Afyonkarahisar Başmakçı

Afyonkarahisar Başmakçı
 

Afyonkarahisar Başmakçı: Bu şirin ilçe merkezi, Söğüt dağlarına yaslanmıştır.

Başmakçı iç kesimde kalıp ana yol güzergahı dışında olması nedeniyle yatırımların pek yapılamadığı ilçe görünümündedir ama burası Türkiye yumurta borsasının merkezidir, yumurta üretimi ve flamingolar öne çıkıyor, zaten bu yüzden “Yumurta ve Flamingo Festivali” düzenleniyor.

Tabii bir de gül var, gül yağı üretiliyor.

Afyonkarahisar Başmakçı
 

ULAŞIM

İl merkezine 129 km uzaklıktadır. İlçe merkezi, Burdur-Afyonkarahisar karayoluna 23 km uzaklıktadır. Ancak çok ilginçtir ki, Başmakçı Denizli’ye 90 km, Isparta’ya 100 km ve Burdur’a 80 km uzaklıktadır.

Afyonkarahisar Başmakçı
 

GENEL

Acıgöl ve Burdur gölü arasındaki havzada yer alan oturma alanı nedeniyle burada daha ılıman bir iklim hakimdir.

Afyonkarahisar Başmakçı
 

YUMURTA TAVUKÇULUĞU

Başmakçı yumurta ile öne çıkar. Afyonkarahisar il genelinde, en fazla kanatlı hayvan burada bulunur.

Tavukçuluk Kooperatifi, 1976 yılında 7 kurucu üyesi ve 10 bin tavuk kapasitesiyle kurulmuştur ve halen faaliyetine devam etmektedir. Yurt içine olduğu gibi yurt dışına da yumurta satışı yapılmaktadır. Günümüzde tavukçuluk kooperatifinin üye sayısı 1650 civarındadır ve Türkiye’nin yumurta borsası özelliğine sahiptir. 

İlçedeki kanatlı hayvan sayısı 6 milyon civarındadır ve yumurta üretimi yapılmaktadır.  

Afyonkarahisar Başmakçı
 

İlçede günlük yumurta üretimi ise 4 milyondur. Üretilen yumurtaların 2.5 milyon tanesi iç piyasaya verilir ve kalanları Irak, Suriye, Katar, Kuveyt, Ürdün ve Türkmenistan gibi ülkelere ihraç edilir.

Başmakçı Gülcülük

GÜLCÜLÜK

Başmakçı’da gül sektörü de özeldir. İlçe sınırlarında yıllık 250 ton civarında gül çiçeği elde edilir.

Gülcülük Kooperatifi, 1972 yılında kurulmuş ve 350 dönüm araziden 250 ton gül yaprağı işlenmektedir. Ayrıca gül çiçeğinden Gülyağı üretimi yapılmakta olup, yağın  dış ülkelere ihracı ile ilçeye önemli derecede gelir sağlamaktadır. 

Tesisin yılda 800 ton gül işleme kapasitesi vardır. Ancak bölgedeki gül üretimi yıllık 200 ton civarındadır. 1 kg gülyağı elde etmek için 3.5 ton gül çiçeği kaynatılıp damıtılır. Kooperatifte doğal ve organik gül yağı üretimi yapılıyor.

Ekolojik gül ile konvansiyonel gül arasında sadece, sertifikalı tarım ilacı kullanılmış olması farkı var. Konvansiyonel gül yağının kilogramı 9 ile 12 bin Euro arasında iken, ekolojik gül yağının fiyatı 12 ile 15 bin Euro arasında değişmektedir. 

Üretilen gül yağı: Almanya ve Fransa’ya ihraç edilmektedir. 

 

HALICILIK

Bir zamanlar, burada her evin giriş katında meşhur el dokuma halıları dokunuyormuş.

Ancak, Çin’de üretilen halılar ülkemize girdikten sonra, halı piyasası tamamen belirli derecede sarsılmış ve ucuz halılardan dolayı Başmakçı’da halı sektörü sekte yemiştir.

Bu nedenle bir zamanlar her evin altında bulunan  halı tezgahları zamanla sökülmüş ve halıcılık son günlerini yaşamaktadır.

Afyonkarahisar Başmakçı
 

 

TARİHİ

İlçenin tarihi geçmişi Hititlere kadar gider. Ardından Frigler ve Lidyalılar bölgeye hakim olurlar. 1071 Malazgirt zaferinden sonra Oğuz boylarından Sarıkeçili Aşiretine bağlı Başmakçı cemaati, Azerbaycan’ın güneyinden Anadolu’ya girerler.

Göç yolları üzerinde bulunan ilk durakları Adana, Tarsus bölgesi olur.

Bir kısmı Tarsus ilçesinde kalırlar ve halen Başmakçı adı ile bir köy kurarlar.

Yola devam eden cemaat mensuplarının bir kısmı kuzeye, diğer bir kısmı da batı yönüne devam ederler.

Kuzeye gidenler Çorum civarına, batıya giden gurup ise şu anda Başmakçı ilçesinin bulunduğu topraklara yerleşirler.

Ardından buranın ismi “Başmakçı” olarak anılmaya başlar.

İlçeye Başmakçı isminin verilmesiyle ilgili bir başka söylenti daha var.

İlçenin kurulu bulunduğu alanın ova ve yeşillik olması sebebiyle, süvarilerin atlarını besledikleri ve arazilerin arpalık olarak kullanıldığı söylenir.

Yörede ayakkabıcılık ileri olduğundan, süvarilerin çizmelerini burada yaptırdıkları, bu yüzden ilçenin adını “ayakkabı ve çizme” anlamına gelen “Başmak” kelimesinden aldığı da söylenir.

İlçe ismi Başmakçı ile ilgili son bir not, camilerde cemaatin ayakkabılarına bekçilik eden kişinin adı, eski dilde “Başmakçı” dır.

1378 yılında Germiyan Beyi Şah Çelebi, kızını Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıt’a verince, Başmakçı’nın içinde bulunduğu bölgeyi de çeyiz olarak verir. Böylece Başmakçı bölgesi Osmanlı hakimiyetine girer.

Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki Osmanlı arşiv kayıtlarında, Başmakçı 47 haneli bir köy olarak görünür. İlçe, 24 Ağustos 1892 günü saat 16.00 sıralarında büyük bir depremle sarsılır, bu deprem sonucunda 110 ev yıkılır ve 191 ev oturulamaz hale gelir.

Bu depremden sonra, Padişahın emri ile Başmakçı yeniden inşa edilir.

Başmakçı, düşman işgali görmemiştir. Ancak Çanakkale savaşı ve Kurtuluş savaşında çok sayıda şehit vermiştir.

İlçede 1952 yılında Belediye kurulmuş, 1959 yılında Dinar’a bağlı iken, Dazkırı’ya bağlanmıştır. 1987 yılında ise ilçe olmuştur.

 

NE SATIN ALINIR

Burası gül diyarı, buradan gül suyu veya gül ile ilgili ürünler satın alabilirsiniz. Veya yumurta, veya haşhaş veya haşhaş ezmesi alabilirsiniz.

Afyonkarahisar Başmakçı
 

NE YENİR-NE İÇİLİR

Buralara yolunuz düşerse, haşhaşlı gömme, katmer ve saçta bükme (özellikle ıspanaklı veya yumurtalı) yemenizi öneririm. Ayrıca: çullama köfte, mercimekli pilav, köy ekmeği, keşkek ve manda yoğurdu olabilir. 

 

Başmakçı Meslek Yüksek Okulu
 

 

BAŞMAKÇI MESLEK YÜKSEK OKULU

Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlıdır. Okulda bankacılık ve sigortacılık ile Dış ticaret programları vardır.

Üniversite öğrencileri, kent merkezindeki sosyal hayata bambaşka bir renk katmış ve sosyal aktivitelerle ilçe halkı ile bütünleşmişlerdir.

2025 yılı itibarıyla okulda 167 öğrenci, 5 akademisyen bulunmaktadır. 

 

YUMURTA VE FLAMİNGO FESTİVALİ

Her yıl Mayıs ayının son haftası Hilal Mahallesi Akpınar yolu üzerinde yapılmaktadır. 

Festivalin ilk gününde: çelenk koyma, kortej geçişi, yöresel halı kilim stantlarının açılışı, folklor gösterileri ve konser yapılır. 

İkinci gününde: bisiklet yarışları, yöresel yumurta yemekleri yarışması, buzağı yarışması ve ünlü sanatçıların çağrıldığı konserler düzenlenir.

Festivalin üçüncü gününde: at yarışları düzenlenir. 

Festival boyunca: katılan vatandaşlara bedava ekmek arası yumurta ve süt dağıtılır. Mahalli sanatçılar konserler verirler. 

At ve eşek arabalarının da katıldığı kortej yürüyüşünde, vatandaşların üzerine yaklaşık 1 ton gül suyu sıkılır ve gül atılır.

Dinar karayolu üzerinde başlayan bisiklet yarışı, Atatürk Meydanında biter. Özellikle bisiklet yarışı yoğun ilgi görüyor ve bu yarışlara 400 civarında bisikletlinin katıldığı söyleniyor.

Zaten yörede bisiklet özel ilgi görüyor, duyduğuma göre her evde 2 tane bisiklet varmış. Dolayısıyla ilçede bisiklet trafiği yoğun olmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Başmakçı Recep Bey Camii
 

RECEP BEY CAMİSİ

İlçe merkezinde Yukarı Mahallededir.

Harimin batı duvarının güney kesiminde, bir usta kitabesi vardır.

Yatay bir çizgiyle ikiye ayrılan bir dikdörtgenin alt bölümünde “30 Temmuz 1892” tarihi ve alt alta yazılmış çeşitli rakamlar yazılıdır.

Bu rakamların ebcet hesabındaki karşılıkları bulunduğunda karşımıza “Amala Hüseyin Arif” ismi çıkar.

Bu durum yani rakam vererek isim buldurma yöntemiyle yazılan usta adı, bir başka yapıda görülmez, yani buranın en önemli özelliklerinden biridir.

Buna göre, Recep Bey camisi, süslemelerin tarihi olan 1892 yılından kısa bir süre önce inşa edilmiş veya yenilenmiş olmalıdır.

Başmakçı Recep Bey Camii
 

Cümle kapısı üzerindeki onarım kitabesine göre: 1892 yılında Hafız Ali ve Arap Hacı kızı Fatma hanım tarafından yenilenmiştir Aynı yıl cami içinde bulunan süslemeler, Burdurlu Arif usta tarafından yapılmıştır.

Dıştan sade bir görünümde olan yapı, zeminden yaklaşık bir metre yüksekliğe kadar kırma taş, üst kesimi ise kerpiçten inşa edilmiştir.

Yapı kuzey-güney yönünde uzunlamasına dikdörtgendir. İçte, ahşap desteklerin taşıdığı ahşap tavan, dışta dört yana eğimli kiremit bir çatı ile örtülüdür.

Duvarlardan yaklaşık yarım metre çıkıntı oluşturan bir ahşap saçak yapıyı dört yönden kuşatır.

Yapının kuzey cephesinde iki, diğer cephelerde ise üçerden toplam 11 adet pencere açıklığı vardır. Bütün pencereler, yuvarlak kemerlidir. Pencerelerin kemerleri ve söveleri kesme taştan yapılmıştır.

Batı cephenin kuzeyinde, sonradan açıldığı tahmin edilen, tek basamakla çıkılan bir kapı bulunur.

Bu giriş açıklığının üzeri düz bir atkı taşı ile örtülmüştür.

Kadınlar mahfiline çıkışı sağlayan merdivenlerin bulunduğu yere açılan bu kapı, muhtemelen kadınlara ayrı bir giriş sağlamak için yapılmıştır.

Başmakçı Recep Bey Camii
 

SÜSLEMELER:

Kalem işi süslemeler

Serbest fırça vuruşlarıyla yapılan kalem işi süslemeler, harimin bütün duvarlarına serpiştirilmiş durumdadır.

Duvarlar, pencerelerin yaklaşık yarım metre üzerinde, üç duvar boyunca kesintisiz devam eden bir zig zag şeritle ikiye ayrılmıştır.

Ancak şeridin altında ve üstünde özel bir süsleme programı uygulanmıştır. Kalem işi süslemeler, konu bakımından dört guruba ayrılır.

Bitkisel örnekli süslemeler: Harim duvarındaki kalem işi süslemelerin çoğu bu guruptandır.

Daha çok kahverengi, yeşil, açık mavi ve lacivert renkler kullanılmıştır.

Bitkisel bezemelerde en çok kullanılan örnek, vazodan ya da saksıdan çıkan çiçeklerdir.

Başmakçı Recep Bey Camii
 
Geometrik örnekli süslemeler

Minare tasvirleri: Harimin doğu duvarında bir, güney duvarında bir, batı duvarında iki adet olmak üzere toplam dört adet mimari tasvir vardır.

Sembolik tasvirler: Mihrap nişinde, harimin batı duvarının kuzey kesiminde ve kitabe panosunun hemen altında sembolik tasvirler görülür.

Alçı Süslemeler: Mihrap dışında alçı süsleme yoktur. Mihrap nişinin iki yanında, yarısı duvara gömülü durumdaki ahşap süslemelerin üzeri alçı ile kaplanmış ve gövdeleri kalem işi ile bezenmiştir.

Ancak caminin süslemeleri, rutubet ve onarımlar sırasında tahrip olmuştur.

Caminin orijinal minaresi 1910 yılında yıkılır ve 1949 yılında yeniden yapılır. Kitabeye göre minare halk tarafından Sandıklılı Kelle Mehmet’e yaptırılır.

Caminin mevcut minare, yapının 2 metre uzağında ve güneydoğu köşesindedir. Süslemeler çatı yapılmadan önce rutubetten, sonra elektrik tesisatı döşenirken kazmak suretiyle tahrip edilmiştir.

Minarenin şerefesi, dört sıra kirpi burnu üzerine oturtulmuştur.

Şerefe parmaklığı demirdir. 73 basamaklı, dört ışıklı, demir kaplıdır. Külah ahşap üzerine çinko kaplama olup, alemi bakırdır.

 Cami, 1985 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Başmakçı Ulu Camii-Cuma Camii-Hilal Camii
 

ULU CAMİ-CUMA CAMİ-HİLAL CAMİİ

Aşağı hilal mahallesi, Akpınar caddesindedir.

Cümle kapısı üzerindeki kitabeye göre cami, 1699 yılında Seyyit Muhammet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Yapı malzemesi olarak, ahşap ve kerpiç kullanılmıştır. 500 kişi kapasitelidir.

Yerleşim yerinin pazarı bu mevkide kurulduğu ve genellikle Cuma namazları bu camide kılındığı için camiye Cuma Camii ismi verilmiştir.

Başmakçı Ulu Camii-Cuma Camii-Hilal Camii

 

Caminin içi

Duvarın en üstünden, boydan boya yazıyla Ayet el kürsi: altında mavi renkli süs kuşak ve üst kat pencereleri, Güney ve kuzeyde iki, doğu ve batıda üç adet dışa doğru daralan dikdörtgen pencere vardır.

Pencereler arasında içinde çiçekler bulunan, iki adet ayaklı vazo arasında, çevresi imameli sarı zemin içinde siyah yazılı Eshab-ı Kiram adları bulunan tablolar bulunur.

Altında boydan boya mavi, beyaz, siyahtan oluşan süs kuşak, altında basık kemerli (kemer çevresi kat kat süslü) pencereler güney üç, kuzey-doğu ve batıda dört tanedir.

Pencereler arasında süslü tablolar yapılmıştır. Pencere iç yüzlerinde ise karşılıklı çiçekli, ayaklı vazolar işlenmiştir.

Sütunlar kenarları yontulmuş dörtgen kesitli ahşap direk olup, 8 tanedir.

Sütun ve başlık arasında bilezik vardır. Başlıklar bağdadi tekniğiyle yapılmıştır.

Tavan ahşap olup ortada kasetli manastır tonozu yapılmıştır.

Tonoz kenarı bağdadi, ortası ahşap kaplamalıdır. Kadınlar kısmında, pencereler arasında deniz manzaralı tablolar, müezzinler kısmında çiçekli vazolar arasında dairevi sarı zemin içinde hançer saplanmış karpuz dilimleri işlenmiştir.

Başmakçı Ulu Camii-Cuma Camii-Hilal Camii
 

Kadınlar kısmı 4 ağaç sütuna oturur ve 4 ağaç sütunludur. Her iki kat da parmaklıklıdır ve kadınlar kısmında ortada çıkma vardır.

Minare: 1959 yılında yapılmıştır. Taştan yapılmış kaide kısmı ile tuğla örgü gövdeden oluşur.

Başmakçı Akkeçili Köyü Camii
 

 

AKKEÇİLİ KÖYÜ CAMİİ

Akkeçili köyünde köy merkezindedir.

Kitabesi olmayan cami 1951 yılında bugünkü şeklini almıştır. Yöre halkı tarafından, daha önce üstü toprak damlı, küçük bir mescit olduğu söyleniyor.

Başmakçı Akkeçili Köyü Camii
 

Tuğla ve briket duvarlı bir bahçe içinde bulunan cami, doğu-batı yönünde, dikdörtgen planlı, kerpiç duvarlı, içte ve dışta sıvalı, ahşap tavanlı, geniş saçaklı ve Marsilya tipi kiremitle örtülüdür.

Giriş mekanındaki harime, kuzeyde bulunan, dikdörtgen formlu, geniş iki kanatlı, demir kapıdan girilir.

Asıl ibadet mekanının kuzeyinde yer alan ahşap kadınlar mahfili, harime giriş kapısının hizasındaki kare formlu, ince ahşap iki kolon üzerine oturmaktadır.

Kadınlar mahfilinin tavanı ile bütünlük gösteren harimdeki ahşap tavan da paralel geniş çıtalı ve düzdür.

Bu tavanın ortasında güney-kuzey doğrultusunda dikdörtgen şeklindeki göbek, geometrik ve bitkisel motiflerin iç içe geçmesiyle oluşmuştur.

Mihrabın üst kısmında, kırmızı zemin üzerine yapılmış, düz ve ibrik şeklindeki eski yazı çeşitleri vardır.

Güneybatı köşedeki boyalı ahşap minber, sade ve özelliksizdir.

Caminin batı bahçesinde, camiden bağımsız olarak iki minare bulunur.

Caminin güneybatısında bulunan minare 1976 yılında, kuzeybatısında bulunan betondan yapılmış, iki şerefeli minare ise 1992 yılında yapılmıştır.

Başmakçı Değirmendere Kanyonu
 

 

DEĞİRMENDERE KANYONU

Değirmendere kanyonu, Başmakçı ilçe merkezine bağlı Yaka ve Çığrı köyleri arasında, Söğüt dağının Acı göl ve Başmakçı ilçelerine bakan kuzey yamacında bulunmaktadır.

Yaka köyünden 5 km uzaklıktadır.

Arazinin yüksekliği 893 metreden başlayıp 1127 metreye kadar çıkmaktadır. Kanyon boyu fiili ölçümde ortalama 8 km, genişliği ise ortalama 50 metredir. Ortasında Çığrı köyünden çıktığı bilinen bir dere akmaktadır. Değirmendere, Acıgöl’e akıyor.

Başmakçı Değirmendere Kanyonu
 Kanyondaki parkurun uzunluğu ise 1 kilometredir.

Büyük bölümü dar bir ortamda ilerliyor. Başlangıç ve bitiş bölümleri arasındaki rakım farkı yaklaşık 200 metredir. Kanyonun yüksekliği 15-20 metredir.

Yani kanyonun orta üstü derecede olduğu söyleniyor, yani geçiş kolay değildir.

Sonuç olarak, bu kanyonu geçmek isteyenlerin, profesyonel eğitim almaları şart, amatörlerin buraya kesinlikle girmemeleri belirtiliyor.

Hatta, kanyon geçişi için su debisinin en az olduğu Eylül ayı ortası seçilmelidir.

Çünkü su debisinin kanyon üzerinde bıraktığı izler izlendiğinde, bazı yerlerde 4 metreden daha fazla akıntı izleri görülmektedir.

Başmakçı Değirmendere Kanyonu
 Kanyonda 4 tane şelale 15-20 metre yükseklikten akıyor, ancak 10 metre yükseklik altında birçok şelale bulunuyor.

Bu şelalelerin döküldüğü bölümler derin ve tehlikelidir, şelalelerdeki su akıntı hızı yüksektir.

Bazı küçük şelalelerin düştüğü yerlerde oluşturdukları dev kazanlardaki derinlik ve oluşabilecek girdaplara karşı önlem almak gerekiyor.

Su birikintileri ise, yer yer insan boyunu aşıyor. Kayalar çok kaygandır.

Evet, kanyon yürüyüşü ve dağcılık yapmak mümkün ancak yöre halkı burayı piknik yeri olarak da kullanıyor.
Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti
 

 

ACIGÖL-KUŞ CENNETİ

İlçe merkezinden Aşağı Akpınar köyü istikametinde olup ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır. 

Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti
 

Acıgöl

Acıgöl, Afyonkarahisar ve Denizli il sınırları içinde: Maymun, Beşparmak ve Söğüt dağları arasında bulunan sığ bir tektonik göldür.

Gölün büyüklüğü 41.5 km karedir. Gölün denizden yüksekliği 842 metredir.

Gölün derinliği ise 150 ile 210 cm arasında değişir. Yaz mevsiminde suyu azalır ve yer yer kurur.

Gölün güneydoğusunda bulunan Söğüt Dağının eteklerinden kaynayan sular, gölü besledikleri gibi yaşam ortamları oluşturmaktadır. 

Türkiye’nin en tuzlu ikinci gölüdür. (birinci, Tuz gölüdür) Turizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir.

Doğa sporlarıyla ilgilenenler için, gölün güney doğusundaki dağlar ve yaylalar çok önemlidir.

Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti
 

 

Sodyum Sülfat

Gölün bir diğer özelliği ise, Türkiye’nin tek ve dünyanın ise ikinci, büyük, temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip havzası olmasıdır.

Ülkemizde sodyum sülfatın % 98’i doğal kaynaklardan ve bu miktarın % 90’ı ise Acıgöl’den sağlanır.

Gölden çıkarılan sodyum sülfat, kağıt, cam, deterjan, tekstil ve benzeri sanayilerde kullanılır.

Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti
 

Kuşlar-Balıklar

Evet, gölün bir diğer önemli özelliği kuşlardır. Acıgöl kenarında, dağlık kesimde İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından yaptırılan kuş gözlemevi bulunuyor.

Kuş gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları burayı yoğun tercih ediyorlar.

Ancak özellikle Mayıs-Ekim ayları arasında ziyaret edilmesi önerilir.

Acıgöl, kuş popülasyonu bakımından, Anadolu’da koruna gelmiş en önemli bölgelerden biridir.

Göl civarında 20 familyaya ait 160 kuş türü bulunur. Gölde 10 binden fazla kuş yaşamaktadır. Bu kuş türlerinin başında: dünya ölçeğinde tehlike altında olan ve ülkemizde doğa korumanın sembollerinden biri haline gelmiş olan “toy kuşları” gelir.

Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti

Toylar, Acıgöl civarında üremekte ve kış aylarını da yine bu bölgede geçirmektedir.

Ayrıca burası yaz-kış allı turna olarak da bilinen flamingo sürülerinin önemli bir üreme ve göç alanıdır.

Alandaki diğer önemli kuşlar ise, akça cılıbıt, kılıçgaga, gülen sumru ve ince gagalı martıdır.

Başmakçı Acıgöl Kuş Cenneti
 

Gölün içinde küçük küçük sodyum sülfat olmasına rağmen bazı balıkların yaşadığı görülür.

Acıgöl’de yaşayabilen bu balıklar, sivrisinek larvası yiyen bir balık türü ve bu açıdan dünyada tek türdür.

Bu balık türünün ismi: dünyada ender bulunan Dişli sazancığı sadece burada yaşamaktadır.

Sazlık alanlarda ve su kaynaklarına yakın kısımlarda kurbağa, su kaplumbağası ve 3-4 cm büyüklüğünde balıklar yaşar.

Sonuç

Evet göl çevresinde; kuşların göç mevsimi olan ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde, birçok göçmen su kuşuna ev sahipliği yapan gölde, kuşları kuş gözlem kulesinden yakından gözlemleyebilirsiniz. 

Ancak, çevredeki evlerden kaynaklanan atıklar ve fabrikaların üretim faaliyetleri, sucul yaşamı olumsuz etkiler ve göl çevresindeki canlı çeşitliliği ve sayısında düşüşe yol açmaktadır.

Gölün batı ve kuzeyinde, sodyum sülfat havuzları ile tuz üretimi yapan üç şirket bulunur.

Ancak tuz üretimi yapılan tesislerin göle pompaladıkları su nedeniyle, sulak alanın seviyesi yapay olarak dalgalanmaktadır.

Ayrıca; gölü besleyen su kaynakları ve yağışların azalmasından dolayı gölde her yıl suyun çekilmesi ve azalmasıyla birlikte flamingoların zarar görebileceği de düşünülmektedir.

Başmakçı Sultan Abdurrahman Türbesi
 

SULTAN ABDURRAHMAN TÜRBESİ

Kanlı Harim Mevkiindedir.

Sultan Abdurrahman: Horasan’da yetişip Anadolu’da yaşamıştır. Doğum yeri ve tarihi bilinmez. Anadolu’nun fetih edilmesinden sonra, memleketinden ayrılarak Başmakçı kasabasına geldiği söylenir.

Ancak hocası olan Abdülkadir Geylani: 1078-1166 yılları arasında yaşadığına göre, Abdurrahman Sultan’ın da 1100-1200 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.

Türbenin yapım tarihi bilinmemektedir. Kerpiçten inşa edilmiştir.

Aralarda ahşap hatıllarla desteklenmiştir. Mekanın özgün halinde ahşap olan tavanı, kontrapılak ile kaplanmıştır.

Bu mekandan, mezarların bulunduğu asıl mekana, ahşap kanatlı bir kapı ile geçilir.

Kapı kanatlarının yüzeyleri, dikey dikdörtgen ve kare biçiminde süslenmiştir. Asıl mekanda, iki mezar bulunur. Mezarlarda Sultan Abdurrahman ve hanımı Sultan Hatun bulunmaktadır.

Afyonkarahisar Başmakçı Sultan Abdurrahman Türbesi
Başmakçı Sultan Abdurrahman Türbesi

 

Gelelim rivayetlere: Türbenin yanından, bağ ve bahçelere giden işlek bir yol vardır.

Rivayete göre: Sultan Abdurrahman vefat ettikten sonra, bu yoldan geçen birçok kimse, onu abdest alırken veya namaz kılarken gördüklerini ileri sürerler.

Burası ile ilgili anlatılan bir başka efsane var.

Söylenenlere göre: çocuğu olmayanlar burada kurban keserlerse çocuğu olacağına inanılır.

Türbede kurban kestiğinde çocuğu olanlar, kız çocuklarına Sultan, erkek çocuklarına Abdurrahman adını verirler.

Başmakçı Gülyağı Fabrikası
 

GÜLYAĞI FABRİKASI

İlçe ve yakın köylerde üretilen gül çiçeğinin değerlendirilmesi için Başmakçı Kooperatifi bünyesinde kurulan gül yağı fabrikasında, yılda yaklaşık 150-200 ton gül çiçeği işleniyor.

Tesiste üretilen ekolojik gül yağının tamamına yakını ihraç ediliyor.

Bu gül yağı: sadece ilaç sanayisinde, normal gül yağı ise kozmetik alanında kullanılıyor.

Fabrikada gül suyu üretimi de yapılıyor, hatta Isparta’daki bir çok işletmeye gül suyu gönderildiği belirtiliyor.

Başmakçı Yassıören Göleti

YASSIÖREN GÖLETİ:

İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır.

Başmakçı’ya oldukça yakın olan bu gölet, hem balıkçılar hem de piknik yapmak isteyenler için tercih edilen doğal bir alandır. Yaz aylarında serinlemek için gelen yerli halkın uğrak noktasıdır. 

 

 

 

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.