Erzurum Tortum

Erzurum Tortum

Tortum, Erzurum arası uzaklık: 57 km. Tortum, Narman arası uzaklık: 43 km. Tortum, Uzundere arası uzaklık: 45 km. Tortum, Artvin arası uzaklık: 120 km.

TARİHİ

Bölge 1458 yılında Akkoyunlular ve 1467 yılında ise Osmanlı egemenliğine girer. Bölge Gürcüler ve Osmanlılar arasında sık sık el değiştirir. 1549 yılında ise kesin Osmanlı egemenliğine girer. 19’ncu yüzyılda İspir kazasına bağlı bir mahiyedir. Osmanlı kaynaklarında yörenin ismi “Sengistan” yani “dağlık, taşlık yer” demektir. Yerleşim merkezi önceleri Tortumkale mahallesi olarak tanınır. Daha sonra Nihah mahallesi olur. Tortum ismini, aynı isimle anılan çaydan alır.

Erzurum Tortum

GENEL

İlçe Erzurum ilinin kuzeyinde, Karadeniz bölgesindedir. Dar ve uzun bir vadide kurulmuştur. Arazi yapısı oldukça dağlıktır. Rakımı ortalama 1450 metredir. Yörede Karadeniz iklimi hakimdir. Yüksek kesimlerde ise karasal iklim hakimdir. Tortum çayı özellikle rafting organizasyonları için yoğun tercih edilmektedir. Bölgede yaşayanların geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

NE YENİR

Yörede “Çağ Kebabı” denen (eski ismi Bico) ve keçi ile koyun etinden yapılan bir tür et yemeği oldukça meşhurdur. Bu yemek türü Kafkas kültürüne has bir lezzettir.

GEZİLECEK YERLER

HINÇER KALESİ

İlçe merkezine bağlı 1.5 km uzaklıktaki Bahçeli Mahallesindedir.

Kale yüksek bir kayalık alan üzerinde inşa edildiği için patika bir yoldan geçilerek ulaşılır. Kalenin bulunduğu alan tamamen ormanlıktır. Kalenin giriş kapısının bulunduğu alandaki duvarlar yıkılmıştır. Sur duvarlarında yer yer pencere açıklıkları bulunur. Kale ulaşılması güç bir kayalık arazi üzerinde kurulduğundan dolayı, kalenin beden duvarlarının büyük bir kısmı sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin yıkık olan duvarları ise iklim şartlarından dolayı tahrip olmuştur. Kalede malzeme olarak moloz taş kullanılmıştır.

Erzurum Tortum Zökün Gölü

ZÖKÜN GÖLÜ

İlçe merkezine 2 km uzaklıktaki Söğütlü Mahallesindedir. Burada yüzen adalar var.

 

NİHAH KALESİ

İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Kalealtı mahallesindedir.

Küçük çaplı bir Ortaçağ dönemi kalesidir. Kale yapımında düzgün kesme taş ve kireçli harç kullanılmıştır. Günümüzde, sadece iç kale bölümü ayaktadır.

Erzurum Tortum Kireçli Köprü

KİREÇLİ KÖPRÜ

İlçe merkezine bağlı 18 km uzaklıktaki Pehlivanlı Beldesi Derekapı Mahallesi Güvütkapı mevkiindedir.

Dumlu çayı üzerindedir. Kitabesi yoktur. Bu yüzden ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Burada hassas bir durum var. Köprünün yakınında herhangi bir yerleşim yeri mevcut değildir. Ancak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda Dumlu çayını aşan bu köprünün güney tarafında, prehistorik yerleşim izleri tespit edilmiştir. Yani, bu köprünün prehistorik yerleşim yerine geçişi sağlayan ve temelleri oldukça eski dönemlere uzanan bir kalıntı olduğu anlaşılmaktadır. Köprünün Bizans devrinden kalmış olabileceği ifade edilir. Prehistorik yerleşim yerinde Urartulara, Romalılara, Bizanslılara ait olabileceği tahmin edilen mağara yerleşimi, kayaya oyulmuş 3-4 metre derinlikte bir kuyu, tapınma nişi, burasının eskiden beri kullanıldığını gösteren önemli kalıntılardır.

Bu prehistorik yerleşimden başka yakınında herhangi bir yerleşim merkezi olmaması, köprünün tarihinin çok eskilere kadar inebileceğini gösterir. Ancak bugün görülen kalıntılar, köprünün Bizans dönemine tarihlenmesine sebep olmaktadır. Bizans döneminde, beyaz harçlı dolgu malzemesi kullanılmasından dolayı, köprüye Kireçli köprü ismi verilmiştir.

Kesme taştan ve tek gözlü bir köprüdür. 7-8 metre açıklığa sahiptir. Göz oldukça geniş ve sivri kemerlidir. Köprünün yaklaşık 1600 metre uzağına başka bir köprü inşa edilmiş olup, mevcut köprü araç trafiğine kapatılmıştır.

Erzurum Tortum Kalesi

TORTUM KALESİ

İlçenin 20 km batısında Tortumkale Köyündedir.  

Kale köyün doğusunda bulunan kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Kalenin kapıları yıkıldığından kitabeleri yoktur. Evliye Çelebi, bu kalenin Mameroz isminde Gürcü Padişah tarafından yapıldığını yazmıştır. Ayrıca kaleyi şöyle anlatmıştır.” Bir yüksek pusta üzerinde, dört köşe bir binadır. Bir demir kapısı vardır. Kale içinde 18 kadar ev ile Süleyman Han’ın bir küçük camii ve ambarı vardır. Şirin binalardır ki adetleri 700’e varır. Yedi mahallesi ve yedi mescidi, iki hamamı, iki hanı ve on sibyan mektebi, yetmiş kadar da her esnaftan dükkanı vardır. Destan, imaret ve medrese gibi şeyler yoktur. Her evinde bağ ve bahçesi çoktur. Şehir, Erzurum’a iki konak olduğundan tüccar meyvelerini sandıklarla Erzurum’a taşırlar. “

Erzurum Tortum Kalesi

Bölge İbn-i Bibi’ye Konya Selçuklularından Alaeddin Keykubat zamanında 1282 yılında Gürcistan tarafından fethedilen ve civardaki Hah ve Nihah(Tortum) kaleleri Türklerin hakimiyeti altına girmiştir.

Kale İranlılar tarafından büyük bir ilave yapılarak genişletilmiştir. İç ve dış kale, Kuzey tarafından halen sağlamlığını korumaktadır.

Kalenin kuzey eteğinde bahçelerin içinde bir de hamam vardır. Soğukluğu, külhanı ve bir soyunma yeri ile iki halveti bulunan hamamın kubbesi yer yer çökmüştür.

Kalenin doğudan görünüşü “Ehrami” şeklindedir. Kale içinde: bey ve dizdar daireleri, savunma burçları, silah ve erzak ambarları günümüzde kısmen ayaktadır. Burada bir de tuğladan yapılmış sarnıç harabesi vardır. Dış kaleden, çaya gizli bir yol vardır ancak buraya ihtiyaç su deposu halinde kışın yağmurlardan dolan bir de sarnıç yapılmıştır. Kalenin burçlarından ve diğer tesislerin damlalarından akan yağmur suları, önce en yüksekteki sarnıcı, ondan sonra daha aşağıdaki sarnıçları doldurur. Her sarnıçtan diğerine dolunca, kendi kendine akacak gizli su yolları vardır.

Erzurum Tortum Kalesi

Günümüzde: iç ve dış kalenin duvarlarının burçları hala sağlamdır. Fakat kalenin diğer yerleri, bütün kaleler gibi, halkın taş ocağı haline gelmiştir. Halk taşlarını, ardıç ağaçlarını ve su künklerini çıkarmak için kaleyi oldukça fazla tahrip etmiştir. İç ve dış kalelerin kapılarının taşları da söküldüğü için hiçbir yerinde kitabe yoktur.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

HAHO HANULİ (MERYEM ANA) KİLİSESİ-TAŞ CAMİ

İlçe merkezine bağlı 34 km uzaklıktaki Bağbaşı (köyün eski adı Haho) köyündedir.

Manastır, günümüzde Haho çayının solunda, tarıma elverişli düzlükte, 300 metre kuzeydoğusundaki kalesiyle korunaklı bir yerde kurulmuştur. Meryem Ana kilisesi olarak da bilinir. Eser Bagratlı Kralı 3’ncü David tarafından 976-1001 yılları arasında yaptırılmıştır. Manastırı oluşturan yapılar, bu kilisenin çevresinde yer almıştır.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

Manastır kısa sürede seçkin din adamlarının yetiştirildiği ve küçük el sanatları için önemli bir merkez haline gelmiştir. Çok büyük bir sanatsal değer taşıyan ve günümüzde Tiflis Devlet Sanat Müzesinde korunan “Hahuli Triptiği” nin ortasındaki Meryem İkonu da Haho Manastırında yapılmıştır.

Kilise, kapalı Yunan haçı ile bazilika planının birleştirilmesiyle meydana gelmiş kendine özgü bir yapıdır. Manastır, sonradan eklenen batı ve güneyindeki bölümler hariç, yaklaşık 27 x 16 metre boyutlarındadır. Oldukça düzgün, kaliteli kesme taşlarla yapılan kilisenin üst örtüsü kırma çatılıdır. Kilise, halen farklı renklerde karolarla kaplı konik tepeli bir kubbeye sahiptir. Burası Gürcü kiliselerinden farklı kılan yarım kabartmalarıdır. Kilisenin içerisindeki kabartmalarda aslan, boğa, kartal, grifon gibi figürlere geniş ölçüde yer verilmiştir. Dış kısmında: pençeleri arasında tavşan tutan bir taş kartal heykeli bulunur. İç kısımda: bir ejderha yer alır ve Yunus Peygamberi çağrıştıran bir balık bulunur. Alandaki kiliselerde bulunan freskler iyi durumda değildir. İç mekanın duvarları ve özellikle apsis İncil’den alınma sahneleri içeren Hz İsa ve Meryem’i tasvir eden freskolar görülebilir.  

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

1556 yılında burada üretilen bir el yazmasından manastırın, halen işlevini sürdürdüğü tespit edilmiştir.

Yapının içerisine, uzun kenarların ortasındaki yuvarlak kemerli bir kapıdan giriliyor. Bölgenin Türklerini denetimi altına geçmesinden sonra Haho Manastırı kilisesi camiye çevrilir. Bu zamandan sonra Taş Camii adını almıştır. Ancak, 20’nci yüzyılın başında Rus işgali sırasında yapı kısa süreliğine tekrar “Kilise” yapılmıştır. Rusların çekilmesinden sonra yine cami olmuştur. 1981 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Manastırdan günümüze 3 metreye ulaşan çevre duvarları içinde bir kilise ile birlikte, iki şapel ve çevre duvarı dışında altı şapel daha ulaşmıştır.

Evet günümüzde burası özellikle Gürcü turistler tarafından yoğun ziyaret edilmektedir. Ancak sonradan camiye çevrilen kilisenin duvarlarında çiçekler açmış, toprak damlı olduğu için dam yeşile bürünmüş görülüyor. Ayrıca kemerli taş duvarların arasında pencere açmak için örülen duvar maalesef görenleri oldukça şaşırtıyor. Düzgün ve kaliteli kesme taşlar sökülerek kendi yapacakları yapılarda kullanılmak üzere götürülmüştür. Öte yandan, definecilerin kilise çevresini delik deşik etmeleri de bu rezilliklerin cabasıdır.

EZİNİZ KALESİ

İlçe merkezine bağlı 60 km uzaklıktaki Uzunkavak köyündedir.

Kale, Uzunkavak köyünün kuzeyinde bulunan Eziniz Mevkiinde, tepenin uç noktasındadır. Kale, doğu-batı istikametinde yerleştirilmiştir. Sur duvarlarının genişliği ve yüksekliği yaklaşık olarak bölümleri büyük taşlarla yapılmış ve iç kısmı moloz taşlardan oluşmuştur. Kalenin kuzeyinde 3 tane burç, batısında ise bir burç bulunur. Kuzeyde bulunan burçlar, kısmen sağlandır. Batı cephesinde bulunan burcun büyük kısmı yıkılmıştır. Yapının güney duvarları düz duvar tekniğiyle yapılmıştır. Günümüzde kısmen yıkılmış olan kalıntılar yaklaşık olarak 2-3 metre yüksekliğindedir. Kaleye giriş batı cephesinde bulunan burcun yanından sağlanmaktadır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Erzurum Tekman

Erzurum Tekman

Tekman, Erzurum arası uzaklık: 152 km. Ancak Tekman-Erzurum arasında bir de kısa dağ (Palandöken dağında) yolu bulunuyor. Ancak bu dağ yolu özellikle Kış aylarında karla kapanıyor. Sürücülerin korkulu rüyası olan Erzurum-Tekman kara yolunda tünel yapılıyor. Tek tüp geçişe sahip olacak tünel yaklaşık 12.5 km uzunluğunda olacakmış. Tünel, Erzurum-Tekman arasındaki yolu 35 km kısaltacakmış, kış aylarında yaklaşık 4-5 ay kapalı kalan yolun açık kalmasını sağlayacakmış. Tekman, Hınıs arası uzaklık: 62 km. Tekman, Köprüköy arası uzaklık: 89 km.

TARİHİ

Tarihi süreçte yörenin ismi “Tatos” olarak bilinmiştir. 1517 yılında Osmanlı hakimiyeti görülür. 1800’lü yıllarda Erzurum Sancağına bağlı kaza statüsünde iken 1946 yılına kadar Hınıs ilçesine bağlı bir köy iken, aynı yıl ilçe olmuştur.

Erzurum Tekman

GENEL

Bağlı bulunduğu il merkezinin güneyindedir. Oldukça dağlık ve engebeli bir alana kurulmuştur. Rakımı ortalama 1800 metre civarındadır. Yayla ve meralar geniş yer kaplar. Orman yok denecek kadar azdır. Aras nehri, ilçe topraklarından geçer. Yörede karasal iklim hakimdir. Yazlar serin, kışlar oldukça soğuk ve uzun geçer. İlçede yaşayanların ekonomik etkinliği hayvancılığa bağlıdır. Çünkü ilçe toprakları tarıma elverişli değildir.

GEZİLECEK YERLER

GÜNDAMI KALE KALINTISI

İlçenin 7 km doğusundaki Gündamı Mahallesinin 2 km doğusundadır. Vadinin kuzey sırtına dayanan kalenin doğusu, batısı ve güneyi uçurumlarla çevrilidir. Kaleye ait sur duvarları tamamen tahrip olmuş sadece temel izleri bulunmaktadır. Girişi kuzey yönden bulunan kale, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Kuzey tarafı surlarla çevrili olan kalenin mimari ve keramik verileri Orta Çağ’a aittir.

Erzurum Tekman Toptepe Köyü Camii

TOPTEPE KÖYÜ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı 38 km uzaklıktaki Toptepe köyündedir.

Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Kesme taş malzeme ile beden duvarları inşa edilmiştir. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunur. Bu kitabeye göre, H.1289 yılına yapılmıştır. Kubbe yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz adet sütun üzerine oturmaktadır. Kuzey cephesinde son cemaat yeri, kuzeydoğu cephesinde ise saç minare sonradan camiye eklenmiştir. Sivri kemer içine alınmış taş mihrap bulunur. Minberin köşk kısmı ise orijinaldir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

ÇİMENÖZÜ (HAMZAN-HAMZALAR) KAPLICALARI

Tekman ilçesi, termal kaynaklar bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. İlçe merkezine bağlı 65 km uzaklıktaki Çimenözü köyündedir.

Buradaki kaplıcanın ismi “Kiğı Hamzan Çermiği” dir. Kaynaklar, eski ismi Kiğı Hamzan ve yeni ismi Çimenözü denen yerleşim biriminin yaklaşık 500 metre kadar kuzeyindedir. Kaynaklar, Perisuyu ırmağının yukarı havza kesiminde, Elmalı çayının bir kolu olan Büyüksu deresinin oluşturduğu boğazdadır.

Termal kaynaklara kara yolu ile ulaşım vardır. Yolun küçük bir kısmı stabilize, kalan kısmı asfalttır. Bu yol özellikle kış döneminde kullanım dışı kalır, yani kaynakların en başlıca sorunu ulaşımdır. Termal kaynaklar, denizden 1940-1950 metre yükseklikte, başlıca dört yerden yüzeye çıkar. Sahadaki kaynak sularının sıcaklığı 44-58 derece arasındadır. Toplam debileri ise, saniyede 15 litredir. Termal sular, yaklaşık 1900 metre derinlikten tamamen doğal yollardan gelmektedir. Yani, sahada yapılacak sondaj çalışması ile daha yüksek sıcaklıkta su elde edilebilir. Kaynak sularının içeriği: kalsiyum, sodyum, klorür, magnezyum ve bikarbonattır.

Kaynaklardan Yararlanma

Kaynaklardan banyo yapmak suretiyle yararlanılır yani içmece yok. Kaynakların çevresinde herhangi bir tesis yoktur. Bazı kaynakların çevresi düzensiz bir şekilde taşlarla örülüdür. Bazı termal kaynak suları, toprak arklar ile havuzlara götürülür. Her türlü hijyenden uzak bu havuzlarda banyo yapılmaktadır.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Kadınlar bölümü

En kuzeydeki havuz: kadınlara aittir. Havuzun derinliği yaklaşık 1.5 metredir. Çevresi 1.5 metre yükseklikte taş duvarla örülerek kapatılmıştır. Havuzun boyutları 3 x 3 metredir. Süleyman Burnu sırtı yamacından çıkan kaynak suları, bir ark ile bu havuza taşınır. Kaynaktan 57 derece sıcaklıkta çıkan su, havuzda 44 derecedir. Bu havuzun hemen yanında bulunan ve 58 derece sıcaklıktaki su ise, hiç kullanılmadan doğrudan Büyüksu deresine katılır.

Erkekler bölümü

Havuzun güneyinde çeşitli yerlerden çıkan sular, travertenler içinde oluşmuş gölcüğe boşalır. Bu gölcük, çevresi açık olduğu için erkekler tarafından kullanılır. Bu gölcükteki suyun sıcaklığı 40 derecedir. Çünkü yani soğuk olmasının sebebi kaynak suyuna soğuk yeraltı sularının karışması ve kaynaklar ile gölcük arasındaki uzaklıktır. Gölcükten çıkan su ise, birkaç metre ileride düdene boşalır.

Evet, tüm bunların yanında, daha güneyde Eskiyayla deresi vadisinde de termal su kaynakları vardır. Burada da tesis yoktur. Bu kaynakların çevresi de ilkel bir şekilde, düzensiz taşlarla örülmüş, küçük gölcükler oluşturulmuştur. Dere suyu karıştığı için kaynak suları soğuktur. Termal kaynak suları, herhangi bir teknik analiz olmamasına rağmen, öğrenildiğine göre: romatizma, cilt ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Yukarıda da söz ettiğim gibi, yörede konaklama tesisi yoktur. Yakın çevreden gelen ziyaretçiler burada günübirlik kalır ve dönerler. Termal kaynakların bulunduğu yerde küçük bir bina bulunur. Bu bina kaplıca olarak yapılmasına rağmen atıl kalmıştır. Hatta, binanın birçok yeri tahrip edilmiştir. Evet, yakınlardaki insanlar burayı yoğun kullanıyorlar, ama düzenli bir tesisleşme yok, yani ileride tesisleşme olursa, sanırım Erzurum yöresinin en meşhur kaplıcalarından birisi olmaya adaydır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Tunceli Hozat

Tunceli Hozat

Hozat, Tunceli arası uzaklık: 56 km. Hozat, Pertek arası uzaklık: 42 km. Hozat, Ovacık arası uzaklık: 87 km. Hozat, Elazığ arası uzaklık: 67 km.

TARİHİ

Yerleşimin ismi, eski Türkçede “sıçramak, hoplamak” anlamına gelen “Hozmek” kelimesinden gelir. Hozat, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Hozat, 1920-1935 yılları arasında Elazığ iline bağlı bir kazadır. 25 Aralık 1935 tarihinde ise Tunceli iline bağlanır.

GENEL

Yerleşim yeri, Tunceli ilinin orta kısımlarındadır. Bölge, oldukça dağlıktır, ilçenin çevresi sarp dağlarla çevrilidir. Bu dağların dorukları genel olarak çıplaktır. Denizden yüksekliği ortalama 1500 metredir. İlçe toprakları akarsuların açtığı derin vadilerle parçalanmıştır. Yörede yoğun bir yaban hayatı vardır.

 

HOZAT MUNZUR FESTİVALİ

Her yıl geleneksel olarak Temmuz ayı içerisinde yapılır. Festivalde: film gösterileri, söyleşiler, inanç merkezleri ziyaretleri yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Tunceli Hozat Tarihi Ergen Kilisesi

TARİHİ ERGEN KİLİSESİ-ERKAYN-ENKUZİK

İlçe merkezine bağlı Geçimli köyündedir. İlçe merkezine 15 km uzaklıktadır.

Kilise, Ermeni dönemine aittir. Ancak bölgede Ermeni nüfusunun 19’ncu yüzyıldan itibaren azalması nedeniyle, kilise, 1865 yılında kendi kaderine terk edilmiştir. Ardından yapının taşları sökülerek çevredeki yapıların inşaatlarında devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.

Bölgede bulunan diğer kiliselere nazaran daha büyüktür. Bazilika planında inşa edilmiştir. Taş işçiliği ve süslemeleri oldukça güzeldir. Tamamı kesme taştan yapılmış, beden duvarları kalın tutulmuş ve dolgu duvar tekniği kullanılarak yapılmıştır.

Kuzey apsidiyol hücresinin kemerli girişinin hemen üzerinde bir yazıt günümüze ulaşmıştır. Taşa kazıma tekniğiyle, Ermenice olarak düzenlenen bu yazıt, 8 satırlık bir kitabedir. Bu yazıtta: kilisenin 424/975 tarihinde Prens Hancit Mxit tarafından yapıldığı ve Hz Meryem’e ithaf edildiği yazılıdır.

Kiliseye ait diğer bir önemli kaynak ise, burada üretildiği bilinen dini el yazmalarıdır. Bu el yazmalarında: yapı Erkayn Manastırı olarak isimlendirilir ve inşa tarihi olarak 14’ncü yüzyıl verilir. Ancak, görüldüğü gibi, kilisede bulunan yazıt ile bu el yazması arasında, inşa tarihi hakkında oldukça büyük bir farklılık bulunur.

Bu durumda, yapı üzerindeki yazıtın daha doğru olduğu düşünülmektedir. El yazmalarında, muhtemelen yapının restorasyon tarihi yazılı olmalıdır.

Günümüzde: güney ve güneybatı beden duvarları ile üst örtüsü tamamen çökmüştür. Kilisenin içinde, herhangi bir destek elemanı bulunmamaktadır.

Ancak: daha önce burayı ziyaret etmiş olanların yaptıkları çizimlerden yola çıkılarak kilise hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. Buna göre, kilise, basamaklı bir zemin üzerine inşa edilmiştir.

Yaklaşık 22 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğindedir. Üç ayrı girişi vardır. Ancak günümüze sadece kuzey duvarı üzerindeki giriş ulaşmıştır.

Günümüzde iç mekan, düzgün kesme taşlar kullanılarak düzenlenmiştir. Duvar yüzeylerinde süslemeler yoktur, sadece haç tasvirleri işlenmiştir. Haç tasvirleri, zemine kazıma ve kabartma olarak işlenmiştir.

Kilise oldukça bakımsız durumda, umarım en kısa zamanda resmi makamlar tarafından restorasyon yaptırılır yoksa yakın zaman sonra tamamen yıkılır.

SARISALTUK TÜRBESİ

Hozat-Ovacık yolu üzerinde bulunan Sarısaltuk köyü yakınlarındadır. İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. Türbe 2000 metre yükseklikte bir tepededir. Bu türbede: Sarı İsmail ve Sarı Sultan da denen Sarı Saltuk yatmaktadır. Sarı Saltuk: öldüğünde 7 tabutta baş göstermiştir.

Sarı Saltuk’un Anadolu dışında da makamları vardır. Saltukname’de Sarı Saltuk’un 12 mezarı olduğu belirtilmektedir. Sarı Sultuk: Beylerin ve Kralların, mezarına sahip çıkmak isteyeceklerini söyleyerek, her isteyene verilmek üzere birer tabut hazırlamalarını vasiyet etmiştir.

Evet, Sarısaltuk türbesi, yörede ziyaret yeri olarak önem kazanmaktadır.

DERVİŞ CEMAL TÜRBESİ

Derviş Cemal’in buraya yani Derviş Cemal köyüne yerleştiğini, kışın keçilerini bugünkü ocağın bulunduğu yerde meşe ağaçlarıyla kaplı alanda otlatırken elindeki asayı nereye vurursa oranın yeşerdiği söyleniyor. Köy, ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır.

Köyde: Derviş Cemal Ocağı Cemevi ve Aşevi bulunmaktadır. Cemevinin alt katında mutfak, yemekhane ve kesim yeri, üst katında ise cem salonu ile iki misafirhane ve bir kütüphane bulunmaktadır.

Tunceli Pülümür hakkındaki gezi yazım için Pülümür