Norveç Genel

Norveç Genel

Norveç Genel; Norveç, kelime anlamı olarak “kuzey yolu” anlamına gelir. İrili ufaklı, 50 bin adacıktan oluşmaktadır. Bu ülkede: elinizi uzattığınızda, sanki gökyüzündeki bulutları yakalayacakmış gibi hissedersiniz, çünkü dünyanın tepesi gibidir. Hatta: bu ülkede Temmuz-Ağustos aylarında güneş saat: 23.50’de batar, ortalık karanlık olmaz, kısa süre sonra yeniden doğar.

Evet: Birleşmiş Milletler raporlarına göre, yaşam standartlarının dünya üzerinde en yüksek olduğu ülke olan Norveç: yaklaşık 5 milyonluk bir nüfusa sahiptir. Ancak, özellikle Oslo şehrinde sokaklarda göreceğiniz insanların dörtte birinin yabancı yani göçmen olduğu kesindir. Ülkede 5 milyon cep telefonu abonesi bulunuyor.

Norveç denildiğinde ilk akla gelen: insan hakları ve Nobel Barış ödülüdür denebilir. İnsan hakları denilmişken: Norveç ülkesinde insanlar daha doğar doğmaz hani derler ya “zengin” doğuyorlar. Ülkede devlet, her yeni doğan bebek için 4250 Euro ödeme yapıyor ve çocuk yardımı uzun yıllar devam ediyor. Hatta: çalışan annelerden çocuk sahibi olanlar, uzun süre maaşlarını almaya devam ederek izinli sayılıyorlar ve çocuklarına bakıyorlar.

İnsanların evlerinde su sayacı yok, yani su kullanımı ücretsiz. Gazete tirajları ise, 3.5 milyondur. Ulaşımı kolaylaştırmak için Belediyeler, şehirlerde belirli yerlere bisiklet istasyonları kurmuşlar ve insanlar buralarda bulunan bisikletleri, ücretsiz olarak kullanabiliyorlar.

Öte yandan, ülkenin ekonomik gelişmişliği de üst düzeydedir.

Norveç Genel; Ülkenin petrol ve doğal gaz ihracat gelirleri, tüm Avrupa Birliğininkine eşit olduğu söylenir. Ancak: ülkede bu kadar çok petrol ve doğal gaz var diye, ülke insanı petrolü ucuza kullanmıyor. Norveçliler, petrol ürünlerini dünyada en pahalı kullanan ikinci ülkedir. Birinciyi elbette tahmin edebiliyorsunuz, ki, Türkiye.

Ama unutmayın, bir Norveçlinin yıllık geliri, ortalama 55 bin dolar iken, ülkemizde milli gelir 8-9 bin dolar düzeyindedir. Yani: onların petrol ürünlerini kullanım rakamlarında dünya ikincisi olmaları, milli gelirlerine nispeten normal sayılabilir de, bizimki. Neyse biz gezi notlarımıza dönelim.

Evet, Norveçliler, bir hesap yapmışlar ki, 50 yıllık petrol ve 100 yıllık doğal gaz rezervleri kalmış, bunun üzerine, petrol ve doğalgaz ürünlerini yüksek vergilerle satıyorlar ve bu elde ettikleri gelirleri bir fonda topluyorlar, petrol ve doğal gaz bittiğinde, bu fonda biriken parayı kullanacaklarmış. Ekonomi dedim de, ülke ekonomisinin bir diğer kaynağı ise, balıkçılık. Söylenenlere göre, ülkede yakalanan balıkların % 90’lık bölümü yurt dışına ihraç ediliyormuş ve hatta İstanbul-Eminönünde yediğimiz balıkların bile, Norveç’ten geldiği söyleniyor.

Ülkede monarşi rejimi de bulunmaktadır ve devletin resmi başkanı Kral Harald V dir.

Bu ülkede gezerken birçok yerde karşınıza çirkin görünümlü “Troller” heykelleri çıkacaktır. Bu çirkin yaratıklar, İskandinav mitolojisinin fantastik orman perileridir. Genelde, soğuk iklimlerde ve dağlarda yaşarlarmış.

Norveç Genel

TARİH

8-12’nci yüzyıllar arasında: Norveç ülkesinin bugün bulunduğu topraklarda “Viking” ler olarak bilinen bir topluluk hüküm sürmüştür. Bunlar: savaşçı ve denizci olarak bilinirlerdi ve çevredeki birçok yere, gemilerle ulaşarak sömürge toprakları elde ettiler.
MS.1000 yıllarına gelindiğinde ise: bölgede Hıristiyan misyonerler faaliyetlerine başladılar ve bunun sonucunda: Norveç kralı I. Haakon zamanında, Hıristiyanlık kabul edildi.
1040 yılında: Danimarkalılar, Norveç krallığını ele geçirdiler ve ülke: Danimarka kralı Knud’un hakimiyetine girdi.
1364 yılında, bu kez Norveç kralı VI. Haakon: Danimarka kralı Valdemar IV ün kızı I. Margrete ile evlenerek, iki ülkeyi birleştirdi. Kral Haakon, aynı zamanda İsveç kraliyet ailesiyle de akraba idi.
1387 yılında: Kraliçe I. Margrete tahta çıktığında: 1397 yılında: Norveç, İsveç ve Danimarka ve diğer bir kısım sömürge toprakları: “Kalmar Birliği” adı altında, tek bir bayrak altında birleştiler ve büyük bir “İskandinavya İmparatorluğu” kurulmuş oldu.

1521 yılında, İsveç, bu birlikten ayrıldı.

Ayrıca: Protestan reformu adı altında, Almanya’da faaliyet gösteren Martin Luther’de İskandinav imparatorluğunu sarsan en büyük etken oldu. Yine de, 1821 yılına kadar, Danimarka ve Norveç birlikte hareket etmeye devam ettiler. Bu iki ülkenin kralları tekdi, ama kendi içlerinde yasalar, kurumlar ve diğer yapıları ile ayrı idiler.

19’ncu yüzyıl başında ise: Napolyon savaşlarında taraf olan Danimarka, Fransa’nın savaşı kaybetmesiyle, yenik ülke sayılarak Norveç’i, kazanan ülkeler safında bulunan İsveç’e bırakmak zorunda kaldı. Ancak: Norveçliler, İsveç yönetimini beğenmediler ve ayaklanmalar başladı.

Bunun üzerine, 1905 yılında, İsveç, Norveç’in bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.
1905 yılında yapılan halk oylaması sonucunda monarşi yönetimi kabul edildi ve Danimarka kralının oğlu VII Haakon adıyla, Norveç kralı olarak ilan edildi.

Norveç: I. Dünya savaşında tarafsızlığını korudu. II. Dünya savaşında da tarafsız kalmak istemesine rağmen, 1940 yılında, Almanlar tarafından işgal edildi. 1945 yılında, Almanların teslim olmasına kadar, ülke işgal altında kaldı.

Ülke tarihi geçmişinde en büyük olay ise, 1960’lı yıllarda, ülke sularında keşfedilen “petrol” ve “doğal gaz” olmuştur. Bunlar, ülkeye büyük refah seviyesi sağlamışlardır. Bir diğer ilginç olay ise, bizim büyük bir hevesle istediğimiz “Avrupa Birliği” üyeliğinin: gerek 1972 ve gerekse 1994 yıllarında bu ülkede yapılan halk oylamasında, Norveçliler tarafından ret edilmesidir.

ELEKTRİK

Norveç ülkesinde, 220 volt standart elektrik akımı kullanılmaktadır. Elektrik prizleri, iki girişlidir.

NE YENİR

Norveç ülkesinde, pazarlarda ne ararsanız bulunur. Hatta: deniz ürünleri o kadar çeşitlidir ki, balinadan köpekbalığına kadar birçok enteresan deniz ürünü bulup satın alabilirsiniz. Hatta: bu ülkeyi ziyaret ederseniz, sakın “somon” yemeden gelmeyin. Hani, ülkemizde de meşhurdur ya “Norveç Somonu”, mutlaka tatmalısınız.

Bunun dışında, ülkede fast food restoranlarının zincirleri de bulunmaktadır. Ancak, daha önce de söylediğim gibi pahalıdır. Mc Donalt restoranına giriş, üç menü için, 120 TL. ödediğinizde mutlaka şaşıracaksınız. Hatta, aldığınız menüleri, restoranın içinde yiyecekseniz, ilave bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Bunun yanında, yine bu ülkeye has yiyeceklerden de söz etmek istiyorum. Örneğin: “balina” eti. Balina eti, görünüm olarak ciğere benziyor ve rengi kahverengidir. Ancak: söylenenlere göre, balina, denizlerde uzun yıllar yaşarken, denizlerin zararlı maddelerini bünyesinde depoluyormuş ve bu yüzden balina etinin insan sağlığına zararlı olduğu da söyleniyor. Öte yandan: “ren geyiği” eti de deneyebilirsiniz.

Evet: bu ülkede, nereye giderseniz gidin, deniz ürünleri karşınıza çıkacaktır ve yerel lezzetlerden tatmak isteyenler, mutlaka deniz ürünleriyle karşılaşacaklardır.

İÇKİ

Norveç ülkesinde alkollü içki kullanımı belli ve hatta sıkıntılı şartlar gerektiriyor. Gelelim ayrıntılara: ülkede: bira ve şarap satın alabilmek için 18 yaş üstünde olmak gerekir. Şarap ve alkol oranı yüksek içkiler, sadece “Vinmonopolet” denilen yerlerde satılmaktadır ve bu özel mağazalar, devlet kontrolünde, büyük şehirlerde ve küçük kasabalarda bulunmaktadırlar.

Bira ise: süpermarketlerde satılır ancak günün belirli saatlerinden sonra bira satışı yasaktır. Yani, akşam saat 20.00’den sonra bira satışı yapılmıyor. Çoğu restoranda ise, alkollü içki servisi yapılır.
Evet, Norveç alkol konusunda katı kuralları olan bir ülkedir. Fiyatları, nispeten makuldür. Sokakta içki içmek, muhteşem cezalar gerektirir ki, sakın denemeyin. Parkta, bahçede, çim üstünde içki içmek kesinlikle yasaktır. Vatandaşların huzuru nedeniyle, böyle bir karar alındığını düşünüyorum.
Açık ve yasak olan alanlarda içki içmeniz cezası 3000 Kron ve yetkiliye içkiyi vermemenin cezası ise 1300 dolardır.

SİGARA

Ülkede: ofisler ve işyerlerinde sigara içilmez. Otel, bar, restoran ve yiyecek-içecek sunulan tüm yerlerde ise, sigara içilmiyor. Uçak ve toplu taşıma araçlarında da sigara içmek yasaktır. Hatta: ülkede, sigara satın alabilmek için 18 yaş üstü olmak gerekir.

HAVAALANI

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için, taksi tercih ederseniz: farklı taksi şirketleri bulunduğunu unutmayınız. Bu yüzden önce, sürücü ile sabit bir fiyat üzerinden anlaşmayı deneyin. Hatta, anlaşmadan önce, bir iki sürücü ile konuşup kıyaslama yapmanızı öneririm. Ancak, sağlam hareket etmek isterseniz, havaalanında bulunan “Taksi Danışma” bürosuna gidin. Orada bulunan görevli, sizin için bir taksi rezervasyonu yapacaktır.

İnanın, havaalanların ayak bastığınız anda, bu ülkenin ne kadar pahalı olduğunu hemen hissedeceksiniz ki, Oslo havaalanı ile şehir merkezi arasındaki otobüs ulaşımı, 50 eurodur.

VİZE

Norveç ülkesine ziyarete gitmeyi düşünüyorsanız: Schengen vizesi almanız gerekir.

Norveç Genel

RESMİ TATİL GÜNLERİ

1 Ocak Yılbaşı
24 Mart Palm Pazarı
28-29-31 Mart Paskalya
1 Nisan Paskalya
1 Mayıs İşçi Bayramı
9 Mayıs Yükseliş Günü
17 Mayıs Anayasa Günü
25 Aralık Noel Günü

Norveç Genel

İKLİM

Norveç: Alaska-Grönland-Sibirya ile aynı enlem boyutundadır ancak hoş bir iklime sahiptir. Çünkü: Gulf Stream akıntısı, ülkenin iklimini güzelleştirir.
Yazın: Haziran sonu ve Ağustos başı arasında kalan dönemde: gün uzun ve aydınlıktır. Temmuz ve Ağustos aylarında, sıcaklık 25 dereceye kadar çıkar, havada nem hiç olmaz.

Sonbahar: bu dönemde, hava sıcaklığı, Eylül ayına kadar yavaş yavaş düşer. Özellikle, iç bölümler daha hızlı soğur ve sonunda kıyı bölgelerinde de sıcaklık düşer.

Kış: ülkede genellikle her yer karla kaplıdır. İç, güney ve kuzey bölgelerinde, kışın çok düşük sıcaklık ortalamaları görülür ki, genellikle eksi 40 derecelere kadar düşer. Ancak, yine kıyı bölgelerinde nispeten daha ılıman hava şartları hakimdir.

Bahar: Mayıs ortaları ve Haziran ayında, ağaçlar ve çiçekler, doğayı güzelleştirir. Mayıs ayında: uzun kış sonunda, Norveçliler, bahar kutlamaları yaparlar. Ancak, Bahar döneminde, ülkenin kuzey ve güney kıyıları arasında, muhteşem ısı farklılıkları görülür. Aynı zamanda, gece ve gündüz sıcaklık farkları da çok yüksektir. Baharın erken dönemlerinde kıyılarda genellikle yüksek sıcaklıklar görülür.

Evet, Norveç gerçekten güzel bir ülke ama, burayı ziyaret etmek isteyenlerin, hava şartlarına yani iklim durumuna çok dikkat etmeleri gerekir.

İklim durumu hakkında bu bilgileri verdikten sonra, bu ülkeyi ziyaret etmek isteyenler için, birkaç giysi önerisinde bulunmak istiyorum.

Hangi sezonda olursa olsun, bu ülkeyi ziyaret ettiğinizde, havanın günden güne değişebileceğini kabullenmeniz gerekir. Giysi olarak: en az bir kazak, su geçirmez yağmurluk, şemsiye, rahat yürüyüş ayakkabıları veya botlar getirmeniz gerekir.

Özellikle, kış aylarında bu ülkeyi ziyaret edeceklerin, mutlaka: palto, atkı, eldiven, sıcak ayakkabılar ve botlar getirmeleri şarttır.

Sonbahar ve ilkbahar ziyaretçileri: yağışa karşı dikkatli bulunmalı, su geçirmez giysiler ve ayakkabılar getirmelidir. Yaz dönemindeki ziyaretçiler ise: yaz akşamları ve geceler için, havanın soğuk olabileceğini unutmasınlar, yani gündüzler hava iyi olsa da, akşamlar ve gecelerin soğuklarına hazırlıklı bulunmak gerekir.

Son bir not: bu ülkeyi ziyaret etmek istiyorsanız: Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül aylarını tercih etmenizi öneririm.

PARA BİRİMİ

Norveç ülkesinde kullanılan para birimi “Norveç Kronu”(NOK) ve “ore” dir. Ülke Avrupa Birliğine doğrudan üye olmadığından, ülkede euro birinci yani resmi para birimi olarak kullanılmıyor.
100 ore=1 krona eşittir.

Norveç Genel

İNSANLAR

Disiplinli ama sıcak kanlıdırlar. Aşırı özgürdürler, kamu veya özel şirketlerde, üniformalı veya sivil çalışanlar, bir karış sakal bırakabilirler. Ama kimse kimseyi herhangi bir farklılıktan dolayı kısıtlamaz, çünkü kanunları böyle bir şeye izin vermez.

Zaten: normal şartlarda bölge insanı: biraz önce de söylediğim gibi disiplinlidir ve kurallara uyar. Ülke kanunları ki özellikle gasp ile ilgili kanun, ülkeye yerleşmiş göçmenler içindir.

Şiddet olayları çok nadir görülür. Genelde insanlar sorunlarını tebessüm ederek ve konuşarak çözmeyi tercih ederler. Bir başka birine, es kaza “tokat” atmanın cezasının 30 bin NOT olduğu söylenir. Ayrıca: yine devlete veya resmi işlerde yalan söylemek büyük suçtur.

Norveç insan manzaralarından söz ederken, bu ülkeye yerleşmiş yurttaşlarımızdan söz etmemek olmaz.

Ülkede yerleşik Türklerin büyük çoğunluğu “Konya” yöresindendir. Sayıları az olsa da, 1980’lerden sonra ülkeye yerleşmişlerdir.

Ülke, genel anlamda, kimilerine göre dünyanın en huzurlu ülkesidir, ancak bu ülkede, intihar vakalarının çok olduğu söyleniyor. Kişi başına düşen gelirin 50 bin doları aştığı, yani refahın üst düzeylerde bulunduğu böyle bir ülkedeki bu intihar sayısı, aşırı fazla olarak kabul ediliyor.

Bu durum, ekonomik imkanlar çok büyük olsa da, insanların manevi anlamda büyük boşluk içinde bulundukları ile bağlantı kuruluyor.

Son bir not

Hani insanları kurallara saygılı, disiplinli, sorun olmayan bir ülke dedim ama: öte yandan, bir Norveçli çıkıyor ve 22 Temmuz 2011 tarihinde, gençlik kampını basıp, çoğu gencecik 77 insanı öldürüyor, bu da bir gerçek ve Norveçliler, bu 77 insan öldüren adamı: hala, nasıl cezalandırmaları gerektiğini tartışıyorlar.

Bu cani, 22 yıl hapis cezası ile yargılanıyor, yani öldürdüğü kişi başına 3 aylık bir cezaya denk geliyor. Zaten, Norveçlilerin cezaevlerinin de rahatlıkla bir tatil köyü havasında olduğu söyleniyor.

Norveç Genel

ALIŞVERİŞ

Öncelikle şunu bilmeniz gerekir ki, Norveç dünyanın en pahalı ülkelerinden birisidir. Örneğin, bir küçük şişe su için 5 Euro ödediğinizde, bu söylediğime hemen hak vereceksiniz.

Norveç ülkesini ziyaret ederseniz, almanızı önereceğim başlıca ürünler: örme kazaklar, saatler, mücevherler ve yerel gıdalar olacaktır. Ayrıca: gümüş, porselen, el boyaması ahşap işler, keçi ve ren geyiği derileri, kürk, cam ve seramik işleri satın alınabilir.

Örme Norveç Kazakları

Örgü: Norveç ülkesinde uzun bir geleneğe sahiptir. Hatta: en eski örgü parçasının 1476-1525 yılları arasından kaldığı söylenmektedir.

Saatler

Pahalı İsviçre saatleri yanında, Norveç ülkesinde de, çok kaliteli ancak daha uygun fiyatlı saatler bulup satın alabilirsiniz. Birçok turist, bu ülkeden saat satın almaktadırlar.

Mücevherler

Ülkedeki kuyumcuların el sanatı ürünlerinin geçmişi, 2000 yıl öncesine kadar gitmektedir ki, günümüz de de kuyumcular, yüksek standartlı ürünleri, üst düzey kalitede üretmektedirler.

TAKSİLER

Tüm şehir ve kasabalardaki taksi sürücüleri, genellikle İngilizce biliyorlar.
Taksi ücretini kredi kartı ile ödemek isterseniz: yolculuk başlamadan önce sürücüye haber vermeniz gerekir. Norveç taksilerinde, bütün kredi kartları kabul e dilmektedir.

Norveç Genel

TURİZM

Norveç ülkesi: yani Avrupa’nın en kuzeyinde bulunan ve kutup bölgesine yakın bu ülkede: turizmin birinci kaynağı elbette “kayak” turizmidir. Bunun dışında: ülkede gezilebilecek ve gezmenizi önereceğim iki şehir: Oslo ve Bergen olacaktır.

Kayak konusuna gelince, Bergen şehrinin kuzeyinde, Trömsö olarak bilinen şehirde kayak etkinliklerinin yaygın olduğunu duydum ama gitmediğim için o şehir ve kayak etkinlikleri hakkında bilgi veremiyorum.

DOĞU NORVEÇ

Bu bölgede: Jotunheimen National Park ve başkent Oslo dikkat çekmektedir.
Norveç nüfusunun, yaklaşık yarısı bu bölgede yaşamaktadır. Gudbrandsdalen: doğudan-batıya dağları kesen en önemli vadidir.

FJORD NORVEÇ

Batı Norveç bölümü: kolay erişilebilir fiyortları ve dağları ile ünlüdür. Buralarda: buzul yürüyüşleri, balıkçılık, yürüyüş, bisiklete binme gibi aktiviteler bulunur.

FJORD-FİYORT

Norveç ülkesinde, bu kelimeyi sık sık duyacaksınız ki, zaten ülkenin turizminin en temelinde bunlar ve bunların güzellikleri bulunmaktadır. Bu yüzden: bu konuda, biraz bilgi vermek istiyorum.
Norveç fiyortları: buzul çağında: buz, taş ve kayalar tarafından oyularak kazılmıştır. Yeryüzünde, hiçbir yerde, Norveç fiyortları benzerleri bulunmamaktadır.
Fiyortların oluşumu: buzullar geri çekildiğinde, U şeklindeki vadiler deniz suları altında kaldı ve fiyortlar oluşmuştur.

Tuzlu sulu fiyortların üst ve orta kesimleri genellikle çok derindir. Sognefjord fiyordu: en derinlerinden birisidir ve deniz seviyesinden 1308 metre daha derindir.
Fiyortlar: Gulf Stream akıntısı sayesinde, ılıman bir iklimde bulunmaktadırlar ve bu yüzden, fiyortların semalarında: kartal ve diğer kuşlar uçarlar. Denizde ise, yunuslar ve farklı balıklar, bol miktarda yüzmektedirler.

KUZEY NORVEÇ

Kuzey Norveç: yaban hayatı safari, gece yarısı güneşi ve kuzey ışıkları ile tanınır. Ayrıca, Norveç ülkesinin yerli nüfusu olan “Samiler” burada yaşamaktadırlar. Bunlar, yani Norveç yerlileri: kendi dil ve kültürlerine sahiptirler.

Balıkçılık, avcılık ve ren geyiği gütme gibi güçlü geleneklere sahiptirler. Aynı zamanda ise, yeni teknoloji ve modern yaşamı da kabullenmişlerdir. Karasjok denilen yerde, bir “Sami Tema Parkı” bulunmaktadır.

SORLANDET-NORVEÇ RİVİERASI-GÜNEY NORVEÇ

Bu bölgede bulunan yerler: Greland, Grimstad, Rauland, Kragero, Rjukan, Sirdal, Hovden, Setesdal, Vradal, Lindesnes.

Özellikle: Telemark kanalı ilgi çekmektedir. Burası, 105 km. lik uzun bir su yoludur.

İspanya Valencia

İspanya Valencia

İspanya’da,, Katalan bölgesinde, Valensiya özerk bölgesinin başkentidir. Aynı zamanda, İspanya’nın Madrid ve Barselona’dan sonra en büyük üçüncü şehirdir. Valensia limanı ise, Avrupa’nın en büyük beşinci limanıdır.

Şehrin isminin anlamı “güç-kuvvet” demektir. Endülüs döneminde, şehre verilen isim “Balansiya” dır. Şehrin tarihi merkezi, 169 dönümlük yerleşim alanı ile, İspanya’nın en büyüklerindendir.

Şehir merkezinin rakımı: 113 metredir. Şehirdeki yeşil alanlar, parklar ve bahçelerin toplamı: 8.4 kilometre karedir. Yıllık ortalama sıcaklık: 18.7 derecedir. Ortalama nem ise: % 66’dır. Yılın 217 günü, güneşlidir. Bulutlu gün sayısı: 58’dir. Yıllık ortalama 25 derecenin üzerindeki sıcaklık egemen gün toplamı: 154 gündür.

İspanya Valencia

ŞEHİRDEKİ TATİL GÜNLERİ

1 Ocak Yılbaşı
22 Şubat San Vincente Martin günü
19 Mart San Jose günü.
5 Nisan San Vincente Ferrer, Paskalya
1 Mayıs İşçi Bayramı.
9 Ekim Milli gün-Sant Dionis
1 Kasım All Saints günü
6 Aralık Anayasa günü

İspanya Valencia

İKLİM

Bölgede Akdeniz iklimi yaşanır ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılıman geçer. Dolayısı ile, bu şehre gitmek isterseniz en uygun zaman: Nisan-Eylül ayları arasındaki dönemdir. Bu aylar arasında, güneşin en bol olduğu günler yaşanır. Ancak, bu turistik sezon haricinde de, bu şehri ziyaret edebilirsiniz. Yoğunluktan kaçmak isterseniz, zaten bu önerilir.

ULAŞIM

İstanbul-Valensiya arasında, havayolu ile yaklaşık 3 saatte ulaşım mümkündür. Özellikle, THY’nın buraya seferinin olması büyük avantajdır.

Şehirdeki havaalanı, şehir merkezinin yaklaşık 8 km. batısındadır. Ülkenin en büyük sekizinci havaalanıdır. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım olanakları şunlardır: Otobüs kullanmak isterseniz: havaalanı içindeki otobüs duraklarından, şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

Terminal çıkışındaki otobüs durakları: her yirmi dakikada bir hareket eden otobüsler ile, havaalanından şehir merkezine 40-45 dakikada sizi ulaştıracaktır. Ücret 1.25 Euro’dur.
Havaalanı içinde, ayrıca iki metro hattı var. Bunlar ile de, yaklaşık 45-50 dakika bir yolculuktan sonra şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Ücret 2 Euro’dur.

Son olarak, şehir merkezine ulaşmak için taksi tercih ederseniz: çıkış terminalinin hemen yanındaki bölümde bulunan taksileri düşünebilirsiniz. Bunlar, burada sıraya dizilmiş halde duruyorlar. Özellikle şunu bilmenizi isterim ki, taksiler Avrupa’nın birçok yerine oranla uygun fiyatlıdır.

Trafik yoğunluğuna bağlı olarak, havaalanı ile şehir merkezi arasındaki taksi yolculuğunuz, muhtemelen 30 dakika civarında sürecektir. Taksi ücretleri, 20 Euro civarındadır.
Havaalanında, Turist Bilgi Ofisi var, buraya uğrayarak “VLC-Turist Kartı” satın alabilirsiniz. Bu kart ile, havaalanından başlayarak, toplu ulaşım araçlarına ücretsiz binebilirsiniz.

Valensiya şehrinin diğer bir kısım şehre olan uzaklığı şöyledir.
Valensiya-Alicante arasındaki uzaklık: 180 km. Valensiya-Barselona arasındaki uzaklık: 362 km. Valensiya-Bilbao arasındaki uzaklık: 747 km. Valensiya-Madrid arasındaki uzaklık: 356 km. Valensiya-Malaga arasındaki uzaklık: 622 km. Valensiya-Zaragoza arasındaki uzaklık. 325 km. Valensiya-Sevilla arasındaki uzaklık: 745 km.

İspanya Valencia

ŞEHİR İÇİ ULAŞIMI

Valencia şehrinde, şehir içi ulaşımı için “Valencia Tourist Card” satın alabilirsiniz. Katlar: 24.48 ve 72 saatliktir. Aileler için: “Valencia aile kartı” satın alabilirsiniz. Hatta: 5 farklı tür kart bulunmaktadır.
Bu kart ile: otobüs, metro, tramvay ve bir kısım müzelere ücretsiz girebilirsiniz. Ayrıca: bazı mağazalar, restoranlar, eğlence merkezleri ve turistik tesislerde indirimli ücretlerden yararlanabilirsiniz. Hatta: havaalanı ile şehir merkezi arasındaki yolculuklar da da kullanılabilir.
24 saatlik kart: 13.5 Euro, 48 saatlik kart: 18 Euro, 72 saatlik kart: 22.50 Euro’dur.
Gelelim otobüs seferlerine: şehirde her köşe başına ulaşan şehir içi otobüs seferleri bulunmaktadır. Otobüs seferleri, saat 04.00’de başlar ve 22.30 da biter. Tatil günleri, Cuma-Cumartesi ve Pazar günleri ise, gece saat: 03.30’da kadar devam eder. Normal zamanda ise, gece otobüs servisleri bulunmaktadır.

İspanya Valencia

TARİH

Şehir ilk olarak Romalılar tarafından kurulmuş ve devam eden tarihi süreçte, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bunlar arasında: Romalılar, Vizigotlar, Berberiler, Endülüs Arapları, Aragonlar sayılabilir.

1094 yılında, Rodrigo Diaz de Viar: şehri ele geçirir. Daha sonra, Murabıtlar ve ardından gelen Berberi hakimiyeti sonucunda, 1238 yılında, şehir Aragonlu James I tarafından ele geçirilir ve burada “Valencia” krallığı kurulur.

Şehir: 15 ve 16’ncı yüzyıllarda: Akdeniz kıyısında, önemli bir ticaret merkezi haline gelir. Bu dönemde, sanatsal faaliyetler de yoğunlaşır. 1874 yılında, Alfonso XII. Kuzey Valensia kralı seçilir.

İspanya Valencia

NE YENİR

Valencia yöresine yolunuz düşerse: deniz ürünleri, taze meyve ve sebzeler, pirinç kullanılarak yapılan yemeklerden tatmanız önerilir. Özellikle: “Paella” yemelisiniz. Çünkü: Valensiya mutfağının dünyaca ünlü spesiyalidir. Bu yemek: pirinç, sebze çeşitleri ve isteğinize bağlı olarak: deniz ürünleri, tavuk-balık-tavşan etinden yapılır. Odun ateşi üzerinde pişirilir. Oldukça lezzetli ve sağlıklı bir yiyecektir.
Şehir merkezinde denemenizi önereceğim birkaç restoran: La Lonja, Colon sokaklarında ve çevresinde ve Plaza de la Reina ve Del Puerto bulvarlarındadır.

NE İÇİLİR

Valencia şehrinde en ferahlatıcı yudum: Horchata’dır. Sadece bu şehirde yetişen bir meyveden yapılan bu içeceği içmenizi öneririm. Hatta, yanında: geleneksel “fartons” denilen bir tür bisküvi de deneyebilirsiniz.

İspanya Valencia

NE SATIN ALINIR

Valenciya şehrinin en popüler alışveriş merkezi: eski şehir bölgesinin güneyindedir. Alışverişin yoğun bulunduğu bazı sokaklar şunlardır: Jorge Juan, Colon, Cirilo Amoros, La Paz, Don Juan.
Şehirdeki en yoğun alışveriş mekanı ise, Mercado Central dır. Burada, 8 bin metrekarelik alanda kurulu çarşıda, her şeyi bulabilirsiniz.

Önerebileceğim bir diğer alışveriş mekanı ise: La Lonjadır. Şehirde satın alabileceğiniz en kaliteli ipek tekstil ürünlerini burada bulup satın alabilirsiniz.

Şehirden satın alabilecekleriniz: gümüş, mücevher, tığ işi örgüler, nakışlı ipek tekstil ürünleri ve özellikle el boyaması yelpazelerdir. Bu yelpazelerin fiyatları, 40-150 TL. arasında değişmektedir. Ayrıca, bu şehirden porselen satın almanızı öneririm. Dünyaca ünlü porselen firmalarından “Ladro” ya ait “Poeta Querol” caddesi üzerindeki fabrikadan, porselen ürünler satın alabilirsiniz.

YEREL ETKİNLİK-FESTİVALLER

Valensia şehrinde “Falles” festivali düzenlenmektedir. Bu: Saint Joseph anısına düzenlenen geleneksel bir etkinliktir.
Kutlamalar 5 gün, 5 gece sürdürülmektedir. Bu etkinliklerde: tarihsel alaylar, dini alaylar ve komedi alayları yani yürüyüş toplulukları oluşturulur. Kalabalık sokaklara dökülür. Havai fişek patlamaları, gün boyu duyulur.
Yine de, kutlamalar hakkında ayrıntılı bilgi vermek gerekirse: kutlamalar yukarıda belirttiğim 5 günlük süreçte: sabah saat: 08.00 de başlamaktadır. Canlı müzik toplulukları, her caddede yürümeye başlarlar. Arkalarındaki sokaklarda ise büyük havai fişekler atılır. Saat: 14.00 olduğunda, festival tüm mahallelere yayılır. Çanlar çalar, Belediye Başkanı Belediye Binasının balkonundan, özel giysilerini giymiş olarak festivale katılır.

İspanya Valencia

GEZİLECEK YERLER

İspanya Valencia

EL CARMEN-TARİHİ ŞEHİR

Şehrin bu tarihi bölümünde: birçok tarihi bina, kilise ve müze bulunmaktadır. Bu tarihi bina ve yapıların bir bölümü, günümüzde bar, kafeterya ve restoran olarak dizayn edilmiş ve kullanılmaktadır. Bu yüzden, buraya gece de gidebilirsiniz.
Özellikle: bu bölümün “La Reina” meydanında, fayton kiralayarak tarihi şehrin sokaklarında güzel bir gezintiye çıkabilirsiniz.
Gelelim bu bölgede görebileceklerinize:

İspanya Valencia
İspanya Valencia

Torres de Serranos

Serrano kapıları olarak bilinmektedir. Eski ortaçağ kent duvarlarında bulunan 12 kapıdan birisidir. Şehrin en iyi korunmuş anıtı olarak bilinmektedir. Kapı, 1865 yılında, vali II. Criilo Amoros zamanında yapılmıştır. Serranos kapıları, şehirdeki çeşitli etkinliklerde kullanılmaktadır. Özellikle: Şubat ayı sonlarında başlayan “Fallas Valencia” etkinlikleri, burada başlamaktadır.

Le Seu-Valensia Katedrali

1262 yılında, yapı bir cami olarak yapılmaya başlanmış ama daha sonra, bitirilemeden, bir Hıristiyan kilisesine dönüştürülmüş ve 1425 yılında tamamlanmıştır. Yapının bulunduğu yerde, daha önce bir Vizigot kilisesinin bulunduğu söyleniyor. Yapımı uzun yıllara dayalı olması nedeniyle, katedralin mimarisinde, birçok üslup kullanılmıştır.
Katedralin en ilgi çeken yeri: İsa’nın “son akşam yemeğinde kullandığı kutsal kase” nin muhafaza edildiği şapeldir.

Aslında bütün dünyada, Hıristiyanlar arasında bu kadeh ile ilgili çeşitli söylentiler olmasına rağmen, Valencia katedralinde bulunan kadehin, mevcut kanıtlar ile en olası aday olduğu söylenmektedir. Yine söylenenlere göre: Temmuz 2006 tarihinde, Papa Benedich XVI tarafından, bu 1’nci yüzyıldan kalma kadeh, katedrale hediye edilmiştir.

Bunun dışında, katedral içinde bulunanlar şunlardır: hazine odası, kutsal kase şapeli, tarihi ve dini belgelerin sergilendiği bir müze, resimler, dini duvar kabartmaları ve heykeller. Bu resimlerin 15’nci yüzyıldan günümüze geldiği, yerel sanatçılar tarafından yapıldığı bilinmektedir. 1931 yılında, kilise, İspanyol hükümeti tarafından, tarihi ve sanatsal korunması gereken eser olarak ilan edilmiştir.

Ama, İspanyol iç savaşı sırasında, yapının bir kısım dekoratif öğesi ortadan kaybolmuştur. Koro kısmı, 1940 yılında sökülmüş ve yüksek sunak altına taşınmıştır.
Katedralin çan kulesi olan “Miguelet” in en üst bölümünden, şehrin muhteşem güzel manzarası izlenebilmektedir.

Virgen de los Desamparados Bazilikası

Bazilika: şehrin en yüksek bölümündedir. Katedral ile birlikte, tarihi eski şehrin en önemli sitelerinden biridir.

Valensiya Modern Sanat Enstitüsü

İspanya ülkesindeki en başta gelen modern sanat enstitülerinden biri olan yapı: 1970’lerden günümüze kadar olan sürece ait, çeşitli sanatçıların koleksiyonlarını barındırmaktadır. Bunun dışında: özellikle, ünlü İspanyol sanatçı “Julio Gonzales” in metallerden yaptığı heykeller ve sanat eserleri bulunan koleksiyonu da ilgi çekmektedir.

La Lonja

Burası, tarihi ipek çarşısıdır. UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilerek koruma altına alınmıştır. İpek pazarı: 1469 yılında kurulmuştur. Pazarın kurulduğu yapı: şehrin en göz alıcı mimari eserlerinden biridir. Üslup olarak, gotik mimari tarz kullanılmıştır. İşin ilginci, tarihi yapı, günümüzde de bir alışveriş merkezi olarak faaliyetini sürdürmektedir. Özellikle: antika pul ve para koleksiyonu gibi bir merakınız varsa, bu tarihi alışveriş merkezi içinde, Pazar günleri kurulan pazarı ziyaret etmenizi öneririm.

İspanya Valencia
İspanya Valencia
İspanya Valencia

Mercado Central

Burası: egzotik bir alışveriş merkezidir. Yapı: 20’nci yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Ancak, günümüzde, yine de, Avrupa’nın en iyi çalışan gıda pazarlarından birisidir. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen, Pazar, yine her zamanki gibi canlıdır. Gerçek Valencia şehrinin günlük yaşamını ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, burayı ziyaret etmenizi öneririm. Burada: çeşitli restoranlar, tapas barları ve hediyelik eşya satan dükkanlar var.

İspanya Valencia

 

İspanya Valencia

Iglesia Convento del Carmen-Carmen Kilisesi

Şehirde, bu kiliseyi bulmak pek mümkün değildir, çünkü kilisenin büyük bir turistik statüsü yoktur ve ıssız ve otantik bir atmosferde gizlenmiştir. Kilise: sessiz bir meydanda, önünde kuleleriyle görülür. Cephesi klasik ve barok özellikler taşır. Büyük çan kulesine, Valencia şehrinin en eski binalarından biri denilebilir. Birçok ünlü İspanyol sanatçısı, bu tarihi bina üzerinde çalışmışlardır.
Evet, bu güzel yapı, 1281 yılında inşa edilmiştir. Günümüzde kilise etkin olarak kullanılmaktadır ve manastır içinde ise “Museo del Carmen” isimli küçük bir sanat sergisi mekanı bulunuyor.

Santa Catalina Kilisesi ve Çan Kulesi 

Santa Catalina meydanı üzerindedir. Valencia şehrinin simgesel yapılarından birisidir. Kilisenin içi: renkli ve küçük pencereler ile süslenmiştir. Yapı: 14’ncü yüzyıl da yapılmıştır.
Çan kulesi: hemen kilisenin yanındadır. Kule, yapıya 18’nci yüzyılda eklenmiştir.

İspanya Valencia
İspanya Valencia

CİUDAD DE LAS ARTES LAS CİENCİAS-SANAT VE BİLİM ŞEHRİ KOMPLEKSİ

Burası: Turia nehri yatağının ucunda: 1996-1998 yılları arasında yapılmış ve şehrin en önemli mimari sembollerinden biri olan yapılar topluluğudur. 1957 yılında bir sel felaketi sonrasında, Turia nehri boşaltılır. Eski bir dere yatağı, muhteşem bir park haline getirilir. Mimarları: Santiago Calaltrava ve Feliks Candela. Eğlence tabanlı bir kültürel ve mimari komplekstir. Biraz önce sözünü ettiğim gibi: 16 Nisan 1998 tarihinde açılmıştır.
Mimari stil: buranın ve mimarlarının dünya çapında ün kazanmalarına neden olmuştur. Bu kompleks içinde bulunanlar şunlardır:

İspanya Valencia

L’Oceanografic

Avrupa’nın en büyük okyanus akvaryumudur. 110 bin metrekarelik bir alana kurulmuştur. Mimari görünümü: “nilüfer” şeklindedir ve mimarı: Felix Candela’dır. Burada: 40 milyon litre su içinde, 500 civarında farklı türden, 45 bin su canlısı bulunduğu söyleniyor.
Dev akvaryumun içi: Akdeniz, Kızıldeniz, Kutup denizi ve Tropik deniz ekosistemleri olarak ayrı ayrı bölümlerden oluşmaktadır. Her bölümde ise, o eko sisteme ait canlılar yaşamaktadır. Burada, ayrıca sulak kuş türleri de bulunuyor.

İspanya Valencia
İspanya Valencia

 

L’emisferic

Burası, gökyüzü gözlem evidir ve yuvarlak göz şeklindeki kubbesiyle ilgi çekmektedir. Burada, aynı zamanda “lazer gösterileri” yapılmaktadır. Bir de sinema bulunuyor. Yapı: 13 bin metrekarelik alandadır. Sanat ve Bilim şehrinde, 1998 yılında tamamlanan ilk yapı olmuştur. Yapının tasarımında, çevresindeki su havuzunun ayrı bir yolu var. Havuzun altında bulunan cam bölüm, bir göz yanıltması yaratıyor. Yapının uzunluğu 110 metre ve genişliği 55 metredir. Yani, yarım bir küre şeklindedir.

El Palau de les Arts Reina Sofia

Burası, bir opera evidir. Yani, sanata ve müziğe ayrılmış bir yerdir. Yapı: 87 bin metrekarelik bir alana yerleşmiştir. Bu sanat merkezinde: tiyatro ve müzik gibi birçok etkinlik düzenlenmektedir. Bina iki destek üzerindedir. Uzunluğu 230 metre, yüksekliği 70 metredir. Dışında, metal bir dış çatı bulunmaktadır.

El Pont de I’Assut de I’Or

Burası, şehrin en yüksek noktası olan “Minorka Street” üzerindeki, güney bölümü buraya bağlayan 125 metre uzunluğunda bir köprüdür.

İspanya Valencia
İspanya Valencia

 

L’Agora

Burada, konser ve spor etkinlikleri düzenlenmektedir. Ayrıca, kongreler, uluslar arası spor toplantıları gibi etkinlikler de düzenlenir. Evet, şehrin birçok etkinliği burada düzenleniyor.

İspanya Valencia

El Museu de les Ciencies Principe Felipe-Prens Felibe Bilim Müzesi

Bu müzenin en ilgi çeken yönü: dev balina iskeletidir. İskelet: 40 bin metrekarelik bir alanı kapsar ve 3 katta sergilenmektedir.
Bunun dışında: yine geçici sergiler için 3 kat kullanılıyor. Birinci katta: Turia bahçeleri, güzel bir görünüm sunuyor. İkinci katta: Bilim Mirası isimli bir sergi bulunuyor. Üçüncü katta: yine çeşitli sergiler bulunuyor.
Binanın mimari üslubu: geometrik yapıdır. Malzeme kullanılırken, doğaya uygun malzeme kullanması ile önem kazanmaktadır. Yapının uzunluğu 80 metre, genişliğ ise 55 metredir. Yükseklik: 220 metredir. İspanya’nın günümüzdeki bu en büyük sergi alanını ziyaret etmenizi öneririm.

İspanya Valencia

L’Umbracle

Burada, şehre özgü bitki ve çiçeklerden oluşan büyük bir bahçe ve yürüyüş yolları bulunmaktadır. Ayrıca, bahçe içinde modern ressam ve heykeltıraşların eserlerinden oluşan bir açık hava galerisi bulunmaktadır. Burası: Sanat ve Bilim şehrinin girişi olarak tasarlanmıştır.
Burası: 55 kemerli, 18 metre yüksekliğinde, 320 metre uzunluğundadır. Bahçedeki bitkiler: mevsimlerin renklerine göre dikkatlice seçilmiş ve yerleştirilmiştir. Bahçede: birçok palmiye ve turunç ağacı bulunuyor.

LADRO PORSELEN MÜZESİ VE FABRİKASI

Valensiya şehri porselenleriyle ünlüdür. Bu ince ve zarif porselenler, dünyaca ünlüdür ve bazı parçalarının değeri çok yüksektir.
Porselen Fabrikasında, porselen yapımını görebilir ve bu işin ustası sanatçılarla tanışabilirsiniz. Fabrikanın hemen yanında bulunan ve müze olarak kullanılan yer ise: bu şirketi kuran ve ilk tasarımları yapan Ladro kardeşlere ait bir evin restore edilmesiyle oluşturulmuştur. Bu müze evin içinde: ilk porselen tasarımları yanında, 19 ve 20’nci yüzyıllara ait çeşitli ressamların resimleri de bulunmaktadır.

İspanya Valencia

BİOPARK

Burası bir tür hayvanat bahçesidir. 2008 yılında ziyarete açılmıştır. 10 bin metrekarelik bir alana yayılmıştır.
Bahçe: yapay bir göl kıyısında kurulmuştur ve burada, 250 farklı hayvan türünden, 4000 civarında canlı bulunduğu söylenmektedir. Park alanı, hayvanların doğal ortamlarında özgürce yaşamalarını sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Ancak, bu hayvanat bahçesinin en büyük özelliği: ziyaretçiler ile hayvanlar arasındaki engellerin ustaca gizlenmiş olmasıdır. Bunun sonucunda, ziyaretçiler, sanki hayvanların arasında dolaşıyormuş gibi bir duygu oluşturulur.

INSTTİTUT VALENCİA D’ART MODERN-IVAM

Burası: Modern Sanat Enstitüsüdür. 1989 yılında açılmıştır. Burada: geçici sergiler düzenleniyor ve güncel sanatın diğer alanlarıyla ilgili koleksiyonlar, tartışmalar, dersler, konferanslar, çalıştaylar ve konserler düzenlenmektedir.

İspanya Valencia

MUSEO ARQUEOLOGİCO E LA ALMOİNA-LA ALMOİNA ARKEOLOJİ MÜZESİ

Müze: Plaza de La Almoina bölgesindedir. Giriş ücretlidir, ücret 2 Euro’dur. Cumartesi, Pazar ve resmi tatil günlerinde giriş ücretsizdir.

İspanya Valencia

ŞEHİR DIŞINDA VE ŞEHİR MERKEZİNDE GEZİLECEK DİĞER YERLER

ALBUFERA GÖLÜ

Şehir merkezinin 12 km. güneyindedir. Burası bir tatlı su gölüdür ve birçok farklı türden kuşu barındırır. Yani bir anlamda, kuş cenneti gibidir.
Gölün hemen yanında bir köy var. “El Parmar” isimli bu köyde yöreye özgü yerel tatlar-lezzetler tadabilirsiniz. Çünkü, burada birçok restoran bulunuyor. Hatta: İspanya ülkesinin en ünlü yemeği olan “Paella”nın ana vatanının burası olduğu söyleniyor ki, mutlaka tatmalısınız. Zaten köyün çevresi, paella yemeğinin ana maddesi olan “pirinç” tarlaları ile çevrilidir.

İspanya Valencia
İspanya Valencia

 

EL SALER-PİNEDO PLAJLARI

Şehir merkezinin 12 km. güneyinde, Albufera gölüne yakın bir yerdeki bu plajlar, mavi bayraklıdır. Yani, bölgenin en güzel kumsalı ve en temiz denizi buradadır.
Ama plajlar, yazın özellikle kalabalıktır. Plaj yakınlarında lüks otellerde konaklama imkanı da bulunmaktadır.
Denize girmek için burayı mutlaka denemenizi öneririm.

PLACA DE AJUNTAMENT

Şehrin en önemli meydanlarından birisidir. Burada: Belediye Binası, “La Filmoteca” yani “Sinema”, birçok bar ve restoran bulunmaktadır.

TURİA BAHÇELERİ

Burası bir parktır ve park alanı içinde: çocuk bahçeleri, spor kompleksleri ve bir çeşme bulunmaktadır.

İspanya Valencia
İspanya Valencia

 

PALACİO DE LA GENERALİTAT

Burası, Rönesans dönemi mimari özelliklerini taşıyan, altın süslemeli tavanları olan, doğu etkilerinin de gözlendiği bir yerdir.

Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Dresden gezilecek yerler 1
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Almanya Dresden gezilecek yerler hakkında ayrıntılı bir liste hazırladım ve sizlere dresden şehrinde mutlaka tecrübe etmeniz gereken şeylerden bahsedeceğim.

Almanya, Saksonya Eyaleti merkezidir. Elbe nehri kenarında kurulmuştur. Çok sayıda sanat koleksiyonu barındırır. Augustus the Strong yani Güçlü Augustus, şehrin şu anki halini planlamış. II. Dünya savaşında şehrin dörtte üçü bombalanmış. Şehrin 800 yıllık geçmişi var. Berlin şehrine 2 saatlik uzaklıkta. Şehir geceleri çok sıkıcıdır.

Şehir 2 kısımdan oluşuyor.

1-Altstadt-Eski şehir

2-Neustad-Yeni şehir

Dresden Gezilecek Yerler Altstad Eskişehir

Tam bir turist yaşam parkıdır. Restore edilmiş Barok kiliseler, saraylar, Elbe nehrinin doğallığı, dünyanın en meşhur müzeleri ve doğu tarzı bir mimari var.

20160806_115515
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Zwinger

Dresden gezilecek yerler arasında en ilgimi çekenlerden olan Rokoko tarzındaki bu saray, şehrin en ünlü anıtıdır ve 1707-1728 yılları arasında Kral Augustus döneminde yapılmıştır. Kronentor denen kapıdan girilen devasa avlusu içinde: bahçeler, havuzlar, çeşmeler ve birbirine bağlı 5 köşk vardır. Bu yapılarda, bir müzik kompleksi, porselen koleksiyonu ve müzeler bulunuyor.

Porzelansammlung denin ve porselen koleksiyonunun bulunduğu yerin duvarında: her çeyrek saatte çalan porselen bir mekanizmaya ilginizi çekerim. Bu galerinin en büyük özelliği, dünya çapında kendi türünün en iyi koleksiyonu olmasıdır. Japon, Çin ve Kore porselenlerinin olağanüstü örnekleri burada sergileniyor.

Rüstkammer denen yerde: Semperbau ve Türckische Cammer bölümleri bulunmaktadır. Burada: Ortaçağ ve Rönesans dönemlerine ait zırhlılar ve savaş silahları sergileniyor. Türckishe denen bölümde ise, Osmanlı kültürüne hayran olan Kral Augustus tarafından toplanan ve Türkiye dışındaki en büyük Osmanlı eserleri koleksiyonu olduğu belirtilen bir koleksiyon sergileniyor ki, bu koleksiyonda çadırlar, kaftanlar ve Osmanlı dönemi silahları bulunmaktadır.

Gemaldegalerie Alte Meister denen müze: kompleksin kuzeybatı köşesindedir ve burada kraliyet sanat koleksiyonları sergilenmektedir. Paha biçilmez tablolar bulunmaktadır ve tam girişte, duvarda, II. Dünya savaşından kalma bir Rusça yazı dikkati çeker, bu yazıda “Müze kontrol edildi, mayın yok. Chautin tarafından kontrol edildi” yazılıdır. Buradaki en önemli tablo: Raphael’in “Üzgün duran Sistine Madonnası” dır.

Burası bir zamanlar, Elbe nehri görüntüsüne de sahipmiş. Ancak Opera Binası yapılınca nehir görüntüsü kapanmıştır. Günümüzde, burası tam bir Barok mimari panayırı gibi inşa edilmiş binalar göreceksiniz. Çünkü Almanlar, büyük yapılar yapma arzusundadırlar ve bu arzularını mimariye dönüştürmüşlerdir. Kral Augustus döneminde başlayan yapılaşmadaki gösteriş bir yandan zenginliği simgelerken kral öldüğünde bu alışkanlık terk edilmiştir. Evet, bu yüzden şehirde göreceğiniz yapıların oldukça süslü ve heykellerle bezeli olması sizi şaşırtacaktır.

Buranın kuzeybatı bölümündeki merdivenlerden çıkarak kralın balkonundan yani nehrin hemen kıyısından Elbe nehrini ve manzaranın güzelliğini yaşamalısın.

Residenzchloss-Dresten Kraliyet Sarayı

ime=”2016-08-18T16:50:16+00:00″> arasında tarih bakımından en ilgimi çeken yerlerden olan 1709-1722 yılları arasında yapılan bu saray, Saksonyayı yöneten Wettin ailesinin mensuplarının ikametgahı olarak kullanılmıştır. Sarayın ana girişine: Georgentor’dan geçilerek Georgenbau binasından ulaşılır. Tam teçhizatlı şekilde, silahla donatılmış Sakson Kontu George’un dev heykeli, avluyu süslemektedir. Gelelim sarayın bölümlerine:

Grünes Gewölbe-Green Vault: Bu bölümdeki müzede, Kral Augustus’un sanatı nasıl bir güç simgesi olarak gördüğüne dair örnekler vardır. Müzenin son kısmında: Kral Augustus’un oğlunun kraliyet ganimetlerinin tutulduğu mücevher odası bulunur ve her saat başı 100 kişilik guruplar halinde alınan ziyaretçiler burayı gezerler, yani önceden rezervasyon yaptırmakta yarar vardır.

Kupferstichkabinett ve Münzkabinett: Burası bir tür bozuk para müzesidir ve ilaveten yüzyıllar öncesine ait 500 binden fazla sanat eseri baskı ve çizimler sergilenmektedir.

Türckische Cammer-Türk Odası: Bu müzede, Sakson düklerinin, yüzyıllar boyunca topladıkları, Osmanlı eserlerinin oldukça geniş bir koleksiyonu sergilenmektedir.

Neues Grünes Gewölbe: Buradaki koleksiyonların hepsi: altın, gümüş, fildişi, kehribar gibi değerli metallerden oluşmaktadır. Kraliyet mücevherleri arasında 42 gratlık, dünyanın en büyük elmaslarından biri de bulunmaktadır.

 

Solda Opera Binası

Dresden gezilecek yerler arasında sanat bakımından en ilgimi çeken yerlerden olan Solda Opera Binası, sağda kale-Schloss Dresden ve hemen yanında yeşil kubbe-Grünes Gewolbe görülür. Yeşil kubbeli bina bir tür müzedir ve burada, şehre ait hazineler yani mücevherler sergilenmektedir. Yine burada görülen Opera binası, yapıldıktan sonra 3-4 kez yenilenerek günümüze ulaşmıştır.

20160806_120351
Almanya Dresden Gezilecek Yerler
20160806_120317
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

 

 

Fürstenzug-Procession of Princes-Porselen Pano

Evet, Dresten şehrinin turizm açısından en önemli özelliğinin bulunduğu bölge burasıdır. Johanneum duvarının  dış kısmındaki burası, porselenden yapılmış, dünyanın en büyük mozaik resmi bulunmaktadır. 336 feet yani 102 metre uzunluğundaki ve 23 bin parça Meissener çinisi porseleninden oluşan bu mozaik duvar resminde: 1127 ve 1904 yılları arasında, Saksonya kraliyetine ait, 100’den fazla üyenin (krallar, lordlar ve dükler) ve yarısından çoğunun da at üzerindeki tasvirleri, bu devasa mozaikte sıralanmıştır. Mozaikteki parçalar: 1904-1907 yılları arasında, Wilhelm Walther tarafından boyanmıştır. Kişiler, kronolojik sıraya göre sıralanmıştır. İlgi çeken tasvirler arasında: 1694 yılında, Kral Augustus’un atı ile Protestan reformu ve Martin Luther’i temsil eden “gülü” çiğnemesidir. Diğer bir özellik ise, tüm bu mozaik resimlerde, sadece 1 tane kadın bulunuyor ve birçok tur rehberin haberi olmayan bu özelliği tespit etmek ve bu kadını bulmak için, çocuk gurubunun içine bakmanızı öneriyorum. Bu mozaik panonun karşısına geçip baktığınızda: belirtilen dönemlerdeki kıyafetlerin değişimi, yaşam stilleri, ulaşım araçları, silahlardaki değişimleri ve gelişimi görebilirsiniz. Mozaik resmin hemen karşısında, hediyelik eşyaların ve özellikle magnetlerin satıldığı tezgahları görebilirsiniz. Magnetler 2 eurodan satılıyor.

Brühische Terrasse

Burası da Dresten şehrinin turizm anlamında önem kazanan yerlerinden birisidir. Yine tur rehberleri tarafından pek üstüne düşülmese de, burası Avrupa’nın balkonu olarak kabul edilir. Nehirden yaklaşık 15 metre yükseklikteki, bu bölüm 500 metre uzunluğundadır ve şehrin eski bir simgesi olarak önem kazanmaktadır. Merdivenlerden çıkarak balkona ulaştığınızda, gölgelikten yürüyün ve balkonun sonunda, kaleye doğru inen uzun merdivenlerden aşağıya inebilirsiniz. Burada, Elbe nehrine nazır, sol kıyıda Rönesans, Barok ve Klasiszmin etkisinin hissedileceği binaları ve yapıları görebilirsiniz. Elbe nehri üzerindeki köprüler de ilgi çekiyor.

20160806_115353
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Frauen Kirche-Kadınlar Kilisesi

Burası bir kilisedir ve merkezde bulunmaktadır. Günümüzde “barışın simgesi” olarak değerlendirilmektedir. 1726-1743 yılları arasında yapılan kilise, II. Dünya savaşı bitiminde, şehirdeki bombardımanda en çok yara alan kilisedir. Bu muhteşem protestan kilisesi, II. Dünya savaşı ardından tamamen yerle bir olmuştur. Uzun yıllar boyunca, mevcut yıkıntılar el değmeden korunmuş ve anı olarak muhafaza edilmiştir. Daha sonra ise, sağlam olarak muhafaza edilen 3539 taş kullanılarak ve bunlara yeni taşlar eklenerek, kilise orijinal planına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Yapıya baktığınızda eski taşların siyah ve yeni taşların beyaz olması nedeniyle eski ve yeni taşları görmek mümkündür. 1994 yılında onarılmaya başlanan kilise, 180 milyon dolara mal olmuş ve 2005 yılında hizmete açılmıştır. Kilise, kadınlar kilisesi olarak bilinir. Yapım aşamasındaki en büyük özelliği: kilisenin eski taşları, toz haline getirilerek buraya hatıra olarak yapılan saatlerde kullanılmış ve bu saatler satıldığında kilisenin onarımı için gereken paranın büyük çoğunluğu temin edilmiştir. Bu saatlerin yapımında, Türk ustaların çalıştığı söyleniyor.

20160806_121601
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Katholische Hofkirche

Burası, Saksonyanın en büyük Katolik kilisesidir. Aynı zamanda: St Trinitatis katedrali olarak tanınır. Kral Augustus II. 1733-1763 yılları arasında hüküm sürerken: İtalya’dan mimarlar ve ustalar getirtmiş ve burada, ilk Katolik luteren kilisesini inşa ettirmiştir. Yapının içinde: muhteşem hazineler bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi: kraliyet heykeltıraşı Balthasara Permoser tarafından yapılan mermer kürsüdür. Ayrıca, çok büyük ve itina ile restore edilmiş, 250 yıllık kilise piyanosu da ilgi çekmektedir.

Semperoper-Opera Hause

Burası, Almanya’nın en meşhur tiyatrosudur. Ünlü besteci Strauss’un pek çok eseri burada sergilenmiştir. Savaş sırasında yıkılan bina, 1989 yılında orjinaline sadık kalınarak yeniden yapılmış ve hizmete açılmıştır. Operanın hemen önünde “Weber” in heykeli görülüyor.

 

German Hygiene Museum

Dresden gezilecek yerler arasında müzeler bakımından en ilgimi çeken yerlerden olan bu eşsiz ve maalesef çok kötü bir ada sahip olan müze, Sağlık ve Bilim müzesi olarak şehrin en ilginç yerlerinden biridir. Kişiler müzeye girip aktif olarak rol alabilecekleri sergiler var. Bina, Nazi Eugenics programına ev sahipliği yapmış ve bu program için hazırlanmış olan özel sergiye 12 yaşından küçük çocukların girmesi tavsiye edilmiyor.

 

Albertium

Burası bir kraliyet cephaneliğidir ve ismini 1884-1887 yılları arasında kendisi ve ailesinin topladığı ganimetleri saklamak için uygun bir yer haline dönüştüren Kral Albertten alıyor. Bina, dünyanın en muhteşem galerilerinden birine ev sahipliği yapıyor. Muhteşem bir koleksiyona sahiptir.

 

Augustus Brücke-Köprü

Elbe nehri üzerindeki bu köprü: II. Dünya Savaşında, Naziler tarafından müttefiklerin geçmesinin önlenmesi için havaya uçurulmuştur. Günümüzde görülen köprü ise, 17’nci yüzyılda yapılan ancak havaya uçurulan köprünün yeniden yapılmış halidir. Restore edildiğinde: Bulgar komünistlerinden Georgi Dimitrof’un ismi verilen köprü, komünizmin çökmesinin ardından, tekrar Augustus’un ismiyle anılmaya başlanmıştır.

 

Johanneum

Bir zamanlar kraliyet ahırı olarak kullanılan bu yapı: 16’ncı yüzyıl yapımıdır. Günümüzde “Ulaşım Müzesi” olarak kullanılıyor. Müzede: tarihi arabalar ve çok eski araba motorları sergileniyor. Eskiden atların eğitildiği açık arazide ise, 16’ncı yüzyılda aynı zamanda açık hava festivalleri düzenleniyormuş. Avludan yukarı doğru uzanan bir rampa sayesinde, kraliyet ailesinden olanlar atlarından inmeden üst katlara ulaşabiliyorlarmış. O dönemde en popüler spor: at üzerinde mızrak atmakmış. Ancak ondan sonra daha popüler olan bir oyun daha geliştirmişler. “Riggelstechen” denen bu oyun, at üzerinde son hızla giderken, ufak halkaları mızrakların ucu ile yakalamaya çalışılan bir oyunmuş ve çok tehlikeli olduğu söyleniyor. Çoğu zaman felaketle sonuçlanan kazalar meydana geliyormuş.

20160806_115132
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

Müzeler

Şehir, bir anlamda Almanya’nın yani Saksonyanın Floransa’sı gibidir. Yani, burada sanat ve tarih içiçe bulunmaktadır. Eski şehir bölümünde birçok müze bulunuyor. Bu müzelerden özellikle bizimle ilgili olan bir tanesi ilgi çekiyor. Bu müze, uzun yıllar koleksiyonculuk yapan Kral Augustus tarafından toplanan Osmanlı eserlerinden oluşmaktadır. Bu müzede: Osmanlı kültürüne ait birçok eser (çadırlar, silahlar, kaftanlar gibi) sergilenmektedir. Müzeye girmediğim için içerisiyle ilgili yorum yapmak istemiyorum, ilgilenenler girebilirler. Söylenenlere göre, müzede 500 yıllık Osmanlı kültürüne ait eserler sergileniyormuş.

 

NE YENİR NE İÇİLİR

Şehirde: sosis yemeniz önerilir. Özellikle: Currywurst veya Bratwurst olarak çeşitlendirilen sosisleri deneyebilirsiniz, mülüm Alman sosisleri meşhurdur. Özellikle, Altstadt kısmında, Post Platz yakınlarında, dünyanın en acı sosislerinin yapıldığı söyleniyor. Eğer acı ile aranız iyi ise, Almanların meşhur sosislerinden tatmak istiyorsanız, burayı ziyaret etmelisiniz. Buradaki acı sosisin adı “Da Bomb Final Answer” olarak geçmektedir.

20160806_140325
Almanya Dresden Gezilecek Yerler

 

ALIŞVERİŞ

Dresten şehri, tam bir alışveriş cenneti gibidir. Eski şehirde: alışveriş caddesinde birçok mağaza ve alışveriş mekanları ve hatta AVM ler bulunmaktadır ki bunların içinde de her türlü arzu ettiğiniz ürünü bulabileceğiniz ve hatta uygun fiyatlı bulabileceğiniz mekanlar vardır. Alışveriş yapmak istiyorsanız, burada her türlü malı bulup rahatlıkla alışveriş yapabilirsiniz. Hatta, birçok mekanda, indirimli alışveriş imkanları bulacaksınız. Yani, Dresten şehri tarihi güzellikleri yanında alışveriş imkanları ile de öne çıkmaktadır. Peki buradan yöresel olarak ne satın alınır derseniz: “Die Berlemacher” denen yöresel peynirlerden satın alabilirsiniz. Bu peynir türü, sert ve top peynir şeklinde üretiliyor, hediyelik olabilir. Dresten şehrinin simgesi “tahta asker” maketleridir. Son bir not: Pazar günleri tüm alışveriş mekanları ve süpermarketlerin kapalı olduğunu unutmadan, şehir ziyaretini yapınız. Pazar günü şehri ziyaret ederseniz sadece müzeleri görebilirsiniz.