
Malatya Doğanşehir: Malatya’nın hemen yakınlarında, küçük ve şirin bir ilçe olarak öne çıkıyor. Özellikle, elma.
ULAŞIM
Doğanşehir ilçesi, il merkezi olan Malatya’ya, 58 km. uzaklıktadır. Doğanşehir-Gölbaşı arasındaki uzaklık: 67 km. Doğanşehir-Adıyaman arasındaki uzaklık; 97 km.

TARİHİ
Yörede ilk yerleşimin, MÖ.66 yılında, Romalılar tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. O zamanlar: Zipetra olarak isimlendirilen ilçe: daha sonra Bizanslıların egemenliğine girer. Daha sonra Müslüman Araplar tarafından fethedilir ve 857 yılına kadar, Arapların egemenliği altında kalır.
1399 yılında ise, bu kez, Yıldırım Beyazıt tarafından, yöre toprakları, Osmanlılara bağlanır. 1401 yılında Timur tarafından yağmalanır ve 1515 yılında, tekrar Osmanlılar tarafından ele geçirilir.
1877 yılı öncesinde: Viranşehir ve Harapşehir olarak isimlendirilen bölge: 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sırasında, doğudan getirilerek yöreye yerleştirilen halkından dolayı: Muhacir köy olarak isimlendirilir. 1929 yılında, bucak merkezi olur.
1933 yılında Başbakan İsmet İnönü, ziyareti sırasında “Böyle güzel bir şehre Viranşehir adı yakışmaz, burası olsa olsa Doğanşehir” olur diyerek ilçenin adı Doğanşehir olarak değiştirilmiştir. 1946 yılında, bağımsız bir ilçe olarak Malatya’ya bağlanır.

GENEL
İlçe merkezinin, deniz seviyesinden yüksekliği: 1290 metredir. Yerleşim yeri, genellikle ova ve dağlık bir kısımda kurulmuştur.
İlçenin en önemli gelir kaynağı: tarımdır. Başlıca tarım ürünleri: fasulye, şeker pancarı, buğday, patates, tütün, kayısı ve elmadır. Bunlardan başka, bağcılık ve arıcılık da gelişmiştir.

NE YENİR
Malatya mutfağının temeli bulgur, et ve baharattır. Doğanşehir’de de bu zengin mutfak geleneği paylaşılır.
GIRIK-SULU KÖFTE.
Bulgur, kıyma ve soğan ile hazırlanan sulu bir köfte yemeği olan Gırık, Malatya’nın en sevilen yöresel yemeklerinden biridir. Minik yuvarlak sebzelerle yavaşça kaynatılır ve suyundan koyultularak sıcak servis edilir.
KARA ÇORBA:
Malatya’ya has kara nohuttan yapılan Karra Çorba, yoğun kıvamıyla yörenin en karakteristik lezzetlerinden biridir. Gendime (dövme), maş, kara nohut, tereyağı, domates salçası ve baharatlarla hazırlanan bu çorba özellikle soğuk kış günlerinin favorisidir.

AVRAT KÖFTESİ-KİRAZ YAPAĞI SARMASI:
Yarma ile hazırlanan iç harcın, kiraz yapraklarına sarılarak suda haşlanmasıyla pişirilen avrat köftesi, Malatya mutfağının özgün ve karakteristik lezzetlerinden biridir.
TAKAZ ALABALIĞI:
Doğanşehir’e özgü bir lezzet olan Sürgü Takaz Mesire Alanının taze alabalıkları öne çıkar. Doğa ile iç içe bir mekanda taze alabalık yemek isteyenler için Doğanşehir Sürgü deki tesisler, yörenin en gözde lezzet duraklarından biridir.

NE SATIN ALINIR
KAYISI VE KAYISI ÜRÜNLERİ
Malatya’nın dünyaca ünlü kayısısı, götürülebilecek en değerli hediyeliğin başında gelir. Kurutulmuş kayısı, kayısı pekmezi ve yeşil kayısı turşusu gibi çeşitli kayısı ürünleri almak için Malatya ideal bir yerdir. Gün kurusu kayısı, fıstıklı muska, kayısı çekirdeği ve hediyelik kayısı paketleri en çok tercih edilenler arasındadır.

PESTİL, KÖME VE CEVİZLİ SUCUK
Doğanşehir ve çevresinin vazgeçilmez yöresel lezzetleri arasında pestil, köme ve cevizli sucuk yer alır. Üzüm, dut veya kayısıdan yapılan pestil ve içine ceviz doldurulmuş sucuklar hem lezzetli hem de uzun süre dayanıklı hediyeliklerdir.

EL DOKUMA HALI VE KİLİMLER:
Malatya halısı ve kilimi, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtan geleneksel el dokuması ürünler arasında yer alır. Bu halı ve kilimler genellikle yün iplikle ve doğal kök boyalarıyla dokunur. El tezgahlarında üretilen her parça usta ellerin emeğiyle motif motif işlenerek ortaya çıkar.
GEZİLECEK YERLER

POLAT SULU MAĞARA
İlçe merkezine bağlı Polat kasabası sınırları içindedir. İlçe merkezi ve Polat mahallesi arasındaki yol asfalttır. Polat mahallesinden 6 km stabilize yolu araç ile aşmak mümkündür. Bundan sonra 4.5 km lik yol, 2.5 saatte yürünerek mağaraya ulaşılır. Yani, yol oldukça zorlu.
Mağara, 2260 m yükseklikte, Kuzkaya Tepesinin 2150 metresindedir. Bu yüksek rakım sayesinde temiz hava ve etkileyici bir manzara sunan bölge, doğa turizmi açısından stratejik bir noktada bulunuyor.
Mağara özellikle doğa yürüyüşü ve keşif tutkunları için dikkat çekici bir rota oluşturur.
Mağara, koruma altına alınırken tabiat varlığı olarak tescil edilmiştir.
Mağara adını, suyun taşlaşması nedeniyle oluştuğundan aldığı ifade edilmektedir.

Mağaranın içi:
Girişi 20 m uzunluğunda dar ve alçak bir geçitten oluşur. Zeminin nemli ve kaygın olması nedeniyle dikkatli yürünmelidir.
Birinci bölüm: yaklaşık 35 m çapında dairesel bir forma sahiptir ve burada yoğun şekilde sarkıt ve dikitler bulunur.
İkinci bölüm: Bu bölümde kuzeydeki terasa tırmanarak, mağaranın ikinci bölümüne çok dar bir boğazdan, sürünerek geçilir.
Gizemli devamı; Yerli halk, mağaranın ikinci bölümünden sonra da devam ettiğini söylemektedir. Fakat burada herhangi bir geçiş yeri bulunamamıştır.

Sonuç;
Dar ve kaygan yapısı nedeniyle mağaraya girişin tecrübeli rehber eşliğinde yapılması önerilir. Zemin rutubetli ve kaygan olduğundan sağlam tabanlı, kaymaz ayakkabı şarttır. El feneri veya kafa lambası mutlaka yanınızda olmalıdır. Yürüyüş mesafesi 4.5 km ve yaklaşık 2.5 saatlik yorucu bir tırmanış gerektirir. Fiziksel olarak hazırlıklı olunmalıdır. Mağara içi serin ve nemli olduğundan ekstra katman giysi almanız önerilir. Tek başına gitmek yerine gurup halinde ziyaret edilmesi tavsiye edilir. Kış aylarında kar ve buz nedeniyle, yollar kapalı ve tırmanış tehlikeli olabilir.

POLAT BEYPINARI MESİRE ALANI
Doğanşehir’in Takaz’dan sonra en beğenilen mesire alanlarından biri olan Polat Beypınar, Polat beldesine 3 km, Doğanşehir ilçe merkezine ise 7 km uzaklıktadır.
200 metre yükseklikteki bir dağın eteğinden çıkan soğuk ve berrak sularıyla, gür çam ormanlar arasından geçerek Soğuksu Çayına karışır. Burada: piknik ve aile gezileri için uygun gölgelik alanlar bulunur. Bölgede alabalık üretim tesisi ve restoran hizmetleri mevcuttur. Gürültüden uzak, sakin ve doğa ortamı sunar.
Bölgede hizmet veren bilinen en ünlü işletme: Beypınarı Balık Restoranıdır. Burada taze alabalık, yöresel kahvaltı ve açık hava oturma alanları bulunmaktadır. İşletme çevresinde su kaynakları ve ağaçlık alanlar mesire yerinin en dikkat çeken bölümleridir.
POLAT BARAJI:
Doğanşehir’in doğal kaynaklarından biri olan Polat Barajı, geniş su yüzeyiyle dikkat çeker, çevresindeki yeşil alanlar barajı daha da etkileyici kılar. Baraj Fındık çayı üzerindedir. Bu baraj ile, Sürgü, Doğanşehir, Polat ve Akçadağ ovaları sulanmaktadır.
Yapım tarihleri: 1985-1990 yıllarıdır. Yükseklik 54 metredir. Baraj ilçe merkezine 10 km uzaklıktadır. İlkbahar ve yaz aylarında göl çevresi oldukça yeşildir. Balıkçılık ve doğa fotoğrafçılığı için uygun manzaralar sunar. Gün batımında göl yüzeyinde güzel yansımalar oluşur.
Genellikle balık tutmak isteyenler burada zaman geçirir.

ROMA SUR KALINTILARI
Roma döneminde: Doğanşehir ilçesinin çevresini dolanan surların kalıntıları, birkaç yerde ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır. Doğanşehir ilçesi bölgesinde bulunan kale ve bu kaleyi çevreleyen surların: MÖ.66 yılında, Bizanslılar döneminde yaptırıldığı sanılıyor.
Ancak: kale ile ilgili, eski bir gravür, günümüze ulaşmamıştır. Temel izlerine dayanılarak, kalenin beşgen bir planı olduğu ve moloz taştan yapıldığı sanılıyor.
2025 yılında Doğanşehir ilçe merkezinde rezerv yapı alanında yapılan çalışmalar sırasında yaklaşık 2000 yıllık olduğu değerlendirilen bir sur duvarı ortaya çıkarıldı. İlk incelemeler bunun Roma dönemine ait olabileceğini gösterdi ve bölgede çalışmalar durdurularak arkeolojik değerlendirmeler başlatıldı.
Ne yazık ki surların önemli bir kısmı zaman içinde yerleşim ve yapılaşma nedeniyle zarar görmüştür. Bazı bölümler evlerin arasında kalmış, bazı kesimler ise tamamen yok olmuştur.
ELMALI KÖYÜ:
Elmalı köyü, Doğanşehir’in sakin ve otantik köylerinden biridir. Geleneksel taş evleri ve misafirperver insanlarıyla kültürel bir deneyim sunar. Köyde yapılan yürüyüşlerde yöreye özgü meyve bahçelerini gezebilir, doğal ürünlerin tadına bakabilirsiniz.

SÜRGÜ TAKAZ MESİRE ALANI
İlçe merkezinin 14 km güneydoğusunda bulunan Sürgü beldesindeki Takaz, yöre halkının oldukça rağbet ettiği bir mesire yeridir. Malatya’ya 70 km mesafede olan mesire yeri soğuk ve temiz sularıyla doğal bir akvaryum görünümündedir. Suyun içindeki balıkların çıplak gözle görülebildiği mesire alanı, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler sunar.
Burada: Takaz suyunun kaynağında, alabalık üretim tesisleri var. Sürgü Takaz: halkın, piknik için kullandığı yerlerden biri. Ayrıca: burada muhteşem lezzetli alabalık yiyebilirsiniz.

SÜRGÜ BARAJI:
Sürgü Barajı, Sürgü çayı üzerinde, sulama amacıyla 1965-1969 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Baraj, Malatya-Adıyaman yolu üzerinde Doğanşehir ilçesi Sürgü mahallesinde yer alır. Tahliye suyu, Atatürk Barajına kadar ulaşmaktadır.
Akarsu yatağından 55 m yüksektedir. Göl alanı 5.10 km karedir.
Sürgü barajı, geniş gölet yüzeyi ve çevresindeki yeşilliklerle sakinlik arayanların gözdesidir. 2023 Depreminde, 7.6 büyüklüğündeki depremin merkezi olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesindeki Sürgü Barajının kretende (baraj gövdesinin en üst noktasında) çatlaklar meydana gelmiş, DSİ görevlileri tarafından incelemeler yapılmıştır.

ERKENEK YAYLASI:
Erkenek Yaylası, yemyeşil doğası ve temiz havasıyla ziyaretçilerine huzurlu bir ortam sunar. İlçe merkezine 30 km ve Malatya il merkezine 90 km uzaklıktadır. Osmanlı döneminde ait 1524 yılı sayımlarında Erkenek, 35 haneli bir köy olarak geçmektedir. Yani, Erkenek’in yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmıştır.
Yayla özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir noktadır. Kamp, doğa yürüyüşü ve piknik yapmak için oldukça elverişlidir.
Erkenek kasabasının görülmeye değer doğal güzellikleri arasında: Elektrik santralı şelalesi, sulama tünelleri, Güpdüştü Şelalesi, Eskiköy ve vadisi, Kınalıtaş mevkiindeki yeşil renkli taşlar, Reşadiye geçidi, Karanlıkdere geçidi, Karayolu tüneli, Yumurta köprü ve Bozkavak sayılabilir.

GÜPDÜŞEN ŞELALESİ:
Erkenek mahallesindeki bu şelale, bölgenin gizli hazinesi olarak bilinir. Malatya il merkezine uzaklık 90 km ve İlçe merkezine uzaklık 30 km dir.
Yoğun kar yağışının ardından havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar suları şelaleyi harekete geçirir, şelalenin çevresini saran buz sarkıtları ve katlı çam ağaçları, akan suyun coşkusu birleşince kartpostallık görüntüler ortaya çıkar. Son bir not: İstanbul Teknik Üniversitesinden deprem sonrası hazırlanan raporda Güpdüşen Şelalesinin 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında kurulduğuna yer verilmiştir.
GELENEKSEL YAYLA KAMPI:
Erkenek dağlarında bir gurup dağcı, 7 yıldır dedelerinin çadır kurduğu yaylalarda kamp yapmaktadırlar. Doğayı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği’ni de kuran bu doğaseverler, gittikleri yaylalarda tahrip olan çeşmeleri ve su kaynaklarını onararak bölgeye gelen gezginlerin ve dağdaki hayvanların kullanımına imkan sağlamaktadırlar. Kampa katılanlar dedelerinden kalan keçeleri giyinip yaylanın serin havasının tadını çıkarıyor, dağlarda yürüyüş yapıp dağ çayı ve kekik topluyorlar.
