Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo

 

Dünyaca ünlü seyahat rehberi “Lonely Planet” 2006 yılında yaptığı en güzel şehirler sıralamasında, Saraybosna şehrini 43 sırada göstermiştir.

2009 ve 2010 yılları arasındaki değerlendirme de ise, şehir görülmeye değer on şehirden birisi olarak seçilmiştir.

Saraybosna, Bosna Hersek devletinin başkenti ve en büyük şehridir. Saraybosna vadisi içinde, Miljacka ırmağının çevresinde kurulmuştur. Şehirde ayrı bölgelerde de olsa: Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar bir arada yaşarlar.

Şehrin çevresinde tepelerin etekleri vardır. Bu durum çok önemli, çünkü iç savaş sırasında, bu tepelere yerleşen Sırp ve Karadağlı vahşiler, şehri aylarca (3.5 yıl) kuşatma ve ateş altında tuttular, bu tepelere keskin nişancılar yerleştirdiler.

Şehirde kuzeyden karasal iklim ve güneyden Akdeniz iklimi etkisi görülür. Yıllık ortalama hava sıcaklığı 9.5 derece civarındadır. En soğuk ay Ocak ayıdır. En güneşli ay ise Ağustos ayıdır. Şehir: 1984 yılında Kış Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmıştır.

Şehir 2014 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçildi. 2019 yılında Avrupa Gençlik Olimpiyatları, bu şehirde yapılmıştır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo

Şehrin ismi ve anlamı

Osmanlılar burayı fetih etmeden önce ise, şehrin ismi “Vrhbosna” dır. Osmanlılar burayı ele geçirince şehrin ismi “Bosna-saray” olmuştur. Ayrıca: “Saray ovası” olarak da bilinirdi.

Bu yüzden, günümüzde pek çok dilde, bu ifadenin kısaltılmış hali olarak “Sarajevo” kullanılmaktadır. Yani, şehrin günümüzdeki ismi “Sarajevo” dur.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Ulaşım
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Ulaşım

 

Ulaşım

İstanbul-Saraybosna arasındaki hava yolu yolculuğu yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Saraybosna uluslar arası hava alanı: şehir merkezinin 1.6 km güneybatısındadır. Hava alanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım, rahattır. Otobüs durağı: hava alanı otoparkı dışında ana yol üzerindedir.

Tramvay ile şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Otobüs, her 30 dakikada bir var. Ulaşım için taksi tercih ederseniz, pişman olabilirsiniz, çünkü taksi ücretleri çok yüksektir.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Tarihi

Tarihi

Şehirdeki ilk yerleşimcilerin, çok eski tarihlere dayandığı bilinmesine rağmen, yazılı kayıtlara göre burası, 9’ncu yüzyılda, uzun bir direnişin ardından Romalılar tarafından ele geçirilmiştir. 805 yılından sonra, bölgede Sırp Raşka Krallığı ve 863 yılından sonra Hırvat Düklüğü egemen olur.

9’ncu yüzyılın sonlarında ise, I. Bulgar imparatorluğu hakim olur. 950 yılında, bu bölgeyi elinde bulunduran Sırp kralı Caslav’ın ölümünün ardından, burada bulunan Bosna derebeyleri, bağımsızlıklarını ilan ederler.

Şehir: 1462 yılında, İsa-bag Ishakoviç tarafından kurulur. Bu yüzden: bazen kurucusu İsa-beg İshakoviç tarafından verilen ismiyle (Seher) anılır. Daha sonra, şehir tarihinde en önemli olaylardan biri gerçekleşir.

Osmanlının bölgeye gelir. 1492 yılında, Sultan II. Mehmet, buraları ele geçirir. Miljacka nehri kıyısında, şehrin ilk kurulduğu alanda, büyük bayındırlık faaliyetlerine girişirler. Miljacka nehrinin sol kıyısında, bu bölgedeki ilk cami olan “Careva camisi” yapılır.

Zaman içinde, kültürlerin, ticaret yollarının ve gezginlerin bir uğrak yeri olan şehir, özellikle 16’ncı yüzyılda Avrupa’nın en zengin şehirlerinden biri olur. Aynı zamanda, Türklerin, Avrupa’da kurdukları en büyük şehir ortaya çıkar.

1878 yılında Avusturya-Macaristan imparatorluğu bölgede egemenliği ele geçirir. Bu dönemde şehir modern fabrikalar ve Batı tarzı birçok okul ve kültür kurumu kurulmasıyla zenginleşmiştir.

Aynı dönemde: Ulusal müze, Belediye Binası, Mahkeme, Ulusal Tiyatro Binası, Postane, Hastane ve diğer birçok yapı yapılmıştır.

Ancak, 1914 tarihinde bu şehirde yapılan bir suikast sonucu Avusturya-Macaristan imparatorluğunun veliahtı öldürülünce, I. Dünya savaşı başlar. Şehir, 1918 yılında Yugoslavya krallığına bağlanır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo öldürülen çocukların eldivenleri

Para birimi

Bosna Hersek ülkesinin para birimi: Mart (KM) 1 Euro: 1.95 KM dir. Şehirdeki çoğu mağaza, Euro kabul eder. Yine çoğu dükkan ve mağaza, kredi kartı kabul etmektedir.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Boşnak Böreği

Ne yenir-Ne içilir

Buraya yolunuz düşer ve mahalli lezzetlerden tatmak isterseniz “köfte” ve “börek” önerilir. Köfte: sarımsak karıştırılmış soğan, çeşitli baharatlar ve ince kıyılmış kıyma ile yapılıyor. Özellikle, dana eti kullanılıyor.

Uzunlukları 5 cm civarında olan köfteler, hemen yanında doğranmış kuru soğan, sos ve pide ile servis ediliyor. Pidenin üstüne de köftenin yağını döküyorlar.

Yanında da yoğurt veya ayran servis ediliyor. Köfte yanında, şehirde tatmanızı önereceğim diğer lezzet “börek” tir. Boşnak böreği sipariş ederken: kıymalı isterseniz “burek”, peynirli isterseniz “sirnica”, ıspanaklı isterseniz “zelvenica” şeklinde söylemelisiniz.

Özellikle sıcak yemenizi öneririm. Yani, sipariş verirken taze pişmiş olup olmadığını sorun.

Yemek mekanı derseniz: özellikle “Tarık Hodzic” isimli ve bir zamanlar ülkemizde de futbol oynamış bir şahsın restoranı tercih edilebilir. Çünkü, gayet sıcak karşılama ve ilgi vardır. Şehirde bira tatmak isteyenler için öneri “Sarajevski Pivot” olabilir.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Şehrin Gezilmesi

ŞEHRİN GEZİLMESİ

Saraybosna şehrini gezmeniz için, şehirle ilgili bazı kişi ve olaylar hakkında bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Bunları bilirseniz, şehri daha iyi tanır, daha iyi anlarsınız.

İsa-beg Ishakoviç

İsa-beg İshakoviç, bir Osmanlı uç beyi olarak Üsküp Sancağında bulundu. Bu dönemde, günümüzdeki Üsküp ve Novi Pazar dahil olmak üzere, bazı şehirleri kurdurdu. 1464 ile 1470 yılları arasında Bosna Sancakbeyi olarak görev yaptı.

Saraybosna kentinin kuruluş belgesi olarak kabul edilen “Vakufnan”da yazılanlara göre: 1457 yılında, Sultan II. Mehmet’in emriyle, bugün Cameva olarak bilinen bir cami yaptırdı. Ardından camiden çok uzak olmayan bir saray inşa ettirdi ve şehre “Valinin kalesi” anlamında “Saray” ismini verdi. (Bu sarayın Osmanlı döneminde tahrip edildiği ve burada bir askeri kamp ve kışla yapıldığı tahmin ediliyor.)

Daha sonra ise, kapalı Pazar, hamam ve bir han yaptırdı. Yaptırdığı han kapısına “Burası iyi insanların mekanıdır” yazdırdı ve hana gelen Müslüman ve gayri Müslimlere, sıcak yemek ve 3 gün konaklama imkanı sağladı. Ölümünden sonra nereye defnedildiği bilinmiyor. Ancak tahminlere göre: Careva camisi (Sultan camisi) bahçesinde bulunan ve mezar taşında yazı bulunmayan mezarlardan birine defnedildiği düşünülüyor.

Dinsel yapı

Şehrin en önemli özelliği dinsel yapısıdır. Burada: Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar bir arada yaşıyorlar. Zaten: burayı turla ziyaret ederseniz, yerel rehberler de, size şehri ve özellikle iç savaşı anlatırken: Her ne kadar 3.5 yıllık kuşatma sırasında çok sıkıntı çekseler de, kendilerine aynı dönemde yardımcı olan birçok Sırp ve Hırvat arkadaşlarının olduğunu ve asla bunlara karşı kin beslemediklerini söylüyorlar.

Evet: şehir, yüzyıllardır var olan İslam, Ortodoks, Katolik ve Yahudi üyeleriyle tanınır. Bunların dini mabetleri, cami, kilise ve sinagog birbirlerine sadece yürüme mesafesindedir. Şehir: çok uzun ve zengin tarihi, dini ve kültürel çeşitliliği nedeniyle, Avrupa ve Balkanların Kudus’ü olarak tanınır. Bu şehirde: “Bosnalıyım” demek “Müslüman’ım” ve “Hersekliyim” demek ise “Hıristiyan’ım” anlamındadır.

Tarihi değiştiren suikast

1914 yılında, bölge Avusturya-Macaristan imparatorluğunun işgali altındadır. Ancak, Sırplar bu durumu yani işgali kabullenmezler.

28 Haziran 1914 tarihinde Bosna Gençlik Derneği üyesi Sırp Lise öğrencisi Gavrilo Princip, şehri ziyaret eden Avusturya veliaht Prensi Friar Ferdinand ve karısı Sopnie Hotek’i: Latin köprüsü denen yerde suikast sonucu öldürür.

Avusturya, bu cinayetten Sırbistan ülkesini sorumlu tutar ve ülkeler, birbirine karşı savaş ilan ederler ve böylece I. Dünya savaşı başlar. Sonraki yıllarda, suikastçı Princip’in bir özgürlük savaşçısı mı yoksa bir terörist mi olduğu hala tartışılmaktadır.

Gazi Hüsrev Bey

Saraybosna şehri tarihinde çok özel bir yeri vardır. Kendisi: tanınmış bir Osmanlı ailesinin çocuğu olarak, 1480 yılında Yunanistan Serez’de doğmuştur. Babası Ferhat Bey, yüksek mahkeme görevlisi bir Bosnalıydı.

Annesi, Osmanlı Prensesi Selçuk ise Sultan 2’nci Beyazıt’ın kızıydı.1521 yılında, Belgrad şehrinin fethi sırasında, Hüsrev Bey, muazzam askeri manevralarla ve savaşta gösterdiği olağanüstü cesaretle “Gazi” unvanı aldı.

Aynı yıl, Kanuni Sultan Süleyman, kendisine Sancak Beyi unvanını verdi ve 1541 yılında, ölümüne kadar kaldığı Bosna’nın hükümdarı olarak atandı. Kendisi Saraybosna şehrine geldiğinde, yaptığı faaliyetlerle şehir kısa zamanda 50 bin kişinin yaşadığı bir yer haline geldi ve Osmanlı imparatorluğunun Avrupa kısmındaki en büyük şehir oldu.

Bu sürede: Fatih Camisini yeniden yaptırdı. Ayrıca: Gazi Hüsrev Bey camisi, kütüphane, medrese, saat kulesi, hastane ve daha birçok ünlü binayı yaptırdı. 1541 yılında, Karadağ’da öldü ve naşı, Saraybosna şehrine getirilerek yaptırdığı caminin bahçesindeki türbeye gömüldü.

İç savaş dönemi

1990 yılında, ilk genel seçimler yapılır, Cumhurbaşkanı Alija Izetbegoviç, Bosna Hersek’in bağımsızlığı için sivil referandum yapar ve ardından Bosna Hersek Cumhuriyeti kurulur. Ancak, ardından etnik guruplar arasında çatışmalar çıkar. Saraybosna şehri, 3.5 yıl fiziksel abluka altına alınır. Şehir bu dönemde büyük maddi yıkım ve çok sayıda insan kaybı ile birlikte ezilir.

Sırp Cumhuriyeti ordusu ve Sırp militanların keskin nişancıları ve topçu ateşi: 1601 çocuk dahil olmak üzere 10.615 kişiyi öldürürler. Ayrıca 50 bin kişi yaralanır. Belediye binası yıkılır, şehirdeki birçok kültürel, tarihi konut ve dini yapı hasar görür.

Bu öldürülen binlerce kişi nedeniyle, şehrin futbol stadyumu mezarlığı dönüştürüldü. Günümüzde, şehir merkezinin sadece birkaç blok ötesinde bazı binalar hala kurşun delikleriyle işaretlenmiş olarak durmaktadır. Bunları gezerken bizzat göreceksiniz.

ŞEHİRDE GEZİLECEK YERLER

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Stari Grad-Eski şehir

STARİ GRAD-ESKİ ŞEHİR

Saraybosna şehrinin en eski ve tarihsel olarak önemli parçasıdır. Şehrin kalbindeki bu bölümde, 15’nci yüzyılda, Osmanlı döneminde İsa-beg Isakoviç tarafından kurulan eski şehir pazarı olan Bascarsıja (ben yazıda Baş çarşı olarak belirteceğim) bulunmaktadır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bascarsija-Baş Çarşı

BASCARSİJA-BAŞ ÇARŞI

Ortaçağ döneminde, günümüzdeki Baş çarşının bulunduğu bu bölümde “Stara Varos” denen bir yerleşim yeri bulunduğu, daha küçük bir ticaret alanı olduğu biliniyor.

1460 yılında, İsa-beg Ishakoviç, Miljacka nehrinin sağ kıyısında bulunan bu küçük ticaret merkezini, bir çarşı haline getirdi. Han ve dükkanlar yaptırdı. “Bascarsija” kelimesi Türkçeden türetilmiştir. Türkçe “baş” kelimesi “kafa” anlamına gelir. Bununla birlikte, bazı durumlarda çarşı veya market anlamına da gelir.

Takip eden dönemde yani Gazi Hüsrev Bey zamanında ise (1521-1541) yine burada: Bey camii, medrese, kütüphane, tekke ve hamam yaptırıldı. Böylece Baş çarşı denen yerde, 200’den fazla dükkan ve halka açık bir de mutfağı olan Taşlıhan ortaya çıktı.

17’nci yüzyıla gelindiğinde, çarşıda çeşitli loncaların bulunduğu 46 ayrı çarşı oluştu. Altın zamanında, Baş çarşı, sadece Saraybosna şehrinin değil, Balkanların en büyük ticaret merkezi haline geldi ve dükkan ve mağaza sayısının 12 bin civarını bulduğu bilinmektedir.

Ancak

Avusturya-Macaristan imparatorluğu işgali sırasında, Baş çarşının altın çağı birden bitti. Savoylu Habsburg Prensi, bütün şehri yakıp yıktı. İşgalin ardından, Baş çarşı yeniden inşa edildi, ancak 1857 yılında bu kez yangın çıktı ve çarşı yine büyük ölçüde hasar gördü.

Sonuç olarak: Osmanlı etkisinin azalmaya başlaması ve Avusturya-Macaristan imparatorluğu otoritesinin dayatması sonucu, ucuz sanayi mallarının gelişmesiyle Baş çarşı esnafı zor zamanlar geçirmeye başladılar. Özellikle, II. Dünya savaşından sonra, en zor dönemler yaşandı. Neyse ki, 1984 yılındaki Kış Olimpiyatları için yapılan tadilatlar sonucu, Baş çarşı ya yeniden bir hava geldi.

Günümüzde, burası şehrin tarihi ve kültürel merkezidir. Şehrin en önemli turistik mekanıdır. Baş çarşı, Mijacka nehri boyunca birkaç sokaktan geçiyor ve güvercinlerle dolu bir meydanda, ahşap sebil çeşmesinin önünde bitiyor.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosnanın gülleri

Bosnanın gülleri

Evet: buradaki açık Pazar, Şubat 1994 tarihinde, Karadağ topçusu ateşiyle vuruluyor ve 68 kişi ölüyor. Karadağlılar yanlışlıkla vurduk diyorlar. Ancak, elbette açık pazarın vurulmasında yanlışlık mümkün değil, vahşetin boyutlarının bilinmesi açısından bu önemli.

Hatta: şehirde gezerken bazı yerlerde Bosna’nın gülleri denen, yerde işaretler, kırmızı boyalı işaretler göreceksiniz. Bu işaretler, bombalama sırasında, bombaların düştüğü yerlerden birkaç tanesinin gösterilmesi için yapılmış işaretlerdir. Boşnaklar: bu 68 kişinin bombalanarak öldüğü yere isimlerini yazmışlar ve inadına Pazar yeri olarak kullanmayı sürdürmüşler.

Sebil

Sebil Mehmet Kukavica Paşa tarafından 1754 yılında yapılmıştır. Ancak orijinal yapı, yaklaşık bir yüzyıl sonra, yangında tahrip olmuş ve 1913 yılında şu anda görülen sebil dikilmiştir. Mimari Alexander Wittek.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Taşlıhan

Taşlıhan

Saraybosna şehrinde, hem gezginlere hem de atlara hizmet eden üç kervansaraydan biridir. Taşlıhan; bölgede türünün en büyüğü olarak göze çarpar. Dubrovnikli usta işçiler tarafından yapılmıştır. Kurşunla işlenmiş bazı bölümleri, dikkat çeker. Taşlıhan birkaç kere yanmış ve son olarak 1879 yılındaki yangında yanarak tamamen yok olmuştur.

1912 yılında, Bezistan tarafında yeni inşa çalışmaları sırasında hanın kalıntıları tamamen kaldırılmış, sadece duvar bölümleri kalmıştır. Daha sonra, yine burada yapılan Avrupa Otelin yenilenme ve genişletme çalışmaları sırasında, otelin yaz bahçesi altında yapılan arkeolojik çalışmalarda, Taşlıhan’ın temellerinin bulunduğu bölümler ortaya çıkarılmıştır.

Bosna Hersek Ulusal Anıtların Korunması Komitesi, 2004 yılında bu arkeolojik alanı ve Taşlıhan kalıntılarını koruma altına almıştır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Gazi Hüsrev Bey Camisi-Begova Camisi
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Gazi Hüsrev Bey Camisi-Begova Camisi
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Gazi Hüsrev Bey Camisi-Begova Camisi

Gazi Hüsrev Bey Camisi-Begova Camisi

1530 yılında yapıldı. Yapıldığı yıllarda, Saraybosna şehrinin gelişimi için büyük önem taşımıştır. Osmanlı imparatorluğunun baş mimari olan İstanbullu mimarlardan Pers olan Tebrizli Tibris Ajem Ali tarafından tasarlandı.

Dubrovnikli ustalar tarafından yapıldı. 108 metre uzunluğundaki cadde boyunca uzanır. Caminin boyutları: merkez kubbesi 26 metredir.

Minare yüksekliği 47 metredir. Kubbe, daha küçük kubbe ve yarı kubbeler ile tamamlanır. Caminin içi, sıra dışı sanatsal güzelliklerle doludur. Günümüzde görülen kubbenin şekli, 1893 yılı yapımıdır.

Bahçede 1530 yılından bu yana bir kuyu bulunuyor. Ayrıca, yine caminin bahçesinde iki türbe vardır. Bu türbelerde: Gazi Hüsrev Bey, eşi ve daha sonra bir arkadaşı Dalmaçyalı Murad-beg Tardiç gömülüdür. Caminin diğer bazı özellikleri daha var.

1898 yılında, dünyada elektrikle aydınlatılan ilk camidir. Yine bu camide ilk kez uygulanan bir sistem var. Caminin 40 adım yakınına “Umumi tuvalet” yapılmış. Günümüzde de bu tuvalet faaldir. Yine bu camide bir özellik: camide sebilin hemen yanında üstünde boşluk bulunan bir kaya parçası var.

Bu kaya parçasının boşluğuna: hayvanlar için, kuşlar için su konuyormuş ve bu iş için vakıftan maaş alan bir kişi görevlendirilmiştir. Caminin avlusunda: namaz saatlerinin kesin olarak belirlenmesi için yapılan ölçümleri ayarlayan muvekithane vardır.

Saat kulesindeki saat, ay saatine ayarlandığından, günler uzadığında saatin ayarlanması gerekmekteydi. Cami: iç savaş sırasında tahrip edilmiş ve savaş sonrasında, Suudi Arabistan fonlarıyla restorasyona tabi tutulmuştur.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Saat Kulesi

Saat kulesi

Camiye yakındır. 17’nci yüzyılda Avusturya-Macaristan işgalinden sonra yapılmıştır. Kuleyi yaptıran Gazi Hüvrev-beg’dir. Bosna Hersek ülkesindeki en büyük saat kulelerinden birisidir. Kulenin üstündeki saati, haftada bir ayarlamak için tırmanılan 76 basamaklı ahşap merdiven vardır.

Kule, 1697 yılındaki yangından sonra 1762 yılında restore edilmiştir. Saatin en büyük özelliği, “ay saatini” göstermek üzere ayarlanmıştır. Avrupa’da ay saatine göre ayarlanan tek saattir.

Bu saate göre: Saraybosna’da yeni gün: saat 12.00’de gün batımında başlıyor.  Ancak günlerin uzunluğu yıl boyunca değiştiği için: saatin doğruluğunu sürdürmesi için, bir muvakit görevliydi. Bey Camisinin avlusunda: dikkatli teknikler ve hassas enstrümanlar yardımıyla tam zamanın hesaplanacağı bir muvakithane yani bir tür rasathane bulunmaktaydı.

Saat: 1875 yılında Londra’dan Saraybosnalı tüccarlar Hasimaga Glodo ve Mehaga Kapetanoviç tarafından getirilmiştir. Ünlü bir saatçi ve Saraybosna’dan eski muvekit, Abdullah Kasumagiç, saat yüzlerinin dördünde, el ve numaraları yaldızla süsledi. Eski saat: Vratnik Camisine götürülmüştür. Kulede bulunan ay saati: 1967 yılında onarılmıştır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Gazi Hüsrev Bey Medresesi-Kurşunlu Medresesi

Gazi Hüsrev Bey Medresi-Kurşunlu Medresesi

Caminin yakınlarındadır. Medreseler, 15’nci yüzyılın başından itibaren, Bosna Hersek’te Müslüman nüfus için orta ve yüksekokul olarak yapılmıştır. Gazi Hüsrev Bey Medresesi, 1537 yılında kurulmuştur. Kurşun kubbeleri nedeniyle Kurşunlu Medresesi olarak da bilinir.

Hatta: Gazi Hüsrev Beg’in annesi Selçuklunun ismine atfen “Selçukluya” medresesi olarak da anıldı. Burası zaman içinde, binlerce Boşnak imam, müftü, hafız ve aynı zamanda filozof, sanatçılar ve akademisyenler yetiştirdi. Günümüzde, burası ortaokul olarak görev yapıyor.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Kütüphane
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Kütüphane
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Kütüphane

 

Kütüphane

1537 yılında Gazi Hüsrev Bey tarafından kurulmuştur. Vasiyetine göre: burası İslami bilimler, İslami kültür mirası ve diğer benzer bilimsel disiplinler için özel bir kültür ve araştırma kurumudur. 1863 yılında, Bey camiinde özel bir alana geçene kadar, Kurşunlu Medresesinin bir parçasıydı. Kütüphane koleksiyonu büyümeye devam ettikçe, daha sonra 1935 yılında Fatih camiinin yanındaki binaya taşındı. Burası da iç savaş başlayıncaya yani 1992 yılına kadar kullanıldı.

2013 yılında Baş çarşının merkezinde, özel olarak tasarlanmış bir yere taşındı. Günümüzde, hemen Mijecka nehrinin yanında, büyükçe bir binadadır. Giriş kapısının hemen yanında, büyük burgulu sütunlar dikkat çeker. Daha sonra ise, Selçuklu motifleriyle bezenmiş kapı bölümü görülür.

Binanın cephesindeki mermer levhada şunlar yazılıdır “25-26 Ağustos 1992 gecesi, Sırp milisler tarafından, bu kütüphane olarak kullanılan binada bulunan, yaklaşık 2 milyon kitap yakılmıştır” Evet yazının son bölümü “Unutma, kazan” diye bitiyor. Sırp milisler, burada çıkarılan yangın sonucunda yanmayan kitapları, kesici aletlerle parçalamaya çalışmışlar.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Eski Yahudi Tapınağı-Sinagog

Eski Yahudi Tapınağı-Sinagog

Saraybosna şehrindeki Yahudiler için en eski ibadet yeridir. Saraybosna Baş çarşıda, küçük bir Yahudi mahallesi olan Velika Avlija olarak da bilinen kasaba, 16’ncı yüzyıl sonlarında inşa edilmiştir. Burası: 1697 ve 1788 yılındaki yangınlarda büyük hasar görür. 1788 yılındaki yangında Sinagog’un çatısı çöker. Yapının bugünkü görüntüsü, 1813 yılından kalmadır.

1941 yılında Nazi işgali başladıktan sonra, Sinagog yağmalandı ve yıkıldı. Saraybosna’daki Yahudiler toplama kampına gönderilmeden önce burada gözaltına tutuldular. II. Dünya savaşından sonra tapınak depo olarak kullanıldı.

Savaştan sonra 1957 yılında yapı büyük çaplı yeniden inşa edildi ve 1966 yılında Bosna Hersek ülkesinin Yahudi Müzesi ve Saraybosna Müzesinin eki olarak ziyarete açıldı. Eski Yahudi Tapınağı 2003 yılında ulusal anıt yapıldı.

Brusa Bezistan

Burası bir müzedir. 1551 yılında Baş çarşının merkezinde, Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde, müze olarak kullanılır ve müzenin kalıcı sergilerine ev sahipliği yapar. Müzede sergilenenler, üç kronolojik döneme ayrılır. Tarih öncesi, antik dönem ve ortaçağlar.

Bezistan galerisi, Osmanlı döneminden Osmanlı askerlerinin kullandığı değerli silah parçaları ve Saraybosna’daki Avusturya-Macaristan yönetimi dönemi unsurlarını içeriyor. En çok dikkat çeken ise: Osmanlı Saraybosna ticaret merkezi olan Eski Çarşı’nın modelidir. Avusturya-Macaristan işgalinden önce, şehri olduğu gibi gösteren model ise, 1950’lerde usta Karisik tarafından oluşturulmuştur.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Eski Ortodoks Kilisesi

Eski Ortodoks Kilisesi

Şehrin en eski ibadethanelerinden biridir. 16’ncı yüzyılın ortalarında inşa edildiği sanılıyor. Ancak daha önce de burada bir kilise bulunduğu biliniyor. Kilise, tarih boyunca birçok kez yakıldı, ancak her zaman yeniden inşa edildi. Son restorasyonu 1726 yılında yapıldı.

Kilise, 1889 yılında kurulan kendi müzesini barındırıyor. Koleksiyonundaki simgeler göz önüne alındığında, dünyanın en önemli Ortodoks müzelerinden birisi olarak kabul ediliyor. Müze, ünlü kodeks, 1307 Saraybosna tebliği ve eski sikkeler, giyim, silahlar ve nadir el yazmalarını içeriyor.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Vijecnica-Belediye Binası

Vijecnica-Belediye Binası

Avusturya-Macaristan işgal döneminde, Saraybosna şehrinde inşa edilen en abartılı binadır. Dünya medeniyetlerinin buluşması olarak sembolize edilmektedir.

Proje, doğu ve batının kusursuz mimari birliği olan sözde Mağribi tasarımını öneren Alexander Wittik tarafından yapılmıştır. 1896 yılında açılan bina, o günden bu yana şehrin sembolü olarak kullanılmaktadır.

Şehrin birçok fotoğrafında bu bine görülür. II. Dünya savaşından sonra, bine, Bosna Hersek Ulusal ve Üniversite kütüphanesi olarak kullanılmıştır. Son iç savaş döneminde ise, 25-26 Ağustos 1992 gecesi, bina ateşe verilmiştir.

Kütüphane koleksiyonunun yaklaşık yüzde 90’lık bölümü yanmış ve bina, Saraybosna kuşatması trajedisinin sembolü olmuştur. Binanın yeniden inşaatı, 1996-2014 yılları arasında tamamlanmıştır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo

ŞEHRİN DİĞER YERLERİNDE GEZİLECEK ESERLER

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Careva Camisi

Careva Camisi

Bosna Hersek ülkesinin en eski camisi olan bu cami, Miljacka nehrinin güney tarafında, Vali İsa-beg Ishakoviç tarafından 1457 yılında yaptırılmıştır. Nispeten küçük ve çevrede yaşayanlar için yemek yapılarak dağıtılan ahşap cami, 550 yıllık süreçte birkaç kez yeniden inşa edilmiş ve genişletilmiştir. Cami açıldıktan 5 yıl sonra, 1462 yılında, nehrin karşı tarafından ticaret merkezi Bascarsija açılır.

Caminin ismi “Fatih Sultan Mehmet camisi” olarak da biliniyor. Çünkü, İsa-beg: Bizanslılardan İstanbul’u alan Fatih Sultan Mehmet’in ismini camiye vermiştir. 1480 yılında cami, çıkan bir yangın sonucu yanar. Aynı yerde, yeniden inşa edilir. Günümüzde görülen cami ise, 1566 yılında yapılmıştır.

Finansmanı ise, Kanuni Sultan Süleyman tarafından sağlanmıştır. O dönemde, imparatorluğu baş mimarı Sinan idi, caminin Mimar Sinan’ın öğrencisi veya bir arkadaşı tarafından yapıldığı düşünülüyor. Takip eden dönemde, cami yine hasar görür ve sürekli olarak restore edilir. Özellikle II. Dünya savaşı ve iç savaş yıllarında ağır hasarlar söz konusu olur.

Gelelim caminin mimari özelliklerine: cami üçgen sundurmalı, merkez cami modelindedir. Mümkün olduğunca fazla kişinin ibadet edebilmesi için, 1847 yılında, her üç tarafında değişiklik yapılmış ve ayrı bölümler merkeze birleştirilmiştir. Merkezi kubbe, Osmanlı mimarisinin klasik dönemine ait tipik bir eserdir. Minare: Bosna Hersek ülkesindeki en güzel eski eserlerden biri olarak kabul edilir.

Caminin arkasındaki mezarlıkta, 15 ve 19’ncu yüzyıllardan kalma mezarların taşları ilgi çekmektedir. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, şehrin ve bu caminin ilk kurucusu İsa-beg Ishakoviç’in mezarının da net olmasa da burada bulunduğu tahmin ediliyor. Caminin son restorasyonu Tika tarafından 2013 yılında tamamlanır. Günümüzde, burada aynı anda 500 kişi ibadet edebilmektedir.

Mevlevihane

Evliya Çelebi’nin 1659 yılında Saraybosna ziyareti sırasında şehirde 47 tane tekke olduğunu yazar. Mevlevihane’nin 1462 yılında ilk olarak burada kurulduğu biliniyor.

Bu Mevlevihane’den söz ederken: Seyahatnamesinde “Malaçka nehri kenarında, cennet bağı gibi bir yerde olup semahane ve meydanlı bir Celaleddin-i Rumi Tekkesi” ifadesiyle övgüyle bahsettiği İsa Bey Tekkesi, 1954 yılında, Tito Yugoslavyasının kültür politikalarının bir sonucu olarak yıkılan birçok Osmanlı dönemine ait eserle aynı kaderi paylaşmıştır.

Saraybosna Mevlevihane’si, Selçuklu Belediyesinin finansmanında, aslına büyük ölçüde uygun olarak hazırlanan projeler dahilinde Tika tarafından yeniden inşa edilmiştir. Günümüzde “Balkanlar Mevlana Araştırmaları Merkezi” olarak kullanılmaktadır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Saraybosna Katedrali

Saraybosna Katedrali

1884 tarihinde yapılmış ve 1889 tarihinde kutsanmıştır. Yapı: Romaneks ve Gotik unsurların bir araya getirilmesiyle düzenlenmiştir. Yapıldığı yer, Avusturya-Macaristan imparatorluğu döneminde kullanılan Pazar yeridir. Ön taraftaki kare ve içinde çan bulunan kulelerin yüksekliği 43 metredir.

Batı kulesindeki çanın ağırlığı 2.5 tondur. Doğu kulesinde ise 5 küçük çan vardır. Ana girişin üstündeki kemer ve dekoratif cam vitrayla zenginleştirilen rozetin altında, İsa’nın kalbi heykeli bulunur. Ana giriş kapısı üstünde ise kutsal üçlü kabartması vardır. Katedralin hemen önündeki meydanda, 1997 yılında şehri ziyaret eden Papa II. John Paul heykeli vardır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Latin Köprüsü
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Latin Köprüsü

 

Latin Köprüsü-1’nci Dünya Savaşının başlatıldığı yer

Eski şehri, Skenderija mahallesine bağlamak için, sığ Miljacka nehri üstünde bir köprü var. Bu köprünün ismi “Latin köprüsü” dür. Şehrin en eski köprüsüdür. 1914 yılında, bu köprünün bir ucunda, Hapsburg tahtının varisi: 18 yaşındaki bir Sırp tarafından öldürülmüştür.

Böylece birinci dünya savaşı başladı ve iki büyük imparatorluğun yani Avusturya-Macaristan ve Osmanlı imparatorluğu yok oldu. Köprünün kuzey ucunda mütevazi bir müze vardır. Gavrip Princip’in, diğer katil suikastçılar tarafından öldürülmesinden sonra, Archuduke Frans Ferdinand’ın motosikletini görmeye nasıl başladığı anlatılıyor.

Müze, yıllar boyunca hem milliyetçi ve hem de sosyalist bir kahraman olarak görülen Princip’in, gelişen algısıyla değişti.

Morica Han-İbrahim-aga Hanı

1551 yılında Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. 1697 yılında çıkan bir yangından sonra, günümüzde görüldüğü şekliyle yeniden yapılmıştır. Gazi Hüsrev Beg Vakfından finanse edilen binalardan biridir. Saraybosna’da hayatta kalarak günümüze ulaşan tek handır. Faaliyette bulunduğu dönemde: 300 yolcu ve 70 at ağırlayabiliyordu.

Evliya Çelebi, 1659 yılında Saraybosna şehrine yaptığı ziyarette burayı tanımlamış ve isminin “İbrahim aga” olduğunu yazmıştır. Ancak, bazı kaynaklar bu hanın isminin: 1747-1757 yılları arasında Osmanlı imparatorluğuna karşı isyanlara katılan Moric kardeşlerden geldiğini söylerler.

Hanın tarihi geçmişindeki en önemli olay: 1878 tarihinde Saraybosnalılar, bu handa bir araya geldiler ve Avusturya-Macaristan imparatorluğunun, Bosna Hersek ülkesini işgalini protesto ettiler.

Han, tamamen yıkıldığı 1957 yılından önce çok sayıda yangın geçirdi. 1971-1974 yılları arasında ise yeniden inşa edildi. Birinci katta 43 oda ve günümüzde, Ömer Hayyamın şiirleriyle dekore edilmiş bir İran halı dükkanı vardır. Üst katta ise, genellikle hukukçuların büroları bulunuyor.

Ayrıca, ikinci katta “Mladi Müslümanlar” örgütünün bürosu bulunuyor. Bu örgüt: II. Dünya savaşının başlamasına yakın bir dönemde Aliya İzzetbegoviç ve arkadaşları tarafından, Osmanlının bölgeden çekilmesinden sonra, sahipsiz kalan bölge Müslümanlarının haklarını korumak için kurulmuştur.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Ferhat Paşa Camii-Banja Luka

Ferhat Paşa Camii-Banja Luka

Cami 1579 yılında tamamlanmıştır. Efsaneye göre: camiyi yaptıran Ferhat Paşa: minarenin içindeki ustaları, ondan daha güzel bir şey inşa etmelerini önlemek için, kilitlemeye karar vermiştir. Mimari olarak dış cephesi 18 metre ve minare 43 metre yüksekliktedir. Merkezi kubbe ile tipik bir klasik Osmanlı tasarımıdır.

Şehirdeki diğer camilere kıyasla daha küçüktür. Dışarıda bir avlu, çeşme ve mezarlık bulunur. Ancak bu güzel Osmanlı eseri de, diğerleri gibi 1993 yılında Ortodoks Sırplar tarafından yıkılmıştır. Cami, yeniden inşa edilmiş ve 2016 yılında tamamlanarak hizmete girmiştir.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosna Tarih Müzesi
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosna Tarih Müzesi

 

Bosna Tarih Müzesi

Merkez tren istasyonunun 100 metre yakınındadır. Giriş ücretlidir. (4 KM) Müzede: kuşatma sırasındaki görüntüler ve sakatlanan Bosnalıların görüntüleri ekrandan gösteriliyor. Ayrıca, çocuklar tarafından çizilmiş savaş resimleri de sergileniyor.

Üst kat sergilerinde: şehirde yaşanan Sırp vahşeti, yakılan kamu binaları, Sırp tetikçilerin öldürdükleri sivillerin resimleri görülüyor. Burada özellikle görmenizi istediğim resim: o dönemin başbakanları Tansu Çiller ve Benazir Butto’nun, çelik yelek giyerek buraya yaptıkları ziyaretin görüntüleridir.

Bosna Hersek Ulusal Müzesi

Müze binası, ilk olarak 1850 yılında tasarlanmış ve 1888 yılında yapılmıştır. 1913 yılında ise genişletilmiş ve günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur. Binanın cephesi: İtalyan Rönesans stilindedir. İç kısımdaki pavyon bölümleri ise: Çek mimar Karel Parik tarafından düzenlenmiştir. Bu pavyonlar: arkeolojik, doğa tarihi ve kütüphane bölümleri olarak ayrılmıştır.

İç savaş sırasında müze büyük hasar görmüş ve uzun süre kapalı kalmıştır. Günümüzde ise, ziyarete açıktır. Müzede: Sefarad Yahudilerine ait el yazmaları ilgi çeker. Bu el yazmalarına: Haggadah denir.

Bu resimli el yazması metinler, 1350 yılında Barselona’da hazırlanmıştır. Metinler: dana derisi üzerine, ışıklı bakır ve altın ile yazılmış ve resmedilmiştir. Metinler içinde, 34 sayfalık, İncil’den sahneler bulunan ilgi çeker.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Aliya İzzetbegoviç Mezarı ve Müzesi

Aliya İzzetbegoviç Mezarı ve Müzesi

Bizim için Atatürk ne ise, Bosnalılar için de Aliya İzzetbegoviç aynıdır. Mezarlık içinde: küçük bir anıtmezar görülüyor. Son yıllarda, bu anıtmezarda, askerler nöbet tutmaya başladılar. Çünkü, Hırvatlar, İzzetbegoviç’in mezarına bile tahammül edemiyorlarmış. Bir ara, mezarı bile bombalamışlar.

Yani, Aliya İzzetbegoviç, Bosnalılar için çok çalışmış bir Cumhurbaşkanı olarak hatırlanıyor. Müze: Kovaçi şehitliğine sırtını vermiş, birbirine sur ile bağlanan, 16’ncı yüzyıl Osmanlı eseri iki kuleden oluşuyor.

Birinci kulede: Aliya İzzetbegoviç’in özel hayatı, kitapları, mektupları, fotoğrafları ve yaşam boyunca aldığı ödüller sergileniyor. İkinci kulede ise: savaş sırasında Boşnaklar üzerinde yapılan etnik temizlikle ilgili belgeler, savaş fotoğrafları sergileniyor. Ayrıca, direnişçilerin kullandıkları el yapımı silahlar ve Aliya İzzetbegoviç’in beresi görülüyor.

ŞEHİR ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosna Tünel Müzesi-Kurtarma Tüneli
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosna Tünel Müzesi-Kurtarma Tüneli
Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Bosna Tünel Müzesi-Kurtarma Tüneli

 

Bosna Tünel Müzesi-Kurtarma Tüneli

Saraybosna kuşatması sırasında, 1992-1995 yılları arasında, Saraybosnalılar tarafından yapılmıştır. Şehir merkezine 17 km uzaklıktadır. Gitmek isterseniz, bir taksiye binmelisiniz.

Ayrıca şehir merkezinden Turizm ofisi tarafından kişi başı 12 Euro’ya tünel gezisi düzenleniyor. Yalnız tünelin sadece 5 metrelik bölümü gezdiriliyor, geri kalan bölüm çökme tehlikesi nedeniyle gezdirilmiyor. Evet, tünelin yapımı için 8 saatlik vardiyalar halinde çalışan Bosnalı gönüllülerin çalışmaları sonucu 4 ayda tamamlanmıştır.

Yükseklik ve genişlik 1 ile 1.5 metre kadardır. Çıkış yerleri, Sırp güçleri tarafından bulunmaması için “L” şeklinde kazılmıştır. Yaklaşık 800 metrelik tünel, Saraybosna hava alanının altında uzanmaktadır. Başlangıç noktası: Müslüman bir ailenin arka bahçesidir. Saraybosna hava alanını kontrol altında tutan Birleşmiş Milletler güçleri ve şehrin mahalleleri arasında bağlantıyı sağlıyormuş.

Sırp güçlerin şehri kuşattığı 3.5 yıl boyunca, şehir için bir yaşam hattı sağlamıştır. Tünel yüzünden pek çok insan kurtarıldı. Kuşatma şehri ve dünya ile tek bağlantı anlamına geliyordu. Savaş yani kuşatma yıllarında, buradan şehre 20 milyon ton gıda girmiş ve 1 milyon insan, bunlarla sağ kalmayı başarmıştır.

Bosna Hersek Saraybosna Sarajevo Kış Olimpiyatları Pisti

Kış Olimpiyatları pisti

Olimpiyat oyunlarının Saraybosna şehrine verildiği yıllarda, Saraybosna şehrinin dahil olduğu Yugoslavya komünist olmasına rağmen, Sovyetler Birliğiyle uyumlu olmaması nedeniyle, olay Soğuk Savaşın başarısı olarak yorumlandı.

1990 yıllarındaki iç savaş: şehrin güneyindeki Trebevic dağındaki bobsled ve luge pisti de dahil olmak üzere, birçok spor mekanına zarar verdi.

Sonrasında yapılan birçok yenilemeye rağmen, buralar temelde terk edilmişlik algısından kurtulamadı. Günümüzde: şehir merkezinden yapılacak 10 dakikalık taksi yolculuğuyla, Trailhead denen tuhaf olimpiyat harabesini görebilirsiniz.

Günümüzde: burada kalın çam ormanlarından geçerek iyi işaretlenmemiş parkurlarda yürüyüş yapan ve yol boyunca çeşitli pistlere tırmanan kişiler mevcuttur.

Ayrıca: yeni açılan Aspen kayak merkezinin yakınlarındaki Pino Nature Hotel, dağın muhteşem manzarasına sahip bir spa ve terasa sahiptir. Ancak kuru bir mekandır.

Avusturya Viyana Gezi planı

Avusturya Viyana Gezi planı

Avusturya ülkesi 8 milyonun biraz üstünde nüfusa sahiptir. Ülke federal bir cumhuriyettir ve 9 federal bölgeden oluşur. Viyana hem başkent, hem de federal bölge özelliği taşır.

Viyana şehri ortalama 1,7 milyon nüfusa rağmen, yüzölçümü açısından: Ankara’dan daha küçük ve nispeten toplu. Eyalet olarak Viyana’nın nüfusu 2,5 milyon civarındadır.

Yani: günün erken saatlerinde başlayacağınız bir tur: büyük olasılıkla, gece geç saatlerde tamamlanabiliyor.

Yani: zaman sıkıntınız varsa, bu şehri gezmek için, bir gün bile yeter. Ancak: elbette, müzeler ve alışveriş merkezlerinin, akşam saat: 19.00’da kapanacağını dikkate almanız gerekiyor.

Bu saat: Cumartesi ve Pazar günleri, yani tatil günleri, bazen 18.00 olabiliyor. Bu belirttiğim saatlerden sonra, şehirde bir tane alışveriş merkezini açık bulamasınız.

Ekonomik olarak çok yüksek konumdadırlar. Kişi başına düşen milli gelir, 45-46 bin dolar civarındadır.

Ekonomik kaynaklar ise: endüstriyel anlamda çok önemli yatırımlar, otomotiv sektörü, silah sektörü, kimyasal ham madde, plastik ham madde sektörleri başı çeker.

Birkaç markaları dünyaca ünlüdür ki, başta “Redbull” denen enerji içeceği, silah sektöründe “Glock” benzin daha doğrusu petrol rafineri sektörü önem kazanmaktadır.

Ülkemizdeki Petrol Ofisinin sahibi Avusturyalılardır.

Turizm ülke için inanılmaz bir değerdir. Bu turizmde, yaklaşık 10-11 milyon insan ülkeyi ziyaret eder.

Özellikle: kültür turizmi yanında, doğa turizmi, Alp dağları, göller bölgesi ve bunların hepsi toplandığında, ülkeye yıllık 20 milyon turist gelir.

Nüfusu 8 milyon olan ülkeye gelen 20 milyon turist, iyi bir turizm geliri yaratmaktadır. 171

Viyana şehri, günümüzde 23 bölgeden oluşuyor.

Avusturya Viyana Gezi planı;

Örneğin: Innere Stand bölgesine, aynı zamanda “1. Bölge” deniliyor. Şehir: 1850 yılında, bugünkü 1. Bölgenin büyük bölümünü oluşturan tarihi kent içinde kurulmuş. İmparator Franz Joseph döneminde, kentteki ilk genişleme yapılır.

Kentin yakın çevresindeki varoşlar, kentin bugünkü 9. bölgesine kadar olan ilçeleri oluşturacak şekilde, kente dahil edilir. 1892 yılında ise, kent tekrar genişletilir ve toplam 19 bölge oluşur.

1900 yılında, 2.bölgenin kuzey kesimi, 20 bölge haline gelir. Bölge isimleri, cadde ve sokak tabelalarında rakamla ifade ediliyor.

Günümüzde: kentin 1. bölgesinde: şehrin zengin ve itibarlı kişileri oturuyor. 3.bölgesinden itibaren ise: yabancılar (Macarlar, Sırplar, Slovaklar, Türkler, Yunanlılar gibi) oturmaktadırlar.

Viyana şehrini, en fazla 3 günde tamamen gezebilirsiniz. Ancak, genelde, paket programlarda, Viyana şehrine, bir tam gün veriliyor. Şehir içinde, her ne kadar ulaşım sıkıntılı olmasa da, ben size kesinlikle yürüyerek gezmeyi öneriyorum. Bu şekilde, şehirdeki tüm güzellikleri keşfedebilirsiniz.

Havaalanı

Hava alanında, gelen yolcu katında bulunan “Turizm Ofisi” veya başka bir yerden, mutlaka Viyana şehir haritasını edinin. Benim yazılarımı okuduktan sonra, şehirdeki zamanınız ve ilgi düzeyiniz, tercihlerinize göre, görmek istediğiniz yerleri belirleyin ve bunları şehir haritası üzerinde işaretleyerek, en uzaktan başlayarak, şehir merkezine doğru, kendinize bir gezi planı yapın.

Bu şekilde, şehri gayet güzel gezebilirsiniz. Ulaşım İstanbul-Viyana arasında, yaklaşık 2 saat sürüyor yani uçak havada 2 saatlik bir yolculuktan sonra Viyana’ya ulaşıyor.

Viyana havaalanı gayet düzenli ve güzel, polisler sıkıntı yaratmıyor, pek fazla sıra beklemeden pasaport kontrolü yapılıyor ve ardından yine hızlı şekilde bavulların yani bagajların alındığı bölüme geçiliyor. Viyana havaalanında, başka yerlerde pek rastlanılmayan bir özellik gördüm. Hava alanında 2 tane süpermarket var.

Özellikle Spar isimli süpermarket çok büyük, bol çeşitli, uygun fiyatlı ve merkezi bir yerdedir. Viyana’dan almayı unuttuğunuz bir şeyler varsa, buradan rahatlıkla satın alabilirsiniz, hatta et ürünleri dahi satılıyor.

Son olarak: sizleri şu konuda uyarmak istiyorum. Viyana, genelde pahalı bir şehirdir. Özellikle: turistik yerlerini gezeceğim diye, birinci derece yerlere  takılırsanız, süper para harcarsınız. Öyle ki, gezinizin ikinci günü, ne kadar para harcadığınıza baktığınızda, ortaya çok yüksek rakamlar çıkabiliyor.

Özellikle

yiyecek konusunda dikkatli olmanız şart ve burada geçireceğiniz birkaç gün: fast-food restoranlarına giderek, gıda ihtiyaçlarınızı ucuz yollu karşılayabilirsiniz.

Ama bu fast food restoranlarının da ucuz olduğunu düşünmeyin, bir hamburger menü, 5-8 Euro civarındadır, yani şehir pahalıdır. Şehirde alışveriş yapmak istiyorsanız, mutlaka süpermarketleri tercih edin.

Şehrin birçok yerinde “Billa” ve “Spar” isimli süpermarketler var ve bunların fiyatları ucuz, ancak bunlara giderken yanınızda naylon veya bir tür çanta bulundurmayı unutmayın, çünkü alışverişin ardından bizdeki gibi çanta veya poşet vermiyorlar veya para ile satın almak zorunda kalıyorsunuz, bence yanınızda birkaç küçük poşet veya çanta sürekli bulundurun.

Bir önemli husus ta, bu süpermarketler, saat 19.00 da kapanıyor.

Yoksa; şehirde, bir şişe su: 2.5 Euro’ya satılıyor. Fakat, bir kadeh şarap: 1 Euro bile değil. Yani: hani derler ya “sudan ucuz” diye, burada bu gerçek. Ancak su pahalı dedim de, bir özellik daha var, Viyana şehrinde çeşmelerden akan sular rahatlıkla içilebiliyor, hatta çeşmeden akan suyun, şişede satılan sudan daha temiz ve lezzetli olduğunu söyleyenler de var, yani bence çeşmeden akan suları rahatlıkla içebilirsiniz.

Şehrin bazı yerlerinde çeşmeler var, insanlar bunlardan kendi şişelerini doldurup içiyorlar. Yoksa şişe suyu gerçekten pahalı.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi

DÖBLİNG

Eğer, şehirde yeterli zamanınız varsa, buraya mutlaka zaman ayırmalısınız. Burası: Tuna kanalından, Wienerwald’a kadar yayılmıştır. Villalar, parklar, üzüm bağları ve “Heuriger şarap evleri” bulunuyor.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Klosterneuberg

KLOSTERNEUBERG

Burada: etkileyici bir manastır var. Augustinusçu manastırı. Manastır: 1106 yılında, Babenberg Dükü III. Leopold tarafından yaptırılmıştır. Fakat, manastır hakkında daha çok, 18.yüzyıldaki kral VI. Karl zamanında yapılan düzenlemelerde söz etmek mümkündür.

Kral, dokuz kubbeli bir kilise-saray bileşimi yaptırmak ister, ancak büyük kubbedeki imparatorluk tacı ile, küçüğündeki Avusturya arşidükü tacının tamamlandığını görebilmiştir.

Burada: modern bir sanat müzesi de var. Adı: Sammlung Essl. Müze, Avusturyalı, Amerikan ve İngiliz avangart sanatçıların eserlerine ayrılmıştır.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Baden

BADEN

Ağustos 2016 tarihinde, burayı ziyaret ettim. Şehrin 25 km. güneyinde, Helenental Vadisindedir. Burası termal kaynakların, Romalılardan beri kullanıldığı bir yerdir. Zaten “Bad” kelimesi “Banyo” anlamına gelmektedir.

Almancada “Baden” de çoğuldur yani “Banyolar” anlamına gelir. 1803 yılında, Maria Teresa ve Franz Joseph tarafından ilk yerleşim yapılmış.

Viyana zenginliğinin simgesi haline gelmiş bir yer. Kaplıcanın 36 derece sıcaklıkta çıkan kükürtlü suları nedeniyle, Viyana şehrinin zengin tabakası, burada birçok villa yaptırmış. Ziyaretçiler: termal suların bulunduğu açık ve kapalı havuzlara ve kaplıcalara girebiliyorlar.

Burası bir zamanlar, birçok ünlü tarafından ziyaret edilmiştir.

Örneğin: Mozart, ünlü 9’ncu senfonisini buradaki bir evde bestelemiştir. Bu ev görülebilmekte, hemen dış duvarında bu konu ile ilgili bir tabela bulunmaktadır.

Evin hemen ilerisindeki sokak geçildiğinde meydanda yine bir veba anıtı görülmektedir. Aynı meydanda güzel bir Belediye binası ve yine güzel parklar bulunmaktadır.

Buraya giderseniz, sakin sokaklarda yürüyüş yapabilir, hediyelik eşya dükkanlarını gezebilir ve kaplıcalardan yararlanabilirsiniz.

Hatta: açık havuzlar şeklindeki kaplıcalara giden, ellerinde deniz malzemeleri, şişme yataklar, şişme simitler olan çocukları görebilirsiniz.

Açık havuzların bulunduğu bölüme gitmeyi düşünenler, yanlarına mayo almalıdırlar.

Küçük bir not: Mozart çikolatalarını burada uygun fiyatlı bulup satın alabilirsiniz. Şehrin daha önemli özelliği, bir ticaret şehri olmasıdır. Çok büyük kervanların geldiği ve gittiği bir yer olarak önem kazanmıştır.

Bunun sonucunda şehir çok zenginleşmiş ve 19’ncu yüzyılda Viyana paralelinde gelişmeler burada yatırımlara sebep olmuştur. Günümüzde, daha çok Viyanalı insanların etkinlik alanı gibidir.

Viyanalı insanlar: araba ve trenlere binerler, yaklaşık 40-45 dakika yolculuktan sonra, buradaki etkinliklere katılırlar. Hatta, burada kumarhaneler bulunmaktadır.

Şarap ve bira festivalleri düzenlenir. Bisiklet ve araba yarışları olur. Yani, bir şekilde insanlar hafta sonlarını burada geçirirler.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Mayerling

MAYERLİNG 

Baden şehrine yakın burası, şehir merkezine 1 saatlik uzaklıkta bir yer. Burada yaşanan trajedi insanların ilgisini çekmektedir. İmparatoriçe Elizabeth (Sisi)’in aynı zamanda krallık naibi olan oğlu Rudolf : Belçika prensesi Stephanie ile evlendirilir.

Bir kız çocukları olur.

Ancak, av merakı olan Rudolf: burada, bu köşkü yaptırır.

Bir süre sonra ise: Barones Marie Vetsera ile tanışır.

Rudolf: 17 yaşındaki bu kıza, büyük bir aşk ile bağlanır. Ancak bir gün: av köşkünde: Rudolf ve sevgilisi ölü bulunur.

Rudolf, arkasından bıraktığı bir mektubunda: önce sevgilisini ve sonra da kendini vurduğunu yazar. Rudolf’un emir subayı kendilerini bulmuş ve onun verdiği ifadelere göre durum şekillenmiştir.

İfadesinde: Rudolf’un, kendisi ve diğer görevlilerin köşkü terk etmesini söylediği, ardından av için çağırdığı arkadaşları geldiğinde ise, Rudolf ve sevgilisinin odalarında başlarından vurularak ölmüş olarak bulunduklarını söylemiştir.

Bu olay: tarihe, Mayerling faciası olarak geçer ve hatta filmleri yapılır. Ancak: olayın iç yüzü, gerçekler hiçbir zaman tam olarak belirlenmemiştir.

Halk tarafından çok sevilen Rudolf’un: sevgilisi ve aykırı düşünceleri nedeniyle, babası tarafından öldürüldüğü öne sürülmektedir.

Çünkü Rudolf’un babası, evli olmasına rağmen 17 yaşındaki kızla yaşadığı aşkı onaylamamaktadır.

Katolik inancında boşanmak ta söz konusu olmadığından Rudolf tam bir çıkmaza girer ama bir yandan da babası kral, bu durumdaki bir krallık naibini istememektedir.

Ayrıca, Krallık naibi Rudolf, babasının aksine, krallık yani monarşi aksi, özgürlük ağır basan düşüncelere sahiptir ve bu düşünceler de baba kral tarafından hoş karşılanmamaktadır.

Sonuçta

Olay intihar mı yoksa cinayet mi olarak aydınlatılamaz ve intihar olarak kayıtlara geçer. Yine Katolik inancında intihar edenlerin, dini işlemlerinin yapılmıyor olması da büyük sorun yaratır.

Emir subayı, sevgilisi ile birlikte olduklarını saklaması için uyarılır ve sevgili gizli olarak köşkten kaçırılır ve ailesine teslim edilir.

Ancak kızın ailesi, Rudolf ile birlikte intihar ettiklerinin açıklanmaması konusunda sıkı uyarılır ve uzun süre bu durum kendileri tarafından gizlenir.

Rudolf’un bir kızı vardır ve bu kızı: büyüdüğü zaman, tam bir “Komünizm” yanlısı olur ve babasının kesinlikle intihar değil, suikast sonucu öldürüldüğünü öne süren iddialarda bulunur.

Son zamanlarda ortaya atılan bir iddiaya göre: Rudolf, babasının uyarısı üzerine sevgilisinden ayrılmaya karar verir ve ona güzel bir yüzük hediye ederek ayrılmak istediğini söyler bunun üzerine sevgilisi eline geçirdiği bir şamdan ile vurarak Rudolf’u öldürür ve bunun üzerine odaya giren Emir Subayı, silahı ile sevgiliyi başından vurarak öldürür ve olaya intihar süsü verdirir.

Bu arada: Rudolf yani tek erkek ölünce, Avusturya-Macaristan imparatorluğunun başına, kral olarak mevcut kralın kardeşi gelir, o da Yugoslavya seyahatinde bir Sırp tarafından öldürülür ve bunun üzerine I. Dünya Savaşı çıkar.

Yani: Mayerling faciası, soru işaretleri yanında, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan dünya savaşının çıkmasıyla da anılmaktadır.

Olayın yaşandığı av köşkü yıkılmış ve günümüzde buraya bir kilise yapılmıştır.

Bu yüzden, bazı internet sitelerinde yazılı olduğu gibi, bu av köşkünü gezmek gibi bir durum söz konusu değildir.

Hatta, bu av köşkünün yerine yapılan kilisede bulunan görevliler, tamamen kadınlardan oluşmaktadır ve inanışları gereği, bu kadınlar koyu Katolik’dir ve kimseyle görüşmezler.

Yani, burayı gezmek diye bir durum söz konusu  değil, sadece uzaktan görebilirsiniz. Günümüzde tamamen yemyeşil olan bölge, Viyanalılar tarafından özellikle hafta sonlarında bisiklete binmek ve piknik yapmak gibi etkinlikler için yoğun kullanılmaktadır.

Mayerling bölgesinin bir  diğer özelliği de: keşişhaneler ve manastırlarla dolu olmasıdır.

Çünkü burası koyu bir Katolik krallıkmış ve bu cemaatlere, topluluklara çok detay vermişlerdir.

Burada özellikle Alman Papa 16’ncı Benedit’in eğitim aldığı bir keşişhane gezilmektedir.

Bu üstün eğitim gücü nedeniyle, şu anda Vatikan’la eşdeğer tutulmaktadır.