Adıyaman Çelikhan

Adıyaman Çelikhan


Adıyaman ilinin kuzeyinde, pek te işlek olmayan yollar üzerindedir. Yani, herhangi bir yere gelip-giderken buraya uğrama durumu yok.

Yine de Çelikhan gittiğimde gördüğümde güzel bir yer olarak hafızamda kaldı. Özellikle, Çat barajı üzerinde bulunan yüzen adaları mutlaka görmeniz gerekir.

Çat baraj gölü, çevresinde atık bulunmayan tek sulak alan olarak dikkat çekiyor.

Bunun sonucunda, buradan tutulan balıkların lezzeti muhteşem, bir de Çelikhan denilince muhteşem güzel tütünü unutmamak gerekir.

Adıyaman Çelikhan

ULAŞIM

Çelikhan, bağlı bulunduğu Adıyaman il merkezine 57 km. uzaklıktadır. Çelikhan-Malatya arasındaki uzaklık: 95 km.

Adıyaman Çelikhan

TARİH

Yöre, tarihi süreç içinde: Hitit, Asur, Pers, Makedonya, Seleukos, Roma ve Bizans devletlerinin egemenliğine şahit olmuştur.

Hz. Ömer zamanında ise, Arap egemenliğine girmiş ve Keysun’a bağlanmıştır. 949 yılında, Bizanslılar yöreyi tekrar ele geçirirler. 1071 yılından sonra ise: bölge, Selçukluların eline geçer.

1391-1389 yılları arasında, bu kez Osmanlılar, bölgeyi Memluk Beylerinden alırlar.

1839 yılında Tanzimat Fermanından sonra yapılan ıslahatlar sonucunda, yöre Mamurat-ül Aziz eyaletine bağlanır.

1927 yılına kadar Akçadağ yöresine bağlı bir ilçe olan Çelikhan, 1927-1931 yılları arasında ise, Koçali Bucak Müdürlüğüne bağlanır. 1931 yılında ise, burada Bucak Müdürlüğü kurulur.

1934 yılına gelindiğinde, halk arasında “Mıtık” adı verilen bulaşıcı ve salgın bir hastalık: yörede ortaya çıkar ve sonucunda birçok yöre insanı ölür, birçok aile başka yerlere göç etmek zorunda kalır.
1954 yılına gelindiğinde, Çelikhan, Adıyaman iline bağlanır.

Yörenin ilk ismi: Komişir olarak bilinir. Cumhuriyet döneminden sonra bu isim “Çelikhan” olarak değiştirilmiştir.

 

Deprem Riski:

Çelikhan ovası aktif Doğu Anadolu fay zonu üzerindedir. Bu yüzden birinci derece deprem kuşağındadır. Yörede geçmişten günümüze çok sayıda şiddetli deprem olmuştur. 1896 yılında meydana gelen depremde 100’e yakın insan ölmüştür. 26 Şubat 2004 tarihinde Çelikhan’da 5.1 şiddetindeki depremde 200’den fazla ev ve işyeri hasar görmüştür. 26 Mayıs 2004 tarihindeki 5 şiddetinde ölçülen deprem, yörenin deprem açısından riskli bir alan olduğunu göstermektedir. 

6 Şubat 2023 tarihinde de yörede bir deprem meydana gelmiştir. 

 

Adıyaman Çelikhan

GENEL

Çelikhan: Güneydoğu Torosların devamı olan yüksek dağlar arasında kurulmuş bir ilçedir. İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 1388 metredir.

Bu yüzden, genel coğrafi yapı olarak: dağlık ve engebelidir denilebilir. Yörede: Abdulharap çayı üzerinde, Çat barajı kurulmuştur.

İlçe halkını geçimini: tarım ve hayvancılık yaparak sağlamaktadırlar. Ancak, yörenin arazilerinin engebeli oluşu nedeniyle, tarıma elverişli alanlar oldukça sınırlıdır.

Yine de, tütün, hububat, meyvecilik ve sebzecilik yapılmaktadır. Özellikle, tütün ön plana çıkmaktadır. Çelikhan denilince akla tütün gelir.

Sert, temiz ve kaliteli bir tütün olarak biliniyor. Tadı, kokusu ve içiminin güzel olduğu söyleniyor. Özellikle, bu tadı ve lezzeti bilenler, bu tütünü kapışıyorlar.

Yörede karasal iklim hüküm sürmektedir ve buna bağlı olarak: kışları kar yağışlı ve soğuk yazları ise sıcak ve serin geçer.

Ancak, rakım yüksek olduğundan, Adıyaman ilinin diğer ilçelerine nazaran yaz ayları daha serin geçer.

 

BAL, KÜLTÜR VE TURİZM FESTİVALİ

Çelikhan ilçesinde 10 bin arı kovanı kapasitesi bulunuyor ve 200 aile geçimini arıcılıktan sağlıyor.

Her yıl Ağustos ayının 1-3 günleri yapılır. İlçenin en büyük gelir kaynaklarından birisi olan

Çelikhan Balını ulusal düzeyde tanıtmak ve üreticileri teşvik etmek, ürün için Pazar bulmak amacıyla düzenlenir. 3 gün süren festival kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenir.

GELENEKSEL JARİ ŞENLİKLERİ

Her yıl 2700 metre rakımlı Akdağ’dan akan ve birçok hastalığa şifa olduğu söylenen soğuk Jari suyunun turizme kazandırılması ve bölgenin tanıtılması için Ağustos ayında düzenlenir.

GEZİLECEK YERLER

Adıyaman Çelikhan Saat Kulesi

SAAT KULESİ

2012 yılında Çelikhan Belediyesi tarafından yapılmıştır. Kulenin yüksekliği 11 metredir.

Kulenin dört bir yanında Çelikhan’ı simgeleyen resimler vardır. Kule, Selçuklu ve Osmanlı mimarisini yansıtır. Saat kulesi ışıklandırılmış olup iki yanında çeşmeler vardır. 

Adıyaman Çelikhan İçmesi

ÇELİKHAN İÇMESİ

İlçe merkezinin 19 km kuzeydoğusundadır. İçmeye ilçe merkezinden ulaşım sağlanmaktadır. 

Korucak deresinin yamaçlarından çıkan içme suyu, Esenli köyü civarında yer alır.

İçme suyu, yer altından doğal yollarla çıkan ve içilebilir nitelikte olan bir su kaynağıdır. İçeriğinde bol miktarda magnezyum, kalsiyum, sülfat ve bikarbonat gibi mineraller bulunmaktadır. Bu mineraller, vücudun ihtiyaç duyduğu birçok temel elementi sağlar ve genel sağlık üzerine olumlu etkiler yaratırlar. 

Çelikhan İçmesi

İçme suyu yerel halk tarafından uzun yıllardır tüketilmektedir. İçme suyunun bulunduğu bölgede, vatandaşlar için kolay erişim sağlanmış olup, suyun hijyenik koşullarda korunmasına özen gösterilmektedir. 

Her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında çevre il ve ilçelerden buraya yoğun ziyaret var, yıllık olarak yaklaşık 5-7 bin kişinin geldiği söyleniyor.

Ancak suyu oldukça şifalı olmasına rağmen burada herhangi bir sosyal tesis bulunmuyor, çevre kirli ve pis, derenin temizlenmesi ve acil olarak tuvalet yapılması bekleniyor.

Çelikhan içmesinin içme suyu hakkında 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen rapora göre şu hastalıklara şifa vermektedir: mide, bağırsak, safra salgısını azaltan hastalıklar, mide asidi azaltması veya artmasına bağlı hazım bozuklukları, gastrit veya ülser geçirmiş, ülser ameliyatı olan kişilerde, asabi nedenlerle ishaller, kabızlık, karaciğerin ve safra kesesinin kronik nezle, safra kesesi ameliyatı sonrası şikayetler, şişmanlık, gut ve diyabet, böbrek taşları, bağırsak parazitlerinin giderilmesi.

Adıyaman Çelikhan Çat Barajı-Abdülharap Gölü ve Yüzen Adalar

 

ÇAT BARAJI-ABDÜLHARAP GÖLÜ VE YÜZEN ADALAR

İl merkezine 59 km ve ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır.

Çat Barajı, Abdulharap Çayı üzerine kurulmuştur. 1985 yılında yapımına başlanıp 1996 yılında bitirilmiştir. 

Toprak ve kaya dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 2.5 milyon metre küptür, akarsu yatağından yüksekliği 78 metredir.

Barajın en büyük özelliği, üzerinde hiçbir atık suyun olmamasıdır.

Yani üzerinde herhangi bir fabrika atık suyu ve kanalizasyon yoktur.

Baraj suyunun yapılacak tünellerle Çelikhan ve Bulam ovalarını sulaması planlanır.

Gölün su seviyesi iklim şartlarına ve beslendiği su kaynaklarına göre değişir.

Hiçbir atık suyun karışmadığı gölün suyu oldukça temizdir, olta balıkçılığı için idealdir.

Adıyaman Çelikhan Çat Barajı-Abdülharap Gölü ve Yüzen Adalar
Adıyaman Çelikhan Çat Barajı-Abdülharap Gölü ve Yüzen Adalar

 

Yüzen Adalar:

Göl yüzeyinde, yaklaşık 2000 yıllık süreçte oluşan, yoğun saz ve otlarla kaplı onlarca yüzen ada vardır.

Bu özellikleriyle Abdülharap gölü, hem dinlenme alanı hem de sportif olta balıkçılığı açısından tercih edilir.

Çelikhan Çat barajı Petelik mevkiinde bulunan yüzen adalar vardır.

Bunlar: 3 bin yılda oluşumunu tamamlayan, bitkilerin 3-5 metreye kadar giden kılcal köklerinden oluşan  ve genişlikleri 100 ile 1000 m. Kareye kadar büyüyen adalardır.

Adaların üzerinde keçemsi ve saz gibi birbirini tutan bitkiler vardır.

Bunlar sudan daha az yoğun bir kara kütlesi oluştururlar ve adalar meydana gelir.

Yüzen adaların sayısı: suyun debisine bağlı olarak 30 ile 80 arasında değişmektedir. 

Çat barajında, mevsimsel olarak su seviyesinin yükselip alçalması ve dalgalanmalar nedeniyle yüzer durumda olan, ülkemizde ve dünyada eşine çok az rastlanan doğa harikası bu çim adacıklar kıyıya vurmaktadır.

Baraj suyunun tarımsal amaçlı olarak kullanılması nedeniyle su seviyesinin düşmesi sonucu kıyıda kalan ve korumasız olan bu çimler, halk tarafından tahrip edilerek yakılmakta veya çiçek gübresi olarak satılmaktadır.

Çelikhan Çat Barajı Yüzen Adalar

Bu nedenle böyle bir doğal güzelliğin turizme kazandırılması için gerekli önlemlerin alınması şarttır. 2024 yılında yüzen adaların kurtarılması için bir proje yürürlüğe konulduğunu öğrendim.

Yaklaşık 30 yıl önce 100 dönüm büyüklüğü olan yüzlerce adanın, her geçen gün daha çok yok olma tehdidi altında olduğu, günümüzde sadece 2-3 dönüm adanın bulunduğu, bunların da 1-2 yıl içinde kurtarılmaz ise tamamen kaybedilme durumu olacağı tespit edilmiştir. 

Proje kapsamında, 2 adanın çelik halatlarla baraja doğru çekildikten sonra doğaya zarar vermeyen ve çapa olarak adlandırılan beton bloklarla sabitleneceği böylelikle bu adaların zincir uzunluğu kadar hareket edebileceğini ve karaya vurmalarının engelleneceğini, daha sonraki aşamada ise adaların yeniden eski bitki örtüsüne kavuşmasının sağlanacağı söylenmektedir. 

Bitki örtüsünün oluşmasıyla adaların yeniden göçmen kuşları ağırlamaya başlayabileceği, adaların gölün ortasında kalmasıyla baraj suyunun filtre edilerek temiz kalmasının sağlanabileceği düşünülmektedir. 

 

 

Adıyaman Çelikhan Zerban Mesire Alanı-Geleneksel Zerban Şenlikleri

ZERBAN MESİRE ALANI-GELENEKSEL ZEBRAN ŞENLİKLERİ

İlçe merkezinin 5 km kuzeybatısındaki Pınarbaşı beldesindedir.

Özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi akını olur.

Alevi vatandaşlar tarafından burası kutsal sayılır.

Burada bulunan türbe, çevre il ve ilçelerden gelen Alevi ziyaretçiler tarafından bir çekim alanıdır.

Çevre düzenlemesiyle yöre iyi bir potansiyele sahip olmuştur.

Her yıl, Temmuz ya da Ağustos ayında yapılır. Festival, Pınarbaşı (Bulam) kasabasında bulunan Zerban anıtı ve kutsal sayılan Zebran suyu çevresinde, Alevi kesim tarafından düzenlenir.

Zerban Suyunun Efsanesi:

Zebran, siyah elbiseli, mavi gözlü, sarı saçlı ve uzun boylu bir kızdır.

Efsaneye göre, adını verdiği kaynağın yanında arada sırada görünürmüş, inanılası değil ama efsane böyle diyor.

Yine bir efsane: eskiden kasaba halkı üzerine “Kav Aşireti” saldırır.

Aşiret adamları Zerban’ın yanına geldiğinde, Zebran onların üzerine ateş püskürtür ve Kav Aşiretinin birçok adamı ölür.

Sonuç olarak, Zebran köylülerin yardımına koşan, uzun boylu, sarışın ve renkli gözlü bir kızdır.

Zebran adındaki bu kutsanmış kız, su kaynağının etrafında göründüğünden bu kaynağa Zebran adı verilmiştir.

Bir de türbe bulunuyor.

Suyun tam kaynağında, yuvarlak planlı, üstü kapalı bu türbe, ziyaretçilere umut ve şifa dağıtıyor.

Evet, Zebran ile ilgili son bir efsane anlatalım.

İki çingene kadın kasabada hırsızlık yaparlar.

Kasabalı bu iki kadını yakalar, ancak ellerinde delil yoktur, kasabalılar “Eğer hırsız değil iseniz Zebran üzerine yemin edin” derler, kadınlar “Zebran üzerine hırsız değiliz diye yemin ederler” ancak yalan yere yemin eden iki kadın, ertesi gün ölür.

Bunun üzerine yöre insanı haklı-haksız Zerban üzerine yemin etmezler. 

Zebran şenliklerinde hep birlikte eğlenilir, birlik ve beraberlik mesajı verilir. 

Evet halk kendi inanışlarına göre, burayı ve türbeyi ziyaret ederler.

Ziyaret edenler: türbe denilen yerde taşları öperler, toprak alırlar ve çaput bağlarlar.

Ziyaret amacı ise: günahlardan arınmak, çocuk sahibi olmak, kısmet açmak, hastalıklardan kurtulmaktır.

Zerban suyunun başında yatmak ta: bu arzuların gerçekleşmesi için etkin imiş.

Çelikhan Havşeri Pınarı

HAVŞERİ PINARI

İlçe merkezine bağı Pınarbaşı kasabasındadır.

Pınar: Bulam çayının ana kaynağıdır.

Suyunun soğuk olması ve söğüt ağaçlarının yarattığı gölgelikler, buranın halk tarafından tercih edilen bir günübirlik piknik alanı olmasını sağlamıştır.

Yerin altından çıkan tertemiz ve berrak su aynı zamanda buz gibidir.

Ancak, bu kaynağın suyu: Çelikhanlılar yanında Adıyamanlılar için de, şehirdeki susuzluğun önlenmesi için bir çare olarak düşünülmektedir. Adıyaman ilinin su sorununun kalıcı olarak çözülmesi için Havşeri isale hattı yapılmıştır. Emlak Konut, depremde zarar gören bölgeyi toplam uzunluğu 5050 metre büyük boy çelik boru ve 1630 metre  HDPE boru döşeyerek çalışmaları tamamlamıştır. 

 

Adıyaman Çelikhan Doğanlı Çınarı Tabiat Anıtı

DOĞANLI ÇINARI TABİAT ANITI

Doğanlı köyü Meydan Mevkiinde bulunan bu anıt ağacın 550 yaşında olduğu biliniyor. 2006 yılında Orman Bakanlığı tarafından Tabiat Anıtı olarak tescillenmiştir. 

Çınar, Adıyaman-Çelikhan kara yolu üzerinde olup, Adıyaman il merkezine 40 km uzaklıktadır.

Doğanlı köyü vadisinde, kuzeye bakan yamaç üzerindeki sürekli bir su kaynağının yanı başındaki çınar ağacı volkanik kumlu topraklar üzerinde gelişmiştir.

Yaşlı yayvan gövdeden itibaren kalın çatallıdır. 

Ağacın uzunluğu 40 metre, çapı 3.82 metre ve kapladığı alan 12 metre karedir.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 2006 yılında Anıt Ağaç olarak tescil edilmiştir.

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, yöre halkı piknik yapmak için burayı ziyaret ederler.

Çelikhan Jari Yaylası

JARİ YAYLASI

İlçe merkezinin güneyinde, Akdağ’ın 2550 metre yüksekliğindeki bu yaylada bulunan “jari suyu”, yörenin en soğuk suyu olarak önem kazanmaktadır.

Her yıl ilkbahar ayının sonunda Jari yaylası sezonu açılır. Büyüleyici ve doğal güzellikleriyle insanları etkileyen Jari yaylası geçmişten gelen gelenekleriyle beraber devamlılığını sürdürmeye devam ediyor. 

Burası: ilçe halkı tarafından günübirlik piknik yapılmakta kullanılmaktadır.

Ancak, yatılı olarak da kalınmaktadır.

Çünkü, ulaşımın zor olması nedeniyle, günübirlik kullanım nispeten güç olmaktadır.

Ancak, yaylaya ulaşım için araba yolu yok, ulaşım ya yaya olarak ya da binek hayvanlarıyla sağlanmaktadır.

 

KOYUNPINARI YAYLASI

İlçe merkezine bağlı, Korucak köyünün Tucak dağının 2000 metre yüksekliğindeki bölümündedir.

Yayla: özellikle yaz aylarında Malatyalıların akınına uğramaktadır.

Burası: günübirlik piknik ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca: burada yazlık villa tipi evler de var.

 

 

Adıyaman şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Ağrı Eleşkirt

Ağrı Eleşkirt

Kavak ağaçlarının gayet bol olduğu bir yöremiz.

ULAŞIM

Ağrı il merkezine uzaklık: 34 km. dir. Trabzon-Ağrı transit karayolu üzerinde bulunması ile, öne çıkıyor.

Ağrı Eleşkirt

GENEL

Denizden yüksekliği: 1650 metredir. İlçe topraklarının üçte birini oluşturan Eleşkirt ovası, başlıca tarım alanıdır.

İlçede: kara iklimi hakimdir. Kışları: soğuk ve kar yağışlı, yazları: sıcak ve kısmen yağışlı geçer.

Bitki örtüsü: bozkırdır. Ağrı ilinde, ormanlık alan: yalnızca burada vardır. İlçe merkezi: ağaçlandırılmıştır.

Güzel bir ilçe.

Gittiğimde: gayet modern evleri, sokaklarını gördüm.

Ağrı Eleşkirt

TARİHİ

Bölgenin tarihi: Urartulara kadar gider.

Çünkü: Pirabat ve Toprakkale: Urartular döneminden kalmıştır.

Urartular zayıflayınca: bölge, Med’ler tarafından ele geçirilerek, İran topraklarına katılmıştır.

Evet: Eleşkirt’in konumu çok özel. Murat vadisinin, Erzurum tarafına geçit veren, batı ucunda, İran-Kafkaslar ve Anadolu arasında bir köprü.

Bu yüzden: tarih boyunca, birçok güç, burada egemenlik kurma yarışına girmiş.

Toprakkale ve verimli Eleşkirt ovası: Romalılar, Sasaniler, Araplar, Bizanslılar, Selçuklular Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunluların hakimiyetinde; değişik süreler kalmış.

Takip eden tarihi süreçte ise: bölgede, Osmanlı egemenliği görülür.

Osmanlı döneminde: İlçe, bir süre Van’a ve bir süre de Erzurum Eyaletlerine bağlı olarak yönetilir.

1828-1856-1877-78 yıllarında ise: Rus işgali görülür. Ancak: 1914 yılında Berlin Kongresi kararları gereği: 1918 yılında, Ruslar buradan çekilirler ve Osmanlılara teslim edilir.

Evet: Toprakkale: 1687 yılında ilçe olur. 1925 yılında ise, ilçe merkezi: Zedikan’a taşınır ve ismi “Eleşkirt” olur. 1927 yılında: Ağrı il merkezine bağlanır.

İlçenin: günümüze ulaşabilen tek yapısı: Mirza bin Abdi tarafından, 1687 yılında yatırılan: Toprakkale Camisidir.

Cami: koruma altına alınmış ve 1967 yılında restorasyon görmüştür.

Toprakkale köyünde: bir de kale vardır.

Toprakkale ismiyle anılan kalede: Urartulardan günümüze kadar, birçok uygarlığın izleri görülür.

eleşkirt.toprakkale.1 (2)
Ağrı Eleşkirt Toprakkale

TOPRAKKALE KÖYÜ

İlçe merkezine, 14 km. uzaklıktadır.

Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran seferi sırasında, Osmanlı hakimiyetine giren Toprakkale, Beyazıt Sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak 1925 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. 

Evet, Toprakkale köyü adını, kuzeyinde yer alan ve halk arasında “Keli/Kale” olarak bilinen doğal bir tepe üzerinde kurulmuş kaleden alır. 

1926 yılında Eleşkirt’in ilçe merkezi burası iken Trabzon-İran transit yolunun Eleşkirt üzerinden geçmesiyle birlikte, ilçe merkezi bugünkü yerine taşınmıştır. 

Eski ilçe merkezi: bir köy konumuna düşmüş ve eski önemini yitirmiştir. 

Kalesi, camisi ve mezarlıkları ile küçük bir Osmanlı kazası olan Toprakkale, Osmanlı mezar geleneğine sık sıkıya bağlı kalmıştır. 

 

TOPRAKKALE HÖYÜĞÜ/KALESİ:

Toprakkale Köyünün kuzeybatısında oldukça sarp bir konumda olan höyüğe, giriş batı yönden sağlanmaktadır. 

Arkeolojik resmi kazı çalışmasının yapılmadığı höyükte günümüzde define avcıları cirit atmakta ve yapılan kaçak kazılarla höyük talan edilmektedir. 

Höyük üzerinde, Ortaçağ’da inşa edilen kale ile birlikte Urartu dönemine ait izlerin çoğu silinmiştir. 

Höyük tamamen korumasız durumda olup doğa ve insan tahribatına açıktır. 

Evet kalenin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak Urartular döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Urartuların, Ağrı bölgesindeki önemli yerleşimleri: Patnos ve Toprakkale bölgesi olmuştur. 

1879 yılında İngiliz arkeologlar, kalede kazılar yapmışlar ve buldukları buluntuları, evet çok iyi tahmin ettiğiniz gibi, çalarak, ülkelerine kaçırmışlardır. 

 

eleşkirt.toprakkale camisi.1
Ağrı Eleşkirt Toprakkale Camisi

TOPRAKKALE CAMİSİ

Toprakkale köyünde, 1684 yılında, Mirza Bin Abdi Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Cami: 12.5 x 12.5 metre ölçülerinde, kare planlıdır. Tek kubbeli ve minaresizdir. Kubbesi: 8.20 metre çapındadır. Taç kapı ve pencere kenarları kesme taştan, diğer kısımlar ise, moloz taşlardan örülmüştür. Selçuklu mimari tarzına uygun olan cami, 1864 yılındaki depremde zarar görmüştür.

1963 yılında, SİT alanı olarak ilan edilmiştir. Cami: 1968 yılında: restore edilmiştir. Dış duvarlardaki derz, bu onarım sırasında yapılmıştır.

Evet bu cami, günümüzde ibadete açıktır. 

 

TOPRAKKALE KÖYÜ MEZARLIKLARI:

Köyün kuzeybatısında, Urartu dönemine ait höyüğün eteklerinde yer alan Osmanlı dönemine ait 1684 tarihli caminin güney ve batı taraflarını kaplayan geniş bir haziresi bulunmaktadır. 

Çevresi basit moloz taşlarla örülen bir sur duvarı içinde yer alan hazirenin girişi, caminin güneydoğu köşesindedir.

Yarım daire formunda gri tüf taşı üzerine yazılan dört satırlık kitabe, cami yapım kitabesinin aynısıdır. 

Bu kitabenin muhtemelen, daha geç dönemlerde, caminin kitabesi taklit edilerek yazılmış olduğu anlaşılmıştır. 

Sonraki dönemlerde yanları genişletilerek köy mezarlığına dönüştürülen hazirede, Osmanlı dönemine ait birçok mezar bulunmaktadır. 

Oldukça kaliteli ve düzgün bir işçiliğe sahip olan bu mezarlara ait taşları; kırılarak sağa sola atılmıştır. 

Hazire içinde en çok dikkat çeken kırık halde dağıtılmış durumda olan bezemeli şahide parçalarıdır. Çoğu mermer olan bu şahide parçalarında oldukça kaliteli işçilik görülmektedir. 

 

eleşkirt.güney kaya.1
Ağrı Eleşkirt Güneykaya Kayak Tesisleri

GÜNEYKAYA KAYAK TESİSLERİ

Ağrı’ya 36 km. ve Eleşkirt ilçesine ise, 6 km. uzaklıktadır.

E-23 Karayolunun 500 metre yakınındadır.

1998 yılında Ağrı Valisi tarafından, İl Özel İdaresi işbirliğiyle üç yılda tamamlanan Güneykaya Projesi hayata geçirilmiştir. 

Ancak Vali tayin olunca, üvey evlat haline gelen kayak tesisi, önce bakımsızlıktan atıl kalmıştır. Hikaye daha uzun ama anlatmanın yersiz olduğunu düşündüğüm için kesiyorum. 

Bölgenin kayak açısından özellikleri:

Kayak için en uygun kar yapısına sahiptir.

Bu kayak pistini: çığ ve sis gibi olumsuz tabiat olayları etkilememektedir.

Kayak merkezindeki pistler: orta ve zor pistlerdir. Zemin alpin çayırı.

Kasım ayı ortalarından, Mart ayı sonuna kadar kayak yapılabilmektedir.

Slalom ve mukavemet için ayrı pistler bulunmaktadır.

Genelde, pistteki kar kalındığı: 1.50 metre ve bazen yer yer 2 ile 2.5 metre arasında değişmektedir.

Ayrıca: kayakçılar ve turistler için, zirvede bir de restoran bulunmaktadır.

Tüm bunların yanında: konaklamak için bir otel var.

Karayoluna 500 metre uzaklıkta; 4 suit oda, 24 oda, 33 yatak, 300 kişilik restoran, kondisyon salonu, sauna vs.

Günübirlikçiler için tesisler ve son teknolojilerle donatılmış, 1227 metre uzunluğunda bir telesiyej bulunmaktadır.

Telesiyejin 50 koltuğu mevcut olup (bu telesiyej alttan ısıtmalı) , bunlardan 10 tanesi kapalıdır.

Telesiyej: saatte 1200 kişiyi, zirveye taşıma kapasitesine sahip.

 

Kayak Tesislerinin son durumu:

Evet, son aldığım habere göre: bu kayak tesisleri, atıl durumda imiş.

Birileri: ellerine kazma-kürek alıp, bu güzelin tesisi, teleferik bölümünün kumanda odasını, bu odadaki makara takımlarını, elektronik panoyu zevk için olsa gerek; kırıp parçalamışlar.

Saatte: 600 kayakçıya konforlu bir şekilde hizmet verebilecek tesisin; işletmeye sokulabilmesi için, bugün için 2 milyon dolar gerektiği söyleniyor.

Sözüm ona bakım parası.

Keşke: akıllıca hareket edilip, tesisin başına bir-iki bekçi tutulsaydı, inanın bu kadar zarar-ziyan söz konusu olmazdı.

Özellikle: Ağrı gibi bir yerde, yörenin kayağa tutkun gençlerine hizmet vermesi amacıyla yapılan böyle bir tesisin; nasıl olur da korunmadan, elden çıkmasını anlamak mümkün değil.

2025 yılı itibarıyla tesisin yeniden düzenlenmesi gündemde, resmi duyurulara göre, uzun süredir atıl durumda olan Güneykaya Kayak Merkezi için yeniden yapılacağı, cazibe merkezi haline getirileceği hakkında söylentiler varmış.  

Sonuç: İnanın internette yaptığım araştırmalarda, resmi kurumlar hariç buranın sanki hizmete açıkmış gibi birçok tanıtımı yapılmış, ancak resmi kurumlar buranın büyük bir tadilata gireceğini açıklamışlar, yani burası halen faal değil gibi. 

 

ELEŞKİRT KAPLICALARI;

İlçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta Yayladüzü (Tahir) Kaplıcaları: romatizmal ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenen şifalı sularıyla bilinir. 

Yaz aylarında bölge halkı tarafından sıkça ziyaret edilmektedir. 

 

 

 

Ağrı şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Doğubayazıt tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için. 

 

 

Yalova Çiftlikköy

Yalova Çiftlikköy
 

 

Yalova Çiftlikköy; Çiftlikköy, Yalova il merkezine 4 km uzaklıktadır.

Kolay ulaşımı ile Yalova’nın en işlek, hareketli ve çekici ilçelerindendir.

İlçe yerleşim olarak Türkiye’nin en işlek yollarından biri olan Yalova-İzmit E-5 karayolu üzerindedir.

 

TARİHİ

İlçenin geçmişi oldukça eskiye dayanır. Yörenin ilk adı “Pylai” dir.

Yörede; Helenistik dönemden Bizans dönemine kadar çok sayıda ve değişik zamanlara ait yazıtlar ele geçmiştir.

İlk yerleşim yeri, 11’nci yüzyılda bugünkü Hersek köyünün yanında önemsiz bir yerdedir.

İmparator İustinianos devrinde, Hersek-İznik yolu önem kazanınca, Pylai kenti de büyük gelişme gösterir.

1097 yılında, 1’nci Haçlı Seferinde, Latin ordularının bir kısmı buradan geçmiştir.

1146 yılında bir takım Hıristiyan göçmenleri Pylai şehrine yerleşirler.

Ayrıca: 93 harbinden sonra Bulgaristan Şumlu kasabasından gelenler ve 1923 yılında Kafkaslardan göçüp gelenler de buraya yerleşirler.

İlçede: Kara kilise kalıntıları ve Helenopolis kalıntıları vardır.

Helenopolis şehri, Roma imparatoru Constantinus’un annesi Helena’nın doğduğu ve adını verdiği bir yer olarak önem kazanmaktadır.

Çiftlikköy ismi, 1932 yılında Atatürk tarafından verilmiştir.

Eski adı “Kadı Çiftliği” dir. Atatürk’ün buraya gelip kahve içtiği ve bir süre dinlendiği ev, halen koruma altında bulunmaktadır.

Çiftlikköy, 1995 tarihinde ilçe statüsü kazanmıştır.

Yalova Çiftlikköy
 

GENEL

Yalova ilinin sahil, plaj ve kamplarının bulunduğu yeridir.

İlçenin sahil kesimi, düz, sulanabilir ve verimli arazidir.

Sahilden uzaklaştıkça, susuz genellikle heyelana maruz kalan kısımlar yoğunlaşır.

Burada da, bölgenin diğer yerlerinde olduğu gibi, kesme çiçekçilik sektörü ileri aşamadadır.

Modern seralarda, irili ufaklı işletmelerde süs bitkisi yetiştiriciliği yapılır.

Özellikle karanfil üretimi oldukça yüksektir.

Sahil yolu çevresinde birçok kafe, bar, çay bahçesi ve lokanta bulunur.

Ayrıca, yine bu yol üstünde akşamları hediyelik eşya satan stantlar vardır.

Özellikle hafta sonlarında, sahil yolu ve halk plajı oldukça yoğundur.

NE YENİR

Buraya yolunuz düşerse, pişmaniye yemenizi öneririm.

Yalova Çiftlikköy
 

DENİZE GİRİLECEK YERLER

Yörede Aydınkent-Ceylankent sahilinde denize girmek mümkündür.

Ceylankent beach, rüzgar olmadığında oldukça güzel bir denize sahiptir.

Çiftlikköy Sahil

 

 

Yalova Çiftlikköy
 

GEZİLECEK YERLER

Çiftlikköy Taş köprü
 

TAŞ KÖPRÜ

Taşköprü köyü, Köyaltı mevkiindedir. İlçe merkezine 6 km uzaklıktadır. 

Taşköprü Beldesi, 1902 yılında Bulgaristan’ın Aydos kasabasından gelen 15 hanelik bir akraba topluluğunun kurduğu bir köydür.

Kurtuluş savaşı yıllarında, komşu köyler olan Kılıç, Laledere ve Çukurköy’de yaşayan Rumlar’ın, Yunanlıların etkisinde kalarak rahatsız etmeye ve hayvanlarını çalmaya başlaması üzerine, bazı aileler, Karamürsel’in Sermayecik, Pilav Tepe, Kaynarca köylerine gitmişlerdir. Yetişkin erkeklerin bir çoğu Demir Hulusi komutasında görev almışlardır. Taşköprü’den Selim Ağa resmi kayıtlara geçen ve kendisine madalya verilen kişilerdendir. Savaş yıllarının sona ermesiyle, köy kalkınma ve ilerleme mücadelesi içine girmiştir. 

Beldenin adının Taşköprü olarak anılmasına sebep olan köprü, köyün kuzey tarafındaki Kılıç deresinin üzerindedir ve bugünde kullanılmaktadır. Yaklaşık 400 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.  

Çiftlikköy Taşköprü

Köprü taş malzemeden yapılmıştır. Üç kemerlidir. Ortada büyük bir sivri kemer bulunur.

Bu kemerin iki yanına birer adet küçük yuvarlak kemer açılmıştır. Köprünün uzunluğu 23 metre, genişliği ise 3.83 metredir. 2018 yılında köprü Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir ve günümüzde de kullanılmaktadır. 

Çiftlikköy Gacık Köyü Hamamı
 

GACIK KÖYÜ HAMAMI

Gacık köyündedir. İlçe merkezine birkaç km uzaklıktadır. Gacık köyü, adını bundan 200-300 yıl önce obasını buraya taşıyan bir Yörük kadınından aldığı söylenmektedir. Daha eski yerleşimlerinin ise Romalılardan kalan bazı kalıntılara  dayanarak MÖ 1’nci yüzyıla kadar uzandığı düşünülmektedir. 

1969 yılına kadar işletilen hamam, bu tarihten sonra atıl durumda kalmıştır. 

Çiftlikköy Gacık köyü Hamamı

17’nci yüzyıla tarihlenir, 2015 yılında restorasyondan geçmiştir. Ancak köyün yerlileri, yapılan bu restorasyonun uygun olmadığı görüşündeler. 

Köy meydanında ayrıca, hamamın karşısında yer alan tarihi çeşme ve iki çınar ağacı da ziyaretçilerin ilgisini çeker. Bu iki çınar ağacı da tescil edilmiştir. 

Evet, hamam yapısı tek katlı ve kagirdir.

İki bölümden oluşur. Hamama giriş bölümünde küçük bir oda bulunur. Mekanlarda üçer kurna vardır.

Çiftlikköy Gacık Köyü Hamamı

Kubbeler dışarıdan sekizgen kasnağa oturur. Üst örtüsünün, ortasında birer fener yani aydınlatma penceresi bulunur. İçte kubbe şeklindeki örtünün kasnak kısımları, sivri kemerlerle süslenmiştir. 

1992 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır. 

 

Çiftlikköy Kara Kilise
 

KARA KİLİSE

Yalova il merkezinin 3 km kadar doğusunda, Çiftlikköy ilçesi sahil sitesi Mahallesi Başkent 1. Sahil Sitesi içinde bulunmaktadır. Tabii burada hemen devreye girip bir kaç söz söylemek istiyorum. Dünyada bin yıllık kiliseye, iki metre mesafede yapılmasına izin verilen binalarla bir site nerelerde dikilmiştir. 

Halk arasında ve kayıtlarda “Kara kilise” olarak geçer.

Yapı, MS 6’ncı yüzyılda hamam, 8 ve 9’ncu yüzyıllarda ise kilise olarak kullanılmıştır.  

Çiftlikköy Kara Kilise

Yapıya narteks ve apsis sonradan eklenmiştir.

Yine bazı kaynaklarda ise, Kara kilisenin, Roma dönemine ait bir su mimarisi olduğu, Bizans döneminde de kilise haline getirildiği, Bizans mimarisinin çok kullanılın bir tipi olan kapalı Yunan Haçı planı gösteriyorsa da bir apsisinin bulunmaması ile dikkat çekiyor.

Normal kiliselerden farklı olarak: kuzey-güney ekseninde uzanan Kara kilisenin, kuzey-güney doğrultusunda uzunluğu 13 metre, doğu-batı doğrultusunda uzunluğu 10 metredir. Eksen kalınlığı 5.50 metredir.

Yapı tuğladan yapılmıştır. Kubbesi ve kemerleri sağlam olarak günümüze ulaşmıştır.

 

Odacıklar

Haçın doğu ve batı kollarının güneyinde, birer köşe odacıkları vardır.

Doğudaki odacığın doğuya, haçın doğu koluna ve naosa açılan üç kapısı vardır.

Batıdaki odacığın ise, batıya ve haçın batı koluna açılan kapıları bulunmaktadır.

Araştırmacılar: doğudaki odacığın, dışarıya açıklığı olması nedeniyle papazların ayine hazırlanması, cin çıkarma ve kutsal yağın sürülmesi gibi amaçlarla kullanıldığını, batıdaki odacığın ise, bir takım kutsal eşyaları muhafaza etmek için kullanıldığını söylerler.

Kuzey kolu: ekseninin her iki yanında da çıkış açıklığı vardır.

5.50 metre çapındaki kubbe, 8 pencereli bir kasnak üzerindedir.

Çiftlikköy Kara Kilise

Ancak, kubbenin üst kısmı tamamen açıktır.

Kara kilisenin bulunduğu alan, Bizans döneminde Pylai olarak tanınan bir yerleşim yeriydi.

Sahilde, dönemin ileri gelenlerinin yazlık sarayları vardır.

Varlığı, MS 4’ncü yüzyıldan beri bilinen Pylia, en güzel günlerini 11 ve 12’nci yüzyıllarda yaşamıştır.

Günümüzde, Başkent 1 Sahil Sitesinin hemen batısında bulunan Huzur, Buşra, Beste Sahil Sitelerinin önündeki sahilde, antik bir liman, bazı su kemeri parçaları ve kalıntıları görülmektedir.

Kara kilise civarında, çok sayıda stel çıkartılmış olup, bunların bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesinde teşhir edilmektedir.

Kiliseye dokunacak yakınlıktaki bölümün otopark olarak kullanılması ve içine girilip çıkılmasının serbestliği ve tehlikesi hakkında yapılan şikayetler sonucunda, çevresine tel çekilmiştir. 

Çiftlikköy Laledere Seyir Terası

LALEDERE SEYİR TERASI

Çiftlikköy ilçesine 10 km uzaklıktadır. İsmini aldığı rengarenk laleleriyle ünlüdür. 

Yalova’da çiçek üretiminin ilk başladığı köylerden biridir. Özellikle lale bahçeleriyle meşhurdur. Şimdilerde gül ve karanfile dönüşen çiçek üretimi dolayısıyla seracılık köyün en dikkat çekici üretimidir. 

Yeşil dağlara yaslanmış, manzarası güzel ve doğa ile iç içe bir yerdir. 

Çiftlikköy Dereköy piknik alanı

DEREKÖY EVLERİ VE PİKNİK ALANI

İlçe merkezine 11 km uzaklıktadır. 

Yeşil-Mavi yol güzergahı üzerinde yer alır. Özellikle bozulmamış köy dokusu ve otantik evleriyle dikkat çeker. 

Köyün şeftalisi ve elması ünlüdür. Yaklaşık 500 yıllık geçmişi olduğu söylenen köy, adını her tarafından dere geçtiği için almıştır. 

Piknik alanı ve berrak suyu ile bilinen Kocakiraz Çeşmesi de bu bölgededir. Çeşmenin suyu her zaman içilebilmektedir. 

 

Çiftlikköyü Kabarlı Camii-Murat ağa camii
 

KABARLI CAMİİ-MURATAĞA CAMİİ

Kabaklı köyünde Köy içi mevkiindedir.

Yapı, kagirdir. Kiremit çatıyla örtülmüştür.

Dış cephesi mozaik sıvalıdır. Kuzey batı köşesinde kesme taştan yapılmış minaresi vardır.

Cami girişine sonradan konulan kitabede, yapım tarihi olarak 1897 yazılıdır.

Dikdörtgen planlı caminin mihrap ve minberi, geometrik ve bitkisel bezemeli çini plakalarla kaplanmıştır.

Mihrap ve minberin daha önceleri mermer olduğu bilinmektedir.

Mihrapta yazı kuşakları vardır.

Ahşap tavanlıdır. Son cemaat yeri, camiye sonradan eklenmiştir.

 

 

 

Yalova şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.