Yunanistan Naksos adası

naksos.apollo tapınağı.1
Yunanistan Naksos adası

Yunanistan Naksos adası;

Kykladlar’ın en büyük adasıdır. Yunan ana karası ile Anadolu’nun tam ortasında, Ege denizinin geçiş orta noktasındadır. Efsanelerin birleştiği nokta, Naksos adasının, Anadolu’dan gelen göçmenler tarafından kurulduğu yönünde.

ULAŞIM

Havaalanı var. Uçakla gelmek mümkün.  Gemiyle gelenlerin, limana yanaşırken, gözüne çarpan ilk şey “Büyük Kapı” anlamındaki “Portara” olur.

MÖ.6’ncı yüzyıldan kalma bu büyük kapı: mitolojide geleceği gören Güneş Tanrı Apollonun tapınağının günümüze kadar ulaşabilmiş tek kalıntısıdır.

naksos.genel.2
Yunanistan Naksos adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Yunanistan Naksos adası; Bölgenin: en sakin, en büyük ve en çekici adasıdır.

Tam bir karşıtlık cennetidir. Adada: hem kıraç tepe ve dağlar, hem de bolca üzüm ve zeytin sunan bereketli topraklar var. Yüzölçümü: 400 km. kare. Verimli topraklara sahip. Ada: zeytinlik ve badem ağaçları ile kaplı.

1010 metre yüksekliğindeki Zeus Dağı, yakınındaki tüm diğer adalara göre en yüksek tepedir.

Ada, uzun tarihi boyunca: mermer yataklarıyla, antik dünyanın büyük ilgisini çekmiş. Delos Aslanları da Naksos mermerlerinden yapılmış.

Adanın batı kıyısındaki göz alıcı kumsallar, son zamanlara kadar, gizli kalabilmişti. Ama; artık keşfedilmiş. Turizm burada, son on yılda büyük ölçüde gelişmiş.

Naksos: mitolojide: Ariadne ve Thesusus hikayesinde yer alır. Kahraman Thesus’a aşık olan Girit kralının kızı Ariadne; Thesus’un evlilik vaatlerine kanarak onu hapsedildiği labirentten kurtarır.

Fakat, Atina’ya kaçarlarken Thesus, Ariadne’yi Nassos’ta bir başına bırakarak terk eder.

Batı kıyılarında kilometrelerce uzanan kum plajları ile ünlü. Plajların arkasında “taverna” denilen lokantalar, bizim bildiğimiz tabak kırılan cinsten değil. Denizle ilgili aklınıza ne geliyorsa, onu pişiriyorlar veya çiğ olarak veriyorlar.

Örneğin: deniz kestanesi. Küçük kaşıklarla yiyorsunuz. Tadı bir tuhaf ama yeniliyor. Yemekten konu açıldı da. Örneğin: ıstakozlu makarna, hemen hemen her tavernada var. Ahtapot köftesi, yine aynı.

Evet: araba veya motor kiralayıp, adayı turlamak, sabahları vakit geçirmek için en iyi yöntem. Çünkü: ada doğal güzellik bakımından da ayrı bir çekiciliğe sahip.

Wind-surf ve yüzme için ayrı plajlar, tepelerdeki bazilikaları, adanın içlerindeki şirin köyleri, tarihi ve mitolojik hikayeleri, insanları, manzarası ve havasıyla çok çeşitli gezi olanaklarına sahip. Ada turuna çıkmayacaksanız, yalnızca liman bile, çok eğlenceli olabilir.

PLAJLAR

Naksos: Kıklad Adalarının en güzel ve en uzun plajlarına sahip adalardan biridir. Naksos kasabasının yakınındaki: Agios Georgios Plajı: adanın ana plajıdır. Çevresinde: birçok bar ve restoran bulunan plaj, uzun ve kumludur.

Suyu; uzun metreler boyunca oldukça sığdır. Dolayısı ile çocuklu aileler için mükemmel bir plajdır. Burada: sörf yapmayı öğrenebileceğiniz gibi katamaran kiralayarak su sporları da yapabilirsiniz.

Naksos kasabasındaki: Grotta Plajı; şınolkerli dalış için uygundur. Naksos kasabasından kalkan feribotlarla: 5 km. uzunluğundaki çıplaklar kampı: “Plaka” ve sörf yapılan: “Mirci Viagla”, 7 km. uzunlundaki: “Kastraki” gibi daha sakin plajlara da gidebilirsiniz.

Naksos’un en güzel plajları: Hora’nın güneyinde, korunaklı batı sahilinde bulunuyor. En ünlü iki plajı: Agia Anna ve kumluk Agios Prokopios’tur.

naksos.genel.1
Yunanistan Naksos adası Yerleşim Yerleri

Adanın kuzeyindeki limana girişinizde, sizi birkaç büyük balıkçı gemisiyle, ufacık teknelerin oluşturduğu bir koy karşılar. Her adada olduğu gibi, bu limanda da feribot iskelesi, en büyük yeri kaplıyor. Karaya doğru baktığınızda, dikkati çeken ilk bina: Venedik kalesi.

YERLEŞİM YERLERİ

HORA

Naksos’un merkezi: Hora. Burada: Bourgos adında bir kıyı yerleşimi ve Kastro (kale) adındaki bir tepe yerleşimi vardır. Güneş battığında, partileriyle meşhur adalarda olduğu kadar büyük bir hareket burada yok. Ancak, yine de bazı bar ve diskolar, Naksas kasabasında, kanı kaynayanlar için elverişli ortamlar yaratıyor.

naksos.genel.3
Yunanistan Naksos adası Hora

Kıyı: alışveriş, postane, internet vs. gibi ihtiyaçlarınızı görebileceğiniz, kafeler, barlar, plajlar açısından tatminkar bir yer konumundadır. Burada: nispeten rüzgarlı ama işlek bir liman var. Kafe ve restoranların dizildiği deniz kenarında, geniş bir gezinti alanı var.

Ana caddede yürürken; çiftliklerde üretilen peynir (xinotyro ve Mizithra) satıcılarına rastlayabilirsiniz. Daracık sokaklarda: ağaçların altındaki lokantalarda, insanlar yiyip-içiyorlar.

Kişi başına ödenecek hesap ise, muhtemelen en fazla: 20-35 Euro. Sahil boyunca dükkanlar sıralanmış. Hepsi de birbirinden ilginç ve eğlenceli. Deniz ile dükkanlar arasında 5-10 metrelik bir yürüme yolu var. Başlangıcında ise, büyük şemsiyeli güzel kafeler var.

Dinlenmek ve kitap okumak için ideal olan bu kafeler, sohbet etmek ve yemek yemek için de hem fiyat bakımından hem zevk bakımından çok uygun.

Liman: yabancı bandıralı yatlarla dolu. Buradan: Paros, Anti-Paros, Mikanos adaları yakın. Gece: liman, pırıl pırıl aydınlatılıyor. En hareketli tavernalar: yalı caddesinde bulunuyor.

Kastro (kale) bölgesi ise: tarih severleri çağırır. Muhteşem eski kentin kalbi buradadır. Ortaçağ’da: Venedikliler in Dukalık kurduğu Nassos başşehri, o zamanlar tepedeki kale imiş.

Kale:

Adanın Venedik himayesi altında olduğu zaman yapılmış ve hala sapasağlam ayakta duruyor. Adayı sonradan ele geçiren medeniyetler de kalenin asıl sahiplerine herhangi bir zarar vermemişler, yalnızca adayı yönetme haklarını ellerinden almışlar.

Bu yüzden, şu anda koskoca kale bir ev halinde ve içinde Venedik soyundan bir aile yaşıyor.

Aile 13 kuleli kalenin tek bir kulesini kendilerine mekan seçmiş ve geri kalan bölümünü müze haline getirmiş. Ziyaret etmek isteyen herkes, son derece sıcak bir şekilde karşılanıyor.

Ev sahipleri, son derece hoşsohbet ve misafirperver, tıpkı adanın diğer sakinleri gibi.

Dönemeçli, dar sokaklarda gezerken, balkon ve bahçe kapılarından çiçekleri sarkan Venedik evlerinin çoğunda, ilk ev sahipleriyle ilgili armalar göreceksiniz. Eğer bu evlerin iç dekorunu merak ediyorsanız, Venedik Müzesine uğrayabilirsiniz.

Katedralin yanında, Naksos’un uzun tarihinin her döneminden kalma buluntuları barındıran;   bir de eski bir okul binasında bulunan Arkeoloji Müzesi var. Erken Yunan ve eski Roma dönemlerinden kalan objeler görebileceğiniz bu müze, bir okul iken, öğrencilerinden biri de dünyaca ünlü Yunan edebiyatçısı Nikos Kazantzakis (Zorba the Grek’in yazarı) olmuş.

Eğer; 16’ncı yüzyıl katedralinin çevresinde bir Pazar sabahı gezinti yaparsanız, içeride ayin yapmakta olan koronun sesiyle çınlayan sokakta, bir an için ortaçağ’a gidip geldiğinizi sanabilirsiniz.

Küçük Bizans kiliseleri, sokak köşelerinde evlerle yan yana. “Panagia Theoskepastos” kilisesi: 14’ncü yüzyıldan kalma zarif bir ikonu barındırıyor. Katolik Katedralinde: 10’ncu yüzyıl tarihli Madonna ve Çocuk var.

 

KIYI KESİMİ YERLEŞİMLERİ

Amorgos ve Astipalya, bir gecelik hoş durak yerleri. Her ikisinin de , en yüksek yerinde eski şehirleri ve kaleleri var. Limanları ise çok hareketli. Mavi-beyaz örtülü tahta masalarda yemek yeniliyor.

 

APOLLONAS KASABASI

Bu kasabada: 10 metre yüksekliğinde, 2600 yıllık, dev-çıplak bir erkek heykeli var. Taş ocağında, bitmemiş durumda. Kasaba: plajları ve tavernalarıyla da aynı zamanda meşhur bir tatil beldesi konumunda.

Psaro (balıkçı taverna) tavernaları meşhur. Buralarda: khtapodi (ızgara edilmiş ahtapot) ile süslü zengin deniz ürünlerinden oluşan bir yemek yiyebilirsiniz.

naksos.apollo tapınağı.1
Yunanistan Naksos adası Apollon Tapınağı

APOLLON TAPINAĞI

Limana girişte, en çok dikkati çeken ve tarihi yapısını en derin vurgulayan eser, hemen şehrin girişindeki burnun tepesinde bulunuyor. 6’ncı yüzyılda yapımına başlanıp ta bitirilemeyen, hatta kullanılan taşların bir kısmı sökülüp kalenin yapımında kullanılan tapınak, günümüzde ziyarete açık.

Ve gün batımının en popüler mekanı. Bunun sebebi; tapınağın hemen üstüne çıkılınca, güneşin deniz ile birleştiği nokta, çok güzel ve romantik görülüyor. Güneşin batarken ne kadar yalnız ve gururlu olduğunu; bu anı izlerken anlayacaksınız.

Denizin ise, soğukkanlılığını ve masumiyetini, böyle heyecan verici bir durumda bile kaybetmediğini seyrederek ona bir kez daha saygı duyacaksınız.

Evet, bu tapınak: Ege’deki en büyük tapınak olarak planlanmıştı. Ama; hiçbir zaman bitirilememişti. Yalnızca: 5.5 metre yüksekliğindeki, dev taç kapısı yapılabilmişti.

Bugünün ziyaretçileri, kapıya bakarak, tapınağın tamamlanması halinde, ne kadar büyük ve gösterişli olabileceğini tasavvur edebiliyorlar.

Burada: ayrıca, kadın başlı, örgü saçlı kanatlı aslan var. Bu: Naksos sfenksi olarak isimlendiriliyor.

 

NAKSOS İÇ KESİMLERİ

Naksos’un iç kesimleri: Ege’nin diğer adalarında bulunmayan, bir dizi doğal güzelliklere sahip. Değerli su kaynakları ile verimli vadiler, kasabaların ve kumsalların sıcaklığından sonra serin ve mis kokulu bir kaçış olanağı sunuyor.

“Khalki” ve “Filoti” kasabaları arasında bulunan vadi: belki de benzerleri arasında en güzeli.

Buraya: Tragaia vadisi deniliyor. Khalkinin merkezinde, ilgi çekici bir Venedik Kulesi gizli (ismi Fragkopoulos kulesi) ve bütün vadi boyunca sevimli Bizans şapelleri dizilmiş. Khalki köyünde: şarap ve sipton üreticilerine uğramak, içki sevenler için ideal.

Çünkü: dilediğiniz içkinin tadına bakıp hakkında bilgi edinebiliyorsunuz. İçkiyi birinci kadehten almanın da tadı bir başka oluyor.

Daha sonra: altındaki yeşil vadiden yükselen kayalık “Zas Dağı”nın gölgesinde 1000 metre yükseklikte “Filoti” var. Zirveye tırmanmasanız bile, aşağı yamaçlarında gezilecek mağaralar ve zevk alınacak serinletici sularla yürüyüş ve bisiklet meraklılarının ilgisini çekebilecek güzel patikalar var.

Buraya:

Horadan binilen otobüsle, ulaşım çok kolay. Antik çağlardan kalan zeytinlikler, eşeklere ve keçi sürülerine ev sahipliği yapıyor. Uzun servi ağaçlarının altındaki asmalar, tipik bir ada manzarasını oluşturuyor.

Tragea Vadisinden, kuzeye doğru seyahat ederken, geçeceğiniz vadinin kenarlarına, tutunurmuş gibi duran “Keramoti, Kronos ve Korinada” kasabalarını görebilirsiniz. Her kasabada, geleneksel aile hayatından bir iz bulabilirsiniz.

Üzüm bağları olan, likörü ile ünlü dağ köyü: Komiaki, görülmeye değer.

Mermerlerle yapılmış sokakları olan: Apeirathos’u görmelisiniz.

Yunan adaları genel tanıtım yazısı.

 

 

İtalya Venedik Dorsuduro

dorsoduro.3
İtalya Venedik Dorsuduro

İtalya Venedik Dorsoduro

Venedik’e ilk kez gelen turistlerin çoğu: Accademia Galerisi veya Santa Maria della Salute Kilisesini ziyaret etmek için bu bölgeyi gezmiş olmalarına rağmen, “Dorsoduro” adını bilenler, oldukça azdır.
San Marco’dan başlayarak: Büyük Kanal’ın her iki cephesini de kapsayan bölgeye “Dorsoduro” bölgesi denir. Doğu sınırına: “Punta della Dogana” ve kuzey sınırına da “Rio Nuovo-Rio Foscari” hakimdir.

Dorsoduro’nun doğu bölümünün Venedik’in en pitoresk bölgesi olduğu söylenebilir. Bu sessiz yerleşim bölgesi: pek çok restoran ve mağazanın yanı sıra, şehrin üç önemli sanat koleksiyonuna da ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Ayrıca: üniversite de bu bölgededir.

accademia.1
İtalya Venedik Dorsuduro Accademia

Accademia

Venedik sanatının en güzel koleksiyonuna sahip olan “Galleria dell’Accademia” (Accademia Galerisi): Piazza San Marco ve Dükler Sarayının ardından, en çok ziyaret edilen yerdir.

Aynı anda, en fazla 180 kişinin gezmesine izin verilen müzede: kuyruğun sonunda kalmamak için çabuk olmalısınız.

Koleksiyon: 14 ve 18’nci yüzyıllar arasında yapılmış resimleri kapsar. Resimler: 24 salonda, kronolojik sıraya göre sergilenmektedir. Sergilenen eserleri sınırlı zamanda görmeye çalışmak sonuç vermez.

Her şeyi görmek için, salonları hızlıca gezmek yerine, seçici olmanızı öneririm. Müzeyi gezerken: en çok ilgi çeken resimlerle ilgili, aşağıda vereceğim kısa bilgilerden yararlanabilirsiniz.

2.Salon: Carpaccio’nun çarpıcı “Onbin Şehidin Çarmıha Gerilişi” görülmeye değerdir.

4.Salon: Mantegna’nın “Aziz George” adlı eserinin yanı sıra, Givanni Bellini ve Gigorgione’nin eserleri sergileniyor.

5.Salon: Galerideki en ünlü eser olan Giorgione’nin “Fırtına”sı ve “Yaşlı bir kadının portresi” var.

10.Salon: Veronese’nin “Levilerin Evinde Şenlik” adlı eseri var. Veronese, aslında İsa’nın son yemeğini resmetmiştir ve eserin asıl adı Son Yemektir.

Kilise yetkilileri: resmi, saygısızlık olarak nitelendirmiş ve değiştirilmesini emretmiştir.

Ama ressam; eserin adını değiştirmekle yetinmiştir. Jacopo Tintoretto’nun göz kamaştırıcı “Aziz Marcos” resimleri de buradadır.

Özellikle: “Aziz Marcos’un Kalıtlarının Kaçırılışı” dikkat çekicidir. Tiziano’nun kendi mezarı için tasarladığı “Pieta” çalışması da bu salondadır.

11. Salon: Varonese ile Tintoretto’nun başyapıtları ve Tiepolo’nun “Europa’nın Kaçırılışı” gibi değerli sanat eserleri sergileniyor.

17.Salon: Accademia’daki tek Canaletto resmi, burada sergileniyor.

20.Salon: Her biri, bir duvarı kaplayan dört resim sergilenir ve bu salon Accademia’nın en çekici salonudur.

Gentile Bellini’nin ünlü “San Marco Meydanı’nda Geçit Töreni”nde; San Marco’nun 1496 yılından bu yana ne kadar az değiştiği görülür. Mozaikler biraz değişmiştir. Saat kulesi ve Procuratie Nuove eklenmiştir.

Diğer ünlü resimler arasında: Capraccio’nun; Rialto’da bulunan eski köprü ile Büyük Kanal’daki gondolları resmettiği “Rialto Köprüsü’nde Kutsal Haçın Mucizesi “adlı eseri var.
21.Salon: Carpaccio’nun lirik “Azize Ursula” dizisi işlenmiştir.

Dizide: Briton kadın kahramanının trajik hayatı işlenmiştir. İngiliz prensi Hereus’u kabul edişi, Hıristiyanlığa geçişi, birlikte Roma’ya gidişleri ve son olarak da Hun İmparatoru Attila’nın elinde şehit düşme sahnesi resmedilmiştir.

Üst katta, kalıcı sergiler kadar, geçici sergilere de yer verilir.

23.Salon: Galerinin bir bölümü olan kilisenin üst katındadır. Geniş tavan arası: altar panoları için mükemmel bir sergi alanıdır. Renkleri biraz solmuş olmasına rağmen, Gentile Bellini’nin etkileyici resmi “Kutlu Lorenzo Giustiniani’nin Sancağı” bu salondadır.

peggy.1
İtalya Venedik Dorsuduro Collezione Peggy Guggenheim

Collezione Peggy Guggenheim

Büyük kanal boyunca “Accademia”nın doğu tarafındaki “Palazzo Venier dei Leoni”de Avrupa’nın en kapsamlı modern sanat koleksiyonu olarak kabul edilen, başka görkemli bir müze “Collezione Peggy Guggenhaim” var.

1979 yılında ölen Amerikalı Peggy Guggenheim’dan miras kalan eserler, bu ünlü sanat hamisinin ikametgahı olan, Büyük Kanal’a nazır muhteşem bahçesi ve terasıyla, 18’nci yüzyıldan kalma, tek katlı “palazzo”da sergileniyor.

Guggenheim: misafirperverliğiyle ünlüydü. Bu nedenle: “Collezione” yetkilileri, müze ve terasın ziyaretçiler üzerinde aynı etkiyi yaratması için, ellerinden geleni yapmışlardır.

Müzenin kafesi,

Venedik’in en iyi restoranlarından biri olan “Ai Gondolieri”nin sahibi tarafından hazırlanmış seçkin mönüsüyle başlı başına bir keyiftir.

Burada sergilenenler arasında: Picosso’nun erken dönem çalışmaları, Chagall’ın eserleri ve Brancusi’nin “Boşlukta Bir Kuş” adlı bronz heykeli göze çarpar. Aynı zamanda: Peggy Guggenheim’in evli olduğu Max Ernst ile Dali, Miro, Piet Mondrian ve Jackson Pollock gibi sanatçılara ait eserlerin yanı sıra Guggenheim’ın yatağının başında duran, Calder’e ait bir heykel de görülmeye değerdir.

Bahçede: Giacometti’nin heykelleri bulunur. Büyük Kanal’a bakan bahçede sergilenen, Marino Marini’ye ait erotik bronz atlı heykeli “Kalenin Meleği”, eşsiz güzelliktedir.

la salute.1
İtalya Venedik Dorsuduro La Salute

La Salute

Santa Marie dele Salute: bir Barok kilisesidir. Bazilika ve Dükler Sarayı kadar gözdedir. Sekizgen olan kilise, 300 yıldan uzun zamandır Büyük Kanalın girişine hakimdir.

Venedikliler arasında “La Salute” adıyla anılan kilise, lagün üzerinde yaşayan halkın üçte ikisinin ölmesine neden olan 1630 yılı veba salgınının sona ermesinin ardından, Bakire Meryem’e şükran sunmak için inşa edilmiştir.

Kilisenin yapımına: genç mimar Baldassare Longhena’nın yönetiminde; 1631 yılında başlanmıştır. Bu kadar büyük bir yapıyı ayakta tutabilmek için bataklık toprağa bir milyondan fazla meşe kazık çakılmıştır.

1682 yılında, kilisenin inşaatı tamamlanmıştır. Her yıl “Festa della Salute” gününde (21 Kasım), Büyük Kanal üzerinde, teknelerden oluşan bir köprü yapılır. Venedikliler ve turistler kanal üzerinden kilisenin içine kadar uzanan geçit törenine katılırlar.

Ana kapılar yalnızca o gün açılır. İç mekanda: yüksek atların solundaki sakristide (kiliseye ait eşyanın muhafaza edildiği oda): Tintoretto’nun “Kanal’da Düğün” adlı eseri yer alır. Tiziano’nun üç eseri de burada görülebilir.

dorsoduro.1
İtalya Venedik Dorsuduro Doğana ve Zattere

Dogana ve Zattere

Salute’den doğuya, Dorsoduro’nun ucuna doğru yürüyün. Büyük Kanal’ın girişini gösteren bu noktada, 17’nci yüzyıldan kalma gemi kontrol noktası “Dogana di Mare (Gümrük Binası)” var.

Dogana kulesinin tepesinde, iki Atlas figürünün omuzlarında taşıdığı yaldızlı büyük bir kürenin üzerine yerleştirilmiş (adaleti de temsil eden) “Kader” adlı rüzgar gülü bulunur.

Manzara bir taraftan Bacino di San Marco’ya (Aziz Marcos Havzası), diğer taraftan “Canale della Giudecca”nın (Guidecca Kanalı) her iki yakasına hakimdir.

Buradan başlayarak Rio di San Sebastiano’ya kadar sahil boyunca, güneşli, upuzun bir rıhtım olan Fondamente delle Zattere (Sallar rıhtımına) kadar uzanır.

Zattere’ye adını veren sallara, bir zamanlar tuz ve diğer değerli malların sevkiyatları boşaltılırdı. Zamanında 40.000 ton değerli maden taşıma kapasitesine sahip olan geniş tuz ambarlarının bir bölümü, günümüzde yerel bir kano kulübünün kayıkhanesi olarak kullanılmaktadır.

Punta della Dogana’dan, Canale della Giudecca’nın (Guidecca Kanalı) açıklarındaki Guidecca ve San Giorgio Maggiore adalarına doğru baktığınızda, Andrea Palladio’nun tasarladığı 3 kilise görülüyor. Bunlar: San Giorgio Magiore kilisesi, Le Zitelle (Yaşlı Kızlar) kilisesi ve bir başyapıt olan “Redentore (Kurtarıcı Hz.İsa) kilisesi.

Redentore

Kendisinden sonra inşa edilen Salute gibi 1575-1576 yılları arasında yaşanan veba salgınının sona ermesine duyulan şükranı dile getirmek için inşa edilmiştir. Salute gibi Redentore de her yıl bir kutlamaya sahne olur.

Temmuz ayının üçüncü pazar günü düzenlenen kutlamalar, teknelerin oluşturduğu filo ve havai fişek gösterileriyle sona erer.

Zattere boyunca yürüyerek, Spirito Santo ve Gesuati (Santa Maria del Rosario) kiliselerinin önünden geçip, Fondamente Nani’ye doğru sağa dönerseniz, karşınıza rustik “Squero di San Trovaso” çıkar.

Squero: tekne tamir edilen yer anlamına gelir. Venedik kanallarında 10.000 gondolun dolaştığı, 16’ncı yüzyılda pek çok “squero” bulunurdu.

Günümüzde, dört tanesi faaliyettedir ve San Trovaso, tamir edilmeyi bekleyen tekneleri görebileceğiniz tek tersanedir. San Trovaso Kilisesini, Tintoretto’nun son iki çalışmasını görmek için ziyaret etmenizi önerebilirim.

Restoran ve kafeleriyle ünlü Zattere; mola vermek için ideal bir yerdir. Guidecca’nın batı ucuna doğru, sahil kenarında bulunan kırmızı tuğlayla örülmüş yapı, 1890’larda Venedik’te modern sanayinin geliştirilmesi amaçlı çalışmalar kapsamında inşa edilen bir un değirmeni olan “Mulino Stucky” dir. (Stucky’nin Değirmeni) Değirmen: 1954 yılında kapatılmış ve 1990’ların sonlarında bir otel ve konferans merkezi olarak açılması gündeme gelene kadar, kaderine terk edilmiş bir yapı olarak duruyormuş.

dorsoduro.2
İtalya Venedik Dorsuduro Üniversite Bölgesi

Üniversite Bölgesi

Accademia ile Campo Santa Margherita arasında kalan bu ilgi çekici bölgeye, üniversitenin hareketliliği hakimdir.
Campo San Barnaba’da, rıhtımda demirlemiş meyve ve sebze mavnaları ve sinemaseverlerin “Yaz Aşkı” (başrolde Katherine Hepburn) ve “İndiana Jones-Son Macera” filmlerinin sahnelerinden hatırlayacağınız Neo-Klasik San Barnaba Kilisesi: görülmeye değerdir.

Okullar açıkken “Campo Santa Margherita”, Piazza San Marco’dan sonra, Venedik’in en hareketli meydanıdır. Sayısız ucuz restoran, alternatif mağaza ve renkli pazar tezgahlarıyla doludur. Meydanın bir ucunda, restore edilmiş Santa Margherita Kilisesi vardır.

Meydanın diğer ucundaki “Chiesa dei Carmini”nin (Karmelitler Kilisesi) geniş iç mekanında da görkemli galeriler bulabilirsiniz.

Dini temalarla dolu resimler için, Scuola Grande dei Carmini’nin yönetim merkezi I.Carmini’yi ziyaret etmenizi önerebilirim.

Buradaki üst salon tavanında, Tiepolo’nun 1744 yılında tamamladığı dokuz başyapıt var.

Venedik şehrinin genel özellikleri hakkındaki yazım.

Venedik şehrinin genel gezi planı hakkındaki yazım.

İtalya Venedik Canneregio

canne.1
İtalya Venedik Canneregio

 

canne.2
İtalya Venedik Canneregio Getto
İtalya Venedik Canneregio; 

Tren istasyonu yakınındaki bu bölge: Venedik’in en kuzeyindeki bölgedir. Adını: sazlık anlamına gelen canne kelimesinden almıştır ve eskiden bataklık olduğuna işaret eder. Eski bir mahalledir ve popüler Dorsoduro karşısında küçümsenir.

Burası: eskiden yabancı elçiliklerin ve görkemli bahçelerin yer aldığı, gözde bir mahalleymiş. Sarayları gözden düşmüştür ama Cannaregio; Mestre’ye taşınamayan Venedikli işçi sınıfının son mevkisi olarak kalmıştır.

Bu bölge, aynı zamanda dünyadaki ilk Yahudi gettosudur. Bu bölgede: 5 sinegog, 1 Musevi Müzesi, Kosher Lokantaları, eski Musevi evleri var.



Getto

Yaklaşık 300 yıl boyunca, Napolyon 1797 yılında, bu uygulamaya son verinceye kadar, Venedikli Yahudilerin sadece Cannaregio’nun bu bölgesinde yaşamalarına izin verilirmiş.

Bölge, önceden bir dökümhaneymiş ve Venedik dilinde ghetto olarak anılırmış. Bu sözcük, daha sonra dünyadaki Yahudi ve diğer tecrit bölgeleri için de kullanılmaya başlanmış.

canne.3
İtalya Venedik Canneregio

Cambrai Savaşından (1508) kaçan binlerce Yahudi mülteci buraya yerleştirilmiş. Getto nüfusunun en kalabalık olduğu 17’nci yüzyılda; burada yaşayanların sayısı 5.000’i buluyormuş ve yer sıkıntısı nedeniyle, günümüzde dahi Venedik’in en yüksek binaları sayılan, 6 katlı apartmanlar inşa edilmiş.

Yahudilerden ağır vergiler alınır, pek çok mesleği yapmalarına izin verilmezmiş. Bekçilerin sıkı kontrolü altında sokağa çıkma yasağı uygulanır ve özel kıyafetler giymeleri zorunluymuş.

16’ncı yüzyılda: Getto, Yahudi olmayan Venediklilerin de katıldığı korolar, tiyatro gurupları ve edebiyat salonlarıyla altın çağını yaşamış.



Campo di Ghetto’daki pazar;

Venedik’in “rehinci pazarı” imiş ve oldukça hareketli bir yermiş. İflas etmiş veya ölmüş Venediklilere ait evlerdeki eşyaların satışa sunulduğu pazar, uluslar arası üne sahipti.

Günümüzde Getto, az sayıda Yahudi’ye ev sahipliği yapan, yoksul bir yerleşim yeridir. Museo Ebraico (Yahudi Müzesi) İtalya’daki Musevi alemine ait bir koleksiyona ev sahipliği yapar ve en eskisi 16’ncı yüzyıldan kalma tarihi sinegoglara rehberli turlar düzenlenir.

Aynı meydanda, müzenin karşısında bulunan bir dizi rölyef, II. Dünya Savaşında Naziler tarafından öldürülen 202 Venedikli Yahudi’nin anısına dikilmiştir.

Evet günümüzde burayı gezmeyi düşünürseniz, oldukça güzel tarihi yerleri görebilirsiniz. 

Venedik şehri genel özellikleri hakkındaki yazım.

Venedik şehri genel gezilecek yerler hakkındaki yazım.