Yunanistan Atina Genel

Yunanistan Atina Genel

Yunanistan Atina Genel; Atina şehrini gezmeye niyetlendiğinizde, sanırım bu şehrin, tarihi özellikleri ilginizi çekmiş olsa gerek. Evet, bu şehir, tamamen tarihi geçmişiyle ilgi çekiyor.

Atina şehri, bilinen tarihi süreç içinde, MÖ.4 ve 5’nci yüzyıllar arasındaki dönemde, dünyanın en önemli şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Çünkü: o dönemde, zaten bölge ve yakın çevresinde, şehir devletlerinden oluşan, toplulukların egemenlikleri söz konusuydu.

İşte, bu dönemde, kayalık  bir tepe üzerinde bulunan Akropolis çevresinde kurulan şehir, tarihçe kısmında ayrıntılı olarak söz ettiğim gibi, bir kısım nedenlerden dolayı, önem kazanıyor.

Tarihçe okumaktan hoşnut olmayan okurlar için, şehrin önemi hakkında kısa birkaç şey söylemek istiyorum.

Özellikle: sanırım batılıların yani Avrupalıların, kendilerine medeniyet geçmişi olarak burayı yani Yunanlıları kabul etmelerinin temelinde yatan en büyük neden: kendi geçmişlerinin bulunmaması, kendi geçmişlerinin sadece birkaç yüz yıllar bir geriden başlaması.

Bugün İngiltere’ye giderseniz, ülkenin müzelerinin çoğunda, 100-150 yıl önce kullanılan “ütü” gibi nesnelerin, ziyaretçiler için sergilendiğini görürsünüz.

Bunun dışında, müzelerde sergilenen çoğu obje: dünyanın diğer bölgelerinden çalınarak getirilen objelerdir.

Yani, kendilerine ait, yüzyıllarla ifade edilebilecek bir geçmişleri yok. Ama, Avrupa kıtasının bir ucunda bulunan Yunanistan ülkesinde: bir zamanlar, yani günümüzden 5000 yıl önce, Miken uygarlığı yaşamış ki, bu insanlar, gerçekten bilim, sanat ve yaşam tarzı olarak ileri düzeye ulaşmışlar.

Bir asker çıkmış, kazanılan bir zaferin haberini vermek üzere, 45 km. koşmuş ve Atina şehrine vardığında, yorgunluktan ölmüş, böylece, günümüzde  de 45 km. koşulan, Maraton yarışmaları başlamış.

Bu insanların spora olan tutkuları, günümüzdeki Olimpiyat oyunlarının ana fikrini oluşturmuş.

Dolayısıyla, Avrupalılar, kendilerine ait bir medeniyet söz konusu olmadığından, Yunan medeniyetini ve geçmişini, benimsemişler.

Demokrasinin doğduğu yer olarak öne çıkan şehir geçmişi incelendiğinde: aslında, her ne kadar burada belli bir demokrasi prensipleri oluşturulmuş olsa da, unutmamak gerekir ki, Atina şehrinde yaşayanların, o dönemde sadece % 20’lik bölümü (kadınlar, köleler hariç) bu demokrasi sisteminin içine dahil oluyorlarmış.

Zaten: şehir bir dönem o kadar zenginleşmiş ki, şehirde yaşayanlar, her türlü işlerin köleler tarafından yapılıyor olması ve herhangi bir sorunları bulunmaması nedeniyle, oturup felsefe ile bilimle uğraşmışlar, bunun sonucunda, şehirde felsefe okulları kurulmuş.

Sanırım fazlaca tarihe girdik.

Yunanistan Atina Genel;

Günümüze gelelim. Günümüze gelmeden önce, yakın geçmişe bakmak lazım, çünkü günümüzü etkileyen bir durum var. 1924 yılında, bizimle yapılan mübadele yani karşılıklı değişim sonucu, nasıl ki Yunan topraklarında yaşayan Türk uyruklular, ülkeden gönderildi ise, Anadolu topraklarında yaşayan Yunan uyruklu Rumlar da, bulundukları yerleri terk etmek zorunda kaldılar.

Mübadeleye 400 bin Türk ve 1.5 milyon Rum dahil olmuş, sadece İstanbul, Bozcaada ve Gökçeada’da yaşayan Rumlar hariç tutulmuştur. Yunanistan’da ise Trakya ve Girit adasında yaşayan Türkler mübadele dışında tutulmuşlardır, Girit adasında günümüzde 5 bin civarında Türk yaşadığı söyleniyor.

Bunun sonucunda, ülkeye gelen 1.5 milyon göçmenin büyük kısmı, Atina şehrinin dış mahallerine yerleşerek, şehrin varoşlarını oluşturdular ve şehrin nüfusu birden bire aşırı arttı. Şehirde, büyük bir betonlaşma başladı. Kalabalık ve işlek sokaklar, ihtiyaçları karşılayamayan park alanları.

Bu nedenle; şehre gittiğinizde, karşınıza, büyük bir trafik karmaşası ve insan kalabalığı çıkacak. Bunları gördüğünüzde, unutmayın ki, Yunanistan 1981 yılında Avrupa Birliğine üye oldu ve birliğin milyonlarca Euro’luk fonları kullanıldı.

Yine de, şehrin en büyük imarının, 2004 yılında düzenlenen Olimpiyat Oyunları öncesinde sağlandığı söyleniyor.

Ancak Olimpiyat oyunları nedeniyle o kadar çok para harcanmış ki, bu yüzden yakın geçmişte Yunanlıların ekonomik krize girdikleri söyleniyor, ama öte yandan, özellikle şehirler arası yolların güzelliğine inanmak mümkün değil. Bu yollar söylenenlere göre Olimpiyatlar için yapılmış.

Evet, Atina, Avrupa Birliği ülkeleri içinde, en kalabalık dördüncü başkent.

Yunanistan Atina Genel;

2008 yılında yapılan bir araştırmada: satın alma yani zenginlik açısından, Atina şehrinin, dünya sıralamasında 32’nci sırada bulunduğu tespit edilmiş. En pahalı şehirler sıralamasında ise,  dünya 25’nciliği, Atina şehrinin.

UNESCO, Dünya Kültür Mirası Listesinde, bu şehirden iki yeri yazmış ve koruma altına almış. Bunlar: Akropolis ve Daphni Manastırı.

Coğrafi konumuna gelince: şehir, Attika havzası olarak isimlendirilen düzlükte kurulmuş. Havzanın dört bir tarafı, dağlarla çevrili. Güney batıda ise, Saron Körfezi bulunuyor. Güneyde,  yaklaşık 8 km. uzaklıktaki Pire bölgesi, şehir merkezine birleşmiş durumda.

Burada: Faliron körfezi var. Yani, şehrin deniz bağlantısı, Pire bölgesinde. Yani, Atina şehri, dünya üzerinde, denize kıyısı olan, ender başkentlerden birisidir.

Yüksekten şehre bakıldığında, şehrin beyaz badanalı evlerinin, deniz ile birleştiğinde, mavi-beyaz, Yunan bayrağını oluşturuyor. En azından, Yunanlılar böyle olduğunu iddia ediyorlar. Yunan bayrağında bulunan haç işareti, Yunanistan ülkesinin laik olmadığını ve din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmadığının ifadesidir.

Yunan bayrağındaki mavi denizi, beyaz ise dalgalar ve bulutları temsil eder, beyaz enine çizgi sayıları ise: “ya bağımsızlık ya ölüm” sloganındaki cümle sayısını ifade eder.

İKLİM

Yunanistan Atina Genel:

Şehirde, Akdeniz iklimi hüküm sürüyor. Yani, yumuşak bir iklim var. Kış mevsimi: çok az kar yağar ve don olayı çok nadir görülür. Yaz mevsimi: sıcak ve kuru geçer. Ancak, çoğu kez, poyraz rüzgarı eser ve bu yüzden, özellikle geceler serindir.

Yağışların çoğu: Ekim-Nisan döneminde görülür. Yaz mevsiminde, yağış çok nadirdir. Biraz önce söz ettiğim gibi, yaz mevsiminde, genellikle hava sıcaklıkları, 35 derecelerin üzerine çıkar ve kuru hava etkinleştiğinde, birçok Atinalı şehri terk eder.

YUNANİSTAN İÇİN, ÖZEL GÜNLER

1 OCAK

Aziz Basileos günü olarak bilinir.

6 OCAK

Epifanya yortu günü olarak kutlanır. Kıyıdaki limanlardan ve adalardan, denize bir haç atılır ve bölgenin genç erkekleri, suya dalarak, atılan haç ı geri getirmeye çalışırlar, Haç ı geri getiren için, bir sonraki yılın şanslı geçeceğine inanılır.

ŞUBAT

Bu ay içinde, Atina karnavalı düzenlenmektedir. Bu şenliklerde, maskeli şenlik bandosu, şehir sokaklarını, müzik eşliğinde dolaşır.

25 MART

Yunan özgürlük günü olarak kutlanır. Bu günde, Yunan askerleri, askeri geçit töreni düzenlerler.

PASKALYA

Ortodoks Hıristiyanlar için, en önemli tatil günüdür. Bu döneme denk gelen, kutsal “Cuma” gününde, insanlar, ellerinde mumlar varken, yürüyüş alayları halinde, çiçeklerde süslenmiş bir sedyeyi takip ederek yürürler. Daha sonra, kutsal “Cumartesi” gece yarısında ise, kutsal alev, bir inanç mumu yakılması için, ev ev dolaştırılır.

Takip eden “Pazar” günü ise, yeni gelen baharı kutlamak üzere “kuzu eti” kızartması yenilir. Paskalya dönemi, Atina şehrinin ziyaretçileri açısından şu önemi taşıyor: Paskalya zamanı şehre giderseniz, bu 1-2 haftalık dönemde, kentte, pek çok hizmetin, hatta uçak seferlerinin bile kesintiye uğradığını görmek mümkün. Dükkanların pek çoğu kapanıyor.

1 MAYIS

Bu gün, İşçi Bayramı ya da Bahar Bayramı olarak kutlanır.

HAZİRAN-EYLÜL

Bu dönem arasında: Atina Festival kutlamaları yapılır. Bu kutlamalarda: opera, drama, müzik ve dans gösterileri düzenlenir.

24 HAZİRAN

Vaftizci Aziz John doğum günü olarak kutlanır. Bu kutlamalarda, ziyafetler ve şenlikler düzenlenir.

15 AĞUSTOS

Meryem’in, Göğe yükseliş yortusu olarak kutlanır. Bu kutlama gününde, alaylar ve şenlikler düzenlenir.

28 EKİM

Ulusal Ohi yani “Hayır” günüdür. Yunanlıların, 1940 yılında, İtalyan işgaline karşı yaptıkları, mücadeleyi anımsatır.

HAVA ALANI

İstanbul’dan havayolu ile, Atina şehrine gelmek isterseniz, yaklaşık 1.5 saat civarında bir yolculuk yapmanız gerekiyor. Hani, olur da, İstanbul-Atina arasında, karayolu ile yolculuk yapmayı düşünürseniz, bu kez: otobüs ile, yaklaşık 13-14 saat yolculuk yapmak gerekiyor.

Atina şehrinin uluslar arası havaalanı: Eleftherios Venizelos havaalanı, şehir merkezinin 30 km. doğusundadır. 2001 yılında hizmete açılmıştır. Bu uzaklık, yani havaalanı ve şehir merkezi arasındaki uzaklık; aşağıda ayrıntılı olarak söz edeceğim üzere, trafiğe bağlı olarak, yaklaşık 40-75 dakika arasında sürmektedir.

Havaalanında: bagaj taşımak için, el arabası almak isterseniz, ücretli olduğunu unutmayın ve yanınızda bozukluk bulundurun. Bunları, işiniz bittikten sonra, orijinal yerine yerleştirdiğinizde, paranızı geri alabiliyorsunuz.

Havaalanından Şehir Merkezine Ulaşım

Havaalanından, şehir merkezine ulaşım  da, en önemli husus: yanınızda çok bagaj bulunup bulunmadığı. Yanınızda çok bagaj yok ise, bence sakın taksi tercih etmeyin. En kolay ve ucuz ulaşım yolu, metro. Eğer saati uymaz ise, bu kez otobüs deneyebilirsiniz. Ama bagajınız çok ise, metro ve otobüs yolculuğu zor olabilir. Bu durumda, birkaç kişi birleşip taksi tutmak, sanırım en mantıklısı olabilir.

Metro

Havaalanı metro hattı: sizi, şehir merkezindeki: Syntagma ve Monastiraki istasyonlarının bulunduğu yere kadar götürür. Mavi renkli metro hattını kullanmalısınız. Metro biletinizi: otomatik makinelerden satın alabilirsiniz. Aman, biletsiz binmeyin, yakalanmanız durumunda, 120 Euro civarında, ceza ödendiğini duydum. Bence, 3 Euro’luk bilet almayı ihmal etmeyin.

Otobüs

Havaalanından, şehir merkezinin birçok noktasına, otobüs seferleri var. Otobüs ücreti: 3.20 Euro. Ancak, yukarıda da sözünü ettiğim gibi, trafiğe takılma şansınız çok yüksek. Yine de, boş bir trafikte, havaalanı şehir merkezi arasındaki mesafeyi, otobüsler ile, yarım saatte alırken, yoğun trafikte en fazla bir saatte almak mümkün.

Bir  de, metro belli bir saatte seferlerini sonlandırırken, ekspres otobüsler 24 saat çalışıyorlar. Şehir merkezi dedim ama, Pire Limanından Yunan adalarına gidecek olanlar için de, Havaalanı ile Pire Limanı arasında, ekspres otobüsler de var.

Atina şehrinde otobüs denince inanamadığım görüntü, bir zamanlar Ankara şehrinde kullanılan ama günümüzden yıllarca önce kaldırılan troleybüs yani üstteki tellerden elektrik alarak çalışan belediye otobüsleri oldu, caddelerin üstünde teller nedeniyle inanılmaz bir karışıklık var.

Taksi

Atina taksi sürücüleri, ziyaretçileri yanıltmak yönünde üstün yetenekliler. Havaalanından, şehir merkezine yolculuk yaklaşık 30-40 Euro arasında tutuyor, yani bir hayli fazla. Ama, sürücüler, genellikle taksimetre açmaktan yana değiller ve hatta çeşitli uygulamalar ile, şehir merkezinde gitmek istediğiniz bir yere ulaşım sonucunda, muhteşem bir ücret ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bir de ,unutmayın, gece yarısından sonra, taksi ücretleri, iki katı oluyor.

Yani, gece tarifesi, zamlı. Atina şehrindeki taksiler sarı renklidir. Ancak Selanik şehrindeki taksiler lacivert renklidir. Taksimetre açmak istemiyorlar dedim ama, ben birkaç kere taksi kullandığımda, sürücü hiç tereddüt etmeden taksimetreyi açtı ve istediğim yere, saçma sapan yollara girmeden en kısa zamanda beni ulaştırdı ve 5.5 Euro taksi ücreti ödedim, yani pek pahalı gibi değil, ama yukarıda belirttiğim gibi özellikle taksi sürücülerinden (adres, kimlik belli olmadığından) para üstü alırken, aman dikkat, sahte para alma riskiniz yüksek, aldığınız paraları kontrol edip alın. Bir de sürücü her kilise gördüğünde istavroz işareti yapar, bu ilginç durum mutlaka dikkatinizi çekecektir.

SINIR GEÇİŞİ-İPSALA SINIR KAPISI

Özellikle son yaşadıklarımızdan sonra sınır kapısından geçiş süresi biraz uzadığını söylemek mümkündür. İpsala sınır kapısına geldiğinizde: kendi aracınız ile geçecekseniz, ehliyetinizin yeni tip ehliyet olması, aracın kendi üzerinize değilse araç sahibinin noter onaylı vekaletinin olması ve yeşil kasko sigortası yani Avrupa’da da geçerli kasko sigortası bulundurmanız gerekiyor.

Eğer tur otobüsü ile geçerseniz: otobüste rehber bütün yolcuların pasaportlarını topluyor ve topluca polise götürüyor, yapılan incelemenin ardından (1.5-2 saat kadar sürüyor) pasaportlar geri geliyor, yurt dışına çıkmasında sakınca olmayanların pasaportları yolculara dağıtılıyor ve kişiler, pasaportları ile pasaport polisinin önünde sıraya giriyor, 15 TL yurt dışı çıkış harç pulu (bu pulu daha önceden satın alın veya hemen pasaport polisinin yanında da pul satış yeri bulunuyor) ile birlikte pasaport kontrolü ve pasaporta çıkış damgası basılıyor.

Ardından: Türk tarafı Duty-Free mağazası var, sadece 1 mağaza bulunuyor. Dikkat, çıkışta bu mağazaya uğramıyorsunuz, yani çıkışta sadece 2 Yunan Duty-Free mağazasına uğranılıyor. Devam ettiğinizde: bir köprüden geçiliyor. Köprünün yarısının korkulukları kırmızı-beyaz boyanmış ve burası Türk tarafı, bitiminde yani köprünün tam ortasında Türk ve Yunan askerleri ve bayrakları görülüyor. (Türk askerine selam vermeyi unutmayın)

Köprünün Yunan tarafının korkulukları ise mavi ve beyaz boyalıdır. Yunan gümrüğüne geliyoruz. Önce pasaportlar rehber tarafından toplanıyor ve topluca Yunan polisine götürülüyor. Polis giriş damgasını bastıktan sonra, Yunan gümrük elemanları, otobüsün bagajını kontrol ediyor ve bagajdan tesadüfi 3-5 bavul indirip içini kontrol ediyorlar.

Burada önemli bir husus var. Yunan gümrüğü, ülkeye sadece 2 paket (2 karton değil) sigara sokulmasına izin veriyor. Sanırım ülkede sigara pahalı olduğu için, yurt dışından sigara sokulmasını istemiyorlar. Üstünüzde 2 paketten fazla sigara bulunursa para cezası olduğu yazılı.

Ancak bizim tur gurubu girerken Yunan gümrük görevlileri otobüsün içine girip kontrol yapmadılar, zaten sigara alanlar, sigaraları diğer yolculara paket paket dağıttılar. Devam edelim: Yunan polisi giriş damgasını bastıktan ve gümrük elamanları kontrol yaptıktan sonra (ayrıntılı kontrol yapılmadı) ülkeye giriliyor.

Dönüşte de aynı formaliteler devam ediyor. Sadece Türk tarafında gümrük görevlisi otobüsün içine giriş dolanıyor, söylenenlere göre, koltukların üzerindeki yerlerde bulunan içki poşetlerini inceliyorlarmış, çünkü Türkiye’ye 1 büyük ve 1 küçük içki haricinde içki sokmak yasak, bu kontrol ediliyormuş ama çanta-bavul gibi yerler kontrol edilmedi. Ancak bu yazdıklarım edilmeyecek anlamına gelmesin, yani 2 şişe haricinde içki alırsanız, kontrol yapılıp yapılmaması şansınıza kalıyor.

GÜVENLİK

Atina şehrine tur ile giderseniz, rehberin size güvenlik konusunda tek söyleyeceği konu “Kırmızı Alarm” cümlesidir. Çünkü, Atina özellikle son yıllarda, göçmenler nedeniyle bayağı kalabalıklaşmış ve özellikle gasp değil ama yankesicilik çok artmıştır.

Öte yandan şehirde birçok yerde olduğu gibi turistler, çevreyi görme, fotoğraf ve video çekme anlamında, dikkatsiz dolaştıklarında çanta ve cüzdanlarına genellikle sahip çıkamıyorlar. Bu yüzden: Atina şehrinde gezerken çantalarınızı çapraz asmanız ve ön tarafınızda bulundurmanızı öneririm.

Özellikle pasaport kayıpları sorun yaratıyor, bence pasaportunuzun fotokopisini yanınızda bulundurun aslını otelde kasaya kilitleyiniz. Şehirde kredi kartı kullanmamanızı öneririm. Gerek kredi kartı hırsızlıklarına karşı ve gerekse birçok satıcının sevmemesi nedeniyle, yanınızda nakit bulundurunuz. Her şehirde olduğu gibi, burada da akşam saatlerinde parklarda, ara sokaklarda ve caddelerde, karanlık bölgelerde bulunmayınız.

Polis derseniz, sık karşınıza çıkmıyor ama ara sıra Yunan polisini görmek mümkün oluyor. Özellikle merkezi meydanlarda görülüyorlar. Ama uyuşturucu içenlere ve satanlara karışmamış olmalarını hala anlayamadım.

İNSANLAR

Atina şehrinde, yaklaşık 4 milyon insan yaşıyor. Yani, ülke nüfusunun yaklaşık, üçte-biri, başkent Atina da yaşıyor. Ancak son yıllarda, artan göçmen sayısı nedeniyle nüfusun bir hayli karıştığı ve sokakların nispeten güvensiz hale geldiği söyleniyor.

Atina şehrinde, günlük hayat, sabah saat: 07.00 gibi başlıyor. Bu saatte, her yer vızır vızır kalabalıklaşıyor ve arabalar, trafik yoğunluğu yaratmaya başlıyorlar. Trafik genellikle yoğun, çünkü, şehirde yaşayan 4 milyon insan sayısı ile, 3 milyona yakın araç sayısı düşünüldüğünde, bu durumu normal kabul etmek gerek.

Yani, şehrin çoğu bölgesinde, inanın yaya yürüyenler, araçlardan daha hızlı yol alabiliyorlar. Ama, buna elbette çare bulmuşlar. Şehirdeki üniversite gençliğinin büyük bölümü, motosiklet sahibi. Yani, trafikte yoğun otomobil yanında, ondan daha fazla motosiklet te göreceksiniz.

İnsanların günlük yaşamlarında, geleneklerinin büyük önemi var. Aile, Yunan toplumunun temelini oluşturuyor. Akrabalık ilişkileri sağlam. Hafta sonlarında: bir tavernada toplanan Atinalı, akrabalar-komşular veya arkadaşlar, gürültülü-tartışmalı bir ortam eşliğinde, yemeklerini yiyorlar.

Ortodoks kilisesi, Atinalıların yaşamlarında önemli bir yer tutuyor. Zaten bu ülke laik değil, yani din ve  devlet işleri birbirinden ayrı değil, iç içedir. Şehirde yaşayan,  her yaştan ve her kesimden Atinalı, düzenli olarak kilise ziyaretinde bulunuyorlar. İnsanlar; iş dönüşü, öğle arası gibi zamanlarda, günlük yaşamlarının bir parçası olarak kiliseye uğruyorlar ve mum yakıyorlar. Hatta çalışırken çalışma ortamlarında birkaç aziz resmi görmek mümkün, hatta kilise yakınından geçerken istavroz işareti yapıyorlar.

Günün geç saatlerinde ise

Omonia ve Patission civarında, saat: 22.00’den sonra, ellerinde şırıngalar ile dolaşan ve bölgeye gelerek talep edenlere, eroin enjekte edenleri görmek mümkün. Aslına bakarsanız, emniyet güçleri bunlardan pek uzakta değil, ama anlaşılmaz bir tutumla karışmıyorlar.

Özellikle: Selanik şehrinde, şehir merkezinde Venizelos meydanının bulunduğu yerdeki parkta, birçok hırpani kılıklı kişinin uyuşturucu sattığını ve kullandığını görebilirsiniz. İşin ilginç yanı, polisin 100-150 metre uzaklıkta bulunması ve bu duruma müdahale etmemesidir. Zaten, Yunanlılar  da ülkelerinde uyuşturucu alışkanlığının yaygınlaştığından şikayetçiler.

Atinalılar ile ilgili, son olarak şunu söylemek istiyorum: elbette, Yunan ulusu içinde ne kadar Türk düşmanı varsa, o kadar da çok Türk dostu var. Ama, elbette bunları ayırt etmek kolay değil. Öyle ki, bazen “Türk” olduğunuzu duyanlar, size bir şeyler ikram etmek, bir-iki kelime konuşmak için çırpınıyorlar.

Hatta, boynunuza sarılmaya kalkanlar bile oluyor. Ama, yine de, genellikle yaşlı kesim de, hala bir Türk düşmanlığı var, “Türk” olduğunuzu duyduklarında, yanınızdan kin ve nefret dolu bakışlar atarak uzaklaşan, Atinalılar da görebilirsiniz. Ama, ben şöyle bir yorum yapabilirim, şehirde yaşayanların, büyük çoğunluğu, yani % 90’lık bölümü, Türklere karşı sevgi dolu. Ben şehirde kaldığım sürede veya Yunanistan’da kaldığım sürede insanlardan Türk  düşmanlığı görmedim.

Ancak, birkaç yerde Türk düşmanlığını tetikleyecek ve özellikle dini yerlerde Türk düşmanlığını körükleyecek resimler ve objeler gördüm, özellikle Kavala şehrinde, şehrin tam merkezinde, büyük bir tabela üzerinde, herkesin görebileceği büyüklükte Türk Düşmanlığı pekiştiriliyor. Bir de, Selanik şehrinde Atatürk evi ve

Türk Konsolosluğunun duvarlarını ve hemen yakınlarda bekleyen askerleri görünce, bu kadar korumanın elbette korkuya dayalı olduğunu tahmin etmek zor değil, zaten daha önce Yunanlı fanatiklerin defalarca buralara saldırdıkları biliniyor. Halbuki: benim evim, Ankara’da Yunan konsolosluğunun yakınında ve her gün önünden geçiyorum, Yunan konsolosluğunun önünde, bugüne kadar yıllardır bir arada 3-5 kişi görmedim, yani saldırı ihtimali hiç olmadı.

Yunanistan Atina Genel

DİL

Atina şehrinde, Yunan dilinin genel özelliği itibarıyla, normal Latin harflerinin kullanılmadığını ve değişik bir harf sisteminin kullanıldığını göreceksiniz. Elbette, bu bir kısım sıkıntı yaratır. Ama unutmamak gerekir ki, şehir tabelalarının çoğu, bu yerel dille yazılırken, aynı zamanda İngiliz diliyle de yazılıyor.

İnsanların çoğu İngilizce biliyor. Gideceğiniz herhangi bir yeri bulmakta, pek zorluk çekmiyorsunuz. Ama, çoğu dediğime bakmayın, bazen de çevrenizde İngilizce bilmeyen insanlar yoğunlaşıyor ve bu  durumda, Avrupa Birliğine girmiş bir ülkede yaşayan insanların İngilizce bilmemelerini, hayretle karşılıyorsunuz. Ancak, polislerin hepsinin İngilizce bilmesi, güzel. Hatta, turizme o kadar alışmışlar ki, birçoğu Türkçe kelimeleri de biliyor.

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Yunanistan Atina Genel: Atina’da, ulaşım sistemini öğrenmek gayet kolay. Metro sistemi ve aktarmalar, gayet basit.

Şehirde: toplu ulaşım araçlarını yani metro ve otobüsleri kullanmak için almanız gereken bilet: 1 Euro. Bu bilet ile, bir kişi, bir kez araca binip, yaklaşık 90  dakika boyunca sınırsız transfer yapabilirsiniz. Bunun yanında: 24 saat tüm toplu ulaşım araçlarında kullanabileceğiniz bilet ise, 3 Euro.

Bir hafta boyunca, toplu ulaşım araçlarında kullanabileceğiniz bilet, 10 Euro. Havaalanı ile şehir merkezi arasında çalışan ekspres otobüslerin ulaşım bileti: 3.20 Euro.

Bu biletleri: bilet gişelerinden, gazete bayilerinden veya metro istasyonlarındaki otomatik makinelerden satın alabilirsiniz.

Şehirde, özellikle toplu ulaşım araçlarında, yani metro ve otobüslerde, muhteşem hırsızlıklar oluyor, yankesicilere dikkat etmenizi öneririm.

Yunanistan Atina Genel

METRO

Atina şehir metrosu: 2000 yılında hizmete girmiştir.

Şehir içi ulaşımın en kolay, en rahat ve en ucuz yolu: metrodur. Çoğu yere, metro ile ulaşmak mümkün.

Metro istasyonuna girince, biletinizi okutmanız (insanların bir çoğu bilet okutmuyorlar, çünkü girişte kontrol yok ama metro içinde kontrol yapılıyor) ve içerideki kontrollerde görevliye göstermek zorundasınız. Aksi halde: ağır bir para cezası (bilet bedelinin 30 katı kadar) ödeniyor.

Metroda: yiyecek ve içecek tüketmek yasak. Şehir metrosu, kalabalık kent sokaklarından uzak kalmanın ve rahat yolculuk yapmanın en büyük aracıdır. Ancak, metro: saat: 01.00-05.00 saatleri arasında çalışmıyor.

47 km. uzunluğundaki metroda; 3 hat bulunmakta olup, bunlar; çeşitli renklerle (mavi-yeşil-kırmızı) belirlenmiş ve bunların ulaşım yerleri hakkında, kısacık bilgi vermek gerekirse:

1.Hat: Pire ve Kifissia bölgesi arasında çalışır.

2.Hat: Sepolia ve Daphni arasında çalışır.

3.Hat: Doukissis ve Plakentias arasında çalışır.

Elbette, bu bölgeler, başlangıç ve bitiş olarak öne çıkıyor, ara duraklar hakkında, bir metro haritası edinmeniz şart.

OTOBÜS

Atina şehrinde, metro hatlarının gitmediği yerleri birbirine bağlayan otobüs hatları var. Bu hatlarda çalışan otobüsler: saat: 05.00 der servise başlar ve 23.30 gibi servis biter.

Yukarıda da sözünü ettiğim gibi, Atina Ulaştırma Bürosu tarafından bastırılan, metro ve merkezi otobüs seferlerinin hatlarını gösteren bir haritayı mutlaka edinin. Bu harita ücretsiz ve Turizm Danışma Bürolarında bulabilirsiniz.

TAKSİLER

Yunanistan Atina Genel: Şehirde çok sayıda taksi var. Aynı bizde olduğu gibi, renkleri: sarı. Yanlarında ve tepelerinde “TAXI” logosu bulunuyor. Taksiye bindiğinizde, sürücünün taksimetreyi açması zorunlu. Ancak, gece yarısından sonra, saat: 05.00’e kadar zamlı tarife uygulanıyor. Şehirde, el-kol kaldırarak, herhangi boş bir taksiyi durdurabiliyorsunuz.

Ancak, taksi sürücüleri, kısa mesafeler için yolcu almaktan pek hoşnut olmuyorlar. Hatta ve hatta, bir kısım sürücü, taksimetreyi açmayarak, turistleri kazıklamayı tercih ediyorlar. Taksi sürücüsü hakkında herhangi bir şikayetiniz olduğunda (örneğin taksimetre açmadığında) plakasını alın ve telefonla; “171” numaralı turist polisine bildirin.

Yunanistan Tinos adası

tinos.genel.1
Yunanistan Tinos adası

Yunan ana karasına yakın. Bu ada: Kutsal ada olarak biliniyor.

Pire Limanı ve diğer adalardan, buraya hızlı tekneler ve feribot ile ulaşım mümkün.

Pire limanından ulaşım 3 saat sürer.

tinos.genel.2
Yunanistan Tinos adası

GENEL ÖZELLİKLERİ

Tinos: tam bir sürprizdir. Çünkü: Ortodoks bir toprakta, Roma Katolik ibadetinin merkezidir. Bunun bir nedeni; adanın, 1027’den, 1714’e kadar; Katolik Venedik iktidarı altında kalmasıdır. Diğer bir nedeni ise: Katolik Yunan cemaati arasında tanınmasını sağlayan ilahi bir mucizeye sahne olmasıdır. Katolik ve Ortodokslar bir arada yaşıyorlar.

1823 yılında: Kekhrovouni Rahibe Manastırında, rahibe Pelagia, rüyasında Meryem Ananın kutsal bir ikonunun, yakındaki bir arazide bulunacağını görür. Rahibenin; rüyasında gördüğü yerde yapılan kazılarda: Baş melek Cebrail’in Meryem’e Müjdesini betimleyen ikon; 850 yıl sonra (30 Ocak 1833 tarihinde) gün ışığına çıkarılmış. “Megalokhari” (büyük sevinç) adıyla anılan ikonun, o zamandan bu yana; hastalıkları iyileştirdiğine inanılıyor. İkon bulunmadan önce zaten bir pınar bulunmuş. Bu pınarın suyundan, hasta yerlere sürüldüğünde, iyileştirdiğine inanılıyor.

Adanın az sayıda ziyaretçisi olması ve Yunan karakterini korumuş olması güzel.

İkon: adanın da merkezi olan “Tinos Kasabası”ndan 1 km. uzaklıkta, hafif bir yamaçla yükselen tepedeki “Panagia Evengelistria” (Meryem’e müjde) kilisesinde bulunuyor. Kilise: duaları kabul olmuş hacıların sundukları değerli hediyelerle dolu. İkon ise, altın ve mücevherlerle kaplanmış.

Kasabada: iki önemli festivalde: 15 Ağustos’ta: “Meryem’in göğe çıkışı” yortusu ve 25 Mart’ta: “Meryem’e müjde” yortusunda, ikonun şifa gücünden yararlanmak için, limandan tepeye sürünerek çıkan binlerce insan görülüyor. Bu tarihlerde: adaya seyahat etmek istiyorsanız, mutlaka önceden rezervasyon yaptırmalısınız. Çünkü: çok kalabalık oluyormuş.

tinos.liman.1
Yunanistan Tinos adası

Evet, ada: 194 km. karelik bir yüz ölçüme sahip. Yerleşik nüfus: 8574 kişi. Burada: Panagia Evangelistria kilisesi, onun 80 kadar yel değirmeni, 1000 kadar sanatsal güvercinlik ve Venedik surları ünlü. Bir çok hacı, bağlılıklarının işareti olarak; feribot iskelesi ile kilise arasındaki 800 metrelik yolu, elleri ve dizlerinin üzerinde gidiyorlar.

Ayrıca: tepelerde, taş duvarlar ile teraslamalar yapılmış, her küçük kasabadan en yakın komşusuna taş yürüyüş yolları ile ulaşım mümkün.

tinos.genel.3
Yunanistan Tinos adası

GEZİLECEK YERLER

Kırlara doğru seyahat ederseniz: Tinos’un ne kadar kayalık bir ada olduğunu görebilirsiniz. Yüzlerce teras, yamaçları kaplayarak güzel bir doku yaratılmış. Günümüzde: otlarla kaplı, çorak araziler, Venedikliler döneminde çok bereketliymiş. Yürüyüşçülerin ve bisikletçilerin rağbet ettiği keçiyollarında, siz de güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Güvercinleri, beslenmelerinin bir parçası olarak gören Venedikliler tarafından, Ege boyunca tanıtılan “Güvercinlikler”in yüzlercesi, adanın dört bir yanına dağılmış durumda.

Diğer adalarda; bu güvercin kulelerinin harap olmasına göz yumulmuş. Ama: Tinos’un güvercinlikleri: içlerinde yaşayan birkaç kuşla, hala varlığını sürdürüyor.

Kolaylıkla ulaşabileceğiniz sevimli güvercinlikler: Tinos kasabasının 8 km. kuzeyinde bulunan “Tarabados” köyünde çok sayıda var. Bunlara: Peristeriona deniliyor. Tüm köylerde beyaz taklacı güvercinler için yapılan evler görülmeye değer. Bayağı bir mimarlık dalı olmuşcasına karakterli ve süslü buradaki güvercin evleri.

tinos.genel.5
Yunanistan Tinos adası

TİNOS KASABASI

Tinos Town (Chora) Tinos adasının başkentidir ve ana limanı buradadır. Limandan Evangelismos kilisesine giden iki yol var. Bu yolların yeni olanına: Megaloharis Avenue denir. Arkeoloji Müzesi bu yol üzerinde bulunmaktadır.

Arkeoloji Müzesinde: adanın çeşitli bölgelerinde bulunan: gemi ve ev eşyaları, mezar stelleri gibi zengin koleksiyonlar sergileniyor. Ayrıca: MÖ. Dönemlere ait, geometrik desenli vazolar ve amforalar var. Poseidon sunağının friz kısmı da müzenin avlusunda sergileniyor.

Eski ana cadde olan Evangelistrias Street ise; taş döşeli ve etkileyici oymaları yanında, çok sayıda sanat galerileri, yerel ressamların eserlerini teşhir ettikleri bir yerdir. Yol üzerindeki, 18’nci yüzyıldan kalma mermer bir çeşme görülmeye değer.

Daha önce söylediğim gibi, hacılar bu yolu kullanıyorlar. Ancak: bu 800 metrelik yolu, elleri ve dizleri üzerinde geçiyorlar. Bu yol: renkli ürünler, hediyelik eşyalar ve hayal edilebilecek her şeyin satıldığı dükkanlarla dolu.

tinos.genel.4.sokaklar
Yunanistan Tinos adası

Evet, kasabada: beyaz apartmanlar ve üç yada dört katlı geleneksel eski evlerde görülüyor. Dar sokaklar ve çiçekli avlular birleşince, güzel görüntüler ortaya çıkıyor.

Tinos Kasabasının ardından; çarpıcı bir şekilde yükselen “Eksobourgo” adını taşıyan kayalık zirvede; Osmanlı kuvvetleri tarafından yok edilen, büyük Venedik Kalesinin kalıntıları var. Sarp kayalığın üzerinde: surlar, ortaçağ evleri, çeşme ve 3 kiliseye ait kalıntıların arasında gezebilirsiniz.

Uzaklardaki: Mykonos ve Andros adalarının güzel manzarasını izleyebilirsiniz. Zirvenin gölgesinde; turistlerin etkisi ve modern hayatın aşırılıklarıyla bozulmamış köyler var.

DYO KHORİO KÖYÜ

Dyo Khorio; bunların en güzellerinden biri. Exobourgo Dağı eteklerine inşa edilmiş ve muhteşem bir deniz manzarası var. Eski beyaz taş evler, taş dar sokaklar var. Parlak renkli çiçekler bütün köyü süslüyor.

Dağ çiftçilerinin evleri için su temin ettikleri tatlı su pınarları (çeşme) burada. Halen kullanılan bu pınarlarda, ev halkı, eskiden olduğu gibi çamaşırlarını da yıkıyor.

PYRGOS KÖYÜ

Tinos’un orta kesiminde: ilgi çekici çok az şey var. Bu köy; yeşil bir sitenin ortasında inşa edilmiş. Çok sayıda mermer ve ahşap çalışmaları olan dükkanlar var. Bir de; Güzel Sanatlar, oyma mermer heykel okulu var. Pek çok ünlü heykeltıraşın doğum yeri burası.

Dar bir vadiye sığınan köy; Ege’deki en güzel söylerden biridir. Birkaç zanaatçının atölyesi, dar sokaklara bakıyor. Mermer: dar sokaklar, evler ve kiliselerin dekorasyonu için cepheleri ve balkonlarında bolca kullanılmış.

PANORMOS LİMANI

Pyrgos’tan 3 km. aşağıda, lezzetli taze balıklar yiyebileceğiniz birçok tavernanın bulunduğu balıkçı limanı “Panormos” var.

Yunan adaları genel özellikleri hakkındaki yazım için.

Yunan adalarında alışveriş hakkındaki yazım için.

Yunan adalarında ne yenir-ne içilir hakkındaki yazım için.

Yunan adaları gezi planı hakkındaki yazım için. 

 

Yunanistan Paros adası-Antiparos adası

paros.1
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası

Yunanistan Paros adası-Antiparos adası; Yunan ana karasına yakındır. Pire’ye 185 km. uzaklıktadır.

Atina ve Paros arasında uçuşlar bulunuyor, yani havayolu ile gelmek mümkün. Uçuş 30 dakika sürüyor.

Deniz yolunu tercih edenler ise, Pire Limanından kalkan teknelerle buraya gelebiliyorlar.

paros.2
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Feribot seferleri için: Büyük Merkez İstasyonu olan “Paros”ta: herkes için bir şeyler bulmak mümkün. Dar bir kanalın (2 km. genişliğinde) diğer tarafında, Paros’un küçük kardeşi olan ve sizi 20 yıl öncesinin Yunan adasına götürecek olan “Antiparos” var.

İki ada arasında bir feribot, bütün gün çalışıyor.

Adada, her yıl 2.5 milyon litre şarap üretilir. Ayrıca: ince beyaz mermer ve beyaz kaliteli porselenleri ile dünya çapında öne çıkıyorlar. Bu porselenler; Çin porselenlerine rakip.

Bu arada: Paros, dünyanın en seksi on adasından biri seçilmiş, güzeller güzeli bir ada.

paros.3
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Gezilecek Yerler

GEZİLECEK YERLER

paros.parikia.en başa
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Parikia

PARİKİA

Paros’un merkezi olan “Parikia”: aynı zamanda, adanın limanıdır. Yüksek sezonda; çok işlek olmasına rağmen bir Yunan kasabası havasını korumuş. Limanın ilerisindeki bir dar sokaklar ağı; 13’ncü yüzyıla tarihlenen ve adadaki Yunan ve Roma tapınaklarının mermerlerle yeniden inşa edilen kastronun, yani kalenin kalıntılarını gizliyor.

paros.parikia.1
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Petaloudes

PETALOUDES-KELEBEKLER VADİSİ

Eğer: Peros’u Temmuz yada Ağustos aylarında ziyaret ederseniz: Parikia’nın güneyindeki “Petaloudes”i yani Kelebekler Vadisini mutlaka ziyaret edin.

Burada: dev kaplan kelebeklerinin üreme alanını görebilirsiniz.

Ağaçlara konan kaplan kelebeklerini, bazen büyük guruplar halinde görebiliyorsunuz.

Yaklaşık 300 yıldır, her yaz binlerce renkteki, milyonlarca kelebeğin çiftleşme mevsiminde akın ettiği bir vadi.

Parikiadan bu bölgeye, eşeklerle tur düzenleniyor.

paros.100 kapalı kilise.esas resim
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Panagia ekatontapiliani kilisesi

PANAGİA EKATONTAPİLİANİ KİLİSESİ (100 KAPILI KİLİSE) 

Limanın solunda: yeni tıp merkezinin yanında, “Yüz Kapılı Kilise” olarak bilinen “Panagia Ekatontapiliani” var. Tüm Yunanistan’da, 1700 yıldır kullanıma açık olan tek kilise olduğu için özel bir konuma sahiptir. Adı 100 kapılı kilise anlamına gelen katedralin, bu güne dek 99 kapısı bulunmuştur.

Bugünkü binalar; Büyük Constantinus’un (Konstantinopolis’i kuran ve Hıristiyanlığı Roma imparatorluğunun resmi dini olarak kabul eden imparator) annesi, Azize Helena tarafından yaptırıldığı söylenen, 4’ncü yüzyıldan kalma binalar topluluğunun çevresinde kurulmuş. 6’ncı yüzyıldan kalma şapelinde ise, eski Roma tapınağının sütunları kullanılmış.

Burada hassas ve bizi ilgilendiren bir konu var, bununla ilgili bilgi sahibi olmanız gerek.

Şöyle ki: yüz kapılı kilisenin aslında, 99 kapısı varmış. Söylentilere göre: yüzüncü kapının bulunması; Ortodoks Bizans İmparatorluğunun yeniden yükseleceğini ve Konstantinopolis (İstanbul) in, Yunanistan’a geri döneceğinin işareti olacakmış.

Katedralde: Meryem Ana İkonası, Ada’nın baş azizi Agia Theoktisti’nin ayak izi, mermer taht ve 11’nci yüzyıl vaftizhanesi görülebilecek unsurlardan bazılarıdır.

Neyse, biz gezimize devam edelim.

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Kilisenin yakınlarındaki “Arkeoloji Müzesi”nde, antik dünyanın zarafetine imrenerek baktığı Paros mermerlerinin güzel örnekleri var. Antik Yunan tarihinin mermer tabletler üzerindeki yazıtlarının da bulunduğu, paha biçilmez Paros kayıtları bölümü de bulunuyor.

KÖYLER

Parikia’yı arkanızda bırakırsanız; Paros’un keşfedilecek köylerine doğru yola çıkabilirsiniz.

paros.naoussa.1
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Kuzey Naoussa

KUZEY-NAOUSSA

Kuzeydeki “Naoussa”da, Akdeniz’in en güzel balıkçı limanları var. Turistlerin çok rağbet ettiği bir yer olmasına rağmen, geleneksel havasını korumuş.

Günlük tekneler: bar ve restoranların birkaç metre uzağına demirliyorlar. Limanda: Ege’nin en iyi deniz ürünleri restoranları ve geleneksel Yunan “Ouzerie”leri var.

paros.kolimrites.1
Yunanistan Paros adası-Antiparos adası Kolymbithres

KOLYMBİTHRES

Naoussa’nın batısında: doğanın eğip büktüğü, rüzgarların aşındırdığı, garip kaya şekilleriyle çevrelenmiş kumsallarıyla, gelişmekte olan bir tatil yöresi olan “Kolymbithres” var. Burada: su kaydırakları ve çocuk oyun alanlarının bulunduğu büyük bir park bulunuyor.

DOĞU KIYILARI

Adanın doğu kıyısı boyunca: geniş ve sığ koylarda, mükemmel rüzgar sörfü olanaklarıyla, güzel kumsallar bulunuyor.

KHRYSİ AKTİ

Paros’un en ünlü plajıdır. 1 km. uzunluğundaki plaj, 1983 yılından bu yana, her yıl Dünya Yelken sporu Kupası Şampiyonluğuna ev sahipliği yapıyor.

Ayrıca: su kayağı, rüzgar ve uçurtma sörfü, katamaran gezisi gibi zengin çeşitlilikteki su sporları da mevcuttur.

Khrysi Akti (altın kumsal): güneşin keyfini çıkararak, yarışı izlemek için güzel bir plaj. Doğu kıyısının biraz daha ilerisinde: Piso Livadi limanı bulunuyor.

İÇ KESİMLER-KEFKES KÖYÜ

Adanın iç kesimlerinde pek çok ilgi çekici nokta var. Adanın en yüksek köyü olan “Lefkes” köyünün, dar sokaklarını gezebilirsiniz. Bir zamanlar: Lefkes köyünü; vadinin aşağısındaki Karampoli köyüne bağlayan; mermer kaplı Bizans yolunun kalıntılarını görebilirsiniz.

MARATHİ KÖYÜ

Marathi köyünün yanında: Yunan ve Roma İmparatorluklarının dört bir yanına taş gönderen mermer ocağının görebilirsiniz. O dönemde, taşlar, yüzeyde kesilmek yerine maden gibi kazılarak çıkarılıyormuş. Taşların çıkarıldıkları tünellere girilebiliyor. Göreceğiniz bina kalıntılarında, bir zamanlar, Paris’teki Hotel des İnvalides’de bulunan Napoleon’un mezarı için, 1844 yılında mermer kesmeye gelen Fransız işçileri barınmış.

GÜNEY-AGİOS İLYAS

Adanın asıl görülmeye değer yeri: güneydeki Agios İlyas dağının altında bulunan mağaralardır. İç tarafları derindir. Ama: bu mağaralar, yüzyıllar boyunca, büyük hasar görmüştür. İç kısma inşa edilmiş olan sayısız basamak, zayıf düşmüş kişilere ve kalbinden rahatsız olanlara göre değil, girmemeleri gerekir. Dikkat.

ANTİPAROS

Antiparos: 5000 yıl öncesine kadar Paros’a bağlıymış. Ama: sismik bir hareket ve iklimde yaşanan büyük bir değişim, ikisi arasında, küçük adacıklar bulunan dar bir kanal yaratmış. Antiparos’a Parikia’dan 20 dakikalık bir feribot yolculuğu ile ya da Paros’un batı kıyısındaki Pounda limanından kalkan arabalı feribotla 5 dakikada ulaşmanız mümkün.

Antiparos kasabasında: hayatın ritmi, Parikia’dan daha yavaş. Aslında, sezon dışında neredeyse uyuklar gibidir. Adanın kalbinde bulunan “Venedik Kastrosu”nun hala ayakta olan iç duvarı ve evlerini görebilirsiniz.

Yunan adaları hakkında genel bilgiler yazım.

Yunan adaları gezi planı hakkındaki yazım.