Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

BARDEJOV ŞEHRİ

2000 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınan Bardejov: Beskyd dağlarının tepesinde, Slovakya’nın kuzeydoğu bölümünde, Topia nehri kıyısındadır. Demir çağında Roma döneminde burada yerleşim bulunmaktadır. Ancak: şehir Karpatlar bölgesindeki büyük bir ticaret yolu üzerinde bulunması ile, önem kazanmış ve Ortaçağ’da birçok kez işgal edilmiştir.

Şehir: biraz önce de söylediğim gibi, önemli bir ticaret yolu üzerindedir ki: özellikle Macaristan ve Polonya arasındaki ticaret, bu yol üzerinden yürütülmüştür. Bu nedenle: 14’ncü yüzyılda, Ludovit ben isimli kral: şehri güçlendirme çalışmalarına girişmiş ve şehri üç kapılı ve burçlarla takviye edilen surlarla çevirmiştir. 1420-1474 yılları arasında, ikinci sıra surlar yapılmıştır. Surların batısında bulunan “Moat kapısı”, surlar üzerinde bulunan üç ana giriş kapısından birisidir.

Surlar önündeki ahşap köprü, 1770 yılında, bugünkü taş köprü ile değiştirilmiştir.

Burası: müstahkem bir ortaçağ şehri olarak önem kazanıyor. Ama, aynı zamanda son derece tam ve iyi korunmuş durumdadır. Ayrıca, yine burada 18’nci yüzyıldan kalma bir Sinegog ve çevresindeki Yahudi Mahallesi dikkat çekmektedir.

Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

 

BANSKA STİAVNİCA ŞEHRİ

1993 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış şehir: yüzyıllar boyunca, birçok seçkin mühendis ve bilim adamları tarafından ziyaret edilmiştir.

Burada: eski Ortaçağ madencilik merkezi, Rönesans sarayları, 16’ncı yüzyıldan kalma kiliseler, zarif meydanlar ve kaleler bulunur. Özellikle: geçmişin madencilik ve metalurji faaliyetlerinin hayati kalıntılarını içeren peyzajın çevre ile uyumu ilgi çekmektedir.

Evet; şehir, Slovakya’nın en eski madencilik kasabasıdır. Şehirde, madencilikle ilgili en eski kayıt 1275 yılına kadar gitmektedir. Glanzenberg ve Paradajz dağlarının dik yamaçlarında: uzun yıllar madencilik yapılmıştır. Hatta: bu madencilik yataklarının: Moravya İmparatorluğu dönemine yani 9’ncu yüzyıla kadar indiği, yani o dönemde çalıştığı ve Ortaçağ dönemi boyunca sürdürüldüğü bilinmektedir.

13’ncü yüzyılda, şehre madencilik nedeniyle ayrıcalıklar verilir ve 15’nci yüzyılda ise, bölge büyük bir refaha ulaşır. Bu dönemde: şehrin çevresinde bir sur duvarı yapılır, kilise yeniden inşa edilir ve güçlendirilir ve birçok yeni konut yapılır. 14’ncı yüzyılda, Rönesans sarayı yapılır. Şehrin kalbindeki “Trinity meydanı” bu dönemin en önemli planlı yerleşim belgesi olarak görülmektedir.

15’nci yüzyılda, metal fiyatlarındaki ani düşüş nedeniyle sıkıntılar ortaya çıkar. Ancak, bununla birlikte, teknoloji ilerlemeye devam eder ve 1627 yılında; madencilikte, ilk barut burada kullanılmıştır.
18’nci yüzyıla gelindiğinde, derin madencilik konusunda ilerlemeler kaydedilir. Maden zenginleştirme tesisleri kurulur ve madencilik yine karlı bir hale gelir. Pek çok önde gelen mühendis ve Avrupa’nın birçok yerinden gelen metalurji bilim adamı: burada çalışmışlardır.

1762-1764 yılları arasında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun “Maden Akademisi” burada kurulmuştur. Akademi: I. Dünya savaşından sonra: 19’ncu yüzyılın sonuna kadar, faaliyetlerine devam etmiştir.

Şehirde görülecek yerler

Rönesans evi ve Yeni kale

Osmanlı korkusuyla kurulmuştur.

Town Hall

16 ve 18’nci yüzyıldan kalmadır.

St.Catherine kilisesi

Geç gotik mimari stilinde yapılmıştır.

Kutsal Bakire Meryem kilisesi

Neo-klasik yapıdadır.

Madencilik Akademisi

Dünyanın ilk teknik üniversitesi, 1762 yılında, Maria Theresia tarafından, burada kurulmuştur. Burası, aynı zamanda Avrupa’da madencilik bilim ve teknik gelişmelerinin merkezi olarak kullanılmıştır.

Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

 

 

LEVOCA-SPİSSKY HRAD

Spissky Hrad: 13 ve 14’ncü yüzyıllarda, büyük bir askeri topluluğun bulunduğu, Doğu Avrupa’da siyasi ve dini yapılaşma yeridir.

Buradaki: Romanesk ve Gotik mimari unsurları, oldukça sağlam kalarak günümüze ulaşmıştır.

Genişletilmiş surlar içinde: 13 ve 14’ncü yüzyıllarda kurulan “Levoca” tarihi kent merkezi bulunmaktadır.

Sitenin en iyi korunmuş eserleri:

1510 yılında tamamlanmış, 18.6 metre yüksekliğindeki “Alterpiece” dir.

St Jacob Kilisesi

Giriş ücretlidir, giriş ücreti yetişkinler 2 Euro, 6-15 yaş arası çocuklar, emekliler ve öğrenciler 1 Eurodur. Cumartesi öğleden sonraları ziyarete kapalıdır.

Daha önceki bir sitenin üzerine, 14’ncü yüzyıldan kalmadır. Ülkenin en önemli binalarından birisidir. Kilisede bulunan ahşap ana sunak: dünyada türünün en uzun olanıdır.

Yapının uzun ince kulesi: şehrin silüetinin en belirgin özelliğidir. Kilisenin içinde, ortaçağ döneminden kalma çeşitli sanatsal objelerin bulunduğu eşsiz bir müze bulunur.

Kilisenin içinde bulunan, 18.6 metre yüksekliğindeki ana sunak: biraz önce de söylediğim gibi, dünyada türünün en uzun olanıdır. Bu sunak: 1507-1517 yılları arasında, Levoca Master Pavol oyma atölyesinde: ressam Hans tarafından yapılmıştır. Üzerinde: ahşap oyma desenler görülür.

Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

 

VLKOLİNEC

Slovakya ülkesinin merkezinde bulunan Vlkolinec şehri: bir Orta Avrupa köyü geleneksel özelliklerini taşımaktadır ve bu nedenle, burada bulunan 45 bina, 1993 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Genellikle dağlık alanda bulunan geleneksel evlerin: en eksiksiz olanları burada bulunmaktadır. Köyün düzeni hemen hemen değişmeden kalmış ve mimari tarzı tam olarak muhafaza edilmiştir. Slovak Cumhuriyetinin geleneksel yerel yapılarının en iyi korunmuş ve en kapsamlı kümesidir.

Köyün bulunduğu yerde: 10-12’nci yüzyıllar arasına kadar uzanan bir Slav yerleşim dönemi bulunmaktadır. İlk belgesel kayıtlar, 1376-1470 yılları arasına kadar uzanmaktadır. 1675 yılında: burada yalnızca beş ev bulunduğu görülür. Günümüzde görülen mevcut yerleşimin tümü ise, 19’ncu yüzyıldan kalmadır.

Bu karakteristik evlerde: küçük müştemilat ve arkada ahırlar bulunur. Evlerin cepheleri, sokaklara dönüktür. Ana cadde: bir dik yamaçtan köyün merkezine doğru ilerler. Köyün kuzey ucundaki bölümler, II. Dünya savaşında tahrip edilmiş ve sonradan yeniden inşa edilmiştir. Köyün içinden, bir kanalizasyon akar. Evler geleneksel Slovak ahşap “Blockbau” mimari stilindedir.

Bu stil: taş temeller üzerine günlük duvarlar oluşturmak şeklindedir. Duvarlar: kille kaplıdır ve beyaz badanalı veya mavi boyalıdır. Bunların büyük bölümünde, 3 oda bulunur, çatıları eğimlidir.

Köydeki “Kutsal Bakire Meryem Kilisesi” 1875 yılında yapılmıştır, ancak çan kulesi, 1770 yılından kalmadır.

UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları

TATRANSKA MADONNA

Burada: dünyanın en büyük dolaşan paralardan oluşturulmuş mozaiği bulunmaktadır.
Slovakya: ortak Avrupa para birimine girmeden önce, Slovak para birimini hatırlamak için Eylül 2006 tarihinde, Pohotovost şirketinin 155 çalışanı tarafından: ressam Marian Presnajder tarafından yapılan kroki temeli üzerine bu mozaik oluşturulmuştur.

Mozaikte kullanılan Slovak paralarından, üç renkte, 115.000 tanesi kullanılmıştır. Mozaiğin toplam kapladığı alan: 52.5 m. Karedir. (7 x 7.5 metre)

Mozaik’de: bir çocuk, küçük İsa ve Madonna-Kutsal Anne görülüyor. Çünkü: Slovaklar için, o: Hıristiyanlık koruma, annelik ve yardım sembolüdür.
Mozaik: “Guiness Rekorlar Kitabı”na kaydedilmiştir. Sanatsal değeri: 331.939 eurodur.

Portekiz Lizbon Ericeria

Portekiz Lizbon Ericeria

Ericeria isimli balıkçı köyü: Atlantik Okyanusuna bakan kayalıklar üzerinde kurulmuş, büyüleyici atmosferiyle ilgi çekmektedir. Kasaba: Lizbon şehir merkezinden 50 km. uzaklıktadır. Bu yol yaklaşık 30 dakika sürmektedir.

Portekiz Lizbon Ericeria
Portekiz Lizbon Ericeria

 

Kasaba içinde: mavi kenarlı ve beyaz badanalı şapel ve beyaz evler, dar sokaklar, kumlu plajlar ziyaretçileri cezp etmektedir. Buraya yolunuz düşerse: birçok popüler restoranlardan birinde, mükemmel deniz ürünlerinden oluşan bir yemek yiyebilirsiniz.

Portekiz Lizbon Ericeria
Lizbon Ericeria

 

Ama, Ericeria denildiğinde ilk akla gelen elbette bunlar değil, ilk akla gelen “su sörfü” dür. Denizdeki sörf dalgaları: dünyaca ünlü “Ribeira das ihlas” plajını, Avrupa’nın en iyi sörf noktalarından biri haline getirmiştir. Hatta: Dünya Sörf Şampiyonası da burada yapılmıştır. Kıyıda, yaklaşık 8 km. bölümü kapsayan dünya çapında bir sörf bölgesi bulunuyor.

İlk sörf: 1970 yılı ortalarında, Ericeira plajlarına gelmiştir ve o günden buyana, Portekiz’in sörf için odak noktası haline gelmiştir. Ericeira bölgesinde: sörf ile ilgili işletmeler ve okullar da bulunmaktadır. Bölgede dalgaların çeşitliliği: zorluk derecelerine göre, yeni başlayanlardan profesyonellere kadar, tüm düzeyler için iyi sörf koşulları sağlamaktadır. Tek sıkıntı: deniz suyunun bütün mevsim boyunca soğuk olmasıdır.

Lizbon Ericeria
Lizbon Ericeria

 

Kasabanın sahilinde kayalıklar hakimdir. Ancak, küçük koylarda ünlü plajları bulunmaktadır. Kasabanın 20 km. kuzeydoğusunda ise, daha güzel plajlar bulunur. “The Beach Santa Cruz” özellikle güzeldir ve “Porto Novo” ise geniş kumlu plajı ve golf sahası ile önem kazanmaktadır.

 

Sao Lourenco

Burası, bölgenin en iyi plajlarından birisidir ve dalgalı denizde, sörf yapılabilmektedir.

Portekiz Lizbon Cascais hakkındaki gezi yazım için  Lizbon Cascais

İrlanda Dublin Gece hayatı

İrlanda Dublin Gece hayatı

Dublin: giderek 24 saat yaşayan bir şehir haline gelmektedir. Şehirde eğlenmek için gidilebilecek bir çok yer vardır. Dublin pubları: dinlenebileceğiniz, sohbet edebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz, şarkı söyleyebileceğiniz başlıca sosyal hayatın merkezi yerlerdir.
Şehir: barlar, restoranlar, tiyatrolar, sinemalar, canlı müzik mekanları, geleneksel İrlanda müzik guruplarının etkinlikleri, kulüpleri ve gece barları ile göz kamaştırıcı bir eğlence hayatına sahiptir ve bunlar genellikle şehir merkezinde yürüyüş mesafesindedir.

İrlanda Dublin Gece hayatı

PUBLAR

Dublin sokaklarında her köşe başında bir pub bulunur. Hatta, söylenenlere göre, şehirde marketten çok pub bulunuyor. Dublinliler özellikle Cuma ve hafta sonu akşamlarında: çok içki içiyorlar ve saat: 22.00’den sonra sokaklarda ayık insan bulmak zordur.

Buralar: yemek ve içkinin dışında: insanlara sohbet ve eğlence imkanları da sunarlar. Yani, bir anlamda, publar İrlandalıların oturma odalarıdır ve genellikle İrlanda misafirperverliği burada da kendisini gösterir ve rahatlıkla sohbetlere katılabilirsiniz.

Publar: saat 11.00 gibi açılır ve saat 00.30 da kapanır.

“Brazen Held” denilen pub: Bridge Street Lower adresindedir ve önceki yeri, 12. yüzyıldan kalma bir tavernadır. Wolfe Tone önderliğindeki Birleşik İrlandalılar Derneği: isyan planlarını burada hazırlamıştır.

O’Connell Street bölgesindeki pub’lar bakımsızdır. Pubları daha kişiselleştirirsek: Dublin pubları arasında öne çıkanlar şunlardır: Lower Baggot Street “Toner’s”, Poolberg Street “Mulligans”, Parkgate Street “Ryan’s” ve Dublin şehrinde, en uzun bar tezgahına sahip olduğu söylenen, South George’s Street üzerinde bulunan “Long Hall” isimli pubdır.

Dublin şehrinde geleneksel müzik dinlemek istiyorsanız: Merrion Row üzerinde bulunan O’Donoghue’s veya Capel Street üzerinde bulunan “Slattery’s” düşünülebilir.
Capel Street üzerinde bulunan “Jack Nealon’s” pub: Pazar günleri caz, haftanın kalan diğer günlerinde ise farklı türden müzik dinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir yerdir.

Geleneksel dans izlemek isterseniz, bu kez, Bridge Street Lower’de bulunan “O’Shea’s Merchant” denemelisiniz. Dame Court denilen yerdeki “Stag’s Head” ise güzel yemekleriyle tanınır.

Şehrin: kültür ve eğlence merkezi olan Temple Bar bölgesinde: birçok pub bulunmaktadır ama bunların büyük çoğunluğunun hedef kitleri turistlerdir. Bu gürültülü publar: öğleden sonra saat 13.00 den başlayarak, gece yarısına kadar canlı müzik bulundururlar.

Ancak: buradaki barlara girmek istediğinizde, kapıdaki güvenlik görevlilerinin girenleri sıkı kontrol ettiğinizi bilmeniz gerekir. Güvenlik görevlileri, sarhoş olanları mekanlara sokmuyorlar.

Burada: Guinness birası veya irish coffee içmek gerekir. Dublin şehrinde, meşhur Guinness birasını içmek istediğinizde: garson önce bardağın dörtte üçünü doldurur ve biranın çökmesini bekler, daha sonra tepesine kadar köpük doldurur ve servis yapar. Guinness birası: içmeden önce durgun ve koyu siyah renkte olmalıdır.

Temple Bar bölgesinde gitmenizi önerebileceğim yerlerden bazıları şunlar olabilir: Anglesea Street üzerindeki Bloom’s Hotel’de bulunan “Club M”, East Essex Street üzerinde bulunan “Bob’s Bar” ve Clarence Hotel giriş katında bulunan “Kitchen”

Temple Bar bölgesi dışında: Grand Canal ve diğer bazı yerlerde de eğlence hayatı hareketlidir. Temple Bar: canlı kalabalıkları kendisine çekerken “Norseman” sanatseverlerin gittiği bir yerdir.

Striptiz izlemek isteyenler: Leeson Street civarındaki kulüpleri tercih etmelidirler.

İrlanda Kabaresi izlemek isteyenler: her gece “Ballsbridge”de Jury’s Hotel’e akın ederler.