Konya Karahöyük

Konya Karahöyük

Konya’nın Meram ilçesindedir.

Şehir merkezinin yaklaşık 15 km güneydoğusunda, eski adıyla “Harma” olarak bilinen bölgededir.

Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Karahöyük, yaklaşık 27 m yüksekliğinde ve geniş bir alanı kaplayan devasa bir yerleşim tepesidir.

 

Önemi:

Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olarak arkeoloji dünyasının dikkatini çekmektedir.

Evet, bölge kesintisiz şekilde Hitit öncesi dönemlere kadar bilgi sunmaktadır.

 

Mimari yapılar:

Kazılarda geniş saray kompleksleri, depolar ve sur sistemleri ortaya çıkarılmıştır.

Özellikle dönemin yönetici sınıfının oturduğu büyük yapılar, kentin siyasi gücünü göstermektedir.

 

Kazılarda bulunanlar:

Kazılarda: MÖ 2000’lere tarihlenen kamusal yapılarda gümüş plakalar, kremasyon mezarlar, oyuncaklar ve mutfak setleri gün yüzüne çıkarılmıştır.

Özellikle tüccarlara ait olduğu düşünülen, kumaşa sarılı gümüş levhalar, höyüğün dönemin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

 

Mühürler ve ticaret:

Karahöyük’ü diğer yerleşim yerlerinden ayıran en önemli özellik, burada bulunan binlerce mühür baskısıdır yani bulladır.

Bu mühürler, Karahöyük’ün o dönemde çok önemli bir idari ve ticari merkez olduğunu kanıtlamaktadır.

Anadolu’nun en zengin mühür koleksiyonlarından biri buradan çıkarılmıştır.

 

Ticaretin somut kanıtları:

Karahöyük kazılarında bulunan kumaşa sarılı gümüş levhalar, bilim dünyasında heyecan yaratmıştır.

Bu buluntular muhtemelen bir tüccara aittir.

Levhalar “İlk Ticaret Odası” benzetmesiyle tanımlanır.

3500 yıl öncesine tarihlenen bu objeler, dönemin tüccarlarının vergi sistemi, mühür kullanımı ve ekonomik ilişkileri hakkında somut veriler sağlamaktadır.

Ayrıca, üzerinde işaretler bulunan sayma kil parçaları, o dönemin muhasebe ve hesap yöntemlerine dair ipuçları sunuyor.

 

Günlük Yaşamdan Sosyal Yapıya Işık Tutan Bulgular.

Kazılarda bugüne kadar 60 bebek mezarı, farklı üretim kalıntıları ve kamusal yapı malzemeleri ortaya çıkarılmıştır.

Bu durum, höyüğün sadece bir ticaret merkezi değil, aynı zamanda önemli bir yerleşim alanı olduğuna işaret ediyor.

Buluntular, dönemin toplumsal yapısını, ekonomik faaliyetlerini ve dini pratiklerini bütüncül bir şekilde anlamaya katkı sağlıyor.

 

Buluntular:

Çıkarılan eserlerin büyük bir kısmı günümüzde Konya Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Eğer bölgeyi ziyaret ederseniz, mühür baskılarını ve devasa seramik küpleri müzede yakından görebilirsiniz.

Höyük alanı ise açık hava müzesi niteliğinde olup, arkeolojik dokusuyla tarih meraklıları için ilgi çekmektedir.

 

Konya Obruk Gölü

Konya Obruk Gölü

Konya-Aksaray kara yolu üzerindedir. Yolunuz buradan veya buranın yakınlarından geçtiğinde, mutlaka ve mutlaka, bir saat kadar zaman ayırın ve bu doğal güzelliği görün. Çünkü: inanılması güç, gördüğünüzde hayretler içinde kalacağınız bir güzellik. Hani derler ya, mavi-yeşil karışımı Turkuaz rengi diye, işte “Turkuaz” rengini belki de yeryüzünde çok net olarak görebileceğiniz tek yerlerden biri. Aşağıya inmeseniz bile, yukarıdan o muhteşem görüntüyü izleyin.

Konya’ya 66 km. uzaklıktadır. Kara yolu üzerinde, Kızılören beldesinden 5 km. daha içeride. Bu bölgeden geçerseniz, mutlaka buraya uğrayın. Göreceğiniz muhteşem güzelliği unutamayacaksınız. Burada; bir han ve göl var. Özellikle göldeki orijinal turkuaz rengi gördüğünüzde şaşıracaksınız. Bulunduğu arazide, bir göz gibi duruyor. Ama; masmavi, sanki bir nazar boncuğu. Rengin güzelliğine inanamayacaksınız.

Evet: buraya girdiğinizde, aracınızı park ettikten sonra, bir kalıntı var. Oraya gireceksiniz. Bu han kalıntısı incelendiğinde; bir zamanların gözde yapılarından olduğunu hissedebiliyorsunuz. Çünkü, ayakta kalan duvarları muhteşem. Aynı zamanda; duvarların içindeki taşları incelediğinizde, üzerlerindeki yazılar ve haç işaretleri, buranın yapımında, büyücek bir kilisenin feda edildiğini söylemeden edemiyor.

Bölgeye ilk yerleşim, 13’ncü yüzyılda olmuş. Yapıda; Bizans dönemine ait taşlar kullanılmış. Selçuklular zamanında yapıldığı sanılıyor. Zaten; Selçuklular zamanında Anadolu’da kurulan yol güzergahları, Osmanlılar zamanında değişince, bazı yerler ticari merkez olma özelliğini kaybediyor ve bu kervansaraylar önemini yitiriyor. Sanırım, bu obruk handa bu özelliğini yitiren kervansaraylardan.

Dış kapısında; herhangi bir kitabe veya işaret yok. Kapalı bölümün giriş duvarı, tamamen yıkılmış. Selçuklu hanlarında, bu iki kapı üzerinde yer alan, hanla ilgili bilgilere, bu yüzden, burada ulaşmak mümkün olmuyor. Varsayımlara göre, han, Selçuklu sultanı II. Kılıçaslan tarafından (1155-1192) yaptırılmış.

Hanın arka kapısından çıktığınızda; 5-6 metre ilerideki, çevreye tamamen hakim manzaralı düzlükte yürürken, birdenbire; yaklaşık 40 metre aşağıdaki düzlükte, bembeyaz kalker taşlarının ortasında, boncuk mavisi, yuvarlak bir göl göreceksiniz. Renkler öylesine büyüleyici ki inanamazsınız.

Gerçek turkuaz (mavi ve yeşil renklerin bileşiminden oluşan renk) rengini görme şansınız var, burada. Muhteşem bir renk armonisi. Günün her saatinde, renk değiştiriyor. Evet; gölün derinliği 145 metre. Suyu tatlı, içilebiliyor, tarım alanlarının sulamasında kullanılıyor. Suyun, yer altından, Beyşehir gölünden geldiği söyleniyor.

Evet; bu gölün oluşumu da ilginç. Yeraltı suları, yerin kireçli katmanlarını zamanla eritiyor ve büyük yeraltı boşlukları oluşuyor. Bu boşluklar, bir gün, aniden çöküyor ve sular buraları dolduruyor ve böyle muhteşem göller ortaya çıkıyor. Türkiye’de İç Anadolu’nun güneyinde ve Toroslarda, obruklar yaygın olarak görülmekte.

İçel’deki cennet-cehennem mağaraları ve Konya’daki bu göreceğiniz Kızılören obruğu, ülkemizdeki en güzel örneklerden. Bozkırın ortasında ışıldayan derin göller, devasa çukurlar bunlar. Bu arada, hani biz obruk oluşumu dedik ya, yöre halkı buna inanmıyor. Onlara göre; buraya göktaşı düşmüş. Evet; onların inanışı bu, ama buranın oluşumunun elbette, bilimsel açıklaması da yok değil. Yukarıda anlattım.

Evet; buraya kısa da olsa zaman ayırın. Oraya vardığınızda, birçok yerli ve yabancı turist göreceğiniz kesin. En büyük sorun; burada ne bir tabela ne bir bilgi yok. Yalnızca, burayı bilenler, bu gizli cennete gelebiliyorlar, şu andan itibaren sizde biliyorsunuz, yolunuz yakınından geçerse, mutlaka uğrayın, beğeneceksiniz.

Aksaray tanıtımı.

Kızılören tanıtımı.

Konya tanıtımı.