Mısır; 1 milyon km. karelik bir alana yayılır ve nüfusu, özellikle Nil kıyılarında yoğunlaşır. Gezimize: bunaltıcı olduğu kadar, büyüleyicide olan başkent Kahire’den başlayacağız. Kahire gezi planı sayfamızı inceleyerek, kendinize ait orada kalacağınız gün sayısı ile orantılı bir gezi planı yapabilirsiniz.
Ben size gezilecek yerleri ayrıntılı olarak anlattım, siz tercihlerinize göre, gezmek-görmek istediğiniz yerleri belirleyerek, bir gezi planı yapabilirsiniz.
Evet: Kahire yakın çevresindeki gezilerimize, daha sonra: Gize’deki piramitlere ve Akdeniz kenti İskenderiye’ye geçerek devam edeceğiz.
Mısır gezi planı
Daha sonra
Nil Nehri boyunca yolculuk ederek: Luksor ve Karnak Tapınaklarının yanı sıra, Teb Nekropolisi’ne de geçeceğiz.
Nil Vadisinde: Asuan’dan, Abu-Simbel’e kadar, Nasır Gölünün kıyılarını dolaşacağız.
Batı vahalarında bir tur attıktan sonra, yolculuğumuz Kızıldeniz sahillerinde ve Sina Yarımadasında sona erecek.
Daha öncede söylediğim gibi: Mısır’a herhangi bir tur şirketi ile gidecekseniz, tur şirketinin verdiği plandaki yerleri, buradan inceleyebilir ve ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz.
Bunun dışında; bir tur şirketi ile gitmeyecekseniz, yine sitede anlatılanları değerlendirerek, kendinize bir tur programı yapabilirsiniz. Ancak Mısır zor bir ülke, kendi başınıza gezmenizi asla önermem, muhtemel sıkıntıları göze almak gerekir. Çünkü, Mısır ülkesinde bir otorite boşluğu var, yani başınız sıkıntıya girse, muhtemelen derdinizi anlatabilecek bir resmi merci bulamayacaksınız.
Öte yandan, son gezimde anladığım kadarıyla, Mısırlı satıcılar ve dilenciler ve de maalesef çocuklar, turistleri yani sizleri her türlü sözle taciz etmelerine ve ısrarlı satış yapmak istemelerine rağmen, asla ve asla dokunmuyorlar, muhtemelen Mısır devleti, turistlere temas edilmemesi hakkında bir açıklama yaptı ve büyük cezalar açıkladılar diye tahmin ediyorum.
Çünkü gerçekten çok ilginç, sözle inanılmaz taciz yapıyorlar, sıkıyorlar, gitmiyorlar, sizi uzun süre takip ediyorlar ama asla dokunmuyorlar.
Mısır gezi planı
Evet devam edelim.
Ama bence: Mısır’da hani derler ya, görmeden geri dönme diye: mutlaka görmenizi önereceğim yerler şunlar:
Kahire şehrinde, özellikle Yeni açılan Mısır Müzesi ve Gize piramitlerini görmelisiniz. Bunun haricinde, Kahire şehrinde, turla gittiyseniz panoramik şehir turunda gezdirecekleri bazı ilginç yerler var. Örneğin: Enver Sedat Mozolesi, kale, Mehmet Ali Paşa Camii gibi.
Eğer Kahire’de yeterli zamanınız varsa: Han El Halil çarşısına mutlaka birkaç saat ayırmanızı öneririm.
Evet devam edelim.
Kahire’den sonra: isterseniz Nil nehrindeki Cruise gemileri ve isterseniz, kara veya demiryolu ile gitmenizi önereceğim ilk durak:
Luksor şehri:
Bu şehirde, şehir merkezindeki Luksor Tapınağı ve Karnak Tapınağını mutlaka görmelisiniz. Bunlara faytonla ulaşabilirsiniz. Zaten Luksor Tapınağı şehir merkezinde, Karnak Tapınağı 3 km uzaklıkta.
Luksor şehrinde sıcak hava balon turları da düzenleniyor, Nil nehrinin karşı kıyısından havalanıyorlar. İnternet üzerinden anlaşırsanız kaldığınız otelden sizi alıyorlar, balona götürüyorlar, uçuştan sonra aldıkları yere getir getiriyorlar. Bir de uçuş sertifikası veriyorlar. Sabah saat: 04.30 uçuş başlıyor, internet satış fiyatı 90 Euro. Turdan satın alırsanız 180 Euro.
Sonra şehir yakınlarında, Nil nehrinin karşı tarafında bulunan Krallar Vadisi, Hatshepsut Tapınağı ve Mennon Heykellerini görebilirsiniz. Turla gitmediyseniz veya isterseniz, kendiniz gitmek isterseniz, Luksor şehir merkezinden söylediğim üç yere gidiş, orada bekleme ve geri dönüş, sadece taksi ile 20 Dolar.
Şöförlerin çoğu yarım yamalak İngilizce biliyorlar ve oldukça yardımseverler. Ancak şartlarınızı önceden mutlaka konuşun, fiyatta anlaşın.
Memnun heykellerine giderken, taş işleme atölyeleri ve zanaatkarları mutlaka uğrayıp izleyin, hatta satış yerleri var buralara da uğrayabilirsiniz. Taşa, elle şekil veren bu insanları görün.
Luksor şehrinden sonraki hedef:
Edfu şehri: Bu şehirde, Mısır da bulunan tapınaklardan en sağlam olarak günümüze ulaşan muhteşem bir tapınak var. Şehir merkezine 15-20 dakika uzaklıkta, faytonla gidebilirsiniz. Fayton sürücüsüyle anlaşın, tapınağa gitme, 2 saat orada bekleme ve sonra sizi geri getirmek üzere anlaşın, parasını konuşun (4 dolar), parasını kesinlikle dönüşte sizi aldığı yere bıraktığında verin, ilave bahşiş isteyecektir, hatta at için bahşiş isteyecektir, vermeyin veya tercih sizin.
Edfu Mısır’ın en fakir şehirlerinden biri, sürekli çevrenizi dilenen, bir şeyler satmak isteyenler dolduracaktır, son derece dikkatli ve bu insanlara karşı sabırlı olmanızı diliyorum.
Mısır gezi planı
Sonra:
Aswan şehri; şehir Nil nehrinin Yukarı Nil bölümündedir. Bizler, Nil nehrinin Akdeniz’e döküldüğü yeri, yani üst kısmı Yukarı Nil olarak biliriz, ancak Nil nehri, doğduğu yere göre Yukarı Nil ve Akdeniz’e döküldüğü yere göre Aşağı Nil olarak isimlendiriliyor.
Aswan şehri, oldukça büyük ve nispeten modern bir şehir.
Bu şehirde: Kom Ombo Tapınağı, hemen şehir merkezinde bir tepede, yürüyerek rahatlıkla gitmek mümkün. Mısır da 2 tanrıya adanmış bir tapınak, iki tanrı için, tapınak iki bölümlü, her bölüm simetrik, birbirinin aynısıdır.
Bu tapınağın çıkışında Timsah Müzesi var, görmeyi unutmayın.
Mısır gezi planı
Evet, Aswan şehrinde Nübye köyü var. Nübyelilere ait bu köy, barajın göleti altında kalan Nübye köylerinden bu bölgelere göç ettirilen yaklaşık 100 bin Nübyelinin oluşturduğu köylerden biridir. Nübyelilerin geçmişi, Antik Mısır döneminde Yukarı Mısır da Kuş krallığı denen bölgedeki insanlardan gelir.
Evet, buraya turla gitmek 50 Euro, ama siz kıyıdan rahatlıkla tekne tutup kendiniz de gidebilirsiniz. Tekne ücreti kişi başı gidiş dönüş 4 dolar, yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor, Nübye köyü oldukça ilginç bir yer, gitmenizi görmenizi öneririm.
Mısır gezi planı
Mısır Nil nehrindeki Cruise gemileri:
Mısır’da Nil nehrinde 4 veya 5 günlük turlar düzenleyen Cruise gemileri var. Bu gemilerle ilgili geniş yorum yazımı, yine bu sitede Nil nehrinde Cruise gemileri yazarak bulabilirsiniz. Kısaca: Luksor veya Aswan şehrinden hareket eden bu gemiler, iki şehir arasındaki uzun yolu 4 veya 5 günlük sürede tamamlıyorlar, yol üzerinde tapınaklara ve turistik yerlerde mola veriyorlar, değişik ve güzel bir seyahat, ücreti yüksek.
Evet, Mısır’a gidenlerin ortak kanısı: evet bu ülke pis ve kirli. Özellikle hijyen konusunda gerekli titizlik ve özen gösterilmiyor ve bunu sonucunda sokaklarda, oteller ve cruise gemileri dışında yemek yiyen, bir şeyler atıştırıp yiyen turistlerin hepsinin olmasa da büyük çoğunluğunun bağırsak enfeksiyonu yani ishal olduklarıdır. İlaveten mide bulantısı ve kusma da olabilmekte.
Özellikle ve asla: çeşmeden akan suları içmeyin, yanınızda sabun veya el dezenfektanı bulundurun. Yiyecekler için: sadece otellerde veya cruise gemilerinde yemeklerinizi yiyin, bunun dışında belki uluslararası zincir hamburger markaları dükkanlarını da kullanabilirsiniz.
Bir de trafiğe dikkat edin, ışık bulamazsınız, arabalar belki durur ama motorlar asla durmaz, motorlar zaten trafiğin en büyük hız tutkunları, arabalar durdu diye geçerseniz, motorlar durmaz, dikkatli olmalısınız.
Mısır gezi planı
Bir de Mısır da dikkat etmeniz gereken husus, pazarlık ve bahşiş tir.
Hani, size rehberler veya Mısır da daha önce gidenler pazarlık yapmadan asla alışveriş yapmayın derler ya, hani almak istediğin bir ürünü: 5 dolar derse 1 dolar teklif et, 2 dolara satın alırsın derler. Bunu Mısırlılar da öğrenmiş, 5 dolar diyeceği ürüne, sizin pazarlıkla indireceğinizi bildiği için 20 dolar der ve sonunda size o sürünü 5 dolara satar.
Bir de şu var: Mısır alışveriş için çok uygun bir ülke değil. Market benzeri yerler yok, dükkanlarda asla ürünün fiyatını bulamazsınız. Çünkü yerliye ayrı, turiste ayrı fiyat biçerler. Öte yandan, ürünlerin yüzde 90 fazlası, kalitesiz Çin malıdır, bunun unutmayınız.
Bahşiş konusuna gelince, Mısırlının tüm hayatı turistten alacağı bahşiş üzerine kuruludur. Vapurdan inerken, faytona binerken elinizi tutar, bahşiş ister. Fotoğrafınızı çeker bahşiş ister. Yol tarif eden bahşiş ister. Aklınıza gelebilecek her konuda, size yapabileceği en ufak bir yardımda bile mutlaka bahşiş ister. Bahşiş olarak, eğer Mısır ülkesine girerken, yanınıza bozuk dolar veya euro almadıysanız, işte sorun burada başlar, 1 dolar bahşiş vermek durumunda, bozuk paranız yoksa sıkıntı başlar. Bu yüzden, mutlaka yanınızda bozuk para bulundurun.
Mısır gezi planı
Son bir notun var. Son Mısır seyahatimde: gerek ülkeye girerken ve gerekse ülkeden çıkarken gümrük te büyük sıkıntılar yaşadım. Kabin bagajlarınızı, el bagajlarınızı x ray cihazından geçtikten sonra, mutlaka bir sebeple açarlar. Telaşlanmayın ve bagajınızın, çantanızın başında tüm dikkatinizle görevliyi takip eden, çünkü takip etmediğini hissettiği anda, çantanızdan mutlaka bir şeyler, önemli olmasa da bir şeyler çalacaktır. Son ziyaretimde: çantamdan bir çanta dolusu ilaç (inanamıyorum bu insanların bu kadar vicdansız olduklarına inanamıyorum, ilaç çalınır mı, inanamıyorum) ve 1 paket eski kaşar peyniri (Mısır da sandviç yapmak için ülkeden oraya götürmüştüm, kullanmadım geri getiriyordum) poşetini kaşla-göz arasında çalmış.
Tabii, çantanız veya kabin bagajı açılınca, bir sıkıntı olmasa gerek diye telaşlanıyorsunuz, çünkü kendi aralarında ve size hitaben Arapça bir şeyler söylüyor, anlamıyorsunuz, bu arada çalıyor.
Ben sonradan bu hırsızlığı tespit ettiğim için herhangi bir girişimde bulunamadım, yani polise haber veremedim, zaten görseydim, muhtemelen yardım alabileceğim bir resmi makam olup olmadığından da emin değilim.
Neyse; bu konuda da sizleri uyardıktan sonra; devam edelim.
Sonuç olarak: Mısır gerçekten tarihi olarak büyük anıtlara sahip bir ülke ama halkın sanırım gelir seviyesi oldukça düşük ve fakir olduklarını düşünüyorum. Bu yüzden: Mısır’a gidip gitmemek kişisel tercihlere bağlı. Ama giderseniz, hem muhteşem anıtlar göreceksiniz, hem de bu anıtlar kadar çok sorunla karşılaşacaksınız.
Evet, Mısır; Mısır’ın ünlü antik tarihi, modern dünyanın ilgisini çekmektedir. MÖ. 3200 yıllarından sonra, Hıristiyanlığın ortaya çıkışına kadar, bu coğrafyada gelişen imparatorluk: dünyanın gelmiş geçmiş en büyük uygarlıklarından biriydi. Napolyon: 19’ncu yüzyılın başında: subaylarını, ülkeye keşfetmeye gönderdikten sonra, bu subaylar ülkelerine, yarı gömülü heykellerin ve sütunların çizimleriyle döndüler. Bunun üzerine: dünya, bu kadarı ile yetinmek istemedi.
Howard Carter
1922 yılında Tutankhamon’un tozlu mezarını incelerken; gördüklerini “muhteşem şeyler” olarak tanımlar. Firavunların ölçülmez servetlerine tanık olur. Kazıyı destekleyen Lord Carnarvon’un; birkaç ay sonra ani ölümü, halk arasında Firavunun mumyasının laneti olarak yorumlanır. Sonuçta: günümüzde, kitapevi rafları ve belgesel kanallarının programları, piramitlerin kökenleri ve amacı hakkında, sözde birçok bilimsel teoriyle doludur. Öyle görülüyor ki; Mısır’a duyulan merak ve ilgi hiçbir zaman azalmayacak.
Evet: coğrafi olarak, Aşağı ve Yukarı şeklinde tanımlanan Mısır’da ekonomi: turizm, Nil ve alüvyonlu topraklarda yetişen, dünyanın en kaliteli ve uzun elyaflı pamuğu ile tekstil ürünleri ihracatına dayanmaktadır.
Müslüman Kardeşler Örgütü’nün çeşitli zamanlarda:
Piramitlerde ve Şarm El Şeyh’te gerçekleştirdikleri bombalı saldırılar, turizm gelirlerini olarak olumsuz etkilese de, Uzak Doğulu turistler için Mısır, her zaman bir çekim merkezi olmuştur. Özellikle: turizmin olumsuz etkilendiği bu dönemde: Mısır hükümeti, aldığı bir kısım tedbirlerle, turizmi yeniden canlandırmayı başarmış. Hatırlarsanız, terörist saldırıları takiben, Mısır’a olan ilgili yine canlı tutabilmek için, Mısır Hükümeti, Antik Mısır dönemine ait bir çok yazılı eser çıkmasını, romanlar yazılmasını sağladı. Kleopatra’nın aşklarını ve diğer firavunların yaşamlarını anlatan romanlar, bir anda piyasada bayağı artmıştı.
Kahire; dünyanın en büyük zincirlerinin, beş yıldızlı otellerinin yoğun konaklama imkanlarına sahiptir. Ülkemiz yani Türkiye açısından durum ise, son birkaç yıldır her iki devletin üst düzey yetkililerinin resmi yakınlaşması nedeniyle, Mısır’a çok sayıda Türk turist gitmeye başlamıştır.
Nil boyunca:
Dünyanın en önemli üç medeniyetinden biri olarak tanımlanan: Eski Mısır tapınaklarını görebileceğiniz, Aswan’a kadar yapılan gemi turları var. Aswan Müzesinde: Yukarı Mısır medeniyetinin örneklerini ve günlük yaşamın sergilenmesini göreceksiniz.
Nil boyundaki bu gezide: ayrıca: dünyanın en büyük barajlarından biri olarak: Cemal Abdülnasır tarafından inşa ettirilen Aswan Barajının yapımı sırasında: yerinden taşınan “Büyük Tapınak” ı (Abu Simbel Tapınağı) görebilirsiniz.
Nil nehrinin iki kıyısında kurulmuş şehirlerde, geleneksel ürünlerin temin edilebileceği pazarlarda: özellikle dünyaca ünlü “Papirüs” bulabilirsiniz. Gize bölgesindeki dükkanlarda yüksek fiyatlardan; büyük indirim yapılarak satılan papirüsleri, Kahire içinde, Han el-Halil gibi çarşılarda, size önerilen son fiyatın dörtte biri fiyata satın alabilirsiniz.
Buraya gidenlere Mısır’ı sorarsanız: eğer tarihe merakı yoksa, size sadece: gürültü, toz, kalabalık, pislik, gerek yiyecek ve gerekse içecek açısından hijyen olmayan şartları ve en önemlisi satıcılar ve dilencilerin sizlere yaptıkları akıl almaz ölçüdeki aşırı bezginlik yaratan ısrarlı tavırlarını anlatacaktır.
Evet: bunlar yalan değil, gerçek, bunların hepsi gerçek. Ama: bunların yanında; başka bir gerçek daha var, birazcık tarihe ilginiz varsa, bu muhteşem yapıları gördüğünüzde etkilenmemeniz mümkün değil. Mutlaka gidin, mutlaka görün.
Mısır
ÜLKEYE GİRMEDEN ÖNCE, TÜRKİYE DE YAPMANIZ GEREKENLER:
1-Para durumunuzu belirleyin ve kredi kartınızı mutlaka yurt dışı kullanımına açtırın. Kredi kartı çok önemli çünkü tapınak, mabet ve müze gibi yerlerin girişlerindeki biletler sadece kredi kartı ile satılıyor, peşin para kesinlikle kabul etmiyorlar.
2-Paranızı (Dolar ve Euro) mutlaka Türkiye de bozdurun. Çünkü: Mısır da para bozdurma şansınız yok. Örneğin: Mısır da sokakta 5 dolarlık bir nesne satın aldınız, eğer yanınızda bozuk para yok ta, satıcıya 100 Dolar veya 50 Dolar verdiniz mi yandınız. Çünkü satıcı paranızın geri kalanını yani üstünü ödememek için size mutlaka başka mallar da satmak için aşırı ısrar edecektir, kabul etmezseniz, paranızın üstünü vermek için sizi uzun süre bekletecektir.
3-Mısır Lirası edinin. Mısır Lirası: demir paraları yok, kağıt paralar 5-10-20-50-100 lük banknotlar şeklindedir. Aralık 2025 tarihi itibarıyla: 1 Mısır Lirası= 1 Türk Lirasıdır. Mısır Lirası uluslararası geçerliliği olmayan bir para olduğu için, zor bulunur, sadece Sabiha Gökçen Havaalanındaki döviz bürolarında var, buradan bence Mısır da kalış süresine göre, 4000-5000 TL verip Mısır Lirası satın alın, bu döviz büroları dönüşte üstünüzde kalan Mısır Lirasını aldıklarını söylüyorlar.
Mısır Lirası nerede lazım olur? Örneğin: tuvalete girmeniz gerekti, Mısır Lirası verirsiniz. (Genelde 20 Mısır Lirası) Yanınızda yoksa Dolar veya Euro vermek durumunda kalırsınız. Veya 1 veya 2 şişe küçük su aldınız, yine Mısır Lirası verirseniz uygun fiyata gelir. Tercih sizin.
Bu arada, Mısır ülkesinde kurumsal satış yerleri (örneğin: Kahire Müzesi satış yeri, Müzede bulunan kafe ve restoranlar) Dolar ve Euro kabul etmezler, ya Mısır Lirası vereceksiniz ya da Kredi kartı kullanacaksınız.
4- Seyahat Sağlık Sigortası: Birçok kişi bu seyahat sağlık sigortasını ihmal ediyorlar. Mısır girişinde bana kimse seyahat sağlık sigortan varmı yokmu diye sormadı, ben yaptırdım, karar sizin.
5-Bavul ve bavullarınız için mutlaka küçük kilitler satın alın, yanınızda plastik şeffaf bant bulunsun. Kilitler bavulların açılıp içinden bir şeylerin çalınmaması için, şeffaf bant ise, bavullar yerlere atılır patlar, çatlarsa yapıştırmak içindir.
6-Kılık-Kıyafet: Mısır öncesinde özellikle bayanlar kılık-kıyafet konusunda tedirgin olurlar. Elbette cami vb ibadet yerlerine girmek isteyenleri dışarıda bırakırsam, Mısır ülkesinde turistlerin kılık-kıyafetine karışanı görmedim hatta birçok turist, tapınaklarda rahat kıyafetler ile geziyorlardı. Ayakkabı da önemli, sakın topuklu ayakkabı ile gelmeyin, tapınaklarda ve piramitlerde yürümek oldukça zor, düz, rahat ayakkabıları tercih edin, bir de elbette şapka ve yaz dönemi için güney kremi olmalı.
7-Mısır da, gerek otel odaları ve gerekse Cruise gemilerinde kış döneminde (Kasım-Aralık-Ocak-Şubat) odalarda klima olmasına rağmen, klimalar sadece soğuğa ayarlı, ısıtma ayarları yok, bu yüzden kesinlikle kalın pijamalar getirmelisiniz, akşamlar ve sabahın serinlikleri için ise, kalın üstler getirmelisiniz.
8-Mısır da sinek, sivrisinek, haşarat varmı? Ben Türkiye den giderken, yanıma sinek-sivrisinek ilacı aldım, Nil nehri malum, mutlaka sivri sinek olur diye, ama kaldığım 7 gün boyunca gerek otellerde ve gerekse gemide sinek-sivri sinek yoktu.
9-Paranızı ve pasaportunuzu iyi korumanız gerekir. Özellikle: bir satıcıdan bir şeyler satın aldığınızda, bir faytoncu veya taksici veya tekneci ile pazarlık yapıp anlaştınız, sonunda asla cüzdanınızdan para çıkarırken sizi görmesinler, özellikle bunu takip ederler, eğer fazla paranız olduğunu görürse, bahşiş bahşiş diye yırtınır ve anlaştığınız paradan daha fazla para ister veya para üstü vermek istemez.
Mısır
MISIR, ÜLKEYE GİRİŞ
VİZE-HAVA ALANI:
Evet, Mısır Türk vatandaşlarından yeşil pasaportu olmayanlara vize uyguluyor ancak vize vermek için sıkıntı yaratmıyorlar, kapı vizesi var, yani Mısır da herhangi bir hava alanına uçaktan indiğinizde, alanda bulunan Mısır Bankasına gidip 25 Dolar yatırdığınızda vizenizi hemen veriyorlar, yani “Kapıda vize” uygulaması var. Evet 25 Dolar ödediniz, vize pulunuzu aldınız, pasaportunuza yapıştırın.
Söylediğim gibi Yeşil Pasaportlulara vize yok.
Gelelim, biraz daha önceye, uçaktaki durumlara. Uçakta size bir karton belge dağıtılıyor, bu karton belgeyi doldurun ve hava alanında pasaport kontrol görevlisine vereceksiniz. Bu karton belgede neler yazılı: adınız, soyadınız, pasaport numarası, pasaport geçerlilik tarihi ve Mısır da hangi şehirde kalacaksınız. Bu sorunun cevabı olarak, sadece şehir adı yazmanız yeterli, Avrupa girişi gibi ayrıntılı kalma yeri adresi istemiyorlar.
Evet havaalanından devam edelim. Yeşil pasaportlular pasaport giriş damgası için kuyruğa girdiler, normal pasaportlular vize pulu aldıktan sonra onlar da aynı kuyruğa girerler.
Pasaport kontrol görevlisine pasaportunuz ile birlikte uçakta size verilen ve doldurduğunuz karton formu teslim edersiniz. Görevli polis, pasaportunuzu onaylar ve ülkeye girişiniz sağlanır.
Mısır
Pasaport kontrolünden geçtiniz, 10 adım sonra, başka bir görevli tekrar pasaport kontrolü yapıyor, şaşırıyorsunuz hangi biraz önce olmuştu diye, derdinizi anlatacak kimse yok, yine pasaportunuzu görevliye çıkarıp gösteriyorsunuz.
Sonra; bavulları bekliyoruz, hani Mısır da çok bavul kaybı oluyor deniyor ya, bavullarınızı dört gözle bekliyorsunuz, derken bavullar geliyor, bavullarınızı kontrol edin, açılmış mı, açıldığını düşünürseniz, içindeki eşyalarınızı kontrol edin, çünkü Mısır gümrüklerinde eşya kaybolması nadir vukuat değil, sık olan bir durum.
Evet, bavulları aldınız, sonra x ray cihazlarının bulunduğu bölüme yönlendirildiniz, bavulları kontrol edecekler, bir bakıyorsunuz, kadın-erkek ayrı sıralara yönlendiriliyorsunuz.
İnanılmaz, bugüne kadar 5 kıta 65 ülke gezdim, böyle bir uygulama görmedim. Neyse kadın erkek ayrı sıralara girdiniz, cihazdan bavullarınız geçiyor, bu arada siz de üst baş kontrolüne tabi tutuluyorsunuz, burada yine bir ilginç olay, üzerinizdeki tüm metal eşyalarla birlikte, ayakkabılarınızı da çıkartıp, cihazdan geçmesi için bir sepete koyuyorlar. Hatta üzerinizde hani boyun cüzdanı varsa, onu da çıkarın yoksa, dedektörden geçerken öterse, ayrı bir bölüme alıp üstünüzü tamamen çıkarttırıyorlar.
Sonra: cihazdan geçen bavullarınızın başına gelin, mutlaka bir şekilde bavullarınızı açmanız için masalara yönlendiriyorlar, bu masalarda gümrük görevlileri başlıyorlar bavulları karıştırmaya, bu arada gözünüzü dört açın, mutlaka bir karışıklık esnasında bavulunuzdan bir şeylerin kaybolması mümkün, benin girişte değil, Mısır dan çıkışta, bavuldaki hayati öneme haiz ilaçlarım çalındı, bir de hani sandviç yapar yeriz belki diye aldığım, 250 gramlık eski kaşar peyniri gözümün önünde çalındı, itiraz şansın yok, şikayet şansın hiç yok, çünkü şikayet mercii yok.
Neyse, burayı da geçtiniz, yine 10 adım sonra, bir görevli, tekrar pasaport kontrolü var. Arkadaşlar burada benim kafama takılan bir soru var? Mısırlı görevliler bu saçma sapan uygulamaları Türk olduğumuz için bize mi yaptılar bilmiyorum. Yoksa bu tür uygulamaları, İspanyol, İngiliz veya Fransızlara veya Çinlilere de yaptıklarını, yapabildiklerini sanmıyorum. Çünkü muhtemelen adamlar bir daha bu ülkeye ayak basmamaya yemin ederler.
Bu kontrolden sonra havaalanı free shop mağazaları var, bence hiç zaman ayırmayın, sigara, parfüm ve içkiler oldukça pahalı.
Yanınızda Mısır Lirası getirmesiyseniz, havaalanında bulunan Bankamatik makinası ile biraz Mısır Lirası almanızı öneririm, biraz sonra bu konuyu daha ayrıntılı anlatacağım.
Ayrıca yine Havaalanında, bir e-sim yani cep telefonu hattı satan dükkan gördüm, ama sayın rehberimiz havaalanında oyalanacak vakit yok araçlar bekliyor cep telefonu işini Türkiye de halledin dediği için, buradan hızla uzaklaşıyoruz, halbuki buradan satın almak kesinlikle daha ekonomik olur diye düşünüyorum. Benim Türkiye de kullandığım cep telefonu hattı, Mısır da birçok yerde çekmedi. Mısır ın kendi cep tel hattını kullanmak daha mantıklı ve daha ucuz.
Mısır
DÖVİZ SINIRLAMASI
Ülkeye girerken, bana kimse yanında ne kadar para var diye sormadı. O yüzden bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim.
Mısır
HAVAALANI
Eyer tur gurubu ile gittiyseniz zaten araç sizi kapıda bekliyor olacaktır. Hayır ise, yine kapıda birçok taksi şöförü bekliyor ve bunlarla sıkı bir pazarlık yaparak istediğiniz yere gidebilirsiniz. Pazarlıkta taktik, gideceğiniz yeri söyledikten sonra şöförün size yapacağı teklifin beşte birini ona karşı teklif olarak sunmanızdır, uzun uğraşlar sonucu beşte iki ücrete mutlaka istediğiniz yere gidebilirsiniz. Bu da olmazsa telefonunuza yükseleceğiniz Uber programı ile taksi çağırabilirsiniz.
Bir de, elbette bu şehirdeki akıl almaz berbat trafik var. Bu sizi olumsuz etkilemesin. Uçağınız, saat: 08.00-10.00 arasında kalkacaksa Kahire’den havaalanına gitmek için en az 2 saat zaman ayırın, trafik berbat yoğun. İskenderiye, Assuan, Hurgada, Luksor ve Şanüş-Şeyh’de de havaalanları var. Kahire’den kalkan yurt içi uçuşların yanı sıra, Batı Avrupa’dan uluslar arası charter seferleri için de bu havaalanları kullanılıyor.
Mısır
PARA VE KREDİ KARTI
Mısır Lirasının (Paund) işareti “LE” dir. Demir paraları yok, kağıt banknotlar: 5-10-20-50-100’lük banknotları var. Mısır ülkesinde Dolar ve Euro her yerde geçerli paradır ama bence yanınıza bir miktar Mısır Lirası almanızı öneririm. Yoksa sorunlar yaşarsınız.
Ne gibi sorunlar? Örneğin alışverişlerde birçok ürünü, sokak satıcılarından veya derme-çatma dükkanlardan 1, 2, 5, 10 dolara satın alacaksınız. (10 dolar Mısır da büyük paradır, nadir harcanır) Satıcıya 50 veya 100 Dolar verirseniz, satıcı paranın üstünü vermemek için size dükkanından başka ürünler satmak için çırpınır durur, kabul etmezseniz, paranın üstünü almak için mutlaka uzunca bir süre sizi bekletir.
Bu yüzden: yanınızda mutlaka bozuk para bulundurun. Mısır da para (Dolar-Euro) asla bozduramazsınız, tek kaynak bankalardır, ama bankalar aşırı kalabalıktır.
Hani Mısır Lirası alın dedim ya, tapınak, müze gibi yerlere girerken asla nakit para kabul etmezler, yukarıda açıkladığım gibi sadece kredi kartı kabul ederler.
Mısır
ALIŞVERİŞ
Alışverişte, cüzdanınızda para çıkarırken, asla satıcının önünde para çıkarmayın, arkanızı dönün ve kontrollü olarak cüzdandan para çıkarın.
Aksi halde, satıcı sizde çok para bulunduğunu öğrenirse, ısrarlarını sürdürür, fiyatı yükseltir, başka bir şeyler daha satmak için sizi perişan edene kadar uğraşır.
Öte yandan: o kadar çok satıcı göreceksiniz ki, küçük çocuklar ellerinde küçük objeleri satmak için uğraşırlar, büyükler özellikle tekstil ürünleri (masa örtüsü, erkek ve bayan için tişörtler vb) satmak için uğraşırlar. Hatta en keyifli ve ilginç alışveriş: Cruise gemisiyle giderken, gemiye tekneyle yanaşan satıcıların yaptıkları alışveriştir. Ürünlerini naylon poşetlere koyarak teknenin üzerindeki alıcılara hızla atarlar, alıcı malı kabul ederse, naylon torbaya parasını koyar ve aşağıya atar. Adamlar Nil nehri üzerinde bu konuda tam uzman olmuşlar. Ama unutmayın burada da pazarlık önemli.
Mısır
BAHŞİŞ:
Bence Mısır ülkesindeki en büyük sıkıntı bu bahşiş konusudur. Ülkeye girmeden bu konuda mutlaka bilgi sahibi ve tedbirli olmanız gerekir. Mısır da belki en çok duyacağınız ve bezeceğiniz kelime bu bahşiş kelimesidir. Hatta o kadar çok yaygındır ki, sizi bıktırana kadar, en ufak bir yardım yaptıklarında mutlaka ısrarla bahşiş isterler.
Faytoncu ile anlaşırsınız, inerken anlaştığınız parayı vereceksiniz, adam atı için bahşiş ister. Otelde gülümsediğiniz garson, bahşiş ister. Deveci, sandal kullanıcısı bahşiş ister. Taksi şöförü, anlaştığınız parayı ödersiniz, ilave bahşiş ister. Tapınaklara bilet alıp girersiniz, içeride yöresel kıyafetle dolaşan adamlar görürsünüz, bunlar resmini çeker bahşiş ister, sizi inanılmaz şekilde tapınakta ziyarete kapalı yerlere götürür, bahşiş isterler.
Peki çare? Arkadaşlar bu bahşiş isteyen kişilerden kurtulmak için asla gülümsemeyin, asla göz teması kurmayın, asla bir şeyler söylemeyin, yoksa kurtulamazsınız, size asla temas etmez ama önünüzde durur, sözle taciz eder. Hatta İngilizce “No no , go go go” deseniz bile gitmez, halbuki tüm hepsi bu basit kelimelerin anlamını gayet iyi bilir, ama dedim ya, bıktırana kadar sözlü taciz sürer. Asla: bağırıp çağırmayın, asla adam veya çocukla fiziksel temas etmeyin, kolunu tutmayın, çekmeyin, itmeyin, yoksa başınız derde girer. Sabırla gitmesini bekleyin, bir noktada mutlaka ayrılıp gidiyorlar.
Bu arada bir konuya değinmek istiyorum. Sanırım Mısır devleti, turizmden elde ettiği gelirlerin sıkıntıya girmemesi için, halkı turistlere asla dokunmamaları konusunda bilinçlendirmiş ve sanırım turistlere dokunanlara büyük cezalar var. Dediğim gibi her türlü sözlü taciz var ama temas yok.
Son bir not, bahşişi Mısır Lirası verirsiniz, surat asarlar, Dolar-Euro isterler.
Mısır
SERVİS BEDELİ:
Mısır’a tur operatörü ile giderseniz, sizden servis bedeli olarak Mısır girişinde para talep ederler. (Örneğin: 25 Dolar) Bu ne parası derseniz, tur belgelerinde ücrete dahil olmayan hizmetler bölümünde yazılı olduğunu söylerler. Bakarsınız, yazılı ama miktar yazılı değil. Bu miktar turu satın aldıktan sonra, tur görevlisi tarafından belirlenir.
Peki bu ne ücretidir. Görevlinin söylediklerine göre, Mısır da kalacağınız otel veya gemideki çalışanlara ve yerel rehbere, önceden bahşiş adı altında para veriliyormuş, bu toplanan para onlara dağıtılmak üzere toplanıyormuş. Tabii içinizden gelmese de bu parayı vermek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü tur görevlisi, bu parayı vermezsek, otele varışta oda anahtarlarını vermediler vs gibi hikayeler anlatır. Böyle bir şey olabileceğine elbette inanmıyorsunuz ama Mısır ı görünce başınıza böyle bir şey gelmesinin mümkün olabileceğine inanıyorsunuz, çünkü derdinizi anlatabileceğiniz, şikayette bulunabileceğiniz bir merci yok, en basiti dil problemi yaşarsınız.
Son bir not: Mısır ülkesinde inanın 1-5-10 Dolar bahşiş veya servis ücreti çok çok büyük paralardır. Sizden toplanan parayı düşünün.
Mısır
İKLİM:
Mısır a gideceklerin en büyük merakı, acaba orada havalar nasıl? Evet, Mısır a gitmek için en uygun zamanlar: Ekim, Kasım, Nisan ve Mayıs aylarıdır. Genellikle yaz aylarında hava sıcaklıkları 40 derece civarında seyreder. Güneşin yakıcılığından kaçınmak için, gezi programınızı yaz dönemlerinde kesinlikle sabah erken veya akşam geç saatlere ayarlamanızı öneririm. Kış döneminde, günlük sıcaklıklar, gündüz 20-22 derece civarındadır. Ancak akşamları ve sabahın ilk saatleri soğuktur. Özellikle: gece yatarken, otel odaları ve Cruise gemi kamaralarındaki klimalar sadece soğuk ayarlı olduğundan, ısınamazsınız, ısıtıcı yoktur, bu yüzden kalın pijamalar almalısınız. Yine geceleri üşümemek için kalın bir giysi mutlaka bulundurun.
Mısır
CEP TELEFONU KULLANIMI-Wİ Fİ :
Mısır da cep telefonu kullanmak isterseniz,
Birinci yol: Türkiye’den ayrılmadan önce kendi cep tel operatörünüz ile görüşmeniz ve Mısır için yurt dışı hazır paketi satın almanızdır. Örneğin: ben kendi operatörümden, yurt dışında geçerli 3 gb internet (yeterli geliyor) ve 200 dakika konuşma paketi satın aldım, 1200 TL idi.
Diğer operatörlerde daha uygun fiyatlı paketler var. Ancak böyle bir hat satın aldığınızda, telefonunuzdaki “uluslararası dolaşıma” açmayı unutmayın, eğer hattınız yine de açılmaz ise, telefonla Türkiye deki operatörünüzü aramanız gerekir.
Oteller ve Cruise gemilerinde wifi hattı yok, daha doğrusu arızalı diyorlar, zaten olsa da ücretliymiş. Bu yüzden, mutlaka cep telefonu hattınızı bir şekilde (Mısır girişinde havaalanında e-sim mağazası vardı ama sayın görevli, zamanımız yok, orada bekleyemeyiz dediği için, Türkiye den halletmek zorunda kaldık) halletmeniz gerekir. Şunu da söylemem gerek, bizim operatörler, Mısır da çok sağlıklı çalışmıyorlar, hat çekmeyen birçok bölgeye rastladım ve telefonu kullanamadım.
Mısır
DİL:
Mısır da yerel ve resmi dil Arapçadır. Ama tapınakların bulunduğu yerlerde taksiciler, faytoncular, deve sürücüleri, satıcılar, sokakta ayak üstü satış yapanlar, tekne kullananlar inanın hepsi çat-pat İngilizce konuşurlar. Özellikle nereli olduğunuzu sorarlar, TÜRKİYE deyince, ilk tepkileri YAVAŞ YAVAŞ, HASAN ŞAŞ derler, böylece yakınlık kurup size ürünlerini satmaya, hatta yüksek fiyattan satmaya çalışırlar.
En sevdikleri kelime, “BAHŞİŞ” ve 1 Dolar, 1 Dolar, 1 Dolar kelimesidir. Yani: Türkleri severler ama parayı daha çok severler. Malum: Arap kelimesini tersten okuyun “Para” demektir.
Mısır
TUVALET:
Mısır da tuvalet var mı, temiz mi, bu soru da çok sorulur.
Ben Mısır da bulunduğu 7 gün boyunca (otel ve gemi tuvaletleri hariç) sokaklarda birçok yerde tuvalet bulunduğunu gördüm. Özellikle turistik yerlerde tuvaletler vardı, ama bu tuvaletlerin kapısında bir adam oturur, sizden para ister (genellikle 20 Mısır Lirası verebilirsiniz) ve karşılığında fiş filan beklemeyin, tuvaleti kullanın ve çıkın gezmeye devam edin. Yanınızda Mısır Lirası yoksa, elbette Dolar-Euro verirseniz, adamı çok mutlu edersiniz. Tercih sizin.
Peki tuvalet temiz mi, elbette değil, Mısır da oteller ve gemiler dışında her yer kirli ve pis. Bunu unutmamak gerek. Kahire de bir kafenin tuvaletine girmek istedik, adam bekleyin dedi, tuvalete girdi ve inanın 15 dakika temizledi, sonra hadi şimdi girin dedir. İşte durum bu.
Son bir not, gezerken restoran veya kafelerin tuvaletine girmek isterseniz, mutlaka para isterler, sonuçta tuvaleti kullanırsanız, para vermeniz şart.
Mısır
TEMİZLİK:
Mısır da gezerken, 7 günlük süre boyunca asla büyük çöp konteyneri görmedim. Çöpler genellikle sağa-sola atılmıştı. Daha ayrıntıya girmek istemiyorum, hijyen çok sıkı değil, hatta hiç yok.
Yanınızda dezenfektan bulundurmanız işe yarayabilir, en azından paraları tutuyorsunuz, onlardan her türlü bakteri ve mikrop geçme olasılığı yüksek. Bu arada eğer maske takarsanız, garip garip bakan tipler görebilirsiniz.
Mısır
OTEL ODALARI-CRUİSE GEMİLERİ KAMARALARI;
Mısır da kaldığım 7 gün boyunca, iki otelde (biri 4 yıldızlı, biri 5 yıldızlı) kaldım ayrıca Cruise gemisinde 4 gün kaldım. Odalar gayet temizdi, odalarda lavabo, klozetli tuvalet ve banyo bölümleri var. Banyoda kişilere göre bir büyük, bir küçük havlu var. Duş şampuanı ve saç kremi var, el yıkama sabunu var.
Büyük otellerin oda ve restoranlarında tuvaletler temizdir, tuvalet kağıdı bulunur. Ancak otellerin ve Cruise gemilerinin yatak takımlarının her farklı yolcuda değiştirilmediği, ütülenmediği konusunda çok sık yorum alabilirsiniz. Ben yanımda yastık kılıfı ve çarşaf götürdüm. Ama inanın kaldığım 2 otel ve gemide yatak takımları kirli değildi, bilemem belki temiz veya kirli yatak takımları tamamen tesadüflere göre değişmektedir.
Otel odaları ve Curuise gemilerindeki kamaralarda, klimalar var ama bu klimalar sadece soğuk için ayarlanmış, sıcak ayarları yok, yani buraya kış döneminde giderseniz, mutlaka özellikle gece yatarken kalın pijamalar almayı sakın unutmayın, ayrıca akşamları ve sabahın erken saatlerinde de hava serin oluyor.
Elektrik tesisatı iki girişli, İngiliz tipi 3 girişli değil, 220 Volt. İlginç olan, Mısır da kaldığım süre boyunca hiç elektrik kesintisine rastlamadım.
Mısır
YEMEKLER-İÇECEKLER:
Hemen en başta belirtmek istediğim bir husus var. Oteller ve gemide restoranlarda asla ne aldın, ne kadar aldın diye tabağına bakan kimse yok. Hatta, mekan dışına bir şeyler çıkarmak istenseniz, aleni olmamak şartıyla kimse bir şey söylemiyor.
Yukarıda da sözünü ettiğim gibi, Otellerde ve Cruise gemide kaldım. Oteller ve gemide kahvaltı ve yemekler açık büfedir. Hani söylendiği gibi, yani kötü senaryolarda belirtildiği gibi, yemekler oteller ve gemide asla aşırı baharatlı ve aşırı acı, sarımsaklı değildir.
Yemekler tamamen bizim damak tadımıza uygundur.
Kahvaltıda: açık büfedir, birçok ürün bulunur (Örneğin: 3-4 çeşit kaşar peyniri, beyaz peynir, yumurta, omlet, çörekler, kekler, meyveli yoğurtlar, zeytin, reçeller, ballar, tereyağı vs. ) İçecek olarak çay ve kahve makinası var, kahve çeşitleri tercih edebilirsiniz.
Öğle ve Akşam yemekleri: Yine açık büfedir. Yine damak tadımıza uygun yemekler var. Öyle ki yemeklerde aşırı tuz bile olmuyor. Önce bir ekmek reyonu bulunur ki, mutlaka 4-5 çeşit değişik lezzetlerde ekmekler vardır.
Her öğünde önce bir veya iki çeşit çorba (tanıdık mercimek çorbası gibi) sonra 6-7 çeşit sıcak yemek (her öğünde mutlaka pirinç pilavı ve patates kızartma olur) bulunur. Genellikle her öğünde mutlaka: kırmızı et, beyaz et ve balık bulunur. Hatta bir öğünde “suşi” çıktı. Sonrasında yemeklerden sonra tatlı reyonu var. Mutlaka 6-7 çeşit pasta türü ve 3-4 çeşit şekerli tatlılar bulunur. Sonrasında meyve reyonu var. Burada da en az 5-6 çeşit meyve bulunur. (Sanırım benim bulunduğu sezonda bol bulunan meyveler: kavun, çilek, taze hurma vs.)
Evet: içecek olarak gerek otel ve gerekse gemi restoranlarında tüm içecekler ilave ücrete tabidir. Örneğin: 1 kutu kola 150 Mısır Lirası.
Peki şehirde, dışarıda ne yenir ne içilir? Tek kelime, asla hiçbir şey yenmez, hiçbir şey içilmez arkadaşlar. Yanınızda mutlaka bir bisküvi benzeri atıştırmalık ve küçük bir şişe su bulundurun. Su kapalı olarak satılıyor zor durumda satın alabilirsiniz ama yemek asla önermem. Tek önerim: büyük zincir marketlerin ürünlerinin (hamburger) satış yerleri var, bunları deneyebilirsiniz, ben denedim sorun yok.
Mısır
MISIR DA ULAŞIM ŞEKİLLERİ:
TAKSİ:
Genellikle büyük şehirlerde (Kahire gibi) Uber üzerinden taksi çağırmak en mantıklısı ve uygun fiyatlısıdır.
Ancak özellikle tapınakların bulunduğu küçük şehirlerde, taksi tutabilirsiniz. Ancak sıkı bir pazarlık yapmanız şart. Size şöyle bir örnek vereyim: Luksor şehrinde bir taksi tuttum, pazarlık şu şekildeydi, Luksor şehir merkezinden, Nil nehrinin karşı kıyısına geç, orada Krallar vadisine uğra, 2 saat bekle, sonra Hatshepsut Tapınağına git, orada 2 saat bekle, sonra Memnon heykellerini git, orada yarım saat bekle, sonra beni Luksor şehrinde aldığın yere geri getir, evet arkadaşlar bu pazarlık sadece 20 dolardır.
Ama sizden önce, elbette bu iş için 40 hatta 50 dolar ister. Pazarlık gücünüzü konuşturun çünkü zaten insanlar fakir, insanlar muhtemelen zor geçiniyorlar ve paraya ihtiyaçları var, sonuçta sizin dediğinizi kabul ediyorlar. Bu arada, taksicilerin çoğu, İngilizce biliyor.
Mısır
FAYTON:
Kahire hariç diğer küçük şehirlerde çok miktarda fayton var ve turistler için ana ulaşım aracı olarak kullanılıyor. Piramitlerde bile fayton var, piramit bölgesinde gezi için, tam bir turist kazığı 30 Dolar istiyorlar.
Evet devam edelim. Turist olarak bir yola, kaldırıma çıktığınızda, çevrenizi hemen yöresel kıyafetler giymiş, birçok faytoncunun sardığını görürsünüz, yine klasik sözle tacizler başlar. İngilizce den çat pat anlarlar. Siz gitmek istediğiniz yeri söylersiniz, örneğin: şehir turu yapalım dersiniz, o hemen 15-20 dolar der, sonunda uğraşın, 5 dolara, hatta 4 dolara razı olacaktır. Dediğim gibi paraya ihtiyaçları var, birkaç Dolar onlar için büyük para.
Neyse faytona binersiniz, ne demiştiniz, şehir turu, hayır faytoncu sizi hemen kendi önceden anlaştığı mekanlara götürür. Bunların başında: mutlaka bir Papirüs satan yer ve yine mutlaka bir baharatçı olacaktır. Eğer buralardan alışveriş yapmazsanız, suratını asar ve en kısa yoldan otele yakın bir yerde sizi indirir. Buyurun bu adamı şikayet edin, anlaşmaya uymadı kime şikayet edeceksiniz, yetkili merci, polis filan yok.
Herhangi bir turistik yere (Örneğin: Luksor ve Karnak Tapınağı) gitmek istediniz, faytoncu ile anlaşabilirsiniz, önce Luksor Tapınağı, orada 2 saat beklersin, sonra Karnak Tapınağı orada da 2 saat beklersin, sonra beni aldığın yere bırakırsın) inanın bu turun maliyeti yani vermeniz gereken ücret en fazla 5 dolardır.
TEKNE:
Nil nehri üzerinde birçok kiralık tekneler bulunmaktadır. Bunların kullanıcıları, zaten kıyı şeridine gittiğinizde, hemen çevrenizde biterler ve başlarla önerilerini hızlı ve sıkıcı bir şekilde söylemeye ve ikna etmeye çalışmaya.
Bu teknelerle Nil nehrinde gezinti yapabilirsiniz. Ben, tekne ile Nübye köyüne gitmeyi denedim. Tekneciyle gidiş orada 3 saat kalış ve aynı yere geri dönüş için kişi başı (6 kişi) 3 dolardan anlaştım ve gayet güzel bir tur oldu. Ama şunu özellikle belirtmek isterim ki, bu teknelerin hiç birinde en ufak bir güvenlik önlemi yok, cankurtaran simidi yok, yani en ufak bir tehlike durumunda ne olacağını düşünmek bile istemiyorum, çünkü Nil nehri akıntısı hızı yüksek bir nehir, ayrıca bolca girdap var. Tercih sizin.
Mısır
FOTOĞRAF VE VİDEO ÇEKİMİ
Mısır da tarihi ve turistik yerlerde, tapınaklarda, piramitler bölgesinde yürüme yolları oldukça engebelidir. Yani düz yolda yürümeyeceksiniz, bu arada resim veya video çekmeye çalışırsanız, muhtemelen düşme tehlikesi yaşamanız kaçınılmazdır. Bu yüzden, fotoğraf ve video çekerken dikkatli olmanızı öneririm. Bir de Mısırlılara ve özellikle kadınlara doğrudan fotoğraf çekmek için fotoğraf makinanızı veya cep telefonunuzu yöneltmeyin, bundan rahatsız oluyorlar.
SUÇ VE GÜVENLİK:
Mısır ülkesinde kaldığım 7 günlük süre boyunca, çarşı ve alışveriş yerlerinde ve sokaklarda polis görmedim, sadece bazı yerlerde konuşlandırılmış askerler vardı.
Mısır güvenlik güçleri, zor durumdaki turistlere yardımdan çok, sanırım terör saldırılarına karşı önlem almakla meşguller.
Mısır da kaldığım 7 günlük sürede, ne kendim ne de çevremdeki gurupta hırsızlıkla karşılaşan olmadı. (gümrükler hariç) Dolayısıyla polisle veya emniyet yetkilileriyle işimiz olmadı, olsa ne olurdu bilmiyorum, bu konuda çok iyimser olduğum söylenemez.
Size tavsiyem, sakın polis ve askerlere müdahale etmeyin, sesinizi yükseltmeyin. Dediğim gibi teröre karşı aşırı dikkatli ve tedbirliler.
Luksor-Kahire arasındaki karayolu yolculuğu boyunca, tur otobüslerine polis-asker araçlarının refakat ettiğini duydum.
Verimli Nil Vadisi: binlerce yıldan bu yana, insan yaşamını barındırıyor. Avcılıktan, tarıma geçen yerleşik “Taş Çağı” insanları: Mezopotamya kökenli arpa ve buğday yetiştiriyorlardı. Kopya edilen Mezopotamya yazısı: ilk Mısır yazı diline dönüştürülür. En baştan bu yana, Mısırlılar, etkinliklerini papirüslere kaydederler. Bu sayede: Antik Mısır İmparatorluğunun görkemli tarihine dair çok önemli olaylar, bir araya getirilebiliyor.
Antik Mısır’ın, tarihsel yıllıkları, kapsamlı yapım projeleri ve izleri binlerce yıl boyunca takip edilebilen önemli kişiliklerle doludur. Bazı Mısır sülalelerinin kesin kronolojisi hakkında: arkeologlar arasında devam eden tartışmalara karşın; Mısır tarihinin, her biri kendine özgü isimlerle kesin dönemlere ayrılabileceği konusunda, ortak bir fikir birliği var.
Sülaleler öncesi ve İlk Sülaleler döneminden sonra, aralarında geçiş dönemleri olmak üzere: Eski, Orta ve Yeni Krallık dönemleri geliyor. Bunları da, Mısır’ın MS.1’nci yüzyılda Roma İmparatorluğunun hakimiyetine girmesine kadar süren Geç Krallık, Makedon ve Prolemaios dönemleri izliyor.
SÜLELE ÖNCESİ VE İLK SÜLALELER : (MÖ.5000-2780)
Mısır Tarihi: Uzun yıllar boyunca, Mısır, tek bir krallık değildi. Güneyde, Yukarı Mısır, kuzeyde ise Aşağı Mısır olmak üzere, iki krallık vardı. MÖ.3170 yılında, Yukarı Mısır Kralı Narmer: Aşağı Mısır’ı ele geçirir. Ama: krallıklar tam olarak, ancak MÖ.3100 yılında, Kral Menes egemenliğinde birleşirler.
Kral Menes; tacı, her iki krallığında simgelerini taşıyan ilk kraldır. Menes: Aşağı Mısır’da, bugünkü Kahire yakınlarında bulunan “Memphis” i başkent yapar ve böylece İlk Sülale kurulur. Yaratıcı Tanrı Ptah kültürünü oluşturanın da, Kral Menes olduğu düşünülmektedir.
ESKİ VE ORTA KRALLIKLAR
Mısır Tarihi: Eski Krallık: MÖ.2780 yılı civarında kurulur. Varlığı: 500 yıldan uzun sürer. Bilim ve mimari alanlarında, ilk önemli gelişmeler, bu evrenin habercisi olur. Bu dönemde: hiyeroglif gelişir ve ilk büyük yapım projeleri yürütülür.
Yöneticiler: giderek güçlenmeye ve yaşarken olduğu gibi, ölümlerinden sonra da kudretlerini sürdürmek için, çeşitli yollar aramaya başlarlar. IV. Sülaleden Kral Coser; öldükten sonra, ölümlü bedeniyle sonraki yaşamı için, kendisiyle birlikte gömülecek servetinin korunması için, ilk büyük anıt mezarı yaptırır. (Sakkara’daki basamaklı piramit)
Diğer yöneticiler: bu fikri, daha da geliştirerek, aynı yolu izlerler. MÖ.2526 yılında, Gize’de: Keops (Kufu) için “Büyük Piramit” inşa edilir. Bundan kısa süre sonra: MÖ.2575 ve 2550 yılları arasında: Gize’de, Kral Kefren’in (Harfe) anısına “Sfenks” dikilir.
İlk mumyalamalar
Bu dönemde başlar. Keops’un oğlu Recedef, Güneş Tanrısı Ra’yı, bir başka deyişle, Re’yi Mısır dinine sokar. Böylece: Mısır dininde, köklü bir değişim yaratır. Ra’ya tapmak, takip eden 3000 yıl boyunca, Mısır kültürünün en önemli özelliklerinden biri haline gelir.
MÖ.2140 ve 2040 yılları arasında: Aşağı Mısır’daki “Heliopolis” ile Yukarı Mısır’daki “Teb (günümüzde Luksor) ” arasındaki rekabet nedeniyle: krallık, tekrar ikiye bölünür. Bu dönem: ilk ara dönem olarak adlandırılır. Teb’in artan öneminin göstergesi olarak: Karnak Tapınağının yapımına, MÖ.2134 civarında başlanır.
Mısır Tarihi: Orta Krallık (MÖ.2040-1801) dönemi: 11’nci sülaleye mensup Teb yöneticilerinin hakimiyetlerini genişletme istekleri sonucunda ortaya çıkar. Böylece: Mısır; II. Mentuhotep liderliğinde yeniden birleşir. Ardılları: Teb’de, bir güç merkezi inşa ederek, Mısır sanatında ve arkeolojisinde büyük bir etki yaratan kültürel canlanma başlatırlar. Bu: Antik Mısır’ın en huzurlu ve güçlü dönemlerinden biriydi.
İnançlar söz konusu olduğunda
Teb tanrısı Amon, Ra ile birleşerek “Amon Ra “ haline gelir. MS.1800 civarında: “Osiris” ilahlaştırılır.
Teb; 12’nci sülalenin ilk kralı, MÖ. 1980-1951 yılları arasında hüküm süren I. Amenemher’in Memphis yakınlarında, başkent kurmasına kadar hakimiyeti elinde tutar. Ama firavun, Teb tanrısı Amon’a saygı göstermeyi sürdürür ve böylece Amon kültürünün, bütün krallıkta kabul görmesi sağlanır.
Mısır’ın zenginliğinde, rakiplerinin gözü vardır. MÖ.1600 yılı civarında, Hyksoslar Libya’dan Aşağı Mısır’a girip, güneye doğru akın ederler. Krallığı yeniden ikiye bölerler. Böylece: İkinci Ara dönem başlamış olur.
YENİ KRALLIK (MÖ.1540-1100)
Mısır Tarihi: Hakimiyeti, 100 yıldan kısa süren Hyksoslar: 18’nci Sülaleyi kuran ve tek bir çatı altında, bütün Mısır’ı başkent Teb’den yöneten; I. Ahmose tarafından, Aşağı Mısır’dan sürüldüler. 18’nci sülale firavunları: pek çok önemli reformlara önayak olurlar. Orduyu yeniden düzenlerler ve feodal liderlerin gücünü azaltarak, iktidarı aile üyelerinin elinde toplarlar.
Mısır: Yeni Krallık Döneminde: sanatsal ve kültürel açıdan, en parlak günlerini yaşar. Pek çok ünlü firavun, bu dönemde hüküm sürer. I. Tutmosis (MÖ.1504-1492)’in; Karnak Tapınağına göre, nehrin karşı kıyısında bulunan dar bir vadiye gömülmesinden sonra; firavunlar için, yeni defin alanı olarak “Krallar Vadisi” seçilir.
Mısır Tarihi: MÖ.1400’ler boyunca, Karnak’daki ve Luksor’daki tapınaklar ve mezarlar, giderek çoğalır. Nil’in batısındaki büyük yapılan inşa edilir. Ancak: MÖ.1356-1339 yılları arasında, yeni bir firavun, IV. Amenofis, karısı Nefertiti ile birlikte, Teb’i terk etmeye ve kuzeyde yeni bir başkent kurmaya karar verir. Ahenaton (günümüzdeki Tel el-Amarna).
Tek gerçek tanrı Aton’a dayalı, tek tanrılı bir kült gelişir ve adını “Ahenaton” (Aton’u memnun eden) olarak değiştirir.
Bu ani ve köklü değişiklik karmaşaya yol açar. Sonucunda ise, Mısır, uluslar arası nüfusunu kısmen kaybeder. Bu durum: Aheneton’un ardılı olan, oğlu Tutankhamon’un, Teb’deki “Amon Ra” nın ve diğer tanrıların rahiplerini yeniden kazanmasına kadar sürer.
Tutankhamon, ardında varis bırakmadan, esrarengiz bir biçimde ölür. Savaşçı ardılı I. Ramses, 19’ncu Sülaleyi başlatır. Onun ardılı, I. Seti (MÖ.1291-1279) Ahenaton döneminde kaybedilen toprakların büyük bölümünü geri alır.
II. Ramses’in uzun süren hakimiyeti (MÖ.1279-1212), Yeni Krallık döneminin sonu için, muhteşem bir final olur. Firavun; 60 yıl boyunca Luksor’da ve Karnak’ta, muhteşem yapı projelerine girişir. “Abu Simbel Tapınağı” nı yaptırır.
Gününüzde
Mısır Tarihi: Kitab-ı Mukaddes’de adı geçen ve Yahudiler’e İsrail’i kurmaları için ülkesinden ayrılma izni veren Mısır firavununun, II. Ramses olduğu düşünülmektedir.
III. Ramses; Mediner Habu’da, büyük bir cenaze kompleksi inşa ederek, II. Ramses’i izlemeye çalışır. Ama; iktidar kraliyetin elinden “Amon-Ra” nın hizmetkarı olarak bilinen rahiplerin eline geçmeye başlamıştır. Ülke; MÖ. 1070 yılında, yabancıların istilasına yüzünden, bir kez daha bölünür. MÖ.715 yılında, Mısır’ı yönetmeye başlayan Asurlular; büyüyen Roma İmparatorluğu ile diplomatik ve ticari ilişkiler geliştirilir.
PTOLEMAİOS DÖNEMİ
Mısır Tarihi: Büyük İskender; MÖ.332 yılında, Mısır’ı işgal eder. Yunan kökenli Makedon generali Naukratis’li Kleomenes’i yönetici olarak atar.
İskender’in MÖ.323 yılında ölümü üzerine, Kleomenes, I. Prolemaios adını alarak, ülkenin kontrolünü ele geçirir. Akdeniz kıyısındaki, yeni İskenderiye şehri, I. Ptolemaios’un karargahı olmanın yanı sıra, bölgenin de kültürel başkenti olur.
Böylece: Teb, nüfusunu kaybeder. Buna karşın, takip eden Prolemaioslar, Yukarı Mısır’ın Dendera, Philai ve İdfu gibi kentlerinde, önemli tapınaklar inşa ettiler. Mısır tanrılarını, kendi tanrıları imiş gibi kabul ettiler. Basit bir şekilde, Yunan kültürüne dönüştürmek yerine, Mısır kültürünün gelişmesini desteklediler.
Ptolemaios dönemi: Kraliçe Cleopatra ile sona erer. Cleopatra, yaşamı boyunca (MÖ.69-30): başta bir çocuk sahibi olduğu İulius Caesar olmak üzere, Roma hükümdarları ile ilişkisini kullanarak, ülkesini Roma ile birleştirmeye çalışır.
Caesar’ın öldürülmesi ve Marcus Antonius’un; Actium Savaşında bozguna uğraması üzerine, talihi dönen Cleopatra; MÖ.30 yılında, İskenderiye’de intihar eder. Mısır: önce Roma’dan, daha sonra Konstantinopolis (İstanbul)’den yönetilen Roma İmparatorluğuna bağlı, bir eyalet haline gelir.
ARAP İMPARATORLUĞU
Güçlü, Müslüman Arap hakimiyetinin ilk dalgası: Mısır’a, Hz. Muhammed’in ölümünden sonra gelir. Kuran’ın öğretileri: o zamana kadar, birbirinden bağımsız olarak varlıklarını sürdüren ve barış içinde yaşayan Arap kabilelerini; Allah adına dünyaya yayılmak üzere harekete geçirir.
Mısır; özellikle, 9’ncu yüzyılın ortasında, batıdan gelen güçlü Fatımiler tarafından istila edildikten sonra, en nüfuslu Arap ülkelerinden biri haline gelir. Başkent olarak; Batılıların daha çok Kahire olarak bildikleri “El-Kahire” (muzaffer) seçilir.
Kahire: takip eden, 200 yıl içinde, İslam dünyasında önemli bir kültür ve öğrenim merkezi haline gelir. El Ezher Üniversitesi ve camisi, bu dönemde kurulur. Fatımiler; 1169 yılında, Selahattin Eyyübi’nin ordusuna yenilirler. Eyyübi: Filistin ve Suriye’de elde ettiği zaferlerle kendi hanedanını ilan eder ve Kahire’yi savunmak amacı ile kale inşa ettirir.
Zayıf iktidarı nedeniyle, idare, Türk kölelere muhafız atadığı Memlükler’ in eline geçer. 1251 yılından, 1517 yılına kadar süren süren Memlük hakimiyeti boyunca: saraylar ve camiler inşa edilir ve hareketli “Hanü-l Halili” pazarı sayesinde, Mısır’ın ticari etkinliği artar.
OSMANLI YÖNETİMİ
Memlükler,1517 yılında, Osmanlılar tarafından devrilirler. Ama, bunun günlük hayata etkisi, çok az olur. Osmanlılar, idareyi, Memlükler’in de yardımıyla, ülkeyi yönetecek yerel bir yöneticiye bırakırlar. Bunu sonucunda: Mısır, gerilemeye başlar. Özellikle: 18’nci yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğunun gücünü kaybetmeye başlamasından etkilenir.
Osmanlı gücünün zayıflamasıyla; Mısır, daha büyük bir oyunun piyonu haline gelir. Artan İngiliz gücünün önünü kesmek isteyen genç Napolyon Bonaparte; 1798 yılında Mısır’a gelir. Kısa süren, etkili bir savaşla, ülkeyi ele geçirir. Napolyon; idari bir yapı oluşturmaya girişir.
Bilginleri ve sanatçıları, ülkenin antik hazinelerini keşfedip kaydetmekle görevlendirir. Bunun üzerine, Fransa’da ve Batı Avrupa’da; Mısır bilimine büyük bir ilgi duyulmaya başlanır.
Napolyon
Mısır’da, kısa süre kalır. İngiliz donanması, onun peşindedir ve aynı yıl içinde, Abukir savaşında, Fransız donanmasını bozguna uğratırlar. Napolyon; zaferini ilan etmek üzere ülkesine döner ama ordusunu arkasında bırakmak zorunda kalır.
Bu sırada; Osmanlı kuvvetleri, Fransa’ya karşı İstanbul’dan yola çıkmışlardır. Ordunun başında: Fransızların geri çekilmesi halinde, Mısır’a Paşa olarak atandırılması teklif edilen ve zeki bir entelektüel olan Mehmet Ali vardır. Osmanlı Sultanı; bu teklifi kabul eder.
Kahire’ye yerleşen Mehmet Ali Paşa; 1811 yılında büyük bir ziyafet düzenler ve etkili bütün Memlükleri davet ederek, hepsini öldürtür. Liderlerinin öldürülmesiyle birlikte, Mısır üzerindeki Memlük etkisi de bir anda sona ermiş olur.
Avrupalıların askeri stratejilerinden etkilenen Mehmet Ali Paşa, orduyu modernize eder.
Tarım ve ticarette, yenilikler yapar ve ticari bir ürün olarak pamuğu piyasaya sürer. Kahire’de inşa edilen yeni yapılar, şehrin sınırlarını genişletir.
Mısır’ın yeni yöneticisi, padişaha, ikinci kez savaş açar ve Osmanlı ordusunu, neredeyse yenerek, servetini ve gücünü artırır. İstanbul tebaasının gücünü kabul etmek zorunda kalır ve Mısır’a özerklik tanınmasının yanı sıra, Mısır Paşalığına, babadan oğula geçme statüsünü verdirir. Bundan sonra, unvanı (Farsça’da “kral”, valiliğe denk): Hidivliğe yükseltilir.
Ancak: Mehmet Ali Paşa’nın ardından gelenler, atalarının yeteneğine sahip değildiler. Sorumsuzluk yüzünden güç kaybedilir. 1869 yılında, açıldığında bir mühendislik harikası olarak kabul edilen Süveyş Kanalının yapım projesini “Hidiv İsmail” başlatır.
Ama; bu kapsamlı girişim, vicdansız bankacılar tarafından finanse ediliyordu. Hidiv, borçları ödeme konusunda sıkıntıya düşünce, projenin yürütülmesi Avrupalı danışmanların denetimine bırakılır. Bir süre sonra: Mısır siyaseti ve ticareti şüphe götürmez bir biçimde, İngilizlerin eline geçer.
20’NCİ YÜZYIL
Mısır; I. Dünya Savaşında, İngilizler için stratejik önemini korur. Bunda: İngilizlerin düşmanı Osmanlılara yakın olmasının da payı vardır. Süveyş Kanalı, aynı zamanda, İngiliz dominyonlarının Hindistan, Uzakdoğu ve Avustralya ile Yeni Zellanda’ya gitmesini kolaylaştırıyordu.
Savaşın ardından, Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması üzerine, Mısır, bağımsızlığını ilan eder. Ama, buna karşın, idare hala Londra’nın elindeydi. 1920’lerde milliyetçi parti çoğunluğu kazanır ve takip eden yıllar içinde, ağırlığını arttırır.
II. Dünya Savaşı: Mısır’ın stratejik önemini yeniden öne çıkarır ve Kuzey Afrika, önemli bir savaş cephesi olur. İtilaf kuvvetleri, Kahire’ye çok yaklaşmışken, Müttefik askerleri, onları 1942 yılında, El-Alameyn’de durdururlar. Mısır, savaşın sonuna kadar, İngiliz egemenliğinde kalır.
Savaş sonrası; siyasetler yeni sorunlar doğurur. Müslüman Filistin topraklarında Yahudi devleti İsrail’in kurulması, Arap dünyasını altüst eder. Mısır; 1948 yılında, kendisini, yeni komşusuna karşı kanlı bir savaşın içinde bulur.
1936 yılında:
tahta çıkan Kral Faruk, zevk peşinde koşan biri olarak görülür. Süveyş Kanalının kontrolünü İngilizlerden alarak ülkesinin ulusal onurunu geri kazanmaya yeltenince, yurtdışında diplomatik yenilgiye uğrar ve ülke içindeki huzursuzluk muhalefete dönüşür.
Temmuz 1952 yılında, Albay Cemal Nasır önderliğinde, yüksek rütbeli bir gurup asker, Faruk’u tahttan indirir ve Süveyş Kanalını ulusallaştırır. Nasır, 17 yıl boyunca ülkeyi yönetir. SSCB’nin de yardımlarıyla, büyük bir modernizasyon programı başlatır. Önemli yapı projelerinden biri, hidroelektrik üreten ve Nil Deltasını sel taşkınlarından koruyan, Yüksek Assuan Barajı’dır.
Nasır’ın yerine, 1970 yılında Enver Sedat geçer.
Salefi kadar karizmatik ve ılımlı olmayan Sedat döneminde, İsrail ile kısa süren savaşlar yaşanır. Bu durum, ülkenin gücünü azaltır ve Sina bölgesinin İsrail’e bırakılmasına yol açar. Sina 1973 yılında geri alınır.
Ama, Sedat, Mısır’ın uzun bir karmaşa dönemine dayanmasından çekinir ve bunun üzerine, Mısır, 1979 yılında, İsrail’i ilk tanıyan Arap ülkesi olur. Ancak, ülke içindeki muhalefet, Sedat’a karşı harekete geçer ve Sedat, 1981 yılında, bir suikastde öldürülür.
GÜNÜMÜZDE
Hüsnü Mübarek, uluslar arası müzakerelerde, Mısır’a sağlam bir zemin kazandırmaya çalışır. Mübarek’in faydacı yaklaşımı, kendisine pek çok hayran yanı sıra, aşırı görüşlü Mısırlılar arasında düşmanlar da kazandırmıştır. 1990’larda rejime, hatta ekonomisinin temel dayanağı olan turizme karşı saldırılar düzenlenir. 1997’de Luksor’da 58 turist ve 3 polis memuru öldürülür.
Kışkırtıcılar, hapse atılır, güvenlik tedbirleri arttırılır. Ekim 2004’te, Sina yarımadasındaki Taba’da; terörist bombalamalar olur. Temmuz 2005’de, Şarmuş Şeyh’te; 100 kişi öldürülür. Bütün bunların ardından; turizm sektörü toparlanmaya çalışılmaktadır. Ama Mısırlılar, her zaman olduğu gibi, turistleri sıcak ilgiyle karşılamaya devam ediyorlar.