapısı bulunmaktadır.
Delhi Kapısı: kuzey yönündedir. Yapının ana kapısıdır. Bu kapı: kale tören kapısı, askeri törenler ve dini törenler de kullanılmaktadır.

Narayan Kapısı

Bu kapı, cariyelerin kaleye giriş ve çıkışlarında kullanılmıştır.
Sarayda: öne çıkan yapılar: Dance Hall ve Eski Ayna salonudur. Ayrıca, bir kraliyet mahkeme salonu da bulunuyor. Ancak, 1828 yılındaki yangın, büyük hasara neden olmuştur. Bu, 7 gün süren yangın sonucunda, bina içinde, yalnızca: ağır granit sütunlar, güçlü tik ağacı geçitler ve derin temeller kurtulmuş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

Günümüzde, burada: ışık ve ses gösterileri yapılıyor. Ayrıca: ilk yapıldığı dönemden günümüze kalan, 16 yapraklı bir lotus çiçeği şeklindeki çeşmeyi görmenizi öneririm, çünkü mükemmel bir işçilik kanıtı olarak duruyor.

Hindistan Maharashta-Pune SARAS BAUG

SARAS BAUG

Şehir merkezine, yaklaşık 1 km. uzaklıktadır. Burada: yemyeşil çimler, çiçekler görebilirsiniz. Bahçe içinde bulunan Ganapati Tapınağı da oldukça ünlüdür. Tapınak, küçük bir tepeciğin üzerindedir ve çevresindeki alan ile birlikte, muhteşem güzel bir görüntü yaratmaktadır.
Parkta, ayrıca küçük bir göl var. Ancak, günümüzde bu gölün kuruduğu söyleniyor. Özellikle sabahın erken saatlerinde park içinde yürüyen, spor yapanları görmek mümkündür. Ayrıca, park, yöre insanı için önemli bir piknik yeridir.

Hindistan Maharashta-Pune AĞA HAN SARAYI

 

AĞA HAN SARAYI

Şehrin, Yerwada bölgesindedir.
1892 yılında, Sultan Muhammed Şah tarafından; 5 yıllık bir sürede yaptırılmıştır. O tarihten günümüze kadar olan süreçte, Hint tarihinin en önemli simgelerinden biri olarak önem kazanmıştır. Çünkü: ülkenin mimari güzelliklerinden birisidir. Saray: 1969 yılında, Hindistan Ülkesine bağışlanmıştır.

Sarayın, Mahatma Gandhi ile ilişkisi bulunmaktadır ve bu nedenle: Gandhi Ulusal Anıtı olarak da bilinmektedir. Gandhi’nin külleri, burada muhafaza edilmektedir. Ayrıca: yine onun hayatına ait: şahsi eşyaları, giysileri, terlikleri, mektupları ve resimleri bulunuyor.

Zarif saray yapısı çevresinde, yemyeşil bahçeler var. Bahçeler, yaklaşık 2 km. boyunca uzanmaktadır. Sarayın içinde ise; 5 salon var. Toplam 19 dönümlük arazide, saray yapısı 7 dönümlük alanı kapsamaktadır. Burada, sık sık ve düzenli olarak, Mahatma Gandhi’nin hayatı ve yaptıklarının tanıtıldığı sergiler düzenleniyor. Büyük olasılıkla izlemiş olabilirsiniz: “Gandhi” filmi de, burada çekilmiştir.

LAL MAHAL

Shaniwar Peth bölgesindedir. Lal Mahal sarayı: 1634 yılında yapılmıştır. Aynı yıl: Sultan Shaji Bhonsale tarafından, Pente şehri toprakları ele geçirilmiş ve Sultan, kendisi ve ailesinin ikameti için, bu sarayı yaptırmıştır.
Saray, 1998 yılında, Belediye tarafından teslim alınmış ve büyük bir restorasyona tabii tutulmuştur.
Evet, sarayın hemen önünde: heykellerden oluşan bir anıt bulunuyor. Bu anıt ile, çiftçilik betimleniyor. Ayrıca: mekanın terasında, 4 şemsiyeli Jijabai heykeli görülüyor. Sarayın, güzel bir bahçesi de görülüyor. Bahçe, günümüzde bir çocuk bahçesine dönüştürülmüştür.

OSHO KÖMÜNÜ

Burası, bir parktır. Ama, özel bir parktır. Burada yani bakımlı bahçelerde : Meditasyon kursları düzenleniyor. Yani, bir anlamda “Ruhani Disneyland” da denilebilir.

Bölge: hergün saat: 09.00 ile 03.30 arasında açıktır. Burada bulunan tesisler: masaj salonları, güzellik salonları, yüzme havuzu, sauna, tenis kortları, basketbol sahaları. Burada bulunan “Osho Multiversity” bölgesinde ise: insanlara meditasyon ve kişisel gelişim yöntemleri öğretiliyor. Hatta, bu konuda, dünyanın en büyük kurumu olduğuna inanılıyor.

Kursal: sizin arzunuza göre, 1 günden 3 aya kadar uzanıyor. Bu kurslarda ilaveten: şifa sanatları, yaratıcı sanatlar, dövüş sanatları, sufizm gibi etkinlikler de var. En uygun meditasyon kursu, her ayın ikinci Cuma günü başlıyor ve bir hafta sonu sürüyor. Bu 3 günlük sürede, insanlar meditasyon teknikleri öğreniyorlar.

Hindistan Maharashta-Pune PARVATİ TEPESİ VE TAPINAĞI

PARVATİ TEPESİ VE TAPINAĞI

Swargate bölgesine 1 km. uzaklıktadır. Şehri ziyaret edenler tarafından yoğun olarak tercih edilen bir yerdir. Tepe: deniz seviyesinden 2100 metre yüksekliktedir. Tepede, bir kısım tapınak yapısı bulunmaktadır. Tepenin aşağısında ise, şehrin muhteşem bir manzarası izlenebiliyor.
Evet, şehir kalabalığından bıkanların, sık ziyaret ettiği bir yerdir.

Parvati Tapınağının yapım yılı, olarak 17’nci yüzyıl düşünülmektedir. Tapınağın ana putunun, altın oyma olduğu söyleniyor. Ancak, bu idol: 1932 yılında çalınmış ve yerine gümüş bir put konulmuştur.

Tepe üzerinde bir de müze var. Müzede: zengin bir koleksiyon sergileniyor. Bu koleksiyonda: portreler, eski el yazmaları, silahlar, sikkeler görülebiliyor.

RAJ BHAVAN

Burası, günümüzde hükümet konağı olarak kullanılmaktadır. Yapı: ünlü mimar James Trusbhawe tarafından, 1866 yılında yapılmıştır.
Yapının mimarisi gerçekten göz alıcıdır.

Hindistan Maharashta-Pune SİNHAGAD PUNE

SİNHAGAD PUNE

Şehir dışında, şehir merkezinin 30 km. güneybatısındadır.
1300 metre yüksekliktedir. Çok dik yamaçlar, duvarlar ve burçlarla korunan kale, aynı zamanda doğal koruma da sağlamaktadır. İki kapısı bulunmaktadır. Bunlar: güney doğu bölümündeki Kalyan Darwaza ve kuzeydoğu yönündeki Puna Darwaza kapılarıdır.

Günümüzde, kale: televizyon yayınları için kullanılan bir televizyon kulesine de ev sahipliği yapmaktadır. Her ne kadar ulaşım zor olsa da, kale, bölgede popüler bir turizm merkezidir ve ziyaretçiler tarafından yoğun olarak ziyaret edilmektedir.

Hindistan Maharashta-Pune AMBEDKAR MÜZESİ

AMBEDKAR MÜZESİ

Bapat yolu üzerindedir. Burası: Hindistan bağımsızlık Anayasasını yazan Dr.Babasahed Ambedkar’a adanmıştır. Müzede: kendisinin doğumundan ölümüne kadar olan bütün hayatı boyunca kullandığı objeler sergilenmektedir. Ayrıca: müzenin iç kısmında, yine kendisine ait mermer bir heykel görülmektedir.

MAHATMA PHULE MÜZESİ

Shivaji Nagar Ghole Road üzerinde bulunmaktadır. Müze: 1890 yılında kurulmuştur. İlk ismi: Lord Ray Müzesidir. Müzedeki koleksiyonda sergilenenler: balıklar, filler de dahil olmak üzere, bir kısım hayvanın vücut numuneleridir. Ayrıca: silah ve cephane öğeleri de sergilenmektedir. Bunların dışında: tekstil, taş oymalar, mermer heykeller, yağlı boya tablolar sergileniyor.

Hindistan Maharashta-Pune CHATURSHRİNGİ TAPINAĞI

CHATURSHRİNGİ TAPINAĞI

Şehir merkezindeki bir Hindu tapınağıdır. Tapınak: Senapati Bapat yolu üzerinde bir tepenin yamacında yer almaktadır. Maratha kralı Chhatrapati’nin hükümdarlığı zamanında inşa edilmiştir. Tapınak, 4 tepeli bir dağ üzerinde bulunur ve bu yüzden isminin kelime anlamı “dört” demektir. Yapının yüksekliği: 90 metre, genişliği ise: 125 metredir. Tanrıça Chaturshringi’nin mezarına ulaşmak için, 100’den fazla merdiven basamağı tırmanmak gerekiyor.

Hindistan Maharashta-Pune DAGADUSHETH HALWAİ GANAPATİ TEMPLE

DAGADUSHETH HALWAİ GANAPATİ TEMPLE

Hindu tanrı Ganesh’e adanmış bir tapınaktır. Her yıl, binlerce hacı tarafından ziyaret edilmektedir. Hatta: Ganeshotsav festivali sırasında, mutlaka ziyaret edilmesi tercih edilmektedir.

Tapınak: 1893 yılında; zengin bir iş adamı olan “Haiwai” tarafından yapılmıştır. Tapınak aynı zamanda, günümüzde, bir bakımevi görevi de görmektedir. Örneğin: binada, bir kısım yoksul çocuk için barınma ve eğitim imkanları sağlanmaktadır.

Rize İkizdere

Rize İkizdere

Anzer yaylası ve Anzer balı ile öne çıkan, şirin ve yemyeşil bir yöre.

ULAŞIM

İkizdere ilçesi: sahilden, 36 km. içeride kalmaktadır. İl merkezi Rize’ye: 54 km. uzaklıktadır. Rize-Erzurum kara yolu üzerinde bulunmaktadır. Dik yamaçlar ve doğal güzellikleri hemen gözünüze çarpacaktır.

TARİHİ

İkizdere, tarihi  süreç içinde, uzun süre Roma egemenliğinde kalmıştır. Daha sonra, ilk Türkler; Yıldırım Beyazıt ordusundan ayrılıp, buraya gelen: Süleyman Çelebi ve askerleridir. Türklerin, gerçek anlamda, yöreye yerleşmeleri ise: 1463 yılından sonra gerçekleşmiştir.

1878 yılında, Rize sancak merkezi olunca, burası da nahiye olmuştur. 93 Harbinde, Rus işgali görülüyor.

İlçenin isminin kökeni: 1933 yılına kadar, yörenin ismi “Kura-i Seba” olarak biliniyormuş. Bu tarihten sonra ise, bucak merkezi olarak “İkizdere” ismi kullanılmaya başlanır.

Rize İkizdere

GENEL

Rize ilinin, yüz ölçümü açısından en geniş ilçesidir. Doğu Karadeniz bölgesinde, daha yoğun olarak yaylaları ile tanınıyor. Yükseklere doğru çıkıldıkça: ormanlar, yerlerini çıplak yaylalara bırakıyor.

İlçe merkezi: yüksekliği 2000 metreyi bulan, sarp ve yüksek Rize dağlarının birleştiği derin bir vadide kurulmuştur. Çamlık deresinin ile Cimil deresinin birleştiği yerde kurulan ilçe: iki dere anlamında kullanılan  “İkizdere” adını almıştır.

İlçe nüfus açısından değerlendirildiğinde: yaz aylarında, ilçede yaklaşık 20.000 kişi yaşamakta iken, kışın bu sayı 5.000 civarına düşmektedir.

İlçe ve köylerinin geçimi: tarıma dayanmaktadır. Ancak: ilçe ekonomisinin asıl kaynağı: gurbetçilik. Bu yüzden, köylerden şehre doğru, göç olayı görülmektedir. Dünyaca ünlü: Anzer Balı, buraya özel bir anlam kazandırmaktadır.

Rize İkizdere

ANZER BALI

Anzer Yaylası bölgesinde üretiliyor. Binlerce çiçek çeşidinin bulunduğu, Anzer bölgesi: iki köyden oluşuyor. Bunlar: Ballı köy ve Çiçekli köy. Bu isimler, bölgenin en belirgin özellikleri olan bal ve çiçekle, ne kadar bütünleştiğini gösteriyor. Arıların polen topladıkları bu 500 e yakın farklı çiçek türünden, 80 tanesi, yalnızca bu bölgede, Anzer bölgesinde bulunuyor. Bu da, çok özel bir durum.

Anzer tarihinin çok eski olduğuna dikkat çeken Anzerliler, eskiden dedelerinin kara kovanlarda daha kaliteli ballar ürettiklerini, Anzer balının ana vatanının da bu yayla olduğunu belirtirler. Zamanla, bakımı daha kolay olduğu için, suni kovanlara dönülmüş ve eski balların tam kıvamını yakalamak mümkün olmamaktadır.

Evet, Anzer balı: renksiz, kokusuz ve kristalleşme özelliği bulunmuyor. Anzer balının: insan sağlığı açısından (kanser, iltihaplı hastalıklar, eklem ağrıları ve verem gibi) birçok hastalıkta, şifa verdiği, bilim çevreleri tarafından tespit edilmiş.

Balın sırrı: bine yakın çiçek çeşidinden elde edilmesinde yatıyor.  Bölgede: kaliteli ve bol bal elde etmek için: arının türünün de bölge şartlarına uyum sağlaması gerekiyor. Özellikle: Kafkas ırkı diye adlandırılan soğuk iklim arıları, bu bölgede daha verimli çalışıyorlarmış.

Ancak, bu balın üretimi, özellikle hava şartlarına bağlı. Çoğu kez: ya hiç, ya da çok az miktarda üretilebiliyor ve buna bağlı olarak satış fiyatları, çok yüksek miktarlara kadar çıkıyor. Hava şartları demiştim ya: özellikle bal çiçeklerinin sisli havalarda, arıların bal almalarına imkan vermemesi, bölgedeki havanın yoğun olarak sisli olması, anzer balının üretim miktarlarını çok düşürüyor.

Tabii sonuçta ortaya, sahte anzer balları çıkıyor. Hani, satın almaya kalkarsanız, yanılıp sahte Anzer balı almamanız gerekir. Çünkü: sonuçta, muhteşem bir fiyat farkı var. (kilosu: 400 TL. civarında)

Gerçek Anzer Balı: arıcılar tarafından oluşturulan kooperatifte toplanıyor. Toplanan ballardan alınan numuneler; Hacettepe Üniversitesine gönderiliyor. Yapılan tahlil sonuçlarında, Anzer florasına uygun olduğu tespit edilen ballar, kooperatif tarafından etiketlenip, ağızları mühürlenip satışa sunuluyor. Yıllık bal üretimi: normal şartlarda, 200-250 km. arasında değişiyor.

Rize İkizdere

YAYLACILIK

Yörede, yaylacılık çok eski dönemlerden, günümüze kadar süregelen bir gelenektir. Bugün, yaylaya çıkanlar, iki gurup altında toplanırlar. Öncelikle: ihtiyaç nedeniyle yaylaya çıkanlar ve Rize dışında yaşayıp ta, Rize ile bağlantılarını koparmayan yöre insanları.

Bu insanlar: eski yılların özlemini gidermek, tatillerini geçirmek, büyük kentlerin gürültüsünden kurtulmak ve  doğa ile baş başa kalmak için yaylalara çıkarlar. Ancak, bunların sayısında son yıllarda belirgin bir azalma görülmektedir.

YAYLA ŞENLİKLERİ

İkizdere ilçesinde: her yıl, yaz aylarında yöresel şenlikler yapılıyor. İkizdere yaylalarında: Ağustos ayının ilk haftasında: Ovit, ikinci haftasında: Homeze, üçüncü haftasında: Çağrankaya ve son haftasında: Varda yayla şenlikleri yapılıyor.

Bunların dışında, Belediye Başkanlığı tarafından, her yıl, 20-22 Haziran tarihlerinde düzenlenen, Dağ Horozu Şenlikleri de büyük ilgi çekiyor.

NE SATIN ALINIR

İkizdere ilçesinden, Şimşir köyünde üretilen, şimşir kaşık türlerinden satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

ŞİMŞİRLİ CAMİSİ

İkizdere, Şimşirli köyündedir. Derin bir vadiye bakmaktadır. Karadeniz bölgesinin en öne çıkan ahşap camilerinden biridir. 1849 yılında, tamamen kestane ağacından yapılmıştır. İki katlı ve iç mekanı, inanılmaz güzel bir ahşap işçiliğine sahiptir.

Rize İkizdere Anzer Yaylası

ANZER YAYLASI

İlçenin 39 km. güneyindedir. İkizdere-Dereköy arası: 4 km. asfalt ve 25 km. ham toprak yoldur. Yaz aylarında, ilçe merkezinden dolmuş ile ulaşmak mümkün. Yaylanın rakımı: 3000 metre. Alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumda.

Bakkal, kasap, fırın, manav, kır kahvesi ve lokantalar bulunuyor. 1991 yılında, Anzer Turizm Merkezi olarak ilan edilerek koruma altına alınmış. Doğallığını korumak şartıyla, vatandaşların kullanımına izin veriliyor. Yaylada: alternatif turizm çeşitlerinden: trekking, yamaç paraşütü ve zirve tırmanışları için elverişlidir.

Çok sayıda hastalığa şifa olduğu öne sürülen, Anzer Balı da burada üretiliyor.

Konaklamak için: çok sayıda pansiyon var. Her türlü yeme-içme ihtiyaçlarının karşılanması mümkün.