Yunanistan Delos Adası

delos.antik yerler.1
Yunanistan Delos Adası

Mykonos’a yalnızca 6.5 km. uzaklıktadır.

Mykonos’tan kalkan bot, yarım saat sonra Delos adasına varıyor. Yüzölçümü: 5 km. karedir.

Tüm Kiklad adalar grubu içinde, arkeolojik bakımdan en önemlisidir. Girişi 5 Euro olan adada: bekçiler ve arkeologlar dışında kimse yaşamıyor.

Ada çok küçük ama, bir ara Akdeniz sahillerinde bulunan şehirlerimizden bazılarını da Delos Birliği içine almış.

Yunanistan Delos Adası

GENEL ÖZELLİKLERİ

ANTİK DÖNEMDEN KALMA-ÖNEMİ

Tüm Kiklad Adalar Grubu içinde, arkeoloji bakımından en önemlisidir.

Delos adası: Antik Yunan mitolojisine göre: Işık Tanrısı Apollon’un doğduğu yerdir.

Güneş tanrısının kendini gösterdiği: aydınlık, müzik ve güzellik birbiriyle iç içe girmiş bir adadır.

Apollon’un doğumuna kadar, adanın serbest bir şekilde yüzdüğü, ama sonra adayı demirlemek için deniz tabanından büyük sütunların yükseldiğine inanılıyor.

Delos: yalnızca, önemli bir dini merkez değildir.

Aynı zamanda: Yunan ve Roma dönemleri boyunca: Doğu ve Batı arasındaki ticaretin en önemli kesişme noktalarından biridir.

Delos: şu anda, dünyanın en önemli arkeolojik sitelerinden biridir.

Adadaki kalındılar, Delos’un antik Yunan hayatındaki kutsal mekan ve ticaret merkezi şeklindeki, ikili rolünü yansıtmaktadır.

Antik tiyatro, zengin mozaiklerle süslü evler, Apollon tapınağı ve aslanlı yol. Delos harabelerinde görebileceğiniz yalnızca birkaç örnek.

 

MİTOLOJİ:

Delos, uzun zamandan beri Leto’nun: ikizleri Apollon ve Artemis’i doğurduğu yer olarak yüceltilmiştir.

Demir çağından itibaren, ikiz tanrıların temenos’u Yunan dünyasının her köşesinden hacıları buraya çekiyordu.

DELOS VE TİCARET-KÖLE TİCARETİ:

Delos adası, Helenistik dönemin ortalarında köle ticaretinde uzmanlaşmış bir ticari liman olarak zenginleşti. Sözde Atina’ya bağlı olan ve Roma’nın göz kulak olduğu Delos, fiilen Akdeniz’in her yerinden gelerek burada yerleşmiş bulunan tüccarlar tarafından ve onların lehine yönetiliyordu. İtalyan nüfus özellikle önemliydi. Öyle ki, Akdeniz’in herhangi bir yerinden Roma ticaret topluluklarına ait ilk kalıntılar Delos’tadır.

Atina, adalar ve Doğu Ege’deki esas İonya kentlerinde yaşayan Yunanlılar için özel bir yere sahip olan Delos, MÖ 5’nci yüzyılda Delos Birliği ile hazinesine ev sahipliği yapmış, daha sonraki yüzyıllarda ise küçük ama bağımsız bir şehir-devlet olarak yoluna devam etmiştir.

Delos’un statüsü MÖ 166’da dramatik şekilde değişti. Roma, adayı bir serbest liman haline getiren Atina’ya verdi. Mallar vergi veya işlem olmadan getirilebiliyor, satılabiliyor ve ihraç edilebiliyordu. Bundan sonraki yüzyıl boyunca, MÖ 88’de, Roma’ya karşı ayaklanması sırasında Pontus Kralı VI Mithridates’in birliklerince, daha sonra da MÖ 69’da korsanlarca yağmalanıncaya kadar Delos, son derece varlıklı bir ticaret merkeziydi.

MS 7’nci yüzyılda son olarak terk edilene kadar ada sadece az sayıda sakin barındırdı.

 

ARKEOLOJİK ARAŞTIRMALAR VE YAŞAM:

1873’te Delos’da, Atina’daki Fransız Arkeoloji Okulu tarafından gerçekleştirilen kazılar, antik kentin büyük kısmını ortaya çıkarmıştır. Batı kıyısındaki korunaklı liman yerleşimin, odak noktasıydı. İlk dönemlerde kurulan tapınak fazla uzakta değildi. Yerleşim ve ticaret bölgeleri, kuzeye ve güneye doğru uzanırken, aralarında daha yeni tapınaklar serpiştirilmişti.

Helenistik döneme ait bazı evler, kaliteli mozaiklerle süslenmiş, peristil avlularıyla özellikle ihtişamlıdır. Ama burada yaşam pamuk ipliğine bağlıdır. Bu susuz adada yaşam, yağmur suyunun özenle avluların altındaki sarnıçlarda biriktirilmesiyle sürdürülüyordu.

Ticari binalar arasında, ambarlar ve agoralar öne çıkıyordu. Üstü kapalı veya açık olan, bu geniş alanlı yapıların içlerinde, tam olarak neler geçtiğini anlamak mümkün değil. Delos’ta bir konudan kinin ne yaptığından bahseden yazıtlardan çok yararlanılmıştır. Örneğin: alınıp satılan binlerce köle neredeydi?

Bu işe yarayabilecek birden fazla yer olduğundan bunu bilmek günümüzde pek mümkün değildir. Limanın güney kıyısı boyunca uzanan ve yerleşim bölgesinden, denizden gelen ve denize giden geçici ticaret ile onların arkasındaki kalıcı yerleşimler arasında, muhtemelen bir ayraç görevi gören, geniş bir sokakla ayrılan ambarların, bu işlevi görmüş olma ihtimali yüksektir.

Çoğunlukla köle ticaretinin açık hava meydanları olan agoralarda yapıldığı söylenir. Ama bu kanıtlamamış olup bir ihtimalden ibarettir.

Ticari merkezler olduklarından kuşku bulunmayan agoralar, genellikle sunak ve tapınak gibi dini nesnelerle dolu olur, ama bu bize Helenistik Delos’ta ticaretin dini bir havada gerçekleştirildiğini hatırlatıyor.

Güçlü bir otoritenin yokluğunda, şahit olarak tanrılar gösteriliyordu, işlemler her zaman tanrılar üzerine edilen yeminlerle bitiriliyordu.

 

HİPOSTİL HOL:

MÖ 3’ncü yüzyıl sonlarından kalma Poseidon Stoası veya modern adıyla Hipostilli Hol için bu ihtimal daha düşüktür.

Bu yapının mimarisi sıra dışı ve akıl kurcalayıcıdır.

Tam işlevi bilinmemekle beraber, ticari bir bina olarak sınıflandırılmıştır.

65 x 34 metre boyutlarında geniş, üstü kapalı bir holden ibarettir.

Üç yan, kapalı duvarlardan meydana gelirken, dördüncüyü de Dor düzeninde 15 sütunluk geniş bir giriş oluşturur.

Kırma çatı içeriden dokuzarlı 5 sıra halinde dizilmiş ve ortadaki sütun atlanmış halde, 44 sütunla taşınır.

Daha dıştaki 24 tanesi Dor tarzıyken, içteki daha yüksek olanlar İon düzenindedir.

Bir kare meydana getiren merkezi 8 sütun, aydınlatma amacıyla bir lamba ve bir asma pencere katını taşıyordu.

Asma pencere karşı binanın içinde, yanındakilerden yükseğe çıkan bir kısımdır.

Daha yukarıdaki bu duvarlarda pencereler içerinin aydınlatılmasını sağlar.

Asma pencerelere daha önce Mısır evlerinde ve Karnak’taki Hipostil Hol’de rastlanmıştır ve Roma mimarisi ile Erken Hıristiyan kilisesi mimarisinde tekrar karşımıza çıkacaktır.

İTALYANLAR AGORASI:

Delos’un en geniş agorası olan İtalyanlar Agorası: diğer agoralardaki dini öğelerden yoksun olduğundan farklı bir amaca hizmet ediyor olmalı.

MÖ 2’nci yüzyıl sonlarında inşa edilen agora yaklaşık 70 x 50 metre boyutlarında, 112 Dor sütunundan meydana gelen bir revakla çevrili yamuk bir dikdörtgendir.

Revağın arkasında nişler vardı. Dışarıdan girilmeleri nedeniyle, dükkanlar agoranın içindeki işlevlerden ayrılmıştı.

Burası bir köle ticareti merkezi olabilir mi?

Henüz kanıt yoktur. Onun yerine, spor için bir palaestra ve hamamla, Romalıların seyretmekten hoşlandığı gladyatör dövüşleri için kullanılabilecek bir alanla ve bir ihtimal bir şölen salonuyla donatılmış bu agora, Delos’daki İtalyan topluluğu için bir kulüp ve eğlence tesisi işlevi görüyor olabilir.

Tek bir propilondan girilen duvarlarla çevrili bu alan savunmaya da elverişli görünüyor ki, bu evinden uzaktaki bir azınlık topluluğu için önemli olabilir.

Eğer bu görüş doğruysa, MÖ 88’de VI Mithridates’in askerleri saldırarak Doğu Ege’deki İtalyanları katlettiğinde bu agora sınanmış olabilir.

Mithridates’in ölümü ve Roma egemenliğinin tekrar sağlanmasından sonra agora onarılmıştı ama daha sonra MÖ 60-50 gibi Delos’un düşüşüyle terk edilmişti.

 

delos.antik yerler.2
Yunanistan Delos Adası

Delos’ta bugün

Modern bir yerleşim yeri ve turistik tesis yok. Şayet bu adada kalmak isterseniz: yalnızca birkaç bungalov var. Ada’ya gelmeden önce, bu isteğinizi belirtirseniz, size belli bir ücret karşılığında konaklama izni veriliyor.

Sizin yapacağınız: önceden randevu almak ve günü geldiğinde kumanyalarınızı hazırlayarak Delos adasına kapağı atmak. Bot, sizi gurubunuzla birlikte adaya bırakıyor ve ertesi günü almaya geliyor. Düşünsenize, geceyi mitolojinin derinliklerinde kaybolarak yaşamınıza katıyorsunuz. Bence deneyin.

DELOS ADASINDA GEZİNTİ PLANI-ROTASI

Ziyaretçiler: buraya, çevredeki adalardan gezi tekneleriyle gelerek, şimdi alüvyonla dolmuş antik limanın yanındaki feribot iskelesinde iniyorlar.

İskeleden; kentin sağında, evlerin bulunduğu semt ve sol tarafta da bir dizi muhteşem tapınak kalıntısıyla, bütün kasaba manzarasını görebilirsiniz. Tapınaklar: antik Yunan inananları için; uzun haç yolculuğunun son durağı idi. Burada: tanrı Apollon’un doğum yerinde adak adayabilirler ya da kahine danışabilirlerdi.

delos.antik yerler.3
Yunanistan Delos Adası

Feribot iskelesinden sola dönün ve Kutsal Yoldan ilerleyin. İleride; Apollon’un doğum yerini simgeleyen güzel bir palmiye ağacı göreceksiniz. Çevresinde ise; 1920’lerde sivrisineklerin durgun suda çoğalmalarını önlemek için kurutulan Kutsal Gölün kalıntıları var.

Palmiye ağacından, SİT alanına doğru yapılacak bir yürüyüşle, bir zamanlar, güzel bir dizi sütunlu revakın ve aralarında Apollon’un kız kardeşi “Artemis” tapınağının da olduğu, tapınakların bulunduğu “Apollo Mabedi” ne gidebilirsiniz.

Aslan heykellerinin bulunduğu “Aslanlar Terası”:

Kutsal Göl’e yaklaşırken, bir şeref muhafız kıtası oluşturuyor. Bu aslanlar: Delos’un en çok fotoğraf çekilen sembolleridir. MÖ.7’nci yüzyıldan kaldıklarına inanılan bu aslanların sayısı: yüzyıllar içerisinde 16’dan 5’e inmiştir.

Bugün: heykelleri, modern malzemelerle, en mükemmel oldukları dönemlerdeki halleriyle yeniden yaratmak için çaba harcanmaktaymış.

Heykellerin arasında, yalnızca bir tanesi orijinal. Kutsal göl: Apollon’un doğumuna tanıklık ettiği için bu adı alıyor. Göl evinin zeminindeki mozaikler büyüleyici. Göl çevresindeki hurma ağaçları, palmiye ağaçlarının gölgesine sığınmışlar.

Gölün arkasındaki tepede: “Delos Müzesi” var. Delos Müzesi: baraka binalarının soğuk görüntüsüne sahip olmasına rağmen, SİT alanındaki en iyi heykellerin ve sanat eserlerinin pek çoğunu barındırarak, tapınak binalarının ve evlerin çıplak iskeletlerine hayat veriyor. Zarif çömlekler ve enfes mücevherler günlük hayatın, kaliteli servetini gözler önüne seriyor.

Küçük olmasına rağmen zengin bir müze. Altın takıların işçilikleri çok ince. Çünkü: Delos: borsanın ve kuyumculuğun başkentiymiş. Antik çağın Nato’su, Lozan antlaşmasının beşiğiymiş. Hatta: ülkemizdeki Gümüşlük’teki Myndos antik kenti: bu birliğin üyesi olarak Delos’a haraç ödermiş.

Tapınak alanının solunda:

Belki de Delos’un en ilgi çekici bölümü olan “Tiyatro Semti” var. Sitede: aslında ilginç olan şey: MÖ. 3’ncü yüzyıldan kalma tiyatro değil, onun gölgesinde, kente hayat veren evlerden oluşan labirentler. Helenistik ve Roma dönemi zenginlerinin trendiymiş evlerini tiyatronun civarında yapmak. MÖ.3000 yıllarında, 5500 seyirci alıyormuş bu tiyatro.

Antik Yunanlıların ve Romalıların, ayak seslerinin duyulduğu sokaklar, hala evlerin ve dükkanların kapılarına kadar uzanıyor. Küçük kutulara benzeyen birkaç taş duvarın ardında: karşınıza muhteşem evler çıkıyor. Evlerin iç avluları; antik dünyanın en güzel mozaik zeminleri ve freskleriyle süslenmiş.

Dionysos Mabedi ve Trident Mabedindeki sade zemin örneklerine dikkat edin. Masklar Evi’nde bulunan Dionysos’un bir pantere bindiği zemin de dahil olmak üzere Yunuslar Evi ve Masklar Evi’ndeki zeminleri inceleyin. Mozaikler koruma altına alınmış.

Masklar adını alan evde:

Kendisinin ve kocası Dioskourides’in başsız heykellerini bırakan “Cleopatra Evi” de ayrıca dikkate değer. Kocası ve kendisine ait, kafaları olmayan iki mermer heykel, oldukça zarif kesimlerdeydiler. Ancak, burada sergilenen heykeller: reprodüksiyondur. Yani: orijinalleri; Delos Müzesinde bulunuyor.

Tiyatro Semtinin arkasında: Delos’u etkileyen çeşitli kültürlerin bir göstergesi olarak yabancı tanrılara adanmış birkaç mabet var. İnananlar, Suriye ve Mısır tanrılarına burada tapıyorlarmış. Pek çoğu bozulmadan kalabilmişler.

Kasabanın yukarısında: Kynthos Dağı’nın yamaçları: 112 metreye kadar yükseliyor. Buradan; bütün SİT alanının güzel bir manzarası görülüyor.

Dar ve bazen dikleşen patikaya tırmanarak, MÖ.3’ncü yüzyıldan kalma tapınakların kalıntılarına gidebilirsiniz. Burada: Taş Çağı kadar erken bir dönemde dahi yerleşim bulunuyormuş.

DOĞUM-ÖLÜM YASAKLANAN ADA

Batıya doğru, birkaç yüz metre uzaklıktaki: Rineia adası ise Deloslular için hem bir doğum yeri ve hem de mezarlıkmış. Delos kutsal bir adaydı ve topraklarının bozulmadan korunması gerekiyordu.

Bu nedenle: antik dünyada, kanun koyucular tarafından: doğum ve ölüm, bu adada yasaktı. Günümüzde bile: modern arkeologlar, bu antik kurala sadık kalmışlardır. Bu nedenle: burada bulunan definle ilgili sanat eserleri; Mykonos’ta sergilenmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.