Malatya Kuluncak

Malatya Kuluncak

Kuluncak, Malatya il merkezi arasındaki uzaklık 110 km. dir. Kuluncak Kangal arası uzaklık 110 km, Kuluncak Hekimhan arasındaki uzaklık 27 km, Kuluncak Darende arasındaki uzaklık 47 km, Kuluncak Gürün arasındaki uzaklık 80 km dir. Kuluncak Elazığ arasındaki uzaklık 209 km dir.

Malatya Kuluncak

TARİHİ

İlçenin tarihi geçmişi çok gerilere gitmez. Yıllar önce yayla hayatı süren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, Kuluncak yöresine kışı geçirmek için yerleşirler. İlçe kuytu bir yerde bulunduğu için ismi “Kuytucak” olmuştur.

Daha sonra ise “Kuyuncak” olarak değiştirilmiştir. Yöre ilk olarak Sivas iline bağlı iken, 1934 yılında Darende ilçesine bağlanmış ve son olarak 1972 yılında belde ve 1990 yılında ise ilçe olur.

 

Malatya Kuluncak

GENEL

İlçe genel olarak bir vadi içinde yerleşiktir ve Tohma çayı üzerinde konumlanmıştır. İlçenin rakımı 1270 metredir. Arazinin büyük bölümü dağlık ve engebelidir. 1990 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. 

Malatya Kulancak
 

GEZİLECEK YERLER

Malatya Kuluncak Eşref Höyük
 

EŞREF HÖYÜK

İlçe sınırları içinde Konaktepe Mahallesindedir. Konaktepe-Kuluncak yolu üzerinde, Konaktepe’ye 1 km uzaklıkta, yolun 300 metre güneyinde, tarlaların arasındadır. Kuzeyindeki Karıncalık-Konaktepe yoluyla höyüğe ulaşılır.

Kuzey, güney ve doğu yönünde meyillenen bir tepe üzerinde bulunan höyük dolgusu yaklaşık olarak 30-35 metre uzunluğunda, 15 metre genişliğinde ve 4 metre yüksekliğindedir.

Üzerinde bol miktarda Tunç dönemine ait Karaz tipi seramik parçalarına rastlanılmıştır. Höyüğün üzerinde bulunduğu tepenin güney yamacında, höyük koruma sınırına kadar teraslama yapılmıştır.

Höyük 1990 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak höyükte herhangi bir resmi arkeolojik kazı çalışması yapılmamış olup sadece kaçak kazılar yapılmaktadır.

Malatya Kuluncak Mozaikler
 

MOZAİKLİ ALAN-KAYNARCA KÖYÜ, T AVŞANBÜKÜ MEZRASI CİVARI

İlçe merkezinde kaynarca mahallesi Tosunbükü mezrasındadır. Geç Roma dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Mozaikler MS 3’ncü yüzyıla tarihlenen Doğanşehir yöresindeki Karaca motifli mozaiklerle paralellik gösteriyor.

Mozaikli taban alanının Roma dönemine ait olduğu düşünülür. Mozaiklerin sadece süslemeye ait parçalar olmayıp, mimari kalıntılarla birlikte (duvar izleri gibi) bir yapı sisteminin tabanı olduğu düşünülüyor. Bu yapı: Agora ya da ticaret merkezi fonksiyonunu taşıyan bir yapı olabilir. 

Mozaiğin tabanında geometrik, bitkisel motifler ve stilize hayvan figürleri bulunduğu ifade edilir. Mozaik alanın, mozaik döşemenin yanında bazı duvar izlerinin de izlediği kaydedilmiştir. 60 cm kalınlığında, 3.5 metre uzunluğunda, kuzey-güney yönünde bir duvar izi, doğu-batı yönünde de 2 metre duvar izi görülür.

Mozaiğin açıkta görülen kısmının tahrip olduğu, bazı kısımlarının yok olduğu anlaşılmıştır. 

Önce müzeye nakledilmesi düşünülen mozaiklerin çok geniş bir alana yayıldıkları görülünce, yerinde korunmasına karar verilmiştir.  

Evet mozaikli alanın, “Zeugma Mozaikleri” ne alternatif olabilecek değerde olduğu görülmüştür. Geniş bir taban yüzeyi mozaiklerle süslenmiştir. Mozaiklerin MS 2’nci yüzyıla ait olduğu ileri sürülür. Bazilika ya da kilise yapısını işaret eden mimari planlama özellikleri, gündeme gelmiştir, ancak planların haç planı olmadığı, uzun yapılı bazilika tarzının bir versiyonuna benzediği düşünülür. 

Malatya Kuluncak Bicir Köyü Yamaç Yerleşimi
 

BİCİR KÖYÜ BİCİR YAMAÇ YERLEŞİMİ

İlçe merkezine 15 km uzaklıkta, Bicir mahallesinin yaklaşık 4.5 km güneybatısında ve mahalle yolunun 200 metre güneydoğusundadır.

Günümüzde tarım arazisi olarak kullanılan alan, kuzey-güney doğrultuda uzanmakta olup, doğu ve batı yönde dere ile sınırlanır. Bölgenin topoğrafik yapısı yamaçtır. Arazi eğimli, muhtemel vadiler veya  dere yatarları gibi doğal sınırlarla çevrili bir konumdadır.

Arazide bitişik iki adet kaçak kazı çukuru görülür.

Kazı çukurları 10 metre uzunlukta, 3 metre genişlikte, 2 metre derinliktedir. Çukurlarda mimari yapı kalıntılarına ait mimari bloklara, arşitrav, friz sütun parçalarına, kapama kiremitlerine ve seramik parçalarına rastlanmıştır.

Söz konusu alanın Roma dönemine ait bir yamaç yerleşimi olması muhtemeldir. Bölge 2008 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

 

Malatya Kuluncak Mehmet Halife Türbesi

MEHMET HALİFE TÜRBESİ-SİYAHİ BABA TÜRBESİ

Kuluncak ilçe merkezinde şehir mezarlığındadır.

Osmanlı dönemine aittir. Kişinin dönemin din adamlarından biri olduğu tahmin edilmektedir. Yöre halkı tarafından “Mehmet Kalfe” olarak tanınır. Bu türbe “Siyahi Baba” adıyla da bilinir.

Malatya Kuluncak Kabak Abdal Türbesi
 
KABAK ABDAL TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Alvar köyündedir. Köyün kuzeybatısına uzanan Tekke Deresinin hemen kenarında yüksekçe bir tepede “Son Osmanlı” dönemi yapıları tarzında türbe mezarı bulunmaktadır.

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Hakkında çok sayıda söylence vardır. Kabak Abdal’ın Alvar’a ne zaman, nereden geldiği ve nasıl geldiğine dair yazılı bir kaynak yoktur. Türbesin kapısı üzerindeki kitabe çok yıprandığından çözülememiş, sadece 1844 tarihi okunabilmektedir. 

Türbe korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 

Kare planlı yapının üstü kubbelidir. Yapı içinde, beton sıvalı bir mezar bulunur. 

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Çevrede Kabak Abdal’ın asıl isminin Abdullah olduğu, saçları dökülmüş olduğundan “Kabak Abdal” isminin Balım Sultan tarafından verildiği anlatılmaktadır. Kendisi Balım Sultan’ın dervişlerindendir ve Balım Sultan 1511 yılında ölmüştür. Bir başka söylenceye göre, I Murat (1362-1389) döneminde yaşamıştır. 

 

KABAH APTAL TÜRBESİ-ŞİFALI HAMAM:

Alvar köyü ile ilçe merkezi arasında bulunur. Özellikle romatizma gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söylenen hamam, yerel halk ve ziyaretçiler için sağlık yönüyle önem kazanmaktadır. Ancak günümüzde hamamın suyunun çekildiği ve hamamın enkazının bile kaybolduğu söylenmektedir. 

 

 

LEYLEK TEPESİNDEKİ TÜRBE:

Çiritbelen Mahallesindedir. Oldukça ilginç bir konumdadır. İlçenin en yüksek yeri olarak kabul edilen bu yerin zirvesi yaklaşık 2052 metredir. İlçede Leylek Tepesi üzerindeki türbe olarak anılan bir de türbe bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda: Leylek Tepesinin üstünde “Leylek Baba” gibi efsanevi figürlerin mezarları olduğu ve bu yerin ziyaret amaçlı kullanıldığı da belirtiliyor. 

Evet, doğa ile iç içe bir tepedeki türbe olarak hem manzarası hem de atmosferiyle dikkat çeker. 

 

TERSİHAN VE BAŞÖREN BÖLGELERİ;

İlçe merkezinin 11 km uzağındadır. Tersihan (Tersehan) bölgesi de Başören çevresinde anılmaktadır. Evet, buranın tarihi kalıntılar barındırır. Eski yerleşim izleri açısından gezilebilir. Ancak bu bölgelerle ilgili ne bir resim, ne de ayrıntılı bilgi bulamadım. 

 

KIZILHISAR KÖYÜ:

16’ncı yüzyıldaki kaynaklarda Darende’nin Ayvalı nahiyesine bağlı bir köy olarak gözüken ( o zamanki adıyla Kızılcahisar, Kızılşar) Kızılhisar köyünün ilk kuruluşu 1500’lü yıllara dayanmaktadır. Ancak 1680’li yıllardaki açlıktan geriye sadece daha önce köy dışına giderek kurtulan 4 kişi kalır. Bunlar köyü yeniden kurarlar. 

Evet günümüzde köy, geleneksel taş evleriyle, eski mimari dokusuyla dikkat çeken bir köydür. Kültürel atmosfer ve doğa iç içedir. 

Kuluncak Mavi Göl

MAVİ GÖL:

Kanyonları, mağaraları, kamp alanları, tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli rotalardan biridir. Muhteşem manzarasıyla büyülüyor.

Bicir Mahallesinde yer alan Krom madeni sahasında maden çıkarımı ile oluşan yapay göl, son yıllarda ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Göl, bulunduğu alan itibarıyla “mavi cennet” olarak adlandırılıyor. Son dönemlerde gölün hemen yanında bir de Yeşil Göl oluştuğu bildirilmiştir. 

 

Malatya Hekimhan