Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi

DÖBLİNG

Eğer, şehirde yeterli zamanınız varsa, buraya mutlaka zaman ayırmalısınız. Burası: Tuna kanalından, Wienerwald’a kadar yayılmıştır. Villalar, parklar, üzüm bağları ve “Heuriger şarap evleri” bulunuyor.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Klosterneuberg

KLOSTERNEUBERG

Burada: etkileyici bir manastır var. Augustinusçu manastırı. Manastır: 1106 yılında, Babenberg Dükü III. Leopold tarafından yaptırılmıştır. Fakat, manastır hakkında daha çok, 18.yüzyıldaki kral VI. Karl zamanında yapılan düzenlemelerde söz etmek mümkündür.

Kral, dokuz kubbeli bir kilise-saray bileşimi yaptırmak ister, ancak büyük kubbedeki imparatorluk tacı ile, küçüğündeki Avusturya arşidükü tacının tamamlandığını görebilmiştir.

Burada: modern bir sanat müzesi de var. Adı: Sammlung Essl. Müze, Avusturyalı, Amerikan ve İngiliz avangart sanatçıların eserlerine ayrılmıştır.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Baden

BADEN

Ağustos 2016 tarihinde, burayı ziyaret ettim. Şehrin 25 km. güneyinde, Helenental Vadisindedir. Burası termal kaynakların, Romalılardan beri kullanıldığı bir yerdir. Zaten “Bad” kelimesi “Banyo” anlamına gelmektedir.

Almancada “Baden” de çoğuldur yani “Banyolar” anlamına gelir. 1803 yılında, Maria Teresa ve Franz Joseph tarafından ilk yerleşim yapılmış.

Viyana zenginliğinin simgesi haline gelmiş bir yer. Kaplıcanın 36 derece sıcaklıkta çıkan kükürtlü suları nedeniyle, Viyana şehrinin zengin tabakası, burada birçok villa yaptırmış. Ziyaretçiler: termal suların bulunduğu açık ve kapalı havuzlara ve kaplıcalara girebiliyorlar.

Burası bir zamanlar, birçok ünlü tarafından ziyaret edilmiştir.

Örneğin: Mozart, ünlü 9’ncu senfonisini buradaki bir evde bestelemiştir. Bu ev görülebilmekte, hemen dış duvarında bu konu ile ilgili bir tabela bulunmaktadır.

Evin hemen ilerisindeki sokak geçildiğinde meydanda yine bir veba anıtı görülmektedir. Aynı meydanda güzel bir Belediye binası ve yine güzel parklar bulunmaktadır.

Buraya giderseniz, sakin sokaklarda yürüyüş yapabilir, hediyelik eşya dükkanlarını gezebilir ve kaplıcalardan yararlanabilirsiniz.

Hatta: açık havuzlar şeklindeki kaplıcalara giden, ellerinde deniz malzemeleri, şişme yataklar, şişme simitler olan çocukları görebilirsiniz.

Açık havuzların bulunduğu bölüme gitmeyi düşünenler, yanlarına mayo almalıdırlar.

Küçük bir not: Mozart çikolatalarını burada uygun fiyatlı bulup satın alabilirsiniz. Şehrin daha önemli özelliği, bir ticaret şehri olmasıdır. Çok büyük kervanların geldiği ve gittiği bir yer olarak önem kazanmıştır.

Bunun sonucunda şehir çok zenginleşmiş ve 19’ncu yüzyılda Viyana paralelinde gelişmeler burada yatırımlara sebep olmuştur. Günümüzde, daha çok Viyanalı insanların etkinlik alanı gibidir.

Viyanalı insanlar: araba ve trenlere binerler, yaklaşık 40-45 dakika yolculuktan sonra, buradaki etkinliklere katılırlar. Hatta, burada kumarhaneler bulunmaktadır.

Şarap ve bira festivalleri düzenlenir. Bisiklet ve araba yarışları olur. Yani, bir şekilde insanlar hafta sonlarını burada geçirirler.

Avusturya Viyana Şehrin yakın çevresi Mayerling

MAYERLİNG 

Baden şehrine yakın burası, şehir merkezine 1 saatlik uzaklıkta bir yer. Burada yaşanan trajedi insanların ilgisini çekmektedir. İmparatoriçe Elizabeth (Sisi)’in aynı zamanda krallık naibi olan oğlu Rudolf : Belçika prensesi Stephanie ile evlendirilir.

Bir kız çocukları olur.

Ancak, av merakı olan Rudolf: burada, bu köşkü yaptırır.

Bir süre sonra ise: Barones Marie Vetsera ile tanışır.

Rudolf: 17 yaşındaki bu kıza, büyük bir aşk ile bağlanır. Ancak bir gün: av köşkünde: Rudolf ve sevgilisi ölü bulunur.

Rudolf, arkasından bıraktığı bir mektubunda: önce sevgilisini ve sonra da kendini vurduğunu yazar. Rudolf’un emir subayı kendilerini bulmuş ve onun verdiği ifadelere göre durum şekillenmiştir.

İfadesinde: Rudolf’un, kendisi ve diğer görevlilerin köşkü terk etmesini söylediği, ardından av için çağırdığı arkadaşları geldiğinde ise, Rudolf ve sevgilisinin odalarında başlarından vurularak ölmüş olarak bulunduklarını söylemiştir.

Bu olay: tarihe, Mayerling faciası olarak geçer ve hatta filmleri yapılır. Ancak: olayın iç yüzü, gerçekler hiçbir zaman tam olarak belirlenmemiştir.

Halk tarafından çok sevilen Rudolf’un: sevgilisi ve aykırı düşünceleri nedeniyle, babası tarafından öldürüldüğü öne sürülmektedir.

Çünkü Rudolf’un babası, evli olmasına rağmen 17 yaşındaki kızla yaşadığı aşkı onaylamamaktadır.

Katolik inancında boşanmak ta söz konusu olmadığından Rudolf tam bir çıkmaza girer ama bir yandan da babası kral, bu durumdaki bir krallık naibini istememektedir.

Ayrıca, Krallık naibi Rudolf, babasının aksine, krallık yani monarşi aksi, özgürlük ağır basan düşüncelere sahiptir ve bu düşünceler de baba kral tarafından hoş karşılanmamaktadır.

Sonuçta

Olay intihar mı yoksa cinayet mi olarak aydınlatılamaz ve intihar olarak kayıtlara geçer. Yine Katolik inancında intihar edenlerin, dini işlemlerinin yapılmıyor olması da büyük sorun yaratır.

Emir subayı, sevgilisi ile birlikte olduklarını saklaması için uyarılır ve sevgili gizli olarak köşkten kaçırılır ve ailesine teslim edilir.

Ancak kızın ailesi, Rudolf ile birlikte intihar ettiklerinin açıklanmaması konusunda sıkı uyarılır ve uzun süre bu durum kendileri tarafından gizlenir.

Rudolf’un bir kızı vardır ve bu kızı: büyüdüğü zaman, tam bir “Komünizm” yanlısı olur ve babasının kesinlikle intihar değil, suikast sonucu öldürüldüğünü öne süren iddialarda bulunur.

Son zamanlarda ortaya atılan bir iddiaya göre: Rudolf, babasının uyarısı üzerine sevgilisinden ayrılmaya karar verir ve ona güzel bir yüzük hediye ederek ayrılmak istediğini söyler bunun üzerine sevgilisi eline geçirdiği bir şamdan ile vurarak Rudolf’u öldürür ve bunun üzerine odaya giren Emir Subayı, silahı ile sevgiliyi başından vurarak öldürür ve olaya intihar süsü verdirir.

Bu arada: Rudolf yani tek erkek ölünce, Avusturya-Macaristan imparatorluğunun başına, kral olarak mevcut kralın kardeşi gelir, o da Yugoslavya seyahatinde bir Sırp tarafından öldürülür ve bunun üzerine I. Dünya Savaşı çıkar.

Yani: Mayerling faciası, soru işaretleri yanında, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan dünya savaşının çıkmasıyla da anılmaktadır.

Olayın yaşandığı av köşkü yıkılmış ve günümüzde buraya bir kilise yapılmıştır.

Bu yüzden, bazı internet sitelerinde yazılı olduğu gibi, bu av köşkünü gezmek gibi bir durum söz konusu değildir.

Hatta, bu av köşkünün yerine yapılan kilisede bulunan görevliler, tamamen kadınlardan oluşmaktadır ve inanışları gereği, bu kadınlar koyu Katolik’dir ve kimseyle görüşmezler.

Yani, burayı gezmek diye bir durum söz konusu  değil, sadece uzaktan görebilirsiniz. Günümüzde tamamen yemyeşil olan bölge, Viyanalılar tarafından özellikle hafta sonlarında bisiklete binmek ve piknik yapmak gibi etkinlikler için yoğun kullanılmaktadır.

Mayerling bölgesinin bir  diğer özelliği de: keşişhaneler ve manastırlarla dolu olmasıdır.

Çünkü burası koyu bir Katolik krallıkmış ve bu cemaatlere, topluluklara çok detay vermişlerdir.

Burada özellikle Alman Papa 16’ncı Benedit’in eğitim aldığı bir keşişhane gezilmektedir.

Bu üstün eğitim gücü nedeniyle, şu anda Vatikan’la eşdeğer tutulmaktadır.

Avusturya Viyana Tuna nehrinin öbür yanı

20160803_200411
Avusturya Viyana Tuna nehrinin öbür yanı

Şimdiki gezimizde, şehrin kuzeyinde bulunan Tuna nehrinin, öbür yakasında gezilecek yerler hakkında ayrıntılı bilgiler vereceğim.

Viyana Tuna nehrinin öbür yanı

PRATER

Latince “Pratum” veya “İspanyolca “Prado” kelimelerinden türemiştir. Kelime anlamı: “çayırlık”. Burası: bir tür dinlenme ve eğlence alanıdır. Aynı zamanda, koruma altına alınmış olan büyük bir ormanlık alan. Bu bölge: 1162 yılında: İmparator I. Friedrich tarafından, Konrad isimli birine satılmış.

Daha sonra ise, birçok kez el değiştiren bölge; 1560 yılında, İmparator II. Maximilian tarafından, “Prater av alanı” olarak, kraliyetin mülkiyetine alınmıştır. 1766 yılında ise, II. Joseph’in emriyle: burada av yasaklanmış ve halkın kullanımına açık bir park haline getirilmiştir.

Daha sonra ise: burada kafeler ve eğlence merkezleri açılmıştır.

Viyana Tuna nehrinin öbür yanı

Lunaparkta yani “Wurstelprater” de : “Riesenrad” yani “dönme dolap” ve “Jack the Ripper” denilen bir “korku evi” bulunuyor. Korkuyu sevenler, burayı mutlaka ziyaret etmelidirler. Ayrıca: burada, Viyana şehrinin sembollerinden biri olan: “Riesenrad” yani “Dönme Dolap” bulunuyor.

Bu dönme dolap: 1896 yılında, İmparator I. Franz Joseph’in  tahta çıkışının 50.yılı anısına, İngiliz mimar Walter B. Basset tarafından yapılmıştır. Yüksekliği: 65 metredir. İlk önce, 30 vagon olarak yapılan sistem, II. Dünya Savaşı sırasında yakılmıştır. Ancak: 1947 yılında, yeniden yapılarak hizmete açılmıştır. Günümüzde, Orta Avrupa’nın en büyük ve dünyanın en eski dönme dolabı olarak öne çıkıyor.

Viyana Tuna nehrinin öbür yanı

Park içinde: bir de “Fuar Merkezi” var. Bu merkez: 1937 yılında yapılmıştır. Ayrıca: 1929 yılında, Alman mimar Otto Ernst Schweizer tarafından yapılan “Ernst Happel Stadyumu” bulunuyor.

Avusturya Viyana Tuna nehrinin öbür yanı Donaunsel

DONAUİNSEL

Burası bir ada. Tuna nehri kanalının arkasındaki, asıl Tuna nehrine ulaşmanız gerekiyor.  21 km. uzunluğundaki Tuna nehrinin ortasına kadar gelen, insan eliyle yapılmış bir ada. Bu adada: kumsallar, piknik alanları ve spor olanakları bulunuyor. Burada; bir çıplaklar kampı var.

UNO-CİTY

Burası, Uluslar arası Viyana Merkezidir. Burada: Millenium Tower gibi etkileyici bir bina göreceksiniz.

Avusturya Viyana Tuna nehrinin öbür yanı Millenium Tower

MİLLENİUM TOWER

Yapının uzunluğu: 200 metre. Orta Avrupa’daki en yüksek bina olarak biliniyor. Burada: ofisler, konutlar ve alışveriş-eğlence ve dinlenme merkezleri bulunuyor.

Avusturya Viyana Tuna nehrinin öbür yanı Danaupark

DANAUPARK

Eski ve yeni Tuna nehirlerini birbirine bağlayan bölümdedir. Prater’den daha sakin olan parkta: yapay bir göl ve spor alanları var. Ayrıca: muhteşem çiçekler görülüyor. Parkta ayrıca, teleferik ve güzel manzaralı döner terası bulunan, DONAUTURM-Tuna kulesi bulunuyor. Kulenin yüksekliği: 250 metre. 20 ayda inşa edilmiş olan kule de, yavaş yavaş dönen bir restoran ve kafeterya var. Buradan, şehrin manzarası muhteşem görünüyor.

Bu kuleye ulaşmak için: u1 metro hattını kullanıyorsunuz ve “Kaisermühlen” durağında indikten sonra, kısa bir yürüyüşten sonra, buraya ulaşıyorsunuz.

Viyana Tarih

Viyana Tarih

İLK KURULUŞ

Viyana şehrinin ilk kuruluşu: MÖ.500 yıllarında, Galya bölgesinden göçen Keltler tarafından sağlanmıştır.

TAKİP EDEN DÖNEMLER

Roma imparatorluğu döneminde: doğu sınırlarını savunmak için buralara gelen Romalı askerler, garnizonlarını, günümüzdeki İç kentte “Hoher Markt” bölgesinde kurarlar.

MS.280 yılında, Roma İmparatoru Probus, Viyana ormanlarının eteklerinde üzüm bağları kurar ve gelecek nesillerin minnettarlığını kazanır. Zaten, günümüzde, buradaki yani Heiligenstand bölgesindeki bir sokağa, imparatorun ismi, yani “Probusgasse” sokağı ismi verilir.

Hun İmparatoru Atilla; 453 yılında, şehre yaklaşır. Fakat, şehri ele geçiremeden ölür. Daha sonraki 600 yıl boyunca: şehri işgal etmek için uğraşan kavimler şunlar: Gotlar, Franklar, Avarlar, Slavlar, Macarlar. Sonunda: Frank kralı şehirdeki Hıristiyanlara destek verir. Kentin ilk kilisesi: 740 yılında, Ruprechtskirche kurulur. Takip eden dönemde, iki kilise daha yapılır. Bunlar: Maria am Gestade ve Peterskirche kiliseleridir.

1156 yılında

Roma İmparatorluğu tarafından, Babenbergler’e, Avusturya Dukalığı bağışlanır. İlk dük: II. Heinrich Jasomirgott olur. Bu dük: hükümdarlık sarayını: günümüzdeki “Platz am Hof” civarında kurar. Böylece: Viyana’da “Altın Çağ” başlar. Sanat, ticaret ve işçilikte yaşanan büyük başarılar, birçok tüccarın buraya gelmesine neden olur.

Evet, tarihi süreci incelemeye devam ediyorum. Haçlılar tarih sahnesine çıktıklarında, Viyana, haçlılar tarafından yerleşim ve konaklama yeri olarak kullanılır. Kudüs şehrine giden rahipler: Schottenstift Manastırını kurarlar.

Viyana Tarih

1469 yılında, Viyana’nın piskoposluk olabilmesi için Roma’nın onayı alınır. 15.yüzyıl: tamamen sorunsuz geçer. Macarlar, 1485 yılında, beş yıl süreyle, şehri kuşatırlar. 1529 yılında ise, bu kez, Osmanlılar, Viyana şehrini kuşatırlar. 18 gün boyunca, kenti felce uğratırlar. Kenar mahalleler ele geçirilir. Ancak: İnere Stadt bölgesi, saldırılara dayanır ve Osmanlı kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalırlar.

1577 yılında, şehirde

Protestan ibadeti yasaklanır. 1679 yılında, şiddetli bir veba salgını, şehri perişan eder. 1683 yılında, yeniden Osmanlı kuşatması görülür. Savoy Prensi Eugene: Osmanlılara karşı zafer kazanmasının ardından sahip olduğu servet ile: günümüzün ünlü “Belvedere Sarayı” nı yaptırır. Aslında: bir Fransız olan prens; Paris’te doğmasına rağmen, 1683 yılında, Osmanlılara karşı sürdürülen savaşa  destek vermek üzere, Viyana şehrine gelir. Sonraki, 30 yıl boyunca: Avusturyalıların yanında, gerek Osmanlılara ve gerekse Fransızlara karşı savaşır. 1697 yılında, Başkomutan olur.

Evet, takip eden süreçte

Viyana’da, bir imparatoriçe egemenliği ele geçirir. İmparatoriçe Maria Theresa. Bu şahıs: dindar, sıcak ve duygusal yapısı ile, şehirliler üzerinde etkili olur. Müzik başta olmak üzere, her türlü sanatın hamisi olur. Konserler ve operaların sergilenmesini sağlar. Dönemin etkili müzik ustaları: genç Joseph Haydn ve 6 yaşındaki Wolfgang Amadeus Mozart. Sonraki yıllarda: şehir, bu müzisyenler sayesinde, “Müziğin Şehri” olarak ün kazanır.

Daha sonra, imparatoriçenin oğlu II. Joseph başa geçer. Ancak: devrimci dalga hızla yayılmaktadır. Köylülerin, Protestanların ve Yahudilerin hayatlarının düzenlenmesi için, çeşitli reformlar yapılır. Ancak, yine de Fransızlarla aralarında çekişmeler bitmez. 1810 yılında, İmparator Franz, kızı Marie Louise’i, düşmanı Napoleon’a vermekten çekinmez. Bunun sonucunda, Viyanalılar huzurlu bir yaşama sahip olurlar.

1848 yılında: Viyana, Avrupa çapında yayılan bir devrim dalgasına kapılır. İmparator Ferdinand: tacı ve tahtı terk eder. Yerine, yeğeni Franz Joseph geçer. 1873 yılında, şehirde, “Dünya Fuarı” düzenlenir. Sigmund Freud, Üniversite de yüksek bir konuma getirilir. Adolf Hitler: ciddiyet eksikliğinden nefret edip, şehri terk eder.

1914-1918 yıllarında süregelen “Dünya Savaşı”: Viyana şehrini ekonomik ve sosyal bir yıkımla baş başa bırakır. Avusturya İmparatorluğu: Çekoslovakya, Macaristan, Polonya, Romanya ve Yugoslavya gibi ülkelerde bulunan bir kısım toprağını kaybeder.

13 Mart 1938 tarihinde, kendisini kurtarıcı olarak gören şehirliler tarafından, Hitler ve Nazi birliklerinin geçit töreni alkışlanmaktadır. Şehirde yaşayan 180 000 Yahudi için ise, bu bir ölüm sebebidir. Evet, Savaştan sonra, şehir 4 bölgeye ayrılır. İnere Stant: Amerikalılar, Ruslar, İngilizler ve Fransızlardan oluşan bir gurubun yönetimine bırakılır.

1955 yılında, Viyana şehrinin tarafsızlığı onaylanır. Şehirde: Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu ve OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) kurulur.

1995 yılında, Avusturya, Avrupa Birliğine girer. Şehir, böylece, bir kez daha Avrupa’da aktif rol oynamaya başlar.