Erzurum Uzundere

Erzurum Uzundere

Uzundere, Erzurum arası uzaklık: 86 km. Uzundere, Tortum arası uzaklık: 33 km. Uzundere, Artvin arası uzaklık: 96 km.

TARİHİ

Uzundere, önceden Tortum ilçesine bağlı bir bucaktır ve eski ismi “Azort” dur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1’nci Dünya savaşında Rus işgaline uğrar. 16 Mart 1918 tarihinde işgal sona erdirilir. 1987 yılında ilçe oluştur.

Erzurum Uzundere

GENEL

Buranın en büyük özelliği 2016 yılında Uluslararası Sakin Kentler Birliği tarafından, Türkiye’nin 11’nci Sakin Kenti olarak seçilmiş olmasıdır. İlçe Karadeniz bölgesindedir. Tortum vadisinde kurulmuştur. İlçe merkezinin denizden yüksekliği ortalama 1050 metredir. Tortum gölü ve Tortum Şelalesi ilçe sınırları içindedir. İlçe: Dünyanın en zengin biyolojik çeşitlilik bölgelerinden biri olan Kafkasya Ekolojik Bölgesinin batı ucundadır. Birçok endemik bitki, memeli, kuş ve kelebek cinsi yuvası vardır. Bölgede Akdeniz iklimi özellikleri görülür. Buna bağlı olarak yaz mevsimi oldukça sıcak ve nemli geçer, kış mevsimi ise serin ve yağışlıdır. Yöre insanının başlıca geçim kaynakları: tarım ve hayvancılıktır.

 

FESTİVALLER

GELENEKSEL KARAKUCAK GÜREŞLERİ

Karakucak güreşleri, 1923 yılından beri yapılmaktadır. Cumhuriyet bayramına ithafen her yıl 29 Ekim tarihinde yapılır. Minikler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorisinde yapılan güreşler, büyük ilgi çekmektedir.

DAP GENÇLİK-FEST DOĞU ANADOLU GENÇLİK FESTİVALİ

Erzurum’da yaşayan gençlerin bölgesel kalkınma süreçlerine aktif katılımını teşvik etmek için düzenlenir.

KUŞ GÖZLEM FESTİVALİ

Çoruh vadisi ve Uzundere kuş türleri ve kuş gözlemciliği yönünden önemli bir potansiyele sahiptir. Kuş gözlemciliği popüler bir faaliyettir.

 

NE YENİR

Buraya yolunuz düşerse “incir döğmesi” yemelisiniz. Ayrıca yine bu bölgede 27 çeşit elma üretiliyor. Ayrıca, Uzundere yöresinde 20 çeşit elma üretiliyor.

Erzurum Uzundere

GEZİLECEK YERLER

 

TARİHİ UZUNDERE EVLERİ

İlçe merkezindeki “Tarihi Ambarlı Eyvanlı Uzundere Evleri” oldukça ilginçtir. Bu evlerden Murat Efendi Mahallesinde bulunan evlerden birini 1’nci Dünya Savaşında Rus Ordusu askerleri karargah olarak kullanmıştır. Ambar bölümü ahşap olan bu evlerin bazıları 200-250 yıllıktır.

Erzurum Uzundere İnçer camii

İNÇER CAMİİ

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta Orta Mahallededir.

İnçer kelimesinin anlamı “Yeniçeri” demektir. Cami, 1847 yılında yapılmıştır. Ancak kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Moloz taştan imal edilmiştir. Ana ibadet mekanına kuzey cephenin eksenine yerleştirilen, ahşap bir kapıdan girilir. İç mekanda, kuzey cephede kadınlar mahfili bulunur. Üst örtü, ortada serbest bırakılmış dört ahşap destekle taşınmaktadır. Tavan ahşap kirişlemelidir.

Ortada bulunan ahşap desteklerden hariç, iki adet batıda, iki adet doğuda olmak üzere, duvara gömülü durumda 4 adet sütun daha bulunur.

Tavan göbeğinin olduğu orta bölüm, daha yüksek yapılmış olup, tavanda ayrı olarak altın yaldız renkte boyanmış lale motifleri bulunur. Ahşap kirişlerin üzerleri de belli bölümlerde daire motifleri, altı kollu yıldızlar ve yarım bırakılmış dairelerle bezenmiştir.

Caminin güneş bölümünde bulunan mihrap, kesme taştan yapılmıştır. Ahşap tavanda ve mihrapta süslemeler bulunur. Cami, oldukça stilize ve yüzeysel olarak işlenmiş geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiştir. Yapı çeşitli dönemlerde eklemelere maruz kalmıştır. Ayrıca orijinal halini büyük oranda korumuş, Osmanlı geçiş dönemine ait sade ve basit bir plan gösterir.

Erzurum Uzundere inçer camii

Caminin en orijinal bölümü mihrabıdır. Çünkü mihrabına gün ışığının yansımasıyla “minare” görümünde bir gölge yansıyor. Caminin dört duvarına, özel olarak konuşlandırılan ve hayli küçük olan pencerelerden sızan ışık, mihrabın tam ortasında minare görünümünde bir gölgenin oluşmasını sağlıyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda, “cami çok karanlık” şikayetleri üzerine pencereler büyütülmüş ve gizemli görüntü kaybolmuştur. Gizemli görüntünün kaybolmasının ardından pencereler yeniden eski haline getirilmiş ve mihraptaki minare gölgesi yeniden belirmiştir. O gölge, kıbleyi gösteren bir işaret, doğal bir pusula görevi görüyor.

Erzurum Uzundere öşvank (öşki) çamlıyamaç kilisesi

ÖŞVANK (ÖŞKİ)-ÇAMLIYAMAÇ KİLİSESİ

İlçe merkezine bağlı Çamlıyamaç köyündedir. Erzurum-Artvin kara yoluna 4 km uzaklıktadır. Bir diğer ismi “Vaftizci Yahya” Katedralidir.

Uzaktan görülebilecek şekilde köyün ortasındaki açık alanda konumlanmıştır. Bölgedeki en büyük haç planlı Gürcü kilisesidir. Yapıya giriş, kuzey, güney ve batı haç kollarının duvarlarındaki kapılardandır. Kitabesinden öğrenildiğini göre: Gürcü Bagratlı Hanedanlığı zamanında, 3’ncü Andernese’nin oğlu Prens Magastras Bagrat tarafından 963-973 yılları arasında yaptırılmıştır. Kilisenin mimarı; Öşklü Grigor Ustadır. Kilise Vaftizci Yahya’ya adanmıştır.

Erzurum Uzundere öşvank (öşki) çamlıyamaç kilisesi

Konik minaresi ve haç biçimli yapı planı ile Hahuli’ye benzer, ancak çok daha büyüktür. Katedral boyutlarında bir kilisedir. Renkli taş bezemeleri ve kabartmaları ile dikkat çeker. Haç planlı kilisenin dıştan transetli olmasına karşılık içeride apsislerin oluşturduğu üç dilimli bir bölüm ve onun devamı olan uzun bir kol, kilisenin planını tamamlar. Kubbe kasnağında 12 pencere vardır. Pencerelerin dış yüzeyleri, kabartma ve silmelerle sınırlıdır.

Haç planlı kilisenin kısa ucunda apsisi ile iki yandaki neflerden oluşmaktadır. Bu bölümleri, dört büyük konsol ve sütunlar taşımaktadır. Sütunların kaideleri bitkisel, arabesk ve çam kozağı motifleriyle bezenmiştir.

Erzurum Uzundere öşvank (öşki) çamlıyamaç kilisesi

1022 yılında bölgenin Bizans İmparatorluğu denetimine geçmesinden sonra kilisenin yıkılan kubbesi, Bizans İmparatorları II. Basileos ve VIII. Konstantin tarafından onarılmıştır.

Kilisenin içindeki bir yazıta göre: 1036 yılında Patrik Gagik’in parasal desteğiyle, kilisenin duvarları fresko tekniğindeki resimlerle bezenmiştir. Bölgedeki Piskoposluk merkezlerinden olan Öşk Manastırı, 11’nci yüzyılda el yazmaları ile ünlü önemli bir kültür merkezi olmuş ve bu önemini 15’nci yüzyıla kadar korumuştur. 19’ncu yüzyıldan 1980 yılına kadar cami işlevi ile kullanılan bu yapıt, 1985 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak köye yeni cami yapıldıktan sonra, kaderine yani yıkılmaya terk edilmiş olmanın hüznünü taşır.

Gelelim günümüze, Kilise, uzun yıllar cami olarak kullanılması sayesinde günümüze sağlam gelebilmiştir. Kilise, üç şapel, yemekhane, el yazmalarının kopya edildiği ve korunduğu kütüphane binası ayakta kalmıştır. Ayrıca; kuzey, güney ve doğu apsislerindeki üç İncil konulu sahne ve bazı figürler görülebilir. Kilise, Hıristiyan Gürcüler tarafından önemli sayılarak ziyaret edilmektedir. Çünkü Hıristiyan Gürcüler tarafından çok önemli kabul edilmektedir.

 

ENGÜZEK KALESİ-AĞÇAKALE

İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Dikyar köyü sınırları içerisindedir.

Erzurum-Artvin kara yolu üzerinde, Tortum çayına hakim, sarp ve yüksek bir kayalık üzerinde yapılan kalenin konumu, oldukça stratejik özelliği sahip olduğunu gösterir. Kitabesi yoktur.

Akça kale olarak da adlandırılır. Çünkü Beylikler döneminde kaleyi Akça Bey sağlamlaştırmıştır. Görenleri şaşırtan bir yapıya sahiptir. Dikkatli bir şekilde bakıldığında, kayalıklardan ayırt edilebilir.

Mimarisi

Kaleye giriş, güneydoğu yönündeki kapı ve 1.82 metre genişliğindeki bir koridorla sağlanır. Moloz taş ve horasan harcı ile inşa edilmiştir. Kale burçlarının en çok kalenin güney bölümünde bulunması, tarihi akınların bu yönden geldiğini düşündürür. Kalenin hakim bir noktasında: bir kapı yeri ve düşman gözetleme delikleri vardır. Kalenin düşmandan korunması için yüksek burcun üzerinde taş veya ateş dökmek için, balkona benzer bir yer ve delikler mevcuttur. Kalenin kuzeye doğru genişleyen avlusu içindeki yapı kalıntılarından: şapel ve sarnıç dikkati çeker. Ayrıca kalenin tabanında, toprak altında kalan ev kalıntıları görülür. Hamamı tek bölmelidir ve kalenin dışında ve dibindeki dere kenarında toprak boyalı harabe durumdadır. Burada bulunan iki katlı bölümün, gözetleme kulesi olarak kullanıldığı düşünülür.

Günümüz

Tapınağı, çok yüksek burçları, gözetleme kulesi, fırın, hamam, Tortum çayına inen gizli su yolları ve dolambaçlı sokakları ile ilgi çeker. Kalenin en önemli özelliklerinden birisi de çıkış yolunun bulunmamasıdır.

 

SAPANCA KÖYÜ OSMAN EFENDİ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı 9 km uzaklıktaki Sapaca köyündedir.

Caminin avlu kısmına güney cepheden açılmış bir kapı ile girilir. Avludan dikdörtgen planlı son cemaat yerine, buradan da harim kısmına geçilir. Son cemaat yerinden harim kısmına geçişin olgu girişin üzerinde taş kitabe vardır. Dikdörtgen formdaki kitabenin üzerinde: baklava motiflerinin ortasında H. 1204 tarihi yazılıdır. İbadet alanının üst örtüsü ortada iki direk üzerine, yanlarda ise beden duvarları üzerine oturur. Minber ahşap malzemeli ve aynalık kısmında dikdörtgen panolar korkuluk kısmında ise geometrik panolar bulunur. Minare saç malzemeli ve caminin doğu cephesine yerleştirilmiştir.

 

SAPACA KÖYÜ KALESİ-EŞKİSOR KALESİ

Kale, ilçe merkezine 9 km uzaklıkta, Anadolu’ya gelen ilk Türklerin Öş/Oş adını verdikleri Sapaca köyündedir. Sarp kayalar üzerine inşa edilmiştir.

Köye daha sonra Ermeniler yerleşmiş ve köyün ismi “Öşk” olmuştur. Kale, Orta Çağ mimari özelliklerini yansıtır. Orta Çağda bölgenin en önemli güçlerinden biri haline gelen Bagrati Krallığı, kaleyi fethetmek için defalarca akınlar düzenlemiştir. Oldukça stratejik konuma sahip olan kale, 1547 yılında Sultan Süleyman devrinde Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 7 ile 10 metre arasında korunan sur duvarları, moloz taş ve horasan harcı kullanılarak yapılmıştır.

2 katlıdır ve aralarda ahşap hatıllar kullanılmıştır. Kaleye giriş güneydoğu ve kuzeybatı yönlerden sağlanır. Kalenin planı arazi yapısına göre şekillendirilmiştir. Kale, avlusu içinde dikdörtgen planlı ve duvarları 8-9 metreye kadar korunmuş bir yapı ve yüzeyde çok sayıda seramik parçasının varlığı, kaleye dair dikkate değer ayrıntılar arasındadır. Evet, günümüzde kaleye araçla veya yaya olarak ulaşmak mümkündür.

Erzurum Uzundere Yedi göller-Yıkıklar

YEDİ GÖLLER-YIKIKLAR

Artvin yolu üzerinde 21 km uzaklıktaki Ulubağ köyünde yeşillikler arasındadır. Göllerin bulunduğu yerin ortalama rakımı 800 metredir. Göller Tortum Şelalesinin kuzeybatısında Artvin yolu üzerinde, şelaleden sonra yaklaşık 10 km uzaklıktadır.

Erzurum Uzundere Yedi göller-Yıkıklar

Yedi göller, Tortum gölünün yer altı sularının birikmesiyle oluşmuş irili ufaklı göllerden oluşur. Bunlardan en büyük gölün çevresinde: piknik alanları, alabalık tesisleri, lokantalar, çocuklar için oyun alanları ve gölde kayık turu yapılabilmektedir.

Erzurum Uzundere Yedi göller-Yıkıklar

Göl karşısında oldukça güzel piknik yeri vardır. Erzurum ilinin en ünlü mesire yeridir.

 

ÇAĞLAYAN KALESİ

İlçe merkezine bağlı 25 km uzaklıktaki Kaleboynu (yeni adı Çağlayan) köyündedir.

Sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiştir. Doğu sur duvarı 2.61 metre yükseklikte, 10.33 metre uzunluktadır. Batı sur duvarı 6 metre yükseklikte, 11 metre uzunluktadır. Sadece iki sur duvarı günümüze ulaşmıştır. Kale dikdörtgen bir plana sahiptir. Giriş kısmı, bulunduğu arazinin en uygun yeri olan, güney yönden sağlanır. Kale: surları moloz kireç taşı bloklar ve horasan harç kullanılarak yapılmıştır. Kale zemini, tamamı moloz taş yığını altındadır. Herhangi bir mimari unsura rastlanmaz. Doğu sur içerisinde tespit edilen çukurun sarnıç olduğu düşünülür. Kale, genel olarak yapım teknikleri itibarıyla Orta Çağda inşa edilmiştir.

Erzurum Uzundere Cevizli Köyü Camii

CEVİZLİ KÖYÜ CAMİİ

İlçe merkezine 30 km uzaklıktaki Cevizli köyündedir.

Kare iç mekan, ortaya yerleştirilmiş 4 ahşap direkle taşınan ahşap düz tavanla örtülmüştür. Dış duvarları kalın derzli taş duvarlıdır. Orijinalinde, ahşap olan minareye dokunulmayarak, güneybatı köşeye sonradan taş minare eklenmiştir. Üst örtüsü çatı şeklinde olup caminin girişi önünde sütunlu bir kısım bulunur. Caminin kuzeyinde 93 harbinde yaralanan askerlerin tedavileri sırasında şehit olan askerlerin defnedildiği bir alan vardır.

 

ZİYARET TEPE ZİYARETGAHI

Ziyaret Tepe dağı üzerinde (2405 metre) İslam ordusunun bu bölgeleri Bizanslılardan almak için yaptığı savaşlarda bu tepede Hz Ömer’in torunu Saad şehit olmuştur.

Uzundere halkı tarafından bu tepe ziyaret edilmektedir. Hatta, bu mahalleye “Seyit Efendi Mahallesi” ismi verilmiştir. Ziyaret tepesinde: 1940 yılına kadar Oltu, Tortum ve Uzundere ilçelerinin köylüleri toplanırlar: kurban keserler, cirit ve güreş müsabakaları yaparlarmış.

 

Erzurum Uzundere Tortum Gölü

TORTUM GÖLÜ

İlçe merkezine 7 km uzaklıktadır.

Gölün çevresindeki tek yerleşim, kuzeybatıdaki Balıklı köyüdür. Bu küçük köy, içme suyunu gölden karşılar. Gölün tek yarımadası Uzunburun buradadır.   

Gölün batısındaki girintili çıkıntılı kıyıya dik inen yalçın kayalıkların arasından geçen dar ve virajlı yol, göle uçurumların tepesinden bakar.

1700’lü yıllarda Balıklı Köyü batısında bulunan dağın, heyelan sonucu bugünkü Tortum Çayının önünü kapatmasıyla bir heyelan set gölü olan Tortum Gölü oluşmuştur. Bu yüzden yöre halkı bu oluşama “tabiattan baraj” demektedir.

Oluşum şeklinden dolayı, bir doğal baraj ve göl çanağı oluşmuştur.

Göl oluştuktan sonra, çayın yatak değiştirmesiyle yaklaşık 50 metrelik kendi halinde bir uçurum, bir anda ülkenin en büyük şelalesi haline gelmiştir.

Erzurum Uzundere Tortum Gölü

Tortum gölü, ince uzun ve turkuvaz renklidir. Rengi genelde turkuvaz görünse de bakış yönüne, ışığın ve atmosferik koşulların durumuna göre bulanık yeşilden, gümüş rengine, koyu maviden kurşuniye kadar geniş bir yelpazeyi eş zamanlı olarak sergilemektedir.

Uzunluğu yaklaşık 8 km. dir. Genişliği 1 km dir. En derin noktası 100 metredir. Çevresi yüksek ve kayalık dağlarla çevrilidir. Batı kısmında Erzurum-Artvin yolu geçer. Yol kenarında, gölü yukarıdan görebileceğiniz alanlar vardır. Dağların ve bulutların göle yansıması muhteşem bir manzara oluşturur. Gölün karşısında, elma ve kayısı bahçeleri bulunur. Bu bahçelere sadece sandalla ulaşılır. Aynı zamanda gölde alabalık, sazan ve benzeri tatlı su balıkları vardır. Özellikle “Yayın” balıkları çok ünlüdür.

Göl havzasında çeşitli kuş türleri bulunur. Ayrıca nadir bölgelerde gözlenen dört akbaba türü de görülebilir. Gölün fazla suları 50 metre yükseklikten “Tev Vadisi” ne dökülür, burada Tortum Şelalesi bulunur.

Erzurum Uzundere Tortum Gölü

Gölün üzerinde mutlaka sandalla gezmeyi deneyin. Ayrıca yine Tortum gölü üzerinde zipline bulunuyor.

Son bir not: Tortum gölü oluşum efsanesi “Tortum’a bağlı Uzundere Hars köyünden bir çoban, sürüsünü otlatırken kulağına gaipten bir ses gelir. “Geliremmmmm” Çoban şaşırır, sağına soluna bakar, hiç kimseyi göremez. Akşama kadar bekler ve köyüne döner. Çoban ertesi gün yine aynı yerde, aynı sesi bir kez daha işitir. Yine kimsecikler yoktur. Bu durum, üçüncü gün aynen tekrarlanır bunun üzerine çoban durumu köyün büyüklerine açar, konuşur. Büyüklerden bir yaşlı köylü çobana derki “Evladım, yarın da aynı sesi işitirsen, Gel bakalım ne yapacaksın de” diye tembih eder. Dördüncü günü yine aynı yer, aynı ses, bu sefer çoban “Gel bakalım gel bakalım ne yapacaksın” der. Çoban bu sözleri söyler söylemez, eteklerinde sürüsünü otlattığı dağın yarısı kopar ve aşağıda akmakta olan Tortum çayının önünü kapatır. Böylece bir tarafta göl, diğer tarafta kayalardan taşarak akan Tortum şelalesi olur.

Erzurum Uzundere Tortum gölü cam teras

TORTUM GÖLÜ CAM TERAS

Pirinkayalar Geçidindedir. (Fiyortpark)

Türkiye’nin en uzun ve geniş alanlı cam terasıdır. Boyu 12.3 metredir. Göl zemininden yaklaşık 200 metre yüksekliktedir. 565 metre karelik alana sahiptir. Cam teras, gölü yüksekten izleme fırsatı sunuyor.  

 

Erzurum Uzundere Tortum Şelalesi

TORTUM ŞELALESİ

Tortum gölünün devamındadır. Türkiye’nin en yüksek şelalesidir. Deniz seviyesinden 1000 metre yüksektedir. Tortum Çayının suları, öncelikle bir heyelan set gölü olan Tortum gölünde birikir ve daha sonra 21 metre genişlik ve 48 metre yükseklikten düşerek Tortum Şelalesini oluşturur. Şelalenin alt kısmında, dev bir kazan oluşmuştur. Şelale özellikle Mayıs ve Haziran aylarında bütün ihtişamıyla kendini gösterir, Haziran ayından sonra suyu kademeli olarak azalır. Tortum şelalesine 1952-1960 yılları arasında hidroelektrik santrali yapılmış ve Türkiye’nin elektrik ihtiyacına katkıda bulunmuştur.

Erzurum Uzundere Tortum Şelalesi

Şelalenin her iki tarafında, en üst noktaya çıkılmasını sağlayan merdivenler vardır. Merdivenlerden şelalenin altına inilerek ahşap köprüde şelalenin eşsiz güzelliğini görebilirsiniz. Aşağıya inen yolu izlediğinizde köyün içine giriliyor. Buradaki küçük evleri: sedirler, ayvalar, elmalar, armutlar, dut ağaçları gizlemiştir.

Şelale çevresinde mesire alanları ve sosyal tesisler bulunur. Şelalenin önünde bulunan izleme balkonuna mutlaka gitmelisiniz, ayrıca izleme merdivenlerinin nefes darlığı ve kalp rahatsızlıklarını önlediğine inanılıyor.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Erzurum Tortum

Erzurum Tortum

Tortum, Erzurum arası uzaklık: 57 km. Tortum, Narman arası uzaklık: 43 km. Tortum, Uzundere arası uzaklık: 45 km. Tortum, Artvin arası uzaklık: 120 km.

TARİHİ

Bölge 1458 yılında Akkoyunlular ve 1467 yılında ise Osmanlı egemenliğine girer. Bölge Gürcüler ve Osmanlılar arasında sık sık el değiştirir. 1549 yılında ise kesin Osmanlı egemenliğine girer. 19’ncu yüzyılda İspir kazasına bağlı bir mahiyedir. Osmanlı kaynaklarında yörenin ismi “Sengistan” yani “dağlık, taşlık yer” demektir. Yerleşim merkezi önceleri Tortumkale mahallesi olarak tanınır. Daha sonra Nihah mahallesi olur. Tortum ismini, aynı isimle anılan çaydan alır.

Erzurum Tortum

GENEL

İlçe Erzurum ilinin kuzeyinde, Karadeniz bölgesindedir. Dar ve uzun bir vadide kurulmuştur. Arazi yapısı oldukça dağlıktır. Rakımı ortalama 1450 metredir. Yörede Karadeniz iklimi hakimdir. Yüksek kesimlerde ise karasal iklim hakimdir. Tortum çayı özellikle rafting organizasyonları için yoğun tercih edilmektedir. Bölgede yaşayanların geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

NE YENİR

Yörede “Çağ Kebabı” denen (eski ismi Bico) ve keçi ile koyun etinden yapılan bir tür et yemeği oldukça meşhurdur. Bu yemek türü Kafkas kültürüne has bir lezzettir.

GEZİLECEK YERLER

HINÇER KALESİ

İlçe merkezine bağlı 1.5 km uzaklıktaki Bahçeli Mahallesindedir.

Kale yüksek bir kayalık alan üzerinde inşa edildiği için patika bir yoldan geçilerek ulaşılır. Kalenin bulunduğu alan tamamen ormanlıktır. Kalenin giriş kapısının bulunduğu alandaki duvarlar yıkılmıştır. Sur duvarlarında yer yer pencere açıklıkları bulunur. Kale ulaşılması güç bir kayalık arazi üzerinde kurulduğundan dolayı, kalenin beden duvarlarının büyük bir kısmı sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin yıkık olan duvarları ise iklim şartlarından dolayı tahrip olmuştur. Kalede malzeme olarak moloz taş kullanılmıştır.

Erzurum Tortum Zökün Gölü

ZÖKÜN GÖLÜ

İlçe merkezine 2 km uzaklıktaki Söğütlü Mahallesindedir. Burada yüzen adalar var.

 

NİHAH KALESİ

İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Kalealtı mahallesindedir.

Küçük çaplı bir Ortaçağ dönemi kalesidir. Kale yapımında düzgün kesme taş ve kireçli harç kullanılmıştır. Günümüzde, sadece iç kale bölümü ayaktadır.

Erzurum Tortum Kireçli Köprü

KİREÇLİ KÖPRÜ

İlçe merkezine bağlı 18 km uzaklıktaki Pehlivanlı Beldesi Derekapı Mahallesi Güvütkapı mevkiindedir.

Dumlu çayı üzerindedir. Kitabesi yoktur. Bu yüzden ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Burada hassas bir durum var. Köprünün yakınında herhangi bir yerleşim yeri mevcut değildir. Ancak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda Dumlu çayını aşan bu köprünün güney tarafında, prehistorik yerleşim izleri tespit edilmiştir. Yani, bu köprünün prehistorik yerleşim yerine geçişi sağlayan ve temelleri oldukça eski dönemlere uzanan bir kalıntı olduğu anlaşılmaktadır. Köprünün Bizans devrinden kalmış olabileceği ifade edilir. Prehistorik yerleşim yerinde Urartulara, Romalılara, Bizanslılara ait olabileceği tahmin edilen mağara yerleşimi, kayaya oyulmuş 3-4 metre derinlikte bir kuyu, tapınma nişi, burasının eskiden beri kullanıldığını gösteren önemli kalıntılardır.

Bu prehistorik yerleşimden başka yakınında herhangi bir yerleşim merkezi olmaması, köprünün tarihinin çok eskilere kadar inebileceğini gösterir. Ancak bugün görülen kalıntılar, köprünün Bizans dönemine tarihlenmesine sebep olmaktadır. Bizans döneminde, beyaz harçlı dolgu malzemesi kullanılmasından dolayı, köprüye Kireçli köprü ismi verilmiştir.

Kesme taştan ve tek gözlü bir köprüdür. 7-8 metre açıklığa sahiptir. Göz oldukça geniş ve sivri kemerlidir. Köprünün yaklaşık 1600 metre uzağına başka bir köprü inşa edilmiş olup, mevcut köprü araç trafiğine kapatılmıştır.

Erzurum Tortum Kalesi

TORTUM KALESİ

İlçenin 20 km batısında Tortumkale Köyündedir.  

Kale köyün doğusunda bulunan kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Kalenin kapıları yıkıldığından kitabeleri yoktur. Evliye Çelebi, bu kalenin Mameroz isminde Gürcü Padişah tarafından yapıldığını yazmıştır. Ayrıca kaleyi şöyle anlatmıştır.” Bir yüksek pusta üzerinde, dört köşe bir binadır. Bir demir kapısı vardır. Kale içinde 18 kadar ev ile Süleyman Han’ın bir küçük camii ve ambarı vardır. Şirin binalardır ki adetleri 700’e varır. Yedi mahallesi ve yedi mescidi, iki hamamı, iki hanı ve on sibyan mektebi, yetmiş kadar da her esnaftan dükkanı vardır. Destan, imaret ve medrese gibi şeyler yoktur. Her evinde bağ ve bahçesi çoktur. Şehir, Erzurum’a iki konak olduğundan tüccar meyvelerini sandıklarla Erzurum’a taşırlar. “

Erzurum Tortum Kalesi

Bölge İbn-i Bibi’ye Konya Selçuklularından Alaeddin Keykubat zamanında 1282 yılında Gürcistan tarafından fethedilen ve civardaki Hah ve Nihah(Tortum) kaleleri Türklerin hakimiyeti altına girmiştir.

Kale İranlılar tarafından büyük bir ilave yapılarak genişletilmiştir. İç ve dış kale, Kuzey tarafından halen sağlamlığını korumaktadır.

Kalenin kuzey eteğinde bahçelerin içinde bir de hamam vardır. Soğukluğu, külhanı ve bir soyunma yeri ile iki halveti bulunan hamamın kubbesi yer yer çökmüştür.

Kalenin doğudan görünüşü “Ehrami” şeklindedir. Kale içinde: bey ve dizdar daireleri, savunma burçları, silah ve erzak ambarları günümüzde kısmen ayaktadır. Burada bir de tuğladan yapılmış sarnıç harabesi vardır. Dış kaleden, çaya gizli bir yol vardır ancak buraya ihtiyaç su deposu halinde kışın yağmurlardan dolan bir de sarnıç yapılmıştır. Kalenin burçlarından ve diğer tesislerin damlalarından akan yağmur suları, önce en yüksekteki sarnıcı, ondan sonra daha aşağıdaki sarnıçları doldurur. Her sarnıçtan diğerine dolunca, kendi kendine akacak gizli su yolları vardır.

Erzurum Tortum Kalesi

Günümüzde: iç ve dış kalenin duvarlarının burçları hala sağlamdır. Fakat kalenin diğer yerleri, bütün kaleler gibi, halkın taş ocağı haline gelmiştir. Halk taşlarını, ardıç ağaçlarını ve su künklerini çıkarmak için kaleyi oldukça fazla tahrip etmiştir. İç ve dış kalelerin kapılarının taşları da söküldüğü için hiçbir yerinde kitabe yoktur.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

HAHO HANULİ (MERYEM ANA) KİLİSESİ-TAŞ CAMİ

İlçe merkezine bağlı 34 km uzaklıktaki Bağbaşı (köyün eski adı Haho) köyündedir.

Manastır, günümüzde Haho çayının solunda, tarıma elverişli düzlükte, 300 metre kuzeydoğusundaki kalesiyle korunaklı bir yerde kurulmuştur. Meryem Ana kilisesi olarak da bilinir. Eser Bagratlı Kralı 3’ncü David tarafından 976-1001 yılları arasında yaptırılmıştır. Manastırı oluşturan yapılar, bu kilisenin çevresinde yer almıştır.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

Manastır kısa sürede seçkin din adamlarının yetiştirildiği ve küçük el sanatları için önemli bir merkez haline gelmiştir. Çok büyük bir sanatsal değer taşıyan ve günümüzde Tiflis Devlet Sanat Müzesinde korunan “Hahuli Triptiği” nin ortasındaki Meryem İkonu da Haho Manastırında yapılmıştır.

Kilise, kapalı Yunan haçı ile bazilika planının birleştirilmesiyle meydana gelmiş kendine özgü bir yapıdır. Manastır, sonradan eklenen batı ve güneyindeki bölümler hariç, yaklaşık 27 x 16 metre boyutlarındadır. Oldukça düzgün, kaliteli kesme taşlarla yapılan kilisenin üst örtüsü kırma çatılıdır. Kilise, halen farklı renklerde karolarla kaplı konik tepeli bir kubbeye sahiptir. Burası Gürcü kiliselerinden farklı kılan yarım kabartmalarıdır. Kilisenin içerisindeki kabartmalarda aslan, boğa, kartal, grifon gibi figürlere geniş ölçüde yer verilmiştir. Dış kısmında: pençeleri arasında tavşan tutan bir taş kartal heykeli bulunur. İç kısımda: bir ejderha yer alır ve Yunus Peygamberi çağrıştıran bir balık bulunur. Alandaki kiliselerde bulunan freskler iyi durumda değildir. İç mekanın duvarları ve özellikle apsis İncil’den alınma sahneleri içeren Hz İsa ve Meryem’i tasvir eden freskolar görülebilir.  

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

1556 yılında burada üretilen bir el yazmasından manastırın, halen işlevini sürdürdüğü tespit edilmiştir.

Yapının içerisine, uzun kenarların ortasındaki yuvarlak kemerli bir kapıdan giriliyor. Bölgenin Türklerini denetimi altına geçmesinden sonra Haho Manastırı kilisesi camiye çevrilir. Bu zamandan sonra Taş Camii adını almıştır. Ancak, 20’nci yüzyılın başında Rus işgali sırasında yapı kısa süreliğine tekrar “Kilise” yapılmıştır. Rusların çekilmesinden sonra yine cami olmuştur. 1981 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Manastırdan günümüze 3 metreye ulaşan çevre duvarları içinde bir kilise ile birlikte, iki şapel ve çevre duvarı dışında altı şapel daha ulaşmıştır.

Evet günümüzde burası özellikle Gürcü turistler tarafından yoğun ziyaret edilmektedir. Ancak sonradan camiye çevrilen kilisenin duvarlarında çiçekler açmış, toprak damlı olduğu için dam yeşile bürünmüş görülüyor. Ayrıca kemerli taş duvarların arasında pencere açmak için örülen duvar maalesef görenleri oldukça şaşırtıyor. Düzgün ve kaliteli kesme taşlar sökülerek kendi yapacakları yapılarda kullanılmak üzere götürülmüştür. Öte yandan, definecilerin kilise çevresini delik deşik etmeleri de bu rezilliklerin cabasıdır.

EZİNİZ KALESİ

İlçe merkezine bağlı 60 km uzaklıktaki Uzunkavak köyündedir.

Kale, Uzunkavak köyünün kuzeyinde bulunan Eziniz Mevkiinde, tepenin uç noktasındadır. Kale, doğu-batı istikametinde yerleştirilmiştir. Sur duvarlarının genişliği ve yüksekliği yaklaşık olarak bölümleri büyük taşlarla yapılmış ve iç kısmı moloz taşlardan oluşmuştur. Kalenin kuzeyinde 3 tane burç, batısında ise bir burç bulunur. Kuzeyde bulunan burçlar, kısmen sağlandır. Batı cephesinde bulunan burcun büyük kısmı yıkılmıştır. Yapının güney duvarları düz duvar tekniğiyle yapılmıştır. Günümüzde kısmen yıkılmış olan kalıntılar yaklaşık olarak 2-3 metre yüksekliğindedir. Kaleye giriş batı cephesinde bulunan burcun yanından sağlanmaktadır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Erzurum Tekman

Erzurum Tekman

Tekman, Erzurum arası uzaklık: 152 km. Ancak Tekman-Erzurum arasında bir de kısa dağ (Palandöken dağında) yolu bulunuyor. Ancak bu dağ yolu özellikle Kış aylarında karla kapanıyor. Sürücülerin korkulu rüyası olan Erzurum-Tekman kara yolunda tünel yapılıyor. Tek tüp geçişe sahip olacak tünel yaklaşık 12.5 km uzunluğunda olacakmış. Tünel, Erzurum-Tekman arasındaki yolu 35 km kısaltacakmış, kış aylarında yaklaşık 4-5 ay kapalı kalan yolun açık kalmasını sağlayacakmış. Tekman, Hınıs arası uzaklık: 62 km. Tekman, Köprüköy arası uzaklık: 89 km.

TARİHİ

Tarihi süreçte yörenin ismi “Tatos” olarak bilinmiştir. 1517 yılında Osmanlı hakimiyeti görülür. 1800’lü yıllarda Erzurum Sancağına bağlı kaza statüsünde iken 1946 yılına kadar Hınıs ilçesine bağlı bir köy iken, aynı yıl ilçe olmuştur.

Erzurum Tekman

GENEL

Bağlı bulunduğu il merkezinin güneyindedir. Oldukça dağlık ve engebeli bir alana kurulmuştur. Rakımı ortalama 1800 metre civarındadır. Yayla ve meralar geniş yer kaplar. Orman yok denecek kadar azdır. Aras nehri, ilçe topraklarından geçer. Yörede karasal iklim hakimdir. Yazlar serin, kışlar oldukça soğuk ve uzun geçer. İlçede yaşayanların ekonomik etkinliği hayvancılığa bağlıdır. Çünkü ilçe toprakları tarıma elverişli değildir.

GEZİLECEK YERLER

GÜNDAMI KALE KALINTISI

İlçenin 7 km doğusundaki Gündamı Mahallesinin 2 km doğusundadır. Vadinin kuzey sırtına dayanan kalenin doğusu, batısı ve güneyi uçurumlarla çevrilidir. Kaleye ait sur duvarları tamamen tahrip olmuş sadece temel izleri bulunmaktadır. Girişi kuzey yönden bulunan kale, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Kuzey tarafı surlarla çevrili olan kalenin mimari ve keramik verileri Orta Çağ’a aittir.

Erzurum Tekman Toptepe Köyü Camii

TOPTEPE KÖYÜ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı 38 km uzaklıktaki Toptepe köyündedir.

Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Kesme taş malzeme ile beden duvarları inşa edilmiştir. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunur. Bu kitabeye göre, H.1289 yılına yapılmıştır. Kubbe yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz adet sütun üzerine oturmaktadır. Kuzey cephesinde son cemaat yeri, kuzeydoğu cephesinde ise saç minare sonradan camiye eklenmiştir. Sivri kemer içine alınmış taş mihrap bulunur. Minberin köşk kısmı ise orijinaldir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

ÇİMENÖZÜ (HAMZAN-HAMZALAR) KAPLICALARI

Tekman ilçesi, termal kaynaklar bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. İlçe merkezine bağlı 65 km uzaklıktaki Çimenözü köyündedir.

Buradaki kaplıcanın ismi “Kiğı Hamzan Çermiği” dir. Kaynaklar, eski ismi Kiğı Hamzan ve yeni ismi Çimenözü denen yerleşim biriminin yaklaşık 500 metre kadar kuzeyindedir. Kaynaklar, Perisuyu ırmağının yukarı havza kesiminde, Elmalı çayının bir kolu olan Büyüksu deresinin oluşturduğu boğazdadır.

Termal kaynaklara kara yolu ile ulaşım vardır. Yolun küçük bir kısmı stabilize, kalan kısmı asfalttır. Bu yol özellikle kış döneminde kullanım dışı kalır, yani kaynakların en başlıca sorunu ulaşımdır. Termal kaynaklar, denizden 1940-1950 metre yükseklikte, başlıca dört yerden yüzeye çıkar. Sahadaki kaynak sularının sıcaklığı 44-58 derece arasındadır. Toplam debileri ise, saniyede 15 litredir. Termal sular, yaklaşık 1900 metre derinlikten tamamen doğal yollardan gelmektedir. Yani, sahada yapılacak sondaj çalışması ile daha yüksek sıcaklıkta su elde edilebilir. Kaynak sularının içeriği: kalsiyum, sodyum, klorür, magnezyum ve bikarbonattır.

Kaynaklardan Yararlanma

Kaynaklardan banyo yapmak suretiyle yararlanılır yani içmece yok. Kaynakların çevresinde herhangi bir tesis yoktur. Bazı kaynakların çevresi düzensiz bir şekilde taşlarla örülüdür. Bazı termal kaynak suları, toprak arklar ile havuzlara götürülür. Her türlü hijyenden uzak bu havuzlarda banyo yapılmaktadır.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Kadınlar bölümü

En kuzeydeki havuz: kadınlara aittir. Havuzun derinliği yaklaşık 1.5 metredir. Çevresi 1.5 metre yükseklikte taş duvarla örülerek kapatılmıştır. Havuzun boyutları 3 x 3 metredir. Süleyman Burnu sırtı yamacından çıkan kaynak suları, bir ark ile bu havuza taşınır. Kaynaktan 57 derece sıcaklıkta çıkan su, havuzda 44 derecedir. Bu havuzun hemen yanında bulunan ve 58 derece sıcaklıktaki su ise, hiç kullanılmadan doğrudan Büyüksu deresine katılır.

Erkekler bölümü

Havuzun güneyinde çeşitli yerlerden çıkan sular, travertenler içinde oluşmuş gölcüğe boşalır. Bu gölcük, çevresi açık olduğu için erkekler tarafından kullanılır. Bu gölcükteki suyun sıcaklığı 40 derecedir. Çünkü yani soğuk olmasının sebebi kaynak suyuna soğuk yeraltı sularının karışması ve kaynaklar ile gölcük arasındaki uzaklıktır. Gölcükten çıkan su ise, birkaç metre ileride düdene boşalır.

Evet, tüm bunların yanında, daha güneyde Eskiyayla deresi vadisinde de termal su kaynakları vardır. Burada da tesis yoktur. Bu kaynakların çevresi de ilkel bir şekilde, düzensiz taşlarla örülmüş, küçük gölcükler oluşturulmuştur. Dere suyu karıştığı için kaynak suları soğuktur. Termal kaynak suları, herhangi bir teknik analiz olmamasına rağmen, öğrenildiğine göre: romatizma, cilt ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Yukarıda da söz ettiğim gibi, yörede konaklama tesisi yoktur. Yakın çevreden gelen ziyaretçiler burada günübirlik kalır ve dönerler. Termal kaynakların bulunduğu yerde küçük bir bina bulunur. Bu bina kaplıca olarak yapılmasına rağmen atıl kalmıştır. Hatta, binanın birçok yeri tahrip edilmiştir. Evet, yakınlardaki insanlar burayı yoğun kullanıyorlar, ama düzenli bir tesisleşme yok, yani ileride tesisleşme olursa, sanırım Erzurum yöresinin en meşhur kaplıcalarından birisi olmaya adaydır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.