İngiltere Londra

İngiltere Londra

İngiltere Londra; İşte, size yalnızca birkaç kelime ile, Londra:  Yağmurlu, sisli ve belki de bazıları için sıkıcı bir yer. Taksileri pek sevimli, yağmurun günde 7 kez durduğu ve 8 kez yeniden yağmaya başladığı bir yer. Asık yüzlü insanlar kenti. Londra’da hiçbir şey kesin değildir, sadece pahalıdır.

İngiltere Londra Genel

GENEL

Yüzyıllarca, Londra, dünyanın birçok yerinden gelen gezginler için, gözde duraklardan biri olmuştur.

Çünkü: büyüleyici müzeler, sanat sergileri, ihtişamlı malikaneler, kiliseler ve parklar: bu gözdeliğin en büyük sebebidir. Bunların dışında: açık hava kafeleri, sokak müzisyenleri ve pazar yerleriyle sokak hayatı yeniden canlanmıştır. Tutucu kesimlerin hoşuna gitmese de, bazı insanların sabahın erken saatlerine kadar partilerde eğlenmekten ve Pazar günleri alışverişe çıkmaktan hoşlanması, şehrin gece hayatını ve alışveriş geleneğini değiştirmekte ve hareketlendirmektedir.

Londra’da bütün yabancıların kendilerini yerli olarak hayal edebilecekleri ve her zaman ziyaret etmeyi düşleyecekleri bir şehirdir.

Londra, dünyanın en önemli iş ve finans merkezlerinden biridir. Birbirinden farklı: tam 600 banka var. Evet, yanlış okumadınız, şube değil, tam 600 banka merkezi burada, yani sonuçta, dünya para piyasalarının merkezlerinden biri.

Yeşili bol olan bir şehirdir. Şehirde: 143 tane park ve bahçe bulunmaktadır.

Thames Nehri, şehri ikiye bölmektedir. Nehir: Kuzey denizine dökülüyor. Nehrin denize döküldüğü yerden, 64 km. içeride, şehir, ırmağın iki yakasına kurulmuş.

Londra: merkez şehir ve 32 ilçeden oluşmaktadır. Bu şehirde: yaklaşık 8 milyon insan yaşıyor. Bu nüfusu ile, Avrupa Birliğinin, 2’nci büyük kentidir.

İngiltere Londra Ulaşım ve Hava alanları

ULAŞIM VE HAVAALANLARI

İstanbul-Londra arasındaki uçuş süresi, yaklaşık 4 saat.

Londra şehrinde, 5 havaalanı bulunmaktadır. Dünyanın en kalabalık hava  trafiği: Londra’da yaşanır. Bu şehirde: 5 tane uluslar arası havaalanı bulunuyor. Ancak: Heathrow ve Gatwick en büyük iki merkezdir.

Heathrow

Yolcular için, yıldırıcı olabilmektedir. Herhangi bir uluslar arası geliş kapısından, terminalin merkezine yürümek, sonsuza kadar sürecekmiş gibi görünür. Dünyanın en fazla uluslar arası yolcu taşınan havaalanıdır. Adeta, Londra şehrinin dünyaya açılan kapısıdır. Dört adet terminali bulunuyor. Londra şehir merkezine uzaklığı ise, 24 km. Şehrin batısındadır.

Havaalanından şehir merkezine, en hızlı ulaşım şekli: her 15 dakikada bir kalkan ve Paddington Station’a varması: 15 dakika süren Heathrow Ekspres’tir. Yani: Londra merkez ile havaalanı arasındaki en hızlı ulaşım şeklidir.

Muhtemelen, dünyanın, kilometre başına en pahalı raylı sistem ücretine sahip olan Express’te: 1 kişilik bilet 14 Paundur.

Londra’ya otobüsle ulaşımı sağlayan Airbus servisi: kırmızı çift katlı ve tek katlı otobüslerle, 1-4 terminallerinden kalkar. Klimalı olan bu otobüslerde, geniş bir bagaj deposu bulunuyor. Bu aracın biletini: otobüs şoföründen, Airbus veya National Ekspres temsilcisinden veya otel görevlisinden satın alabilirsiniz.

National Ekspres ise yaklaşık yarım saatte bir Heathrow Central’den Victoria Coach Station’a otobüs seferleri düzenlenir. Yolculuk 45 dakika sürer ve fiyatı 10 paunt.

Heathrow’daki taksi hizmetleri de iyidir. Londra şehrinin siyah taksileriyle şehre ulaşım, gidilen yere göre yaklaşık 30 Paunt civarındadır.

İngiltere Londra Ülkeye giriş

ÜLKEYE GİRİŞ

Ülkeye girişte: hangi adreste kalacağınızı belirten bir giriş formu doldurmanız gerekir. Gümrük memuru: Britanya’da belirli bir süre kalmanıza izin verdiğini belirten damgayı, pasaportunuza basar.

İngiltere Londra İklim

İKLİM

Şehirde, ülkenin genelinde olduğu gibi: nemli, deniz iklimi hakim. Yazları serin, kışları ise ılık geçiyor. Kışın özellikle kar yağışı hiç eksik olmuyor. Ama, inanın kar yağdığı zaman, şehrin görüntüsü bir başka oluyor. Yıl boyunca: yağmur görmek mümkün. Yazının başında söylediğim gibi: günde 7 kere yağmur duruyor, ancak 8’nci kez yağmur yine yağabiliyor. Yağışın en yoğun olduğu dönem ise, kasım ayı.

Dolayısı ile, bu şehre gidecekseniz: yanınızda, mutlaka bir şemsiye veya yağmurluk bulundurmanız şart. Yazları ince, kışlar ise kalın giysileriniz olmalı. Yine de: Londra gezilerinin en güzel yanlarından biri, gidecek mevsim tercih etmek sıkıntısı olmaması. Her ayın mutlaka cazibeli bir yanı var. Örneğin: havanın soğuk  ve karanlık olduğu Aralık ayı, müzeleri ziyaret etmenin en güzel zamanıdır.

İngiltere Londra Para

PARA

Para birimi: Sterlindir. Yani: Euro değil. Bir Sterlin: 100 peniden oluşur. Uluslar arası para kod ismi: GBP. Londra’daki büyük mağazaların çoğunda;: Euro’da geçerlidir. Şehrin belli başlı alışveriş semtlerindeki ve banliyölerindeki ana caddelerde, büyük bankaların şubeleri vardır. Büyük bir ihtimalle, en iyi döviz kurlarını: ATM’lerde bulabilirsiniz. Kendi banka kartınızla, burada işlem yaptırabilirsiniz. Otellerde, restoranlarda ve mağazalarda, uluslar arası kredi kartları geçerlidir.

Bu arada: 1 İngiliz Paundunun, bizim paramız ile, değişiminin ne olduğunu merak ederseniz, bu konudaki bilgiyi internetten her an en sağlıklı şekilde alabilirsiniz. Ama, genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, 1 İngiliz Paundu, bizim paramızla, muhtemelen 10 TL. arasında olmaktadır.

BAHŞİŞ

Bazı restoranlarda, hizmet bedeli, hesaba eklenir. Bu durumda, ayrıca bahşiş vermenize gerek yoktur. Servisten özellikle memnun kalmadı iseniz, bahşiş vermek zorunda değilsiniz. Genellikle: garsonlara % 10-15, taksi şoförlerine % 10-15, tur rehberlerine ve taşıyıcılara 1 ya da 2 Paund vermek yeterli olacaktır. Sinema, tiyatro gibi yerlerde, bahşiş vermeniz beklenmez. Diğer bazı yerlerde ise, bahşiş kararı size aittir.

İngiltere Londra İnsanlar

İNSANLAR

Avrupa’nın en fazla beyaz ırk harici insanın yaşadığı şehirdir. Londralılar fazla sıcakkanlı ve samimi olmasalar da, dünyanın en kibar insanları arasında sayılırlar. Size her zaman için “bayım” veya “bayan” şeklinde hitap ettiklerini görebilirsiniz.

İngilizlerin, soğukluk veya ukalalık gibi dillere destan bazı özellikleri: gün geçtikçe geçerliliğini yitirmektedir. İş çıkışında metroda yüksek sesle konuşmak ya da sıraya girmemek çok yadırganır. Siz kibarsanız, karşınızdakiler sizden daha kibar olurlar.

Mağaza veya restoranlardaki görevliler veya polis memurları: size “Sir” veya “Madam” diye hitap ederler. Bu tip nazik davranışlara, aynı şekilde karşılık vermeseniz “ukalalık” olarak algılanır.

DİL

Şehirde, 300’den fazla dil konuşulmaktadır. Resmi dil: İngilizce. Ancak: Almanca, Fransızca da genelde anlaşılmaktadır.

İngiltere Londra Şehiriçi ulaşımı

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Londra; trafik lambalarının, ilk kullanılmaya başlandığı bir başkent. Ulaşımın en pahalı olduğu şehirler arasında da sayılıyor.

İngiltere Londra Taksiler

TAKSİLER

Londra’nın siyah taksileri, dünyanın en iyileridir. Geleneksel taksilerin, kendilerine özgü dizaynları var. İçleri geniştir. Büyük pencerelerinden, dışarıyı rahatlıkla seyredebilirsiniz.

Taksi şoförleri: son derece zor bir sınavı geçmek zorundadırlar. “The knowledge” adıyla bilinen bu sınavda, şoför adaylarının, belli bir güzergahtaki bütün yerleri ezbere bilmeleri beklenir. Sonuçta: tüm cadde, sokak vb. yerleri çok iyi biliyorlar.

Genelde: tren ve otobüs duraklarında bulunuyorlar. Ancak: “For Hire” lambası yanan taksileri, yolda elinizi kaldırarak durdurabilirsiniz. Gideceğiniz yer: 9.6 km. den yakın ve Metropolitan Police District’in içinde olduğu sürece, şoför, sizi istediğiniz yere kadar götürmek zorundadır. Tutarı, taksimetreden okuyabilirsiniz. Bunun dışında, ücret , pazarlığa da tabidir. Önceden anlaşabilirsiniz. Yine de, Londra şehrinde, taksi ücretleri biraz pahalı geliyor. Gidilen mesafe, süre ve seyahatin ne zaman yapıldığı ücret açısından önemli. Şoförler, ücretin ne olabileceğini, size söyleyebiliyorlar, ancak eğer özel bir anlaşma yapmadıysanız, biraz önce söylediğim gibi, taksimetreye göre, ödeme yapılıyor.

Siyah taksiler dışında, şehirde hizmet veren diğer taksiler: “Minicabler”dir. Bu taksilerin şoförleri, diğerleri kadar bilgili ve nitelikli değildirler. Ayrıca, ücretlendirme, taksimetreyle yapılmaz. Kurallara göre: bu taksileri yolda çeviremezsiniz ve onlar  da, yolda müşteri arayamazlar.

İngiltere Londra Metro

METRO

Dünyada, metronun ilk kurulduğu yer. 1800’lü yıllardan bu yana hizmet veriyor. 1863 yılında, Metropolitan Railway adıyla açılmış. Yapılış amacı: at arabalarından oluşan trafik yoğunluğunu azaltmak. Yapılan ilk hatlarda, buharlı trenler kullanılmış. Bunun sonucu olarak, metronun bazı yerlerinde, kömür dumanını atmak amacı ile, havalandırma bacaları var. Yine de, sıcak yaz günlerinde metroya binmek biraz problemli, çünkü sıcaktan bunalmamak elde değil.

Dünyanın en eski metrosu. Underground (yer altı) ismi ile anılıyor. Ancak: istasyon levhalarındaki şekli nedeniyle, metroya, argoda “tube” ismi verilmiş. Evet, halk arasında “tube” denilen metro, birçok Londralının kullandığı, en hızlı ulaşım sistemidir. Mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde, oldukça kalabalıktır. Seferler, gece yarısına kadar devam eder. Elektronik turnikeden biletinizi göstererek giriyorsunuz ve biletinizi sakın atmayın. Çünkü, indiğiniz yerde, istasyondan çıkarken, biletinizi tekrar göstermeniz gerekiyor. Metro istasyonlarında: metro haritaları bedava olarak veriliyor. Mutlaka bir tane edinin. Bazı hatların ikiye ayrıldığını unutmayın ve metronun önünde gidilen yeri belirten tabelayı, her zaman kontrol edin. Ancak: gece yarısından sonra, can güvenliğiniz açısından, metroya binmenizi önermiyorum.

Metronun toplam 274 istasyonu var. 12 tane, birbirine bağlantılı hattan oluşuyor. Merkezden şehir dışına kadar uzanıyor. Yoğunluğun fazla olduğu saatlerde, birkaç dakikadan fazla beklemiyorsunuz.

İngiltere Londra Otobüsler

OTOBÜSLER

Çoğu otobüs: saat: 06.00-23.00 arasında çalışır. Geceleri ise, genellikle: Trafalgar Square’den kalkan otobüsler, her saat başı sefer yaparlar. Güzergah haritaları ve tarifeleri ücretsiz bulabilirsiniz.

Şehirde: geleneksel, arkadan atlayarak binilen ve inilen, 2 katlı, Londra otobüslerinin sayısı azalmış. Ancak, bazı hatlarda, hala görmek mümkün. Günümüzde: yine 2 katlı olan, ancak öndeki kapıdan binilerek, şoförden bilet alınan yada şoföre abonman kartı gösterilen otobüsler daha yoğunlukta kullanılıyor. Ayrıca: tek katlı olup, iki kapılı otobüs ve körüklü üç kapılı otobüsler de bulunuyor.

Bütün otobüsler: kırmızı kapılıdır. Şehir merkezinin dışındaki yerleşim birimlerinde, otobüsler için işaretlenmiş bölümlerden gidiyorlar. Bir otobüsün; bir durakta durmasını istediğinizde; işaret vermeniz gerekiyor. Bunun için, otobüs durağında iken, elinizi kaldırıp, otobüs şoförünün dikkatini çekmeniz ve otobüsteyken ise, “dur” düğmelerinden birine basmanız gerekiyor.

Şehir merkezinde: otobüse binmeden önce, ya bir bilet ya da abonman kartı almalısınız. Çünkü: otobüs şoförleri para kabul etmiyorlar. Otobüse binmeden önce: otobüs bileti almanız gerektiği durumlarda, bozuk para ile çalışan bilet makinelerini, otobüs duraklarında bulabilirsiniz. Otobüs şoförüne; bilet almak için para verdiğiniz durumlarda: eğer şoförün bozuk parası yoksa, sizi otobüse bindirmeyebilir.

Evet, her şey bir yana. Bilet fiyatları nedir? Mesafe ne olursa olsun, tek yön bir bilet fiyatı:  2 GBP. Otobüs değiştirme durumunda; yeni bir bilet almanız gerekir. Çoklu bilet, ya da toplu taşıma araçlarını, uzun bir süre sürekli olarak kullanacaksanız; çeşitli abonman kartlarından, durumunuza uyanı satın alabilirsiniz.

İngiltere Londra Konaklama

KONAKLAMA

Otel konaklama: Şehirde, bütçenize uygun: 3, 4 ve 5 yıldızlı otel bulmak mümkün. Kahvaltı, yarım ve tam pansiyon seçenekleri var. Odalar: tek-çift ve suit olarak hizmet veriyorlar.

Aile Yanı konaklama: Özellikle, eğitim için şehre gelenlerin tercih ettikleri bir yöntem. İngiliz aile yaşamı ve kültürü hakkında, bilgi sahibi olabilirsiniz. Aileler, dil okulları ile anlaşma yapıyorlar ve evin uygunluğu ve büyüklüğüne göre, en fazla 4 öğrenciyi misafir olarak kabul edebiliyorlar. Tek ve çift kişilik oda seçenekleri var. Bunun dışında: tuvalet ve banyo, ortak kullanım alanları olarak ortaya çıkıyor. Giriş çıkışlarda herhangi bir kısıtlama olmamakla birlikte, aileyi rahatsız etmeyecek şekilde, uygun davranışlarda bulunmak gerekiyor.

İngiltere Londra Dil Okulları

DİL OKULLARI

Yabancı dil okulları: şehirde, farklı yerlerden gelen insanların tanışmaları için ideal yerlerdir. Çok fazla sayıda ve nitelikte, dil eğitimi veren okullar var. Dil okullarının seçiminde; bu konuda uzman olanlardan yardım almanızı ve bunun sonucunda seçim yapmanızı öneririm.

Yine de, bir iki örnek vermek gerekirse:

EC Londra Dil Okulu (EC London): bu okul, şehrin merkezi bölgelerinden biri olan Covent Garden bölgesindedir. 1969 yılında kurulmuştur. Kaliteli eğitim ile, haklı bir üne sahip olan okul, 13 sınıfa sahiptir. 2006 yılında tadilat görerek modern bir yapıya bürünen okulda, kütüphane ve ücretsiz internet erişimi sunan bir de internet kafe bulunuyor.

Eurocentres Londra Dil Okulu (Eurocentres London): Şehrin merkezindedir. British Council tarafından akrediteli okullardan biridir. Göz alıcı okul binası, öğrencilerin konforu için düzenlenmiş alanlar yoğunluktadır.

Bunların dışındaki dil okulları: şehir merkezine çeşitli uzaklıktadır.

İngiltere Londra Eğlence

İngiltere Londra Eğlence

İngiltere Londra Eğlence; Şehirde: müzik, komedi ve tiyatro için, birçok yer var. Şehrin batısında tiyatro sahasında: genellikle yeni prodüksiyonlar, Bill Eliot, The Phantom of the Opera ve Guys and Dolls gibi, klasik müzikaller sergileniyor.

İngiltere Londra Eğlence

Pek çok ziyaretçi için, Londra şehrini özel kılan: tiyatrodur. Yalnızca, şehir merkezinde, faal durumda olan 43 büyük tiyatro salonu bulunmaktadır. Bunların çoğu: West End bölgesindedir. Diğer tiyatrolardan: South Bank Centre’deki: Natıonal Theatre’da: klasiklerin yaratıcı yorumları ve modern oyunlar sahnelenir. Bazen de, müzikaller öne çıkar. Old Vice’de: klasikler sergilenir. Yakınlarındaki Young Vic’te ise: deneysel ve son dönem eserleri sahnelenmektedir. Yakın bir geçmişte, yeniden açılmış olan Royal Court Theatre: drama yönü ağır basan yapımlarıyla ünlüdür. Royal Shakespeare Company ile Shekespeare’s Globe  Theatre’da: hem Shekespeare’in hem de diğer oyun yazarlarının eserleri sergileniyor.

Opera severler:

Coliseum’da: English Natıonal Opera’yı veya Royal Opera House’da: Royal Opera Company’i izleyebilirler.

Modern dans denildiği zaman:

Place Theatre’ın ev sahipliğini yaptığı London Contemporary Dance Theatre veya Sadler’s Wells Theatre’da sahne alan, Ballet Rambert akla geliyor.

1960’lardan beri: Londra: rock ve pop müzik cenneti olmuştur. Wembley ve Earl’s Court gibi büyük alanlarda: önemli organizasyonlara rastlamak olasılığınız çok yüksektir. Ancak: asıl müzik şöleni, duman altı pub ve kulüplerde bulunuyor. Kentte: Jaz Cafe ve Pizza Express Jaz Club gibi dünyanın en iyi caz mekanlarından bazıları bulunsa da, Ronnie Sout’s benzerlerinin en eski ve en iyisidir.

Londra şehrinin gece kulüpleri: dünyanın  diğer yerlerinde olduğu gibi, canlı ve kozmopolittir. Bazı kulüplerde, haftanın her gecesi farklı müzik çalınır. Gece eğlenmeye çıkarken, nasıl bir mekana gideceğinizi dergilerden öğrenebilirsiniz. Giyim tarzı, bu kulüplerin kapısından içeri girebilmek için en önemli kriterdir. Eğer kıyafet tercihiniz oradaki müşteri profiline uymuyorsa, görevliler sizi kapıdan çeviriyorlar.

Şehirdeki kulüplerden birkaçı hakkında ayrıntılı bilgi vermek istiyorum.

100 Club:

Burada: canlı jazz müziği dinleyebilirsiniz. Ciddi ve hoş bir mekan. Oxford St. Üzerinde.

606 Club:

Müzik sahnesi var. Yerli müzik gurupları yanında, sık sık büyük isimler de, burada program yapıyorlar. Lots Rd. üzerinde bulunuyor.

İngiltere Londra Eğlence

The Rock Garden:

Aynı mekanda: bar, müzik sahnesi ve restoran birleştirilmiş. Zamanında: Rock Garden’da birçok yıldız sahne almış. Şimdi de: genellikle, sahnede genç ve geleceği olan guruplar yer alıyorlar. Restorandaki yemekler ise: Amerikan sitili.

Royal İnternational Theatre:

Şehrin klasik tiyatrosudur. Ancak: burada, sahne dışında başkaca birçok hizmet de sunuluyor. Barlar, restoranlar, cafeler, kitapevleri, kısa akşam gösterileri ve daha çok şey. Burası: dünyanın en ünlü sahnesinden biri. Akşamları: özellikle, “Mezzanine Restoranı”nda ya da “Brasserie” teras cafe de; mutlaka damak tadınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz.

Soho:

Eğlence meraklıları için önerebileceğim bir yer. Özellikle: erkekseniz ve biraz heyecan istiyorsanız, buraya mutlaka gidin. Cebinizde az nakit bulundurun. Kolye vs. gibi takılarınızı otelde bırakın. Ne mi var burada? Her şey. Özellikle: seks arayanlar için burası ideal bir yer.

İngiltere Londra Tate Gallery Of Modern Art At Bankside

İngiltere Londra Tate Gallery Of Modern Art At Bankside

İngiltere Londra Tate Gallery Of Modern Art At Bankside;

Bankside.48 Hopton Street.SE1 adresindedir. Giriş ücretsizdir. Pazar-Perşembe arasındaki günlerde, saat: 10.00-18.00 arasında açıktır.

Londra şehrinin en heyecan verici galerilerinden biri olan Eski Bankside güç istasyonundaki “Tate Modern” nehre doğru bakıldığında City’nin hemen karşısındadır.

Tate: ilk olarak 1897 yılında ziyarete kapılarını açtığında, İngiliz sanatının küçük bir koleksiyonu sergileniyordu.

Günümüzde ise, Tate: dört büyük sitede ve ulusal koleksiyonda 1500 den fazla koleksiyon ve uluslar arası modern ve çağdaş sanata ait 70.000 civarında yapıt sergilemektedir. Evet: Tate: günümüzde: Tate Modern, Tate Britain ve St Ives galerileriyle genişlemeye devam etmektedir.

Peki “Tate” ismi nereden gelmektedir? 1889 yılında Henry Tate: bir şeker tüccarı olarak büyük bir servet yapmıştır. Bu sanayici kendine ait sanat koleksiyonunu: İngiliz milletine sunmuştur.

Müzenin koleksiyonu 18.yüzyıl koleksiyoncusu Sir Hans Stean’ın kişisel hazinesi ile başlar. Kendisi hayatı boyuncu 71.000 obje toplamıştır. British Museum, Stean koleksiyonuna 1763 yılında devlete bağışladığında başlamıştır.

Büyük sergilere uygun bir büyüklüğe sahip olan müzenin 88 galerisinde, Tate’in uluslar arası çağdaş sanat koleksiyonundan eserler sergilenir.

Dali, Picasso, Matisse, Rothko ve Warhall gibi modernlerin yanı sıra: ünlü çağdaş sanatçıların eserlerine de yer verilir. Koleksiyonlar dönüşümlü olarak sergilenir.

Galerinin düzenlediği rehberli turlar, konuşmalar, konserler ve aile etkinlikleri gibi organizasyonları kontrol edin.

Koleksiyondan seçilen her ay farklı bir tablo, her gün yapılan on dakikalık ücretsiz konuşmanın odak noktası olur. Cuma akşamları kapılar 21.00’e kadar açık kalır.

Ana giriş: alt kattaki devasa Türbin Salonu üzerindendir. Giriş katından, 2.kattaki kafeden veya Millennium Bridge’de de galeriye girebilirsiniz.

1.katta: danışma ve ana hediyelik eşya mağazası bulunur.

2.katta: bahçelere bakan kafe bulunur. Self servistir.

3.ve 5.katta: ana temalı galeriler (düşünce, nesneler, akışın halleri konulu) bulunur.

4.katta: geçici sergiler düzenlenir. Burada ayrıca nehir manzarasına hakim Espresse Bar bulunur.

6.katta: garson hizmeti bulunan bir restoran vardır.

7.katta: Thames’in güzel manzaralarını sunan bir restoran bulunur. Bu restoranın manzarasına doyum olmaz. Eğer yemek siparişi vermek istemeseniz, önünüzde uzanan manzaranın tadını çıkarırken bir kahve veya içkinizi içebilirsiniz.

Londra’daki galerileri pek çoğunda olduğu gibi, koleksiyonlar geçici mekanlara ya da başka koleksiyonlara götürülebilmekte, restorasyon dolayısıyla sergiden kaldırılabilmektedirler.

Türübin salonundaki kitapçı: bulundurduğu on binin üzerinde ciltle, şehrin en kapsamlı sanat kitapevidir.
Günlük etkinlikler, sinema ve video gösterimleri, konuşmalar ve turlar ile ilgili ayrıntılar: ana salonda duyurulur.

 

Mutlaka görmenizi önereceğim eserler

 

 

1.Salyangoz

1953 tarihli bu kesit, Henri Matisse’nin (1869-1954) son çalışmalarından biridir. Kağıt spiraller salyangozun kabuğunu temsil etmektedirler.

 

2.Akrobat ve Yardımcısı

Fernand Leger’in 1948 yılında tamamladığı bu resmin merkezindeki obje: enerjinin bir simgesi gibidir. Fransız ressam: eserlerinde çarpıcı renkleri ve anıtsal biçimleri tercih etmiştir.

 

3.Üç Dansçı

20.yüzyılın baş sanatçılarından Pablo Picasso (1881-1973), sanatın sınırlarını zorladığı resim tekniğiyle öne çıkar. Sanat yaşamında dönüm noktası olan “Üç Dansçı” aynı zamanda Picasso’nun yeni döneminin habercisidir.

 

4.Kahve

Pierre Bonnard (1867-1947) genellikle masa başında oturanları ve yemek sohbetlerini resmetmiştir. 1915 tarihli kanvasta, sanatçının karısı Marthe, yanında sevgili köpeğiyle birlikte kahve içerken görülmektedirler.

 

5.İntihar

George Grosz (1893-1959) eseri, sanatçının I. Dünya Savaşından sonra Alman toplumunda yaşadığı hayal kırıklığını da yansıtır.

 

6.Balık

Constantin Brancusi’nin (1876-1957) balığı: 1926 yılından kalmadır. Ahşap bir ayaklığın üzerinde parlak bir disk, onun üzerinde de bronz “balık” yer alır. Brancusi soyutladığı formlarla yaşamın özünü yakalamayı başarmış bir sanatçıdır.

 

7.Uzamsal Kavram “Bekleyiş”

İtalyan-Arjantin kökenli Lucio Fontana (1899-1968) kanvaslarını kesmeye 1959 yılında başlamıştır. Bu kesiklerin ön çalışması çok uzun bir zaman alsa da, bunların kısacık bir zaman diliminde uygulandığı bellidir.

Uzamsal Kavram “Bekleyiş”te izleyiciyi tehdit edermiş gibi görünen kesik, enerji dolu bir patlamayı yansıtarak tuvalden dışarı uzanır aynı zamanda.

 

Sürrealist Manzaralar

3.Katta sürrealizm, Salvador Dali ve Rene Magritte gibi büyük ustaların eserleri tarafından temsil edilir.

Rene Magritte (1898-1967) “Pervasız uykucu” isimli resmi, 1928 yılında, Freudcu sembolizmle Sürrealizmin öne çıktığı bir dönemde yapmıştır. Karanlık gökyüzünün üstünde kendi köşesine çekilmiş bir adam, sanki düşlerinde aşağıdaki sıradan nesneleri görüyormuş gibidir.

Dali’nin “Mountain Lake” (Dağ Gölü) ve George de Chirico’nun “The Melancholy of Departure” (Ayrılığın Melankolisi) eserlerini kaçırmayın.

Ayrıca, yanında Pablo Picasso’nun sürrealizmden etkilenen “Head of a Women” (Kadın Kafası) eserini bulabilirsiniz.

 

Monet’in Etkisi

Claude Monet’in son tablolarındaki ışık ve atmosfer ruhu bazı abstrakt ekspresyonistleri etkilemiştir. Onun “Water-Lilies” (Nilüferler) tablosu suya vuran ışığın yarı abstrakt bir çalışmasıdır ve Mark Rothko’nun parlak sarı tonlu “Untitled circa 1950-1952” (Başlıksız 1950-1952 arasında) eserinin yanında asılıdır.

Jackson Pollock’un damla tablosu “Summertime: Number 9A” (Yaz vakti. No.9) eseri de yanındadır.

Amerikalı Jackson Pollock (1912-1956) Action Painting’in öncülerindendi. Pollock boyayı yere koyduğu devasa kanvasların üzerine “akıtarak” ürettiği resimlerin ilkini 1947 yılında yapmıştı. Summertime No.9A 1948 yılı yapımıdır.

 

Rothko Odası

3. katta ayrıca Mark Rothko tarafından Tate’e bağışlanan bir gurup tabloyu görebilirsiniz. Kısık ışıklı ufak bir odada sergilenen eserlerin yanardöner yüzeyleri meditasyona uygun bir atmosfer yaratmaktadır.

 

Ustanın Yüzü

Eksperesyonist başyapıtların arasında Andre Derain’in cesur fırça darbeleri ve doğal olmayan renkleri kullanarak yaptığı “Portrait of Henri Matisse” (Henri Matisse’nin Portresi) tablosunu görebilirsiniz.

 

Kübizm

4.katta Pablo Picasso’nun “Bust of a Woman” (Kadın Büstü) ve Georges Braque’un “Bottle and Fishes” (Şişe ve Balıklar) eserleri 20.yüzyıl hareketlerinin öncülerine iyi örneklerdir.

Kübist kolajlar pop sanat olgusunu etkilemiştir ve Roy Lichtenstein’in “Whaam” eseri, bunun en ünlü örneğidir.

Roy Lichtenstein (1923-1997), 1963 tarihli resimde, 1962 yılında yayınlanan “All American Men of War” çizgi romanından esinlenmiştir. Sanatçı: ilanlar ve reklamlar gibi kişisel mesaj taşımayan güçlü sahnelerden de etkilenmiştir.

 

William Blake

Tate Britian vizyonu geniş olan bu 18. yüzyıl sanatçı ve şairinin pek çok eserine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca: kendi şiirlerinin yanı sıra, Dante ve Milton gibi başkalarınınkini de tanımlamıştır.

Blake’in bilimsel mantığa saldırdığı harika bilim adamlarının karanlıkla yüzleştiği “Newton” adlı eserini kaçırmayın. “Songs of İnnocence and of Experience” kitabından, “Tyger” gibi şiirler orijinal, resimlendirilmiş bir biçimde sergilenmektedir.

 

Işık ve Atmosferin Uzmanları

Clore Wing bölümü: J.M.W. Turner’a adanmıştır. Yağlı boya ve sulu boya tabloları ile çizimlerini sergiler. “Sunrise with Sea Monsters” (1845 civarı) gibi son dönem tabloları görün, bu tablolar parlak ışıkta çeşitli formlar yaratırlar. Turner’in deneyimlerini baskı resim ve sulu boya gibi sergiler takip eder.

 

19.Yüzyıl Avant-Garde

Dante Gabriel Rossetti, William Holman Hunt ve John Everett Millais gibi Raphael öncesi dönemin ressamları resimlerini yoğun renkler ve bol doğal detaylar kullanarak canlandırmak istemişlerdir. Millais’in “Ophelia” sı gibi edebiyat ve mitolojik konuları resmetmişlerdir. Bu tablo “Shekespeare”in bir kadın kahramanının boğulmasını konu almaktadır ve sevilen eserlerden biridir.

 

Barıştan Savaşa

1930’lu yıllardan itibaren I. Dünya Savaşı öncesi dönemi sergileyen bölümde John Singer’in harika “Carnation, Life, Lite, Rose” tablosu, Mark Gettler’in I. Dünya Savaşının korkusunu canlandırdığı “Meery-Go-Round” eseri ve Bacon’un 1944 yılında yapılan kırık formlu “Three Stadies for Figures at the Base of a Crucfision” tablosu ile zıtlık oluşturur.

 

Britart

Tate Britain’in modern sanat eserleri arasında 1980’li yıllarda ortaya çıkan Damien Hirst ve Sarah Lucas gibi genç İngiliz sanatçıların ve daha yaşlı Gilbert &Cierte’nin “Red Morning Trouble” (1977) gibi nehri farklı başık açılarından gösteren fotoğraflar vardır.