İtalya Roma Arco Dı Constantıne (Konstantin Takı)

Roma Arco Dı Constantıne (Konstantin Takı)

 

“Zafer Takı” ve “Constantin Takı” olarak isimlendirilen yapı: hemen Colezyum’un yanındadır.

Mutlaka dikkatinizi çekecektir ve yanına gittiğinizde, özellikle üzerindeki kabartmaların güzelliğine  hayran kalacaksınız.

Roma Senatosu ve Halk meclisi yakınındaki Collosseum’a bitişik dikilen Constantinus Takı, 315 yılında decennaliasında (görevdeki 10’ncu yılı) yani augustus oluşunun onuncu yıl dönümü kutlamalarında, imparatoru onurlandırıyordu.

Bu takın dekoratif rölyeflerinin taşıdığı belirgin mesajı, genelden ayırt etmek yol gösterebilir.

Son dönemlerde yapılan bir çalışma, bu takın aslında Constantinus için tasarlanmadığını göstermiştir. Takın temelleri, Erken İmparatorluk döneminde bir yapı için atılmış, ancak yapı hiçbir zaman tamamlanamamıştır.

Planın gerçekleştirilmesi, 307-312 yılları arasında İtalya ve Afrika’nın fiili hükümdarı olan ve augustus unvanına sahip olduğunu iddia eden Maxentis tarafından ele alınmıştır. Yapının azametli atticaya kadar olan üçte ikisi, tamamen devşirme malzemeden inşa edilmiş ve yeniden kullanılan meşhur imparatorluk rölyef tasvirleriyle paneller dizisi dahil, 312 yılında Maxentius’un ölümünden önce tamamlanmıştır.

Constantinus için yapılan kısım, tuğladan yapılma ve sadece mermer kaplama ile örülen tavan arası katından ibarettir.

Burası, önemli bir adak yazıtı ve cephenin gömme ayaklarının tepesine yerleştirilen barbar heykellerini kapsamaktadır.

İlaveten, 1 m yüksekliğindeki friz, takın payandaları etrafında bir kuşak gibi sallanıyor ve Constantinus’un Maxentius’a karşı çıktığı seferde kazandığı zaferleri, Roma’ya girişini, halka hitabını ve gösterdiği cömertliği tasvir ediyordu.

Frizin yukarısında, doğu ve batı uçlarına Constantinus’un heykeltıraşları tarafından iki resim daha ilave edildi ve bunların birisi Güneş Tanrısını, diğeri Ay Tanrısını gösteriyordu.

Aslında frizin tasarımı gelenekseldi. Frizde, imparatorun bir zorbaya karşı zaferi, Roma’nın önde gelenlerine karşı nezaketi ve pleblere gösterdiği cömertlik gibi temalar bir araya getirilerek, bir övgü konuşmasının görsel karşılığı olarak tasvir ediliyordu.

Constantinus dönemi oymacılığı çoğunlukla kaba ve şekilseldi, fakat bu kısmen heykeltıraşların eserlerini önceden bir atölyede hazırlamaktan ziyade, yerinde bir yapı iskelesi üzerinde çalışmak zorunda olmaları gerçeğiyle ilgiliydi.

Constantinus frizlerinin estetik ve görsel etkisi, Maxentius için tasarlanan bir program tarafından gölgelenmektedir. Bu, Hadrianus için inşa edilen bir anıttan 8 büyük dairesel tasvirin seçilip yeniden kullanılmasını gerektiriyordu.

Antoninuslar dönemine ait ve muhtemelen Marcus Aurelius için yapılarak Atticaya yerleştirilen bir başka frizler gurubu, imparatoru büyük halk törenleri dizisinde meşgul bir şekilde gösteriyordu.

Merkezi geçiş yerinin her iki tarafına, Traianus için yapılmış bir anıttan alınan savaş ve muzaffer imparator sahneleriyle dolu iki büyük friz bloku yerleştirildi. Romalı izleyicilere öteden beri tanıdık gelmesi gereken bu eski heykellerin yeniden düzenlenmesi, yeni imparatorun geçmişin büyük hükümdarları içerisindeki yerini incelikli bir şekilde çağrıştırıyordu.

Fakat aslında bunların muhtemel yeni imparator Maxentius için hazırlandığının farkında olmalıyız.

Constantinus, zorbanın alt edilmesinin anısını kutlayan yeni frizi, kendisi (veya danışmanları) tasarlamadan önce salefinin dizaynının bütün özelliklerini yapılan tek modifikasyon, imparator başlarının, Constantinus ve babası Costantius’a benzeyecek şekilde değiştirilmesiydi.

İmparator yöneticiliğinin aynı meşru tasvibini, 4 yüzyıl yazarlarının kendi dönemlerinin imparatorlarıyla şöhretli selefleri arasında yaptıkları karşılaştırmalarda tam olarak görmek mümkündür.

Tak ve üzerindeki heykel programı, Roma’nın gücünün ve imparatorluğun kendi ritüel otoritesinin imparatorun şahsiyetinde cisimleşmesine delalet ediyordu. Constantinus’un başarıları bu geniş resimde sergileniyordu.

Evet, Constantinus takı üzerindeki yazıt, meşhur belirsiz instinctu divinitatis bir Tanrının teşvikiyle ifadesini ihtiva etmekteydi. Bu ifadeyle Constantinus, Maxentius’a karşı kazandığı zaferin gerisinde, aldığını iddia ettiği ilahı yardımı ima etmektedir.

Roma Arco Dı Constantıne (Konstantin Takı): Özelliği: dünyanın en çok kopyası yapılan eserlerinden olmasıdır. Çünkü: bunun benzerleri, takip eden dönemlerde, dünyanın birçok yerinde yapılmıştır.

Zafer Takı: İmparatorların, kazandıkları çeşitli zaferlerden sonra yaptırdıkları bir uygulamadır ve yalnızca, zaferin ardından ordunun şehre girişi sırasında kullanılmaktadır.

Yani, bir-iki gün kullanılıyor ve sonra hatıra olarak bırakılıyordu.